Orijinalini görmek için tıklayınız : Müslümanlarla tartışmanın zorluğu hakkında
Yıldıztozu
30-03-2015, 01:01
Çevremdeki veya sanal ortamdaki müslümanlarla tartışırken bir şeyi farkettim.
İnançlarına fazla bağlılar ve önyargılarla dolmuş durumdalar.
Ne anlatsam boş onlara. Gerçeği bilmek istemiyorlar.
Ben müslümanken bile bu kadar önyargılı değildim, her düşünceye açıktım. Bu özellik pek az müslümanda var.
Sanırım onlarla tartışmak nafile.
Bir insanın müslüman kalabilmesi için şu 3 özellikten en az birine sahip olması gerekiyor.
1-Aptallık
2-Cehalet
3-Korkaklık
Her inançlıda bu özelliklerden en az bir tanesi mutlaka var.
Ben herkesin gerçeği bilmesini istiyorum aslında. Bu amaçla onlarla tartışıp inandıkları şeylerin gerçek olmadığını göstermeye çalışıyorum.
Siz onlarla tartışırken nelerle karşılaşıyorsunuz?
Belki de onlar gerçeğin ne olduğunu bilmeyi haketmiyorlardır.
Bırakalım da gerçeğe ulaşamadan ölüp gitsinler mi?
Sanırım birçoğu korkak.
Sen gerçeği verme, bırak onlar bulsun.
Önlerinde yeterince emare var, bakıp, düşünüp, sorgulayıp, merak edip, yolunu çizer herkes. Bu böyle bir konu. Vermekle olmaz yani, mesela almak. alıyorsa alır almıyorsa devam eder...
Yıldıztozu
30-03-2015, 01:28
Sen gerçeği verme, bırak onlar bulsun.
Önlerinde yeterince emare var, bakıp, düşünüp, sorgulayıp, merak edip, yolunu çizer herkes. Bu böyle bir konu. Vermekle olmaz yani, mesela almak. alıyorsa alır almıyorsa devam eder...
Mantıklı.
insanlarla din hakkında tartışmak gereksiz eski halini hatırla birçoğumuz onlarla benzer durumdaydık merakimiz bizi buralara getirdi , kendi adıma konusursam geniş içerikli bir video yapmak istiyorum gerçeğe ulaşmak isteyenler için , ondan sonra dinle ilişkimi keseceğim bide dinsiz oldugumu gizlemeyecegim bu yeterli olacaktır benim için sanada benzer şeyler tavsiye ederim çünkü seni anlamayacaklar zaten , bişeyleri öğrenmek isteselerdi bunun için çaba gösterirlerdi teknoloji çağındayiz aradigin her bilgi bir parmak uzağında...
İnancın temelinde korku vardır. Küçük yaşta empoze edilen cehennem korkusu çok kolay aşılmıyor. Her ne kadar mitler ve dinler felsefenin ortaya çıkışında etkili olsa da insan zihni rasyonel düşünecek şekilde evrimleşmiştir. Bu nedenle her insan, yaşamının belli dönemlerinde ataklar halinde dini sorgulama gereği duyar. Zihinleri bu masallara karşı adeta reaksiyon gösterir. Bu en çok ergenlikte görülür, çünkü hem fiziksel hem de zihinsel gelişim bu aşamada çok hızlıdır. Bazı insanlar bu şüphe nöbetlerinin birinde korkularına galebe çalarak zihinlerini özgür kılmayı başarırlar. Birçoğu ise bunu başaramaz. Bunda kişinin bilgi, algı ve zeka düzeyi kadar merak duygusu, mizacı ve sosyokültürel geçmişi de etkilidir.
Kişilere gerçeği anlatmak konusuna gelince, bu hiç de kolay bir iş değil. Özel bir donanım ve beceri gerektirir. İnsanlar gerçeği kabullenmek istemezler, buna karşı direnirler. Çok fazla da yüklenmemek, onlara süre tanımak gerekir. Kendi serüveninizi düşünün, bu karara bir anda mı vardınız? Bir de Mark Twain'in şu sözünü düşünün:
“It's easier to fool people than to convince them that they have been fooled.”
