PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Akıllı Tasarım


Sayfa : [1] 2

dine mine ne
23-10-2015, 17:34
Biz nerden geldik ,neden geldik, bu bolluk , cesitlilik ,neyin nesi, bizler yaratildik mi yoksa tessadüfler sonucu ,mu ortaya ciktik , insanin evren ile iliskisi ne ? gibi sorular her insanin aklindan gecmistir .
Insan bu inanilmaz cesitlilikleri, yasam karmasiklarini gördügü an bu sorulari kendisine sormadan edemiyor.



Darwin iddiasında ,tüm canlıları yönsüz doğal güçlere dayandırıyor , doğal seleksiyonun tesadüf ve zaman denilen bir süreçten geçtiğine inanıyordu. 2500 yıl boyunca Platon newton ve Kepler gibi bilim adamları dünyamızın bir plan ve dizayn üzerine inşa edildiğine inanıyorlardı . Ama Darwinin doğal seçilim fikri bilim felsefesinin temeline bir değişim getirdi. Doğal seleksiyon fikri büyüleyiciydi. Avantajlı zihinsel değişiklikler , ardından gelen kuşaklar tarafından devralındı ve böylece uzun bir zaman içerisinde tüm popülasyonların sadece değişime uğradığınla kalmayıp tamamen yeni organizmaların oluştuğuna da inanılmaya başlandı. Darwin doğal oluşumlar yani planlama ve zeka olmadan hayat tarihini açıklamayı hedefliyordu. Kendisi doğal seçilimin yaşam karmaşıklığını açıklar, akıllı bir nedeni çağırıştırmak için hiçbir zorunluluk yok diye inanıyordu. Ve böylece doğal seleksiyon tasarımcı Fikrin yerine geçti. Doğal seleksiyon gerçek bir süreçtir, prosesürdür küçük değişimleri adımları açıklayabilir ama ilk hücreliler hakkında bir açıklama getirmez. İspinoz kuşunun yapısındaki küçük bir değişiklik kendisinin bir bütün olarak nasıl ortaya çıkmış sorusuna ilişkin cevap değil, bu fenomen başka bir boyuttadır. 19. yüzyılda Darwin'in yaşadığı samanlar, bilim adamlarının hücrenin kendisine ilişkin fazla bir bilgisi yoktu. Bu 1950 lere kadar hiç değişmedi , ama 50 lerden den sonra bu bilim dalında bir patlama yaşandı. Bugünkü teknolojiler sayesinde bu mikroskopik Küçük dünyalara dalıp parmağımızın bir ucunda 4 milyardan fazla mikrobun oldugunu görebiliyoruz. Her bir hücrenin içinde bilgi, montaj talimatları vardır yani bir minyatür makinalardır aslında . Charles Darwin de bu bilgiler yoktu . Hayatın en küçük düzeyinde, noktasında moleküller ve hücreler resmi çiziyor ve orada insanlık artik molekül makineleri keşfetti. Bir hücrenin ucundan başka ucuna besin taşıyan molekül kamyonları var bilmem güneş enerjisini kullanabilir enerjiye döndüren molekül makinelerimi istersiniz her şey var. İnsan vücudunun ne kadar fonksiyonları varsa o kadar moleküler makinalar vardır. Duymak, görmek, koklamak, bir tad almak, kan pıhtılaşması ve bağışıklık sistemi gibi işlevlerin yerine getirebilmesi için ordu dolusu molekül makinelerine ihtiyaç vardır. İnsan bir bakışta bunları görünce bunlar nerden geldi acaba ? sorusu ortaya çıkıyor.
Darwin'in evrim cevabı tamamen yetersizdir bence .

Modern ezberlerin sonu
Kitabından alıntı yapıyorum

““Michael Behe’nin kitabında indirgenemez kompleks sistemlere verdiği ilginç örneklerden biri, bakteri kamçısı.
Bakterinin Kamçısı
“Kamçı” olarak Türkçe’ye çevrilen “flagella” isimli organ, bazı bakteriler tarafından sıvı bir ortamda hareket edebilmek için kullanılır. Organ, bakterinin hücre zarına tutturulmuştur ve canlı ritmik bir biçimde dalgalandırdığı bu kamçıyı bir palet gibi kullanarak dilediği yön ve hızda yüzebilir. Bakterilerin kamçısı, uzun zamandır biliniyordu. Ancak son 10 yıl içindeki gözlemler, bu kamçının detaylı yapısını ortaya çıkarınca bilim dünyası şaşkına döndü. Çünkü kamçının, önceden sanıldığı gibi basit bir titreşim mekanizmasıyla değil, çok karmaşık bir “organik motor” ile çalıştığı ortaya çıktı.
Bakterinin hareketli motoru, elektrik motorlarıyla aynı mekanik özelliğe sahiptir. İki ana bölüm söz konusudur: Bir hareketli kısım (rotor) ve bir durağan kısım (stator).
Bu organik motor, mekanik hareketler oluşturan diğer sistemlerden farklıdır. Hücre, içinde ATP molekülleri halinde saklı tutulan hazır enerjiyi kullanmaz. Bunun yerine kendine özel bir enerji kaynağı vardır: Bakteri, zarından gelen bir asit akışından aldığı enerjiyi kullanır. Motorun kendi iç yapısı ise olağanüstü derecede komplekstir. Kamçıyı oluşturan yaklaşık 240 ayrı protein vardır. Bunlar kusursuz bir mekanik tasarımla yerlerine yerleştirilmiştir. Bilim adamları kamçıyı oluşturan bu proteinlerin, motoru kapatıp açacak sinyalleri gönderdiklerini, atom boyutunda harekete imkan sağlayan mafsallar oluşturduklarını ya da kırbacı hücre zarına bağlayan proteinleri hareketlendirdiklerini belirlemişlerdir. Motorun işleyişini basitleştirerek anlatmak amacıyla yapılan modellemeler bile, sistemin karmaşıklığının anlaşılması için yeterlidir.
Bakteri kamçısını kitabında detaylı olarak anlatan Michael J. Behe, sadece bu kompleks yapısının dahi, evrimi “yıkmak” için yeterli olduğunu savunmaktadır. Çünkü kamçı hiç bir şekilde basite indirgenemeyecek bir yapıdadır. Kamçıyı oluşturan moleküler parçaların tek bir tanesi bile olmasa, kamçı çalışmaz ve dolayısıyla bakteriye hiç bir faydası olmaz. Bakteri kamçısının ilk var olduğu andan itibaren eksiksiz olması gerekmektedir. Bu gerçek karşısında evrim teorisinin “kademe kademe gelişim” modeli anlamsızlaşmaktadır.””

http://i61.tinypic.com/14j2khf.gif



Yahu bu nasıl bir sistemdir, nasıl bir evrimdir? anlamadım gitti.

Resimdeki gördüğümüz kamçı( flagel) bir motordur , titreşim ile değil bildiğimiz 360 ° dönmekte olup ileri geri gitmektedir. Bu nasıl bir evrimdir anlamadım gitti.
Bu indirgenemez kompleks sistemler, moleküler makineler, doğal seleksiyon geçerlilik iddiasına ilişkin ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Flagelmotoru gibi bir şey nasıl oluşsun? Bu bakteri popülasyonunun içinde tüm ilişkili parçacıklar nasıl gelişebilir, kaldı ki bu bu motoru nasıl oluşturacaklarını nereden bilsinler. Hadi diyelim ki kuyruk oluştu ama kuyruğu döndüren motor mekanizması yok, o zaman Darwin'in teorisine ,doğal seleksiyona göre bu kuyruğun faydası olmadığından dolayı atılması gerekmezmi?.
Doğal seleksiyon dediğimiz olay bunu gerektirir benim bildiğim. Bu Kuyruğun atılmaması ve bunun motorlu hali günümüze kadar gelmesi bence akıllı tasarımın en büyük kanıtıdır. Bu motorun tüm parçacıkları başlangıçtan beri yerine oturması lazım ki doğal seleksiyon işbaşına geçebilsin. Bilimadamlarının 150 sene öncesine kadar indirgenebilir kompleks moleküller makinalardan haberleri dahi yoktu.
Charles Darwin'in şu sözünü hatırlamakta fayda var sanıyorum.
"Eğer birbirini takip eden çok sayıda küçük değişiklikle kompleks bir organın oluşmasının imkansız olduğu gösterilirse, teorim kesinlikle yıkılmış olacaktır."


Evrim teorisinin en büyük sorunu bence, bu akıllı tasarım dediğimiz bilinc ihtimalini dikkate almamasıdır.
Darwin'in türlerin kökeni yazısından sonra bilim tanımı bilimsel bir açıklama olarak bilinçli tasarımı açıklama olarak dışlamıştır. Bu konvansiyonuna metodolojik materyalizm denir.

Oyun böyle işliyor bence . Bilimsel olmak istiyorsanız belli hususlar içerisinde tutulursunuz ,misal zeka ,akıl gibi olayı işin içerisine katamazsınız, açıklamalarınız'da sadece doğal nedenlere başvurabilirsiniz . Akıl ve zekanın bu araştırmaları yapmasına rağmen bu iki arkadaşın nasıl dışlanıyor olması bana çok gülünç geliyor nedense ?

Sanki burnumuzu ariyoruz ama burnumuza bakmak yok gibisinden . Varmi böyle bir oyun.

hani mucize yok diyoruz ya bazen , belki etrafimiz mucizeler ile dolu da bizler görmüyoruz, olabilir mi cocuklar ??????.

Predator
23-10-2015, 18:17
Yahu bu nasıl bir sistemdir, nasıl bir evrimdir? anlamadım gitti.


Anlamak istiyor musun ?

dine mine ne
23-10-2015, 18:26
Anlamak istiyor musun ?

Tabiki, ama mantikli bir anlatim olmasi lazim.

Anlayamadigim icin zaten deist oldum.

Ateistler dinleri cok mantikli anlatiklari icin dinden ciktim ama tanri meselesine gelince olmuyor iste .

spartacus
23-10-2015, 19:33
Sevgili Dine mine ne

Bu yazı H.Yahya kaynaklı, ikincisi evrim teorisi böyle zavazingo şeylerle çökmez, evrim gözlem veren bir olgu. Lafla çökmez hele böyle H.Yahya, daha doğrusu ABD Evrim Karşıtı Enstitütülerin yöntemleriyle bakabileceği bir olgu değildir.

Uzatmayacağım, verdiğin yazı, bildik safsata yöntemidir, hani nasıl söyleyim, sen bir cümle kur ben içinde geçen kelimeyle bir dolu şey çürütüyor olayım, anlamı olur mu? Olmaz, bu da öyle, cümleyi değil, içindeki kelimeleri esas alan yöntemdir ki, nereye çeksen oraya gelir. (misal bu cümlemde "çürütüyor" kelimesi geçti, buradan yola çıkıp bu anlatımımda çürükten ve nasıl oluşuğunu bahsettiğimi iddia etmek gibi, böyle bir yöntemdir ellerindeki)

Baktığın evrende, doğada hareket ve değişimi gözlemliyor musun? (bırakalım bakterinin bilmem nesini, kompleksliği, yok hayatın karmaşıklığı gibi alakasız ifadeleri, taş yerinde ağırdır, böyle alakasız şeylerle bulandırmaya gerek yok. H.Yahya gibi sitelerden bilimsel hiç bir veri-bilgi edinme şansın yok, yok illa bakteri düzeyi diye tutturacaksa, o halde antibiyotik direncini (https://tr.wikipedia.org/wiki/Antibiyotik_direnci)araştır ya da daha bir dolu örnek sunulabilir, eğer evrim olgusu böyle subjektif iddialarla anlam kazanıp, kaybediyorsa.)

Khaos
23-10-2015, 21:00
bazı arkadaşlar HY sitelerinden başını kaldırsın da Michael Behe'nin akıllı tasarım/indirgenemez karmaşıklık iddiasından nasıl çark ettiğini bi zahmet araştırsın.


"Örneğin, hem insanlar hem de şempanzelerde diğer memelilerde C vitamininin üretimini sağlayan genin kırık bir kopyası bulunmaktadır. Şempanzeler ile insanların ortak bir atadan geldiklerine dair nasıl daha güçlü bir kanıt bulunabileceğini hayal etmek güçtür. Yapbozun kalan bazı parçaları olmasına rağmen, Darwin'in Dünya'daki bütün yaratıkların biyolojik olarak akraba oldukları konusundaki açıklamasının isabetli olduğundan şüphe duymak için hiçbir neden bulunmamaktadır." (Evrimin Sınırı, Michael Behe, sayfa 71-72)

dine mine ne
23-10-2015, 23:07
Sevgili Dine mine ne



Baktığın evrende, doğada hareket ve değişimi gözlemliyor musun? (bırakalım bakterinin bilmem nesini, kompleksliği, yok hayatın karmaşıklığı gibi alakasız ifadeleri, taş yerinde ağırdır, böyle alakasız şeylerle bulandırmaya gerek yok. H.Yahya gibi sitelerden bilimsel hiç bir veri-bilgi edinme şansın yok, yok illa bakteri düzeyi diye tutturacaksa, o halde antibiyotik direncini (https://tr.wikipedia.org/wiki/Antibiyotik_direnci)araştır ya da daha bir dolu örnek sunulabilir, eğer evrim olgusu böyle subjektif iddialarla anlam kazanıp, kaybediyorsa.)

Sevgili spartacus


bak ben ne demisim


Avantajlı zihinsel değişiklikler , ardından gelen kuşaklar tarafından devralındı ve böylece uzun bir zaman içerisinde tüm popülasyonların sadece değişime uğradığınla kalmayıp tamamen yeni organizmaların oluştuğuna da inanılmaya başlandı. Darwin doğal oluşumlar yani planlama ve zeka olmadan hayat tarihini açıklamayı hedefliyordu.


Evrim kelimesinin anlamı gelişim değil mi? Misal olarak antibiyotik direncini neden verdin ki?.

Antibiyotik direnci vücudumuzdaki yaşayan mikroskopik canlılara zarardır ve buyüzden insanı ölüme dahi götürebilir.
Antibiyotik direncin de avantajlı zihinsel değişiklikler yok yani evrim teorisine aykırı olmuş olur.

Bu yazdiklarimi da görmemisin

Doğal seleksiyon gerçek bir süreçtir, prosesürdür küçük değişimleri adımları açıklayabilir ama ilk hücreliler hakkında bir açıklama getirmez.



Senin bu Antibiotik direnc bu adama benziyor :heh:

http://i62.tinypic.com/2m7e0l1.jpg

errata
23-10-2015, 23:12
Evrimin çalışmalarının doğrudan "ilk hücreyi aramak" gibi hedefleri yoktur.
Hatta evrimsel mekânizmaları zamanının bilgisiyle ortaya koymak dışında da bir amaç atfedilemez.

Yıldıztozu
23-10-2015, 23:31
Akılsız Tasarım var aslında.

Organizmaların tasarımını bir yaratıcıya atfetmekle ilgili güçlüklerden biri, canlılar dünyasına nüfuz etmiş kusurlardır.

İnsan çenesini ele alalım. Çenemizin büyüklüğüne göre çok fazla dişimiz vardır, bu yüzden yirmilik dişin çekilmesi gerekir. Bu kusur yüzünden Tanrı'yı suçlamak ister miyiz? İnsan bir mühendis daha iyisini yapabilirdi. Evrim bu kusura dair iyi bir sebep ortaya koyar. Beynin büyüklüğü atalarımızda zaman içinde artmıştır; kafatasımızın geniş bir beyne uyacak şekilde değişmesi, çenenin küçülmesine yol açmıştır, böylece yeni doğan bir bebeğin başı, annesinin doğum kanalından geçmesini engellemeyecek bir şekil almıştır.

İnsan gözünü düşünelim. Gözdeki görsel lifler birleşerek optik siniri oluşturur, bu da retinayı aşarak beyne ulaşır ve böylece kör bir nokta oluşur, bu küçük bir kusurdur, ama yine de tasarım kusurudur; ahtapotlarda ve mürekkep balıklarında bu kusur yoktur. Çünkü gözün evrimi suda başlamıştır. Tanrı ahtapotları insanlardan daha mı çok seviyordu da onların gözlerini tasarlarken bizimkinden daha fazla özen gösterdi?

Akıllı tasarım açısından daha rahatsız edici bir durum da; insanlarda fark edilen tüm hamileliklerin yaklaşık yüzde 20'si, hamileliğin ilk iki ayında kendiliğinden düşükle son bulur. Bu talihsizlik bugün dünyanın her yerinde her yıl 20 milyonu aşkın kendiliğinden kürtajla sonuçlanmaktadır. Hamilelik sürecindeki kusurlar yüzünden tanrıyı suçlamak ister miyiz? Yoksa Allah kürtaj yapanların en hayırlısı mıdır? Bu durumu tanrının beceriksizliğinden çok, evrimin sakarlığıyla açıklayabiliriz.

Organizmalar dünyası, tuhaflıkların yanı sıra zalimlik denebilecek niteliklerle de doludur. Avcıların avlarını canlıyken ısırarak parçalaması, parazitlerin işlevsel organlara zarar vermesi, bazı türlerde çiftleşme sonrası dişinin erkeği yemesi veya öldürmesi gibi zalimce davranışlar. Filozof David Hume bu sorunu özlü bir biçimde şöyle ifade etmiştir; '' Tanrı kötülüğü engellemeyi istiyor da engelleyemiyor mu? o zaman güçsüz demektir. Engelleyebilir de istemiyor mu? o zaman kötü niyetlidir. Hem engelleyebilir hem istemiyor mu? o zaman bu neden kötülüktür?''

Francisco J. Ayala - Evrim sayfa 211-212

Khaos
23-10-2015, 23:39
sayın dmn

konuya akıllı tasarım/indirgenemez karmaşıklık bağlamından giriş yaptınız M.Behe'ye atıfla.
sözkonusu geveziliğin hiçbir değeri olmadığını süreç içinde Behe kendisi dile getirdi.
bir anlamda saf değiştirdi, evrim gerçeğine metodolojik olarak daha bilimsel yaklaşmaya başladı ve bu konuda da hem kitap ve hem de değişik yazılar yayımladı.

antibiyotik direnci (her ne kadar doğal değil insan eylemi sonucu ise de) en azından seleksiyon nedir bunu anlatır.
siz ise anlamamış olmalısınız ki kalkıp arnold'un resmini koyup işi zevzekliğe vurmuşsunuz.

evrimi anlamaktan aciz ya da inançları ile evrime peşin yaklaşanların son kalesi, evrim üzerine konuşacak zırva bulamayınca peki o zaman ilk hücre falan filan diye söze devam etmeleridir ki; bunu da peki büyük patlama nasıl olduya kadar getirirler. hiç şaşmaz. errata'nın da vurguladığı gibi abiyogenez başka bişey, darwinin evrim teorisi başka bişey, evrim olgusu ise daha başka bişey.
önce olgu ve olguyu açıklama (teorize etme) ilişkisini bi düşünün.
evrim olgusu/gerçeği ve bu gerçeğin mekanizmalarını açıklama girişimlerini ayırd etmeyi öğrenmeli önce

sonra da abiyogenez mesela miller deneylerini konuşuruz.

yukarda bi yerlerde, birileri anlamak istiyor musunuz diye sorduğunda olumlu cevap vermişsiniz.
ancak bana pek inandırıcı gelmedi.

başa dönerek, bizzat atıf yaptığınız Behe'nin son kitabından alıntıladığım kısmı tekrar alıntılıyorum.
Behe'nin paragrafı üzerinde biraz düşünün.

"Örneğin, hem insanlar hem de şempanzelerde diğer memelilerde C vitamininin üretimini sağlayan genin kırık bir kopyası bulunmaktadır. Şempanzeler ile insanların ortak bir atadan geldiklerine dair nasıl daha güçlü bir kanıt bulunabileceğini hayal etmek güçtür. Yapbozun kalan bazı parçaları olmasına rağmen, Darwin'in Dünya'daki bütün yaratıkların biyolojik olarak akraba oldukları konusundaki açıklamasının isabetli olduğundan şüphe duymak için hiçbir neden bulunmamaktadır." (Evrimin Sınırı, Michael Behe, sayfa 71-72)

dine mine ne
24-10-2015, 00:32
Evrimin çalışmalarının doğrudan "ilk hücreyi aramak" gibi hedefleri yoktur.
Hatta evrimsel mekânizmaları zamanının bilgisiyle ortaya koymak dışında da bir amaç atfedilemez.

Sevgili errata

Asil sorun da burda zaten, bu ilk hücrelerde ne oldu ne gitti meselesi.

Bu yüzden zaten Michael Behe bu konuyu akilli tasarim ile acikliyior .

Evrim teorisi avantajli degisimden bahs ettigi icin zaten akil veja zakayi
kabulenmis oluyor bence, öyle degilmi ?.

kkwejr213
24-10-2015, 00:48
Çok akıllı tasarım. Öyle böyle değil. Pişmiş çamurdan şekil vermek sonra da içine ruh üflemek cidden büyük zeka belirtisi.

http://galeri8.uludagsozluk.com/432/evrim-teorisi_870090.jpg

errata
24-10-2015, 01:30
Sevgili errata

Asil sorun da burda zaten, bu ilk hücrelerde ne oldu ne gitti meselesi.

Bu yüzden zaten Michael Behe bu konuyu akilli tasarim ile acikliyior .

Evrim teorisi avantajli degisimden bahs ettigi icin zaten akil veja zakayi
kabulenmis oluyor bence, öyle degilmi ?.

"Hücrelerde ne oldu bitti" meselesini irdeleme amacı, motivasyonu nedir? Mühim olan o.

Akıllı tasarım, binlerce yıllık din ve tanrı inancının ürettiği bir bakış açısı. Din, tanrı gibi kavramlar hiç varolmasalardı, doğada ve evrende akıllı tasarım olduğunu hiç bir şekilde düşünemezdik. Zira akıllı bir tasarımın varolduğuna dair en ufak bir gösterge yoktur. Evrende, herhangi bir gezegende şans eseri acayip bir canlılık varsa milyar * milyar gezegende de yoktur. Sadece varolan bir örneğe bakıp geriye kalan herşeye gözünü kulağını kapamak tutarsızdır.

Bir takım benzetme ve tevillerle "tasarlanmış" olmaktan çok çok uzak şeylerin "akıllı tasarlayıcı" eliyle üretildiği söyleniyor. Halbuki evrendeki nesneler alelâde bir mühendisin dahi yapmayacağı hatalarla dolu.

Milletin "karmaşıklık" dediği şeylerin hiç biri şu kullandığımız bilgisayarın matematiksel ve fiziki karmaşıklığının yanından dahi geçemez. Bunu bir insan yaptı. Ve açık bir şekilde doğadaki nesnelerin tümünden milyonlarca kez karmaşıktır. Onlarca farklı teknik kullanılarak imâl edilmiştir. Ve doğada bırak bir bilgisayarı hesap makinesi bile yoktur. Tanrı, hesap makinesi bile yapamayan bir düdüktür...

"Yaratma özelliğinde" bir varlık insanlık tarihine hiç uğramasaydı, kimse tasarımdan falan bahsetmeyecekti.

Ancak "yaratma özelliğinde bir varlığı" arama anlayışı rasyoneldir. İnsanın ilkel zamanlarda doğaya, hayvanlara veya annesinin, karısının doğurganlığına bakarak bir koruyucu, yaratıcı fikri üretmesi anlaşılır bir durumdur. Garip olan, 2016 yılına dayandığımız, insanlığın bilgisinin büyük bir hızla arttğı, diğer gezegenlere gitme hayalleri kurduğumuz şu günlerde doğada akıllı tasarım aramaya devam etmektir. Bunların bilimsel devrimlerin başladığı yüz yıllarda artık bitmesi gerekiyordu. Ne yazık ki din hâlâ çok güçlü, dünya halklarının da %70'inin hakikatle, hakikati aramakla ilgili bir derdi yok.

dine mine ne
24-10-2015, 02:02
Sayin yildiztozu


Akılsız Tasarım var aslında.

Dedikten sonra sunu yazmisin .

böylece yeni doğan bir bebeğin başı, annesinin doğum kanalından geçmesini engellemeyecek bir şekil almıştır

Iyide bu dogum kanalindan gecme olayinda sence bir zeka ve akil yok mu ? .
Hop dur bakalim diyenbir sey var burda , öyle degilmi ?
Iste bu dur bakalim diyen neyin nesidir ? .





İnsan gözünü düşünelim. Gözdeki görsel lifler birleşerek optik siniri oluşturur, bu da retinayı aşarak beyne ulaşır ve böylece kör bir nokta oluşur, bu küçük bir kusurdur, ama yine de tasarım kusurudur;

Alinti:
"Peki göz içinde böyle kör bir nokta bulunduğu halde nasıl olur da etrafımızdaki herşeyi eksiksiz görürüz? Bunun sebebi beynin tamamlayıcı özelliğidir. Kör nokta yüzünden eksik kalan nokta, çevresindeki fona uygun olarak tamamlanır. Yani beyin, bu noktayı olabilecek en uygun renge boyayarak kamufle eder. ( Meliha Terzioğlu, Fizyoloji Ders Kitabı, Cilt 1, İstanbul: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, s. 437; Jillyn Smith, Sense and Sensebilities, Wiley Science Edition, s. 57. )"

Bence bu akilsiz tasarim oldu süper tasarim. Beynimiz bu kusuru
micro saniyeler icerisinde her cesit renglere boyayarak bize algilatmamasi bence cok ilginc. simdi burda akil ve zeka yok mu?.
Düsün kameranin caminda siyah bir leke var ,filimini cektin ve eve geldiginde bu filimi bir software yazilimi ile FULL görüntülemeye calisacaksin bunu basara bilcekmisin ? .


Akıllı tasarım açısından daha rahatsız edici bir durum da; insanlarda fark edilen tüm hamileliklerin yaklaşık yüzde 20'si, hamileliğin ilk iki ayında kendiliğinden düşükle son bulur. Bu talihsizlik bugün dünyanın her yerinde her yıl 20 milyonu aşkın kendiliğinden kürtajla sonuçlanmaktadır. Hamilelik sürecindeki kusurlar yüzünden tanrıyı suçlamak ister miyiz? Yoksa Allah kürtaj yapanların en hayırlısı mıdır? Bu durumu tanrının beceriksizliğinden çok, evrimin sakarlığıyla açıklayabiliriz.

yüzde 20'si olsa yine iyi, aksine git gide artiyorda ama onu birak millet cocuk yapmakta bile zorlaniyor(gencler dahi).
Bu bence bu modern cagin zehir, tohum ,gübre bilmem yanlis beslenme gibi olaylardan dolayi olduguna inaniyorum.
ictigimiz su ,kadin hormonlari ile dolmus artik .
Zehirsiz ,ilacsiz , bilmem dna sinla oynanmamis besin mi kaldi günümüzde .
Bu yüzden bu konulari ayri tartismak lazim.


Organizmalar dünyası, tuhaflıkların yanı sıra zalimlik denebilecek niteliklerle de doludur. Avcıların avlarını canlıyken ısırarak parçalaması, parazitlerin işlevsel organlara zarar vermesi, bazı türlerde çiftleşme sonrası dişinin erkeği yemesi veya öldürmesi gibi zalimce davranışlar. Filozof David Hume bu sorunu özlü bir biçimde şöyle ifade etmiştir; '' Tanrı kötülüğü engellemeyi istiyor da engelleyemiyor mu? o zaman güçsüz demektir. Engelleyebilir de istemiyor mu? o zaman kötü niyetlidir. Hem engelleyebilir hem istemiyor mu? o zaman bu neden kötülüktür?''

Hayvanlar , organizmalar,avcilar konusuna katiliyorum .
Kötülügü engellemek icin biz variz ve yeteriz diye düsünüyorum.
Disinin erkegi yemezi konusuna gelince , ölüm korkusu daha cok agar bastigindan insanlik coktan yok olmustu diye düsünüyorum.

world
24-10-2015, 02:11
Sayin yildiztozu




Dedikten sonra sunu yazmisin .



Iyide bu dogum kanalindan gecme olayinda sence bir zeka ve akil yok mu ? .
Hop dur bakalim diyenbir sey var burda , öyle degilmi ?
Iste bu dur bakalim diyen neyin nesidir ? .







Alinti:
"Peki göz içinde böyle kör bir nokta bulunduğu halde nasıl olur da etrafımızdaki herşeyi eksiksiz görürüz? Bunun sebebi beynin tamamlayıcı özelliğidir. Kör nokta yüzünden eksik kalan nokta, çevresindeki fona uygun olarak tamamlanır. Yani beyin, bu noktayı olabilecek en uygun renge boyayarak kamufle eder. ( Meliha Terzioğlu, Fizyoloji Ders Kitabı, Cilt 1, İstanbul: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, s. 437; Jillyn Smith, Sense and Sensebilities, Wiley Science Edition, s. 57. )"

Bence bu akilsiz tasarim oldu süper tasarim. Beynimiz bu kusuru
micro saniyeler icerisinde her cesit renglere boyayarak bize algilatmamasi bence cok ilginc. simdi burda akil ve zeka yok mu?.
Düsün kameranin caminda siyah bir leke var ,filimini cektin ve eve geldiginde bu filimi bir software yazilimi ile FULL görüntülemeye calisacaksin bunu basara bilcekmisin ? .




yüzde 20'si olsa yine iyi, aksine git gide artiyorda ama onu birak millet cocuk yapmakta bile zorlaniyor(gencler dahi).
Bu bence bu modern cagin zehir, tohum ,gübre bilmem yanlis beslenme gibi olaylardan dolayi olduguna inaniyorum.
ictigimiz su ,kadin hormonlari ile dolmus artik .
Zehirsiz ,ilacsiz , bilmem dna sinla oynanmamis besin mi kaldi günümüzde .
Bu yüzden bu konulari ayri tartismak lazim.




Hayvanlar , organizmalar,avcilar konusuna katiliyorum .
Kötülügü engellemek icin biz variz ve yeteriz diye düsünüyorum.
Disinin erkegi yemezi konusuna gelince , ölüm korkusu daha cok agar bastigindan insanlik coktan yok olmustu diye düsünüyorum.

Dur bakalım diyen doğal seçilimdir geçemeyenleri elemiş geçenleiri ise hayatta tutmuştur.

spartacus
24-10-2015, 04:49
Sevgili spartacus
bak ben ne demisim

Evrim kelimesinin anlamı gelişim değil mi? Misal olarak antibiyotik direncini neden verdin ki?.

Antibiyotik direnci vücudumuzdaki yaşayan mikroskopik canlılara zarardır ve buyüzden insanı ölüme dahi götürebilir.
Antibiyotik direncin de avantajlı zihinsel değişiklikler yok yani evrim teorisine aykırı olmuş olur.

Bu yazdiklarimi da görmemisin

Senin bu Antibiotik direnc bu adama benziyor :heh:

http://i62.tinypic.com/2m7e0l1.jpg
Evrim kelimesinin anlamı sürece yayılmış değişimdir. Evrim ayrı, "Evrim" Teorisi ayrı bir şeydir, birisi olgudur diğeri ise olgunun gözlemi, kavranması ve açıklanması üzerine. Bak evrim konusunu yanlış biliyorsunuz işte. Misal
"Antibiyotik direncin de avantajlı zihinsel değişiklikler yok yani evrim teorisine aykırı olmuş olur." demişsin;

Siz sanıyorsunuz ki evrim zihinsel gelişme filan, illa akıl taraflı avantaj sağlamalı, EVRİM, canlı ve cansızların, içinde bulunduğu ortam ve koşula göre değişimidir, canlılar için ise adaptasyonudur. AVANTAJ işte budur adapte olabilmek(EVRİM), olamamak(değişime ayak uyduramamak), yoksa avantaj denince 8 kolu olsun 8 elinde 8 marifet olsun tarzında bakamayız.

Şimdi H.Yahya sitesinden alıntı ile başlamıştın, evrim ile zerre alakası olmayan bir yere çekmişti konuyu. Bakteri kamçsına! Antibiyotik direnci nedir biliyor musun peki? Tamda o bakterinin EVRİMİDİR, gözlerimizin önünde gerçekleşir, üstelik doğal seçilim konusuda gözlemle ispatlanmış olur. Evrimi bu düzeyde kompleks şeylere indirgeyip ele almak özünde ya cehalettir ya da şarlatanlık.

Balığı sudan çıkartmış, sonrada hani evrimleşmiyor(oysa bu ani değişimdir, evrim ani değişim değildir, sürece yayılmış yavaş değişimdir), ben bir akciğer solunumu göremiyorum demek gibi, evrim ORTAM-KOŞUL dahilinde gerçekleşir, yalıtılamaz. Peki alıntıladığın yazı ne yapmış, atomlarına kadar yalıtıp, amuda kaldırmış :) AVANTAJ mı demiştin, işte bakteri direncinde AVANTAJ, antibiyotiğe karşı direnç geliştirmesi böylelikle hayatta kalmasıdır, bu avantaj değil mi -ki oraya Arnold koyuverdin? İlla zihinsel gelişim olmalı, sanki okullara bakteri alıp öğretim veriliyormuş gibi :)Sonuç olarak başlığı açtığın ve detay girdiğin biçimiyle demek ki Evrim olgusuna bakılamazmış.

Evrim tartışma konusu edilemez bir olgudur artık, dünyanın dönmesi gibi, siz ancak canlıalrın, türlerin, hatta cansızların evrimi konusunda Evrim Teorisinde yeterli olmayan gözlem, eksik gördüğünüz şeyleri ifade edebilirsiniz. Misal Dünya nasıl dönüyor? Bilim buna cevap verdiğinde bu teori olur, bizler çıkıp ancak bu teorinin eksik, yetersiz yanı, yönleri varsa yine dünya gözlemi ve deneylerle NASILINI ele alabiliriz. Evrim OLGUDUR. Olgu neymiş; (https://tr.wikipedia.org/wiki/Olgu)


Tarafsızdır,
Nesneldir,
Yoruma açık değildir,
İstenç (irade) dışıdır,
Bir süreç belirtir,
Kayda değer geniş bir kesim tarafından kabul edilmiştir.

H.Yahya ile, bu düzeyde TARAFGİRLİK olmaz, Evrim karşıtlığı lafla peynir gemisi yüzdürmektir. Ortadoğuda çıkan imamlar gibi "Dünya dönmüyor" demektir. EVRİM demişim sen çıkıp "Evrim Teorisi" diyorsun, bu teoriyi ciddi anlamda eleştirebilecek ne gibi bir gözlem, deney ve bilince sahipsiniz? Evrim -> Dünyanın dönmesi gibi OLGU, Evrim Teorisi ise bu olgunun açıklanması, kavranması, ifade edilmesi zemini. Kısaca Teoriyi eleştirecekseniz Evrim olgusunu gözlemleyip bunu yapmalısınız, aksi taktirde böyle "Dünya dönmüyor, dönse havaya attığım taş bilmem nerede yere düşerdi" tarzında gelirsiniz. Bu tarzda işte izah ettim ya, bu bir safsata yöntemi ve H.Yahya'nın kaynak aldığı Amerikan Enstitüleri bu safsata temelli kendi toplumunu aklen ve fiziken ya farkında olmadan yanıltıyor ya da sömürüyor.

Neva
24-10-2015, 05:03
Kör nokta yüzünden eksik kalan nokta, çevresindeki fona uygun olarak tamamlanır. Yani beyin, bu noktayı olabilecek en uygun renge boyayarak kamufle eder.[/B] ( Meliha Terzioğlu, Fizyoloji Ders Kitabı, Cilt 1, İstanbul: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, s. 437; Jillyn Smith, Sense and Sensebilities, Wiley Science Edition, s. 57. )"


Alinti yaptiginiz kitap kac yilindan, yil olmus 2015, hala mi Yahya yayinlari?
https://books.google.ca/books?id=L9hTBAAAQBAJ&pg=PA151&lpg=PA151&dq=Jillyn+Smith,+Sense+and+Sensibilities,+Wiley+Sc ience+Edition&source=bl&ots=iISf9W2GWN&sig=bcrhCsq8zDujX_Q4dQ6_vjy77Sc&hl=en&sa=X&ved=0CCAQ6AEwAGoVChMI1oWquuLZyAIVkSmICh3u3AZq#v=on epage&q=Jillyn%20Smith%2C%20Sense%20and%20Sensibilities% 2C%20Wiley%20Science%20Edition&f=false


Goremezsiniz kor noktada. Beyin tamamlayamadigi icin, atiyorum otoban'a giriste, bedeninizle doner bakar, yolun elverisli olup/olmadigini kontrol edersiniz, gozunuze guvenmezsiniz. Cunku paralel seritte gelmekte olan atiyorum kirmizi renkli bir arabayi, beyniniz asfalt rengine veya ufuk cizgisi veya dogal hava rengine boyayamaz. O kirmizidir.

Genetik gecisli omurga reflekleriniz buna engel olur. Gordugunuz gibi beyin, ortadan ikiye ayirdi olayi/ortami, guvenmediniz ve bedenen donup kontrol ettiniz.

Arabaniz varsa sayet, yan dikiz aynalarindaki ibareyi okuyun sevgili dine mine ne.
https://en.wikipedia.org/wiki/Objects_in_mirror_are_closer_than_they_appear

Bu yuzden tam tersi uzak zannederseniz, kaza yapma riskiniz artar.

dine mine ne
24-10-2015, 13:04
konuya akıllı tasarım/indirgenemez karmaşıklık bağlamından giriş yaptınız M.Behe'ye atıfla.
sözkonusu geveziliğin hiçbir değeri olmadığını süreç içinde Behe kendisi dile getirdi.
bir anlamda saf değiştirdi, evrim gerçeğine metodolojik olarak daha bilimsel yaklaşmaya başladı ve bu konuda da hem kitap ve hem de değişik yazılar yayımladı.


Sayin Nihilist

www.evrimagaci.org yazisini bende okumustum ,Bilimsel yaklasmaya basladi gibi ifadaler ile bence cok büyük bir ayip islemisler adama karsi .
Yazimi okuduysaniz burada bu adamin yilar önce fikrini görürdün.

Doğal seleksiyon gerçek bir süreçtir, prosesürdür küçük değişimleri adımları açıklayabilir ama ilk hücreliler hakkında bir açıklama getirmez.

Bu yazdigim zaten Michael Behe,nin sözleri. Adamin saf degisdirdigi felan yok.

Yani evrim ile degisim oldugu icin, zekanin akillin üstünü kapatmayin mücadelesi veriyor adam.
Evrimi yalanladi diye bir sey yok ama adami böyle pazarlamak isteyenler var.



evrimi anlamaktan aciz ya da inançları ile evrime peşin yaklaşanların son kalesi, evrim üzerine konuşacak zırva bulamayınca peki o zaman ilk hücre falan filan diye söze devam etmeleridir ki; bunu da peki büyük patlama nasıl olduya kadar getirirler. hiç şaşmaz.

Insanligin bu konuda sorulari har daim oldu , bu sorulara cevap aramak ne zamandan beri zirfa oldu?.

sonra da abiyogenez mesela miller deneylerini konuşuruz.
Miller deneyiminden hic bir bilgim yok.


yukarda bi yerlerde, birileri anlamak istiyor musunuz diye sorduğunda olumlu cevap vermişsiniz.
ancak bana pek inandırıcı gelmedi.

Neden o ?
Basligi birbirimiz ile dalga gecelim dige acmadim , bildiklerimizi paylasip tartisalim diye actim.

"Örneğin, hem insanlar hem de şempanzelerde diğer memelilerde C vitamininin üretimini sağlayan genin kırık bir kopyası bulunmaktadır. Şempanzeler ile insanların ortak bir atadan geldiklerine dair nasıl daha güçlü bir kanıt bulunabileceğini hayal etmek güçtür. Yapbozun kalan bazı parçaları olmasına rağmen, Darwin'in Dünya'daki bütün yaratıkların biyolojik olarak akraba oldukları konusundaki açıklamasının isabetli olduğundan şüphe duymak için hiçbir neden bulunmamaktadır." (Evrimin Sınırı, Michael Behe, sayfa 71-72)


yaw bunun akilli tasarim ille ne ilgisi var ? Michael Behe ile ne ilgisi var ?

dine mine ne
24-10-2015, 13:09
Çok akıllı tasarım. Öyle böyle değil. Pişmiş çamurdan şekil vermek sonra da içine ruh üflemek cidden büyük zeka belirtisi.


Yahu bir kere de olsun islamsiz bir konu tartisalim .
Islamin ne oldugunu biliyoruz ama yinede onu isin icine katiyoruz .

Predator
24-10-2015, 13:13
Tabiki, ama mantikli bir anlatim olmasi lazim.


Kullanılan organlar gelişir, kullanılmayanlar körelir.(Lamarkcı evrim ile karıştırmayın. Evrimsel ödünleşim ve evrimsel ekonomi ilkeri ile alakalı.)

Dolayısıyla indirgenemez karmaşık yapılar karmaşık bir hal almadan önce bir işe yarıyordu. Yaradığı için evrimleşti ve evrimleşme sonucunda şuan ki işlevde kullanılır oldu. Parçalar eksik olduğunda yapı farklı bir işlevde kullanılır.

Mantıksız bir yer varsa belirt ?

dine mine ne
24-10-2015, 14:24
Hücrelerde ne oldu bitti" meselesini irdeleme amacı, motivasyonu nedir? Mühim olan o.

Hücrelerde ne olup bittiği değil, hücrelerin içindeki bilgi nereden geldi sorusuna cevap bulma meselesi var. İrdeleme amacı ne olursa olsun, herkes bu konuları istediği gibi irdeleyebilir. Bu yüzden de hiç mühim değildir.

Akıllı tasarım, binlerce yıllık din ve tanrı inancının ürettiği bir bakış açısı. Din, tanrı gibi kavramlar hiç varolmasalardı, doğada ve evrende akıllı tasarım olduğunu hiç bir şekilde düşünemezdik.


Dinleri insanlar icat etti tamam güzel de , dinler olmasa bile insanlar arayış içinde olduğundan dinler veya akıllı tasarımlar her daim yine karşımıza çıkacak. İnsanlık aklını ve zekâsını kullanıp bu tür soruları kendine sorduğundan zaten bu tür konular gündeme geliyor. Yani insanlığın dinleri veya akıllı tasarımları düşünememesi için insanlığın aklını, zekâsını, düşünebilmesini elinden almanız lazım.

Zira akıllı bir tasarımın varolduğuna dair en ufak bir gösterge yoktur.

En ufak dedigin icin, Flagel motoru neyin nesidir efendim ?




Bir takım benzetme ve tevillerle "tasarlanmış" olmaktan çok çok uzak şeylerin "akıllı tasarlayıcı" eliyle üretildiği söyleniyor. Halbuki evrendeki nesneler alelâde bir mühendisin dahi yapmayacağı hatalarla dolu.

1)misal ne gibi ?
2) bu hatalar neye göre belirlenmis ?
3) hatayi belirleyenler hatalarin cözümüne iliskin nasil olmaliydi diye bir cözümleri varmidir ?


Milletin "karmaşıklık" dediği şeylerin hiç biri şu kullandığımız bilgisayarın matematiksel ve fiziki karmaşıklığının yanından dahi geçemez. Bunu bir insan yaptı. Ve açık bir şekilde doğadaki nesnelerin tümünden milyonlarca kez karmaşıktır. Onlarca farklı teknik kullanılarak imâl edilmiştir. Ve doğada bırak bir bilgisayarı hesap makinesi bile yoktur. Tanrı, hesap makinesi bile yapamayan bir düdüktür...

Tanri düdükmü degilmi bilemiyecem ama beyenmedigin bilmem yanindan dahi gecemez dedigin bir canli bu bilgisayarlari yapmis.

Tersini daha göremedik.
bu yüzden kim kimin yanindan gecemiyor bir daha düsünmeni isterim.

dine mine ne
24-10-2015, 14:38
Dur bakalım diyen doğal seçilimdir geçemeyenleri elemiş geçenleiri ise hayatta tutmuştur.

Eh gördünmü, dogal secilim bir bilgi veriyor öyle degilmi ? dur diyor
sonucta , onu birak bu emiri yerine getiren tüm mekanizmalr da bunu dinliyor , bu da cok komik bir durum bence .

bir dur emri (bilgisi) milyon bilmem milyarlarca porteinleri ,aminiasitleri mikrop ,hücreleri biri birinle calismasini sagliyor ve bunlarda bu verilen emri yerine getiriyor olmasi düsündürücü degilmi ?


Bu tür enformasyonlar neyin nesi , enformasonlari anlayipta yerine getiren neyin nesi ? isin püf noktasi burasi iste.

errata
24-10-2015, 14:48
Çok yüzeysel bir noktadan yorumluyorsun. Muhtemelen okuduğun, gördüğün şeyler vurucu içerikte boş ve yüzeysel şeyler.

Tasarlanmış nesnelerle, evrimsel olarak ortaya çıkmış nesneler arasındaki farkın ne olduğu konusunda bir fikrin yok bence. Öncelikle, doğada kendiliğinden varolabilen nesnelere neden "tasarlanmış" değilde evrilmiş dendiğini biraz düşünmende fayda var.

Tasarlanmış ve evrilmiş. Biraz düşün bunları.

