Orijinalini görmek için tıklayınız : 14.7.2015'te Plüton ile Galaksimiz dışında da hayatın olduğu kanıtlanmış olacak!
Evet, bu çok ciddi bir iddia. Çünkü Dr. Spencer'a göre gelecek salı günü (ki bu, 14.7.2015 tarihine denk düşer) Plüton'un,
http://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2015/07/09/manset-67014.jpg (http://www.sozcu.com.tr/2015/yasam/bunu-ilk-kez-basardilar-881480/)
İnanılır gibi değil! Ben bu haberi sahurdayken okur ve diğer yanda atıştırırken, dolayısıyla mutfağa ikide bir giderken bizimkiler ATV'de Nihat Hatipoğlu'nu izliyordu ve ondan sonra ne hissettiklerimi anlarsınız artık. Yani bir yandan Nihat Hatipoğlu masal anlatırken (ki Adem ve oğullarından bahsediyordu), Plüton'un salı günü 500 kat net fotoğraflarıyla Galaksimiz dışında da bir yaşam olduğu kesinleşecek!
şeklinde bulanık görülen fotoğrafından 500 kat daha net olanları çekilecek ve kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Bugün 6 milyon kilometre uzaklığa ulaşan New Horizons’ın (ki yukarıdaki fotoğraf 8 milyon KM uzaklıktayken alınmıştır) gelecek hafta Plüton’a en yakın olacağı noktaya ulaşması bekleniyor.
BBC Türkçe’nin haberine göre, geçen hafta sonu uzay aracının Dünya ile iletişimi kısa bir süre boyunca kesilmişti. Son resim, bu kesintiden sonra gönderdiği ilk görüntü oldu. Plüton’un fotoğrafta görülen yüzü, 14 Temmuz’da ayrıntılı olarak incelenecek. Bu görüntüde, Plüton’un ekvatorunun yakınında yer alan ve “balina” adı takılan büyük karanlık bölge ile 2.000 kilometrelik bir alana yayılan ve şekli kalbi andıran parlak bölge görülüyor.
FOTOĞRAFLAR BİRAZ BULANIK AMA…
New Horizons, Plüton’a en fazla yakınlaştığı noktada yüzeyden 12.500 km. yukarıda olacak. O noktada uzay aracındaki yüksek çözünürlü Lorri kamerasıyla daha iyi görüntüler elde edilmesi umuluyor. Bu sayfadaki görüntü de Lorri’den kaynaklanmakla birlikte, renk verileri uzay aracındaki diğer kamera Ralph ile sağlandı.
New Horizons aracının araştırmacılarından, Colorado’daki Güneybatı Araştırma Enstitüsü görevlisi Dr. John Spencer, “Fotoğraflar hala biraz bulanık ama yine de Plüton’a dair şimdiye kadar gördüğümüz en iyi resimler bunlar. Ve daha da iyi görüntüler elde edeceğiz.” dedi. Dr. Spencer, “Fotoğraflar halen sadece Plüton’un gayet tuhaf olduğunu gösteriyor. Son derece karanlık ve son derece parlak olan bölgeleri var. Ve bunların ne olduğunu henüz bilmiyoruz.” dedi.
“GELECEK SALI 500 KAT DAHA İYİ FOTOĞRAFLAR ELDE EDECEĞİZ”
Dr. Spencer ve grubundaki araştırmacılar ortak düşüncesi, en parlak alanların donmuş karbon monoksit olabileceğini, karanlık kuşağın ise morötesi ve kozmik ışınlarla Plüton’un atmosferinde yanmış olan hidrokarbon kalıntıları olabileceği ihtimali ama bütün bunlar şimdilik birer tahminden öteye geçmiyor. Dr. Spencer, “Gelecek Salı, Plüton’a en yakın noktaya ulaştığmızda bundan 500 kat daha iyi fotoğraflar elde edeceğiz.” diyor.
New Horizons uzay aracı “cüce gezegen”e ulaştığında saniyede 14 kilometreye yakın bir hızla yol alıyor olacak. Bu hız, aracın gezegenin yörüngesine girebilmesi için gerekenin çok fazla üzerinde. Uzay aracı bunun yerine otomatik şekilde önceden planlanmış keşif uçuşu gerçekleştirecek ve 2.300 km. genişliğindeki “cüce gezegen” ile Charon, Styx, Nix, Kerberos ve Hydra adlı ayları arasından geçerken olabildiğince çok sayıda fotoğraf ve diğer veriyi toplayacak.
New Horizons’ın Plüton’un bunca yakınına ulaşması, Mariner 4 adlı Amerikan uzay aracının ilk kez başarıyla Mars gezegeninin yakınından geçmesinin 50. yıl dönümünde gerçekleşecek. Karşılaştıracak olursak New Horizons, Mariner’in Mars’ta topladığının 5.000 katı veri derleyecek. New Horizons’ın zorluğu topladığı verileri Dünya’ya geri gönderebilmesindeki zorlukta yatıyor. Plüton dünyadan 4,5 milyar km.’den fazla bir uzaklıkta. Önümüzdeki günlerde elde edeceği bilimsel verileri göndermesi 16 ayı bulacak.
Hatırlarsanız, anılan bu sürenin Mars'ta 1997'de gönderilen Pathfinder-Sojourner (https://en.wikipedia.org/wiki/Mars_Pathfinder) ikilisinde 20 dakika olduğunu biliyoruz. Hatırladığıma göre, Sojourner adlı roverı günlük işlerini yapması için programlayan çocuklar, Mars'tan Dünya'ya bir mesajın gelmesinin 20 dakika sürmesi nedeniyle, Sojourner'ı sabah programlayıp akşamleyin sonuçlarını alıyorlardı.
