PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türban hakkında ne düşünüyorsunuz?


ninkasi
24-03-2007, 17:28
Konu başlık olarak biraz genel görünüyor olabilir ancak burda belirtmek istediğim ve merak ettiğim türban yani tesettürün günümüzdeki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz?Türbanı bir özgürlük olarak görmek mümkün mü?
Aslında bu konunun çıkışı başka bir tartışmayla başladı ve bende burda sizin görüşlerinizi de almanın iyi olabilceğni düşündüm..

ninkasi
24-03-2007, 17:30
ilk olarak ben kendi düşüncemi belirterek başlayım,türbana kesinlikle karşıyım,ve günümüzde uygulanan kamusal alanlara girişteki yasağın genişletilmesinden yanayım..

beelzbb
24-03-2007, 17:35
İsteyen istediği şekilde hareket etmekte özgürdür.Ancak başkalarının yaşam alanını rahatsız etmediği sürece ve DAYATMA olmaksızın.Yoksa ne yobazlardan ne de aydın geçinen yobazlardan farkımız kalmaz.

ozgur_beyin
24-03-2007, 17:46
Bu türban işini , erkekler hiç'' düşünmesede'' *tamamen kadınlara bırakabilsek, sorun halledilecek. Baskı
ve zorlama yapmasak,ama bu iş erkeklerin hem fobisi hem hobisi. Bir türlü elini çekmiyorlar. Ortak ağız ortak
dert, BAŞ ÖRTÜSÜ ZULMU! *. Kadınları ,birde erkeklerin zulmundan kurtarabilsek!

24-03-2007, 17:52
Sevgili ninkansi ,

Benim çok sevdiğim bir söz vardır; Demokrasilerin içinde demokrasiyi yok etme özgürlüğü yoktur.

Bunun dışında *türban konusunun bir ironi olduğunu düşünüyorum. İslam tarafından açıklığı yasaklanan kadınlar yasaklı olmaya devam etmek için özgürlük savaşçısına dönüşüyorlar.
Birine hapisten çık diyorsun o size hayır benim hapiste kalma özgürlüğüm var diyor.
Güneşin *ateşinde yanmaktan korkar gibi. Halbuki bilse o güneş onu yakmaz. Onu yakacağını söyleyenler onu sadece kendine saklamak için söylemişlerdir. Bir cesaret çıksa dışarı görecek yakmadığını ama öyle inanmıştır ki o söyleyene çıkamaz.

Durum buyken yöntem zor kullanmak olmamalı bu anlamda yasaklara karşıyım. Bu durumla sadece insanları aydınlatarak baş edilebilir diye düşünüyorum.

ninkasi
24-03-2007, 17:54
dediğine katılıyorum bu noktada özgür beyin,yani erkeklerin dayatmalrının etkisi çok büyük ve artık bu öyle bir hal almış ki günden güne yıkılmaz sağlam türban inancına dönüşüyor,ben bunu gözlemledim etrafımdakilerden ve sanki türban yıkılmaz tek kaleleri gibi sahip çıkıyorlar..Onlara karşı türbanın gereksizliğini anlatıkça bir neden buluyorlar,geniş ve ne yana çeksen gelen kuranları sayesinde,her şeye bi kalıp buluyorlar

24-03-2007, 17:54
Özgür Beyin bundan sonra sen benim adamımsın :)

mep
24-03-2007, 17:55
Kadının saçını bile tahrik edici bulup örtüren zihniyet
zaten kadını ne olarak gördüğünüde ortaya koymuş
oluyor.Erkeği kadının saçından bile tahrik olacak kadar
zayıf,Kadını ise saçıyla bile etkileyecek kadar çekici
yaratan Hebelehübüye ( Kadın ve erkeği Hebelehübü
yaratmıştır çünkü) inat olsun diye, Allah kadını
örtünmeye zorlamaktadır.

D.E
24-03-2007, 18:10
İnanç genel olarak kişinin kendi seçimi olmadığından kişi ailesinin söylediğine veya çevresine uyduğundan dolayı zaten hoş karşılanması gereken birşey değil.Sonuç olarak özgürlükleri kişi kendi isteği ile kulanması gerekmiyor mu? İlk olarak aile ve çevre etmeninden ikinci olarakta dinin temelindeki korku unsurundan dolayı özgürlük olduğunu düşünmüyorum. Zaten dinin içinde cehennem diye bir yerden bahsetmeseydi acaba kaç tane inanan kalırdı?

Görüntü bakımından en güzel bayanı bile çirkin gösterdiğini düşünüyorum -elbette bu bir beğeni tartışılmaz- .

Eğer kişinin kendi seçimi olsa bile ve de korkutmalarla değil de sadece allah sevgisi(!) -her nasıl oluyorsa- yüzünden takıyorsa türbanı yinede kamusal alanlarda kullanılmaması gerektiğini düşünüyorum sonuç olarak her yerin kendine has kuralları var.

Ancak senin söylediğine gelirsek biz çarşaflılardan kurtulamadık ki türbanlılardan kurtualım.

Son olarak dün karşılaştığım bir manzarayı söylemek isterim; yolda yürürken çarşaflı bir kadın gördüm -görmek denirse tabi- ve yanında da en fazla 6-7 yaşlarında küçük bir kız. Küçücük kıza bile çarşaf giydirmişlerdi. Gördüğüme inanamadım ilk başta. Çarşafın içinde oradan oraya koşturan küçük bir kız... Acıdım hallerine, halimize..

Denize türbanla girmeye çalışanlarda cabası.

Eh islamdaki yaygın görüş 'Kadın erkeği cezbeden şeytandır' ,elbette küçücük kızda nasıl bir şehvet ürünü buldularda örttüler anlamak mümkün değil. Vede kadınlar erkekler eşittir diyen insanların -özellikle kadınların- bunlara nasıl ses çıkarmadığı vede kadınların bunlara rağmen islamı hala nasıl savunduğu ise gerçekten merak ettiğim bir konu.

Her neye konuyu saptırmanın manası yok bende türbana kesinlikle karşıyım. 'Cennet annelerin ayakları altındadır' deyip ardından 'kadınlar erkekleri cezbeden şeytanlardır' diyen -ve kendisiyle asla çelişmeyen (!)- islamın kadınlara nasıl yaklaştığı ise sanırsam zaten iyice bilinen bir konu. Türban ise başlı başına bir saçmalık ve kötü görüntü.

24-03-2007, 18:18
D.E

"Zaten *dinin *içinde *cehennem *diye *bir *yerden *bahsetmeseydi *acaba *kaç *tane *inanan *kalırdı?"

Bence olay bu noktada biter

K.C.
24-03-2007, 19:32
Bazen MİM oluveriyor türban
ojeli tırnaklar gibi....

24-03-2007, 20:14
Değerli arkadaşlar

Türban konusunda Müslüman arkadaşların kendi aralarındaki ilginç bir tartışma
http://www.hanifdostlar.com/forum_posts.asp?TID=2388&PN=1

ozgur_beyin
25-03-2007, 00:49
http://www.islamisigi.com/forum_posts.asp?TID=881

* * *buda islam *ışığı sitesindeki ''flört'' tartışması.
*


* * * *http://www.islamisigi.com/forum_posts.asp?TID=761&PN=1

* *burdada ,yine aynı sitede, örtünme.


* * * Bu sitedekiler , anladığım kadarıyla yaşları ,20 civarında. Yalnız bir fikri birikimleri yok. İşin çoğunu
''abilerinin''yazılarını kopya ederek idare ediyorlar. Yemek ,pasta ,çorba tarifi veriyorlar. Psikolojik olarak sebebini anlayamadığım
jan janlı avatarlarla yazılarını süslüyorlar.esasında üç aşağı beş yukarı anlıyorum ama kişilik ihlali yapmamak için söylemiyorum.

* * * lise düzeyindeki metinleri anlıyorlar, iş biraz karıştımı ''hakaret'' kastı arıyorlar. pehh, nickli üye hariç.
zannediyorum pehh burayada gelmişti.

ninkasi
25-03-2007, 14:11
"Başörtüsü emrini ilk duyan kadınların elbiselerinden yırtıp vahye anında itaat ettiklerini biliyoruz..Tesettür kadın için bir lütuftur..Bunun farkına varamayanlar ise kendi şahsiyetlerini ayaklar altına alanlar göz hapsine mahkum ucuz yaratık olmaktan öteye geçemezler"(islam ışığı forumundan bir alıntı)
Kadınlar için sunulan lütuf tesettürmüş,daha güzel(!)bir şey beklenemezdi zaten..

habilis
25-03-2007, 17:57
bak kardeşim türban hakkında ben şunu düşünüyorum :

saçmalık !! gerçekten saçmalk . kadın bu şekilde küçültülmüş oluyor bence .. ne zararı var, başının açık olmasında .. şekilcilik bence, başka bişi değil.

koca kadınını kapatır ; türban , çarşaf artık neyse.. kendisi her haltı yer !! ben böle çok insan tanıyorum .. !!

kadına lekedir türban . cahilliktir !! hangi çağda yaşıyoruz hem .. bilmiyorum farkındalarmı ama ÇAĞ ATLADIK BE ÇAĞ !!

gerici zihniyetler türbanı desteklemeye devam etsin ..

habilis
25-03-2007, 17:58
hem bak aklıma şu soru geldi :

türbansız gezmek kötüy idiyse neden tanrı ilk kadını yaratırken saçlarını böyle başı açık yarattı ? tanrının açtığını siz kapatıyorsunuz !!!

ozgur_beyin
25-03-2007, 18:13
Başörtüsü *emrini *ilk *duyan *kadınların *elbiselerinden *yırtıp *vahye *anında *itaat *ettiklerini *biliyoruz..Tesettür *kadın *için *bir *lütuftur..Bunun *farkına *varamayanlar *ise......


* * Ninkası'nın islam ışığından ,aldığı alıntıda, tam bir ''sorgulamayan'' akıl örneği var.
* *Bu vahye ''uyan'' kadınlar elbiselerinin neresini yırtıp başına örtecekler.yırtma sonucu, daha ÖNEMLİ yerler gözükmez mi?
* *Bu davranışı çok iyi açıklayan! bir atasözü var.

*
* * Başımı soktum çalıya, g.tümü allah koruya.

habilis
25-03-2007, 18:18
hehehehhhehh :D

vacsmt
25-03-2007, 18:35
Türbanın savunulacak bir tarafı yok ! Zaten kaynak olarak gösterilen Ahzap 59 ve
Nur 31 'in çok zorlama bir yorumu yapılarak türban dinin gereği gibi sunuluyor.
Daha önceki bir yazımda da belirtmiştim.İlk olarak inen Ahzap 59 la müslüman kadınlarla
cariyeler arasında bir ayrım olsun diye müslüman kadınlara dışarı çıkarlarken dışörtülerini
üstlerine almaları emredilmiştir.Zira o sıralar bu ayrım olmadığından müslüman kadınlar
cariye zannedilerek sözlü sataşmaya maruz kalıyor bu da nahoş durumlara yol açıyordu.
Asıl amaç bu durumun önlenmesi içindir yoksa kadının saçını örtmesini istemenin bir
mantığı yoktur.Nur 31 le ise süs yerlerinin örtülmesi istenmiştir.Saçın değil....
Yani nerden baksanız şu an İslam dünyasına hakim olan bu uygulama abesle iştigalden
ve kraldan çok kralçı olmaktan başka birşey değildir !!!

ninkasi
25-03-2007, 18:52
bu yazdığınız açıklamaları daha önce okulun forumunda açılan bir başlığa yazmıştım ve bana atfedilen isimleri sizle paylaşmak istiyorum;
-faşist;türbanla kamu alanına giremezler diyince şekilcilik yaparak faşist oluyormşm
-resmi ideoloki çocukları,aydın cumhuriyet mollaları;türbanı yasaklayarak onların özgürlüğünü ellerinden alıyormuşuz ve bu yüzden demokrat cumhuriyete aykırı davrandığı için bu ismi alıyormuşum..
Habilisin verdiği örneği bende kullanmıştım,aldığım cevap şu oldu,biz dünyaya çıplak geliyoruz o zaman neden giyiniyoruz?
Ayrıca çok ilginç bir yorum daha okudum orda,neden türban bu kadar renkli amacı kadının ilgi çekmemesiyse dedim;cevap:modaya ayak uyduruyorlar :?

TOPRAK06
25-03-2007, 22:20
hakın türbanına karşı duranlar şimdi kapitalizmin türbanına boyandılar ALLAH yardımcıları olsun.
Moder türban küresel ısınmaya katkısndan dolayı kıyameti yaklaştıracaktır.

mep
25-03-2007, 22:54
Toprak kamil cevher abim.
Ya! Şu küresel ısınma olayını bi türlü açmadın gitti he!
İkide bir başını uzatıp ''küresel ısınma'' deyip kayboluyosun!
nedir abi bu küredeki ısınma? Türbanla,Kuranla alakası ne?
bi anlat şunu yahu merakta bırakıyon adamı?

InVitatio
29-03-2007, 03:16
Evet konu aslinda güzel bir konu.....

Kurani Kerim...Nisa Suresi...Mealler ....Sünneti....Hadisler....Meshepler....Ilim Adamlari.....Bilim Adamlari....Ateistler...Sosyalistler....Demokratla r....Istihbarat Örgütleri.....Liberal'ler tabiri caiz se herkez konusuyor bu konu hakkinda ama Basi Örtülü olanlar ? onlarin düsünceleri , neden örtündükleri? bunlar konusuyormu ? bunlari dinliyormuyuz ?

Arkadaslar ben bu konu hakkinda cidden epeydir kafa yormaktayim....ve benim bir Allah'in Kitabina iman etmis biri olarak anladigim sudur .....
Müslümanlarin Anayasasi olan , Allah'in sözü kabul edilen Kaynakta, kadinlarin örtünmesi emri var, ama tabiri caiz se "decoltelerini" yani o kadar Meal okudum o kadar arapca bilen dostuma sordum, bahsi gecen ayet'de ne Sac kelimesi geciyor nede Kafa....

yani bir imanli olarak Allahin herseyi yarattigini düsünürsek ve herseyi ayrintisi ile yaptigini, ve Kurani Kerim'in en *kusursuz bir kaynak olarak kabul edersek , orada Allahin bir kesin emri yoktur kadinlarin Saclarini kapamasi icin....

ama Sünnet diyenler ?
Sünnetler Allah'in emriden önemli mi ? Ne yani Allah kendi icin bu kadar önemli konuyu "unuttu"mus dur; Kurani Kerimi tek kaynak kabul edemezsin demek *Allah'dan cok Allahci olmak degilmi ?!

ama su da var
Insanlar kendi öz iradeleri ile Allahin emri olmazsa bile, sirf Allahin rizasi icin kapanmalarinda ne gibi bir rahatsizlik olabilirki ?
tabiki digerleri üzerinde baski kurmayacak....ne fiili nede manevi !
yani kisilik haklari diyoruz, tercih hakki diyoruz, ama birileri de bu tercih haklarini da kendi sorumluluklarini tasiyabilecegi kadar kullanirsa neden karsi cikiyoruz ?

evet bende eger basi kapali bir kadin sonucta bir yurttas'dir , ve tüm diger yurttaslar gibi eger suc islememis se diger yurttaslar gibi devlet buna da ölye davranmalidir....bir giyim tarzi suc teskil etmemeli !

bakin aslinda türkiye'de var olan basörtülülerin toplum icindeki yeri konusu sorusu cok basit bir sekilde cözülür ....

bir örnek..Devlet icinde yasadigi insanlarin farkliliklari itibari ile hepsine ayni mesafede durmali, kendi adalet anlayisini zedeleyecek hic bir fiile izin vermemeli, yani Devlet tabiri caiz se "ateist" bir durus sergileyebilir...ve Devlet icindeki insanlar Devlet adina hizmet yapanlarda buna uymali görev sürelerince, yani onlarda Devletin tüm Dinlere ve Dinsizliklere esit mesafede oldugu hem fiili hemde kanuni olarak saglanmali.....

amaaaaa
Devlete vergisini veren, ve diger vatandaslar gibi suc islemis insanlarda diger vatandaslar gibi Devlet*den Hizmet alirken, devletin onlarin bas örtüsüne kafayi takmamasi lazim....
cünkü Devletin görevi insanlara "kendi hükümü" zorla kabul ettirmek degil, insanlardan topladigi vergi ile verdigi hizmeti herkese ayni sekilde sunmasi !
Yani burada Hizmet eden ve Hizmet Alan söz konusu..ve Devlet'den Hizmet alan bir kadin'in tercih haklari da yok sayilmamali !

Kamusal Alan gibi sacma sapan bir terminoloji Türk Devletinin bir ayibidir...sonucta Basörtülü Insanlarda ister kabul edin veye etmeyin Kamunun bir parcasi.....

Aslinda bakarsaniz sonucta bir Beyan'a tabi olan bir Iman olayi neden gereginden fazla hep geriltiliyor ?

Bir de Basini Kapmanin tek nedeni acaba Allah'a iman etmelerinden mi cidden ?
Bence Allah'a imandan cok sanki bir sosyal olgudan bir olay....yani gidiyorsunuz bir dernege / tarikata ve oradaki kurallara uyuyorsunuz cünkü dislanmak istemiyorsunuz ve basinizi kapatiyorsunuz...yani bunun almancasi "grupenzwang" (grup öyle istedi diye)
bu tip kapanan insanlar kapanmislar ama Allaha müslümanlarin bir büyük kisminin kabul ettigi "bes vakit namazi" kilmazlar....fitre ve zekati fazla takmazlar vs vs ama baslari kapali....

bir diger kapan tip de aslinda basi aciktir ve sadece ibadet ederken kapanir veya kendisinin kutsal bir mekan kabul ettigi mekana girince saygisindan dolayi kapatir....

dostca selamlarim ile

InVitatio

29-03-2007, 12:31
Türban başka kapanmak başka. Türban şu sıralarda politika sembolü olarak kullanılmaktadır. 10 gün önce İstanbul'da Beyoğlu'daydım. Türbanlı genç kızları orada bir görün. Ciddi söylüyorum türbanla daha cinseldiler. O kaş, göz, dudak boyamalar, o ojeler, allıklar inanılmazdı. Bir kısmı da bu işi namuslu kız ayağına yatmak için kullanıyor. Yani türban işinde sosyal içerik de var. Zaten politik ve sosyal olduğu için gündemde kalıyor. Bir de türban taktığı için ailesinden çalışma iznini alabilen kadınlar var. En çok da onlara üzülüyorum.

Sonuç olarak türban kadınlarımızın, dolayısıyla toplumumuzun baş belasıdır. Erkek egemen hasta toplumun yansımasıdır. Benim çocukluğum Kütahya'da geçti. Orada ilkokulda elele tutuşup tavşan kaç oynadığımız kız arkadaşlarımız mezun olunca çarşafa bürünür, sokakta tek gözle dünyaya bakarlardı. Bu anlaşılabilir bir şey değildir. Henüz ergenliğe bile girmemiş bu çocukların hangi psikoloji ile yetiştiklerini bir düşünün. Sonra nasıl olur da toplumun akıl sağlığından, geleceğinden bahsedebiliriz? Kadını kapatıp, geri plana atan bir toplumda isterseniz ortalama geliri 100.000 dolar yapın o toplum yok olmaya mahkumdur. Benim anam, kızkardeşim, karım, kızım benim için kutsaldır. Onlara nasıl olur da kendi haklarımı tanımam.

Türban başka, kapanmak başka sözüm yanlış oldu. Türbanın bir ilerisi tam kapanma, çarşaftır. Ben Suudi Arabistan'da da bulundum. Önceden de oranın durumunu biliyorum. 1960 ve 70'lerde yabancı kadınlara karışmazlardı. Yabancılar (kadınlar) istedikleri gibi giyinir, araba kullanabilirlerdi. Daha sonra Amerijkan tahakkümüne girildikçe dinsel kısıtlamalar feci arttı. Yabancılara da uygulanmaya başlandı. Şimdi ise köktendincilik vahşet halini almış durumda. Aynen Türkiye gibi gerilemede. Daha önce onlar da, biz de daha mı az dindardık. O eski insanlar şimdi cehennemde yanıyorlar mı? Bütün bunlar işin özünde din değil de politikanın, çıkarın yattığının göstergesidir. Ne yazık ki parasal üstünlük bu dengesizlerde.

ninkasi
29-03-2007, 14:10
türban-ne yazık ki-hala kadınlar tarafından kabul gördüğü için çok üzülüyorum ve tabi şaşırıyorumda bu duruma,bir insan hele de bir kadın nasıl olurda bu kadar kör olur,nasıl olur da böyle bir zincire bu derece boyun eğebilir?Yolda gördüğüm türbanlı kadınlara hayretle bakıyorum,gözlerine bakıp "nasıl olurda bu kadar kendini aşağılatırsın!" diye geçiriyorum içimden..Yakın bir zamanda bir arkadaşım kapandı,birçok arkadaşının etkisiyle-tabi bu arkadaşlarının hepsi tarikat üyesi ablalar(!)-kapanmasıyla birlikte aramıza mesafe koydum,o da bunun olcağını biliyordu ve çok iyi arkadaşım olduğu halde görüşmemeye başladık...3 ay sonra aradı ve türbanını çıkardığını söyledi,babası sonunda isyan edip kızına tepki göstermiş;ne kadar şanslı ki bilinçli bir aileye sahip...Türban takan o kadınlarında bu bilinçlenmeye ihtiyacı var ama ne yazık ki başımızda böyle insanlar olduğu sürece bu çok zor :(

InVitatio
29-03-2007, 17:40
ya arkadaslar ne yazik niye yazik ?
yani birileri hür iradeleir ile kapandiklari icin suclu mu oldular ?yani suc mu islediler. ?
aslinda bakarsaniz bir kadinin neden kapandigi bile konu ila muatap olmayani ilgilendirmez suc islemedikce....
eger kapanan bir kadinlarin sikayeti varsa giderler devletin savcisina bildirirler beni kapanmaya zorluyorlar diye...avrupa birlgi devleti üniversitelerinde türban la egitim alma serbest, adamlar müslüman mi oldu ? adamlarin devleti yikildi mi ? adamlarin sanayisi mi cöktü ?

birakin ardaslar bu ici bos türban kavgasini....yok baski varmis...yok erkeklerin egemenligimis .....yok tarikatcilik mis yok siyasi mis....
eger baski varsa kadinlar üzerinde devletin savcisi var, eger devlet bu kadinlarin hakkini koruyamiyorsa o zaman devletin adalet anlayisini sorgulamaniz gerek , kadinin tercih hakkini degil, eger tarikat varsa bu islerin arkasinda o da devletin bu insanlari daha iyi egitemedigini , bir egitim boslugu oldugu anlamina gelir...devletin icinde diyanet kurmu sorumludur eger müslümanlar tarikatcilik ile kafalarni bozuyorlarsa.....
eger bu bir siyasi simge ise....hic bir mahsuru yok olabilir...fiil teskil etmedikce...yani simgeyi tasimak su sayilmamali eger bu bir devletin varligi ile ilgili bir aksiyona dönüsmüs ise , simge degil , yapilan aksiyon yargilanmali......

gecin bu körü körüne kapanmayi veya karsi olmayi....

InVitatio

Hayrunnisa
29-03-2007, 19:39
sizler basortusunun neden farz oldugunu bilmediginiz icin karsi cikiyosunuz, sizlere sadece aciyorum baska yapabilecek bisey yok.. sizlere neden farz oldugunu anlatsam bile, siz ya anlamicaksiniz ya da anlamak istemiceksiniz, cunku kafaniza islemis bikere.. bildiginizi okuyosunuz ancak..
zamani geldiginde, yani oldugunuzde belki hatirlayacaksiniz, islam diye bisey vardi diceksiniz, nasil oldu da inanmadik diceksiniz..
ama maalesef son pismanlik fayda etmiyecek..

saygilarimla...

29-03-2007, 20:38
Hayrunnisa hoş geldin, hemen de tebliğe başladın.

Bir kere karşılıklı nazik olmayı öğrenmelisin. Kimse sana hakaret etmedi değil mi? Kimse sana bağırmadı ya? Niye koyu yazarak bağırıyorsun? Ne gerek var?

siz ya anlamicaksiniz ya da anlamak istemiceksiniz, cunku kafaniza islemis bikere.. demişsin.

Bunu nasıl anladın? Kalbine mi doğdu? Hadi anlat bakalım, önce bu işin bahsi yokken Muhammed yaşamının sonuna doğru neden kadını kapatmış? Bu Allah kelamı değil mi, önceden bilmiyor muydu? Yoksa her şey Allah'tan değil mi? Hadi bakalım, bir açıklayıver...

29-03-2007, 21:01
İnvatio,

1 - Hür iradeleri ile kapandıklarını nereden biliyorsun?
2 - Toplumun (yaşadıkları çevtrenin) bu yönde hiç baskısı yok mudur?
3 - bir kadinin neden kapandigi bile konu ila muatap olmayani ilgilendirmez suc islemedikce.... demişsin. Sözün bu haliyle çok tartışma götürür. Bir kadın suç işledi, örneğin hırsızlık yaptı. O zaman mı hırsızlığın yanında kapanmasını konuşmak serbest. Suç işleyince daha önce ahlaki olan şey (kapanma) birden ahlak dışına mı çıkıyor.
4 - Ne konuştuğunu bilmiyorsun. AİHM'nin ve ve Avrupalıların türban aleyhinde karar verdikleri belli iken "türbanla eğitim serbest" diyerek yanıltma yapıyorsun.
5 - Devletin içine girerek devleti çalışmaz hale bunlar getirmedi mi devlete kabahat yüklemekle işin içinden çıkıyorsun? En basit örnek: eski rektör Aşkın'a devletin savcısın ın komplo kurduğu ortaya çıkmadı mı?
6 - Baskı altındaki kadınların gerçekten savcıya giderek şikayette bulunacağını gerçekten düşünecek kadar saf olduğunu sanmıyorum.
7 - Burada zaten aynı zamnanda yobazların çarpıttığı, bu hale getirdiği anlayış, devletin bu durumu da sorgulanıyor.
8 - Siyasi simge, bireyleri köle durumuna getirmeye çalışıyorsa elbette sorumlu olur.
9 - Sorunu karmaşık bir şeymiş gibi suçu bir ona bir buna atarak bulandırmak hiç bir işe yaramaz.
9- Bütün söylediklerin İslamiyetin kadınları ikinci sınıf, eşek benzeri gördüğünü örtmüyor.

mep
29-03-2007, 22:22
Hayrunisa ablam hoş geldin
Ne iyi ettinde geldin valla,şöyle inançlı bi ablam gelsede sohbet etsek
demişimdir hep.Doğru söylemişin ablam Başörtüsünün farzından filan
anlamaz bu site sakinleri,ama ben anlarım işin özünü biliyom çünkü
Allah Adem'e eş olarak kadını yaratırken,cazibe merkezi olarak
yaratmıştır,öyleki.! erkek saçından bile tahrik olur,sesinden bile tahrik
olur.Kadını saçıyla bile erkeği tahrik edecek kadar cazibeli yaratan
Allah yaptığı hatayı fark eder,kadına başınızı örtün diyerek kendi
yaptığı hatayı kadına düzelttirir.Kadının seside tahrik eder erkeği
ama Allah çok şevkatli olduğu için kadınların dillerinide kesin demez
çünkü o insanlara karşı çok şevkatlidir.gaddar bi tanrı olsaydı
'' Kim yarattı bu nu be kesin şunun dilini saçını,orasını,burasını''!
diyebilirdi ama şevkatli ve merhametli olduğu için sözüm ona kendi
yarattığı kadının Vücut hatlarını,saçlarını,sesini,kapatmayı farz kılar.
öylede şevkatlidir yani!Hatta kadın kısmına kapanırsa,ibadetlerini
eksiksiz yerine getirirse,Cennette yüzlerce huriyle başbaşa Â*olan
kocalarının yanında olmayı bile mükafat olarak müjdeler ve kadınlarımız
Allahın kendilerine verdiği çekiciliklerini yine Allahın emri ile kapatır
cennete gidip kocalarının haremine katılabilmek için ibadet ederler.
nası Â*ablam ben biliyomuşum dimi işin doğrusunu?
ablam daha sonra sana bazı sorularım olacak bakalım iman eden bi bayan
bunları nasıl cevaplıycak merak ediyom yani

InVitatio
30-03-2007, 18:24
Selamlar Arkadaslar...
Selam Hayrunisa
Selam Buralp
Selam mep.

@Buralp
Burlap simdi sana ders vermek istemiyorum ama belki bir faydasi olur diye konuyu biraz acayim...

Bilimsel arkadasim buralp bir kadin kendi hür iradesi ile kapanmiyor diyerek bir genel tanimlama getirmek istiyorsan tüm kapanan kadinlari tek tek sorman lazim ve iclerinden birisi cikarda "hayir ben hür iradem ile kapaniyorum" dedikten sonra tabiri caiz se , "bacaklarini kirip oturman lazim" cünkü bir kisi kafi'dir senin tezini cürtümek icin , öyle degilmi öyle...

ben bir o kadar kadin taniyorum...zeki akilli...mantik yürütmesini bilen....bunlar gec yaslarda kimsenin baskisi olmadan kendi hür iradelerini kullanarak kapaniyorlar, ister kabul et ister etme...bunlar "akilsiz" demek senin gibi "akillilara" yakismayan bir yakistirma....insanlarin hür iradeleri ile verdikleri karara saygili olmayi ögrenceksin sonra kendi verdigin kararlara karsindaki insanlardan saygi bekleyeceksin....
devletin bu konudaki zaafini eger varsa, bana saflik diye yakistiriyorsan , bu senin bu devlet ile arandaski güven meselesi ile ilgili o da benim sorunum degil.....


zorla kapanan yok mu ? vardir tabi...ama onlarin da bas vuracagi merciler vardir...eger devlet ve toplum bu zor duruma düsen kadinlara yardim edemiyorsa bu o devletin ve toplumun ayibi...sana hic bir kadin gelip "beni zorla kapatiyorlar bana yardim edebilirmisin" diye kapina dayandi mi ? dayanirsa " git bacim isine ben atom'larla ilginleniyorum su foruma ici üc ileti asmam lazim" mi diyeceksin ?
evet devletin ve toplumun bu konudaki ayibini "din'e" mal edemezsin...


ben kapanmanin islami acidan "Allah" acisindan farz oldugunu düsünmüyorum ! bunu söylemistim bir kere daha söylemekte fayda var ..... eger imanli olan arkadaslar ayni tanriya iman ediyorlarsa...tanrinin cestili peygamberlere ayri ayri "sünnet"ler önermeyecegini düsünüyorum....yani eger saclarin kapanmasi Islamin farzi olsaydi, museviligin de farzi olmasi gerekti.....Allah Peygamberlerine neden farkli farkli Sünnetler emir etsin ki ?
benim bildigim Ayetlerde "decoltenin" kapanmasini Allah emir ediyor...ne sac nede bas kelimise geciyor bahsi gecen ayet'de.....

amaaaa
bir insan özgür iradesini kullanarak sirf Allah rizasi icin ( gerekemedigi) halde basini kapatmak istiyorsa bunda ne gibi bir mahsur olabilir ? birakin kapatsinlar....eger bu insanlar toplumun diger kesimlerine kendi dogrularini zorla kabul ettirmek istiyorsa , manevi baski uyguluyorsa o zaman da akli basinda bir devlet yönetimi oturup bunu toplumun diger vatandaslarini bu gibi yaptirimlardan korumasini saglamali, yani is siyasetciye düsüyor.....

Devlet vergi ödeyen vatandaslari arasinda...bir suc islemis vatandaslari arasinda ayrim yapmamali eger yapiyorsa bu "fasizim" olur...ki fasizim hem insan vicdanina hemde maneviyatina ters düsen bir olgu...
evet "ateist" olan devlet icinde hizmet verenler tüm vatandaslara ve onlarin degerlerine esit mesafede olmali ve bunu yaparken hizmet verenlerin "esit olma ilkesine" gölge düsürecek yaptirimlara izin vermemeli, ama hizmet alaninda "giyim kusamina" karismamali...

Bir simgenin suc sayilabilecegini bir Demokrat olarak ilk senin gibi akli basinda olmasi gerekenlerden ögreniyorum....helal sana :-)
eger bir kadin suc isliyorsa onun bu fiili yaparken bas örtüsünün ne kadar sucu var ? yani bir adam öldürüyorsa , bas örtüsü takindigi icin mi öldürdü diyecegiz ? yani sucun kendisi yargilanmali...suc islerken giyim kusami degil....
hic bir zaman bir ahlaksizlik zaman icinde ahlak sayilmadi sartlar ne olursa olsun...

ama sen nasrettin hocanin "su testi" misali önceden testiyi tasiyacak insana söyle "iki samar atabilirisin" yani kirildiktan sonra atsam ne yarar mantigi sark kültüründe "normal" görülebilinir ama demokrasinin kisilere göre yorumlanmadigi kültürlerde "suc isleyebilir, cezalandiralim"
mantigi yok....ister kabul eeeet ister etme....

gelelim ab ve egitim konusuna.....
ankarali hemserim bilmiyorum cankaya-batikent arasi nasil ama eger söz konusu avrupadaki egitim konusu ise...birak konuyu bilenler konussun dimi.....

@ne konustugunu bilmiyorsun....
ben almanyada kaliyorum....yüksek ögretimimi burada aldim ve calisiyorum...hem benim okudugum yillarda hemde su an'da devletin üniversitelerinde kadinlarin bas örtüsü ile ders almalarinda bir mahsur yok...cünkü bir insanin giyim kusami "bir siyasi simge dahi olarak degerlendirse bile" sirf fiil olmadigi icin suc teskil etmiyor.....ister kabul et ister etme...ama sen ankarada kaliyorsun ...sen benden daha iyi bilirsin buradaki yüksek ögretimdeki durumlari öyle degilmi :-)))
evet dogrulari kabul etmek zorunda degilsin ama bu konudaki cehaletini kimseye de zorla tartisilmaz gercek diye sunamazsin....


is alaninda gelince...devlet icinde hizmet vermek isteyen..devletin vatandaslara esit mesadefede yakinligi ilkesine dayanrak genelde yasak...ama eyalat sistemi oldugu ici...bazi eyalatlerde yer yer bas örtlü bir egitmene izin veriliyor....hukuki dayanagi olmasa bile....
özel sektörde ise orada özgürlük hakim....yani is is veren ile is talep eden arasinda bir olgu ve onlar arasinda cözülmeli.....
ama yooook ben bunlari bilmiyorumdur ben safimdir sen benden bu konulari daha iyi biliyorsundur öyle degilmi :))))

Islamiyetin kadinlari nasil degerlendirdigini birak muhataplari karar versin, eseklik bu konuda cok bilmislik , o kadinlarin verdigi karara saygi göstermemektir....


sana belki rosa luxemburg'un bir sözü ile yazimi simdilik virgüleyim....

Freiheit ist immer die Freiheit der Andersdenkenden
Özgürlük hep ( herzaman/tek) Farkli Düsünenlerin Özgürlügü'dür...

InVitatio

ninkasi
30-03-2007, 20:42
syn invitatio,kapanan kadınların zorla kapatıldıkları taktirde savcılığa başvurmasını önermişsin,ama olaya şu açıdan bakmanı öneririm,daha Türkiye'de aile içi şiddete maruz kalanlar veya yakınları tarafından tecavüze uğrayanlar savcıya gitmiyor veya herhangi bir kuruma şikayet etmiyor ki zorla başı kapatılan kız mı gidecek?Bugüne kadar böyle bir şey duydun mu?Ayrıca hadi kız gitti diyelim,devlet o kıza ne kadar sahip çıkacak,kız böyle bir riski nasıl alsın?Sonunda gene ailesine götürcelerini bildiği halde nasıl şikayet etsin,ki böyle bir şeyi yaparsa eve döndüğünde onu nelerin beklediğini ben düşünmek bile istemiyorum..
Avrupa birliği üniversitelerinde türban serbest demişsin ama benim bildiğim kadaryla hepsinde değil; İngiltere de yasalarla belirtilmemesine rağmen çoğu bölgede yasak,Fransa'sa yasak-ki zaten o dönem çok yankı uyandrmştı bu olay-Belçikada Beringen bölgesinde yasak,Almanyada-ki sen bizden daha iyi bilirsin-Stuttgart/Baden'de ve Mannheim' de yasak,İsviçre ve Hollanda'da da yasak..Ve daha saymadığım birçok yerde yasak.Mesala AİHM'ye yapılan başvurularda türbanlı fotopraflar kabul edilmiyor.Yani Avrupanın da bu duruma çok sıcak baktığını söylemek çok da gerçekçi değil.Kaldı ki Avrupa bu olaya sıcak baksaydı bile,bu bizi bağlamaz;yani türban avrupa tarafından hoş görülmüyor diye değil,biz istemediğimz için ülkemizde yasaklanmalı.
*Bir de demişsin ki benim tanıdığım çok akıllı,mantıklı bayanlar var onlardan da kapanan oldu,şimdi zaten türban IQ seviyesine bağlı bir durum değil,yani kişinin dine bakışıyla ilgili ama ben inanmıyorum ki bir kişi hem dine bu derece bağlı olsun hem de sosyal hayatını bir bayan olarak geliştirebilsin.İslamiyet kadının sosyal yaşantıda önplanda olmaması için gereken tüm yasakları zaten koymuş,kadının sesine bile günah demiş,kadının tanımadığı bir erkekle yan yana oturması bile günah,şimdi bu kadın nasıl oluyorda sosyalleşiyor ve toplum içinde zeki sıfatını kazanıyor?

Syn Hayrunnisa,türban dinde farz olsa dahi bir kadını aşağılamıyor diyebilir misin?Bu kadar kör olabilir misn?Ben kadınlığımdan utanmıyorum ve bundan rahatzılık duymuyorum ki neden kendimi bir örtünün içine hapsedeyim?
Bir de son pişmanlık fayda etmez demişsin nasıl bu kadar emin olabiliyorsun;bu kadar iyi mi takip ediyorsun öbür taraf işlerini?Gidip gelen tanıdk var herhalde?

InVitatio
31-03-2007, 03:04
Ninkasi....
ab ülkelerinde basörtüsü ile üniveristeye gitmek serbest ! senin dedigin kisitlamalar sadece o kurumda "ders" verenler ile ilgili.... yani devlet icinde hizmet veren'nin devletin dinlere esit mesafede sarti ile ilgli bir durum....
@fransa : fransada lise seviyesinde yasak ! cünkü fransa'da diger ab ülkelerinde oldugu gibi zorunlu egitim lise son sinifa kadar, zaten almanyada da lise seviyesindeki durum okul tarafindan cogu zaman hos görü icerisinde idare ediliyor...bir yasal dayanagi olmadan...
elin hristiyani bile kendi toplumuzdan insanlara ve onlarin dinlerine sahip cikarken, sizlerin bu bagnaz ve yobazca tavriniz ne diye anlamis degilim...

evet türkiye gercekleri ne yazik ki senin anlattigin gibi...ama simdi sen bu kabul edilmez gercekler karsinda bir kapitulasyon yapiyorsun ve basini hür iradesi ile kapatana "suclu" "aptal" gözü ile bakip kendince birde hic de niyetin olmamasina ragmen bir nevi kibirleniyorsun....

almanyada basi kapali hukuk okuyan ögrenciler var senin kadar kibirlenmis bir uslup kullanmiyorlar...
kendince islamiyetin kadinlari sosyal hayattan disari attigini savunuyorsun....ama ne gariptir ki en cok kadin akademisyen, kadin universite ögrencisi, kadinlarin toplum icindeki is alma orani ister kabul et ister etme Iran Islam Cumhuriyetinde, oradaki insanlar kendi islami yorum icerisinde bunu basarabilmisler...ister kabul et...ister etme...yani bu kadar bagnaz ve kati olmalarina ragmen oradaki kadinin toplumdaki yeri ve konumu cogu bati ülkelerinden cok daha iyi....oranin kanunlarina uydugunuz sürece....
yani senin sorunun cidden kadinin toplum icindeki yeri ve konumu ise al sana iran iste...ama sizlerin sorunu cidden o degilki, yani kadinin toplum icindeki konumu ve islamiyetin bundaki payi degil sizin sorununuz sizden farkli degerleri kabul edememeyisiniz....yani sirf muhalifet olmak inadi ile kendi bazen basit ve sig refleksleriniz ile sizden farkli olan kadinlari " aptal " yerine koymak....


iletimde de yazdigim gibi, ben kadinlarin kapanmasinin kuranin sarti olmadigini savunuyorum...ama kadinlarin de kendi hür iradeleri verdikleri bu yöndeki karara da saygili olmak lazim....

@siz istemedigniz icin yasaklanmali....
yasaklardan , toplum icindeki manevi baskilardan cok cekmis birileri olarak garip bir istek degilmi ? yani kendi kisisel bir yorumu tek tartisilmaz bir gercekmis gibi digerlere zorla da olsa kabul ettirmek ? yani varsaylim kurani kerimde yeri yok....var sayalim kapananlarin hepsi geri zekali aptal.....varsaylim bunlarin hepsi hic bir fiil de bulunmamlarina ragmen sirf baslarindaki bez den ötürü suclu.....neden yasaklanmali ?
ha sana baski mi yapiliyor, bas örtülüleri tarafindan ? sana siddet mi uygulaniyor hem fiili hem manevi ateist oldugun icin o zaman gidersin sende devlete sikayet edersin, ve devletin senin de haklarini korumasi icin talepde bulunursun....eger devlet acizse sana yardim etmekten o zaman da otur devletini ve yasadigin sistemi genel manada sorgulamaya basla...

simdi kapanan kadinlar zorla kapaniyor diyelim...yani aile zoru ile, tarikatcilik falan filan....
ve kendileri istemdikleri halde sirf görtünü olsun diye kapaniyorlar diyelim....sizlere ne ?
yani ya gider yardim edersiniz bu magdura veya etmesiniz...
simdi ne olur...eger zaten imanli bir insanlarsa bu tür zorlamalarin da hesabi sorulur elbet müslümanlarin var olan ahiretinde...hak sahibini bulur diye inanirlar müslümanlar....
yani bu magdur kadinlara sen destek olamiyorsan o zaman cekilde köstek bari olma


birde lütfen Allahi kendinizce elestirirken, su neyüdügü belirsiz hadiscilerden aldiginiz kaynaklari örenekleri alayini cöpe atin...zaten Müslümanlarin basina ne geldi ise bu ipe sapa gelmez hadisler yüzünden geldi....
Müslümanin tek kaynagi Kurani Kerim*dir ve hangi hadisi kim nerde ne zaman zirvalasmissa zirvalasin eger Kuranin Kerimin mantigina ters ise zaten yalan hadis....
simdi tutuyorsun bu evreni yarattigini düsündügüm Tanriyi bir kul lafi olan hadis ile kendince mantikli bir elestiri yapiyorsunuz...vaaay anam vaay....

bir de isin garibi bu hadislere en yok bu "yesil" cember sakallai yobazlar sarilir ve birde yobazca yorum yapan kendini "ilim insani" diye tanitan "sözüm ona" hümanist ateistler.....ne garip...akli basinda bir müslüman hadisleri sizin kadar takmiyor bile :-)
ne edeyim ben irani buharinin su veya bu hadisini Kurani Kerimi daha mi degerli kiliyor ? sallayin bunlari

Haydin Gercege Hüü
* * * * * Mümine ya Ali

InVitatio

mep
31-03-2007, 10:03
hadisler dinin direğidir!
Dinin ibadetini sünnetini hadisler belirler.
Kuran bu konuda açıklık getirmemiştir.
hadisleri inkar etmek sünneti inkardır.
sünneti inkar etmek mezhebini inkar etmektir.
mezhebi inkar etmek,dini inkar etmektir.
benmi yanlış biliyorum yoksa!
mezhepler tarafından kabul görmüş
ve yol u bu hadislerce belirlenmişken
keyfi olarak çıkıp bu hadisleri atın demek
doğru mu? acaba?

InVitatio
31-03-2007, 11:32
evet mep
yanlis biliyorsun
o dediklerin alayi iste hadiscilerin zirvalamasi
ben öyle kabul etmiyorum
hadisler islam tarihinden sadece ve sadece anektodlardir !
bir anektod hic bir zaman Allah'in sözü kabul ettigim ayet ile es deger de degildir !

meshepler ise peygamberin ölümünden yüzlerce yil sonra müslümanlarin
hayatina girmis kurumlardir....
yani ben tüm "ilk günkü müslümanlar" gibi kendimi meshepsiz sayiyorum...
mesheplerin kuruculari benim gözümde sadece ve sadece bir "yorumcudur"
Allah'in farzini farz Kul'un yorumu yorum olarak kabul ediyorum...

dedigim gibi bu Hadiscilere en cok önemi iki tip insanlar veriyor
birilerin yüzlerinde "cember sakal" digerlerin "beyninde" bir cember sakal

Allaha giden yok ise bellidir...buyruklarina uymak sizler ise iste kendinize sormalisiniz siz hangi tanriya iman etmiyorsunuz...Kurani Kerimdeki bahsi gecen Tanriya mi yoksa Hadiscilerin kendi kafalarindaki Tanriya mi ?

