Orijinalini görmek için tıklayınız : Nasıl başladı
İlk şüphem muhammedin evi ve misafirleriyle ilgili ayeti okumamla başladı. Ancak sorgulamak günaha girmek demek olduğundan
beni sıkıntıya sokuyordu.Ama şüphelendim bir kere işte sürekli lazımmış gibi "Hiç şüphesiz" deyip duran kitaptan. ve sonra şüphe ettiğim halde günah diye sorgulayamamaktan kurtulmak ne kadar da rahatlatıcıymış anladım :) Bu sadece zaman meselesiydi. Tüm dinlerin sonunun çözümü zaman. Tarihe bakınca bunu görüyor insan. Yunanın zeusu varsa arabın allahı var :)
Yıldıztozu
04-06-2015, 19:41
Bende din felsefesini sorgulayarak başladı.
Ahiretteki cezalandırmanın mantığını yanlış buldum. Kanıt olmadan ceza neden var? milyonlarca insan suçsuz yere sonsuz cezaya nasıl çarptırılabilir?
Diğer bir sorun da herkesin din seçiminin kültürden etkilenmesiyle ilgili.
Okyanusun ortasındaki küçük bir adada doğsam Kurandan haberim olmayacaktı bile. Ya da farklı bir dine inanacaktım.
Başlangıç kısmı buralardı
Bende din felsefesini sorgulayarak başladı.
Ahiretteki cezalandırmanın mantığını yanlış buldum. Kanıt olmadan ceza neden var? milyonlarca insan suçsuz yere sonsuz cezaya nasıl çarptırılabilir?
Diğer bir sorun da herkesin din seçiminin kültürden etkilenmesiyle ilgili.
Okyanusun ortasındaki küçük bir adada doğsam Kurandan haberim olmayacaktı bile. Ya da farklı bir dine inanacaktım.
Başlangıç kısmı buralardı
Evet haklısınız. Mesale bende her şeyi bilen allah'ın cehenmeme gidecek insanları bile bile yaratmasına anlam veremezdim.
Ben sonsuz azabı hiçbir zaman kabullenemedim. Hadi kanıt olmadan bizi inanmaya zorluyor diyelim. Böyle bir imtihandan da başarısız olduğumuzu kabul edelim. Bunun karşılığı cehennemde ebedi azap görmek mi olmalı? Bana ödüllendirme de cezalandırma da hiçbir zaman mantıklı gelmedi. Cezalandırma çok acımasızca ve hiç adil değil. Ödüllendirme de inandırıcılıktan çok uzak. Başkaları cehennemde cayır cayır yanarken ben cennette hurilerle nasıl gönül eğlendirebilirim ki? Müslümanların bu hususu düşünmemesi ya da dert edinmemesi gerçekten ilginç..
Sanırım çoğu insanın ortak noktasından biride cehennem ve korkutma konusu. Bu dünyada iki dakikalık yakarak öldürme vahşetine gerçek islam bu değil diyenler cehennemde ebedi yananlar varken bencilce cennette takılmaya razılar galiba.
Nana Buluku
04-06-2015, 20:53
İslam dışındaki tüm dinler insan ürünü veya Allah göndermiş olsa bile bozulmuş. İslam neden farklı olsun ki ?
İlk sorgulamam bu soru ile başladı.
İslam dışındaki tüm dinler insan ürünü veya Allah göndermiş olsa bile bozulmuş. İslam neden farklı olsun ki ?
İlk sorgulamam bu soru ile başladı.
Güzel bir başlangıç. Darısı ilk adımı atmaktan çekinenlerin başına :)
Nana Buluku
04-06-2015, 21:00
Güzel bir başlangıç. Darısı ilk adımı atmaktan çekinenlerin başına :)
Amen. :amen:
Şüpheci Dinsiz
04-06-2015, 22:29
Hoşgeldiniz sevgili uguler. :)
spartacus
04-06-2015, 22:52
İlk şüphem muhammedin evi ve misafirleriyle ilgili ayeti okumamla başladı. Ancak sorgulamak günaha girmek demek olduğundan
beni sıkıntıya sokuyordu.Ama şüphelendim bir kere işte sürekli lazımmış gibi "Hiç şüphesiz" deyip duran kitaptan. ve sonra şüphe ettiğim halde günah diye sorgulayamamaktan kurtulmak ne kadar da rahatlatıcıymış anladım :) Bu sadece zaman meselesiydi. Tüm dinlerin sonunun çözümü zaman. Tarihe bakınca bunu görüyor insan. Yunanın zeusu varsa arabın allahı var :)
Sevgili uguler hoşgeldin.
