Orijinalini görmek için tıklayınız : big bang
sys_init
13-08-2015, 23:39
merhaba arkadaşlar.
benim bir sorum var o da konu başlığından anlaşıcalağı gibi big bang.
big bang bilim dünyasında ne derece kabul edilmiştir?son zamanlar tartışma programlarına çıkan dindar kesim bunu kendi yaratılış efsanelerini anlatmak için araçsallaştırdılar.
ve big bange alternatif olarak hiç mi teori yok ?
bilgili arkadaşlar bu konuda aydınlatırlarsa sevinirim.
Ufuk sorunu gibi sorunlar olmasına rağmen Bigbang'in bize evrenin yaşı da dahil birçok açıklama getirdiğini düşünüyoruz.Fakat Big Bang'i bir başlangıç olarak görmektense bizim evrenimizin bir başlangıcı olarak görüyoruz artık.
spartacus
14-08-2015, 00:21
Başlangıç mefhumlu düşünce safsataya yol açıyor. O nedenle ancak lokal, nitelik eksenli başlangıçalrdan söz edilebilir. Big Bang konusu da artık eski hatalı çıakrımalrından uzaklaşıyor, zira başlangıç mefhumlu düşünmek sadece safsata üretiyor.
Big Bang'e alternatif teorilerden birisi, Plazma Evren Modelidir.
Bu modelde herhangi bir başlangıç öngörülmediği gibi tekillik de ret edilir. Bunlarla birlikte merkezli bir evren olduğu söylemide ret edilir. Plazma Evren Modelinin bir özelliği var, o'da Big Bang'in bazı konuların yanlışlamasını başarmış ve ispatlamış olmasıdır... Bir diğer mesele de Evrendeki maddenin %99 oranında Plazma (https://tr.wikipedia.org/wiki/Plazma_%28fizik%29) olmasıdır. Örneğin yıldızlar sıcak plazmadır.
Plazma Evren Modelinde plazmanın yoğunlaşması ile katı maddelere yol alacak ortam kadar, yıldız oluşumlarına da dönüşümü kolaydır. Haliyle aslında gaz bulutu denilen yapı, bir çeşit plazma deryasıdır ve bir araya toparlanma örneğin yıldızları meydana getirebiliyor.
Çekim merkezi(yoğunluk merkezi) sonuç itibariyle bir dönme(kasırga gibi) etkisi yaratıyor olmalı, bu da en basitinden galaksilerdeki yıldızların hareketini açıklar. Zaten plazma deryasında manyetik değişiklik tüm plazmayı devindirebilir(1 attom bile fark oluşturabilir) ve hsılı etken faktörlerden birisi manyetizmadır, kısaca çekim kuvevti, merkez noktası vb konualrında bir çok şey açıklanabilir.
Çok basit olarak eğer plazma deryası, yıldız oluşumlarına ev sahipliği yapıyorsa, neden evrenin bir patlama ile oluştuğu konusunu esas ya da biricik faktör olarak alalım ki? Denebilir. Yine laboratuvar ortamında galaksi ve yıldız oluşumları, Plazma Evren modeline göre gözlemlenmiştir.
Yine Big Bang'in asıl faktörlerinden "Genişleyen Evren ve kırmızıya kayma" konusu farklı bir faktöre bağlanmış. Evrenin %99 plazma olması ve ışığın plazmadan geçerken soğurulması olarak ifade edilmiş ve bu da ispatlanmıştır. Big Bang'in Evreni, Plazma Evren modele göre daha iyi açıkaldığı iddia edilir, lakin Big Bang'in en önemli sayılacak faktörleri ise ne yazık ki spekülatif duruma dönüştü(örneğin kırmızıya kayma, salt genişlemenin bir göstergesi olarak alınamıyor).
Yine Big Bang'in genişlemeyi ışık hızının üzerine kat be kat çıkartmasını gerektirecek uzak gözlemler ise bir başka ciddi sorun haline gelmeye başladı(ışık hızından onlarca kat hızlı -karşılıklı- uzaklaşmaya rağmen, milyonlarca ışık yılı uzaktaki gök cisimlerinin gözlemlenmiş olması gibi)..
