PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İnsanlık dinsiz yönetilemez


Yıldıztozu
10-09-2015, 16:02
''Tanrı yoktur ama bunu sakın hizmetkarıma söylemeyin, yoksa geceleyin beni öldürür.'' - Voltaire.

Bu sözü de değerlendirerek dinleri ortadan kaldırmanın riskli sonuçları olabileceğini düşünüyorum. Bu riskler şunlar olabilir;

1- Birçok insan, ahlaki kurallarını dinlerden alıyor. Şayet bu insanlara dinlerin doğru olmadığını gösterirsek rahatlıkla birine tecavüz etme potansiyeli oluşabilir. Ne kadar hukuk kurallarıyla engellemeye çalışsak da kendisini gökten izleyen ve cehenneme atacak birinin var olmadığını hissederse bunu yapabilir.

2- Dünyada ezilmiş insanları dinsiz kontrol etmek zorlaşır. Şu an dünyada oluşturulmuş sistem, bazı insanları zengin ve patron yaparken bazılarını köle yapmaktadır. Alt seviyedeki bu insanların önemli bir kısmı ancak ''cennet hayaliyle'' kontrol edilebilir.

3- Dinin yerini dolduracak amaç ve anlam bulmanın zorluğu. Yine birçok insan için hayatın amacı ve anlamı dindir. Dinin doğru olmadığını gösterdiğimizde yerini dolduracak anlam ve amaçlar da bulmalıyız ve göstermeliyiz.

4- İnsanlığın dinsiz yaşayabilecek zekaya ulaşamamış olması sorunu. Evet insanlık geçmişte dinleri icat edecek zekaya ulaşmıştır fakat onların doğru olmadığını anlayacak zekaya ve bilince henüz ulaşamamıştır.


Toplumdaki düzeni sağlamak adına hukuk kuralları yeterli görünmüyor. İnsanların vicdanına da güvenemeyiz.
Bu durumda toplumu dinsiz yönetebilmek için şu durumların oluşması gerekir;

1- Bütün insanların refah içinde yaşaması şarttır. İnsanların hayat biçimleri arasında uçurumsal farklar ortadan kaldırılmalı.
2-İnsanların ömürleri uzatılmalı. En az birkaç yüzyıl yaşamalarını sağlayacak teknolojiye ulaşmalıyız. Böylece ölümden sonra hayata ihtiyaç duyulmasın.
3- Evrimsel süreçte insanlar duygulardan arınmalı ve kısmen robotlaşmalı. Olaylara mekaniksel açıdan yaklaşıldığında kötülük kalmayacaktır. Bu durumda insanlar ''birey'' olarak değil ''tür'' olarak yaşayacaktır. Kötü şeyleri hissedecek ve yapacak duygulardan arınacaktır.

Yani dinlerin ortadan kalkması için önümüzde binlerce yıl var gibi görünüyor. Ama bu demek değildir ki insanları gerçekler hakkında bilinçlendirmeyelim. Hayır tabiki bilinçlendirmeliyiz ve gerçekleri anlatmalıyız, fakat bunu toplumun her kesimine yapmak zorunda değiliz. Dinleri ortadan kaldırmak yerine, kendiliğinden ortadan kalkmasını beklemeliyiz diye düşünüyorum. Ya da dinleri reformize ederek zararlarını kaldırıp sadece toplum düzenini sağlayacak kısımlarını bırakmalıyız.

upuaut
10-09-2015, 16:17
''Tanrı yoktur ama bunu sakın hizmetkarıma söylemeyin, yoksa geceleyin beni öldürür.'' - Voltaire.

İşte terbiye edilmiş beyin ile terbiye edilmemiş beyin arasındaki farkı ortaya koyan bir söz. Peki Voltaire bundan daha açık başka ne diyecekti ki?

Sundance
10-09-2015, 16:26
''Tanrı yoktur ama bunu sakın hizmetkarıma söylemeyin, yoksa geceleyin beni öldürür.'' - Voltaire.

Bu sözü de değerlendirerek dinleri ortadan kaldırmanın riskli sonuçları olabileceğini düşünüyorum. Bu riskler şunlar olabilir;

1- Birçok insan, ahlaki kurallarını dinlerden alıyor. Şayet bu insanlara dinlerin doğru olmadığını gösterirsek rahatlıkla birine tecavüz etme potansiyeli oluşabilir. Ne kadar hukuk kurallarıyla engellemeye çalışsak da kendisini gökten izleyen ve cehenneme atacak birinin var olmadığını hissederse bunu yapabilir.

2- Dünyada ezilmiş insanları dinsiz kontrol etmek zorlaşır. Şu an dünyada oluşturulmuş sistem, bazı insanları zengin ve patron yaparken bazılarını köle yapmaktadır. Alt seviyedeki bu insanların önemli bir kısmı ancak ''cennet hayaliyle'' kontrol edilebilir.

