Orijinalini görmek için tıklayınız : Kemal Sunal: "Bundan sonra hep fiski içeceğim!"
Arkadaşlar, son günlerde bir "yalılarda viskiyi yudum yudum içen şerefsizler!" tartışmasıdır gidiyor.
Tartışmaya dün Sözcü gazetesinden 2 köşe yazarı katıldı.
Buyrun!
1. Necati Doğru: "Viski bardağında boğuldu! (http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/necati-dogru/viski-bardaginda-boguldu-902285/)"
2. Bekir Çoşkun: "Yalılarda viski içen şerefsizler… (http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/bekir-coskun/yalilarda-viski-icen-serefsizler-902293/)"
Bilirsiniz, Kemal Sunal'ın viskiyle ilgili sahneleri meşhurdur. Başlıktaki sözü (ya da repliği) "Çöpçüler Kralı" adlı filmden alınma olmakla birlikte, son çevirdiği ve aynı zamanda Yeşilçam'ın da son filmi olan "Yoksul" adlı filmde Kemal Sunal ile Hacı Amca arasında şöyle bir diyalog geçiyordu (Bkz. http://www.zapkolik.com/video/yoksul-38-kemal-sunal-310456 parçasının 3:47-6:40 bölümüne).
Yoksul (Kemal Sunal): "Haa, yukarıda saatçi Orhan Bey de, almış karşısına avradı; fiski içiyorlar!
-Eeee, bu dünyada böyle yapan, öbür dünyada cayır cayır yanacak!"
Demek ki Kemal Sunal abimiz, bize ayrıca din dersi de veriyormuş!
Şu işe bakın: Kemal Sunal abimiz eğer hayatta olsaydı, "Sen çok yaşa emi!" derdim!
Not: Lütfen alıcınızın ayarlarıyla oynamayınız. Çünkü "Viski" yerine "Fiski" geçmesi, Kemal Sunal'den kaynaklanmaktadır.
Sümer Tilmaç, merhum Kemal Sunal’ın, Münir Özkul’a ev almak için gösterdiği çabayı anlattı: 70’li yıllarda alkol tedavisi gören, neredeyse bir apartman parasını içki için harcadığını söyleyen Münir Özkul, zor günler geçiriyordu. Başta Kemal Sunal olmak üzere çalmadık kapı bırakmadık ama devletten kimse Özkul’a sahip çıkmadı. 1996’da Atatürk Kültür Merkezi’nde ustamız için bir saygı gecesi düzenledik. O kadar tıklım tıklımdı ki, bir AKM’yi daha dolduracak insan kapıda kaldı. Kemal, o geceden elde edilen parayı repoya yatırdı, aylar sonra ikiye katladı. Ve şimdi Münir Özkul’un Cihangir’de oturduğu evi almasını sağladı. Allah gani gani rahmet eylesin, Kemal adam gibi adamdı.
Bu arada, bilmeyenler için söyleyeyim: İlk mesajımdan görüldüğü üzere, Kemal Sunal'in birçok filmde içki ve sigara kullandığı sahneleri mevcuttur. Fakat gerçek hayatta asla sigara ve içki kullanmazdı. Ama buna rağmen kalbine (ki ben, bunu aşırı heyecana yoruyorum) yenik düştü!
Adam gibi adamdı, sanatçı gibi sanatçıydı. Kutlu tîni şâd olsun.
http://galeri12.uludagsozluk.com/563/t%C3%BCrkl%C3%BC%C4%9F%C3%BC-her-ba%C5%9F-her-omuz-her-y%C3%BCrek-kald%C4%B1ramaz_678781.jpg
Pardon arkadaşlar. Bize söylenilen şey; Kemal Sunal'in içki ve sigarayı filmlerde kullanırken, gerçek hayatta kullanmadığı idi!
Fakat "15 Sene Önce Bugün Hayata Veda Eden Kemal Sunal'ı Unutulmaz Filmlerinden Karelerle Anıyoruz... (http://www.mynet.com/my/yildiz.ertan/15-sene-once-bugun-hayata-veda-eden-kemal-sunali-unutulmaz-filmlerinden-karelerle-aniyoruz-1056489)" kaynağında şu bilgiler geçer:
"Hep viski içerdi, doktor yasaklayınca bıraktı içkiyi. Votka içiyorum diye 2 sene su içerek arkadaşlarının ortamını bozmamak için kandırdı."
Demek ki Kemal Sunal abimiz, sıkı bir fiski içicisiymiş!