Plazma Evren modeli hakkında ise çok fazla kaynağa sahip değiliz, yeterli araştırmaya da. Çünkü ilgili modelin kuramcıları, baskı altına alındığı gibi, gözlem yapmalarının engellenmesinden dergilerde yer vermemeye varana değin bir sansüre uğradılar. Zira gözlem yaptıklarında Big Bang'in asıl ana faktörleri yanlışlanıyordu(örneğin kırmızıya kayma gibi). Hakim ideoloji, anlayışlar ve kilisenin de işine gelmeyen bu modelin bilinirliğide haliyle düşük oldu. Tabi üzerinde araştırma yapmaktansa, yapılmaması için çalışıldı ve bilim camiası da bir çok mesleki ya da kariyer ya da yer edinebilme gibi bir çok sebeple bu kervana ortak edildi.
Yıldıztozu
14-08-2015, 00:22
http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=37609
Burada tartismistik bakmak istersen
sys_init
14-08-2015, 00:35
@spartacus
öncelikle cevap için teşekkürler.
bilimin yandaşlığı konusunda dindarlarda şikayetci bir ara" bilim adamları neden kovuldu" diye bir video izlemiştim.dindarlar bilim dünyasından dışlandıklarını iddaa ediyorlardı.fakat genel kabul görüldüğü iddia edilen big bang teorisi için bir itiraz da dinci kesimin bilimi maddi kaynaklarla ele geçirdiği söylemi.sanırım iki taraf için de haklılık payı var.
Günümüzde Big Bang'in karşısında durabilecek bir kozmolojik model yok. Fred Hoyle, hayatı boyunca bu teoriyle mücadele etti. Kendisi bir ateistti, big bang teorisinin görünürde yaratılışçıların lehine olduğunu düşündüğü için bu teoriyi kabul etmeye asla yanaşmadı. Ancak ömrünün sonlarına doğru "ne kadar karşı olursak olalım tüm veriler maalesef bu teoriyi destekliyor" demiştir, 2001 yılında da hayata gözlerini yummuştur. Yıldızların merkezinde gerçekleşen füzyon tepkimelerini modelleyen ve ağır elementlerin oluşumunu açıklayan büyük bir matematikçidir. Genişleyen evren modelini tiye almak için bir radyo programında "big bang" tabirini kullanmış ve bu ifade teoriye yapışıp kalmıştır.
Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun.. :D
sys_init
14-08-2015, 20:18
peki bugün birisi evrenin ezeli olduğunu düşünse çok mu ilkel olur ? :)
Şu anki bilgilerimize göre anlamsız olur..
Neden ilkel olsun ki ben bu düşünceye yakınım , içinde yaşadığımız evren kozmik bir patlamayla ortaya çıkmış olabilir , bu yoktan doğduğu anlamına gelmez.Evren içinde evren düşünürseniz yaşadığımız evren olmasa bile içlerinden birisi ezelden beri var.Hiçlikten hiçbir şey doğmaz , ya ezeli bir varlık var Tanrı gibi vs. ya da evren ezeli.
postalmarx
14-08-2015, 20:46
peki bugün birisi evrenin ezeli olduğunu düşünse çok mu ilkel olur ? :)
Burada iki tane temel mevzu var. Birincisi uzayın genişlemesi, ikincisi de entropinin artması. Uzay genişliyorsa eskiden herşey bir yerdeydi. Tamam bu tek başına zamanın başlangıcı manasına gelir mi? Entropinin artıyor olması ise daha henüz maksimuma ulaşmamış olmasından dolayı ezelden beri artmadığı manasına gelir. Aynı şekilde kainatta hidrojen ve helyum gibi elementlerin diğer herşeyden daha fazla olması da füzyon olayının ezelden beri devam eden birşey olmadığını gösteriyor, yoksa bunlar şimdiye kadar tükenmiş olurdu.
Ama fizikçilerin bir kısmı hala zamanın ezeli olduğunu düşünüyor. Bazı sicim teorisyenleri mesela.
Bugün teorik fizik henüz tam bitmiş değildir. Klasik olan herşeyin kuantuma çevrilmesi gerekir. Klasik demek kuantum öncesi yani Newtoncu fizik demektir. Elektromanyetizma, ve nükleer kuvvetler kuantize edilmiştir. Ama yerçekimi kuvveti henüz hala duruyor. Bir "kuantum yerçekimi" teorisi gerekmekte. Bu teori olmadan da 13.7 milyar yıl önce herşeyin bir noktada toplandığı andaki duruma dair birşey söylenemiyor.