Müslümanlar Farzi Farz Sünneti de sadece Sünnet kabul etmedikce, olur böyle vakalar....


selamlarim ile

InVitatio

mep
31-03-2007, 12:55
evet mep
yanlis biliyorsun
o dediklerin alayi iste hadiscilerin zirvalamasi

*Kuran namazı emreder,hiç bir tanımlama yapmaz
o halde namaz nasıl kılınacaktır.hadisleri kaldırıp
attığınızda nasıl namaz kılmayı düşünüyorsunuz.
nasıl aptest almayı düşünüyorsunuz,
oruç u nasıl düzenliyeceksiniz.
Kuran bunlarla ilgili detay vermemiştir.
bin ay'dan hayırlı dediği kadir gecesini herkes
istediği akşammı kutlayacaktır.böyle upuzun bir liste
çıkarılabilir.bu ayrıntıları nasıl çözeceksiniz.
dua lar eşliğinde step yapan biri namaz kılıyorum
dediğinde bu size saçma gelmezmi,isteyen istediği
gibimi yorumlayacak?

ninkasi
31-03-2007, 13:10
Invitatio,ders verenlerin kapanmalarına izin vermemek o ülkenin,yönetimin halkına eşit yaklaştığını gösterir mi senin tabirinle?Sonuçta orda da belli bir türban yasağı uygulanıyor,tamamiyle yasal diyebilir msn?Neden türkiyede yasak olunca türkiye kötü algılanıyorda,avrupada yasak olunca üstü kapalı iyileştirmelerle geçiştiriliyor?
Diğer taraftan sen kendin söylüyorsun "elin hristiyanı" diye tabi ki onlar türban için bizim kadar tepkili olmazlar çünkü toplumda belli bir genel var onlarda hrsitiyan yani müslümanların ülkelerindeki sayısını düşününce türban tabi göze batmaz,ama Türkiye müslüman bir ülke türban onun için bir tehdit,bugün türbanın yasallaşmasını isteyen yarın karaçarşafı,dini diğer gereklilikleri de isteyecek bunlar da yasallaşsın diycek ve sonunda önüne geçilmez bir şeriat süreci gelişcek zaten şu anki hükümetin politikası bu yönde,insanların dini duygularını sömürerek devleti iyice şeriatleştirmek böylece toplum git gide bilimden uzak,koyun gibi güdülmesi kolay bir forma dönüşcek..En ufak bir isyanda allah korkusuyla bastırılmak istencek her şey..
Benim türbanlılara "aptal" gözüyle bakıp kibirlendiğimi söylemişsin,birincisi ben onlara aptal demedim sadece cahil ve *kör olduklarını iddia ettim;ilerleyen dünyanın nimetlerinden yararlanırken türban gibi çağdışı bir şeye saplanıp kaldıkları için onları anlamıyorum!
*İran'ı örnek vermişsin,bu örneği okurken inanamadım nasıl olur da bu kadar dışardan baktığın için..İlk olarak şöyle düşünmek de yarar var İran'a şeriat gelmeden önce gayet modern bir ülkeydi,kadınlar özgür bir şekilde yaşayıyorlardı,tabi ki bu topluma şeriat gelirse direkt herkesin dini düşüncelere bağlanmasını bekleyemeyiz tabi ki de içlerinden hala önplanda olan kadınlar olcak;böyle bir ülkeyi zaten ancak şeklen kapatabilirsn,kafalarını da örtmek zaman ister.Bir deİran da kadına şeriatle birlikte saygı gelmedi,yani kadının yeri Batının bile örnek alabileceği şekilde değil.İran'da bir kadına erkek tecavüz ettiğinde kesinlikle ceza almıyor!Ceza alabilmesi için kadının veya kadının ailesinin erkeğin ailesine para ödmesi gerekiyor ki böyle adam içerde yatarken ailesi mağdur olmasın..Şimdi bu nasıl bir saygı,hangi insanın aklı böyle bir saygıyı kabul eder;bir kadın hem tecavüze uğruyor hem de para ödüyor!!!
* Birde sözüm ona muhalefet için türbana karşıymşz,ne yani türban kadına bir hakaret olduğu halde buna onay mı vercez sırf muhalefet olmayalım diye?
*Son olarak anlamadığm bir şey var,hadisler kul lafıysa Kuran kimin lafı?muhammed insan değil miydi?

InVitatio
31-03-2007, 17:57
arkadaslar
eger biz müslümanlar yeri gögü ve tüm hayat ile ilgili herseyi Allah yarati diyorsak ve buna iman ediyorsak yani mükemmelliginden kuskumuz yoksa ki müslümanin olmamasi sart o zaman Allahin sözü kabul ettigimiz Kurani Kerimde eksiksizdir....
evet simdi Allah kuluna ona niyaz etmeyi farz kilmis seklini söylememis...peygamberi de Allaha en iyi ibadet etmenin hanif dinlerin hepsinde oldugu gibi ve o günlerde diger dinlerde de oldugu gibi anlinin yere secde etmesi ile yorumu benimsenmistir...ama o sadece bir yorumdur...Allah üc vakit namazdan bahs ederken bugün Ehli Sünnet genelde bes vakit kiliyor veya Süleyman Hilmi Tunahanin ögrencileri olan "Süleymancilar" Ehli Sünnetin bes vakit namazini yaz aylarinda dört vakit kiliyor...
evet bak Allah üc derken insan yorumu ile bes de olur on'da olur...
burada Müslümani baglamasi gereken Islamin Anayasasi olmali....
önemli olan Allaha ulasmayi dilemek bunu sen günde bes defa bir sekile sigitirarak yaparsin veya tüm gün onun buyruklarina gönülden bagli olarak yasayarak...


bir diger sünnet de zekatin miktari ile ilgili...
zekatin miktari degildir Allah icin önemli olan eger öyle olsaydi Kurani Kerimde mutlaka belirtmesi gerekirdi....Allah icin önemli olan zekatin / fitre nin yapilmasi !
Hangi kulu ilgilendirir dört de veririm bes de veririm , bir de veririm ?!
bunun eger varsa bir vebali verecek olan de ben degilmiyim ?

iste bak siz ateistler ve yesil yobazlar Allahin farzini bir kenera yitip, insanlarin yorumu olan sünneti bas alip kendinizce elestiri yapiyorsunuz...evet elestiri yapin tabi amaaa o zaman gidin Sünneti ve "hadiscileri" elestirin....
haa Kurani Kerimdeki ayetler size doyurucu gelmiyor mu ? olabilir !
ama siz zaten o kitaba tabi degilsiniz ki yani siz yasamaniza bakin size cennet de yok cehennem'de öyle degilmi...

evet arkadaslar,
Kurani Kerim bir müslümanin imani icin yeterli degil diyenler tüm evreini ve hayati yarattigini inandigmiz Allahin "unutkan" ve "buu kadar önemli seyleri demek unutmus Kurani kerimde iki söz etmeye" demek istemeklerdir ki bu da Allaha yapilacak belki en büyük Küfür sayilir bence.....

Allah sizler gibi sekilci olsaydi tabiki tüm sünneti harfi harfi ayetleri indirirdi....
Allah önemsemedigi seyleri Kurani Kerimde yazmamis konuya birde böyle bakmayi deneyin

diger yazilarimda da söylemsitim
ben ne biri söyle böyle dedi diye "imanli" olurum veya biri söyle böyle dedi diye "Inkarci" olurum...
siz ne derseniz deyin bir Allah var....


@ninkasi
cidden garipce mantik yürütüyorsun...simdi senin aklin mantigin almiyor diye birileri neden birileri cahil ve kör olsun ? yani kendi aklini mantigini sorgulayacagin yerde, ben sizleri anlamiyorum siz cahilsiniz demek ne kadar mantikli bir yaklasim...?!?
nimetlerden bahsetmisin ....hangi nimetler ? özgürlük adina yapilan ahlaksizliklar mi yoksa doganin bize sundugu nimetlermi ?
avrupada insanlar ateistler bile sizden daha iyi empati yapiyor müslümanlarla bu yönde bile avrupalilardan cok daha gerisindesiniz, bunu böyle kabul etmekten baska birsey gelmez elinden...
hic bir devlet dairesi kadinin basi kapali diye vatandasin hizmetini vermemek yapmiyor...müslümanlar hastanelerde kalmak zorunda kalirsa...yemek mönüsünde domuz eti ve yagi olmamasi icin büyük saygi gösteriyorlar ve titizlikle dikkat ediyorlar....sizlerin gibi "ay bunlar ne aptal...bakin biz bu domuzu yiyiyoruz hasta mi oluyoruz" diye kibirlenip kendilerince akil vermeye kalkmiyorlar...


@iran
iran meselesine gelince, ben o örengi kadinlarin toplum icindeki (is alma ve is yapma) ile alakali yazdim...irandaki kadinlarin genel manada sorunlari ile ilgili degil...hani senin aklinca bu basi kapalilar aptal ya gözleri kör ya...bende hayir öyle degil...bunlar arasindan akademisyenler da cikiyor bilim adamlari da sanat kültür insanlari da, o toplumdaki univeriste gencligi arasindaki kadinlarin orantisi ve is hayatindaki posisyonlari hakkindaki bir arastirmayi ilgilenlere mail yolu ile yollarim özel mesaj ile mail adreslerini versinler yeter ( gerci o arastirma almanca ! )

kendinen farkli degerlere karsi bir yasakci zihniyeti olanlarla aslinda fazla isim olmaz benim...benim icin yobazligin dini ve irki yok...ve sen bu kati yasakci zihniyetin ile bir kac cember sakalli yobazlarla hic bir farkin yok...iste bir demokrat icin üzücü olan budur

sevgili ninkasi kendi sig reflekslerini tartisilmaz dogru sanip, ben bunlari anlamiyorum o zaman ben anlamiyorsam bunlar aptal demeyi insallah senin gibi akilli olmasi gereken bir insandan son defa okumus olurum...


saygilarim ile


InVitatio

mep
31-03-2007, 18:14
Enam Â*72 Â* Â*"Namazı dosdoğru kılın ve Allah'tan korkun" (diye de emredildik). O, huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tır.

Araf Â*170 Â* Â*Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar

Enfal Â*3 Â* Â*Onlar namazlarını dosdoğru kılan .

İbrahim Â*31 Â* Â*İman eden kullarıma söyle: Namazlarını dosdoğru kılsınlar.......


Peki bana eline Kuran'ı alarak ,tüm hadis madis hepsini bir kıyıya atarak.
dosdoğru kılınması gereken namazı anlatabilirmisin.
Elinde namazı dosdoğru kılın diyen başkacada bir açıklama yapmayan
kuran'ın var,haydi dosdoğru namazın nasıl olacağını anlat,
anlını yere koydu filan değil başka hiç bir kaynağa dayanma ve anlat
çünkü o da rivayettir hadistir.sen aslından anlat.

InVitatio
31-03-2007, 18:33
sevgili mep sana bu soruyu cidden cevaplayacagim
ama simdi ise gitmem lazim :)
benin burada varsa bir zaafim kurani kerimi arapca sözcükleri ile anlamamam...

orada "kilmak" diye bir fiil mi var yoksa "bagdac" kurmak "ulasmak" istemek diye bir ögüt mü var
arapcasina güvendigim bir arkadasima sormam lazim...
ama fiil olarak kilmak sa eger Allah seklini de ifade etmesi lazimdi ki etmedigine göre ona ulasmayi istemek dir islman mantigina uygun olan....

birde
Peygamber yanlis kildi diye sana söyleyen olmadi...peygamber sadece yorumladi ve bugün cogu müslümanlarinda kabul ettigi gibi güzel bir sekilde yorumlamis allaha ulasmak istemenin yolu olan fiili olarak sekilendirerek namaz kilmayi...burada önemli olan Allaha ulasmayi istemek !

tabiki bir standarsiyon olarak da "birligi" ifade eder bir nevi peygamber efendimizin kildigi gibi kilmayi namazi....

Ama bende sekli Allah katinda önemli olsaydi ...cogu seyi ifade ettigi gibi bir iki ayet de bu konuya eklerdi diye düsünüyorum...

evet buradaki kilit sözcük "kilmak"
ben Allahin bizim ona imanimizi bir "sekil" ile sigistirip bogduracagina inanmiyorum ben :)

saygilarim ile



InVitatio

frodo
31-03-2007, 18:38
Sn InVitatio biz bu forumlarda "sizin" kişisel dini anlayışınızı tartışmıyoruz. Bu bizi zerre
kadar ilgilendirmiyor. Yazılarınız fırsat buldukça okuyorum ve gördüğüm tek şey ya kafa
karışıklığı ya da düşündüklerinizi ifade etmekte yaşadığınız güçlük. Bizim sorunumuz InVitationun
kişisel dini değil. Toplumumuza egemen olan dayatmacı, yönlendirici ve hükmedici olan İslam
dini. Bu dinsel anlayış yüzyıllardan beri bulunduğumuz coğrafyaya egemen olan kız çocuklarını
okula göndertmeyen, kadını ikinci sınıf yapan, ülkeleri 1400 yıl öncesinin kabile şeriatına göre
yönetmeye zorlayan, toplumumuzun geri kalmışlığının en önemli nedenlerinden biri olarak
karşımıza çıkmaktadır. Ha siz diyorsunuz ki bu dinsel anlayış İslam değildir. Güzel. Ama bunun
sorumlusu biz değiliz. *Bu durumda "Her şeyi yaratan Allah" gönderdiği son peygamberle de başarılı
olamamış demektir. Çünkü 1400 yıllık İslam tarihi sizin deyiminizle hadiscilerin ve sünnetçilerin
tarihi olmuşsa bir yerlerde yanlışlık var demektir.

InVitatio
01-04-2007, 02:18
Selam Frodo
evet yanlislik tabiki var olmaz olurmu genelde anti-dincilerin stratejsi bu neyüdügü belirsiz hadisleri, insan yorumlarini bulup müslümanlarin önüne "al iste dininiz bu" demeleridir...

Bakin arkadaslar
insanlar Kurani Kerim ana dilinden okumuyor ve ne yazik ki bu da müslümanlarin sorunu...yani meshepciler, tarikatcilar vs vs Kurani Kerimi degil kendi anladiklari yorumlari Millete din diye dayatiyor, bunun en *belirgin örnegi ise Fetullah Gülen'in ögrencileri yapiyor, orada Allah sözü kabul ettigmiz Kurani Kerim yerine sabah aksam Kul yorumu olan "risale nur" okutuluyor...ve iste "dinimiz bu" diye sunuluyor...

evet bu ve bu gibi sorunlar siz ateistlerin sorunu degildir...sizler var olan durmu (sadece)degerlendiriyorsunuz....ve iste bende sizlerin cogunun Hadislerin ürünü olan bir Tanriyi inkar ettiginizi düsünyorum ben sahsen....
o saydigin tüm olumsuzluklar ne yazik ki gercek olmasina ragmen sorumlusu ne Tanri'dir nede Tanrinin ayetleri.....


simdi de mep arkadasa söz veridigim iletiyi asmak istiyorum umarim sabirla sununa kadar okur...
bu alt'daki *iletiyi "namaz" gibi konulara biraz hakimyeti olan dostum HIDIR kaleme almistir bence doyurucu mantikli oldugu icin böylece kopyaliyorum....
ana yazi ve bahsi gecen konu diger katilimcilarin yorumu ile burada merkalisi buyursun

http://www.invitatio.org/Forum/viewtopic.php?t=166



Dilerseniz öncelikle (farsca) Namaz diye adlandirilan ve asli (arapca) Salat olan bu kavramin kelime/etimolojik manasina deginelim:

صَلاة (salah): destek olmak, dua etmek , bagli olmak

Türkcede de bu kelime sikca "musallat olmak" yani birseyin sürekli üzerinde, arkasinda yada yaninda durmak manasinda kullanilir.

Böylece Farscadan alinma Namaz, Kur'an'daki asli olan Salat ile algilandiginda Allah ile bag kurmak, Allah'a arka cikmak , Allah'i dinlemek manalarina gelir.

Salat özünde üc ana prosedürden olusur:

(I) Kiraat

- Vahyi okumak

(II) Ruku

- Boyun egmek, saygi duymak

(II) Secde

- Vahye teslim olup itaat ve iman etmek

Salat, daha vakitleri ve icerigi itibariyle Ta Ha/130 ayetiyle henüz farz kilinmamisken peygamber uyarmaya basladigi ilk günden itibaren teblig ile Salat etmistir, yani teblig ile namaz kilmistir. Kur'an'da yaptigi teblig bizzat "namaz" yerine gecmis.

Bunun delili ise Kur'an'in ilk suresi olan Alak Suresinde, peygamberin Salat ettigi yani "namaz kildiginin" bildirilmesidir. Namaz/Salat vakitlerini belirleyen Ta Ha/130 ayeti ise ne hikmetse bu Sureden cok daha sonra inmistir.

Alak/10 ayetinde peygamberin ettigi Salat, insanlara Allah'in birligini ve Ahireti teblig etmesi cercevesindedir. Iste teblig demekki bizzat "Namazdir". Vahyolan gercegi okumak (kiraat etmek) Salat'in , yani Namazin, ta kendisidir diyebiliriz. Kur'an'in vahyolunan ilk ayetlerinden ve Surelerinden biz bunu kolaylikla anlayabiliyoruz.

Insanlarin peygamber tarafinca okunan vahyin etrafinda toplanmasi ve vahyi dinlemesi iste cemaatlesmedir. Yani vahyi okunuyor ve vahyi kiyam eden yani ayakta duran insanlar tarafinca dinleniyor.

Okunanlar bittiginde ise insanlara düsen okunanlara ruku, yani boyun egip saygi duymaktir. Ruku ise zaten akabinde secde etmeyi , yani okunana tamamiyle itaat ve iman etmeyi gerektir.

"Salatı ikame edin, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin." (Bakara/43)

"Meryem, Rabbine gönülden itaatte bulun, secde et ve rüku edenlerle birlikte rüku et."(Al-i Imran/43)

Bu ayetlerden Salat'in gercektende toplum icinde yapilan bir vahyin kiraati ve buna bagli olan bir saygi duyma ve vahyoluna itaat etme manasina geldigi acikca belli oluyor.

Yahudilerde yada Hristiyanlarda elbette Islam'daki gibi fiziksel ruku ve secdeye varma ritüeli yok, dolayisiyla bildigimiz secde ve rukuya varmanin fiziksel degil ruhsal yani manevi oldugu acik birsey. Bunun ötesinde Kur'an'da yildizlar ve gezegenlerde secde ve ruku etmekte.

Bunun cok daha ötesinde bir ayette alim Hristiyanlarin okunan Kur'an ayetlerine ceneleri üstünde secde ettikleri söyleniyor, ki bu Kur'an'da deginilen secdenin illaha gercek manadan ziyade mecazi ve özellikle manevi anlamda oldugunu delillendirmekte:

"De ki: "İster ona inanın, ister inanmayın: O, daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğu zaman, çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler." (Isra/107)

Hristiyanlarin baslarini avuclarina alarak dinledikleri Kur'an ayetlerine gözyaslari icinde iman etmeleri iste ceneleri üstündeki secdedir. Cünkü bas avuc icine alindiginda ceneye baski yapilir.

Simdiye kadar Salatin bizzat vahyi okumak ve vahye saygi duyup ona iman edip ona itaat etmek manasina geldigini söyledik.

Peki ya abdestin hikmeti nedir ?

Abdest elbette vahyi en güzel husu ile algilamak ve bilinci acmak icin kutsal bir yikamadir. Allahin insanlara ögütledigi en güzel ritüeldirki zaten Kur'an'da detayiyla aciklanir !

Sonuc:

Diyebilirizki Namaz, yada Salat, tek basina yada cemaat halinde vahyi okumak, ona saygi duymak , ona itaat etmek ve akabinde Allah'in ismini tesbih edip YAKARISTA bulunmaktir yani DUA ETMEKTIR. Hepsi birarada iste Namazdir, Salat'dir.

Peki ya rivayetlerdeki "fiziksel hareketli" Namaz nereden gelmistir ?

Sünnet Ehlinde hala Kur'an okundumu okunan her sure sonunda cemaatin secde etmesi vardir. Vakti zamaninda iste secde kalplerde olurdu. Insanlar icten secde ederdi. Ancak vahyi o kadar güzelki insanlar artik iclerindeki bu secdeyi beden diline dökmek istediler ve basladilar her okunan sureden sonra icten ettikleri ruku'yu ve secdeyi bedensel sekille göstermeye. Böylece okunan surelerin sayisinca rukular ve secdeler, böylece rekaatler olustu.


Kur'an isiginda namaz günde 5 vakit su eylemleri sirasiyla yerine getirmek demektir:

1) Abdestli olmak
2) Vaaz dinlemek yada vaaz vermek
3) Kur'an ayeti ve suresi okumak
4) Ruku etmek: Yani okunan ayetlere icten bir saygi hissiyati duymak
5) Secde: Yani saygi hissiyatini da asip ictenlikle, adeta okunan ayetlerin icinde kaybolurcasina bitmek, tükenmek, teslim olmak
6) Allah'a dua etmek ve Allah'i övmek

Iste bu 6 esas tamamen Kur'an kaynakli namaz esasidir ve sünnet kavramini icermez. Peki ya sünnet nedir ? Sünnet sadece ve sadece Kur'an'da belirtilen ölcüler olmasin ?

Mezhep Imamlari, klasik müfessirler ve müctehitler namazin Kur'an'da gecen bu 6 temel esaslarin yani sira ezan, kamet, BEDENSEL yapilan ruku ve secde hareketlerinin, subhaneke, ettihiyat duasi ve sali-barik dualarinin cesitli rivayetlere dayanarak namazda FARZ oldugunu söylemislerdir.

Peki ya rivayetler ve hadislere ne kadar itibar etmeliyiz ? Tarihte, belli bir dine sahip insanlarin samimi niyetleriyle ortaya cikardiklari birtakim geleneklerin peygambere atfedilmesi az görülmüs birsey degildir.

Kur'an'in ALLAH kelami olduguna dair zerre süphem yok. Kendimi Kur'an'a emanet edebildigim gibi hadis ve rivayetlere emanet edemiyorum cünkü hadis ve rivayetlerin birbiriyle de celistiklerini görebilmekteyiz. Kur'an ise celiskisiz bir kitaptir.

Insanlik tarihinde bircok toplum kalben bagli olduklari, sevdikleri gelenekleri kendi peygamberlerin sünnetine atfetmislerdir. Bunun yapilmasindaki niyet, toplumun bu geleneklere sahip cikmasi ve korumasi icindi. Gelenegin peygamber sünnetine nasil atfedildigini ve ne tür kötü sonuclarin ortaya ciktigini en bariz haliyle Yahudilik ve Hristiyanlik dinlerinde görebilmekteyiz.

Geleneklerin kutsallastirilip Hz.Musa'ya atfedilmesi ve böylece Tevratin icine yazilmasi Hz.Musa'nin getirdigi hakikata parazit ses olmustur. Yahudiler kendi elleriyle yazdiklari seyleri peygamberden ve hatta Allahtanmis gibi gösterdiler ve böylece hakikati carpittilar.

Bakara/79 ayetini okumani tavsiye ederim. HAK seriatin ve itikadin gelenek kutsaliyetiyle nasil tahrif edildigine dair daha büyük bir örnekte Hristiyanlik olsa gerek.

Hz.Isa'ya da cesitli geleneksel ve ideolojik görüsler atfedildi ve nihayet ölümünden sonra "Incil" adi altinda birbiriyle celiskili cok degisik Hz.Isa portreleri ortaya cikti. Bu carpik portrelerin arasinda kadin düsmani bir Hz.Isa, Tanrilasmis bir Hz.Isa, annesine ve kardesine düsman bir Hz.Isa, katil bir Hz.Isa, recm cezasini mesru gören ve ayni zamanda da görmeyen birer Hz.Isa görebilmekteyiz.

Namaz'da bedensel ritüeller icra etmek, ayni mantikla müslümanlarin peygamberin ölümünden sonra gelistirdikleri birer gelenek OLABILIR . Bak kesin öyledir demiyorum ! Birdaha altini ciziyor ve hakikat idiaasindan fikrimi tenzih ederek söylüyorumki bu benim sadece bir sorgulamamdir, yani bu dediklerim GERCEKTIR demiyorum.

leonM kardesimizi elestirmeye gerek yok cünkü bu konuyu sorgulamadan gerceklere varamayiz ve gerceklere varmak Allah'in müslüman üzerindeki hakkidir.

Ve iste leonM kardesimizin özünde yapmaya calistigi sorgulama:

Bedensel ritüeller ve belli basli kanunlasmis dualar namazin FARZ parcalari olsaydi , Allah bunlari abdest almayi gayet detayli bir bicimde anlattigi gibi anlatmazmiydi ?

leonM kardesimiz kesinlikle sünnet karsiti degildir, onu tanirim. Yazisinda asil vurgulamak istedigi namaz'in bir KURAN OKUMA ve ALLAH'A DUA ETME prosedürü oldugudur. Kur'an ile desteklenen bu gercekten yola cikarakta namaz'daki asil amacin belli bedensel hareketlerin yapilmasinin olmadigini söylemeye calismistir. Özen gösterilmesi gereken asil seyin bedensel ruku ve secde hareketi degil , Kur'an kiraatinin ve edilen dua'nin samimi olmasi gerektigini savunmaktadir.

Bugün bircok müslümanin kible tayin etme, rekaat sayisina dikkat etme, saflari sik tutma, rukuyu tam yapma, secde ederken hem alin hemde burun üzerine secde etme gibi ufak detaylarin üzerinde konsantre oldugunu gözlemleyebilirsin...

Bu olmamasi lazim ! Namaz, belli sekilsel ritüelleri düzgün icra etme yarismasi degildir. Namaz, Kur'an okuyup takva toplama yarismasidir...Kim okunan Kur'an ayetlerine daha büyük bir ictenlikle iman ediyorsa, kim daha büyük bir duyguyla Allah'a yakariyorsa iste kazanan odur.

Namazin amaci sapmamali...


1- "Salat" kelimesinin "bag kurmak, destek olmak" manalari bu Ayet-i Kerime'den cikiyor:

33 Ahzab/43

لهُوَ الَّذِي يُصَلِّي عَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا

Hüvellezi yüsalli aleyküm ve melaiketühu li yuhriceküm minez zulümati ilen nur ve kane bil mü'minine rahiyma

mealen...

„O ki sizi karanlıklardan ışığa çıkarmak için melekleri ile birlikte sizi destekler. O, inananlara karşı Rahimdir.“

33 Ahzab/56

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا

İnnellahe ve melaiketehu yüsallune alen nebiyy ya eyyühellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima

„Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! siz de ona salât edin/destek ve ictenlikle selâm verin.“

2 Bakara/157

أُولَـئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَأُولَـئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ

Ülaike alayhim salevatüm mir rabbihim ve rahmetüv ve ülaike hümül mühtedun

"İşte onlara, Rab'lerinden destek ve rahmet vardır. Onlar doğruya ulaşanlardır"

Bu ayetlerde acikca görüldügü gibi صَلَّى (salaa) fiili basbayagi "destek vermek, ictenlikle baglanmak" anlaminda kullanilmis.

Allah'in destek ve baglilik ipini tüm gücümüzle ve en büyük samimiyetimizle tuttugumuz sürece bizler sapacak degiliz:


"Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız."(Al-i Imran/103)


2- Hz.Osman'in nuzül siralamasina göre, ki Sünnet Ehli bu siralamayi nuzül sirasi olarak esas alir, Alak suresinin ilk 5 ayetinden sonra Kalem Suresinin ilk ayetleri nazil olmustur. Müzzemmil ücüncü sirada yer alirken Müddessir de dördüncü sirada yer almistir.

Zamanimiz müfessirlerinden ve aydin alimlerinden olan Mustafa Islamoglu ise Müzzemmil Suresinin ilk ayetlerinin dogrudan Alak suresinin ilk 5 ayetinden sonra inmesi gerektigini savunmustur, cünkü rivayetlere göre ilk vahyiden korkan peygamber "zemmiluni zemmiluni !" yani "örtün beni ! örtün beni !" diye eve yetismistir ve Müzzemmil zaten "örtünen" demek .

O surede peygambere daha ilk ayetiyle "Ey örtünen! KALK !" emri verilmistir. Bu emri takip eden sonraki 6 ayet ise peygambere gecenin bir vaktinde tertil ile , yani üzerinde düsüne düsüne, Kur'an okumayi emretmektedir.

Bu ayetlerden sonra ise Müddessir suresi inmeye baslamistir ve Müddessir suresi dogrudan KALK VE UYAR emrini barindirmakta. Bunun üstüne iste peygamber uyarmaya baslamistir. Dikkatini cekeyim ortada daha hala 5 vakit namaz yok. 5 vakit namaz cok daha sonra inmis Taha Suresinde farz olmustur.

Peygamberin bu tebligsini engellemeye calisan Ebu Cehil'e atfen de Alak/9-10 inmistir. Bu olay Kur'an'da, dikkatli okundumu, cok acik görülmekte.

Diyebilirizki peygamberin SALAT adi altinda yaptigi ilk ibadetler bizim bugün klasik manada anladigimiz "namaz kilmak" degildi, aksine Kur'an okumak ,teblig etmek ve uyarmakti. Kur'an okumanin ve okunanin üzerinde düsünüp, akledip sonrada buna derin sevgi ve saygi duymak daha sonra Taha/130 ayetiyle vakitler halinde sabitlenmistir.

Bunun ritüel icerip icermemesi ayri bir mevzudur.

3- Namaz ile Zekat'in ayetlerde hep birlikte anilmasi bir tesadüf degildir. Ilgili ayetler cünkü namazin ÖZEL bir emrini icermektedir.

Allah isteseydi Kur'an'da "Namaz kil! " emrini kisaca "salli !" diye verebilirdi. Kur'an ise "ekiymus salat !" diye bir emir icermekte. "Kiyam ettirin" yani "ayaklandirin" manasina gelen "ekiymu" dogrudan Salat'a atif oldugunda "Salat'i ayaklandirin" anlamina gelir.

Bu da "Salat ederken dinledikleriniz ve ögrendiklerinizi HAYATA GECIRIN" manasina gelir. Böylece Zekat'in verilmesi dogrudan Salat-i Ikame'dir. Zekat, infak, sadaka, Allah yolunda cihad dogrudan Namazin HAYATA GECIRILMIS HALIDIR.

4- Peygamberin herhangi birseyi uydurduguna inanmiyorum aksine peygamber bizzat ayetlerden esinlenerek bize ritüeli ögretmis olabilir derim.

Abdest Salat öncesinde yapilmasi gereken bir farzdir. Ilgili ayetler Salat'i dogrudan abdest ile iliskilendirmektedir. Yani abdestsiz Salat olmaz. Bu Salat ister ritüel icersin ister icermesin abdest sart.

Namaz kilmanin sekli istedikten sonra Kur'an'in bircok ayetinde gecen Kiyam, Ruku ve Secde ibarelerinin mecazi degil fiili uygulama manasiyla alindiginda cikartilabilir. Neticede Allah Kur'an'in hicbir yerinde ritüel gerceklestirmeyi elestirmemis ve aksine ritüellerin gerceklestirildigi Sinagog ve Kiliseleri bizzat koruma altina alinmasi gerektigini söylemistir. Onlari yikani lanet etmistir.

Allah bircok ayette dinlerin cesitli örf ve adetlerine övgülü atifta bulunurken (bkz.Maide/48, Bakara/148) neden Ümmed-i Muhammed'e de bir ritüel öngörmüs olmasin ? Neticede Hac'da yapilan tavaf, abdest ve kesilen kurban birer ritüel degil de nedir ?

Peygamber ayetlerin isiginda gelistirmistir Namaz'in ritüel kisimlarini ve bizlere bu sekilde ögretmistir derim. Rivayetlerin hepsini güvenilir bulmasamda yinede ortada Yasayan Sünnet diye bir kavram var, ve ona güvenelim derim. Dünya Müslümanin %90'i suanda AYNI namaz ibadetini yapmakta.

Herseye ragmen ruku edenlerle birlikte bizde ruku edelim derim...

Selametle,
Hidir




niyetim kimseyi zorla müslüman etmek degil....müslümanlarin sizlerin kafasindaki yarattiginiz müslünalar olmadigini göstermek

saygilarim ile

InVitatio (leonM)

mep
01-04-2007, 02:52
InVitatio Abim.

İslam peygamberi,Ezan okutturur insanları namaza çağırır
Birlikte bu namaz kılınırdı.ama anladığım kadarıyla İslamın
peygamberi,namazın ne olduğunu ''Hıdır'' Abi kadar iyi bilmiyordu.
o yüzden o şekilde kılıyor,kıldırıyordu.Sizler şanslısınız,İslamı,islam
peygamberinden daha iyi analiz edebilen bi hıdır abiniz var ve bu
sayede namazı dosdoğru anlıyabiliyorsunuz.1500 yıldır peygamberin
yaptığını yapıp nafile uğraşan islam alemi içinse üzüldüm sadece!
Neyse abim,kelimeleri eğmek bükmekle islamı kendinize uydurmuş
uydurduğunuz bu sistemide kendinizce islam diye kabul etmişsiniz.
aslında,uyamadığınız dini kendinize uydurmaya çalışacağınıza,
gerçeği söyleyip köşenizede çekilebilirdiniz.
Koskoca islam aleminde,Hıdır abiyle senin farklı düşünüyor olmanız
ve hele hele ''Müslümanlar sizin kafanızda yarattığınız gibi değil''
gibi bir laf sarfetmeniz,abestir.Genelde bir islam dini karşımızda
dururken'' İnvitatio ve hıdır abi böyle düşünmüyo haaa! demekki
müslümanlar iyiymiş yav'' dememizi bekliyorsan,çok beklersin bunu.
Genelde kabul gören Müslüman tanımı dışında birilerinin çıkıp
kendi uydurdukları,kendilerine kolaylaştırdıkları,yapay bir dini.
islama referans olarak almamızı önermesi,her şeyden önce
bizlerin zekasına hakarettir.ötesinde ise müslümanlara.
Saygılarımla.

InVitatio
01-04-2007, 03:37
mep
peygamber yanlis kiliyordu diye kimse demiyor :)

ama Allah icin önemli olan namazin "sekli" degil önemli olan tam gönül bagi ile yapilmasi....yani ben namazi o sekil degil islamin genel ahlak sinirlari icerisinde baska bir türlü husu icinde kilmak istiyorum demen Kurani Kerim'ce bir mahsuru olmadigi gibi Anti-Peygamberist bir tavir da degildir cünkü sonucta Peygamber sadece bir sekil önermistir...
ama sen bu gibi konulari anlamak icin biraz da empati yapabilmen lazim...sen tutturmusun bir kac yobazin dini bir sekile sigitirmasini kendince kendini doyuran bir elestiri mekanizmasi gelistirmisin ama senin elestirdigin sonucta Allah*in islami degil ! insanlarin kendi kafasindaki yarattigi bir Din...senin "karsinda bir din duruyordur mutlaka ama bu Kurani Kerimdeki Allahin dini olamaz"



yani ama su da var sen böyle gelmis böyle giderim mantigi ile ne anlamk istiyorsan onu anlamak istemekle serbestsin.... millete "benim elestirdigim islam" Islamin ta kendisidir kandirmacalara da kendin kaniyorsan ona da diyecek lafim yok....

ama kendini farkli yorumlara bagnazca "kapatiyorsan" iste o da senin gibi akli basinda bir materialiste yakismayan bir fiil iste....

InVitatio

vartor
01-04-2007, 04:22
Invitato,
Neye inanirsan inan, bu senin bilecegin birsey, ama benimki dogru digerlerininki yanlis diyebilmen icin allahla direk temasa gecmediysen Hidir abilerin Abdul amcalarin sozlerine dayaniyor inancin. Sen arapcayi dogru anliyorsun digerlerininki yanlis.Nereden emin olabiliyorsun senin anladiginin dogru olduguna. Kainati 6 gunde yaratan allahin kuran gibi, evrenle karsilastirildiginda bi hic olan kitaba, 22,5 sene ugrasmasini nasil izah edersin?
Ol deyip tepesine aninda indirseydi, biraz daha inandirici olmaz miydi dersin? Ayrica celiski olmadigini soylemissin Kuranda. En basta, tum insanliga dagil de sadece muhammedin cinsel hayatiyla ilgili ayetler bulunmasi, evrensel oldugu iddiasiyla celismiyor mu? Buna benzer yuzlerce ayet tartisildi bu forumlarda.
*Tekrar senin inancina donecek olursak, senin gibi, kendi gorusunun dogru oldugunu iddia eden, sadece musluman degil belki yuzlerce degisik din mensubu insanlar oldugunu biliyorsun umarim. Insanoglu iman etmesin bir kere, artik ne kadar sacmalasa da kendine dogru gozukur kendi inanci, zaten aksi taktirde imanli olamazdi.Bu degisik inanctaki insanlarin hepsinin de inandiklarinin dogru oldugunu soyleyebilir misin? Eminim bazilarininki o kadar gulunc gelecektir ki sana, bir insanin nasil boyle sacmaliklara inandigina inanamiyacaksin.Ancak kendi dogrusuna inanan icin de digerleri sacmaliktir, yani onlar da senin inancina gulecektir ayni benim guldugum gibi.....

InVitatio
01-04-2007, 04:28
vartor tabiki gülebilirsin
ama benim islami bir ben bilirim diye bir mantik yürütmedigim gibi sizlerin sadece islamin bir yorumu baz alip islami icindeki farkli görüslere kendinizi bagnazca "kapamaniz" sizlerinde sonucta senin ve benim gibi insanlarin tavsip etmedigi "yobazlar"la hic bir farkiniz olmadigini söylüyorum....

tabiki gülebilirsin Allah aglatmasin :-)

tohum
01-04-2007, 22:13
merhabalar..türban bence daha önce yazmış olanların söyledigi gibi tamamen kadını küçümseyen bir şeydir...iki cinsiyet te son derece eşittir..nasıl bir tanrı kendi yarattıgı bir varlıgı ezer..türben eskiden kalma bir adettir de..araplar o bunaltıcı sıcak yaz günlerinde başlarına güneş geçmesin diye bunalıp fenalaşmamak için başlarını bez parçalarıyla kapatırlardı..ama her şeyde oldugu gibi bu da çarpıtıldıgı için (hele kadınlara konu nasıl döndüyse) günümüze kadar böyle gelmiştir...saç nasıl tahrik edici birşey olabilir ki..o zaman neden bi çorbanın içindeki bi saç parçasından tahrik olmuyolar...kökte mi bitiyo iş..erkeğin tahrik oldugu bi şeyin(ki hiç öyle bir erkege rastlamış deglim) acısı kadınlardan çıkabiliyo bunu anlayabilmiş degilim..saygılar...

dolfen
01-04-2007, 22:38
türban bahane sarışınlar şahane....
ne yani ??
durun bu türban takanlar beni tahrik ediyorlar evet....
yaşadıgı cumhuriyete saygısızlık oluyooo
aslında devrim kanunları var tamamıyla uygulayamadıgımız irandaki gibi devrim muhafızlıgı yokkı bizde
şalvar fes sarık türban yasak giyenler 7 yıldan 10 yıla kadar ......
tekke ve zaviyeler kapatılmııştır.....
hatırlayınız

normalde bunlar hakkında şikayet söz konusu oldugunda kılık kıyafet kanununa muhalefetten işlem yapmak gerekir ve yargılamaları gerekir

genomania
01-04-2007, 22:42
"tohum"a ek olarak"en üstün" varlık olarak nitelendirilen insanın beş duyusundan biri olan görme duyusunu bi şekilde önüne bez parçası koyarak kapatmak mümkündür belki ama tahrik olacağı gelen erkeğin istediği şekilde istediği kadarını hayalgücünde yine istediği gibi canlandırıp her türlü "günah"a girmesi mümkün değil mi? şimdi şöyle bi muhalefet düşünce gelecek: kadın görevini yerine getirsin gerisi erkeğin kendi "günah"ıdır..Ancak; bu muhalefete aykırı olarak aynı şekilde kadınları tahrik etmemek için erkekler neden saçlarını örtmekle yükümlendirilmemiş?veya bi adam sokakta yarıçıplak dolaşabilir bunu ahlak kuralları dışında hiçbirşey engelleyemez..din? bu konuda erkeği tamamen serbest bırakmıştır peki böyle bi durumda kadınların tahrik olma gibi bi yetenekleri mi yok?tahrik olabilen erkek günaha giriyorsa,din açısından gayet serbest kılınmış bir erkek bir dişiyi caiz yönlerden tahrik ederse yine erkek mi günaha girecek?Peki tahrik olduğu için kadın mı?Günaha giremezki..Din erkeğin yarıçıplak dolaşması konusunda bir yasak koymamış..Burada islam bence kendisiyle çelişiyor..dişilerin tahrik olma unsuru tamamen boşlukta yayılmış öylece yüzüyor bize de bunu seyredip arkasından bez parçalarına bakıp hayalgücümüzü kullanırsak niçin günaha gireceğimizi tartışmak kalıyor.

tohum
01-04-2007, 22:56
işte bu noktada insanın aklının devreye girmesi gerekiyo...

bir arkadaşım vardı,2 yıl boyunca türban takmak istedigini söyledi..aile baskısı vardı biz itaat etme dedikçe ''hayır ben kendim de istiyorum,zorla degil''diyordu..e böyle olunca sesimizi çıkaramıyorduk..2 yıl geçti ve bu kız türban takmaya başladı..kısacası kapandı..fakat 2 hafta geçmedi ki bu kız türbanı attı..bu 2 hafta süresince odasında her gece agladı,aslında türbanı kendi istemedigini aile baskısı oldugunu kendisini kandırdıgını anladı..fakat bu safer de ailesi ona or.spu demeye başladı(türban yok diye(!)..)kız baskılar yüzünden ibr kaç defa daha kapandı fakat istemedi..ailesi tarafından dışlandı,evden kaçtı okulu bıraktı..şuanda kız ne durumda bilmiyorum uzun süredir görüşmüyorum...bu kızda kalan izler oldukça fazlaydı..üzerinde öyle bir ''günah'' ''ayıp'' baskısı vardı ki kız çıplak yıkanamıyordu..üzerinde giysilerle banyo yapıyordu...kızın düştüğü çıkmazdaki tek çözüm bu mu olmalıydı bir tanecik tanrısı ona bunu mu layık gördü?..ailesi mi toplum mu din mi? hangisi daha fazla baskı uyguladı kıza..? tartışılır...

InVitatio
02-04-2007, 01:06
Arkadaslar
sizlerin tartistigi "kadinlarin saclarin kapatilmasi" konusu Kurani Kerim'in hic bir yerinde emir olarak gecmiyor...
sizler var olan bir olguyu tartismasina tartisiyorsunuz ama var olan olgunun kendi icinde "mantikli" mi ona bakmiyorsunuz...
Allah kadinlara "sacinizi veya basinizi" kapatin diye bir ayet indirmedi Kurani Kerim'de...yok indirdi diyenler cikarsinlar o ayeti...
bahsi gecen ayet'de kadinlarin var olan bir örtü ile ( yani kapanmak islam önceside varmis) kadinlarin o örtüleri dekoltelerine kapatilmasi emri vardir Kurani Kerimde....

yok Kadinin sacinin killarinin alayin kapanmasi lazim diyenler....neyüdügü belirsiz kendini Allah'dan fazla Allah sananlar ile siz Tanrisiz olanlarsiniz..
yani ikinizden baskasi bu Kadinin Kilik Kiyafeti konusuna kimse önem vermiyor....

gecenlerde arakdaslar'dan birisi "sende Islami *kendine göre yorumluyorsun" diye garipce bir elestiri yapmis...ben ise elimden geldigi kadar Islamin deger yargilarini Allahin ayet ayet indirdigi *Kurani Kerim'den ögreniyorum......sadece Kurani Kerimden !

sizler ise toplum icinde var olan bir garip bir uygulamayi, bu uygulama kendi icinde mantikli mi diye sorup sormadan sanki dogru imis gibi kabul edip kendinizce tartisiyorsunuz....

sizlerin özgürlük anlayisi da uzaktan bakilinca bir gariplik var....en cok sizler özgürlüklerden yana oldugunuzu var sayarak...bireylerin kendi öz iradeleri ile verdikleri kararlari yobazca bir mantik ile yasaklamak istiyorsunuz....Allahi insani kendi köle ediyor diye elestiren mantik, Insani kendi yobazligin kölesi kilmak istiyor.....


ortada suc teskil edecek bir fiil yok, sadece giyim tarzinda farkliliklar var....ve sizler ne yazik ki demokrasi tarhinde görülmemis sekilde, cok bilmislik ederek "bu bir siyasi simge'dir" yasaklanmali mantigi ile yasaklamak istiyorsunuz...halbuki siyasi kimlik olsa ne olur ? yani devletin yasalarina fiili olarak karsi gelmedikten sonra....
birakin bu anti demokratik yobazca yargilamalari....

haa kapali olanlar size baski mi yapiyor...hem fiili hem de manevi o zaman gidin devlete, devletin kurumlarina sikayetci olun !

evet aslinda bu hadisciler sirvalamalari ve "misli muslu" hikayeler bu konuda isinize cok yariyor ve öyle oldugu icin "adalet"li olmak bes dakika "kenarda dursun hele" oluyor...
bazen düsünüyorum bu hadisciler sizlerin var olma nedeni olabilirmi ? yani onlarsiz siz ne yapardiniz *?


yazik yazik.....

saygilarim ile

InVitatio

mep
02-04-2007, 01:21
1 kaç milyar müslüman bi yana,
invitatio bi yana,ya sen müslümansın onlar değil
yada onlar müslüman sen değilsin karar ver.
ekseriyeti yanlış buluyor ,o ekseriyetin dininden
olduğunu söylüyorsun.
O zaman şöyle düşünelim,Senin Allahın çok beceriksiz
senin haricinde kimsenin anlıyamayacağı yanlış
yorumluyacağı bir din yaratmış,yada sen çok beceriksizsin
milyarlarca müslümanın anladığını anlamıyor başka şeyler
anlamaya çalışıyorsun! ne dersin sence hangisi?
yazık!yazık! :lol:

vartor
02-04-2007, 01:27
invitato,
Yazik olan biri varsa o da sensin. Bizim ne demek istedigimiz gayet acik. Eger turbani siyasal bir simge, ve kadinlari kapatma, yani dini unsurlarin baskisi olarak gormuyorsan, gozlerinde bir problemin var demektir. Tarafsiz dusunemiyor, her ne kadar akil vermeye kalkiyorsan da dinin tarafini tuttugun asikar.
* Ateistin her zaman hur dusunceyi savunur. Eger turbanin arkasindan gelecek karanligi gormuyor olsaydik, seninle birlikte, hur iradeleriyle giyenlere laf soyletmezdik. Ancak bunun gercek olmadigini senin de gayet iyi bilmen lazim.
* *Kanada, bircok degisik irk, millet ve dinlerin yan yana huzur icinde yasadigi bir ulke. Burada bir kimsenin ,digerinin hurriyetini kisitlamasina izin verilmez. Insanlar istedigi gibi giyinir, istedigi dini tatbik eder ve kimse de rahatsiz olmaz. ateist kulupler, dernekler, hicbir baskiya maruz kalmadan calisir, keza muslumani, budisti, hindusu, yahudisi hristiyani. Kanunlarla biri digerine hakaret etmesi yasaklanmistir.Ayni seyin Turkiyede gecerli olmayacagi bariz. Bizim ne laiklik anlayisimiz, ne de demokrasimiz buna uygundur.

