PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Aydınlık Savaşçısı Turan Dursun'u saygıyla Anıyoruz


spartacus
04-09-2015, 02:37
Turan Dursun'u Katledilişinin 25. Yılında Saygıyla Anıyoruz. (http://www.turandursun.com/ANMA/)
Tam 25 yıl oldu sevdiklerinden, sevenlerinden koparılıp alınalı. Turan Dursun'un yokluğuyla geçen bu 25 yıl içinde hiç bir şey eskisi gibi kalmadı, her şeyden önce sevenlerinin ona olan hasreti ve yüreklerinin orta yerinde hissettikleri acı boşluk hala sürüyor. Her şeyin ilacı olan zaman bir insanın radikal inanışlar yüzünden öldürülmesi ve yedi kurşunla "faili meçhul" cinayetler serisinin bir halkası olmasının yol açtığı yaralara deva olamadı. Gidişiyle artan tek iyi şey toplumun nefret cinayetlerine karşı duyarlılığı oldu. 25 yıl önce bugün ne olmuştu?

4 Eylül 1990'da Turan Dursun vurulduktan 40 -45 dakika sonra polis geliyor. Çok daha erken gelen siviller evi darmadağın ediyor. Birçok eseri ve çalışması siyah poşetlere konuluyor, onlar çıkarken de resmi giysili polisler içeri giriyor. Biz sivil polislerin götürdüğü eserleri ve çalışmaları Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak istedik. Ama 9 yıldır bu girişimimizle ilgili hiç bir sonuç alamadık. Kuran ansiklopedisinin 2000 sayfası, 'Kulleteyn' isimli kitabın ikinci ve sonraki ciltleri yok. Her şeyi götürmüşler. Bir yaşam boyu büyük emekle ortaya çıkarılan her şeyi. Bütün bunlar sivillerin eve girmesinden sonra kayboldu. Devlet içindeki bazı güçler, yasadışı devlet odakları bu eşyaları alıp gitti(Abit Dursun).
Sanki vurulan değil de vuran oymuş ve evinde de işlediği suçun delillerini saklıyormuş gibi yapılan bu baskının sebebi ne olabilir? Turan Dursun’u katletmenin yeterli olmadığı ve yazdıklarının da ortadan kaldırılması gerektiğinin bilinci mi, yoksa ilk kıvılcımını çakmış olduğu aydınlanma ateşinin böyle basit ve ucuz yöntemlerle söndürülemeyeceğinin bilinçsizliği mi? Bilmiyorlar mıydı; “Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım?” diyen bir insanın tarihin sayfalarında yerini alacağını, fikirleri ile yaşamaya devam edeceğini, ölümsüz olacağını? Belli ki bilmiyorlardı.

Aleph
04-09-2015, 03:03
Turan Dursun, dinlerin gerçek tehlikesinin ve zararlarının farkına varabilmiş ender kişilerden biriydi.
http://2.bp.blogspot.com/-KiDIe5rVYyQ/T1KfxR3g3UI/AAAAAAAADQ4/l9x9kHemljM/s1600/resim.jpg

turin
04-09-2015, 03:09
Onu öldüren şerefsizler hala hayatta mı?

Daha doğrusu onu öldüren cahilleri bu yola sevkeden şerefsizler ve bu şerefsizlerin öne sürdüğü veriler hala hayatta mı?

Eğer öyleyse bu 25 sene boşa gitmiştir..

Doğrusu, yanlışı ne olursa olsun can almak heleki eli kalem tutan birinin canını almak - susuyorum...

(Kitaplarını henüz okumadım ama) şunu söylemek isterim;

Elması çöpe de atsan/karanlık bir odaya da koysan parlamaya, etrafını aydınlatmaya devam eder..
Elmas elmastır..

Neva
04-09-2015, 03:18
Gidisinin 25.yilinda, 3000'e dogru.......

http://www.ulusalkanal.com.tr/images/album/tarama0063_Custom.jpg

world
04-09-2015, 06:10
Onun kaynakları değerlidir.Fakat o bile İslam'ınkaranlığını yok edemediyse Türkiye'de biz nasıl edeceğiz?

Bedevi
04-09-2015, 08:16
Allah rahmet eylesin...

Şüpheci Dinsiz
04-09-2015, 09:01
Dünyada Kuran dönemi Arapçasını en iyi bilen bir kaç kişiden biriydi.

Müthiş bir kaynak bilgisi/hafızası vardı. En önemlisi, bildiklerinin kronolojisine çok hakimdi. Örneğin, İslam'daki yanlış bir uygulamanın hangi zamanda kimin uydurmasıyla veya hatalı tefsiriyle başladığını bilirdi. Konuya tüm kaynaklarıyla çok ama çok hakimdi. Bu birikimiyle kendi zamanının İslam alimlerini bir kaç dakikada dut yemiş bülbüle çevirirdi. Devlet gözetiminde alçakça öldürüldü. Katilleri aranmadı bile. Bir ton laf edildi, söz verildi, spekülasyon yapıldı, İran istihbaratı öldürdü dendi.

