Orijinalini görmek için tıklayınız : Vatan Niye Bölün(e)mez
Meşhur bir slogandır; ''şehitler ölmez, vatan bölünmez''. Fakat merak ediyorum Vatan niye bölünemez veya bölünmemesi gereken bir olgu olarak görülür. Bu devletlerin sınırları ilahi bir varlık tarafından mı çizilmiştir ki bu kadar kutsaldır, değiştirilmesi bile söz konusu edilemez? Eğer bir halk, söz konusu ''vatanı'', ''kendi vatanı'' olarak görmüyorsa bir arada yaşama veya kardeşlik demagojileri ile bu insanların iradeleri neden göz ardı edilir?
Düşünüyorum da Muhammed'in saçına, hırkasına, tükürüğüne hürmet gösteriyorlar diye İslamcıları eleştirirken acaba bizim seküler zevatın aslında sadece bir bez parçası olan bayrak ile çoraklaşmış bir toprağa karşılık gelen vatana yükledikleri anlam aynı dogmatikliğe sahip değilmidir?
deliadam
16-09-2015, 16:42
kim demiş bölünemez bal gibide bölünür.. örnek osmanlı 1. dünya savaşında girmeden önceki topraklara bak kurtuluş savaşından (türk-yunan savaşı) sonraki topraklara bak nasılda bölmüş adamlar..
Birde benim anlamadığım ayasofya 500 yıl boyunca ibadete açıkken neden lozan yenilgi antlaşmasından sonra kapandı.. iktidardaki kendince dinci ama açamıyor.. kendini müslüman (sözde ) sanan kesim neden bunu görmez ...
kim demiş bölünemez bal gibide bölünür.. örnek osmanlı 1. dünya savaşında girmeden önceki topraklara bak kurtuluş savaşından (türk-yunan savaşı) sonraki topraklara bak nasılda bölmüş adamlar..
Vakayı anlatmayın bana.
Ben toplumda varolan kalıplaşmış yargılardan söz ediyorum. ''Vatan toprağı kutsaldır, bölünemez'' gibi. Toprağa, dağa, taşa kutsallığı veren ve sana ait kılan şey nedir? Rakiplerinden daha fazla insan öldürmen mi? Bu topraklarda yaşan diğer halkları katledip, topraklarını istila etmen mi? Üstelik tarih içinde yaptıklarınm senin bu topraklar üzerinde ahlaki bir hak talebinde bulunmanı ve buradaki varlığının meşruiyetini de ortadan kaldırmaktadır.
Nasıl ki insan, örneğin oturduğu evin yahut ektiği tarlanın yarısını "bölüp de bir başkasına hediye edeyim" demezse, vatan toprağı da böyle benim için.
Nasıl ki insan, örneğin oturduğu evin yahut ektiği tarlanın yarısını "bölüp de bir başkasına hediye edeyim" demezse, vatan toprağı da böyle benim için.
Sorunda burada zaten. Sen Diyarbakır'da, Van'da veya Şırnak'ta oturmuyorsun. Hatta memursan buraya gidişi ''zorunlu'' hizmet veya bir çeşit sürgün olarak değerlendiriyorsun.
Buna karşılık burada oturan insanlar, yani Kürtler'e örnek verdiğin şekilde ''kendi evleri üzerinde söz ve karar verme hakkını'' tanımıyorsun. Eğer yukarıda verdiğin örnek bağlamında hareket edersek, o bölgelerde meskun olan ve dolayısıyla evin sahibi konumunda bulunan Kürt halkına, nasıl, ne şekilde ve hangi otorite altında yaşayacakları hakkında bir serbestilik tanınması gerekmez mi? Tıpkı bir ev sahibine, sahip olduğu ev üzerinde tasarruf hakkı tanınması gibi...
Sen kafadan bu milleti bölerek yola çıkıyorsun ama. Benim için bir bütündür bu devletin vatandaşları.
Güncelleme: Yani ben Kürt, Çerkes, Arnavut, Laz vs. gibi bir şey kabul etmiyorum. Farkımız buradan kaynaklanıyor. Etmiş olsam, evet senin dediğin doğru olabilirdi.
