Leshi
08-08-2015, 12:55
Herkese merhabalar,
Oncelikle tabletimden yazdigimdan dolayi turkce karakterleri kullanmadigim icin ozur diliyorum. Arkadaslar benim ailem cok dindar insanlardan olusmamaktadir. Herkes kendi halinde zaman zaman orucunu tutar, namazini kilar, zekat verir... Ben de ayni sekilde cuma namazlarina gitmeye calisan, ramazan ayinda elimden geldigince oruc tutan biriydim. Muslumanlik inancini safca kalbinde tutan, insanlari dine zorlamadan kendi halinde inanan biriydim. Ama benim bir problemim vardi. Kucuklugumden beri icimde bir huzursuzluk tasiyan bir insanim. Bunun da sebebi aile icinde fertler arasi iletisimde cok problemler olmasi diye dusunuyorum. Cunku annem babam ve kardeslerim arasinda surekli agiz dalasi ve sevgisizlik vardi. Bu ortami bir turlu cozemedik. Icimdeki sikintinin bu ortamda buyumus olmaktan kaynaklandigini dusunmekteyim. Ama kendi kendime hep sunu soylerdim 'ne olacak canim herkesin sikintilari var, zaman zaman herkes daraldigini hissediyordur' diyerek kendimi avutuyordum. Derken universite son sinifta ruhsal sikintilarim tavan yapti. Doktora gittim ve obsesyon teshisi koydu doktor. Ilac verdi. Ilaclari aldim ve kullanmaya basladiktan bir hafta kadar sonra vucudumda cok kotu etkilerinin oldugunu gormeye basladim bunun uzerine ilaci kullanmamaya karar verdim. Ilaci kullanmadan da yasayabiliyordum ama cok problemli zamanlar yasamaktaydim.bu sekilde okulu bitirdim askerlik filan derken is hayatina atildim. Tum bu zaman icinde kalbim surekli olur olmaz sebeplerle deli gibi atmaktaydi. Calisma hayatina atilinca ozguvenim bir miktar artmisti ama dikkat gerektiren isler yapmam gerekiyordu surekli. Birgun gene dikkat gerektiren bir is uzerine calisirken kalp atislarim o kadar yukseldi ki acile gittim ve sakinlestirici vuruldum. Dayanamayacagimi anlayip tekrar doktora gittim. Bu gittigim doktor ilkine gore beni dinlemeye daha acikti. Bana sorular sordu ve diger doktora oranla daha uzun sure ilgilendi ve bana problemimin anksiyete oldugunu soyledi. Ilac yazdi. Ilaci kullanmaya basladim. Ilac beni cok rahatlatmisti artik isime konsantre olabiliyordum. Rahatlikla insan icine cikiyordum ama cozum olmadi. Ilaci uzun sure kullandim ama kesin cozum degildi. Tum bu sure icinde dua ediyordum zaman buldugumda namaz kiliyordum ve bazen de isyan ediyordum. Kendimden yola cikarak dunya uzerinde olan tum haksizliklar benim kafami cok feci sekilde kurcalamaya baslamisti ama din adamlari bunun da cevabini vermisler. 'Suphe etmek normaldir, suphesiz inanc olmaz'diyorlar. Demek ki suphe etmek normal beni cehenneme sokmaz diyordum kendi kendime. Sonra birgun allah ile seytanin iddialasmasi hikayesi kafama takildi. Yani koca yaratan, sonsuz ilim sahibi varlik nasil olurdu da kendi yarattigi seytan ile insan uzerinden iddialasiyordu. Insanoglu yoldan cikar mi cikmaz mi diye. Zaman zaman kuran okumaktaydim ama her okudugumda insanlarin nasil gazaba ugradigi ile ilgili ayetler goruyordum. Kendi yarattigini bu kadar cok uyarmasi gerekiyorsa neden kendine itaat edecek sekilde yaratmadi o zaman? Bunun gibi pek cok dusunce kafamda ucusuyorken dine olan bagliligim zaman icinde sonmeye basladi. Ama bunlari sorgulayabilecek bir ortam yoktu cevremde cunku insanlarin pek cogu inancli ve hayat sartlari agir. Insanlar dayanacak gucu cogu zaman dinde buluyorlar oyleyse insanlara sorgulayan fikirlerimi aktararak onlarin dayanma gucunu elinden almaya gerek yok diye dusunuyordum. Tabi tum zamanim bunlari dusunmekle gecmiyor. Is guc sosyal iliskiler ve hastaligimla da bogusuyorum. Derken birgun bir arkadasimin ateist oldugunu ogrendim. Cok merak ettim ve neden ateistsin dedim. Bana kuranda gogsu yeni tomurcuklanmis kizlarla ilgili ayetlerin var oldugunu soyledi. Gittim arastirdim ve ayeti buldum. Bu resmen beni sok etmisti. 