Ek olarak: https://www.newscientist.com/article/dn13663-evolution-myths-the-bacterial-flagellum-is-irreducibly-complex/

Predator
24-10-2015, 15:08
Eh gördünmü, dogal secilim bir bilgi veriyor öyle degilmi ? dur diyor
sonucta , onu birak bu emiri yerine getiren tüm mekanizmalr da bunu dinliyor , bu da cok komik bir durum bence .

bir dur emri (bilgisi) milyon bilmem milyarlarca porteinleri ,aminiasitleri mikrop ,hücreleri biri birinle calismasini sagliyor ve bunlarda bu verilen emri yerine getiriyor olmasi düsündürücü degilmi ?

Bu tür enformasyonlar neyin nesi , enformasonlari anlayipta yerine getiren neyin nesi ? isin püf noktasi burasi iste.

Doğal seçilim basit bir matematiksel işlemdir. Gerçekte doğal seçilim diye bir varlık yok ki düşünüp karar alsın.

Kafanızda olayları kurgulayıp sonrada anlamadım diyorsunuz. Sizin evrime bakışınız sakat olduğu için mantıklı gelmiyor.

world
24-10-2015, 15:19
Eh gördünmü, dogal secilim bir bilgi veriyor öyle degilmi ? dur diyor
sonucta , onu birak bu emiri yerine getiren tüm mekanizmalr da bunu dinliyor , bu da cok komik bir durum bence .

bir dur emri (bilgisi) milyon bilmem milyarlarca porteinleri ,aminiasitleri mikrop ,hücreleri biri birinle calismasini sagliyor ve bunlarda bu verilen emri yerine getiriyor olmasi düsündürücü degilmi ?


Bu tür enformasyonlar neyin nesi , enformasonlari anlayipta yerine getiren neyin nesi ? isin püf noktasi burasi iste.

Bilgi falan yok kardeşim çevre değişir ona uyarsan varsın uyamazsan attaya gidersin.

dine mine ne
24-10-2015, 15:37
Sevgili spartacus



Şimdi H.Yahya sitesinden alıntı ile başlamıştın, evrim ile zerre alakası olmayan bir yere çekmişti konuyu. Bakteri kamçsına! Antibiyotik direnci nedir biliyor musun peki? Tamda o bakterinin EVRİMİDİR, gözlerimizin önünde gerçekleşir, üstelik doğal seçilim konusuda gözlemle ispatlanmış olur. Evrimi bu düzeyde kompleks şeylere indirgeyip ele almak özünde ya cehalettir ya da şarlatanlık.


Birak su H.Yahya alintilarini ,kafami bozmaya basliyorsun yine .

Evrime karsi cikan birisine bunlari yazsan anliyacam ama yok ki öyle birs sey bende.
Antibiyotik direncinde tabiki degisimi vardir, ayni Arnold gibi kerata ,resim o yüzden.

Khaos
24-10-2015, 15:47
Sayin Nihilist

www.evrimagaci.org yazisini bende okumustum ,Bilimsel yaklasmaya basladi gibi ifadaler ile bence cok büyük bir ayip islemisler adama karsi .
Yazimi okuduysaniz burada bu adamin yilar önce fikrini görürdün.



Bu yazdigim zaten Michael Behe,nin sözleri. Adamin saf degisdirdigi felan yok.

Yani evrim ile degisim oldugu icin, zekanin akillin üstünü kapatmayin mücadelesi veriyor adam.
Evrimi yalanladi diye bir sey yok ama adami böyle pazarlamak isteyenler var.





Insanligin bu konuda sorulari har daim oldu , bu sorulara cevap aramak ne zamandan beri zirfa oldu?.


Miller deneyiminden hic bir bilgim yok.




Neden o ?
Basligi birbirimiz ile dalga gecelim dige acmadim , bildiklerimizi paylasip tartisalim diye actim.




yaw bunun akilli tasarim ille ne ilgisi var ? Michael Behe ile ne ilgisi var ?

Behe sizin anladığınız anlamdasaf değiştirmedi, akıllı tasarım düşüncesinin temel bağlamı olan ''indirgenemez karmaşıklık'' düşüncesini değiştirdi.
siz ise Behe'nin artık savunmadığı bu argümanı Behe'ye atıfla tekrar ediyorsunuz.

birtakım sorulara cevap arayan kişinin miller deneylerinden haberi olmaması çok ilginç.

bunun Behe ile ne ilgisi var dediğiniz paragraf Behe'ye ait. daha ne kadar ilgisi olacaktı.

o paragrafı üçüncü kez c/p yapmak istemem. paragrafı okuduysan, paragraf üzerine düşünceni merak ettim.

şu ana kadar evrim olgusu ile evrim teorileri arasındaki fark ve ilişkiyi analiz etmedin hiç. neden.
olgu ve teori diye bir bağlamdan habersizmiş gibi davranıyorsun.

ne alakası var dediğin paragraf; akıllı tasarımı çöpe atan bir olguya Behe'nin teslim olduğunu kendi ağzıyla ifade etmesidir.

miller deneyinden haberi olmayan birinin ilk hücre üzerinden
anti-evrimcilik yapmaya kalkmasının burdan ne kadar komik göründüğünü bir bilsen.

dine mine ne
24-10-2015, 16:25
Alinti yaptiginiz kitap kac yilindan, yil olmus 2015, hala mi Yahya yayinlari?
https://books.google.ca/books?id=L9hTBAAAQBAJ&pg=PA151&lpg=PA151&dq=Jillyn+Smith,+Sense+and+Sensibilities,+Wiley+Sc ience+Edition&source=bl&ots=iISf9W2GWN&sig=bcrhCsq8zDujX_Q4dQ6_vjy77Sc&hl=en&sa=X&ved=0CCAQ6AEwAGoVChMI1oWquuLZyAIVkSmICh3u3AZq#v=on epage&q=Jillyn%20Smith%2C%20Sense%20and%20Sensibilities% 2C%20Wiley%20Science%20Edition&f=false




Sevgili Neva

Arkadasimizin verdigi bilgiyi bilmiyordum ve google ile baktim ve bilgiyi alintilayip
ekledim.

Benim göz ile ilgili yaptigim alintiya dogru yanlis diye yorum yapmamisin. Bunu yapsaydin konuya ilskin katkida bulunurdun.


Goremezsiniz kor noktada. Beyin tamamlayamadigi icin, atiyorum otoban'a giriste, bedeninizle doner bakar, yolun elverisli olup/olmadigini kontrol edersiniz, gozunuze guvenmezsiniz. Cunku paralel seritte gelmekte olan atiyorum kirmizi renkli bir arabayi, beyniniz asfalt rengine veya ufuk cizgisi veya dogal hava rengine boyayamaz. O kirmizidir.


Bence konuyu biraz karıştırmışsınız.
Arabanin dikiz aynasındaki kör noktadan dolayı gözümüzün görmediği şeyi beyin nasıl boyayabilsin. Konumuz Gözlerimizdeki sinirlerden dolayı oluşan kör bir noktayı beynimizin bizlere algılatmaması. Gözümüzün görmesi şarttır. Arabanın dikiz aynasında oluşan kör noktada bu şart yoktur göz görmez yani, gözün görmediğini beyin nasıl düzeltsin?. Öyle digilmi ? yoksa ben mi yanlis anladim ?.

dine mine ne
24-10-2015, 18:58
Kullanılan organlar gelişir, kullanılmayanlar körelir.(Lamarkcı evrim ile karıştırmayın. Evrimsel ödünleşim ve evrimsel ekonomi ilkeri ile alakalı.)

Kullanılan organlar gelişir / katiliyorum . kullanılmayanlar körelir/ katiliyorum.


Parçalar eksik olduğunda yapı farklı bir işlevde kullanılır.

Eksik fazla diye bir şey yok ki. Diyelim ki bir kuyruk lazım oldu diye, proteinler aminoasitler bilmem hücreler başlıyor bu kuyruğu üretmeye . Dikkat edersek kuyruklar hepsi de aynı değil, her canlıya göre kuyruk oluşturuluyor hani burada bile zekânın bilginin olduğu yere geliyoruz.



Mantıksız bir yer varsa belirt ?



Evrim teorisinin en büyük mantıksızlığı bence her şeyin kendiliğinden oluyor işte demesidir.
Oluşumlarda misal (kuyruk ) bilginin zekânın enformasyonun olmadığını savunmasıdır.

Evrim teorisini,de oluyor işte den öteye gidemiyorsunuOnu birakin öte gitmenisi de önlüyor kendisi . Zekayi , bilgiyi isin icine katamazsin diyor yoksa bilimsel olmaz diyor kendisi.

Diyelimki gercek bir tanri olsa bunu size kendi koydugu kural ile daha en bastan kendisi dislatiyor size , hani tanriyi bulsaniz bile haha bu bilimsel degil demis oluyor kendisi.

Ama kendisine sordugun zaman oluyor iste bilmem tesadüf olmus .

Bu tesadüflerden artik bana bikkinlik geldi.
Soruna bu cevabı vermiş olayım o zaman.

Mantıksız olan bu tesadüflerdir benim için.

spartacus
24-10-2015, 19:08
Sevgili spartacus

Birak su H.Yahya alintilarini ,kafami bozmaya basliyorsun yine .

Evrime karsi cikan birisine bunlari yazsan anliyacam ama yok ki öyle birs sey bende.
Antibiyotik direncinde tabiki degisimi vardir, ayni Arnold gibi kerata ,resim o yüzden.
Yyazdıklarımla ilgili bir şey diyemiyor musun? Tamam bak bakalım başlığa astığın yazı nereden!
http://www.harunyahya.org/tr/works/646/Evrim-Acmazi-1Cilt/chapter/5954/--b--

Kaynağın Neredenmiş?

H.Yahya ve ABD Evrim karşıtı Enstittüülerin kullandığı yöntemi sana izah ettim. O yöntemle gidersen değil evrim hiç bir konuda fikir sahibi olamazsın, en fazla o safsata yöntemini kullananların dediklerini gerçek ve bilgi sanırsın. O yöntem balığı sudan çıkartıp işte bakın öldü yaşamıyor tarzında indirgenmiş ve yalıtılmış yöntemdir. Evrim ise ortam, koşul dahilidir, yalıtılamaz.

Evrim olgusuna bakteri kamçısı ile bakılamaz, çok zor edersen o halde işte Bakterilerin Antibiyotik Direnci örneği verildi, yani artık göz var, izan var, lafla olacak şey değil. Evrim olgudur, siz neyi eleştireceğinize karar verin. Evrim eleştirilemez, ancak evrime dair teorileri eleştirebilirsiniz, bunun içinde dayanağınız evrim olmalı, evrim karşıtlığı ile evrim teorisi ele alınamaz.

İkincsi AVANTAJ konusuna değindik, gördük ki, iddia ettiğiniz gibi avantaj demek zihinsel gelişim emek değilmiş, avantaj canlının içinde bulunduğu ortama adapte olabilmesidir, olursa avantaj olamazsa dezavantajdır. Konuyu açtığın ve kaynağını yukarıda verdiğim ifadeler geçersizdir. Göz'den bahsetmişsin birde, bu tür iddialarda aynı yönteme maruz kalmış iddialar yani geçerli değiller, zira gözünde evrimi söz konusu, bu gayet doğal.

Eğer Akıllı Tasarım derken, Evrim karşıtlığı yapacaksınız, bu da doğru bir yol, yöntem değil, Akıllı Tasarım dediğiniz her ne ise ona dair yazmalısınız.

Bana sorarsan ortada bir tasarım filan yok, masal benzeri kurgudan ibaret(Evrim Teorisi ile ne alakası varsa, Akıllı Tasarım denip Evrim Teorisi eleştiriliyor, bu da ayrı bir sorun). Eleştirmek için elinizde veri, kaynak olmalı, Evrim olgusunu ret eden bir kafa, teorisini eleştirebilecek kaynaktan yoksun demektir, o halde eleştiri yapılmıyorsa yapılan ne? İnsanların bilimden uzak kalmışlığını, inancı vb kullanarak kişisel fayda sağlamak, yaptıkları bu.

Dip not: Tesadüf mesadüf karıştırmışsın yine, EVRİM sürece yayılmış değişimdir, ortam ve koşulla birliktedir, işte o yöntem var ya o yöntem, sizi bu hale getirir(sudan çıkmış balık gibi). Birden olmuyor, süreçle, ortam, koşuldaki değişimlerle, ani değil! :)

Predator
24-10-2015, 19:53
Eksik fazla diye bir şey yok ki. Diyelim ki bir kuyruk lazım oldu diye, proteinler aminoasitler bilmem hücreler başlıyor bu kuyruğu üretmeye . Dikkat edersek kuyruklar hepsi de aynı değil, her canlıya göre kuyruk oluşturuluyor hani burada bile zekânın bilginin olduğu yere geliyoruz.

Neden kafanda masallar yazıyorsun ?

''Diyelim ki bir kuyruk lazım oldu diye, proteinler aminoasitler bilmem hücreler başlıyor bu kuyruğu üretmeye''

Bu masalı kendin uydurdun sonrada bir sonuca varmışsın. Bu masalın evrim ile hiç bir alakası yok. Evrimden anladığın bu mu gerçekten ?

Eğer kuyruk lazım olursa bakteri yok olur. Atomlar bir anda bir araya gelip kuyruk oluşturmaz. Atomlar kuyruk lazım diye düşünemez. Bilinçli bir şekilde bir araya gelemez. Kuyruk oluşturmak gibi bir amaç yok.

Burada anlaşılmayacak ne var ?


Evrim teorisinin en büyük mantıksızlığı bence her şeyin kendiliğinden oluyor işte demesidir.

Her şey bilinçsiz bir şekilde oluşuyor. ''Kendiliğinden'' ile bunu kastediyorsan doğrudur.


Oluşumlarda misal (kuyruk ) bilginin zekânın enformasyonun olmadığını savunmasıdır.

Nasıl bir zekadan söz ediyorsun ?

Örneğin Tanrının parmağı gibi mi ?

Tanrının parmağı evrim sürecinde yok.


Evrim teorisini,de oluyor işte den öteye gidemiyorsunuOnu birakin öte gitmenisi de önlüyor kendisi . Zekayi , bilgiyi isin icine katamazsin diyor yoksa bilimsel olmaz diyor kendisi.

Tanrıyı katmamız ne kadar bilimsel olur ?


Ama kendisine sordugun zaman oluyor iste bilmem tesadüf olmus.

Bu tesadüflerden artik bana bikkinlik geldi.
Soruna bu cevabı vermiş olayım o zaman.

Mantıksız olan bu tesadüflerdir benim için.

Bir masal daha. Bu tesadüf olayını milyon defa açıkladık hala aynı masal. Farklı argümanlarla gelin yeter artık.

dine mine ne
25-10-2015, 13:54
Doğal seçilim basit bir matematiksel işlemdir. Gerçekte doğal seçilim diye bir varlık yok ki düşünüp karar alsın.

Kafanızda olayları kurgulayıp sonrada anlamadım diyorsunuz. Sizin evrime bakışınız sakat olduğu için mantıklı gelmiyor.

Bilgi falan yok kardeşim çevre değişir ona uyarsan varsın uyamazsan attaya gidersin.


faydalı değişiklikler oluşmadığı sürece doğal seleksiyon hiçbir şey yapamaz" diyen Darwin'in kendisi değil mi?


Faydayı zarardan avantajı dezavantajdan ayırabilen bilmem karar verebilen kim?. Faydayı zarardan ayırabilmek için bir enformasyona da ihtiyacı vardır. Bu enformasyonu işliyebilmek için de bir akıllı zekâlı bilince ihtiyaç vardır.

Burada resmen bilinci olan bir varlık var,enformasyonlari degerlendikten sonra (duruma göre) karar veriyor .

Yahu ya bende gercekten bir sakatlik var yada sizler bunu görmezden geliyorsunuz.

Neva
25-10-2015, 14:13
Sevgili Neva

Arkadasimizin verdigi bilgiyi bilmiyordum ve google ile baktim ve bilgiyi alintilayip
ekledim.

Benim göz ile ilgili yaptigim alintiya dogru yanlis diye yorum yapmamisin. Bunu yapsaydin konuya ilskin katkida bulunurdun.





Bence konuyu biraz karıştırmışsınız.
Arabanin dikiz aynasındaki kör noktadan dolayı gözümüzün görmediği şeyi beyin nasıl boyayabilsin. Konumuz Gözlerimizdeki sinirlerden dolayı oluşan kör bir noktayı beynimizin bizlere algılatmaması. Gözümüzün görmesi şarttır. Arabanın dikiz aynasında oluşan kör noktada bu şart yoktur göz görmez yani, gözün görmediğini beyin nasıl düzeltsin?. Öyle digilmi ? yoksa ben mi yanlis anladim ?.





Sevgili dine mine ne;
Farketmez ki, sadece verdiginiz kaynaga iliskin soru yoneltmistim. Hayir bilakis dogru /yanlis diye yorum yaptim zaten, siz anlayamadiniz sanirim.

Yoo karistirmadim, iste ben de ayni seyi soyluyorum zaten verdigim ornekle, sizin koydugunuz kaynaklara iliskin nasil boyasin yani degil mi? Ustelik kaynaklariniz, evrim karsiti kaynaklar, hani objektif kaynak vs. de degil ki!? Algilatmadigi icin mi, saga, sola, one , arkaya donup bakiyorsunuz?

Araba kirmizi iste, paralel seritten geliyor. Atiyorum, siz de otoban'a giriste, bedenen donup omzunuzun uzerinden basinizi cevirip kontrol ediyorsunuz. Olay budur. Beyniniz ve siz ayri ayri yapilar misiniz, konu kor nokta sebebiyle gorus kisitliligi, goz'un kor nokta sinirindan(limitinden) sonra, hala bedenen o isi yapacak, devam ettirecek, tepki verecek unsurlar var iste gordugunuz gibi. Beyin duzeltti iste,( ortami ve ortamdaki hareketi adeta ortadan ikiye boldu ve gozunuze guvenmediniz, donup bakdiniz) verdigimiz ornekte omurga refleksleri ile daha ne yapsin, siz kafatasinizda sus diye mi tasiyorsunuz beyni veya asagiya dogru uzayip giden omurganizi, ki beyin nasil duzeltsin diye bir garip soru sormaktasiniz!?

Gozumuzun gormesi sartmis!?
Oyleyse dogustan korler/gorme ozurluler hic yasamasin olsunler, nasilsa gormuyorlar. Gormedikleri icin beyinleri duzeltemez, cunku calismiyor beyinleri gormediklerinden oturu gibi birsey filan mi soylemeye calistiginiz.!???

Haydi hic (ihtimal) araba kullanmadiginizi varsayalim. Niye basinizi belli bir derecede dondurme, saga sola bakma vs. yetiniz var? Evet antibiyotik direnci ve Arnold ornegi gibi yanlis eslestirdiginizden, yanlis anlamaktasiniz konuyu, bu yuzden elestiri gelmekte.

Baska anlayabileceginiz farkli ornek, renk korlugu'dur mesela. Sizin koydugunuz kaynaklarla ve savunuzla gidersek, renk korlugu diye de birsey yoktur, oyle ya goruyor nasilsa, gozumuzun gormesi sartmis!.. Oysa var.

Basit link asagida , okuyun.
https://de.wikipedia.org/wiki/Farbenfehlsichtigkeit


E basinda siz, bu alintiyi ne amacla koydunuz, ben yazdiklarinizi okuyorum suphe etmeyiniz. Sevgili Yildiztozu'nun cevabina iliskin ne demistiniz hatirlayiniz.


Alinti:
"Peki göz içinde böyle kör bir nokta bulunduğu halde nasıl olur da etrafımızdaki herşeyi eksiksiz görürüz? Bunun sebebi beynin tamamlayıcı özelliğidir. Kör nokta yüzünden eksik kalan nokta, çevresindeki fona uygun olarak tamamlanır. Yani beyin, bu noktayı olabilecek en uygun renge boyayarak kamufle eder. ( Meliha Terzioğlu, Fizyoloji Ders Kitabı, Cilt 1, İstanbul: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, s. 437; Jillyn Smith, Sense and Sensebilities, Wiley Science Edition, s. 57. )"

Bence bu akilsiz tasarim oldu süper tasarim. Beynimiz bu kusuru
micro saniyeler icerisinde her cesit renglere boyayarak bize algilatmamasi bence cok ilginc. simdi burda akil ve zeka yok mu?.


Iste orada, sizin bahsettiginiz ve iddia ettiginiz turden akil ve zeka yok. Cunku siz ve beyniniz birbirinden ayri ve bagimsiz organize yapilar degilsiniz. Akil ve zeka, sizin mevcut yapinizin, davranis bilimine iliskin, sergilediginiz yetilerin butunudur zaten.

Sadece genetik gecisli omurga refkleskleriniz var. (araba ornegi)Veya renk korlugune iliskin dogustan, genetige bagli, hasariniz, eksikliginiz vardir.

dine mine ne
25-10-2015, 14:18
Çok yüzeysel bir noktadan yorumluyorsun. Muhtemelen okuduğun, gördüğün şeyler vurucu içerikte boş ve yüzeysel şeyler.



Sevgili errata

Aslinda oluyor iste demek bence yüzeysel bakisdir .

Karar vere bilen bir mekanizma ile karsi karsiyayiz.

Flagell motorunun olusumu mucizevi bir olay benim gözümde .
Ama sizler olur neden olmasinki diyorsunuz, ne varki bunda gibisinden.

Iste tam burada sizleri anlayamiyorum.
Akil ve zekayi neden disladiginizi anlayamiyorum .

Tanri denen bir varlik olsa dahi bundan bizler neden kacalim ki ? bizim kaybedecek neyimiz olabilir ?

Predator
25-10-2015, 14:20
faydalı değişiklikler oluşmadığı sürece doğal seleksiyon hiçbir şey yapamaz" diyen Darwin'in kendisi değil mi?

Doğru demiş.

Benim söylediğim ile nesi çelişiyor da bu soruyu sordun ?


Faydayı zarardan avantajı dezavantajdan ayırabilen bilmem karar verebilen kim?. Faydayı zarardan ayırabilmek için bir enformasyona da ihtiyacı vardır. Bu enformasyonu işliyebilmek için de bir akıllı zekâlı bilince ihtiyaç vardır.

Hiç kimse karar vermiyor. Mutlak bir fayda zarar da yok. Mesela virüste meydana gelen mutasyon virüs popülasyonunda yaygınlaşsın. Bu durumda konak zarar görürken virüs fayda görmüş olacak.

Daha basit nasıl anlatılır gerçekten bilmiyorum. İstersen daha detaylı anlatayım belki daha kolay anlarsın.



Yahu ya bende gercekten bir sakatlik var yada sizler bunu görmezden geliyorsunuz.

Ne demek istediğini anlıyorum. Senin dediğin şunun gibi bir şey.

Neden karbon temelli yaşam var ? Karbon nereden bilsin böyle bir yaşam oluşturmayı ? Karbon temelli yaşam oluşturmak bilgi ister vs.

Neden karbon temelli yaşam var ?

Karbonun yapısından dolayı böyle. Bilgi, bilinç gerekiyor mu bir düşün ?

Karbonun yapısından dolayı değil , bilinç gerekiyor dersen tartışmayı burada keseceğim.

dine mine ne
25-10-2015, 15:48
Behe sizin anladığınız anlamdasaf değiştirmedi, akıllı tasarım düşüncesinin temel bağlamı olan ''indirgenemez karmaşıklık'' düşüncesini değiştirdi.

siz ise Behe'nin artık savunmadığı bu argümanı Behe'ye atıfla tekrar ediyorsunuz.

Evrim teorisinin diğer bazı eleştirmenlerin aksine Michael Behe insanlık dahil olmak üzere türlerin ortak Atadan geldiğini zaten kabul ediyordu . Evrim teorisine adam karşı çıkmıyor bunu kafana sok artık yahu. Canlıların evrim geçirmesi başka bir de kompleksli yapıların kendiliğinden evrim geçirip oluşabilmesi başka bir olay.

Düsüncesini degistirdi diyorsun neye göre söylüyorsun bunu anlamadim .

Vikipedi daha yeni güncelenmis orda yok öyle bir sey.
Bari link verde okuyalim.



birtakım sorulara cevap arayan kişinin miller deneylerinden haberi olmaması çok ilginç.

Milley deneyleri ile İlkel atmosfer ortamında organik moleküllerin oluşumunu (kimyasal evrim) ispatlamis ,hani buna bile karsi cikanlar var ama olsun .

Sen kimyasal evrim ile canli evrimini karistiriyorsun bence.

Bakir ,sillicium , alluminiumun olsu baska , bu malzemelerden bir Hdd disk cikmasi baska.



bunun Behe ile ne ilgisi var dediğiniz paragraf Behe'ye ait. daha ne kadar ilgisi olacaktı.

ne alakası var dediğin paragraf; akıllı tasarımı çöpe atan bir olguya Behe'nin teslim olduğunu kendi ağzıyla ifade etmesidir.

Evrim teorisinin diğer bazı eleştirmenlerin aksine Michael Behe insanlık dahil olmak üzere türlerin ortak Atadan geldiğini zaten kabul ediyordu bunu daha kac defa yazacam sana .

konulari karistirdigindan, adamin konusmalarini anlamayip düssüncesini cöpe attigini zannediyorsun. Yok öyle bir şey. Canlıların evrim geçirmesi birbirlerine akraba olmaları
akilli tasarimi cürütmüyor .
Akilli tasarim hayatin baslangicinda akil ve zekanin oldugunu savunur .
Flagel moturu bir sürü parcadan olusur ayni anda ,evrim geciremez der
cünkü bu motorun bir parcasi eksik oldumu hücre ölür (AC KALIR) .
Hücre olusur, oldugu yerde kalir bu yüzden ölüp gittiginden motor evrimlesemez der akilli tasarim ( akil ve zeka konuya böyle giriyor ) canlilarin evrimi (akrabalik) ile alakasi yok .

Canlıların evriminini,akrabalığıni kabul etmek ; AKILLI TASARIMI cöpe atmak degil.

miller deneyinden haberi olmayan birinin ilk hücre üzerinden
anti-evrimcilik yapmaya kalkmasının burdan ne kadar komik göründüğünü bir bilsen.

(kimyasal evrim) ile evrim teorisini karisdirana ne demeli o zaman.

dine mine ne
25-10-2015, 18:16
Yyazdıklarımla ilgili bir şey diyemiyor musun? Tamam bak bakalım başlığa astığın yazı nereden!
http://www.harunyahya.org/tr/works/646/Evrim-Acmazi-1Cilt/chapter/5954/--b-- (http://www.harunyahya.org/tr/works/646/Evrim-Acmazi-1Cilt/chapter/5954/--b--)

Kaynağın Neredenmiş?


Seni bazen anlamakta gercekten zorlaniyorum ,söylecek söz bulamiyorum.

Basliga astigim yazi oradan oldugunu nerden cikardin ???????????????????????????.
Senin verdigin linkte bu konu ele aliniyorsa benim sucum ne ?
bu konuyu (Flagel motorunu ) sadece Harun yahya ele almis olsa hakli olurdun , ama bu Flagel moturunu Dünya tartisiyor.

Bu yüzden benim yazimin verdigin linkten oldugunu nasil öne sürebilirsin ?.

Alinti ile ekledigimi bile nerden yaptigim yazdim .

Resmi de google den secmistim iyi görünüyor diye , sucumuz ney anlamadim gitti.

Modern ezberlerin sonu
Kitabından alıntı yapıyorum







Evrim olgusuna bakteri kamçısı ile bakılamaz, çok zor edersen o halde işte Bakterilerin Antibiyotik Direnci örneği verildi, yani artık göz var, izan var, lafla olacak şey değil. Evrim olgudur, siz neyi eleştireceğinize karar verin. Evrim eleştirilemez, ancak evrime dair teorileri eleştirebilirsiniz, bunun içinde dayanağınız evrim olmalı, evrim karşıtlığı ile evrim teorisi ele alınamaz.

Evrim karsiti kim burada ?
Evrim tabiki gercektir yazdik bunu, neden okumuyorsun.
Akilli tasarim evrimi dislamaz tümünden , ama evrim teorisinin temel yapisi akil ve zakyi dislar.
ben ne demisim bak


Charles Darwin'in şu sözünü hatırlamakta fayda var sanıyorum.
"Eğer birbirini takip eden çok sayıda küçük değişiklikle kompleks bir organın oluşmasının imkansız olduğu gösterilirse, teorim kesinlikle yıkılmış olacaktır."

Flagel motoru komleks bir yapi dgilde nedir ?.
bir parcasi eksik oldugu zaman motor calismaz , hücre ilerliymedigi icin acliktan ölür hemen.
ölen hücre nasil evrimlessin?


İkincsi AVANTAJ konusuna değindik, gördük ki, iddia ettiğiniz gibi avantaj demek zihinsel gelişim emek değilmiş, avantaj canlının içinde bulunduğu ortama adapte olabilmesidir, olursa avantaj olamazsa dezavantajdır. Konuyu açtığın ve kaynağını yukarıda verdiğim ifadeler geçersizdir. Göz'den bahsetmişsin birde, bu tür iddialarda aynı yönteme maruz kalmış iddialar yani geçerli değiller, zira gözünde evrimi söz konusu, bu gayet doğal.
X
Avantaj ile dezavantaji bir birinden ayira bilmek icin bilgi , zeka ve bilinc lazim.Ortama adapte olmak sadece bir neden ,dir .

DNA,nin kendisi bile akil , ve zekanin oldugunun en büyük kanidi.

Bu DNA olmasa zaten hic bir sey olusamaz

Eğer Akıllı Tasarım derken, Evrim karşıtlığı yapacaksınız, bu da doğru bir yol, yöntem değil, Akıllı Tasarım dediğiniz her ne ise ona dair yazmalısınız.

yaziyoruz ama okuyan olmayinca ,anlayan olmuyor derdimizi iste.

Evrimin kendisi akil,ve zekasiz olmaz diyoruz , bu evrimi yalanlamak mi oluyor.


Bana sorarsan ortada bir tasarım filan yok, masal benzeri kurgudan ibaret(Evrim Teorisi ile ne alakası varsa, Akıllı Tasarım denip Evrim Teorisi eleştiriliyor, bu da ayrı bir sorun). Eleştirmek için elinizde veri, kaynak olmalı, Evrim olgusunu ret eden bir kafa, teorisini eleştirebilecek kaynaktan yoksun demektir, o halde eleştiri yapılmıyorsa yapılan ne? İnsanların bilimden uzak kalmışlığını, inancı vb kullanarak kişisel fayda sağlamak, yaptıkları bu.


Flagel motoru sence ney ?(akilli degilde manyakca ise yaramayan bir olusum mu ? )masalmi ?
Elestirmek icin iste baslik actik elimdeki veride Flagel motoru.
Elestiri sonucu evrim kalkmaz ortadan sadece evrimin icine akil ve zakayi katmaktir ,cünkü evrim teorisi bunu dislamakta .

akilli tasarimin ortadan kaldirma diye amaci yok sadece birlestirme amaci var .Evrimiin icine akil ve zekayi katmaktir amac .

Dip not: Tesadüf mesadüf karıştırmışsın yine, EVRİM sürece yayılmış değişimdir, ortam ve koşulla birliktedir, işte o yöntem var ya o yöntem, sizi bu hale getirir(sudan çıkmış balık gibi). Birden olmuyor, süreçle, ortam, koşuldaki değişimlerle, ani değil! https://lh4.googleusercontent.com/FG-mgSmaXVohjRd8xtI9QwegdENImD3ORzDIipKsZ9gTG4RBWzUQo XKmPBVTvrxQdPdYXxKmydDjd8nr5BnG5QXboM9WNLMl5LQ9Nm-uRi2ZiTNWkn9qtCFfyDriwcicN1fqnqgc



Ortam ve kosullari degerlendiremeden hangi yolun (AVNTAJLI OLDUGUNU) nerden bileceksin arkadasim. OOOOOOOOOOOffff ulen oooooof.

Degerlendirmeyi zeka akil en önemlisi de bilinc olmadan nasil yapacaksin ?.
Olabirmi böyle sey yahuuuu.

spartacus
25-10-2015, 19:05
Seni bazen anlamakta gercekten zorlaniyorum ,söylecek söz bulamiyorum.

Basliga astigim yazi oradan oldugunu nerden cikardin ???????????????????????????.
Senin verdigin linkte bu konu ele aliniyorsa benim sucum ne ?
bu konuyu (Flagel motorunu ) sadece Harun yahya ele almis olsa hakli olurdun , ama bu Flagel moturunu Dünya tartisiyor.Eh be Dine mine ne Kaynak Harun Yahya dedim ve dikkat edersen sana neden H.Yahya'dan aldın, almadın tartışmasına girmedim, sonuç olarak noktası, virgülüne kadar gerçekten H.yahyadır kaynak, hangi siteden aldığın dert mi?. Sen ifadelerime eğilsene. Yöntemden bahsettim, o yönteme indirgeme deniyor, mantık dışıdır.
Bu yüzden benim yazimin verdigin linkten oldugunu nasil öne sürebilirsin ?.
Senin yazının kaynağı demedim, astığın alıntının kaynağı H.yahya dedim, şu ya da bu sitedir demedim :)Resmi de google den secmistim iyi görünüyor diye , sucumuz ney anlamadim gitti.
:) Ne suçu? Sen neden anlatmak istediklerime yönelmiyorsun? Benim anlatmak istediğim YÖNTEM, YÖNTEM ve o yönteminde H.Yahya ve Evrim Karşıtı Enstitülerce özellikle kullanılıdığını anlatıyorum sana.Çünkü eğer okuyucuyu bilimsel ve felsefik konular da yeterince ayrım yapma yeterliliğine sahip değilse(ki dünyanın %90 'ı belkide) o yöntemle anında av haline geliyorlar! Evrim karsiti kim burada ?
Evrim tabiki gercektir yazdik bunu, neden okumuyorsun.
Akilli tasarim evrimi dislamaz tümünden , ama evrim teorisinin temel yapisi akil ve zakyi dislar.
ben ne demisim bakBaşlığa aktardığın kaynak ve O'nunda kaynağı Evrim Karşıtı Enstitüler.
Evrim teorisi akıl ve zekayı dışlamaz, üfürükten uydurulmuş bir tasarımcı akıl, iradeyi dışlar. ynı şey değil, zeka ve akılın, bilincinde evrimi, evrim teorisinin konusu olur! Flagel motoru komleks bir yapi dgilde nedir ?.
bir parcasi eksik oldugu zaman motor calismaz , hücre ilerliymedigi icin acliktan ölür hemen.
ölen hücre nasil evrimlessin?Bak bu yaklaşım hikaye!! Daha kaç kere daha anlatacam, mantık dışı!Heleki şu, şusu olmazsa bu çalışmaz, busu olmazsa bu çalışmaz, eeeee ne anladın ki bundan, olmuş ve çalışıyor, olmazsa bitti artık, olmazsa ARIZA verir, ona da arıza denir, evrim teorisine dair bir ifade değil bu. Gözün olmazsa görmezsin eeeee, sonuç?.Canlı ORGANİZEDİR, ORGANİZMA! Organize yapıdır illa bakteri kamçısı demeye gerek yok.
Avantaj ile dezavantaji bir birinden ayira bilmek icin bilgi , zeka ve bilinc lazim.Ortama adapte olmak sadece bir neden ,dir .Avantaj neden değildir, avantaj DURUMDUR! Neden faktöreldir, faktördür, biz avantaj ve dezavantaj derken durum değerlendirmesi yaparız. Örneğin bir etçil hayvanın, hızlı koşması avantaj değil mi? Buyur cevapla!DNA,nin kendisi bile akil , ve zekanin oldugunun en büyük kanidi.Amacın ne? Akıllı tasarım denen, bir tane zavazingonun çıkıp, her şeyi tasarlayıp, planı çerçevesinde GÖKTEN ZEMBİLLE üretmesi. Senin amacın ne? Akıl deyip duruyorsun, akılda evrimsel sürecin bir ürünü, ayrı görmüyoruz. Öyle akıl dediğiniz kendinden menkul, ruhani, hokus, pokus bir şey değil, misal DNA dediğin 4 kimyasal ile kodlama-hafıza yapar.
Bu DNA olmasa zaten hic bir sey olusamazDNA da madde-kimyasal değil mi?
Evrimin kendisi akil,ve zekasiz olmaz diyoruz , bu evrimi yalanlamak mi oluyor.Evrimi anlamamak oluyor.
Tasarlayan akıl değil, zaruri değişim, gelişimi zorlayan, KOŞUL, ORTAM, canlı bu sürece tüm organizması(akıl bilinç de gelişime dahil!) ile ADAPTE oluyor, elbette akıl ve bilinç sistemide bu adaptasyonun bir parçası! Geceler gündüz gibi görebilseydin kimse kendisini ışık için zorlamazdı. Akıllı(?) tasarımcı pekala gece görüşte sağlamalıydı, madem tasarlayınca oluyor her şey! Yani senin sandığın gibi ötede bir akıl her şeyi tasarlıyor değil, ortam, koşul dahilinde süreğen avantaj sağlamak için çalışıyor, o akıl dediğinde buna programlı, adaptasyon ve sürdürebilirlik-bu da gayet doğal(refleks gibi düşünebilirsin, ama tasarlamak(planlamak!) diye bir şey yok aktarımı şart olan şeylerin taşınması durumu var)! Ortama adapte olabilmek ve avantaj yoksa Mamutlar gibi tükenecek!

Bırakın Evrim Teorisini, bize Akıllı Tasarım nasıl tasarlıyor, neyi tasarlıyor, planı ne, nasıl yapıyor? Bu tasarımcı kimdir, yenir mi, içilir mi? Sürüngene aniden kanat filan mı vermiş, yani bu süreçle, evrimle değilde, oturup DNA tasarlayıp, ulvi iradesiyle, o muazzam aklıyla bir gecede filan mı veriyor(bakınız evrimle mi yoksa bir iradenin planı ve hemen işe koyulup yapmasıya mı?)? Lütfen anlatın. Ama ne olur, evrim sürecinin parçası olan ORGANİZMA bütünlük ve sistematiği, evrimden yalıtıp, kendi, kendini afaki tasarlayan bir şeymiş gibi işlemeyin! Canlı organize bir bütündür ve adaptasyon sürecinide bir bütün halinde elde eder-kayıt eder, aktarır, birileri tasarladığı için değil, ortam ve koşulun ve adaptasyonun gereğidir, DNA bu adaptasyonun ve sürekliliğin bir parçası, yani görevi o zaten!.

dine mine ne
25-10-2015, 19:10
Neden kafanda masallar yazıyorsun ?

''Diyelim ki bir kuyruk lazım oldu diye, proteinler aminoasitler bilmem hücreler başlıyor bu kuyruğu üretmeye''

Bu masalı kendin uydurdun sonrada bir sonuca varmışsın. Bu masalın evrim ile hiç bir alakası yok. Evrimden anladığın bu mu gerçekten ?

Eğer kuyruk lazım olursa bakteri yok olur. Atomlar bir anda bir araya gelip kuyruk oluşturmaz. Atomlar kuyruk lazım diye düşünemez. Bilinçli bir şekilde bir araya gelemez. Kuyruk oluşturmak gibi bir amaç yok.

Burada anlaşılmayacak ne var ?



Senin söylemine göre ozaman flagel hücreyle beraber olusmus olur cünkü kuyruk hücrede var birkere , eh buda akilli tasarim olmus olur iste.

"Eğer kuyruk lazım olursa bakteri yok olur" Michael Behe de bunu söylüyor iste.

Ama bu yüzden evrim teorisi yikilmaz. sadece her seyi aciklayamaz o kadar.
Aciklayamdigi sey de bu akilin zekanin nereden geldigidir .

Aciklik getirilemediginden dolayi da bilimsel görmez bu konuyu.





Her şey bilinçsiz bir şekilde oluşuyor. ''Kendiliğinden'' ile bunu kastediyorsan doğrudur.

bilincsiz sekilde olusmasi icin tesadüfe toslamasi lazim olusumlar.

bilim adamlari bir canli hücreyi neden bu güne kadar olusturamamistir ?
Olmuyor iste degilmi? tesadüfe bir türlü toslanmiyor .





Nasıl bir zekadan söz ediyorsun ?

Örneğin Tanrının parmağı gibi mi ?

Tanrının parmağı evrim sürecinde yok.


Olusumlardaki karar veren zekadan bahs ediyorum .
Avantaji saglayan bilinc den söz ediyorum.
Karar veren yok ise zaten akilli olusum olmus olur.

Bence hem akilli olusum hem evrim var karsimizda.

Tanrinin parmagini daha görmedim ama neden olmasin ?. Olsa ne olur ki ? Dünya mi batar.




Tanrıyı katmamız ne kadar bilimsel olur ?

Evrim teorisi de bunu diyor zaten ama
tanriyi kavrayamamak aciklayamamak kendisinin yok oldugunu ispatlamaz bize.

Bing bang i de anlayamiyoruz ama olmus iste bir türlü.

Predator
25-10-2015, 21:08
Senin söylemine göre ozaman flagel hücreyle beraber olusmus olur cünkü kuyruk hücrede var birkere , eh buda akilli tasarim olmus olur iste.
Eğer kuyruk lazım olursa bakteri yok olurMichael Behe de bunu söylüyor iste.


Ama bu yüzden evrim teorisi yikilmaz. sadece her seyi aciklayamaz o kadar.
Aciklayamdigi sey de bu akilin zekanin nereden geldigidir .

Aciklik getirilemediginden dolayi da bilimsel görmez bu konuyu.

Akıl, zeka ve bilinç yok. Basit bir analojiyi anlamada başarısız olman senin sorunun. Herhangi bir bilimsel makale veya kaynakta bunu özellikle belirtirler. Seçme işi bilinçsiz bir şekilde gerçekleşir.

Bu kadar basit cümleyi anlamıyorsan diyecek bir şeyim yok. Neye inanmak istersen inan. Sonuçta inançların gerçeği etkilemiyor. Sıkıntı yok.

''Eğer kuyruk lazım olursa bakteri yok olur.''

Burada ne demek istediğimi anlayan anladı. Açıklamaya uğraşmayacağım çok basit bir cümleyi anlamayan kişi bunu hiç anlamaz.



bilincsiz sekilde olusmasi icin tesadüfe toslamasi lazim olusumlar.
bilim adamlari bir canli hücreyi neden bu güne kadar olusturamamistir ?
Olmuyor iste degilmi? tesadüfe bir türlü toslanmiyor.

Tesadüf kadar başına taş düşsün. Tesadüf çarpıtmasını nereden öğrendiğini sorgulamayı dene.



Olusumlardaki karar veren zekadan bahs ediyorum.
Avantaji saglayan bilinc den söz ediyorum.
Karar veren yok ise zaten akilli olusum olmus olur.


Oluşumlara karar veren zeka yok. Bunu anlamıyorsan sorun sendedir.

Doğal seçilim bir nesil geriden gelir. İleriyi görebilseydi akıllı tasarım olurdu. Bu yüzden hem akıllı tasarım hem evrim bir arada olmuyor. Tanrı kontrol etse de durum değişmez.


Bence hem akilli olusum hem evrim var karsimizda.


Sadece evrim var.

dine mine ne
25-10-2015, 21:45
Ne demek istediğini anlıyorum. Senin dediğin şunun gibi bir şey.

Neden karbon temelli yaşam var ? Karbon nereden bilsin böyle bir yaşam oluşturmayı ? Karbon temelli yaşam oluşturmak bilgi ister vs.

Neden karbon temelli yaşam var ?

Karbonun yapısından dolayı böyle. Bilgi, bilinç gerekiyor mu bir düşün ?

Karbonun yapısından dolayı değil , bilinç gerekiyor dersen tartışmayı burada keseceğim.

AYNEN KARBON MADDE ;DIR ENFORMASYON YOKTUR KENDISINDE.

Darwinde bu bilgiler yoktu o zamanlar.

Hayatın rastlantıyla oluşabileceğini yüzlerce miller deneyleri açıklayıp kanıtlayamamıştır. Laboratuvar deneyleri bizlere bir tesadüfi hayat oluşumunun imkansız olduğunu göstermiştir. Bu deneylerde sadece sola çeviren aminoasitler kullana bilinmektedir . Bu yüzden bir rastlantı hayat oluşumu düşünülemez. Proteinlerin doğru şekillenmesi, katlanması kontrollüdür, ayrıntılı bilgi içererek çalışmaktadır, ve bu yüzden de yine tesadüfen olamaz . Hücrelerdeki proteinler adresleme rastgele ve tesadüfi düşünülemez derecede. Proteinin üretimini başlatan ve durduran mekanizma başından beri her hücrede doğru olmalı ki işlevi çalışsın.

Canlıların tüm hücrelerin de akıl almaz derecede enformasyon vardır. Tüm organlarım oluşumunda bu bilgi enformasyon yatmaktadır.



Akılsız zekasız evrim denen düşünce sistemi ne zaman doğru olurdu biliyor musunuz? Bilgi maddenin bir özelliği olsaydı, olabilirdi belki ama ne yazıkki öyle değil. Bilgi maddenin bir özelliği değildir. Bu yüzdende de laboratuvar deneylerinde bence hayat oluşturamıyorlar. Bütün katkılar malzemeler var ama bunlar enformasyon olmadığından ne yapacağını bilemediklerinden hayat oluşturamıyorlar .

Malzemeler var ama bilgisayar olumuyor , hadi atiyorum bilsayar kuruldu ama calismiyor neden? cünkü yazilim (enformasyon yok ) (gibi bir sey) bizim durum.

Ve bu yüzden senin dedigin " karbonun yapısından dolayı böyle" bence yanlis

Karbon , sadece malzeme .