Sadece bu kadar mı? Hayır. Çünkü yukarıdaki fotoğrafa ve salı günü kanıtlacak olan 500 katlık net fotoğraflara göre Plüton'un yüzeyi Mars'ınkine benzer olduğu ilan edilmiş olacak.
Çok ilginçtir: 5 yıl önce Hubble'dan alınan Plüton'un fotoğraflar üzerinde renklendirme çalışmasını yapan,
http://universetoday.com/wp-content/uploads/2010/02/pluto_sri.jpg (http://www.universetoday.com/54114/new-hubble-images-show-pluto-is-changing/)
Marc Buie (Southwest Research Institute): “This business about the color change had me scared for awhile. I got the result years ago, but it was so hard to understand and believe. I’m still nervous about it. It could be that I completely screwed this up, but I can tell you Charon is on the same images, and Charon has the same color throughout but Pluto changed. I don’t’ know how the camera system on HST could have given me the wrong colors on Pluto.”
ve sözleriyle ortaya çıkan sonuca şaşıran şu arkadaş, kalimenin tam anlamıyla, şok geçirekecek salı günü!
Peki, Plüton'un görüntüsünün Mars'a benzemesi ve Plüton'un Galaksimizin dışından gelip katılması bize, Galaksimiz dışında "hayat" anlamında nasıl bir katkı sağlayacaktır?
İsterseniz, siz, Plüton'un görüntüsünün Mars'a benzemesi nedeniyle,
2 milyar yıl önce Mars'ta hayat vardı! (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31383) (http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/misc/multipage.gif 1 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31383) 2 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31383&page=2) 3 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31383&page=3) ... Sonuncu Sayfa (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31383&page=7))
upuaut
tartışmasına bir bakınız, salı günü kaldığımız yerden devam ederiz!!!
Yıldıztozu
10-07-2015, 14:38
yalnız Plüton galaksimiz dışında değil :)
Plüton'u çok seviyorum yaa. Plüton dışlanmamalı, gezegen ünvanı kendisine geri verilmeli..
https://vintagespace.files.wordpress.com/2011/11/poor-pluto.jpg
http://nd01.jxs.cz/946/379/79e1bf0ccc_29479938_o2.jpg
yalnız Plüton galaksimiz dışında değil :)
Makaleyi doğru düzgün okuyamamışsın.
Buyur!
... Peki, Plüton'un görüntüsünün Mars'a benzemesi ve Plüton'un Galaksimizin dışından gelip katılması bize, Galaksimiz dışında "hayat" anlamında nasıl bir katkı sağlayacaktır?
Sayın Öküzbaşı, pardon Aleph, kardeşim!
Biz, mesajında verdiğin ilk resme göre, Salı günü New Horizons'ın Plüton'un çok yakınından geçmesi, dolayısıyla ilk mesajımdaki fotoğrafın 500 kat net fotoğraflarının çekilmesiyle şu şekilde görüntüleneceğini tahmin ediyoruz:
http://upuaut.t15.org/Pics/Pluton.jpg
Evet, arkadaşlar. NASA, New Horizons ile Plüton ve doğal uydusu Şaron (Charon)'u 3.7 milyon mil uzaklıkta ilk resimdekine göre daha iyi görüntülemeyi başarmışlar (NOT: İbranice'de "Şaron" kelimesinin anlamı "Geniş Ova" anlamına gelir. Ne zaman bu uydudan söz edilse aklıma hep Ariel Şaron (https://tr.wikipedia.org/wiki/Ariel_%C5%9Earon) gelir).
http://l1.yimg.com/bt/api/res/1.2/Yxq3E6str3kz3N9nEXXKCg--/YXBwaWQ9eW5ld3M7cT04NQ--/http://globalfinance.zenfs.com/en_us/Finance/US_AFTP_SILICONALLEY_H_LIVE/NASA_just_released_the_1st-db95323b6e67b90f652551674b1de707
Bilirsiniz; Plüton (https://tr.wikipedia.org/wiki/Pl%C3%BCton) Güneş sistemimizdeki en son gezegendir, dolayısıyla Dünya'ya çok uzak olması nedeniyle Clayde Tombaugh tarafından 17 inçlik teleskopla şu şekilde görüntülenmişti:
http://web.ics.purdue.edu/~nowack/geos105/lect16-dir/lecture16_files/image012.jpg
Daha fazla bilgi almak için "Percival Lowell's Quest (http://www.discoveryofpluto.com/pluto04.html)" sayfasına bakınız.
Burada küçük bir nokta olarak görüntülenen Plüton'un yüzeyi, dolayısıyla yüzey rengi Hubble tarafından bile görüntülenememektedir (Not: Daha fazla bilgi için ilk mesajıma bakınız).
Yani bu sonuca göre salı gününü beklememize gerek kalmadı, dolayısıyla Plüton'un yüzeyinin bir önceki mesajımdaki Mars'ınkine benzediği sonucu çıktı.
Fakat biz yine de salı gününü bekleyelim ve Plüton'a biraz daha yakından bakalım.
Aşağıdaki video Plüton hakkında 85 yıllık çalışmayı gösteriyor.
http://www.slate.com/articles/video/video/2015/07/pluto_pictures_history_1930_discovery_to_new_horiz ons_images_video.html
İyi seyirler!