'Gogsu yeni tomurcuklanmis kizlar' suan belki kullandigim ifade yanlistir hatirlayabildigim kadar yaziyorum yanlisim varsa affola. Sonra bunu dindar insanlara sormaya basladim. Sordugum soru su idi: koskoca yaratan isi gucu yok boyle seylerle mi ugrasiyor? Bu nokta benim dinden ciddi manada uzaklastigim ilk noktadir. Bu arada tabi tek kafami kurcalayan konu da bu degil. Toplumumuzun pek cok noktada hatalar yaptigini da dusunuyorum. Yani demek istedigim din, is hayati, evlilik, kiz erkek iliskileri, kurallara uyma vs. Ben is hayatinda da cok mutsuzluk yasayan bir insandim. Cunku cok uzun saatler calismaktaydim. Is kanununa gore haftalik calisma saati 45 ama biz genel mudur talimati ile 50 saate yakin calismaktaydik ve mesai ucreti ya da fazla calismayi izne cevirme gibi haklarimiz da yoktu. Bir kizla ciktigim zaman ya da cikmaya calisirken cok kotu tecrubeler yasiyordum. Daha hoslandigimi itiraf ederken hemen konu evlilikten aciliyor ve ciddi dusunup dusunmedigim soruluyordu. Yani hayatimda mutsuz oldugum pek cok konu vardi ve cabasi hastaligima da tam bir cozum bulamamistim. Artik hayatimin guzellesecegine dair umudum kalmamisti. Bu noktada cok radikal bir karar alma ihtiyaci hissettim. Isimi birakip yurtdisina cikma karari aldim. Herseyden herkesten uzaklasmaya karar verdim. Bunun icin kendime dil kursu ayarladim. Maddiyati da ayarladiktan sonra sirkete istifami verdim. Aldigim karar cok radikaldi ve beni korkutuyordu. Ne olacagini hic bilmiyordum. Yurtdisina daha once hic cikmamistim. Hic bilmedigim bir yerde dil ogrenecektim. Bunu cevreme acikladigimda kimi insan cok sacma buluyor kimi ise takdir ediyordu. Kimisi ise dalga gecercesine guluyordu. Nihayetinde herseyi ayarlayip gittim. Ilaclarimi da bavuluma koydum. Neyse ki havaalaninda kontrol sirasinda el koymadilar. Sansliydim. Gittigim yerde yurda yerlestim ve pek cok kisi ile tanistim. Farkli ulkelerden insanlar. Kimisi inancsiz, kimisi koyu hristiyan, budist vs. Farkli kulturde insanlar tanimak mukemmeldi. Orda tanistigim bir kizla cikmaya basladim. Tabi hastaligim tum omrum boyunca oldugu gibi burda da gizliydi. Kimseye anlatmadim. Bu arada mutlu oldugumu hissederek ilaci birakmaya karar verdim. Yaklasik uc ay gecmisti ki bir gun hastaligim cok agirlasti. Kalbim deli gibi atiyor ve ne yapacagimi bilmiyodum. Dayanamayip kiz arkadasima anlattim hastaligimi. Ilk defa doktor disinda birine kendimi ifade ediyordum. Goz yaslari icinde anlatiyordum. Tum hikayemi dinledi. Benimle konustu ve beni rahatlatti. Ilaci birakmak hastaligimi cok artirmisti. Ve ilaca tekrar basladim. Kiz arkadasim benim icin internette arastirma yapti ve bana bazi ingilizce kaynaklar buldu. Daha once ben de internette cok arastirma yapmistim fakat kiz arkadasimin bulduklari gercekten cok yapiciydi. Anksiyeteyi yenmis insanlarin hikayeleriydi kiz arkadasimin benim icin bulduklari. Bunlari okudum ve orda yazanlar beni resmen aydinlatti. Bana cok mantikli gelen cozum yollari buldum okudugum kaynaklar icerisinde. Bunun uzerine ilaca yeniden baslayali yaklasik uc ay kadar olmustu ki ilaci tekrar birakmaya