İnsan ancak sorgu ile düşünebilir. Bu nedenle islam da felsefe yasaktır, özünde bilimde yasaktır. Çünkü soru sormak=düşünmek->felsefe->sorgulamak=bilimdir. Asla tartışılamaz kurallar koymak, insana dönüp ey insan sen bir hiçsin demekten başka bir şey değildir. Bu birilerinin de işine geliyor, düşünsenize , bir şey buyuracaksınız, kimse sorgulayamayacak, çıkıp kişiye desenki sen bir kayasın, emrediyorum şu dağın başında kaya ol, sorgulamazsa elinde kalan tek seçenek kendisini kaya ilan etmektir...
Dinler özünde genişletilmiş, meşrulaştırılmış, resmi mafya örgütlenmeleridir, daha doğrusu daha kitlesel zemine, daha bir sistematik olarak nüfuz ettirilmiş, hatta emir-komuta zinicirinide barındıran, belirli bir azınlık örgütünün tepesini temsil ettiği(ki ayetleride onlar üfürmüştü zaten) bir mafya örgütü.. Siz düşünmeyin, bezirganlar-özür mafya babaları- sizin ne düşüneceğinize, ne yiyeceğinize, kimle evleneceğinize hatta yatak odanızı kaç kişiyle pay edeceğinize kadar, karar verirler.. Eee bezirganlar her şeye sizler adına karar veriyorsa, siz neden düşüensiniz=> sorgulayasınız ki! => DİN BU.
Ortaçağ ve evvelde bir kural var Ortadoğu dinlerinde, düşünmek yalnızca Allah'a mahsustur, yönetmekte. Allah kim? İşte iktidarda olan hangi kral, bey, efendi şu ya da bu ise, düşüğsnenize insanın yasa yapamayacağının iddia edildiği dönemler, sebep, ancak Tanrı düşünebilir ve yönetebilir, iyide tanrı kim? oturup tartışsak, şu yasaları bir gözden geçirsek, zinharrr, bunu alın direğe bağlayın yakın! :)
Sevgili uguler hoşgeldin.
İnsan ancak sorgu ile düşünebilir. Bu nedenle islam da felsefe yasaktır, özünde bilimde yasaktır. Çünkü soru sormak=düşünmek->felsefe->sorgulamak=bilimdir. Asla tartışılamaz kurallar koymak, insana dönüp ey insan sen bir hiçsin demekten başka bir şey değildir. Bu birilerinin de işine geliyor, düşünsenize , bir şey buyuracaksınız, kimse sorgulayamayacak, çıkıp kişiye desenki sen bir kayasın, emrediyorum şu dağın başında kaya ol, sorgulamazsa elinde kalan tek seçenek kendisini kaya ilan etmektir...
Dinler özünde genişletilmiş, meşrulaştırılmış, resmi mafya örgütlenmeleridir, daha doğrusu daha kitlesel zemine, daha bir sistematik olarak nüfuz ettirilmiş, hatta emir-komuta zinicirinide barındıran, belirli bir azınlık örgütünün tepesini temsil ettiği(ki ayetleride onlar üfürmüştü zaten) bir mafya örgütü.. Siz düşünmeyin, bezirganlar-özür mafya babaları- sizin ne düşüneceğinize, ne yiyeceğinize, kimle evleneceğinize hatta yatak odanızı kaç kişiyle pay edeceğinize kadar, karar verirler.. Eee bezirganlar her şeye sizler adına karar veriyorsa, siz neden düşüensiniz=> sorgulayasınız ki! => DİN BU.
Ortaçağ ve evvelde bir kural var Ortadoğu dinlerinde, düşünmek yalnızca Allah'a mahsustur, yönetmekte. Allah kim? İşte iktidarda olan hangi kral, bey, efendi şu ya da bu ise, düşüğsnenize insanın yasa yapamayacağının iddia edildiği dönemler, sebep, ancak Tanrı düşünebilir ve yönetebilir, iyide tanrı kim? oturup tartışsak, şu yasaları bir gözden geçirsek, zinharrr, bunu alın direğe bağlayın yakın! :)
Hoşbulduk. Evet düşünmek, sorgulamak özgürlüktür. İstediğim gibi sorgulayabiliyorum. Herkes konuşur ateizm sorgular :)
Muhtemel cevap
04-06-2015, 23:55
İlk şüphem muhammedin evi ve misafirleriyle ilgili ayeti okumamla başladı.
Merhaba, bunu açar mısınız? Hangi ayet bu? Hani şu Muhammed'in misafirlerine "yemeğinizi yedikten sonra fazla oyalanmayın, gidin" diyen ayet mi?
Merhaba, bunu açar mısınız? Hangi ayet bu? Hani şu Muhammed'in misafirlerine "yemeğinizi yedikten sonra fazla oyalanmayın, gidin" diyen ayet mi?