Hoş, konu din olunca, hele bir de İslam olunca "ben öldürdüm" diyen de, öldürmek isteyen de çok bulunur. Devlet atıverirdi içeri böyle birini, onu bile yapmadı. Tıpkı Madımak'ta olduğu gibi, bu memlekette din adına işlenen cinayetler "faili meçhul" oluyor veya "faili belli" ise bulunamıyor. Azmettiricilerden bahsetmiyorum bile.

Turan Dursun'u saygı ve sevgiyle anıyoruz.

Boolean
04-09-2015, 09:34
İyi ve alçak gönüllü bir insanmış. Resimlerinden belli oluyor. Huzur içinde uyusun.

RollingStones
04-09-2015, 09:38
Huzur içinde uyusun.

Biraz açar mısınız?

Boolean
04-09-2015, 09:43
Biraz açar mısınız?

Neyini açacağım ki?

Ölüm uykuya benziyor. İnsanlar sevdiklerini kaybediklerinde, ölmedi uyuyor derler.

Rahat uyusun. Huzun içinde uyusun.

Bunda anlamayacak bir şey olduğunu sanmıyorum.

RollingStones
04-09-2015, 10:14
Neyini açacağım ki?

Ölüm uykuya benziyor. İnsanlar sevdiklerini kaybediklerinde, ölmedi uyuyor derler.

Rahat uyusun. Huzun içinde uyusun.

Bunda anlamayacak bir şey olduğunu sanmıyorum.

Bu tür söylemleri zorunluluk halinde söylediğinize dair yazılarınızı okumuştum da. Sanıyorum buradaki de böyle bişey.

Boolean
04-09-2015, 10:23
Bu tür söylemleri zorunluluk halinde söylediğinize dair yazılarınızı okumuştum da. Sanıyorum buradaki de böyle bişey.

Ha o yüzden.. :) Allah Rahmet Eylesin bekliyor tabi normal hayatta insanlar. Huzurlu uyusun falan bizim kültüre uyan cümleler değiller genelde.

E tabi inanç dil ve kültürü etkilediği için, dinden çıkınca az veya çok seçilen deyimler, sözcükler değişiyor.

Barlas
04-09-2015, 12:31
Turan DURSUN hocanın kutlu tîni şâd, durağı uçmağ olsun...

Aleph
04-09-2015, 12:57
Turan DURSUN hocanın kutlu tîni şâd, durağı uçmağ olsun...

Biraz açar mısın sevgili Barlas? :D

blackwater
04-09-2015, 14:40
Tek tesellimiz fikirlere kurşun işlemiyor olması.

Turan Dursun'un yaktığı ateşin ışığı 25 yıl sonra artık çok daha fazla insanı aydınlatıyor.
Bizler de onun elinden düşen bayrağı yerden alıp son nefesimize kadar karanlıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.

Huzur içinde yatsın.

Yıldıztozu
04-09-2015, 15:59
''Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım?'' T.D.

upuaut
04-09-2015, 21:38
Arkadaşlar, çok basit bir soru soracağım. Çünkü yanıtını herkesin bildiğine eminim ama ben yine de sormak istiyorum.

1. 4 Eylül 1990'da Turan Dursun'un katledilmesiyle başlayan 90'lardaki cinayetler zinciri bugün neden durmuş vaziyettedir?

Bu sorunun yanıtı için ipucu taşıyan bir diğer soruma geçeyim:

2. Peki Kuran ve İslam adına bugünkü mevcut durum Turan Dursun'un dönemindekine göre daha fena olmasına, dolayısıyla Turan Dursun'un katline neden olmasına rağmen neden aynı saldırılar bugün olmuyor?

bakkalmahmud
04-09-2015, 23:38
Dünya bana kainatin timarhanesi gibi geliyor,milyarlarca akilhastasi ve bunlarin arasinda sadece birkac denilebilecek sayida insan yirtinarak diyerlerini aklin yoluna davet ediyor,düsünmeye zorluyor,peygamberlik diye bir kurum varsa,o bu olmali,ama ne hikmetse insanlarin aklini manipule edip hertürlü akilsizligi ve ahlaksizligi yapmaya tesvik edenler peygamber diye aniliyor yada peygamber gibi saygi görüyor,bu cok haksizca.Turan hocayi saygiyla aniyorum.

Circassian54
05-09-2015, 00:01
Keşke yaşasaydı , çok daha insan aydınlanmış olurdu belki. İslamın kirli yanlarını ortaya çıkardığı için öldürüldü , hoşgörü dini derler birde utanmadan.

Ölümünden hemen sonra sivil polisler evine girip eserlerini yağmalamış ve emniyetten geri isteyince de iade edilmemiş oğlunun söylediğine göre , çok adice , şerefsizce bir olay .

Yıldıztozu
05-09-2016, 00:14
26. yılında da saygıyla anıyoruz.

Nero
08-06-2017, 14:27
Turan Dursun o dönemde sadece ateistlerin düşüncelerini, kabullerini doğrulayan biri olmakla kalmadı; aynı zamanda dindarların, deistlerin ve agnostiklerin de düşüncelerini, inançlarını etkileyen bir düşünür ve aydın oldu.