karar verdim. Bu noktada hastaligimin yaklasik 5 inci yilindaydim. Bulundugum ortamin guzel olmasi, kiz arkadasimin bana destek olmasi ile ilaci biraktim ve kendimi resmen bastan yaratilmis hissetmeye basladim. Kalbim deli gibi atmaya, beynim korkular uretmeye devam ediyordu ama ben anlamistim ki kendimi cok ihmal etmisim. Bedenimin ve beynimin ihtiyaclarini hice saymisim. Zaten anksiyete de beni bu noktada vuruyordu. Anksiyete sanki benden bagimsiz bir hastalik zannederdim hep. Aslinda beynim bana 'neden ihtiyaclarima karsilik vermiyorsun? Beni neden hor goruyorsun?' diye hesap soruyormus. Gecmisimdeki anilarimla yuzlesmeye, mumkun oldugunca insan icine cikmaya, yuruyus ve spor yapmaya basladim. Bunlari yaptikca kendime olan guvenim artmaya basladi ve fikir dunyamin da gelismeye basladigini hissettim. Onceden siyaset ya da felsefe hakkinda konusan birisi bana cok ruh karartici gelirdi. Ama benim de fikir dunyam gelismeye baslayinca ben de internette cesitli felsefik akimlari, siyaseti, dini vs. arastirmaya basladim. Gordum ki ne kadar az biliyormusum. Bana bunaltici gelen konular artik ilgi cekici gelmeye baslamisti. Derken birgun bu siteyi kesfettim. Ilk anda aklimda olusan suydu: bu sitedeki pek cok kisi saglam temellere oturmamis fikirlere sahiptir ya da dikkat toplamaya calisan insanlardir'. Ancak siteyi inceledikce cok degerli fikirlere sahip insanlarin var oldugunu gordum. Okudukca dinlerdeki hatalari daha iyi gormeye basladim. Suan dinlere olan inancim neredeyse sifir. Icimdeki korku da ayni sekilde. Aylardir cok cesitli konusmacilari da dinliyorum ve aklimdaki dine ait olan butun kaleler yikiliyor. Tam anlamiyla dinden kurtuldum demek pek mantikli gelmiyor cunku bu cok ciddi bilgi birikimi ve arastirma gerektiren bir konu. Ben yeterli bilgi birikimine henuz ulasabilmis oldugumu dusunmuyorum. Ama ustumdeki gereksiz baski ve mantiksizliklardan arinmis durumdayim. Ornegin insanin ahlakli olmasi icin dine ihtiyaci oldugunu dusunmuyorum. Bunu anladigim an fikir dunyamda devrim yasamistim. Ic dunyamda aydinlanma cagini yasadim. Bu sitede yer alan cok ciddi arastirmaci arkadaslara cok tesekkur ediyorum. Cunku psikolojik rahatsizligimin bir kismini olusturan, beni baski altina alan fikirlerden sizin yazilariniz sayesinde kurtuldum. Suanda anksiyetem neredeyse bitmis durumda. Hala zaman zaman beni rahatsiz ediyor ama isime gucume engel degil. Sosyal ortamlarda yer aliyorum. Is hayatima devam ediyorum. Beni uzen rahatsiz eden konulari cozebilecek adimlar atabiliyorum. Korkularimi her gecen gun yeniyorum cunku onlarla yuzlesiyorum. Ve gun gectikce birey olarak bazi odevlerimiz oldugunu dusunuyorum. Toplumumuzu ve yasadigimiz cevreyi guzellestirmek gibi bir misyonumuz oldugunu dusunmeye basladim. Bu benim hikayem. Biraz uzun oldu ama kendimi size tam olarak ifade etmek istedim. Ne de olsa bir insan hayati cok boyutludur ve kavramlar insan hayatinda ic icedir. Size din ile ilgili hikayemi tam olarak anlatabilmek icin bununla iliskili olan tum surecleri aktarmak istedim. Benim hikayemin ozeti sudur ki; eger saglikli bir ruh haline sahip olmak istiyorsaniz mantikli temellere sahip bir dusunce dunyasina sahip olmalisiniz. Bu da sorgulamaktan ve korkularinizla yuzlesmekten gecer.
Herkese saygilar.
Dipnot: ilaclari birakma kararini kendi kendime almak cok hatali bir davranisti. Lutfen doktorunuza basvurmadan hareket etmeyin. Bu davranisimin kimseye ornek olmasini istemem.