Buna rağmen ortada pek çok enteresan fikir dolaşıyor. Mesela Stephen Hawking'in kendi fikri var, zamanın geçmişte sonlu ama sınırsız olduğuna dair. Yani bir sınırı yani başlangıcı yok. Hawking'le beraber karadelik çalışmaları yapmış bir diğer büyük İngiliz fizikçi Roger Penrose da diyor ki gelecekte nasıl entropi maksimum olacak, ve uzay sonsuzca genişleyecek ve en sonunda karadelikler de buharlaşacak ve hiçbir madde kalmayacak, işte o zaman bu uzay bir bigbang tekilliği ile eşdeğer olur ve herşey yeniden başlar, ve bu sonsuzca devam ediyor diyor.
Turok ve Steinhardt mesela sicim teorisyenleri olarak "bigbang" denilen daha doğrusu enflasyon teorisine alternatif bir döngüsel model geliştirdiler. Onlara göre de sonsuzca bigbangler oluyor ezelden beri. Sicim teorisi ya da M-teorisine göre 11 boyut var, "brane" adını verdikleri bu üst boyuttaki şeylerin birbirine çarptığı yerlerde "bigbangler" oluyor vs.
Sicim teorisi bu arada bir "kuantum yerçekimi" ve hatta ötesi olması iddiasında olan birşeydir fakat henüz tam kabul görmüyor.
Ama enflasyon teorisinin kendisi de aslında zamanın bir başlangıcı olduğunu kesin söylemiyor. Bu teorinin mucidi Alan Guth kendisi "başlangıç olup olmadığını bilmiyoruz, ama büyük ihtimalle zaman ezeli" diyor.
Ki enflasyon teoriyenlerinden Andrei Linde ezeli enflasyon diye bir fikri savunuyor.
Sean Carrol'un da kendince bir fikri var. O da zamanın her iki yöne de gittiğini söylüyor, söylediğine göre onun modelinde bir başlangıç bulunmamakta.
Her halükarda bir kuantum yerçekimi teorisi geliştirilene kadar bunların hepsi muallakta kalacak.
İngilizce olmasına rağmen bir iki video paylaşayım:
https://www.youtube.com/watch?v=v2keTtgICe4
https://www.youtube.com/watch?v=4YYWUIxGdl4
sys_init
14-08-2015, 20:58
@postalmarx
cevap için teşekkürler.
bu gibi cevapların(spartacus,postalmarx) devamı gelirse en azından üzerinde düşünebilecek bilgiler elde etmiş oluruz.
Videolar çok güzelmiş, teşekkürler postalmarx. Çayı koyayım ben.. :thumb:
postalmarx
14-08-2015, 21:05
Ben teşekkür ederim, ne demek :)
postalmarx
14-08-2015, 21:21
İlginizi çeker mi bilmem ama, bir başka video da var ki burada Hristiyan filozof ile ateist fizikçi kapışıyor.
Bu filozof bizim kendi kültürümüzden yakından tanıdığımız bir delili, bizim İslam alimlerinin "hudus delili" dediği şeyi savunuyor. Aynı İslam ilminin bir alt başlığı olan "Kelam" kelimesini de kullanarak buna "kalam cosmological argument" diyor. Kendisi felsefe doktorasını bu argüman üzerine yapmış.
Buna göre kainatın bir başlangıcı olmasının mantıksal sonucu olarak bu başlangıcın kainat ötesinde bir sebebi olması gerektiği söyleniyor.
Bu filozofun ismi William Lane Craig'dir. Youtube'de ateistlerle bugüne kadar yapmış olduğu düzinelerle tartışma mevcut, ki 90lardan beri bu işle uğraşıyor. Bunlar formel tartışmalar, daha doğrusu münazaradır: 20'şer dakka açılış, 12'şer dakka reddiyeler falan.
Ülkemizde Boğaziçi felsefe profesörü Caner Taslaman, bu Hristiyan filozoftan çok etkilenmiştir. Aynı onun çizgisinde ateizmle tartışıyor.