Ben o sıralar bir ateisttim ve Turan Dursun'dan etkilendim. Mevcut sunnî dinin egemen anlayışına karşı bilgilenip bilinçlendim. Eminim diğer inançlardan insanlar da ondan etkilenmiştir. Bu etki olumlu yönde bir etkidir bence. Kendi inançlarını ve referanslarını sorgulamışlardır onlar da.

Eski bir imam ve din alimi. Sonradan kendini aşmış ve ateist olmuş. Eski kimliğini reddedebilmiş. Onu aşmış.

Bence müslüman kimlikli aydınlar, düşünürler, inançlı kimseler ondan olumlu yönde etkilenmişlerdir. Kendi aydınlanma hareketine ilk kıvılcım belki de Turan Dursun'dan gelmiştir.

Keşke onun gibi birikimli, bilgili, kültürlü muhataplarımız olsa ve onlarla tartışıp hep birlikte gelişebilsek.

Ahlaksız
08-06-2017, 19:10
Turan Dursun'un öldürülmüş olması canımı çok sıkıyor..

Amon yarebbi
08-06-2017, 21:32
Turan Dursunun katledilmesi , aklıma 2000 e doğru dergisinin sahibi olan topalı getiriyor.

bakkalmahmud
09-06-2017, 00:54
Turan Dursun o dönemde sadece ateistlerin düşüncelerini, kabullerini doğrulayan biri olmakla kalmadı; aynı zamanda dindarların, deistlerin ve agnostiklerin de düşüncelerini, inançlarını etkileyen bir düşünür ve aydın oldu.

Ben o sıralar bir ateisttim ve Turan Dursun'dan etkilendim. Mevcut sunnî dinin egemen anlayışına karşı bilgilenip bilinçlendim. Eminim diğer inançlardan insanlar da ondan etkilenmiştir. Bu etki olumlu yönde bir etkidir bence. Kendi inançlarını ve referanslarını sorgulamışlardır onlar da.

Eski bir imam ve din alimi. Sonradan kendini aşmış ve ateist olmuş. Eski kimliğini reddedebilmiş. Onu aşmış.

Bence müslüman kimlikli aydınlar, düşünürler, inançlı kimseler ondan olumlu yönde etkilenmişlerdir. Kendi aydınlanma hareketine ilk kıvılcım belki de Turan Dursun'dan gelmiştir.

Keşke onun gibi birikimli, bilgili, kültürlü muhataplarımız olsa ve onlarla tartışıp hep birlikte gelişebilsek.
Nero Turan Dursunun Ateist oldugunu hangi yazisinda kesfetdin? orayi bizimle paylasirmisin..Islam ******lugunu(******luk bir huydur.kemal tahir ) her kesfeden ateistmi oluyor?

Nero
09-06-2017, 08:58
Nero Turan Dursunun Ateist oldugunu hangi yazisinda kesfetdin? orayi bizimle paylasirmisin..Islam ******lugunu(******luk bir huydur.kemal tahir ) her kesfeden ateistmi oluyor?

İslam neyliğini?.. Anlayamadım...

Turan Dursun'un yazılarını o zamanki 2000'e doğru dergisinden takip ederdim. Çok hoşuma giderdi, çünkü benim ayrıntılı bilmediğim bilgileri eleştirel biçimde verirdi.

Ama özellikle belli bir yazısında keşfetmem gibi bir şey olmadı. Zaten anlaşılıyordu yazı üslubundan. Çok net, çok açık bir üslubu vardı.

Hatta o derginin sorumlusu olan Perinçek, Turan Dursun'un bu açık ve keskin üslubunu, öldürüldükten çok sonra eleştirmişti. Oysa o zamanlar yazıların dergide çıkmasına kendisi izin veriyordu ve daha çok onun yazıları sayesinde dergi popüler olmuştu.

kartopu
09-06-2017, 12:10
Anadolu topraklarında gelip geçmiş nadir insanlardan biri idi Turan Dursun. Belki islamı aklı başında eleştirisini ondan öğrendik bizler.
Eleştiriyi hazmedemeyenler katletti onu.

Vefik Sami
09-06-2017, 14:38
Anadolu topraklarında gelip geçmiş nadir insanlardan biri idi Turan Dursun. Belki islamı aklı başında eleştirisini ondan öğrendik bizler.
Eleştiriyi hazmedemeyenler katletti onu.

Keşke bütün mes'ele "eleştiriyi hazmedememek" düzeyinde, sığ ve basit olsaydı.
Hem câhil, hem de "inançlı" birinin hayâtının yegâne anlamı olan, "öldükten sonra tekrar dirilmek ve Cennette ebedi hayat yaşamak" düşüncesini elinden alırsanız; vahşileşmesine, canavarlaşmasına hayret etmeyeceksiniz.