3- Dinin yerini dolduracak amaç ve anlam bulmanın zorluğu. Yine birçok insan için hayatın amacı ve anlamı dindir. Dinin doğru olmadığını gösterdiğimizde yerini dolduracak anlam ve amaçlar da bulmalıyız ve göstermeliyiz.

4- İnsanlığın dinsiz yaşayabilecek zekaya ulaşamamış olması sorunu. Evet insanlık geçmişte dinleri icat edecek zekaya ulaşmıştır fakat onların doğru olmadığını anlayacak zekaya ve bilince henüz ulaşamamıştır.


Toplumdaki düzeni sağlamak adına hukuk kuralları yeterli görünmüyor. İnsanların vicdanına da güvenemeyiz.
Bu durumda toplumu dinsiz yönetebilmek için şu durumların oluşması gerekir;

1- Bütün insanların refah içinde yaşaması şarttır. İnsanların hayat biçimleri arasında uçurumsal farklar ortadan kaldırılmalı.
2-İnsanların ömürleri uzatılmalı. En az birkaç yüzyıl yaşamalarını sağlayacak teknolojiye ulaşmalıyız. Böylece ölümden sonra hayata ihtiyaç duyulmasın.
3- Evrimsel süreçte insanlar duygulardan arınmalı ve kısmen robotlaşmalı. Olaylara mekaniksel açıdan yaklaşıldığında kötülük kalmayacaktır. Bu durumda insanlar ''birey'' olarak değil ''tür'' olarak yaşayacaktır. Kötü şeyleri hissedecek ve yapacak duygulardan arınacaktır.

Yani dinlerin ortadan kalkması için önümüzde binlerce yıl var gibi görünüyor. Ama bu demek değildir ki insanları gerçekler hakkında bilinçlendirmeyelim. Hayır tabiki bilinçlendirmeliyiz ve gerçekleri anlatmalıyız, fakat bunu toplumun her kesimine yapmak zorunda değiliz. Dinleri ortadan kaldırmak yerine, kendiliğinden ortadan kalkmasını beklemeliyiz diye düşünüyorum. Ya da dinleri reformize ederek zararlarını kaldırıp sadece toplum düzenini sağlayacak kısımlarını bırakmalıyız.

1- İnsanların suç işlemesini engelleyen unsur tanrı veya din inançları değildir. Koyu dindar insanların bile türlü türlü suçlar işlediklerini görüyoruz. Bütün dinlerde günah kadar af da bulunduğu sürece insanlar suç işlemeye devam edecektir. Din insanların suç işlemesine engel olan bir unsur değil, suç işledikleri zaman dua ederek, af dileyerek affedildiklerine inandıkları bir vicdan yıkama aracıdır. Dolayısı ile din yok olursa insanlar daha fazla suç işlemek yerine vicdanlarını yıkayacak bir unsur bulunmadığı için daha az suç işleyecektir.
2- Evet ezilen, fakir, zavallı insanlar ölümden sonra cennet vaadi olmadığı zaman kabul etmeyeceklerdir bu dünyadaki durumlarını. Etmelerini isteyen kim zaten? Etmesinler ki dünya kaynakları adil dağılsın insanlara. Bir Iphone 2900 TL iken bir işçi günlük 70 TL yevmiye almasın.
3- Dünya anlam bulmak için yeterince dolu ve büyük. Kimi model oyuncakta anlam bulur, kimi okyanus dalgalarının etkisini incelemede vs. Boşluk olduğu sürece insanlar o boşluğu doldurur. Dinin insanların yaşamındaki anlamları yönünden düşündüğünüz kadar çok etkisi olduğunu düşünmüyorum.
4- Dine inanmama için kritik bir zeka seviyesi belirtebilir misiniz? Dine inanç zeka ile mi daha çok ilişkili yoksa eğitim ile mi ilişkili? Eğer zeka ile ilişkili olsaydı japonya'da norveç'de bu kadar yüksek oranda ateist olabilir miydi? Hepsi mi zeki bu insanların? Halbuki ortala IQ seviyesinde benim bildiğim ülkeden ülkeye maksimum 10 puan filan fark ediyor.

RollingStones
10-09-2015, 16:33
İşte terbiye edilmiş beyin ile terbiye edilmemiş beyin arasındaki farkı ortaya koyan bir söz. Peki Voltaire bundan daha açık başka ne diyecekti ki?


''Tanrı yoktur ama bunu sakın hizmetkarıma söylemeyin, yoksa geceleyin beni öldürür.'' - Voltaire.

bu söze nerden baksan problemli.

"hizmetkarım" : sınıf farklılığına inanmış

"beni öldürür" : tespit süper, inançsız bir birey bunu çok rahat yapar

tabi adam hiciv ustası, normal.

fidato
10-09-2015, 16:34
Başından sonuna kadar karşı çıkıyorum.