Paylaşımlar için teşekkürler upuaut. Ben de büyük bir heyecanla bekliyorum Pluton'un net görüntülerini..:couch2:
https://www.youtube.com/watch?v=DaElspuqbUA
Dialectics
12-07-2015, 22:00
Keşke Plutonda akıllı yaşam izine rastlasalar. Biz dünya insanlığı için ne kadar da ilginç olurdu. Tüm dünyanın gündemi değişirdi.
Ancak merak ettiğim bir diğer husus, oradaki akıllı yaşam bizim 2-3 bin sene önceki medeniyetlerimiz kadar olsaydı... Örnegin bizim astronotları, uzay gemilerini görünce Tanrı diye tapınmaya kalksalardı.. Biz insanlık bunu nasıl kullanırdık? Onların gezegenindeki kaynakları sömürmek icin o canlıların ilkelliklerini fırsata çevirir miydik? Gelişemesinler diye, birbirlerini yemekten ilerleyemesinler diye onlara çeşitli dinler yollar mıydık?
Keşke Plutonda akıllı yaşam izine rastlasalar. Biz dünya insanlığı için ne kadar da ilginç olurdu. Tüm dünyanın gündemi değişirdi.
Ancak merak ettiğim bir diğer husus, oradaki akıllı yaşam bizim 2-3 bin sene önceki medeniyetlerimiz kadar olsaydı... Örnegin bizim astronotları, uzay gemilerini görünce Tanrı diye tapınmaya kalksalardı.. Biz insanlık bunu nasıl kullanırdık? Onların gezegenindeki kaynakları sömürmek icin o canlıların ilkelliklerini fırsata çevirir miydik? Gelişemesinler diye, birbirlerini yemekten ilerleyemesinler diye onlara çeşitli dinler yollar mıydık?
Aklıma direk "Tanrıların Arabaları" geldi.. ;)
https://www.youtube.com/watch?v=PyrukGW39Mg
Nana Buluku
12-07-2015, 22:18
Aklıma direk "Tanrıların Arabaları" geldi.. ;)
Benim de aklıma Aliens vs Predatör filmi geldi. Uzaylı filmlerini severim ama gerçek olmadığını da aklımdan çıkarmam. Ayrıca Daniken bu konuda ki en büyük sahtekarlardan biri.
https://lh4.googleusercontent.com/proxy/thPOs2ZUIfnGMyxBMUmRl61_abBwGXKADC1pu-WxsrDJeN78-EDy9BPbmjLuVHSEjK9gTUL_WpIrjs1WZxv3MpsMVdUkyr2Tf90 9oC9WgSP6UYa5hymR783wMsACRyaH6Bbiw5HmUbsxEqtQdd3eO yoFF2Yiz5Upc4FUhPey80vqvMtoCyDbtXqrJN3rfmBcvHc=w51 2-h287-nc
23 Eylül e yaklasiyoruz.
Garip şeyler donuyor.Takip ediyorum.
Dialectics
12-07-2015, 22:29
Aklıma direk "Tanrıların Arabaları" geldi.. ;)
https://www.youtube.com/watch?v=PyrukGW39Mg
Evet senaryo klasik ama düşününce de mantıklı değil mi, o canlılara Tanrı rolünü oynamak... Hele hele gezegenleri altın. elmas vb. ile dolu ise.. Kendi türünü yıllardır sömüren kapitalist şirketlerimiz, insan olmayan bir türü sömürmeye de gocunmazdı herhalde...
mustafa sarp
12-07-2015, 22:40
Keşke Plutonda akıllı yaşam izine rastlasalar. Biz dünya insanlığı için ne kadar da ilginç olurdu. Tüm dünyanın gündemi değişirdi.
Ancak merak ettiğim bir diğer husus, oradaki akıllı yaşam bizim 2-3 bin sene önceki medeniyetlerimiz kadar olsaydı... Örnegin bizim astronotları, uzay gemilerini görünce Tanrı diye tapınmaya kalksalardı.. Biz insanlık bunu nasıl kullanırdık? Onların gezegenindeki kaynakları sömürmek icin o canlıların ilkelliklerini fırsata çevirir miydik? Gelişemesinler diye, birbirlerini yemekten ilerleyemesinler diye onlara çeşitli dinler yollar mıydık?
Sorguladığın şey tanıdık geldi. Sanki bizim ilkel zamanlardaki dünyamızı anlattığını hissettim. "Zecheria Sitchin 12. gezegen" diye bir kitap okumuştum, bu kitapta anlatılan şeyin sorusu, senin sorduğun olsa gerek.
Natürelist
12-07-2015, 22:59
Makaleyi doğru düzgün okuyamamışsın.
Buyur!
Ben de düzgün okudum, hatta sahura kalktiginizi da okudum ;)
Ancak Plüton galaksimizin disindan gelip de bize katilmasi nedir? sevgili upuaut...
Ben de düzgün okudum, hatta sahura kalktiginizi da okudum ;)
Ancak Plüton galaksimizin disindan gelip de bize katilmasi nedir? sevgili upuaut...
Bu bilgiyi ben değil, astronomlar söylüyor. Yani ben onların yalancısıyım.