InVitatio
02-04-2007, 01:43
sevgili mep

Allahin kadinlarin basini veya sacini mutlaka kapatmali diyen ayeti bulurmusun sen konuya cok vakif sin ya....
hadi kolay gelsin....

benim Allahim ne zorba nede Sac / Kil fetisti.....

mep,
sen simdi elestiri hakkini kullanirken "mesheplerin ve diger hadisci" takima göre kapanmak farz'dir diye kullanirsan daha mantikli olacak cünkü Müslümanin Allaha ulasmak icin tek kaynagi olan Kurani Kerimde bu tür bir emir yoktur !


birde tabiki isin toplumsal boyutu var...
sizler hic bir sekilde suc islememis olan insanlari yasakci bir zihniyet ile toplum hayatindan disini itmek istiyorsunuz....hangi mantiga dayanarak ?
yani bunu nasil "özgürlük" fikri ile bagdastirabiliyorsunuz ?
veya söyle diyelim.....

sizlerin özgürlük anlayisi insanlarin hür iradeleri ile aldiklari "yok mu sayiyior ?" yani birde "kadinlar asagalaniyor" diye mantik yürütüyorsunuz......kime göre sizlerin bu konudaki "sig" ön yargilariniza göre mi asagalaniyor bu kadinlar ?
tercih haklarini gönüllü olarak bu yönde kullanan kadinlar kendilerini cogu zaman "daha huzurlu hissettiklerini" söylüyor....veya kendilerini iman ettikleri Tanriya daha yakin hissettiklerini söylüyorlar, simdi bunlarin bu yöndeki tercih haklarini kullanmasi sizleri niye rahatsiz ediyor ?

evet mep senin o bahsettigin *millyarlarca insanlar ile sizin gibi "sözüm ona aydin" insanlarin ortak bir yönünüz var, *o da Allah'dan cok Allah saymak kendinizi...

haa su ayeti bulursan göndermeyi unutma merakla bekliyorum....
nisa süresi olmali hadi kolay gelsin....

InVitatio

InVitatio
02-04-2007, 01:53
sevgili vartor

o zaman oturup su soruyu sormalisin kendine....

Türkiye'deki siyasi Kültür ve demokrasi *anlayisi.....yani Devletin ayibini bir kac kadinin üzerine atmak dürüstce bir yöntem mi ?

eger demokrasi ve devlet bir kac kisinin basini kapatmasi ile yikilcaksa varsin yikilsin ....ortada kaldigi suc o zaman ...

ve burada yazik olan....aydinlikci insanlarin 80 yildir neden saglam bir demokrasi kültürü gelistirmemedikleri......

benim hakkimda kendince bir yorum yapmisin...
ben kendimce hayatim boyunca bu yobaz takimi ile fikri bazda kavga ederek bu günlere geldim...
hayatimin hic bir döneminde hic bir zaman toplumun sorunlarina milliyetci muhafazkar gözle bakip degerlendirip cözüm önerileri sunmadim....

ama insanlarin tercih haklarini özgürce kullanmasina sadece kuru kuru saygi duymadim elimden geldigi kadar destekledim.....
ben ateistlerin tercih haklarini kullanmasina da karsi degilim...sadece onlarin ara sira kendi deger yargilari ile celisitigi anlarda yorum yapmaya özen gösteriyorum.....


saygilarim ile

InVitatio

mep
02-04-2007, 02:22
Nur Â*31 Â* Â*Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tabi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.

Â*Abim ben konuya çok vakıf değilim,o senin iddian 1 kaç milyar müslüman bile
senin kadar vakıf olamıyo valla.ama aferin hıdır abiyle ikiniz vakıf olmuşunuz
bence diğer müslümanları uyandırmayın bırakın onlar yalan yanlış devam etsinler
cennette hıdır abiyle sana kalır!Allahın sevgili kuluymuşsunuz valla 1500 yıldır
islam alemi anlıyamadı hıdır abimle sen şıp diye çözdünüz işi.
Yazık!Yazık! Müslümanlara!....
Yıkardaki ayettende anlaşıldığı gibi abim,kadınlar başlarını örtüyormuş ama
Allah biraz yetersiz bulmuş herhalde ki Yakalarınızın üzerine kadar diyerek
başı tamamen örttürmüş, Haa! Hıdır abi ''yok orda başı demiyor'',diyorsa
onu bilemem.

benim Allahim ne zorba nede Sac / Kil fetisti.....

ben biliyom abi Senin Allahının saçla kılla uğraşmadığını
onun daha ince işleri vardı onlarla uğraşıyodu.

Ahzab 50 Â* Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını,
Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri,
amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını
sana helal kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde,
kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil,
sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve
ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı
biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lazım geldiğini onlara açıkladık) ki,
sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir
( Ne çok bağışlayıcı ama dimi ne kadar kadın,
kız varsa *hepsini muhammede bağışlamış)

görüldüğü gibi muhammedin haremine girebilecek kızları kadınları
belirlemekle meşguldü o.

dilaver
02-04-2007, 03:02
Sayın InVitatio

* * * Türkiyede MSP yarı iktidarlarına kadar turban ve kapanma konusu gündemde degildi. İlk olarak Erbakan Efendi turban meselesini kaşıyarak kadınların başını örtmesi telkinini yaptı ve ilk olarak islami kadrolar her kadının başını örtmesini vaaz etmeye başladılar. Buna karşı da Türkiye de bir laik tepki başladı. Olay böyle gelişti ve bugüne kadar geldi.

* * * *Tartışılan şey kimsenin başını kapayıp kapamaması degildir. Bugün sokaklarda her türlü kılıkla insan dolaşabildigi gibi sarıklısı da vardır, şalvarlısı da vardır, çarşaflısı da turbanlısı da. Kimse de buna bir şey demez. Ben çarşaflıyı görünce yaz günü biraz ilginç buldugumu ve hayretle baktıgımı itiraf etmek isterim. O ayrı.

* * * *Gene bu tartışmalar esnasında insanların turbana girmesi ve başlarını örtmesi telkin edilmiştir, yoksa başlarını açması degil. Ve gene bir tepki olarak o güne kadar olmayan şeyler yapılmaya başlanmıştır, mahkemelere turbanla girilmek istenmiştir, meclise turbanla girilmek istenmiştir. Tüm tepkiler bu çıkışlardan sonra yogunlaşmıştır ve olay sanki bir özgürlük meselesine indirgenmeye çalışılmıştır.

* * * *Her kurumun kendine göre bir anlayışı olması dogaldır. Ordu da şortla göreve gelemezsiniz ya da askeri kıyafet haricinde mesaiye gelemezsiniz. Bu o kurumun işleyiş biçimidir ve böyle gelmiştir, disiplin anlayışının bir parçasıdır. Mahkemeler de böyle, oraya da başı açık girlmesi gelenektir ve kuraldır bunu uygulamak zorundasınız yoksa o meslegi yapamazsınız.

* * * Bir imamın hip hop ğantalonu ve kıyafeti ile cemaati namaza durdurması olası mıdır. Ya da kadınların başı açık namaza durması mümkün müdür. Bırak namazı caminin içine sokulurlar mı. Şayet adli görev yapmak istiyorsan mahkemeye başı açık geleceksin ya da hukuk sisteminde bir kadın olarak yer almayacaksın. Örtünmeden yana tercih yapıyorsan yap, buna karşı çıkmıyor kimse. Ama bu özgürlügünü kullanmışsan şayet patırtı yapmayacaksın. Avukat olmayacaksın.

* * * *Kimse kadınların örtünmesine karışmıyor, ama örtünenler örtünmeyenlerin özgürlügüne el atmak istiyorlar ve buna tecavüz etmek istiyorlar. Bir asgari ücretli herhalde kızını Bilkentte okutamaz neden parasını veremez, çıkacaksan buna karşı çık. Ben de orada okumak istiyorum de fırsat eşitligini yok ederek zenginlere hizmet veriyorsunuz de . O zaman anlarım senin özgürlükten yana oldugunu. Ama bilkent turbanla almıyormuş diye hem oraya yazılırsın hem de bu derece basit bir iş için seni okula almadıkları zaman patırtı koparırsın. Buna takiyye denir.

* * * * Bir başı açık kadın nasıl camiye sokulmuyorsa , başı kapalı bir kadının da bazı yerlere sokulmayacagını idrak etmek için çok fazla özgürlük nutukları atmanın anlamı yok. Şayet İslam dini örtünmeyi emretmiyorsa o halde çıkın açık açık camilere kadınlar başı açık gelebilir diye savunun. Ondan sonra da kamu alanlarına da başı kapalı girebilmeyi savunun.

* * * * *Neden acaba kimse ordu evlerine turbanla girmeyi denemiyor ya da bunun kampanyasını yapmıyor.

* * * * *Br de nerede ve ne zaman kimin başının örtüsüne karışılmış, turbanla gezilmiyor mu her yerde. Çarşaflılar yok mu. Yoksa bu kopartılan patırtı bütün kadınların örtünmeyi kabul etmedikleri için mi.

* * * * * Şayet inanıyorsanız inanın kardeşim ama inancınızı inandıgınız tanrı ile aranızda saklayın. İnancınızı kendinize saklayın. Bu size rahatlık vermiyor mu, huzur vermiyor mu. Bunu neden tüm topluma da yaygınlaştırmaya çalışıyorsunuz. İnancı örgütlediginiz zaman o artık inanç olmaktan çıkar, ibadet olmaktan çıkar, onun ismi siyaset olur.

* * * * * Siz inandınız, ahreti de garantiye aldınız o halde yetmiyormu bu size. Tanrı herkesi kendi eylemi ve ameliyle degerlendirmiyor mu. O halde çaba niye anlamakta zorlanıyorum.


* * * * * saygılarımla

InVitatio
02-04-2007, 03:05
sevgili bu forum icin coook kiymetli mepcigim...

senin bize türkce aciklamasini yapmak istedigin ayet de arapcasinda "cilab" olan kelime türkce basörtüsü diye tercüme edilmis...kimler tarafindan senin gibi yobazca bir fikri savunanlardan...

sen söyle aciklamissin : Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler.

senin burada bas örtüsü diye yutturmak istedigin aslinda arapcada "cilab" olarak gecer...
cilab'in ne olup olmadigini bilmek icin kahin veya müslüman olmaya da gerek yok...arap dünyasinda yaygin olan bir giyinme tarzi...erkeklerinde giyindigi sicak günlerde serin tutan etek görümünde tüm bedeni kapatan bir bez parcasi....amaaa yooook bir kac yobaz ile bir kac kendine aydin böyle demiyor diye.....Müslümanlar Allahin ayetini inkar mi edecek ?

evet mep derslerini daha iyi calisman lazim karsindaki insanlari kendince yargilamaya kalkmadan önce....

InVitatio



EditNot : Belki Faydasi olur köhnemis beyinlere bu konuda farkli bir bakis acisi olur diye buyurun...

Ders Konusu : mep bilgilendirmek :-) (mep dikkat ufkun genisler hazir misin .-) )

Günümüzde kadının kapanması için kullanılan “tesettür” ifadesi de Kuran’da geçmez. İslam adına etrafında bu kadar büyük fırtınalar koparılan bir kavramın, yani “tesettür” ifadesinin İslam’ın temel kaynağı olan Kuranı Kerim’de bulunmaması önemlidir. Demek ki “tesettür” kelimesi dîni bir kavram olarak sonradan oluşturulmuştur.

“Ayette geçen “humur” ve onun tekili olan “hımar” kelimesi kadınların başlarına örttükleri beze verilen özel isim değildir. Herhangi bir örtüdür. Bir şeyi örten şeye “hımar” yani o şeyin örtüsü denir.” Arapça sözlükler El Mucem ul Vasıf, El Müncid, Lisanı Arap, Tacul Arus’dan “hımar”ın temel manasının “örtmek” olduğunu göstermektedir. Anlaşılıyor ki mezheplerin yorumundan sonra “hımar” kelimesi ile sırf başörtüsünün anlaşılmaya çalışılması, bu sözlüklerde bu kelimenin bir manasının “başörtüsü” olmasını sağlamıştır. Fakat kelimenin temel manası mezheplerin kelimeleri tahrif etmesine rağmen bu sözlüklerden bile bellidir. Daha evvel açıkladığımız gibi ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu söylenir, baştan bahsedilmez. “Arapça’da kadınların başlarına örttükleri şeyin özel adı “hımar” değil “mikna” ve “nasıyf”tır. Hangi Arapça sözlüğe bakılırsa bakılsın “mikna(çoğulu mekani)” ve “nasıyfın” hanımların başlarını örttükleri kumaşın adı olduğu yazılıdır.”

Kadınların kapanması konusunun daha da iyi anlaşılması için ikinci olarak Ahzab suresinin 59. ayetini de inceleyelim:

Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle cilbablarını(elbiselerini) üzerlerine giysinler. Bilinip incitilmemeleri için bu daha uygundur.

33 Ahzab Suresi 59

Bu ayetin anlaşılmasında kilit kelime “cilbab”dır. “Cilbab” Arapça’da gömlek, elbise gibi üste giyilen giysileri ifade eden bir kelimedir. Fakat hiçbir şekilde cilbab; belli bir yerden belli bir yere kadar örten giysi manasına gelmez. Gelenekçi İslamcıların kimisi kadının yüzü de dahil vücudunun tümünün örtülmesinin farz olduğunu, kimisi iki gözü, kimisi tek gözü dışındaki her yerini örtmesinin farz olduğunu, en ılımlıları ise yüz, eller ve ayaklar dışında her yerini örtmesinin farz olduğunu savunurlar. Oysa kadınların kapanmasıyla ilgili dinin tek kaynağı olan Kuran’da açıklananlar bu iki ayetle sınırlıdır. Yani kadınların başını örtmesi, peçe giymesi ve diğer anlatılan sınırlar Kuran’ın değil geleneklerin ve şahsi görüşlerin dine sokulmasının sonucudur. Eğer Allah böyle katı sınırlar çizmek isteseydi, bir ayette “Cilbabla; yüzünüz ve elleriniz dışında her yerinizi örtün” şeklinde bir sınırla kapanmanın sınırlarını çizebilirdi. Örneğin abdest ile ilgili ayette Allah, yıkanacak yerleri tek tek saymış ve “Dirseklere kadar ellerinizi yıkayın” gibi ifadelerle kesin sınırları koymuştur. Eğer Allah kapanmada da kesin sınırlar koymak isteseydi, bunu en azından bir cümleyle belirtebilirdi. Geçmiş kavimlerin başına gelenleri bile detaylarıyla anlatan Kuran, her şeyi açıkladığını kendisi söyleyen Kuran, eğer kapanmada sınırları belirlenmiş bir ölçü olacaksa ve bu bir tek cümleyle bile açıklanabilecekse, niye bu cümleyi içermesin? Bu açıklamanın olmaması, haşa Allah’ın unutmuş olmasından değil, bilakis bu tarzda kesin bir sınır koymak istememesindendir. Yukarıdaki 33Ahzab suresi 59. ayeti ele alırsak, ayette kesin hatları olmayan esnek bir ölçünün olduğunu görürüz. Ayetten, üzere alınan elbiseyle kadının bilineceğini, böylece incitilmeyeceğini anlarız. Kadın namuslu bilinirse, bilinmemeden dolayı bir incitilmeye uğramaz. Bazı insanlar namussuz, fahişe sandıkları kadınlara takılıp onları incitebilir. Ayet kadının üzerine elbise alıp bunu önlemesini sağlıyor.

Peygamber’in döneminde kadınların bir kısmının çırılçıplağa yakın, göğüsleri açıkta dolaştığı, hatta İslam’ın hakimiyetinden önce putperestlerin Kabe’de haccı çıplak yaptığı söylenir. (Kurtubi, el Camiil Ahkamil Kuran 7/189) 33Ahzab suresi 33. ayetten de İslam’dan önceki cahiliye döneminde kadınların süslerini açığa vurduğunu anlayabiliriz. Kendi dönemindeki ölçüyü ve fahişe kadınların açıklığının derecesini bilen kadınlar, elbiselerini ona göre ayarlayıp bu tacizden kurtulurlar. Günümüzde de eğer böyle bir durum olursa; kadınlar, kendi yörelerini, geleneklerini, şartlarını gözönünde bulundurup, kendilerini fahişe tipli kadınlardan ayırıp tacizden kurtulurlar. Burada şuna dikkat edelim; kadınlar elbise giyip tanınmamaktan dolayı oluşan tacizden korunur. Toplumda kadın nasıl giyinirse giyinsin taciz edecek adamlar da olabilir. Ayet namuslu bilinmemeden dolayı oluşan tacizi önlüyor ve bunu önlerken “daha uygundur” tarzında yumuşak ifadeler kullanıyor. Yoksa bazı erkeklerin beğendiği bir kadını terbiyesizce taciz etmesi bu ayetin konusu değildir. Ayetin esnek ve şartlara göre ayarlanacak ifadesinden anlaşılmaktadır ki kadın cilbabını (elbisesini) öyle giyecektir ki; çıplaklığıyla fahişe mesajı verenlerden ayrılacak, tanınacak ve böylece tacizden korunup, daha uygun bir hareket tarzında bulunacaktır. Kıyafet nasıl olmalıdır sorusu görüldüğü gibi ayetin içinde gizlidir; kıyafet ayetin amacına uygun olmalıdır. Eğer ki amaç yerine sınırlar önemli olsaydı ve bunda katılık gerekseydi, Allah ayeti ona göre indirirdi. Kapanmayı temel olarak bu iki ayet tarif etmektedir. Kapanmayı tarif etmemesine rağmen, kadınların giyimine değinen son ayetse 24Nur suresi 60. ayettir:

Nikah arzuları kalmamış, hayızdan kesilen kadınların süslerini göstermeye çalışmadan siyablarını (giysilerini) çıkarmalarında kendilerine bir günah yoktur. Sakınmak için iffetli davranmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah İşitendir, Bilendir.

24 Nur suresi 60

Bu ayette geçen “siyab” kelimesi de hiçbir şekilde belli bir yerden belli bir yere kadar olan bölgeyi kapatan bir elbise manasına gelmez. Bu ayetten, belli bir yaşa gelmiş kadınların, kıyafetlerine daha az dikkat edebileceğini anlıyoruz.
[u]

birde simdi mep ile hemfikir olanlardan yorum alalim bu konuda...bir gariplik var bu konuda bir tarafada coooook aydin ve akilli mep dostumuz diger tarafda hadisciler / meshepciler....




Buraya kadar Kuran’ın kapanma ile ilgili ayetlerini gördük. Şimdi de gelenekçilerin vardığı uçuk sonuçları görelim: Şafii ve Hanbeli mezheplerinde kadının istisnasız tüm vücudu her zaman kapanması gereken bölgedir (yüz ve eller de dahil). Hanefi ve Maliki mezheplerinde ise bir tek eller ve yüz, o da fitne olmayan koşullarda açık olabilir.(Sabuni Tefsirul Ayatil Ahkam 2/154,155) Es Suddi: “Kadın gözlerinden birini ve yüzünün açık kalan göz kısmındaki tarafını kapatır. Sadece bir göz açıkta kalır.” Ebu Hayyan: “Endülüs’te adet böyle idi. Kadının bir gözünden başka hiçbir yeri görünmezdi.”( Ebu Hayyan, El Bahrul Muhit) Şafii imamları kadının kesilmiş olan tırnaklarına dahi bakmayı yasaklamışlardır.(İbni Hacer el Heytemi, İslam’da Helal ve Haramlar 2/13) İslam’ın kadına farz kıldığı örtünme kadının yüzünü de içine almaktadır.(Fıkhus siyre sf:240) Kadının, yabancı erkeğin göğsüne, sırtına, bacağına lezzet korkusu olmasa bile bakması caiz değildir. Yüz ise fitne açısından ayaktan, saçtan ve bacaklardan daha ileridedir. Bu kısımlara bakmak ittifakla haram olduğuna göre, yüze bakmak da evveliyetle haram olması gereken bir fiildir. (Sabuni, Revai 2/156)

Gelenekçilikte varılan uçuk sonuçlar saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Yukarıda gördüğümüz gibi bırakın kadının komple kapanması gerektiği, kadının kesilen tırnağının bile görülemeyeceği iddialar arasındadır. Tüm bu izahları yapan gelenekçilerin sanki dinin tek kaynağının Kuran olduğunu kabul ediyorlarmış gibi “hımar” kelimesini ve ayetleri çekiştirip, Kuran’ı kendi kafalarındaki modele örnek gösterme çabaları şaşılacak bir tutumdur. Asıl sorun kadının kalktığı yere oturulamayacağını, hiçbir yönetici vasfı olmadığını, erkeğin kölesi gibi olması gerektiğini, kadınların çoğunun cehennemlik olduğunu zanneden zihniyette olmaktır.

(Kurandakidin)


InVitatio
sofu ne sorarsin bizim meshebimizi....:-)

demek buradaki sofu sadece cember sakalli yobaz takim degilmis....atomcu aydin arkadaslarimiz icinden'de sofu cikiyormus .....

02-04-2007, 03:16
"Bizim *ne *laiklik *anlayisimiz, *ne *de *demokrasimiz *buna *uygundur."

Neden uygun degildir? Teoride bir sorun gormuyorum, hep mudahalelerin ivmesi ile goturulmus bir pratik var.

sodomo--
02-04-2007, 03:19
sizlerin özgürlük anlayisi insanlarin hür iradeleri ile aldiklari "yok mu sayiyior ?" yani birde "kadinlar asagalaniyor" diye mantik yürütüyorsunuz......kime göre sizlerin bu konudaki "sig" ön yargilariniza göre mi asagalaniyor bu kadinlar ?

Hür irade ile Türban giyme kararı alınamaz. Hiç bir kız veya kadın hür iradesi ile kendisini çirkinleştimeye çalışamaz. Türban bir çirkinleştirme aracıdır. Türban takan kızların aynı zamanda makyaj yapması da yasaktır. Peki niye? Neden makyaj yapmazlar makyaj ile ilgili hiç bir hüküm yok iken Kuran'da?Â*Hadisler veya ulemanın ilave yorumları nedeni ile mi? Onlar onu da bilmezler ki? Tek söyledikeri "dinimizin gereği bu" demekten başka bir şey değildir. Peki nedne makyaj yapmazlar? On binlerce yıllık kazılarda bile kadınlara ait süs ve takı eşyaları çıkıyor ve anlıyoruz ki, insanlık tarihi boyunca kadın süsleniyor. Peki nedir kadının bu kendi öz doğasına karşı savaşı? Ben kendi öz doğama karşı mücadele ederek özgürleşebilir miyim? Kadının saçını göstermesini engelleyenler aynı zamanda onun süslenmesini bakım yapmasını, manikür, pedikür yapmasını kuaföre gitmesini, allık sürmesini, oje sürmesini de engelliyorlar. İçselleştirilmiş baskı özgürlük değildir. İnsanlar baskı altında iken özgür irade oluşamaz. Bunun hukukta bile karşılığı vardır: "İrade'nin sakat doğması" denir buna. Uzun yıllar boyunca tek yönlü tarikat eğitiminden geçmiş (ama kendi kutsal kitabını bile okumamış tabi), cehennem, mahşer, ahiret, şeytan vb. laflarla korkutulmuş ve sindirilmiş, saçının bir teli gözükse dahi 70 bin sene yanacağını düşünen birisi ÖZGÜR olamaz.

Türbanlı kızlar özgür değildir. Ama onları ailelerinin baskısından ve gerici tarikat eğitiminden kurtarmak da bizim boynumuzun borcudur.

Kızlar süslenecek, makyaj yapacak, parfüm de kullancak ve topuklu ayakkabı da giyecek ve daha da bir şık olacaklar. İşte o zaman kendi öz doğalarını keşefedecekler ve doğanın bahşettiği kendi güzelliklerinin nasıl bağnaz insanlar tarafında yok edilmek istendiğini anlayacakalardır.
İslam, tarih boyunca insan doğası ile savaştı. İnsanın bütün öz doğasını yok etmeye çalıştı. İnsanlık tarihi insan olma değerlerine böylesine büyük bir savaş açan başka bir din görmedi.
İslam, insani değerlere ve güzellikler karşı açılmış bir savaştır.

InVitatio
02-04-2007, 03:35
sevgili dilaver...

ben devletin tüm dinlere ve dinsizlere ayni mesafede yakin olmasindan yanayim benim sahsi fikrim insanin "dinli veya dinsiz" olmasi degil ...beni ilgilendiren vicdanli olup olmadigidir....

evet devlet hangi devlet olursa olsun....vatandasa hizmet verirken "ateistce" bir mantik uygulayabilir...ama devlete vergi ödeyen ve sonucta öyle veya böyle kamunun bir parcasi sayilan türbanli insanlarda devlet'den hizmet alirken diger tüm vatandaslar gibi özgürce alabilmeli....yani devleti baglayici olan vatandasin giyim kusami degil....onun devlete karsi fiili bir harekete gecip gecmedigi olmali ....

kamusal alan diye tüm toplumu, toplumun bir kismi insanlara kapamak istemek hür demokrasilerde gelenek olmayan bir mantik.....
askeriyemiz "basörtülü" annelerin cocuklarini bir savastan diger savasa yollarken "kendince islami bir terminloji kullanip "sehid" ilan ederken *iyi ama o annelerin yemin törenlerine girmesi o hali ile yasak ? ne bicim mantik ne bicim demokrasi ne bicim bir anlayis....

evet dilaver
ben türkiyedeki kritik durumlari biliyorum ama sonucta fiile gecmemis insanlari zan altinda tutarak nasreddin hoca misali (suya giden cogugu önceden tokatlamak kizmak su testisine dikkat etsin diye) *belki sark masallarinda iyidir ve güzeldir ama ciddi bir devlet yapisinda garipsencek bir durumdur....


simdi Almanya'dan örnek verecek olursak Alman Anayasa Mahkemesi yillardir Hitlerin NSDAP partisi varisi sayilan NPD partisini kapatmak istiyor ve her defasinda bu insanlarin bu fikre sahip olmalari onlari "suclu" olamaycagi fikrine varilir...aynisi alman komunist partisi olan KPD icinde gecerlidir....fikirleri yasak olmasina ragmen, fiiliyat ( silahli mücadele ile devrim yapmak) olmadigi icin üyeleri suclu sayilmaz....

simdi Türkiyedeki insanlar artik oturup kendi demokrasilerindeki bozukluklari ortadan kaldirmak icin caliscak baska yolu yok....
bir aralar ülkenin tüm yükünü "üc genc'in" üstüne atip kurtulmak isteyen devlet...demokrasinin geleceginin bir bas örtüsü sorununa baglayip devlet yikilcak naralari atiliyor....
bende diyorum ki eger bir devlet 80 yil icinde kendini iceriden güclendirememisse , bir basörtüsü ile yikilcak ise...durdugu suc....varsin yikilsin.....


saygilarim ile

InVitatio

dilaver
02-04-2007, 03:37
paleolitik çag magara resimlerinde kadın hep çıplak olarak resmedilir, bu resimlerde tek tük erkek figürü yer alır o da giysilidir.

* * ana tanrıça kybele ye 40 memeli tanrıça denirdi ve hep çıplak olarak resmedilir ya da heykelcikleri hep çıplaktır.

* * *insanın dogası çıplaktır, kadın erkegin hakimiyetine girmeden anlaşılan insanlar arasında örtünmenin faydası ya da zararı tartışması yoktu. Tanrıyı bulmadan insanlar örtünmeye de önem vermiyorlardı.

* * * İlkel insan bu tarz şeyleri dikkate almıyordu anlaşılan. Bu tarz kavramlar onun için yabancıydı. İlkel atalarımıza kadının örtünme özgürlügünden bahsedebilseydik ne derdi bize.

* * * Bir de merak ettigim Havva cennetten düşerken çıplak mı düştü , örtülü mü. Başını baglamışmıydı acaba. Hazır tanrı onları dünyaya indirirken başınızı baglayın ya da örtün demişmiydi. Bildigimiz bir tek incir yapragı.


* * * * saygılarımla

InVitatio
02-04-2007, 03:42
sodomo
güzellik göreceli bir kavramdir...istersen neyin güzel olup olmadigi neyin özgürlük olup olmadigi konun muhatabi olanlar karar versin....
ben cok kadin taniyorum baslari kapali ve coooook mutlu ve memnunlar...tarikat üyesi de degiller bir kisminin analarin basi acik.....
yani bunlar baski altinda ...bu seyler cirkin diyebilirsin düsünebilirsin....ama dediklerin ve düsündüklerini da tek dogru kabul edemezsin cünkü öyle degil :)

ben kadinlar kapansin demiyorum lütfen yanlis anlamayin....

bir kadin hür iradesi ile kapaniyorsa bize / size ne diyorum......

yani din'de yeri var yeri yok o da o dine tabi olanlari ilgilendirir....
ama devlet vatandaslik haklarinina sahip olan insanlari ayni esit degerlendirmelidir ! mep dostumuz gibi sig refleksleri ile degil genel manada demokratik bir bilincle davranmalidir !

saygilarim ile

InVitatio

02-04-2007, 03:47
Sevgili InVitatio,

demokratik bir sistemde dine yer yoktur. Pasiflesmeli, hayattan cikmalidir. Cunku demokratik bir devlet seffaftir ve hur insan iradesine mudahale etmez, yasalarda hersey acikca anlatilir. Din ise kesinlikle kendi hakkinda objektif davranmaz, insanlarin ilgisini aile baskisi, toplum baskisi, siddet, dolarlar hatta terorle kazanir.

Yok namaz aerobikmisten baslar oruc mideye cok faydaliymisla bitirir, sana gercekleri farkli gostererek basortuyu taktirir, bonusunu alir gider. Bu mu demokrasi.

InVitatio
02-04-2007, 03:53
selam respendial

evet demokratik sistemelerde devlet icinde dine yer yotur ama toplum icinde ? buradaki benim vurgu yapmak istedigim ve inatla tekrarladigim "devlet hizmet verirken "ateistce" davranmasinda hic bir mahsur yok....ama devlet'den hizmet alanin da ne dini ve diger vicdani degerlerinden vaz gecmesi gerek bu hizmeti alabilmek icin .....sonucta o da vatandas....farkli deger yargilari olan ...bir vatandas....

dilaver
02-04-2007, 03:54
sayın InVitatio

* * devletin yıkılması tespitinize katılmamak mümkün degil. *:lol:

* * Sorun şudur, bir etki tepki meselesidir. Yıllardır Silahlı kuvvetlerde tören yapılır ama bu yasaklar şimdi çıkmıştır. Bu da bir etki tepkidir. Birileri durup dururken turban ve örtünme diye tutturmuştur. Dedigim gibi bireysel olarak kıyafet olayı örgütlü bir kıyafet olayına girerse bunun ismi artık siyasettir ve o güne kadar olmayan bir şey de olmuştur. İşin içine şiddet ve yasak girmiştir. Siyasete karşı siyaset yapılmıştır. Şiddet ise siyasetin başka araçlarla devamıdır. Bunun ilk etabı da yasaktır.

* * *O halde burada bir kayıkçı kavgası vardır, leş kargaları siyaset yapmaktadır hem de hiç gerekmeyen bir konuda ve gerekmedigi bir tarzda. Ama egemenler için bunun şöyle bir faydası olmuştur, turbanla başörtüsü ile ugraşılırken ekmek unutulmuştur. Bir kemik atılmıştır ve tabir caizse köpekler kapmak için birbirlerini yemektedirler.

* * *Baş açma özgürlügü ile baş kapama özgürlügü tartışması kadar özgürlük kavramından yoksun ve anlamsız bir tartışma olsa olsa bizim gibi bir ülkede olabiliyor. Karnın doydu da sıra başını açıp kapamaya kaldı. Yahu aç oldukları için binlerce kadın bırak başını açıp kapamayı her gün fuhuş batagına saplanıyorlar. Başını açsa ne olacak, kapasa ne olacak.

* * * Başı açık güzellik yarışmasına katılsa ne olacak, kapalı katılsa ne olacak. Ama gündem anlamsız fakat işlevi çok önemli bir şekilde yürütülüyor ve sömürü gizleniyor. İşte bütün mesele de bu.

* * * Devleti yönetenlerin ve de egemen kesimlerin, laik anti laik, turban ya da açık baş gibi bir tartışmayı ciddiye bile almadıklarına inanıyorum. Türkiye Cumhuriyeti açısından bunun ciddi bir tehlike olacagını da sanmıyorum. Ama pek çok şeyin üzerini örtmeye yarıyor. Alan memnun, satan memnun. Halk ekmek kuyruklarındaki halka da saf tutmak kalıyor. O kuyruklarda bir saat beklerken herhalde başını açıp kapamayı tartışıyordur. *

* * * *Ancak gene de bu tartışmayı kaşıyanların islami kesim oldugu bir aşikar. İnsanların inançları ile oynayarak prim yapmaya çalışıyorlar. Turban diye tutturulmadıgı müddetçe kimse kimseye bir yeri kapamamıştı buna dikkat edin.


* * * *saygılarımla

InVitatio
02-04-2007, 04:04
sevgili dilaver,

Bir de merak ettigim Havva cennetten düşerken çıplak mı düştü , örtülü mü. Başını baglamışmıydı acaba. Hazır tanrı onları dünyaya indirirken başınızı baglayın ya da örtün demişmiydi. Bildigimiz bir tek incir yapragı. @dilaver

evet dilaver cok halki bir soru....ve sorunun kendisi bir nevi Allahin bu konuya bakis acisini gösteriyor...

arkadaslar, bir tanirya iman edenler ne diyor .... biz monoteistlerin tanrisi hz musanin ve hz isanin tanrisi diyorlar , yani bu üc din mensuplari icin tanri hem tek hemde ayni tanri.....
simdi söyle düsünelim....bu tanri icin bu "bas örtüsü" konusu cidden o kadar önemli olsaydi, neden diger peygamberlerine teblig etmemis....bence ama bence, "demek o kadar önemli degilmis ki gerek görmemis"den baska bir mantikli aciklamasi yok.

yani Tanrinin tüm peygamberlerine farzi'da bir eger varsa bir sünneti o da bir olmali.....cünkü herseyi var ettigini inandigimiz tanri inanlara göre "göreceli" davranmamaktir...onun sözlerinin ne zaman nede mekan ile sinirli olduguna iman ederler....

o yüzden eger Tanri su kadinin saci ve basi konusunu cidden o kadar önemli kilsaydi, Anayasasi kabul edilen Kurani Kerimde tartisilmaz bir sekilde kesin dil kullanarak bir ayet indirirdi....
yani yoruma acik olmayan bir ayet....

InVitatio
02-04-2007, 04:16
evet dilaver....

devletin bu konuya bakis acisi galiba senin ifade ettigin gibi tabiri caiz'se kimse takmiyor aslinda devlet icinde bu konulara....secimden secime lazim oluyor.....

tabi erbakan ne dedi "rekörler tesettürlü genc kizlarimizi üniveriste kapilarinda hosgeldiniz diye karsilaycaklar" gibi bir laf atti....millet "ya hani hangi üniveristeden bahsediyorsun, senin üniversite dedigin hantal kurumlarda ilim irfan arastirma mi yapiliyor" soramasi yerine.....yasakci zihniyete dialektik bir sekilde tepki vererek "alkisladi" "helal ne de güzel kafa tutuyor hoca efendi" diye millet sak sak yapti ....
sonra ne oldu ? (yillardir israil müslümanlara zülüm yapiyor yaygarasi kopartanlar ) Israil ile cumhuriyet tarihinde görülmemis hem askeri hemde ticari antlasmalar imzalaniyor....Konya'da dikkatinizi cekerim Konya'da !!! israil pilotlarin rahat rahat ucus egitimi yapabilmeleri icin antlasmada erbakan hükümetinin imzasi var :)

ama bunlar devletin olagin sorunlari iste....

ben ise insanlarin özgürce aldiklari bir karara dikkatinizi cekmek istiyorum....

sodomo--
02-04-2007, 05:43
ben kadinlar kapansin demiyorum lütfen yanlis anlamayin....
bir kadin hür iradesi ile kapaniyorsa bize / size ne diyorum......

Bir kadın hür iradesi ile kapanmaz diyorum ben de. O hür iradesi olduğunu zannediyordur o kadar. Eğer dini gerekçesi yok ise o zaman kapanması töresel, geleneksel gerekçelerle açıklanır veya kadının saçı bakımsızdır ve tembel olduğu için hergün saçını yıkamak istemiyordur zaten kocasından başkasının beğenmesinin de bi önemi yoktur kapatır o zaman saçını. Ama derdimiz bu değil ki. Derdimiz başörtüsü değil türbandır. Türban takan yani" dini bir sebep"ile kapanan hiç bir kadın "özgür irade" gerkçesini öne çıkartamaz. Çünkü dinsel bir emiri yerine getirmek "cennet" getirmemek ise "cehennem"e gitmek demektir. Bir tarafta havuç diğer tarafta "sopa" var ise ve sen havuç-sopa ikilemine göre karar vermişsen senin verdiğin bu karar özgür iradenin yansıması bir karar değilidir, bu karar "sakat doğmuş bir irade"nin sonucudur. Bizler sirk hayvanı mıyız ki, havuç-sopa ikileminde kalarak karar verelim?

İşte tarikat eğitiminden geçmiş ve beyni yıkanmış cahil kızların bu durumu içler acısı bir durumdur. Saçının bir teli bile gözükse 70 bin sene yanacağını düşünerek "korkudan tir tir titreyerek" başını örten bir kız bu korku ve dehşet ortamında "özgür iradesini" kullanamaz. Şimdi ben senin yolunu kessem ve silahı senin kafana dayasam ve paranı istesem sen de paranı versen sonra ben de yakalandıktan sonra mahkemede kendimi savunmak için "ne yapayım parasını kendi eliyle o verdi bana" desem ne olur? Yani dostum korku ve dehşet ortamında kimse "özgür iradesini" kullanamaz ve irade sakat doğar. Korkuya dayalı kararların hiç birisinin iradeyle ilgisi yoktur.

Tabii kendi dinlerine yönelik cehaletleri de cabası. Bilseler Muhammed'in nasıl birisi olduğunu, bilseler Muhammed'in 9 yaşındaki ufacıcık bir kızı koynuna attığını, bilseler Muhmammed'in 17 yaşında henüz 2 aylık evli olan Safiyye'nin kocasını işkence ile öldürdükten iki üç gün sonra Safiyye ile bir çadırda gerdeğe girdiğini ve bilseler daha 13 yaşında Muhammed tarafından ganimet olarak sahabelerinden birine verilen Cüveyriye'nin kölelikten kurtulmak adına mecburen Muhammed ile evlenip onun koynuna girmek zorunda kaldığını veya üvey evlatlığı Zeyd'in karısı Zeyneb'i ondan boşatıp kendi gelini ile sırf şehvetini dindirmek için evlendiğini ve sırf kendi şehvetini dindirebilmek için Kuran'a ayet koyduğunu bilselerdi acaba ne derlerdi?
O tarikatlerde anlatıyor musunuz bunları onlara? Bırakın bu edebiyatları...Özgür irade imiş...
Hikaye bunlar. Tarikatlere sivil toplum örgütü diyecek kadar sivil toplum örgütünü anlamını bilmeyenler şimdi de türban giymeye özgür irade diyorlar. Şeriatçılar özgür iradeden asla bahsedemezler. Şeriatçıların özgür iradeden bahsetmeye hakları bile yok. Bütün tarihleri "KÖLELİK" tarihidir. Osmanlı dahil bütün islam tarihi bir kölelik tarihidir.

Özgürlük ve özgür irade dersini şeriatçılardan alacak değiliz.

dilaver
02-04-2007, 05:47
ama bunlar devletin olagin sorunlari iste....

* * işte mesele de bu ya zaten. Bunları devletin olagan sorunları olarak görmemek gerekiyor. Çünkü bunlar hiç de olagan şeyler degil. Olagan olmaması gereken şeyler ve sorunlar.

* * İşin de püf noktası burada yatıyor. Bugün kafasına turban takan ya da takmayan, müslüman ya da dinsiz ya da başka inançtan olan her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının saflarını seçerken alacagı kıstas bu olmalıyken olay basit bir turban kavgasına indiriliyor. Saflar da turbana karşı olanlar ya da turbanı savunanlar olarak ayrışıyor. Yok aslında böyle bir ayrışma , ama suni olarak üretiliyor ve esas saflaşmanın üstü örtülüyor.

* * *Turban devamlı gündemde tutularak ve kaşınarak gerçekler gizleniyor. İnsanlar yüzyıllardır başlarını baglıyorlar, çarşaf da giyeni var, Kezban Hatemi gibi başı açık dolaşanı da. Üstelik son 80 senedir bu ülkede inanan sayısı artmadı, aksine azaldı. Artan tek şey inananları bir potaya aktarmak isteyen ve saflaşmanın yörüngesini saptırmak isteyen din siyasetinin kopardıgı yaygaralar.

* * * Örtünmenin hiç bir insana yarar saglayacagını düşünmüyorum, ama örtünmek istiyorsa da örtünsün kime ne. Ama nasıl bir camiye başı açık girilemiyorsa bazı kurumların da kendi geleneklerini yaşatmaya çaşılmalarına saygı duymak gerekiyor. 80 öncesinde benim oturdugum semtte deniz kenarında bir cami vardı. Her gece o camiinin önünde portakal sandıklarından üç beş masa kurulur ve gece yarılarına kadar her yaştan insan orada demlenirdi. Ortak bir ateş yakılır ve devamlı lüferler ızgara olmayı beklerdi. Aramızda namaz kılan da vardı, esrarkeşi de. Komünisti de vardı milliyetçisi de. Ancak MC iktidarlarına kadar ne camii cemaatinden her hangi bir kimsenin ne de herhangi bir güvenlik görevlisinin bir karşı çıkışı görülmemişti. Kimse de kimseye karışmazdı. Hır gür de nadir olurdu.

* * * * *Bir anda MC hükümetleri ile birlikte bu iş yasaga bindi, polis gezinmeye ve yasaklamaya başladı. Ne degişmişti, hiç bir şey. İnanç adına siyaset yapan birileri toplumu zaptu rapt altına alabilmek için yasak koymaya çalışıyorlardı. Hep düşünmüşümdür bunlar kendileri imrenip de yapamadıkları için mi yasak koymaya ve engellemeye çalışırlar diye.

* * * * *Bugün inancını başı örtülü olarak yaşamak isteyen herhangi bir kadının turbanla girilmesi istenmeyen yerlere girme çabalarını anlamsız buluyorum. Demokrasi bir uzlaşma sanatı ise herkesin uzlaşmak için gayret göstermesi gerektigini düşünüyorum. Sonuçta bu ülke bizim, bu vatan bizim, birarada yaşamak zorundayız ve yaşamayı ögrenmeliyiz. Ancak turban takacam diyen de turban taktırmam diyen de bu uzlaşmadan nasibini almamış görünüyor. Ya da daha gerçekçisi oynanan bir senaryonun figüranları oluyorlar.

* * * * * Bu ülkede sokaklarda, varoşlarda hala ayagı çıplak dolaşan çocuklar varsa, öyle ya da böyle sebeplerle sokak çocukları ve insanları varsa neyin giyinme özgürlügünden bahsediyorsunuz; önce insanların giyinme haklarını saglayın da seçmek işini sonraya bırakın. Eminim ki turban takmaya harcayacagınız emek ve parayı bu tarz insanların bakımına yönlendirseniz Allah size hiç te günah yazmayacaktır, aksine sevap kazanırsınız.

* * * * * *Bir yetimi doyurmanın, bir yoksulu giydirmenin sevabı herhalde daha fazla olacaktır. Gerçi bunu da neye göre kime göre degerlendirecegiz o da ayrı konu. Sünnetçilere göre mi, hadisçilere göre mi, Kur'an cılar göre mi, Nurculara göre mi..... Yahu solda bile daha az fraksiyon var be. *:lol:

* * * * * Sayın InVitatio

* * * * * Meselenin özü işte bu. Bu iş neye benzedi biliyor musunuz. İstanbulun Fatih tarafından kuşatılırken Hırıstiyanların meleklerin cinsiyetini tartışmasına. Önce insanın insan olmaktan kaynaklanan temel yaşam hakkını saglayalım, bu temelde inançlı, inaçsız, müslüman, ateist ayrımı yapmadan bir saf tutalım, ondan sonrası kolay. İş bir tek turbanın rengini seçmeye kalsın.


* * * * * *saygılarımla

mep
02-04-2007, 10:06
senin bize türkce aciklamasini yapmak istedigin ayet de arapcasinda "cilab" olan kelime türkce basörtüsü diye tercüme edilmis...kimler tarafindan senin gibi yobazca bir fikri savunanlardan...
* * *
* * * * * * * * * Aşağıda yobazların bir kısmını teşhir ediyom. :lol:

Ali Bulaç Meali
Mü'min kadınlara söyle: 'Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar.

Diyanet İşleri Meali
Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine salsınlar

Diyanet Vakfı Meali
Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler

Elmalılı Hamdi Yazır
Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler

Ömer Nasuhi Bilmen
Ve mü'min kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar ve avret mahallerini muhafaza etsinler ve ziynetlerini açmasınlar, onlardan her zahir olanı müstesna ve başörtülerini yakalarının üzerine sarkıtsınlar ve ziynetlerini açıvermesinler

Muhammed Esed
İnanan kadınlara söyle, onlar da gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler; iffetlerini korusunlar; [örfen] görünmesinde sakınca olmayan yerleri 37 dışında, cazibe ve güzelliklerini açığa vurmasınlar; ve bunun için, başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar

Suat Yıldırım
31 – Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve günahtan korumalarını söyle.Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler.Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler.

Süleyman Ateş Meali
İnanan kadınlara da söyle: "Bazı bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar. Süslerini göstermesinler. Ancak kendiliğinden görünenler hariç. Baş örtülerini (göğüs) yırtmaçlarının üstüne koysunlar.