Predator
25-10-2015, 22:07
Ve bu yüzden senin dedigin " [/FONT][/COLOR][/B]karbonun yapısından dolayı böyle" bence yanlis


:lol:

Evet yanlış, doğru cevap Tanrı olacaktı. Her şeyde tanrının parmağı var. Evrim filan uydurma. Sakın inanma. Ateistler her şeyi tesadüflerle açıklıyor. Şu canlılara bak tesadüfen olabilir mi ? Ne kadar hikmetli ve sanatlı varlıklar. Allah hepsini özel olarak yarattı. Bir bakteri kamçısı bile kendi kendine oluşamazken insan nasıl oluşsun. Evrenin en üstün varlığı biziz. Maymundan mı geldik ? Maymundan geldiysek şimdiki maymunlar neden insan olmuyor ? Hadi ateistler bunu da açıklayın. Açıklayamazlar. Ancak tesadüf derler. Her şey tesadüfen olmuş. Bu ateistlerin dini evrim. Hepsi inançlı bunların. Evrime tapıyorlar. Darwin de Tanrı oluyor. Dawkins ise peygamber. Evrim, ateizmin uydurması. Ara fosiller nerede ? Tek bir ara fosil yok. Aslan aynı aslan maymun aynı maymun. Hiç değişim yok. Tek bir protein bile tesadüfen oluşamaz. Proteinin oluşma ihtimali 10 üzeri 100000000000000.
Ateistlerin fikirleri bu kadar saçma işte. Evrimin tek bir kanıtı yok. Körelmiş organların işlevi bulundu. :)

dine mine ne
25-10-2015, 23:47
Sevgili dine mine ne;
E basinda siz, bu alintiyi ne amacla koydunuz, ben yazdiklarinizi okuyorum suphe etmeyiniz. Sevgili Yildiztozu'nun cevabina iliskin ne demistiniz hatirlayiniz.

Iste orada, sizin bahsettiginiz ve iddia ettiginiz turden akil ve zeka yok. Cunku siz ve beyniniz birbirinden ayri ve bagimsiz organize yapilar degilsiniz. Akil ve zeka, sizin mevcut yapinizin, davranis bilimine iliskin, sergilediginiz yetilerin butunudur zaten.

Sadece genetik gecisli omurga refkleskleriniz var. (araba ornegi)Veya renk korlugune iliskin dogustan, genetige bagli, hasariniz, eksikliginiz vardir.

Sevgili Neva

Kaynak bu idi ,nasil objektiv degil dersin .


( Meliha Terzioğlu, Fizyoloji Ders Kitabı, Cilt 1, İstanbul: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, s. 437; Jillyn Smith, Sense and Sensebilities, Wiley Science Edition, s. 57. )"

Bak burada var aynisi

http://www.zeiss.com.tr/vision-care/tr_tr/better-vision/goermeyi-anlamak/goez-ve-goerme/insan-goezuenuen-karmak-yaps-koer-nokta-ve-makueladan-odaklanm-ve-periferik-goeruee.html

"Kör nokta
Kör nokta veya skotom, gözümüzde optik sinirin retinadan beyne geçtiği yerdir. Optik siniri oluşturan sinir hücrelerinin geçtiği hat retinada, ışığı algılayan ışık alıcı hücreler bulunmadığından görüntü meydana gelmeyen bir tür "delik" meydana getirmektedir. Retinanın görünüşte kötü olan ve görüş alanımızda kör noktayı oluşturan bu tasarımına uzmanlar tarafından tersine çevrilmiş göz adı verilmektedir. Kör nokta fovea'nın buruna doğru olan tarafında, yaklaşık 15 derece açıda bulunmaktadır. Beynimiz kör noktayı ara değer hesaplamaları yapıp çevredeki ayrıntılar, diğer gözden gelen bilgiler ve göz hareketlerinden kaynaklanan farklı görüntülerin hesaplanması sonucu görsel olarak kapattığı için sağlıklı insanlar görsel bilgideki bu eksikliği genelde fark etmezler."



Adamlar retinadaki siyah delik ten bahs ediyor efendim , ne boyunu , ne omurgasi ?

Indirgenemez komplexli yapiyi indirgimek böyle olsa gerek.:mmph:

Bu kör nokta nerdeymis bak , boynunu degil takla atsan durum degismiyecek :happy:

Iste orada, sizin bahsettiginiz ve iddia ettiginiz turden akil ve zeka yok.

Beyin düzeltiyormus, onu bunu bilmem artik ,burada bal gibi zeka var.

http://i59.tinypic.com/2vn0vog.jpg

Neva
25-10-2015, 23:58
Flagell motorunun olusumu mucizevi bir olay benim gözümde .
Ama sizler olur neden olmasinki diyorsunuz, ne varki bunda gibisinden.

Iste tam burada sizleri anlayamiyorum.
Akil ve zekayi neden disladiginizi anlayamiyorum .



Sevgili dine mine ne, ne gibi bir mucizevi olay?

Neva
26-10-2015, 00:01
Sevgili Neva

Kaynak bu idi ,nasil objektiv degil dersin .



Bak burada var aynisi

http://www.zeiss.com.tr/vision-care/tr_tr/better-vision/goermeyi-anlamak/goez-ve-goerme/insan-goezuenuen-karmak-yaps-koer-nokta-ve-makueladan-odaklanm-ve-periferik-goeruee.html

"Kör nokta
Kör nokta veya skotom, gözümüzde optik sinirin retinadan beyne geçtiği yerdir. Optik siniri oluşturan sinir hücrelerinin geçtiği hat retinada, ışığı algılayan ışık alıcı hücreler bulunmadığından görüntü meydana gelmeyen bir tür "delik" meydana getirmektedir. Retinanın görünüşte kötü olan ve görüş alanımızda kör noktayı oluşturan bu tasarımına uzmanlar tarafından tersine çevrilmiş göz adı verilmektedir. Kör nokta fovea'nın buruna doğru olan tarafında, yaklaşık 15 derece açıda bulunmaktadır. Beynimiz kör noktayı ara değer hesaplamaları yapıp çevredeki ayrıntılar, diğer gözden gelen bilgiler ve göz hareketlerinden kaynaklanan farklı görüntülerin hesaplanması sonucu görsel olarak kapattığı için sağlıklı insanlar görsel bilgideki bu eksikliği genelde fark etmezler."



Adamlar retinadaki siyah delik ten bahs ediyor efendim , ne boyunu , ne omurgasi ?

Indirgenemez komplexli yapiyi indirgimek böyle olsa gerek.:mmph:

Bu kör nokta nerdeymis bak , boynunu degil takla atsan durum degismiyecek :happy:



Beyin düzeltiyormus, onu bunu bilmem artik ,burada bal gibi zeka var.



Sevgili dine mine ne,
Degilsin iste objektif, israrin anlami ne? Sen sana verilen(araba) ornegi anladin mi? Ciddi olarak soruyorum. Reflesk diyorum, bal gibi zeka var diyorsun!?

Indirgenemez kompleks'ten ne anliyorsun sen? Retina'yi, siyah delige indirgemek(!), sonra omurgayi, boynu vs. yapilari cope atmak filan gibi birsey mi?

Bak ortalama zekanin anlayacagi sekilde ornekledim. Dogustan gorme ozurluler olsun mu , yasamasin mi? Onlara retinayi, siyah deligi bir anlat bakalim sana ne diyecekler !??? Haydi bir de onlar uzerinden anlatmayi dene.

spartacus
26-10-2015, 00:02
Karbon , sadece malzeme .
Ortam, koşul ne? işte oda fabrika :) İnsan öamur karabilir, ama pekala yağmur yağdığında bu kendiliğinden de olabilir. Şu olasılık hesapları, tesadüf kelimesi de aslında da baydı. Bakteri oluşması için kaç olasılık vardı? Kaç katrilyon mesela? Malzeme var, madde, ilişki var, hareket var, değişim var... Milyarlarca olasılık. Örnek vereyim;

Bu Çernobilden sonrası! Size göre gidersek bunun sebebi akıllı tasarımcının akılsızlığı! Bize göre ise ORTAM VE KOŞULLARDA meydana gelen değişimin, oluşturduğu etki, kazanın doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne neden inanmıyorsun(madem ortam ve koşul bu düzeyde belirleyici, neden yalıtıyorsunuz). Oturup bilmem kaç katrilyon üstü olasılık diye, indirgeme mantıskızlığı ile kafa şişirenlere göre bakamayız.

http://www.hurhaber.com/fotogaleri/550002/56414.jpg

DNA kabaca anlaşılması namına harita gibidir, böyle bakmalı birazda. Tasarım bir plan işidir, plan ise kendi şahsına münhasır akıl ve irade gerektirir. DNA kayıtları tutar-aktarır, kayıtlar ise 4 kimyasal ile yapılan kombinasyondur. Bu bir anda meydana gelmiş değil, böylesi bir yapının, organizmanın oluşması için milyarlarca ortam, milyarlarca ilişki, malzeme mevcut. Bize gerçekleşmiş olanın olasılığından dem vurulup, kafamızı ütülüyorlar, oysa gerçekleşmeyen olasılıklar bundan daha fazladır ve sentilyarlarca ilişki ağında bir şeyleri minicik parçasına indirgeyip bunun üzerinden teori üretmekte neyin nesi? Al eline karbonu, bilmem ne bileşiklerini götür küvete koy, hadi canlı oluşsun, olmaz, oluşması için gerekli ortamı da sağlaman lazım, bakın ortam önemli. Evren işte o ortamı sağlıyor, bir anda olmasada...

Hangi insanın parçası olan bir hücre ele alınır da o insan hakkında, bir bütün halinde bilgi sahibi olabiliriz ki? Bu yöntem arızadır, bu yöntemden vazgeçilmeli...

Sentilyar mı? 10 üzeri 603.
Evrende tahmin edilen temel parçacık sayısı ise 10 üzeri 72 , 1 saniyede bile gerçekleşen toplam ilişki adedini varın siz düşünün, küçücük odanızda bile o konsunu ettiğiniz bakteri düzeyinde, 1 saniyede o kadar çok şey değişti, iletişime girdi ki, milyonlarca!...

Hala bakteri kamçısı da, DNA da, akıl da... Karmakarışık, çok sığ bir yaklaşım. Elbette basitinden, karmaşığa, basit olandan komplekse değişecek, bu bir canlı organizma Zeus aşkına! Katrilyonlarca katrilyon kez sınanarak, kayıt edilerek gerçekleşti, ama asıl olan ne aktarılıyor, yani üreme dahi özünde evrimin bir parçası, ölümde hayatın kaynağı! Uygun bileşik oluşmadı ise zaten işlevsiz kaldığı için devam edemedi... Oturup devam edenler üzerinden de abuk, subuk bilmem kaç googol'da bir ihtimal diye saçmalamak, idealizmin o çirkef yöntemi ile oluyor işte, şu mantıksız yöntemlerden bir kurtulamadık gitti.. elinde 1 adet bilmem kaç katrilyonda olasılıklı bir DNA şu bu varsa, onun katrilyonlarca katıda imkan, ortam var, adet kimyasal parçacık var! Ama illa, illa da 1 tane parçacığa indirgenecek her şey... O yüzden cevap verilir ya tesadüf! Gerçekte de böyledir, katrilyonlarca malzeme, ilişki, ortam, koşul faktörü var, haliyle olasılığa da, tesadüflerede açıktır, bu bilimseldir. Elinizde 30 misket varsa yere düştüğünde hangisinin nereye denk geldiği konusunda ifadeniz tesadüf olacaktır, tesadüf buna ve benzer şeylere denir. Çıkıp vay efendim şu misket neden gitti oraya düştü, halbuki o misketin o noktaya düşme olasılığı 1/30 idi! iyi de 30 misket vardı elinde, herhangi birisi oraya düştü, 1/30 olmasının ne önemi var, tümüde misket işte!

Sanırım, ömrümüzün sonuna kadar bu başta Amerikan Bilim Karşıtı Enstitülerden ve bizde de bundan fayda sağlayanalrdan kurtulmadıkça bu tesadüf kelimesini anlatacağız. Oysa, kavraması o kadar basit ki. İşte elinde 30 misket salla gitsin, ama bir tanesini yalıtıp bunun bu noktaya düşme olasılığı 1/30 idi, yok metrekare ölçüp, hımmm 1/3000 idi diye akıl yürütmek olacak iş değil! O misketin şahsında tesadüftür, o değilde başka miskette o noktaya düşebilirdi, iyi ama neden illa bu derseniz, tesadüf! Tesadüf denir! Dünya'nın canlıların oluşması için ortam vermesi nedir? Tesadüftür.. Kaç milyonda bir tesadüf olursa olsun önemi yok, milyarda 1 bile olsa o 1'in içindesin, senin için artık %100, olasılık gerçekleşmiş çünkü.

Avantaj'da canlının kazandığı deneyimlerle, ortam, koşulla var olabilme yönünde sağladığı faydalara denir hepsi bu. Yani illa akıllı olması gerekmez, örneğin Antibiyotik Direnci bakteriler için avantajdır, aksi taktirde ne olurlar, ölürler! Demek ki bu direnç avantaj sağlıyormuş, ama bu sadece aklın avantajıdır demek doğru değil. Canlı ve cansızların ortak bir noktası vardır, etki ve tepki ve tepki için akıl şart değil. Bizi akıllı yapan tepkiyi böylelikle etkiyi yorumlayabiliyor olmamızdır, bu da gökten gelmedi, maddenin doğal bir özelliğiyle sahip oluyoruz, etki-tepki, bunu yorumluyoruz...

İlahimasal
26-10-2015, 00:03
Part 1

Şu yaratılış iddanızın bir tek kanıtı olmazmı ?

En büyük kanıt muhammed dediydi.isa soylediydi,musa belirttiydi.

Arınin petegi niye 6 köşeymiş..5 köşe olsa yine bi bahaneniz olurdu.

İnsanlarda niye bilinç varmış? Bana gore muhammed dedikleri kişide bilinç yok adami kafası afrika düzlüklerinde yiyecek peşinde koşan karnı doydukdan sonra çiftleşen çiftlesdikden sonra uyuyan hayvanlar gibi.

Evrim olayında hayvanlar akıl ve becerilerini kullanmakda en geride olan canlılarsa onlardan hemen sonrada teistler geliyor. Teistler akıl ve beceri olarak hiç gelişmedikleri gibi hayvanlardan bile geri kalmışlardır.

Bir maymuna bilgisyara öğretilen dönemde örneğin müslümanlar eşsekler gibi mekkede taş bloğa taş attikdan sonra birbirini ezerek öldüruyorlar. Adamlar insana tip olarak benziyorlar ama davranışlar nehri gecerken birbirinin üzerinden geçerek karşıya ulaşmaya çalışan manda ların durumu gibi.

Ateist olan ve evrimde en üst düzeye çıkmış insanlar ve bilim adamlarıda bu mandaların belgesellerini yapıp evrimde geri kalmış canlıları bizlere gösteriyorar...çoğumuz bu bir birini çiğneyen mandalara şaşırarak bakıyoruz.

İlahimasal
26-10-2015, 00:11
Part 2

Şimdi bu nehirden geçmek için mucadele eden mandaların bir amacı olması lazım.

Nehirdeki timsahlar imtahanları bu imtahandan geçmeleri için bir birlerinin üstune çıkıp altta kalanı öldurdukden sonra karşı kıyıya çıkan mandalar şükür falan etmezler direk otlamaya başlarlar,cinsel durumları canları çekince 8 eşlilik kuralı devam eder akşama doğru uykusu gelen yatar uyur.....iştihare olmaz onlarda.

Yahu 2 saat önce manda kardeşlerinizi ayaklarınızın altında çiğneyip geberten siz nasıl ,yer ,cinsel ilişkiye girer de yatar uyursunuz bildiğin bilinçsiz hayvan bunlar işde.

Kim bilir bu mandalar dada öbür alem vardır kutsal ibadet yerlerini yani timsahlarla sınandikları nehiri gçerken ezilerek ölen mandalar şehit düşüyor ve diğer alemde erkek olan mandalara dişı huri mandalar veriliyordur.

İlahimasal
26-10-2015, 00:31
Part 1 ve part 2 deki durumlar oartadoğu cografyasında insan diye adlandırılan ve tanrılarını kendilerine başka bir dünya hediye ettiğını idaa eden varlıklar arasındada başka turlü uygulanıyor.

Hepsi fıtrat kelimesi ile açıklaniyor.
Bu fıtrat kelimesi akıl ,bilinç,düşünce gibi kelimelerle ne kadar da aynı anlamları içeriyor.

dine mine ne
26-10-2015, 00:41
Sevgili dine mine ne, ne gibi bir mucizevi olay?


Söze gerek varmi ?

https://www.youtube.com/watch?v=oufy_dZ8yw8


https://www.youtube.com/watch?v=v1NnMmw8v80

İlahimasal
26-10-2015, 00:56
Söze gerek varmı?
Hangi salağın üretim hatası bunlar. Sorsan imtahan
http://www.hayatinanlaminedir.com/resimler/2013/10/ak%C4%B1ll%C4%B1-tasar%C4%B1m-varsa-bukadar-hastal%C4%B1k-neden-var-.jpg

İlahimasal
26-10-2015, 01:05
Şimdi yukarıdaki lerle

Bu alltaki rusbular aynı fabrikadanmı
http://anasayfahaberleri.com/galeri/buyukler/831/adnan-oktar-kizlari-NDk0M.jpg

İlahimasal
26-10-2015, 01:10
Akıllı yaratıcı ve mucize tasarımları.

Mucize işde imalat harikası(hatası) mucizeler

http://www.habersektor.net/wp-content/uploads/2015/09/genetik-bozukluklar.jpghttp://i.milliyet.com.tr/SonDakikaHaberGaleriler/2010/03/23/tam-31-parmagi-var--562051.Jpeg
http://images.habervitrini.com/galeri/org/hypertrichosis0.jpg

İlahimasal
26-10-2015, 01:17
Bu akkıllı yaratıcı

Bu başlardan hangisine ceza veya mukafat vericek

Bu kızlar hangi erkekle evlenicek.
Bu kızlar nasıl namaz kılıcak ulen
http://asset.vidivodo.com/vidservers/server01/videos/2008/02/13/13/v200802131333130114474.flv.jpg

Neva
26-10-2015, 01:17
Söze gerek varmi ?



Bunlara gerek yok ki, daha basit sekliyle anla once, ki elestiri almayasin, bosal avcuna spermini gozle veya avcuna tukur gozle, olmadi balgam cikar avcuna gozle.. Bak bakalim kompleks davranis mi gosterecekler, yoksa tel tel taradim zulfunu misali ayrilacaklar mi?

Once bu kismi iyice anla, sonra motor kisma da, senin kisisel savunularin olan hede hodo kismina da geliriz, suphen olmasin.

İlahimasal
26-10-2015, 01:21
Şu sol üsteki adammı ? Adamlarmı desek nasıl çoğalacak
Nasıl dinin direği namazı kılıcak
Mucize canım bunlar mucize.
http://galeri12.uludagsozluk.com/509/ateistlerin-aciklayamadigi-iki-basli-dogan-bebek_561610.jpg

dine mine ne
26-10-2015, 17:09
Sevgili spartacus

Evrim teorisi akıl ve zekayı dışlamaz, üfürükten uydurulmuş bir tasarımcı akıl, iradeyi dışlar.

Ben bilemiyecem artik orasini . Dislamaz olsa idi akilli tasarima karsi cikilmazdi
http://www.ateizmvedin.org/naturalizm-ve-materyalizm/


Daha kaç kere daha anlatacam, mantık dışı!Heleki şu, şusu olmazsa bu çalışmaz, busu olmazsa bu çalışmaz, eeeee ne anladın ki bundan, olmuş ve çalışıyor, olmazsa bitti artık, olmazsa ARIZA verir, ona da arıza denir, evrim teorisine dair bir ifade değil bu.

YAHUUUUU ilk hücrelerden bahs ediyoruz anlamiyormusunz .

Karsimiz da komplex yapiya sahip bir motor var .Motor motor motor ha bir kere daha motor . Bildigin motor. 360 derece dönen bir motor motor motor.
proton akışı ile calisan elektrokimyasal motor.Bunu Darwin bilseydi adam kalemini kirip kacardi arkadas. Olmuş ve çalışıyor, olmazsa bitti artık, nedemek ?
Tabiki bitecen , vatandas ölse hayat nasil olusacak ?. Peki neden 360derece dönen bir motor , burda bile akill, zeka, sorun cözme olayi var :sadece sıvı ortam degilde viskoz çevre,nin de oldugundan bu motor ile hareket yeteneği garantilenmis oluyor (bataklikta kalmasin
anliyacagin).
Kardesim bu mekanizmanin evrimlesmeye zamani yok ,vatandas ya bu motor ile olusacak yada acliktan ölecek bu kadar basit . Vatandas motoru ile olusup yasayacak ki evrim olusa bilsin.



Avantaj neden değildir, avantaj DURUMDUR! Neden faktöreldir, faktördür, biz avantaj ve dezavantaj derken durum değerlendirmesi yaparız.


Neden ve durum bir nevi aynidir misal: bu neden den dolayi kactim , bu durumdan ötürü kactim. Degerlindirmeyi neye göre yparsiniz ????. yapmadan önce bilgi lazim öyle deyilmi?
yapariz diyorsun, yapmak ile yani karar verilicek , öyle degilmi ? Bilinci olmayan bir sey karar vere bilirmi ?????????????. Veremez yahu bunun daha ötesi mi var . AVANTAJI bilen ney ? kim ????



Örneğin bir etçil hayvanın, hızlı koşması avantaj değil mi? Buyur cevapla!

Avini yakalaya bilmesi icin tabiki Avantaj,dir . Bu durumda dezavantaj secilmis olsaydi yavas bir avcimiz olurdu ve avci ölürdü. Dikkat edersen bütün sisteme de zarar olurdu .
Hizli varsa ,yavas da var, nedense karar (bilinc) dogruyu secmis.

Kameleon gibi yavas avcilarimiz da var ehh bunlar ne yapicak ??? eh o da renk degistirip, saklanip ,avlanacak . Nedense her seye bir cözüm var . Avantaj renk degistirip saglaniyor bu durumda . Ama zeka ,akil yok abisi , neden ? .Ehh tanri manri cikabilir bir yerlerden, eehhhee ciksa ne olucak ???????? cikmasin aman cikmasin kalsin, ama su proton ile calisan, 360 derece dönen motoru görmezden gelmeyin ,ne olursunuz yahuuuu.

Dinciler ile ugrasmak bir dert ateistlen ugrasmak bir dert , dert oglu dert bizimkisi.
Kizlara hava atsin diye verilmemis bu motor , Avlan,,sin diye verilmis bu motor


Amacın ne? Akıllı tasarım denen, bir tane zavazingonun çıkıp, her şeyi tasarlayıp, planı çerçevesinde GÖKTEN ZEMBİLLE üretmesi. Senin amacın ne? Akıl deyip duruyorsun, akılda evrimsel sürecin bir ürünü, ayrı görmüyoruz. Öyle akıl dediğiniz kendinden menkul, ruhani, hokus, pokus bir şey değil, misal DNA dediğin 4 kimyasal ile kodlama-hafıza yapar.
DNA da madde-kimyasal değil mi?

Evrimsel akil baska, baslangic baska .
Kimyasal evrim den sonra malzeme olusuyor (madde) ama madde ,de enformasyon yoktur
ama evrimciler ne diyor , DNA ( bilgi) corbanin icinde tesadüfen olusmustur diyor. BILGI;NIN YAPISI RUHANI ;DIR. Bilgi islemi icin ,bilinc vaarligi gerektirir. Hadi tesadüften dna olustu ama ortada bir bilinc yok , ozaman ne yapayim o bilgiyi.

sapartyus yaziyor ama dine mine yok , sen yazsan ne olur yazmasan ne olur ?
DNA olsa ,olmasa ne olur ? bir ise yaramaz , ki .

Evren, bu nedenle bilinç varlığını gerektirir. Evren bizim bilinçimizin içindedir.


Bırakın Evrim Teorisini, bize Akıllı Tasarım nasıl tasarlıyor, neyi tasarlıyor, planı ne, nasıl yapıyor? Bu tasarımcı kimdir, yenir mi, içilir mi? Sürüngene aniden kanat filan mı vermiş, yani bu süreçle, evrimle değilde, oturup DNA tasarlayıp, ulvi iradesiyle, o muazzam aklıyla bir gecede filan mı veriyor(bakınız evrimle mi yoksa bir iradenin planı ve hemen işe koyulup yapmasıya mı?)? Lütfen anlatın.

Spartacus bilsem kitabini yazar zengin olurum . Hayatin nasil olustugunu kimse bilmiyor, dikkat edersen hepsi theori . Bilim dahi BIILLMIIiIYOR.

Proteinler metabolizmayı kontrol etmek için ve DNA üretmek için gereklidir. DNA, proteinler üretmek için bilgi içerir. Klasik tavuk ve yumurta açmazi anliyacagin.


Madde olustuktan sonra nasil olurda DNA yapar, kimse bilmiyor iste . DNA olustu ,ama bunu anlayan yerine getiren bilinc neyin nesi ,bunuda bilen yok .
sorun bilinc ve bilgi sorunu . Miller deneylerinde malzemeler olusuyor ama bilgi bilinc olmadigindan hayat olusamiyor .

flagell motoru,nun DNA si yapilirken (dikkat hücre yok daha) ama yapilirken hücrenin motor bilgileri DNA yapilirken motor bilgileri olmasi lazim .Yoksa hücre ölür.
O zaman bu motorun bilgilerini bu dna nereden biliyordu sorusu ortaya cikiyor .Isin pochtan tarafi bu iste.

(ilk yasam)dikkat karistirmayalim
Bir gecede olmasada cok uzun zaman sürmüs olmamali , malzeme bilinc ve bilgi birlesdigi an öyle zannediyorum ki hücre, kiza bir zaman icerisinde olusmus olabilir ,
kompex bir canli icin tabiki uzuuuun bi zaman gecmis olabilir , zaten bilim adamlari da bunu söylüyor.

Bence akilli tasarimdan sonra evrim teorisi gelir . Evrim teorisinin yanindada akil ve zeka her daim yaninda olmusutur.(Bence)

Canlı organize bir bütündür ve adaptasyon sürecinide bir bütün halinde elde eder-kayıt eder, aktarır, birileri tasarladığı için değil, ortam ve koşulun ve adaptasyonun gereğidir, DNA bu adaptasyonun ve sürekliliğin bir parçası, yani görevi o zaten!.

Proteinler metabolizmayı kontrol etmek için ve DNA üretmek için gereklidir. DNA, proteinler üretmek için bilgi içerir. Klasik tavuk ve yumurta açmazi anliyacagin .

Onu birak sen görev,den bahs ediyorsun ,da, bu görevi yerine getirecek bilinc neyin nesi ?

daha ortada DNA yok . Protein lazim . protein icin DNA ( bilgi lazim ).

Hadi diyelim cözüm RNA . RNA hem bilgi toplayabiliyor Hem kendini proteinler gibi katlayip kendisine sekil verebiliyor.

1) Ama bu RNA ,da bilgisini nereden aldi, topladi ? sorusunu ortaya cikariyor .
2) Hadi nereden topladigini birakalim , RNA nin bu isleri yapabilesi icin kedisinin bilinci olmasi gerekiyor , kendisine protein gibi bir sekil vercek bilmem görevi yerine getirecek.


3) Hadi diyelim seklini bilincden degil de doga kanunlarindan yani (otomatik olarak sekilendi )

iyide deisik proteinler var, bunlarin olusumu her defasinda degisik (Motoru unutma) motorun her parcasi ,degisik proteinler ile olusmus .

yani cik isin icinden cika bilirsen . Onu birak bilimaddamlari ne kadar derinlere vardikca
o kadar vahim karmasiklar ile karsilasiyorlar .


Hayatimiz apacik bir mucize ,belki bizlere gösterilmek istenen bu .

Bu yüzden birbirimizi kirmaylim , Tartismada tanriya atif yapilabilinir .

Ehhh aciklayamiyorsak o zaman tanridir denilebilinir ama bu tanrinin varligini ispatlamaz.

Yoksa benimki kara o yüzden seninki kücük denmis gibi olur .

Ama olsun , :ben seninki kücük diyorum arkadas . :lol:

Khaos
26-10-2015, 18:39
dmn

senin gibi entellektüel namusu olmayanları her gördüğümde, yazmaktan vazgeçip kalender meşrep takılmaya geçiyorum.

evrim üzerine tartışıyorsun ama Behe'nin düşünsel evrimini bilmediğimizi zannedip üfürüp duruyorsun.
neymiş Behe evrim olgusunu değil, evrim teorisinine farklı bakış sunuyormuş.
al sana zamanında protestan zırvalarına Behe'nin nasıl boktan lafazanlıklarla destek verdiğine dair eski bir sözde belgesel.

https://www.youtube.com/watch?v=OswZrne_IC4

ama bu zırvaların lafazanlıktan öte anlamı olmadığını kavrayan Behe süreç içinde evrimleşti.
suratı sizinki kadar kalın olmadığı için olsa gerek.

bu da motor motor diye inleyip durduğun sözde boktan argümana Ken Millerin eleştirisi ki oldukça eskidir.
eskidir, çünkü; akıllı tasarım denen zırva tarihin çöplüğüne atılalı çok oldu.

https://www.youtube.com/watch?v=yf4ejWyG_W8

bundan sonraki mesajlarına cevap yazmayacağım gibi, diğer başlıklara da muhtemelen yazmayacağım.

sizin gibi, tornadan çıkma fotokopi gibi aynı zırvaları tekrarlayan papağanlardan yorgunum.

iç bade güzel sev moduna geçip Hayyam'ın rubaileri eşiliğinde bir elimde birinci sınıf cigaram (torbacıda bulamazsın, hollandadan geldi), diğerinde cila niyetine şarabımla takılıyorum.

alayınıza da hoşçakalın diyorum.

deliadam
26-10-2015, 19:22
iç bade güzel sev moduna geçip Hayyam'ın rubaileri eşiliğinde bir elimde birinci sınıf cigaram (torbacıda bulamazsın, hollandadan geldi), diğerinde cila niyetine şarabımla takılıyorum.

alayınıza da hoşçakalın diyorum.[/QUOTE]

Cigara seni pilot etmiş, dikkat et fazla cila çekmiyesen iyi gelmez....

Khaos
26-10-2015, 19:48
yoo, cigara beni pilot etmez.
siz torbacıdan aldığınız 3 THC otla pilot olabilirsiniz.
ama bu bünye 20-25 THC cigaralara alışıktır.

muhammedin miraca çıkmadan 10 dakka önce içtiği ot bunun yanında maydonoz kalır.

ama, cilayı deminde atmak lazım bak, bukonuda haklısın.

Dialectics
26-10-2015, 22:16
Sorular:

1. Bir yaratıcı neden bir tasarıma gerek duyar?
2. Madem doğal seleksiyonu kabul ediyorsun o zaman sorarım neden akıllı bir tasarım yapabilen bir yaratıcı, herseyi en mükemmel haliyle degil de böyle kademe kademe degisip gelisen bir süreç ile yönetir?

dine mine ne
26-10-2015, 22:47
dmn
bu da motor motor diye inleyip durduğun sözde boktan argümana Ken Millerin eleştirisi ki oldukça eskidir.
eskidir, çünkü; akıllı tasarım denen zırva tarihin çöplüğüne atılalı çok oldu.


40Tane degisik proteinden olusan kamciyi atmis arkadas ,hemde deneyimsiz .Evdeki hesapi carsiya uydurmak bu olmali .

kuyrugu kafadan atmis, ehhheee bilmem 3 tip siringa olmus efendim yani siringa ile yasamis .



e motor olusmaya baslayinca siringa ile nasil yasamis ????? motor siringanin yolunu kapatmamismi ????? :pound:

Neva
26-10-2015, 23:25
Modern ezberlerin sonu

Ancak son 10 yıl içindeki gözlemler, bu kamçının detaylı yapısını ortaya çıkarınca bilim dünyası şaşkına döndü. Çünkü kamçının, önceden sanıldığı gibi basit bir titreşim mekanizmasıyla değil, çok karmaşık bir “organik motor” ile çalıştığı ortaya çıktı.
===============

Bilimsel olmak istiyorsanız belli hususlar içerisinde tutulursunuz ,misal zeka ,akıl gibi olayı işin içerisine katamazsınız, açıklamalarınız'da sadece doğal nedenlere başvurabilirsiniz . Akıl ve zekanın bu araştırmaları yapmasına rağmen bu iki arkadaşın nasıl dışlanıyor olması bana çok gülünç geliyor nedense ?

Sanki burnumuzu ariyoruz ama burnumuza bakmak yok gibisinden . Varmi böyle bir oyun.

hani mucize yok diyoruz ya bazen , belki etrafimiz mucizeler ile dolu da bizler görmüyoruz, olabilir mi cocuklar ??????.

-------------------
Faydayı zarardan avantajı dezavantajdan ayırabilen bilmem karar verebilen kim?. Faydayı zarardan ayırabilmek için bir enformasyona da ihtiyacı vardır. Bu enformasyonu işliyebilmek için de bir akıllı zekâlı bilince ihtiyaç vardır.

Burada resmen bilinci olan bir varlık var,enformasyonlari degerlendikten sonra (duruma göre) karar veriyor .

Yahu ya bende gercekten bir sakatlik var yada sizler bunu görmezden geliyorsunuz.



Noel Baba sevgili dine mine ne.

Bak o dediginin resmen(resmi), objektif, bilimsel meali(!) sudur, anlayacagin sekilde, eger ki yukarda dedigin gibi, bilimsel hususlar(!) icinde kalacaksan tabi ki;Sana on puanlik soru, dogru cevap vermessen notunu kirarim bilesin, sonra o naturelizm ve materyalizm ayriligina iliskin yazi filan da seni kurtarmaz;

Bak bu basit bilimsel bir deneydir.
Al bir kap sut, dogal ortamda disarda birak, ne oldu? Elde ettigin sut mu, buttermilk mi, ayran mi, yoksa yogurt mu? Hangisi faydali, hangisi faydasiz, faydasizsa niye faydasiz, faydaliysa niye faydali? Dogal seleksiyon'un burada faktoru nedir?

Bilinci olan varlik(!) diyor hala bir de, Noel Baba dedim ya!..
Enformasyonunu sevdigim dine mine ne, dogal ortam elemanlarinin enflasyonun'dan bahset once ki, enformasyon isleyebilesin. Bak soyle, avantaj, dezavantajla ve avantgart vs. ile birlikte cogul sekilde, eszamanli ortamdadir, biri duserse, digeri yukselir, digeri dustugunde, oteki yukselir. Ortamda tek basina ,bir tekil avantaj veya dezavantajdan soz edilemez, evrime aykiridir. Darwin hic gorus bildirmeseydi, sen Harun Yahya yayinlarini, "kap cüzünü gel" mottosunda buraya koyabilecek miydin?


Yine diyorum ayni seyi;
Alin size basit motor ,sperm.Yani simdi sperm glukoz vs. organik kimyasallar iceriyor diye mucize mi oldu? Yoksa siz organize olmus canlilarin, belli olcude kinetik enerjiye sahip oldugunu mu bilmiyorsunuz acaba?

Titresim yapmayan atom var mi vucudunuzda? Varsa hangisi?
Titresim nedir adina basit link, okuyun zahmet olmazsa;
https://tr.wikipedia.org/wiki/Titre%C5%9Fim

Mekanik ile motor arasinda bir baglanti var mi, islevsellik ve indirgenemezlik acisindan?:welcome:



Sakatlik sende degil, sakatlik tutundugun sistemde. Sıkı bir Darwinist'sin, ancak cok kotu bir dogal evrim bilgisine sahipsin, cunku iceriginden haberin bile yok, yetmezmis gibi bir de bilimsel calimlardan bahsetmektesin. Gerci daha once, inek cimen yiyor, sut cikariyor oyleyse tanri, Allah, God vs. var diyenleri de gordu bu site de neyse.Bu sorularinin bir benzeri de, versiyon farkiyla suralarda islenmis sevgili dine mine ne..

https://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=21422
https://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17755

Seninki de o hesap olmus simdi, motor diyorsun da baska sey demiyorsun, hucre diyorsun guzel de ortam elemanlarindan, ortamdaki ( unsurlar) enflasyon'dan vs. bilgi babinda ne haber?

He dedigin gibi, burnumuzun onunde duruyor anlama cabasinda isek, ama mucize(!) aramaktan, Indiana Jones'luk yapacan diye gormuyorsun ve dogal bir sonuc olarak objektif olamiyorsun iste...

Ne yaptin yukarda bahsetmistim ya, deneyledin mi, baktin mi kendi spermine veya tukurugune veya balgamina filan, ayriliyorlar mi tel tel taradim zulfunu seklinde?Sonra bak, antibiyotik direnci Arnold degildir deyince bozuluyorsun bize..:loco:



Bak(!) sana kamcili, motorlu flagella asagida, onun icin kestirmeden, plain and simple, ben tanriya inaniyorum arkadas de daha samimi olur, ne bilimi, ne tasarimi, ne akilli tasarimi vs. karistiriyorsun gerek yok ki, bir yandan akil, zeka isin icine katamassiniz dogal olmak zorundasiniz diyorsun, oteki yanda hede hodo savunusu yapiyorsun, bilim, uretim babinda diyalektik ile idame olur, materyalsiz tek deney, gozlem yapamaz dine mine ne, once bunu ogreneceksin;

http://i1.wp.com/bitcast-a-sm.bitgravity.com/slashfilm/wp/wp-content/images/Indiana-Jones2.jpg

İlahimasal
27-10-2015, 00:10
Akıllı tasarım
Mükemmel,harikulade,hatasız.
Rosetta
http://cdn.chip.gen.tr/images/content/2014111214504148772.jpg

Horizons
http://www.wired.com/wp-content/uploads/2015/07/pluto_tablet_flat.jpg


Yaratıcıda ???? Kim oluyor? Şu ortadoğuluların putumu?

İlahimasal
27-10-2015, 00:18
Bunlar el-ilahın hayallerinde bile yok nerden aklına gelicekde uydurucak put
Voyeger 1
http://i.space.com/images/i/000/010/186/i02/voyager1-edge-universe.jpg?1307975302
Voyeger 2
http://farm5.static.flickr.com/4099/4906442750_752229e41c_b.jpg

spartacus
27-10-2015, 00:28
YAHUUUUU ilk hücrelerden bahs ediyoruz anlamiyormusunz
Hangi ilk hücre?

Karsimiz da komplex yapiya sahip bir motor var .Motor motor motor ha bir kere daha motor . Bildigin motor. 360 derece dönen bir motor motor motor.Aniden mi oluşmuş.
Kardesim bu mekanizmanin evrimlesmeye zamani yok ,vatandas ya bu motor ile olusacak yada acliktan ölecek bu kadar basit . Vatandas motoru ile olusup yasayacak ki evrim olusa bilsin.Gökten zembille mi inmiş?
Neden ve durum bir nevi aynidir misal: bu neden den dolayi kactim , bu durumdan ötürü kactim. Degerlindirmeyi neye göre yparsiniz ????. yapmadan önce bilgi lazim öyle deyilmi?
yapariz diyorsun, yapmak ile yani karar verilicek , öyle degilmi ? Bilinci olmayan bir sey karar vere bilirmi ?????????????. Veremez yahu bunun daha ötesi mi var . AVANTAJI bilen ney ? kim ????Karıştırmışsın iyice, yağmurun yağması başka, yağdığına dair ifade eden-edilmesi başkadır. Avantaj nedir? (https://tr.wiktionary.org/wiki/avantaj) Konu ile ilgili olan ise YARAR kısmıdır. Demek ki avantaj konusundaki eleştirin yersizmiş.
Avini yakalaya bilmesi icin tabiki Avantaj,dir . Bu durumda dezavantaj secilmis olsaydi yavas bir avcimiz olurdu ve avci ölürdü. Dikkat edersen bütün sisteme de zarar olurduSeçmek demek ortada hali hazır olanı tercih etmektir, sanki ortada hazır var da tek sorun seçmekmiş gibi yaklaşmak hatalı olur. Av ve avcı, süreçle evrimleşiyor, gelişiyor, ikiside hızlı olmaya zorlanır(seçtiği için değil, zaruriyet! etki-tepki!). Canlı organizedir, organizmadır, organize olarak zorlandığı şeye odaklanır, bu aniden olmaz, evrimle gerçeğe döner, evrimle gerçekleşir, hangi yoldan olduğu değil burada konu, burada asli unsur evrimle hayata geçmesidir! Umarım anlıyorsunuz.
Kimyasal evrim den sonra malzeme olusuyor (madde) ama madde ,de enformasyon yoktur ama evrimciler ne diyor , DNA ( bilgi) corbanin icinde tesadüfen olusmustur diyor. BILGI;NIN YAPISI RUHANI ;DIR. Bilgi islemi icin ,bilinc vaarligi gerektirir. Hadi tesadüften dna olustu ama ortada bir bilinc yok , ozaman ne yapayim o bilgiyi.Yazımda dile getirdim ya, katrilyonlarca olay yaşanıyor, bazı kimyasalların tesadüf etmesi kaçınılmaz. Bak şu ideoyu izle, hiçe saydığın şeyler var. İletişimi, bağları, maddenin atomik yapıları gibi dizilimlerindeki değişimlerin bile hangi niteliklere dönüştüğünü vs.(Örneğin Karbon, dizilimleri değişince, mazot, yağ, benzin, plastik! değişen dizilimdir, ya da 3 oksijen atomu bir araya gelince ozon oluşur. Bunların bir araya gelmesi, bileşikler vb öne sürdüğün gibi akıl ile olduğunu öne sürebilir miyiz? Yani ortamda bulunan maddeler hiç bir iradi eylem olmaksızın birbiriyle etkileşebilir mi? Etkileşemez mi?)
Bak karbon atomu kaç milyon bileşik yapabiliyormuş! 1.700.000, şu an 1 saniyede oturduğun oda atmosferinde kaç milyon değişim olmuştur? Anlamıyorsunuz, gördüklerimiz NİTELİK üzredir, dedim ya 3 basit oksijen atomu bileşik yaparsa, rengi, kokusu olan(!) OZON meydana gelir, ortamda ne var? Milyarlarca atomlar, başka aralarında ilişki, bu ilişkiler nelere yol açıyor, bileşiklere, dizilim çeşitlerine. Bileşikler neyi oluşturuyor bin, bir çeşit niteliği! Akıl ile filan olmuyor, akıl demekte doğru değil, burada kullanmamız gereken akıl değil BİLGİ'dir! Organik ile inorganik maddeyi birbirinden temelde ayıran ETKİ-TEPKİ ve bunun yorumlanabilmesi veya yorumlanmamasıdır. Birisi tepki verirken diğeri etkiyi yorumlama şansı kazanır, işte bu da basitten, karmaşığa kadar BİLGİ-VERİ edinmeye ve bilinçli tepki vermeye dönüşür(akıl değil! bilinçli, veri ile tepki, ilkelden en karmaşığa kadar bu süreçle, tecrübeyle, aktarımlarla gelişir).
2rSMd4Vph2Q
Evren, bu nedenle bilinç varlığını gerektirir. Evren bizim bilinçimizin içindedir.
Bilincin içi nedir? :)

Spartacus bilsem kitabini yazar zengin olurum . Hayatin nasil olustugunu kimse bilmiyor, dikkat edersen hepsi theori . Bilim dahi BIILLMIIiIYOR.
Bak her telden çalıyorsun, Evrim Teorisi sana hayatın nasıl başladığını analtmakla mükellef değil. Hayatın ansıl başladığını ise üç aşağı beş yukarı biliyoruz!

Madde olustuktan sonra nasil olurda DNA yapar, kimse bilmiyor iste . DNA olustu ,ama bunu anlayan yerine getiren bilinc neyin nesi ,bunuda bilen yok .sorun bilinc ve bilgi sorunu . Miller deneylerinde malzemeler olusuyor ama bilgi bilinc olmadigindan hayat olusamiyor .
3 Oksijen bir araya gelince ozon oluşur değil mi? Canlı ile cansız arasındaki fark organize davranış geliştirip, geliştirememesidir. Temelde yatan ise ETKİ-TEPKİDİR, İLİŞKİDİR!