Oncelikle tabletimden yazdigimdan dolayi turkce karakterleri kullanmadigim icin ozur diliyorum. Arkadaslar benim ailem cok dindar insanlardan olusmamaktadir. Herkes kendi halinde zaman zaman orucunu tutar, namazini kilar, zekat verir... Ben de ayni sekilde cuma namazlarina gitmeye calisan, ramazan ayinda elimden geldigince oruc tutan biriydim. Muslumanlik inancini safca kalbinde tutan, insanlari dine zorlamadan kendi halinde inanan biriydim. Ama benim bir problemim vardi. Kucuklugumden beri icimde bir huzursuzluk tasiyan bir insanim. Bunun da sebebi aile icinde fertler arasi iletisimde cok problemler olmasi diye dusunuyorum. Cunku annem babam ve kardeslerim arasinda surekli agiz dalasi ve sevgisizlik vardi. Bu ortami bir turlu cozemedik. Icimdeki sikintinin bu ortamda buyumus olmaktan kaynaklandigini dusunmekteyim. Ama kendi kendime hep sunu soylerdim 'ne olacak canim herkesin sikintilari var, zaman zaman herkes daraldigini hissediyordur' diyerek kendimi avutuyordum. Derken universite son sinifta ruhsal sikintilarim tavan yapti. Doktora gittim ve obsesyon teshisi koydu doktor. Ilac verdi. Ilaclari aldim ve kullanmaya basladiktan bir hafta kadar sonra vucudumda cok kotu etkilerinin oldugunu gormeye basladim bunun uzerine ilaci kullanmamaya karar verdim. Ilaci kullanmadan da yasayabiliyordum ama cok problemli zamanlar yasamaktaydim.bu sekilde okulu bitirdim askerlik filan derken is hayatina atildim. Tum bu zaman icinde kalbim surekli olur olmaz sebeplerle deli gibi atmaktaydi. Calisma hayatina atilinca ozguvenim bir miktar artmisti ama dikkat gerektiren isler yapmam gerekiyordu surekli. Birgun gene dikkat gerektiren bir is uzerine calisirken kalp atislarim o kadar yukseldi ki acile gittim ve sakinlestirici vuruldum. Dayanamayacagimi anlayip tekrar doktora gittim. Bu gittigim doktor ilkine gore beni dinlemeye daha acikti. Bana sorular sordu ve diger doktora oranla daha uzun sure ilgilendi ve bana problemimin anksiyete oldugunu soyledi. Ilac yazdi. Ilaci kullanmaya basladim. Ilac beni cok rahatlatmisti artik isime konsantre olabiliyordum. Rahatlikla insan icine cikiyordum ama cozum olmadi. Ilaci uzun sure kullandim ama kesin cozum degildi. Tum bu sure icinde dua ediyordum zaman buldugumda namaz kiliyordum ve bazen de isyan ediyordum. Kendimden yola cikarak dunya uzerinde olan tum haksizliklar benim kafami cok feci sekilde kurcalamaya baslamisti ama din adamlari bunun da cevabini vermisler. 'Suphe etmek normaldir, suphesiz inanc olmaz'diyorlar. Demek ki suphe etmek normal beni cehenneme sokmaz diyordum kendi kendime. Sonra birgun allah ile seytanin iddialasmasi hikayesi kafama takildi. Yani koca yaratan, sonsuz ilim sahibi varlik nasil olurdu da kendi yarattigi seytan ile insan uzerinden iddialasiyordu. Insanoglu yoldan cikar mi cikmaz mi diye. Zaman zaman kuran okumaktaydim ama her okudugumda insanlarin nasil gazaba ugradigi ile ilgili ayetler goruyordum. Kendi yarattigini bu kadar cok uyarmasi gerekiyorsa neden kendine itaat edecek sekilde yaratmadi o zaman? Bunun gibi pek cok dusunce kafamda ucusuyorken dine olan bagliligim zaman icinde sonmeye basladi. Ama bunlari sorgulayabilecek bir ortam yoktu cevremde cunku insanlarin pek cogu inancli ve hayat sartlari agir. Insanlar dayanacak gucu cogu zaman dinde buluyorlar oyleyse insanlara sorgulayan fikirlerimi aktararak onlarin dayanma gucunu elinden almaya gerek yok diye dusunuyordum. Tabi tum zamanim bunlari dusunmekle gecmiyor. Is guc sosyal iliskiler ve hastaligimla da bogusuyorum. Derken birgun bir arkadasimin ateist oldugunu ogrendim. Cok merak ettim ve neden ateistsin dedim. Bana kuranda gogsu yeni tomurcuklanmis kizlarla ilgili ayetlerin var oldugunu soyledi. Gittim arastirdim ve ayeti buldum. Bu resmen beni sok etmisti. 