PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Akil nedir, ne degildir?


Stepal Kepton
22-04-2015, 09:59
Reenkarne olduğumuzu ben neden hatırlamıyorum öyleyse? ve insanların çoğunluğu hatırlamıyor. Öyleyse hatırlayanların hallüsinasyon yaşamış olmaları muhtemel.

Hatırlayanlar nasıl hatırlıyor o halde? Hayal görüyorlarsa o bilgileri o hayallere doğru olarak kim kodladı? Peki bunlar bir senaryo yalan bu da olabilir... Peki sen dünyaya pat diye olduğun gibi gelmediysen (bkz (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsan#.C4.B0nsan.C4.B1n_biyolojik_soy_a.C4.9F ac.C4.B1)) yine aynı yolla neden tekrar dünyaya farklı bir sen olarak gelmeyesin?

Ya da şöyle düşün. Bu noktada akıllı tasarım fikrini evrim ile birleştirelim. Aslında akıllı tasarım yüzeysel olarak evrimi de içerir. İnsan genomlarında ki bilgilerin evrim süreciyle farklı vücutlarda hayat bulması neden imkansız olsun?

Budistlerdi sanırım tam hatırlamıyorum ama ölü insanları parçalayıp kuşlara yem ederler. Ölen kişilerin vücutlarını akbabalar et oburlar yer ve ölen kişi biyolojik olarak o hayvanlara transfer olurlar sonra bu zincirleme işleyiş tekrar insan vücuduna bürünene kadar devam edeceğine inanırlar. Çok enteresan ama bu gerçektir ve halen devam eder.

Sizin aksini düşünmeniz doğru olduğu anlamına gelmez, yanlış olduğu anlamına da gelmez.

Aslında atomlar çok uzun bir süre daha yaşayacak. Bu biraz beni tatmin ediyor. Hiçliğe karışmıcam

Hissetiklerim ve düşündüklerim maddeyle bağlantılı olduğu için bu hislerim yokluğa karışacak. Yok olacağımı nereden biliyorum çünkü diğer insanların ölünce çürüdüklerini görüyorum. Beni ben yapan şey sadece bedenim. Öyleyse ben de çürüyüp gideceğim. Kanıt bu.

Seni sen yapan şey bedenin değil, beden içinde ki aklın. Akıl tamamen çözülemediğine göre!

Çürüyüp gidene kadar çok fazla evre var. Bu evreleri neden atlıyorsunuz? Eğer yok olacaksan kesin olarak, var olmaman gerekirdi! Bunu bir düşün lütfen.

pianola
22-04-2015, 10:18
__
bizi biz yapan şeyin ne olduğu bilinemezken,

seni sen yapan şey bedenin değil, beden içinde ki aklın.

טּ_טּ

Stepal Kepton
22-04-2015, 10:26
__


טּ_טּ

Galiba üretkenlik veya anlayış konusunda sorunlarınız var. Size tane tane anlatayım.

Beden=tüm vücut
Ben=Akıl
Akıl=Tam bilinmiyor (tamamı çözülmedi)

Mesela; İki kolu iki bacağı olmayan ben olarak eksik mi? Mesela boynundan aşağısı tutmayan kişi yarım ben mi? Daha da anlamadıysan Stephen Hawking; bedeni (mecazen) yok diye, yok mu o artık o değil mi? Akıl olmasa vücut bir işe yarar mı? Seni sen yapan hangi organın?

turin
22-04-2015, 10:36
Sanırım obi-wan burada şuna işaret etmek istemiş..

Bizi biz yapan şeyin ne olduğu bilinmezlen, seni sen yapan şey bedenin değil, beden içinde ki aklın!!

Çelişkili bir cümle değil mi gerçektende? Yada obi-wan bizlerden biri değil, onun aklı varl :)

Stepal Kepton
22-04-2015, 12:02
Sanırım obi-wan burada şuna işaret etmek istemiş..

Bizi biz yapan şeyin ne olduğu bilinmezlen, seni sen yapan şey bedenin değil, beden içinde ki aklın!!

Çelişkili bir cümle değil mi gerçektende? Yada obi-wan bizlerden biri değil, onun aklı varl :)

Gerçekten mi çelişki var? Belki ben anlatamıyorum. Hadi sağlamasını yapalım.

İnsan kafası olmasa ne olur?
İnsan kafası olsa geri kalan vücudu olmasa ne olur?
İnsan kafası olsa içinde aklı olmasa ne olur?

Akıl dışında insan vücudunda nereyi değiştirirseniz değiştirin hayat devam eder (genelde, kesin bilgi sahibi değilim ama ben olmamdan alıkoymaz.). Plastik cerrahi örneklerine bakabiliriz.

Peki akıldan bir kısım almamız mümkün mü? Kısmen evet. Fakat her koşulda sağ lobu alıp sol lob ile hayatını normal sürdüren kişi duymadım görmedim ben!

Demek ki ben olmam için vücut, benim ben olmam için akıl şart.
Peki akıl nedir? Aklın tamamına erişilmiş midir? Hayır. O halde beni ben yapan şey akıl ise benim bana ulaşmam da şuan mümkün değil ise, demek ki beni ben yapan şeyi bilmiyoruz. Fakat beni biliyoruz.

:der: :yo:

turin
22-04-2015, 12:27
Gerçekten mi çelişki var? Belki ben anlatamıyorum. Hadi sağlamasını yapalım.

İnsan kafası olmasa ne olur?
İnsan kafası olsa geri kalan vücudu olmasa ne olur?
İnsan kafası olsa içinde aklı olmasa ne olur?

Akıl dışında insan vücudunda nereyi değiştirirseniz değiştirin hayat devam eder (genelde, kesin bilgi sahibi değilim ama ben olmamdan alıkoymaz.). Plastik cerrahi örneklerine bakabiliriz.

Peki akıldan bir kısım almamız mümkün mü? Kısmen evet. Fakat her koşulda sağ lobu alıp sol lob ile hayatını normal sürdüren kişi duymadım görmedim ben!

Demek ki ben olmam için vücut, benim ben olmam için akıl şart.
Peki akıl nedir? Aklın tamamına erişilmiş midir? Hayır. O halde beni ben yapan şey akıl ise benim bana ulaşmam da şuan mümkün değil ise, demek ki beni ben yapan şeyi bilmiyoruz. Fakat beni biliyoruz.

:der: :yo:

Yani diyorsun ki; bizi biz yapan şeyin ne olduğunu biliyoruz, bizi biz yapan şeyin içeriğini/özelliklerini/yapısını vs.. bilmiyoruz.

Stepal Kepton
22-04-2015, 12:30
Yani diyorsun ki; bizi biz yapan şeyin ne olduğunu biliyoruz, bizi biz yapan şeyin içeriğini/özelliklerini/yapısını vs.. bilmiyoruz.

Hayır.
Ben=Beden
Beni ben yapan=Akıl

turin
22-04-2015, 12:57
Hayır.
Ben=Beden
Beni ben yapan=Akıl

Üstad; ben seni anlayamıyorum, kusura bakma ;)

Stepal Kepton
22-04-2015, 13:23
Üstad; ben seni anlayamıyorum, kusura bakma ;)

Belki de ben anlatmayı başaramıyorum, sen kusura bakma.

Aleph
22-04-2015, 20:57
Ben Stepal Kepton'u anlayabiliyorum, aslında çok açık söylemek istediği şey. Bizi biz yapan şey aklımız ancak biz bunun ne menem bir şey olduğunu tam olarak bilemiyoruz diyor. Dolayısıyla bir tutarsızlık yok aslında söylediklerinde.. ;)

Yalnız Stepal Kepton, termodinamiğim ikinci yasası evrendeki en temel fizik yasasıdır bildiğiniz gibi. Bu yasa da bize evrenin bir sonu olduğunu söyler. Sizin ölümsüzlük arzunuzu anlıyorum ama üzgünüm, sonunda olacak olan şu..
http://buyukkeyif.com/uploads/2013/04/ruhi3.jpg

turin
23-04-2015, 00:34
Ben Stepal Kepton'u anlayabiliyorum, aslında çok açık söylemek istediği şey. Bizi biz yapan şey aklımız ancak biz bunun ne menem bir şey olduğunu tam olarak bilemiyoruz diyor. Dolayısıyla bir tutarsızlık yok aslında söylediklerinde.. ;)


Yani diyorsun ki; bizi biz yapan şeyin ne olduğunu biliyoruz, bizi biz yapan şeyin içeriğini/özelliklerini/yapısını vs.. bilmiyoruz.

İyide burada aynı şeyden bahsediyoruz;)
Neyse..

Güneşin samanyolu etrafındaki dönüşünü(250 milyon yıl) 1 saatte tamamladığını düşünürsek;
Dünya 18 saat yaşında,
Dinozorlar 42 dakika var olabilmişler,
Biz insanlar ise sadece 84 saniyedir hayattayız demektir..
Bu da bana bizdeki aklı çok abartmamamız gerektiğini düşündürüyor..

Neva
23-04-2015, 01:50
Akıl olmasa vücut bir işe yarar mı?

Akil hastalarinin vucutlari bir ise yaramiyor mu?

Felâsife
23-04-2015, 03:44
Demek ki ben olmam için vücut, benim ben olmam için akıl şart.