(ilk yasam)dikkat karistirmayalim
Bir gecede olmasada cok uzun zaman sürmüs olmamali , malzeme bilinc ve bilgi birlesdigi an öyle zannediyorum ki hücre, kiza bir zaman icerisinde olusmus olabilir ,
kompex bir canli icin tabiki uzuuuun bi zaman gecmis olabilir , zaten bilim adamlari da bunu söylüyor.Sen söylüyorsun ve muğlak, kaç birim zamandan bahsediyorsun?
Bence akilli tasarimdan sonra evrim teorisi gelir . Evrim teorisinin yanindada akil ve zeka her daim yaninda olmusutur.(Bence)
İşte sence, ama ciddi çelişkilisin. Senin tasarımı yapan akıl ruhsal bir şey mi, böyle maddesiz, cisimsiz, kimyasız bir akıldan söz edebiliyorsun? Oysa sana bu konuda ben farklı bir şey söyledim, canlıdan bahsedeceksek akıl, bilgi, veri, etki, tepki, bunalrı birbirinden ayıramaz ve herhangi birisini diğerinden yalıtamazsın :) Evrim olgusu işte tümünü birlikte kapsar. Önce akıl vardı, hiç bir organizma yoktu demen çelişkidir.
Proteinler metabolizmayı kontrol etmek için ve DNA üretmek için gereklidir. DNA, proteinler üretmek için bilgi içerir. Klasik tavuk ve yumurta açmazi anliyacagin .
Bak sana kaç kez ifade ettim, parçalara indirgeyip, oradan kurgu üretmek mantıksız bir yöntemdir. Senden 1 adet hücre almakla biz seni izah edemeyiz değil mi? Lütfen bu şeylerle Evrim konusunu ele almıyorsun, sadece kendi, kendine amuda kaldırıyorsun.
Onu birak sen görev,den bahs ediyorsun ,da, bu görevi yerine getirecek bilinc neyin nesi ?Arkadaş bir an harita gibi düşün demedim mi? İşte o yol haritası zamanla, tecrübeyle, fiiliyatla, nesilden nesile edinim ve kazanımların o düzeye yansımasıyla gelişiyor! Sandığın gibi gökten zembille inmiyor, basitten, karmaşığa, kısa yaşamdan uzun ayakta kalabilmeye değin süreçle, tecrübeyle, dirençli olanın kalması, dirençsiz olanın elenmesiyle sağlamlaşıyor vs işte bu sürece evrim diyoruz, tasarım demiyoruz.

Neva
27-10-2015, 00:39
Hangi ilk hücre?
Aniden mi oluşmuş.
Gökten zembille mi inmiş?


Motor!:rapture:

http://us.123rf.com/450wm/madmaxer/madmaxer1211/madmaxer121100198/16543104-beyaz-arka-plan-%C3%BCzerinde-y%C3%B6netmen-koltu%C4%9Fu-ve-y%C3%B6netmen-ekipman-%C3%BCzerinde-3d-ill%C3%BCstrasyon,.jpg

İlahimasal
27-10-2015, 00:41
El nasıl evrimleşdi?

http://archaeology.org/News/3827-151026-Evolution-Human-Fist

dine mine ne
27-10-2015, 02:41
Sorular:

1. Bir yaratıcı neden bir tasarıma gerek duyar?
2. Madem doğal seleksiyonu kabul ediyorsun o zaman sorarım neden akıllı bir tasarım yapabilen bir yaratıcı, herseyi en mükemmel haliyle degil de böyle kademe kademe degisip gelisen bir süreç ile yönetir?


1)Bence bir güc gösterisi sergiliyor , Maddeye bilgi verip canlandirmis , canlidan baska hic bir madde,de kendiliginden bilgi bilinc olmaz.

Bilgisayari düsünün, bilgi enformasyon vermedigin zaman bir ise yaramiyor ,degilmi ?

Yeterince bilgisi olsa belki bir gün gelir, kendi bilinci olusur . Insanlik gün gelecek bunu basaracak.Bundan eminim.

2) Kademe degilde sip diye olsaydi hersey o zaman sizler ateist olamazdiniz .
Bir nevi hürriyetiniz olmazdi , öyle degilmi ?.

Hayatimiza her daim engeller koyardik aman efendim bizi görüyor , bilmem bizleri isitiyor
gibi. Tek kelimeyle hürriyetimiz ortadan kalkardi.
Ama böyle neyin nerden nasil geldigini bilmemek , kendisinin de iz birakmamasi bizleri
düsüncelerimiz icerisinde serbest ve hür yasaya bilmemizi saglamistir. Ben böyle
düsünüyorum .

Bu Hürriyet konusu dahi bence bütün dinleri cürütüyor.
Benim hürriyetimi bu derece düsünen ve kendi gücünü kudretini arka planda birakan bir yüce varllik var ise ,ben onu
neden yalanlayim ,veja kendisinden neden korkayim ? . Sayet kendizi yok ve her sey bir tesadüf sonucu olustuysa
gercekten , buna cok üzülürdüm.
Ölüp yok olduktan sonra sen nereye üzülücen diyebilrsin. Ama ben su an yasiyor ve su an bunlari yazarken düsünüp
üzülebiliyorum. Bu yetmez,mi ?

Tanri benim gözümde bir alkis,tir. Santaci düsün, alkisi olmayan bir sanatci .Sahne kendisi icin anlamsizlasir.
Benim durumda buna benzer bir sey.

Oldu, bitti ,kül ,oldu . Ehh o zaman neden oldu ? Tesadüf


Benim de o zaman sana bir sorum olacak .

Big bang tesadüf , hayat tesadüf , ama nedense ölüm tesadüf degil .Ölüm tesadüf degilse
hayat neden tesadüf olsun ? .

spartacus
27-10-2015, 03:32
Sanatçıyı vareden ne?

Kendiliğinden bilgi olmazmış, oysa bal gibi olur, hasılı etki/tepki => veri => yorumlama => bilgi.

Peki böyle evrenler yaratan, maddeye can verdiği iddia edilen nasıl olmuş? Oysa anlamsız ve karmaşıklaştı.

Bunların Evrim teorisi ile alakası ne?

Neva
27-10-2015, 04:58
1)Bence bir güc gösterisi sergiliyor , Maddeye bilgi verip canlandirmis , canlidan baska hic bir madde,de kendiliginden bilgi bilinc olmaz.

2) Kademe degilde sip diye olsaydi hersey o zaman sizler ateist olamazdiniz .
Bir nevi hürriyetiniz olmazdi , öyle degilmi ?.

Hayatimiza her daim engeller koyardik aman efendim bizi görüyor , bilmem bizleri isitiyor
gibi. Tek kelimeyle hürriyetimiz ortadan kalkardi.
Ama böyle neyin nerden nasil geldigini bilmemek , kendisinin de iz birakmamasi bizleri
düsüncelerimiz icerisinde serbest ve hür yasaya bilmemizi saglamistir. Ben böyle
düsünüyorum .

Bu Hürriyet konusu dahi bence bütün dinleri cürütüyor.

--------------------

Big bang tesadüf , hayat tesadüf , ama nedense ölüm tesadüf degil .Ölüm tesadüf degilse
hayat neden tesadüf olsun ? .


Sevgili dine mine ne;
Hurriyet konusu tek basina tanri'yi curutmeye de yeter oysa. Hurriyet ile ateist, deist vs. olmanin alakasi nedir? Hurriyet sadece dinden cikmak, dini curutmek midir? Beyni nasil ozgur kilacaksin peki tanri ile? Dini curuttun yani, ama tanri'dan vazgecmem modu... Kabul tanriya inaniyorsun neticede burada bir sorun yok, bu sizin en dogal hakkiniz, de bunun evrim'le iliskisi nedir ki, akilli tasarim(!) diye bir konu basligi actiniz oyleyse!?

Bu da guzelmis, size gore o halde yani bizler ateist olunca varsaydiginiz yaratici tanri, gozlemekten vazgeciyor(!) oyle mi? Bu ne bicim tanri oyleyse!??? Ahanda alkislamiyorum mesela. Kedi bile daha zeki ve akilli.

1)Niye gucsuz mu ki bu tanri, guc gosterisi sergiliyor?
2)Madde canli mi, cansiz mi? Hangisi sizce?

Bakin sorunlu laiklik kavraminiz(daha once farkli bir konuda bahsetmistim), hurriyet anlayisinizi da etkiliyor. Halbuki evrim bahsi bir tanri degildir, evrim iman edilecek bir bahis de degildir.:welcome:Big bang tesaduf degil ki o nereden cikti? Yamali bohca'ya da donmus bir teori de olsa, kor topal da olsa, en azindan bir izahi vardir, tartismaya acilabilecek. Kaldi ki benzer sekilde su an ortamda eszamanli bircok model sozkonusudur...Yasam ise tesaduf degil, varliga iliskin, organize olmus ve soyutlayabilen bir canli olarak, insanin tukettigini varsaydigi surecin adina verilen isimden otesi degil.

Her ne kadar "hayat" Arapca kokenli bir kelime olsa da, bahsedilen tum dinlerdeki yaratici ve dogal olarak muhtemelen sizin de inandiginiz tanri modeli, zaten Hayy durumundadir. Yani diri'dir, canli'dir bu baglamda.
O halde, yarasanin sormak hakkidir, "haydi anasini satayim ben yar'im, evrim kusuru olabilirim, de bu bat-man tipli tanri'ya kim canlilik verdi de, hayy duruma gecebildi?, Lan ben cok zaman isikta avlanamiyorum neyse de, bu da mi boyle ki bir sure sonra gozlemekten vazgeciyor!?" seklinde.

Ne demistik size? Diyalektik sart.. Diyalektik yapabilmek icin materyalist, gominist, terorist vs. filan olmaniza da gerek yok ustelik.

http://www.madbursa.org/gallery3/var/albums/8-May%C4%B1s-2011-Keles-Gelemi%C3%A7-%C3%87aml%C4%B1kba%C5%9F%C4%B1-Ma%C4%9Faralar%C4%B1/IMG_4016.jpg?m=1426077375

Tipki yanindan firkateyn gececek kadar yol oldugu halde, ondeki arabanin tamponuna yapisip, datt datt kicinda korna otturmeyi(!) marifet sanan suruculer gibi...Bundan oturu, heyttt lan! Var mi bana yan bakan! modunda, intihar edercesine atar kendini ortaya.:welcome:Ote yanda da bir orantisizzeka(!), "Hoopp yavas gel, yerler yas!" der kisaca...


Yoksa en basit bir karinca, bir kedi, bir fare vs. hakkinda da , sayfalarca felsefe yapilabilir. Ayni sekilde dogum da tesaduf degil ki, olum de tesaduf olsun. Ama tesaduften ne anladiginizi, anlamadigimdan oturu soyle diyelim; Spermin, yumurtayi dollemesi, salt bir dogum icin nasil ki kesin garanti degilse(misal ikizler vs.), ayni sekilde dogum surecinin sonuna ulasmadan olmesi de aynidir. Bilim bunun icin vardir.

Ama bu konular bu bolumun bahsi degil, akilli tasarim vs. ile filan ile de alakasi yok.

errata
27-10-2015, 12:30
Kademe degilde sip diye olsaydi hersey o zaman sizler ateist olamazdiniz .

Bunu en baştan söyleseydin de biz sendeki ileri zekâ karşısında secdeye varaydık dine mine ne.
:clap2:

spartacus
27-10-2015, 16:00
DNA -> Akıl deniyor.peki kabul;

DNA bilgi depolar, ama nasıl? 4 temel kimyasal ile. Yani kimyasal yok, dizilim yok => bilgi-(akıl) yok => DNA yok. Burada basit ama ciddi bir çelişki var, işte bu bir türlü farkedilmiyor. Bilgi kendi şahsına münhasır bir şey değildir, böyle bir yapısıda yok, önce ne lazım madde, kimyasal, bileşik. İşte defalardır diyorum ya indirgeme yöntemi ciddi sorunlu bir yöntemdir, bu gün sözde bilimciler, evrim karşıtları, idealist felsefeciler, masalcılar, dinciler bu yöntem işlerine geldiği ve parçalayıp, ama YALITIP! ele aldıkları şeyler için dilediklerince masal, kurgu anlatabiliyorlar. Bu yöntem gevezeliği ve insan aklını boşa kürek çeker hale getiriyor. DNA ile bilgiyi yalıtmak misal, sonra da öne bilgi koymak(nasıl oluyorsa DNA'sız!) sonrada o bilgiyle(olmayan bilgi, ruhsal üfürk halinde) DNA kodlatıyorlar. Çünkü bu arızalı idealist yöntemle, balığı sudan çıkart(yalıt) ve işte yaşamıyor diye binlerce sayfa edebiyat yap, bu sayede de suyun içinde(yalıtmamış) hayatı inceleyen bilimsel verileri bir kalemde çiziver, mümkündür!

Sonuç olarak en küçük bir birim bilginin oluşması ve depolanması dahi yapı gerektirir. DNA => akıl demek doğru bir yaklaşım olmuyor zira, akıl değil, veri yükü bilgidir, sembolik karşılığı ise kimyasallar, yüklü, yüksüz vs. Bilgi ise ilişkisel ağda edinilir, bilgi etki-tepki sürecinde elde edilen verinin yorumlanmasına denir ve sembolik olarak kodlanabilir ve kayıt edilebilir(örneğin bilgisayarlardaki, "0", "1" kombinasyonu gibi, örneğin DNA'da ki 4 kimyasalla oluşan kombinasyon gibi, bunalr sembolik kodlamalardır ve kayıt verisini oluştururlar, okuyucuda bunları yorumlar böylelikle bilgi elde edilir ya da aktarılır ya da yansıtılır. Kısaca önce gaipten bir maddesiz bilgi filan mevcut değil, bilgi için, nesneden-özneye(!) veri akışı(aktı) gerekir. Bu sayede şunu da görüyoruz ki her düşünce, üfürük, iddia bilgi değildir, bilgi için nesneden, özneye aktı-veri şarttır, kısaca objektif koşul şart. Örneğin Zeus, Allah hakkında bir dolu şey atılır, üfürülür, hiç biriside bilgi değildir, bilgi ancak tecrübe ederek, gözlem, etki-tepki, duyulara yansıyanlarla, yorumlanarak elde edilebilir. Örneğin erkek aslanın yeleli olması ancak bilgi sayesinde ifade buluyorsa bilgidir, yani aslan ile insan arasında bir etki-tepki(göz-foton, kulak-titreşim vs) ve veri aktısı, yorumlanması gerekir, bilgi böyle elde edilir, ama atıyorum Allah'ın tahtını taşıyan bilmem kaç melekten söz etmek, her şeyi tasarlayan üstün ve fizikötesi bir akılllı tasarımcıdan da söz etmek bilgi değildir. Çünkü bilgi fizik dahili anlam, hayat kazanır, fizikötesinde ise olmaz, buna hayal, masal, hayali kurgu, üfürük, düşünce, inanç denebilir, ama bilgi denmez.

Milyarlarca atom, milyonlarca farklı türden bileşikler, bir ortamda süreğen ilişki halindedir, bu ise etki-tepki sürecini açığa çıkartır. Milyarlarca kombinasyon... 3 oksijen atomunun yanyana gelmesi için bir tetikleyici lazımsa, bu tetikleyicinin oluştuğu ortamlarda, milyarlarca kez kombine yaşanacaktır haliyle 3 oksijen atomu bileşik yapma-birleşme- ortamı yakalar ve açığa ozon çıkar. Bir çok karbon atomu çok farklı dizilimlerle birleşirse ortaya çok çeşitli ama farklı nitelik çıkartır. Bu karışım iradi değildir, ortam dahilinde sürekli ve kendiliğindendir. haliyle milyon çeşit farklı niteliğin oluşmasıda ortam eliyledir. Ortamı çorba gibi düşünebiliriz ve her saniyede milyarlarca hareket, ilişki haliyle milyar çeşit kombinasyon olasılığı...

İşte canlılığın da oraya çıkışı meselesinin merkezinde tamda bu raslantısal kombinasyonlar var. Raslantıdır, aynen 3 oksijen atomunun raslantısal(rast gelmek) bileşik yapması gibi... Peki karbon elementi ile tahminen kaç çeşit bileşik oluşabiliyor. 1.700.000 çeşit... Çorba sürekli hareketli, içindekiler biribiryle ilişki halinde, yoğun bir etki-tepki ortamı, karılıyorda karılyor, eee yani, bin bir çeşit kombinasyon böylelikle geçerli hale geliyor.

Milyar yıllarca karılıyor, milyarlarca kez her gün... Olasılıklar dağa küsmüş tavşan gibidir artık. Raslantı, tesadüfler tümü de çorbanın içinde, o nedenle de herhangi bir şeyin şahsında konuştuğumuzda tesadüf diyoruz, çünkü çorba milyarca kez karılıyor, bu her saniye elimizde tuttuğumuz 10 bilyeyi gelişigüzel savurmak ve ileriye koyduğumuz bir deliğe en azından birisinin düşmesi gibi(raslantı, tesadüf deriz), ama nesnel alandaki ise kendiliğinden, ilişkisel ve fiziksel bir ağ dahilinde, iradi değil... Şu tesadüf çarpıtmasının doğrusunu anlatmayı başaracağız diye düşünüyorum.

dine mine ne
27-10-2015, 18:41
Hangi ilk hücre?
Hücreyi bırak hücre zaten hayat olmuş. Protein ve dna nasıl oluşmuş? Cevaplarsan sevinirim.

Aniden mi oluşmuş.
Gökten zembille mi inmiş?
Zembil ile filan değil , nerden çıkarıyorsun bunları? Atıp durma bilmediğin konularda. Bizzat Mesih asansör ile indirdi. Ben fotoğrafını çekmiştim ama kaybettim. Görüntüsü vardı yani. Bu hareketi yapmistim :photo:

Karıştırmışsın iyice, yağmurun yağması başka, yağdığına dair ifade eden-edilmesi başkadır.Avantaj nedir? (https://tr.wiktionary.org/wiki/avantaj) Konu ile ilgili olan ise YARAR kısmıdır. Demek ki avantaj konusundaki eleştirin yersizmiş.

Anlata anlata ağzımda tüy bitti. Yararın karşılığı zarardır, bu ikisi içinden seçmen ayıklaman lazım Spartacus. Avantaj var ise dezavantajda vardır,güzel Çirkin çalışkan tembel gibi seçim yapacaksın. Seçimi neylen ve nasıl yapacaksın? Eleştirim neden yersiz olsun. Seçim ayıklama karar verme bilinçli olan kişi tarafından yapılabilir. Bunun anlaşılamayan tarafı neresi?. Bunun neresini tartışıyoruz tam anlamış değilim gerçekten.



Canlı organizedir, organizmadır, organize olarak zorlandığı şeye odaklanır, bu aniden olmaz, evrimle gerçeğe döner, evrimle gerçekleşir, hangi yoldan olduğu değil burada konu, burada asli unsur evrimle hayata geçmesidir! Umarım anlıyorsunuz.

Organizenin zorlandığından bahsediyorsun, Arnold ta kendini zorladı bak sonunda hayvan oldu .
Şakayı bırakalımda dediğin gibi canlarının içinde organizmalar organize halindedir. Hepsi birlikte çalışır , çünkü hepsinin bir plan, proje yerine getirecek bir görevi vardır. Yani burada da bilinç müziği çalmakta. Organize zorlandığı şeye odaklanır diyorsun buna katılıyorum, hani Hayat yolunu bulur derler ya doğrudur. Bunun bir sürü de ispati var zaten.
Ama bir sorun var, mesela denizin dibinde sıcaklıkta da hayatını sürdüren ve zehirden beslenen canlılar var. İşte ben tam bu noktadayım. O zor koşullar altında yaşayan canlılar bizim bildiğimiz evrimi orada geçiremez ki . Kendileri orada oluşmuş olmaları lazım. Başka yerde oluşmuş olup oraya gidemezler yoksa ölürlerdi. Kendileri de zaten bugüne kadar orada yaşamakta yani başka yerlere GİDEMİYORLAR. İşin püf noktası olan zor şartlar altında oralarda nasıl oluşa bildi. Daha oluşumda bunlar bu bilgiyi bilmeleri lazım ki oluşabilirsinler. Evrim ile oluşacak iş değil bu. Dikkat et oluşumdan bahsediyorum. Umarım şimdi sen beni anlıyorsundur.

bazı kimyasalların tesadüf etmesi kaçınılmaz.


Tabiki kaçınılmaz çünkü fiziktir doğa kanunudur. O şartlar altında ne olacaksa olur, yani tesadüf değildir Spartacus. Tesadüf deyip yanıyılorsun. Ama Kimyasal evrimden sonra maddenin canlıya dönüşmesi için bilgiye enfarmasyona
İhtiyacı vardır. Yoksa kimyasal evrimden sonra oluşan malzemeler protein ve aminoasitler kendiliğinden kendini, şeklini değiştirip canlı oluşturmaz .Millerin deneyinde mesela biyoloji evrim oluşamamıştır, kendisi ve sonradan gelip deneyenler sadece kimyasal evrim gerçekleştirebilmiştir. Evrim ile canlıların değişime uğraması yani duruma göre ayağını atması başka (burdada bazi sorunlar var) hayatın oluşması başka konu.





Akıl ile filan olmuyor, akıl demekte doğru değil, burada kullanmamız gereken akıl değil BİLGİ'dir!

Kimyasal eğitimden sonra madde oluşur yani bizim istediğimiz malzemeler oluşur, ama maddede bilgi yoktur. Bu bilgi nerden geldi diye soruyoruz biz de işte. Fizik ve kimya kurallarından maddenin içerisine bilgi girmez.

Bilincin içi nedir? https://lh5.googleusercontent.com/Ycrq5_l8EiirokP0GHaB6W-2eII5eF-xFOC63k6223L7CwAKhqELsmO6MQg9Z4Z1qzcSXHGOuS92NZMYH O6CWjVssGRfqA1SSXSlltuSo0I4OVImEhpZOYPlJTWHzsFpco1 EkN9P

Akil yormak , düsünmek gibisinden.

Temelde yatan ise ETKİ-TEPKİDİR, İLİŞKİDİR!
Senin tasarımı yapan akıl ruhsal bir şey mi, böyle maddesiz, cisimsiz, kimyasız bir akıldan söz edebiliyorsun? Oysa sana bu konuda ben farklı bir şey söyledim, canlıdan bahsedeceksek akıl, bilgi, veri, etki, tepki, bunalrı birbirinden ayıramaz ve herhangi birisini diğerinden yalıtamazsın https://lh5.googleusercontent.com/vinF3gahCHZ3TEjhF5R5hZXF6vCyj8X2XHGgt7177y7zLjt8jk ApZ-kTKNAqU8EGElm_itYpemJXTFkht7d1inHsBMmcj8QB4rd1pDXT Uykfe222kz7Ip3UHOPiHvFhAciFWuHTP Evrim olgusu işte tümünü birlikte kapsar. Önce akıl vardı, hiç bir organizma yoktu demen çelişkidir.

Temelde yatan ise ETKİ-TEPKİDİR, İLİŞKİDİR! Haklisin ama bu kimyasal evrim iste, bu iliskiden madde olusur.Madde ayni dine mine gibi laf anlamaz spartacus https://lh5.googleusercontent.com/vinF3gahCHZ3TEjhF5R5hZXF6vCyj8X2XHGgt7177y7zLjt8jk ApZ-kTKNAqU8EGElm_itYpemJXTFkht7d1inHsBMmcj8QB4rd1pDXT Uykfe222kz7Ip3UHOPiHvFhAciFWuHTP.

Proteinler kendi amacına hizmet edebilmesi için aminoasitler doğru proteini üretmesi lazım, neden doğrusunu? çünkü bunların yanlışları da var. Aminoasitler tarafından hazırlanan doğru proteinler kendilerine doğru şekil vererek katlanması gerekir bu olduktan sonra bir de bunları doğru adreslenmesi gerekir. Anlayacağın ölme eşşeğim ölüme. Evrim bunun neresini kapsasın ,daha ortada bir canlı varlık yok.Eskiden ilk hücrenin çok bir basit yapıya sahip olduğu inanılırdı. Adamlar bilmediğinden kimya evriminden bu işin olduğunu zannediyorlardı. Ama günümüzdeki bilim bu aminoasitlerin proteinlerin zamanında açılıp kapanmalarını adreslenmelerini katlanıp kendilerine şekil verdiklerini bildikleri için , hayat oluşturamadıklari için, bu işin hemen hemen imkansız olduguna varilmistir.

bursali68
27-10-2015, 20:04
Biz nerden geldik ,neden geldik, bu bolluk , cesitlilik ,neyin nesi, bizler yaratildik mi yoksa tessadüfler sonucu ,mu ortaya ciktik , insanin evren ile iliskisi ne ? gibi sorular her insanin aklindan gecmistir .
Insan bu inanilmaz cesitlilikleri, yasam karmasiklarini gördügü an bu sorulari kendisine sormadan edemiyor.

Merhaba,

Aklınıza gelen sorulardan kırmızı ile işaretlediğim sadece SORGULAMA iken, siyah ile işaretlediği kısım ise METAFİZİK sorgulamadır...Darwin ise FİZİK sorgulama yapmıştır...

Çok basitçe ikisi arasındaki fark...:

-Metafizik NEDEN sorusunu sorarken,
-Fizik NASIL sorusunu sorar...

Metafizik kafaların da FİZİK açısından bakması oldukça zordur...!

Sağlıcakla kalınız...

dine mine ne
27-10-2015, 20:12
Noel Baba sevgili dine mine ne.

Yine diyorum ayni seyi;
Alin size basit motor ,sperm.Yani simdi sperm glukoz vs. organik kimyasallar iceriyor diye mucize mi oldu? Yoksa siz organize olmus canlilarin, belli olcude kinetik enerjiye sahip oldugunu mu bilmiyorsunuz acaba?

Titresim yapmayan atom var mi vucudunuzda? Varsa hangisi?
Titresim nedir adina basit link, okuyun zahmet olmazsa;


Yoo sadece organik kimyasallar içeriyor diye değil, insan oluşumu için gereken tüm bilgileri içinde barındırdığı için. Haaa bir de götünde bir proton motoru olduğu için.
Vücuttaki atomların titreşimi ile ne alakası var bu spermin, motorun?. Titreşi-miyle ilerlemiyor ki götündeki motoru ile ilerliyor. Sıvı ve katı ortam olduğundan ilerlemesini 360 ° dönen motor ile ilerlemesini sağlıyor.


Mekanik ile motor arasinda bir baglanti var mi, islevsellik ve indirgenemezlik acisindan?:welcome:


Bu proton ile çalışan motor ayrı ayrı parçalardan oluştuğundan kendisi mekanik yapıya sahiptir. İndirgenemezlik olayı da bu parçaların varlığından gelir.

İndirgenemez olduğunu yazdım daha kaç kere yazacağım. Arkadaş deniz motoru gibi uçuyor orada ,sen kalkmış bunun neresi mucize diyorsun.

spartacus
27-10-2015, 20:58
Hücreyi bırak hücre zaten hayat olmuş. Protein ve dna nasıl oluşmuş? Cevaplarsan sevinirim.
Milyarlarca süreç, kombinasyon, kalıtsallık, aktarım, ilkelden, en karmaşığa EVRİMLE! Peki senin akıllı tasarımında -senin diyorum çünkü akıllı tasarımcılardan farklı şeyler öne sürüyorsun- bu akıl nasıl oluşmuş? DNA yokmuş, maddesiz bir akılmış, iyide hem nasıl oluşmuş hem de bu aklın madddesi ne? Maddesiz akıl olmaz, bilgisiz de akıl olmaz, etki-tepkisiz de bilgi olmaz. Eleştirim neden yersiz olsun. Seçim ayıklama karar verme bilinçli olan kişi tarafından yapılabilir. Bunun anlaşılamayan tarafı neresi?. Bunun neresini tartışıyoruz tam anlamış değilim gerçekten.Eleştirin avantaj kelimesinin kullanımını yanlış yorumlamandan dolayı, yani maksadı dışında eleştiri yapman. Avcının hızlı koşması, avın yavaş koşmasına göre nedir? Avantaj bitti. Kimin avantajdan bahsettiği değil, orada konu neyin avantaj olup, olmadığı :)Organizenin zorlandığından bahsediyorsun, Arnold ta kendini zorladı bak sonunda hayvan oldu .
Şakayı bırakalımda dediğin gibi canlarının içinde organizmalar organize halindedir. Hepsi birlikte çalışır , çünkü hepsinin bir plan, proje yerine getirecek bir görevi vardır. Yani burada da bilinç müziği çalmakta. Organize zorlandığı şeye odaklanır diyorsun buna katılıyorum, hani Hayat yolunu bulur derler ya doğrudur. Bunun bir sürü de ispati var zaten.Zorunluluk, koşul, ortam dahilinde, ilişkisel ve etki-tepkisel olmakla. Hava soğuduğunda ne yaparsın? O seni bir şeylere zorlar, çünkü sen organize maddesin, etkiyi alırsın, yorumlarsın => bilgi, yorumlamazsan ne olur yine DEĞİŞİRSİN :) Değişim fiziğin gerçeği, bir şekerin aklı yoktur ama, ortam ısındığında ne olur erir, değişir, işte sendeki maddelerde böyle ortam dahilinde, o nedenle otama uyum sağlamak için değişim gösterebilmen gerekir, değişimin de temelinde yine ne yazık ki etki-tepki var, şeker direnci gereği, tepkisi gereği eriyor(garip geliyor değil mi, aynen yaş bir çubuğun eğilmesinin kayıp değil avantaj olması gibi, böyle bakın biraz, zayıf olduğu için eğilmiyor, direnç-tepki verebildiği için eğiliyor). Bunu akletmen, bilmen yetmez, aksine organik bütün olarak bunu başarmak gerekir, yoksa senin ellerin şekerden olmuş, sen ısı eritirmiş bunu biliyorsan bir anlam taşımaz, ısı anında ellerini şeker yerine kalsiyumdan yapabiliyormusun? Hayır demek ki neymiş, evrimle olabilirmiş, ve elleri şekerden olanalr tükenirken, yok olurken, elleri kalsiyum çeşidiyle güçlenmiş olanlar hayatta kalır ve bu sayede gelişmeye devam eder. Uyumlu olanlar kalıyor, olmayanlar tükeniyor, böylelikle zamanla ne açığa çıkıyor, DAMIZLIKLAR, kısaca adaptasyon konusunda güçlü olan çok azı devam edip gelişirken, güçsüz kalan pek çoğu niteliğini kaybediyor. Evrim karşıtları şu ifademi nasıl eleştiriyor, kafaya bakın, ben güçlü olan zayıf olanı ezsin demişim diye iftira atıyor, Darwin'e yaptıkalrı gibi, o nedenle mümkünse bilgi kaynaklarına aman dikkat diyorum :)Ama bir sorun var, mesela denizin dibinde sıcaklıkta da hayatını sürdüren ve zehirden beslenen canlılar var. İşte ben tam bu noktadayım. O zor koşullar altında yaşayan canlılar bizim bildiğimiz evrimi orada geçiremez ki . Kendileri orada oluşmuş olmaları lazım.Evrimi orada geçirebilir, orada da oluşabilir. Bu 2 biçimlidir, birisi, zamanla değişen ortam, atmosferdir, o nedenle metobolizma zamanla ADAPTE olur, yada öteden beridir ortam da etkin gaz vardır o koşulda oluşabilir(belki milyonlarca kombinasyodan geriye bir kaç tane kalmıştır, ama sonuçta kalmıştır) ve gelişip, değişiyorsa işte buna evrim denir. Canlılar ANİDEN değişemez, ani olmayan değişime ise evrim denir. Canlılar yalıtık değişmezler, ortamla birlikte ve bir bütün halinde değişirler, işte ortam zorlar, değişime zorlar, adaptasyona zorlar. Diyelim bir şeye adapte oldun ve diyelim ki adapte olduğun değişiyor ne yapmak zorundasın? Madem adaptesin seninde adaptasyonun değişecek, buna evrim deriz. Sen ise nasıl olmuş, oluşmuş vs tartışıyorsun bunun evrimle alakası yok, evrim ortada olanın süreçle değişimine denir. O nedenle diyorum ki bırak evrimi tartışmayı, çünkü bu noktada muhatabın değil, biz bu konuda ancak yaratılış masalalrını ele alabiliriz. Başlamak, bitmek vs dersen onlarla ilgili ise kaç çeşit konuda detaylı açıklama yaptım, genel anlamda hammadde namına başlangıç diye bir şeyin olmadığını defalarca örneklerle izah ettim, başlangıç ve bitişler nitelikler içindir. Bu konuda tartışalım kabul, ama illa bir başlatan, tasarlayan önsel akıl(kendinden menkul!) öne sürersen, şekil vereceğim diye suyu döversin :)Kimyasal eğitimden sonra madde oluşur yani bizim istediğimiz malzemeler oluşur, ama maddede bilgi yoktur. Bu bilgi nerden geldi diye soruyoruz biz de işte. Fizik ve kimya kurallarından maddenin içerisine bilgi girmez.Duvara hafif sert bir yumruk at. Tepki oradan geldi, elinde madde, ne yaptı tepki verdi, organizma olduğun için verdiğin tepki şiddeti iletildi, yorumlandı, bilgi böyle edinildi. Defalardır açıklıyorum, bilgi, etki-tepki sürecinde, maddenin etkiyi yorumlayabilme yetisiyle oluşur, bir madde bu yetiye sahip hale gelmiş ise canlılık kazanır. kompleks yapılar bir anda değil, en ilkelden gelişerek o hallere geliyorlar, ortada milyar yıl, katrilyonlarca kombinasyon durumu var, yani düşündüğün gibi aniden ve yekten başarıyla olmadı. İlk posta güvercinlerinden, şimdi ki cep telefonu gibi, süreçle evrimleşti, 3.000 yıl önceki insan gibi bakıyorsun ve eline telefon geçmiş, bu çok komleks bir yapı, olamaz deyip çıkıyorsun, oysa macerası posta güvercinlerinden önce ses, bağırma, ötme, boru çalma ile başlamıştı, yani neydi, ortam ve iletişim gereksinimi insanı, gelişime ZORLADI, kompleks olmayandan(misal boru çalma!), olana zırrrr(telefonun çalması) gelişti -> EVRİM :)Proteinler kendi amacına hizmet edebilmesi için aminoasitler doğru proteini üretmesi lazım, neden doğrusunu? Bak Çernobil örneği verdim, her hareket sandığın gibi önceden planlı değil, çeşitli atomların birbiriyle olan ilişki ve tepkimelerinin, bileşikte milyar yılları bulan tecrübeyle, milyarlarca başarısız kombinasyonla oluşan ve ayakta kalan bir süreçtir, milyarlarca kayıptan söz ediyorum, tabi ki ortama adaptasyonu başarmak süreçle değişime, ETKİ-TEPKİYE, REFLEKS gösterebilmeye bağlıydı, haliyle refleks ilkelden, karmaşığa gelişti, bu da organizmaların gelişimi demektir ve kalıtsallık gerekti, işte DNA konusunu bir harita gibi düşün demiştim, sandığınız ve abarttığınız gibi merkezi bir irade-akıl taşımıyor ve kendiliğinden de oluşmuyor, organizmanın içinde işlenmişti(lütfen yalıtmayalım değil mi? Gördüğünüz gibi yekten filan oluşmuyor, bütünsel bir sürecin ürünü, sadece bir parçası)!. Kompleks dediğin yapıları oluşturan kim mi? Ortam, koşul, maddi ilişkiler ve kullanmakla organizmanın ta kendisi, yalıtmadan düşünün :). Aktarıcılar, kimyasal kombinasyonda yorumlanabilme şansı olan dizilimler taşıyor, haritayı okuduğunu düşün, aklı yoktur ama sen yollar, dağlar, şehirler hakkında bilgi edinirsin, yola düşeceksen de takip edersin!. Misal görevini yapıyor diyorsun ya, aslında %99'u görevini yapmıyor, başka şansı yok, kimyasal dizilimi, bileşimi gereği. Örneğin ateşi söndüren suyun ateşi söndürmek gibi bir görevi, aklıda yok, ama sen ne yapıyorsun KULLANIYORSUN, işte canlı organizmada böyle, yapısı ve bileşimi maddeyi kullanım üzerine kurulu, bilmiyorum umarım verdiğim örneklerle düşüncelerimi ifade edebiliyorumdur :)

dine mine ne
28-10-2015, 00:15
Sevgili bursali 68

Merhaba,

Aklınıza gelen sorulardan kırmızı ile işaretlediğim sadece SORGULAMA iken, siyah ile işaretlediği kısım ise METAFİZİK sorgulamadır...Darwin ise FİZİK sorgulama yapmıştır...

Çok basitçe ikisi arasındaki fark...:

-Metafizik NEDEN sorusunu sorarken,
-Fizik NASIL sorusunu sorar...

Metafizik kafaların da FİZİK açısından bakması oldukça zordur...!

Sağlıcakla kalınız...

Abicim
fizik ile maddenin oluşumuna kadar(kimyasal evrim) doğrudur. Aminoasitler, proteinler yani malzemeler oluştuğu an madde olur . Bizim konumuz bundan sonraki süreç. Bilgisiz enformasyonsuz maddenin yani malzemelerden hayatın nasıl oluştuğudur. Bilgi ve enformasyon ruhani olduğundan burada fizik ile bir yere varamayız. Arkadaşlarla zaten tartıştığım konu tam burası, bu noktada ayrı düşüyoruz. Organik maddeyi fizik, kimya veya doğa kanunları yönlendirmez sadece organik maddeyi oluşturur, kodlanmış enformasyon değil.Fizik nasil diye sorar ama cevap veremez .Cünkü enformasyon , bilgi ve bilinc oldugu an hayat olur . Bu sinir asilinca bir de zeka isin icine girdigi an fizik ölür :nono: ve metafizik dogar:hand: .

Neva
28-10-2015, 00:20
Yoo sadece organik kimyasallar içeriyor diye değil, insan oluşumu için gereken tüm bilgileri içinde barındırdığı için. Haaa bir de götünde bir proton motoru olduğu için.
Vücuttaki atomların titreşimi ile ne alakası var bu spermin, motorun?. Titreşi-miyle ilerlemiyor ki götündeki motoru ile ilerliyor. Sıvı ve katı ortam olduğundan ilerlemesini 360 ° dönen motor ile ilerlemesini sağlıyor.



Bu proton ile çalışan motor ayrı ayrı parçalardan oluştuğundan kendisi mekanik yapıya sahiptir. İndirgenemezlik olayı da bu parçaların varlığından gelir.

İndirgenemez olduğunu yazdım daha kaç kere yazacağım. Arkadaş deniz motoru gibi uçuyor orada ,sen kalkmış bunun neresi mucize diyorsun.



Sevgili dine mine ne;

Iyi iste ya, sadece motor kelimesine indirgeyip takilip gitmen kendi aklinca, bu mesajlari yazdiriyor sana, cunku anlama cabasi icinde degilsin.Dotunde de motor var mesela, bak o guzel rektumun nasil calisiyor zannediyorsun sen? Nasil diskilama yapiyorsun ? Bu durumda benim dotum bilgi sahibidir diye mi aciklayacaksin, dot mucizesi(!) uzerinden?

Mekanigi bilmessin, titresimin ne oldugunu bilmessin, ortam enflasyonundan bi haber, enfarmasyon islersin, motor 360 derece donuyor diye terennum edersin, 360 derece donmesi mi seni cezbeden? 360 derece dondugununden bahsediyorsan zaten basladigin noktadasindir, azicik objektif baksan goreceksin, ortalama zeka ile.:)

Organize canlilara iliskin, hadi senin deyiminle gidelim, motor sadece proton ile mi calisir? Hani kendi basina hukmediyor ama aklina bir ayar cek bence. Elektronlari cope mi attin? Ortam elemanlarini cope mi attin, etki/tepki dongusunu cope mi attin? Peki nasil, ortama vs. iliskin algilama, soyutlama yapacaksin sen? Indirgenemezlik buradan gelir.

Sen kendince aklinsira eline bir kamcili hucre almissin(benim fosilim soylemi misali), gozlugu takip, bakip oyle yorum yapayim da mucize(!) cikarayim derdinde duruyor yazdiklarin.

Bilimsellikten bahsediyorsan sayet, bilim oyle akmaz, oyle de islemez.
Bak sana cok basit, cok guncel, cok hayatin icinden deney, mekanik ve canlilara iliskin, otur kendi kendine masturbasyon yap, masturbasyon veya cinsellik nedir basit anlamda? Mekanik hareketin, cevresel ortam unsurlarin(uyaran, etki/tepki vs.) etkilesimi sonucu, kimyasal salgiya dokulmus veya dokulememis veya anafikir olarak 360 derece karar degistirerek uzaklasilmis, halidir/sonudur. Dene bakalim ne kadar ucurabileceksin spermini mekanik sonucu ve basladigin yere donecek misin 360 derece olay sonrasinda. Haydi bize burada motoru, motorlari acikla o halde.

Olay esnasinda, kapinin calmasi, cocugunun eve gelmesi veya esinin, partnerinin vs. olmesi, veya senin olmen, veya kalp krizi gecirmen, telefon calmasi, deprem olmasi, eve yildirim dusmesi ve yangin cikmasi, su baskini, sehre atom bombasi atilmasi vs. olasiliklari da unutma. Haydi don bakalim 360 derece, -e gozlemini burada bize de aktar.

Bilim senin oznel yargilarinla curumez.
Sana gore, insan olusumu bilgileri icerdiginden(!) dolayi mi, insan yavrusu hayvandir? Niye diskisini yiyebiliyor bebek, kucuk cocuk oyleyse, niye pika sendromlari gozluyoruz? Niye insan bilgisi diye," yaratilmislarin en ustunu mukemmel insan" mottonu, bilincaltini ortaya koydugunu gozden kaciriyorsun?

Dogal evrim lafziyla, sosyal hayvansin iste epi topu. Misal bir sempanze'de, kedi de, kopek de, karinca da vs. de, hatta bitkiler dahi senin kadar sosyal pekala.. Eeeee, sorun nerde?

Bak bu bir dogal dogum ornegin;
9bF_T3wBE14
Bak bu da ikiz mesela;
s5dWdnNabqo


Bunlari gozle, ondan sonra lutfen mucize(!) diye anlat buralarda akilli tasarim hikayelerini.. Yok eger diyorsan ki, hayir Neva, ben klasik bilinen HY turevi akilli tasarimdan bahsetmiyorum, o zaman su soruya cevap ver mumkune.

Senin kisisel/sahsi tanrin canli mi, cansiz mi?

dine mine ne
28-10-2015, 13:56
Sevgili dine mine ne;
Dini curuttun yani, ama tanri'dan vazgecmem modu... Kabul tanriya inaniyorsun neticede burada bir sorun yok, bu sizin en dogal hakkiniz, de bunun evrim'le iliskisi nedir ki, akilli tasarim(!) diye bir konu basligi actiniz oyleyse!?


Akıllı tasarım Tanrı'ya işaret eder. İlk hayatın oluşumunda bilgiden enformasyondan bahseder. Evrim teorisi de bu bilimsel değildir der. Alaka buradan geliyor. Kimyasal evrimden madde oluşabilse bile bilgisiz, en formasyonsuz bir şey yapamaz demek, başlık bu yüzden .

Bu da guzelmis, size gore o halde yani bizler ateist olunca varsaydiginiz yaratici tanri, gozlemekten vazgeciyor(!) oyle mi? Bu ne bicim tanri oyleyse!??? Ahanda alkislamiyorum mesela. Kedi bile daha zeki ve akilli.

Yooo Öyle bir şey demedim ben .
SEN kendince zaten inanmıyorsun tanrının varlığına, seni gözlediğine nasıl inanacaksın?
Senin için varolmayan Tanrı'yı neden sorguluyorsun ki?.

1)Niye gucsuz mu ki bu tanri, guc gosterisi sergiliyor?
2)Madde canli mi, cansiz mi? Hangisi sizce?

1) Güç gösterisi benim için, sana yok gösteri, Ätschhhh
2) enformasyomsuz, bilgisiz, bilinçsiz madde cansızdır.


Bakin sorunlu laiklik kavraminiz(daha once farkli bir konuda bahsetmistim), hurriyet anlayisinizi da etkiliyor. Halbuki evrim bahsi bir tanri degildir, evrim iman edilecek bir bahis de degildir.https://lh6.googleusercontent.com/fMa4GyCLXXwvGQj99NsIRkA6e-3gEcm3MW5UtCaVn9-qhryrAyDpzQ7RNef2a4bBssdb8JlIpkTIzYruzu63abq9mJzuW 1hCQ4-bBJ-AznpwbjYFnBHsNyVKnKGnaV0Qa9Zy9FJd



Laiiklik ,Hürriyet konusu Hakkında düşündüklerimi sana yazmıştım.
Açıklamamı doğru bulmuyorsan bu beni bağlar seni değil.
Tabiki evrim tanrı değildir benim için olamaz da zaten. Evrim iman edilecek bahis değil diyorsun ama , bildirilen altı esasa alıp evrim teorisi tarafından bildirilen Tanrının yokluğuna iman ediyorsun. İman etmek, kabul ve tasdik etmek demek değil mi?.



Big bang tesaduf degil ki o nereden cikti?

Yamali bohca'ya da donmus bir teori de olsa, kor topal da olsa, en azindan bir izahi vardir, tartismaya acilabilecek. Kaldi ki benzer sekilde su an ortamda eszamanli bircok model sozkonusudur...

Ahhh Tesadüf değilse, o zaman neyin nesi ortalığı güüüüümletti ?
Büyük patlamanın ses haritasını bile adamlar ortaya koydu . Ama desene o kadar başka teori dururken kim inanır buna. Teori ne olursa olsun yeter ki tanrıya götürmesin. Bir kere olsun gönül rahatlığıyla bunu söylesenize yahu, bunda ne var ki? Teorilere dikiş atma neden'ki. Bence süper mi süper bir teori.



Yani diri'dir, canli'dir bu baglamda.
O halde, yarasanin sormak hakkidir, "haydi anasini satayim ben yar'im, evrim kusuru olabilirim, de bu bat-man tipli tanri'ya kim canlilik verdi de, hayy duruma gecebildi?, Lan ben cok zaman isikta avlanamiyorum neyse de, bu da mi boyle ki bir sure sonra gozlemekten vazgeciyor!?" seklinde.

Yarasaların halinden memnun olmadığını ilk defa senden duydum. Sen bunlarla yoksa irtibata mı geçebiliyorsun?. Neva korkutuyorsun beni .