İslâma dâir - ya da diğer dinler - yapacağınız belgelere, sağlam mantıki temellere dayalı eleştiriler, ancak; sorgulayan, araştıran insanların işine yarar. Bu insanlar, yazılanları ilgi ve dikkatle okur, değerlendirir. İnancı ile alâkalı en ufak bir sorgulaması olmamış, dolayısıyla şüpheleri de bulunmayan insanlarıın kulağına "aykırı" şeyler fısıldandığınızda endişelenmelerine sebep olursunuz. Bu tiplerin akıl üzerinden verecekleri cevap olmayınca, şiddete başvurmaları kaçınılmzdır.

İşte bu nedenlerle yıllarca bu forumda ben, İslâm'a ve diğer dinlere eleştiri getirilldiğinde üslûba son derece dikkat edilmesine, bahse konu dinlerin değer verilen kişilerine karşı "belaltı" cümleler kurulmamasına dâir uyarılar yaptım; bunun mücâdelesini verdim, vermekteyim. Usûlü dâiresinde, sinkafsız reddiyeler ortaya konduğunda, bunlar sâdece câhil inanırları öfkelendirir. Sözüm ona yapılan "eleştiri"(!)ye bir de sinkaf eklendiğinde tüm inanırlar rencide edilmiş, tepkileri çekilmiş olur. Görünen o ki bu mevzûda karşılaştığımız üslûp tercihleri, yazarın birikimi ve amacıyla doğru orantılı.

Benimkisi sıradan bir hatırlatma tabii.
Hiç kimse üzerinde otoritem yok.
Devlet değilim nihâyetinde.

kartopu
10-06-2017, 11:05
Çok haklısın Sn .Vefik Sami
Bende küfürlü ve aşağılayıcı sözleri sevmem En azından karşımdakini insan kabul ederim ve değişebileceğini düşünürüm.
İnsanı yaşadığı şartlar değiştiriyor ve ya yapılandırıyor öyle düşünüyorum.

Şüpheci Dinsiz
04-09-2019, 17:08
29 yıl önce alçakça öldürülen aydınlık savaşçısı Turan Dursun'u saygı ve minnetle anıyorum.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/newsimagestyle_615x410/public/turan2_0_0.jpg

Ahlaksız
04-09-2019, 19:43
Toprağı bol olsun..:(
Hepimiz Turan Dursun'un askeriyiz..Bu forumda onun yazdıklarını bir şekilde yaşatmaya çalışıyoruz..

Ne yazık ki b.k gibi olan medya,Turan Dursun gibi isimleri hep görmezden gelir..

Turan Dursun'u Müslüman bir Türk öldürmedi mi?Bu gerçek çok rahatsız edici değil mi?Gerçeklerle yüzleşmek çok korkunç bir şey değil mi?Bu yüzleşmeyi yapmadıkları müddetçe,bu toplum asla aydınlık günler göremeyecektir..

Ahlaksız
04-09-2019, 19:55
Arkadaşlar, çok basit bir soru soracağım. Çünkü yanıtını herkesin bildiğine eminim ama ben yine de sormak istiyorum.

1. 4 Eylül 1990'da Turan Dursun'un katledilmesiyle başlayan 90'lardaki cinayetler zinciri bugün neden durmuş vaziyettedir?

Bu sorunun yanıtı için ipucu taşıyan bir diğer soruma geçeyim:

2. Peki Kuran ve İslam adına bugünkü mevcut durum Turan Dursun'un dönemindekine göre daha fena olmasına, dolayısıyla Turan Dursun'un katline neden olmasına rağmen neden aynı saldırılar bugün olmuyor?
Sevgili upuaut;Toplum o süreçte,böyle dinsiz/ateist/deist gibi kavramlara bugün olduğundan çok daha uzaktı..Bu bakımdan Turan Dursun gibi isimler,çok marjinal insanlar olarak kabul edildi ve hedef tahtasına konup yok edildi..
Bugün sokakta bir deistle/agnostikle karşılaşma oranınız,90'lara göre çok yüksektir..Haliyle bugünün koşulları,30 sene öncesinden çok farklı..Gençlerin deizme kaydığına dair raporlar bile,mecliste gündeme gelmiş durumda..Bu bakımdan bugün birilerini deist veya ateist diye öldürmek saçma..Yobazlar bizim yüzbinlere,belki milyonlara ulaştığımızın farkındalar..Bu bakımdan taktikleri değişti diyebiliriz..
Bugün de şunu yapıyorlar..Gayrimüslimleri alenen devlet eliyle dışlıyorlar,bu insanlara iş vermiyorlar,gerekirse hapse atıyorlar..Bugün gayrimüslimlere olan baskı çok fazla..Geçmişte böyle bir baskı azdı ama zaman zaman Turan Dursun gibi insanlar öldürülüyordu..Bugün öldürme yok ama baskı çok..
Kabaca böyle açıklayabilirim..

Barlas
04-09-2019, 20:05
Turan Dursun ışıklar içinde uyusun. Çok şey öğrendim kendisinden.