Sanrım hiç tasavvufla ilgilenmediniz, zira onda akıl çöpe atıldığı gibi, Keşfi akıl diye akıl ötesi kast edilir ki akılın zerre işi olmaz, onda akıl ile ilerlenmez. Tabi bu özel bir durumdur ilgilenmemeniz normaldir.

Peki ya Aşk!
Hiç bununla ilgili yaşanmış hikayeler filan duymadınız mı çevrenizde. Onda da aklın hiç bir hükmü yoktur.

Aynı köyde uzaktan akrabamızın 6 kızından sonra bir oğulları oluyor, tabi oğlan el bebek gül bebek büyütülüyor, oğlanya... hali vakitleride fena değil, askerden gelsin allı şallı bir düğün yapma hayalleri kurarken, bu oğlan kendinden kaç yaş büyük, iki çocuklu bir payvon kadınına aşık oluyor, ailesi ne yaptı ne ettiyse oğlana diş geçiremedi.
Oğlan ortalığı kırdı geçirdi ve dediğini yaptırdı... ve nikahı kıydı. ♥♥♥

Özetle BEN için illa akıl şart değil, gönül dediğimiz şey de vardır hayatta.

Stepal Kepton
23-04-2015, 10:01
Akil hastalarinin vucutlari bir ise yaramiyor mu?

Vücutları yarıyor ama akıl hastası kişiler, kendileri (ben) mi? Akıl dışında hangi organlarıyla kontrol sağlamakta ve karar vermekteler?

Stepal Kepton
23-04-2015, 10:06
Sanrım hiç tasavvufla ilgilenmediniz, zira onda akıl çöpe atıldığı gibi, Keşfi akıl diye akıl ötesi kast edilir ki akılın zerre işi olmaz, onda akıl ile ilerlenmez. Tabi bu özel bir durumdur ilgilenmemeniz normaldir.

Peki ya Aşk!
Hiç bununla ilgili yaşanmış hikayeler filan duymadınız mı çevrenizde. Onda da aklın hiç bir hükmü yoktur.

Aynı köyde uzaktan akrabamızın 6 kızından sonra bir oğulları oluyor, tabi oğlan el bebek gül bebek büyütülüyor, oğlanya... hali vakitleride fena değil, askerden gelsin allı şallı bir düğün yapma hayalleri kurarken, bu oğlan kendinden kaç yaş büyük, iki çocuklu bir payvon kadınına aşık oluyor, ailesi ne yaptı ne ettiyse oğlana diş geçiremedi.
Oğlan ortalığı kırdı geçirdi ve dediğini yaptırdı... ve nikahı kıydı. ♥♥♥

Özetle BEN için illa akıl şart değil, gönül dediğimiz şey de vardır hayatta.

Gönül tam olarak nerede? Somut cevaplar vermek lazım. Kalple hissedilmez. His beyinde yorumlanan bir şeydir. Biz mana yükleriz. Cinsellik gibi. İnsan cinsel organı olmadan (pasif) kulak memesinden orgazm olabilir (oluyor da). Şimdi bunu sağlayan şey nedir? Tasavvuf ile hiç ilgilenme fırsatım olmadı ama dinsel bir kavram olduğunu çağrıştırıyor bu yüzden yabancıyım konuya lakin, aklınızı çıkartıp atsanız da bunu yaparken aklınızı kullanmak ZORUNDA olduğunuz gerçeğini değiştiremezsiniz.

Felâsife
23-04-2015, 11:57
Gönül tam olarak nerede? Somut cevaplar vermek lazım. Kalple hissedilmez. His beyinde yorumlanan bir şeydir. Biz mana yükleriz. Cinsellik gibi. İnsan cinsel organı olmadan (pasif) kulak memesinden orgazm olabilir (oluyor da). Şimdi bunu sağlayan şey nedir? Tasavvuf ile hiç ilgilenme fırsatım olmadı ama dinsel bir kavram olduğunu çağrıştırıyor bu yüzden yabancıyım konuya lakin, aklınızı çıkartıp atsanız da bunu yaparken aklınızı kullanmak ZORUNDA olduğunuz gerçeğini değiştiremezsiniz.
Bunun herkeste böyle olmadığını bilmenizi isterim, neticede öyle bir dünya yaşıyoruz ki TEK TİP insan olmadığı gibi, tek tip ölçüde olamaz. Herşeyi akılla biçmek, aklın esiri olmakta anlamına gelir ki, zaten aklın içindeyken akılda bir bilinmez olarak kalır, bunun tek istisnası akıl dışına çıkmaktır ki akıl TÜM yönleriyle belli olmalı, diğer türlü hep akılla yaşamak zaten aklı bir tabu halinede getirir ki BEN dediğimiz şeyin akıl dışı yönünü hiç bir zaman keşfedememiş olur.

Her neyse bu konuda aktif olan bir konuda açtım zaten,

.."Gönül tam olarak nerede?"..
demişsiniz ki?

Gönül'ü Ozanların tınılarında, o otantik sesleri arasında arayın, (müzik bölümüne 2 tane ekleyeceğim) diğer türlü popçudur, şarkıcıdır vb.leride olur ama onlar Ozanlar gibi insanın derinine işlemezler, zira Ozanlar Gönül adamıdırlar.

Aşık Veysel 'e sorarlar, efendim herkes sizin eserlerini çalıyor, dünya para kazanıyorlar, siz niye bunlardan telif hakkı istemiyorsunuz.
Aşık Veysel parçalarını okuyanlara domatesi örnek vererek, ben domatesi üretirim, kimi salça olarak yer kimi salata olarak, isteyen istediği gibi yesin der...

Hasılı gönül "karşılığın" olmadığı yerdir.

Sevgiler.

Stepal Kepton
23-04-2015, 14:03
Bunun herkeste böyle olmadığını bilmenizi isterim, neticede öyle bir dünya yaşıyoruz ki TEK TİP insan olmadığı gibi, tek tip ölçüde olamaz. Herşeyi akılla biçmek, aklın esiri olmakta anlamına gelir ki, zaten aklın içindeyken akılda bir bilinmez olarak kalır, bunun tek istisnası akıl dışına çıkmaktır ki akıl TÜM yönleriyle belli olmalı, diğer türlü hep akılla yaşamak zaten aklı bir tabu halinede getirir ki BEN dediğimiz şeyin akıl dışı yönünü hiç bir zaman keşfedememiş olur.

Her neyse bu konuda aktif olan bir konuda açtım zaten,

.."Gönül tam olarak nerede?"..
demişsiniz ki?

Gönül'ü Ozanların tınılarında, o otantik sesleri arasında arayın, (müzik bölümüne 2 tane ekleyeceğim) diğer türlü popçudur, şarkıcıdır vb.leride olur ama onlar Ozanlar gibi insanın derinine işlemezler, zira Ozanlar Gönül adamıdırlar.

Aşık Veysel 'e sorarlar, efendim herkes sizin eserlerini çalıyor, dünya para kazanıyorlar, siz niye bunlardan telif hakkı istemiyorsunuz.
Aşık Veysel parçalarını okuyanlara domatesi örnek vererek, ben domatesi üretirim, kimi salça olarak yer kimi salata olarak, isteyen istediği gibi yesin der...

Hasılı gönül "karşılığın" olmadığı yerdir.

Sevgiler.

Konularımız farklı sevgili Felâsife. Sizin öyle düşünmeniz gayet normal. Yalnız konu "Bilim" olunca sizin düşünceleriniz geçerliliğini yitiriyor. Sizin düşünceleriniz ile "Akıl" aramak veya ona anlam yüklemek mümkün değil ki zaten yazınızda olmadığını da görüyoruz. Felsefik konular, olabilir, mümkünler vs. Yani bu tip bir anlatım ile akılı beni ben yapanı açıklamak mümkün görünmüyor. Tamamen güdüsel şeyler bahsettikleriniz. Ben yine şunu vurgulayayım, akıldan soyutlanmakta akıl ile olur. Bunun alternatifi olamaz.

Stepal Kepton
23-04-2015, 15:44
Ben Stepal Kepton'u anlayabiliyorum, aslında çok açık söylemek istediği şey. Bizi biz yapan şey aklımız ancak biz bunun ne menem bir şey olduğunu tam olarak bilemiyoruz diyor. Dolayısıyla bir tutarsızlık yok aslında söylediklerinde.. ;)

Yalnız Stepal Kepton, termodinamiğim ikinci yasası evrendeki en temel fizik yasasıdır bildiğiniz gibi. Bu yasa da bize evrenin bir sonu olduğunu söyler. Sizin ölümsüzlük arzunuzu anlıyorum ama üzgünüm, sonunda olacak olan şu..
http://buyukkeyif.com/uploads/2013/04/ruhi3.jpg

Evet çok doğru anlamışsınız. Aslında o kadarda karışık değil anlattığım. Üstelik bu aklımızın tamamına erişilemediği için belirtmiş olduğum bir bilgidir. Bugün beynin %100'üne erişilebilmiş midir? Bu eğer bilimsel bir bilgi değil ben uyduruyor olsaydım tartışılabilirdi. Gerçek olan şey beynin yüzde yüzü çözülemedi öyle değil mi? O halde!