Evet o ayet
Muhtemel cevap
05-06-2015, 00:01
Evet o ayet
Peki bu ayet neden şüphe uyandırdı sizde?
Utanarak insanların yüzüne doğrudan söylemeyeceği bir şeyi allahın ağzından söylemiş olabilir diye başladı.
Sadece o ayet mi? Ahzap suresinin elle tutulur bir tarafı yok ki...
Kuranı baştan sona türkçe okumadım sadece ilk ona denk geldim.
Yıldıztozu
05-06-2015, 00:13
Sadece o ayet mi? Ahzap suresinin elle tutulur bir tarafı yok ki...
Ahzab'ı libidosunun yükseldiği zamanlarda yazmış belli ki:painkiller:
farketmez
05-06-2015, 22:50
Benim sorgulama sürecim çok erken yaşlarda başladı aslında. 10-12 yaş aralığındaydım ve sonsuz cehennemde yanacakları için müslüman olmayanlara acıyor, onların yerine tasalanıyordum. ben eninde sonunda cennete gidecektim o konuda bir sıkıntı yoktu. anlamaya çalıştığım şey farklıydı.
Sırf inanmadıkları için milyarlarca insanı sonsuza dek ateşle işkenceye tabi tutacak olan tanrı vicdanlı bir tanrı olabilir miydi?
o zaman biz niye melekler gibi saf temiz yaratılmamıştık, onlar torpilli miydi?
Bu ve benzeri sorularla geçen yılların ardından 30 yaşıma kadar sabredebildim din denen şeye.. ve bu süreçte hiçbir ibadet yapmadım desem yeridir. sadece bazı geceler dua ediyordum hepsi bu.
Kuranı baştan sona onlarca kez okumuştum. hiçbir şekilde beni etkilemiyor,çarpmıyor, hayranlığımı kazanmıyordu.. vay be ne söz söylemiş tanrı helal olsun. demiyordum :) ayetler arası çelişkileri tespit ediyordum ama üzerine gidemiyordum çoğu zaman.. üzerine gittiğimde ise kafamdan bahaneler ve savunmalar üretip kuranı haklı çıkarmaya çalışıyordum. ama çoğunlukla haklı çıkaramıyordum. çünkü vicdan ve mantıkla çelişen sözler o kadar fazlaydı ki, başa çıkmak mümkün değildi.
Sonra tevrat ve incile taktım kafayı. belki onlar tanrı sözü olabilirdi, düştüğüm bu boşluktan beni çekip çıkartabilirlerdi.
uzun uzun onları da inceledim. fakat sonuç gene hayal kırklığı oldu.
Peki bir tanrının var olmasını ister miydim? tahmin edemeyeceğiniz kadar çok isterdim... :)
Benim sorgulama sürecim çok erken yaşlarda başladı aslında. 10-12 yaş aralığındaydım ve sonsuz cehennemde yanacakları için müslüman olmayanlara acıyor, onların yerine tasalanıyordum. ben eninde sonunda cennete gidecektim o konuda bir sıkıntı yoktu. anlamaya çalıştığım şey farklıydı.
Sırf inanmadıkları için milyarlarca insanı sonsuza dek ateşle işkenceye tabi tutacak olan tanrı vicdanlı bir tanrı olabilir miydi?
o zaman biz niye melekler gibi saf temiz yaratılmamıştık, onlar torpilli miydi?
Mesala allah ezeli bilgisiyle her şeyi bilir, Geleceğide bilir kurana göre. Şeytanın ve milyarca insandan kimlerin cehenneme gideceğini biliyordu.Onları yaratmasaydı gitmeyecektiler. Allah sonsuz yaratma gücüyle yaratmadığı sonsuz insan varken yarattığı cehennemliklere haksızlık oluyor bence :)
Vefik Sami
05-06-2015, 23:08
Kuranı baştan sona onlarca kez okumuştum. hiçbir şekilde beni etkilemiyor,çarpmıyor, hayranlığımı kazanmıyordu.. vay be ne söz söylemiş tanrı helal olsun. demiyordum :) ayetler arası çelişkileri tespit ediyordum ama üzerine gidemiyordum çoğu zaman.. üzerine gittiğimde ise kafamdan bahaneler ve savunmalar üretip kuranı haklı çıkarmaya çalışıyordum. ama çoğunlukla haklı çıkaramıyordum. çünkü vicdan ve mantıkla çelişen sözler o kadar fazlaydı ki, başa çıkmak mümkün değildi.
Bunları birebir ben de yaşadım.