Predator
28-10-2015, 14:55
fizik ile maddenin oluşumuna kadar(kimyasal evrim) doğrudur. Aminoasitler, proteinler yani malzemeler oluştuğu an madde olur . Bizim konumuz bundan sonraki süreç. Bilgisiz enformasyonsuz maddenin yani malzemelerden hayatın nasıl oluştuğudur. Bilgi ve enformasyon ruhani olduğundan burada fizik ile bir yere varamayız. Arkadaşlarla zaten tartıştığım konu tam burası, bu noktada ayrı düşüyoruz. Organik maddeyi fizik, kimya veya doğa kanunları yönlendirmez sadece organik maddeyi oluşturur, kodlanmış enformasyon değil.Fizik nasil diye sorar ama cevap veremez .Cünkü enformasyon , bilgi ve bilinc oldugu an hayat olur . Bu sinir asilinca bir de zeka isin icine girdigi an fizik ölür :nono: ve metafizik dogar


Doğmuyor, sadece sen basit bir benzetmeyi anlamada sorun yaşıyorsun. Gerçekten anlamanda bir sıkıntı mı var ?

Canlılık ve cansızlık, Dünyanın üzerinde gerçekte olmayan meridyen ve paralel çizgileri gibidir. Aynı şekilde doğada da canlılık ve cansızlık yok.

Yani kimyasal evrim hiç bitmedi. Canlı denen varlıklar üzerinde işleyen evrimde aslında kimyasal evrimdir.

dine mine ne
28-10-2015, 15:17
Sanatçıyı vareden ne?

Kendiliğinden bilgi olmazmış, oysa bal gibi olur, hasılı etki/tepki => veri => yorumlama => bilgi.

Peki böyle evrenler yaratan, maddeye can verdiği iddia edilen nasıl olmuş? Oysa anlamsız ve karmaşıklaştı.

Bunların Evrim teorisi ile alakası ne?


Herseyin nedense bir tersi var . Evren yok olsa hicbirsey kalir , bu hicbirseyin de tersi Hersey neden olmasin ?

Ölüme ilac bulunsa bile sonunda evren de yok olucak diyorlar. Sen yok olucagina inaniyorsun ben ise herseyin beni bekledigine inaniyorum .

yok mantikli oluyorda hersey neden olmasin ? yahu gercekten neden olmasin.Evrimden bilincin
olusa bildigine inaniyorsunuzda , yoktan herseyin olabilecegine neden inanmiyorsunuz .

Yokun icindeki enerji hersey olabilir :gossip:.Sonsuz yokluga sonsuz hersey ,sonsuz enerji (güc )
bilgi = sonsuzlugu simgeleyen tanri.Hep var olan.Dogmayan.

Insanligin yasi 100 miliyon diyende var ,100 bin diyenide .

Insanligin aydinlari iste tam buralardan tanri adina inancin gücünü kulanarak insanligi gütmüstür.
Tanri adina atip satmalara baslamislardir. Paran var ise ,alirsin karilari ,yok ise tanri seni zengin edene kadar bekleyeceksin gibisinden. Senin götünü yakacak felan filan.

Herneyse bunlari zaten billiyorsun.

Sence yokluk var ise bunun karsiti hersey olamaz mi spartacus.Kendiliğinden bilgi olmazmış oysa bal gibi olur diyorsun ya, iste ben de kendiliginden hersey bal gibi olur diyorum .

Dur yahu, neredeyse ayni denk düstük , bu olamaz:boxing:.

spartacus
28-10-2015, 15:29
Madde oluşmaz.
Çeşitlenir, nitelikler oluşur ve kaybolur. Nitelik kaybı maddi yok olmak değildir, bir özellik kaybı gibidir, adı üzerinde nitelik.

Tanrı diye fiziğin ötesine havale edilen her ne ise nasıl oluşmuş ve o zekaya, akıla nasıl sahip olmuş? İşte böyle bir şey oluşmak zorunda çünkü yetenekler, yetiler, bilgi, akıl, irade ancak maddi bir yapıyla mümkün oluşması gereken de nitelik ve özelliklerdir. Nitelik ve özellik ise temsil edildiği maddi temele muhtaçtır.

Superman uçar mı? Uçar. İyi de superman metafizik, hayal kahramanı, gerçek değil. O halde nasıl uçuyor? Ne kadar anlamsız sorular değil mi? Madem Superman gerçek değil hadi açıkla nasıl uçuyor :) Bize resmen bu tarz sorular yöneltiliyor. Uçmasıda kurgu, sadece yalıtıp, indirgemeyin yeter.

Madem bilinç kendiliğinden oluşamaz, o halde bu tanrı nasıl bilinçli hale geldi?

Oysa canlı ile cansız arasındaki fark birisinin organize olabilmesi, diğerinin olmayışıdır. Tmamene tki-tepki prensibine göre davranış farkıdır, birisi etkiye, olduğu gibi tepki verirken, canlı maddeler etkiye verdikleri maddi tepkiyi ölçüp, tartmak, kıyaslamak yetisine sahiptir. Bu en ilkelinden, en karmaşığa milyar yıllarda bir katrilyonlarca tecrübe, doğal deneyden geçerek gelişiyor.

İyide acı duyuyoruz, bu aldığınız etkiye, verdiğiniz tepkinin şiddetli olması. Şiddetli tepki, iletildiğinde, o şiddetli iletim ağı, metabolizmada olağan dışı hareketlenmeye ve direnç sınırlarını zorlamaya başlıyor... Tümüde nesnel süreçlerdir, tümü de etki-tepki ve veri temelindedir.

Etki ne kadar artarsa direnç sathıda o kadar artar haliyle direncin kırılma noktası sonrası yorumlayıcıya felaket sinyalleri gider. Neyse kısaca metafizik bir şey yok, ne bilgide, ne de metabolizmada.

Son soru
Madde nasıl meydana geldi!
Gelmedi. Yokken var, var iken yok olan bir şey değil, sadece hareketli, değişken, bu konuları detaylı işlediğimiz başlıklar var, madde değiştikçe, ortam, şu bu e hareket bizlerin başlangıç, bitiş gibi kavramlara sahip olmamızı sağlıyor yani başlayan-biten, oluşan-kaybolan madde değil, değişimleri-nitelikleri-özellik vs...

İyide bilinç nasıl meydana geldi? Madde bilinçli olamaz! Neden olmasın? Bilinç etki-tepki ağında ilişkinin yorumlanması ve yorum verisinin kayıt edilebilirliği(böylelikle defalarca kez daha yorumlama şansı -> zihin-düşünmek vs) hepsi bu.

hayır olamaz illa bir yaratcısı olmalı, illa bir bilinç aşılayan olmalı denmekte, peki kabul, sizin bu bilinç aşılayan nasıl bilinç sahibi oldu? Maddesiz mi? Böyle asılsız, fasılsız, maddesiz, temelsiz hayali kahramanlarınız gerçeklik kazanabiliyorsa(Superman gibi uçuruyorsanız), pardon da gözünüzün önündeki milyarlarca madde dünyası neden sahip olamasın? Hem hangi sorunu çözdünüz şimdi, madde bilinç sahibi olamaz dediniz, sonrada bilinçlı kıldığını iddia ettiğiniz bir bilinçten, tanrıdan bahsettiniz, iş mi bu şimdi?Tanrı bilinçli olabilir mi? Neden, nesini gözlemleyip, incelediniz, kısaca bilgi sıfır.

spartacus
28-10-2015, 15:46
Herseyin nedense bir tersi var . Evren yok olsa hicbirsey kalir , bu hicbirseyin de tersi Hersey neden olmasin ?
Evren yok olabilir, madde yok olmaz, yani hiç bir şey demen abes olur :)

Ölüme ilac bulunsa bile sonunda evren de yok olucak diyorlar. Sen yok olucagina inaniyorsun ben ise herseyin beni bekledigine inaniyorum .Bir şeye inanmıyorum, YOKOLMAK nitelikseldir. Elmanın çürümesi gibi sen elma yok oldu dersin, ama elinde oluşan bir çürük vardır değil mi? Eee yok olan ne şimdi?(iyi düşünün). Anlayabiliyorsan ne ala. Yani bir şeye inanman gerekmiyor, yıldızlar da paramparça olur, yok olan niteliğidir, muhteviyatı ise etrafına saçar, o muhteviyat hareketli, değişkendir ve yeni oluşumalra hatta yeni yıldızlara yol açar, neden İNANAYIM ki, sen suyun, ateşi söndürdüğüne inanıyor musun, yoksa biliyor musun :)

yok mantikli oluyorda hersey neden olmasin ? yahu gercekten neden olmasin.Evrimden bilincin olusa bildigine inaniyorsunuzda , yoktan herseyin olabilecegine neden inanmiyorsunuz .
Biz bir şeye inanmıyoruz, su ateşi söndürür görüyoruz :) İkincisi sen yoktan varolmaktan değil YARATAN bir zavazingodan bahsediyorsun! İnançlı olan sensin, bize bilgi lazım, inanç size ait ve objektif çerçevede bir anlam ifade etmiyor. Senin tanrıyı yaratan nedir? Buna cevap ver.

Yokun icindeki enerji hersey olabilir :gossip:.Sonsuz yokluga sonsuz hersey ,sonsuz enerji (güc )
bilgi = sonsuzlugu simgeleyen tanri.Hep var olan.Dogmayan.
Yok nedir açıklayayım, yok, bir cismin herhangi bir ortamda bıulunup, bulunmamasıdır, bulunuyorsa var bulunmuyorsa yoktur. Dinler sizi fena çarpıtmış.

Insanligin yasi 100 miliyon diyende var ,100 bin diyenide .
Daldan dala atlamayalım, canlıdan bahsediyordun, canlılığın yaşı kaç diyenler var peki?
Sence yokluk var ise bunun karsiti hersey olamaz mi spartacus.Kendiliğinden bilgi olmazmış oysa bal gibi olur diyorsun ya, iste ben de kendiliginden hersey bal gibi olur diyorum
Her şey bizim için = VARLIKTIR zaten. Akside YOKLUK. İlla neden yoktan, varlık türetiyorsun, yokluğun kendiliğindenliği gibi, varlıkta öyldir, zaten varlık olmasa, yoklukta olmazdı, yni sözünü edemezdin. Bunalr birlikteler, birlikte böyle düşünmeyi deneyin bir kere.

Yokluk => Şu an senin klavyen tuvalette bulunmuyor, demek ki tuvalette klavye yok. Yokluk budur, bir çerçevesi, bir ölçeği olur, fizik açısında bütünüyle hiçbir şey deme şansın yok, bütünüyle yokluk deme şansında olmaz, sadece belirli ortamda belirli şeylerin bulunup, bulunmaması olur. Gökyüzüne bakıp, işte hakim olan yokluktur diyebiliyor musun? Eeee yokluk ile varlık bir madalyondurlar, daha alt zeminde ise ikiside anlamsız, ortada olan ne ise odur, varının, yokununda bir önemi yok, çünkü bu zemin herhangi bir şeyin şahsı ya da herhangi bir ortam çerçevesiyle yaklaşamadığımız zemindir.

Varlık-yokluk düzlemi açsından başlangıç diye bir şey yok, sizin kavramlarınız ancak maddenin hareket ve değişimi sürecinde hasıl olur, anlam kazanır, daha alt temel düzeye dayatılamaz. Yani madde yokken demek dahi aslında safçadır, safsata mantığıdır, kurgudur, hayaldir, yanlıştır.

Madde yokken denemez(nitelikleri değişir), tek başına yokluktan da söz edilemez, bunlar iniş-çıkış gibi birlikte, birisi olmadan diğeri de olmaz, madde yokken dediğiniz an, varlığa muhtaçsınız, çünkü yokluğu anlamlı kılan varlıktır, varlığıda yokluk! Çıkış varsa, bu aynı zamanda da iniştir, varlık-yokluk böyle bir birliktelik, böyle bir bütünlüktür, ayrıştırılamaz. Ha ben ilkel dinlerin kafa avcılığına şartlıyım, illa mantıksız olanı yapıp inişi, çıkıştan ayıracağım diyorsanız size kolay glsin, ama bunu yaparken gelip bizim bilinç ve düşüncemize çatacaksanız, üzgünüm, suya giren ıslanır, muhatap olmak zorunda kalırız.

Maddesiz bilinç nasıl oluyor, tanrı nasıl oluşmuş, üstelik o derecede yüksek metafizik masal kahramanı özellikleriyle lütfen bize bunu izah edin. Kendi iddialarınızı dile getirip ifade etmektense, gidip başkasının kaşı üstündeki gözüyle uğraşıyorsunuz bu sizin iddialarınıza ne dayanak olabilir ne de basamak.

Tanrı benim, buyur aksini ispatla, yok sen değilsin filan deme, senin aklın ermez, hem ben zaten böyle bilmeni istedim, tanrı benim, her şeyi ben yarattım, ne diyorsam o, o kadarrr!

Neva
29-10-2015, 04:56
Akıllı tasarım Tanrı'ya işaret eder. İlk hayatın oluşumunda bilgiden enformasyondan bahseder. Evrim teorisi de bu bilimsel değildir der. Alaka buradan geliyor. Kimyasal evrimden madde oluşabilse bile bilgisiz, en formasyonsuz bir şey yapamaz demek, başlık bu yüzden .



Yooo Öyle bir şey demedim ben .
SEN kendince zaten inanmıyorsun tanrının varlığına, seni gözlediğine nasıl inanacaksın?
Senin için varolmayan Tanrı'yı neden sorguluyorsun ki?.

1) Güç gösterisi benim için, sana yok gösteri, Ätschhhh
2) enformasyomsuz, bilgisiz, bilinçsiz madde cansızdır.





Laiiklik ,Hürriyet konusu Hakkında düşündüklerimi sana yazmıştım.
Açıklamamı doğru bulmuyorsan bu beni bağlar seni değil.
Tabiki evrim tanrı değildir benim için olamaz da zaten. Evrim iman edilecek bahis değil diyorsun ama , bildirilen altı esasa alıp evrim teorisi tarafından bildirilen Tanrının yokluğuna iman ediyorsun. İman etmek, kabul ve tasdik etmek demek değil mi?.




Ahhh Tesadüf değilse, o zaman neyin nesi ortalığı güüüüümletti ?
Büyük patlamanın ses haritasını bile adamlar ortaya koydu . Ama desene o kadar başka teori dururken kim inanır buna. Teori ne olursa olsun yeter ki tanrıya götürmesin. Bir kere olsun gönül rahatlığıyla bunu söylesenize yahu, bunda ne var ki? Teorilere dikiş atma neden'ki. Bence süper mi süper bir teori.





Yarasaların halinden memnun olmadığını ilk defa senden duydum. Sen bunlarla yoksa irtibata mı geçebiliyorsun?. Neva korkutuyorsun beni .

Evet cunku bilimsel degil. Bahsettigimiz deneylerden hangisi yaptiniz? Veya yaptiniz mi misal?

Kimyasal evrimde, sizin b tarzda maddahsettiginiz tarzda madde olussa bile, cansiz sinifinda da olsa, olusumu sirasinda dogal evrime maruz kalir, curutmez yani savunmaniz, enformasyon vereceksiniz once, bu madde nasil olustu, ortamda neler vardi, ne gibi faktorler vardi vs. Misal petrol, para vs. canli mi? Cansiz mi? Akilli tasarim, HY calismalari vs. koyuyorsunuz iste madem, kullanin argumanlarinizi niye cekiniyorsunuz?

Bilime gore madde olusmaz ki, o nerden cikti, Einstein'a kafa atarim diyorsunuz yani, e buyrun deneyin olusturun o halde, biz de sahit olalim, tarihe gecelim boylece..

Bu baslik altinda tanridan bahsettiginiz surece sorgulanirsiniz haliyle.
Benim inancsizligim degil ki sorun olan, sizin gozledigini iddia ettiginiz akilli tasarim tanriniz, hani su metafizik filan iddianiz soz konusu, yoksa tabi ki inancsizligim beni baglar, inancli olusunuzun da sizi bagladigi gibi, ortaya koydugunuza iliskin de sizin tanrinizin beni gozleyebiliyor olmasi gerekir, metafizik ya o bakimdan . Kedi bile gozluyor iste en basit, soyutluyor canli olusu geregi .

http://i.dailymail.co.uk/i/pix/2013/11/02/article-2484791-19268F7200000578-500_964x459.jpg

Alti esasi da elestiririm ben, yeter ki tutarli elestiri olsun, altini biz doldurmak zorunda kalmayalim. Tanrinin yokluguna iman edilmez ki, edilebilir diyorsaniz once yok'un ne oldugunu aciklayacaksiniz, ki tanriyi var etmis olun. Yoo kabul ve tasdik nerden cikti? O sozunu ettiginiz imaninizin sartlari, bu konuyla ilgisi nedir ki? Akilli tasarim, Allah, HY mi yine!?

E hani bize metafizik filan bahsedecektiniz? Merakla bekliyorum ben acikcasi.

Korkacaksiniz tabi ki, yarasalari ornek verdim sadece, hani su gozleyen tanriniz vs. ye iliskin, hem de goz orneklerinize iliskin, gorme engelliler bahsiyle birlikte vaktiniz olunca cevap verirsiniz.

Yok niye gumletelim !? Ortada eszamanli bulunan bircok model var, ille de ona mecbur degiliz ki!? Kim koymus o mecburiyeti? Hem ses de frekans ustelik, kestirmeden sizin anlayacaginiz tarzda motor, ee tanri nerde? Bagiriyor mu bu model kisisel tanriniz? Yoksa sesleme yapamiyor da baskasi mi bagiriyor onun yerine? Malum ses telleri sorunsali...

Konuya girin ki anlayalim ne oldugunu, neyden bahsettiginizi.

dolekbas
29-10-2015, 09:29
Yine neyi tartışıyorsunuz arkadaşlar. :) Günaydın bu arada herkese.

Ben özetleyim size. Evrim şuanda bazı gözlemlerle kabul görmeye en layık teoridir. Ancak hayatımız boyunca ilk insanın nasıl yaratıldığını hatta ilk canlılığın nasıl ortaya çıktığını gözlemleyemeyeceğiz. Bu sebeple yaratılışa inanan inanır, evrime inanan inanır. Arada sert tartışmalara gerek yoktur. Tanrı inancın varsa, evrimin de kusurlu genler ve oluşumlar meydana getirdiğini görsen de evrim hadisesinin kendinin kusursuz olduğunu farkedersin. Evrim ile tanrı yan yana olabilir. Evrim tesadufi gelişimlerle de olabilir, bilinçli şekilde de yapılmış olabilir. Bunların her ikisi içinde KESİN delil yoktur. Tasarımda kusurların olması, bunun olması gerektiğindendir. İnancım üzerine bir de cennete bakalım acaba bir kusur var mı?

Öte yandan evrimde de çözülmesi gereken hatalar vardır. Kullanılan uzuv gelişir. Peki kanat nasıl gelişti. Sizin boş testi misali hop diye kanat çıkmalı bir türde. Hemde baya büyük bişey olmalı gövdeye göre. Sonra o canlı onunla uçmaya başlamalı yada denemeli. Daha sonra tabi tesadüfen genlerle gelen bir mutasyon bu kanadı iyileştirmeli ki sonraki nesil uçabilsin. İyi de başta kanat nasıl oluştu? Ufak ufak oluştu demişti bir arkadaşım şaka ile karışık. Bu halde de yok olmalıydı çünkü kullanılmayan bir uzuv küçülür yok olur.

Şahsi görüşüm evrenin tamamının kendi halinde ilerlediği yönündedir. Ancak bu ilerlemelerin bağlı olduğu herşey, her yasa tanrı tarafından belirlenmiştir. Vakti gelince insan da oluşur yeryüzünde, bitki de oluşur. Meleklerin, eğer melekler enerji, yasa felan gibi şeyler değilse sanırım onların da bir evrimi olmuş olabilir. Çünkü yeryüzünde hiçbir oluşum (bilinen, tahmin edilen ve gözlenen) birden bire gerçekleşmemektedir canlılık dünyasında. Kur'an dada aniden yaratılmadan bahsedilmez. Hep zaman vardır. Evre vardır. Bu konu da "dine mine ne" arkadaşımın aklına takılan "peki evrimde olsa, bu dur diyen bilinç ne" noktasında doğru yerde durduğunu ve o bilincin tanrı olduğunu söyleyebilirim KENDİMCE.

Predator
29-10-2015, 09:58
Ben özetleyim size. Evrim şuanda bazı gözlemlerle kabul görmeye en layık teoridir. Ancak hayatımız boyunca ilk insanın nasıl yaratıldığını hatta ilk canlılığın nasıl ortaya çıktığını gözlemleyemeyeceğiz. Bu sebeple yaratılışa inanan inanır, evrime inanan inanır. Arada sert tartışmalara gerek yoktur. Tanrı inancın varsa, evrimin de kusurlu genler ve oluşumlar meydana getirdiğini görsen de evrim hadisesinin kendinin kusursuz olduğunu farkedersin. Evrim ile tanrı yan yana olabilir. Evrim tesadufi gelişimlerle de olabilir, bilinçli şekilde de yapılmış olabilir. Bunların her ikisi içinde KESİN delil yoktur. Tasarımda kusurların olması, bunun olması gerektiğindendir. İnancım üzerine bir de cennete bakalım acaba bir kusur var mı?

Evrimi kabul eden eder olacak.

Bilinçli şekilde olamaz. Çünkü evrim bir nesil geriden gelir. İmkansız.



Öte yandan evrimde de çözülmesi gereken hatalar vardır. Kullanılan uzuv gelişir. Peki kanat nasıl gelişti. Sizin boş testi misali hop diye kanat çıkmalı bir türde. Hemde baya büyük bişey olmalı gövdeye göre. Sonra o canlı onunla uçmaya başlamalı yada denemeli. Daha sonra tabi tesadüfen genlerle gelen bir mutasyon bu kanadı iyileştirmeli ki sonraki nesil uçabilsin. İyi de başta kanat nasıl oluştu? Ufak ufak oluştu demişti bir arkadaşım şaka ile karışık. Bu halde de yok olmalıydı çünkü kullanılmayan bir uzuv küçülür yok olur.


Bu kanat meselesini açıklamıştım.

Bunu savunmanız ile şunu diyorsunuz:

Evrim var ama doğada hiç bir etkisi yok. Tanrı canlıları yaratıyor. Çünkü yine Tanrının yarattığı evrimin canlıları meydana getirmesi imkansız.

Teorinin büyük bir kısmına yanlış dedikten sonra evrimin yanındayım demenin mantığı nedir ?

Tanrının doğada etkisi olmayan bir doğa yasası yaratmasının sebebi nedir acaba ?

Tanrı evrim olmadan nasıl yaratıyor acaba ?

Pat diye sanırım. Bir anda ol diyor ve canlılar oluyor.


Şahsi görüşüm evrenin tamamının kendi halinde ilerlediği yönündedir. Ancak bu ilerlemelerin bağlı olduğu herşey, her yasa tanrı tarafından belirlenmiştir. Vakti gelince insan da oluşur yeryüzünde, bitki de oluşur. Meleklerin, eğer melekler enerji, yasa felan gibi şeyler değilse sanırım onların da bir evrimi olmuş olabilir. Çünkü yeryüzünde hiçbir oluşum (bilinen, tahmin edilen ve gözlenen) birden bire gerçekleşmemektedir canlılık dünyasında. Kur'an dada aniden yaratılmadan bahsedilmez. Hep zaman vardır. Evre vardır. Bu konu da "dine mine ne" arkadaşımın aklına takılan "peki evrimde olsa, bu dur diyen bilinç ne" noktasında doğru yerde durduğunu ve o bilincin tanrı olduğunu söyleyebilirim KENDİMCE.

Birden bire olmuyor demek.

O zaman bir süreçten geçirerek olmasını sağlayan yasaları açıklarsanız tüm bilimi aydınlatmış olursunuz ?

Evrim deme sakın. Çünkü yukarıda ki yazında canlıların evrim süreci ile oluşamayacağını yazdın.

Artık bu yasalar neyse bilim insanları bir türlü açıklayamıyor. Siz biliyorsunuz sanırım. Bilmiyorsanız neye dayanarak bir anda olmadı diyorsunuz ?

Düşünceleriniz birbiri ile çeliştiğinin farkına varırsınız umarım.

dolekbas
29-10-2015, 13:28
Sevgili predator;

Sizler evrim ile açıklanmayacak noktalara başka şeyler ekleyerek resmi tamamlasanız da aslında evrimin çözümden çok çözümsüzlük sunduğu durumlar var. Bunu inkar etmek bilime terstir. Uzun uzadıya yazarım ancak hem rağbet göstermeyecek olmanızdan dolayı hemde bu tür bilgilerin sır olmayıp pek çok kaynaktan araştırılabilecek olmasından dolayı yazmıyorum. Ancak bu husus evrimi kabul aşamasından çok inanç aşamasına taşır. Zahmet edip birkaç şey ile örneklendireceğim. Bu sayede neden inanç dediğimi ve neden hala en uygun teori olmasına rağmen açıkları olduğunu kısaca anlatmaya çalışacağım;

İlk sıkıntı şuradan çıkıyor. Kanat gibi ara uzuvlardan kaynaklı bir paradoks.Evet bunu anlattınız doğru ancak kanadın ilk ortaya çıkışı hakkında bişey demediniz. Bir senaryo yazalım beraber ve buy senaryoda evrim biraz hızlı ilerlesin; Bir anne var ve kanatları henüz yok. Yavru ise kanatlı doğuyor. Burada bu kanatlar yavrunun uçmasını sağlıyorsa sorun yok. Uçarak hamle alanını genişleten bu yeni canlı türünün hayatta kalma şansı artıyor ve kanatlı bir tür meydana gelmiş oluyor. Ama böyle bir evrim yok maalesef.Kanatla doğup bu kanatla uçmak evrim hızını aşar. Başka bir senaryoya geçelim; bu sefer yavruda kanada benzer bir yapı yada mevcut kollarında perdemsi bir doku gelişmiş olsun. Bu doku uçmaya yaramıyor henüz. Bu durumda karada da koşma anında belki hız kesecek belki çalılara takılacak belki de kılcallar yüzünden hayvanın vücut sıcaklığını kontrol etmesine yarayacak bilemiyorum. Ama kullanılmayan uzuv yok olursa henüz uçmaya yaramayan kanat yok olmalıdır. Yada uçma dışında başka bir özelliği yüzünden avantaj olan bir kanat yapısı yıllarca korunarak aktarılır ama uçma kabiliyetinin kazanılması ile bu avantaj ya yok olur ki buda başka bir paradoksa götürür bizi yada beraber korunarak ilerler. Ancak mevcut kanat türlerinde bu yan özelliklerin hiçbirine rastlanmadığını da okumadım değil. Bu koca deryada bir damladır. Ama açıklama bekleyen bir durumdur. Evrim pek çok şeyi açıklamıştır ve heyecan vericidir. Ama henüz açıklamaya gücünün yetmediği şeylerde vardır. Peki buralar tanrı inancı ile yamamak mı gerekir. Bu isteğe bağlıdır. Evrim teorisini biz sıradan insanlar geliştiremeyeceği için, bu karar da bu bilim alanında çalışan insanların kararı olursa bişey ifade eder. Ben ister tanrı evirir derim sense istersen tesadüfi dersin sonuçta gerçeğe zerre faydamız dokunmaz. Ama bir kez daha söylüyorum evrim inanç gerektirir. İnanmayan bir insan başka türlü oluşum senaryoları geliştirebilir ki doğa buna müsaittir. Göktaşı ile gelen ilk hücre fikri bile sanki evrimle değilde dışarda yaratılmış yada oluşmuş bir hücrenin dünyaya gönderilmesini çağrıştırıyor. Neyse.

İkinci sıkıntı ise şu; güçlü türler devam eder zayıflar elenir ise dinozorlar nasıl yok olmalıydı. Biliyorsunuz yıllar içinde pek çok senaryo üretilmesine rağmen son yıllarda gök taşı çarpmasında karar kılındı sanki. Yani denklemde eşitliği sağlamak için dışardan eleman soktuk işin içine. Neden? Çünkü evrime ters bişeyler vardı ve hiçbirşey evrime ters olmamalıydı. Evet özellikle avrupa ve batı bilimi evrimi çok seviyor. Pekela bu bilimdir ancak burada evrimin kıçını kurtaran bir tesadüfi göktaşına inanmalı mıyım? Diyebilirsiniz ki hayır efendim ispatları var. Ben çok net bir ispata denk gelmedim bu sadece senaryolardan bir tanesi ama eğer bu gerçek bile olsa bunun tesadüfen olduğuna inanmam lazım önce. Yani, evrimin hem kendisinde bulunan bazı soru işaretleri hem bugüne dek buralara gelmesinde rol alan ve evrimden bağımsız dış şartlar ve bilimum gök taşları ve hem de ilk hücre, ilk kanat, ilk göz gibi sorunlar hala açıklama beklemekte. Birşeyin bilimsel ifadesinin olması o şeyi herzaman gerçek kılmaz. Zira bilim yeni birşey diyene dek en geçerlisi budur. Bununla çelişmek bilimle çelişmektir. Fakat evrime inanırken bir yandan da o göktaşını tanrının itelemiş olabileceğini düşünmenin de bir zararı yok kendimce. Zira tanrı her şeyi bilir ve O'nun istediği olur. Bu sebeple benimde çalışmama ve anlamama gerek yok demedikten sonra. Ne yani bilim açıkça evrimin çürütülemez tüm ispatlarını önümüze koydu da biz mi bunu kabul etmemekte direniyoruz. Daha çok yolu var evrimin.

Son birşey var. Tanrı yaratır. Nasıl? Bunu bilemem ama başında tanrı varsa bu evrimde olur başka türlüde. Ama bizlerin yaratılışı pat diye göremeyişimizin sebebi, tanrının kendini göstermemesindendir. Buna değinmiştim. Apaçık bir yaratılma örneği yada delili görseydik veya bulsaydık bu prensibe aykırı olurdu. Gökte "ben sizin tanrınızım" yazması ile aynı şey. Bu sebeple oluşumda da inanç bazında; kendinden oluşma ve yaratma diye iki seçenek sunulması kaçınılmazdı zaten.

spartacus
29-10-2015, 18:00
Yine neyi tartışıyorsunuz arkadaşlar. :) Günaydın bu arada herkese.

Ben özetleyim size. Evrim şuanda bazı gözlemlerle kabul görmeye en layık teoridir. Ancak hayatımız boyunca ilk insanın nasıl yaratıldığını hatta ilk canlılığın nasıl ortaya çıktığını gözlemleyemeyeceğiz.Evrim ile alakas yok, yaratılmak ÖN ŞARTINIZLA zaten Evrim Teorisi üzerine yazamazsınız. Evrim bir olgudur, dünyanın dönmesi gibi, yerçekimi gibi, yaratılış masalalrıyla karşıya alınıp kavga etmenizi gerektirecek bir durum değil, ancak kendi, kendinizi alıkoyarsınız, hatta komik duruma bile düşersiniz, Ortadoğu'da bazı şeyh ve imamların Dünya Dönmüyor, Dünya Düzdür çünkü kitabımızda vs demesi gibi. Sonra da çıkıp siz dünyanın döndüğüne inanbilirsiniz gibi ifadeler kullanıyorsunuz, bir kez olsun kendi dar açınızdan çıkmayı denediniz mi, ya da muhatapalrınızı kendi inanç şartlılığınız dışından anlamaya çalıştınız mı? Evrime inanmıyoruz, misal hiç bir şeye inanmıyorum. İnanmak, insanın bilmediği ama emin olmak istediği durumda hasıl olur, bir çeşit kendi, kendini kandırma, inandırma ya da olumlama olarakta rol oynar ve asla kalıtsal, şart, saplantıya dönemez, dönerse inanç olmaktan çıkıp ideolojik ya da politik şartlanma halini alır ki, bu da inanç değildir. Bilgi edinilirse inanç azalır, inanç yükselirse bilgi eksilir, insan mantığının doğası bu yönde. Örneğin eski inançalrda öldükten sonra yeraltı dünyasına gideceğine inançla ölen bir çok insan var, gerçekte ne olduğunu gözlemleyip, bilse idi, inanmayacaktı değil mi? Bize inançtan bahsetmeyin.
Bu sebeple yaratılışa inanan inanır, evrime inanan inanır.
Superman'e siz inanabilirsiniz, çünkü gerçeklik paydası yoktur, ama olsun istersiniz, kurgularsınız, evrim ise olgudur, inanılmaz, yaşanır ve gözlenir. Konuyu okumadan dalmışsınız ama siz ateşin suyu söndürdüğüne inandığınızı haykırıyorsunuz, biz ise bildiğimizi(inanca gerek yok yani!)
Öte yandan evrimde de çözülmesi gereken hatalar vardır. Kullanılan uzuv gelişir. Peki kanat nasıl gelişti.
İndirgeme yok, organizma bir bütün halinde ve en önemli unsur besin zinciridir. Zürefalara dair elde edilen bulgular, evvelce yer bitkilerinden beslendiği üzerine. Ben kafamı uzatayım uzuvum uzasında dalalrdan besleneyim demiyor, bir bütün halinde yönelim söz konusu, bu halde muhtaç olduğu uzuvlarda değişiyor.

Kanat konusunda zorlayan faktör ise hareket etme kaabiliyetidir, zorlanmadır.

Sizin boş testi misali hop diye kanat çıkmalı bir türde. Hemde baya büyük bişey olmalı gövdeye göre.
İşte sizin yaratım masalınız böyle, biz ise aksine hop kanat çıkıyor demiyoruz, binlerce, milyon yıldan ve ortam, koşul değişkenlerinden, katrilyonlarca(başarılı, başarısız!) kombinasyon ve bileşimden bahsediyoruz.

Sonra o canlı onunla uçmaya başlamalı yada denemeli. Daha sonra tabi tesadüfen genlerle gelen bir mutasyon bu kanadı iyileştirmeli ki sonraki nesil uçabilsin. İyi de başta kanat nasıl oluştu? Ufak ufak oluştu demişti bir arkadaşım şaka ile karışık. Bu halde de yok olmalıydı çünkü kullanılmayan bir uzuv küçülür yok olur.
İndirgediğiniz için böyle, oysa bir zorlanma durumu var, bu bir anda değil. Avcı bir hayvan hızlı koşmadıkça neyi tecrübe eder? Avı kaçırdığını, organizma bir bütün halinde daha hızlı harekete zorlanır, yok öyle kullanılmayan uzuv hikayesi, zorlanma yoksa uzuv gereksizleşir, iradi bakmıyoruz. Peki ya sizin tanrınızın uzuvları ne olacak?

Hadi tanrınızın uzuvlarından bahsedin biraz...

dolekbas
29-10-2015, 18:27
Evrim ile alakas yok, yaratılmak ÖN ŞARTINIZLA zaten Evrim Teorisi üzerine yazamazsınız. Evrim bir olgudur, dünyanın dönmesi gibi, yerçekimi gibi, yaratılış masalalrıyla karşıya alınıp kavga etmenizi gerektirecek bir durum değil, ancak kendi, kendinizi alıkoyarsınız, hatta komik duruma bile düşersiniz, Ortadoğu'da bazı şeyh ve imamların Dünya Dönmüyor, Dünya Düzdür çünkü kitabımızda vs demesi gibi. Sonra da çıkıp siz dünyanın döndüğüne inanbilirsiniz gibi ifadeler kullanıyorsunuz, bir kez olsun kendi dar açınızdan çıkmayı denediniz mi, ya da muhatapalrınızı kendi inanç şartlılığınız dışından anlamaya çalıştınız mı? Evrime inanmıyoruz, misal hiç bir şeye inanmıyorum. İnanmak, insanın bilmediği ama emin olmak istediği durumda hasıl olur, bir çeşit kendi, kendini kandırma, inandırma ya da olumlama olarakta rol oynar ve asla kalıtsal, şart, saplantıya dönemez, dönerse inanç olmaktan çıkıp ideolojik ya da politik şartlanma halini alır ki, bu da inanç değildir. Bilgi edinilirse inanç azalır, inanç yükselirse bilgi eksilir, insan mantığının doğası bu yönde. Örneğin eski inançalrda öldükten sonra yeraltı dünyasına gideceğine inançla ölen bir çok insan var, gerçekte ne olduğunu gözlemleyip, bilse idi, inanmayacaktı değil mi? Bize inançtan bahsetmeyin.

Superman'e siz inanabilirsiniz, çünkü gerçeklik paydası yoktur, ama olsun istersiniz, kurgularsınız, evrim ise olgudur, inanılmaz, yaşanır ve gözlenir. Konuyu okumadan dalmışsınız ama siz ateşin suyu söndürdüğüne inandığınızı haykırıyorsunuz, biz ise bildiğimizi(inanca gerek yok yani!)

İndirgeme yok, organizma bir bütün halinde ve en önemli unsur besin zinciridir. Zürefalara dair elde edilen bulgular, evvelce yer bitkilerinden beslendiği üzerine. Ben kafamı uzatayım uzuvum uzasında dalalrdan besleneyim demiyor, bir bütün halinde yönelim söz konusu, bu halde muhtaç olduğu uzuvlarda değişiyor.

Kanat konusunda zorlayan faktör ise hareket etme kaabiliyetidir, zorlanmadır.

İşte sizin yaratım masalınız böyle, biz ise aksine hop kanat çıkıyor demiyoruz, binlerce, milyon yıldan ve ortam, koşul değişkenlerinden, katrilyonlarca(başarılı, başarısız!) kombinasyon ve bileşimden bahsediyoruz.

İndirgediğiniz için böyle, oysa bir zorlanma durumu var, bu bir anda değil. Avcı bir hayvan hızlı koşmadıkça neyi tecrübe eder? Avı kaçırdığını, organizma bir bütün halinde daha hızlı harekete zorlanır, yok öyle kullanılmayan uzuv hikayesi, zorlanma yoksa uzuv gereksizleşir, iradi bakmıyoruz. Peki ya sizin tanrınızın uzuvları ne olacak?

Hadi tanrınızın uzuvlarından bahsedin biraz...

Ee hani ilk kanat? İlk canlı oluşumu. Bir tane mi canlı çıktı karaya? İlk üremele? Cevaplar yok. Detaylar burada yatmakta. Yoksa oluşmuş türlerin atalarını sayarken ve gruplandırmasını yaparken evrimi bende kullanırım ama her zaman dediğim gibi bilimin nasıl yerine neden soruları ile uğraşmadığı alanlarda bir tanrı her şeyin cevabıdır. Kusura bakmayın ama evrimle ilgili sorular geldikçe evrim kurallarında da revizeye gidiliyor yıldan yıla. Buda kıvırmanın başka türlüsü. Siz eğer tüm hayatı bir gök taşına, tüm evreni bir patlamaya tesadüfen dayandırabiliyorsanız ben burada bilim göremiyorum. 100 kere parayı havaya atıp 100'ündede dik gelmiş olmasını öngörüyor ve sorunca da ihtimal dahilinde diyorsunuz.

Su ateşi söndürür. Bunu gözlemle görebilirsin. Canlılığın değişimini de gözlemle görebilirsin. Ama canlılığın oluşmasının çok çok zor olduğunu da gözlemle görebilirsin. Gözlediğimiz uzayda canlılık yok. En azından bizim algılayabildiğimiz düzeyde yok. Ne oldu şimdi evrim işi. Koca koca yasalar, doğal imkanlar evrenin her yerinde sabit çalışırken canlılık neden kıç kadar dünyada ortaya çıktı. Başka yerde elementler, atomlar ve yasalar yok mu? En azından eciş bücüş canlılar göreydik gözlediğimiz ücra köşelerde de başka şartlarda başka canlıların da evrilmiş olabileceğini bilebilseydik. Ama uzaylı var desem beni taşlarsınız forumda. Şimdi evrimi savunuyorsunuz. Arkadaşım bir bilinç dahilde ise evrim tamam ama tesadüfen olacak bir iş mi bunlar? Bilim buna ihtimal verir ve değerlendirmeye layık bulur ama vicdanen evrim ancak bir inanç işidir. Suyun ateşi söndürmesi ile bir ilgisi yoktur. Bilakis suyun dünyada ateşi söndürdüğünü görüp uzayın başka yerinde söndürmediğine inanmaktır. Evrimin lokal bir mevkiide yani dünyada olması ve henüz başka yerlerde hayat izi olmaması buna iyi bir örnektir.

Neva
29-10-2015, 18:42
Ee hani ilk kanat? İlk canlı oluşumu. Bir tane mi canlı çıktı karaya? İlk üremele? Cevaplar yok.

Sevgili dolekbas,

Kollariniz nasil olustu sizin? Cevabi nedir bu bahsedilen akilli tasarima gore? Niye parmaklariniz yapisik degil,bunu nasil aciklarsiniz?

Predator
29-10-2015, 19:20
Sevgili predator;

Sizler evrim ile açıklanmayacak noktalara başka şeyler ekleyerek resmi tamamlasanız da aslında evrimin çözümden çok çözümsüzlük sunduğu durumlar var. Bunu inkar etmek bilime terstir. Uzun uzadıya yazarım ancak hem rağbet göstermeyecek olmanızdan dolayı hemde bu tür bilgilerin sır olmayıp pek çok kaynaktan araştırılabilecek olmasından dolayı yazmıyorum. Ancak bu husus evrimi kabul aşamasından çok inanç aşamasına taşır. Zahmet edip birkaç şey ile örneklendireceğim. Bu sayede neden inanç dediğimi ve neden hala en uygun teori olmasına rağmen açıkları olduğunu kısaca anlatmaya çalışacağım;

Ben hiç bir şey eklemiyorum.

Ben evrime inanıyorsam sende yer çekimine inanıyorsun. Gördüğün şeye neden inandığının açıklamasını yapar mısın ?

Türlerin nasıl oluştuğunu günümüze nasıl geldiğini açıklamış. İnsanın evrimini açıklamış. Daha ne çözümsüzlüğü ?

Evet bunu anlattınız doğru ancak kanadın ilk ortaya çıkışı hakkında bişey demediniz.

İlk kanat diye bir şey yok. İlk canlıda yok. İlk insanda yok. Ve diğer ilk dediğiniz şeylerinde gerçekte ilki yok.

Archeopteryx isimli tür en erken kuşlara bir örnek. Öncesinde ise Microraptor gui türünün süzülebilen bir geçiş türü olduğunu düşünülüyor.

...Kanatla doğup bu kanatla uçmak evrim hızını aşar.

Evet, hızını aşar.


Başka bir senaryoya geçelim; bu sefer yavruda kanada benzer bir yapı yada mevcut kollarında perdemsi bir doku gelişmiş olsun.

Yavruda olup ergin bireyde olmaması imkansız. Mutasyon ile olduysa da yavru ölür.

Yada uçma dışında başka bir özelliği yüzünden avantaj olan bir kanat yapısı yıllarca korunarak aktarılır ama uçma kabiliyetinin kazanılması ile bu avantaj ya yok olur ki buda başka bir paradoksa götürür bizi yada beraber korunarak ilerler.

Burada ki paradoksu anlayamadım. Yıllarca değil milyonlarca yıl gerekir. Bir uzuvun birden fazla işlevde kullanılabilmesi mümkündür.


Ancak mevcut kanat türlerinde bu yan özelliklerin hiçbirine rastlanmadığını da okumadım değil.

Eğer evrim karşıtı bir yazıda okuduysanız inanmayın. Bu arada benim yazdıklarıma da inanmayın.En iyisi gidip bilimsel bir makale okumaktır.

Ama henüz açıklamaya gücünün yetmediği şeylerde vardır.

Kanat meselesi açıklayamadığı konular içerisinde değil.

Peki buralar tanrı inancı ile yamamak mı gerekir. Bu isteğe bağlıdır.

İsteğe bağlı değil. Bilimde, Tanrıya yer yok.

Ama bir kez daha söylüyorum evrim inanç gerektirir.

Yer çekimi inanç gerektirir. :)



Biliyorsunuz yıllar içinde pek çok senaryo üretilmesine rağmen son yıllarda gök taşı çarpmasında karar kılındı sanki.

Farklı bir teori biliyorsanız söyleyin. Tanrı mı yok etti ?


Çünkü evrime ters bişeyler vardı ve hiçbirşey evrime ters olmamalıydı.

Böyle bir düşünceye bilimde yer yok.

Pekela bu bilimdir ancak burada evrimin kıçını kurtaran bir tesadüfi göktaşına inanmalı mıyım?


İnanma, kabul et veya etme. Gök taşı çukuru orada duruyor. Çarptığı zamanı da biliyoruz. Kabul edip etmemek sana kalmış.

Evrimin kurtarılmaya ihtiyacı yok. Tonla kanıt var. Görmezden gelmek senin tercihin.

ilk hücre, ilk kanat, ilk göz gibi sorunlar hala açıklama beklemekte.


İlk hücre, göz, kanat yok. Kanat ve göz açıklama beklemiyor. Hücre konusunda eksikler var.



Fakat evrime inanırken bir yandan da o göktaşını tanrının itelemiş olabileceğini düşünmenin de bir zararı yok kendimce.

Zararı şu: Bir olaya Tanrı açıklaması yapabildiğimize göre diğerine de yapabiliriz. Her sıkıştığımızda Tanrı dersek bilim ilerlemez. Bu yüzden Tanrı cevabını hiç bir zaman düşünmeyeceğiz.


Ne yani bilim açıkça evrimin çürütülemez tüm ispatlarını önümüze koydu da biz mi bunu kabul etmemekte direniyoruz. Daha çok yolu var evrimin.

