PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Renault Eylemi Bir Değişimin Habercisi Olabilir mi?


Dialectics
21-05-2015, 12:52
Bildiğiniz üzere 15 Mayıs tarihinde OYAK Renault'da başlayan eylem diğer bazı firma çalışanlarının katılımıyla büyüyerek devam ediyor.

Açıkçası kapitalist sisteme karşı günün birinde sömürülen işçi kesiminin ayaklanmasını ben kaçınılmaz sonuç olarak görüyorum. Sömüren ile sömürülen arasındaki uçurum ayyuka çıkmaya başladıkça, insanlar sistemdeki çarkların kimin lehine ne derece adaletsizlik ile döndüğünü idrak ettikçe veya başka bir deyimle insanların sisteme karşı niceliksel birikimleri arttıkça niteliksel değişim kaçınılmaz hale gelecektir.

Yunanistan'da sol görüşlü Chipras'ın zaferi sanki kapitalist sisteme karşı hareketin ilk emaresiydi. Oyak Renault'da başlayan eylem de münferit bir olmaktan ziyade sanki giderek daha genele yayılacak, patron-sendika ilişkilerindeki çarpıklığı deşifre edecek, en azından toplumsal bir farkındalık yaratabilecek bir harekete dönüşebilir mi?

Vefik Sami
21-05-2015, 13:13
Bildiğiniz üzere 15 Mayıs tarihinde OYAK Renault'da başlayan eylem diğer bazı firma çalışanlarının katılımıyla büyüyerek devam ediyor.

Açıkçası kapitalist sisteme karşı günün birinde sömürülen işçi kesiminin ayaklanmasını ben kaçınılmaz sonuç olarak görüyorum. Sömüren ile sömürülen arasındaki uçurum ayyuka çıkmaya başladıkça, insanlar sistemdeki çarkların kimin lehine ne derece adaletsizlik ile döndüğünü idrak ettikçe veya başka bir deyimle insanların sisteme karşı niceliksel birikimleri arttıkça niteliksel değişim kaçınılmaz hale gelecektir.

Yunanistan'da sol görüşlü Chipras'ın zaferi sanki kapitalist sisteme karşı hareketin ilk emaresiydi. Oyak Renault'da başlayan eylem de münferit bir olmaktan ziyade sanki giderek daha genele yayılacak, patron-sendika ilişkilerindeki çarpıklığı deşifre edecek, en azından toplumsal bir farkındalık yaratabilecek bir harekete dönüşebilir mi?

Sınıf bilici oluşmadığı/gelişmediği müddetçe, bu tepkiler konjonkturel olmaktan öteye geçemez. Beklediğiniz sonuçların hiçbiri çıkmaz. İşçi ve memurların tepkileri büyük ölçüde gelir azlığına bağlıdır. Bilinçli ve organize bir tepki değildir. Vasatî düzey bir gelire kavuştuklarında, hemen hepsinin sesi-soluğu kesilir.

Nasreddin Hoca'nın "fil" hikâyesi pek çok şey anlatır aslında.

spartacus
21-05-2015, 14:44
Ekonomik mücadeleler yani kendiliğinden mücadeleler de siyasileşir.

Bu süreç, pratik meselesi çünkü ekonomik mücadele için dahi siyaset yapmayı bilmek gerekir, pratik cevherdir ve bu pratikle sınıf bilinci, bilinçlenme gelişmeye başlar.

Örneğin ekonomik hak talebi karşısında devleti ve kolluk güçlerini, yasak ve direnci, sömürgenlerin baştan aşağı örgütlü olduğunu, devletten, kolluk gücüne, basın-medyasına, eğitime değin bunların elinde olduğunu, sözde demokrasi denileninde sınıf diktatörlüğü olduğunu görüyor.

İşverenler üretimi tatil edip yanıt verirken devlet yasaklarla, polisle, askerle, şiddetle yanıt veriyor. İşçiler bu süreçlerde kimin ne olduğunu anladığı gibi kendilerininde ne olduğunu anlıyor, istemeseler bile anlayacaklar zira devlet de, işverende(patronlar) kendilerinin işçiden ayrı ve onlara karşıt-düşmanca, onların karşısında olduklarını gösterir, göstermiştir...