Yasalar değişebilir. Kaldı ki son, bir kesin olsun. Şöyle düşünebilir miyiz? Bu yasalar ve bildiklerimiz bize 14 Milyar yıllık varlık işaret eder. Hadi 15 Milyar yıl olsun. 15 Milyarda 0'dan rastgele, akılsız ve şuursuzca şu yazıyı yazmamız mümkün olmuşsa, daha verimli ve potansiyel olarak her şeyin halihazırda var olduğu bir evrende 15 Milyar yılımız daha var olduğunu düşünmek abartılı olmaz sanırım. Peki şuan ki bulunduğumuz evrene baktığımızda yaşamın başlaması için 0 noktasına ihtiyacımız yok yani her şey var. Peki biz de maddeden (ilahi bir ruhumuz yoksa ve birilerinin izni ile gelmemişsek eğer) 15 Milyar yılda olmuşsak, herşey olduğuna göre (su,et obur, ısı vs.) daha kısa zaman gerektiren şuan ki ortamda neden tekrar farklı bir vücutta gelmeyelim? Hayır bu süreç böyle işlemiyor özel bir durum gerekiyor diyorsanız KAÇINILMAZ yaradılışa inanıyorsunuz demektir. Eğer elde ki madde ile biz 15 milyar yılda hiç birrrrrrrr ruhani varlık bize müdahale etmeden dünyada hayat bulduysak neden tekrar olmasın? Burada eksik olan o formül nedir? Ruh mu üflenmeli? Birisi izin mi vermeli? Eğer biz bildiğimiz elementlerden oluşmamış isek özel bir karışım varsa ne olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum lütfen aktarın. Tekrar gelememenin kuralları nedir? Biz, evrenden bir parça ve burada isek yine olmaması için sebep nedir? Kek yapmak için gereken malzemeler var. Kek olduysa aynı malzemeler varsa yine olur olmaması için sebep nedir? Şuan ki sen olmayabilirsin ama neden başka bir sen olmayasın?

Felâsife
23-04-2015, 16:11
Konularımız farklı sevgili Felâsife. Sizin öyle düşünmeniz gayet normal. Yalnız konu "Bilim" olunca sizin düşünceleriniz geçerliliğini yitiriyor. Sizin düşünceleriniz ile "Akıl" aramak veya ona anlam yüklemek mümkün değil ki zaten yazınızda olmadığını da görüyoruz. Felsefik konular, olabilir, mümkünler vs. Yani bu tip bir anlatım ile akılı beni ben yapanı açıklamak mümkün görünmüyor. Tamamen güdüsel şeyler bahsettikleriniz. Ben yine şunu vurgulayayım, akıldan soyutlanmakta akıl ile olur. Bunun alternatifi olamaz.

Hiç akıl ile gönül birlikteliği diye bir şey duydunuz mu? sevgili Stepal Kepton
Yani ne tam akıl, nede tam bir gönülün olduğu bir düşünceyi duydunuz mu?

Sonuçta herkes kendi gittiği yolun en iyi yol olduğunu iddia edecek, buna yapacak bir şey yok.

"Bilim" deyince Nikola Tesla (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nikola_Tesla)'nın hayatını verebilirim, bu abimizde bir gönül insanıydı hiç merakınız olmasın, kafası hiç bir zaman paraya basmadı, tüm yaşamını İNSANLAR bedava elektrik kullansın diye harcayan, akabinde bir otel odasında sefalet içinde ölen, İlk okula bile geri zekalı diye alınmayan, kimilerine göre otistik, kimilerine göre dahi, bir garip bilim adamıydı.
Hiç bir zaman gerçek not tutmayan, tüm notları formülleri kafasında tutan, adeta AKLA feyk attıran biri bile, gönlünün esiri olabilir, idealinin peşinden koşabilir, bunda yadırganacak bir şey yok.
İdealini peşine koşunca bilim olmaz derseniz, benim zaten bir diyeceğim olmaz, sözüm biter size iyi forumlar dilerim.

Sevgiler.

Stepal Kepton
23-04-2015, 16:18
Hiç akıl ile gönül birlikteliği diye bir şey duydunuz mu? sevgili Stepal Kepton
Yani ne tam akıl, nede tam bir gönülün olduğu bir düşünceyi duydunuz mu?

Sonuçta herkes kendi gittiği yolun en iyi yol olduğunu iddia edecek, buna yapacak bir şey yok.

"Bilim" deyince Nikola Tesla (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nikola_Tesla)'nın hayatını verebilirim, bu abimizde bir gönül insanıydı hiç merakınız olmasın, kafası hiç bir zaman paraya basmadı, tüm yaşamını İNSANLAR bedava elektrik kullansın diye harcayan, akabinde bir otel odasında sefalet içinde ölen, İlk okula bile geri zekalı diye alınmayan, kimilerine göre otistik, kimilerine göre dahi, bir garip bilim adamıydı.
Hiç bir zaman gerçek not tutmayan, tüm notları formülleri kafasında tutan, adeta AKLA feyk attıran biri bile, gönlünün esiri olabilir, idealinin peşinden koşabilir, bunda yadırganacak bir şey yok.
İdealini peşine koşunca bilim olmaz derseniz, benim zaten bir diyeceğim olmaz, sözüm biter size iyi forumlar dilerim.

Sevgiler.

Maalesef dediğim gibi parkurlarımız farklı. Gönül nerededir derim ben size? Çünkü bu konu bilim başlığında... Siz bana gönül ve akıl birlikteliği derseniz iki veri sunmuş olursunuz. İkisinin de somut olması gerekir. Öyle inanabilirsiniz ama gönül dediğiniz şey hayali bir duygu, bir hissiyattır ve beyinde yorumlanır. Bunu yorumlayan kalp mide anüs değildir. Çünkü onların görevi akıl ile beraber oturup karar vermek değildir. Sizin fikrinize bende katılabilirim. Fakat bu duruma gönlümün aklı var ve bende ki akıl ile ortaklaşa sevme kararı alıyorlar diyemem. Her şey aklı da başlar ve biter. Öyle olmalı. Eğer akıl dışında düşünebilen karar verebilen bir organımız varsa lütfen belirtin.

Sevgiler.

Felâsife
23-04-2015, 16:39
Tamam sevgili Stepal Kepton uzatmayacağım, dediğiniz gibi siz haklı olabilirsiniz, madem "bilim" altında gönül ne alaka gibi durduğunu düşünüyorsanız ve bende yok o öyle değildir diyorsam, bu zaten gönül olmaz benim açımdan.
Belki başka bir mecrada tekrar gündeme gelir tartışırız, Gönül koydurdu isem özrümü kabul edin.

Sevgiler.

Stepal Kepton
23-04-2015, 16:49
Tamam sevgili Stepal Kepton uzatmayacağım, dediğiniz gibi siz haklı olabilirsiniz, madem "bilim" altında gönül ne alaka gibi durduğunu düşünüyorsanız ve bende yok o öyle değildir diyorsam, bu zaten gönül olmaz benim açımdan.
Belki başka bir mecrada tekrar gündeme gelir tartışırız, Gönül koydurdu isem özrümü kabul edin.

Sevgiler.

Lütfen ben özür dilerim kırdıysam. Ben sizinle aynı fikri paylaşabildiğimi de belirttim zaten. Sizin bahsettiğiniz olay evet ne yazık ki bilim ile uyuşmuyor bence. Bilimsel bir yönü varsa bilmekten mutlu olurum ama gönül gözü, gönül birlikteliği daha böyle ruhani, soyut bir durum sanki. Dediğim gibi yanılıyorsam lütfen hayır gönül şuradadır diyin.

Sevgiler.

Neva
23-04-2015, 20:16
Vücutları yarıyor ama akıl hastası kişiler, kendileri (ben) mi? Akıl dışında hangi organlarıyla kontrol sağlamakta ve karar vermekteler?

Kendileri mi derken, hangi -e gore soyutlayip bu soruyu soruyorsunuz ?

Akil hastasi kisilerin, insanlarin tanimadigi farkli bir dunyalari var sadece. Benzer ornek otistikler, yine otekilerce taninmayan ve anlasilmasi zor zekalari var. Ornekleri cogaltabiliriz. Ancak bunlar sandiginiz gibi ne kontrolsuz, ne de kararsiz vucut anatomi acisindan.. Bu baglamda kontrolsuz ve kararsiz diyebilmek icin, koca bir anatomiyi akil'a hapsetmek/indirgemek gerekir.

Mesela sizin, cocuk ruhlu tabir edilen kisiyi anlamaniz cok zor oldugu gibi, "ben" den kendini soyutlamis kisiyi anlamaniz da cok guc.
Gönül tam olarak nerede? Somut cevaplar vermek lazım.
---------
Cinsellik gibi. İnsan cinsel organı olmadan (pasif) kulak memesinden orgazm olabilir (oluyor da). Şimdi bunu sağlayan şey nedir?
-----------

lakin, aklınızı çıkartıp atsanız da bunu yaparken aklınızı kullanmak ZORUNDA olduğunuz gerçeğini değiştiremezsiniz.
Gonul nerededir diye sormussunuz, gonul hicbir yerdedir, cunku gonul bir organ degildir. Ha halk arasinda kalender insan tabir ettigimiz davranislar butunune gonul dersiniz baska, ama bunlar da organ degil ne yazik ki. Ki genellikle siradisi insanlar icin kullanilir bu tabir. Bu yuzyilda genellikle marjinal tanimi ile anlatilir.