'Gogsu yeni tomurcuklanmis kizlar' suan belki kullandigim ifade yanlistir hatirlayabildigim kadar yaziyorum yanlisim varsa affola. Sonra bunu dindar insanlara sormaya basladim. Sordugum soru su idi: koskoca yaratan isi gucu yok boyle seylerle mi ugrasiyor? Bu nokta benim dinden ciddi manada uzaklastigim ilk noktadir. Bu arada tabi tek kafami kurcalayan konu da bu degil. Toplumumuzun pek cok noktada hatalar yaptigini da dusunuyorum. Yani demek istedigim din, is hayati, evlilik, kiz erkek iliskileri, kurallara uyma vs. Ben is hayatinda da cok mutsuzluk yasayan bir insandim. Cunku cok uzun saatler calismaktaydim. Is kanununa gore haftalik calisma saati 45 ama biz genel mudur talimati ile 50 saate yakin calismaktaydik ve mesai ucreti ya da fazla calismayi izne cevirme gibi haklarimiz da yoktu. Bir kizla ciktigim zaman ya da cikmaya calisirken cok kotu tecrubeler yasiyordum. Daha hoslandigimi itiraf ederken hemen konu evlilikten aciliyor ve ciddi dusunup dusunmedigim soruluyordu. Yani hayatimda mutsuz oldugum pek cok konu vardi ve cabasi hastaligima da tam bir cozum bulamamistim. Artik hayatimin guzellesecegine dair umudum kalmamisti. Bu noktada cok radikal bir karar alma ihtiyaci hissettim. Isimi birakip yurtdisina cikma karari aldim. Herseyden herkesten uzaklasmaya karar verdim. Bunun icin kendime dil kursu ayarladim. Maddiyati da ayarladiktan sonra sirkete istifami verdim. Aldigim karar cok radikaldi ve beni korkutuyordu. Ne olacagini hic bilmiyordum. Yurtdisina daha once hic cikmamistim. Hic bilmedigim bir yerde dil ogrenecektim. Bunu cevreme acikladigimda kimi insan cok sacma buluyor kimi ise takdir ediyordu. Kimisi ise dalga gecercesine guluyordu. Nihayetinde herseyi ayarlayip gittim. Ilaclarimi da bavuluma koydum. Neyse ki havaalaninda kontrol sirasinda el koymadilar. Sansliydim. Gittigim yerde yurda yerlestim ve pek cok kisi ile tanistim. Farkli ulkelerden insanlar. Kimisi inancsiz, kimisi koyu hristiyan, budist vs. Farkli kulturde insanlar tanimak mukemmeldi. Orda tanistigim bir kizla cikmaya basladim. Tabi hastaligim tum omrum boyunca oldugu gibi burda da gizliydi. Kimseye anlatmadim. Bu arada mutlu oldugumu hissederek ilaci birakmaya karar verdim. Yaklasik uc ay gecmisti ki bir gun hastaligim cok agirlasti. Kalbim deli gibi atiyor ve ne yapacagimi bilmiyodum. Dayanamayip kiz arkadasima anlattim hastaligimi. Ilk defa doktor disinda birine kendimi ifade ediyordum. Goz yaslari icinde anlatiyordum. Tum hikayemi dinledi. Benimle konustu ve beni rahatlatti. Ilaci birakmak hastaligimi cok artirmisti. Ve ilaca tekrar basladim. Kiz arkadasim benim icin internette arastirma yapti ve bana bazi ingilizce kaynaklar buldu. Daha once ben de internette cok arastirma yapmistim fakat kiz arkadasimin bulduklari gercekten cok yapiciydi. Anksiyeteyi yenmis insanlarin hikayeleriydi kiz arkadasimin benim icin bulduklari. Bunlari okudum ve orda yazanlar beni resmen aydinlatti. Bana cok mantikli gelen cozum yollari buldum okudugum kaynaklar icerisinde. Bunun uzerine ilaca yeniden baslayali yaklasik uc ay kadar olmustu ki ilaci tekrar birakmaya karar