Düşünsenize, bu maaş bize yetmiyor diyorsunuz, devlet kafanızda şiddet sallıyor, ne için, kimin için bu devlet? Kimin devleti? Soma işçisine teke atan bir sistem, bir devlet ve sonra da tekme attığını cezalandıran bir sistem, devlet. (http://www.gelecekgazetesi.org/?p=14816) Düşünebiliyor musunuz araca tekme attı diye eşi bile cezalandırıldı, hapis cezası ile yargılanıyor ama işçiye tekme atan ise onurlanıdırılıyor, kapitalizmde işçinin, üretenin(kölenin) insanın değeri bu. Ve işçinin tekmelendiği, emekçinin tekmelendiği, hatta suikastlerle öldürüldüğü, gazla, copla, şiddetle dövüldüğü kapitalizmde, tekme yiyenler tekme atarsa, armut toplamazsa bu sefer sistem tellaları, neo-liberal sahtekarlar, işçiyi, emekçiyi vahşi, şiddet yanlısı, yok efendim totaliter vb kara propaganda ile boğabiliyorlar, bu günümüzde hayli etkin bir propaganda ne yazık ki ve bir gün insandan, emekten, üretimden yana bir sistem kurarda, tüm bu insan düşmanları cezalandırılırsa -sanki adalet bu değil, hukuk bu değilde, başka bir şeymiş gibi!- dünyayı ayağa kaldırıyorlar...
https://scontent-mxp1-1.xx.fbcdn.net/hphotos-xft1/v/t1.0-9/p526x296/11350437_679673285471227_4228272224472350413_n.png ?oh=9e5dcb9d0c929a3c9f2d4f48b82c5477&oe=55C0D8E9

Ülke kaynaklarının %50 den fazlasını sömüren %1'in devleti, sistemi, üretim araçlarının mülküne sahip olanlar sömürü ve köleye de otomatikman sahip oluyorlar, bunu görmeden zaten sınıf bilinci de gelişmiyor, bu tür eylemler isterse 3 kuruş için olsun değerlidir, zira sistem ve devlet, patronlar gerçek yüzünü 1 simit talebi için dahi gösterir, çıakrlarının peşine düşer, işçlerde çıakrlarını kavradıkça sınıf bilincine yol alır.

Tabi en önemli sorun ekonomik mücadelelerin kuyruğuna takılmama, bunu olduğundan fazla yüceltmemek aksine bu mücadeleleri siyasi mücadele ve örgütlenme zeminine taşıyabilmek gerekir.

bursali68
22-05-2015, 14:26
Merhaba,

Bildiğim kadarıyla Renault ve devamında Tofaş, Mako, Oto Trim...v.b. firmalardaki eylem " biz işverenden şunu talep ediyoruz " eylemi değil, sendikanın sıkıntı oluşturduğu bir eylem gibi gözüküyor.

Biraz karışık bir durum ancak firmalarda ufak ufak da olsa firmaya giriş ve çalışma başlıyor gözüküyor...Coşkunöz bunlardan biri, Mako diğeri...

Sorun sendikanın ne olduğunun bilincinin yerleşmemesi sorunu sanırım...

Sağlıcakla kalınız...

xcan
22-05-2015, 14:53
Sevgili bursalı68 işçi hareketi zaman zaman geri adımlar atabilir çünki baskı ve hile mevcut .Burada gözlemlenmesi gereken şey işçilerin korku duvarını yıkmış olması.Ben bahar eylemlerinin bizzat içinde ve ön saffında bulumuş bir insan olarak söylüyorum bu büyük bir sıçramadır.Büyüyecek.Yeni bir haziran üretecek namuslu bir başkaldırının ilk ve kararlı adımıdır.
Ucu genel greve ve tahrire uzanabilir.Sadece sarı sendika hedeflenmiyor ücret artışı talepleri var.

Türk Traktör'de eyleme katılan işçilerin oranı yüzde 90'ı buldu, fabrikaya çadır kuruldu
Yorum Yap Yazdır Facebook'ta Paylaş

Türk Traktör'de eyleme katılan işçilerin oranı yüzde 90'ı buldu, fabrikaya çadır kuruldu

Üretimi durduran Türk Traktör işçileri de eylemleri sürdürüyor. Eyleme gece ve sabah vardiyasi da katıldı. İşçiler, ücretlerin yükseltilmesi ve ağır sanayi işçisi statüsüne alınmalarını istiyor.


22 Mayıs 2015 Cuma 13:26






http://www.ulusalkanal.com.tr/images/haberler/turk_traktor_de_eyleme_katilan_iscilerin_orani_yuz de_90_i_buldu_fabrikaya_cadir_kuruldu_h61252_6815b .png
20 1 0 0





Ankara’daki üretimi durduran Türk Traktör işçisinin isyanı büyüyor.

Dün ayaklanan yüzlerce Türk Traktör işçisine gece ve sabah vardiyası da katıldı. Eyleme katılan işçilerin oranı yüzde 90'ı buldu..

