Orijinalini görmek için tıklayınız : Halklar kardeştir
ozkanates
09-09-2015, 15:32
Mustafa Kemal, gizlice hazırlandığı büyük taaruzdan hemen önce Fransız bir politakacı ile yüz yüze görüşmede şöyle der: "Biz savaşmak istemiyoruz ama siz bizi mecbur bırakıyorsunuz. Olacakları düşündüğümde Yunanlılar için gerçekten üzülüyorum."
"Siz bizi mecbur bırakıyorsunuz":
Toprak vaat ederek Yunanlıları kandırdınız.
"Yunanlılar için gerçekten üzülüyorum":
Çünkü onlar devletin tebaası bizim kardeşlerimiz.
Her şeyi özetleyen iki cümle. Ordu cepheyi yardığında Yunanistan'a verilen Batı desteği biter, kardeş kardeşi biçer ve kazanan sadece Batı zulmü olur. Aynı oyun Ermenilere de oynanmıştır. Ordu müdahale ettiğinde ne Rus kalır ne Fransız, olan birbirini biçen iki kardeş halka olur ve kazanan yine sadece Batı zulmüdür.
Batı dünyayı 300 yıldır böyle yönetiyor: Onun bunun topraklarını ona buna dağıtma vaadiyle hepsini birden biçerek. PKK'ya kuzey Suriye'de devlet kurma desteği önermesi, Türkiye'nin kabul etmesi mümkün olmayan bir durum yaratarak, kardeş halkları karşı karşıya getirme oyunu.
Terör eylemleri, halkların savunma psikolojisini tetiklemeyi amaçlar. Her savunma adımı, karşı tarafın da savunmaya çekilmesine sebep olur ve böylece kardeşler ayrışır. Ayrıştıkça, karşılıklı biriken gerilimi patlatmaya kıvılcımlar yetecektir.
Türkiye 2000 yıllık devlet aklı ile hareket ediyor ve Batının 300 yıllık kardeş kavgası oyununu yutacak değil. Ancak bu devlet aklı, halkının onu izlemesi üzerine kurulu. 120 devlet 11 imparatorluk kurmuş kültürün ürünü devlete, o devletin askerine, polisine, istihbaratına, halkına güvenelim. Sokağa inmeyelim, hem kendimizi hem kardeşlerimizi provake etmeyelim, provakasyona açık hale gelmeyelim, getirmeyelim. Devletin güçlü olduğunu bilelim ve bırakalım ki işini yapsın.
Bugün bize düşen... devletin etrafında toplanmak ve bir olmak; ona en büyük destek olan sükuneti ve vakarı göstermek; bu zor günleri kimlerin Türkiye'den yana kimlerin kaostan yana olduğunu görme fırsatı olarak değerlendirmek; gördüklerimize demokrasimiz içinde demokrasimiz yolu ile cevap vermektir.
Predator
09-09-2015, 16:26
Bu halklar neden manipülasyona açık ?
Doğu, sütten çıkmış ak kaşık mı ?
Devlet, ülkeyi düzgün yönetiyor mu ki güvenelim ?
Daha geçen günler çözüm sürecinde silah stokladılar diyor. Sormazlar mı, onlar silah stoklarken siz ne yaptınız ? Nasıl böyle bir şeye göz yumulur ?
Siyasetin çok kirli olması ve polis ve Mit'in direkt siyasete bağlı olması nedeniyle, silahlı kuvvetler hariç güvendiğim kurum yok açıkçası. Sadece ordu hala güvenilirliğini koruyor gözümde.
Sn. Özkan Ateş siz AKP'ye güvenelim demişiniz aslında. O iş yaşşşşşşşşşşş be gülüm.
ozkanates
09-09-2015, 16:52
Bu halklar neden manipülasyona açık ?
Doğu, sütten çıkmış ak kaşık mı ?
Devlet, ülkeyi düzgün yönetiyor mu ki güvenelim ?
Siyasetin çok kirli olması ve polis ve Mit'in direkt siyasete bağlı olması nedeniyle, silahlı kuvvetler hariç güvendiğim kurum yok açıkçası. Sadece ordu hala güvenilirliğini koruyor gözümde.
Sn. Özkan Ateş siz AKP'ye güvenelim demişiniz aslında. O iş yaşşşşşşşşşşş be gülüm.
Cevap, bu soruların cevaplarının demokraside olduğu.
Önce bir devletin olacak ki, devletin başına kimin geçeceğini seçebilesin.
Kimi manipülasyona kapalı görüyorsan, kimi sütten çıkmış ak kaşık görüyorsan,
Kimi ülkeyi düzgün yönetiyor görüyorsan, kime güveniyorsan onu seçebilesin.
Devletten vazgeçmek, bağımsız milli iradeden vazgeçmek demek.
O zaman gücü olan, Batı, karar verir ülkeyi kim yönetsin,
Kimin çıkarına kimin zararına yönetsin.
O karar da 300 yıldır belli.
Devletin yönetimi aramızdaki konu.