verdim. Bu noktada hastaligimin yaklasik 5 inci yilindaydim. Bulundugum ortamin guzel olmasi, kiz arkadasimin bana destek olmasi ile ilaci biraktim ve kendimi resmen bastan yaratilmis hissetmeye basladim. Kalbim deli gibi atmaya, beynim korkular uretmeye devam ediyordu ama ben anlamistim ki kendimi cok ihmal etmisim. Bedenimin ve beynimin ihtiyaclarini hice saymisim. Zaten anksiyete de beni bu noktada vuruyordu. Anksiyete sanki benden bagimsiz bir hastalik zannederdim hep. Aslinda beynim bana 'neden ihtiyaclarima karsilik vermiyorsun? Beni neden hor goruyorsun?' diye hesap soruyormus. Gecmisimdeki anilarimla yuzlesmeye, mumkun oldugunca insan icine cikmaya, yuruyus ve spor yapmaya basladim. Bunlari yaptikca kendime olan guvenim artmaya basladi ve fikir dunyamin da gelismeye basladigini hissettim. Onceden siyaset ya da felsefe hakkinda konusan birisi bana cok ruh karartici gelirdi. Ama benim de fikir dunyam gelismeye baslayinca ben de internette cesitli felsefik akimlari, siyaseti, dini vs. arastirmaya basladim. Gordum ki ne kadar az biliyormusum. Bana bunaltici gelen konular artik ilgi cekici gelmeye baslamisti. Derken birgun bu siteyi kesfettim. Ilk anda aklimda olusan suydu: bu sitedeki pek cok kisi saglam temellere oturmamis fikirlere sahiptir ya da dikkat toplamaya calisan insanlardir'. Ancak siteyi inceledikce cok degerli fikirlere sahip insanlarin var oldugunu gordum. Okudukca dinlerdeki hatalari daha iyi gormeye basladim. Suan dinlere olan inancim neredeyse sifir. Icimdeki korku da ayni sekilde. Aylardir cok cesitli konusmacilari da dinliyorum ve aklimdaki dine ait olan butun kaleler yikiliyor. Tam anlamiyla dinden kurtuldum demek pek mantikli gelmiyor cunku bu cok ciddi bilgi birikimi ve arastirma gerektiren bir konu. Ben yeterli bilgi birikimine henuz ulasabilmis oldugumu dusunmuyorum. Ama ustumdeki gereksiz baski ve mantiksizliklardan arinmis durumdayim. Ornegin insanin ahlakli olmasi icin dine ihtiyaci oldugunu dusunmuyorum. Bunu anladigim an fikir dunyamda devrim yasamistim. Ic dunyamda aydinlanma cagini yasadim. Bu sitede yer alan cok ciddi arastirmaci arkadaslara cok tesekkur ediyorum. Cunku psikolojik rahatsizligimin bir kismini olusturan, beni baski altina alan fikirlerden sizin yazilariniz sayesinde kurtuldum. Suanda anksiyetem neredeyse bitmis durumda. Hala zaman zaman beni rahatsiz ediyor ama isime gucume engel degil. Sosyal ortamlarda yer aliyorum. Is hayatima devam ediyorum. Beni uzen rahatsiz eden konulari cozebilecek adimlar atabiliyorum. Korkularimi her gecen gun yeniyorum cunku onlarla yuzlesiyorum. Ve gun gectikce birey olarak bazi odevlerimiz oldugunu dusunuyorum. Toplumumuzu ve yasadigimiz cevreyi guzellestirmek gibi bir misyonumuz oldugunu dusunmeye basladim. Bu benim hikayem. Biraz uzun oldu ama kendimi size tam olarak ifade etmek istedim. Ne de olsa bir insan hayati cok boyutludur ve kavramlar insan hayatinda ic icedir. Size din ile ilgili hikayemi tam olarak anlatabilmek icin bununla iliskili olan tum surecleri aktarmak istedim. Benim hikayemin ozeti sudur ki; eger saglikli bir ruh haline sahip olmak istiyorsaniz mantikli temellere sahip bir dusunce dunyasina sahip olmalisiniz. Bu da sorgulamaktan ve korkularinizla yuzlesmekten gecer.
Herkese saygilar.
Dipnot: ilaclari birakma kararini kendi kendime almak cok hatali bir davranisti. Lutfen doktorunuza basvurmadan hareket etmeyin. Bu davranisimin kimseye ornek olmasini istemem.