Filozof
14-12-2019, 10:15
Şimdi bu zatın hem dünyada yaşam hakkını elinden aldılar bir de inanmayacağı için yanacağını söylüyorlar. Böyle bir adalet var mı? Yok. Dinler işte böyle aşağılık bir yalandır, bir sömürü aracıdır, cehalettir ve din itleri de böyle gerçekleri söyleyenlere saldırarak bu aşağılık yalanı, din sömürüsünü devam ettirmeye çalışırlar.

bakiradem
29-12-2019, 17:45
güzel insan. Sana kıyan eller kahrolsun.
biber hapı (https://www.biberhapistore.com)

Ahlaksız
04-09-2020, 15:03
https://twitter.com/Ateizm_Dernegi/status/1301552228348510209

Ahlaksız
06-09-2020, 11:08
https://www.youtube.com/watch?time_continue=322&v=y3uE305UYm8&feature=emb_title

Ahlaksız
03-12-2020, 20:34
https://twitter.com/GunesMu/status/1334538029894164480
https://twitter.com/GunesMu/status/1334538612466180098

Yıldıztozu
04-09-2021, 17:31
"bilcümle islâmcılar! iyice bilin! bilin ve unutmayın ki ben, yüzyılların doğurduğu bir 'ölüm'üm! islâm'ın, tüm dinlerin, tabuların, sonuçları bugün ve yarın görülecek ölümüyüm. çıkarları din karanlığı üstüne kurulu olanlar, bu karanlıktan türlü biçimde yararlananlar, tüm karanlık böcekleri benden korksunlar. ne imzalı, ne imzasız yalanları beni yıldırabilecektir. korksunlar elimdeki ışıktan. bir mum ışığının bile koca bir oda karanlığını nasıl parçaladığını anımsasınlar. binlerce yıllık ilkelliklerin, yalanlarla örülüp piyasalara sürdüğü imanın, kafalardaki, duygulardaki zincirlerinin elbette ki bir gün sonu gelecektir".

https://www.youtube.com/watch?v=fh9Jhb3huj8&ab_channel=K%C3%BCt%C3%BCphaneT%C3%BCneli

kendisine ait ses veya görüntü kaydı bulamadım.

Barlas
04-09-2021, 23:00
Gerçekleri yazmanın, insanları gaflet uykusundan uyandırmak istemenin bedelini biricik canıyla ödedi.

Kendisini saygıyla anıyorum.

Şüpheci Dinsiz
04-09-2022, 16:05
Turan Dursun 4 Eylül 1990 tarihinde devletin katilleri tarafından alçakça katledildi.
Saygıyla, minnetle anıyorum...
https://twitter.com/LaboransS/status/1566320156745162752

dine mine ne
04-09-2022, 17:01
Turan Dursun 4 Eylül 1990 tarihinde devletin katilleri tarafından alçakça katledildi.
Saygıyla, minnetle anıyorum...


Devletimiz, toprak bütünlüğü temelinde siyasi olarak örgütlenmiş ve farklı milletlerden oluşan tüzel bir kişiliktir. Düşüncelere kurşun sıkanların devlet tarafından örgütlendiğini nereden biliyorsunuz?

Din uğruna bu yanlışı yapabilecek binlerce vatandaş varken devlete bu yanlışı nasıl adreslediğinizi bana açıklayabilir misiniz? Aç ve yoksul olan bir kişinin aynı zamanda hırsız olması gerektiği mantığını mı varsayıyorsunuz? Değilse, katil devlet ifadelerini hangi gerekçelere dayandırıyorsunuz?.

marcos
05-09-2022, 23:51
Turan DURSUN suikastı her yönü ile profesyonel bir suikasttır.Susturucu silahlarla doğru zaman doğru mekanda yapılmıştır.Katilleri cinayet anında gören olmamıştır.Turan DURSUN'nun cenazesi şans eseri bir çocuk tarafından görülmüş bulunmuştur.Oysa cinayet sokak ortasında işlenmiştir.

Daha sonra cinayetten İrfan ÇAĞRICI kardeşi Rıdvan ÇAĞRICI, Mehmet Ali ŞEKER,Kudbettin GÖK ve bir düzine şahıs tutuklanmıştır.Tutuklulardan İrfan ÇAĞRICI hariç diğerleri serbest bırakılmış İrfan ÇAĞICI' nın İslami Hareket Örgütü yöneticisi olduğu cinayeti bu örgütün işlediği iddia edilmiş.Ve yargılama bu üzere yapılmıştır.

Burada işin püf noktası İslami Hareket adında bir örgütün olmayışıdır.Bu örgüt hayalidir.

Dinemine

Türk Devleti çok milletli değildir.Böyle bir iddiası yoktur.

dine mine ne
06-09-2022, 12:04
İslami örgüt olduğu neden fantezi olsun ki, sonuçta bu bir tanım meselesidir.
Kimse suikastı görmediyse ve tanık yoksa, bu insanlar nasıl tutuklanabildi. Eğer herhangi bir bağlantı yoksa, o zaman yasal bir tutuklama mümkün olamazdı. Peki bunun genel olarak devletle ne ilgisi var? Ve eğer öyle olsa bile, bu genelleme neden?. Olsa bile bir grup devlet adamının işlediği suç neden bütünü bağlasın, işlenen suçun bütünle ne ilgisi var?. Devleti tümüyle bu suçtan sorumlu tutmak, bana göre, çılgınca bir fikirdir. Bu tamamen mantıksız bir saçmalıktır.