Evet, koydu. Direnme sebebinizi anlamış değilim ?


Bu sebeple oluşumda da inanç bazında; kendinden oluşma ve yaratma diye iki seçenek sunulması kaçınılmazdı zaten.

Yaratıldığına dair tek bir delil yok. En ufak bir delil yok. Tanrı işini gizlice hallediyor sanırım. :)

Predator
29-10-2015, 19:33
Siz eğer tüm hayatı bir gök taşına, tüm evreni bir patlamaya tesadüfen dayandırabiliyorsanız ben burada bilim göremiyorum. 100 kere parayı havaya atıp 100'ündede dik gelmiş olmasını öngörüyor ve sorunca da ihtimal dahilinde diyorsunuz.

Arkadaşım bir bilinç dahilde ise evrim tamam ama tesadüfen olacak bir iş mi bunlar?

Tesadüf kadar başına taş düşsün.

Buraya hayatı gök taşına, evreni tesadüfi bir patlamaya dayandırdığımız bir cümle koy ?

Eğer koyamaz isen yalancı olduğunu ve tartışmada safsata üreterek haklı çıkmaya çalıştığını kabul edecek misin ?

Doğada paranın dik geldiği bir durum var mı ?

''Evrim tesadüfen gerçekleşiyor.'' dediğimiz tek bir cümle var mı ?

spartacus
29-10-2015, 19:54
Ee hani ilk kanat? İlk canlı oluşumu. Bir tane mi canlı çıktı karaya? İlk üremele? Cevaplar yok. Detaylar burada yatmakta.
Detay diyorsunuz tanrınızın uzuvları diyorum, hani ilk kolu, bacağı filan? madem bilmek istediğimizi ve istediğinizi öne sürdünüz, açıklayın ki blelim(sanki çok önemliymiş gibi) İlk kanat diye bir şey yok! Kurtulamadınız bir ilk, başlangıç gibi hasılı niteliğe dayanan kavramları yanlış kullanmaktan. Misal maddenin ilki olmaz, başlangıcıda, ancak niteliği ve formunun çeşitli farklı yapılarının başlangıcı, ilki filan olur, çünkü bu kavramlar niteliğe dönüktür, niteliği yansıtanın şahsına münhasır sorulamaz(alanı dışıdır).
Bir canlı göze ihtiyacı olmayan bir besin ağına yönelirse, görme yetisi kaybolur, bunun ilk ne zamanı diye bir şeyi yok, süreçle olur ve kalıtsal olarak peyderpey aktarılır, özünde yatan bu. Evrim Teorisi işin bu kısmıyla ilgilenir. Tüm duyularımız ETKİ-TEPKİ prensibine göredir, ancak veri ve bilgi böyle elde edilebilir. Tanrı diye üfürebilirsiniz ama asla bilgi olmaz, atar, tutar inanırsınız! (inanç nedir, bilmediklerin ama emin olmak istediğin üzerine yürüttüğün zandır. Ölünce ne olacaksın? Bilmiyorsun, çünkü gözleme, tecrübeye sahip değilsin, ama olumlu bir şeyler seçip, min olmaya çalışrısın-misal sonsuz yaşamak istiyorum, o halde kurguya başlayım dersin, sizi bağlar, sadece sizin inancınız, zanınızdır, çünkü bilmiyorsunuz. Bilgi varsa inanç, inanç varsa bilgi kaybolur... Putu yaparsın, taparsın, inanırsın ki o seni tanrıya yakınlaştıracak, aynen sarfettiğiniz dualar gibi, sure, namazlar gibi, tümüde, masallarınıza olan şartlanmışlığınızda birer puttur ve artık inanç olmaktan çıkmış(inanç emin oluamayan-a-dır, zandır, mutlaklaştırılamaz), şartlanma, saplantı halini almış ideolojik çöküştür sadece..Su ateşi söndürür. Bunu gözlemle görebilirsin. Canlılığın değişimini de gözlemle görebilirsin. Ama canlılığın oluşmasının çok çok zor olduğunu da gözlemle görebilirsin. Gözlediğimiz uzayda canlılık yok.
İlk grip vakası ne zamandır? Her şeyin değiştiğini, dolayısıyla canlı-cansız ayrımı olmaksızın değiştiğini gözlemliyoruz, bize olgu olarak bu yeterli zaten, Evrim Teorisi ise değişimi tetikleyen koşullar ve değişimi kavrayıp, anlamak, olguyu açıklamak, ifade etmek temelinden yükselir.Ne oldu şimdi evrim işi. Koca koca yasalar, doğal imkanlar evrenin her yerinde sabit çalışırken canlılık neden kıç kadar dünyada ortaya çıktı.Katrilyonlarca yıldız, galaksi, gezegen, milyonalrca çeşit atomik bileşen farkı var, şu an siz sadece kendi burnunuzdaki kertiği saltıklaştırmakla meşgulsünüz. Neden mi kıç kadar dünyada çıktı, faktörleri-ortamı mevcut! Vay efendim neden Mars'da bu ortam mevcut değil, -> tesadüf, özel bir ayrıcalığı yok, ortamı yokmuş, olsaydı da göreydin ecüş, bücüşleri :) Başka yerde elementler, atomlar ve yasalar yok mu? En azından eciş bücüş canlılar göreydik gözlediğimiz ücra köşelerde de başka şartlarda başka canlıların da evrilmiş olabileceğini bilebilseydik.Ecüş bücüş ile kastınızı anlayamadım. Milyonalrca tür var, bir hayli garip görünümlülerde. Ama uzaylı var desem beni taşlarsınız forumda.Neden taşlayalım, ben bir uzaylıyım zaten, ama siz Dünyalılar dışında herhangi bir uzaylı şahsında özelde konuşursanız o zaman da kaynağın ne, göster denir, bunlar farklı açılar. Şimdi evrimi savunuyorsunuz.Başlığı takip etmemişsiniz, EVRİM olgudur, EVRİM TEORİSİ ise bu olgu üzerine bilimsel çalışmalar sonucu elde edilen verilerin teorik zeminidir. İkisi ayrı şeydir! Evrim savunulmaz, savunulmaya ihtiyacı yok. Eleştiriyorsunuz kabul de ne olur bari kavramları ve neyi eleştirdiğinizi bilin. örnekleyim;

Dünya DÖNÜYOR -> OLGU

NASIL? NEDEN(FAKTÖR, SEBEP!)? soru -> FELSEFE

Bilim iş başına, araştır, gözlemle, deney yap açıkla; Boşlukta enerji salan-kaybeden cisimler dönerler!

Şimdi siz neye karşısınız, biz neyi savunuyoruz, neye karşı olduğunuzu bileyim ki bari ona göre savunayım, değil mi? Lütfen...
Arkadaşım bir bilinç dahilde ise evrim tamam ama tesadüfen olacak bir iş mi bunlar? Bilim buna ihtimal verir ve değerlendirmeye layık bulur ama vicdanen evrim ancak bir inanç işidir. Suyun ateşi söndürmesi ile bir ilgisi yoktur. Bilakis suyun dünyada ateşi söndürdüğünü görüp uzayın başka yerinde söndürmediğine inanmaktır. Evrimin lokal bir mevkiide yani dünyada olması ve henüz başka yerlerde hayat izi olmaması buna iyi bir örnektir.Bilinç evrimin bir parçası! Canlı ile cansız arasındaki temel fark ETKİ'yi yorumlayıp, yorumlayamamasıdır, etki yorumlanırsa o madde canlıdır, o yorumda bilgi! Bakınız tamamen fiziksel ve fiziki kuvvetler, ilişkiler, bileşimler ölçeğiyle! Bu zeminde, canlının ne kadar gelişip, gelişmediği ise zerre önemli değil, önem arzeden süreç işte Evrim teorisinin konusudur! TESADÜF konusunu ise geriye gidin defalarca açıkladım, size öğretildiği gibi çarpık bir kavram değil :)

Kısaca bir madde etkiye, organize bir yanıt-tepki veriyorsa o canlılığın özüdür. Bunu ise zamanla, süreçle, çeşitli gelişimle ilerletebilir, burada mimar ise ORTAM-KOŞUL ve ortam nesneleri(kendi fiziksel, kimyasal bileşimelride dahil), ilişkileridir. Dün bildiğin ormanlar, binbir çeşit canlı bu gün kömür, doğalgaz, petrol olmuş değil mi? Aha dönüşmüş, milyon çeşit karbon dizilimi olasılığı var, ortamda var, kazanın doğurduğuna inanıyorsunda öldüğüne neden inanmıyorsun? Her saniye görebildiğin ufuk açında katrilyonlarca değişim, dönüşüm, ilişki mevcut, katrilyonlarca ve her saniye...

NEDEN sorusuna gelince, bizler açısından da, felsefede materyalizm açısından da neden sorusu, niyet değil, iradi değil, faktöreldir, yani sebep ölçeğidir ve ardında irade aranmaz, amaç, gaye aranmaz, sadece faktöre bakılır. Misal yağmurlar neye yol açabilir? Sel felaketlerine, toprak kaymalarına. Sizler çıkar yağmura bir gaye giydirip, sel felaketlerinde yağmurun amacını sorgularsınız, işte hayatı, canlıları, evreni sorgularken gaipten bir tanrı gayesi tıkıştırmanız gibi, oysa daha önünüzdekini yeterince kavrayamamış, çözümleyememiş, anlayamamışsınız ki?! Biz materyalistler bilimden NEDEN sorusunu asla yalıtmayacağız, çünkü bilimin barutu felsefedir, NEDEN sorunsalı kalkarsa bilimin yakıtı biter, bilim sadece NASIL diye sorar diyenlerde yanılıyor, o işin çözümleme, açıklama kısmında hasıl olur. Örneğin "Sel felaketlernin NASILI nedir?" diye sorulmaz, merak edilmez, "Sel felaketleri neden, nasıl oluyor" diye bakılır, sebepler(faktörler) anlam kazanır. "Neden" sorgulama, "nasıl" ise çözümleme üzerine, birlikte anlam kazanırlar.

Şimdi siz bana tanrının uzuvlarını açıklar mısınız lütfen, ilk tanrı nasıl oluştu, evrimleşmedi ve hiç gelişip, değişmiyorsa O'nu oraya öylece koyan kim-ne? Aniden mi hortladı? Hortladı ise hortlatan kim, ne? Bakın sizinle tartışmamız gereken konu bu, Evrim Teorisi değil.:biggrin1:

dine mine ne
30-10-2015, 00:25
DNA -> Akıl deniyor.peki kabul;
DNA => akıl demek doğru bir yaklaşım olmuyor zira, akıl değil, veri yükü bilgidir,

Iste cok hizli gidiyorsun .Dna,nin kodlanmis bilgi oldugunu unutuyorsun be usta.DNA 'da bilgi yok kodlanmış bilgi var abisi, bunu görmezden geliyorsun. Bu kodlanmış bilgi ne demek oluyor?.Kodlanmış bilgiler her zaman önceden kararlaştırılmıştır.kodlandirilmis bilginin işe yaraması için bir vericisi ve bu kodlanmış bilgiyi anlayan bir alıcı olması lazım . Anlayan diyorum dikkat et anlayan ve biz daha oluşumdayız bunu unutma lütfen.

Dna bilgiyi bilip kodluyor ( daha kendisi olusurken kodluyor) kendisi daha ortada yok .

Etki tepki dedigin hayat olusduktan sonra olur, enformasyon toplar degisim olur (al sana evrim. )DNA transcription,translation Diye olaylar var Spartacus.


DNA bilgi depolar, ama nasıl? 4 temel kimyasal ile. Yani kimyasal yok, dizilim yok => bilgi-(akıl) yok => DNA yok. Burada basit ama ciddi bir çelişki var, işte bu bir türlü farkedilmiyor.
Kimyasal olmaz olur mu ,kim dedi öyle bir şey , dedik ya kimyasal evrimden maddeler malzemeler oluştuğu diye . Burada bir çelişki var diyorsun ya , bu çelişkiyie ben dile getirmiştim. Tavuk yumurta çıkmazı dedim ya, okumadın mı?. Amino asitlerden oluşan protein için dna bilgisi gereklidir, aynı zamanda dna oluşabilmesi için de proteyin gereklidir.



İşte canlılığın da oraya çıkışı meselesinin merkezinde tamda bu raslantısal kombinasyonlar var.


Doğa kanunlarından madde oluşur, ama maddenin kendisi bilgiyi üretmez hele hele ki kodlanmış bir bilgi hiç üretemez. Bunu bilim adamlarına anlatırsan gülerler sana.

1) madde kendiliğinden kodlanmış bilgi üretemez.

2) bilinçli, gönüllü anlaşma olmadan hiç bir kod yoktur.

3) bu kodlanmış bilgi (dilbilgisi) dizilimi her daim telif hakkı olan tarafından belirlenir (bu durumda tanrı).

4) şifreli bilgi zincirlerinin başında bir ruhani akıllı yazar/ verici olma zorunda . Bilgi maddenin hiçbir zaman bir özelliği olmadı, olamaz ve olamayacakta .
Bu bir kanundur.
Dışarıdan İlave edilmediği müddetce olmaz.



Rastlantı demek bu mucizeleri indirgemek demektir, ateistlik de gördüğüm en büyük sorun bu indirgeme meselesidir. Ölümü dahi indirgemektesiniz . Öldüğümüzde yok olacağız demektesiniz. Yokluk diye bir şeyin olmadığını bildiğiniz halde, bunu nasıl iddia edebilirsiniz?. Maddenin içine girdiğiniz zaman yokluğu görürsünüz , evrenin içinde ve dışında hiç görürsünüz. Ama bilimin dediğine kulak asmasınız. Bilim bizim bildiğimiz yokluk diye bir şeyin olmadığını söyler. Vakum,da titreşimler vardır, enerji vardır, olasılıklar vardır. Ve bu sonsuzdur.

Oradan gelip oraya gideceğimiz de kesindir. Öldükten sonra vakumun içinde olan bu titreşimlerin üzerinde göbek mi atacağız?. Nereden geldiğimizi bilmeye biliriz çünkü bilincimiz oluşmamıştı ama şu an bir bilince sahibiz. Ölünce bu farkındalık ve bilinç ne olacak acaba , bu durumu bilen yok. Bilincimiz olmadan enerjiden geldik , farkındalığımızı anladık, ve bilinçli bir halde bu sonsuz enerjiye (güce) geri döneceğiz. Şayet bu farkındalığımızı Öldüğümüzde, sevgimiz, sevdiklerimiz,ne bileyim gözyaşlarımız her şey , ama her şey anlamsızlaşır. Bu sonsuz enerjiyi ve gücü anlayabilecek bilinç oluşmuştu ama ne yazık ki farkindaligini öldügünde kaybeti. Sonu gelmeyen, anlamı olmayan kötü bir filime, amma da ateist bir film,miş be kardeşim, diye yorumlasak , yanlis yapmamis oluruz.

Neva
30-10-2015, 00:36
Iste cok hizli gidiyorsun .Dna,nin kodlanmis bilgi oldugunu unutuyorsun be usta.DNA 'da bilgi yok kodlanmış bilgi var abisi, bunu görmezden geliyorsun. Bu kodlanmış bilgi ne demek oluyor?.Kodlanmış bilgiler her zaman önceden kararlaştırılmıştır.kodlandirilmis bilginin işe yaraması için bir vericisi ve bu kodlanmış bilgiyi anlayan bir alıcı olması lazım . Anlayan diyorum dikkat et anlayan ve biz daha oluşumdayız bunu unutma lütfen.

Dna bilgiyi bilip kodluyor ( daha kendisi olusurken kodluyor) kendisi daha ortada yok .

Etki tepki dedigin hayat olusduktan sonra olur, enformasyon toplar degisim olur (al sana evrim. )DNA transcription,translation Diye olaylar var Spartacus.



Tamam yavas gidelim o halde, kodlanmis ne demek once bunu bir acikla bize sevgili dine mine ne.. Kripto'dan da ornek verebilirsin dilersen, bak isini kolaylastirdim.

DNA bilgiyi bilip kodlamaz, yok oyle birsey, oyle olsaydi sayet DNA testleri diye birsey olmazdi, ufurme lutfen.

Etki tepki hayat olustuktan sonra olmaz, bu da hikaye, toplanmis veriden, enformasyon elde edilir. Hep diyorum sana, ortam eflasyonunu ortaya koymadan(ortam elemanlari , faktorler vs.) enformasyon isleyemezsin. Bak sana onceki mesajda da yazdim, aha cansiz madden olustu sana gore, ama hala o hale gelene dek, kimyasal evrime maruz kalmisligini(ortam enflasyonunu) aciklayamiyorsun.

Sen once hayat olusumunu koy ortaya, neler var icinde, ortam unsurlari, faktorler vs.

spartacus
30-10-2015, 01:51
Iste cok hizli gidiyorsun .Dna,nin kodlanmis bilgi oldugunu unutuyorsun be usta.DNA 'da bilgi yok kodlanmış bilgi var abisi, bunu görmezden geliyorsun. Bu kodlanmış bilgi ne demek oluyor?.Kodlanmış bilgiler her zaman önceden kararlaştırılmıştır.kodlandirilmis bilginin işe yaraması için bir vericisi ve bu kodlanmış bilgiyi anlayan bir alıcı olması lazım . Anlayan diyorum dikkat et anlayan ve biz daha oluşumdayız bunu unutma lütfen.Sevgili dine mine ne, DNA organizmanın bir parçasıdır, veri yükü taşır, o yükü de organizma dahilinde alır! Neden bu kadar indirgiyorsun? Zaten yazmıştım o yazımda, DNA demiştim yekten değildir, organizma dahilide, organizmaca İŞLENİR :) Sen ise DNA'yı her şeyden yalıtıp, aha sana kaya, nerene dayarsan daya diye geliyorsun, olmaz, öyle gitme.. Ayrıca kimyasalların etkileşim, tepkime, reaksiyonlarına da değindim değil mi, birbirine yakınlaşması, ilişki, bileşim, çözülüm gibi faktörlerin illa bilinçli olması gerekmiyor! Çoğunlukla yaptığın, korkuluğa bilinç, amaç yükleyip kendini kandırak, kuşları korkuttuğuna göre demek ki bir bilinci var, demek ki amacı var deyip duruyorsun, bu amaç korkulukta kendiliğinden olamaz diyede gidiyorsun, yahu öyle bir amacı yok ki, olsun, olmasını tartışasın. Lütfen elimizdeki bilimsel veriler ne ise ona göre değerlendiriyoruz, bilmediğimiz bir şey varsa da lütfen oraya koy, bırak bu tür ötekini kötüleyip kendini kabul ettirme yöntemini. Sen ne diyorsun boşver başkalarını ,bizi onu anlat önce, şu tanrını, akıllı akılsız tasarımcını anlat bize.Dna bilgiyi bilip kodluyor ( daha kendisi olusurken kodluyor) kendisi daha ortada yok .DNA, elde mercek bilgi filan bulmuyor, Veri, veri yükü... BİLGİ YORUMLANMIŞ VERİ DEMEKTİR. DEPOLANAN ise VERİDİR.Ben bu başlığa yazmasaydım, bu sitedeki veritabanının ilgili tablosu bu yazdıklarımı benim adıma bulup, yazamazdı-böyle bir doğası, yapısıda yok-, lakin şimdi bu eylem gerçekleşiyor, çünkü yazıyorum, haliyle ne oluyor her harfim, sembolik karşılığı olarak veri yükü olarak depolanıyor, yorumcu ise tamda o veri yükünü yorumluyor. Kaç kere daha bilgi nedir bunu izah edeyim ki? Bilgi özne ile nesne ilişkisinde etki-tepkinin yorumlanmasıdır, etki-tepki akışı-iletimi ise veridir, eğer siz bu şiddeti derecesi ölçeğiyle sembolik olarak temsil etmek isterseniz, buda verinin(sembolik kasrşılıkların) depolanmasıdır, o depodan ise tekrar okuyacak olan yorumlayıcıdır, depolayanda yorumlayıcı idi, gaipten gelmedi, zembille DNA filan inmedi, inmiyor!. DNA sizin her şeyden yalıtıp, gaiplik kattığınız gibi bir yapı değil...Etki tepki dedigin hayat olusduktan sonra olur, enformasyon toplar degisim olur (al sana evrim. )DNA transcription,translation Diye olaylar var Spartacus.İşte daldan dala atla yapıyorsun. Şimdide indirgeyip, yalıtıp, kafana göre ilahlaştırdıklarını olağanüstü belirtimle allayıp, pulluyorsun, iyide açtığın konuyla zerre ilgili değil, evrim teorisi ise ne alaka! Gurban olduğum, neyi eleştiriyorsun, neyi anlatmak istiyorsun, önce buna bir karar versen? Bana bir şeyleri abartma, lütfen bu safsata yöntemiyle gelme bana, ifade ettiğin nedir lütfen onla gel, sadete gel. Madem başlığı AKILLI TASARIM diye açtın, neden bunu anlatmak yerine, sağa, sola mesnetsiz çatıyorsun, bizide böyle muhatap ediyorsun kendine. Hele bir anlat ne olur, yap bunu!
Kimyasal olmaz olur mu ,kim dedi öyle bir şey , dedik ya kimyasal evrimden maddeler malzemeler oluştuğu diye . Burada bir çelişki var diyorsun ya , bu çelişkiyie ben dile getirmiştim. Tavuk yumurta çıkmazı dedim ya, okumadın mı?. Amino asitlerden oluşan protein için dna bilgisi gereklidir, aynı zamanda dna oluşabilmesi için de proteyin gereklidir.
Bak yine aynı karışıklık, MADDENİN OLUŞMASI demek ile bu dediklerin aynı mı? Maddeyi oluşturuyorsun kafana göre, peki malzemen ne? Madde, bırak şimdi bunları, eleştirilen ifaden, maddeyi yoktan yaratmandı!! Bu saydıkların ise NİTELİK üzerine. kaç kere yazdım, madde oluşmaz, kaybolmaz, oluşan, kaybolan sadece niteliktir diye. Neden bu kadar zorluyor sonrada dediğime geliyorsunuz?! bana doğaca yoktan yaratılan bir madde göster bekliyorum, ama lütfen maddenin dönüşümleri, yani nitelik, hal değişmleri olmasın! Getir doğada yoktan oluştuğunu gözlemlediğin maddeyi koy masaya. yap bunu ya da düğüm atıp durma, işte çözüldü, madde oluşmaz, kaybolmaz, oluşan, kaybolan nitelik, özellik, bileşim, hal düzeyidir. Doğa kanunlarından madde oluşur, ama maddenin kendisi bilgiyi üretmez hele hele ki kodlanmış bir bilgi hiç üretemez. Bunu bilim adamlarına anlatırsan gülerler sana.

1) madde kendiliğinden kodlanmış bilgi üretemez.

2) bilinçli, gönüllü anlaşma olmadan hiç bir kod yoktur.

3) bu kodlanmış bilgi (dilbilgisi) dizilimi her daim telif hakkı olan tarafından belirlenir (bu durumda tanrı).

4) şifreli bilgi zincirlerinin başında bir ruhani akıllı yazar/ verici olma zorunda . Bilgi maddenin hiçbir zaman bir özelliği olmadı, olamaz ve olamayacakta .
Bu bir kanundur.
Dışarıdan İlave edilmediği müddetce olmaz.
Madde OLUŞMAZ, maddeler çeşitli biçimlerde ilişerek NİTELİKLER oluşur ya da dönüşür!
BİLGİ kafa gerisinden ÜRETİLEMEZ, EDİNİLİR, bilgi EDİNİMDİR, duyu organları yoluyla elde edilen verinin yorumudur, önden gelmez, sonradan gelir, yorumdur, veriler yorumlanır, sentezlenir, analiz edilir bilgi oluşur!.
Madde ETKİ-TEPKİ dahilindedir, bu da zaten YORUMLANMAYA AÇIK VERİDİR! MADDE bilmem ne yapamaz da, cık şunu edemezde bunlar masal yahu!
Öyle bir kanun yok, bilgi ETKİ-TEPKİNİN yorumlanmasından başka bir şey değil! A be gurban olduğum bu kaçıncı kez izah etmem bunu! Yok yani, öyle düşündüğün gibi gaipte paketlenmiş bir bilgi diye bir şey yok! Aynı şeyleri sürekli tekrar ettiriyorsun, ama bir türlü konuyu getirmen gereken yere getirmiyorsun... Dolandırıp durmakta, elinden geldiğince düğüm üstüne kördüğüm atmaya çalışmaktasın, bizde çözmekle uğraşmaktayız, bize garezin mi var? :)

Madde kendi, kendine bilgi üretemezmiş vs bunlar fasa, fiso yahu kendi, kendine demek ne demek! Aha şimdi bile gözlemliyoruz işte, virüslerden, mikroplara, bakterilere değin, insandan, en büyük canlıya değin, her şey değişiyor, KODLAMALARDA, insaf gözümüzün önünde gerçekleşiyor, senin tanrın mı milyonlarca türün, milyarlarca gündelik değişimlerine ikide bir müdahale edip kodlayan?. O halde şu tanrın kendi, kendine nasıl bilgi üretiyor(bilgi etki-tepkinin yorumlanması demiştim, oysa o tanrın etki-tepkiye de maruz kalamaz, bilgisiz, asılsız, fasılsız, akılsız, maddesiz, cisimsiz, duymayan, görmeyen, bilmeyen, kısaca olmayan tanrın!). tanrının maddeden farklı ya da madde de olmayıp, tanrında olan özellikleri ne, şu tanrını ortaya koy ki kıyas yapabilelim.

BU aşağıdaki PARAGRAFI İYİ TUT -ki sürekli kördüğüm atma :)
Son olarak, tavuk yumurtadan çıkar ve sonra yumurtlar ve yine tavuk yumurtadan çıkar, sonra yumurtlar ve yine tavuk yumurtadan çıkar, sonra yumurtlar, bölünerek çoğalmanın eşiğiyle değişti. Her yumurtadan çıkan da tavuk değildi, sürüngendi, balıktı, daha alt düzeydi, her yumurtadan çıkan, yumurtlayan anasından daha farklı özelliğe sahipti, bu farklar NİCELDİR, NİCEL BİRİKİM İSE NİTEL DEĞİŞİME YOL AÇAR -> diyalektik. Birikim süreçtir, pat diye olmuyor, kaç milyar yumurtadan çıkan yavru, kaç milyar adet anadan farklıydı, çünkü senin gökten zembille indirdiğin DNA, zembille filan inmiyor, canlının bünyesinde şekilleniyordu! Şimdi atmosferik değişim nasıl ki canlı türlerini etkliyorsa, nasıl ki nükleer atıklar, canlıalrın ortamını bozuyor ve türler değişiyorsa öyle. Yok öyle damdan düşer gibi bir mantığı, tanrısı filan, yok malesef yok, Evrim işte bu yüzden evrim diyoruz, yoksa tanrının keyfiyetiymiş, kodlamışmış mış, mış, kim takar tanrını, tanrın o kadar kudretli ise ben sana neden Çernobil örneği verdim, neden verdim buyur anlat. ne oldu senin tanrının kodlamasına, ortam değişince kodlarda mı değişti, ne yani tanrı bötyle olsun mu istedi, öylemi kodladı! Bak sen şu tanrına hiç bir espirisi yok!?!

Uzamasın şimdi tanrıyı anlat bana, ne olursun kördüğüm yapayım telaşını bırak, artık sadete gel.... Madem kodlanmalı, o halde tanrını kodlayan ne? senin objektif dayanağın ne, hadi kabul her şeyi kodlayan var, tamam anlat bize onu kodlayan ne, kim?

spartacus
30-10-2015, 02:22
Neyse buyrun bir örnek;
FZ_f7IVqavk
Sıvı genleşmesi gerektiğini bilmese, nasıl olurda genişler demektesiniz. kendi iddilarınızı anlatmak yerine, başka görüşlere, bilimsel verilere çatmaktasınız, her defasında da öyle değil bakın böyle ifade ediliyor demek zorunda kalmaktayız. Sizin iddianız ne sağa, sola çakmadan bir anlatsanız, olmaz mı? İlla bu işin altında bir bilinç olmalı vs demektesiniz, iyide neden böyle bir şey gerekli, şart olsun, ya şart değilse? Hadi geçtik kaç bin kez daha deney yapmalı, madde böyle bir şey işte, etki, tepki, özellik, duruma, ortama göre değişim, bileşim, dizilim farkı, tamamen doğal tamamen fiziksel yani. ortam da ilişki, hareketli, etkili, tepkili, devingen yani, saniyede katrilyonlarca hareket, değişim, ilişki, devinim niceliği... Kısaca durağan hiç bir şey yok, her şey hareketli, ama her şey hareket halinde. Bu hareketlilikte binbir çeşit dizilime, niteliğe, farklı özelliklere, kombinasyonlara meydan veriyor...

Şimdi yukarıdaki deneyde su genleşmeyi bildiği için mi genleşiyor?

Canlılıkta özünde çok farklı değil, milyar çeşit kombinasyon durumunun elverdiği ölçüde ve tepkinin gelişigüzelden, organize biçimde yorumlanmasıdır, canlılığın özü budur, madde bağlamında canlı ile cansız arasındaki temel fark budur.

Yine maddelerin halleri gibi direncide vardır, neye direnç peki? Etkiye, bilgi neydi peki, etkinin yorumlanmasıydı, işte canlı ile cansız arasındaki temel fark, yok illa atomik bileşiklerine ineceksek, orada da karşımıza bileşim, dizilim, uyum gibi faktörler çıkar, yabancı her etki dolayısıyla tepki ile sonuçlanır çünkü bünye ile başka bünye farktır :)

Neva
30-10-2015, 03:50
Iste cok hizli gidiyorsun .

Doğa kanunlarından madde oluşur, ama maddenin kendisi bilgiyi üretmez hele hele ki kodlanmış bir bilgi hiç üretemez. Bunu bilim adamlarına anlatırsan gülerler sana.




Sen kosmussun ama sevgili dine mine ne, biraz dinlen.

Bilgi, ortamda(enflasyon, yani unsur elemanlar, faktorler vs.) tek basina bagimsiz bir varlik degildir, hani gunduz ayri varliktir diyen birtakim ilahiyatcilar var ya, onlar gibi olmus bu cumlen.

Evrime iliskin dogal karanlik ayri ve bagimsiz bir varlik degildir yani, karanlik, isigin azalmasidir. Bu yuzden los deriz mesela guncel hayatta, isiklari kapattigimizda, gozbebeklerin buyuyeceginden, bir muddet sonra alisir ve ortamdaki davranislarina devam edersin. Yarasa ornegi.

Bu yuzden bilim insanlari sana gulerler.

Kedi hala dikkatle soyutluyor bak, gozluyor, sen de dene.

http://c300221.r21.cf1.rackcdn.com/cat-looking-out-the-window-1346250162_b.jpg

dine mine ne
30-10-2015, 14:21
DNA bilgiyi bilip kodlamaz, yok oyle birsey, oyle olsaydi sayet DNA testleri diye birsey olmazdi, ufurme lutfen.

Dna laboratuvarda değişik kimyasal maddeler vasıtasıyla bölümlere ayrılır. Burada görülen desenler veya dizilimler karşılaştırılır.Bu Şifre kırma değildir.

Tamam yavas gidelim o halde, kodlanmis ne demek once bunu bir acikla bize sevgili dine mine ne.. Kripto'dan da ornek verebilirsin dilersen, bak isini kolaylastirdim.


Kotlanmanın ne demek olduğunu git kendin incele.
Dalga mı geçiyorsun . İnternette dünya kadar malzeme dururken, bunu benim yazmamı neden istiyorsun. Amacın ne?




Etki tepki hayat olustuktan sonra olmaz, bu da hikaye, toplanmis veriden, enformasyon elde edilir. Hep diyorum sana, ortam eflasyonunu ortaya koymadan(ortam elemanlari , faktorler vs.) enformasyon isleyemezsin.

Bak sana onceki mesajda da yazdim, aha cansiz madden olustu sana gore, ama hala o hale gelene dek, kimyasal evrime maruz kalmisligini(ortam enflasyonunu) aciklayamiyorsun.

Sen iyi misin yahu, bunu dünya kadar bilimadamları bilmiyor, sen kalkmış bana açıkla diyorsun. Bunu bilen zaten hayat oluşturabilir, var mı öyle bir şey gördün mü bir yerlerde duydun mu bir yerlerde de bana soruyorsun. İnsanlığın elinde sade bir teori vardır, bu da düşüncedir fikirdir başka bir şey değil. Hayatın canlılığın nasıl oluştuğuna dahil insanlığının elinde bir bilimsel kanıt yoktur, elinde olan teoridir, fikirdir, düşüncedir. Açıklamayı yapacak olan zaten kimyasal evrimdeki maddelerden malzemelerden hayatı oluşturabilir. Ama yok oğlu yok. Bunları bana soracağına o çok sevdiğin evrim teoricilerine niye bu soruyu sormuyorsun?. Kimyasal evrimden kendinden hayat oluşuyorsa neden bunu Kanıtliyamiyorlar ? Kanıtlanamamıs bir açıklama ne zamandan beri bilimsel oldu.
Akıllı tasarım en azından, burada bir problemin olduğunu açıklıyor. Bütün malzemelerin oluştuğunda hayat olsa idi , O zaman hayatın kimyasal evrimden tesadüfen olustunu 50 seneden beri gözlemlerdik . Günümüzdeki bilim adamları basit bir hücre yapısı diye bir şeyin olmadığını gördü , ama eskiden öyle değildi. Eskiden malzemeler oldu mu hayat olur zannediliyordu. 21. yüzyılda halen bu eski düşüncelere sahip çıkmanız gerçekten çok komik oluyor. Fizik ve kimya kanunları enformasyon değil kendileri doğa kanunudur bunlar malzemeleri verir Ama hayatı oluşturmaz, oluşturduğu da yok zaten.

inferno
30-10-2015, 14:31
Sevgili Dine mine ne

Bu yazı H.Yahya kaynaklı, ikincisi evrim teorisi böyle zavazingo şeylerle çökmez, evrim gözlem veren bir olgu. Lafla çökmez hele böyle H.Yahya, daha doğrusu ABD Evrim Karşıtı Enstitütülerin yöntemleriyle bakabileceği bir olgu değildir.

Uzatmayacağım, verdiğin yazı, bildik safsata yöntemidir, hani nasıl söyleyim, sen bir cümle kur ben içinde geçen kelimeyle bir dolu şey çürütüyor olayım, anlamı olur mu? Olmaz, bu da öyle, cümleyi değil, içindeki kelimeleri esas alan yöntemdir ki, nereye çeksen oraya gelir. (misal bu cümlemde "çürütüyor" kelimesi geçti, buradan yola çıkıp bu anlatımımda çürükten ve nasıl oluşuğunu bahsettiğimi iddia etmek gibi, böyle bir yöntemdir ellerindeki)

Baktığın evrende, doğada hareket ve değişimi gözlemliyor musun? (bırakalım bakterinin bilmem nesini, kompleksliği, yok hayatın karmaşıklığı gibi alakasız ifadeleri, taş yerinde ağırdır, böyle alakasız şeylerle bulandırmaya gerek yok. H.Yahya gibi sitelerden bilimsel hiç bir veri-bilgi edinme şansın yok, yok illa bakteri düzeyi diye tutturacaksa, o halde antibiyotik direncini (https://tr.wikipedia.org/wiki/Antibiyotik_direnci)araştır ya da daha bir dolu örnek sunulabilir, eğer evrim olgusu böyle subjektif iddialarla anlam kazanıp, kaybediyorsa.)
Bu söylemin Kaynağı Harun YAHYA bile dğeildir. Bunun kaynağı john lennoxtur hatta bunun mahkemesi bile olmuş davayı kazanan Yine Evrimi savunan bilim adamları olmuştur.
Bu söylem Tarihe gömüldü. fakat ülkemizde olmuş bitmiş bir davanın üstünden insanlar yemleniyorlar.

dolekbas
30-10-2015, 14:41
Iyi de neden sorusu gecerli degil ki, neden diye soran oznedir; duyu, duygu ve dusuncelerden olusan illuzyon benliktir, yani 'benlik' onermesinden yola cikiyorsun, sana cevap vermesi icin de bir diger benligi bekliyorsun. Benligin tanimi nedir? Kalici bir benlik/kendilik dusuncesini destekleyecek tek bir temel gosteremezsin, ki bir tanri olsun, bu tanrinin da 'benligi' olsun, ortaya bu benliginden tureyen aksiyon (yaratma fiili) koyabilisin.

Bilim nesnel. Sen oznel cevap ariyorsun, yani bir nevi benligi tatmin; ama hic bir zaman bu tatmine ulasamazin, cunku benlik gercek degil, dinamik ortam kosullari yahut sartlara bagli olusuyor.

Dolayisiyla bir yaratici tanri olmasi mumkun degil. Sen istedigin kadar neden diye sor, cevap veren olmaz; cunku soruyu kendine sordugunun farkinda degilsin :)

Neden sorusunu sorma ihtiyacini giderirsen, boyle bir soru da yok zaten :) Gecersiz soru kisaca, baliklar neden ucar gibi bir soru, ama baliklar ucmaz, fakat bu senin baliklarin uctugunu hayal etmene engel degil.



Cunku hayallerine (illuzyon benlige) belli bir anlam yukluyorsun, dogal olarak gozlemi reddetme egilimi olusuyor. Gerci bilim asla tesaduf kelimesini kullanmaz; kosullar der, faktorler, unsurlar der. Tesaduf insani bir kelime, nesnel duzlemde hic bir anlami olmayan.



Alakasiz.



Nereyi gozlemisiz? :) Hic bir yeri gozlemis degil insanoglu.

Evrenin ne kadar devasa oldugunun bilincinde oldugundan emin misin?



Dunyayi Central Park'ta bir karinca yuvasi, evreni de dunya gezegeni olarak dusun. Karincalar yuvadan cikip 10 cm ilerlemis ve arastirmaci karincalardan biri demis ki; "New York'ta hayat yok".

Söyledikleriniz çok saçma geliyor bana. Evrenin büyüklüğünü düşünebiliyorum fakak sizin "mükemmel evrim" anlayışınız bu olgunun her yerde olması gerektiğini savunmalı.Sonuçta her şarta ayak uyduran farklı canlılık türleri olmalı değil mi. Ama ayda hayat yok. Atmosfer yok diyeceksiniz ama madem evrim koşullara ayak uydurabilenlerin hayatta kalması ile ilgili demek ki ayda atmosferik ortamda yaşayabilecek bir canlı oluşumu yok. Olmamış. Neden acaba? Oraya birisi canlı bir hücre koymamış sanırım. Koysa zaten evrim alır başını giderdi. Ay örneğine takılma zira en yakını diye verdim. Ama güneş sisteminde de canlılık yok. Hani mükemmel tasarım yoktu. Bir tık güneşten uzaklaşınca canlılık bulamıyorsun.Karınca örneğiniz komik olmuş. Çarpıtmayalım. Kısaca uzayın henüz gözlemleyemediğimiz derinliklerinde hayat olabilir deyin. Deyin ki tesadüfen oluşmuş bu kötü kaka dünya fikrinizi de çürütün kendi kendinize.

dolekbas
30-10-2015, 14:44
Ben hiç bir şey eklemiyorum.

Ben evrime inanıyorsam sende yer çekimine inanıyorsun. Gördüğün şeye neden inandığının açıklamasını yapar mısın ?

Türlerin nasıl oluştuğunu günümüze nasıl geldiğini açıklamış. İnsanın evrimini açıklamış. Daha ne çözümsüzlüğü ?



İlk kanat diye bir şey yok. İlk canlıda yok. İlk insanda yok. Ve diğer ilk dediğiniz şeylerinde gerçekte ilki yok.

Archeopteryx isimli tür en erken kuşlara bir örnek. Öncesinde ise Microraptor gui türünün süzülebilen bir geçiş türü olduğunu düşünülüyor.



Evet, hızını aşar.



Yavruda olup ergin bireyde olmaması imkansız. Mutasyon ile olduysa da yavru ölür.



Burada ki paradoksu anlayamadım. Yıllarca değil milyonlarca yıl gerekir. Bir uzuvun birden fazla işlevde kullanılabilmesi mümkündür.




Eğer evrim karşıtı bir yazıda okuduysanız inanmayın. Bu arada benim yazdıklarıma da inanmayın.En iyisi gidip bilimsel bir makale okumaktır.



Kanat meselesi açıklayamadığı konular içerisinde değil.



İsteğe bağlı değil. Bilimde, Tanrıya yer yok.



Yer çekimi inanç gerektirir. :)





Farklı bir teori biliyorsanız söyleyin. Tanrı mı yok etti ?




Böyle bir düşünceye bilimde yer yok.



İnanma, kabul et veya etme. Gök taşı çukuru orada duruyor. Çarptığı zamanı da biliyoruz. Kabul edip etmemek sana kalmış.

Evrimin kurtarılmaya ihtiyacı yok. Tonla kanıt var. Görmezden gelmek senin tercihin.



İlk hücre, göz, kanat yok. Kanat ve göz açıklama beklemiyor. Hücre konusunda eksikler var.




Zararı şu: Bir olaya Tanrı açıklaması yapabildiğimize göre diğerine de yapabiliriz. Her sıkıştığımızda Tanrı dersek bilim ilerlemez. Bu yüzden Tanrı cevabını hiç bir zaman düşünmeyeceğiz.




Evet, koydu. Direnme sebebinizi anlamış değilim ?




Yaratıldığına dair tek bir delil yok. En ufak bir delil yok. Tanrı işini gizlice hallediyor sanırım. :)

Bak güzel arkadaşım;
Evrim canlılığı, oluşumları ve türleri açıkayan bilimsel teorilerden sadece bir tanesi. Bunun üzerine bu konu hakkında daha tartışmaya gerek var mı?

dolekbas
30-10-2015, 14:50
Sevgili dolekbas,

Kollariniz nasil olustu sizin? Cevabi nedir bu bahsedilen akilli tasarima gore? Niye parmaklariniz yapisik degil,bunu nasil aciklarsiniz?

Maymunların kolları nasıl oluştu ise öyle oluştu. Bunun da öncesi var. Onun da öncesi var. En önceyi ise kimse bilmiyor. Evrim bunu açıklayan teori ama dediğim gibi teoridir. Benimde kanıtlarını ve gücünü bildiğim bir teoridir. Ama işte o ilk canlı yok mu o ilk canlı. Birde dünya şartları. Neyse.

Parmaklarımın yapışık olmamasının nedenini size sormak gerekirdi. Eğer yapışık olsalardı buna adapte olarak hayatta kalamaz mıydık? Ayrık olmasının sebebi ne? Birde maymunlardan fiziksel olarak bir farklılığımız yok. Peki zihin anlamında bizi öne çıkartan şey neydi? Maymun doğada işini görürken insan neden fiziksel gerilemeye gitti de zihinsel gelişim yaşadı. Bunun tetikçisi kim.
Not: Maymun derken insan ve maymun ortak atasından bahsediyorum.

world
30-10-2015, 14:56
Maymunların kolları nasıl oluştu ise öyle oluştu. Bunun da öncesi var. Onun da öncesi var. En önceyi ise kimse bilmiyor. Evrim bunu açıklayan teori ama dediğim gibi teoridir. Benimde kanıtlarını ve gücünü bildiğim bir teoridir. Ama işte o ilk canlı yok mu o ilk canlı. Birde dünya şartları. Neyse.

Parmaklarımın yapışık olmamasının nedenini size sormak gerekirdi. Eğer yapışık olsalardı buna adapte olarak hayatta kalamaz mıydık? Ayrık olmasının sebebi ne? Birde maymunlardan fiziksel olarak bir farklılığımız yok. Peki zihin anlamında bizi öne çıkartan şey neydi? Maymun doğada işini görürken insan neden fiziksel gerilemeye gitti de zihinsel gelişim yaşadı. Bunun tetikçisi kim.
Not: Maymun derken insan ve maymun ortak atasından bahsediyorum.

İlk canlı evrimin zerre kadar umrunda değil.O da hokus pokusla oluşmadı Ol Dedi Oldu zihniyetine inanan bir inançlıysan hiç tartışmayalım.

İlahimasal
30-10-2015, 15:11
Hazretti havva nasıl oluşdu.

Kaburga vayahut,hangi organ ve hücre ise ademin vucudundan alınıp yaratıldı idaası .

Tek bir hücreden tesadüfi ortaya çıkdı idaası arasindaki fark nedir.

Şayet tanrıniz tek bir hücre yi tesadufi deilde kendisi yaratıp hayat oluşdu ise kur-an daki yaratılış safsatı kaldırilıp çöpe atılır.dolayısı ile islam ve tek tanrılı dinlerin tümü.

Buradanda muhammedin ve idaa edilen tüm peygamberlerin yalancı veyahut uretilen hikayeler olduğu ortaya çıkarki binlerce yıldır insanların aptalca bir fikir üzerinden hareket ettiği ortaya çıkar.

Evrende br yerlerde akıllı bir canlı ortaya çıksa adem misali yaratılma hikayesini nasıl cevaplıyacak din denen yapı.
Uzaylılaridamı toprakdan,çamurdan yapıp içine üflendi safsatasını devam ettireceksiniz.


Bilim bunlara cevap verecek tek mecradır..kuran ve diğer hikaye kitalarının tanrı söylemi eğlencelikden başka bir şey deildir.