Ama mesela gon derseniz (eski halk tabiri) o direk olarak anatominize iliskindir. Bu yuzden cok eskiler" gon yaslanir, gonul yaslanmaz" demisler. Yani "cocuk ruhlu" tabiri daima oldugu yerde kalir, ve fakat dedigim gibi anlamaniz guc. Zamanla kirlendigi, ustu ortuldugu icin.

Felasife size yukarda guzel bir ornek vermis, Tesla'dan.. Gayet de bilimseldir ayrica. Misal Orhan Veli ne kadar gonul adami ise, yazdigi siir dis fircasina sarili copte bulunmustur,
https://eksisozluk.com/ask-resmigeciti--2106995?nr=true&rf=a%C5%9Fk%20resmi%20ge%C3%A7idi
Tesla da o denli gonul insanidir. Ikisi de yaptigi ise gonul verir/vermistir, yani asiktir. Veya Asik Veysel, gomunist(!) oldugu icin Koy Enstitulerinde saz dersi vermemistir. Yunus tanri askiyla filan yazmamistir o siirleri, ama kullandigi dili bilmeyenler, o siirlerin Allah'a yonelik oldugunu iddia ederler garip bir sekilde.



Cinsellige ve dahi hayata iliskin gayet basit, bir uyaran/lar ve bir uyarilan oldugu surece, cesitli orgazmlar yasamaniz mumkundur, gerek beyinsel, gerek bedensel. Ornek olarak siz simdi bu, size gore sozde (!)cevapsiz sorulari yonelterek beyinsel masturbasyon/orgazm yapmaktasiniz, yasamaktasiniz.

Akil'dan soyutlanmak, salt akil ile olmaz. Cunku, bilissel kavrama/kavrayis sadece indirgediniz akla ozel bir yeti degil. Siz mesela benim aklim var derken, sizde mevcut baska bir akildan mi soyutlama yapiyorsunuz? Kac akliniz var ki sizin?


Kisaca size iliskin, sizi siz yapan seylerde vurguladiginiz akil yok ne yazik ki, halk arasinda cok kestirme bir tabir sanirim isinizi gorur, gayet de bilimseldir.

Deneyim, yenilen kaziklarin bileskesidir. Bu iyi kazik da olur, kotu kazik da olur gorecede. (burayi ozellikle belirttim, akil kirlettigi icin, hep kotuymus gibi algilanir, kaziklanmak veya kaziklamak olayi)

Bu nedenledir ki, kapasiteden bahsedebilmeniz icin, once cocuk ruh'tan ne anladiginizi ortaya koymak durumundasiniz.

Stepal Kepton
23-04-2015, 20:50
Kendileri mi derken, hangi -e gore soyutlayip bu soruyu soruyorsunuz ?


Sizin sorduğunuz türden soruyorum. Akıl hastalarının eğer aklı hasta ise vücutlarını kontrol eden nedir?

Akil hastasi kisilerin, insanlarin tanimadigi farkli bir dunyalari var sadece. Benzer ornek otistikler, yine otekilerce taninmayan ve anlasilmasi zor zekalari var. Ornekleri cogaltabiliriz. Ancak bunlar sandiginiz gibi ne kontrolsuz, ne de kararsiz vucut anatomi acisindan.. Bu baglamda kontrolsuz ve kararsiz diyebilmek icin, koca bir anatomiyi akil'a hapsetmek/indirgemek gerekir.

Güzel bir örnek. Bu kişilerin normal insan (ki daha önce altını çizdim) gibi davranamadığını hepimiz biliyoruz. Detaya gerek yok sanırım. Peki üstteki sorum geçerlidir. Kontrol aklı hasta olan bu kişilerin normal vücut fonksiyonlarını kontrol eden nedir?

Mesela sizin, cocuk ruhlu tabir edilen kisiyi anlamaniz cok zor oldugu gibi, "ben" den kendini soyutlamis kisiyi anlamaniz da cok guc.

Kesin kararlar uzman işidir. Siz psikolog falan mısınız? Benim ne anlattığım ancak karşıdakinin ne kadar anladığı ile orantılıdır.

Gonul nerededir diye sormussunuz, gonul hicbir yerdedir, cunku gonul bir organ degildir. Ha halk arasinda kalender insan tabir ettigimiz davranislar butunune gonul dersiniz baska, ama bunlar da organ degil ne yazik ki. Ki genellikle siradisi insanlar icin kullanilir bu tabir. Bu yuzyilda genellikle marjinal tanimi ile anlatilir.

Ama mesela gon derseniz (eski halk tabiri) o direk olarak anatominize iliskindir. Bu yuzden cok eskiler" gon yaslanir, gonul yaslanmaz" demisler. Yani "cocuk ruhlu" tabiri daima oldugu yerde kalir, ve fakat dedigim gibi anlamaniz guc. Zamanla kirlendigi, ustu ortuldugu icin.

Gönül eğer bir veri/bilimsel bir dayanağı olmayan düşünce ise, bilim alanına girmez sanırım. Bir organ olmadığına göre, ha gönül ha ruh ha tanrı ne değişir? Tanrının varlığını içimde hissediyorum. Bakın aynı yol aynı sonuç.

Felasife size yukarda guzel bir ornek vermis, Tesla'dan.. Gayet de bilimseldir ayrica. Misal Orhan Veli ne kadar gonul adami ise, yazdigi siir dis fircasina sarili copte bulunmustur,
https://eksisozluk.com/ask-resmigeciti--2106995?nr=true&rf=a%C5%9Fk%20resmi%20ge%C3%A7idi
Tesla da o denli gonul insanidir. Ikisi de yaptigi ise gonul verir/vermistir, yani asiktir. Veya Asik Veysel, gomunist(!) oldugu icin Koy Enstitulerinde saz dersi vermemistir. Yunus tanri askiyla filan yazmamistir o siirleri, ama kullandigi dili bilmeyenler, o siirlerin Allah'a yonelik oldugunu iddia ederler garip bir sekilde.

Hissiyat, sevmek, gönül vermek ve aşk! Muhtemelen ne dediğimizi anlamıyoruz veya karıştırıyoruz. Burada bende bu duyguları tattığımı ve katıldığımı belirtiyorum ama reenkarnasyon ile aşkın nasıl bir bağını kuruyoruz ve bu hissiyatların bilimsel yansıması çöpteki şiirler midir? Yetenek kabiliyet falan ne oldu? Bunlar akıl ile olan şeyler değil anlaşılan. Enteresan...

Cinsellige ve dahi hayata iliskin gayet basit, bir uyaran/lar ve bir uyarilan oldugu surece, cesitli orgazmlar yasamaniz mumkundur, gerek beyinsel, gerek bedensel. Ornek olarak siz simdi bu, size gore sozde (!)cevapsiz sorulari yonelterek beyinsel masturbasyon/orgazm yapmaktasiniz, yasamaktasiniz.

Cevapsız sorular varsa bu benim sorunum değil. Eğer sonucunda orgazm olmam gerekiyorsa olmalıyımdır aksi halde engellemelisiniz.

Akil'dan soyutlanmak, salt akil ile olmaz. Cunku, bilissel kavrama/kavrayis sadece indirgediniz akla ozel bir yeti degil. Siz mesela benim aklim var derken, sizde mevcut baska bir akildan mi soyutlama yapiyorsunuz? Kac akliniz var ki sizin?

Akıldan soyutlamak salt akıl ile olmazsa acaba hangi akıl ile soyutlama yapılabiliyor? Bakın kendi sorunuzu aynı cümlede kendiniz çürütüyorsunuz (...sadece indirgediniz akla ozel bir yeti degil). Konuyu çarpıtmaya başladığınızı belirtmeliyim.

Kisaca size iliskin, sizi siz yapan seylerde vurguladiginiz akil yok ne yazik ki, halk arasinda cok kestirme bir tabir sanirim isinizi gorur, gayet de bilimseldir.

Aklın tamamına erişememiş iken bu kadar kesin konuşabilmek tam olarak neyle açıklanıyor? İnanç, cehalet, ön yargı, ön görü, medyumluk, ilahi bir bilgi, peygamberlik? HAngi bilim size hayali bilgilerle bu cesareti vermekte?

Deneyim, yenilen kaziklarin bileskesidir. Bu iyi kazik da olur, kotu kazik da olur gorecede. (burayi ozellikle belirttim, akil kirlettigi icin, hep kotuymus gibi algilanir, kaziklanmak veya kaziklamak olayi)

Deneyim! Sanırım konuyu kaçırdım.

Bu nedenledir ki, kapasiteden bahsedebilmeniz icin, once cocuk ruh'tan ne anladiginizi ortaya koymak durumundasiniz.