Rivayetlere göre, Kemal Sunal abimiz, fiskiyi yudum yudum içen şerefsizler gibi içmiyormuş; fondip yapıyormuş (*)
(*) Viskiyi bir dikişte bitirmek!
Bir önceki mesajımdaki bilgi doğruymuş, arkadaşlar.
Wiki'deki "Kemal Sunal (https://tr.wikipedia.org/wiki/Kemal_Sunal)" biyografisinin bir yerinde, Yeşilçam oyuncularının sıklıkla vakit geçirdiği Çiçek Bar’ın sahibi Arif Keskiner şöyle diyor:
“Hep viski içerdi, doktor yasaklayınca bıraktı içkiyi. Votka içiyorum diye 2 sene su içerek kandırdı bizi”
Bir de itiraf edemeyen şöyleleri var: "YALILARDA VİSKİ İÇEN ŞEREFSİZLER…"
Neyse ki Atilla Taş, eski Türk filmlerinden hareketle tartışmaya bir açıklama getirmek istemiş (Bkz. "Viski içen şerefsizler (http://www.meydangazetesi.com.tr/viski-icen-serefsizler-makale,1047.html)").
Not: Benim viskiyle ilgili Kemal Sunal'in filmlerindeki sahneleri dile getirmem, Atilla Taş'ınkinden bağımsız olmuştur. Sadece, bir çakışma sözkonusu olmuş yani!
"ERDOĞAN SAYESİNDE İÇKİYİ BIRAKTIM"
Nazlı Ilıcak'ın oğlu Mehmet Ali Ilıcak da Erdoğan sayesinde içkiyi bıraktığını belirterek şu ifadelere yer verdi: "Benim içkiyi bırakmama Tayyip Erdoğan vesile oldu. 1991 senesinde Tayyip Erdoğan il başkanıydı o zaman, Erbakan vesilesiyle tanıştık. Sohbet ederken bana 'İçki içiyor musun?' diye sordu. 'İçiyorum ağabey' dedim. 'Niye? Yaradan o kadar güzel şeyler yaratmış ki; meyve sularını içip fayda almak varken sen neden içki içiyorsun?' dedi. 'Çevre içiyor bizde içiyoruz' dedim. Ve o akşam tanıdık biriyle akşam yemeğine çıktık. Şarap söyledik sonra aklıma o sözler geldi ve o gece içkiyi bıraktım, bir daha da ağzıma koymadım. Çünkü söyledikleri aklıma yatmıştı. içkiyi bırkaınca da bana Kur'an-ı Kerim hediye etti, okumaya başladım. Tayyip Erdoğan benim hayatımda çok önemli üç unsura vesile oldu. Bir içkiyi bırakmam, iki Kur'an okumam, üç cuma namazı kılmaya başlamam."
Ne diyelim; Allah kabul etsin!
Kaynak: Ilıcak: Erdoğan bana içkiyi bıraktırdı! (http://www.habername.com/haber-sabah-gazetesi-yazari-nazli-ilicak-ve-oglu-mehmet-ali-ilicak-erdogan-bana-icki-2-81752.htm)
Bu konudaki bir diğer haber!
'İÇKİ İÇERİM BUNU SAKLAMADIM (http://www.a24.com.tr/haber/nazli-ilicakesim-beni-aldatti-23433752.html?h=8)'
Viskici misiniz Nazlı Hanım?
- Yahu ben hiçbir zaman içki içtiğimi reddetmedim ki. Hâlâ içiyorum ama öyle aşırı miktarlarda değil. Mehmet Ali ise 90'ların başından beri ağzına alkol sürmemiştir. Yalnız burada şunu belirtmek istiyorum, fazla düşkün olmamama rağmen içki konusunda getirilen veya getirilmesi planlanan yasakları açıkça eleştiriyorum.
'İÇKİ DİĞER DİNLERDE GÜNAH DEĞİL'
Herkesin hayat tarzı kendisine. İsteyen içkisini içebilmeli. Bunun zararını görecekse kendisi görecektir. İçki Müslümanlık'ta günah olabilir ama başka dinlerde böyle bir şey söz konusu değil. Çıkan bazı haberlerden açıkçası rencide oluyorum.
http://www.gercekgundem.com/images/posts/201508/27661e2ee047126f_480x270.jpg
AK PARTİ VE MHP'Yİ SUÇLARKEN MHP'YE "ÇİN MALI ÇAKMA MİLLİYETÇİLER" DEDİ!