Birincisi dinler bizi oluşturmadı biz dinleri oluşturduk. Yani ahlakı biz oluşturduk. Yasaları, kuralları biz oluşturduk. Toplum oldukça buna ihtiyacımız var.

İkincisi günümüzde dinlerin kurallarını uygulamıyoruz artık. Detaylı bakarsanız din kuralları ile yasalarımız çelişir. Gelelim geleneklere onlar dinle bazı noktalarda örtüşebilir ama birçok noktada din kurallarından serbesttir. Eğer dini kaldırırsanız geleneklerimiz bize detaylarımız idararesinde yetecektir. Zira gelenekler yapısı itibari ile değişkendir. Zaman geçtikçe yerini bir başka serbestliğe bırakır. Din gibi kalıcı kurallar değildir. Tecavüz örneği spesifiktir. O dinlerden önce de sonrada kötü bir şeydir. Lakin hep olacaktır gibi geliyor bana. Tıpkı yalan söylemek gibi. Önüne geçmek çok zor. Temelinde beyinsel arızalar var çünkü.

Üçüncüsü ekonomik sistemin dinle alakası yok. Liberal sistemi çöpe atıp sosyalist sisteme geçersiniz sorun çözülür. Ne ezen kalır ne ezilen. Kaldı ki cennet vadiyle bir kesimi uyuşturmak, ezmek ahlaksızlıktır. Onların isyan etmesi için yüzyıllardır bekliyoruz biz.

Dördüncüsü Din bir zeka ürünü değil zamanı içinde kural koyup toplumsal yaşayışı temelleştirmek için gerekli görülen sistemdi. Lakin deneyimlerimiz dinin önündedir ve sürekli ara açılacaktır. Ta ki din gözden kaybolana kadar. Biz hali hazırda dinleri üreten varsa zekadan çok ama çok ama çok ilerideyiz. Din kuralları ile yönetilen ve refah içinde olan ülke örneği veriniz lütfen.

Son olarak dinler elbette ortadan kalkacaktır. Kaçınılmazdır. Bunun zamanını belirlemek çok zor. Elimizden geleni yapmak ise mecburiyettir. Akıllı bir insan olarak vazifedir. Her insana kalbin düşünemeyeceğini, kalbin göremeyeceğini söylemek lazım. Bir insan sadece aklı ile var olabilir. Akıl yürütmeyi bıraktığında doğa acımaz ve neslini tüketir. Sadece güçlüler ve akıllılar ayakta kalıp neslini devam ettirir. Din yerine aklımızı koymalıyız.
Ayrıca belirtmek isterim ki ben din inancı olmayan biri olarak hiç kimseye tecavüz etmedim. Hırsızlık yapmadım. Dolandırıcılık yapmadım. Zengin olmak uğruna kimsenin emeğini gasp etmedim, kandırmadım. İyi olmaya çalışmayı cennet için değil akıllı bir insan olduğum ve bunu yapmamın daha doğru olduğunu bildiğim için yapıyorum.
Bu kadar umutsuz olmamak lazım bence.

RollingStones
10-09-2015, 16:37
Ayrıca belirtmek isterim ki ben din inancı olmayan biri olarak hiç kimseye tecavüz etmedim. Hırsızlık yapmadım. Dolandırıcılık yapmadım. Zengin olmak uğruna kimsenin emeğini gasp etmedim, kandırmadım. İyi olmaya çalışmayı cennet için değil akıllı bir insan olduğum ve bunu yapmamın daha doğru olduğunu bildiğim için yapıyorum.
Bu kadar umutsuz olmamak lazım bence.

Bir laf var çok severim.

"Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir"

spartacus
10-09-2015, 16:37
''Tanrı yoktur ama bunu sakın hizmetkarıma söylemeyin, yoksa geceleyin beni öldürür.'' - Voltaire.

Bu sözü de değerlendirerek dinleri ortadan kaldırmanın riskli sonuçları olabileceğini düşünüyorum. Bu riskler şunlar olabilir;

1- Birçok insan, ahlaki kurallarını dinlerden alıyor. Şayet bu insanlara dinlerin doğru olmadığını gösterirsek rahatlıkla birine tecavüz etme potansiyeli oluşabilir. Ne kadar hukuk kurallarıyla engellemeye çalışsak da kendisini gökten izleyen ve cehenneme atacak birinin var olmadığını hissederse bunu yapabilir.
.....
Sevgili Yılzdıztozu
Zaten mantığa ters, dinler kalmışsa, zaten o dediğin riskler artık anlam taşımıyor demektir ya da o riskler varsa, demek ki hala din egemendir. Yani önce o saydığın riskler, risk olmaktan çıkar, sonra dinler biter. Bu birbirinden yalıtık, kopuk ele alınamaz.