Şimdi, onların verdiği bilgilere göre,
http://www.derin-uzay.org/wp-content/uploads/2013/10/Kuiper-ku-C5-9Fa-C4-9F-C4-B1.jpg (http://www.derin-uzay.org/2013/10/kuiper-kusagi-ve-gok-cisimleri.html)
Plüton Kuiper kuşağının sınırına yakın ve sistemin içinde bir gezegendir. Bilim adamlarına göre, kuşağın içinde, çapı 100 KM'yi bulabilen binlerce gök cismi kuşakla birlikte bu cisimlerin hepsi Güneş çevresinde belirli bir yörünge izliyorlar. Geri kalan tirlyonlarca küçük gök cismi ise yeni bir kuyrukluyıldız olma yolunda ilerliyorlar. Kuşak ayrıca astreoid olamayacak kadar büyük ama gezegen olamayacak kadar da küçük çeşitli gök cisimlerine ev sahipliği yapıyor.
İşte Plüton buradan gelip Güneş sistemine katılmış bir gök cismidir. Clyde Tombaugh, 13 inçlik teleskopuyla 23-26 Ocak 1930 tarihlerinde 2 farklı fotoğraf çekti ve gerisi bir puzzle oyuncağına dönüştü (Bkz. #6 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=556109&postcount=6) no'lu mesajımdaki 2. resme). Çünkü bu 2 resim arasında tek fark; Plüton idi ve Plüton 6 günde yer değiştirirken diğer gök cisimleri sabit duruyordu. Ama Cylde Tombaugh bu keşfi hemen açıklamadı; Percival Lowell'ın doğum tarihini bekledi (ki bu tarih, aynı zamanda William Herschel'in Üranüs'ün keşif tarihi idi) ve 13 Mart 1930'da tüm dünyaya duyurdu. Çünkü bu keşif Percival Lowell'ın bir isteği idi!
Percival Lowell'dan Çok Özel Bir İstek: X Gezegeni (Plüton)'nin Keşfi
Bilindiği üzere, Percival Lowell, Bostonlu varlıklı bir kimse idi ve 13 Mart 1781'de William Herschel tarafından Üranüs'ün ve 23 Eylül 1846'da da Urbain Le Verrier tarafından Neptün'ün keşfedilmesiyle daha ötede bir gezegen olduğuna ilişkin Lowell Gözlemevi'ni kurdu. Lowell, 1894'te başladığı araştırmalarında Neptün gözlenebilir hale geldi ve buna "X Gezegeni (Planet X)" adını verdi. Ancak bunun da ötesinde yeni bir X gezegenin varlığından daha şüphe ediliyordu. Lowell ve William H. Pickering, 1909'da böyle bir gezegen için gök koordinatlarını önerdi ve 19 Mart 1915'te Lowell Gzölemevi'nde Plüton'un 2 fotoğrafının çekilmesine rağmen, bu yeni cisim farkedilemedi.
Lowell'in ardından, Constance Lowell'in Percival'le 10 yıl süren miras hukuku mücadelesi nedeniyle, milyon dolarlık gözlemevi işleyemez duruma geldi. Özetle X Gezegeni 1929'a kadar aranamadı. Bu tarihten sonra Vesto Melvin Slipher, Clyde Tombaugh'a Plüton'u saptama görevini verdi. Kansas'tan gelen Tombaugh, Lowell Gözlemevi'nde Slipher'in yaptığı çizimlerden etkilendi.
Tombaugh 2 hafta arayla çekilmiş fotoğraf çiftlerinde sistematik imajlama yoluyla, fotoğrafları karşılaştırarak, herhangi bir nesne değişikliği olup olmadığını araştırdı. Araştırmalarında bakış karşılaştırıcı (https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Bak%C4%B1%C5%9F_kar%C5%9F%C4%B1la% C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1c%C4%B1&action=edit&redlink=1) kullanıyordu. Bu sistem levhaları hızla aşağı ve yukarı yönlerde değiştirerek değişiklikleri saptama metoduna göre işliyordu ve böylece fotoğraflar arasında konum ve görünüşü değişmiş olan herhangi bir nesnenin deviniminin sanal görüntüsü yaratılabiliyordu. 18 Şubat 1930'da Tombaugh, aynı yılın Ocak 23 ve 29'unda çektiği 2 imaj arasında önemli bir görüntü devinimi olduğunu fark etti. 21 Ocak'ta çekilen çözünürlüğü iyi olmayan bir fotoğraf da bu yeni cismi onaylıyordu. Daha sonra yapılan dikkatli gözlemler de bu yeni cismi onayladı ve 13 Mart 1930'da Harvard Kolej Gözlemevi (https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Harvard_Kolej_G%C3%B6zlemevi&action=edit&redlink=1) Plüton'un saptandığını duyurdu.
Çok ilginçtir; Cylde Tombaugh, 13 İnç (330,2 MM)'lik teleskopuyla elde ettiği bu fotoğrafları bakış karşılaştırıcı (https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Bak%C4%B1%C5%9F_kar%C5%9F%C4%B1la% C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1c%C4%B1&action=edit&redlink=1) ile karşılaştırdığında (ki bu aşağıda Photoshop ile yaptığım fotoğrafların çakıştırılmasından başka bir şey değildi. Alttaki 23 Ocak 1930 ve üstteki 29 Ocak 1930'da çekilmiş fotoğraftır),
http://upuaut.t15.org/Pics/Cylde_Tombaugh.jpg (https://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/c/c6/Pluto_discovery_plates.png)
aslında Plüton'un da ötesine bakıyordu. Çünkü Kuiper kuşağının ötesinde ve 2000'lerde yeni keşfedilen gezegenler "Plutone su pellicola (http://www.astrosurf.com/matajur1976/kuiper/kuiper.htm)" sayfasındaki 350 MM'lik teleskoplarla çekilmiş fotoğraflarda görülüyordu.