Şaban Piriş Meali
Mümin kadınlara da söyle, bakışlarını sakınsınlar ve mahrem yerlerini korusunlar. Açıkta olan kısmı hariç zinetlerini göstermesinler. Başörtüleri ile yakalarının üzerini de kapatsınlar.

Yaşar Nuri Öztürk
31 Mümin kadınlara da söyle: Bakışlarını yere indirsinler. Cinsel organlarını/ırzlarını korusunlar. Süslerini/zînetlerini, görünen kısımlar müstesna, açmasınlar. Örtülerini/başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar.


DERS 1.
KONU.MEAL'LER
Abim sen zartı,zurtu bırak,alın elinize Kuranı kendi mealinizide yapın istediğiniz
gibi çevirir yazar inanırsınız.Bütün İslam alemi aptal,Hıdır abimle sen akıllı
olursunuz.herkes böyle çevirmiş böyle yorumlamış,sende al ''bandana diyo''
diye yorumla,ne fark ederki,sonuçta isteyenin istediği gibi yorumlayabileceği
bi rehber var elinizde.

Ders Konusu : mep bilgilendirmek *(mep dikkat ufkun genisler hazir misin

Senin ufkunun genleşmesine bakınca,hakkatten doğru yani adamın ufkunu
genişletir yani,bak senin ufkun ne kadar genişlemiş,bi sen Müslüman olmuşsun :lol:
diğer milyarlarca cahil,cühele,yobazsa kendini müslüman sanıyo.
Sakın sen beklenen Mehdi olmayasın abim,ne güzel yorumluyosun dini öyle.

amaaa yooook bir kac yobaz ile bir kac kendine aydin böyle demiyor diye.....Müslümanlar Allahin ayetini inkar mi edecek

bi kaç yobaz *baş örtüsü diyomuş.tersi olmasın abim.İşletiyo olmasınlar seni.
milyarlar başörtüsü olduğuna inanıyo,sen onları bi kaç mı sanıyosun :lol:
siz kaç kişisiniz hıdır abimle ikinizmi?sizmi vakıf olduğunuz gerçeğe Aferin.
İslam ,yozluğun,yobazlığın,geriliğin ta kendisidir.
orasını burasını değiştirerek bu gerçeği değiştiremessin,boş işlerle uğraşma.
senin söylediklerini ben kabul etsem bile,islam kabul etmez,ayrı tellerden çalıyosunuz.
gel sen şuna ''ben yeni bi peygamberim,size gerçeği getirdim''de olsun bitsin,yama
yapmakla eskiyi düzeltemessin.

02-04-2007, 17:15
ya arkadaslar ne yazik niye yazik ?
yani birileri hür iradeleir ile kapandiklari icin suclu mu oldular ?yani suc mu islediler. ?
aslinda bakarsaniz bir kadinin neden kapandigi bile konu ila muatap olmayani ilgilendirmez suc islemedikce....
eger kapanan bir kadinlarin sikayeti varsa giderler devletin savcisina bildirirler beni kapanmaya zorluyorlar diye...avrupa birlgi devleti üniversitelerinde türban la egitim alma serbest, adamlar müslüman mi oldu ? adamlarin devleti yikildi mi ? adamlarin sanayisi mi cöktü ?

birakin ardaslar bu ici bos türban kavgasini....yok baski varmis...yok erkeklerin egemenligimis .....yok tarikatcilik mis yok siyasi mis....
eger baski varsa kadinlar üzerinde devletin savcisi var, eger devlet bu kadinlarin hakkini koruyamiyorsa o zaman devletin adalet anlayisini sorgulamaniz gerek , kadinin tercih hakkini degil, eger tarikat varsa bu islerin arkasinda o da devletin bu insanlari daha iyi egitemedigini , bir egitim boslugu oldugu anlamina gelir...devletin icinde diyanet kurmu sorumludur eger müslümanlar tarikatcilik ile kafalarni bozuyorlarsa.....
eger bu bir siyasi simge ise....hic bir mahsuru yok olabilir...fiil teskil etmedikce...yani simgeyi tasimak su sayilmamali eger bu bir devletin varligi ile ilgili bir aksiyona dönüsmüs ise , simge degil , yapilan aksiyon yargilanmali......

gecin bu körü körüne kapanmayi veya karsi olmayi....

InVitatio

Devlete kimi şikayet edecek? Kapanmazsam beni yakmakla tehtit ediyor diye Allah'ı mı?

InVitatio
03-04-2007, 12:50
Gozde Allah'in kapanmadin seni yakacam diye bir tehtidi yok !
var olsaydi kesin bir dil'de kurani kerim'de bir ayet araciligi ile aciklamasi lazim di..

evet mep bak o saydigin kisiler arasinda ali bulac da var...ali bulac ki fetullah inc. bir no'lu aydini...evet simdi sen bir yanda tut....Allah'in kesin olan emirlerini al bir yandan'da tut amerikan emperializmin kucagina oturmus bir adami al....sonra bana Ali Bulac icin Islamin Kaynagi diye yutturmaya kalk...

ve digerleri icinde söylenmesi gereken tonlarca laf var....hele hele senin gibi bir sözüm ona aydin insanin bana köhnemis bir kurum olan Diyanet'in Meallerini sunmasi cidden manidar....
Ben Diyanet Kurumunun varlik sebeblerini sorgularken sen ise onlarin Yorumunu tartisilmaz kabul edenlerdensin...iste farkimiz bu....

evet arkadaslar, ben insanlarin giyim kusamina karismiyorum ama insanlarin da kendi hür iradeleri ile verdikleri karari yok saymiyorum....lütfen siz'de farkli insanlari farkli deger yargilari ile saygi gösterip kabul etmeyi alisin !

ben simdiye kadar karsiniza cikip "OOO siz inanmayanlar nasil inanmazsiniz...Allah sizi söyle böyle yapacak" diyerek sizin hür iradeleriniz ile verdigi karara saygisizlik ettim mi ?! hayir sanmiyorum!"
benim elesitirim sadece...sizler tuturmusunuz bir atom / monekül sirvalamasi kaptirmisiniz kendinizi ona ama bu atomlarin monekülerin nasil nerde hareket edecegini kim "programladi" ? sorusunda sus pus oluyorsunuz...yani kendi dger yargilarinizi sizlerin kafasindaki tüm soru lari cözmeye yetmiyor....
sizler tüm hayatin bir tesadüf eseri var olduguna inanabilirsiniz....bana ne :)

Peygamber hakkindaki düsündükleriniz beni zerre kadar ilgilendirmiyor Peygamber iyi veya kötü olsun bu Allahin yoklulugunu ispatlamaz.....eger benim hayatimda bir Allah varsa, benim iman ettigim Allah kim ne hak etti ise onu ona verecek gerek bu dünyada gerekse ahiret'de...

eger dünyadaki Imanlilar sizler kadar bu Hadis zirvalamalarina önem verseydi....daha cok Allah'i inkar edenler olurdu....

saygilarim ile

InVitatio

sodomo--
03-04-2007, 12:58
Peygamber hakkindaki düsündükleriniz beni zerre kadar ilgilendirmiyor Peygamber iyi veya kötü olsun bu Allahin yoklulugunu ispatlamaz.....eger benim hayatimda bir Allah varsa, benim iman ettigim Allah kim ne hak etti ise onu ona verecek gerek bu dünyada gerekse ahiret'de...

Allah'ın yokluğunu ispatlamak mı? O da neyin nesi? Yokluğun ispatı olur mu? İspat varlık ile ilgilidir. Kaldı ki, ben ispatlamaycağım Allah'ın varlığını tam aksi o ispatlayacak kendisini bana. Şimdi iste o iman ettiğin Allah'tan: "İspatla bana kendini" de. En doğal hakkın bu, dimi ama?

03-04-2007, 13:01
Invıtatio,

Kuran suç, ceza ve ödül üzerine kurulmuştur. Allahın emirlerini yerine getirirseniz ödül cennet, getirmezseniz ceza cehennemdir. Örtünmek siz her ne kadar kabul etmesenizde emredilmiştir. Emirlere uymamanın cezası cehenemlik olmaktır. Sizin okuduğunuz kuranla bizim okuduğumuz kuran arasında bence fark var.

InVitatio
03-04-2007, 13:20
Gozde kurani kerim'de örtünmek ayri, kadinlarin basini / saclarini kapatmasi gerekir emir ayri birseylerdir...Kurani Kerimdeki örtünmek, kadinlarin var olan giyisilerini "omuzlarindan asaga" kapatmalari'dir buradaki omuzlardan asaga olan bölüm ise "dekolte" bölgesidir....
Kurani Kerim'in sac bas ile ilgisi olmadigi gibi...kadinlarin dekoltelerinin kapanmasi istemesi onlarin "cekiciligi" acisindan bir emir olarak örtünmesi önerisi yapilimis olabilir....

evet Gözde ben senin Kurani okudugnu sanmyiorum bir yigin diger Müslümanlar gibi...bizler ne yazik ki bir kac tarikatci bir kac populist siyasetci ve bir kac meshepci nin Kurani Kerim meallerini okuyoruz...

sizlerin ve yobazlarin Islam Dini tanimlamaniz ayni olgulara dayaniyor....


@sodomo
evet sevgili sodomo,
Allah kendisini aslinda sana da ispatliyor ama sen bunlari bir doganin harikasi olarak degerlendiriyorsun, kendiliginden olusan güzellikler diye yorumluyorsun, sen Müslümanlarin kader ve kismet dediklerine "sans" diyorsun....
haa ben biliyorum sen ve sizler Allah birgün gelsin bir gece bana kuluagima fisildasin kendisinin var oldugunu bende tövbe edip iman ederim diyorsun degilmi :)
ama bu inanmakla alakasi yok :) inanmak gönülden olur...hic bir karsilik beklemeden sevmek ile......simdi Allah sizi niye körü körüne o zaman Ahirete cezalandirmasini isteyecek ? yani eger o herseyi var etmisse ki Müslümanlar icin öyle, siz Ateistleri de o var etti...Allah kulunu tercih hakkini kullanmasi icin ortam hazirlamistir....gönüllü iman edenler buyruklarina uyanlar......inkarcilar veya iman etmeyenler , o ki sizi oldugunuz gibi kabul edecek....ve varsa bir hesabiniz o gün görülecek...

yani siz ateistleri zorla kendisine asik yapacak degil....siz imansiz olmaya devam edin....Allah size bu özgürlügü vermistir....

InVitatio

sodomo--
03-04-2007, 14:01
InVitatio, sanki Allah'ın yanından gelmişsin gibi anlatıyorsun. Ne o, tavla mı oynadın onunla yoksa :)

InVitatio, aramızdaki fark; benim bilmediğimi biliyor olmam, seninse biliyormuş gibi yapıyor olman.

İtiraf et kendine InVitatio, sen de ateistlerden daha fazla bir şey bilmiyorsun.

InVitatio
03-04-2007, 14:17
selam sodomo,
felsefe ögretmenin söyle derdi " Bir insan bir digerinden fazla bilgiye sahip degildir, bilgi ölcülmez, ya ayni konu üzerinde farkli bilgilere sahip'dir veya genel manada farkli fikirleri vardir"

birden onu hatirladim....

evet ben senin kadar bilmiyorum ben farkli seyler biliyorum...ve benim bildigim su ki...insanlar hangi nedenle baslarini kapamis olurlarsa olsunlar, bir demokratik devlet icin insanlarin neden bas örtüsü takindigini ilgilendirmemeli, ve insanlarin siyasi simge olsa dair, bu tür giyim tarzi suc sayilmamali...cünkü ortada bir devlete karsi islenmis aktif olunmus bir suc yok...eger bir insan bas örtüsü ile bir digerin malini caliyor canina kiyiyorsa, fiil yargilanmali, giyim kusam degil....

haa insanlarin ciplak olma özgürlügüne ne diyecegiz o zaman diye garipce bir soru sorabilirsin...
evet toplumun genel ahlaki buna el veriyorsa suc sayilmamali.....burda önemli olan toplum genel ahlak ve vicdani diye kabul edilen kanunlar ve yasalardir....

saygilarim ile

InVitatio

**ben tavla tas elli bir oynamasini bilmeyen bir türküm , evet böyle birileri de var ister inan ister inanma :-)**

hiramusta
03-04-2007, 14:28
Bak bakalım mep,nur 31 de "cilbab" diye bir kelime geçiyor mu?
Ve kul lil mü'minati yağdudne min ebsarihinne ve yahfazne fürucehünne ve la yübdıne zınetehünne illa ma zahera minha vle yadr**** bi humurihinne ala cüyubihinne ve la yübdıne zınetehünne illa li büuletihinne ....Nur 31

mep
03-04-2007, 14:31
evet mep bak o saydigin kisiler arasinda ali bulac da var...ali bulac ki fetullah inc. bir no'lu aydini...evet simdi sen bir yanda tut....Allah'in kesin olan emirlerini al bir yandan'da tut amerikan emperializmin kucagina oturmus bir adami al....sonra bana Ali Bulac icin Islamin Kaynagi diye yutturmaya kalk...

ve digerleri icinde söylenmesi gereken tonlarca laf var....hele hele senin gibi bir sözüm ona aydin insanin bana köhnemis bir kurum olan Diyanet'in Meallerini sunmasi cidden manidar....
Ben Diyanet Kurumunun varlik sebeblerini sorgularken sen ise onlarin Yorumunu tartisilmaz kabul edenlerdensin...iste farkimiz bu....

*Ya! İnvatiato abim,anlaşamıyoz seninle!
Sen arapça bilmessin! Kuranı kimin mealinden okudun da
bu denli Kuran'a vakıf oldun anlıyamadım,80 tane mealci koydum
önüne hiç birini beğenmedin,sen nerden okudun bu Kuran'ın
doğrusunu söyle bizde okuyalım abim.

hele hele senin gibi bir sözüm ona aydin insanin bana köhnemis
bir kurum olan Diyanet'in Meallerini sunmasi cidden manidar....
*Yav bu nasıl bi şey ! duyanda Diyanet Mealini benim yazdığımı
sanacak.Abim sen nerde yaşıyorsun? Bu ülkenin müslüman insanları
bu mealleri okuyor,ona göre hareket ediyor,kalkıpta ben aydınım diye
''bu mealler yanlış tercüme,bunları okumayın,Hıdır abi'yi okuyun'' mu
demeliyim,ben mealin doğrusunu,yanlışını bilmem,ben sadece Kuran'ın
kendisinin bir yalan ve yanlışlıklar kitabı olduğunu söylerim,Bir ahzap 50
yi kim çevirirse çevirsin.içeriği değişmeyecektir,yok değişir diyosan
otur bana ahzap 50 yi bi meal et bende okuyup anlıyayım. Kuranı kendine
uydurmaya çalışma,Başaramassın,bende denedim çünkü *olmuyor!

InVitatio
03-04-2007, 14:55
kadinlarin neden baslarini kapattigi beni ilgilendirmiyor !
beni ilgilendiren devletin bu kadinlar üzerindeki anti demokratik tavri....
ben Allah'in kadinlarin "sacina" taktigi tavrini benimsemiyorum....
benimseyen müslümanlarin ve siz anti müslümanlarinda bu konudaki kendinizce fikir yapmaniz "havanda su dövmekten" baska birseye yaramadigini görüyorum...

sizler Allahi inkar etmekte hürr ve o kadinlar'da neden kapanmalarini aciklama gereksinimi duymadan baslarini kapatmalarinda özgürce karar alabilmeliler....

mep'in verdigi ayet'de vardir benim simdi su an anlayamdigim bir hikmeti , ben bu evrenin, tüm hayatin ve hayat icindeki olan mekanizmalarin dengesini ve islevini bir emir ile var edenin olduguna iman ediyorum....sizlerin tesadüf eseri deyip gecistirdigi, sizlerin zaman icinde olusu verdi deyip kestigi konulari ben bir yaratanin ürünü oldugnu düsünüyorum...

sizlere söylemistim tekrar söyleyim....
sizlerin tüm bu kendince mantikli elestirilerine ragmen yaratici olan Allah vardir :)

InVitatio

mep
03-04-2007, 15:03
mep'in verdigi ayet'de vardir benim simdi su an anlayamdigim bir hikmeti

*Abi! bütün akraba dahil, kadın kız ne var ne yoksa Muhammede
helal kılınmasının hikmetini göremiyormusun sen? o kadar açıkki aslında
yoksa kabullenmekmi istemiyosun? Öyle mükemmel olan bir yaratıcı
nasıl olurda,Peygamberinin haremine katacağı kadınlar için ayet indirir.
yada nasıl olurda ,''evlatlığının karısını al'' diye ayet indirir.dimi?ya susmak
gerekiyor yada vardır bir hikmeti deyip safa yatmak,yada hiç düşünmemek!

sodomo--
03-04-2007, 15:07
InVitatio kardeşim, başlarını kapama meselesi değil burada bahsettiğim. Allah hakkında Â*ikimizde aynı bilgisizliğe sahibiz ama sen sürekli ahiret, cezalandırma, iman etme, inanma gibi şeyler söylüyorsun ve ben de diyorum ki, Allah'ın varlığını ispatlamadan bir de üstüne onun ne istediğini ne istemediğini neyden hoşlandığını neyden hoşlanmadığını falan söylüyorsun. Bu nasıl oluyor? Daha varlığını ortaya koyamıyorsun karakterini nasıl bilebilirsin ki? Eğer onun karakterini biliyorsan bayağı uzun bir süre halvet etmişsindir, o zaman anlat bakalım ne konuştun onunla?

İnvitatio kardeşim, hadi bize karşı dürüst değilsin ve "biliyormuş gibi yapma" rolünü oynuyorsun anladım da bari kendine karşı dürüst ol.
İtiraf et kendine, hiçbir şey bilmiyorsun. Çok mu zor? Felsefe dersi almışsın ama maalesef felsefeci olmak için "atmamak, sallamamak" gerektiğini anlamamışsın.
İnanmak veya inanmak, bu mudur mesele? Hiç mi düşünmezssin ha babam peygamber gönderip "inanın bana" "inanın bana" diyecek bir Allah ne kadar zavallıdır? İnsan sadece kafasının içindeki düşüncelerden dolayı cehenneme gider mi? Senin Allah'ının hiç mi fikir özgürlüğüne saygısı yok? hiç mi düşünmezsin bunları? Felsefeci isen önce sorgulamayı öğrenmelisin. Sorgulamadan sadece "kabullenerek" nereye kadar?

03-04-2007, 15:20
Eller gider Mersine, biz gideriz tersine:

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/6257612.asp?m=1&gid=112&srid=3435&oid=5

03-04-2007, 15:22
Invıtatıo,

"evet *Gözde *ben *senin *Kurani *okudugnu *sanmyiorum *bir *yigin *diger *Müslümanlar *gibi...bizler *ne *yazik *ki *bir *kac *tarikatci *bir *kac *populist *siyasetci *ve *bir *kac *meshepci *nin *Kurani *Kerim *meallerini *okuyoruz..."

çok haklısın bence ben senin okuduğun kuranı okumuş olamam. Sana Almanya'da kuranın meali diye başka bir şey okutmuş olmasınlar.

hiramusta
03-04-2007, 15:50
Ahzab 50 de Peygambere kısıtlama getirilirken,diğer mü'minlere bir kısıtlama getirilmiyor. Bide şunu söyleyeyim bir şeyin bana helal kılınması,o helal kılınan şeyi mutlaka kullanacağım anlamına gelmez.Mesela geyik eti bana helal kılınmıştır ama bu benim geyik eti yemem gerektiği anlamına gelmez.Bunun gibi de Peygamberin kendisine helal kılanan kuzenleriyle mutlaka evlenmesi gerektiği veya evlendiği anlaşılmamalıdır.Zaten Zeynep dışında da hiçbir kuzeniyle evlenmemiştirde.Hal böyleyken ateist arkadaşlarımızın bir kaşık suda fırtına kopartmalarını ben şahsen hiç hoş olmayan bir niyet olarak değerlendiriyorum.

hiramusta
03-04-2007, 15:52
Sorumu okudun mu Mep?

mep
03-04-2007, 15:55
soru neydi abi?

Ahzab 50 de Peygambere kısıtlama getirilirken,diğer mü'minlere bir kısıtlama getirilmiyor

kısıtlamamı?

hiramusta
03-04-2007, 16:04
Hayır...Tekrarlayayım.

Bak Â*bakalım Â*mep,nur Â*31 Â*de Â*"Â*cilbab" diye Â*bir Â*kelime Â*geçiyor Â*mu?
Ve Â*kul Â*lil Â*mü'minati Â*yağdudne Â*min Â*ebsarihinne Â*ve Â*yahfazne Â*fürucehünne Â*ve Â*la Â*yübdıne Â*zınetehünne Â*illa Â*ma Â*zahera Â*minha Â*vle Â*yadr**** Â*bi Â*humurihinne Â*ala Â*cüyubihinne Â*ve Â*la Â*yübdıne Â*zınetehünne Â*illa Â*li Â*büuletihinne Â*....Nur Â*31

03-04-2007, 16:06
Sevgili InVitatio,

oncelikle dinin demokratik toplumda neden yeri yoktur anlatayim. Felsefi dinler ve siyasi dinler olarak ikiye ayiralim once.

Hep emperyalistlerden bahsediyoruz, hic bir yuruyuste pankart acmis emperyalistler gordun mu? Veya emperyalistlerin Rwandanin isgalinin, bilmemnerede yapilmis milyar dolarlik silah anlasmasinin kutladiklarini gordun mu? Yada bilmemnere emperyalistler dernegi, kapitalistler odasi. Cunku bu gorusler gucunu halktan almaz, halk sadece bir aractir, merkezin menfaatleri once gelir. Demokratik devlet ise halkin menfaatleri icin vardir, halk bir arac degil amactir. Islamda acikca insanin menfaatlerinin onemsiz oldugunu vurgular ve merkez Allah'tir. Calisma prensibi nedeni ile din demokrasiye aykiridir.

Neden bes vakittir namaz ve saatleri bellidir? Ne olurki ben aklima geldikce kilsam, istedigim kadar kilsam. Cocugumu nasil canim istedigi zaman istedigim kadar opuyorsam, bu doganin guzelligine, canlilarin sahaneligine dikkat ettigim zaman namaz kilsam. Olmaz, cunku benim itaat etmeyi unutmamam gerekir. Kontrol edilmeye alismis olmam gerekir ki bir yoneticiye ihtiyac duyayim. Kendi menfaatlerimi gozardi edip sadece isteneni yapan bir robot haline geleyim. Bakin Cin'de namaz olmadigi halde butun halk sabahin korunde Tai-Chi yapmak zorundaydi. Hep beraber ve ayni saatte, aciklama tabi "Tai-Chi" sagliklidir. Yani gercek amac gizlenip, halkin menfaati icabi gibi gosteriliyor. Iste demokrasi bunu istemiyor. Basortusu ile ilgili olan karsilastirmayida sen yap.

hokusai
03-04-2007, 16:10
Demokrasi düsünen toplumlarin rejimidir Düsünmeyen toplumlar(iran,suriye,s.arabistan vb.)demokrasiye ihtiyac duymazlar. Hıristiyan avrupada demokrasiyi sindirmek isteyen odaklar kismen yok oldugu icin din simgesi kullanma yasaklari az olmasi gerekirken adamlar bizden katilar (örn:fransa,ingiltere) bu konuda. bizde serbest olsa bir defa kadinin ekonomik özgürlügü yok hadi o da var diyelim, ya sosyal özgürlük etrafiniza bir bakin fatih gibi olan en az 20-25 tane il var. onlarin arasinda basi acik gezdigin zaman sana seytana bakiyor gibi bakiyorlar. her tarafta bunlardan oldugunu düsün orada özgürlük kalir mi? sen kadini tamamen özgürlestir aile baskisindan cevre baskisindan daha bircok nedenden siyir o zaman bak bakalim kapaniyor mu, kapanmiyor mu bazn sadece konusmak baski demek degildir, bir bakis bile herseyi anlatir, bir basit söz baski altina aliverir seni caktirmadan

Ankara'da bir bayan anlatti; ramazanda kizini okuldan almis bir kendi bir yandan da kizina tost yediriyormus karafatmalar gelmis yanina biri elindeki tostu sert bir sekilde asilmis ve demis ki
sen kim oluyosunda top atilmadan yemek yiyorsun insanlarin arasinda ne hale geldigimizi görün herkesin böyle oldugunu düsünün hic kimse fikrini söyleyebilir mi evrimi savunmayi birak arastirma bile yaptirtmazlar. internette bile herkes adini kücük sehirdeyse sehrini gizleyrek yaziyo ne demokrasisi ne özgürlügü...

Bazilarinin fazla özgür olmasi özgürlükleri kisitlar.

hiramusta
03-04-2007, 16:19
Neyi düşünüyorlar acaba?Dünyayı nasıl sömüreceklerini mi?Bide belli kıstaslara sahip olmayanların mesela İngiltere'de olduğu gibi kraliyet ailesinden gelmeyenlerin Amerika'da olduğu gibi belli sektörel lobi ve birtakım localardan gelmeyenlerin Devletlerin başlarına gelememesi Demokrasi icabı mıdır?

hokusai
03-04-2007, 16:31
Ben suna bakarim; o ülkelerde düsüncelerinden dolayi öldürülen kac kisi var.(van gogh var ! ! *:) 2.si Türkiyede seriati savunan bir insan hic düsüncesi yüzünden öldürülmüs müdür?
Amerika demedim oradaki demokrasi anlayisi biraz farkli evrim teorisine inanmayan milyon tane insan vardir ama en cok evrim arastirmasi yapan ülke de onlar. Kraliyet meselesi hakkinda bilgim yok ama sen nereden biliyorsun sen veya bir tanidigin biryerlere gelmeye calistinda engellediler mi yoksa?

Demek istedigim demokrasiyi özümseyememis insanlar islerine geldigi zaman demokrasi demokrasi diye bagiriyorlar ayni zamanda seriat isteriz, 7.bilmem kac yetmedi mi? gibi insanlikdisi sloganlar atiyorlar.

mep
03-04-2007, 16:33
Bak *bakalım *mep,nur *31 *de *" cilbab" diye *bir *kelime *geçiyor *mu?
Ve *kul *lil *mü'minati *yağdudne *min *ebsarihinne *ve *yahfazne *fürucehünne *ve *la *yübdıne *zınetehünne *illa *ma *zahera *minha *vle *yadr**** *bi *humurihinne *ala *cüyubihinne *ve *la *yübdıne *zınetehünne *illa *li *büuletihinne *....Nur *31

*Yaw hiramusta abim valla ben masumum!
ben öyle bişey demedim abi,İnvatiato abim zaten
benim tercüme ettiğimi sanıp bana kızıyo! valla o dedi
orda cilbab yazıyo diye,onada hıdır abi söylemiş.o nerden
duydu bilmiyom.!

NUR
03-04-2007, 16:49
Türbanlı bir bayanı küçük düşürülmüş olarak görmek nasıl bir mantık anlamıyorum insanları küçük düşüren kıyafetten öte fikirleri ve yaşadıkları hayattır...
Neden tesettürlü bayanları sorgulama gereği duyuyorsunuz ki ? Burası özgür bir devlet bir insan başkasının özgürlüğünü kısıtlamadığı ve başkasına zarar vermediği derecede özgürlüğünü yaşama hakkına sahiptir...
Ne türbanlılar açık bayanları sen niye açıksın diye yargılayabilir, nede türban kullanmayanlar ve türbana karşı olanlar türbanlıları bu konuda yargılama hakkına sahiptir....
İnsanın bilgisini yada cahiliyetini giydiği kıyafete yada başörtüsüne bağlamak nasıl bir akıl mantığı yanısıtır. Düşünmek gerek....

pante
03-04-2007, 16:50
Nur-31'de hımar geçer.
Cilbab'ın geçtiği ayet Ahzap-59'dur.

03-04-2007, 17:20
Hımar ile ilgili şöyle bir yorum okuduğumu hatırlıyorum (sanırım kurandakidin.net sitesindeydi):

Hımar örtü anlamındadır, başa örtülürse başörtüsü, masaya örtülürse masa örtüsü olur. Hımar'dan başörtüsü anlamını çıkartmak için "hımar-ür res" vurgusunun yapılmış olması gerekir.

Arapça bilmediğim için bu yorumun ne kadar geçerli olduğunu bilemeyeceğim, bilen varsa ve açıklarsa sevinirim.

Saygılar.

hiramusta
03-04-2007, 17:22
Tamam güzel kardeşim,sen üzülme yeter...Evet Pante Nur 31 de "humar" geçer ve humar başörtüsü demektir.Benzer bir kelime de "hamr"dır.Birçok mealci hamrı şarap veya içki diye çevirirler.Halbuki hamr akıl örtüsü/aklı örten demektir.(hamr=aklı örten,humar=başı örten)Dolaysıyla içki ayeti olarak bilinen ayette yasaklanan salt içki değil insanların mantıklı düşünmesini engelleyen herşeydir.

hokusai
03-04-2007, 17:34
Dilin evrimi bile herseyi ortaya koyuyor.isterse kitap degismesin.
Herkesin prof. gibi arastirmasi mi lazim arapca bilmesi mi lazim ne kadar zor ya arapca bilsen bile yanlis anlama ihtimalin cok yüksek baksana kelimenin bile 1400 yil önce kullanilan anlamini bulacan
her devrin kitabiymis...
bosver sen inan gerisine karisma

InVitatio
03-04-2007, 18:30
@respendial
namazin vakti kurani kerimde üc dür...ama Allaha imanin ne vakti nede sekli vardir...sen simdi var olan bir yanlis bir oluguyu tek dogru imis gibi kabul edip...neden istedigim zaman ibadet edemeyim diye bir soru soruyorsun...
eger benden bu konuda bir fetvayi diliyorsan
"eger bir yaraticiya iman ediyorsan ve ona gönülden bagli olarak ibadet ederek sükür etmek istiyorsan, istedigin zaman istedigin yerde istedigin sekil ibadet etmende bir mahsur olmamali"
bak degindigin konu hakkinda o yobaz takimi islam ulemasi diye yuturulmaya calisilan insanlar bile "birlik" degil....

Allah Kurani Kerimde Üc Vakit namaz'dan bahsederken
Kul bunu bes vakit eda ediyor (iyi veya kötü beni ilgilendirmeyen yönü)
ama bu kullar icinde bir islamin bir yorumu olan "Süleymancilik" diger Müslümanlarin mutlaka bes vakit dedigi namazi yaz aylarinda 4 vakte indiriyor...ve hic bir müslümanin giggi cikmiyor....
burada öncelikle iste bu hadisci / meshepci / tarikatci takimini kendi icindeki deger yargilari ile sorgulamak lazim...sonra genel manada bir soru sormak....

itaat meselesine gelince...
bir nevi haklisin, müslümanlar Allaha itaat yerine...Allahin sözlerini sadece yorumlayanlara Itaat etmekteler....bugün gidersin bir "Nur Cemaatine" adamlarin tek söylemedigi bu Said Kurdinin "Mehdi" olabilecegi...Peygamber vaari bir varlik oldugu ...yani bunu kendileri söylemese bile...hal ve hareketlerinden görünüyor...ki ne yazik ki halkimizin büyük bir kismi Allaha itaat yerine Kula itaat etmeyi bir celiski görmüyor....

bende kendi mantigimca varlik nedeni ile günaha yatkin olan kul'a itaat yerine
herseyi ile mükemmel olan Allah'a itaat etmeyi dogru buluyorum....

Kurani Kerimde ona bakarsan fitre ve zekatin miktari da belli degildir...önemli olan insanlarin bir biri ile empati yapip insanlara yardim etmektir !

Insanlar ise öyle veya böyle bu farzi bir standarta koymak istemistir...iyi olmustur kötü olmustur bu konunun muhatablarini baglar....
yani Peygamber bes vakit namazi dogru bulabilir ve güzel'de olabilir ama bu demek degildir ki ben Namazi on bes vakit kilamayim...

ya arkadaslar....
simdi birakin bunlari da söyleyin bana

Size kafasi o veya bu nedenle kapali bir kadinin ne zarar var ?
yani sizin bu anlasilmaz kinlesmis reflekslerinizi cidden anlamiyorum....
yok baskiymis yok apatallik mis...ya siz o kadar bilime ilime önem veriyorsunuz ben simdi sizlere bir kadin getirsem "hayir efendim ben gönül rizam ile kapatiyorum, ben gönül rizam ile Allaha iman ediyorum" sizlerin bu garip teziniz ne olacak ?

bence farkli deger yargili insanlara önce kendinizi alistirmalisiniz...sonra toplumun sizi farkli deger yargilariniz ile kabul etmesini beklemelisiniz....

saygilarim ile

InVitatio

vartor
03-04-2007, 19:03
Sevgili InVitato,
* *sadece bir sorum olacak, kurani allahin indirdigini nereden biliyorsun?

InVitatio
03-04-2007, 19:18
öyle kabul ediyorum sorgusuz sualsiz....cünkü ben Allahin varligina ve birligine kitabina ve son peygamberin son peygamber olduguna *iman ediyorum...bunlari yaparken'de sorgusuz sualsiz yapiyorum.....hür irademi kullanarak....kimsenin baskisi altinda olmadan....
ne cennet müjdeleniyor diye neden cehennemden korktugum icin...
hayir ve sevabin Allah ile pazarlik konusu olmamasi gerektigini.... Kullar arasinda iyi gecinmeyi saglayacak olgular olduguna iman ediyorum....
ben Allahin varligina onun sirf ve sadece onun rizasini almak icin iman ediyorum...

ya sonucta bir "beyana" tabi olan bir konuyu cidden sizler ve bu Allahtan fazla Allahci olanlar cok acayip bir sekile sokup yorumluyorlar.....


ben bu hayata dair herseyin bir kac kendini bilmez "moleküllerden / atomlardan" zaman icinde dialektik yaparak bir tesadüften ortaya ciktigini inanmak istemiyorum....simdi cesitli moleküllere cesitli islevleri hakkinda zaman icinde deneye deneye mi ortaya cikti ? yani simdi eskiden topraktan cikan mahsüller böyle degildi "moleküller birligi" ortaya cikip söyle böyle yapalim da "var olalim" mi dediler ?

hayir ben de diyorum ki

evet moleküller ve atomlar tabiki hayatin icindedir ama onlarin da varlik nedeni "iste öyle" degil sadece bir Allah olabilecegidir ....ben böyle inaniyorum....ve benim böyle inanmam sizleri neden rahatsiz eder ?

03-04-2007, 19:41
"insanları *küçük *düşüren *kıyafetten *öte *fikirleri *ve *yaşadıkları *hayattır..."

"Neden *tesettürlü *bayanları *sorgulama *gereği *duyuyorsunuz *ki *?"

" İnsanın *bilgisini *yada *cahiliyetini *giydiği *kıyafete *yada *başörtüsüne *bağlamak *nasıl *bir *akıl *mantığı *yanısıtır. "

"Türbanlı *bir *bayanı *küçük *düşürülmüş "

Neyin pesindesin? Eger Islam'i benimsemissen, kadin felan deme. Cariye de mal de kole de, ama bayan hanim kadin gibi kelimeler kullanma. Islamin kadini maldir, el degmeden ambalajlanmistir, parayi basip eski sahibinden alan, acar ambalaji afiyetle yer.

03-04-2007, 19:47
Sevgili InVitatio,

Islam insanliga zararli oldugu icin Islam'in toplumdaki butun etkilerine karsiyim. Idamada karsiyim ben, sigarayada karsiyim, ne demek simdi bu.

frodo
03-04-2007, 19:58
Rahatsız ettiğini nerden çıkardın ? Neye inanırsan inan. Bizi bu anlamdaki inanç ilgilendirmiyor.
İnanç tartışılabilir mi ? Ama işte bu Allahın varlığına delildir diye cümleler kurmaya başlarsan
üstelik de non-teist bir sitede isen birileri senin yazılarınla ilgilenmeye başlar.

"Size kafasi o veya bu nedenle kapali bir kadinin ne zarar var ?" diye sormuşsun hiç bir zararı
yok. Ama bizim bir farkımız var ; inanmak yerine bilmeyi isteriz. Ve sorarız neden kadınların
başlarını kapatmaları gerekiyor ? Kadın eşitimiz, diğer yarımız değil mi ? Eğer öyle ise neden
kafalarındaki "kılları" kapatmak zorunda olsunlar ki ? Bunun altında yatan ne ? Tanrı kelamı
olduğunu iddia eden Kur'anda neden bu konuda kayıt var ?(üzerinde tartışılıyor olsa da, bu tartışmanın varlığı bile rahatsız etmiyor mu sizi ?) Yani bu sonsuz evreni yaratan tanrı kadınların
saçlarıyla neden uğraşsın ?

pante
03-04-2007, 20:14
KUVEYT'TE BİR İLK: Türbansız Kadın Bakan *

2005 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği Kuveyt'te ilk defa kadınlar bakanlık yapacak. Hem de iki kadın birden türbansız, açık ve modern bir kadınlar. Şeriatle yönetilen Kuveyt'teki bu gelişme şaşkınlık yarattı.
Kadın eğitim bakanı nuriye El Subai meclisteki yemin töreninde de başını örtmeyince aşırı dincilerce protesto edildi. Ama alkışlayanlar çoğunluktaydı.

Diğer kadın bakan da açık ama o kamusal alanlarda başını örtmeye özen gösteriyor.
Başbakan Şeyh Sabah el Ahmed el Sabah, siyaset bilimi profesörü Masume El Mübarek'in Planlama Bakanı ve idari gelişmeden sorumlu Devlet Bakanı olarak atandığını açıkladı. İki bakanlığı birden üstlenen Mübarek, üniversitede verdiği derslerin yanı sıra insan hakları savunucusu olarak tanınıyor ve köşe yazarlığı yapıyor.

http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=223961

vartor
03-04-2007, 20:15
öyle kabul ediyorum sorgusuz sualsiz....cünkü ben Allahin varligina ve birligine kitabina ve son peygamberin son peygamber olduguna *iman ediyorum...bunlari yaparken'de sorgusuz sualsiz yapiyorum.....hür irademi kullanarak....kimsenin baskisi altinda olmadan....
ne cennet müjdeleniyor diye neden cehennemden korktugum icin...
hayir ve sevabin Allah ile pazarlik konusu olmamasi gerektigini.... Kullar arasinda iyi gecinmeyi saglayacak olgular olduguna iman ediyorum....
ben Allahin varligina onun sirf ve sadece onun rizasini almak icin iman ediyorum...

ya sonucta bir "beyana" tabi olan bir konuyu cidden sizler ve bu Allahtan fazla Allahci olanlar cok acayip bir sekile sokup yorumluyorlar.....


ben bu hayata dair herseyin bir kac kendini bilmez "moleküllerden / atomlardan" zaman icinde dialektik yaparak bir tesadüften ortaya ciktigini inanmak istemiyorum....simdi cesitli moleküllere cesitli islevleri hakkinda zaman icinde deneye deneye mi ortaya cikti ? yani simdi eskiden topraktan cikan mahsüller böyle degildi "moleküller birligi" ortaya cikip söyle böyle yapalim da "var olalim" mi dediler ?

hayir ben de diyorum ki

evet moleküller ve atomlar tabiki hayatin icindedir ama onlarin da varlik nedeni "iste öyle" degil sadece bir Allah olabilecegidir ....ben böyle inaniyorum....ve benim böyle inanmam sizleri neden rahatsiz eder ?

*Invitato, hadisler uydurma, insan sozune ben inanmam gibi laflar ettin de onun icin sordum, kuranin allahin sozu oldugunu nereden biliyorsun diye. Sana bu kitabi allah tepene indirmedi, allahin indirdigini muhammed soyluyor. Her turlu insani zaaflari olan muhammed. En zayif tarafinin da seks oldugunu senin bile anlayabilecegini umdugum muhammed. Islami teskil eden kuran haricinde herseyden suphe ederken, neden o kitaptan da suphe etmiyorsun? Tek sahit muhammed. En basit olaya dort sahit istiyen allahin, kendi sozleri oldugunu iddia eden muhammedden baska sahiti olmamasi dusundurucu degil mi?

bosluk
03-04-2007, 21:00
Turklerin islamiyeti kabulunden sonra kadinlarin toplumdaki yerine.onemine ve haklarina bir bakınız lutfen.Yada insanların anne karınlarindan nasil dogdugunu düşünün.o masum bebeklerin hangisi dogaya aykiri olarak uzerinde bir bez parcasiyla doguyor?yada ilk insanlar yeryuzunde kadinlar baslarinda turban erkekler onlari kucumser olarakmı yasiyorlardi?turban nesnel bir varlık degilmidirki din diye bahsedilen manevi bir olgunun icinde insani bir kalemde atese atabilecek kadar onemli bir yer teşkil etsin.madem oyle tanri neden sacı basi kadini yarattida kadını basinda ortusuyle yaratmadı?bu dunyada insanlar kendi yarattiklari bulduklari kavramlari ozellestirip daha sonra onlara tapiyorlar.bu gerek para gerek din gerekse diger konularda olsun.hicbir insanoglu bu dunyaya bu kavramlardan haberi olarak gelmiyor.kadinlar neden ikinci plana atilsin?bu dunyada dogurganlık gibi onemli bir ozelligi olan bu tur neden erkeklerden daha asagi olsun?o kuralları yaratanlari bir anne dogurmamışmı merak ediyorum.herkes masum ve hur dogar.herkes once insanligindan sorumludur kendi yaratip taptigi kavramlardan degil.

hiramusta
04-04-2007, 00:19
Başörtüsünün farz olduğuna inanmayanlardan birisiyim...Yalnız bir müslüman bunu inancının gereği olduğunu düşünüyorsa,onu sonuna kadar da savunurum,savundumda.Başörtüsü neden farz değil?Çünkü direk olarak başın örtülmesi gerektiğini söyleyen bir ayet yok.Tesettür vardır yalnız başörtüsü bu tesettürün parçası değildir.Peki Kur'an'da başörtüsü kelimesini geçtiği ayet ne oluyor?...Arkadaşlar Arabistan sıcak bir ülke olduğu için sıcaktan korunmak amacıyla kadın-erkek herkes ister istemez başlarını örtmektedirler.Geçmişte dışarıda güneş altında çalışmış birisi olarak güneşten korunmak amacıyla başı örtmenin ne kadar gerekli olduğunu iyi bilen birisiyim.Tekrar ayete dönecek olursak,o devirde kadınların bir kısmı başlarını örtüyordu ama göğüslerinin üst kısmına kadar boyunlarını açıkta bırakıyorlardı.Tabi eğilip kalkmaları esnasında kadınların cinsel cazibeleri ortaya çıkıyordu.Bu durum ise tesettüre dolayısıyla tesettürün sağladığı sosyal huzura aykırıydı.Bu sebepten Allah,zaten başlarını örtmüş olan Müslüman hanımların bu örtülerini göğüslerine kadar uzatmalarını böylece tesettürü tam sağlayarak cinsel cazibelerinden gelen üstünlüklerinin tesettürle dengelenmesini böylece normal olan bir toplum düzeni sağlanarak huzurun tesis edilmesini istemiştir.

dilaver
04-04-2007, 00:23
yahu Hiram Usta

* *sormadan geçemeyecegim.

* *Ne olacak bu İslamın hali.


* * saygılarımla

hiramusta
04-04-2007, 00:30
İslam'ın durumu Adem'den beri hep iyiydi,hep iyi ve hep iyi olacak.Selamlar...

dilaver
04-04-2007, 00:37
sevgili hiram

* * *bir kerede de anlayabiliyorum, kafama kakmana gerek olmuyor. Yok ben şu açıdan sordum. Malum bu sitede 15 tane islami düşünceye sahip kişi varsa 15 degişik islam anlayışı oluşuyor. Benim merakımı cezbeden bu. Bu kadar degişik anlayışı nasıl bulabiliyorlar onu anlayamıyorum.

* * *Halbuki biz ateistlerin en azından islam hakkında bir görüş birligimiz var. Kendi içindeki inanırlarıyla bile birlik kuramayan bir inanç sistemi nasıl evrensel olabilecek bunu merak ediyorum.


* * * saygılarımla

InVitatio
04-04-2007, 00:44
selam hiramusta,

evet Hanif kültürü isanlik zamani icinde cesitli toplumlardan olan insanlar tarafindan benimsenmis olmasi....yani bu degerler yargisi hep vardi yarinda var olmaya devam edecek....

simdi birde söyle düsünelim....

Kurani Kerimdeki kapanma emri tabiki var ama Baslarin örtünmesi islamin getirdigi bir kültür degil, seninde ifade ettigin gibi islam öncesi var olan bir örtüyü gögüslerin kapanmasi icin kullanilmasi istenmis.

Birde sunu sormali Imanli Imsansiz kendine....monoteist dinlerde Allah birse....Allahin emirleri de birdir ki öyle ! neden Allah cesitli Peygamberlerine cestili bir birinden celiskili Sünnetler tavsiye etsin ?

yani eger kadinin basinin kapanmasi mecbur gerekli diyenlere sormali....bu emri Allah neden diger Peygamberler araci ile duyurmamistir ?

Hz Musa ile Hz Muhammed'in ayri ayri Sünnet anlayislari olabilir mi ?

evet arkadaslar,
Allah'tan cok Allahci olanlarin zirvalamalari ile veya Allah'dan cok kendini Ilah eden sözüm ona aydin özgürlükcü Anti-Allahcilarin laflari ile ne Allah degerlenir nede varligi Inkar edinebilinir...

Ateist arkadaslarin tek varlik nedeni Allah .... eger O olmasaydi bunlar kime "muhalifet" edecekti ?

Nietzsche kendince var olmasi mümkün olmayan bir Tanriyi öldürmüs güya, bu akilli ateist dostlarimiz da nietzsche'ye " yahu dur neyi öldürüyorsun, hani var olmayan seyi nasil öldürdün diye soracagina , bravo iyi ettin diye alkis tutmuslar....vaaay anam vaaay.....




hiramusta süleyman tapinagini yaparken cidden gizli sakli sifrelerin mi vardi kalfalarina verdigin *:-)?

hiramusta
04-04-2007, 00:44
Senin gibi düşünmüyorum.Psiko abi mi farklıdır yoksa Cemal mi?Ya Aldostu?Peki aramıza yeni giren İnvitatio?Onlarla aramda bir farklılık olduğunu düşünmüyorum.