Şu an Dünya nüfusu ve gidişat sanırım yeterli bir örnek, bu özünde bir toplumun seviye atlamasıdır, bir alt seviyede kaldığı sürece dinler egemen olur, üst seviye de ise riskler ortadan kalkar, haliyle din olsa da olur, olmasa da. Kişilerin inancına kalmış, din ise işin siyaseti, inanca dönerse yine sorun yok. Sorun dinlerde, yapısındaki hakimlik, hükmetmek, iktidar olmak ve iktidarını kendi çıkarına göre yasalaştırmak gibi şeyler, geçmiş dünyanın çıkarlarını yansıtır.

fidato
10-09-2015, 16:41
Bir laf var çok severim.

"Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir"

Bir sınama yaşamadığımı nereden biliyorsun?

RollingStones
10-09-2015, 16:46
Bir sınama yaşamadığımı nereden biliyorsun?

Ben bildiğim için değil bu cümle hoşuma gider o yüzden yazdım.

ama siz bu sınavlardan geçtiyseniz tebrik ederim.

fidato
10-09-2015, 16:52
Ben bildiğim için değil bu cümle hoşuma gider o yüzden yazdım.

ama siz bu sınavlardan geçtiyseniz tebrik ederim.

Şahsi ve övülecek bir olay değil bu herkes yüzlerce kez iyi-kötü sınavı verir. Mesele konuda bahsedilen sınavın dinsel temelli olduğu iddiasıdır. Öyle bir durum yok diyorum ben. İyi-kötü kararı vermeyi sadece dinin varlığına bağlayamazsınız yani.

spartacus
10-09-2015, 16:57
Kimse sınanmadığı suçun masumu değildir. Hmm, potansiyeldir.
İsnat ediyor o söz, isnat iyi bir şey değil.
Ve zaten belli "tebrik ediyor", olmayan günahın, eylemin suçlusu görüyor...

Çünkü
Suç, eylemledir, ister fiziki ister iradi bir seçim olsun, bu olmadan, günah olmaz, kişiyi bu halde masum değildir diye ifade etmek doğru değil, hol yok yumurta yok, neyin günahı, masumiyeti bu...

Önce söz vardı.
Önce eylem, sonra kıyas->sınama.

RollingStones
10-09-2015, 17:02
Şahsi ve övülecek bir olay değil bu herkes yüzlerce kez iyi-kötü sınavı verir. Mesele konuda bahsedilen sınavın dinsel temelli olduğu iddiasıdır. Öyle bir durum yok diyorum ben. İyi-kötü kararı vermeyi sadece dinin varlığına bağlayamazsınız yani.

Anladım.

Doğru olan budur diyorsunuz. Katılıyorum.

RollingStones
10-09-2015, 17:07
Kimse sınanmadığı suçun masumu değildir. Hmm, potansiyeldir.
İsnat ediyor o söz, isnat iyi bir şey değil.
Ve zaten belli "tebrik ediyor", olmayan günahın, eylemin suçlusu görüyor...

Çünkü
Suç, eylemledir, ister fiziki ister iradi bir seçim olsun, bu olmadan, günah olmaz, kişiyi bu halde masum değildir diye ifade etmek doğru değil, hol yok yumurta yok, neyin günahı, masumiyeti bu...

Önce söz vardı.
Önce eylem, sonra kıyas->sınama.


Kastırma spartacus güzel cümle işte.

"ben bunu yapmam ben şunu yapmam deme, başına gelsin bakalım" diyor

Yıldıztozu
10-09-2015, 17:20
1- İnsanların suç işlemesini engelleyen unsur tanrı veya din inançları değildir. Koyu dindar insanların bile türlü türlü suçlar işlediklerini görüyoruz. Bütün dinlerde günah kadar af da bulunduğu sürece insanlar suç işlemeye devam edecektir. Din insanların suç işlemesine engel olan bir unsur değil, suç işledikleri zaman dua ederek, af dileyerek affedildiklerine inandıkları bir vicdan yıkama aracıdır. Dolayısı ile din yok olursa insanlar daha fazla suç işlemek yerine vicdanlarını yıkayacak bir unsur bulunmadığı için daha az suç işleyecektir.
2- Evet ezilen, fakir, zavallı insanlar ölümden sonra cennet vaadi olmadığı zaman kabul etmeyeceklerdir bu dünyadaki durumlarını. Etmelerini isteyen kim zaten? Etmesinler ki dünya kaynakları adil dağılsın insanlara. Bir Iphone 2900 TL iken bir işçi günlük 70 TL yevmiye almasın.
3- Dünya anlam bulmak için yeterince dolu ve büyük. Kimi model oyuncakta anlam bulur, kimi okyanus dalgalarının etkisini incelemede vs. Boşluk olduğu sürece insanlar o boşluğu doldurur. Dinin insanların yaşamındaki anlamları yönünden düşündüğünüz kadar çok etkisi olduğunu düşünmüyorum.
4- Dine inanmama için kritik bir zeka seviyesi belirtebilir misiniz? Dine inanç zeka ile mi daha çok ilişkili yoksa eğitim ile mi ilişkili? Eğer zeka ile ilişkili olsaydı japonya'da norveç'de bu kadar yüksek oranda ateist olabilir miydi? Hepsi mi zeki bu insanların? Halbuki ortala IQ seviyesinde benim bildiğim ülkeden ülkeye maksimum 10 puan filan fark ediyor.