Ha birde Türkiye'deki etnik yapıda belirgin farklılıklar vardır. Dolayısıyla Türkiye, çok sayıda etnik grubun yaşadığı çok etnikli bir devlettir. Bunu iddia etmesine gerek yok, çünkü mevcut durumu ortadadır.

ilahimasal
06-09-2022, 12:40
Turan Dursun un katledilmesi hakkında ne düşünüyorsun alçak trol? Desem yine trolliycek it

Bu trol para aldığını ve trollediğini bu forumda açıkça yazdı ve bu konuyuda trollüyor. Trol olduğu kendi beyanı olan birinin denetime alınması gerekmezmi?

Birisi gelse " Turan Dursunu katlettiler ve hak etti " dese gerekçelerinide buraya yazsa onunla tartışılır.
Bu it o dertte değil.
Bu it , Forumu belli bir amaç doğrultusunda trollüyor . Samimî değil. Tam bir alçak .

Khaos
06-09-2022, 14:01
Sayın marcos
Söz konusu örgüt tamamen hayali olmayabilir.
İran gizli servisi etkisindeki müslümanların (bir kısmı eski ülkücü ve 12 eylül sonrası islamcı olan) bir dönem mit tarafından da bağlantılı şekilde kullanılmış olma ihtimali var.

Şüpheci Dinsiz
10-09-2022, 09:49
Cinayetin ardından Dursun'un kütüphanesinin raflarında duran çok şeyin kaybolduğu anlaşıldı. Yatağının üzerine ise "Kutsal Terör Hizbullah" kitabı bırakılmıştı. Yakınları kitabın Dursun'a ait olmadığını, eve giren kişiler tarafından bir "mesaj" olarak bırakıldığını söyledi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Dursun'un evinde polislerin arama yaptığını doğruladı ancak arama tutanağında kitaplıktan alınanlara ilişkin bilgi yer almadı.

"4 Eylül 1990'da Turan Dursun vurulduktan 40-45 dakika sonra polis geliyor. Çok daha erken gelen siviller evi darmadağan ediyor. Bir çok eseri ve çalışması siyah poşetlere konuluyor, onlar çıkarken de resmi giysili polisler içeri giriyor. Biz sivil polislerin götürdüğü eserleri ve çalışmaları Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak istedik. Ama 9 yıldır bu girişimimizle ilgili hiç bir sonuç alamadık. Kuran ansiklopedisinin 2000 sayfası, 'Kulleteyn' isimli kitabın ikinci ve sonraki ciltleri yok. Her şeyi götürmüşler. Bir yaşam boyu büyük emekle ortaya çıkarılan her şeyi. Bütün bunlar sivillerin eve girmesinden sonra kayboldu. Devlet içindeki bazı güçler, yasadışı devlet odakları bu eşyaları alıp gitti."

Bu iki paragraf, cinayetin devlet tarafından işlendiğini gösteriyor.

Bu paragrafların yer aldığı eski bir gazete haberi:
sol.org.tr (https://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/aydinlanma-savascisi-turan-dursun-bundan-23-yil-once-katledildi-haberi-79095)

Aydınlanma savaşçısı Turan Dursun bundan 23 yıl önce katledildi

https://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/content_image_size_type4/public/turandursun12_0_0.jpg?itok=-WV7QotD

Karanlığa karşı verdiği mücadele nedeniyle gericilerin hedefi haline getirilen aydınlanmacı yazar Turan Dursun, bundan 23 yıl önce uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildi.

04.09.2013

(soL - Haber Merkezi) "Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım?" sözleriyle karanlığa karşı savaş açan aydınlanmacı yazar Turan Dursun bundan 23 yıl önce, 4 Eylül 1990 tarihinde gericiler tarafından katledildi.

Turan Dursun'un yaşamı
1934 yılında Sivas'ın Şarkışla İlçesi'ne bağlı Gümüştepe Köyü'nde dünyaya gelen Turan Dursun, müftü olabilmek için ilkokulu dışarıdan bitirdi, ilk olarak köy imamlığı ve medreselerde hocalık yaptı. 1958-1965 yılları arasında Tekirdağ, Gemerek, Türkili, Altındağ ve Sivas'ta müftülük yaptı.

Şeriatın katı kurallarına ters davranışları nedeniyle İslamcı çevrelerde yadırganan Dursun'un Müftülüğü sırasında bu nedenlerle sürgünleri oldu. 1965'te İslam dinini reddettikten sonra Müftülük görevinden ayrıldı.

1966 yılında TRT'de dini içerikli programlarda görevi aldı. On yıl bu görevine devam ettikten sonra gene TRT'de prodüktör olarak "Başlangıcından Bu Yana İnsanlık", "Vergi Programı", "Akşama Doğru" gibi programlar yaptı.