Hak edip etmedikleri konusuna gelince. Dini bireysel ve toplumsal etkileri yönünden ele alıp düşünürsek her iki durum için farklı sonuçlara varabiliriz. Dinin birey üzerindeki etkisine bakacak olursak, tamam bir aldanmışlık ama sahte de olsa bir umut öte dünyaya dair. Ölümsüzlük hoş bir şeydir, dinleri doğuran şey belki de insanın bu duyguyu yaşamak istemesidir. Bu insanlar ölüp gittiklerinde sahte umutları da onlarla birlikte ölecektir ve aldandıklarını asla fark etmeyeceklerdir. Özellikle yaşı ilerlemiş olanları ve cahil kimseleri kendi hallerinde bırakmalı, tedirgin etmemelidir. Dinin sosyal etkilerini düşünecek olursak, din inanışıyla top yekün bir savaş aklı başında her özgür birey için bir insanlık ödevidir. Çünkü din, toplum hayatında (özellikle modern çağda) çok olumsuz sonuçlar doğurur. Sadece kan ve göz yaşına neden olmaz, bilimsel ilerlemenin ve dolayısıyla entelektüel doyumun da önünde en büyük engeldir.
Evet, dinin retoriğinden ve yöntemlerinden faydalanabiliriz. Ben derim ki:
"Öncelikle en yakın akrabalarını uyar."
Ve inancını açıklamaktan asla korkma. Saçma sapan masallara inandıkları halde onlar bu inançlarını özgürce ifade edebiliyorlar. Bu ülkede ateistler ve bazı azınlıklar inançlarını ve etnik kimliklerini maalesef çoğunlukla saklama eğilimindeler. Aşağıdaki videoyu kim hazırladıysa ellerine sağlık, harika bir iş çıkarmış:
https://www.youtube.com/watch?v=l97GGwtJ4xA
Yıldıztozu
30-03-2015, 02:58
Sevgili Aleph;
Görüş ve fikirlerini beğeniyorum. Siteye yeni üye olmuşsun sanırım. Ama bu konularda yeterince tecrübelisin.
Dinleri tamamen ortadan kaldırmak için hepimize ufak görevler düşüyor aslında.
Özellikle sosyal medya bu konuda çok etkili olabiliyor. Youtube videoları mesela. Turandursun kanalı çok başarılı bu anlamda.
İnsanlara karşılıklı tartışarak anlatmak yerine, görsel video tarzı paylaşımlarla anlatmak daha etkili. Çünkü yalnızken izliyorlar ve beyinlerini tarafsızca kullanıyorlar. Kendimden biliyorum:)
Tartışmalarda ise sürekli karşıt görüş geliştirme politikasını gidiyorlar. Bu durum ise inancına olan bağlılığı artırabiliyor.
Bu arada din uyduracak olsam, içeriğine bolbol ceza sistemi eklerdim. Gerçekten dinlere adam toplamanın en etkili yolu cezalandırma sistemi yerleştirmek ve korkutmak.
Nana Buluku
30-03-2015, 08:58
Görüş ve fikirlerini beğeniyorum. Siteye yeni üye olmuşsun sanırım. Ama bu konularda yeterince tecrübelisin.
Bunu bende farkettim. Keşki her gün böyle kişiler kayıt olsa foruma.
Dinleri tamamen ortadan kaldırmak için hepimize ufak görevler düşüyor aslında.
Özellikle sosyal medya bu konuda çok etkili olabiliyor. Youtube videoları mesela. Turandursun kanalı çok başarılı bu anlamda.
Zaman hepsinin işini bitirecektir. Muhammed din denen nehre öyle bir baraj kurduki(son din,son peygamber barajı) artık akmıyor. Zamanla hepsi tamamen kuruyacaktır. İnternette bu kurumayı hızlandırıyor.
İnsanlara karşılıklı tartışarak anlatmak yerine, görsel video tarzı paylaşımlarla anlatmak daha etkili. Çünkü yalnızken izliyorlar ve beyinlerini tarafsızca kullanıyorlar. Kendimden biliyorum:)
Karşılıklı tartışırken insanların amacı bilgi edinmek değil tartışmayı kazanmak oluyor. Kendinin kesin doğru karşıdakinin de yanlış olduğuna kendilerini şartlıyorlar.
Tartışmalarda ise sürekli karşıt görüş geliştirme politikasını gidiyorlar. Bu durum ise inancına olan bağlılığı artırabiliyor.
Belli bir noktadan sonra ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Ya küfür, hakaret başlıyor yada saçmala.
Bu arada din uyduracak olsam, içeriğine bolbol ceza sistemi eklerdim. Gerçekten dinlere adam toplamanın en etkili yolu cezalandırma sistemi yerleştirmek ve korkutmak.
İnsanların dinlere yatkın olmasını sebeplerinde biride bilimin cevap veremediği sorulara saçmada olsa cevap verebilmesi. İnsan beyni "neden ? " diye sorar. Dinlerde işte bu soruya cevap veriyor. İnsanlarda doğaüstü güçlere inanmaya meyilli olduğu için dinlerin verdiği cevap bilimin cevabına üstün geliyor.