Önce çocuk ruhun ne olduğunu bana açıklamanız lazım bence. Çünkü O arkadaş çocuk ruhluyum demişti ve bilime çelme takmıştı. Sizin ruhunuz var ama inançlı insanların ruhu yok! Çifte tarife. Size gelince soyutlama var ama inançlı insanlarda bu özellik yok. Vay be hayat size kıyak... Kapasitenizi görmek için sabırsızlanıyorum. Bana çocuk ruhunuz gönlünüz ve hayali otostiklerin (hiç deneyemleyemediğiniz) dünyasından bilimsel bilgiler aktarın da bizde kehanetinize şahitlik edelim.

Stepal Kepton
23-04-2015, 21:00
saadettin teksoyun hatay civarında ,çok fazla olan bu olayla alakalı programlar yapmışdı.

pekde inanmammışdım,,halende o durumdayım.

aslında teistlerin cennet,ahiret masallarından farkı yok..
bilimsel tarafı nedir bilemem ama bu olaylardada bazı bireylerin anlatımları ile canlılık kazandırılmaya çalışılıyor bu konuya...ha muhammedin miracı,ha x kişisinin geri dönme hikayeleri...

saadetin teksoy sonraları cin di periydi, adamın psikolojisi bozuldu,yada o konulardan el çektirildi...şimdi yok


yalnız hiç unutmuyorum ,tavuğa av tüfeğinile saçma mermisi atıldı,hayvanın kanatları havada uçuşmuşdu ,gövdesinde hiç bir darbe yokdu...

vardır bir izzahı.

Reenkarnasyonu kişinin aynı bilgileri ile geleceği yönünde düşünmesekte olur. Siz 0'dan şuursuz akılsız fizik kurallarının bile olmadığı bu evrendeki tozlardan oluşmuşsanız , şimdi neden oluşamıyorsunuz? Tam olarak hangi kurala takılıyoruz? Neden oluşulamıyor? Birisimi izin vermiyor tam olarak birisi net bir cevap versin lütfen? Madde yok olmaz ise siz neden yok olacağınıza inanıyorsunuz? Madde daimi ise siz neden yok oluyorsunuz?

Neva
23-04-2015, 21:41
Sizin sorduğunuz türden soruyorum. Akıl hastalarının eğer aklı hasta ise vücutlarını kontrol eden nedir?

Iste bize nerden, neyden soyutlayip sordugunuzu aciklarsaniz sayet, cevap verebiliriz. Anatomiye iliskin kontrol, akla indirgenmis degildir ki bilimde? Sorunuz bilimsel degil yani.

Güzel bir örnek. Bu kişilerin normal insan (ki daha önce altını çizdim) gibi davranamadığını hepimiz biliyoruz. Detaya gerek yok sanırım. Peki üstteki sorum geçerlidir. Kontrol aklı hasta olan bu kişilerin normal vücut fonksiyonlarını kontrol eden nedir?
Normal insan dediginizi tanimlar misiniz? Diger sorunuza iliskin ustteki yildizli aciklama gecerlidir.

Kesin kararlar uzman işidir. Siz psikolog falan mısınız? Benim ne anlattığım ancak karşıdakinin ne kadar anladığı ile orantılıdır.


Uzman olmaya dahi gerek yok ki, yazdiklariniz ortada zira. Bunu bir dusunun. Bakin ben'den veya akil'dan soyutlanmis kisiler, size gayet acik sekilde cevaplar verebiliyor yukarda ornekleri var. Bu sizi dusunduruyor mu? Ayni sekilde, size yazanlarin da ne anlattigi, sizin ne kadar anladiginizla dogru orantilidir.

Gönül eğer bir veri/bilimsel bir dayanağı olmayan düşünce ise, bilim alanına girmez sanırım. Bir organ olmadığına göre, ha gönül ha ruh ha tanrı ne değişir? Tanrının varlığını içimde hissediyorum. Bakın aynı yol aynı sonuç.


Bakin simdi cumle degistirdiniz, oncesinde gonul nerededir diye soruyordunuz. Dogal olarak bu sorunuza uygun cevap verildi. Yukarida ne dedik? Davranislar butunune verilen isimdir. Siz bilim deyince sadece organlari mi algilamaktasiniz? Kisisel Tanri fikri sizin sahsi seciminiz bu bilimi baglamaz ki, icinizde hissedin veya etmeyin onemi yok..

Cevapsız sorular varsa bu benim sorunum değil. Eğer sonucunda orgazm olmam gerekiyorsa olmalıyımdır aksi halde engellemelisiniz.


Cevapsiz sorular size gore var, kisilere gore boyle degil, olun tabi orgazm, niye engelleyelim ki? Bakin ben size yukarda yazmistim, uyaran/uyarilan dongusu.


Hissiyat, sevmek, gönül vermek ve aşk! Muhtemelen ne dediğimizi anlamıyoruz veya karıştırıyoruz. Burada bende bu duyguları tattığımı ve katıldığımı belirtiyorum ama reenkarnasyon ile aşkın nasıl bir bağını kuruyoruz ve bu hissiyatların bilimsel yansıması çöpteki şiirler midir? Yetenek kabiliyet falan ne oldu? Bunlar akıl ile olan şeyler değil anlaşılan. Enteresan...


Farketmez tartismalarda bazen konu dallanip budaklanir, ayirip gereken yere yonlendiririz dert etmeyin. Iyi ya iste yetenek, yeti, kabiliyet vb. bunlarin tumu o siirlerdedir, turkulerdedir vs. bunlar sadece disavurum icin bir aractir. Ask'tan bahsediyoruz zaten, salgi olayi yani, hani basimizi donduren vs., bir de ask'a asik olmak var elbette o da ayri.

Akıldan soyutlamak salt akıl ile olmazsa acaba hangi akıl ile soyutlama yapılabiliyor? Bakın kendi sorunuzu aynı cümlede kendiniz çürütüyorsunuz (...sadece indirgediniz akla ozel bir yeti degil). Konuyu çarpıtmaya başladığınızı belirtmeliyim.


Bilakis konuyu carpitan ve bilimsellikten dem vuran ve fakat koca anotomiyi sadece akla indirgemeye calisan sizsiniz. Iste ben de onu soruyorum size, akildan soyutlamak akil ile olur diyen sizsiniz cunku. Halbuki canlilar soyutlama yaparken, tonla faktor islevseldir.

Aklın tamamına erişememiş iken bu kadar kesin konuşabilmek tam olarak neyle açıklanıyor? İnanç, cehalet, ön yargı, ön görü, medyumluk, ilahi bir bilgi, peygamberlik? HAngi bilim size hayali bilgilerle bu cesareti vermekte?

Bilimle aciklaniyor. Akil bir organ degil ki tamamina erisilsin!? Sorunuz bilimsel degil yani. Aklin tamamina erismek ifadesi tam tersine medyumluk, ilahi bilgi, peygamberlik seklinde aciklanabilir sahsiniza iliskin. Ustte de demistim hayet bilimseldir. Pediatri ve geriatri bu yuzden mevcuttur bilimde.
S
Deneyim! Sanırım konuyu kaçırdım.

Hayir konuyu kacirmadiniz, ancak sordugunuz sorulari unutuyorsunuz.

Önce çocuk ruhun ne olduğunu bana açıklamanız lazım bence. Çünkü O arkadaş çocuk ruhluyum demişti ve bilime çelme takmıştı. Sizin ruhunuz var ama inançlı insanların ruhu yok! Çifte tarife. Size gelince soyutlama var ama inançlı insanlarda bu özellik yok. Vay be hayat size kıyak... Kapasitenizi görmek için sabırsızlanıyorum. Bana çocuk ruhunuz gönlünüz ve hayali otostiklerin (hiç deneyemleyemediğiniz) dünyasından bilimsel bilgiler aktarın da bizde kehanetinize şahitlik edelim.
Hayir o arkadas bilime celme takmadi, siz "ruh" kelimesine takintili oldugunuz icin boyle oldugunu sanmaktasiniz. Iste ustte acikladik zaten, akilla kirletmediginiz(ustunu ortmediginiz) donemdir cocuk ruh, sonra kirlenirsiniz ortam faktorleriyle. Dinsel tanrisal anlamda ruh inananlar icin elbette vardir, inancsiz insanlar bu sekilde almazlar dogal olarak, ancak guncel yasamda kullanilir halk arasinda ayri konu. Cocuk zaten bir nevi hayvan yavrusudur karakter olarak, bir yetiskinden cok daha ozgurdur, henuz prangalari yoktur.

Bu yuzden zaten yerlesik olarak "akilsiz" denir ya, halk arasinda!? Hani sizin birilerine destek alin demeniz gibi.Hayali otistik taniminiz hayli gulunc ve bilim disi olmus. Siz her ne kadar otistikleri hayali olarak alsaniz da, onlar da varlar ve yasiyorlar. Biraz bilim dunyasina yonelirseniz, pek cok bilgi, arastirma vs. bulacaksiniz.

Bizde kehanet yok maalesef, o tanrisindan haber aldigini iddia eden medyumlarin isi. :)

turin
23-04-2015, 22:43
bir de ask'a asik olmak var elbette o da ayri.


Ona hiç girmeyin:)

Beyin; akıldan zekadan ibaret değil ki.. Aşkda beyinde, anne sevgisi de, devrimci kişilikte.. Hepside beynin farklı farklı yerlerinde..