TRT'den emekli olduktan sonra 1989 yılında haftalık 2000'e Doğru Dergisi'nde yazı yazmaya başlayan Dursun, düşünceleri nedeniyle gericilerin hedefi haline geldi.

Çalışmaları ölümünün ardından kitaplaştıtılabilen Dursun'un yayınlanmış eserleri söyle: "Din Bu (4 cilt), Kur'an Ansiklopedisi, Kutsal Kitapların Kaynakları (3 cilt), Kulleteyn, Allah, Kur'an, Dua, Şeriat Böyle, Müslümanlık Ve Nurculuk, Ünlülere Mektuplar, İlhan Arsel'e Mektuplar"

Gericilerin alışamadığı müftü

1958'den 1966'ya kadar bulunduğu müftülük görevi sırasında yaptıkları nedeniyle de gericilerin hedefinde olan Dursun, kendisiyle yapılan bir röportajda o döneme ilişkin şunları aktarıyor:

"Sivas'ın Hanzar köyünde su kaynağı var. Bir süre sonra yitiyor. Bend yapılsa herkes yararlanacak. Valiye göstermek için başında fotoğraf çektirdim. Köylüler gelmeye cesaret edemediler. "Ağa ne der" diye. Ağa karşı çıkmıştı zaten, "eski köye yeni adet mi getiriyorsunuz" demişti. Daha sonra TRT"deki ilk programımın adı "Eski Köye Yeni Adet" olmuştu. Hakkımda komünist diye söylentiler çıktı. Alışılmadık bir müftüydüm. Tarık Zafer Tunaya'nın başkanı olduğu Devrim Ocakları'nın kurucuları arasındaydım. Sovyetler Birliği'nden 20 bin lira para almış diye ihbar olmuş. Diyanet müfettişlerinden Abdullah Güvenç teftişe geldi. Adama su verecek bardağımız yoktu evde. İbrikle vermiştik utana sıkıla.

Sinop'un Türkili ilçesine sürgün edildiğimde, kentin dışında yıkık dökük bir kulübe tutmuştum. Ali Şarapçı diye bir öğretmenle karısı bana çok yardım etmişti. Ona da komünist diyorlardı. Ben de "keşke komünist olmasaymış, ne iyi adammış" diye düşünüyordum. Komünizmi kaynağından öğrenmeye karar verdim. Ali Şarapçı'ya "Şu komünist kitaplardan getirsen de okusam" dedim. Bilmediklerimi gidip soruyorum, okuyorum, ders gibi. İnanç dünyamda bir sarsıntı olmadı. Ancak ürkecek bir şey de yokmuş. Sosyal alanda bir ideolojiden çok bir bilim olarak baktım."

Dursun'un dine yaklaşımında geçirdiği değişim
Dursun dine ilişkin fikirlerindeki değişimi ise şu ifadelerle anlatmıştı:

"… Bende inanç devrimi neden oldu? Ya da neden inançsızlık oluştu? Onu belirteyim: Doğru bilime yönelmiştim. Çok büyük kütüphanelere gittim. O zaman ben İslam'ın kökenini gördüm, okudum. Söylencelerden de okudum. Bir gün "Sümer Efsanesi" ile karşılaştım. Sümerler'de bir Tufan efsanesi. Baktım, Tevrat'ta var, Kur'an'da var. Bu bir efsane, nasıl olur da Tevrat'ta, Kur'an'da olabilir? Milattan önce 3000 yılında kaleme alındığı sanılıyor. İslam' dan, hatta Kur'an'dan çok önce. Peki, bunlarda olan, Kutsal kitaplarda ne arıyor? Sonra, Hammurabi Yasaları'nın kimi maddeleri Tevrat'a aynen geçmiş, ondan sonra Kur'an'a da yansımış, yani sarsılmalar benim öyle başladı."

Dursun kendisiyle yapılan bir röportajda ise dinleri şu ifadelerle eleştirmişti:

"Bence din insanlığa çok şey yitirtmiştir. Dinsizlik ne kazanır? Önce bu yitirilen şeyleri bir daha yitirme durumuna düşmemeyi kazanır. Dinler neyi yitirtmiştir? Bana göre dinler insana gözyaşı getirmiştir, ölümler getirmiştir. İslam da bunların arasındadır. Bugün Yahudiler eğer Filistinlilere birtakım zulümler yapıyorlarsa, bence bunların Yahudiliğin içindeki Yehova'nın, Tevrat Yehovası'nın insanların kafasına aşıladıklarının çok büyük etkisi vardır. "Gidin, vurun, acımayın." en büyük etkisi vardır. İslam öyle olmuştur. Muhammed döneminde de öyle olmuştur. Ebu Bekir döneminde de, daha sonraki dönemlerde de. Ebu Bekir döneminde, "Riddet" (dinden dönme) olaylarında, belgelere göre, ateş havuzları açılmıştır. O ateş havuzlarına insanlar inançlarından dolayı atılmış, yakılmışlardır. Muhammed'den sonraki dönemde, Osman döneminde bir Cemel olayını anımsıyoruz. Bu Cemel olayında, iki yanda da Muhammed' in arkadaşları vardı. Bir yanda, 400 kadar "biat-ı Rıdvan"da bulunmuş olan kişi vardı. Başlarında Ali, Muhammed' in damadı. Öbür yanda, yine cennetle müjdelenmişler vardı. İki kesim birbirine saldırıyorlardı, öldürmek için ve o olayda tarihlerin bizlere kaydettiğine göre, 15 bin kişi hayvan boğazlanır gibi boğazlanmıştır."