Başka bir neden de insanların her şeye bir amaç yüklemesi. Doğada ki her şeyin bir amaca yönelik olarak oluştuğunu düşünüyorlar. Bu durum 5 yaşında ki çocukta da böyle 50 yaşındaki yetişkinde de. Beynimizin işleyişi böyle.
Dinlerde aynı şeyi söylüyor. Tanrı tüm evreni bir amaç için yaratmıştır. Tanrı amaçsız iş yapmaz.
Nana Buluku
30-03-2015, 09:11
insanlarla din hakkında tartışmak gereksiz eski halini hatırla birçoğumuz onlarla benzer durumdaydık merakimiz bizi buralara getirdi.
Herkes de bu merak yok işte. Olsa da insanlar dinin kesin doğru olduğunu düşünerek ateist sitelere girip hiç bir bilgisi olmamasına rağmen ateistleri döndürmeye uğraşıyor. Aldıkları tepkilerde pek iyi olmuyor. Dinsizlikten iyice soğuyorlar. Önce diğer dinleri öğrenmek gerek bana göre. Bunları öğrenince sorgulama başlıyor zaten.
Nana Buluku
30-03-2015, 09:37
İnancın temelinde korku vardır. Küçük yaşta empoze edilen cehennem korkusu çok kolay aşılmıyor. Her ne kadar mitler ve dinler felsefenin ortaya çıkışında etkili olsa da insan zihni rasyonel düşünecek şekilde evrimleşmiştir. Bu nedenle her insan, yaşamının belli dönemlerinde ataklar halinde dini sorgulama gereği duyar. Zihinleri bu masallara karşı adeta reaksiyon gösterir. Bu en çok ergenlikte görülür, çünkü hem fiziksel hem de zihinsel gelişim bu aşamada çok hızlıdır. Bazı insanlar bu şüphe nöbetlerinin birinde korkularına galebe çalarak zihinlerini özgür kılmayı başarırlar. Birçoğu ise bunu başaramaz. Bunda kişinin bilgi, algı ve zeka düzeyi kadar merak duygusu, mizacı ve sosyokültürel geçmişi de etkilidir.
İnsanlat Kuran'ı okumadan cehennemden bu kadar korkuyorlarsa Kuran'da ki ayetleri okuyunca kim bilir ne olur. Bir daha dinden çıkması imkansız olur herhalde.
Ergenlikte dinden çıkanların büyük bir kısmı çevresinden farklı olmak istemesi yada dua ettikleri halde hiç bir şeyin değişmemesi gibi saçma sebeplerdir. Bu kişilerin bir çoğu tekrar dine geri dönüyorlar zaten. Hatta bunla ilgili you tube de bir video vardı. "Gusül abdesti alan ateist müslüman oldu" Eğer gerçekten sorgulamış olsaydı ve gerçekleri görmüş olsaydı geri dönmesi imkansız. Bırak gusülü hacca gitse Müslüman olmazdı.
Vefik Sami
30-03-2015, 12:12
İslâm; farz olan ibadetlerin çok göz önünde ve bilinir olması hasebiyle, insanlar ve toplum üzerinde çok etkili bir psikolojik baskı kurabilmektedir. Şeriatle yönetilen ülkelerde bu baskı sâdece psikolojik olarak kalmaz. Devlet zoruyula insanlar namaza zorlanır. İslam itikâdında, farz ibâdetleri yapmıyanların kâfir olduğuna hükmedilmez. Lâkin; ibâdetlere gevşek davranmak kerih görülmekte; ibâdet etmeyenlere, edenlere oranla daha az güvenilmektedir.
"Namaz dinin direğidir." hadisi, özellikle yobaz-softa takımı tarafından az evvel bahsettiğim psikolojik baskı husûsunda ustaca kullanılıyor. Özellikle ticâret erbâbı sakal bırakmayı, halkın gözü önünde abdest alıp, âdeta bağıra bağıra Câmi'ye gitmeyi rant'a dönüştürmekte. Halk arasında "Namazlı abdestli adam" nitelemesi, bir güven unsuru olarak algılanmakta. Özetle; görüntüye/şekle müteallik ibadetler, dini ve ekonomik sömürü için kullanılmaya son derece elverişili birer malzeme olmaktadır. Her namaz kılan kişi için "Ahlâklı" veya "Ahlâksız" diyemeyiz. Ama; Namaz, Oruç, Hac gibi ibadetler, gösteriş unusuru olarak başkalarının kandırılması noktasında etkin olarak kullanılabilmektedir.