Kusursuz tasarım dendiğı zaman hata olmamasi lazım ayrıca tüm yaşamda kusur var . Akılda buna evrim diyor.

Tanrınızı tekrar bir gözden geçirin yaratılışcılar.çok hata yapmış.

Neva
30-10-2015, 15:13
Dna laboratuvarda değişik kimyasal maddeler vasıtasıyla bölümlere ayrılır. Burada görülen desenler veya dizilimler karşılaştırılır.Bu Şifre kırma değildir.




Kotlanmanın ne demek olduğunu git kendin incele.
Dalga mı geçiyorsun . İnternette dünya kadar malzeme dururken, bunu benim yazmamı neden istiyorsun. Amacın ne?




Sen iyi misin yahu, bunu dünya kadar bilimadamları bilmiyor, sen kalkmış bana açıkla diyorsun. Bunu bilen zaten hayat oluşturabilir, var mı öyle bir şey gördün mü bir yerlerde duydun mu bir yerlerde de bana soruyorsun. İnsanlığın elinde sade bir teori vardır, bu da düşüncedir fikirdir başka bir şey değil. Hayatın canlılığın nasıl oluştuğuna dahil insanlığının elinde bir bilimsel kanıt yoktur, elinde olan teoridir, fikirdir, düşüncedir. Açıklamayı yapacak olan zaten kimyasal evrimdeki maddelerden malzemelerden hayatı oluşturabilir. Ama yok oğlu yok. Bunları bana soracağına o çok sevdiğin evrim teoricilerine niye bu soruyu sormuyorsun?. Kimyasal evrimden kendinden hayat oluşuyorsa neden bunu Kanıtliyamiyorlar ? Kanıtlanamamıs bir açıklama ne zamandan beri bilimsel oldu.
Akıllı tasarım en azından, burada bir problemin olduğunu açıklıyor. Bütün malzemelerin oluştuğunda hayat olsa idi , O zaman hayatın kimyasal evrimden tesadüfen olustunu 50 seneden beri gözlemlerdik . Günümüzdeki bilim adamları basit bir hücre yapısı diye bir şeyin olmadığını gördü , ama eskiden öyle değildi. Eskiden malzemeler oldu mu hayat olur zannediliyordu. 21. yüzyılda halen bu eski düşüncelere sahip çıkmanız gerçekten çok komik oluyor. Fizik ve kimya kanunları enformasyon değil kendileri doğa kanunudur bunlar malzemeleri verir Ama hayatı oluşturmaz, oluşturduğu da yok zaten.

-Demek ki neymis? Deger karsilastirmasi varmis. Ortam enflasyonlariyla, sonrada enformasyon islenmesi.

- Ben bildigim icin sana sormaktayim zaten sevgili dine mine ne.. Niye dalga geceyim seninle? Kodlanmis ne demek, daha onceki iddilarina iliskin, don oku bir daha yazdiklarini.. Basit ornek anlayasin diye hatta sana kripto ornegi verdim. Enformasyon ve ortama iliskin enflasyon dongusunu ogrenesin diye.

-Evet acikla diyorum, cunku akilli tasarimi ileri suren sendin sevgili dine mine ne. Biz ise sana ortamdaki enflasyon(ortam elemanlari, faktorler vs.) olmadan, enformasyon islenmez dedik. (haydi bir daha don oku yazdiklarini, iddialarini)

-Hayat olusmaz zaten, sen ona hayat adi verirsin, ortamdaki enflasyondan kaynakli, enformasyon isleyerek. Hayata dogarsin yani.

-Anlamadiysan hala, hayat nedir, kendince bize aciklayiver.

-Bilimsel kanitlar var, akilli tasarim ve tanrin tarafindan baktigin icin gorememektesin.

Evrim bir olgudur zaten, dayatir. Soyle basitce verelim daha kolay olur.
Olgu;
https://tr.wikipedia.org/wiki/Olgu

-Sana kendi iddiani sormustum sevgili dine mine ne, onu aciklamayi dene. Hani cansiz madde olusturmustun ya kendine gore, ama kimyasal evrime maruz kalmisligini aciklayamadin, akilli tasarim ve tanrin ile!? Hala metafizige girmeni bekliyorum, iddia ettigin halde girmiyorsun, nicin?

-Fizik veya kimya kanunlari, doga kanunlari degildir. Karistirmissin yine, sen onlara doga kanunu demektesin .

Fizik veya kimya kanunlari, ortama iliskin enflasyonla elde edilmis enformasyonu islerler. Bilimsel olarak bu sekildedir. Atiyorum, elma nasil yere dusuyor diye, olaya iliskin ortam enflasyonu toplar. Sonra da isler, der ki; Elma yere yercekimi sebebiyle dusuyor. Dogrulanmadigi surece degin de, bunu savunur.

Kedi hala gozluyor sevgili dine mine ne, soyutlamaya devam ediyor.
http://d11kavc4axrfgm.cloudfront.net/pet_care/wp-content/uploads/2014/11/Cat_Boredom_1022_CB_SB_LC_031.jpg

İlahimasal
30-10-2015, 15:18
Evrenin zerre kadar bir maddenin patlaması ile oluşduğuna inan yaratilışcılar.

Tek bir hücreden ortaya çıkmasina neden karşı çıkarlar anlaşilir bir durum deil.

Tanrınızı tekrar bir gözden geçirin yaratılışcılar..hata çok,kaos çok

İlahimasal
30-10-2015, 15:20
Kaburga kemiğinin halen insan şeklinde oluşumunu açıklayan din ALİMİ yok.
En dogrusunu el-ilah bilir demekle olmuyor .ikna olmuyoruz.

Kaburga nasıl kadın oldu?

İlahimasal
30-10-2015, 15:30
Bunun( kadın)
http://www.modanium.com/wp-content/uploads/2015/07/falda-kad%C4%B1n-y%C3%BCz%C3%BC-g%C3%B6rmek.jpg
Bundan ( kaburga)olduğunu idaa etmek aptallıkdır.
http://yildizkasabi.hol.es/images/kaburga.jpg

world
30-10-2015, 15:34
Bakteri kamçısı konusu dağılmış.Onu ben de merak ediyorum Evrim Ağacında okumuştum buna cevap ama unuttum şu an.

spartacus
30-10-2015, 16:22
Bu söylemin Kaynağı Harun YAHYA bile dğeildir. Bunun kaynağı john lennoxtur hatta bunun mahkemesi bile olmuş davayı kazanan Yine Evrimi savunan bilim adamları olmuştur.
Bu söylem Tarihe gömüldü. fakat ülkemizde olmuş bitmiş bir davanın üstünden insanlar yemleniyorlar.
Elbette, zaten her defasında değiniyorum çoğu ABD Evrim Karşıtı Enstitüler ve Akıllı Tasarım masalcılarından ya da bunalrın paraya boğduğu bir takım kişiler, ya da gerçekten teistler vs.

Sevgili world konu dağılmadı aslında

Başlık Akıllı Tasarım

Ama çatılan Evrim Teorisi..

Kel başa şimşir tarak konusu :)

Bu Akıllı Tasarımcılar, oraya buraya çamur atmaktansa ne zaman neyi iddia ettiklerini anlatabilecekler? Bunca sayfa geçtik Akıllı Tasarım hakkında ve tanrısı hakkında hala bir çift söz bile yok. Kaç kere soru soruldu ama yanıt verende yok, misal bu akıllı tasarımcı nasıl oluşmuş, maddesiz mi, cisimsiz mi, in mi, cin mi, her ne ise nasıl peydah olmuş :) Kim peydahlamış, nasıl peydahlamış? Bu sorular hala ortada açık, ama yerine ok bakteri kamçısı, yok tesadüf, yok Evrim konu ediliyor, lakin kavramlar yanlış, evrim konusu yanlış anlaşılmış, her şey arap saçı bir biçimde... Daha adı var kendi yok şu Akıllı Tasarım'da 1 adım mesafe kat edemedik.

world
30-10-2015, 16:58
Biraz baktıkm o bakteri kamçısı dahi aşama aşama evrilmiş sevgili dine mine ne .Git oku biraz.

dolekbas
30-10-2015, 19:05
İlk canlı evrimin zerre kadar umrunda değil.O da hokus pokusla oluşmadı Ol Dedi Oldu zihniyetine inanan bir inançlıysan hiç tartışmayalım.

Ağzımdan öyle bişey çıktı mı? Bugüne dek tek söylediğim şey şu oldu; "evrim varsa sebebini tanrıya bağlıyorum." İlk canlının o suda oluşmasının sebebi olarak tanrıyı görüyorum.Dinoları yok eden göktaşının sebebini tanrı olarak görüyorum. Göremez miyim? Buna inanamaz mıyım? Bunun benimle tartışamamakla ne ilgisi var?

Predator
30-10-2015, 19:08
Bak güzel arkadaşım;
Evrim canlılığı, oluşumları ve türleri açıkayan bilimsel teorilerden sadece bir tanesi. Bunun üzerine bu konu hakkında daha tartışmaya gerek var mı?

Diğer teoriler yanlışlandı. Tasarım ise bilimsel değil. Evrim ise tüm Dünya'da kabul gördü.

dolekbas
30-10-2015, 19:08
Size gelebilir, her sey herkese sacma yahut mantikli gelebilir; buna subjektif algi denir. Ne var ki soylediklerim sacilmis dusunceler yahut kurgular degil, gozlem veren olgular.



'Mukemmel evrim' diye bir ibare hayatimda kullanmadim, ki bu tartismada kullanayim. Algida problem oldugu yahut iletisim sorunumuz oldugu asikar.



Yok mu?

https://en.wikipedia.org/wiki/Extremophile
https://en.wikipedia.org/wiki/Thermophile
https://en.wikipedia.org/wiki/Cucujidae

Siz ne istiyorsunuz, mutlak sifirda yahut lavda yasayabilen organizma mi?

https://tr.wikipedia.org/wiki/Su_ay%C4%B1lar%C4%B1



Yukarida verildigi uzere var. Diger gezegenler ve uydularinda da belli sinif organizmalarin yasadigi dusunuluyor.

http://www.panspermia.org/bacteria.htm



Belirttigim gibi, hayalleriniz ayri, gercek dunya ayri. Bir donem dunyanin duz oldugunun dusunulmesi gibi.



Yok.

Canlilar dinamik kosullara bagli evriliyor.



Yok oyle bir sey. Dunya Harun Yahya safsatizminden ibaret degil cunku.



Siz evrende dunyadan baska yerde hayat yok deyince komik olmuyor; ben dusunce yapinizi New York'ta hayat olmadigi zanninda bulunan Central Park'li bir karincaya benzetince mi komik?



Olabilir degil; var. Evrende sayisiz turde hayat oldugu felsefi bir gercektir.



Tesadufen degil; dinamik unsurlar, kosullar, faktorler cercevesinde olusmus, her sey oyle olusuyor. Mesela dunya cekim kuvveti ile olusmus; gunesin etrafinda donuyor; gunes kendinden onceki yildizlardan arta kalan molekuler bulutlardaki atomlarin fuzyonu ile olusmus; yine bu fuzyondan aciga cikan enerji dunyada yasamin mevcut haline evrilebilmesine olanak saglamis, ve yine sizin vucudunuz tukettiginiz besin ile olusmus. Sartlar cercevesinde yani. Yaratici-tanri bunun neresinde? Hic bir yerinde tabi ki. Cunku yaratim yok; enerjinin nitelik degisimi, form degisimi var. Her sey enerjidir. Uzay bile enerji, https://en.wikipedia.org/wiki/Vacuum_energy.

O halde mükemmel tasarım yoktur tezinizi çürüttünüz. Bravo.Bakın heryerde her canlıya göre ortam şartları bulunuyor. Bumudur yani?

world
30-10-2015, 19:09
Ağzımdan öyle bişey çıktı mı? Bugüne dek tek söylediğim şey şu oldu; "evrim varsa sebebini tanrıya bağlıyorum." İlk canlının o suda oluşmasının sebebi olarak tanrıyı görüyorum.Dinoları yok eden göktaşının sebebini tanrı olarak görüyorum. Göremez miyim? Buna inanamaz mıyım? Bunun benimle tartışamamakla ne ilgisi var?

Neden Tanrılar olamayacağını ya da başka bir şeyler olamayacaını kanıtlamadığın sürece ciddiye alınmayacaksın.

spartacus
30-10-2015, 22:59
Ağzımdan öyle bişey çıktı mı? Bugüne dek tek söylediğim şey şu oldu; "evrim varsa sebebini tanrıya bağlıyorum." İlk canlının o suda oluşmasının sebebi olarak tanrıyı görüyorum.Dinoları yok eden göktaşının sebebini tanrı olarak görüyorum. Göremez miyim? Buna inanamaz mıyım? Bunun benimle tartışamamakla ne ilgisi var?
Görebilir, inanabilirsiniz, sizin inancınız sizi bağlar, ötekide vampire inanır korkar, beriki Noel babaya, inançtır, bizim objektif olarak şudur deme şansımız yok, adı üstünde inanç-zan. Sonuç olarak bizde evrim ve değişim olarak görebiliriz değil mi? Yeterki kendi inancınızla değil eleştirecekseniz, görüşümüzle, sunduğumuz ve gözlemlediğimiz dayanaklarımızla yapın bunu, yapmaz inancınızla gelirseniz tabiki kendi sorularınız size yönelir, tanrınızı peydah eden kim, nedir diye sorulur, açıklayamadığınız sürece bu soruları sormaktan vazgeçin, ya da çiftestandardı bırakın :)

dine mine ne
31-10-2015, 01:35
Günümüzdeki bazı insanlar nedense Darwin,den daha çok darwinist'çi oluyorlar . Ama her neyse, uzun lafın kısası, başlığı açtığımda konuyu zaten Harun Yahya ile ilişkilendirdiniz . Evrimcilerin itirafları diye bir kitap buldum, burada çok ilginç şeyler buldum çocuklar. Darwin,nin

E. Haeckel'e yazdığı mektubundan:
Evrim doktrinini yayarak çok müthiş bir iş yapmış olacaksın. Yararsız yapıların ileriki aşamalarda ortadan kalkmasıyla ilgili problem senin de kafanı karıştırdı mı? Bu problem son zamanlarda benim aklımı oldukça karıştırdı.


J. D. Hooker'a yazdığı mektubundan:

Bazen, yakında tamamen yenilgiye uğrayacağımdan şüpheleniyorum.
Görüşlerime ters düşen bazı büyük zorlukları ortadan kaldırdığımı düşünüyorum, fakat bunların hepsi bir halüsinasyon olabilir.

Tamamen yanlış bir inancın içinde olduğumu düşünmeye başladım. Bana bu konunun on sene içinde tamamen unutulacağını söylediğinde haklıydı.

Bana kitabımı soruyorsun, sana söyleyebileceğim tek şey intihar etmeye hazır olduğum; kitabın çok makul bir şekilde kaleme alındığını düşünüyordum, fakat şimdi tekrar yazılması gerektiğini anladım.

Türlerin Kökeni'nin yayınlanmasının ardından o kadar çok şey yayınlandı ki, bu bilgileri değerlendirip bir bütün haline dönüştürme gücüne ve akıl yeteneğine sahip olduğumdan şüphe ediyorum

Lyell'e yazdığı mektubundan:
Çeşitli konularla ilgilenen pek çok insanın yıllardır bir illüzyon içinde olduğunu düşünerek oldukça seviniyorum. Sık sık üzerime soğuk bir ürperti geliyor ve kendi kendime bütün hayatımı bir fantaziye adayıp adamadığımı soruyorum.

"Allah'ın varlığı hakkında hislere değil de akla bağlı bir başka nokta da, çok önemli bir konu olarak beni etkiliyor. Bu muazzam ve harikulade evreni, çok geriye ve çok ileriye bakabilme kabiliyeti bulunan insan da dahil olmak üzere, kör tesadüf veya zaruretin eseri olarak görmek çok güç, hatta imkansızdır. Böyle düşününce bir dereceye kadar insanınkine benzeyen zihin sahibi bir "İlk Sebep" aramak zorunda kalıyorum;bu bakımdan teist sayılabilecek bir insanım. Hatırladığıma göre, Türlerin Kökeni'ni yazdığım zaman bu inanç bende çok kuvvetliydi. O tarihten beri yavaş yavaş ve birçok dalgalanmalarla zayıfladı. Ama o zaman da şu şüphe ortaya çıkıyor: Benim inandığıma göre en aşağı hayvanlarınki kadar basit bir zihinden çıkmış olan bir akla, böyle büyük bir sonuç çıkardığı zaman güvenilir mi?"


Darwin bu noktada çaresizlik içinde ellerini açıyor ve şunları söyleyerek sözünü bitiriyor:

"Böyle karmaşık meselelere en ufak bir ışık dahi tuttuğumu iddia edemem. Herşeyin başlangıcındaki sır bizim için çözülemez bir halde duruyor; şahsen ben bir agnostik (bilinemezci) olarak kalmaktan memnunum."
Darwin, teorisi için en büyük açmazın ise ara form fosillerinin bulunamayışı olduğunu görüyordu. Bu yüzden, 1859 yılında, bundan tam 150 yıl önce Türlerin Kökeni kitabının "Teorinin Zorlukları" (Difficulties on Theory) adlı bölümünde şöyle yazmıştı:

Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse, NEDEN SAYISIZ ARA GEÇİŞ FORMUNA RASTLAMIYORUZ? Neden bütün doğa BİR KARMAŞA HALİNDE DEĞİL DE, tam olarak TANIMLANMIŞ VE YERLİ YERİNDE? SAYISIZ ARA GEÇİŞ FORMU OLMALI, FAKAT NİÇİN YERYÜZÜNÜN SAYILAMAYACAK KADAR ÇOK KATMANINDA GÖMÜLÜ OLARAK BULAMIYORUZ... NİÇİN HER JEOLOJİK YAPI VE HER TABAKA BÖYLE BAĞLANTILARLA DOLU DEĞİL? Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya ÇIKARMAMAKTADIR ve belki de BU BENİM TEORİME KARŞI İLERİ SÜRÜLECEK EN BÜYÜK İTİRAZ OLACAKTIR. (Charles Darwin, The Origin of Species, s. 172, 280)

Dr. Robert Milikan (Nobel ödüllü, ünlü bir evrimci):

Şu çok acıklı: Biz bilim adamları şu ana kadar hiçbir bilim adamının kanıtlayamadığı evrimi kanıtlamaya çalışıyoruz.



tüm 28 bölümü buradan okuya bilirsiniz.
http://www.hyahya.org/tr/books/654/Evrimcilerin-Itiraflari/chapter/5395/Bolum-02-Evrimcilerin-Darwin-Ile-Ilgili-Itiraflari



Darwin,nin en önemli sözü benim icin su :

Böyle düşününce bir dereceye kadar insanınkine benzeyen zihin sahibi bir "İlk Sebep" aramak zorunda kalıyorum;

Bir türün diğerine değişimine ilişkin elimizde hiçbir kanıt yoktur. Tek bir türün değiştiğine kanıtlayamayız diye sözleride vardır, yani sizler neyin peşinde koştuğunuzun farkında bile değilsiniz arkadaşlar.
Gördüğünüz gibi Darvin dahi sizin kadar Darwinist değilmiş. Günümüzün bilimsel verileri neyi ortaya koyuyor, bir proteinin bile tesadüf sonucu ortaya gelemeyeceği gerçeğini ortaya koyuyor. 21. yüzyilin Moleküler Biyoloji bilgilerini nasıl görmezden gelebilirsiniz.

Bilime dahi ne inancınız nede saygınız kalmış.

Bakin siz dawkins gibisiniz , Tanri olmasin da, ne olursa olsun gidiyorsunuz .
Bu iste sizlerin en büyük hataniz .
Inanmak mecburunda degilsiniz ama tanriyi bilip bilmeden dislamak yanlistir.
Iste siz bunu yapmaktasiniz ,bu yüzden de konumuzun en celiskili noktalarini indirgemekten baska sey yaptiginiz yok.

Aman tanri olmasin gidiyorsunuz. Bakin izleyin , darwkıns aynı sizlerin kafa yapınıza sahıp , ama sizlerden daha gercekci .ADAM BILMIYORUZ DIYOR SIZIN GIBI YALAN KONUSMUYOR. Konu akilli tasarima gelince belki uzaylilar yapmis olabilir diyor .
Tanridan kacmak icin maymun gibi daldan dala atliyor .

https://www.youtube.com/watch?v=l4W8hWpQm2Y (https://www.youtube.com/watch?v=l4W8hWpQm2Y)


Ilk yasamin kendiliginden nasil olduguna iliskin kimsenin bir bilgisinin oldugunu artik itiraf edin , ki tanri konusuna gecebilelim .Kendiliginden olusan bir canli yok atip tutmayin , ayip oluyor cocuklar.Dünya bilmiyor . Kimze bilmiyor . Alüüü, geliyor mu sesim?. :tongue1:

spartacus
31-10-2015, 02:04
Yine mi başka dallara atladın!

Şu ne idüğü belirsiz Akıllı Tasarım'ı ve üfürük Tanrısını bize anlatmayacaksan artık kendi başlığını kirletme yahu! Git Evrim teorisi ile ilgili başlıklara yaz, uydur, kaydır, daldır artık neyse, cahilin zulmü, zalimin zulmünden beter(artık dedirttin)!

Şu konuda tek bir kimse bile sana Darwinist cart, curt olarak cevap vermedi. O kadar sığ saplantılısın demek ki. Darwin söylediği için değil, kafanız bir türlü almıyor, konusu edilen gerçekler öyle olduğu(! OLGU) için ifade ediliyor! Kaç kez örnek verdim, su ateşi söndürür, Darwin şu bu söylediği için değil öyle olduğu için! Kaç kez çamuru bırak, başlığına göre yaz dedim, kaç kez sordum Akıllı tasarım nedir, Tanrısı nedir, kimdir, nasıl peydah oldu, hala cevap yok, e be güzel dostum bu konuyu niye açtın o zaman? Cahil, cahil yobaz gibi sağa sola dalaşmak için mi?

Yapıyorsunuz, içine ediyorsunuz, sonrada suçlayacak adam arıyorsunuz...

Kaç kere dedim, bir iddian varsa sağa, sola çamur atmadan neyse şu iddian yaz yahu! Artık yeter başlığı açtın madem ANLAT BİZE, nedir bu Akıllı tasarım!

Eğer bu minvalde devam edersen kendi başlığına saygısızlıkla yazıların kire gider, ya da git Evrim konularına yaz. Ciddi dinci bir şartlanmışlık tarzına çattık resmen.

Neyse demek ki vakit öldürmeye değmiyormuş... Lütfen kendi başlığını kirletme, Akıllı Tasarım'ı anlat bize! Boş ver evrimcileri "onlar sizlerin ilahi gücü karşısında bir moktan anlamaz", sen kendi Akıllı Tasarımını anlat...

Neva
31-10-2015, 02:08
Ilk yasamin kendiliginden nasil olduguna iliskin kimsenin bir bilgisinin oldugunu artik itiraf edin , ki tanri konusuna gecebilelim .Kendiliginden olusan bir canli yok atip tutmayin , ayip oluyor cocuklar.Dünya bilmiyor . Kimze bilmiyor . Alüüü, geliyor mu sesim?. :tongue1:

Geliyor geliyor sevgili dine mine ne, merak etme geliyor.

Evrimin, sIkI Darwin karsiti oldugun icin, Darwin'le basladigini zannetmen normal, basinda da soylemistik sana hatirlarsan bunu.Bu yuzden atip tutmadan ve tanrina gecmeden once,ne demistik sana? Enflasyon ortaya konulmadan, enformasyon isleyemezsin.

Ben hala metafizige girmeni bekliyorum, iddian uzerine, bir de su kendince olusturdugun cansiz madde'nin kimyasal evrime maruz kalmisligini acisindan aciklamani.

Kedi hala gozluyor sevgili dine mine:rapture:,

http://littlefun.org/uploads/52410bb8e691b267f97d9278_736.jpg

dine mine ne
31-10-2015, 06:36
Yine mi başka dallara atladın!
yoo atlamadim nerden cikardin ?

Şu ne idüğü belirsiz Akıllı Tasarım'ı ve üfürük Tanrısını bize anlatmayacaksan artık kendi başlığını kirletme yahu! Git Evrim teorisi ile ilgili başlıklara yaz, uydur, kaydır, daldır artık neyse, cahilin zulmü, zalimin zulmünden beter(artık dedirttin)!

Başlığımı kirlettiğim filan yok, akıllı tasarımın karşısında evrimciler durmuyorlar mı. İndirgenemez kompleksli yapıları indirgeyen sizler değil misiniz.Darwinin evrim teorisini ateistliğin temel taşı olarak kullanmıyor musunuz . Bu teorinin babası neler düşünüp söylediğini buraya aktardım. Bu yüzden de hangi çamurdan bahsettiğini anlamadım.


Şu konuda tek bir kimse bile sana Darwinist cart, curt olarak cevap vermedi. O kadar sığ saplantılısın demek ki.

Cevaba luzüm yok , Darwinin kendine sordugu sorular var bu mektublarda, tanriya iliskin
akila iliskin . Konu akilli tasarim degilmiydi ?.
kim sapti nereye ?

Darwin söylediği için değil, kafanız bir türlü almıyor, konusu edilen gerçekler öyle olduğu(! OLGU) için ifade ediliyor! Kaç kez örnek verdim, su ateşi söndürür, Darwin şu bu söylediği için değil öyle olduğu için!
Öyle oldugu icin , hani kanit ???????????????????????????????????????.


Kaç kez çamuru bırak, başlığına göre yaz dedim, kaç kez sordum Akıllı tasarım nedir,
Akilli tasarimi Flagell motoru ile actim ,ama ne yaziki Flagellin kuyrugunu kopardiniz ,neymis sizce siringa olmus ,vay efendim . Indirgenemez komlexi yaptiniz siringa .Helal size .

Tanrısı nedir, kimdir, nasıl peydah oldu, hala cevap yok, e be güzel dostum bu konuyu niye açtın o zaman? Cahil, cahil yobaz gibi sağa sola dalaşmak için mi?

Daha bir kuyruk,ta anlasamadik tanri konusuna girelim diyorsun , seni mi kiracam ,yarin yazarim.

Yapıyorsunuz, içine ediyorsunuz, sonrada suçlayacak adam arıyorsunuz...
Kimi suclamisim yahu söylede bende bileyim , özürdileyim kendisinden.
suclamak kötü bir isdir,umarim bunu bilirsin .
Darwinin mektubtaki düsüncelerinde neler varmis diye göstermekti amac.
Icine degilde üstüne katki olsun istedik .

dine mine ne
31-10-2015, 07:22
Geliyor geliyor sevgili dine mine ne, merak etme geliyor.

Evrimin, sIkI Darwin karsiti oldugun icin, Darwin'le basladigini zannetmen normal, basinda da soylemistik sana hatirlarsan bunu.Bu yuzden atip tutmadan ve tanrina gecmeden once,ne demistik sana? Enflasyon ortaya konulmadan, enformasyon isleyemezsin.

Ben hala metafizige girmeni bekliyorum, iddian uzerine, bir de su kendince olusturdugun cansiz madde'nin kimyasal evrime maruz kalmisligini acisindan aciklamani

Kedi hala gozluyor sevgili dine mine,


Sevgili Neva

Ben Darwin karsiti degilim,ki , nerden cikardin.Enflasyon ,Kimya evrimi degilmi Neva ?
Bu kimya evriminde ne olmus ? kanit filan varmi ? 50 sene oldu .Dedigin gibi senin kedi gözlüyor bir sey görmüsmü , bir sahmet sorsana ona .

Kimyasal evrimden sonra olup biteni kanitlaya bilen bir bilim adami vere bilirmisin.

Sen birseyler karistiriyorsun. Hayat kendiliginden olusdu diyen siz ateistlersiniz ,ben degil.
Aciklamasini siz yapmaniz gerkir ,kanitiniz yok ise böyle bir cümle kuramazsiniz, yoksa yalan olur,zaten yalanda.

Ben deistim, akilli tasarimi destekliyorum. Akilli tasarim 21,yüzyilin teknolojisiyle dikkat dikkat , önümüzde bir motor var der .Burda akil olmadan ,bilgi olmadan, kendiliginden bu kadar komplex bir yapi ,olusamaz der. Ama nasil olusduguna ilsikin bir iddasi yoktur.

Iddia sizin,ama nedense aciklama benim . Neden öyle oluyor?

Ben sadece tanrinin varlligina neden inandigimi yazabilirim.
Hayati nasil olusdurdugunu ben de bilmem , numarasi yok ,ki kendisine sorayim.

Gelen Iddia ateistlerden , olusdu diyen sizlersiniz , bizde bilmiyoruz demiyen sizsiniz.

O kedine söyle seni gözlemlesin beni degil.:tongue1:

Neva
31-10-2015, 07:24
İndirgenemez kompleksli yapıları indirgeyen sizler değil misiniz


Degiliz sevgili dine mine ne,
*Cunku ortaya indirgenemez kompleksli bir yapi koymus degilsin.
*Hala indirgenemez kompleksli yapinin ne oldugunu aciklamis degilsin, istersen akilli tasariminla, ister* iddia ettigin metafizik ile,
*Ha bir de su kendince gore olusturdugun cansiz maddenin, kimyasal evrime maruz kalmisligini aciklamani da bekliyoruz.

Yoksa senin tanriya inanman filan onemli degil, hicbir beis yok bunda, ancak bilimin karsisina, tanri cikaramassin, hem bilimsel konusuyorum deyip, hem de hy urunleri koyarak. Bu sitede inanan insanlarla dahi tartisiyoruz bircok konuyu gayet tutarli sekilde.. Ve yeri geldiginde bilimi dahi elestirebilen bir sitedesin dikkat cek buna.

Evrimin Darwin'le basladigini ileri surebilecek kadar, konudan bir habersin, ne yazik ki.

Kedi hala gozluyor sevgili dine mine ne;

https://martinmorblog.files.wordpress.com/2014/04/sad-cat-snowy-window_0.jpg

Neva
31-10-2015, 07:42
Sevgili Neva

Ben Darwin karsiti degilim,ki , nerden cikardin.Enflasyon ,Kimya evrimi degilmi Neva ?
Bu kimya evriminde ne olmus ? kanit filan varmi ? 50 sene oldu .Dedigin gibi senin kedi gözlüyor bir sey görmüsmü , bir sahmet sorsana ona .

Kimyasal evrimden sonra olup biteni kanitlaya bilen bir bilim adami vere bilirmisin.

Sen birseyler karistiriyorsun. Hayat kendiliginden olusdu diyen siz ateistlersiniz ,ben degil.
Aciklamasini siz yapmaniz gerkir ,kanitiniz yok ise böyle bir cümle kuramazsiniz, yoksa yalan olur,zaten yalanda.

Ben deistim, akilli tasarimi destekliyorum. Akilli tasarim 21,yüzyilin teknolojisiyle dikkat dikkat , önümüzde bir motor var der .Burda akil olmadan ,bilgi olmadan, kendiliginden bu kadar komplex bir yapi ,olusamaz der. Ama nasil olusduguna ilsikin bir iddasi yoktur.

Iddia sizin,ama nedense aciklama benim . Neden öyle oluyor?

Ben sadece tanrinin varlligina neden inandigimi yazabilirim.
Hayati nasil olusdurdugunu ben de bilmem , numarasi yok ,ki kendisine sorayim.

Gelen Iddia ateistlerden , olusdu diyen sizlersiniz , bizde bilmiyoruz demiyen sizsiniz.

O kedine söyle seni gözlemlesin beni degil.:tongue1:

Sevgili dine mine ne,
Darwin karsiti da olabilirsin bunda bir beis yok ki..
Enflasyonun ne anlamda kullanildigini sana kac sayfa once acikladim, sen ilk enformasyon dediginde bak 13 sayfa olmus hala ayni seyden bahsediyorsun, don oku bir zahmet. O soruyu sormadan once, mikro evrimin ne oldugunu bilmelisin, ki makro evrime tanrini yapistirma cabalarindan belki vazgecersin, srogulama, fikir alisverisi filan yaparsin ha!? Var tabi gozlemleyebilirsin, ama bunlari zaten basit deney adi altinda sayfalar once yazdik, yaptin mi deneyleri? Yok.
E o halde nicin sormaktasin ayni seyleri?

Vermeme gerek yok ki, vermissin iste kendin kamci ornegiyle, acilis mesajin sorunlu olsa da, onu tartismaktayiz hala. Fakat sen bir turlu konuya gelemiyorsun.

Kendiliginden olustu dedigimiz ve hicbir veri ile altini desteklemedigimiz bir yeri goster, cok rica edecegim, alintila ve sok gozume su baslikta. Motor da sana aciklandi sayfalar once, haydi don bir daha oku. Deist olmanda da problem yok, o halde desteklediginle aciklamaya calis veri bakimindan, bak kac sayfadir ayni seyi soyluyoruz sana. Ben kac kez iddia ettigin metafizige de gir dedim hatirlarsan, haydi don oku kac kez yazmisim.

Oyle olmak zorunda, cunku basligi acan ve iddiada bulunan sensin, haliyle biz de katilimcilar olarak yanit veriyoruz, cunku kendi adima akilli tasarimi desteklemiyorum. Yeterince acik mi? Kabul, o da olur, neden inandigini da yazabilirsin, yaz diyorum zaten kac mesajdir, kendi dusuncene iliskin, nerede yazma dedim ki, don geriye mesajlarimi oku kac kez yaz demisim sana degil mi ?

Kedi hala gozluyor sevgili dine mine ne,

http://4.bp.blogspot.com/_VegFLGHJ9UQ/TTtTXPLYkZI/AAAAAAAAEbg/feH-GGozCGc/s1600/window2+cat.jpg

spartacus
31-10-2015, 08:12
Tabiki daldan dala atlıyorsun, sanane Darwinistlerden, ortaya Akıllı Tasarımına dair ufacık bir şey koydun mu ki, 3. şahıslar demeye başlayasın. Akıllı Tasarım dediğini koy ortaya, kimseyede ALDIRMA! Bize muhtaç mısın???Başlığımı kirlettiğim filan yok, akıllı tasarımın karşısında evrimciler durmuyorlar mı. İndirgenemez kompleksli yapıları indirgeyen sizler değil misiniz.Darwinin evrim teorisini ateistliğin temel taşı olarak kullanmıyor musunuz . Bu teorinin babası neler düşünüp söylediğini buraya aktardım. Bu yüzden de hangi çamurdan bahsettiğini anlamadım.Hayır Akıllı Tasarımcılar, Evrim Teorisine çamur atıyor, bak sende aynı kafayla başladın konuya, ama konuna dair bunca zaman geçti hala Akıllı Tasarım nedir bunu anlatmadın!!!. Şu laflarını bari yapma şimdi. Dalaşma Evrim teorisi ile, mahkum musun o teoriye? Akıllı Tasarımını, tanrısını neyse anlat! Anlat artık bekliyoruz!
Cevaba luzüm yok , Darwinin kendine sordugu sorular var bu mektublarda, tanriya iliskin akila iliskin . Konu akilli tasarim degilmiydi ?.kim sapti nereye ?Bizene, sanane bundan, Akıllı Tasarım değil mi başlığın, anlat bunu, sen Akıllı Tasarımı ortaya koydun mu ki, lafzını edip durasın?. Darwine'de giren sensin, Evrim teorisine de, tepetaklak ve çoğu yalan, yanlış gidiyorsun, mecbur muyuz sen Akıllı Tasarımını anlatacaksın diye mecburen muhatap olmaya? Bizi bırak, Evrim Teorisini geç, sana göre külliyen yanlış değil mi, eeee bir mok bilmiyoruz işte, bize bizi anlatma, bize kendini anlat!
Öyle oldugu icin , hani kanit ?Neyin kanıtını istiyorsun? Evrim'in mi! Haklısın Dünya Dönmüyor! Bırak Arap şeyhleri gibi dünya dönmüyor dönseydi tarzında laflamayı, Akıllı Tasarımın için, o tanrın için HANİ KANIT!!!!

Oysa biz her şeyden evvel MUHTEVİYATI-MALZEMEYİ, canlıları görüyor, gözlemliyor, hareket ve değişimi görüyoruz, bir OBJEKTİF DAYANAĞIMIZ var, sen şu tanrını getir koy ortaya birazda O'nu gözlemleyelim! Koy artık şu üfürüğü!

Bekliyorum tam 13 sayfa oldu hala bekliyoruz;

AKILLI TASARIMI ANLAT
TANRISINI ANLAT
O TANRI O AKILA KENDİLİĞİNDEN Mİ SAHİP OLMUŞ
TASARIM YETENEĞİNİ NASIL KAZANMIŞ
O TANRIYI ORAYA KİM NASIL KOYMUŞ
SONRA NASIL TASARLAMIŞ
TASARLARKEN KİM GÖRMÜŞ
ÇERNOBİL FACİASINDA TANRI İŞ BAŞI YAPIP KEYFEN KODLARIMI DEĞİŞTİRMİŞ NE YAPMIŞ, KENDİLİĞİNDEN DEĞİŞECEK DEĞİLLER YA DEĞİL Mİ, İDDİAN BU?!
MADEM İDDİALISIN TANRI KENDİLİĞİNDEN NASIL OLUŞMUŞ BİRDE AKIL SAHİBİ OLUP METAFİZİK, METAFİZİK, ÇOCUK MASALI GİBİ ÜFÜREBİLMİŞ.

BUNLARI AÇIKLIKLA, açıkla diyoruz dönüp dolaşıp darwinistler, DNA laf edip çıkıyorsun, ne ala, ne ala? Amacın ne üzüm mü bağcı dövmek mi? ANLATMADIĞIN SÜRECE İŞİN GÜCÜN ORAYA BURAYA ÇAMUR ATMAK OLMASIN, KENDİNE EDİYORSUN KİMSEYE DEĞİL, başkasının yanlışı sizin doğrunuz değildir, bu cahil zemini artık terkedin. Bu şekilde kir olarak dönüyor, tüm dünyada böyle, Evrimciler dediğin insanlar çamur, cahil bilmez uydurur şeylerle zaman harcamak zorunda kalıyor, sandığın gibi Akıllı Tasarımla filan kafayı zomuş değiller, komedi o sadece, ama çarpıttıkları, yalan, yanlış üfürüp, insanalrı kandırdıkları içinde mecburen yazmak zorunda kalıyorlar!. AKILLI TASARIM nedir aha cevapalyım, MASALDIR, KURGUDUR, SENARYODUR, nesini ciddiye alacağım da kafayı takacağım, hiç bir dayanağı, objektif bir şeyi yok ki ortada, vakit öldürmeye bile değmez yahu! Al bak 13 sayfa geçti hiç bir dayanak sunamadın, değer mi kişilerin masalımsı hayal güçleri için vakit öldürmeye?!

BAK BUNLAR SENİN AÇIKLAYIP ANLATMAN GEREKEN KONULARDI, BAŞLIK NE PEKİ? AKILLI TASARIM! EVRİM TEORİSİYLE İLGİLİ ENGİN BİLGİLERİNİ LÜTFEN EVRİM KONUSU BAŞLIKLARINA YAZ, ya da önce AKILLI TASARIM nedir ortaya ser ki bizde bilelim ne alaka?!. 13 SAYFA GEÇTİ dine mine ne, hala AKILLI TASARIM nedir öğrenemedik bir türlü, tanrısı kimdir, necidir, yenir mi, içilir mi, in mi, cin mi hiç bir fikrimiz yok!

Şimdi sen kendi yanıtını vereceksin, Akıllı Tasarım nedir ve tanrın nasıl kodluyor? Bizde sana göresini öğrenelim artık! Haksız mıyım, tam 13 sayfa oldu ve her cevabımız önce Evrim'in(sürece yayılmış değişim!!) ne olduğunu, sonra Evrim Teorisinin yalan, yanlış bilinmesini düzeltmek uğraşı ile geçiyor, neden peki? Akıllı Tasarımını anlatmak yerine Evrim teorisine çatmayı seçtiğin için!.. Oysa Evrim Teorisini mi eleştireceksen kabul(başlıkları var oysa), ama ne ile eleştiriyorsun bunu somut olarak ortaya koymalısın, ne demişsin Akıllı Tasarım, önce bunu anlatacaksın ki, elinde malzemen, kaynağın olsun, bizde neye göre eleştirdiğini ve yerine ne koyduğunu görelim, bilelim değil mi? Muhataplık, tartışma ancak böyle olur, bu şekilde monolog yapmış oluyorsun..

dine mine ne
31-10-2015, 09:47
Ben evrim teorisine camur felan atmadim,ben niyetimi yazmama rahmen hala bildigini devam okuyorsun .
Baslik akilli tasarim oldugundan, darwinin dahi süphe duydugunu dile getirmekti niyet.
Darwin süphe duymasaymis , tanri akil diye fizildamasaydi bende bahs etmezdim.
Darwin,den daha fazla darwinist olmak bu olsa gerek iste .

Sana ne adamdan , baban,mi ,anan,mi ,oglun,mu?.

Kaldiki bu adamin yaptigi islere kendim saygi duyuyorum.
Canlilarin evrim gecirdigine kendim inaniyorum , ama o kadar büyük boyuta degil.

Büyük boyut taki evrimde sorunlar ortaya cikiyor, bunu darvin dahi dile getiriyor .

Her neyse, birak su camur atma davasini artik .

Predator
31-10-2015, 09:56
Baslik akilli tasarim oldugundan, darwinin dahi süphe duydugunu dile getirmekti niyet.

"... bunu doğrulayan başka olgular ve kanıtlar olmasaydı bile, bu görüşü hiç duraksamadan beninserdim."

Kaynak: Türlerin Kökeni, Evrensel Basım Yayın, safya 483.

Darwin şüphe duymuyordu. Öğrendiğin bilginin doğru olup olmadığını düşünmek çok mu zor ? Ben bu bilgiyi nereden öğrendim diye sormayı beceremiyor musun ?

Beceremediğin için yanılıyorsun işte. Gördün mü yukarıda ne diyor Darwin ? Azıcık zeka kırıntısı varsa en azından şu konuda yanıldığını görürsün.

Darwin,den daha fazla darwinist olmak bu olsa gerek iste .

Darwin'in zamanında teori çok yeni ve kanıtlar günümüzde ki kadar fazla değildi.


Canlilarin evrim gecirdigine kendim inaniyorum , ama o kadar büyük boyuta degil.

Hem akıllı tasarım hem evrim bir arada olmuyor. Birbirine tamamen zıt iki görüş bunlar.

Neden büyük boyutta olamıyormuş ?


Büyük boyut taki evrimde sorunlar ortaya cikiyor, bunu darvin dahi dile getiriyor .

Modern senteze bilimsel bir eleştiri getirmeyi denesene ?

Sorunlar nedir ?

Neva
31-10-2015, 10:12
Ben evrim teorisine camur felan atmadim,ben niyetimi yazmama rahmen hala bildigini devam okuyorsun .
Baslik akilli tasarim oldugundan, darwinin dahi süphe duydugunu dile getirmekti niyet.
Darwin süphe duymasaymis , tanri akil diye fizildamasaydi bende bahs etmezdim.
Darwin,den daha fazla darwinist olmak bu olsa gerek iste .

.

Sevgili dine mine ne;

Guzel bak niyetini yaziyorsun, ama ben de sana dedim ki, yaniliyorsun, evrim bahsi Darwin'le baslamaz. Haliyle 13 sayfadir Darwin'i asmis ve mesafe katetmis olman gerekirdi, fikir uretimi acisindan. Ancak akilli tasarimin ve tanrin buna izin vermiyor senin sahsinda, farkinda misin? Bak sana her yol'a dair olur dedik, ister tanrini anlat, ister akilli tasarimini anlat vs. onlarca kere yazdik. Tanriya neden inandigimi yazabilirim dedin, olur yaz dedik, seni engellemedik.

Bahsettigin donemlerde, hatta daha oncesinde de bircok bilim insani, tanri'yi isin icine karistirmak zorunda kaliyordu, mevcut baskidan dolayi. Dunya donuyor dusuncesi ve yargilama dahi buna iyi ornektir. Biz o anlattigin hikayeleri biliyoruz zaten, o hikayeler o donemde de vardi, hala da var.

Kisaca surdan okuyabilirsin;
https://en.wikipedia.org/wiki/1860_Oxford_evolution_debate

Su adamin hikayesini de okuyabilirsin. Yetmezse ben sana onlarca ornek veririm suphen olmasin.
https://en.wikipedia.org/wiki/Galileo_Galilei

Yani sen bir deist oldugunu soyluyorsun, bilimsel hususta konusalim diyorsun ona da peki dedik, ve objektif noktadan uzaklasip, tanri ve din konusunun bilimin gelismesine ne denli engel oldugunu filan bilmiyor musun? Hic mi okumadin bilim tarihi filan?

Kedi hala gozluyor sevgili dine mine ne,
http://3.bp.blogspot.com/-AB9l3MxsqTM/VRA3FUDlEwI/AAAAAAAA3dk/lBsFRDY7J2g/s1600/cats_interrupting_reading_02.jpg

dine mine ne
31-10-2015, 11:53
bunu doğrulayan başka olgular ve kanıtlar olmasaydı bile, bu görüşü hiç duraksamadan beninserdim."

Türlerin kökeni kitabindan sonra yazdigi mektublari verdigim sayfada toplu halde okuya bilirsin.