Eğer ruh ya da BEN varsa; belli ki bu bir tane değil ya da küçük parçalara parçalanmış, dağılmış...

Ulu Tengri adına, hayvanların bile ikişer/üçer ruhu varmış.. Hayvan öldükten sonra bunlardan biri dünyaya geri gelirmiş, ondan nedenle hayvana ayrı bir saygı duyulurmuş..
Hatırlayabilseydim unuttuklarımı anlatırdım keyifle size de:)

Dialectics
23-04-2015, 22:52
.

Ulu Tengri adına, hayvanların bile ikişer/üçer ruhu varmış.. Hayvan öldükten sonra bunlardan biri dünyaya geri gelirmiş, ondan nedenle hayvana ayrı bir saygı duyulurmuş..
Hatırlayabilseydim unuttuklarımı anlatırdım keyifle size de:)

Iki mi üç mü? Insanda kaç ruh vardır, 5 mi? Neden 4 ya 6 ya da 38 trilyon değil de 5? 5 sayısına, ya da hatırlayacagınız o herhangi rakama özel bir zaafiyeti mi varmış Tengrinin?

turin
23-04-2015, 23:16
Iki mi üç mü? Insanda kaç ruh vardır, 5 mi? Neden 4 ya 6 ya da 38 trilyon değil de 5? 5 sayısına, ya da hatırlayacagınız o herhangi rakama özel bir zaafiyeti mi varmış Tengrinin?

Yok, efendim; Tengrinin şu kadar ruh var falan dediği.. Belli ki bunlar şamanizmden geçme şeyler ki dikkat ettiyseniz bu ruhlardan biri geri dünyaya geliyor (reerkarnemsi bir olay) dedim. Aslında hayvanların 2 ruhu var, insanların 3/4/5 diye gidiyor.. İnsanın farklı farklı özelliklerini simgeliyor bu ruhlar.. Kabileye, yöreye göre değişiyor.. Tengride 3 tür bir de ekstradan peygamber/kaan ruhu vardır ki bu da kişinin bilgeliğini/liderliğini simgeler..

Lakin ruh falan bilmem ben çokda sevmem bu meseleleri..

Neva
23-04-2015, 23:16
Ona hiç girmeyin:)

Beyin; akıldan zekadan ibaret değil ki..



Elbette akil ve zekadan ibaret degil, soylemeye calistigimiz bu zaten, ama bunlar da soyut vurgulamaya calistigimiz bu. Bakiniz ustte tonla faktor dedim kisaca. Ask, siradan bir ornek sadece. Bir suru ornek verebiliriz.

Ve fakat, ask'a asik olmak ile asik olmak ayri seyler davranis bakimindan. Daha basit bir anlatimla, eskimeyen klasikler, sairler, edebi urun ortaya koyanlar, mekanik olarak urun ortaya koyanlar vb. bir cok dalda ask'a asikliktan bahsedilebilir. Kisaca sanat deriz buna.

Ancak bunu ortaya koyarken, salt beyne de indirgeyemeyiz bilimsel olarak. Anatomi bir butun cunku. Kavanozdaki bir beyin kimsenin isine yaramaz mecazen.

Ornek olarak bizler(insanlar), cocuklugumuzu kucagimiza alamama ozrumuz sebebiyle, hep geriyi desmeye egilimliyizdir. Oysa hayvanda boyle bir ozur yoktur. Unutmaz. Bununla birlikte elbette hayvanlarda da, ve dahi bitkilerde de bizler gibi belli bir psikoloji mevcut.

turin
23-04-2015, 23:27
Elbette akil ve zekadan ibaret degil, soylemeye calistigimiz bu zaten, ama bunlar da soyut vurgulamaya calistigimiz bu. Bakiniz ustte tonla faktor dedim kisaca. Ask, siradan bir ornek sadece. Bir suru ornek verebiliriz.

Ve fakat, ask'a asik olmak ile asik olmak ayri seyler davranis bakimindan. Daha basit bir anlatimla, eskimeyen klasikler, sairler, edebi urun ortaya koyanlar, mekanik olarak urun ortaya koyanlar vb. bir cok dalda ask'a asikliktan bahsedilebilir. Kisaca sanat deriz buna.

Ancak bunu ortaya koyarken, salt beyne de indirgeyemeyiz bilimsel olarak. Anatomi bir butun cunku. Kavanozdaki bir beyin kimsenin isine yaramaz mecazen.

Ornek olarak bizler(insanlar), cocuklugumuzu kucagimiza alamama ozrumuz sebebiyle, hep geriyi desmeye egilimliyizdir. Oysa hayvanda boyle bir ozur yoktur. Unutmaz. Bununla birlikte elbette hayvanlarda da, ve dahi bitkilerde de bizler gibi belli bir psikoloji mevcut.

Hemfikirim sizle.. İlk mesajı sizden alıntılayınca(ki tespiti beğendiğim için) sonraki yazdıklarımda size yönelikmiş gibi oldu kusura bakmayın, ben onları ortaya karışık söylediydim :)

Neva
23-04-2015, 23:34
İlk mesajı sizden alıntılayınca(ki tespiti beğendiğim için) sonraki yazdıklarımda size yönelikmiş gibi oldu kusura bakmayın, ben onları ortaya karışık söylediydim :)

Yok rahat olun lutfen , ortaya karisik gelince ben de katkida bulunayim dedim.

turin
23-04-2015, 23:37
Yok rahat olun lutfen , ortaya karisik gelince ben de katkida bulunayim dedim.

Hehe, o zaman beynin akıldan ibaret olmadığı netleşmişdir umarım :)

Felâsife
24-04-2015, 00:39
Lütfen ben özür dilerim kırdıysam. Ben sizinle aynı fikri paylaşabildiğimi de belirttim zaten. Sizin bahsettiğiniz olay evet ne yazık ki bilim ile uyuşmuyor bence. Bilimsel bir yönü varsa bilmekten mutlu olurum ama gönül gözü, gönül birlikteliği daha böyle ruhani, soyut bir durum sanki. Dediğim gibi yanılıyorsam lütfen hayır gönül şuradadır diyin.
Konu taşındığına göre biraz daha rahat yazabilirim sanırım.
Soyut olmaya soyut illaki ama bu başkasına göre soyut, kendimize göre bizim duygularımız kendimize somut özelliği taşırlar, birini seversiniz ondan başkasını gözünüzü görmez, veya ev hayalleri kurarsınız o hayalinizde ki evi arar durursunuz.
Bu gibi yönlerimiz gönül dediğimiz iç yönümüzle alakalıdır, parayı karşılayacak olansa aklımızdır.
Birisi çok güzel olanı ister, diğeri en hesaplı olanı ister.

Bir çocuk gider en pahalı oyuncağa yapışır, aklı yoktur pek, anne bir şaplak patlatır aklı başına gelir :D

Örn. çok hesaplı diye 25m2 kibrit kutusu gibi evi ne alırız, nede içinde yaşayabiliriz, oysa yaşanabilir elbet ama gelen gidenden, akrabadan vs. den de bağımsız olmadığımız için, illa büyük tutmakta mecburiyetindeyizdir. bizim toplumun geneli böyledir. detayları bilinen bir şeydir.
Özetle demek istediğim akıl ve gönül ikisi birden çok daha iyi iş görür, kadın erkek mecburiyeti gibi bir şey bana göre.

Hatta bu konuda Mevlanada benzer şeyi söyler.
"Kimileri akılın üstünlüğünden bahseder, kimileride gönülün üstünlüğünden bahseder, oysa akıl ve gönül birlikteliği en güzelidir" der.
Bu rağmen Mevlana, insan ne akıl nede gönül demiştir, "İnsan bir düşüncedir, geriye kalan tarafıysa et ve kemiktir" der ki aslında olayı daha üst bir seviyede ele alır.
Gönül olsun, akıl olsun, duygularımız olsun, hatta sezilerimiz olsun, bunlardan gelen verilerin hepside, düşünce dediğimiz havuza toplanır ki İnsan düşüncedir demek, soyut ve somutun birleşiminden ortaya çıkmış bir sözdür.
O yüzden aklı öne almak, gönülü öne almak, duyguları öne almak değilde, düşünceyi öne aldığımızda, icatlar bile başka anlam kazanır. (bu benim düşüncem)

Örn. atom bombası kötü bir düşüncenin ürünüdür.
Ama nükleer santral iyi bir düşüncenin ürünüdür, gibi.
Elbette her ikisinde de akıl var, emek var ama amaçları başka başka.
Biri silah milyonları öldürmek için, biri icat insanları yaşatmak için.

Bu noktada iyi akıl kötü akılda olamayacağına göre, sorunun "düşüncede" olması bana daha mantıklı gelmektedir.

Not:
Bu arada gönül gönül deyip, birden düşünceye nereden geldiğim merak edilirse, aslında akıl diye diretilince, belkide yanlış anlama ama zıttı olan gönülü ön çıkartmak istedim, zaten gönül ile ilgili bir problemde olmayınca, gönülde akılda rayına oturmuş oldu benim açımdan.