Birinci maddende olaya ters açıdan yaklaşman yaratıcı bir düşünce ama her insanda işe yarayacağını kestirmek zor.
İki ve üçüncü kısımlarda ortak düşünüyoruz. Dördüncü kısımda bireysel zekayı değil de insan türü olarak ulaştığımız zeka ve bilinç seviyesini kast ettim.


Ekonomik sistemin dinle alakası yok. Liberal sistemi çöpe atıp sosyalist sisteme geçersiniz sorun çözülür. Ne ezen kalır ne ezilen. Kaldı ki cennet vadiyle bir kesimi uyuşturmak, ezmek ahlaksızlıktır. Onların isyan etmesi için yüzyıllardır bekliyoruz biz..
Akıl yürütmeyi bıraktığında doğa acımaz ve neslini tüketir. Sadece güçlüler ve akıllılar ayakta kalıp neslini devam ettirir. Din yerine aklımızı koymalıyız.

Bu söylediklerinde haklısın, katılıyorum. Dinlerin zararları elbette çok var fakat toplum düzenine sağladığı katkılar da inkar edilemez gibi. Bu yüzden en ideal sistem, dini yok etmeden değiştirmek olabilir mi? Mesela tanrı inancı kalsın, cennet inancı kalsın ve dünyadaki iyilik ve kötülükleri tanrının izlediği inancı kalsın. Bunlar yeterli, dindeki diğer unsurlar zarar verici zaten. Tabi dinleri bu şekle nasıl sokabiliriz o da ayrı bir problem.

Sundance
10-09-2015, 17:44
Bu söylediklerinde haklısın, katılıyorum. Dinlerin zararları elbette çok var fakat toplum düzenine sağladığı katkılar da inkar edilemez gibi. Bu yüzden en ideal sistem, dini yok etmeden değiştirmek olabilir mi? Mesela tanrı inancı kalsın, cennet inancı kalsın ve dünyadaki iyilik ve kötülükleri tanrının izlediği inancı kalsın. Bunlar yeterli, dindeki diğer unsurlar zarar verici zaten. Tabi dinleri bu şekle nasıl sokabiliriz o da ayrı bir problem.

Japonya, Norveç gibi ülkeler nasıl yok etmişler dini?

Eğitim ile. İnsanlara evrenin ne olduğunu, dünyanın ne olduğunu, biyolojinin, kimyanın, fiziğin ne olduğunu, psikolojinin, bireyin (ve dolayısı ile bireysel hareketlerin) toplumu oluşturduğunu öğretirseniz zaten din diye bir şey kalmaz. Ateist ülkelerde gözüküyor ki eğitim dinin verdiği toplumsal düzenden çok daha iyi bir düzen sağlamakta.

HUZUR EĞİTİMDE!

Dinin şu anda tek faydası insanları bilinçlerinden ayırmak. Cahilleştirmek, körleştirmek. Bunu özellikle istiyorlar. Zira köle lazım üreticilere. Zincirli köle devri kalktığından gönüllü köle sağlıyorlar.

Türkiye'de asgari ücret 949 TL. Açlık sınırı 1.345 TL. Asgari ücretin açlık sınırından bile az olması ne demek? Eski kölelik de bile sırtınıza kırbaç iniyordu arada sırada ama karnınız da doyuruluyordu.

fidato
10-09-2015, 18:00
Bu söylediklerinde haklısın, katılıyorum. Dinlerin zararları elbette çok var fakat toplum düzenine sağladığı katkılar da inkar edilemez gibi.

Toplum düzenine ne gibi katkıları var açıklar mısınız?


Bu yüzden en ideal sistem, dini yok etmeden değiştirmek olabilir mi? Mesela tanrı inancı kalsın, cennet inancı kalsın ve dünyadaki iyilik ve kötülükleri tanrının izlediği inancı kalsın. Bunlar yeterli, dindeki diğer unsurlar zarar verici zaten. Tabi dinleri bu şekle nasıl sokabiliriz o da ayrı bir problem.