Şimdi, WİKİ'den aldığım yukarıdaki fotorafları çakıştırma işlemini Photoshop ile yaptım ama bu fotoğraflar tam düzleme oturtulmadıkları için çakıştırmak neredeyse imkansız bir halde idi. Ben bu fotoğrafları Photoshop'ta açı ölçümleri elden geldiğince çakıştırmaya çalıştım ama bir yere kadar. Çünkü bunun için de epey bir çalışma gerekiyor ama ilk elde yukarıdaki çakıştırmayı yeterli gördüm.
Şu halde yukarıdaki çakıştırmada alttaki fotoğraf 23 Ocak 1930'da çekilmiş ve bunda hiçbir renklendirme değişikliği yapmadım ama üstteki 29 Ocak 1930 tarihli fotoğrafta tersine çevirme işlemi yaparak gök cisimlerini siyah renge dönüştürdüm ve aynı gök cisimlerini çakışak şekilde bu fotoğrafları üst üste koydum. Kaldı ki, Cylde Tombaugh'ın bakış karşılaştırıcı (https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Bak%C4%B1%C5%9F_kar%C5%9F%C4%B1la% C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1c%C4%B1&action=edit&redlink=1) ile bu fotoğraflarda yaptığı işlem temelde bu şekilde idi (Bkz. "Today in 1930: Clyde Tombaugh at Lowell Observatory took this photographic plate that led to discovery of Pluto (http://www.scoopnest.com/user/airandspace/558606311106289664)").
Çıkan sonuç şu oldu: Beyaz okun ucundaki Plüton 23 Ocak 1930'daki yeri ve siyah okun ucundaki de 30 Ocak 1930'daki yerini gösteriyor.
Peki eşleşmeyen gök cisimleri var mıydı?
Olmaz olur mu? Eğer yukarıdaki resme dikkatli bir şekilde bakarsanız, eşleşmeyen bazı gök cisimleri olduğunu görürsünüz.
İşte bu durumda Plüton'un ötesindeki gezegenler ve astreoidler sözkonusu olur:
http://aidengillett.com/wp-content/uploads/2014/03/Dwarf-planets.jpg
Fakat Cylde Tombaugh, 23-29 Ocak 1930 tarihlerinde Pluton'un ötesindeki Haumea, Makemake, Eris, Sedna'ya odaklanmış değildi; yalnızca Plüton'a odaklanmış idi!
Not: Plüton'un keşfi için şu orijinal makaleye bakabilir ve daha fazla bilgi alabilirsiniz.
Natürelist
13-07-2015, 02:02
Yahu sen yine karistiryorsun sevgili upuaut, bak bununla hemi de ikinci kez oluyor :)
Bir türlü ögrenemedin gitti galaksimizin disi neresi günes sistemimizin disi neresi?
Bunu birbirinden ayirt edemiyorsun iste ;)
Yahu upuaut bilim adamlarinin dedikleri yer bizim günes sistemine aittir, bak burada http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31383 sana izah etmistim. Simdi ne geregi var foto shopa mopa?
Yahu sen yine karistiryorsun sevgili upuaut, bak bununla hemi de ikinci kez oluyor :)
Bir türlü ögrenemedin gitti galaksimizin disi neresi günes sistemimizin disi neresi?
Bunu birbirinden ayirt edemiyorsun iste ;)
Yahu upuaut bilim adamlarinin dedikleri yer bizim günes sistemine aittir, bak burada http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31383 sana izah etmistim. Simdi ne geregi var foto shopa mopa?
Teorik olarak biliyoruz ama bazı şeylerin anlaşılması için bazı sınırlamalarda bulunmamız gerekiyor. Hem, Güneş sisteminin dışından bir görüntü mü var ki elimizde, içi-dışı diye bir sınır koyuyoruz?
Abi taktınız plütona
zaten adam dışlanmış, sevilmiyor. ne yüz veriyorsunuz.
marsa araç gönderdikte bu kdr konuşulmadı.
pis plüton
[QUOTE=upuaut;556373][/SIZE][/FONT][CENTER][FONT=Verdana][SIZE=2]http://www.derin-uzay.org/wp-content/uploads/2013/10/Kuiper-ku-C5-9Fa-C4-9F-C4-B1.jpg (http://www.derin-uzay.org/2013/10/kuiper-kusagi-ve-gok-cisimleri.html)
Herife bak, bütün gezegenler normal dairede dönüyor o kendine göre şekil yapmış, sevmezler tabi.
kesin dindarlar çıkardı bunu gezegn sınıfından, herif marjinal olum. uzayda bile dışlanıyor marjinaller mk. kaderimiz :frusty:
Abi taktınız plütona
zaten adam dışlanmış, sevilmiyor. ne yüz veriyorsunuz.
marsa araç gönderdikte bu kdr konuşulmadı.
pis plüton
Çok basit. Eğer bu tartışmanın ilk mesajına bakarsan, orada Plüton'un yüzey görüntüsünün Mars'ınkine benzemesi nedeniyle Plüton'un ötesinde, özellikle Galaksimiz dışında, bir "hayat" olup olmadığını sorguluyoruz burada.
