kartopu
29-05-2015, 11:58
PostalMarx.dan alıntı.
spatcus, malesef sen ekonomiyi anlamamışsın. Önce şunu kabul etmek gerekir ki bir toplumda default (... )ekonomik ilişkiler modu kapitalizmdir. Kapitalizm sadece en ilkel takas sisteminin daha gelişmiş halinden başka birşey değildir.
Kapitalizm aynı zamanda adil olan düzendir. Çünkü kapitalizm demek herkesin topluma kattığı değer kadar toplumdan geri birşey alması demektir.
Bunun ötesinde sosyaldemokrat önlemler, mesela toplumun en altındakiler için yapılacak bir "güvenlik ağı" gibi şeyler, ki toplumsal bir fona dayanır, bunlar bir hak değil lütuftur.
Şimdi önce herkesin neye ne kadar hakkı var bunu önce bir anlayalım. Ondan sonra da "hak aramak için sokak" vs neymiş bir anlayalım.
Sen şimdi yukarda dediğime karşı çıkacaksın. Diyeceksin ki "bir insanın topluma kattığı değer kadarının kendine geri döndüğü doğru değildir, çünkü katılan değer sarfedilen emekle ölçülür." İşte bu yanlış. Topluma katılan değer sadece piyasa içersinde belli olur. O yüzden de gerçekten de herkes kattığı değer kadar geri alıyor.
Şimdi gelelim direkt vs dolaylı demokrasi konusuna. Direkt demokrasi sadece 100 kişilik falan küçük gruplarda mümkündür. Milyonlarca insanın oluşturduğu bir toplumda doğrudan demokrasi yapamazsın. Bu imkansızdır. Bu yüzden parlementer demokrasi evrimleşmiştir. Bu yüzden dünyanın her yerinde bu sistem kullanılıyor. Ama sen daha hala çocukça şeylerden bahset dur.
Bu düşünce ilgimi çektiği için başka bir başlıkta tartışılması -nı istedim.
Bu düşüncenin tartışıldığında A.Simith ile K.Marx i tartıştırmak gibi olacaktır diye düşünüyorum.
En azından Değer nedir nasıl ortaya çıkar ve üretilen değerler nasıl paylaşılır sistemlerin bunun içindeki payı nedir tartışılacaktır sanıyorum.
Doğrudan demokrasi elbette önemli onu bir başka tartışma içine alırsak ekonomi ile ilgisini daha iyi anlatırız.
spatcus, malesef sen ekonomiyi anlamamışsın. Önce şunu kabul etmek gerekir ki bir toplumda default (... )ekonomik ilişkiler modu kapitalizmdir. Kapitalizm sadece en ilkel takas sisteminin daha gelişmiş halinden başka birşey değildir.
Kapitalizm aynı zamanda adil olan düzendir. Çünkü kapitalizm demek herkesin topluma kattığı değer kadar toplumdan geri birşey alması demektir.
Bunun ötesinde sosyaldemokrat önlemler, mesela toplumun en altındakiler için yapılacak bir "güvenlik ağı" gibi şeyler, ki toplumsal bir fona dayanır, bunlar bir hak değil lütuftur.
Şimdi önce herkesin neye ne kadar hakkı var bunu önce bir anlayalım. Ondan sonra da "hak aramak için sokak" vs neymiş bir anlayalım.
Sen şimdi yukarda dediğime karşı çıkacaksın. Diyeceksin ki "bir insanın topluma kattığı değer kadarının kendine geri döndüğü doğru değildir, çünkü katılan değer sarfedilen emekle ölçülür." İşte bu yanlış. Topluma katılan değer sadece piyasa içersinde belli olur. O yüzden de gerçekten de herkes kattığı değer kadar geri alıyor.
Şimdi gelelim direkt vs dolaylı demokrasi konusuna. Direkt demokrasi sadece 100 kişilik falan küçük gruplarda mümkündür. Milyonlarca insanın oluşturduğu bir toplumda doğrudan demokrasi yapamazsın. Bu imkansızdır. Bu yüzden parlementer demokrasi evrimleşmiştir. Bu yüzden dünyanın her yerinde bu sistem kullanılıyor. Ama sen daha hala çocukça şeylerden bahset dur.
Bu düşünce ilgimi çektiği için başka bir başlıkta tartışılması -nı istedim.
Bu düşüncenin tartışıldığında A.Simith ile K.Marx i tartıştırmak gibi olacaktır diye düşünüyorum.
En azından Değer nedir nasıl ortaya çıkar ve üretilen değerler nasıl paylaşılır sistemlerin bunun içindeki payı nedir tartışılacaktır sanıyorum.
Doğrudan demokrasi elbette önemli onu bir başka tartışma içine alırsak ekonomi ile ilgisini daha iyi anlatırız.