Kendilerinden başka barış için çalışan olmadığını, AK Parti ve MHP sözcülerinin ağzından tek bir barış sözcüğü duyulmadığını ileri süren Demirtaş, "Çünkü her cenazeden sonra onlar dönüp milliyetçiliği kaşıyacaklar. Akan kandan rahatsızlarsa neden çağrılarımızı vatan hainliği olarak ifade ediyorlar. Bugün 'Kandili dümdüz edelim, basalım' diyenler vatansever oluyor. Biz kardeş kardeşi vurmasın silahlar sussun dediğimiz için vatan haini oluyoruz. Bunların milliyetçilikleri vatanperverlikleri de çakmadır. Çin malı milliyetçilerdir bunlar. Dünyanın en çakma milliyetçileri maalesef Türkiye'de" dedi.
VİSKİ İÇENLER ŞEREFSİZ DEĞİLDİR!
Selahattin Demirtaş, söze 'şerefsiz' tartışmasına da getirerek, "Bunlar gibi kışkırtıcı olsak ülkenin düşeceği durumu bir düşünün. Ben 'bu partiye oy verenler şerefsizdir' desem haşa ne olur bir düşünün. Resmen insanları bir birine karşı tahrik etmek için ellerini ovuşturuyorlar. Biz bu ülkeyi seviyoruz. Coğrafyasının her köşesini seviyoruz. Biz insanlarımızı seviyoruz. İnsanlarımız hangi partiye o verirse versin şereflidir. Biz bütün toplumu böyle kucaklıyoruz" diye konuştu. Demirtaş, olası bir seçimde HDP'nin hedefinin iktidar olduğunu da öne sürdü.
Kaynak. Demirtaş'tan MHP'ye flaş sözler, 8 Ağustos 2015 10:55 (http://www.gercekgundem.com/siyaset/145830/demirtastan-mhpye-flas-sozler).
Kurdistannn
08-08-2015, 14:43
Aslında her partide (AKP de,MHP de,HDP de), kişilik olarak pırıl pırıl insanlar var. Bunlara raslıyoruz.
MHP nin vatan sevgisi güzel bir şey ama bunu hep NATO nun ve Gladyonun taşeronluğunu yaparak yaptılar. Yerel kaynaklı milliyetçilik yapamadılar.
Şiddet sahnesinde olmasalardı belki bugün AKP nin aldığı oy oranı onlarındı.
Tabi şu da var. Entellektüel tabanları ve yöneticileri pek olmadı. Var olanlar da Türkçü idi. Türk-İslam sentezi ile beraber, Türkçü entellektüel fikir adamlarını kaybettiler.
Alparslan Türkeş, hatırlıyorum da tv lerde, sunucu ne sorarsa sorsun, cevabında PKK olurdu :)
Tabi, netleştiremedikleri şeyler de olurdu. Mesela kahrolsun komünizm, kahrolsun kapitalizm derlerdi, halen de derler.Peki bunlar kahrolsun da, sen ahngi ekonomik modeli öneriyorsun?
Karma ekonomik model de içlerinde bunları barındırır.
Aslında, İslamcılık MHP ye zarar vermişse de, islamcılık gibi dertler sadece lafta. Yani, MHP li üst düzey yöneticiler torunu yaşındaki kızlara jip aldılar, onlarla gönül eğlendirdiler. Ülkü ocaklarında farklı ilçelerde yöneticiler çocuk pornosu ile yakalandılar vs...(Belki de gerçek islamı yaşıyorlar:)
Yani, genelleme yapmak doğru olmasa da, kanımız aksa da zafer islamın diyenler en fazla cumadan cumaya camiye gidenlerdir.
Çevremde yıllardır gördüğüm kadarı ile, onu da yapanlar bile çok az.
Seçmenlere Şerefsiz denmesi doğru değil.Zira küfürler yarışacaksa, herkes rahatça küfür edebilir.Bundan kolay ne var...
Ülkücüler, taşa toprağa taptılar da, örneğin haksız yere işten çıkarılanlara kitlesel destek sunmadılar, Türkiyedeki çevre kirliliğine tabandan kafa yormadılar vs... Taşta, toprakta kaldılar...
Aslında araştırdığınız zaman, viski içenlere "Şerefsizlik" yaftasının yapıştırılması bugünün değil dünün hastalıklı bakış açısıdır.