Sizin iyi niyetinizi anlıyorum ama öneriniz dinleri değiştirmek veya yeni bir din yaratmak. Kaldı ki cennet ve cehennem gibi karşılığı olmayan hayali ödüller ve cezalara insanları mahkum etmek bence çok hatalı oluyor. Bahis eğer bir ödül mekanizması ise evet katılıyorum. İnsan ödülleri çok sever. Bizler kendimize ödüller veririz. Bir başarının ardından çoğu zaman kendimizi ödüllendiririz. Ama bunu biz yapınca bir karşılığı olur. Yani ödül gerçektir. Başarırız ve alırız. İyi olmanın ve kötü olmanın da ödülü gerçek olmalıdır bence. Ayrıca Dünya'dan kötülüğü kaldırıp yok etme lüksümüz yok. Kötülük ve yanlış kararlar hep olacak. Bunun acısını çekeceğiz. Tabi ki iyi ve doğru karalarında. Refah seviyesi yüksek bir toplum oluşturmak için dinden referans almaya gerek yok. Aklımız bize yeter. Sağlıklı bilimsel eğitim ve eşit paylaşım Dünyayı çok güzel bir yer yapar emin ol.

Neva
10-09-2015, 18:33
Bu sözü de değerlendirerek dinleri ortadan kaldırmanın riskli sonuçları olabileceğini düşünüyorum. Bu riskler şunlar olabilir;

1- Birçok insan, ahlaki kurallarını dinlerden alıyor. Şayet bu insanlara dinlerin doğru olmadığını gösterirsek rahatlıkla birine tecavüz etme potansiyeli oluşabilir. Ne kadar hukuk kurallarıyla engellemeye çalışsak da kendisini gökten izleyen ve cehenneme atacak birinin var olmadığını hissederse bunu yapabilir.

2- Dünyada ezilmiş insanları dinsiz kontrol etmek zorlaşır. Şu an dünyada oluşturulmuş sistem, bazı insanları zengin ve patron yaparken bazılarını köle yapmaktadır. Alt seviyedeki bu insanların önemli bir kısmı ancak ''cennet hayaliyle'' kontrol edilebilir.


3- Dinin yerini dolduracak amaç ve anlam bulmanın zorluğu. Yine birçok insan için hayatın amacı ve anlamı dindir. Dinin doğru olmadığını gösterdiğimizde yerini dolduracak anlam ve amaçlar da bulmalıyız ve göstermeliyiz.

4- İnsanlığın dinsiz yaşayabilecek zekaya ulaşamamış olması sorunu. Evet insanlık geçmişte dinleri icat edecek zekaya ulaşmıştır fakat onların doğru olmadığını anlayacak zekaya ve bilince henüz ulaşamamıştır.




Aliyor evet,ama bu yuzden cok fazla sayida dindar ahlaksiz var. Sanilanin aksine din ahlakli yapmiyor insani, oyle saniliyor..

Pek dogru sayilmaz, zira herhangi bir din'in %80'i gelenektir zaten.

Daha cok psikolojiktir.Yerini dolduracak bir anlam veremessiniz pek, bunu yapayim derken kendi verdiginiz anlam/amaclar din haline gelir, siz de dogal olarak peygamber.

Aksine dinli yasayacak zekaya ulasmamistir. Surekli degisken cunku. (ayrica 3.u secenekle celisir)

Yıldıztozu
10-09-2015, 19:46
HUZUR EĞİTİMDE!

İnsanları dinsiz yaşayabilecek şekilde eğittikten sonra dinsizlik iyidir ama önce dinsiz yapıp sonra eğitmeye kalkarsak sakıncalı olabilir. Bu yüzden dinsiz yapmak yerine eğitmek ve bilinçlendirmek daha işe yarar bir yöntem olabilir.
Yarın sabaha bütün insanlar dinsiz uyansa dünya ne halde olurdu? sanırım büyük sıkıntılar ortaya çıkardı. Ama eğitip bilinçlendirdikten sonra bütün insanlar dinsiz uyansaydı sıkıntı olmazdı. İşte henüz insanlık bu bilince ulaşmadı derken tam olarak bunu ifade etmek istemiştim.

Toplum düzenine ne gibi katkıları var açıklar mısınız?
Dinler evrimin ürünlerindendir. Evrim işe yarayacak özellikleri ortaya çıkarır ve seçer. Din olmasaydı türümüzün soyu tükenmiş olabilirdi. Doğal seçilim dinlerin var olmasını istedi ve bir süre sonra yine doğal seçilimin kendisi dinleri yok edecek muhtemelen. Peki ne işimize yaradı bu dinler? öleceğinin farkında olan insanlara ölümsüzlük getirdi, insanlara dünyanın kendileri için yaratıldığını hissettirdi, hayata kolay bir amaç kattı, tanrının emirleriyle toplumsal kurallar belirlendi. Yani türümüzün devamı için baya bir işe yararlılığı oldu. Fakat artık dinlere ihtiyacımız kalmamalı, benim kişisel olarak ihtiyacım yok, insanlık açısından değerlendiriyorum. Yukarıda da belirttiğim gibi insanlık henüz dinsiz yaşayacak bilince sahip değil. Bu bilince sahip olduktan sonra zaten dinler kalmaz.