Bak,
Is There Life on Pluto? - Universe Today (http://www.google.com/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=1&cad=rja&uact=8&ved=0CCEQFjAA&url=http%3A%2F%2Fwww.universetoday.com%2F14315%2Fi s-there-life-on-pluto%2F&ei=WACjVc-DM4b-UsGrlsgG&usg=AFQjCNHnajSCRJ_CIDTiXi7nKGDUaO8pjw&bvm=bv.97653015,d.d24)
haberinde gördüğün üzere, bilim adamları şimdiden Plüton'da hayat olup olmadığını sorgulamaya başlamışlar bile!
Peki, biz Mars'tan beri, Plüton ve ötesinde "Hayat"ın olup olmadığını neden sorguluyoruz?
Biliyorum; bilim adamları için önemsiz olabilir ama bizim için çok önemli olan bir bulgu peşinde koşuyoruz: Hayatın Kutsal Kitaplar'da yalnızca Dünya'da başladığı sanılıyordu ve bilim adamların bu konudaki bilimsel bulguları bizim için son derece önem arz ediyor yani!
[QUOTE=upuaut;556373][/FONT][CENTER][FONT=Verdana]http://www.derin-uzay.org/wp-content/uploads/2013/10/Kuiper-ku-C5-9Fa-C4-9F-C4-B1.jpg (http://www.derin-uzay.org/2013/10/kuiper-kusagi-ve-gok-cisimleri.html)
Herife bak, bütün gezegenler normal dairede dönüyor o kendine göre şekil yapmış, sevmezler tabi.
kesin dindarlar çıkardı bunu gezegn sınıfından, herif marjinal olum. uzayda bile dışlanıyor marjinaller mk. kaderimiz :frusty:
O gördüğün şey yüzünden astronomlar Plüton'u sistemden dışladılar!
İlahimasal
14-07-2015, 11:03
Upuaut 1 gün kaldı plutona Yaklaşıyorlar..
Bende çok merak ediyorum görüntüleri.
Olimpiyat
14-07-2015, 11:17
Plutonu gezegenlikten çıkaran aslında, yörüngesinde, kendi bağımsızlığını sürdürememesi.
Gerçi yine gezegen ama cüce gezegen :)
İlahimasal
14-07-2015, 11:20
Plutonu gezegenlikten çıkaran aslında, yörüngesinde, kendi bağımsızlığını sürdürememesi.
Gerçi yine gezegen ama cüce gezegen :)
Bu cüceyi bir çocuk teleskopla fark etti diye duymuşdum .Bu bilgi doğrumudur ki.
Olimpiyat
14-07-2015, 11:27
Bu cüceyi bir çocuk teleskopla fark etti diye duymuşdum .Bu bilgi doğrumudur ki.
Gezegenin adını bir çocuk verdi
Upuaut 1 gün kaldı plutona Yaklaşıyorlar..
Bende çok merak ediyorum görüntüleri.
Buyur, geldi bile!
https://www.nasa.gov/sites/default/files/thumbnails/image/tn-p_lorri_fullframe_color.png (http://www.universetoday.com/121364/pluto-just-look-at-the-detail/)
New Horizons, bu resmi Plüton'a 7800 MİL (12552.9 KM) uzaklıktayken çekmiş. NASA yetkilileri, özellikle bu resimdeki Plüton'un ön-alt yüzünde görülen "Kalp" şeklindeki yapıya dikkat çekiyorlar!
Diğer gelişmeleri resim üzerine tıklayarak linkten alabilirsiniz.
Plutonu gezegenlikten çıkaran aslında, yörüngesinde, kendi bağımsızlığını sürdürememesi.
Gerçi yine gezegen ama cüce gezegen :)
Evet, aynı konuda birkaç mesajın olmasından hareketle konuyla ilgili şu karşılaştırıcı çalışmaya bakıp aydınlanalım.
İlkin, aşağıdaki resimde görülen Plüton'un ekliptik düzlem (ki bu düzlem pembe renkli yörüngeyi de kapsar) açısı 17.1 derece olup, sistemdeki diğer gezegenlerinkinden çok büyüktür.
http://www.derin-uzay.org/wp-content/uploads/2013/10/Kuiper-ku-C5-9Fa-C4-9F-C4-B1.jpg
Astonomlar, bu yüzden Plüton'un sisteme dışarıdan gelip katıldığını, dolayısıyla sistemin doğal bir üyesi olmadığı nedeniyle sistemden dışladılar.
İkinci olarak şu resme bir bakalım.
http://earthobservatory.nasa.gov/Features/OrbitsHistory/images/newton_comet_orbit.png
Newton 1680-1681 yıllarında Londra'nın üzerinden geçen bu kuyrukluyıldızı gördü ve yörüngesini "Philosophiae Naturalis Principia Mathematica (Mathematical Principles of Natural Philosophy), 1687 (http://earthobservatory.nasa.gov/Features/OrbitsHistory/page2.php)" adlı ünlü yapıtında çizdi. Bu kuyrukluyıldız semalarda bir daha hiç görülmedi ve Astronomi kataloglarına "Noname Comet" olarak geçti (Bkz. #104 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=470358&postcount=104)).
Bilindiği üzere, İngiliz fizikçi ve matematikçi Sir Isaac Newton, evrenin bir kaos sonucu oluşamayacağını, Tanrı tarafından tasarlanmış olması gerektiğini söyledi ve “Yerçekimi gezegenlerin nasıl hareket ettiğini açıklıyor, gezegenleri neyin yörüngeye soktuğunu değil... Her şeyi Tanrı yönetir” dedi.