Üretim yapılan hangarlarda başlayan grevde işçiler sloganlar atarak yürüyüşe geçmiş, Türk Metal sendikası protesto edilmişti.

İşçiler bugün de eylemdeydi. Fabrikada grev çadırını kurarak eylemlerini sürdürme mesajını verdiler.

İşçiler, ücretlerin yükseltilmesi ve ağır sanayi işçisi statüsüne alınmalarını istiyor.

ulusalkanal.com.trhttp://www.ulusalkanal.com.tr/emek/turk-traktor-de-eyleme-katilan-iscilerin-orani-yuzde-90-i-buldu-fabrikaya-cadir-kuruldu-h61252.html (http://www.turandursun.com/forumlar/ulusalkanal.com.trhttp://www.ulusalkanal.com.tr/emek/turk-traktor-de-eyleme-katilan-iscilerin-orani-yuzde-90-i-buldu-fabrikaya-cadir-kuruldu-h61252.html)

Neva
22-05-2015, 23:12
Tabi en önemli sorun ekonomik mücadelelerin kuyruğuna takılmama, bunu olduğundan fazla yüceltmemek aksine bu mücadeleleri siyasi mücadele ve örgütlenme zeminine taşıyabilmek gerekir.

En onemli nokta da burasi. Siyasi mucadele ve Orgutlenme..

bursali68
23-05-2015, 00:08
Merhaba,

Sevgili xcan, söylediklerinize harfiyyen katılıyorum ki geçmişte " EĞİT-SEN " nin kuruluşunda yasal olmadığı halde aktif rol oynadım...

Ancak bu eylemde aklımı kurcalayan bir iki sorun var...

Birincisi, bu olaylar " Türk Metal Sendikası " üyeleri arasında patlak veriyor...Yani ağırlıklı SAĞ görüşlü olan ve ağırlıklı sağ görüşlü ve AKP seçmeninin içinde bulunduğu bir sendika...Ve eylemlerde polis " MİSAFİR " takılıyor...İlk soru aklıma geliyor...Bu eylemlerin odağında DİSK olsaydı ne olurdu...? Bu anlamda sanki PROVAKE edilmiş bir durum var gibi geliyor, umarım yanılıyorumdur...

İkincisi, yukarıdaki sorunu görmezsek, geriye kalan hak aramaktan çok, sendikaların DOĞRU görev yapmaması aklıma geliyor...!

Tabii ki sendikalar hem mesleki örgütlerdir, hem de " demokrasinin zorlayıcı unsurları " dır...Buna sözüm yok...Ancak burada, yakın geçmişteki olumsuzluklara TIK SES ÇIKARTMAMIŞ bir kitle gözümün önüne geliyor...Örneğin...:

*Hak arama mücadelesinde sorun HAKEM HEYETİNE gittiğinde, hakem heyetinin verdiği kararın yargıya taşınamaması yani itiraza kapalı olmasına ait kanun çıktığında bu sendikalar ve çalışanlar NEREDEYDİ...? Şahsen ben seslerini duymadım, duyan varsa söylesin...

*Ayrıca, sendika bir veya iki yıllık anlaşma yaptığında " DAVUL-ZURNA " ile alkışlayan bu sendikalıların, patates 5 TL olduğunda mı akılları başlarına geldi...?

Çeşitli forum ve platformlarda defalarca söyledim, ülkenin özellikle imalata yönelik ekonomisi 2006-2007 yılından bu yana DUVARA TOSLAMIŞ durumda...Ancak tuzu kuru insanımız çok, tuzlar ancak eridi...Ki sorun sendikalar ile başlayıp hak arama olayına döndü...Ancak bu noktada da sanırım bir hukuksuzluk ortaya çıktı...Ve sendikalılar SIKIŞTI...!

Sonuç şudur aslında sendikalılıkta...: Amaç haklı bir HAK ALMA mücadelesi ise bu kesinlikle YASALDIR...!

Bu olaylarda ise eylemler böyle başlamadığı için HUKUKSUZ bir yola girdi...Sendika ile ilgili sorunun varsa bunun suçlusu İŞVEREN midir...? Sorun budur...!

O yüzden, SENDİKALILIK bir BİLİNÇ konusudur...!

Not...: Sevgili xcan, bu arada, Türk Traktörü de, Tofaş'ı da, Ford'u da , Renault'u da, Mako'yu da, Oto Trim ve Coşkunöz'ü de YILLARDIR çok hem de çok iyi bilirim...O firmalara yeri geliyor, üretim, tasarım işi yapıyorum, yeri geliyor Teknik eğitim veriyorum...Kimin tuzu kuru, kimin yaş emin ol çok iyi biliyorum...Bir çoğunda ücretler konusunda sıkıtı olduğu halde, hiçbirinin GIKI çıkmadı...!