Sundance
11-09-2015, 17:29
İnsanları eğitmeden dinsiz yapmak mümkün değil zaten.

Eğitim seviyesini yükseltirsen otomatik olarak dinden uzaklaşır toplum.

AKP kendi demiyor mu "Eğitim seviyesi yükseldikçe destek oranımız azalıyor" diye.

Ya düşündükçe moralim bozuluyor. Öyle bir avuçlarına almışlar ki bizi.

fidato
13-09-2015, 20:24
Dinler evrimin ürünlerindendir. Evrim işe yarayacak özellikleri ortaya çıkarır ve seçer. Din olmasaydı türümüzün soyu tükenmiş olabilirdi. Doğal seçilim dinlerin var olmasını istedi ve bir süre sonra yine doğal seçilimin kendisi dinleri yok edecek muhtemelen. Peki ne işimize yaradı bu dinler? öleceğinin farkında olan insanlara ölümsüzlük getirdi, insanlara dünyanın kendileri için yaratıldığını hissettirdi, hayata kolay bir amaç kattı, tanrının emirleriyle toplumsal kurallar belirlendi. Yani türümüzün devamı için baya bir işe yararlılığı oldu. Fakat artık dinlere ihtiyacımız kalmamalı, benim kişisel olarak ihtiyacım yok, insanlık açısından değerlendiriyorum. Yukarıda da belirttiğim gibi insanlık henüz dinsiz yaşayacak bilince sahip değil. Bu bilince sahip olduktan sonra zaten dinler kalmaz.

Din, genel bir tanım ile inancın örgütlü halidir.
İnanç ise çok genel bir kavramdır. İkisi arasında eski olan ise inançtır ve neredeyse insanlıkla yaşıttır.

İnsanlık tarihini yaklaşık 50.000 yıl önceden günümüze taradığınızda Homo-sapiens ile birlikte inancında ortaya çıktığını görebilirsiniz.
Atalarımız ilk olarak doğa ve ekolojik şartlarla mücadele etmek zorunda kalıyorlar bu süreçte yaşanılanlar inancı doğuruyor. Bunu yanlış tahlil etmemek lazım. Eski avcı-toplayıcıların hayvan kemiklerini takı yapmaları onları tanrı yapıp ibadet ettikleri anlamına gelmiyor.

Asıl kırılma noktası tarım devrimi denilen yerleşik hayata geçiş ile başlıyor.

Burada inançlar diğer gruplardan bariz şekilde ayrışmaya başlıyor ve toplumun/inancın yönetilme durumu ortaya çıkıyor. Gelenek haline gelen inançlar daha örgütlü yapı olan toplum ile paralel örgütleniyor. Buradaki yazılı ilk tarihe bakarsak inançların nasıl bir yöntem ile din olduğunu görebiliyoruz. Tabletlerde bahsedilen ve tanrı denilen şahısların aslında kalabalıkları toplum yapan ilk kişiler, töneticiler olduğunu görebiliyoruz. Zaman içinde ardından gelen diğer yöneticiler güçlerini toplum üzerinde hissettirmek ve gelişen din ile tarım ürünü üretmek sonucu oluşan sınıf ayrımından doğan çatlakları kapatmak için kullanılıyor. Yani net bir şekilde dini devlet olmak ve bunu en az sorunla idare etmek isteyenlerin, topluluğu bir arada tutmak için oluşturduğu görülebiliyor.

Bunu Mısır uygarlığı da uyguluyor. Baya da işine yarıyor ve Sümer gibi köklü medeniyetler inşa ediyorlar. Gel gelelim ebediyet sağlanamıyor. Bu iki uygarlıkta da bulunduğunu iddia eden bir topluluk ise daha farklı bir yöntem geliştiriyor. Tanrıyı yönetici olarak göstermiyor. Yöneticiyi tanrının atadığı fikrini ortaya atıyor ve tanrının onlara bir toprak ve devlet vaat ettiğini öne sürüyor. Bu yöntemi etkin bir şekilde Roma imparatorluğu ilahi olduğunu iddia ettiği bir dini ortaya atıyor ve yönetici tanrılar yerine tanrı tarafından atanan yöneticileri veya tanrı adına yöneticileri olan bir devlet sistemini ortaya çıkartıyor ve baya başarılı oluyor. Sonrasında sonuncusu da ortaya çıkıyor ve hepsinin sonu imparatorluk olarak hüsran oluyor. Tek bir imparatorluk yani tek bir din olamıyor.