Devletin varlığı ise hepimizin konusu.
Ki konu devlet de değil, demokrasi.
Predator
09-09-2015, 17:10
...
Ben sorunların nedenini soruyorum, sen sorunların çözümünü anlatıyorsun.
Doğuda kaç ülkede demokrasi sorunsuz işliyor ?
Senle hiç bir konu hakkında konuşulmaz. Tamam, senin dediğin olsun: Tüm suç Batı'da. AKP yönetsin ülkeyi, on numara yönetiyor. AKP'ye güvenelim.
spartacus
09-09-2015, 17:19
Kabul batı zulmü olsun.
Nasıl yapıyor, neleri kullanıyor? Neleri kullandırtmamaız gerekir -çözümü konuşacaksak çözüm burada değil mi?
Mesela eline Kur'an alıp oy istemek -> batı zulmü mü? Öyle kabul edelim.
Şehit cenazesinde elini tabuta koyup nutuk atmak, oy istemek, kan siyaseti? Batı zulmü müdür? Öyle kabul edelim.
5 puan oy için MHP'den adam devşirip, 2 ye ortak olmak-entrikalar-, doğuyuda ablukaya alıp postal altında seçime götürüp oy çalmak hedefi -3 puan- batı zulmü müdür? İttihat ve Terakki batı yapılanması mıydı?
Asker nasıl ablukaya alır? Tabi ki GEREKÇE lazım, KILIF lazım, bunları yaratıp, ekranlardan kaos propagandası yapmak batı zulmü müdür?
Meğer ki öyle, bu batı neyi, kimi nasıl kullanıyor ki, zulm edebiliyor?
Neyi nasıl kullandırtmamalıyız ki zulüm edemesin? Peki batı zulmünü, tamda zulmün odağındaki bezirganlar üzerinden yapıyorsa, beride birileri toplumu inanç siyaset, propaganda, aidiyet vb üzerinden kullanıyorsa, sıkışınca da ya da zaten orada kalmak ve semirebilmek için bunları birbirine kırdırıyorsa, batı zulmü müdür?
O halde 14 yıldır iktidarda olan batı zulmü dür diyemez miyiz? Bizi alıkoyan ne? Ne de olsa batı zulmü muğlak bir ifade, ama beri yanda zulüm gerekçe ve kılıfları ise iktidarda, hükümet ediyor, hükmediyor... Batı zulmü mü? Haçlı orduları filan mı?
Peki batı ne istiyor?
Toprak diyebilrisin ama o devirler fetih ekonomileri ile bitti, artık sömürü toprağa sahip olmak ekseniyle işlemiyor dahi kapitalizmde bunun maaliyeti getirisini aşar hale gelebiliyor. Zulümün nedenleri olur, kılıfları, gerekçeleri, bizlere süreğen başta ABD olmak üzere ilizyon pompalıyor, diyor ki zulüm varsa bu bazı liderlerin, önderlerin ya da bazı despotların psikolojik sorunlarıdır diye, madem öyle batı zulmü ne? Ne için? Kılıfı, gerekçesi ne, kullandığı malzemeler neler?
ozkanates
09-09-2015, 17:32
Ben sorunların nedenini soruyorum, sen sorunların çözümünü anlatıyorsun.
Doğuda kaç ülkede demokrasi sorunsuz işliyor ?
Senle hiç bir konu hakkında konuşulmaz. Tamam, senin dediğin olsun: Tüm suç Batı'da. AKP yönetsin ülkeyi, on numara yönetiyor. AKP'ye güvenelim.
Konu suç meselesi değil,
Kendini yönetemeyene bir yöneten çıkması.
Ve bu Batı ise, sonucun ancak zulüm olması.
Türkiye Doğu'da demokrasisi en ileri ülkelerden biri.
İslam aleminin en ilerisi.
Ama kendimizi yöneteceksek eğer, yetmez elbet.
Bu yüzden bu doğum sancısı.
Konu AKP'ye güvenmen değil,
Konu AKP'ye güvenenlerin seninle eşit olduğunu kabul etmen.
Ve senin görüşün iktidar olduğunda,
Senin görüşünde olmayandan aynısını istemen.
Çünkü rey eşitliğinin tek alternatifi var, silah üstünlüğü.
Onu da demokrasisi olmayan ülkelerde nedir görüyoruz.
ozkanates
09-09-2015, 17:45
Kabul batı zulmü olsun.
Nasıl yapıyor, neleri kullanıyor? Neleri kullandırtmamaız gerekir -çözümü konuşacaksak çözüm burada değil mi?
Mesela eline Kur'an alıp oy istemek -> batı zulmü mü? Öyle kabul edelim.
Şehit cenazesinde elini tabuta koyup nutuk atmak, oy istemek, kan siyaseti? Batı zulmü müdür? Öyle kabul edelim.
5 puan oy için MHP'den adam devşirip, 2 ye ortak olmak-entrikalar-, doğuyuda ablukaya alıp postal altında seçime götürüp oy çalmak hedefi -3 puan- batı zulmü müdür? İttihat ve Terakki batı yapılanması mıydı?