InVitatio
04-04-2007, 00:48
sevgili dilaver
güzel bir soru ve kolay da bir cevabi var .....

Allaha ve ahiret gününe iman
simdi bunlari evrensel bir düzeyde kabul edebilirsin bu iki sart önemli olan

gerisi yorumdur yesilliktir bu ikisini destekler bazende köstekler.....

ama evrensellik acisindan bu ikisi olmazsa olmaz dir

hiramusta
04-04-2007, 00:53
A.Selam InVitatio.Bu sitede aynı inancı paylaştığım birini daha görmek ne güzel.Rabbim sayılarımız arttırsın İnşallah.Sırrıma gelince;evet,kalfalarıma bazı şifreler verdim.Bu şifreler;inanç,azim ve sabırdı. :) Bu sır aramızda kalsın tamam mı? :)

frodo
04-04-2007, 01:01
Hz Musa ile Hz Muhammed'in ayri ayri Sünnet anlayislari olabilir mi ? Güzel soru. Cevabı
bulmak için Tevrat'ı alcaksın eline ve de kuranı, karşılaştıracaksın. Ve soruyu bir daha soracaksın.
Neden ?..İşin kolayına kaçmadan ; Tevrat değişmiş filan diye.

Yahudilikte Cumartesi, İslamda Cuma Hristiyanlarda pazar. Sünnet değişmiş mi? Neden fikir değiştirmiş sence ?

Not: Eğer merak ediyorsan başörtüsü Yahudi sünnetinde de vardır. Kökeni sumerlere kadar
dayanır.

dilaver
04-04-2007, 01:22
bak ne güzel

* * * *inaç, azim ve sabırla biraz da bizim destegimizle birbirinizi buluyorsunuz.

* * * *SİRİUs-B nin harika bir yorumu var bir başlıkta. *Burası bir aydınlanma okuludur demiş. İşte bizim amacımız da bu. Buranın bir aydınlanma üniversitesi olması.

* * * *Ve gene ayı geçen süredir disiplin kuruluna intikal eden bir mevzuu da yok. Demek ki artık katılımcılar da hazmetmiş okulun kurallarını.

* * * * Ancak ilgi çekici bir şey varsa sayıları arttırmaya katkıda bulunan biziz rabbiniz degil. Neyse ne olursa olsun degişik fikirler, özellikle de insani fikirler hepimizin ihtiyacı var. Kolay gelsin.


* * * * *saygılarımla

teotehuakan
04-04-2007, 01:25
Yani benim burada ne demem gerekiyor? *Bir kere İslamdaki açıklardan yada bol miktardaki tutarsızlıklardan dem vurarak türban aslında gerekli değil falan mı diyeceğim? Bir kere işin raconu budur. İslami moda rüzgarları türbandan yana esmektedir. O zaman takılacaktır. Bunun lamı cimi yok. Bizim ninelerimiz takmıyordu lafı da boş. Onların döneminde bu moda olsaydı ve böyle pompalansaydı üçü takmasa beşi yine takardı. Sübyancı, kendi amcasının teyzesinin kızlarına sarkan, evlatlığının karısını elinden alan bir adamın yaydığı dinden ne beklersiniz anlamam.

Yani imamı böyle olanın cemaati ne yapmaz? Hatırlarsanız namazda saf tutan erkekler bile uzun bir şeyler giymeli ki secdede gözüken öndekinin poposu arkadakini tahrik etmesin diyenlerin dinidir islam. Ne kadar kapansak azdır. Yalansa yalan deyin.

InVitatio
04-04-2007, 03:30
teotehuakan
bu derin ve beni cok etkileyen zirvalamalarin icin cidden sana tesekür ederim....
yani senin su iletin olmasaydi ben ne yapardim.....

evet simdi sen böyle yazdin diye mutlaka yaratan ve ahiret günü yoktur.....ne desem bilmiyorum ki....

bilmiyorum su üc bes satirda senin kadar ici bos bir iletiyi asmayi basarabildim mi ama elimden geleni yaptim böyle kabul et------

derin saygilarim ile

InVitatio

04-04-2007, 04:01
Asamadin iste, eger is senin aklina kalsa asicaksin ama is Kuran'in aklina kalmis. Senin onurun olsa savunucaksin ama Islam'in onuru. Insanin dini onuru olmali, hicbir tanri, mitolojidekiler dahil, onuru bir kalemde silmez. Allah Seytan'in kibirini bile bir kalemde silmedi, onunla kiyamete kadar surecek bir iddiaya girdi degil mi?

InVitatio
04-04-2007, 06:09
respendial
silemedi degil o bir müslüman icin o silemedi olamaz olsa olsa "silmedi" olur....

onur meselesine gelince

sen kula kulluk etmeyi onurlu bir davranis olarak görebilirsin.....ama benim gibi insanlar Allah*tan baska hic bir seye Kulluk etmez....fark burada....

din veya Allah benim sana sizlere karsi dini savunmami ne etsin ? yani savuncak bir durum yok ortada...bir beyan ile tabi olan bir deger yargilari sistemi var insanlarin bir kismi beyan ederek tabi olur buna bir kismida beyan etmez yer yer inkar ederek kendisini tabi tutmaz bunlara....

yani ben simdi neyi savuncam sana ? senin iman etmedigin birseyi mi ?

bak Nietzsche vardir birde bizim Anadolu'lu Nietzsche Turan Dursun, onlar inkar etti de ne oldu ? *Ben Allahi öldürdüm diyen Nietzsche kendisi öldü.....birde kendince var olmayan seyi nasil öldürdü onu da tüm iyi niyetime ragmen anlamis degilim....yani yoktu Allah kimi nasil niye neyi öldürdün...ama yok öldürdün...demek iyi veya kötü varmis.....yani yok saydigi seyi öldüren bir aydin bilim adami'da bak sohbetimize yesillik oldu....

Turan Dursun ise cabaladi etti ama gene olmadi....Allah'in kurdudu düzen sistematik bir sekilde devam ediyor.....

sabaha düsmüs saygilarim ile

InVitatio

teotehuakan
04-04-2007, 11:39
teotehuakan
bu derin ve beni cok etkileyen zirvalamalarin icin cidden sana tesekür ederim....
yani senin su iletin olmasaydi ben ne yapardim.....

evet simdi sen böyle yazdin diye mutlaka yaratan ve ahiret günü yoktur.....ne desem bilmiyorum ki....

bilmiyorum su üc bes satirda senin kadar ici bos bir iletiyi asmayi basarabildim mi ama elimden geleni yaptim böyle kabul et------

derin saygilarim ile

InVitatio

Sevgili InVitatio, sanırım hatlar karıştı çünkü ben ne yaratandan bahsettim ne de ahiret gününden.
Tarz olarak kendimi tutamayıp biraz kabalaşmış olabilirim. Ne de olsa sizin cemaatin yarattığı allahtan, buyruklardan bahsediliyordu. Yani ben de emek verip bir şeyler yaratsaydım ona karşı biraz saygı beklerdim.

Ama inanki amacım kabalaşmak değil. Aynı toprakları paylaştığımız aynı havayı teneffüs ettiğimiz insanların kendine çocukla cinsel ilişkiye giren evlatlığının karısına göz koyan birini rehber edinmesi, insan onuruna yakışmayan şekilde kadınlarımızı kapatması (sanki bir nesneden bahsediyoruz), onları benliklerini yok sayarakadeta bir mala dönüştürmesi aciz mahluklarmış gibi kendi insanlarından bile sakınmaları (-ki anladığım kadarıyla sen de bu gruptansın) beni inanılmaz üzüyor.

Ayrıca tabiki de ben dediğim için olan bir şey yok olmayacaktı. Ancak unutma ki olmayan bir şeyi varmış gibi gösterebilme mahareti biz insanlara özgüdür. Siz de bu mahareti sonuna kadar kullananlardansınız.

Ben dediğim için allah ahiret vs. yok olmayacak, onlar yok olduğu için ben onlar yok derim ancak; bunu da belirteyim.

Allahın olmadığını ve onu yaratanın bizzat biz insanlar olduğumuz gerçeğini inkardan vazgeçmeni şiddetle öneririm.
Cesaret, biraz daha cesaret...

hiramusta
04-04-2007, 12:01
Siz ateistleri hiç anlayabilmiş değilim.Bu sitede, Hz. AişÃª'nin Peygamberimizle evlendiği zaman çocuk yaşta olmadığını,yetişkin bir genç kız olduğunu defalarca ispatladığımız halde bozuk plak gibi hala aynı şeyi söylüyorsunuz.Bu artniyette inattan başkabirşey değildir.Ayrıca siz ateistler cinsel partner özgürlüğünden ve eşcinsel ilişkilerden yana olduğunuz ve bunları hoşgördüğünüz halde Peygamberimizin bir tabuyu yıkmak amacıyla arasında hiçbir kan bağı bulunmayan evlatlığının boşanmış olduğu eşiyle evlenmesine hangi mantıkla karşı çıkıyor ve eleştiryorsunuz,doğrusu anlamak mümkün değil.Ve şunu da hiç düşünmüyorsunuz.Hz. Peygamberin eski bir köleyle (Zeyd),toplumun gözünde asil bir kandan gelen bir kadının (Zeyneb) bütün tabuları yıkarak evlendirmesinin nasıl bir sosyal devrim olduğunu bir düşünün bakalım.

hokusai
04-04-2007, 12:49
öyle kabul ediyorum sorgusuz sualsiz....cünkü ben Allahin varligina ve birligine kitabina ve son peygamberin son peygamber olduguna *iman ediyorum...bunlari yaparken'de sorgusuz sualsiz yapiyorum.....hür irademi kullanarak....kimsenin baskisi altinda olmadan....
ne cennet müjdeleniyor diye neden cehennemden korktugum icin...
hayir ve sevabin Allah ile pazarlik konusu olmamasi gerektigini.... Kullar arasinda iyi gecinmeyi saglayacak olgular olduguna iman ediyorum....
ben Allahin varligina onun sirf ve sadece onun rizasini almak icin iman ediyorum...

ya sonucta bir "beyana" tabi olan bir konuyu cidden sizler ve bu Allahtan fazla Allahci olanlar cok acayip bir sekile sokup yorumluyorlar.....


ben bu hayata dair herseyin bir kac kendini bilmez "moleküllerden / atomlardan" zaman icinde dialektik yaparak bir tesadüften ortaya ciktigini inanmak istemiyorum....simdi cesitli moleküllere cesitli islevleri hakkinda zaman icinde deneye deneye mi ortaya cikti ? yani simdi eskiden topraktan cikan mahsüller böyle degildi "moleküller birligi" ortaya cikip söyle böyle yapalim da "var olalim" mi dediler ?

hayir ben de diyorum ki

evet moleküller ve atomlar tabiki hayatin icindedir ama onlarin da varlik nedeni "iste öyle" degil sadece bir Allah olabilecegidir ....ben böyle inaniyorum....ve benim böyle inanmam sizleri neden rahatsiz eder ?


Sn. InVitatio

Sana göre dünyanin evrenin bir amaci olmasi gerekiyor olabilir. ama unutma sana göre...
ne yani amaci olmamasi seni cok mu korkutuyor neye dayanarak amaci olmasi gerekiyor diyorsun.

Bir kere olsun kuran i ,duygulari,bundan önceki görüslerini referans almadan aklini kullan ve düsün salt objektif bir sekilde kafanin icindeki prangalardan günah yazilma korkusundan ,cehennem korkusundan cennet sevdasindan siyril ve düsün, sor allah a niye diye allah i sorgula
Eger sonunda gene kurani,allahi buluyorsan diyecek bir seyim yok. Hem o zaman sonradan müslüman olmus biri gibi kendin "0"dan görerek iman edersin daha iyi olmaz mi Cat Stevens gibi
"Yusuf İslam"...

hokusai
04-04-2007, 13:12
Birde biz bu insanlara neyi anlatiyoruz, neyi kanitlamaya calisiyoruz zaten celiskiye düsen biraz arastirsa bulur istedigini. bu adamlar kendi söyledikleri kanitlamak icin tartisiyorlar ikna da olmuyorlar bin tane kanit göstersen gene yalan, bana bir bilimsel kanit göstersin allahin varligina hemen simdi iman edecem. ama yok.
Vaktimizi de caliyor bosu bosuna belki biz evrim basamaklarini,insanligin sosyal sorunlarini ekonomik sorunlarin nedenini vb. tartisacagiz onu da yapamiyoz cevap vermesen bir türlü vermesen baska... versen iste siz bebesiniz anlamiyorsunuz diyo vermesen o kadar sacmaliyor ki dayanamiyorsun.
(buradaki sözlerinm tüm inanan arkadaslari icermiyor bazilari yine de us sahibi insanlar)

Unutmadan Hiramusta abim birsey demisti biraz gec olacak ama ona da cevap vereyim
Ben simdi Dogudaki bir kadin, kocam ne derse o olur mantigiyla üstüne alinan kumaya ses cikarmiyorsa tartisma programlarinda kumaya zaten biz arkadasiz diyorsa, sen burada al iste özgür kadin kendi söyledi mi dersin yoksa kocasindan ayrilirsa
1.ekonomik özgürlügü olmadigi icin ya da
2.bosandiktan sonra din,töre baskisiyla öldürülme olasiligi oldugu icin mi ben memnunum diyor sence hangisi ?

Simdi ki durum da ayni bu, özgürlüge degil seriata gidisin ilk adimi sen bunu göremiyor olabilirsin ama bunu zamaninda o kadar savas arasinda 4000 e yakin kitap okumus Gazi M.Kemal gördü ve bu tip seyleri yasaklamaya acik yasalar yapilmasinin yolunu acti.
Ne zaman bu ülkede RTE,Fettoş,Erbakan vb. insanlar Cumhuriyetin temel dinamiklerine dinamit koymaya kalmismayacak bende o zaman türban yasagini savunmayacagim.

Not: cevap verecek arkadaslar yazinin tümüne cevap verirse sevinirim öyle secmece yakisik almiyor.

Saygilar...

hokusai
04-04-2007, 13:27
Nur ablama(bayandir sanirim) da cevap vereyim bir defa kadinlari asagiladigimi nereden cikarmis.
2. si, *kendileri özgürlüklerini cok kolay(tepeden inme) kazandiklari icin böyle atip tutuyolar. M.Kemal nur icinde yatsin vermis kadin haklarini bunlara aci cekmeden,zülüm görmeden,recm edilmeden almislar bir de konusuyorlar, kapanma özgürlügüymüs sevsinler.

Bazen diyorum seriat bi gelse de özgürlük neymis görseler ellerinden nüfus cüzdanlari alinsa, araba sürmeleri yasaklansa(erkekleri tahrik ettigi icin) gözlerine kadar kara carsaf giymek zorunlu olsa, kendisine tecavüz eden pislige ceza vermek icin kanit DNA filan degil de 4 tane erkek olsa , ottan b.ktan nedenlerden recm(taslanarak öldürme eylemi) olsa. O zaman anlarlar belki Türban yasaginin degerini...
Akp gelmeden önce de halk uyansin diye gelsinler herkes kim olduklari görsün diye ama nerde adamlar ülkenin tüm kazanimlarini blok halinde gavurlara satiyorlar, Hala borsa yükseldi,dolar düstü enflasyon düstü diyor. s..ciyim senin dolarina...

hiramusta
04-04-2007, 13:56
Sevgili Hokusai,başörtüsü yasağı eğitimli kadınların sayısının artmasını mı yoksa zalmasını mı sağlar?Yani başörtüsü yasağı halkımızın eğitim seviyesini yükseltir mi yoksa düşürür mü?

hokusai
04-04-2007, 14:00
Bir insanin üniversite diplomasi almasi ne zamandan beri onun kültürel acidan, gelistigini gösteriyor Prof. ,doc. önadi bir kisiye zeka,sayginlik vb. katmaz. (misal:Necmettin amca, ucuran Tansu abla) Bu insanlar Prof. oldu da n'oldu kafa degismedikten sonra birsey olmaz haa şu olur böyle "hirlilar" "seriati savunmayan" insanlar daha kolay basa gelir. daha kolay "soymaz". :!: *:!: *:!:

frodo
04-04-2007, 14:02
Siz ateistleri hiç anlayabilmiş değilim.Bu sitede, Hz. AişÃª'nin Peygamberimizle evlendiği zaman çocuk yaşta olmadığını,yetişkin bir genç kız olduğunu defalarca ispatladığımız halde bozuk plak gibi hala aynı şeyi söylüyorsunuz.Bu artniyette inattan başkabirşey değildir.Ayrıca siz ateistler cinsel partner özgürlüğünden ve eşcinsel ilişkilerden yana olduğunuz ve bunları hoşgördüğünüz halde Peygamberimizin bir tabuyu yıkmak amacıyla arasında hiçbir kan bağı bulunmayan evlatlığının boşanmış olduğu eşiyle evlenmesine hangi mantıkla karşı çıkıyor ve eleştiryorsunuz,doğrusu anlamak mümkün değil.Ve şunu da hiç düşünmüyorsunuz.Hz. Peygamberin eski bir köleyle (Zeyd),toplumun gözünde asil bir kandan gelen bir kadının (Zeyneb) bütün tabuları yıkarak evlendirmesinin nasıl bir sosyal devrim olduğunu bir düşünün bakalım.

Bu yazıyı asan hiramusta'mı ? Yoksa dublörü filan mı? Demek ateistler eşcinsel ilişkiden yana
öyle mi ? Bunu söyleyen olsa olsa henüz kuran kursundan çıkmış,hocanın gazı etkisindeki
10-11 yaşında bir çocuktur. Hiram olamaz !!!!

Üstelik boyundan büyük laflar etmiş bir çocuk. Demek bu forumlarda defalarca Aişe'nin evlendiğinde genç kız olduğunu isbat ettiniz öyle mi ? Sakın isbatınız, benim peygamberim doğrusunu yapar türü hayalleriniz olmasın ?

Bu forumlarda Aişe'nin yaşı bir kaç kez tartışıldı. Ben tam aksinin ispatlandığını biliyorum.

Mutezilenin Hz.Aişe topiği (http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=1529&postdays=0&postorder=asc&highlight=hz+ai%FEe&start=75)

InVitatio
04-04-2007, 18:41
arkadaslar,

sizlerce hersey islevsiz *bir tesadüf sonucu , bir kac akilli molekül ile atomlarin can sigintisindan sonra ortaya cikmis haller olabilir....

ben öyle düsünmüyorum....

sizlerce Kurani Kerim bir uydurma olabilir....Peygamber zaaflari cok büyük bir insan olabilir...

ama onu sevenler ve kisiligine saygi duyanlar icin öyle degildir !

sizlerce recm cezasi gibi...kadinlarin toplum icinde sömürülmesi hadisleri tek dayanak olarak alabilirsiniz.....
ama akli basinda Müslümanlar icin böyle bir uygulama yoktur....

Islam tarihi icerisinde sahabe zamaninda böyle bir recm cezasi yoktur...verilen hadis bile Peygamberin bir birinden sikayetci olan mesevi olanlarin Peygamberi "hakim" bilip ondan konuyu aydinlatmasi istemeleridir....Peygamber'de iki musevinin tabi oldugu kanuna göre hüküm verir.....ama verilen hüküm uygulanmaya konmamistir....

eger varsayalim Peygamber biz Müslümanlarin bildigi gibi yüksek Ahlak sahibi degildi ! yani bir varsayim....bir Imanliyi baglamaz ki ....nasilki sizlerin Ateist olmaniz beni baglamadigi gibi...diger Allah'in kullarinin da zaafiyetleri ve olabilecek günahlari beni baglamaz....benim inancima göre Kul ile Allah arasinda mahser gününde cözülcek bir olgu.....haa mahser günü yok mu ....o zaman zaten sorun yok.....yani sizler rahat olun...


ama beni sizde düsündüren asil konu sizin inkariniz degil....üc asaga bes yukari hepiniz biraz mantik yürütebiliyorsunuz....beni düsündüren ise bu kadar akilli olan insanlar ve kendince aydin özgürlükcü olan insanlar, nasil olurda diger insanlarin özgürce kullandiklari tercih haklari yüzünden toplum disina itmek isterler ? yani beni cidden bu düsündürüyor...

siz ateistler ki eminin toplum icinde özgürce fikirlerinizi söyleyemedigizden...toplumun sizin düsüncelerinize saygisizligindan....yer yer fiili ve manevi baski yapmasindan belki de hakli olarak en cok sikayet edenlersiniz....
ama görülüyor ki sizlerin de Özgürlük anlayisi sizlere bu yasaga getirmek isteyen yobaz mantalite'den farki yok....

yani hic bir suc islememis insanlarin hangi nedenle olursa olsun...giyim kusam tarzi sizleri neden bu kadar rahatsiz ediyor ? bu yasakci zihniyet , yasakci zihniyet'den en cok "cekenler" olarak neyin tepkisi ?

kendiniz bir ateist degerler üretmek yerine topluma alternatif olabilecek...sadece kuru kuru inadina "muhalif" olmaktan ileri gelmiyor....yani aslinda sizlerin argümenlarinzdan "Allah Peygamber Kuran ve Hadisler" alinsa hic bir deger yarginiz kalmiyor....

hani diyorum Ateizim saygin oldugu toplumlarda neyi kazandirmis ? Ateizim kazanimlari nedir ?
aslinda bakilirsa ismi bile "negatif" birseyler uyandiriyor "a" yani anti olmak yani bir seyin karsiti olmak...halbuki o kadar ateist var kendinizi positif bir sekilde tanimlayan bir olgu bile üretemediniz....bir seyin karsiti "antitezi" degil'de bir tez üretemediniz....varsa yoksa iki üc Ilhan Arsel Makalesi okumussunuz....biraz Turan Dursun.....Birazda Kurani Kerim Mealleri ....cokca da hurafaler ile dolu olan neyüdügü belirsiz Hadisler.....kendinizce bir dünya kurmusunuz....sizlerce hersey moleküller ve atomlarin isi ama bu molekülleri ve atomlari kim yüklemis yaptiklari islevleri hakkindaki olgulari ? kendiliginden zaman icerisinde tesadüf eseri...

siz ateistleri bu ici bos mantik, kendi mantignizi doyurabilir....ama material bir olgularla degil manevi degerlerle yasayan insanlar icin sizlerin bu soruya karsi durusunuz...acizliginizin göstergesidir...

evet islam icinde yanlislar yok mu tabiki var , hep vardi yarin de var olacak ama bunlarin hic birisi Allah'in yok olduguna kesin kanit degildir !

bakin dünyayi ektileyen tüm icaatlar, hayatimizi kolaylastiran tüm yeni olgular hep monoteist kültürün hakim oldugu toplumlardan cikmistir....

sizleri baglamayan bir dini olgu sizleri neden rahatsiz eder ?
eger bu dini olgularin demokratik bir devlet sisteminde günden güne agirligini koydugunu idaa ediyorsaniz...oturup düsünmeniz gerekir...
bu deger yargilarini tasiyanlari degil.....devletin kendisni sorgulamaniz gerek.....sizler ise devletin "sizlerin kisilik haklarinizi" korumasini acizilgini bir bas örtülü kadina yüklüyorsunuz....
farkiliklara tehamülsüzlük ne yazik ki burada gördügüme göre sizlerde var birde cember sakalli yobaz takiminda...


hic bir suc teskil edecek fiiliyat'da bulunmamis insanlari suclu gibi zan altinda birakmak hic bir aydin insana yakismadigi gibi...sizin gibi "özgürlükcülere" hic ama hic yakismiyor...

inanmaya bilirsiniz....yeterki inananlarin tercih haklarina saygi gösterin
cok sey mi isteniyor sizden ?

saygilarim ile

InVitatio

vartor
04-04-2007, 20:03
Sevgili invitato, bizleri bastan yanlis anladigini zannediyorum. Defalarca tekrarlandi, bizim, sizin inancinizla bir alip veremedigimiz yok. Hele ki insan oldugunuzu anlayip da sizin gibi dusunmeyenlere saygi gosterdiginiz muddetce ayni saflarda sayiliriz. Laik bir ulkede isteyen istedigine inanmakta serbest olmalidir, yeter ki kendi inancini baskalarina baskiyla uygulamasin. * *
* * Bugun sokakta bir ateist allah yoktur, muhammed resulu filan derse ne olacagini acaba kavriyabiliyor musunuz? Bizler bu halkin dini elinden almaga degil, insan haklarina saygi gostermelerini istiyor, bunun icin de hur dusuncenin onemini vurgulamaga calisiyoruz. Polemiklerle bazen konudan uzaklasmalar oluyor, haklisiniz, ancak biraz empati bekliyorum sizden, siz bile hadis meal hakkindaki fikirlerinizi apacik Fatih'te sokakta seslendirebilir misiniz?Zannetmem.

ozgur_beyin
04-04-2007, 20:15
Sevgili invitatio, kendin hadisleri kabul etmiyorsun, ama hadisler islamın iskemlesi gibidir altından çekersen,
islam g. t üstü oturur.hemde *hadislerin yüzde doksan dokuzu uydurma olmasına rağmen. kuranda namaz vakti üçtür
vaktide, şimdiki maarifli duvar takvimindeki dakika dakika değildir. hadis olmadan bu kadar gereksiz ayrıntıya nasıl cevap vereceksiniz. çünkü hadisler ölüyü becerince bile, ne halt yiyeceğiniz yazılı.
*şu an muteber sayılan kutubi sittede 9000 civarında hadis var, bunlar olmasa hoca efendi hönküre hönküre minberde nisa suresini okuyarakmı ağlıyacak. kadınlar aybaşı olunca ,hönkür hönkür ...... diyerekmiağlayacak.

ninkasi
04-04-2007, 21:06
merhaba arkadaşlar,
bir süredir yoktum,yazılanları tek tek okudum,bikaç şey oldu kafama takılan;
İnvitatio demiş ki "Kafınların neden *başlarını kapattığı bende ilgilendirmiyor"Yani daha durumun nedenini araştırmadan sonucu zaten görmek mümkün değil İnvitatio,senin yaptğın yorumlar ne kadar güvenilir olablr ki sen bir kere nedenleri hiçe sayıyorsun ve dşyorsun ki devlet anti-demokrat davranıyor,devletin anti-demokrat davrabdığı şey peki kendi içinde ne kadar demokratik veya ne kadar eşitlikçi?Türbana eşitlikçi bir şey demek mümkün mü?Tamamiyle kadın ve erkek arasında fark varmış gibi gösteren bir şeye özgürlük diyorsunuz,onu kabul etmenin demokratik olduğunu söylüyorsunz...Bu ne kadar mantıklı?
Bir diğer şey de ateistlerin eşcinsellere onay verdiği iddia edilmiş,yani böyle bir araştırma varda benim mi haberim yok..Yoksa sadece ateistleri karalamak adına bir söylenti mi!
Bir de denmiş ki türbanlılar üniversiteye alınırsa eğitim seviyemiz yükselcekmiş,peki amerikaya okumaya giden türbanlılardan hangisi dönünce çok iyi kademlerde boy gösterdi?zaten birçoğu amerikada yaşıyor..Diğer taraftan her şey eğitim düzeyini yükseltmekle ilgili olsa ya başlarını açar girerler ya da peruk vs.. takarlar yani amaç eğitim seviyesini yükeseltmek olsaydı zaten türbanı bu kadar önemli birinci şart haline getirmezlerdi...

pante
04-04-2007, 22:02
İnvitatio;
Yazılarında kimle muhatapsan ona hitap etmeni, tüm kitleyi hedef almamanı, genel konuşmamanı, ben merkezci düşünmemeni öneririm. Çünkü yazıların geneli aynı özelliklerde gören, aşağılayan, küçümseyen ifadeler içeriyor. Burada müslümanların dışında herkes ateist değil. Herkes türbana karşı değil. Herkes ucundan kenarından 3-5 kitap okumuş değil, herkes ön yargılı değil, farklılıklara tahammülsüz değil.

mep
04-04-2007, 23:42
Hiram abi!

*Bunu sormamaya karar vermiştim aslında ama,
yine dayanamadım soracam!

Ahzab 50 * Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını,
Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri,
amcanın,
halanın,
dayının
ve teyzenin
seninle beraber göç eden kızlarını
sana helal kıldık.
Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde,
kendisini peygambere hibe eden mümin kadını,
diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık).
Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında
müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz.
(Bu hususta ne yapmaları lazım geldiğini onlara açıkladık) ki,
sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

Ahzap 50 bu! sen ise bu konuda şöyle birşey yazdın.

Ahzab 50 de Peygambere kısıtlama getirilirken,diğer mü'minlere bir kısıtlama getirilmiyor.

Burada peygambere getirilen kısıtlamayı anlıyamadım,kadın yada kız olarak
kim kalmıştı helal kılınmayan ki!.. bir kısıtlama olduğunu söyledin.
Müminlere ise kısıtlama getirilmediğini söylemişsin onuda hiç anlıyamadım?
Arapça tersten okununca terstendemi anlaşılıyo?nası oluyo?

05-04-2007, 08:09
Başkaları için bir şey diyemeyeceğim Kur'anı asıl alan birisi nasıl böyle bir anlayış sergiler anlayabilmiş değilim.
Sevgili frodonun tespit ettiği gibi o yazıyı yazan bizim tanıdığımız hiramusta olamaz.
Kur'anın kendisinde olmayan bir anlayışın kadınlara dayatılmasını nasıl destekleyebilirsin aklım almıyor.
Medinede "Münafık" tabir edilenlerin,o dönemde yaşayan Müslüman kadınlara yaptıkları bazı terbiyesizlikleri "Onların Müslüman olduklarını bilmiyorduk" bahanesi kalmaması adına "Tanınmak vasıtası ile incitilmemek" adına o dönem şartları gereği "Tanınmak vasıtası ile incitilmemek" için bürünülen cilbabı,kim %99 u Müslüman olan bir ülkede hangi "Tanınmak vasıtası ile incitilmemek" konumuna sokabilir ?(Ahzab 59)

Nur suresi 31.ayette de içinde "Baş" olmayan bir "Humar/Hımar"a yani örtünmeye,"başörtüsü" diyebilmek gerçekten beceri isteyen bir iş.Buna bizim memlekette "Eskiden ölüye yalandı şimdi diriye" derler.
Nitekim bugün bile araplarda başörtüsüne verilen isim "Mıkna veya Nisayf" değil midir ?
"Fesahat ve belagat" ın mükemmelliği ile o dönem "Mucize" konumunda olması anlamında,Kur'anı bir meydan okuma aracı yapan anlayış,bugün nasıl olurda bu anlayışla çelişir aklım almıyor.
Kitapta,en azından "Humurürres" diyememiş diye soramaz mı kendi kendine ?
Arap örfünü Allah emri diye dayatmak !!!!
Biraz dikkat,biraz düşünmek,biraz izan ve sonucunda hem insaf hemde merhamet etmek gerek.
Bazen siz gerçekten Allah'a inanıyormusunuz ?diye sorduğum bir çok arkadaşım var.
Kitapta varolmayan bir anlayışla,kadınların elinden alınan özgürlüğün verilmemesi bir yana,üstüne üstlük özgürlüğü kısıtlayanların,kısıtlanmış özgürlüğe; özgürlük istemesi trajikomik değilse nedir ?
Birileri olmayana ergi metodu uygulama çabalarında olabilirler.Ya bilenler,hani "Takva" ?

hiramusta
05-04-2007, 13:53
Sevgili Frodo,ateistler eşcinseldir gibi bir şey söylemedim.Böyle aşırı tepki vermen anormaldir.Ateistler eşcinselliği bir hastalık olarak değil cinsel tercih olarak görürler.(Maalesef Devletimizde bunu kabullenmeye başladı.AB uyum yasaları çerçevesinde doktorlara verilen cinsel sağlık eğitimlerinde eşcinselliğin hastalık olmadığı,bir cinsel tercih olduğu vurgusu işlenmeye başlandı.Bir toplum mühendisliği çalışmasıyla daha karşı karşıyayız.Üstelik bizim vergilerimizle karşılanan bir çalışma bu.)Dolayısıyla ateizm dinler tarafından eşcinselliğe getirilen yasağa da insan hakları çerçevesinde karşıdırlar.Yalansa söyle.Hz. Aişe'nin yaşına gelecek olursak,verdiğin linki büyük ölçüde inceledim ve Mutezile'nin bağcıyı dövmeye karar verdiğini üzümü de buna bahane ettiğine karar verdim.İktibas dergisi camiası bu konulara Mutezile'den (kendisine niye mutezile demişki,anlayamadım?) daha vakıftır,merak etmeyin ve Mutezile'nin onların kaynaklarını okuduüğunu da biliyorum.Ama işte maksat bağcıyı dövmek olunca işine gelmeyenleri almıyor.Mesela evlenmek için talip olunan kızın,kendisininde rızasının alınması gerektiği yöndeki hadisleri görmezlikten geliyor.Mesela Aişe'nin Nübüvvetin 4.yılında inzal olan "Daha doğrusu onlara va'dedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır. (Kamer 46)" ayetinin inzalini hatırlamasını görmezlikten geliyor.Düşünsenize Aişe Peygamberimizle nişanlandığı zaman 6 yaşındaysa bu ayet indiği zaman daha doğmamış olması gerekiyor.Henüz doğmamış bir insan nasıl inzal olunan ayeti hatırlayabilir?Bunun gibi Hz. Aişe'nin nişanlandığı zaman 6 yaşında olduğunu belirten sapık rivayetleri çürüten delil vardır elimizde.Bloğumda da bu konuyla ilgili bilgi var.Dilersen oraya bir bak.
http://hiramusta.blogcu.com/2245204/

hiramusta
05-04-2007, 13:59
Sevgili Mep,Ahzab 50 de Peygamberimize sadece kendisiyle hicret etmiş olan kuzenleri helal kılınmışken (bu illa onlarla evleneceği anlamına gelmez,zaten 1 tanesi hariç evlenmedi de) *diğer sahabelere böyle bir kısıtlama yoktur.Onlara hicret etmiş olsun veya olmasın bütün kuzenleri helaldir.Tıpkı bana bütün kuzenlerim helal olduğu ama onlardan hiçbirisiyle evlenmediğim gibi.Anladın mı güzel kardeşim? :)

hiramusta
05-04-2007, 14:16
Psiko abi,açıkçası tepkine bi anlam veremedim.Bir Müslüman olarak yapmamız gereken kendi anlayışımızı Kur'ana tasdik ettirmek değildir.Kur'andan yola çıkarak bir anlayış oluşturmaktır.Aksi durum sakat bir yaklaşımdır.Bugün kendisine İslam ümmeti diye tanımlayan şuursuz ve bölünmüş kalabalıkların oluşmasının temelinde kendi anlayışını Kur'ana tasdik ettirme çabası bulunmaktadır.Şimdi abi sen Arapların bugün başörtüsüne *"Mıkna *veya *Nisayf" dediklerini söylüyorsun, doğrudur.Biz de bugün başörtüsüne yemeni,keşan,çember,eşarp,türban diyoruz.Mikna veya nisayf bir başörtüsü türüdür.Anlam olarak başörtüsü anlamına gelmezler.Gelirler diyorsan,bana sorduğun soruyu sorarım."Res" nerde?Ama senin gibi ben de bu kelimelerde başı ifade eden "res" kelimesini görmüyorum.Sevgili abim humur tek başına başörtüsünü ifade eder tıpkı "katib"in kayıt memurunu,"itfaiye"nin yangın söndürme teşkilatını ifade ettiği gibi.Halbuki bunların da açılımında birkaç kelime var.Humur Kur'anda tek başına başörtüsü olarak geçmektedir.Ayette sadece örtü olarak geçseydi Ahzab 59 da olduğu gibi cilbab kelimesinin kullanılması gerikirdi.Ayrıca humur başörtüsü anlamına gelmiyor diyenler "hamr"ın ne anlama geldiğinin izahını bi yapabilirlermi?Sevgili abim,Kur'an Araştırma Grubunu severim,onların fikirlerinin %99'una da katılırım.Ama onlar bu konuda yanılıyorlar.Zannederim bu konuda Zekeriya Beyaz'ın kayığına binmişler.
Ya eyyühen nebiyyü kul li ezvacike ve benatike ve nisail mü'minıne yüdnıne aleyhinne min celabıbihinn zalike edna ey yu'rafne fe la yü'zeyn ve kanellahü ğafurar rahıyma Ahzab 59
Ve kul lil mü'minati yağdudne min ebsarihinne ve yahfazne fürucehünne ve la yübdıne zınetehünne illa ma zahera minha vle yadr**** bi humurihinne ala cüyubihinne ve la yübdıne zınetehünne illa li büuletihinne ev abaihinne ev abai büuletihinne .... Nur31
Ya eyyühellezıne amenu innemel hamru vel meysiru vel ensabü vel ezlamü ricsüm min ameliş şeytani fectenibuhü lealleküm tüflihun Maide 90

pante
05-04-2007, 14:56
"İktibas dergisi camiası bu konulara Mutezile'den (kendisine niye mutezile demişki,anlayamadım?) daha vakıftır,merak etmeyin ve Mutezile'nin onların kaynaklarını okuduüğunu da biliyorum.Ama işte maksat bağcıyı dövmek olunca işine gelmeyenleri almıyor.Mesela evlenmek için talip olunan kızın,kendisininde rızasının alınması gerektiği yöndeki hadisleri görmezlikten geliyor."

Hiramusta;
Öyle yazmışın ki sanki bütün suç Mutezile'de veya 9 yaşındaki kızla evlenilmesini konu edenlerde.
Konu edilmesine ortam sağlayanlar kimler? Önce ona bakmalısın. Mutezile bunları kafadan sallamıyor ki kaynaklara dayanarak anlatıyor.
Sen nasıl inanmadığın, sevmediğin, fikrine katılmadığın biri ile ilgili tarihi ve yazılı kaynakları ortaya koyuyorsan, o da bunu yapıyor. Çarpıtma yok, iftira yok, uydurma yok.
Sanki 9 yaşındaki Ayşe ile evlenen bir tek peygamber mi?
Peygamber kızlarını kaç yaşında Ebu leheb'in oğullarına verdi?
Halife Ömer, Ali'nin kızıyla kaç yaşında evlendi?
Ayşe'nin 9 yaşında evlendiği ile ilgili bir yığın hadisi bırakıyorsun ve hadisleri reddediyorsun, gelgelelim Kamer suresinin geldiği zaman ki hadise balıklama atlıyorsun.

Senin İktibas Dergisi neyi ispatlamış, biz de aydınlanalım?
Bugün çok küçük bir azınlık haricinde Ayşe'nin 9 yaşında evlendiği ile ilgili konuda görüş birliği var. Nitekim şeriatle yönetilen ülkeler medeni kanunlarını sünnete göre, yani 9 yaşa göre düzenliyorlar? İran örneğini daha önce de vermiştim. Nevval Sevindi'nin bloğunda İran dizilerini okuyabilirsin. İran'ı müstesna tutamazsın. Hadis müstesna, İran müstesna, Suudi müstesna, eee neye göre konuşacağız o zaman..
Hepsini bir kenara bırak. Senin dediğini kabul etsek dahi 53 yaşındaki peygambere 17-18 yaşındaki kızla evlenmek yine yakışık almaz kardeşim. hele hele Ahzap 40-50'ye göre onlarca çok eş almak hiç yakışmaz. Bunu yakışık bulmayanın da cehennemlik olduğuna dair bir ayet yok korkma, belki de mükafat vardır..

hiramusta
05-04-2007, 15:24
Pante:"Bugün *çok *küçük *bir *azınlık *haricinde *Ayşe'nin *9 *yaşında *evlendiği *ile *ilgili *konuda *görüş *birliği *var. " Evet Pante o görüş birliği erkeklerin işine geldiği için oluştu.Bu sapıkça eğilim,hiçolmazsa Ortadoğu'da nikahla resmileştiriliyor.Yani hukuksal bir boyut kazanıyor.Bu *kötü bir durum maalesef.Peki uzak doğu ve Avrupa'da durum ne?Oradalar 5-6 yaşlarından 14-15 yaşlarına kadarki çocuklar resmen seks kölesi olarak çalıştırılıyorlar.Çocuk pornosunun Amerika ve Avrupa çıkışlı olması da bu dehşet durumun başka bir boyutudur.

mep
05-04-2007, 15:43
Sevgili Mep,Ahzab 50 de Peygamberimize sadece kendisiyle hicret etmiş olan kuzenleri helal kılınmışken (bu illa onlarla evleneceği anlamına gelmez,zaten 1 tanesi hariç evlenmedi de) Â*diğer sahabelere böyle bir kısıtlama yoktur.Onlara hicret etmiş olsun veya olmasın bütün kuzenleri helaldir.Tıpkı bana bütün kuzenlerim helal olduğu ama onlardan hiçbirisiyle evlenmediğim gibi.Anladın mı güzel kardeşim? :)

*Hiram usta abim.

*Ahzap suresi Medine'de inmiş bir suredir .Surenin tamamı ele
alınıp bakıldığında şöyle bir şey çıkıyor karşımıza.
Daha sure'nin başlarında,
4-5 ayetlerde,Evlatlık olayı mevzu edilerek, evlatlıklarla olan bağ koparılıyor.
36. Ayet'te Allah ve peygamberin vereceği hükmün tartışılamazlığı anlatılıyor.
37. ayet'te Zeynep ve Muhammed'in nikahlandığı hükme bağlanıyor.
50. Ayet'le Akraba kızı zeynep ve diğer akraba kızları helal kılınıyor.
52. Ayet'le ise hedefe ulaşıldığı bundan sonra elindekiler ile yetinmesi söyleniyor.

zeynep Muhammedin 7. eşi idi ve bildiğimiz
Muhammed'in Zeynep'ten sonra *5 evlilik daha yaptığı.
Bir kısıtlama söz konusu değil bence,Başka kuzenleriyle
evlenmemiş olması,ortaya konulan niyeti değiştirmez.
Amel farklı olabilir ama niyet bu değildi.

ninkasi
05-04-2007, 15:54
hiramusta,bir eylem ne kadar kötü olursa olsun hukuksal olarak onu resmileştirmek eylemi haklı mı kılar?Yani avrupa da çocuk pornosu illegal işliyor ama ortadoğu da nikah yapıyorlar diye durum iyileşiyor mu?Cinsel anlamda yapılan tüm istismarlar kötüdür,bunu iyileştirmek için daha kötü örnekler vermek veya karşılaştırmak gerçeği ne derece değştirir bir düşünün bence..

hiramusta
05-04-2007, 16:18
Ninkasi bu durumun kötü olduğunu söylemiştim zaten.

Mep,peki Peygamberi bu niyetten alıkoyan bir engel var mıydı?Yoksa niye diğer kuzenleriyle evlenmedi?Gene maksadı anlamadın?Şöyle izah edeyim Mep;Nisa 23 teki sayılanlar ve evli kadınlar dışındaki bütün kadınlar dinen bana helaldir.Bu demek değildir ki bana caiz olan herkesle evleneceğim.Bu ne teorik ne de pratik olarak mümkündür.Peygambere burada bir kısıtlama söz konusudur.Diğer Müslüman erkeklerin (hicret etmiş olsun veya olmasın) bütün kuzenleri onlara helaldir.Yani onlardan karşılıklı rıza ile diledikleriyle evlenebilirler.Ancak Peygambere gelince durum değişir.Peygambere sadece kuzenlerinden kendisiyle beraber hicret etmiş olanlar helaldir.Yani kuzenler arasında Peygambere eş olma şerefine ancak hicrete katılanlar erişebilir.Hicrete katılmayanlar arasında güzelliği Peygamberin hoşuna giden birisi olsa da Peygamber ona evlilik teklifi dahi edemez,bu ayete göre.

05-04-2007, 16:23
Sevgili hiramusta;Değerli kardeşim senin şahsına asla tepkim olmaz tıpkı başkalarına olmadığı gibi.Tepkim var ise bil ki bu anlayışlaradır,kişilere değil.Aşağıdaki yazı senin değil mi ?


"Başörtüsünün farz olduğuna inanmayanlardan birisiyim...Yalnız bir müslüman bunu inancının gereği olduğunu düşünüyorsa,onu sonuna kadar da savunurum,savundumda.Başörtüsü neden farz değil?Çünkü direk olarak başın örtülmesi gerektiğini söyleyen bir ayet yok.Tesettür vardır yalnız başörtüsü bu tesettürün parçası değildir.Peki Kur'an'da başörtüsü kelimesini geçtiği ayet ne oluyor?...Arkadaşlar Arabistan sıcak bir ülke olduğu için sıcaktan korunmak amacıyla kadın-erkek herkes ister istemez başlarını örtmektedirler.Geçmişte dışarıda güneş altında çalışmış birisi olarak güneşten korunmak amacıyla başı örtmenin ne kadar gerekli olduğunu iyi bilen birisiyim.Tekrar ayete dönecek olursak,o devirde kadınların bir kısmı başlarını örtüyordu ama göğüslerinin üst kısmına kadar boyunlarını açıkta bırakıyorlardı.Tabi eğilip kalkmaları esnasında kadınların cinsel cazibeleri ortaya çıkıyordu.Bu durum ise tesettüre dolayısıyla tesettürün sağladığı sosyal huzura aykırıydı.Bu sebepten Allah,zaten başlarını örtmüş olan Müslüman hanımların bu örtülerini göğüslerine kadar uzatmalarını böylece tesettürü tam sağlayarak cinsel cazibelerinden gelen üstünlüklerinin tesettürle dengelenmesini böylece normal olan bir toplum düzeni sağlanarak huzurun tesis edilmesini istemiştir."