Sen kafadan bu milleti bölerek yola çıkıyorsun ama. Benim için bir bütündür bu devletin vatandaşları.
Güncelleme: Yani ben Kürt, Çerkes, Arnavut, Laz vs. gibi bir şey kabul etmiyorum. Farkımız buradan kaynaklanıyor. Etmiş olsam, evet senin dediğin doğru olabilirdi.
Fakat onlar seninle bir bütün olmak istemiyorlar. Senin devletine karşıda bir aidiyet duygusu hissetmiyorlar. Bu noktada senin tabirinle ''evlerinin veya tarlalarının'' nasıl ve kimler tarafından yönetileceği konusundaki iradelerine saygı gösterilmesi gerekmiyor mu?
Bedevi, şimdi Tayyip efendi 36 ayrı etnik grup sayıyordu bir zamanlar; sayının daha fazla olduğunu söyleyen arkadaşlar da oldu farklı platformlarda.
Ne yapalım şimdi? Halinden her memnun olmayan için bir parça mı verelim vatandan? 35-40 parçaya mı ayıralım vatanı, her iki şehirden bir ülke(!) yapacak şekilde...
Böyle şeylerin imkânı olmadığı açık. O zaman geriye herkesin tek dil, tek bayrak, tek millet, tek kimlik altında bütünleşmesi kalıyor.
Ya bu "tek dil, tek bayrak, tek millet, tek kimlik" herkes tarafından kabul edilecek ve memleket huzur bulup ekonomik, kültürel vs. olarak eksiklerini süratle kapama yolunda ilerleyecek; yok kabul edilmiyorsa bir şekilde (ki edilmiyor bilindiği gibi) başımızdan bela asla eksik olmayacak, her geçen gün bir öncekini arayacağız.
Benim aklıma başka bir şey gelmiyor.
Türklük denilince mangalda kül bırakmıyorsun Barlas. Eğer bu topraklarda Türkler değilde, Kürt sayısal çoğunluğa sahip olsaydı ve sözünü ettiğin tek dil, tek bayrak dayatmasını yapsaydı bunu kabul edecekmiydin? Kendini Kürt olarak tanımlayıp, kendi kimliğini ve kültürünü inkar edecekmiydin?
Ayrıca Kürtlerin durumu, diğer azınlık gruplardan farklılık arz ediyor. Kürtler, yaşadıkları topraklarda hem sayısal çoğunluğa sahip, hemde bu topraklarda tarihsel bir geçmişleri ve kültürleri var. Boşnaklar, Arnavutlar, Çerkezler gibi topluluklar ise hem herhangi bir bölgede sayısal çoğunluğa sahip değil, hemde bu topraklara göçmen olarak gelmeleri hasebiyle bir tür diaspora niteliğinde örgütlenmiş durumdalar.
Eğer bu topraklarda Türkler değilde, Kürt sayısal çoğunluğa sahip olsaydı ve sözünü ettiğin tek dil, tek bayrak dayatmasını yapsaydı bunu kabul edecekmiydin?Etmezdim dürüst olmak gerekirse. Yapacağım şey, elim ekmek tuttuğu gün, Türkçe konuşulan bir yere, bir Türk yurduna gitmek, oranın vatandaşlığına geçmek olurdu.
ahura mazda
21-09-2015, 01:10
Vatan, Millet, Sakarya zaten Durkheim felsefesinden bir gram ileri gitmememiz yüzünden kaynaklanıyor. Yoksa bayrak kutsal değil elbette vatan toprağı kutsal değil veya bölünmeme önemli değil. Bunlar teferruat. Şuan sınırlar var ama uzak gelecekte bu sınırlar kalkacak. Ancak din yüzünden bu gelişim gerçekleşemiyor, tipik engelleyici. İslamcılık mesela orta doğu halklarının kenetlenmesini önledi. İslam birlik sağlar vs. diye milleti yediler sonuç param parça bir coğrafya. İslam'ın içindeki mezhep savaşları başlı başına yeter birde buradan orta doğuyu kurtaracaklar laf işte. Vatan bölünür, bölünmekle kalmaz paramparça da olur hatta yıkılır ama sancılı geçer, bir nesil çürür.