Çok ilginçtir; Newton'un gezegenleri ve adı bilinmeyen bu kuyrukluyıldızı neyin yörüngeye soktuğu konusunda garip bir takıntısı vardı. Ona göre, bu kuyrukluyıldızı Tanrı yörüngeye sokmuştu ve tüm gezegenler de aynı şekilde hareket ediyordu.
Oysa Newton yukarıdaki çiziminde bu kuyrukluyıldızın parabolik yörüngenin tepesinin Güneş'in arkasında kalmasına rağmen (ki o, Güneş'i "Sol" ile göstermiştir), yani Güneş'in çekim gücüne maruz kaldığını görmesine rağmen sırf Tanrı inancının dışına çıkmamak adına bu hatalı çıkarımda bulunmuş ama, daha sonra bu hatalı çıkarım Einstein tarafından "Genel Görelilik" hakkında 29 Mayıs 1919'daki Tam Güneş Tutulması deneyiyle düzeltilmiştir.
Einstein, bu deneyden 35 yıl sonra, 1954 yılı Mart ayında, yazdığı mektupta ise açıkça şu paragrafa yer vermiştir: “Dini kabullerim hakkında okuduklarınız elbette bir yalandan ibaret, sistematik olarak tekrar ettirilen bir yalan bu. Kişisel bir tanrıya inanmıyorum ve bunu asla saklamadım, hatta açıkça dile getirdim. İçimde dini olarak adlandırılabilecek bir şey varsa bu, bilimin açıklayabildiği haliyle evrenin yapısına karşı duyduğum sınırsız hayranlıktır.”
New Horizons, bu resmi Plüton'a 7800 MİL (12552.9 KM) uzaklıktayken çekmiş. NASA yetkilileri, özellikle bu resimdeki Plüton'un ön-alt yüzünde görülen "Kalp" şeklindeki yapıya dikkat çekiyorlar!
Diğer gelişmeleri resim üzerine tıklayarak linkten alabilirsiniz.
Paylaştığınız bağlantı hatalı bilgi içeriyor, siz de oradan aktardığınız için doğal olarak hatalı bir paylaşımda bulunmuşsunuz. Pluto'nun bu fotoğrafı en net fotoğraf değil. 7 800 mil uzaklıktan değil 13 Temmuz'da 476 000 mil (768 000 km) uzaklıktan çekildi bu fotoğraf. New Horizons görevinin resmi web sayfası aşağıdaki adrestir:
http://pluto.jhuapl.edu/index.php
Bu adresin dışındaki web sayfalarına (BBC ya da NASA'nın diğer sayfaları gibi ciddi haber kanalları hariç) itibar etmeyiniz..
Paylaştığınız bağlantı hatalı bilgi içeriyor, siz de oradan aktardığınız için doğal olarak hatalı bir paylaşımda bulunmuşsunuz. Pluto'nun bu fotoğrafı en net fotoğraf değil. 7 800 mil uzaklıktan değil 13 Temmuz'da 476 000 mil (768 000 km) uzaklıktan çekildi bu fotoğraf. New Horizons görevinin resmi web sayfası aşağıdaki adrestir:
http://pluto.jhuapl.edu/index.php
Bu adresin dışındaki web sayfalarına (BBC ya da NASA'nın diğer sayfaları gibi ciddi haber kanalları hariç) itibar etmeyiniz..
Bilmem; ben,
Pluto – Just Look at the Detail! (http://www.universetoday.com/121364/pluto-just-look-at-the-detail/)
by Bob King on July 14, 2015 (http://www.universetoday.com/121364/pluto-just-look-at-the-detail/)
haberini yayınlayan Bob King'in yalancısıyım.
Bu haberin girişinde şunlar yazıyor:
We did it! At 7:49 a.m. EDT today New Horizons made history when it zoomed within 7,800 miles of Pluto, the most remote object ever visited in the Solar System. I thought you’d like to see our best view yet of Pluto in this last and sharpest image taken before closest approach. The level of detail is fantasticGoogle'a sor bakalım; 7800 mil kaç km yapar?
Ama bana göre de bu haber gerçeği yansıtmaz. Çünkü Plüton'dan gelecek fotoğraflar için 16 saat gerekiyordu.
Biraz daha bekleyelim, bakalım ne olacak?
Evet, arkadaşlar, NASA'da New Horizons görevinde çalışanlarının New Horizons'ın Plüton'a en yakın yerden geçerken kutlamasını şu linkte görebilirsiniz:
http://news.yahoo.com/video/distant-pluto-spotlight-133115495.html
Fakat bizim bu tartışmanın ilk mesanından beri sevincimiz bunun çok daha ötesindedir. Çünkü, ilk mesajımda daha Plüton'un yüzey görüntüsünün Mars'ınkine benzer olmak adına bir ışık gördüğüm zaman, Plüton'un sistem dışından gelip sisteme katılması nedeniyle "Mars'ta yaşam var mı?" sorusu Plüton için de geçerli olmaya başladı ve oradan da "SAGANİZM"e atlama durumu ortaya çıktı. Yani NASA'dakilerin sevinci (ki ilgili linkteki videodan görülmeye değer bir sevinç bu) bizim yalnızca bir sıçrama taşı idi!
SAGANİZM nedir?
Bu akımın yartıcısı Carl Sagan (https://tr.wikipedia.org/wiki/Carl_Sagan)'dır. Herkes onu bir astrofizikçi sanır ama gerçekte, kendisi bir astrobiyolog'tur. Yani bizim araştırmamızda önemli bir kilometre taşıdır.