Eğer :"Bir Müslüman olarak yapmamız gereken kendi anlayışımızı Kur'ana tasdik ettirmek değildir.Kur'andan yola çıkarak bir anlayış oluşturmaktır." *dedikten sonra, "Başörtüsünün farz olduğuna inanmayanlardan birisiyim..." diyor isek bu şu anlamı içermez mi ?:
Ben Kur'andan yola çıkarak başörtüsünün FARZ olmadığını çıkardım.Doğru mu anlamışım ?
O halde Kur'andan yola çıkarak oluşturduğun bu fikrine "Yalnız bir müslüman bunu inancının [b]gereği olduğunu düşünüyorsa" dediğinde BİR'i İKİ yapmış olmuyor muyuz ?
Peki o zaman doğru hangisi ve doğru nerede ?FARZ da mı FARZ olmamasında mı ?
Eğer farz ise bu düşünüş ne ?değil ise o halde neyi savunacağız ?
Kadınlara ilahi lisanın değil,arap örfü kökenli,erkek güdümlü bir zihniyetin dayattığı başörtüsünün doğru olmadığını mı yoksa insanların giyim haklarına el sürmeyin mi ?
Yanlışın yanlışı olur mu can ?

frodo
05-04-2007, 17:14
Hiramusta ben müslümanların da kendilerini ifade etmelerinden yanayım. Ama bu beni
müslümanlardan yana yapmıyor. Hala o ifadenin tanıdığım hiram'a ait olmadığını düşünüyorum.

Aişe'nin yaşı konusunda savunmacı tarihi eleştiren bir yazı (http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=4540&highlight=savunmac%FD)

Yukarda linkini verdiğim yazı Aişe'nin yaşı konusunda akademik bir müslümanın araştırması.
Forumlarımıza da Humayun isimli bir müslüman tarafından asılmıştı. Mutlaka okumuşsundur ama
hatırlatayım.

Bu arada forumların doğası gereği daldan dala atlanıyor. Bu sefer son mesajına takıldım. Hani
Muhammed'e getirilen sınırlama. Bunun sınırlama değil "hicret"te kendini garantiye alma anlamına geldiği gayet açıkken,sen yine sazı perdelerde gezinmeden çalma konusunda kararlısın. :lol:

Ama kuzenlerin helal olmasına takıldım ben. Aşağıdaki alıntı Steven Jones isimli bir *genetik profesöründen alınma. Ahzap 50 ile bir karşılaştır.

"Dişilerin erkekleri genetik özellikleri Â*temelinde seçtiklerine kuşku yoktur. Enstet tehlikesinden dolayı, bir dişi için akraba olmayan bir erkek, erkek kardeşlerden ve kuzenlerden daha çekicidir. Akraba evliliklerinden kaçınmak için evrim. akrabaların tanınmasına olanak veren sistemler geliştirmiştir. Fareler akraba eşleşmelerinden kaçınmak için idrarları ile bıraktıkları kokulardan yararlanır, dişiler akraba erkekleri bu kokudan tanır ve çiftleşmekten kaçınır."

Hiramusta, ben uzak kuzenlerin bile kardeş sayıldığı bir kültürde yetiştim, akraba evliliği bana çok tuhaf geliyor. Ahzap 50'yi okuduğunuzda dur yav ne oluyor diye sormaz mısınız ?

InVitatio
05-04-2007, 18:50
Selam Arkadaslar,

Ana konu biraz dagilmasina ragmen, iyi de laf lafi acmis....

ama simdi iznizle, biraz da ana konu hakkinda bir kac satirla ana konuyu hatirlatmak istedim....
bilmem sizlerin özgürlük anlayisi nasil ama benim sahsi özgürlük anlayisim insanlarin hür iradeleri ile verdikleri tercih hakkini kullanmalari...bu siyasi , toplumsal, dinsel , dinsizlik ve tabiki cinsel konulari da icerir ....

yani eger bir insan basini kapmak istiyorsa, bizim ona cok bilmislik ederek "neden kapatiyorsun....aptal cahil seni....bak dinin geregei bile degilmis öyle diyorlar....sen mutlaka baski görüyorsundur" insanlarin *kullandiklari tercih haklarina saygi göstermemek demektir.....insanlarin tercih hakki ise kisliklerin bir ifadesi'dir...bu tabiki "escinsel" iliskiler icinde gecerlidir.....buradaki püf nokta ise "toplum ahlakinin cöküntüsü" korkusudur....halbuki toplum ahlaki , o toplum icindeki farkli deger yargilarina sahip insanlari yok sayarak olusturulmaz ......

ben konunun fikih tarafi ile ilgilenmiyorum cünkü beni ilgilendirmez, insanlarin neden kapandigi veya kapanmadigi...
neden siyasi ve cinsel tercihlerini böyle ifade ettikleri vs vs
beni ilgilendiren hukuk devleti olmasi gereken devlet, neden farkli deger yargilarina sahip olan insanlari toplum disina itmek ister ?!
kamusal alan diye sacma sapan bir alan neden var oldugu gibi, her gün biraz daha genisletilmekte ?
bu farkli deger yargilarina sahip olan insanlar bir suc islemisler mi ? yani adam mi vurmuslar? birinin malina mi zarar vermisler....vergi mi kacirmislar ? yaptiklarini varsayalim hukuk devleti neyi cezalandirmali sucun kendisini mi ? yoksa insanlarin kendi hayatlari ile ilgili aldiklari kisisel tercih haklarinin kullanilmasini mi ?


arkdaslar'dan birisi dogru ifade etmistir...."sen hadisleri takmadigini özgürce istanbulda bir meydanda söyleyebilirmisin gibisinden " iste asil sorulmasi gereken soru bu , neden farkliliklara tehamülümüz yok ? neden hide park misali bir parka gidip elimize bir metin alip orada gecen vatandaslara okuyup sonra evimize rahat rahat gidemiyoruz ?

yasakci ve baskici zihniyet'den en cok sikayetci olanlar, kendilerin ne kadar akil almaz yasakci ve anti özgürlükcü olduklarini göremiyorlar mi ?
toplum icinde bir biri ile empati yapamayan yiginlar bir birine toplumun kendisini zindan etme yarsisine girmisler.....

siz aydinlikci ateistlerin nasil olurda islamin soncuta bir tarikat yorumunu neyüdügü belirsiz hadisleri alip sanki islam adina tek dogru imis gibi ilk önce sizler kabul edip...digerlere tartisilmaz kabul ettirmek istiyorsunuz ?
sizin bu cember sakalli yobazlar ile demek tek paralleliginiz yasakci zihniyetiniz degilmis....hadisleri kayitsiz sartsiz kabul edisiniz mis.....


ben almanya'da kaliyorum...almanyanin baskenti berlin'in büyük sehir belediye baskani escinsel, alman liberal demokrat parti baskani escinsel.....hamburg büyük sehir belediye baskani escinsel....hollanda'da escinseller devlet dairelerinde nikah kiyabiliyorlar.... ve buradaki insanlar bu insanlarin cinsel tercihleri hakkinda tabiki acik yorum yapiyorlar....yani tavsip eden de var....aile kurmu yok oluyor...toplum ahlaki cöküntüye ugruyor tavsip etmeyenlerde var...ama burada bu insanlarin neden böyle bir tercih hakki kullandi diye sacma sapan bir soru sorulmuyor...bu insanlari toplum icindeki yaptiklari is ile degerlendiriyorlar ...yani belediyemiz temiz mi ....belediyenin mali durumu nasil....


simdi bu ayni durum basi kapali kadinlar icinde gecerli....bu insanlar öyle veya böyle bu toplum icinde yasiyor...vergi mükelefiler.....devletin anayasal düzenini degistirme tehdini fiilyate dökmemisler.....ve böyle oldugu icin tüm vatandaslik haklarina sahipler.....

bunda garipsenecek ne var ?

simdi zorla basi kaptirilan kizlar yok mu ? aile baskisi ....tarikat baskisi vs vs ...
tabiki var !
ama o zaman burada iste is gene devlete düsüyor....neden bu kadinlari ve genel manada insanlarin magdur olmalarini önleyecek yasalar yok ?
yani neden bu insanlar devlete siginip "beni ailemden ve tarikatimdan" koru diyemiyor adalet sistemine ?
neden öyle bir egitim düzenimiz varki ...bir biri ile empati yapabilen insanlar yetistiremiyor ?
iste sizler devleti ve devletin asli görevlerini neden yerine getirmedigini sorgulayacaginiz yerine....
sizlerin kendinizi ona tabi olmadiginiz bir dini yorumlayip yer yer küstahca "yaw bunlar aptal...cahiller dinmis imanmis kapanmakmis" neyin özgürlügü...yani sizleri nasil olsa baglmiyor bu kapanmak veya kapanmamak olgusu....bir insanin maneviyati ile ilgili meseleyi siz materialist insanlara neden anlatmasini bekliyorsunuz ?
ha ne oluyor kizlar size anlatir....ama siz "yok yok baski vardir...aile baskisi yoksa...tarikat baskisi yoksa....o zaman Allah baskisi vardir" diyeceginizi sanki bilmiyormu bu insanlar :-)?



sizin yaptiginiz seye benzer...

kaldiginiz il'de "sehrimizi güzellestirleim dernegi" vardir siz o dernege üye degilsiniz'dir...parasal veya dernek icin gönüllü yardim da yapmiyorsunuz....ama ha bire "dernegin baskanini....dernegin muhasebesini yapanlari..dernegin kendi icindeki sorunlari ..dernegin bugüne kadar yaptiklarini" elestiriyorsunuz.....
"bekara kadin bosamak kolay misali" uzaktan salla salla at.....sonra buna "ne yani fikirlerimizi söyleyemeyecekmiyiz yani" deyin ve cikin isin icinden ....

yok yok bu kadar basit olmamalisiniz....sizlerin tabi olmadigini...sizleri hic bir sekilde baglamayan konular hakkinda sizlerin o konu üzerinde karar verme hakki olmamali ...yani normali budur :-)
ya gidersin dernege üye olursun...dernegin o anki var olan tüzügünü kabul edip sonra dernek icinde o tüzügü dernek üyeleri ile degistirmeye kalkarsin....veya "kirip bacaklarini cekilip kenera oturursun"....


ben sahsen bir devrimci sosyalist olarak *nasilki siz ateistlerin kendi tecih haklariniza son derece ve sonuna kadar saygim varsa
sizlerden'de ayni saygiyi farkli deger yargilarina sahip olan insanlar icin beklemem garip birsey mi ?

ben devletin ve devlet icindeki sizlerin, mantik disi hal ve hareketlerinizi yorumlamaya özen gösterirken .....mekrep avatarli mep dostumuz...ha biri Peygamberin uckuru ile ugrasiyor....ya insanin diyesi geliyor...."yahu sana ne ?" "müslümanmisin? yok degilsin" Allah Peyambere bunu söyle demis ayet indirmis sen kötü bulabilirsin...kimse sana buna tabi olacaksin diye boynundan tutup bicagi dayamiyorki ensene...yani birak Allah ile Peygamber arasinda kalsin.....simdi Peygambere ...birde simdi bir müslümandan ne bekleniyor böyle bir ayet karsinda nasil davranmasi gerek ?

"evet mep hakli Allah yoktur ...varsa yoksa can sigintisindan orataya cikan moleküller ve partiküller *bunlar günes ile temas halinde olarak dünya ve hayat varmis....." demeleri bekleniyor ?

siz ateistler ne zaman sadece "din / sünnet / hadis elestirisini " birakip kendiniz bir deger sunabileceksiniz topluma ?
sizlerin yaptigi sadece var olanlari elestirmek, bir nevi talibi olmadiginiz müridi elestirmek....bu benim bildigim "ateizim" degildir ...sizlerin simdiki su görüntüsü toplum icinde "reaksioner" halbuki "aksioner" olmaniz gerekmiyor mu ?


ya cidden bakin beni sahsen Peygamberin ne "nasil su ictigi", "wc ye giderken hangi ayakla girip ciktigi" "hangi kadina ne zaman el verip vermedigi" cidden ama cidden beni *ilgilendirmiyor.....

ben bir ve tek olan Allahin *tüm hayati yarattigina iman ediyorum....ahiret gününe iman ediyorum...iyilik etmeyi....düsküne yardim etmeyi....saygi ve sevgi alip vermeyi önemsiyorum.....Peygamberin yüksek Ahlakli bir insan olduguna inanmak istiyorum....
gerisi dedigim gibi bunlari ya destekleyen yada köstekleyen hallerdir....bir nevi yesillik...


ben "yobaz sürüsünü önüme sürdüm de geldim"
saygilarim ile *

InVitatio

frodo
05-04-2007, 20:46
Sn "devrimci sosyalist" invitatio ; daha önce de yazdım son kez yazacağım. Ateistlerin başörtüsü
ile bir alıp veremedikleri yok, olamaz da. Ama başörtüsünün arkasındaki felsefe ile var ve var olmaya devam edecek. Kişisel inançları biz asla tartışmayız. Kimi Allah'a iman eder, kimi Öküz'ü
kutsal kabul eder, kimi yaşayıp yaşamadığı bile tartışılan birini tanrının oğlu ilan eder..Bunlar
bizi zerre kadar ilgilendirmiyor. Niye ilgilendirsin ki ? İnvitatio'nun inançları kendisini ilgilendirir.

Ama birileri ilahi olduğunu iddia ettikleri inançları uğruna topluma dayatmalarda bulunmaya
çalışırsa ateizmde bununla düşünsel düzeyde mücadele etmek hakkına sahiptir. Eğer birileri gelip
bu forumlarda Allah vardır, kainattaki her şey de bunun delilidir derse, kadınlar başlarını örtmeli derse, Muhammed'de onun rasulüdür derse ne yapmamızı bekliyorsun ? Bunların doğru olmadığını
söylemeyelim mi ?

"kimse sana buna tabi olacaksin diye boynundan tutup bicagi dayamiyorki ensene" demişsin. Nerde yaşıyorsun Avrupa'da değil mi ? Sivas Madımak otelinde diri diri yakılan insanları hiç
duymamışsındır. Bu bir örnek sadece. Allah'ın emirleri olduğu iddia edilen, asla tartışılamayacak
hükümleri olan manzumelerle toplumları yönetmek isteyenlerin demokrat olma iddiası epey
eğlenceli olmakla birlikte oldukça tehlikelidir de. Tarih din referanslı yönetimlerin neler yaptığının
kayıtları ile doludur. İnsanların yaptığı yasalar yine insanlar tarafından değiştirilir. Ya göksel
ilahların yasaları ?

"Peygamberin yüksek Ahlakli bir insan olduguna inanmak istiyorum...." bu cümle aslında seni en
iyi tanımlayan cümle. Umarım başarırsın..Ama işin zor.

teotehuakan
06-04-2007, 01:27
Hiramusta arkadaşımız ve görüş birliğinde olduklarının Ayşe'nin gerdek yaşını büyütmeye çalışması tarihi yeniden yazmak anlamına gelse bile olumludur.

Demek ki müslümanlar içinde peygamberlerinin cinsel rahatsızlıklarından rahatsız olan bir kesim var ve çaba harcıyorlar!

Haksız sayılmazlar kanımca çünkü çok rahatsız olduğum çocuk pornosuyla ilgili aklıma şöyle bir soru takıldı geçen gün:
İslam dinine göre porno seyretmek tartışmasız ki günah sayılmakta. Peki ya çocuk pornosu seyretmek? Tamam o da günahtır ama çaresizlerin kendi iradeleri dışında bu sapıklığa alet edilmesi dikkate alındığında acaba çocuk pornosu izlemek daha bir günahtır diyebilir miyiz?

İslam peygamberi 6 yaşındaki kız çocuğuna göz koyup 9 yaşında da onu daha bebekleriyle oynarken yatağına aldığı düşünüldüğünde çocuk pornosunu izleyenlerin günahları yetişkin pornosu izleyenlerle aynı olacaktır, değil mi?

Peki bu saptamamın google da en çok çocuk pornosu arayan ülkelerin müslüman ülkeler ve onların içinde de 1 numaraının Türkler olduğu gerçeğine katkısı nedir acaba?

Bu gerçeği bildiğiniz için mi bize saldırıyorsunuz? Bunu biz dillendirdiğimiz için mi biz kötü oluyoruz? Yapmayın, etmeyin lütfen...

InVitatio
06-04-2007, 01:34
Sevgili Frodo,

ne yapmamizi bekliyorsun sorusuna gelince.....
sizlerin yaptigi sadece din / kurani kerim / hadis elestirisi benim sizlerden bekledigim umdugum ise tabi olmadiginiz bir seyin elestirisi degil .....kendi farkli deger yargilarinizin ortaya koymaniz....yani evet "dinsizler" sevgi...sevkat....yardimlasma....vicdan....ticaret ....sanat....ve hayatin diger tüm alanlari ile ilgili bir deger yarginiz varsa onlari tanitmaniz....
yani millet sizleri "reaksioner" tavrinizla taniyor.....halbuki insanlarin görevi hep tek ve sadece tepki vermek degil....tez olusturmaktir.....bir deger temsil etmektir.....
Kurani elestirmenligi....Peygamber elestirmenligi.....Allah elestirmenligini birakin konunun muhatabi olanlar yapsin.....sizler bana kendi degerlerinizi anlatin....
ama görülüyor ki bu basörtüsünde oldugu gibi....yer yer bu insanlari bastan suclu görmek gibi garip tavrilari benimseyenler var aranizda.....
birde "biz imansizlar olarak Allah diye birsey yoktur" deyince Imanli icin de öyle mi olmasi gerek ?yani siz böyle bir sisteme inanmayanlar olarak yok dedigseniz yok mu sayacak bu deger yargilarina tabi olan insanlar ?
biraz düsündürcü mantik degilmi ?

ha bak mep arkadasimizin simdiye kadar yaptigi tek ayet cimbizlayip elestirmek....artik ben bu dostumuzun yazilarini büyük bir rahatlik ve olgunluk icerisinde okuyorum....yani kendi kendine yirtiniyor halbuki bana Kurani Kerim*den degil kendi deger yargilarindan örnek vermeli :-)
ya kendi deger yargilari yok.....yada ifade edemiyor....veya kendi egosunu bir nevi tatmin ediyor tabi olmadigi bir dogmayi elestirerek....
bilemiyorum böyle davranmanin freudian bir mantikli aciklamasi varmi....ögrenirsem ilk sevgili mep'e söylerim....

Sivas olaylarina sebeb olanlar, benim "önüme sürüp de geldigim yobaz" takimi, tabiki bunun ne maneviyat ile nede mantik ile bir aciklamasi var.....
ama buradaki devletin acizligini "yok efendim bunlarin hepsi toplum icin tehdit...alayin köküne kibrit suyu dökülmesi lazim" dercesine ile ört bas edilemez.....
o olaylara gelene kadarki süreci de biraz söyle dikkatle degerlendirmek lazim.....ve görülcektir ki ortada tek sabit olan seyin "insanlarin farkli deger yargilarina sahip diger insanlara olan tehamülsüzlügü" gözüküyor.....
ve devletin (ki devlet farkli veya imansiz olanlarin da devleti olmali ! ! ! ) bu olaylarla ilgili "uzaktan izleyerek" yakanlardan tarafa tavir almasidir.......
iste burada devletin yapsini sorgulamaniz lazim......
bu devletin egitim sistemi neden "vergi kacakcisi....adam kayiricisi.....dini yobazi....toplum'dan kopuk bir "aydini" yetistiriyor ? demek bu devletin egitim sistemini sorgulamaniz lazim....

yüksek ahlakli insanlar fazla sayida yetistirememezligin cezasini "farkli düsünen ve yasayan insanlar cekiyor"

yani ben almanya'da yasiyorum diye bu konulara uzak degilim....cünkü ne yazik ki "farkli degerleri yakarak yok etmek istemek sadece türkiye'ye mahsus birsey degil ....agnostik almanya'da solingen kentinde bir türk ailesinin evi yakilarak icerisindeki insanlar can verdi" yapanlar siyasi gerekceler öne sürdü ve devlet konuya hemen agirlini koymakla birlikte.....toplum(toplum icindeki tüm cestili demokratlar) *magdurlarin yaninda dayanisma icerisinde üzüntülerini dile getirip, yapanlari disladilar.....

evet türkiye'deki toplumun büyük bir kismi ve devlet "sessiz" kalmayi tercih ederken ......
almanyadaki toplum neden magdurlar ile dayanisma icerisinde olabiliyor ?!
empati yapabildikleri icin !
demek alman egitim sistemi öyle insanlar yetistirebiliyor ki "konu insan olunca insanca düsünmesini ve hareket etmesini sagliyor"
cem yilmaz ne kadar isin girgirina söylese'de "egitim sart" !

ben cokca söyledigim gibi....bu kadinlar neden niye kapanmis veya kapanmamis cidden ilgilendirmiyor devletin onlar hakkindaki tüm negatif yaptirimlarini ben anti demokratik buluyorum....
simdi bu basörtüsü altinda " art niyetli toplumu kendi tartisilmaz deger yargilari ile yönetmek isteyenler yok mu *?" tabiki var !
ama bir *hukuk devleti bunlarla bire bir mücadele etmesi lazim ! Sivas olaylarindaki vahim durum ise iste "düsünce siddete dökülmüs hali" ve devletin buna koydugu tavri benimsemek hic ama hic dogru bir yaklasim degil !

Devlet devlet olup insanlara öyle bir ortam hazirlamali ki "dinleri onlari sadece maneviyatlarini pekistirsin" devlet dogru dürüst bir sosyal devlet olsaydi......insanlar tarikat *dershanelerinde gitmek zorunda kalmazdi.....devletin egitim sistemi hem kalite hemde tüm vatandaslara esit sanslar altinda sunabilmesini bilseydi....insanlar tarikat burslari ile tarikat okullarina ve üniversitelerine gitmek zorunda kalmasaydi....devletin saglik hizmetleri insanliga yakisir bir seviyede olsaydi...insanlar tarikat hastanlerinde gerekli tedavileri bedava *yaptirmak zorunda kalmasaydi.....

devlet'de artik oturup düsünmesi lazim....ben ne yaptim da insanlar benim vermem gereken hizmetleri baska yerden ( tarikatlar da ) daha kolay / daha iyi aliyor ?
iste o zaman din olgusu insan ile yaratan arasindaki bir iliskiden cikiyor....toplumsal bir ihtiyacin giderilmesinde aktif rol aldigi icin...toplumsal hayatin icerisinde oluyor.....
diyeceksin ki "hayir islam var oldugu toplum hayatini direkt etkiler cünkü yapsi itibari ile "siyasi hakimyet ve yönlendirici bir din" evet öyle olabilir.....ama insanlara önce senin sunman gereken hizmetleri sun...sonra bakalim bu insanlar neyüdügü belirsiz tarikatlara akin akin gidecek mi ?
vatandaslar icerisinde "toplumun her alaninda mutlaka islamiyet hakim kilinmasini" bu kadar kararli isteyecek mi ? haaa tabi her demokrasi'de oldugu gibi marjinal fikirleri o günde savuncak olanlar olacaktir....ama halkimizin büyük bir kismi bunu o zaman destekleyecekmidir ?


ya arkadaslar cidden ben buradan Türkiye'ye bakinca hep sunu düsnürüm....
eger irtica diye bir tehdit varsa..ve bu tehditin ilk kivilcimlari basörtüsünün altinda yatiyorsa ..devlet bunu 80 küsür yildir neden yok edemedi ? yani cumhuriyet neden öyle degerler insa edemediki insanlar toplumsal ihtiyacalarini "bir dini tarikatlara" muhtac olmadan giderebilinsler ?!
bu devlet 80 yildir ne yapiyor ?
yobaz takimi hergün kendi kafalarindaki- *Kurani Kerim*in tanrisindan ayri - *bir tanriya daha sig baglanirken ve digerlerini baglamak isterken devlet nerde ne yapiyor 80 yildir ?
burada bir devletin hic mi sucu yok ?


dostca selamlarim ile

InVitatio

teotehuakan
06-04-2007, 01:35
Türbana dönecek olursak,

Demokrasi ile türbanı bağdaştırmak için ya bir müslüman ülkede yaşamamak gerekir yada art niyetli olmak...

InVitatio'nun mazereti sağlam o Almanya'da yaşıyor. O ne Çorum'u biliyor, ne Maraş'ı ne de Madımak'ı yada Kubilay'ı... Hatta Irak'a yük taşıyan kamyonları durduran Ebu Musaf el Zerkavi militanlarının kamyonculara sure okuttuklarını okuyamayanların boğazlarını kesip kafalarını kopardıklarını da Alman basınından takip edememişdir.

Modern dünyada demokrasinin kökenini toplum sözleşmesi oluşturur. Yani bireyler önce birey olduklarını ve herkesle aynı ve eşit haklara sahip olduklarını kabul ederler. Bunun aksi davranışlar bireyin kendine karşı bile olsa toplum sözleşmesine aykırı bir eylem yapılmış sayılır. Yani demokrasideki normlar bireyi kendinden bile koruyabilecek bir mekanizmaya sahiptir. Aksini düşünmek bizi kuralsızlığa ve sistemsizliğe götürür.

Buradaki özgürlüklerin sınırı ise bunun ne derece demokrasiye ve insan haklarına tehdit oluşturduğuyla ilgilidir. Hiç bir siyasal sistem yoktur ki kendisini düşman edinmiş düşüncelere sınırsız kucak açsın.

Baş örtüsünün, tülbentin yada yemenenin/yazmanın aksine siyasi bir örtünme şeklidir. Mesaj kaygısı güder. Bu anlamda temel amaç örtünme değildir. Laikliği kabul etmez. İnançların gereği denilerek kendi gibi örtünmeyenleri inançsız saymaya alet edilen bir araçtır. Türbancılar Laikliği dinsizlik olarak kabul eder. İslamcı dünya görüşünü hakim kılmayı hedeflerler çünkü laik sistemle şeriat sistemi uzlaşamaz. Aklın ve bilimin yerine Kuran, fıkıh vs. yi rehber edinirler. Artık türbanlı için inanç sadece allahla kul arasındaki bağ olmaz. Pek çok bakımdan demokrasiyle islam şeriatı bağdaşmaz çatışır.

O halde kendisiyle çatışan ve düşman ilan eden ve sessiz bir kalkışmaya samimi inanırları da alet etme çabasında olan siyasal yaklaşımın simgesine neden müsamaha edilsin?

Çocukları yetiştiren, eğiten kadınları (ki birileri 1. sınıf olacaksa şüphesiz ki onlar olmalıdır) 3. sınıf varlıklar olarak kabul eden ve kadınlara da bu doğrultuda telkinde bulunan bir zihniyetin yansımasıdır türban. Yani kadınları türbandan korumak, bir uyuşturucu müptelasını uyuşturucudan korumak kadar gereklidir.

InVitatio
06-04-2007, 02:37
cok bilmis teotehuakan dostum

türban demokrasinin besigi sayilan ab toplumunda kamusal alanda serbst....adamlarin demokrasisi cöktü mü ? tehdit altinda mi ?
güzel insan teotehuakan ben burada yasiyor olabilirim ama dünyaya at gözlükleri ile bakip degerlendirmiyorum...ben corumu'da marasi'da biliyorum...yoksa bunu da mi ipotek altina alip hayir bilemezmisin diyeceksin ?

varsayalim türban sirf ve sadece bir anti demokratik siyasi simge....düsünce fiiliyata gecmismidir ?
eger gecmis se neyin cezasi verilcektir ? simgenin mi yoksa fiiliyatin mi ? yani adami *vuran türbanli oldugu icin mi ceza almali yoksa adam verdugu icin mi ?

kamunun bir parcasi olan türbanli insanlari kamusal alan dan uzaklastirmak hangi demokratik sisteme yakisir ?
Almanya'da nationalsosyalizim toplum icinde sayginlik görmez.devlet icinde yasakatir hem fikri hemde fikrin fiile dönüsmesi ....Eski NSDAP partisnin siyasi mirascilari yer yer vardir bunlar yer yer örgütlüdür ama bir aktif suc islemisleri yoktur ....anayasa mahkemesi bir türlü kapatamiyordur cünkü ortada aciktan bir tehdit yoktur devlet icin...
almanya devleti kendi devletini anti demokratik güclerden korumaktan aciz mi ?


evet benim burada yasamam bir desavantaj degil tam tersine avantajdir ....kiyas yapilabiliniyor !


sen demokrasinin bir kadinin basörtüsüne baglayabilirsin *ben ise türbanli insanlarin tercih haklarina ve o insanlarin bir suc islemedikleri halde suclu gibi degerlendirilmelerinden rahatsizim....
sence türban = devlet düsmani olabilir....ama ne mutluki bize demokrasiler senin bu engin görüsün ile kendisini belirlemiyor....
sen kendine kökten yasakci mantigi dogru bulabilirisin
ama acik demokrasilerde böyle bir garip uygulama yok bunu ben her gün yasayarak görüyorum...gel misafirim ol sana da göstereyim.....
birde söylemistim tekrarlayim......

eger sen 80 yildir demokrasini güclendirememissen....bir türban ile yikilcagini düsnüyorsan devletinin .... varsin yikilsin o devlet....durdugu suc....

demokrasi senin Batikent-Cankaya arasindaki reflekslerin ile ne kurulur ne korunur nede *güclenir....

rosa luxemburgun da dedigi gibi "özgürlük önce / ilk farkli düsünenlerin özgürlügüdür" !



InVitatio

06-04-2007, 07:40
Değerli invitato;

Yaşadığımız dünyadaki tüm oluşumlar gereksinimlerden dolayı meydana çıkmaz mı ?
İslam bilgini ve İslam dünyasında İslam tarihinin babası sayılan Taberi,tarihinde 670-740 yılları arasında Maveraünnehirde Türklere karşı yapılanları kayıt altına almış ve bugünlere kadar gelmesini sağlamıştır.
"Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır" dan yola çıkıldığında,1400 yıllık tarihin göstergesi ile basit bir özgürlük gibi algılanan TÜRBAN'ın altında yatan "Aysberg'in altı" na bakma çabalarını hafife almamak gerektiğini düşünmekteyim.
"rosa luxemburgun da dedigi gibi "özgürlük önce / ilk farkli düsünenlerin özgürlügüdür" !
Tarihi gözlemlediğinde,bu güzel sözün hayata yansımalarını görebiliyor musun ?

Kadınların arap örfü ve erkek hegemonyasının aldığı bir kararla ellerinden alınan haklarının korunması için çaba sarfedileceği yerde,tam tersi olan o baskıcı zihniyetin korunması sayılacak olan TÜRBAN a özgürlük istemi eğer takunya yani takiyye değilse,buna ne ad verileceğini tahayyülünüze bırakmak istiyorum.
80 yıllık devlete gelince unutmamak lazımki "Armut dibine düşer"
Şahsi utancımdır ki ;tıpkı zümrütü ankanın küllerinden yeniden doğması gibi bizi esaret zincirlerinden kurtaran,bizleri kulluktan vatandaşlığa çıkarıp,bizler için kurulan bu narin yapıyı,bizlere emanet eden sevgili Atamızın önderliğindeki şehitlerimizin emanetine yeterince sahip çıkamadık.
O yüzden bugünlerde biraz karabasan görmekteyiz ama mutlaka bunlarıda atlatacağız.Çünkü elimizde NUTUK ve GENÇLİĞE HİTABE gibi mükemmel reçeteler var Â*:)

mep
06-04-2007, 09:59
ha bak mep arkadasimizin simdiye kadar yaptigi tek ayet cimbizlayip elestirmek....artik ben bu dostumuzun yazilarini büyük bir rahatlik ve olgunluk icerisinde okuyorum....yani kendi kendine yirtiniyor halbuki bana Kurani Kerim*den degil kendi deger yargilarindan örnek vermeli *
ya kendi deger yargilari yok.....yada ifade edemiyor....veya kendi egosunu bir nevi tatmin ediyor tabi olmadigi bir dogmayi elestirerek....
bilemiyorum böyle davranmanin freudian bir mantikli aciklamasi varmi....ögrenirsem ilk sevgili mep'e söylerim....

*Devrimci sosyalist müslüman İnvatiato abim.
Ben seninle uğraşmak istemiyodum kıyıya çekilmiş
izliyodum ama,durduk yerde bu Müslüman ateist(!)
kardeşine taş atmışın yine.
*Abi senin sorunun ne ? İnsan psikolojisi üzerine
tartışmalar yapılan bi foruma girip oradamı yazdığını sanıyosun?
Burası dinlerin eleştirildiği bir forum,Ayetleri,hadisleri yazmayıp
ne yazmamızı bekliyosun.Adamdaki mantığa bakın ya!
''Allaha inanmıyosunuz peygambere inanmıyosunuz öyleyse
niye eleştiriyosunuz'' gibi saçma şeylerde söyliye biliyo,
Anladığım kadarıyla Yolcu yada bol sıfırlı diğer abiden pek farkın yok
Bide kamil abi vardı Kapitalizme ve gelişime savaş açmış bi
müslüman abi.Yeni türediniz galiba?Devrimci Sosyalist sloganlarla
Gerilik ve bağnazlığın dinini aydın kılmayamı çalışıyosunuz?
Ne güzel örnek vermiş,dernek varmışta üye değilsen o derneği
niye eleştiriyosun filan gibi. peki sen üye isen niye tüm üyeler
tüzüğüne,kurallarına uyarken sen hem üye olup hemde tüzüğünü
kuralını tanımam, gibi bi olaya giriyorsun?Ayrıca olayı Dernek gibi
saçma bi benzetmeyle anlatmanda ayrı bi olay,O dernek bana
hiç birşeyini dayatamaz ama islamiyet her türlü saçma sapan
uygulamasını dayatıyor.Ben mecburmuyum sabahın köründe
imamın bağırışıyla uyanmaya,dayattıklarını tek tek yazıp yer işgal
etmiyeyim benim cinsel organımla bile uğraşıp kestirten bi dini
eleştirmek tabiki hakkım.Sana gelince din hakkında tartışılması seni
rahatsız ediyorsa çıkıp millete '' Hadislerden bana ne bırakın ayet yazmayı''
gibi saçma sapan laflar edeceğine dinlerin eleştirilmediği bi siteye gider
orda dilediğin gibi zırvalarsın.
Hem benim durumumla pek ilgilenme önce kendi durumunun ne olduğunu
araştır.Devrimci Sosyalist Müslüman abim bu üç kelimeyi yanyana bildiğim
kadarıyla araplar getirir genelde.baas çımısın? nedir senin durumun bakmışken
bak bakalım freud bu durumuna ne diyo!
Aksini iddia edebilirmisin bende Ateist Müslüman ım.

mep
06-04-2007, 10:39
Devrimci Sosyalist Müslüman abi.

1947'da Şam'da Rum-Ortodoks Mişel Eflak ve Sünni Müslüman Salah El Din Bitar tarafından kurulan BAAS Partisi, (Arapça: Hizb el Baas el Arabi el İştiraki) Arap Sosyalist Yeniden Diriliş Partisi anlamına gelir. Önce Suriye'de kurulan Parti'nin bir kolu sonradan Irak'ta da kurulmuştur. Birlik, hürriyet ve sosyalizm ilkeleri üzerine kurulan parti, Marksizm, 19. yüzyıl Alman Milliyetçiliği ve geleneksel Arap Milliyetçiliğinin karışımı niteliğindeki bir ideolojiyle laik bir yaklaşım içindeydi ve gelişmesini Suriye'de 1965, 1966, 1970 ve Irak'ta 1979'daki çeşitli düzenlemelerle sürdürdü. Süreç içinde Lübnan, Ürdün, Güney Yemen ve Libya'da da örgütlendi. Mişel Eflak sonradan Suriye'den kaçıp "sığındığı" Irak'ta 1989'a kadar partinin başkan yardımcılığı görevini sürdürdü. Suriye'de parti Nusayriler'in askeri gücüne dayanarak iktidarını sürdürürken, Irak'ta da zaman içinde ağırlıklı olarak Tikrit kökenli Sünni bir aşiret ve bunun mensubu Saddam Hüseyin'le gelişme gösterdi. Parti halen Suriye'de Hafız Esad'ın oğlu Beşşar Esad'ın başkanlığında varlığını "görece" korurken, 2003'de Amerikan güçlerince iktidardan indirilerek 2006'nın son günü idam edilen Saddam Hüseyin'den sonra Irak'ta şimdilik yer altından, faaliyetlerine Partinin eski Başkan Yardımcısı ve Amerikalılarca aranan İzzet İbrahim El Dürri başkanlığında devam etmektedir.
Bu yazı sana birini hatırlatıyomu? :lol:

hiramusta
06-04-2007, 11:42
Sevgili abim,anlaşılan ben kendimi izah edemiyorum.Kur'an'da başın örtülmesi gerektiğini emreden bir ayet yoktur.Tıpkı içkiyi yasaklayan kesin bir ayet olmadığı gibi. (Kur'anda içki yasağı değil içilmemesi yönünde tavsiye vardır.)Nur 31 de anlatılmak istenen,o yörenin iklim şartlarından dolayı zaten başlarını örten kadınların gerdanlarını ve göğüs yakalarını açık bırakarak cazibelerini ortaya dökmelerinden dolayı başörtülerini göğüs yakalarına kadar uzatarak tesettürü sağlamaları yönünde emredilen bir hükümdür.Yani kadının boynundan aşağısını uygun bir kıyafetle (Peygamber veda hutbesinde yerel örfi kıyafetleri tavsiye etmektedir) örtmesi *tesettür için yeterlidir.Bunun için illa pardesü,manto,çarşaf,abiye gibi kıyafetlerin kullanılması şart değildir.Ama birileri başörtüsünü,çarşafı bu benim inancımın gereğidir.Ben tesettürden bunu anlıyorum derse ve kimseyi zorlamadan,inancının gereği olarak bunu kullanıyorsa,onun bu inancını yerine getirmesi için elimden gelen gayreti gösteririm.Diyelim zaman ve şartlar değişti bu seferde başların açılması yasaklandı.O zamanda,ben başını açmak isteyen kardeşlerimin haklarını savunmak için elimden gelen gayreti gösteririm.Benim bu noktadaki düşünce ve davranış biçimim "dinde zorlama yoktur"hükmü gereğidir.Kimse kimsenin inancını ya da düşüncesini zorla değiştirme hakkına sahip değildir.Birisi güneşin kutsallığına inanıyorsa,hiçkimse onu bundan zorla vazgeçirmek gibi bir hakka sahip olamaz.Ama maalesef,... kendi iradesini ,halkın iradesi yerine koyan despotizm taraftarı, sözde demokrat kişikli,kendini öğretmen halkı da sürekli azarlanması gerekli bir öğrenci gibi gören,aynı şekilde sözde laik irade,İran'la benzer şekilde kadınlar üzerinde zorla kıyafet tasarrufu yapma hakkını kendilerinde görmektedirler.Maalesef biz burada bu sakat mantıkların ürettiği sorunlarla oyalanırken,eller uzayda şehir kurmanın projelerini hazırlamaktadırlar.Dandini dandini dastana,danalar da girmiş bostana...uyu uyu yat ,yat yat uyu,Ali uyu Ali.Bakalım bu ninni daha ne kadar sürecek?

gameover
06-04-2007, 13:41
Nur 31 de anlatılmak istenen,o yörenin iklim şartlarından dolayı zaten başlarını örten kadınların gerdanlarını ve göğüs yakalarını açık bırakarak cazibelerini ortaya dökmelerinden dolayı başörtülerini göğüs yakalarına kadar uzatarak tesettürü sağlamaları yönünde emredilen bir hükümdür.Yani kadının boynundan aşağısını uygun bir kıyafetle (Peygamber veda hutbesinde yerel örfi kıyafetleri tavsiye etmektedir) örtmesi *tesettür için yeterlidir.

sevgili hiramusta, böyle örfi ve bölgesel bi tutumu evrensellikle nasıl bağdaştırıyorsun?

hiramusta
06-04-2007, 14:22
3 Cümle öncesini oku Gameover.

gameover
06-04-2007, 14:27
okudum ama aynı sorumu tekrarlıyorum :) Nur 31 açıklamanız yani.

hiramusta
06-04-2007, 14:38
Güzel kardeşim *ayetle ilgili yeteri kadar açıklama yaptım.Bi de hadis koydum,kılık kıyafetin tanziminin örfe göre olabileceği şeklinde.Bu kardeşini niye bukadar yoruyorsun?Yukarıları,bir önceki sayfayı oku biraz.

gameover
06-04-2007, 14:59
yani afrika kabilelerindeki çıplaklık islama göre örfi-yöresel sebebler göz önünde bulundurulduğunda normal bişey. (benim için normal ama islamı bilmiyorum) ayrıca giyimde örfi-yöresel bir tarz normal karşılanıyorsa örfi-yöresel inançlar ve ayinlerde normal midir?

hiramusta
06-04-2007, 15:09
Yav,biri Gameovere benim adıma cevap versin.

mhmd
06-04-2007, 15:13
Sn. hiramusta,

Valla, game, oyuna yeni katıldı. Bilirsin, oyuna yeni girenin enerjisi bol olur. Sahanın her bir yerine ayak basar, kendi alanından taşar, karşı takımın yorgunlarının çevresinde dolanır v.s..

Şimdi seni yakalamış. Allah kolaylık versin.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

gameover
06-04-2007, 15:18
game sadece 1 sene ara vermişti, şimdi yeni enerjiyle geri döndü :) ha bu arada kimseyi üzmek değildir niyetim, hatam varsa affola. saygılar.

mhmd
06-04-2007, 15:23
Sn. gameover,

Hoş geldiniz, demedikse biz hata etmişizdir.
Aramıza hoş geldiniz.
Sn. hiramusta, cevaplarını tekrarlamaya başlayınca canı sıkıldı o kadar. Yoksa onun enerjisi de en az sizin kadardır, bilesiniz.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

gameover
06-04-2007, 15:34
sevgili mhmmd,

bir çin atasözünde denildiği gibi, enerjik forum, ölü forumdan iyidir. hatta hiramustanın enerjik bir arkadaşımız olması daha iyidir :) işin şakası bi tarafa burda karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyoruz. tabii ki yeri geldiğinde birbirimizi terletecek sorular sorabiliriz :)

hiramusta dostumuz, nur 31 de örfi-yöresel bir giyim şeklinden bahsedildiğini söylüyor. ben de diyorum ki evrensel bir kitapta yöresel bir giyim tarzından niye bahsediliyor, evrensellik bunun neresinde ve ikinci olarak bunu dünyanın tüm toplumları üzerinde bir kıstas yaparsak çıplak bir afrika kadını, en az örtülü bir kadın kadar normal olmalı gözümüzde. çünkü kuran örfi-yöresel giyim tarzını onaylıyor. bu da demektir ki örtülü ya da çıplak olmaktan ziyade yöresel normlar geçerlidir.

gozde-1
06-04-2007, 15:47
Sevgili Mepçim,

İnvitatio arkadaşımız ülkemizdeki yeni "müslüman sol" oluşumunu duymuş olmasın. Habire devlet devlet deyip duruyor zaten . Gel sen Türkiye'ye gel. Bir sen eksiksin zaten bu devlette sen de gel. Ne olursan ol gene gel :)

gozde-1
06-04-2007, 16:00
Hiramusta,

Özel bir soru olacak belki ama çok merak ettim sormadan edemicem. Senin masonlukla bir ilgin var mı? Nick inden dolayı soruyorum anlamışsındır sanırım. Eğer varsa belki sen bilirsin. Neden masonların cluplerine kabuldeki ilk şartları Allaha inanmak? Eğer cevap vermek istemezsen anlarım.

Saygılar.

hokusai
06-04-2007, 16:12
gameover senin senin soru gene güme gitti. nedense arkadaslar secmece cevaplar veriyorlar.

Belli ayetlere takiliyorsunuz gibi bir laf etti biri takilacam tabii allah in kitabinda adam öldürmenin kötü birsey oldugunu yazmasi o kitabin ispati sayilmaz. icindeki celiskilerle ve günümüzdeki verilerde uygunlugu üzerine bir yorum yapilir. gerisi biber acidir, hayatta acidir demek ki hayat biberdir mantigi, us dısı.

Sevgili Hiramusta

Senin dinde zorlama yoktur demen kendini baglar, sen günümüz kosullarinda böyle düsünmek zorunda oldugunu düsünebilirsin ama 1400 yillik kuran veya hadis te "üc *aylardan sonra gördügünüz yerde öldürün" gibi bir ifade kullaniyorsa ben ona bakarim. bu sonucta tanrinin sözleri olarak kabul edilen bir kitap veya onun elcisinin, böyle bir kitapta bir cok dogru olabilir ama BIR YANLIS BUTUN DOGRULARİ GÖTÜRÜR.

hokusai
06-04-2007, 16:37
Sn. İnvitatio

cok bilmis, bebeler vb. kücültücü ifadeler kullanmak karsindakini kücük düsürmez sadece senin acizligini konu hakkinda genis bir bakis acisindan bakamadigini gösterir.
Tek tarafli bakıyorsun, bazen bütünün iyiligi icin bireyi feda etmek gerekebilir. Birey günün sartlarinda kendisi ve toplum geneli icin iyi olani herzaman göremeyebilir ama görenler vardir ki M.Kemal gibi
toplumun yarari icin bu riskleri alir ve uygular. Burada demek istedigim özgürlük taniminda gizli özgürlük nedir ? saltik anlaminda.
Osmanli yikildiktan sonra insanlar hilafetin geri gelmesini istediler M.Kemal e tepki gösterdiler buradaki *sade vatandas(rant ve ünvan saglayan haci,hoca haric) kamu yararini göremediler, özgürlüklerine vurulan prangalar o kadar uzun süredir vardi ki artik hissetmiyorlardi agirligini, alismislardi.
bu yüzden su an ki demokrasi anlayisina karsiyim insanlar esit oranda "egitim" alamiyor ccuklugundan itibaren dogmalarla boguluyor ve bilimsel düsüncenin gelismesi engelleniyor.
Sonra bu insanlarla ekonomi,sosyoloji,teoloji vb. dallarina hakim bir insanla nicelikte ayni secmen haklarina sahip oluyor. asil esitsizlik burada o kamu yararina olan ile olmayani ayiramayan kisi toplum hiyerarsisini büyük olcüde belirleyerek bana da zarar veriyor bilgisizlik degil ana sorun, bilimsel düsünme yeteneginin olmamasi bunu sonucunda kolayca metalarla korkutularak veya avutularak kandirilabiliyor.
Hiramusta'ya ya da mmhmd'ye (hatirlamiyorum) "Demokrasi düsünen insanlarin toplumudur" demistim orada kastettgim buydu, eger bir insan "ÖZGÜR" düsünemiyorsa "ÖZGÜR" degildir ve özgürce karar da veremez.(kendi iyiligi icin olsa bile)

hiramusta
06-04-2007, 17:19
Sevgili Gözde masonlukta 3.dereceden üstad-ı azam seviyesindeyim.......:) şaka şaka.Onlarla hiçbir alakam yoktur.Bu nicki almamın özel bir sebebi de yok.Kendime nick ararken birden aklıma Süleyman Peygamber geldi.Süleyman falan düşünürken mabedin mimarı Hiram Ustayı hatırladım.Ogün bugündür Hiramustayı kullanıyorum.Zaten nickimi ilk görenler bana bayaa önyargılı yaklışıyorlar. :(

Hokusai dinde zorlama yoktur anlayışı İslamın temellerinden birisidir.Bu benim şahsi görüşüm değildir....Üç aylar çıkınca onları gördüğünüz yerde öldürün demişsin.Bunu anlamadım,herhalde yasak aylar çıkınca (ki bunlar 4 aydır)öldürün ayetine atıf yapmak istiyorsun.Anlaşılan sende ayetleri düz mantıkla okuyanlardan birisin.Neyse İslam'da savaş hukukuyla ilgili hazırlamış olduğum küçük bir yazı var.Orayı okursan İslamda savaşı anlayabilirsin?
http://hiramusta.blogcu.com/2462833/

vartor
06-04-2007, 19:22
"Demokrasi *düsünen *insanlarin *toplumudur" *demistim *orada *kastettgim *buydu, *eger *bir *insan *"ÖZGÜR" *düsünemiyorsa *"ÖZGÜR" *degildir *ve *özgürce *karar *da *veremez.(kendi *iyiligi *icin *olsa *bile)
* Dusundurucu bir soz, hepimiz de baskasinin degilse bile kendi tutkularimizin, kendi menfaatlarimizin esiri degil miyiz. Zaten cok demokratik olarak gordugum Kanada'da bile, insanin tamamen ozgur olamadigini hatirladim bu sozler dolayisiyle. Tabi ki cogu ulkelerden cok daha ozgur bir ortam olmasina ragmen, devletin kendi varligi birtakim kisitlamalar getiriyor insanlara. Bundan baska , aile kuraminin, is hayatinin getirdigi baskilar da insani bunaltabiliyor. Ancak beterin beteri vardir diye dusunecek olursa rahatliyor biraz insan.