Öte yandan; başlıkla alâkalı bir diğer tespitim de şudur:
Hangi dinin müntesibi olursa olsun, bu gün belki de milyarlarca insan, içine doğduğu kültürün kendisine dayattığı "Din"e sorgusuz-sualsiz boyun eğmiş görünmektedir. Eğer insanlar herhangi bir dini sorgulamadan "kabul etmiş" görünüyor ise, bu bireylerde şu iki durumdan biri görülr.
1- Münafıklık/Riyâ
2- Şartlanma.
Özellikle ateist, agnostik, deist arkadaşlara şunu önemle hatırlatmak isterim. İnanç, başka bir şeydir. Bir ateist için inanç son derece saçma görünebilir. Ben işin bu tarafında değilim. Vurgulamak istediğim şey; inanan kişide iki özellik muhakkak vardır.
1- Belli düzeyde araştırma-sorgulama
2- Samimiyet.
"Dindar olarak nitelenen insanların gerçekte münafık mı, şartlanmış mı, inançlı mı olduklarını iyice görmeden, herkesi aynı kefeye koyup münâkaşa etmek, faydadan ziyâde zarar getirir.
Son tahlilde; inancını ebedi hayat ve Cennet amecıyla bir "yatırım aracı"na dönüştürenler, gerçekte bir Tanrı'ya inanmış değillerdir. Bunlar; menfa'atlerini İlah, kendilerini bu menfa'atlere ulaştıracağını zannettikleri Tanrı'yı da "Şefaatçi Put" yapmışlardır.
Günümüzde Türkiye'deki mevcut durum budur ne yazık ki. Yani Vefik Sami doğru söyler. Fakat Hz. Muhammed bunun da bir çözümünü bulmuştur.
Eren Erdem'in HALK TV'de birçok sefer dile getirdiği üzere, Hz. Muhammed; özellikle devlet yöneticilerin karakterini anlayabilmek için, İslam ile ilgili ilişkisine değil, dinarla olan ilişkisine bakılmasını emretmiştir.
Buna ek olarak, Yaşar Nuri Öztürk hocamızın 20 yıllık çalışmasını damıttığı "MAUN" adlı kitapta, yalnızca 7 ayetten ibaret bu suredeki ayetlerin saklanan anlamlarını şöyle açıklar (Aşağıdaki parantez içindeki ifadeler ona ait olup, günümüz meallerinde bunlar halktan gizlenmiştir):
http://www.youtube.com/watch?v=VuifdkMh878 (https://www.youtube.com/watch?v=VuifdkMh878)
1 - Gördün mü, o hesap ve ceza gününü (dini) yalanlayanı!
2 - Odur, yetimi itip kakan işte!
3 - Ve kayırmaz doyurmak üzere miskini (Yoksulu doyurmaya özendirmez).
4 - Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki (Lanet olsun, o namaz kılanlara!),
5 - Onlar namazlarını ciddiye almazlar.
6 - Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.
7 - Ufacık bir yardıma bile engel olurlar (Kamu hakkının yerine ulaşmasına engel olanlar).
Özetle, tüm sorun, KURAN'ın hakkıyla okunup değerlendirilememesinden, dolayısıyla yaşanılamamasından kaynaklanıyor ve böylece günümüzdeki uydurulmuş din ortaya çıkıyor.
İlahimasal
30-03-2015, 21:32
bu sıralar hepsiyle baş ediyorum.hiç biri soruma cevap veremiyorlar.hocalarının ve alimlerinin bunlara cevabı olduğunu söylüyorlar.bende sizde bilgi yoksa müslümanlığı nasıl yaşıyorsunuz nakillemi diyince çıldırıyorlar.
helede ademle havvadan doğan çocuklar ahlaksızmı çogaldı diye soruyorum.
cevapları ikiz mikiz cevabı oluyor.
bende, sizlerde ikiz ler doğurup evlendirin diyorum mideniz kaldırirrsa şayet.
onlarda bana o zamanda böyleymiş deyip sıyrılacaklarını sanıyorlar ama
ben durmak yok yola devam deyip.soruyu tersden çakıyorum.
sizin muhteşem yaratıcınız o zmanlarda bi adem havva daha yaratıpda kardeş kardeşenin önůne neden geçmemiş deyince
klasik cevap hemen geliyor.
alllah en dogrusunu en iyi bilendir.
benim gibi 3 ayları tutan birinden bu sorgulamalar gelmesi onları şok ediyor.
daha ben işi başındayım ..neler sorucam size neler deyince .tõvbe estagfurullah çekmeleri varya .bitiyorum yahuuuuu.
ömrümün en güzel yıllarını yersiniz haaaaaa.görüşürüz..