Karşısında ise Amerika'nın en büyük üniversitelerinden birinde fizik profesörü olan Sean Carroll var. Tartışmanın konusu ise kainatın başlangıcı mevzusu.
https://www.youtube.com/watch?v=X0qKZqPy9T8
Yıldıztozu
14-08-2015, 21:34
Baslangicsiz ve sınırsız evren modelleri de var. Su kitabı oneririm.
http://static.idefix.com/cache/0/270/686177
Bu tartışmayı izlemiştim. Her iki taraf da kör dövüş şeklinde, haklı çıkma değil haklı görünme kaygısıyla tartışmayı sürdürüyor.. William Lane Craig'in yer aldığı bütün tartışmalar böyle aslında. Tartışmayı bu yöne çeken de kendisi oluyor. Yaptığı tek şey, papağan gibi ısrarla aynı argümanları üzerine basa basa tekrarlamaktan ibaret. Caner de aynısını yapıyor. Bir ilahiyatçı ile fizik ya da kozmoloji konuşmak hatadır. Ancak tartışmayınca da bu sefer korktu, yanaşmadı oluyor..
sys_init
14-08-2015, 21:47
@yıldıztozu
teşekkürler.
caner taslaman ve william lane craig gibi kişiler için big bang güzel bir teori.bunlar evreni anlamak için ne kadar çaba sarf etmişler sonuç itibariyle bir takım fizikçiler ciddi uğraş veriyor,denklemlere döküyor ve teoriler geliştiriyor sonra bu gibi ilahiyatcı felsefeciler çıkıp el kol beden dilini kullanarak teorileri tanrıları için dayanak yapıyorlar.üzücü nokta burası.
Kurdistannn
14-08-2015, 22:55
Fiziğin şimdilik bir noktada tıkanması,yani big bang öncesi için net şeylerin ortada olmaması, dinci felsefecilerin ve teologların bu konuda cirit atmasına neden oluyor.
Onların işi bu. Bilimde cevapsız soru bulmak. Bunu bulduklarında suistimal etmek vazifeleri.
spartacus
19-08-2015, 00:37
peki bugün birisi evrenin ezeli olduğunu düşünse çok mu ilkel olur ? :)
Ezel ve ebed, sanal kavramlar, bana sorarsan ortada olanın değişimleri, zaman ise ortada olanın dışında değil...
Eğer evren bir nitelik çerçevesinde ele alınıyorsa zaten gelip geçici olandır...
Bir niteliğin başlangıcından söz edebiliriz bu aynı zaman da bir başka niteliğinde sonudur. Bu kavramların zemini aslında burada hasıl olur...
Döner dolaşırda başlangıç konusu şey'in başlangıcı düzeyine çekilirse bu safsata olur, eni sonu başlangıç ve bitişlerin muhatabı şeyin aldığı biçim, yapı, form, nitelik çerçevesidir ve dahi bu kavramları yaratan zeminde zaten burası(daha alt zemin değil-üzerinde düşünülebilir, örneklerle bakılabilir, görülür ki bu kavramların zemini nitelikten-yapı-form vb daha alt zemine çekilemiyor)... Tabiki şekli, yapısı çok farklı olabilir, zira zaten ifade edilen nitelik düzeyi, haliyle değişen de zaten bir yerde bu ve bzim ezel, ebed kavramlarımız da aslında nitel-bicel değişimlerden hayat buluyor... İlla bu kavramlarla bir şey söyle denirse, "ezelde şimdi, ebed de" diyebilirim, zira gerisi, ilerisi sanal....
Evren konusunda Big Bang açısından bakarsak bir kalıcılık, yani biçimsiz, niteliksiz, formu ifade etmeyen tabiriyle şey, varlık düzeyinde değerlendiremeyiz. Bir çok ilişki ve yapı çerçevesinde açığa çıkan ya da farklılaşmış bir nitelikten söz edebiliriz.
Örneğin bir plazma deryasındaki yoğunlaşma bir yıldız oluşumuna yol açabilir, lakin bu özünde ortam-nitelik değişimidir. Yani plazma deryası daha yoğun bir manyetik çekimle merkezi bir noktaya sahip oluyorsa bu bir değişimdir, haliyle yeni bir niteliği açığa çıkartır ve biz bu halde buna açığa çıkan yıldız şahsında bir başlangıç ifade ederken, öte yandan da plazma deryası açısından bir son ifadesidir. Buradaki başlangıç ve son yine niteliğin değişimi temelindedir(örneğin yıldızlar sıcak plazmadırlar) ve aslında her başlangıç, bir sondur da, ayrı-gayrı dile gelmeleri olası değil, çünkü başlangıç için son şarttır, o halde biten ne, yeni başlayan ne denebilir, biten bir şey olmalı ki başlayan bir başka şeyden söz edebilelim, kısaca referans olmadan başlangıçtan nasıl söz edebiliriz ki?. Kısaca kerameti kendinden menkul bir başlangıç mefhumuyla yaklaşmak, bana göre safsata.