Asker nasıl ablukaya alır? Tabi ki GEREKÇE lazım, KILIF lazım, bunları yaratıp, ekranlardan kaos propagandası yapmak batı zulmü müdür?
Meğer ki öyle, bu batı neyi, kimi nasıl kullanıyor ki, zulm edebiliyor?
Neyi nasıl kullandırtmamalıyız ki zulüm edemesin? Peki batı zulmünü, tamda zulmün odağındaki bezirganlar üzerinden yapıyorsa, beride birileri toplumu inanç siyaset, propaganda, aidiyet vb üzerinden kullanıyorsa, sıkışınca da ya da zaten orada kalmak ve semirebilmek için bunları birbirine kırdırıyorsa, batı zulmü müdür?
O halde 14 yıldır iktidarda olan batı zulmü dür diyemez miyiz? Bizi alıkoyan ne? Ne de olsa batı zulmü muğlak bir ifade, ama beri yanda zulüm gerekçe ve kılıfları ise iktidarda, hükümet ediyor, hükmediyor... Batı zulmü mü? Haçlı orduları filan mı?
Şimdi herkesin kendi medyası, kendi gerçekliği var.
Bunları yine konuşalım ama şimdiki söz demokrasi,
Senin gerçekliğinle benimkini bir arada tutmak.
Bir gövdeye ancak bir baş, bazen seninki bazen benimki.
Ayrı düşünce ise ne seninki ne benimki.
ozkanates
09-09-2015, 17:49
Kabul batı zulmü olsun.
Peki batı ne istiyor?
Toprak diyebilrisin ama o devirler fetih ekonomileri ile bitti, artık sömürü toprağa sahip olmak ekseniyle işlemiyor dahi kapitalizmde bunun maaliyeti getirisini aşar hale gelebiliyor. Zulümün nedenleri olur, kılıfları, gerekçeleri, bizlere süreğen başta ABD olmak üzere ilizyon pompalıyor, diyor ki zulüm varsa bu bazı liderlerin, önderlerin ya da bazı despotların psikolojik sorunlarıdır diye, madem öyle batı zulmü ne? Ne için? Kılıfı, gerekçesi ne, kullandığı malzemeler neler?
Emperyalist ülkeler egemenlikleri altındaki topraklarda, azınlık yönetimleri oluşturur.
Bu yönetimler, kendi halklarında bir karşılıkları olmadığından, bir dış güce muhtaç kalırlar.
Silah, para ve kirli icraatlarıyla bu desteği verecek olanlar yine o emperyalist ülkelerdir.
Destekten yararlananlar azınlıklar, bedellerini ödeyenler ise halklar olur.
Alan memnun veren memnun, kaybeden sadece ülke halkları.
O halde "beyaz", kendi halkına yaslanamadığından, dış güçlere yaslanarak var olabilen,
Ve kaçınılmaz şekilde zaman içinde kendi halkıyla düşmanlaşmış tüm yönetimler.
Her ülkenin kendi beyazı var. Örneğin PKK beyaz Türklerin kurduğu beyaz Kürt yönetimi.
Suudi yönetimi Amerikanın; Suriye, Irak, Lübnan, Yemen yönetimleri İranın beyaz Arapları.
ozkanates
09-09-2015, 17:52
Peki batı ne istiyor?
Toprak diyebilrisin ama o devirler fetih ekonomileri ile bitti, artık sömürü toprağa sahip olmak ekseniyle işlemiyor dahi kapitalizmde bunun maaliyeti getirisini aşar hale gelebiliyor. Zulümün nedenleri olur, kılıfları, gerekçeleri, bizlere süreğen başta ABD olmak üzere ilizyon pompalıyor, diyor ki zulüm varsa bu bazı liderlerin, önderlerin ya da bazı despotların psikolojik sorunlarıdır diye, madem öyle batı zulmü ne? Ne için? Kılıfı, gerekçesi ne, kullandığı malzemeler neler?
İki yılan veya iki akrep kapıştıklarında birbirlerini sokmazlar.
Aslan, kaplan, ayı vb. yırtıcılar nadiren fiziki olarak kapışırlar.
Çünkü onlar birbirleri için saldırılamayacak kadar tehlikelidir.
Bu yüzden itişme, kakışma, güç gösterisi, irilik, bağırma gibi,
Doğrudan olmayan, dolaylı savaş yöntemleri geliştirmişlerdir.
Zenginlerin doğrudan kapışması en son 1 ve 2. dünya savaşı.
Pek çoğu kendilerinden 60 milyon ölü.
Şimdiki savaş/yıkım gücü, o zamanki ile karşılaştırılamaz bile.
Bu yüzden ikinci dünya savaşından sonra yeni konsepte geçtiler,
Sömürge sahalarında yürütülen, doğrudan olmayan dolaylı savaş.
Dünyanın enerji merkezi Arap yarımadası da konsepte baş mekan.
Türkiye de onun dibindeki en büyük güç, muhtemel rakiplerden biri.