Kur'an âyetlerini okuyup feyz almam gerekirken, kimi çelişkileri hazmetmek ve inancıma uydurmak için çaba sarf etmekteydim. Bu çabanın temel kaynağı da Kur'an İlah'ının sürekli tehditleri idi. Ebedi olarak Cehennem'e gitme korkusu, okuduğum her şeyi kabûle zorlamaktaydı beni.
Sonra tevrat ve incile taktım kafayı. belki onlar tanrı sözü olabilirdi, düştüğüm bu boşluktan beni çekip çıkartabilirlerdi.
uzun uzun onları da inceledim. fakat sonuç gene hayal kırklığı oldu.
Peki bir tanrının var olmasını ister miydim? tahmin edemeyeceğiniz kadar çok isterdim... :)
İslâm ile ilgili inancımı yitirdikten sonra İncil okumaya karar verdim.
Doğrusu; İncil'i - Matta/Markos/Luka/Yuhanna - okuduğumda ayaklarım yerden kesildi âdetâ. Ben, Tanrı inancı olmadan yaşayamam. Zihnimde oluşturduğum Tanrı algısı, MESİH'in öğretişlerindeki Tanrı idi. Ama; o zamana kadar İncil okumadığım için - Müslümanlarca 'muharref' kabul edilir ya - bunun farkında değilmişim.
Tevrat ve Kur'an biribirine daha çok benizyor sanki.
Yasalar, şeriat, katı kurallar vs.
Fakat İncil çok farklı.
İncilde daha ziyade bir ilkesellik gözlemledim ben.
Bunları birebir ben de yaşadım.
Kur'an âyetlerini okuyup feyz almam gerekirken, kimi çelişkileri hazmetmek ve inancıma uydurmak için çaba sarf etmekteydim. Bu çabanın temel kaynağı da Kur'an İlah'ının sürekli tehditleri idi. Ebedi olarak Cehennem'e gitme korkusu, okuduğum her şeyi kabûle zorlamaktaydı beni.
İslâm ile ilgili inancımı yitirdikten sonra İncil okumaya karar verdim.
Doğrusu; İncil'i - Matta/Markos/Luka/Yuhanna - okuduğumda ayaklarım yerden kesildi âdetâ. Ben, Tanrı inancı olmadan yaşayamam. Zihnimde oluşturduğum Tanrı algısı, MESİH'in öğretişlerindeki Tanrı idi. Ama; o zamana kadar İncil okumadığım için - Müslümanlarca 'muharref' kabul edilir ya - bunun farkında değilmişim.
Tevrat ve Kur'an biribirine daha çok benizyor sanki.
Yasalar, şeriat, katı kurallar vs.
Fakat İncil çok farklı.
İncilde daha ziyade bir ilkesellik gözlemledim ben.
İslamdan sonra hiç bir dini merak etmedim. Mesala dünya dönmüyor diyen kiliseyi hala ayakta dimdik bulmak beni şaşırtıyordu. Artık anlıyorum neden dinler hala yaşıyor. Birde en kötüsü yıllarca kandırılmış gibi hissetmek geldi bana
farketmez
05-06-2015, 23:16
Bunları birebir ben de yaşadım.
Kur'an âyetlerini okuyup feyz almam gerekirken, kimi çelişkileri hazmetmek ve inancıma uydurmak için çaba sarf etmekteydim. Bu çabanın temel kaynağı da Kur'an İlah'ının sürekli tehditleri idi. Ebedi olarak Cehennem'e gitme korkusu, okuduğum her şeyi kabûle zorlamaktaydı beni.
İslâm ile ilgili inancımı yitirdikten sonra İncil okumaya karar verdim.
Doğrusu; İncil'i - Matta/Markos/Luka/Yuhanna - okuduğumda ayaklarım yerden kesildi âdetâ. Ben, Tanrı inancı olmadan yaşayamam. Zihnimde oluşturduğum Tanrı algısı, MESİH'in öğretişlerindeki Tanrı idi. Ama; o zamana kadar İncil okumadığım için - Müslümanlarca 'muharref' kabul edilir ya - bunun farkında değilmişim.
Tevrat ve Kur'an biribirine daha çok benizyor sanki.
Yasalar, şeriat, katı kurallar vs.
Fakat İncil çok farklı.
İncilde daha ziyade bir ilkesellik gözlemledim ben.
Bu kitaplar içinde incil en elle tutulur olanı, buna katılıyorum :)
İslamdan sonra hiç bir dini merak etmedim. Mesala dünya dönmüyor diyen kiliseyi hala ayakta dimdik bulmak beni şaşırtıyordu. Artık anlıyorum neden dinler hala yaşıyor. Birde en kötüsü yıllarca kandırılmış gibi hissetmek geldi bana
Harfi harfine katılıyorum. Aynı şeyleri yaşamış aynı şeyleri hissetmişiz..