Sağlıcakla kalınız...

bakkalmahmud
23-05-2015, 00:38
Hayatimin büyük bölüme sömürülmekle gecdi,sömürünün ne oldugunu cok iyi bilirim bu yüzden sömürüye karsiyim.Islam dinini hertürlü cakal cikarina kullanabiliyor, bunu emekciler neden yapamiyor? Islamdan hakka adalete emege birsey cikmazmi?.saygilar

İlahimasal
23-05-2015, 00:57
Merhaba,

Sevgili xcan, söylediklerinize harfiyyen katılıyorum ki geçmişte " EĞİT-SEN " nin kuruluşunda yasal olmadığı halde aktif rol oynadım...

Ancak bu eylemde aklımı kurcalayan bir iki sorun var...

Birincisi, bu olaylar " Türk Metal Sendikası " üyeleri arasında patlak veriyor...Yani ağırlıklı SAĞ görüşlü olan ve ağırlıklı sağ görüşlü ve AKP seçmeninin içinde bulunduğu bir sendika...Ve eylemlerde polis " MİSAFİR " takılıyor...İlk soru aklıma geliyor...Bu eylemlerin odağında DİSK olsaydı ne olurdu...? Bu anlamda sanki PROVAKE edilmiş bir durum var gibi geliyor, umarım yanılıyorumdur...

İkincisi, yukarıdaki sorunu görmezsek, geriye kalan hak aramaktan çok, sendikaların DOĞRU görev yapmaması aklıma geliyor...!

Tabii ki sendikalar hem mesleki örgütlerdir, hem de " demokrasinin zorlayıcı unsurları " dır...Buna sözüm yok...Ancak burada, yakın geçmişteki olumsuzluklara TIK SES ÇIKARTMAMIŞ bir kitle gözümün önüne geliyor...Örneğin...:

*Hak arama mücadelesinde sorun HAKEM HEYETİNE gittiğinde, hakem heyetinin verdiği kararın yargıya taşınamaması yani itiraza kapalı olmasına ait kanun çıktığında bu sendikalar ve çalışanlar NEREDEYDİ...? Şahsen ben seslerini duymadım, duyan varsa söylesin...

*Ayrıca, sendika bir veya iki yıllık anlaşma yaptığında " DAVUL-ZURNA " ile alkışlayan bu sendikalıların, patates 5 TL olduğunda mı akılları başlarına geldi...?

Çeşitli forum ve platformlarda defalarca söyledim, ülkenin özellikle imalata yönelik ekonomisi 2006-2007 yılından bu yana DUVARA TOSLAMIŞ durumda...Ancak tuzu kuru insanımız çok, tuzlar ancak eridi...Ki sorun sendikalar ile başlayıp hak arama olayına döndü...Ancak bu noktada da sanırım bir hukuksuzluk ortaya çıktı...Ve sendikalılar SIKIŞTI...!

Sonuç şudur aslında sendikalılıkta...: Amaç haklı bir HAK ALMA mücadelesi ise bu kesinlikle YASALDIR...!

Bu olaylarda ise eylemler böyle başlamadığı için HUKUKSUZ bir yola girdi...Sendika ile ilgili sorunun varsa bunun suçlusu İŞVEREN midir...? Sorun budur...!

O yüzden, SENDİKALILIK bir BİLİNÇ konusudur...!

Not...: Sevgili xcan, bu arada, Türk Traktörü de, Tofaş'ı da, Ford'u da , Renault'u da, Mako'yu da, Oto Trim ve Coşkunöz'ü de YILLARDIR çok hem de çok iyi bilirim...O firmalara yeri geliyor, üretim, tasarım işi yapıyorum, yeri geliyor Teknik eğitim veriyorum...Kimin tuzu kuru, kimin yaş emin ol çok iyi biliyorum...Bir çoğunda ücretler konusunda sıkıtı olduğu halde, hiçbirinin GIKI çıkmadı...!

Sağlıcakla kalınız...


inceyi yakalamışsın bursalı.

geçenlerde chp genel başkanı , otomotov sektörünün ileri gelenleri ile gizli bir toplantı yapmışlar.

hükümet de yani r.t.e. iş adamlarına bunu yapdığïnız için sizi ,çalışanlarınızla tehdit ederim mesajını verdi.

iş adamları geri çekildi ve bazı kesimler işcileri tekrar işe başlattı.

ah keriz işci takımı gücünü bir anlasa, hükümetlerede,iş verenlerede ayarını verecekde.....kukla olmakdan kurtulamıyolar. malesef.