InVitatio
07-04-2007, 04:16
sevgili esek avatarli sanal dostum mep,

benim Din nedir Iman nedir kisisel görüsüm aslinda kimseyi ilgilendirmez, ama sözü acilmisken ben hayata dair herseyin bir tesadüf eseri ortaya ciktigina aptalca *iman etmiyorum , insan hayatinin sadece bir bedenle degil birde ruhi tarafi olduguna iman ediyorum ve ruhun bir yaraticisi olmasi gerektigini düsünüyorum .....
benim özgürlük ve demokrasi anlayisim , yasakci mecburiyetci bir tavirla degil....empati kurarak sosyal adalet ve "hepsi *aynisi, tek tip " olmadan "bir birine esit degerde olan bireylerin özgürlük anlayisidir"

sen tabiki imamin ezanini dinlemek zorunda degilsin...yapman gereken bir avuc ateisti millyonlarca yapman ve toplum üzerindeki agirliginizi koyup böyle bir uygulamayi kaldirmaniz veya ezanin okunmadigi yerlere göc edip yasamaniz....

ben türbanin fikih yönü ile elimden geldigi kadar ilgilenmemeye calisiyorum cünkü konunun muhatablari ilgilenmesi lazim ! ben ise ne kadar farkli deger yargilarina saygimiz var o baglamda bakmak istiyorum....
sizlerin bu türbani bir simge görmesi hemde toplumun tümü tehdit edebilecek bir mentalitenin simgesi görmeniz, dini sembolden cok siyasi farkliliklarin belirgin oldugu bir deger olarak degerlendirmeleriniz ne kadar dogru olursa olsun, sonucta toplum icindeki bireyleri "baski ve tehdit" fiili olarak olmusmudur veya olmamismidir ? eger olmus'sa o zaman bu baskiyi yapanlari baskiyi yaptiklari icin cezalandirilmasi gerek ....hukuk devleti bunu gerektirir....hukuk devleti suc islememis insanlari "suc isleyebilir" mantigi ile cezalandiramaz....

evet mep dostum , senin hukuk devleti anlayisin farkli olabilir ama sakin kendi sig reflekslerini tek dogru kabul etme, bu ilk önce dialektik düsünüp yasanlar icin hic de iyi olmayan bir aliskanlik olabilir...

benim niyetim sana kisisel olarak "yüklenmek" degil
cünkü senin dini fikih yönünden elestirilerini okumakla beraber fazla takmiyorum
ve yasakci mantigini da sadece garipseyerek sorguluyorum....belki anlarim diye....

evet Baas Partisi gibi olusumlar bana degil uyguladiklari zorbalik itibari ile aslinda fikir olarak "yasadiklari toplumun deger yargilarindan kopuk toplum mühendislerine " mantigna yakin ....

ama imanli arkadaslardan beklentilerin ne ?
evet sen "o dernege üye degilsin ayidatlarini düzenli yatirmiyorsun" ama dernek üyleri benim dediklerimi ciddiye alsin diyorsun....bu baskani degistirin diyorsun.....hangi akla hizmet ederek böyle bir beklentin var ?
yani sen farkli bir devlet isteyebilirsin buna caba harcayabilirsin ama kendinin *tabi olmadigin bir "dogmayi" mi degistireceksin ? insanlar "sana ne kardesim demez mi ? yani git isine kardesim ben böyle uygun görüyorum ben böyle iman etmek istiyorum demez mi ? ne diyeceksin onlara "cahil aptallar mi" diyeceksin ? ha sen simdi bu dini ortadan kaldirdiktan sonra *gel bu almanya'ya su köln karnevalini elin degmisken kaldiriver.......hadi bol sans sana....

simdi sence bu iman edenlerin hepsi alayi aptal olabilir....o zaman sende akilli ol ! cünkü bir akillinin bir aptal'dan ögrencegi coook sey var......

sanal kardesim mep
sen birak simdi din ve hadis elestirmenligini'de topluma hem yasayarak hemde tanitarak kendi deger yargilarini göster anlat....yani ateizmin sadece bir elestiri mekanizmasi degil....tam tersine yeni degerler üreten bir yasam tarzi oldugunu anlatmaya calis millete.....
din elestirmenligini senden önce ve sonra, *senden cok daha cok agir bir dil'de ve cok da ciddiye alincak bir sekilde yapanlar olmustur ve gecmisteki basarisizliklarina ragmen gelecekte'de olacaktir.... ve isin garibi o kadar "aydin, ilimden yana vs vs olmaniza" ragmen sizleri cidden su toplumda fazla takan yok . ......belki ben haric ;-) ne garip degilmi.....




dostca selamlarim ile

InVitatio

mep
07-04-2007, 11:09
sevgili esek avatarli sanal dostum mep,

Avatarımı garipsemiş gibisin? Herhangi bir yırtıcı hayvanı
avatar alsaydım,sanırım bu denli kimse üstünde durmazdı,
Sen eşşeği beğenmiyebilirsin!Ama ben eşşeği çok seviyorum!
Güzel hayvandır eşşek,

İnvitatio abim,sana uzun uzun yazmak *istemiyorum,sadece
şunu hatırlatmak istiyorum.
Bizler Ateist doğmuş insanlar değiliz,
Aklımızla,Dinimizin çatıştığı yerde başladı sancılarımız.
ve bize uymayan dini,kendimize uydurma çabalarına girdik.
''Hadisler bizi bağlamaz asıl rehber Kuran dır'' Dedik.
kafamızı allak bullak eden Ayetler dikildi karşımıza.
Elçinin hal ve hareketleri dikildi.
Kendi iç dünyamızda aradık kuran'ın özünü!
Uzaklaşıyorduk aslında,dinden,iman dan
ama inancımız daha bir pekişiyordu,çünkü hallaç
olmuştuk farkında değildik ''Enelhak'' diyorduk.
Tanrı olmuş, kendimize uygun bir din yaratıyorduk!
Sorguluyorduk,yanlışları mantık yürüterek'' Böyle olmalı''
diye düzeltiyorduk.Ama aslında herşey pamuk ipliğine bağlıydı.
ve birgün geldi! ip koptu!.
son çırpınış anlarımdı ve kendi yarattığım İslamı hararetle
savunarak girmiştim bu siteye, başka bir nick'le
kendi değimimle sazan dım yani,
ahh! diyordum Leyla'yı birde mecnun gözüyle görseniz!
ama anladımki leyla gözümü kör etmişti,ben leylayı hayal gibi
görüyordum.

mhmd
07-04-2007, 12:34
Eşek (Equus asinus), atgiller (Equidae) familyasının evcilleştirilmiş türlerinden biridir.

Eşeklerin inatçı olduklarına dair olumsuz inanç, aslında sahiplerinin bu hayvanların oldukça gelişmiş kendini koruma dürtülerini yanlış anlamalarından kaynaklanır. Bir eşeğe, zorlayarak ya da korkutarak, kendi yararına olmadığına inandığı bir işi yaptırmaya çalışmak oldukça zordur. Bu davranış atlardakinin neredeyse tam tersidir çünkü bir at, örneğin, güvensiz bir zemin üzerinde yol alma konusunda eşeklere göre çok daha sorunsuz bir tavır çizer.

Eşeklerin davranış ve bilişleri üzerine yapılan ciddi çalışmalar görece sınırlıysa da bu hayvanlar oldukça zeki, dikkatli, arkadaş canlısı, oyuncu ve öğrenmeye meraklı gibi gözükmektedirler.

Kaynak ( http://tr.wikipedia.org/wiki/E%C5%9Fek )

Sn. mep, yanlış tanınan bir yoldaşınız var. Bilmeyenlere duyurulur.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

NUR
10-04-2007, 17:16
sevgili respendial öncelikle ben nerede hangi kelimeyi kullanacağımı bilen biriyim bu konuda senin tavsiyene ihtiyacım olduğunu düşünmüyorum...
Neyin peşindesin demişsin, Sizler inançsızlığınızı bizler inancımızı yaşıyoruz, her iki tarafında birbirine saygı duymak zorunda olduğunu düşünüyorum...
Benim davam şu ki aynı vatan toprakları üzerinde yaşıyoruz aynı milletin evlatlarıyız,,, bu tarz polomikler bizleri parçalamaktan başka hiçbir işe yaramaz... Birlik olup bu vatan üzerinde oynanan oyunların farkına varmalıyız...
Ben islamı benimseyen biriyim fakat ne cariye, nede satılık bir malım bunlar senin fikrin ve senin kelimelerin... İyi düşün sence kim kullandığı kelimelere daha fazla dikkat etmeli ben bayan kelimesini kullandım ve sen rahatsız oldun senin kelimelerinde ortada hangimizin ithamları daha rahatsız edici merak ediyorum, sende bunu bir düşün...

vartor
10-04-2007, 18:25
Bu tartismalardan anladigim kadariyla, ne ateist ne de imanli memnun durumdan. Ateist'in istegi kendini ozgurce ifade edebilme INSAN HAKKININ kendine ulkemizde verilebilmesi. Imanli, istedigi kiyafette istedigi inanc gorusuyle baskilardan uzak yasayabilmesi.
*Bu iki fikri analiz ettigimizde hangisinin hurriyetine gem vuruldugu kurandan da daha apacik onumuzde. Fikirleri dolayisiyla oldurulerek susturulanlar nedense hep hur fikir taraftarlari. Bir ateistin kalkip da bir cami hocasini, sen genc beyinleri zehitlyorsun deyip de arkasindan uc kursunla vurdugunu henuz duymadim.
* *Kisaca kimse memnun degil bu gidisattan. Cozum nedir, ne olmalidir tartismasina girmenin zamani gelmis de gecmis gibi gorunuyor. Bu forumlarda, hatta benim genclik yillarimdan beri suregelen, egitim sisteminin etkisi devamli tartisildi. sonuc=0 .Daha da yozlastirilmis, daha da icinden cikilmaz hale getirilmis bu sistem. Tabi ki egitmenleri egitmek gerek once, bu da gunumuzdeki imam hatip okullari sayisina bakacak olursak, imkansiz gibi bir sey.Daha dogrusu etki tek yone, dini egitime dogru hizlandirilmis.
* Evet arkadaslar kimse memnun degil, ne ateistler ,ne turbancilar, ne de carsafcilar. Belki imanlilar ve ateistler birlesip yeni bir siyasi gorus planlamaliyiz, herkesi memnun birakacak bir gorus. Insan hayal ettigi muddetce yasar demis biri, imkansiz oldugunu bilsek bile hayal etmek bedava, buyurun siz de deneyin.

NUR
11-04-2007, 14:15
vartor arkadaşa katılıyorum kimse bu durumdan memnun değil ne inananlar nede inançsızlar herkes bir noktada tıkanmış kalmış durumda...
Bİzlerin burada görüşmesi gereken mesele birbirimize duymamız gereken saygı ve birlik olabilme düşüncesi... Lütfen yaşanılan yada yapılan şeyleri bütüne mal etmeyelim, bir olayı genele bağlamaktır asıl cahillik...
Artık olayları değil çözümleri tartışmalıyız, bu gidişata dur diyebilmeliyiz...
Bİrarada yaşıyoruz, birbirimize sataşmak yerine özgürce fikirlerimizi saygı çerçevesinde görüşmeliyiz, paylaşmalıyız ve her iki grup adına huzurlu bir ortamı oluşturmalıyız

InVitatio
11-04-2007, 14:22
sevgili vartor
akli basina bir sosyalist parti bu isi cözer diye düsünüyorum...
ne sosyal adalet'den vaz gecen nede halkin deger yargilarina düsman ol bir devrimci sosyalist parti

önemli olan sosyal adalet ve adalet önünde esitlik.....
bunuda ancak devrimci sosyalist partiler yapabilir......
bence

ism@
18-01-2009, 16:04
Türban Zaten İlk başta Arapça veya Türkçe bir Kelime Değildir
Fransızcadır ve boynu bile örtmez Kurandada Türban geçmez
Kuranda Nur 31 de Hımar geçer oradada kadınların başının değil Gögüslerine vurgu yapılır Ve orası örtü ile örtülmesini emreder Kuranda Saç baş ile İlgilenilmez Ama nedense Alim denilen Hoca efendilerimiz Çok yoğun işlerinden (örn: Kıllar ile uğraşmaktan) bunu görememiş araştıramamıştır ve körü körüne inanmaktadırlar

Alim efendileerimiz Cami imamlarımız Hep Saç kılından genital bölgelerdeki kılın uzunluğuna kadar incelemişler sağolsunlar ama Kurandaki Hımarın Örtü Olduğunu bi öğrenememişler

unbe
18-01-2009, 20:55
Türbanın tamamen siyasi bir simge olduğunu düşünmekteyim.Zaten şöyle bir baktığınızda aynı rahibe kıyafetine benziyor.:DTürban takanlara baktığımda kafalarını kapatmalarının dışında bişi görünmüyor yani tamam saçı örtmüş ama kıçı bacağı açıkta genelde.Eh bunlarında müslümanlığı bu kadar türbanı bambaşka amaçlar için kullanıyorlar ve o kadar belli ki bu.Çünkü eğer gerçekten dini kurallara göre yaşamak istiyorlarsa irana gidebilirler ama o medeni cesarete sahip olan bir türbanlı var mıdır çıkar mı sanmam.:eek:

ilahimasal
05-11-2017, 16:16
Dış görünüşü , elbiseleri ve takıları bireyin kendisini alakadar eder. Sorun Türban takan bir kadın için niye takıyorsun ? Çıkart onu ! demektir.

Aynı ki durum zıttı için de geçerlidir. Yani DAYATMA

İnsanların dış görünüşleri ile hayata bakan insanların sorunları gerçekten büyük bir problem.

Sanane o insanın türbanından , şortundan , takkesinden, fötr şapkasından , bıyığından sakalından ?

Bu tarz şeyleri ideolojik olarak benimseyenlerden hangisi iktidar ve hükmetmeyi ele geçirirse diğerine DAYATMAYI erdem sanıyor.

Dış görünüşüne göre poziyon aldığınız insanların , temel sorunlarına ise kesinlikle parmağını kımıldatmayan bu uçlar , dıs görünüş ile alakalı , toplumun birbirini yok edeceği savaşları bile tetiklerler..


Örnek verecek olursak

Kabataş da ki türbanlı bacım !
Geçmisde ki üniversitelerde ki İKNA ? odaları

Bu konularda o kadar çok örnek var ki . Toplumlar birbirinin boğazını kör testere ile kesecek hale dönüşebilirler.

spartacus
05-11-2017, 17:30
Takıntı kelimesinin kaynağının takmak olduğu düşünülürse, türban takmanın kendi halinde bir cisimi takmak, örtmek anlamı varsa, türbancılığı siyasi, dayatan, türban takmayan bilmem nedir, depremler türbansızlar yüzünden oluyor noktalarına kadar foseptikleşen algı ve anlayışların ise kendisi takıntıdır, aslında türban ile hiç bir alakası kalmamıştır.

Bir şeyi, çeşitli zanlarla veya baskı ile, yerine getirmekle görevli olduğu emir, buyruk olarak alan insan, emire uymakla kendisi, kendi kararıyla, yani aslında kendi olarak yapmış olmaz, yaptığı hiç bir eylemin ne artısı, ne eksisinden yararlanamaz, çünkü eylemin kaynağı kendisi değildir, fiili yerine getirse bile asıl sorumlu azmedendir. Yani, emredildiği için yapıyor veya yapmıyor olmanın, hiç bir inanıra, asli(!) sevabı-günahı yoktur, asıl sevap da, günah da emredenindir. Yani hesap da, ödül de yaptırılana sorulabilir, yapana hesap ise ancak neden yaptın, yapmadın diye sorulabilir, eylemin mahiyetinin sorumlusu değil, uygulayanıdır sadece. Emredildi bende yaptım bir cevap değildir!

Asıl hesap inanıra göre Allah'a sorulmalı, sen neden böyle bir şey yaptırdın diye, O'da cevap olarak kadınları, erkeklerden korumak için vs yaptım derse, kadınları, erkeklerden korunman gerektiği gibi neden yarattın, bu ciddi bir eksiklik diye hesap sormak devamıyla gelir, yani cevap, sözde asıl sorumlunun sözde kadriyle, buyruk verebilir sıfaıyla çeliştiği için, kısır döngünün sonu yok. Masal içinde masal, bizde oturup masalların gevezeliğini yapmakla boşa vakit kaybetmeyelim.

Lakin burada başka sorunda var, Allah adını kullanıp, bir çok takıntısı, çıkarı için emreden insanlar! örneğin yukarıdaki bir mesaj da, Kur'an'da türbanın geçmediği, hıamrın geçtiğini, bununda ağırlık, göğüsleri örten, yani örtü anlamı taşıdığını ifade ediyor. Türban ise aslında siyasi...

Neyse, insanlar yaptıkları bir çok basit eylemi azıcık akıl-mantıkla filtre etmeli.

Yine de türban takana, takmayana, türban takması ya da takmamasıyla ilgili aksine bir baskı, düşünce de, taktırandan farklı bir konumu temsil etmez. Lakin karışmak ile ifade ve düşüncesini paylaşma, belirtme ve özgürlüğü karıştırılmamalı. Yoksa vampirler emmesin diye kapına sarımsak da asmış olabilirsin, bize ne, lakin siz bu eyleminizi piyasa malı edip, herkese hepiniz sarımsak asacaksınız, asmazsanız bilmem ne ederim yönlü sunarsınız, bu yaptığınız da sadece halt yemektir, bu haltı yerseniz, "ben vampire inanmıyorum, vampir insan hayalinde üfürülmüş bir masaldır, sarımsağı bu nedenle takmıyorum, çünkü olmayan vampir, bana sarımsak takmamı buyurmuş olamaz vb" demek zorundayım, bu ifadem senin sarımsak takmana karşı değil ki, banane senden, benim neden takmadığıma dair. Birde sen bunu piyasa malı ettin ki, o zaman ben elbette kaçınılmaz biçimde zihniyet değerlendirmesi yapacağım. Nasıl ki kan davası geleneğinin yanlışlığı üzerine yazabiliyorsak, ama siz illa bunu kişiselleştirip, zincirinin ötesinde ciğer duran bir köpek gibi karşılayacaksanız, ne gam, gebertin birbirinizi de belki böyle tedavülden kalkarsınız, bize ne...

Geçenlerde birisi sözde dedikodu olma noktasını aşmayan biçimde, şu kişi tarafından haksızlığa uğradığını ama neyseki "Allah yukarıda O biliyor" dedi, bende O değil, siz, ben, o yapan kişi biliyorsa anlamı var, yukarıda ise bir Allah gören kimse yok dedim. Diğer kişi ise, bana vay Allah'a inanmıyorsan seni kim yarattı dedi! Gözlerini çatmış, zincir de bağlı bir kedinin uzağına ciğer konmuş gibi. Ben Allah'a inanmıyorum demedim, sadece yukarıda dendiği için yukarıda olduğunu kim görüyor ki dedim. pekala bir inanır olup, hayır Allah yukarıda değildir, her yerdedir de diyebilirdim. neyse, inanç olmaktan çıkan siyasi, egosal şartlanmalar insanları ne hale getiriyor ortada.

Bu vatandaşa cevabım, Allah'ı kim yarattıysa, aha senide o yaratmıştır o zaman dedim. Ortada olan ortada zaten, yaratılmasına gerek yok, ortada olanın olmadığını görmediğin sürece de atıp tutmana gerek yok, ama illa bir yaratan olmalı dersen, ortada olan gerçekle çelişmek için didinirsen, o yaratanı da bir yaratan olmalı, yok o yaratan, yaratılmadan o haliyle ortada olabiliyorsa, ortada olanın yaratılması gereksinimi de ortadan kalkar dedim. Hala bana vay seni kim yarattı hırrrr yapıyor, dingil dedim ya beni kimse yaratmadı, bir yaratım değil oluşum ürünüyüm... sonunda dedim ki, sen inanıyor musun, evet dedi, ben sana sen inanıyorsun diye tavır yapıyor muyum? İçinde kalsın kardeşim, nasıl ki sen inanıyorsun diye ben seni suçlamıyorsam sende bu tavırlarını bırak, sen inanıyorsun, ben inanmıyorum bu kadar basit dedim(Yani türbanı sen takıyorsan ben takmıyorum sanane!). vay hasta oluyorsun işte bu yüzden gibi zırvalıklara girdi ki, artık saçmalamayı kesmesini söyledim, zira sen inanıyorsun kaç kere doktora gittin, öyleyse hasta olan hiç kimse inançlı değildir, demek ki kimse inanmıyor, boş konuşmayı ve yalanı(inanırsa hasta olmaz lafzına inanıyorsa hasta olmazdı, öyleyse inandığı konusunda yalan söylüyor) bırak dedim. Eh sustu..

Durak
05-11-2017, 17:56
İnsan giyimine bakıp önemli olanın gönlünü örtmek olduğunu bilecek.

Nero
05-11-2017, 18:54
Türban takma hakdır ve bireysel özgürlüktür. Bu birinci kural.

İkincisi, türban saçma bir kıyafettir. Kuran'da bu şekilde belirlenmiş bir ayet yoktur. O zamanın ölçülerine göre hanım hanımcık örtünmeleri söylenmiştir. Saçın gösterilmesi yasaklanmış değildir.

Üçüncüsü, yine de isteyen istediği gibi takar, giyer, kuşanır. Bana ne! Kimseyi ilgilendirmez. Saygı duymak düşer herkese.

pianola
05-11-2017, 19:07
Türkiye'deki eğitim kurumlarına pek umut bağlamamak gerek , ancak modern bilim ve empirik teoriler (çağdaş kozmoloji, evrimsel biyoloji/psikoloji vs.) doğru içerikleriyle kitlelere ulaştırılmalı. Genç bireylerin bir şekilde Lacancı analitik ile tanışmaları sağlanmalı ve bu popüler hale getirilmeli, sanıyorum bunlar gerçekleştiği takdirde türbanın simgesi de kendisi de bir sonraki nesilde ortadan kalkar :) İnsan aptal değildir, sadece cahildir veya cahil bırakılmıştır..

uykucu birader
05-11-2017, 20:20
Türbanın, günümüz Müslüman kadınları için sinsi bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Bence Müslüman bir bayan sadece başına türban takmakla yetinmemeli, doğrudan çarşafa bürünmelidir. Türbanın amaçladığı şey şimdiler de anlamını yitirmiş durumdadır. Daha renkli, cıvıl cıvıl, her ana uygun modelleri ile bir yönüyle de cinsel yönden tahrik edici bir aksesuara dönüşmüş durumdadır. Artık bir Müslüman kadın için içi boş olan bir uygulamadır. Zaten türbanın yanı sıra, çoğunun giydiğini gördüğü dar pantolonlar ve yüzlerindeki makyajlar bunu kendi kendisine söylemesi için yeterlidir. Böyle bir durumda, başındaki türban kendisi içinde bir anlam ifade etmeyecektir.

ilahimasal
05-11-2017, 20:27
Ahzab 59 da tanınmamak için olan bir uygulamanın , günümüzde tanınmak( siyasi olarak) için uygulanması durumu da şaşırtıyor tabi ki de düşünen insanı.

VraeL
07-11-2017, 22:07
Türbanın, günümüz Müslüman kadınları için sinsi bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Bence Müslüman bir bayan sadece başına türban takmakla yetinmemeli, doğrudan çarşafa bürünmelidir. Türbanın amaçladığı şey şimdiler de anlamını yitirmiş durumdadır. Daha renkli, cıvıl cıvıl, her ana uygun modelleri ile bir yönüyle de cinsel yönden tahrik edici bir aksesuara dönüşmüş durumdadır. Artık bir Müslüman kadın için içi boş olan bir uygulamadır. Zaten türbanın yanı sıra, çoğunun giydiğini gördüğü dar pantolonlar ve yüzlerindeki makyajlar bunu kendi kendisine söylemesi için yeterlidir. Böyle bir durumda, başındaki türban kendisi içinde bir anlam ifade etmeyecektir.

yok hocam yok, çarşafta yetmiyor vallahi billahi. dar çarşaflar var, çift yırtmaçlı çarşaflar, içini gösteren, vücuda yapışan, neler neler. Geçen 1 tanesi dantelli gothic çarşaf giymiş, düşman başına...

ben çözümü buldum.
direk kadınları tedavülden kaldıracağız. üretimi falan durduruyoruz. ne gerenk var. hem iş iştihdamı artar. hem biz erkeklerin başı rahat eder (dırdır falan hani).
hem nüfusa da katkımız olur, insan sayısı azaldıkça kişi başı gelir artar falan.
sağ elimiz yetiyor zaten. kooooca kadına ne gerenk var yahu.
dimi...

Ahlaksız
07-11-2017, 22:55
Türban takma hakdır ve bireysel özgürlüktür. Bu birinci kural.
Çıplak gezmek niye hak değil?
Ben çıplak gezmek istiyorum..Türkiye'de böyle bir hakkım var mı?
YOK..
O zaman başlarım sizin türban çığırtkanlığınıza..:rant:

Nero
07-11-2017, 23:21
Çıplak gezmek niye hak değil?
Ben çıplak gezmek istiyorum..Türkiye'de böyle bir hakkım var mı?
YOK..
O zaman başlarım sizin türban çığırtkanlığınıza..:rant:


Sokakta çıplak gezmek insanları rahatsız edip topluma zarar vereceği için yasaktır. Ama isteyenin türban takması kimseyi rahatsız etmez. O nedenle ilgisi yok.

Ahlaksız
07-11-2017, 23:57
Nero;Saçmalama..Beni tanıyorsun az çok..Bu ateist kafanın,sokaktaki başı örtülü kadınlardan rahatsız olacağını bilmen,tahmin etmen lazım..

Topluma zarar verme noktasında da hatalısın..Türk toplumu bitmiş zaten..Sokakta çıplak gezmen,bu topluma zarar vermez..Bak adam nasıl geziyor:)
https://www.59saniye.com/kayseride-ciplak-dolasan-vatandas/
Türban veya başörtüsü takmanın zararlarını anlatmaya gerek yok..Şunu söyleyeyim..
Milyonlarca Türk,eşlerinin %90'ı kapalı olan insanlara isyan edip sokağa çıktı..Gezi olayları..
Sonrasında bu eşleri kapalı insanlar,kamuda başörtüsü yasağını kaldırdı..Sonrasında seçimler,hileler,terör olayları ve en sonunda 15 temmuz yaşandı..15 temmuzdan beri de ohal sürüyor ve ülke çökmüş durumda..
Kamuda başörtüsü yasağının kalkması sonrası,Türkiye'de yaşananlar tesadüf mü:)

pianola
08-11-2017, 00:04
(...) Ama isteyenin türban takması kimseyi rahatsız etmez. O nedenle ilgisi yok.

isteyen niçin türban takmak ister peki?

Nero
08-11-2017, 00:35
isteyen niçin türban takmak ister peki?

Kimi inancı yüzünden, kimi başka şeyden... niçin isterse istesin, bu onu ilgilendirir.

Nero
08-11-2017, 00:39
Nero;Saçmalama..Beni tanıyorsun az çok..Bu ateist kafanın,sokaktaki başı örtülü kadınlardan rahatsız olacağını bilmen,tahmin etmen lazım..

Topluma zarar verme noktasında da hatalısın..Türk toplumu bitmiş zaten..Sokakta çıplak gezmen,bu topluma zarar vermez..Bak adam nasıl geziyor:)
https://www.59saniye.com/kayseride-ciplak-dolasan-vatandas/
Türban veya başörtüsü takmanın zararlarını anlatmaya gerek yok..Şunu söyleyeyim..
Milyonlarca Türk,eşlerinin %90'ı kapalı olan insanlara isyan edip sokağa çıktı..Gezi olayları..
Sonrasında bu eşleri kapalı insanlar,kamuda başörtüsü yasağını kaldırdı..Sonrasında seçimler,hileler,terör olayları ve en sonunda 15 temmuz yaşandı..15 temmuzdan beri de ohal sürüyor ve ülke çökmüş durumda..
Kamuda başörtüsü yasağının kalkması sonrası,Türkiye'de yaşananlar tesadüf mü:)


Olaylara çok tuhaf ve bazan da komik yaklaşıyorsun Ahlaksız. Ne ilgisi var Gezi olaylarıyla türbanın? Türbanlı direnişcı de belki vardı Gezi olaylarında. O direniş türbana karşı değildi ki...

Toplum düzeni diye bir şey var. Edep diye bir şey de var. Çıplak gezmek istiyorsan bir tane çıplaklar kampı bul, orada gez. Turkiyede bile varmış.

pianola
08-11-2017, 00:46
Kimi inancı yüzünden, kimi başka şeyden...

peki bu "inanç" durumu (türbanı taktıran) nasıl ortaya çıkıyor?

Nero
08-11-2017, 00:50
peki bu "inanç" durumu (türbanı taktıran) nasıl ortaya çıkıyor?

Türbanı takın diye bir ayet yok aslında. Ama öyle anlıyorlar ve takıyorlar. Ne yapalım, bu da onların sorunu. Bize düşen buna saygı göstermek.

Onlar insan, bizim insanlarımız...

Kimseyi küçümsememek gerekir.

Türbana takılıp kalmamak gerekir.

Ahlaksız
08-11-2017, 00:56
Olaylara çok tuhaf ve bazan da komik yaklaşıyorsun Ahlaksız. Ne ilgisi var Gezi olaylarıyla türbanın? Türbanlı direnişcı de belki vardı Gezi olaylarında. O direniş türbana karşı değildi ki...

Toplum düzeni diye bir şey var. Edep diye bir şey de var. Çıplak gezmek istiyorsan bir tane çıplaklar kampı bul, orada gez. Turkiyede bile varmış.
Kafasını bir örtüye sarmış insanların eşleri yüzünden gezi oldu..
Toplum düzeninde türbana yer olduğuna sen mi karar veriyorsun?
Edepli olmak demek,türbanlı olmak mı demek?
Buna da mı sen karar verdin:)
Türban veya adı ne ise..Bunu sokakta takmak,bir insanlık suçudur..
Gerçi ben insanlığı filan takmıyorum ama neyse:)
Kötü bir şey yani..Mesela çocukların dini yurtlarda tecavüze uğraması ile türban takmanın ne alakası olabilir?
Sence bu da tuhaf bir bağdaştırma mı?

Nero
08-11-2017, 01:01
Kafasını bir örtüye sarmış insanların eşleri yüzünden gezi oldu..
Toplum düzeninde türbana yer olduğuna sen mi karar veriyorsun?
Edepli olmak demek,türbanlı olmak mı demek?
Buna da mı sen karar verdin:)
Türban veya adı ne ise..Bunu sokakta takmak,bir insanlık suçudur..
Gerçi ben insanlığı filan takmıyorum ama neyse:)
Kötü bir şey yani..Mesela çocukların dini yurtlarda tecavüze uğraması ile türban takmanın ne alakası olabilir?
Sence bu da tuhaf bir bağdaştırma mı?


Evet Ahlaksız, bu da çok tuhaf bir bağdaştırma. Çok ilgisiz bağıntılar kuruyorsun. Aşırı tepkisel ve öznel birisin. :)

İnsanlar takmak istiyorsa taksın, bundan sana ne? :)

Baskoylu için öyle diyordun. Yazarsa yazsın, sana ne, diyordun.

Onun yazdıkları birilerinin kutsallarına hakaret idi. Ama turban sadece takanı bağlar. Seni veya beni bağlamaz. Bizim kafamıza bağlamıyorlar ki... :)

pianola
08-11-2017, 01:01
Türbanı takın diye bir ayet yok aslında. Ama öyle anlıyorlar ve takıyorlar. Ne yapalım, bu da onların sorunu. Bize düşen buna saygı göstermek.

Onlar insan, bizim insanlarımız...

Kimseyi küçümsememek gerekir.

Türbana takılıp kalmamak gerekir.

yani kız çocukları (ortalama kaç yaşlarında başları örtülüyor, sen daha iyi biliyorsundur sanırım) sahiden de Kur'an'ı açıp okuyor, okuduklarını da yanlış anlayıp türban takıyorlar diyorsun, mu?..

Nero
08-11-2017, 01:04
yani kız çocukları (ortalama kaç yaşlarında başları örtülüyor, sen daha iyi biliyorsundur sanırım) sahiden de Kur'an'ı açıp okuyor, okuduklarını da yanlış anlayıp türban takıyorlar diyorsun, mu?..


Hayır, onları küçük yaşta şartlandırıyorlar, öyle yetiştiriyorlar. Buna ben de karşıyım. Ama sonuçta çocukları ve kendi çocuklarına dinlerini öyle öğretiyorlar. Yapacak bir şey yok. Kanunen suç değil. Suç olamaz da zaten.

Ben yetişkin bir insanın takmasından söz ediyorum. İsteyen takar diyorum onlar için.

uykucu birader
08-11-2017, 06:00
yok hocam yok, çarşafta yetmiyor vallahi billahi. dar çarşaflar var, çift yırtmaçlı çarşaflar, içini gösteren, vücuda yapışan, neler neler. Geçen 1 tanesi dantelli gothic çarşaf giymiş, düşman başına...

ben çözümü buldum.
direk kadınları tedavülden kaldıracağız. üretimi falan durduruyoruz. ne gerenk var. hem iş iştihdamı artar. hem biz erkeklerin başı rahat eder (dırdır falan hani).
hem nüfusa da katkımız olur, insan sayısı azaldıkça kişi başı gelir artar falan.
sağ elimiz yetiyor zaten. kooooca kadına ne gerenk var yahu.
dimi...

:yield:

pianola
08-11-2017, 17:11
Hayır, onları küçük yaşta şartlandırıyorlar, öyle yetiştiriyorlar. Buna ben de karşıyım. Ama sonuçta çocukları ve kendi çocuklarına dinlerini öyle öğretiyorlar. Yapacak bir şey yok. Kanunen suç değil. Suç olamaz da zaten.

Ben yetişkin bir insanın takmasından söz ediyorum. İsteyen takar diyorum onlar için.

türban takan yetişkin küçük yaşta şartlandırılmış olanın fiziken büyümüş hali değil mi zaten.. kendi kendine Kur'an okuyup da onu yanlış anlamak suretiyle hidayet bularak türban takmaya başlayan bir yetişkin nüfusu mu söz konusu yoksa :)

Nero
08-11-2017, 18:31
türban takan yetişkin küçük yaşta şartlandırılmış olanın fiziken büyümüş hali değil mi zaten.. kendi kendine Kur'an okuyup da onu yanlış anlamak suretiyle hidayet bularak türban takmaya başlayan bir yetişkin nüfusu mu söz konusu yoksa :)


Fark etmez ki... sonuçta ister şartlandırılmış olsun, isterse kendi özgür iradesiyle sonradan karar verip takmış olsun, bu onu ilgilendirir, bizi hiç bir şekilde ilgilendirmez. Bize söz düşmez.

Bize düşen, ona saygı duymak, saygı göstermek ve bu arada sorarsa veya söz düşerse fikrimizi söylemek. Ben öyle yapıyorum.

İslâmî forumda öyle yaptım. Hem sonuna kadar o iradeye saygı duyduğumu belirttim, hem de kendi fikrimce bunun yanlış ve saçma olduğumu söyledim. Tartıştık ve herkes fikrini söyledi, kadın üyeler de, erkek üyeler de...

Doğru tavır budur, bu olmalıdır. Yoksa klasik elitist kemalist çevreler gibi ikna odaları kurarak, kadınları örtünmüşken bazı kamu kuruluşlarına almayarak, örtülü kadınlara öcü muamelesi yaparak ötekileştirici ve itici tavır akmak bize yakışmaz.

Ahlaksız
08-11-2017, 22:54
Evet Ahlaksız, bu da çok tuhaf bir bağdaştırma. Çok ilgisiz bağıntılar kuruyorsun. Aşırı tepkisel ve öznel birisin. :)

İnsanlar takmak istiyorsa taksın, bundan sana ne? :)

Baskoylu için öyle diyordun. Yazarsa yazsın, sana ne, diyordun.

Onun yazdıkları birilerinin kutsallarına hakaret idi. Ama turban sadece takanı bağlar. Seni veya beni bağlamaz. Bizim kafamıza bağlamıyorlar ki... :)
Yazdıklarımı anlamıyorsun..Ben çıplak gezmek istediğimde niye ''banane'' demiyorsun da,toplumsal düzen gibi şeyler diyorsun?
Çünkü bir sürünün sözcülüğünü yapıyorsun..Çünkü çoğunluktan yanasın..Çünkü antidemokratsın..
Banane ulan senin türbanından,banane..
Ben senin türbanına karşı değilim ki,ben senin türbanının yüceltilmesine ve mesela çıplaklığın da aşağılanmasına karşıyım..
Sen türbanı toplumsal bir huzur nesnesi olarak sunamazsın..Aynı şekilde çıplaklığı da huzursuzluk olarak..
Neyin toplum açısından doğru olduğunu sen söyleyemezsin..

Diğer konu..
Bir toplum içerisinde yaşıyorsanız,mutlaka çevrenizdeki insanların giyim kuşamından etkilenirsiniz..Çevrenizde başörtülü insanlar artıyorsa ve sizin de başınız açıksa,size yönelik bir toplumsal baskı oluşur..Bu baskıya dayanamayanlar örtünür..Akp döneminde başı açık olupta örtünen bir sürü bayan tanıyorum..Bunlar hep toplumsal baskı işte..Peki,bu durum nereye varıyor?İnsanların dindar görüntüsü altında aldatılmasına..Bu da maddi/manevi olarak toplumun çökmesine neden olur..
Bugün Türkiye bu duruma gelmiştir..Yani,çocuklara dini yurtlarda tecavüz edilmesinin sorumluları,sadece tecavüzcüler değildir..

Nero
08-11-2017, 23:10
Yazdıklarımı anlamıyorsun..Ben çıplak gezmek istediğimde niye ''banane'' demiyorsun da,toplumsal düzen gibi şeyler diyorsun?
Çünkü bir sürünün sözcülüğünü yapıyorsun..Çünkü çoğunluktan yanasın..Çünkü antidemokratsın..
Banane ulan senin türbanından,banane..
Ben senin türbanına karşı değilim ki,ben senin türbanının yüceltilmesine ve mesela çıplaklığın da aşağılanmasına karşıyım..
Sen türbanı toplumsal bir huzur nesnesi olarak sunamazsın..Aynı şekilde çıplaklığı da huzursuzluk olarak..
Neyin toplum açısından doğru olduğunu sen söyleyemezsin..

Diğer konu..
Bir toplum içerisinde yaşıyorsanız,mutlaka çevrenizdeki insanların giyim kuşamından etkilenirsiniz..Çevrenizde başörtülü insanlar artıyorsa ve sizin de başınız açıksa,size yönelik bir toplumsal baskı oluşur..Bu baskıya dayanamayanlar örtünür..Akp döneminde başı açık olupta örtünen bir sürü bayan tanıyorum..Bunlar hep toplumsal baskı işte..Peki,bu durum nereye varıyor?İnsanların dindar görüntüsü altında aldatılmasına..Bu da maddi/manevi olarak toplumun çökmesine neden olur..
Bugün Türkiye bu duruma gelmiştir..Yani,çocuklara dini yurtlarda tecavüz edilmesinin sorumluları,sadece tecavüzcüler değildir..

Evet, sosyal baskı vb eleştirilerinde haklısın, sana katılıyorum. Ama bu türbanı yasaklama veya engelleme gerekçesi olamaz. Böyle bir sorun olabilir, ama bu sorunu bir şekilde aşacağız ve belki de aşıyoruz. Mesela radikal islam, dinci, bagnaz dindarlık zayıflıyor. Çünki şimdiki dindar geçinen iktidar partisi kötü sınav verdi. Dincilerin çeşitli icraatları dinciliği popülaritesini azalttı.

Onun dışında çıplaklığı ancak özel mekanlara bırakmak ve türbanla kiyaslamamak mantıklı. Tabii afrikada veya amazon ormanlarında bir kabilede yaşamıyorsak. :)

Ahlaksız
08-11-2017, 23:29
Onun dışında çıplaklığı ancak özel mekanlara bırakmak ve türbanla kiyaslamamak mantıklı.
Yazıyoruz ama boşuna:)
Türbanı niye özel mekanlara bırakmıyoruz?
Ben türbanla çıplaklığı kıyaslamıyorum..Türbana tanınan özgürlüğün,bu konularda farklı düşünen insanlara gösterilmediğini söylemeye çalışıyorum..
Türban veya sıkmabaş veya başörtüsü veya peçe..Adı neyse..Asla sokağa bu şekilde çıkılmamalıdır..Çünkü bu bir dini simgedir..Namaz takkesi gibi..Kafasında takke ile sokağa çıkan birisi,alenen Müslümanlığını ilan etmiş olur..Bu da az da olsa,bir toplumsal baskı yaratır..Ben bu toplumsal baskının yanlışlığından bahsediyorum..Yoksa banane kimin ne giyip giymediğinden..
Burada konu sadece Müslümanların örtüsü değil..Hristiyan kadınlar da örtünür..Bunu da unutmayın aman..Sonra ''islam düşmanı'' diye damgalanıyoruz..!

Ateist tek bir dine değil,tüm dinlere karşıdır ve hepsine aynı mesafededir..

Nero
08-11-2017, 23:51
Ben türbanla çıplaklığı kıyaslamıyorum..Türbana tanınan özgürlüğün,bu konularda farklı düşünen insanlara gösterilmediğini söylemeye çalışıyorum..
Türban veya sıkmabaş veya başörtüsü veya peçe..Adı neyse..Asla sokağa bu şekilde çıkılmamalıdır..Çünkü bu bir dini simgedir..Namaz takkesi gibi..Kafasında takke ile sokağa çıkan birisi,alenen Müslümanlığını ilan etmiş olur..Bu da az da olsa,bir toplumsal baskı yaratır...

Türbana tanınan özgürlük başka düşünen insanlara nasıl gösterilmiyor? Mesela sen istiyorsan başına şapka veya başka bir şey takarak dolaşabilirsin. Mesela bir huni takabilirsin ve kimse sana engel olmaz. Sadece güler. :)

Başına hiç bir şey takmadan dolaşabilirsin dışarıda. Ama yakın zamana dek yasaya göre dolaşamazdın. Şapka kanunu vardı ve bu kanun uygulanmıyordu. Eğer uygulanacak olsa tüm Türk erkekleri hapis... :)

Dinî simgeymiş... simgeyse simge, ne fark eder? Simge yapan da türbana karşı anlamsız bir direniş sergileyenler. Okullarda takılmasına direnenler. Üstelik türban biçimi de onların bu saçma çabasının beklenmeyen bir sonucu.

Nero
08-11-2017, 23:55
Bir de şunu ekleyeyim, simge konusuna: mesela bir türbanlı kadın memur... Bu kadın görevini yaptığı sürede türbanı sadece kendisini ilgilendirir. Mesela bir hasta bakıcı ise ve erkek kadın ayırmadan hastalara bakıyor, onlarla ilgileniyorsa tamamdır, orada zaten simge milce de kalmaz. Ama erkek hastaya bakmıyorsa, o zaman simgedir, o zaman sorun başlar ve sorunun çözümü de işine son vermektir.

Yoksa türban takmadan da erkek hastaya bakmayabilir ve yine işine son vermek gerekir.

Ahlaksız
09-11-2017, 00:04
Toplumsal baskı diyorum,baskı..Bu şey,sen istemesen bile gerçekleşir..Sen dini bir simge ile sokağa çıkamazsın..Çıkarsan,dini duruşunu belli ederek,dini duruşunu belli etmeyenleri etkilemiş olursun..Bu da kişiler arasında,düşünceler arasında bir farklılığa yol açar..Senin işte buna hakkın yok..
Yani benim demek istediğim LAİKLİK..
Herkes dinini kendi içinde,kendi evinde yaşasın diyorum..Din sokağa taşarsa,kafasında başörtüsü ile Tayyip'in götünün kılıyım diye bağıran kadınlar görürüz..