Ben bu durumu 2012 yapımlı "Kaos: Örümcek Ağı" filmini izlerken gördüm. Bunu son zamanlarda Amerikanın her büyük operasyon öncesi hazırlattığı Hollywood filmlerinin bir benzerinin ülkemizde iktidar yanlısı filmlerde görmek mümkündür.
Yukarıda anılan bu filmde YHP (Yeni Hürriyet Partisi) bugünkü Y-CHP'yi gösteriyor. Çünkü bu filmde de Genel Başkan bir kazayla değiştirilmiş ve Okan Tunç getirilmiştir.
Çok ilginçtir; YHP'nin Genel Başkanı Okan Tunç,
http://www.youtube.com/watch?v=BC2SGhOgMq0
filminin 1:30:37'inde elinde viski bardağıyla daha sonra UGT'nin başına geçecek Yüzbaşı Mete'nin tutuklanmasını laptoptan izliyor.
Bak sen, "Yüzbaşı Mete" derken insanın aklı birden "Yüzbaşı Mayk" çağırışımı yapıyor. Kimdir bu Yüzbaşı Mayk?
Boşuna internette araştırarak yorulmayın, çünkü bulamazsınız. Ama Ulusal Kanal'ın bir belgeselinde vardı!
Özetle, sittin sene zaman geçmiş ama karakterler aynı, sadece isimler değişiyor yani, yaftalamaları da hep aynı: Kendisinden olmayan güç sahiplerine "Viskici" yani "Şerefsiz" diyerek aşağılamak!
ANKARA YANIYOR!
Bu arada, 2013 yapımlı "Ankara Yanıyor!" filminde Behzat Ç. hep bira içer ama memleket sorunları için yanıp tutuşan bir karakter olduğu için, hoş görmek gerekiyor.
http://www.youtube.com/watch?v=89o_QL8GzOA
Behzat Ç., bu filmde Emniyet'teki F Tipi'ni deşifre ediyor, iyi mi!
Arkadaşlar, son günlerde bir "yalılarda viskiyi yudum yudum içen şerefsizler!" tartışmasıdır gidiyor.
Tartışmaya dün Sözcü gazetesinden 2 köşe yazarı katıldı.
Buyrun!
1. Necati Doğru: "Viski bardağında boğuldu! (http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/necati-dogru/viski-bardaginda-boguldu-902285/)"
2. Bekir Çoşkun: "Yalılarda viski içen şerefsizler… (http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/bekir-coskun/yalilarda-viski-icen-serefsizler-902293/)"
Bilirsiniz, Kemal Sunal'ın viskiyle ilgili sahneleri meşhurdur. Başlıktaki sözü (ya da repliği) "Çöpçüler Kralı" adlı filmden alınma olmakla birlikte, son çevirdiği ve aynı zamanda Yeşilçam'ın da son filmi olan "Yoksul" adlı filmde Kemal Sunal ile Hacı Amca arasında şöyle bir diyalog geçiyordu (Bkz. http://www.zapkolik.com/video/yoksul-38-kemal-sunal-310456 parçasının 3:47-6:40 bölümüne).
Yoksul (Kemal Sunal): "Haa, yukarıda saatçi Orhan Bey de, almış karşısına avradı; fiski içiyorlar!
-Eeee, bu dünyada böyle yapan, öbür dünyada cayır cayır yanacak!"
Demek ki Kemal Sunal abimiz, bize ayrıca din dersi de veriyormuş!
Şu işe bakın: Kemal Sunal abimiz eğer hayatta olsaydı, "Sen çok yaşa emi!" derdim!
Not: Lütfen alıcınızın ayarlarıyla oynamayınız. Çünkü "Viski" yerine "Fiski" geçmesi, Kemal Sunal'den kaynaklanmaktadır.
Selam
"Bundan sonra hep fiski içeceğim" repliği çöpçüler kralı değil kapıcılar kralı filminde geçer.Yagın tatbikatı yapılacak sahne öncesinde.
Öyle hatırlıyorum
Sevgiler
İlahimasal
26-12-2016, 23:41
Yeni yılın başında fiskimi içsem? rakımı?
RAKI İÇİCEM TABİKİDE.
Upuaut hocam
Kemal Sunal dan sonra, Sümer Tilmaç ve peşinede Münir Özkul vefaat ettiler...... VE kimler kimler.
Sümer Tilmaçın anlattığı olaya bakınca MALDA YALAN MÜLKDE YALAN diyesim geldi....keyfine bakmak lazım şu yaşamın. insan bir kere geliyor dünyaya . bir daha da gelemeyecek.