Onun en büyük takıntısı, Dünyadışı yaşam ile ilgilidir. Eğer adının üzerine tıklarsanız, "Toplumsal Endişeleri"nden birinin bu olduğunu görürsünüz.
Bilirsiniz, Drake denklemi (https://tr.wikipedia.org/wiki/Drake_denklemi), birçok Dünya dışı uygarlığın var olduğunu öngörür. Ancak, onların varlığına dair bilimsel kanıtların yokluğu sebebiyle (bkz. Fermi paradoksu (https://tr.wikipedia.org/wiki/Fermi_paradoksu)), teknolojik uygarlıkların kendilerini yok etme olasılıklarının diğerlerine göre daha yüksek olduğunu söyler. Bu, Carl Sagan'ı insanlığın kendi kendini yok etme senaryolarını araştırmaya ve bunu insanlara duyurmaya itmiştir. Hatta bunun için SETİ projesini kurmuştur.
Şimdi, "Hayat (Life)" hakkındaki Mars'taki bulguların bir benzerinin Plüton'da da ortaya çıkacağından şüphemiz olmadığına göre, Kutsal Kitaplar'daki "YARATILIŞ"ı sorgulayabilir ve yaratılışçıları mat edebiliriz.
İşte başından beri peşinde koştuğumuz biricik gerçek bu idi!
Ben açıkçası olayın vahametini anlayamadım. Upuaut konunun başından beri bir şevkle anlatıyor tabi takdir ediyorum da, gezegenimsi birşeyin yakınen fotoğraflanmasından başka bir önem göremiyorum ortada açıkçası.
Yani dünya dışı yaşamı plütonda mı arıyorlar, plan bu mu? Ya da bu sonuca nasıl vardık?
upuaut, yaratılışçıları mat etmek için bu kadar uğraşma.. :) Yeni keşiflerin, bilimsel bulguların ve hayatın tadını çıkar.. :thumb: Yaratılışçılar önünde sonunda kaybetmeye mahkumlar zaten.. ;)
mustafa sarp
14-07-2015, 23:55
upuaut, yaratılışçıları mat etmek için bu kadar uğraşma.. :) Yeni keşiflerin, bilimsel bulguların ve hayatın tadını çıkar.. :thumb: Yaratılışçılar önünde sonunda kaybetmeye mahkumlar zaten.. ;)
Sayın aleph;
Upuaut hocamı çok iyi anlıyorum. Bende aynı hislerle beklemedeyim çünkü. Benim için şöyle bir gerçek var; yaratılışçıların elbet bir gün mat olacağını bilmek ayrı bir duygudur ama yaratılışçıların çöküşünü izlemek mükemmel bir duygudur :D. Sanırım Upuaut hocamında arzusu bu. Yanılıyor da olabilirim.
Böyle bir ihtimal yok. Teistlerin mat olacağı bir santranç yok, her zaman onlar kazanır. Adamın bilimsel argüman gayesi yok ki. Gaipten şeylere inanan insanla nasıl bir tartışma ortamında bulunupta kazanabiliriz? Mümkün değil.
Böyle bir ihtimal yok. Teistlerin mat olacağı bir santranç yok, her zaman onlar kazanır. Adamın bilimsel argüman gayesi yok ki. Gaipten şeylere inanan insanla nasıl bir tartışma ortamında bulunupta kazanabiliriz? Mümkün değil.
KİLİSE Galileo'ya yenilmedi mi?
Halen bir buçuk milyar Hristiyan var upuaut..
Halen bir buçuk milyar Hristiyan var upuaut..
Var ama onlardan çoğu "tak sepeti koluna, herkes kendine yoluna" gitti!
Olimpiyat
15-07-2015, 01:21
Dinin yok olması, hadi geç karşıma seni mat edeceğim şeklinde olmayacak elbette.Zaman alıcı , evrimsel bir süreç.
Biz belki görmeyeceğiz ama torunlarımızın yaşadığı Dünya, çok daha dinsiz bir Dünya olacak.Onların torunlarının yaşayacağı Dünya, daha da dinsizleşecek.
Evrimsel sürecin ahengi bozulmazsa, bilim ilerledikçe parça parça kan kaybedecekler.Bugünden yarına olacak iş değil.
Elbette birçoğu seküler yaşıyor ama yine de kültürel anlamda bu dinin günümüzdeki etkisi yadsınamaz.
Dinin yok olması, hadi geç karşıma seni mat edeceğim şeklinde olmayacak elbette.Zaman alıcı , evrimsel bir süreç.
Biz belki görmeyeceğiz ama torunlarımızın yaşadığı Dünya, çok daha dinsiz bir Dünya olacak.Onların torunlarının yaşayacağı Dünya, daha da dinsizleşecek.
Evrimsel sürecin ahengi bozulmazsa, bilim ilerledikçe parça parça kan kaybedecekler.Bugünden yarına olacak iş değil.
Öyle olacağına ne şüphe! Bizim de beklentimiz, dolayısıyla burada yaptığımız şey, bayramın arefesinde, pardon YARATILIŞ'ın Plüton'un ötesinde de olduğunun arefesinde olduğumuzu ilan etmekten ibaret idi!
Hadi inşallh yani neden istemeyelim uzaylı varlık. Yamuk insanoğlundan ne gördükte uzaylıyı istemeyelim.