Sevgiler.

turin
24-04-2015, 00:55
Hehe, o zaman beynin akıldan ibaret olmadığı netleşmişdir umarım :)

He bu arada, aslında bu soyut kavramların beyinde somut karşılıkları var diye biliyorum ben.. Bilincimizi kullandığımızda çalışan yer farklı, sevdiğimiz kişiyi görünce çalışan yer farklı... Örüntü -ydü sanırım- teknolojisi ile bunlar saptanıyor bildiğim kadarıyla..
Bilen arkadaşlar vardır ve aydınlatırlar muhakkak.
SON:)

spartacus
24-04-2015, 02:54
Sizin sorduğunuz türden soruyorum. Akıl hastalarının eğer aklı hasta ise vücutlarını kontrol eden nedir?
Akıldan ne anladığınız önemli, akıl vücudu kontrol mü ediyor?
Kontrol aklı hasta olan bu kişilerin normal vücut fonksiyonlarını kontrol eden nedir?
Demek ki bilinç konusu sizin idealist kurgularınızın boyunu aşıyor, sürekli sarıldığınız şey BİR HALT BİLMEMEK, ama maşalzeus bilmediğin hiç bir şey yok, sanırım bilmediğini bilmemek dışında.

Gönül eğer bir veri/bilimsel bir dayanağı olmayan düşünce ise, bilim alanına girmez sanırım. Bir organ olmadığına göre, ha gönül ha ruh ha tanrı ne değişir? Tanrının varlığını içimde hissediyorum. Bakın aynı yol aynı sonuç.
Sizin akıl dediğiniz şey organ mıdır kendileri? İşte yine geldik öznelciliğe, halbuki 1 ay önce defalarca size link vermiştim, en önemli mantık hatasının öznel soyutlamaların, somutun yerine ikamesi(geçirilmesi) olduğunu? Ve böylelikle sizin bilinmeyen akıl hayalinizde laf olsundan öte gitmedi. Gönül denilen de, akıl gibi soyutlamadır sadece ve somut zemini vardır!!

Aklın tamamına erişememiş iken bu kadar kesin konuşabilmek tam olarak neyle açıklanıyor? İnanç, cehalet, ön yargı, ön görü, medyumluk, ilahi bir bilgi, peygamberlik? HAngi bilim size hayali bilgilerle bu cesareti vermekte?
Sizin akıl, metre cinsinden mi ölçülüyor, yoksa km cinsinden filan mı? Her zamanki akıl oyunları, tipik şartlılık çıkarımları, boş, subjektif, alakasız ifadeler, taban ve zeminler, peki aç tavuk rüyasında darı ambarı görsün kabul(!), el insaf, bari uyanıkken bir kez olsun darı ve ambar görmüş olaydı? Ya da hol yok, yumurta yok, sizinkisi bu hesap...

Ama daha akıl dediğiniz organın(!?), çapını ölçmemişsiniz, metre, km cinsinden mi yapılır? belki bilmiyorsunuz, ama akılın tamamını çözmek ne demek yahu? Sürekli aynı mantıksız temeller, safsata gerekçeler, akılın çözülüp çözülmemesi ile ne alakası var spagetti canavarının? Ne yani siz su içmek ya da su demek için böyle safsata, boş bir lafın akılın tamamının çözülmesini bekleyenlerden misiniz?!

Madem üfürükleri sallayıp, gerisine karışmam ben bilemem diyorsunuz -ki gerçekten buraya kadar saygılıyım, ama siz burada durmuyor, boyunuzu aşıyor, bir kaşık sularda boğuluyor, başka insanların düşüncelerini abuk, subuk akıl oyunlarıyla mahkum ederim edalarına giriyorsunuz olmuyor!, bu tutum ve yaklaşımınızdan da nedense hiç çıkmayı düşünmüyorsunuz, hasım güreşi yapar gibi!. Bilmediğiniz şeyler hakkında bu kadar kurguyu nasıl üretiyorsunuz? Garip, ama garip olmayan, hal ve durum bir konuyu bilinçli tartışmaktan, ele alıp paylaşmaktan ziyade, baskın gelme zorlanmasına dönmüş olabilir. Sürekli aynı totolojiler, safsatalar etrafında dönen akıl oyunları, saplandığı yerden objektif ele avuca gelir dayanaklarla çıkamıyor bir türlü. Bilinemez, bilemeyiz gibi salatalarınız varsa, lütfen tartışmayın(çünkü bilmediğini ancak cahiller konuşur). Fikirlerinizi sunmanız başka bir şey, yumurta tokuşturur gibi bu tür lafları, gözlemlenen ve bilince edilene karşıtmış gibi tokuşturmanız başka(akılın tamamını bilmek, herşeyi bilmek-ki mümkünmüş gibi- gibi muğlak laflar). Siz daim zeytinyağı olursunuz bu şekilde, Allah nerede göremeyiz, vay efendim görseydik, görürsek dayanamayız, yakar kavurur!? Sebep, dayanabileceğimiz gibi görünsün, ya da dayanabileceğiniz gibi özellik vermiş olsun zor mu?! Yani saçmalık ötesi safsata savunuları, sizin hiç bıkmadığınız ve hep aynı nakaratla(!) bunca yazıp döktüğünüz şeylerde tutumunuz zerre farklı mı? Hayır, eee siz zeytinyağısınız, bu şekilde yazışmanın ele avuca gelir nesi, ne kıymeti var şimdi?...

Üslubumu beğenmedin biliyorum, zira bu dilden anlaşabiliriz düşüncesine kapıldım, hem de böylelikle ayna tutmuş olabileceğimi düşündüm.

Stepal Kepton
24-04-2015, 12:47
Akıldan ne anladığınız önemli, akıl vücudu kontrol mü ediyor?


Hayır herkes için geçerli değil muhtemelen sizin türde olanların vücutlarını beyin yerine nerede olduğu çok önemli olmayan kıllar yönetiyor.

Demek ki bilinç konusu sizin idealist kurgularınızın boyunu aşıyor, sürekli sarıldığınız şey BİR HALT BİLMEMEK, ama maşalzeus bilmediğin hiç bir şey yok, sanırım bilmediğini bilmemek dışında.

Bilinç! (wikipedi ne diyor ben cahilimde)

Kişinin kendisine, yaşantılarına, çevresine, öteki kişilere, bir bütün olarak içinde yaşadığı dünyaya ilişkin farkındalığı, yaşanan deneyimlerden kendiliğinden doğan kendinin farkında olma görüngüsü;
Öznenin duygularına, algılarına, bilgilerine ve kavrayışlarına bağlı olarak kendini anlama, tanıma ya da bilme yetisi;
Bilme edimi ile bilinen içerik arasındaki ilişkiyi her ikisini de içerecek biçimde bir üst düzeyde kurabilme becerisi;
Acı çekme, isteme, bekleme, düş kırıklığına uğrama, korkma gibi belli bir nesnesi bulunan bütün “geçişli” yaşama edimlerini olanaklı kılan ana ilke;
Düşünen öznenin kendisine dönerek, kendisini kendi düşünceleri ile kavraması, kendisine bir başkası olarak dışarıdan bakabilmesi durumu;
“İçebakış” yoluyla zihnin kendi deneyimlerinin gerçekliğini kavrama edimi;
Zihinsel yaşamın geçmiş duyumları, algıları, bilgileri bellekte tutma yeteneği;
Kişinin kendi içinde yaşadıklarına ya da dışarıda olup bitenlere yönelik incelmiş sezgisi, bütün yaşadıklarına ilişkin genel görüşü;
Üzüntü, sevinç, hüzün gibi tek tek yaşantı durumlarına ilişkin kendilik izlenimleri, şeylerin kişiye nasıl göründüğüne yönelik görüngübilimsel yaşantılar bütünü.

Çok merak ediyorum acaba bana bir halt bilmiyor diyen kişinin bir haltı kendi bilmemesini açıklayabiliyor muyum? Bak bakalım altı çizili kelime ve cümlelere kaç tanesi senin esrarengiz kafanda olmayan aklına işaret ediyor veya senin deyimin ile o dayanaksız sallamasyon bilinç bilgin nerede?


Sizin akıl dediğiniz şey organ mıdır kendileri? İşte yine geldik öznelciliğe, halbuki 1 ay önce defalarca size link vermiştim, en önemli mantık hatasının öznel soyutlamaların, somutun yerine ikamesi(geçirilmesi) olduğunu? Ve böylelikle sizin bilinmeyen akıl hayalinizde laf olsundan öte gitmedi. Gönül denilen de, akıl gibi soyutlamadır sadece ve somut zemini vardır!!

Aklı olmadan kafası olan kişilerin işine gelince hayali kurgulara inanmaz iken işlerine gelince gönüle maneviyat yükleyip bilimsel sanması... Siz ruh bilimi diye bir şey duydunuz mu? Ruhsal hastalıklar dalı var mı? Bu yönde meslek var mı? Peki bana ruhun nerede olduğunu söyleyin o vakit yoksa hepsi gönül gibi aşk gibi esasında ortada olmayan ama BEYİN (ilgili bölümleri) tarafından bazı salgı ve yorumların neticesinde ortaya çıkan güdüler veya hisler ya da daha doğrusu etkenler midir?