Nero
09-11-2017, 00:07
Toplumsal baskı diyorum,baskı..Bu şey,sen istemesen bile gerçekleşir..Sen dini bir simge ile sokağa çıkamazsın..Çıkarsan,dini duruşunu belli ederek,dini duruşunu belli etmeyenleri etkilemiş olursun..Bu da kişiler arasında,düşünceler arasında bir farklılığa yol açar..Senin işte buna hakkın yok..
Yani benim demek istediğim LAİKLİK...


İyi ama Batı'da gerçek bir laiklik var ve orada insanlar serbestçe boyunlarına haç takabiliyor. Bu da bir dinî simge. Ama sorun olmuyor. Kimse dinî simgenin laikliğe aykırı olduğunu orada dile getirmiyor. Çok saçma olurdu bu.

Ahlaksız
09-11-2017, 00:17
Boyuna haç takmak,başa örtü takmak gibi değil..Sokakta başını herkes görür ama boynunu kimse görmez..
Batıda veya başka bir ülkede tam anlamıyla laikliğin olduğunu sanmıyorum ama tabi ki Türkiye'ye göre çok iyiler..

Nero
09-11-2017, 00:21
Görsün yahu, ne zararı var? Kimse etkilenmez, merak etme. Zaten toplum bu sorunu çözmüş artık. Başı açık kadınlarla örtülü kadınlar barış ve uyum içinde yaşayıp gidiyor. Kimsenin bunu mesele yaptığı yok, tabii sizlerin dışında. İnsanları gerçek sorunları var.

Ahlaksız
09-11-2017, 00:28
Etkilenir..Bu kesin..Bu gerçeği reddedemezsin..Etkilenmek,beraberinde değişmeyi getirir..Bu sürecin sonu da katliam/tecavüz olur sadece..Irak gibi olur ülke..Türkiye'nin geleceği nokta da burası..

Dediğin gibi kimsenin umurunda değil bu..Benim de umurumda değil..Ben sadece gerçeği söylüyorum..Doğru olanı..Olması gerekeni..

Karaiskakis
09-11-2017, 05:43
Dinî simgeymiş... simgeyse simge, ne fark eder? Simge yapan da türbana karşı anlamsız bir direniş sergileyenler. Okullarda takılmasına direnenler. Üstelik türban biçimi de onların bu saçma çabasının beklenmeyen bir sonucu.

Ahlaksız'ın fikirlerine katılmıyorum. Fakat türban bireysel özgürlük kapsamında değerlendirilebilir olsa da onun kamusal alandaki varlığı bazı sorunlara yol açabilir. Özellikle de seninde itiraf ettiğin şekilde türbanın ihtiva ettiği simgesel dini mahiyet ve buna karşılık modern bir devletin taşıması gerektiği tarafsızlığı ilkesi göz önüne alınırsa.

Mesela bir müslümanla mahkemelik olduğunu düşün. Hakim ise türbanlı bir bayan. Hakimin tarafsız olabileceğine dair güvenin zedelenmez mi bu durumda? Bu Fenerbahçe Galatasaray maşına bir hakemin Fenerbahçe forması ile çıkması gibi bir şey. Dolayısı ile demokratik bir toplum içerisinde, sosyal hayatta türbanın kullanımına bir sınırlama getirilemez. Fakat kamusal alan söz konusu olduğunda hizmet alan ile veren ayrımına gidilmelidir. Özellikle devletin, yurttaşlarının dini,etnik, ideolojik aidiyetlerine karşı tarafsızlığını temsil etmesi gereken mekanlar söz konusu olduğunda.

Nero
09-11-2017, 09:40
Mesela bir müslümanla mahkemelik olduğunu düşün. Hakim ise türbanlı bir bayan. Hakimin tarafsız olabileceğine dair güvenin zedelenmez mi bu durumda? Bu Fenerbahçe Galatasaray maşına bir hakemin Fenerbahçe forması ile çıkması gibi bir şey. Dolayısı ile demokratik bir toplum içerisinde, sosyal hayatta türbanın kullanımına bir sınırlama getirilemez. Fakat kamusal alan söz konusu olduğunda hizmet alan ile veren ayrımına gidilmelidir. Özellikle devletin, yurttaşlarının dini,etnik, ideolojik aidiyetlerine karşı tarafsızlığını temsil etmesi gereken mekanlar söz konusu olduğunda.

Maçta takım formalı hakemle karşılaştırmak çok doğru olmaz. Bir maçta iki takım karşılaşıyor ve hakem de giydiği takım formasıyla, kendi tuttuğu takımı açıkça göstermiş oluyor.

Oysa mahkemede iki taraf karşı karşıya geliyor ve bu taraflar, müslümanlarla ateistler veya müslümanlarla hıristiyanlar vb değil; filanca kişiyle falanca kişi veya filanca şirket ile falanca şirket, devlet kurumu, vb...

Türbanlı hakimin, türbanlı kadın ile türbansız kadın arasındaki bir davada türbanlı kadının tarafını tutacağı, onu en azından daha fazla gözeteceği, kayıracağı düşünülebilir. Bu elbette haklı bir kaygı olur.

Maçtaki FB formalı hakem de kendi takımını kayıracak diye endişe edilebilir.

Ancak püf noktası şurada: o hakem tuttuğu takımın formasını giymeden çıktığında da taraf tutabilir, FB'yi kayırabilir. Bunu yaptığında, bunu sürekli ve aşırı biçimde devam ettirdiğinde hakemin maçı kurallara uygun yönetmediği gerekçesiyle şikayet edilmesi ve maçlardan uzaklaştırılması söz konusu olabilir.

Kadın hakim de başı açık çıktığında da başı örtülü veya başı kapalı kadınlardan birinin tarafını tutabilir ve onu kayırabilir. Hukuk kurallarına uygun davranmadığında hakimin kararına itiraz etmek ve üst mahkemeye taşımak mümkün.

Ancak Türkiye çok kutuplaştırılmış ve ayrışmış durumda bir ülke. Sırf bu nedenle hakimlerin giyimi konusunda sınırlama getirilebilir. İleride durum düzelinceye kadar belli kısıtlamalar yapılabilir. Buna kimse itiraz edemez.

Ama sırf başı örtülü diye kızları okullara almamak, okullarda ikna odaları kurmak, cumhurbaşkanlığı resepsiyonlarında hanımının başı örtülü diye eşsiz davetiyeler göndermek, seçilmiş türbanlı milletvekilini meclisten atmak insan haklarına aykırı ve utanılacak uygulamalardı.

Şimdi bu ayıp kalktı. Ne oldu? Kamu düzeni mi yıkıldı? Hayır. Sorun olmadı.

Esasen türbanlı kızların okula, işe, kamu dairelerine gidebilmesinin önünün açılması uzun vadede dinci kesime zarar verdi. Çünki gerçek radikal dinci kesim kadınların okumasına da çalışmasına da itiraz ediyor. Ama dindar kesimdeki kızlarımız, kadınlarımız türban takarak okula da gidiyor, işe de. Bu şekilde radikal dinciliğin toplumsal ve ideolojik zemini delinmiş oluyor.

pianola
09-11-2017, 19:12
Fark etmez ki... sonuçta ister şartlandırılmış olsun, isterse kendi özgür iradesiyle sonradan karar verip takmış olsun, bu onu ilgilendirir, bizi hiç bir şekilde ilgilendirmez. Bize söz düşmez.

çevresinde olup bitene duyarlı insanları ilgilendirebiliyor bu tür şeyler , yani, seni ilgilendirmemesi beni pek ilgilendirmiyor.. bir de senin "biz" dediğin nedir, bunu anlayamadım?

Bize düşen, ona saygı duymak, saygı göstermek ve bu arada sorarsa veya söz düşerse fikrimizi söylemek. Ben öyle yapıyorum.

senin ne yaptığın ya da neyi doğru tavır olarak nitelendirdiğin beni niçin bağlasın.. türban denilen simgeye saygı duymak bana düşmüyor , ve görebildiğin gibi de türban fenomenini türeten döngüye işaret ederek, ortada saygın denebilecek herhangi bir durum olmadığını da ifade ediyorum. arka sayfadaki yazışmamızda türbanın birincil ortaya çıkış koşuluna ,"baskı", "şartlandırma", "bilgisizlik" vesaire demiştik zaten, dolayısıyla buradaki -senin deyiminle- "istemenin" özerkliği gayet şüpheli görünmekte, zira konuştuğumuz gibi o kendisini önceleyen bilgisizliğin, baskının vb. sonucu olarak mümkün oluyor, yani özetle bir kurulmuşluktan bahsediyoruz.

bir şiir:
Çağımız insanının bir özelliği ise, fiilen yapılanı -bu yapılan ne olursa olsun- meşru göstermeğe çalışması; yapılanın "felsefesini" arkadan yapması. (İoanna Kuçuradi)

İslâmî forumda öyle yaptım. Hem sonuna kadar o iradeye saygı duyduğumu belirttim (...)

ne iradesi bu? "milli irade" mi yoksa:)

Doğru tavır budur, bu olmalıdır. Yoksa klasik elitist kemalist çevreler gibi ikna odaları kurarak, kadınları örtünmüşken bazı kamu kuruluşlarına almayarak, örtülü kadınlara öcü muamelesi yaparak ötekileştirici ve itici tavır akmak bize yakışmaz.

birilerini ötekileştirmekten bahsetmiyorum. homo sapiens adlı biyolojik varlık kipinin bilişsel cehlinden istifade eden ve böylece onun varoluş tarzlarını yücelterek bunları bireyler için birer ödev haline getiren her türden dünya paraziti metafiziğe karşı çıkmak, böylece bu metafiziklerin ürünü olan ideolojik güdümlerin dairesel biçimde tekrar tekrar ürettikleri faşizmlerin -en azından- hızlarının kesilmesine küçük de olsa katkıda bulunmak gerekiyor. bu bir ötekileştirme değil , özgürleştirme talebidir...

Ahlaksız
09-11-2017, 19:12
Ahlaksız'ın fikirlerine katılmıyorum. Fakat türban bireysel özgürlük kapsamında değerlendirilebilir olsa da onun kamusal alandaki varlığı bazı sorunlara yol açabilir. Özellikle de seninde itiraf ettiğin şekilde türbanın ihtiva ettiği simgesel dini mahiyet ve buna karşılık modern bir devletin taşıması gerektiği tarafsızlığı ilkesi göz önüne alınırsa.

Mesela bir müslümanla mahkemelik olduğunu düşün. Hakim ise türbanlı bir bayan. Hakimin tarafsız olabileceğine dair güvenin zedelenmez mi bu durumda? Bu Fenerbahçe Galatasaray maşına bir hakemin Fenerbahçe forması ile çıkması gibi bir şey. Dolayısı ile demokratik bir toplum içerisinde, sosyal hayatta türbanın kullanımına bir sınırlama getirilemez. Fakat kamusal alan söz konusu olduğunda hizmet alan ile veren ayrımına gidilmelidir. Özellikle devletin, yurttaşlarının dini,etnik, ideolojik aidiyetlerine karşı tarafsızlığını temsil etmesi gereken mekanlar söz konusu olduğunda.
Akp'li bir Müslümandan beklenmeyecek bir mesaj olmuş..Hayret:)
Benim söylediğim şey tabi ki Türkiye'de olmayacak bir şey ama kamu kurumlarına dini simge olmadan girmek hayata geçirilmeli tekrar..Yoksa bu gidiş,gidiş değil..
Yurtdışında gelen bir bayan,Türkiye'deki bir camiye turistik amaçla gireceği zaman,kendine özen gösteriyor,giyiminde ufak değişiklikler yapıyor..Tamamen saygıdan veya tepki çekmemek adına..
Türkiye'deki kadınlar da bir kamu kuruluşuna girdikleri zaman,kendilerinde ufak değişiklikler yapsalar,çok mu kötü olur?!
Dışarıda herkes inancı gereği giyinsin hadi,bari kamuya/devlete bir saygı olsun..Değil mi ama..Devletin olduğu yere,kendi inancını sokarsan eğer,o devlet çatırdar..Bugün olan da budur..

Nero
09-11-2017, 20:17
çevresinde olup bitene duyarlı insanları ilgilendirebiliyor bu tür şeyler , yani, seni ilgilendirmemesi beni pek ilgilendirmiyor.. bir de senin "biz" dediğin nedir, bunu anlayamadım?

senin ne yaptığın ya da neyi doğru tavır olarak nitelendirdiğin beni niçin bağlasın.. türban denilen simgeye saygı duymak bana düşmüyor , ve görebildiğin gibi de türban fenomenini türeten döngüye işaret ederek, ortada saygın denebilecek herhangi bir durum olmadığını da ifade ediyorum. arka sayfadaki yazışmamızda türbanın birincil ortaya çıkış koşuluna ,"baskı", "şartlandırma", "bilgisizlik" vesaire demiştik zaten, dolayısıyla buradaki -senin deyiminle- "istemenin" özerkliği gayet şüpheli görünmekte, zira konuştuğumuz gibi o kendisini önceleyen bilgisizliğin, baskının vb. sonucu olarak mümkün oluyor, yani özetle bir kurulmuşluktan bahsediyoruz.

bir şiir:
Çağımız insanının bir özelliği ise, fiilen yapılanı -bu yapılan ne olursa olsun- meşru göstermeğe çalışması; yapılanın "felsefesini" arkadan yapması. (İoanna Kuçuradi)

ne iradesi bu? "milli irade" mi yoksa:)

birilerini ötekileştirmekten bahsetmiyorum. homo sapiens adlı biyolojik varlık kipinin bilişsel cehlinden istifade eden ve böylece onun varoluş tarzlarını yücelterek bunları bireyler için birer ödev haline getiren her türden dünya paraziti metafiziğe karşı çıkmak, böylece bu metafiziklerin ürünü olan ideolojik güdümlerin dairesel biçimde tekrar tekrar ürettikleri faşizmlerin -en azından- hızlarının kesilmesine küçük de olsa katkıda bulunmak gerekiyor. bu bir ötekileştirme değil , özgürleştirme talebidir...


Sırayla cevap vereyim. Biz deyince tüm makul insanları kastediyorum, "ilgilendirmez"den kastımın duyarlılıkla ilgili olmadığı da açık. Yani biz karışamayız insanların tercihine, bunu demek istiyorum ve bence sen de bunu böyle anlıyorsun. Sırf cevap olsun diye öyle çarpıtmaya kalkıyorsun.

Türban denilen simgeye değil, onu takan insanın tercihine saygı duyman isteniyor senden. Tabii senin için çok zor olmayacaksa. "Duymam" diyorsan sana da saygı duyulmaz, bilesin.

"İstemenin özerkliği" şüpheli de olsa, kesin de olsa, yapılacak şey açıktır: Kabul etmek, saygı duymak... Kimin özgür iradesiyle taktığını, kimin mecburen taktığını bilemezsin. Mecburen takan birini biliyorsan konuşur, çıkarmasını sağlamaya çalışırsın.

Küçük çocukların beyin yıkamaya maruz kalmasından rahatsız oluruz ve onları okullarda, bilimin yol göstericiliğinde eğitmeye çalışırız. Ama yasal olarak engel olamayız.

Kucuradi'nin sözü güzel, ama senin görüşünü desteklemiyor. Aksine, senin görüşüne de bu sözle itiraz edilebilir. Türban takanlara karşı engelleyici ve yasaklayıcı tavrın meşru gösterilmeye çalışılması... arkasından felsefesinin yapılması...

Millî değil, bireyin iradesi... Takmak istiyorsa takar, seni beni bağlamaz. Tek kelime etmeye hakkımız yok. Bu kadar!..

"Faşizmin hızının kesilmesine küçük de olsa katkıda bulunmak" için simgelere karşı mücadele verilmez, faşizmin kendisine karşı mücadele verilir.

Simgelerle savaşanlara ne denir biliyorsun, değil mi? Don Kişot denir. O da kapitalizmin simgesi olan yel değirmenlerine karşı savaşıp komik duruma düştü. Sizler de dindarlığın ve dinciliği simgesi olan türbana karşı, bir simgeye karşı mücadele ederek faşizmin hızını kesmekten söz ediyorsunuz. Oysa ters tepkiyle ona katkı sağlıyorsunuz. Yel değirmeninin kırılması nasıl ki kapitalizmin gelişimini engelleyemedi, hızını kesemedi, sizin bu türban karşıtlığınız da dinciliğin hızını kesemez.

"ictenlik"
09-11-2017, 21:55
merak ettiğim türban yani tesettürün günümüzdeki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz?Türbanı bir özgürlük olarak görmek mümkün mü?
Aslında bu konunun çıkışı başka bir tartışmayla başladı ve bende burda sizin görüşlerinizi de almanın iyi olabileceğni düşündüm..

türban nedir? sorusu türban'ın ne olduğuyla yanıtlanabilir
türban örtünmektir -örtülü olanın saklı tutulmasıdır..

örtünmek/örtmek ise gizli olanı saklı tutmaktır
ayıpsal gizlilik, örtünme kaçınma ya da açılmamışlık (bir çiçek gibi) bakirlik ya da softalık ya da saklanma
ya da bir taş gibi soyunamazlık ve kılıfını delemezlik/aşamazlık
işte bunların sembolüdür
korkak çekiniklik/ateşe bakamazlık
muhafazakarlık dediğimiz olgunun (oradaki muhafazanın/muhafızın ve muhafaza edilenin) ve değişimsizliğin de olgusu ve yansısıdır...

...
türbanlamak sarmak/kuşatmak-gizlemek
görünmekten utananın saklanması;
bir de açmamışın ve olgusuzun ,kendini gözetemeyenin ve gösteremeyenin saklılığı;

türban bir saklanma biçimidir ama ne yazık ki o karalar apaçık gözküyor
saklının açıklığıdır türban;;

Turban kendini gorunmez sanmak ya da mahrem olmayanı mahrem sanmak gibi bir sey..

Seks cagrıstırıyor.herseyiyle seks cağrıştırıyor.
Haremine mahremine ve ozeline alma- gizlem

Turban seksin özgürlüğünü simgeliyordur..

Karaiskakis
10-11-2017, 07:59
Maçta takım formalı hakemle karşılaştırmak çok doğru olmaz. Bir maçta iki takım karşılaşıyor ve hakem de giydiği takım formasıyla, kendi tuttuğu takımı açıkça göstermiş oluyor.
Oysa mahkemede iki taraf karşı karşıya geliyor ve bu taraflar, müslümanlarla ateistler veya müslümanlarla hıristiyanlar vb değil; filanca kişiyle falanca kişi veya filanca şirket ile falanca şirket, devlet kurumu, vb...
.

Benim lafımın üstüne laf söyleme, çarpılırsın koçum. Bak şimdi aslanım, bir mahkemedeki davalı veya davacı; bir din adamı, bir dini kurumun temsilcisi veya dini bir düşüncenin kanaat önderi olabilir. Bu durumda karşısındaki tarafın türbanlı bir hakim görmesi halinde, verilecek kararın objektifliği ve adaleti konusunda şüpheleri hasıl olabilir. Dolayısı ile mesele senin o sığ bakış açınla ifade ettiğin şekli ile iki tarafın karşı karşıya gelmesi kadar basit olmayacaktır. Bunun önüne geçilebilmesinin yoluda adalet mekanizmasını temsil eden şahısların, özde olduğu kadar görünüşte de devletin yurttaşları karşısındaki tarafsızlığını temsil edecek şekilde mahkemede bulunmalarıdır.

Ancak püf noktası şurada: o hakem tuttuğu takımın formasını giymeden çıktığında da taraf tutabilir, FB'yi kayırabilir. Bunu yaptığında, bunu sürekli ve aşırı biçimde devam ettirdiğinde hakemin maçı kurallara uygun yönetmediği gerekçesiyle şikayet edilmesi ve maçlardan uzaklaştırılması söz konusu olabilir.

Tabi ki bu da olabilir. Fakat söz konusu hakemin maça Fenerbahçe forması ile çıkması, vereceği kararlar adilane olsa bile kamu vicdanında kabul görebilmesini zorlaştıracaktır. Dolayısı ile her zaman vereceği kararlar tartışma konusu yapılacaktır. Bunun gibi türbanlı hakimlerin vereceği kararlarda, adil olsalar bile, toplum nezdinde tarafsız olup, olmadığı konusunda her zaman sorgulanacak, hatta belkide devletin tarafsızlığının aşındırılacağı kaygısı ile adalete olan güven zedelenecektir.

Kadın hakim de başı açık çıktığında da başı örtülü veya başı kapalı kadınlardan birinin tarafını tutabilir ve onu kayırabilir. Hukuk kurallarına uygun davranmadığında hakimin kararına itiraz etmek ve üst mahkemeye taşımak mümkün.

Daha önceki mesajlarında türbanın dini bir simge olduğunu kabul edercesine, ''dini simge olsa ne olur'' dememişmiydin sen? Halbuki başın açık oluşunun herhangi bir anlayışı, dini veya ideolojiyi simgeleyen bir yönü yoktur. Dolayısı ile türban ile kıyaslanamaz.

Ama sırf başı örtülü diye kızları okullara almamak, okullarda ikna odaları kurmak, cumhurbaşkanlığı resepsiyonlarında hanımının başı örtülü diye eşsiz davetiyeler göndermek, seçilmiş türbanlı milletvekilini meclisten atmak insan haklarına aykırı ve utanılacak uygulamalardı. Şimdi bu ayıp kalktı. Ne oldu? Kamu düzeni mi yıkıldı? Hayır. Sorun olmadı.

Ben bunların doğru olduğunu söylediğimi hatırlamıyorum. Bilakis bu uygulamaları en şiddetli bir şekilde tenkit eden insanlardan birisiyimdir. Türbanlı bayan öğrencilerin eğitim hakkının elinden alınmasının, üstelik üniversite gibi özerk bir alanda bunun yapılmasının savunulacak bir yanı yoktur. Zaten bu sebeple türban söz konusu olduğunda hizmet veren ve alan ayrımına gidilmesi gerektiğini dile getirdim.

Nero
10-11-2017, 10:04
Benim lafımın üstüne laf söyleme, çarpılırsın koçum. Bak şimdi aslanım, bir mahkemedeki davalı veya davacı; bir din adamı, bir dini kurumun temsilcisi veya dini bir düşüncenin kanaat önderi olabilir. Bu durumda karşısındaki tarafın türbanlı bir hakim görmesi halinde, verilecek kararın objektifliği ve adaleti konusunda şüpheleri hasıl olabilir. Dolayısı ile mesele senin o sığ bakış açınla ifade ettiğin şekli ile iki tarafın karşı karşıya gelmesi kadar basit olmayacaktır. Bunun önüne geçilebilmesinin yoluda adalet mekanizmasını temsil eden şahısların, özde olduğu kadar görünüşte de devletin yurttaşları karşısındaki tarafsızlığını temsil edecek şekilde mahkemede bulunmalarıdır.

... hakemin maça Fenerbahçe forması ile çıkması, vereceği kararlar adilane olsa bile kamu vicdanında kabul görebilmesini zorlaştıracaktır. Dolayısı ile her zaman vereceği kararlar tartışma konusu yapılacaktır. Bunun gibi türbanlı hakimlerin vereceği kararlarda, adil olsalar bile, toplum nezdinde tarafsız olup, olmadığı konusunda her zaman sorgulanacak, hatta belkide devletin tarafsızlığının aşındırılacağı kaygısı ile adalete olan güven zedelenecektir.

...Halbuki başın açık oluşunun herhangi bir anlayışı, dini veya ideolojiyi simgeleyen bir yönü yoktur. Dolayısı ile türban ile kıyaslanamaz.

...Türbanlı bayan öğrencilerin eğitim hakkının elinden alınmasının, üstelik üniversite gibi özerk bir alanda...


Adın çıkmış trole, inmez üyeye... Kışkırtıcı olacağını sanarak yazdığın çok belli olduğu için beklediğin tepkiyi alamıyorsun. Ancak çok sazan olanlar oltana takılıyor. Gerçi dün Ahlaksız da takılmış biraz ama... :)

Yine de yazdıkların fikir değeri de taşıdığı için cevaplıyorum.

Birinci paragrafına cevabım bu sorunu kabul etmekle birlikte, çözüm olarak basit bir öneri geliştirmek şeklinde olacak. ABD'de var; redd-i hakim hakkı. Türbanlı hakimi o davada kabul etmemek şeklinde bir çözüm geliştirilebilir. Bu olamıyorsa dediğin sorunu ben de kabul ettiğim için, bu sosyal sorun çözülene dek, hakimlerin türban takmasının yasak olarak kalmasını kabul ederim.

Ancak "özde" kısmı kolayca gerçekleşmeyecektir. Özde nasıl olduğunu ancak uygulamalarına bakarak anlayabileceğiz. Bu da sağlıklı işleyen bir iç denetim mekanizması ile mümkün olur ki, Türkiye'de sağlıklı işleyen kurum ve mekanizma çok çok azaldı artık.

İkinci paragrafında, evet takım formalı hakem her zaman şüphe doğuracaktır. Çünki o forma, karşılaşan iki takımdan birini temsil ediyor. Yani bir takımın simgesi. Oysa türban islamî bir eğilimin simgesi. O islamî eğilim ise dava konusu değil. Mahkemeler türban takmayı benimseyen dindar islamî çevreleri dava konusu yapmıyor. Bu kesimin taraf olduğu dava olursa da, dediğim gibi, redd-i hakim kurumu ile bu sorun çözülebilir.

"Halbuki başın açık oluşunun herhangi bir anlayışı, dini veya ideolojiyi simgeleyen bir yönü yoktur. Dolayısı ile türban ile kıyaslanamaz." Doğru... Her kesimden insan başı açık olabilir. Başın açık olması günümüzde bir simge, bir gösterge, bir işaret değil. Bu nedenle türbanla kıyaslanamaz. Ama zaten ben de bunları kıyaslamadım. Ben sadece başının açık olmasının onun eğilimini yansıtmadığını belirttim.

Ama ileride diyelim ki açık başlı olmak da bir simgeye dönüştü. Diyelim ki ileride (olmaz ya) katı ideolojik-dinci kurallar yerleşti ve kadınların türban, erkeklerin de takke takması kural, başın açık olması ise istisna oldu. Başı açık sokağa çıkmak aynı şimdi türbanda olduğu gibi bir işaret, bir gösterge, bir simge gibi oldu. O zaman ne olacak dersin?

O zaman da şimdiki dinciler, şimdi sizin bu argümanlarınızı aynen alıp size karşı kullanacaklar. "Başı açık olmak bir simgedir" diyecek ve başı açık hakim olmasın isteyecekler.

Görüyorsun değil mi, dayanaklarınızı böyle ele alıp çürütüyorum. Temeli zayıf olunca bu iş kolay oluyor. :)

"Türbanlı bayan öğrencilerin eğitim hakkının elinden alınmasının, üstelik üniversite gibi özerk bir alanda..." Üniversiteler özerk mözerk değiller ya, yine de özerklikle ilgisi yok bunun. Hastaneler de bir kamu kuruluşu ve özerklik orada söz konusu değil. Ama türbanlı hasta içeri alınmayacak mıydı?

Üniversitelere uzun süre türbanlı öğrenci alınmaması, türbanlı kız öğrencilerin uzun süre ilahiyat fakültelerine bile perukla veya başını açarak girmek zorunda kalması bu ülkenin, eski kemalist rejimin bir ayıbıdır. Buna hiç birinizi tek laf etmiyorsunuz. Sen bunu savunmamış olabilirsin belki, ama bunu savunan veya bunu açıkça kınamadan geçiştiren insan çok.

şimdi bir normalleşme var ve buradan geriye zaten dönüş artık imkansız. Asıl sorunlarımıza odaklanmamız gerekir. O da yukarıda da belirttiğim gibi, meslekî ve kurumsal çürüme... Bu çok daha büyük bir sorun. Hiç bir meslek, hiç bir meslek örgütü, hiç bir kurum, sağlam görünmüyor. Şehirlerimizin hâli, meslek odalarımızın hâli, adalet kurumumuzun hâli hep ortada, berbat!..

Karaiskakis
11-11-2017, 10:43
Adın çıkmış trole, inmez üyeye... Kışkırtıcı olacağını sanarak yazdığın çok belli olduğu için beklediğin tepkiyi alamıyorsun. Ancak çok sazan olanlar oltana takılıyor. Gerçi dün Ahlaksız da takılmış biraz ama... :)


Bak koçum, sahip olduğum entelektüel birikim göz önüne alınırsa benim herhangi bir konuda ettiğim bir kelamın üzerine senin söyleyebileceğin tek sözcük; ''haklısınız efendim'' veya ''siz daha iyi iyi bilirsiniz efendim'' olabilir. Aksi bir tutumunu şahsıma yönelik bir saygısızlık olarak addederim. Bu sebeple senden ricam haddini bilmen ve karşında benim gibi bir aydın olduğunu göz önünde bulundurarak hareket etmendir.

dediğin sorunu ben de kabul ettiğim için, bu sosyal sorun çözülene dek, hakimlerin türban takmasının yasak olarak kalmasını kabul ederim.

Aferin, yavaş yavaş savunduğun saçma sapan fikirleri (gerçi bunların ne kadar fikir kapsamında telakki edilebileceği muğlaktır ya neyse) bırakarak, benim ifade ettiğim doğruları kabul etmeye başlıyorsun.

İkinci paragrafında, evet takım formalı hakem her zaman şüphe doğuracaktır. Çünki o forma, karşılaşan iki takımdan birini temsil ediyor. Yani bir takımın simgesi. Oysa türban islamî bir eğilimin simgesi. O islamî eğilim ise dava konusu değil. Mahkemeler türban takmayı benimseyen dindar islamî çevreleri dava konusu yapmıyor. Bu kesimin taraf olduğu dava olursa da, dediğim gibi, redd-i hakim kurumu ile bu sorun çözülebilir.

Reddi hakim uygulaması Türkiye'de de var. Fakat çok çok istisna hallerde kabul edilir. Öyle her canı isteyenin hakim değiştirilme talebi kabul görmez. Türkiye'de de bu böyle, Amerika'da da bu böyledir.

Diğer yandan dava konusu İslamcılık veya onun yön verdiği düşünceler olmasa bile herhangi bir konudaki herhangi bir davada, taraflardan birisinin o eğilime mensup olması, sözünü ettiğim sakıncaların doğması için yeterlidir.

Ama ileride diyelim ki açık başlı olmak da bir simgeye dönüştü. Diyelim ki ileride (olmaz ya) katı ideolojik-dinci kurallar yerleşti ve kadınların türban, erkeklerin de takke takması kural, başın açık olması ise istisna oldu. Başı açık sokağa çıkmak aynı şimdi türbanda olduğu gibi bir işaret, bir gösterge, bir simge gibi oldu. O zaman ne olacak dersin?O zaman da şimdiki dinciler, şimdi sizin bu argümanlarınızı aynen alıp size karşı kullanacaklar. "Başı açık olmak bir simgedir" diyecek ve başı açık hakim olmasın isteyecekler.


Burada da saçmalamışsın. Bugün insanlığın ulaştığı evrede teokratik rejimlerin, taşıdıkları anti-demokratik, gerici ve çağ dışı yapıları hasebiyle bir meşruiyetleri bulunmamaktadır. Dolayısı ile bu tür rejimler ile çağdaş ve demokratik rejimleri kıyaslama çabaların gülünç...

Hastaneler de bir kamu kuruluşu ve özerklik orada söz konusu değil. Ama türbanlı hasta içeri alınmayacak mıydı?

Tartışmanın ta en başında, ''Türban serbestisi konusunda hizmet alan ile veren ayrımına gidilmelidir'' demiştim. Ya yazdıklarımı okumuyor ya da okuduğunu algılayamıyorsun.

Nero
11-11-2017, 11:56
Bak koçum, sahip olduğum entelektüel birikim göz önüne alınırsa benim herhangi bir konuda ettiğim bir kelamın üzerine senin söyleyebileceğin tek sözcük; ''haklısınız efendim'' veya ''siz daha iyi iyi bilirsiniz efendim'' olabilir. Aksi bir tutumunu şahsıma yönelik bir saygısızlık olarak addederim. Bu sebeple senden ricam haddini bilmen ve karşında benim gibi bir aydın olduğunu göz önünde bulundurarak hareket etmendir.


Bir önceki mesajında da trollük espiriler vardı ama fikir de olduğu için cevap vermiştim ama bunda tekrar dışında fikir yònü pek yok. Ben de tekrara düşmemek için o kısımlara değinmeyeyim.

Onun dışında bu tür esprilerin beni kızdırmayacağını, provoke etmeyeceğini, dolayısıyla seni eğlendirmeyeceğini anlamış olman gerekirdi. Bunu senin yaşca henüz genç, tecrübece henüz yetersiz olmana bağlıyorum. Ne de olsa okul, dersler, ağır öğretim müfredatı ve sık sık çıkan seyahatler, senin forumlar dünyasında yeterli deneyim kazanmana fırsat vermemiş olmalı. Ama başlangıç olarak ümit vadediyorsun. :)

Bir de, sen eskiden eski Türkçeyi de zarif biçimde kullanırdın, onu neden terkettin? :)

Karaiskakis
11-11-2017, 12:47
senin forumlar dünyasında yeterli deneyim kazanmana fırsat vermemiş olmalı.

Bir de, sen eskiden eski Türkçeyi de zarif biçimde kullanırdın, onu neden terkettin? :)

Forum dünyasında yeterli deneyimin yok diyorsun ama sonra eskiden forumda Türkçeyi zarif bir şekilde kullanırdın, diyorsun. Bir karar ver istersen.

Nero
11-11-2017, 19:34
Forum dünyasında yeterli deneyimin yok diyorsun ama sonra eskiden forumda Türkçeyi zarif bir şekilde kullanırdın, diyorsun. Bir karar ver istersen.


Ben trolün de zeki, çevik ve doğru anlayışlı olanını severim. Ben sana "eskiden forumda Türkçeyi zarif bir şekilde kullanırdın" demedim, ben sana "eskiden eski Türkçeyi de zarif biçimde kullanırdın" dedim. İşte acemilik!.. İyi oku, doğru anla... :)

"ictenlik"
05-12-2017, 03:48
-yorum 1-

bilmiyorum; karalar ardından bakan kara kadınlar, dünyayı gizemli/cazibeli bir yer haline getiriyor sanırım
yani onlara göre düşünsenize çözecek/aşılacak -özgürleşecek- çok yol var

ya da onlara göre düşünsenize!
modern sahte hayatlarımızı satın almak için ve yerine geçmek için çok yol katedecekler ama çok şey de feda etmeye hazır olacaklar gibi

onlara göre sanırım modern dünya, tanrı çocuklarının/yer verilmişlerin sahte yaşamı!

bu çölistan ya da çölbistan insanlarının ve çölya dünyasının ve ülkesinin sahte yaşamı ve sahte cenneti içinden buralar gerçek bir ekstra cennet
dünya bu konforu sunuyor olacak -sıkı pazarlayın/satın!

çölya insanlarına mülk satarken kadınlarının kapalı olmasına dikkat edin!

eğer gerçek bir kaç çölya insanının ve kadınının içinden dünyayı gözetebilsem/olan bitene bakabilsem anlardım!
ama gördüklerim/göreceklerim beni geriye çekecekti!
üzerime dikilmiş gözler!

eğer birisi sana/üzerine oryantalist bir cazibe ve ılımlı bir kölelik yumuşakbaşlılık yöneltiyorsa geri adım atarsın
eğer modern hayatını satın almak için bir şey ödemiyorsa geri def edersin sanırım
yani özgürlüğünü satın almak karşılığında kölelik ve özgürleştirilme karşılığında itaat ve uyum
özgür bir kadını kim ister!

cinsellik, her türlü pornografi, tecavüz haberlerinden gizli haz duyma-onama, her türlü haremsel /cariyesel içkomplo insana dair.
bu gerçeklikte bunlar

-yorum 2-
doğada örtünen bir hayvan yok-insan yarattığı sosyal araçları ne hale getirmiştir.

insan yarattığı sosyal araçları (sosyal sürtünmeyi-sosyal süslemeyi) ne hale getirmiştir

özgü davranış ilk yorumlama da, hareme alma çağrıştırıyor/mahreme alma, tutma-
birinin mahremine özeline girme /cinsel sahiplik,

yani güçlü olan ile seks bağı kurma gibi ilinti
ya da sahip olanın ve bir kişinin cinsel ipoteğine -idaresine girme
ki seksin kontrol altına alınması
kişini cinsiyetinin ve cinselliğinin sahiplenmesi/özellenmesi-bölüşülmemesi

cinsel kısıtlama bu anlamda

doğada güçlüler seks bağı kuruyor
seksi özellerse/genellerse herkesle yatar
ikinciye yaretmiyor
açık çözümleme

cinselliği sakınma erkek üzerinden (egemen üzerinden) yürütülen bir faaliyet gibi
ya da doğal istem gibi

cinsel kapanıklık aynı zamanda sosyal kapanıklığın/örtüklüğün de sembolü
cinsin bölüşülmemesi-özelin bölüşülmemesi aynı zamanda sosyal örtüklük/iletişimsizlik
ama aynı zamanda cinsel örtünmeler-cinsel suçlamalar

sanırım kapalı bir toplumda bunu yapmazsa herkesin malı olur ya da güçlünün malı olur
kendini de haremleme

"ictenlik"
04-05-2018, 17:59
Müslüman Ateist Deist Din Bilim Tarih Ve Felsefe Tartışma Platformu Facebook Group

Soran:
Başörtüsü hakkındaki düşünceleriniz neler?Dinlere göre tesettür nasıl değişyor ? Modern çağda başörtülü olmak sizce nasıl? (bunu sadece islamla sınırlandırmayın yada türkiyedekilerle)

Açan/Yanıtlayan
Bunu yorumlamıştık ve bunu seveceğinizi sanmıyorumz...o yüzden pas -erte- geçiyoruz.. Gizlemin uyardığı haslık. bir de tarihsel gerçeklik ekli ancak bu kadar...
Gizlemce oynamak, birinci yanıt. Yani saklanıp bulunmak. Bedeni örterek yapılan.-bedeni örtmekten taşan. çocuksal saklambaçın sembolik beri çekilmesi yorumsalı 1 .Bunu açarsak erojen/seksüel açıma, temalara gidiyor ve sembolizma yoruyor sizi yoracak.. o yüzden es..

İkinci mitolojik kayıt ve incelemeye gider. Örtünme kültürünün nedenlerinin/geçmişinin incelenmesi, kimlerin niye örtündüğü.. ve bu tarihsel bilinci belleği ve bunun nesilsel belleksel aktarımını da içe ve hesaba katardı. Bununla birleştirmek gerekir.. Bunu da sevmeyecektiniz.. Daha öne başka yerlerde yorumladık.. Zamanla çözümleyin..

sahiplenme kavramı buna eklenebilir. sahiplenip saklama, kendine özelleme..bu kavram açılırsa bu da sevilmeyecek

-- ifade olunanın anlanmaması yorumları
-- anlanmasının sevilmesi iyi ve güzel olacağı yorumları

Açan/Yanıtlayan:
Eski çağlarda kadın insanlar örtünme ya da saçı boyama gibi durumlarla ayrıştırıldı-mış

Sümerler'e dayandırıyorlar başörtüsünü..

Soran:
Eskide de mi varmış?
Bunu bilmiyordum öğrenmiş oldum..

Açan/Yanıtlayan:
Rahibeler örtünüyormuş. Din adamları ve insanları-kadınlı erkekli yani iki taraflı.Hristiyanlıkta bu gelenek sürer. iki taraflı..

-------------------------------

Açan/Yanıtlayan
Modern toplumda/toplumlarda ise insanın karanlığını ve bilgisizliğini simgeler. Aslında içtekini ve içte saklı tutulanı.. Bunun gibi bedensel örtünme tinsel örtünmeyi -gizlemi- (gizlem uyandırma ve çekimi/cezbetmeyi de) simgeliyor... İyi bir Psikanalizden bir şey saklanmayağını biliyoruz oysa....

Bir kedinin örtündüğünü düşünün ve bazı kedilerin... O zaman dediğimi anlayacaksınız...

Şimdi insanları komple kedilerle değiştirin..

Örtünme yada farklı örtünme ve giyiniş adeti toplum önünde bir grubu seçilir ve tanınır kılma düşüncesinden geliyor ve ve yola çıkıyor eski çağlara kökleniyor..
Yani marangoz farklı giyinirse kimin marangoz olduğunu tanırsın.bu kadar.anlaştık mı?

Yani sosyal sonuçta da siz müslüman gibi örtünerek kimin müslüman kadını ya da örtünen müslüman kadını olduğunu (uygun yakın, benzer ve özdeş kitleyi) bakarak ve görerek tespit edebiliyorsunuz..
Trabzonlu bir arkadaşım vardı. bir arabanın plakası 61 ise onu mutlaka görür okurdu ve seçerdi

Kadın insanı ya da insan kadının/kadınının giyiminde kedi giyiminden çok farklılıklar var .Bu dediğimi anlamanın yolu.anlatmanın yolu-anlaşmanın yolu... Yani ontolojik-filozofik bağlamımı ve çözümümü açıklamamın, bulacağım yolu şimdilik bu gibi gözükmektedir.... Türsel insan türü doğadan kopmuştur. ve hala örtünmeyen ya da çok çok az örtünen kabileler ve insan gruplarıda vardır... türsel evcilleşim ve içerik modern hayata geçiş insanı.. İnsan grupları doğada yaşıyordu ve ipeği işleyemiyordu bunu unutmayın-modern kütle yıkılırsa ne olacak? doğada açık-açıkta bizbize başbaşa kalacağız... bu yüzden de aslında arada bazı imler olmadan da daha açık söyleşebiliriz.. eğer dinleşmekte/dinlemekte isterseniz...

Biraz Freud okunmalı belki olaysal çözümü için....

Alone Star
08-05-2018, 20:39
Basin degil ruhun ortulu olsun.

ilahimasal
30-12-2023, 21:23
Konuya şu şekilde bakmak da yarar var.

Baş örtülü bir kadının iddiası , başında ki örtüyü dinin inancı olarak takıyorum demesidir.
Peki bu kadın , islam dinin hüküm ettigi bir yerde , başında ki örtü ile ki örtüsüz diyemiyorum islama göre kesinlikle yasak iken , islama ait kamu kurumun da ornek olarak hakimlik( kadılık ) makamın da görev yapabilir mi ?

Bu sorunun cevabı kesinlikle asla mümkün değildir. Yani hayır.

1400 senelik islam tarihinde mhmd hikayesinin anlatıldıģı asrı saadet döneminde , daha sonrasindan halife devleti osmanlı hanedanliğınin son bulmasına kadar , hakim ( kadı) sıfatlı bir kadın olmamıştır. 1400 sene boyunca Şayet hakim( kadı ) sıfatı ile bir kadın varsa buyurun yazın.

Esas gelmek istediğim mesele ise şu ;
Günumuzde başında örtü ile bir kadın hakimlik ( kadılık) yapiyorsa , bu durum kadının islam dinin esas ve hükümlerini çiğnemesi anlamına gelir .
Yani , kadın kendi inancına ihanet ediyor demektir.
Samimi İslam dini mensubu bir kadın asla ve asla dininin kendisine layık görmediği bir hususta bu makama oturmamalidir çünkü inancı ile çelisir.

Bu müslüman kadın sadece İslam hükümlerinin geçerli olmadığı bir yönetim de hakim (kadı ) olabilir.

Zurnanın zırt dediği yerde tam burasıdır.
Bu müslüman başörtülü hakim ( kadı) kadının , kendi dini ile çelişkiye düştüğü noktada ortaya çıkan ve kendilerini haksızlık edildigini soyleyen islamcılar , ki biz onlara SIYASAL ISLAMCI diyoruz. Şöyle diyorlar ; " başörtüsü mağduriyetimiz var , kadinlarımiz baş örtüsü ile kamu KURUMLARINDA çalısamiyor " bu çok büyuk bir yalan ve aldatmacadır. Çünkü bir kadın islama göre hakim ( kadı) olamaz. Siyasal islamcılar Bunu çok iyi biliyorlar.

Şu an da tum kamu kurumlarında başörtülü kadınlar çalışıyor ve hakim(kadı) olabiliyorlar. Bu kadinlar asla ve asla vaz geçmedikleri allahlarınin emri olan başörtüsünden vaz geçmedikleri gibi yaşadiklari devletin dini bir yonetimle yani ŞERİATLA yonetilmesinden de vaz geçmediler.

Var sayalım ki , velevki devlet şeriat devletine dönüşsün , dönüşünce o başortülü kadın , o makamdan yani hakimlikten ( kadılıktan) söküp atılacak ve tabiki islamın ona verdigi , hakketiği eve kapatılacak. Degil kamuda ,sokakta bile yerleri musade edildigi kadar olucak.
Baş ortülü kadınlar Gercekten de bu duruma düsmek isterler mi yada DINLERİNI GUNCELLEYİP kamu kurumlarında KADIN YÖNETİCİLER olabilirler mi ?

Bunun mümkün olmayacağıni ben aşşagı yukari biliyorum. Kendileri ne düşunur bilemem.

Baş ortülü bir kadının hakim ( kadı) olmasına çağın yönetim tarzı olan devletler de musade vardır.

geride kalmış , köhne zihniyete geçmiş dini bir devlet de buna musade yoktur.

Çelişkiyi görebiliyormusunuz?

spartacus
21-12-2025, 02:09
'Koşarak meydan okudum': İranlı yüzlerce kadın, maratonu başörtüsüz tamamladı

https://www.bbc.com/turkce/articles/cj69pn1y3edo

BBC Global Kadın'a konuşan Sara (Gerçek adı değil) "Kiş maratonunda koşmak benim için meydan okuma eylemiydi, bitiş çizgisini geçmek benim için yıllardır süren sınırlamalara karşı bir zafer gibiydi" diyor.

Birçok kadın 40 yılı aşkın süredir bu yasayı protesto ediyordu. Fakat protestolar Eylül 2022'de Jina Mahsa Amini'nin Tahran'da ahlak polisi tarafından başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle tutuklanmasıyla ivme kazandı.

22 yaşındaki Amini, birkaç gün sonra polis gözetimindeyken hayatını kaybetti.

Ardından protestolar ülke geneline yayıldı ve kadınlar başörtülerini yakıp "Kadın, Yaşam, Özgürlük" sloganları attılar.