Cinayetin ardından yayınlanmamış çalışmaları kaybedildi
Dursun 4 Eylül 1990 tarihinde İstanbul Koşuyolu'ndaki evinin yakınlarında teröristler tarafından silahla vurularak öldürüldü.

Cinayetin ardından Dursun'un kütüphanesinin raflarında duran çok şeyin kaybolduğu anlaşıldı. Yatağının üzerine ise "Kutsal Terör Hizbullah" kitabı bırakılmıştı. Yakınları kitabın Dursun'a ait olmadığını, eve giren kişiler tarafından bir "mesaj" olarak bırakıldığını söyledi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Dursun'un evinde polislerin arama yaptığını doğruladı ancak arama tutanağında kitaplıktan alınanlara ilişkin bilgi yer almadı.

Yazdıkları nedeniyle gericilerin kurşunlarına hedef olan Dursun'un pekçok çalışması da cinayetin ardından evine giren karanlık kişilerce ortadan kaldırıldı. Turan Dursun'un oğlu Abit Dursun yaşananları şu ifadelerle anlatıyor:

"4 Eylül 1990'da Turan Dursun vurulduktan 40 -45 dakika sonra polis geliyor. Çok daha erken gelen siviller evi darmadağan ediyor. Bir çok eseri ve çalışması siyah poşetlere konuluyor, onlar çıkarken de resmi giysili polisler içeri giriyor. Biz sivil polislerin götürdüğü eserleri ve çalışmaları Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak istedik. Ama 9 yıldır bu girişimimizle ilgili hiç bir sonuç alamadık. Kuran ansiklopedisinin 2000 sayfası, 'Kulleteyn' isimli kitabın ikinci ve sonraki ciltleri yok. Her şeyi götürmüşler. Bir yaşam boyu büyük emekle ortaya çıkarılan her şeyi. Bütün bunlar sivillerin eve girmesinden sonra kayboldu. Devlet içindeki bazı güçler, yasadışı devlet odakları bu eşyaları alıp gitti."

"Evimize gelen bazı mektupların içine mermi çekirdekleri koymuşlar"
"Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım?" sözleriyle yazdıklarının bedelini canıyla ödeyebileceğinin farkında olduğunu ifade eden Dursun, uğradığı cinayet öncesinde çok kez ölüm tehdidi almıştı. Oğlu Abit Dursun babasının daha önceki dönemde aldığı tehditleri şöyle anlatmakta:

"Babama yönelik ilk öldürme girişimi, 1960'lı yıların başlarında yapıldı. O zamanlar Türkeli Müftüsü idi. Türkeli, Sinop'un şirin, küçük bir kıyı kasabasıdır. Babam, Atatürkçü Müftü diye oraya sürgün gönderilmişti, bense 6 yaşlarında bir çocuktum. Nurcular babamı öldürtmek için, Ankara'dan bir talebe göndermişler. Sonra babam onu ikna etti. Yardım toplattı o öğrenci için.

Sonra, 1968 Yılında TRT'ye geçti. Ankara Radyosu'nda prodüktör olarak Din ve Ahlak Proğramları yapmaya başladı. Önce engellemeler sonra sürgünler başladı. Bu arada evimize yüzlerce, binlerce mektup geliyordu. Övgü dolu olanlarda vardı elbette. Ama çoğunlukla tehdit içerikliydi. Hatta bazılarını içine mermi çekirdekleri koymuşlar, ''bunu kabak çekirdeği zannetme'' diye de yazmışlardı mektuplarına.

Bizleri korumak için yerleştiği İstanbul'da gece gündüz üretiyordu. Teditlede durmak bilmiyordu tabi ki... Telefon, mektup, ne olursa. Çok ilginçtir, telefonunu (basın tercihli) değiştirip gizli olmasını yazılı olarak talep ettiği halde, ne hikmetse bir kaç saat sonra tehdit telefonları almaya başlamıştı. Yine o sıralar yaşanan ama ölünden sonra arkadaşlarından öğrendiğimiz bir kaçırılma olayı da var. Tüm bunların yanında yurt dışından konferans talepleri de yoğunluk kazanmıştı. Londra, Paris, Berlin gibi.. Biz Türkiye'ye dönmesini-en azından uzun bir süre-istemiyorduk. Yurt dışına çıkmadan bir gün önce yaşandı o meşum gün."

Şüpheci Dinsiz
04-09-2023, 01:41
https://twitter.com/LaboransS/status/1698440732250435584

Şüpheci Dinsiz
04-09-2025, 10:47
https://x.com/LaboransS_/status/1963502432563974498