Sizin akıl, metre cinsinden mi ölçülüyor, yoksa km cinsinden filan mı? Her zamanki akıl oyunları, tipik şartlılık çıkarımları, boş, subjektif, alakasız ifadeler, taban ve zeminler, peki aç tavuk rüyasında darı ambarı görsün kabul(!), el insaf, bari uyanıkken bir kez olsun darı ve ambar görmüş olaydı? Ya da hol yok, yumurta yok, sizinkisi bu hesap...

Ama daha akıl dediğiniz organın(!?), çapını ölçmemişsiniz, metre, km cinsinden mi yapılır? belki bilmiyorsunuz, ama akılın tamamını çözmek ne demek yahu? Sürekli aynı mantıksız temeller, safsata gerekçeler, akılın çözülüp çözülmemesi ile ne alakası var spagetti canavarının? Ne yani siz su içmek ya da su demek için böyle safsata, boş bir lafın akılın tamamının çözülmesini bekleyenlerden misiniz?!




Her zaman kıvırma eylemleri, saptırma ve farklılaştırma yöntemleri. Siz hayret ediyorum nasıl olur da benim beyni metre ile ölçtüğümü düşünüyorsunuz hangi yazımda ben ölçmek demişim? Sizin uydurduğunuz ve sürekli konuyu dağıtmaya yönelik girişimlerinizin bir başka örneği. Komiksiniz ve kendi cahilliğinizde boğulmaktasınız. O yüzdendir ki bu forumda bilim adına hiç bir bilgi paylaşılamıyor. Çünkü ideolojileriniz uğruna kendi bildiklerinizi dayatıyorsunuz. Bu yüzden forum benim analimize göre bilimden uzak kalıyor. Siz kimsiniz? Bakın ben yüzlerce mesaj yazdım kaçında Tanrı var dayattım? Siz kimsiniz ki rahatlıkla tanrı yok diye konuşup hiç evrensel anlamda bilgi olmadığı halde ölüm sonrasını kara deliği maddeyi başlangıcın olup olmamasını vb. onlarca 0 bilgi sahibi olunan konularda kesinlik arz eden yazılarınız var ve hiç bir dayanağınız yok. Bu mu bilim? Atmasyon sallamasyon uyduruk hikayeleriniz görülüyor ki kabul görmüyor. Bugün en basitinden big bang i tüm bilim ve dünya kabul etmiş siz iki bilgisiz ahmak mı çürütüyorunuz? Ne saygınız var bilime nede bilim adamlarına. Uyduruk temelsiz hikayeleriniz sizi bağlar. Neye inanırsan inan.


Madem üfürükleri sallayıp, gerisine karışmam ben bilemem diyorsunuz -ki gerçekten buraya kadar saygılıyım, ama siz burada durmuyor, boyunuzu aşıyor, bir kaşık sularda boğuluyor, başka insanların düşüncelerini abuk, subuk akıl oyunlarıyla mahkum ederim edalarına giriyorsunuz olmuyor!, bu tutum ve yaklaşımınızdan da nedense hiç çıkmayı düşünmüyorsunuz, hasım güreşi yapar gibi!. Bilmediğiniz şeyler hakkında bu kadar kurguyu nasıl üretiyorsunuz?

Kurgu üretmek! Daha en temel sorulara cevap bulunamamış. Madde nedir bilinememiş, hayat nasıl başlamış bilinememiş, su nereden gelmiş bilinememiş, akıl var ya hani kafada olan onun yüzdeyüzü çözülememiş ölüm sonrası bilinememiş ve ben kurgu üretiyorum siz bilimsel konuşuyorsunuz öylemi ancak bu kadar küçülebilirsiniz. Sizin kurgularınızdan bize fırsat mı kalıyor efendim. Bi bakın şu birkaç sayf-dığım maddeye siz bunlara ne gibi bi yerinizden uydurma hikayeler yazmışsınız bi açıklmaya çalışın. Hiç bir şey bilmediğiniz (bilmediğimiz) halde inançlarınızı ve egonuzun vediği gazla millete palavra yutturuyorsunuz. Yahu insaf! Daha bilim, onlarca bilim adamı çözememiş siz kimsiniz? Bu çok bilmiş tavrınız nedir? Bi saygı duyup inadım inat .... demeyin de at gözlüğünü çıkartıp gerçekleri görün.

Garip, ama garip olmayan, hal ve durum bir konuyu bilinçli tartışmaktan, ele alıp paylaşmaktan ziyade, baskın gelme zorlanmasına dönmüş olabilir. Sürekli aynı totolojiler, safsatalar etrafında dönen akıl oyunları, saplandığı yerden objektif ele avuca gelir dayanaklarla çıkamıyor bir türlü. Bilinemez, bilemeyiz gibi salatalarınız varsa, lütfen tartışmayın(çünkü bilmediğini ancak cahiller konuşur).

Sen ne biliyorsun gerçekten çok merak ediyorum? Ben senin taptığın maddenin ne olduğunu soruyorum cevap nedir? Bana hayatın nasıl başladığını anlat diyorum cevap? Kara madde ve kara enerjiyi anlat? Kara deliği anlat? Big bang yoksa olan şeyi anlat? Hepsine uyduruk kendi çıkarımlarınızı inançlarınızı yüklemişsiniz başka bir şey görmüyorsunuz. Cahil deidiğin kişi senden daha gerçekçi. Elinde 0 bilgi ama evreni yaradan da yine sizsiniz. Asıl cehalet böyle bir şey işte.


Fikirlerinizi sunmanız başka bir şey, yumurta tokuşturur gibi bu tür lafları, gözlemlenen ve bilince edilene karşıtmış gibi tokuşturmanız başka(akılın tamamını bilmek, herşeyi bilmek-ki mümkünmüş gibi- gibi muğlak laflar). Siz daim zeytinyağı olursunuz bu şekilde, Allah nerede göremeyiz, vay efendim görseydik, görürsek dayanamayız, yakar kavurur!? Sebep, dayanabileceğimiz gibi görünsün, ya da dayanabileceğiniz gibi özellik vermiş olsun zor mu?! Yani saçmalık ötesi safsata savunuları, sizin hiç bıkmadığınız ve hep aynı nakaratla(!) bunca yazıp döktüğünüz şeylerde tutumunuz zerre farklı mı? Hayır, eee siz zeytinyağısınız, bu şekilde yazışmanın ele avuca gelir nesi, ne kıymeti var şimdi?...

Yine aynı uyduruk kelimeler. Ben Allah benzetmesi yakma benzetmesi nerede yaptım? Konuya enjekte kelimeler ve her zaman ki gibi hedef saptırma ve de kıvırma stratejisi. Başta da belirtiğim gibi sizin kıllar karar verdiği için aklınızın olmaması ve kafanızın boş olması olağan geliyor bana mümkündür. Halen bana kelime oyunları ile tanrı kavramını konuya dahil etmem için teşvik etseniz de benim inancım bana kimseyi bağlamaz. Ben inanıyorum senin gibi ne olduğunu bilmediğim semavi din inancıyla eş değer saplantılarım yok. Ben bakabilirsiniz hiç metafizik kavramlar kullanıyor muyum? Yoksa bunları gönül gibi ruh gibi benzetmelerle siz mi bize aşılıyorsunuz? Aklınız yoksa biraz vicdanınız olsun tabi vicdanınız nerede o da size göre ayrı bir bilim. Beyinden ayrı tabi... Nerede olduğunu yazmaya terbiyem müsaade etmiyor siz anlayın somut bilimsel davranmaya çalışan ama cehalette tavan yapan dostum.

İnsaf ya insaf! Bilim temel sorulara cevap veremiyor şuan. Teoriler olabilir. Teoriler gerçekte olabilir sorun yok. Ee buradaki birkaç cahil, saplantılı, ego düşkünü kendini bilmez, her şeyi bildiğini iddia ediyor. İnsan biraz da haddini bilmeli. Bu forumda neden bilim ilerlemiyor? Çok açık. Siz tartışmıyor ideolojininiz önünde ona tapıyor ve açık olmaktan uzak süslü kelimelerle milleti kandırmaya çalışıyorsunuz. Fakat görüdğünüz gibi sonuç alamıyorsunuz. Çünkü herkes bunların kişisel inançlarınız olduğunu bilse de siz onları tartışmaktan uzaklaştırıyorsunuz. Açık net olun kardeşim. Sizin sorularla islamiyet cevaplarından farklı kılan nokta nedir? Bi düşünün.

Üslubumu beğenmedin biliyorum, zira bu dilden anlaşabiliriz düşüncesine kapıldım, hem de böylelikle ayna tutmuş olabileceğimi düşündüm.

Benim beğenmemem önemli değil. Ben bugün var yarın yokum. Önemli olan başkaları. Ben sizin içinizi dışınızı ve muhtemelen hizmet ettiğiniz! amacı da biliyor olduğumu düşünüyorum.

Ateizm böyle bir şey değil, olmamalı. Ateist forum diye bir yerde de tartışmaya çalıştığınızda küfür hakaret aşağılama... Siz kimsiniz? ateizm bu sanırım kabul etmem lazım. Sevgi saygı anlayış yaşama hevesi nerede? Sizin başkalarının düşüncesine saygıyı geç tahammülünüz yok ki ben her konularımda agnostik davrandım sebepsizce.

Sevgiler. Üslubum ve sert tutumum için özür dilerim.