Tüm bu süreç içinde imparatorluklar yıkılsa da bin yıllarca bireylere anlatılan hikayeler ve kutsal metinler kalıcı oluyor. Zira bin yılların geleneği oluyor ve imparatorluk gibi kolay yıkılmıyorlar. İnsanlar yaşadıkça bu gelenekler ve hikayeler antılageliyor.

Modern toplumlar ise dini yine bir örgütleme, bir arada tutma ve isyan bastırma aracı olarak görüyorlar.
Günümüzde birçok örneği var.

Tüm bunların çerçevesinde bugünden yarına dini yok edemeyiz.
Gerçek olan ise hemen yarın tüm bunları anlatmaya/öğretmeye başlayabiliriz.

Gerçek tarihi bilimsel olarak -"benim atam seninkinden güzel. benim eski devletim senin eski devletini nasılda yenmiş ama" şeklinde değil.- tespit edip yeni nesle aktarmak gerekiyor.

world
13-09-2015, 20:29
''Tanrı yoktur ama bunu sakın hizmetkarıma söylemeyin, yoksa geceleyin beni öldürür.'' - Voltaire.

bu söze nerden baksan problemli.

"hizmetkarım" : sınıf farklılığına inanmış

"beni öldürür" : tespit süper, inançsız bir birey bunu çok rahat yapar

tabi adam hiciv ustası, normal.

Salak demek istemiyorum ama saf diyicem abi bu nasıl bir tespittir gözlerim yaşardı.İnançsız bu insan bunu çok rahat yapar dedi gel bak sana birşey göstercem.

spartacus
13-09-2015, 21:20
Konu başlığı açısından kısaca şöyle diyebilirim;

İnsanlık dinsiz güdülemez.

Zira din insanın kendisini yönetmesi değil, özünde başkalarının yönetmesidir ve tartışılamaz, o halde hukukun olmadığı yerde yönetim değilde hakimiyet vardır, bir kesim, diğerleri üzerinde hüküm sahibi olur. Dinin siyasi ve hukuki yönlerine baktığımızda zaten ne görüyoruz ki, yönetmek olgusu yok, baskın olan hakim, hüküm, BİAT(!!!) olgusudur. Bu da bize dinin özünde hakim, hüküm, iktidar olgusu üzerinde yükseldiğini ve mesele de kimin iktidarı, kimlerin BİATI meselesi olduğunu gösterir. Dönüp geriye, tarihe bakıyoruz zaten bunu rahatlıkla görüyor ve tespit edebiliyoruz:)

kut
27-10-2015, 20:07
''Tanrı yoktur ama bunu sakın hizmetkarıma söylemeyin, yoksa geceleyin beni öldürür.'' - Voltaire.

Voltaire'e pek katılamıyorum, zira söz gelimi hizmetkârı aşırı dinci bir Müslümansa, kendisini pek rahat öldürebilir. Üstelik dünyadan bir kâfiri eksilttiği için sevâba girdiğini bile düşünebilir.

Yani tam aksine, dini inanç, kişileri kötülük yapmaktan uzak tutmadığı gibi, çoğu kez kötülüğe teşvik eder. Mesela aşırı inançlı bir Müslüman ya da Hristiyan, ortada hiçbir geçerli neden yokken bir eşcinsele kin ve nefret duyacaktır, ya da sırf farklı bir inanca mensup diye kimi insanlardan nefret edecektir, inançsız insanlara düşmanlık duyacaktır vb. Yani, dinin artıları ve eksileri toplandığında eksileri çok daha fazladır. Çünkü dinlerdeki "insanları kötülük yapmaktan alıkoyma" sadece kendi inancından olanlara yöneliktir, kâfire, yanlış yoldakine her türlü kötülüğü yapabilirsin. Hatta bırak farklı dini, farklı mezhepten olanlara ve hatta aynı mezhepten olup da dini farklı yorumlayanlara karşı dahi amansız bir kin ve nefret besletir dinler...

Dahası, kişi dini inanca sahip olunca yapacağı kötülük daha da şiddetlenir. Çünkü kendini mutlak doğru yolda hisseder ve mutlak yanlış yolda olan sapıklara istediği gibi muamele edebileceğini düşünür, çünkü Tanrı da kendinin yanındadır, sapkınları Tanrı da sevmez zaten ve onlar nasıl olsa ebediyen cehennemde yanacak olan kişilerdir, nasıl olsa Tanrı bile onları gözden çıkarmıştır. Zaten ebediyen cehennemde yakacağı kişilere kötülük yaptı diye Tanrı neden doğru yolda olan kişiye kızsın ki? Onlara her türlü kötülük yapılabilir. Dini inancı olan kişi böyle düşünür...

Bir insanı, yapabileceği en büyük kötülüklere ancak din/ideoloji sevkedebilir. Bence din ile ideoloji arasında da bir fark yoktur.