Darwin şüphe duymuyordu. Öğrendiğin bilginin doğru olup olmadığını düşünmek çok mu zor ? Ben bu bilgiyi nereden öğrendim diye sormayı beceremiyor musun ? Beceremediğin için yanılıyorsun işte. Gördün mü yukarıda ne diyor Darwin ? Azıcık zeka kırıntısı varsa en azından şu konuda yanıldığını düşünürsün.
Sonradan yazilan mektuplar diyorum dikkat et biraz lütfen, tabiki tüm mektuplar degil.
Bilgi isterse mekkeden olsun önemi yok , yeter ki kayank nerden oldugu beli olsun , kaynaklar nerden oldugunu siteye yazmislar.


Darwin'in zamanında teori çok yeni ve kanıtlar günümüzde ki kadar fazla değildi.
Yani diyorsun bugün bu teori daha da saglam zemine oturdu .
Hic karsi tarafida okutunmu ?.
Hani karsi olanlarin hepsi haci adayi degiler sonucta,bu adamlarda professörler , öyle degilmi.
Almani, ingilizi, italyani var.

Hem akıllı tasarım hem evrim bir arada olmuyor. Birbirine tamamen zıt iki görüş bunlar.

Neden büyük boyutta olamıyormuş ?
Modern senteze bilimsel bir eleştiri getirmeyi denesene ?

Sorunlar nedir ?

Evrimin büyk boyutaki sorunlari var ama bu baslik altinda tartismak yanlis olur , isin icinden cikamayiz yoksa.
Hem o zaman spartacus hakli olmus olur. Evrim basligi altinda elestirmek lazim.

Ama soruyorsun, anlaman icin ufak deyinme yapayim o zaman.

Misal büyük boyut,ta evrim olsa idi darvinin de dedigi gibi ,bulgulardan bogulurduk.
Genlerindeki bilginin degismesi ile olusan bir evrimsel sürec ortaya koyamadan , bu türden büyük bir iddia kanitsiz kalir .

kuslarin kemiklerinin ici bos olmasi, bilmem akcigerlerinin baska olusu, bilmem
kanatlardaki aerodinamik yapı, gibi .

Dedigim gibi Flagellin motoru , hücrenin kendisinin karmasik yapiya sahip olmasi gibi gidilebilinir.

Akıllı tasarım ile Evrim teorisi yanyana nasıl gidebilir ?. Tanrı'yı işin içine katarsanız her ikiside çözülür. Tanrı olduğu zaman evrim Çökmez sadece türlerin içinde devam eder. Misal aynı türden kuşlar beslenemediği için ayrı ayrı yerlere yerleşip değişime uğrayabilirler. İşte darwin bunları tespit etmiştir. Ama evrimi tek hücreli canlıdan bu dünya çeşit canlıyı açıklamaya kalkmak, olacak iş değil. Madde bilgi içermez sadece doğa kanunlarına uyar ,ama canlanmaz.

Düsünün büyük boyutaki evrim olsa idi canli coktan ucmak yerine ölüme karsi evrimlesirdi , öyle degilmi.

Ama bu soruyu tanriya da sormak lazim tabiki , bu ölüm neyin neysi diye.:tongue1:

spartacus
31-10-2015, 12:37
Ben evrim teorisine camur felan atmadim,ben niyetimi yazmama rahmen hala bildigini devam okuyorsun .
Baslik akilli tasarim oldugundan, darwinin dahi süphe duydugunu dile getirmekti niyet.
Darwin süphe duymasaymis , tanri akil diye fizildamasaydi bende bahs etmezdim.
Darwin,den daha fazla darwinist olmak bu olsa gerek iste .

Sana ne adamdan , baban,mi ,anan,mi ,oglun,mu?.

Kaldiki bu adamin yaptigi islere kendim saygi duyuyorum.
Canlilarin evrim gecirdigine kendim inaniyorum , ama o kadar büyük boyuta degil.

Büyük boyut taki evrimde sorunlar ortaya cikiyor, bunu darvin dahi dile getiriyor .

Her neyse, birak su camur atma davasini artik .
Tamam kabul Dine mine ne
Bak hala anlayamadın 13 sayfa geçti, tam 13 sayfa, sürekli aynı şeyleri tekrar ediyorsun, oysa başlığına bakar mısın ne diyor?. anlatamıyormuyum, yoksa başka teorileri gediklemeden hiç bir şey dile getiremiyor musun? Bak bu yöntemi bilirim, baştan da ifade ettim, o yönteme cahil yöntemi deniyor, öteki hakkında konuş dur, seninki beri gelsin. Olmaz böyle, Akıllı Tasarım'ı hiç bir teoriye çatmadan, bulaşmadan kendi özgülünde ortaya koymalısın ki, önce bir anlamı olsun. Bunu hiç yapmadın.

Ne yapacaksın Evrim Teorisini, sen evrene, doğaya, canlılığa mı bakıp Akıllı Tasarım hakkında konuşacaksın yoksa başka teorilere mi yaslanacaksın? Amacın Evrim Teorisini tartışmaksa, başlıkları var, Akıllı Tasarım'ı anlatmaksa, işte başlığındasın, anlat. Çok mu zor şu ifadelerimi anlaman? 13 sayfadır aynı şeyi söylüyorum, Darwinist olduğum için mi insaf, yanlış yaptığın için bu böyle. Evrim, Dünyanın dönmesi gibi bir OLGUDUR. Eğer Evrimi kavramadıysan, Teorosini hiç kavrayamazsın.

Neyse Akıllı Tasarım nedir?
Madem evrimi hiçe saydın, pat diye canlıları kompleks yapılar olarak görüyorsun, kabul o halde anlat nasıl oldu, kodlayıcın kim, neye kodladı, nasıl kodluyor? DNA maddesiz neden olamıyor? DNA canlıda şekilleniyor yahu, o canlı maddesiz, kimyasalsız, enerjisiz neden olamıyor?Madem madde etki-tepki-veri düzlemine vurulamaz ee o halde, DNA'da o kimyasalalrın işi ne? Kimyasallar iş görmüyorsa kim görüyor? Bunlar ayrı, ama işi gücü bırakıp buralara girdiğin için senin cevabını almak istiyorum, bundan doğal ne olabilir?

Çernobil faciasından sonra bir sürü canlı mutasyonla dünyaya geldi, tanrı yeni bir kod yazdığı için mi öyle oldu oralarda? Misal kalıtsal hastalıklar var, madem tanrı DNA yazıyor, DNA her şeyden münezzeh, yalıtık, zamandan kazanmak için kopyala, yapıştır filan mı yapıyor, yoksa avaremi, DNA kodlarken kalıtsallık mı geçiriyor, keyif mi çatıyor? Yok ortam, organizma etkiliyor diyorsan olmadı şimdi, kazanın doğurduğuna inanıyorsunda, öldüğüne neden inanmıyorsun diye sorarlar, bu da ortamın etkisiyle kodlamanın tekrar yapılmasıdır değil mi? :)

Neyse dilimde tüy bitti, sıradan gidelim, şimdi 1 nolu madde, sonra da DNA yı nasıl, neye dayanarak kodladığını yukarıdaki gibi sorarım...

1.) Akıllı Tasarım ve tanrısının nasıl olduğunu, sonra neye dayanarak kodlama yetisi, bilgisine sahip olduğunu, O'na bu bilgiyi kimin verdiğini, tanrının cismi varsa hammaddesinin ne olduğunu, kimin oluşturduğunu, ya da tanrının kendi kendine bilgi sahibi olması faslını öğrenmek istiyorum. Bu tanrı GÖRÜR MÜ, DUYAR MI, BİLİR Mİ, bunalr ETKİ-TEPKİ PRENSİBİ olduğuna göre TANRI maddelerle etkileşime mi giriyor, girmiyorsa, madde yokken -ki tanrıcılar maddeyi de hiç yoktan hokus, pokus tanrılarına yarattırıyor!- neyin bilgisine sahipti, nasıl sahipti, görür mü, duyar mı, konuşur mu, elleri mi var neyi vardı, etki yoksa bilgide yok, veride? Darwin diyorsun, Darwin canlıları inceledi, gözledi, objektif bir şey elinde dayanakları, gözleme yansıyan bilgisi vardı, seni ciddiye alıyorum o yanılmış kabullll, e şimdi doğrusunu anlat bize. Sen demedin mi yumurta ve tavuk meselesi, çifte standard mı uygulayacaksın?

world
31-10-2015, 12:44
Günümüzdeki bazı insanlar nedense Darwin,den daha çok darwinist'çi oluyorlar . Ama her neyse, uzun lafın kısası, başlığı açtığımda konuyu zaten Harun Yahya ile ilişkilendirdiniz . Evrimcilerin itirafları diye bir kitap buldum, burada çok ilginç şeyler buldum çocuklar. Darwin,nin

E. Haeckel'e yazdığı mektubundan:
Evrim doktrinini yayarak çok müthiş bir iş yapmış olacaksın. Yararsız yapıların ileriki aşamalarda ortadan kalkmasıyla ilgili problem senin de kafanı karıştırdı mı? Bu problem son zamanlarda benim aklımı oldukça karıştırdı.


J. D. Hooker'a yazdığı mektubundan:

Bazen, yakında tamamen yenilgiye uğrayacağımdan şüpheleniyorum.
Görüşlerime ters düşen bazı büyük zorlukları ortadan kaldırdığımı düşünüyorum, fakat bunların hepsi bir halüsinasyon olabilir.

Tamamen yanlış bir inancın içinde olduğumu düşünmeye başladım. Bana bu konunun on sene içinde tamamen unutulacağını söylediğinde haklıydı.

Bana kitabımı soruyorsun, sana söyleyebileceğim tek şey intihar etmeye hazır olduğum; kitabın çok makul bir şekilde kaleme alındığını düşünüyordum, fakat şimdi tekrar yazılması gerektiğini anladım.

Türlerin Kökeni'nin yayınlanmasının ardından o kadar çok şey yayınlandı ki, bu bilgileri değerlendirip bir bütün haline dönüştürme gücüne ve akıl yeteneğine sahip olduğumdan şüphe ediyorum

Lyell'e yazdığı mektubundan:
Çeşitli konularla ilgilenen pek çok insanın yıllardır bir illüzyon içinde olduğunu düşünerek oldukça seviniyorum. Sık sık üzerime soğuk bir ürperti geliyor ve kendi kendime bütün hayatımı bir fantaziye adayıp adamadığımı soruyorum.

"Allah'ın varlığı hakkında hislere değil de akla bağlı bir başka nokta da, çok önemli bir konu olarak beni etkiliyor. Bu muazzam ve harikulade evreni, çok geriye ve çok ileriye bakabilme kabiliyeti bulunan insan da dahil olmak üzere, kör tesadüf veya zaruretin eseri olarak görmek çok güç, hatta imkansızdır. Böyle düşününce bir dereceye kadar insanınkine benzeyen zihin sahibi bir "İlk Sebep" aramak zorunda kalıyorum;bu bakımdan teist sayılabilecek bir insanım. Hatırladığıma göre, Türlerin Kökeni'ni yazdığım zaman bu inanç bende çok kuvvetliydi. O tarihten beri yavaş yavaş ve birçok dalgalanmalarla zayıfladı. Ama o zaman da şu şüphe ortaya çıkıyor: Benim inandığıma göre en aşağı hayvanlarınki kadar basit bir zihinden çıkmış olan bir akla, böyle büyük bir sonuç çıkardığı zaman güvenilir mi?"


Darwin bu noktada çaresizlik içinde ellerini açıyor ve şunları söyleyerek sözünü bitiriyor:

"Böyle karmaşık meselelere en ufak bir ışık dahi tuttuğumu iddia edemem. Herşeyin başlangıcındaki sır bizim için çözülemez bir halde duruyor; şahsen ben bir agnostik (bilinemezci) olarak kalmaktan memnunum."
Darwin, teorisi için en büyük açmazın ise ara form fosillerinin bulunamayışı olduğunu görüyordu. Bu yüzden, 1859 yılında, bundan tam 150 yıl önce Türlerin Kökeni kitabının "Teorinin Zorlukları" (Difficulties on Theory) adlı bölümünde şöyle yazmıştı:

Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse, NEDEN SAYISIZ ARA GEÇİŞ FORMUNA RASTLAMIYORUZ? Neden bütün doğa BİR KARMAŞA HALİNDE DEĞİL DE, tam olarak TANIMLANMIŞ VE YERLİ YERİNDE? SAYISIZ ARA GEÇİŞ FORMU OLMALI, FAKAT NİÇİN YERYÜZÜNÜN SAYILAMAYACAK KADAR ÇOK KATMANINDA GÖMÜLÜ OLARAK BULAMIYORUZ... NİÇİN HER JEOLOJİK YAPI VE HER TABAKA BÖYLE BAĞLANTILARLA DOLU DEĞİL? Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya ÇIKARMAMAKTADIR ve belki de BU BENİM TEORİME KARŞI İLERİ SÜRÜLECEK EN BÜYÜK İTİRAZ OLACAKTIR. (Charles Darwin, The Origin of Species, s. 172, 280)

Dr. Robert Milikan (Nobel ödüllü, ünlü bir evrimci):

Şu çok acıklı: Biz bilim adamları şu ana kadar hiçbir bilim adamının kanıtlayamadığı evrimi kanıtlamaya çalışıyoruz.



tüm 28 bölümü buradan okuya bilirsiniz.
http://www.hyahya.org/tr/books/654/Evrimcilerin-Itiraflari/chapter/5395/Bolum-02-Evrimcilerin-Darwin-Ile-Ilgili-Itiraflari



Darwin,nin en önemli sözü benim icin su :

Böyle düşününce bir dereceye kadar insanınkine benzeyen zihin sahibi bir "İlk Sebep" aramak zorunda kalıyorum;

Bir türün diğerine değişimine ilişkin elimizde hiçbir kanıt yoktur. Tek bir türün değiştiğine kanıtlayamayız diye sözleride vardır, yani sizler neyin peşinde koştuğunuzun farkında bile değilsiniz arkadaşlar.
Gördüğünüz gibi Darvin dahi sizin kadar Darwinist değilmiş. Günümüzün bilimsel verileri neyi ortaya koyuyor, bir proteinin bile tesadüf sonucu ortaya gelemeyeceği gerçeğini ortaya koyuyor. 21. yüzyilin Moleküler Biyoloji bilgilerini nasıl görmezden gelebilirsiniz.

Bilime dahi ne inancınız nede saygınız kalmış.

Bakin siz dawkins gibisiniz , Tanri olmasin da, ne olursa olsun gidiyorsunuz .
Bu iste sizlerin en büyük hataniz .
Inanmak mecburunda degilsiniz ama tanriyi bilip bilmeden dislamak yanlistir.
Iste siz bunu yapmaktasiniz ,bu yüzden de konumuzun en celiskili noktalarini indirgemekten baska sey yaptiginiz yok.

Aman tanri olmasin gidiyorsunuz. Bakin izleyin , darwkıns aynı sizlerin kafa yapınıza sahıp , ama sizlerden daha gercekci .ADAM BILMIYORUZ DIYOR SIZIN GIBI YALAN KONUSMUYOR. Konu akilli tasarima gelince belki uzaylilar yapmis olabilir diyor .
Tanridan kacmak icin maymun gibi daldan dala atliyor .

https://www.youtube.com/watch?v=l4W8hWpQm2Y (https://www.youtube.com/watch?v=l4W8hWpQm2Y)


Ilk yasamin kendiliginden nasil olduguna iliskin kimsenin bir bilgisinin oldugunu artik itiraf edin , ki tanri konusuna gecebilelim .Kendiliginden olusan bir canli yok atip tutmayin , ayip oluyor cocuklar.Dünya bilmiyor . Kimze bilmiyor . Alüüü, geliyor mu sesim?. :tongue1:

O kitap yobaz Hristiyanlar ve Müslümanlar'ın sallamasyon çalışmalarından derlenen sözler.Sen uyu hala.

world
31-10-2015, 12:51
Sanki evrimi çürütse -ki bu noktada çürütecek tek bir kanıt koymamış koysa Nobel alır - Yaratılış kanıtlanmış olacak?Evrimin olmaması dahi Yaratılış'ın kanıtı değil ki çünkü Yaratılış bir teori değil hadi iyi niyetli yaklaşalım en iyi ihtimalle bir Spekulasyon ,bir iddia, bir saplantı.

Predator
31-10-2015, 13:22
Türlerin kökeni kitabindan sonra yazdigi mektublari verdigim sayfada toplu halde okuya bilirsin.

Verdiğin sayfada ki yazıları ciddiye alıp okuyacak kadar aptal mıyım sence ?


Sonradan yazilan mektuplar diyorum dikkat et biraz lütfen, tabiki tüm mektuplar degil.
Bilgi isterse mekkeden olsun önemi yok , yeter ki kayank nerden oldugu beli olsun , kaynaklar nerden oldugunu siteye yazmislar.

Ben o sitede yazanlara güvenir miyim sence ?

Yani diyorsun bugün bu teori daha da saglam zemine oturdu .
Hic karsi tarafida okutunmu ?.
Hani karsi olanlarin hepsi haci adayi degiler sonucta,bu adamlarda professörler , öyle degilmi.
Almani, ingilizi, italyani var.

Evet, okudum. Sen hiç bilimsel makale okudun mu ?

Profesör mü ? :)

O Profesörlere ait bir tane bilimsel makale söyler misin ?


Misal büyük boyut,ta evrim olsa idi darvinin de dedigi gibi ,bulgulardan bogulurduk.

Darwin deyip durma. Darwin'den beri 150 yıl geçti. Modern sentezi konuşuyoruz.

Bulgularda boğuluyoruz zaten. Siz görmüyorsunuz. Görmeniz için bir ders kitabı veya bilimsel makale açıp okumanız gerek.


Genlerindeki bilginin degismesi ile olusan bir evrimsel sürec ortaya koyamadan , bu türden büyük bir iddia kanitsiz kalir .

Evrimin tanımını biliyor musun ?

Evrim, nesiller içerisinde popülasyonda ki alel frekansının değişimidir.

Ve evrimi gözlemliyoruz.

Ortaya kondu zaten. Kanıt, gözlem ve deneylerdir.


Akıllı tasarım ile Evrim teorisi yanyana nasıl gidebilir ?. Tanrı'yı işin içine katarsanız her ikiside çözülür. Tanrı olduğu zaman evrim Çökmez sadece türlerin içinde devam eder. Misal aynı türden kuşlar beslenemediği için ayrı ayrı yerlere yerleşip değişime uğrayabilirler. İşte darwin bunları tespit etmiştir. Ama evrimi tek hücreli canlıdan bu dünya çeşit canlıyı açıklamaya kalkmak, olacak iş değil. Madde bilgi içermez sadece doğa kanunlarına uyar ,ama canlanmaz.

Evrim çöküyor mu ki çökmez diyorsun ?

Olacak iş değil filan değil, oluyor zaten.

Maddenin bilgi içermesine gerek yok. Kanıt istiyor musun ?
İŞTE KANIT:

Kibrit, oksijen ile kimyasal tepkimeye gireceğini nereden biliyor ?
Bir kimyasal reaksiyon gerçekleşiyor, aynı bizim vücudumuzda ki gibi ve sonuçta farklı bir madde oluşuyor. Vücudumuzda ki glikoz nasıl olur da oksijen ile yanabilir ? Bilgi nereden geliyor ? Kibriti yakan Tanrı mı ? Kibriti yakan Tanrı ise glikozu yakanda Tanrı mı ?

https://www.youtube.com/watch?v=FaU9yE-pJaY


Düsünün büyük boyutaki evrim olsa idi canli coktan ucmak yerine ölüme karsi evrimlesirdi , öyle degilmi.

Öyle değil. Evrimin nasıl ilerlediğine dair en ufak bir fikrin dahi olmadığı için bu şekilde masallar uyduruyorsun.

Şu arabadan:

https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTl90IpZdEF2yr_1ShISJ6Z5_C6GptsF L8ybn7NS1I7efmEjqywCQ

Şu uçağı yapabilir misin ?

https://encrypted-tbn1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRTM-xge7z0s_ZjkZaQSMBdt2gnt5YenTyG1ypUWZulzy5gqzi8cA

Yaparken şu kurallara uyacaksın:

1- Dışarıdan malzeme ekleyeceksin ancak bu malzemeler arabanın parçaları ile aynı olacak. Yani elinde olan arabaya ait parçalardan bir adet varsa iki adet olacak. Uçakta bulunan herhangi bir parçayı kullanmayacaksın. Ayrıca uçakta ve arabada bulunan parçalar dışında dışarıdan parça eklemek yasak. Verilecek parçalar rastgele seçilecek. Verilen parçalardan %70-80'i çalışmanı nötr % 15-20'si zararlı ve %1'i yararlı yönde etkileyecek.

2- Arabayı, uçağa çevirme işinde çalıştığın ortam sürekli değişecek ve bu değişim senin için zararlı olabilir. Çok büyük bir değişimde arabayı tamamen kaybetme şansın var. Değişim rastgele olacak.

Yapabilir misin ?

Senin ölümsüz veya süper güçlere sahip canlı istemen de böyle bir şey işte.

1. kural evrimsel süreçte mutasyonları temsil ediyor. En büyük yeni gen kaynağı duplikasyon olduğu için verilen parçalar arabaya ait. Yani anlayacağın evrim var olan malzeme üzerinde işliyor. Bu yüzden süper canlılar yok.

2. kural değişen çevre koşulları. Bazen çevre o kadar hızlı değişir ki tür yok olur. Permiyen ve kretase dönemine bakabilirsin.

world
31-10-2015, 14:41
''Dışarıdan müdahele olmadığı takdirde'' sonsuza dek yaşayabilecek bir denizanamız var gerçi.O da evrimin hediyesi diyelim.

Predator
31-10-2015, 15:18
''Dışarıdan müdahele olmadığı takdirde'' sonsuza dek yaşayabilecek bir denizanamız var gerçi.O da evrimin hediyesi diyelim.

Dine mine ne sanırım bu ve benzeri canlıları kastetmedi. Bu canlıların doğal olarak ölmemesinin sebebi rejenerasyon yetenekleri.

dine mine ne
31-10-2015, 17:33
Gündelik gerçeklerin altında evren hakkında bildiklerimizin çoğunun yanlış olduğu nefes kesici bir dünya yatıyor. Binlerce yıllardır evrenin nasıl işlediğiyle ilgili gizemleri çözmeye çalışıyoruz, ve bu zamana kadar oldukça iyi işler başardık. Galaksilerin, yıldızlarının ve gezegenlerin net ve kesin hareketlerini ifade eden kanunlar ürettik. Fakat artık başlangıç aşamasında ki şeylerin çok daha bulanık olduğunu biliyoruz çünkü bizim resmimizi evrene tamamen gönderen devrim niteliğinde yeni kanunları keşfettik. Dünyamızın görüntüsü uzay boşluğundan mikroskopik alanlara taşındı, tüm bunların hepsi gerçeklik kavramını tekrar kavramamızı sağlayan garip ve gizemli kanunlar sayesinde, bunlar kuantum mekaniği kanunları. Kuvantum kanunları tüm atomları her şeyin, hepimizin içindeki en ufak parçaya hükmediyor. Bilim adamları yaklaşık 1000 yıl önce ışığın sıra dışı özelliklerini açıklamaya uğraşılırken, her şey bize çok mantıklı geliyordu, ama artık öyle değil. Nedeni de çift yarık deneyidir:
Video görünmediginden link ekliyorum.

q3H7wR_IR3w

Kusura bakmayin cocuklar videoyu ekledim görünmüyor, linkini ekledim görünmüyr ;Youtub,dan cift yarik deneyi yazip aratin lütfen , tühh yahu .
Mademki tanrı nereden geldi nasıl yaptı nasıl etti bilmek istiyorsanız bu video yu tekrar tekrar izleyip anlamanız gerekiyor. Videoda 3:04 dakikasına dikkat edin, “potansiyeller dalgasına dönüşüyor “diye kelime geçiyor, bu kelimeyi unutmayalım lütfen. Videonun 4:18 de sanki foton gözlemlendiğinin farkındaydı diyor , yani foton saniyeler içerisinde bunu anlıyor ve şeklini değiştirmiş oluyor. Işık kendini izletip gözlemlendirmiyor, peki neden?. Tanrı varsa ispatlayın diye sizin bir kral sözünüz vardır ya hani, işte bu sözünüz tam bu nokta ile ilgilidir , çünkü dalgalar enfarmasyon içermekte olduğundan, gözlemlendiğinde parçacıklar haline dönüşüyor Biliyorum şu an inancınız olmadığından gülmekten yanaklarınız ağrımakta , ama konuya samimi yaklaşmaya çalışın lütfen. Tanrının varlığına sizi inandıracak ben değilim zaten, bunu kendiniz karar vermelisiniz, ben sade size bu problemin nedenini anlatmaya çalışıyorum. Ne demiştik ışık dalga enformasyon şeklinden parçacık şekline dönüşüyor ne zaman, gözlemlendiği zaman.
Parcacik sekli irtipadi kesiyor (enformasyon kaboluyor) bu böyle olmasa idi bilim ile
bu enformasyonlarin nereden geldigini takip ede bilirdik .
Ama böyle olunca enformasyonun nereden geldiğini bilemeyip , Bu durumu gözlemleyip orada birisi var diyemeyediğimizden ,vay be demekten öte gecemiyor ve gerisi inanc meselesi kaliyor.

Ama elimizde kuantum fiziği inin matematiği var , bununla biz yokluk dediğimiz vakum da (evren dışı) ki potansiyel olasılıkları Dalgalari (energiji) enformasyonu hesaplayabiliyoruz.
Ama sizin beklediginiz gözlemlemyi (kanit) ,Orada bir sey var diyemiyoruz. Gözlem olmadigi icin de kanit yok ,Ätschhhhh.

Kuantum fiziği zaten maddenin arkasındaki teori demek .
sizin bildiğiniz hayat kendiliğinden veya evrim ile oluşmamıştır, evrenin dışından gelen bu enformasyon ile olmuştur.

Peki bunu neye göre söylüyorum. Bakın kuantum fiziğinde eskiye dönüp Geri gidebilirsiniz.
Tüm evren Bey'in gibidir hafızadır. Eskiye dönüp enformasyonlar kayıtlıdır. Olup biten her şey kayıt altındadır (Kuantum teorisi).
Bildiğiniz gibi eskiye dönük dünyamız bugüne ilişkin daha yüksek bir elektrostatik ( ışık )alan altında kalmıştır. Ve bu enformasyondur ki eskiden yaşıyan canlıların şeklini veren. Bugün o günkü şartlar altındaki elektrostatik alanı bir DNA 'nın (canlının )üzerinde oluşturursanız ,o zaman (buraya dikkat) o zamanki şartlar altında yaşayan canlıların şeklini geri oluşturabilirsiniz. Ve bunun isbatını ben bu siteye eklemiştim. Peki bu neden böyle olabiliyor. Nedeni şudur: ışıktaki enformasyon DNA 'daki olan bilgileri değiştirmiştir. Videoyu buradan izleyebilirsiniz.

Eski zaman kodu /Türlerin eksiye dönüsü
https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=37300

Predator
31-10-2015, 17:46
sizin bildiğiniz hayat kendiliğinden veya evrim ile oluşmamıştır, evrenin dışından gelen bu enformasyon ile olmuştur.

Peki bunu neye göre söylüyorum. Bakın kuantum fiziğinde eskiye dönüp Geri gidebilirsiniz.

Nobel ödülünü ne zaman alıyorsun ?

Çok önemli bir şeyi kanıtladın. Tüm Dünya'da kabul gören bir teori senin sayende çöktü. Dünya'da ki tüm fakülteleri kapatmak gerekecek şimdi. Bir teoriyi çökertmekle kalmadın bir bilim dalını çökertmeyi başardın.

Evrim ile oluşmadıysa nasıl oluştu ? Tanrı mı ?

Tanrının nasıl yarattığını açıklar mısın ? İnsan nasıl var olmuş ?

Bu fosillere evrim dışında bir açıkla getirip bize insanın nasıl var olduğunu açıklar mısın ?
Ne yapalım bu kadar fosili ? Çöpe mi atalım ? Bu fosillerin insan ile alakası yoksa neden cins isimleri Homo ?

Homo habilis
Homo rudolfensis
Homo ergaster
Homo erectus
Homo heidelbergensis
Homo neanderthalensis
Homo floresiensis

Sahelanthropus tchadensis

Orrorin tugenensis

Ardipithecus ramidus

Australopithecus anamensis
Australopithecus afarensis
Australopithecus africanus

Kenyanthropus platyops

Paranthropus aethiopicus
Paranthropus robustus
Paranthropus boisei

world
31-10-2015, 19:02
Yalnız dine mine ne evrimin olmadığını kanıtladı Nobel alırsa biz de sitemizden nobellik biri çıktı diye ne gurur duyarız ama ? Bu arada bilimde ;evrim yok diyemezsin evrim yoksa ne varın cevabını vermek durumundasınız.Kanıtlarla.Hayal gücünüzle Tanrı var hahaha diyerek değil.

spartacus
31-10-2015, 20:24
http://otekiyuz.com/wp-content/uploads/2014/04/%C3%87ernobil-facias%C4%B1.jpg
Şimdi resimin kaynağı ne? Çernobil, madem bu iş dışarıdan enforme ediliyor, bu insanlara böyle enforme eden kim, Zeus sarhoşmuymuş? Bu insanların metabolizmalarını ETKİLEYİP, DEĞİŞTİREN ŞEY NE? İşte evrim budur, burada ise ortamdaki değişim aniden olduğu için, metabolizma hazırlıksız yakalanmıştır, oysa binlerce yılı kapsayan yavaş değişim olsa idi, canlı yapısının MADDE olması gereği, adaptasyon açısından pekte zorluk yaşamayacaktı, bunun nesine itiraz getiriyorsunuz?. Peki bu insanların metabolizmalarını bozan ne? Yine madde, doğada canlıların süreğen etki altında olmadığı nükleer maddeler, atıklar, o nedenle metabolizma hazır değil. Etki tepki, hareket, değişim evrende kendiliğindendir, hiç bir iradeye muhtaç değildir, bu halde milyonlarca kombinasyon olasılığı var ve gerçekleşmemesi için de hiç bir sebep yok. Zira gözlemlediğimiz evrende milyarlarca yıldız, gezegen var, milyarlarca, bu katrilyon çeşit kombinasyon, katrilyonlarca ilişki, katrilyonlarca olasılık, katrilyonlarca hareket, değişim, bileşim, dizilim, çözülüm demektir. Herhangi bir iradi müdahale gerekmeksizin.


Evrim anlayamayanlar için budur, su bile olsa kabın şeklini alacaktır, kısaca ortam, koşul değişirse, ortamdaki her şey değişir, anlamak bu kadar zor mu?
http://www.ajanshaber.com/newsFiles/2015/1/5/154424/154424_176978.Jpeg
Kısaca canlının ortama adaptasyonudur, yukarıdaki ise şeklendir, özde ve gerçek evrim ise soluduğumuz atmosferden tutunda yürüdüğümüz toprağa, ortamın ısısından, enerji, gıda ihtiyacına değin, tüm değişimlere işte bizde aynen böyle cevap veriyoruz. Ortam değişirse etki, tepkide, her şey değişir, canlı, cansız f.a.r.k.e.t.m.e.z.

Evvelden YAĞMURUN BİLE NASIL YAĞDIĞI bilinmediği için AHMAK ISLATAN faydacı ZEKALAR bir çok insanı ZEUSla kandırabildi, ee hala neden kendinizi kandırmak istiyorsunuz? Bilmiyorsak bilmiyoruz dert mi, çok mu büyük problem, hayati mi? Canlıların nasıl oluştuğunu da bilme be kardeşim, nasıl oluştuğuna dair deneyden, gözleme milyonlarca satır belge var, ama ahanda 4/4 lük şudur demek noktasına henüz uzağız, ama madem çok dert ediyorsun neden o kaynakları, belgeleri değilde cahil, cühala, sahtekar faydacıların sizi yemlemesine izin veriyorsunuz?.

Siz ise çıkıp, çıkıp yağmurun neden yağdığını bilmiyorsunuz işte demek ki bunu yapan bir irade var havasıyla Zeus yaptı diye döşeniyorsunuz da döşeniyorsunuz :) Maddeyi gözlemliyoruz, objektif, binbir çeşit özelliğiyle, halleriyle gözümüzün önünde ceryan ediyor, su gibi gerçek, deney bile yapıyoruz daha ne olsun, ne kadar veri elde edersek o kadar bilebiliyoruz, bilmiyoruz diye üfürmüyoruz! Ya sizin Tasarımcınız nerede? nasıl tasarlıyor, anlatın, gösterin ki bilelim..

Adam hala Evrim teorisi diye gidiyor, sanki kuması!. kabul istedin çöpe attık, şimdi cevap arıyoruz, hiç bir cevabımız kalmadı sayende. hadi şimdi o cevapları ver bize! Akıllı Tasarımcı kim, nasıl oluştu, O'nu oraya koyan kim, nasıl olurda o bilgiye isimsiz, sıfatsız, cisimsiz, kendi kendine sahip oldu, tasarımcıyı kodlayan ne, ona enformasyon veren ne? Unut Evrim Teorisini, Akıllı Tasarım'ı anlat bize. başlığa bakar mısın Akıllı Tasarım, konuya bak H.Y ayarında Evrim karşıtlığı yapmışsın. Herhangi özel bir tepkimiz yok Dine mine ne, bahsettiğin konuya hiç girmemişsin, Evrim Teorisini unut yahu, beş para etmez teoriydi, sen daha iyisini biliyorsun. Biz bilmiyoruz, bizi cevapsız koma, Evrim teorsini yerle, yeksan ettin, artık ellerimiz bomboş, yürekte bir sızı... Yerine koyacağımız Akıllı Tasarımı bahşet bize!

world
31-10-2015, 20:32
Neyse anlaşıldı Akıllı Tasarım başlığında Akıllı tasarım hakkında hiç bir bilgi edinemeyeceğiz demek ki... İkincisi Evrim demek gidip ölüme çare olmak değil, evrim o nedenle var, süreğen değişken, hareketli doğa içerisinde var olabilmek. Kafalar böyle olursa tabiki metafizik dışında konuşacak bir şeyimiz kalmaz. Evrim'i iradesi olan yekten tanrı gibi düşünüyorlar demek ki. Canılar açısından Evrim ortam ve koşulda meydana gelen değişimlere adaptasyon sürecidir, hepsi bu... Canlı organizmanın, cansızdan teme farkı etkiye verilen tepkiyi youmlamasıdır, bunu yorulama yetisi kazanan elbette etkilere karşı ne verecek tepki.

Şimdi şu resimin kaynağı ne? Çernobil, madem bu iş dışarıdan enforme ediliyor, bu insanlara böyle enforme eden kim, Zeus sarhoşmuymuş? Bu insanların metabolizmalarını ETKİLEYİP, DEĞİŞTİREN ŞEY NE? İşte evrim budur, burada ise ortamdaki değişim aniden olduğu için, metabolizma hazırlıksız yakalanmıştır, oysa binlerce yılı kapsayan yavaş değişim olsa idi, canlı yapısının MADDE olması gereği, adaptasyon açısından pekte zorluk yaşamayacaktı. Peki bu insanların metabolizmalarını bozan ne? Yine madde, hangi maddeler, doğada canlıların süreğen etki altında olmadığı nükleer maddeler, atıklar. Etki tepki, hareket, değişim evrende kendiliğindendir, hiç bir iradeye muhtaç değildir, bu halde milyonlarca kombinasyon olasılığı var ve gerçekleşmemesi için de hiç bir sebep yok. Zira gözlemlediğimiz evrende milyarlarca yıldız, gezegen var, milyarlarca, bu katrilyon çeşit kombinasyon, katrilyonlarca ilişki, katrilyonlarca olasılık, katrilyonlarca hareket, değişim, bileşim, dizilim, çözülüm demektir. Herhangi bir iradi müdahale gerekmeksizin.
http://otekiyuz.com/wp-content/uploads/2014/04/%C3%87ernobil-facias%C4%B1.jpg

Evrim anlayamayanlar için budur, su bile olsa kabın şeklini alacaktır, kısaca ortam, koşul değişirse, ortamdaki her şey değişir, anlamak bu kadar zor mu?
https://www.turandursun.com/forumlar/data:image/jpeg;base64,/9j/4AAQSkZJRgABAQAAAQABAAD/2wCEAAkGBxQQEhQUEhQVFBQUFBQUFRUUFBQUFBUXFBQWFhQUFB QYHSggGBomHBQUITEhJSksLi4uFx8zODMsNygtLisBCgoKDg0O GxAQGywkHyQsLCwtLC0uLC8sLCwsLCwsLCwvLCwsLCwsLCwsLC wsLCwsLCwsLCwsLCwsLCwsLCwsLP/AABEIAK4BIgMBIgACEQEDEQH/xAAcAAABBAMBAAAAAAAAAAAAAAAAAQQFBgIDBwj/xABHEAABAwIDBAYGBgcHBAMAAAABAAIDBBEFITESQVFxBgcTIm GRMlJygaGxI0JiwdHwFDNzgpKiskNTY4OzwuEVRKPxJCVU/8QAGwEBAAMBAQEBAAAAAAAAAAAAAAIDBAUBBgf/xAAsEQACAQMDAwMDBAMAAAAAAAAAAQIDESEEEjEFQVEiMnETYZ EUI4HBJEKx/9oADAMBAAIRAxEAPwDuKRKUiAVIhCAVIhCAEqRCAVC0yVDWkNc 5oc70QXAF3IHVbQgBKkQgNFbWMhYXyuaxjdXOIAHvKa4VjtPVF wgmjlLQC4McCWh2hcNRex8lR+uqB5hgdtHs+0cxzRptObdrz4g NcP3lo6kGAMqwPXiJJtfNrvwVe/17SN82OoIQhWEgQi6LoAQhCAVIhCAVIhCAVIhCAVIhCAEqRCAE qRCAEqRCAEqRCAav1PNCH6nmUIB2UiUpEAIQhACEIQAgoWqpmD GOc42DWlxPgBcoDzr09xk1eITPudmNxijzI2RGdm44EuBOXgr5 0C6wzZsFcbHJsdQ4WDtwbIdL/a81XerjBYaqofU1TmCNj3PDJC1okleS4ZE5tF78yF2J9TSytLC +B7SLbJdG5tuSpinzciSQddKuTs6UuwmqfTg/pNICCwB4c+JrhfYY8nO3qk+8LoWCdIqesbeCVrjvYcpG+DmHMK ammFJMjesqk7XD57C5jDZR/luBP8u0qp1KSgvrGjcKc/6i6LjcPaU87PWikHmwrh3VZj0dNXMDntbHNE+NxJ7oIAexxJ09 Ej95ReJph+47+m1fXxwML5XtY0b3G3lxVJxrrKhBLKX6Q75LEs HLiqtT46Zpw6SM1Tx6Ebto58dhuRHhooSrpOyISqpOyOhRY3UV Z/8AiRBkX/6JwQD4xxDvO5mwUjT4UdZZ5ZT7XZM5Bkdsud1WBV4vMO5FHANx dstNuRJI8ksXR3EpD9NWho4MLifIBoXqm32bCb8MsNZgjtYKme B2vpiZh8DHNtZezY+KYUXSKWCVtPiDGsc87MNTFf8ARpj6pvcw yH1XEg7iU3h6BtOc1TUSn2y0fMn4qQg6F0bf7Iu399735jQ5lW Jy8Ek5eCwApUzp8Mij9BgHJM67BXHvQVE0D9cndrGfailuLcrK VyZMIVUi6QzUj2x4ixoa47LKyG/6O4n0WzNOcDj43b4q1Ar0CoQhACEIQAhCEAIQhACEIQAhCAgGj 9TzKEr9TzKRAPCkSpEAIQhACQlaayqZCx0kjg1jAS5zjYADiuS dKumk1W50UBMcByuMnvG8vP1QeHmq51FBZITmorJa+lPT+ODaj p7SyjIu1jYeFx6R8PiudYr0jqam5lmcWZ3aDsstw2RkVFVczI2 6hrBq47z95TGk6YmndeGCKRw9B9QHPA8WQggX8TcrMnOr8FMFU rPHBaME6I1FWA6OIhh0fKdltvs3FyOQUniHQWGlbtVtdBT+BBJ PK7gT7gqpL0lxmvy7WVjDujaKdn8QAPxUdN0c2XkzymSU5kNu5 xP25HZqW2nHnJp/RunHdIfFsEkjhTPkljbrI6LsmuPBjS8k8zZKyEtINrEHI3APuI 3rfR0B2QCRGxvHdxICqVXisjiQCGi5Hd1OfraqtRc3grelqq0m rJ+S3VnSKRjC19XIwEEbHayXI0IttKuxVVELZtuNLh5tbxsnmB dFxZss2e0NoM110Lzvyzt4qfioYdDFF4dxv4I3GOLtnWo9Eqzh ucrEZTV0T/Qe1w4NIv5KTwrGH0krZYrtPDVrhfNpHDJVjpFgoa8ujb3TnYaX 8OHJMaXEHs7pNwNzr5e/UIoJ5gzDqOm1KMrHofAOntNUACRwgk3tkIDSfsv087FWqKUOF2 kOB3ggjzC82YbUMlGZ73AndxB3qTiDo84XujPFjy0nmRZTWpcX aSENLqe8G15WT0JdYveBmTYDUnRcVi6YV8TSBMX5ZF4jc4cjb5 3T7AaJuMEipr5TKBcwFgZYbyy5LXtFxmArVXUsR5PamnrwjulB pHT3YxTg27eK/DtGfinrHhwBBuCLg7iDvXGcdoqGhl2GdtUvjsXNL2NiBGey8tb cniBxW6o6zKs5MbDGPBjnHzLrfBR/URjiRdQ0Gpqrdtsjr08TXtLXtDmuFnNcAQQdQQdQorCMNfSns4 ztU1iWNcSXwH+7aT6UXAatsBmCNnlMvTOtk/7gt9hrW/coybpJUuvt1Mp/zHAfBQeth2TNq6LVt6pJHoEFC87/APWJT/bSn/Mf+KcCumtcTSg/tH/io/rV4LV0KbWJr8HoAFF1wWnx+rZpUSj99x+ZKkKPprXA/rdr22tcPgApLWQ8EJdDrrho7Whcsg6xapn6yOJ48Nph+Z+SlKX rNjP62B7fYcHj42KtWppvuZp9K1Uf9b/Bf0Kq0/WBRP1e5ntscB7yLhWOkrGStDo3te06OaQ4H3hWxnGXDMdSjUp+ +LXyjehCFIqBCEBANX6nmhD9TzKEA6QlWJKAVa5pQwFziAALkk 2AA3kqKx3pNT0Y+lf3t0bc3n3buZXK+kPSeoxF/ZtaRHfuwsBcXcHSEely0VU6qj8lc6iiOOnnSs1sgihP0DDe+Y7 Qj6x+yN3mqvXTiCHbIJ2jsN+04C9r8tVe+i3V25xElZdo1EQPe PtuHojwGaget2MPrqemaA2OKFpa1uQBle7aNuUbVmdNv1zPdPp Z16iTKnguAvrj21S5zY791jctofZ4N8dSrrRYJDELRRtb4gXd7 yc0wpptkADIAAAeCfw1ZVbnc+wp6KNCNoobYuezIaCS92jRuGl/NbaXo+Wi7vS3+F0zopi+oc92ezp4WuG/C5VhZXcVExafdXk68spO0fjyc/6XV5Y51Ow6ZSO/2DwsRfmmXRXo26qftEHsmHvH1j6g+F03xA7csjiblz3nPxcV1T oqxkNNC0D6gcfFzu84+ZVymoxsj2UJTnvnmxvpMJGXDgnFThLb eiDzCfxVAW+SQFpVRN1alyg4tRjhkqzX4Ux+uR4jX38VbcZd3i q5UyqqbcXdHYpwjUhaauity0zona8nD86qbw7ENvuv9LcfW/5WiYh4sVHtaWnxBVkp71nkyRh9CfofpLDJIm0da6J7ZI3Fr2OD mkbiPuTds1xdNZnqmMGnc1V60XG1sMkDWGTacTcuJc4+LiSfiV qErRmSAmVPIcwFIQYe18Ury4bTNmzd5v8APepNJZkZYzaXpMoc QbtafniszaaxAFr2552umtZRmMBjgCXRgtc06XzF056NnaIa7d fZ93FeOMbXiSVVzlskSZow0ZWyUPJO4k23G3jkrLJGbe5RkmHs 2Q65Ly7vMtlsj7XFV4izS8pWGNPW2PfORNr7xzCft4g3Hgmk8I zFtluueZN9AmrHBjfScDfJosfPgjW7g93ODs8knJISkeSsqZ+2 LhqzeDwVfyXprsM6u7ACdD+bKZ6vMffTVsbAfo53iORu67gQxw HHatnwJUJipu3kQm+BP2aqnPCeH/UatVF2aaOfr/XCUH4PTISoCF1z4sEIQgGr9TzKRK/U8yhAOiq50iwOpqX/AEVY+CPZA2GMzvc3O2HA55eSshSLxq541codF1Zwh21PLLMTmc 9gHmQST5q3YZhENMLQxMjvrsgXPN2pT5C8UEuDxQiuEIuL9YY2 sVkd6sMLR7w4/eu0Li3Tx3/2E5/Zjyjb+Kz6t2gdnosb6n4RFNes5ajZY48AmodmknBfZm7K6wRlc +g18pQovby8L5Y+wtmzHfe7vH7k9bItEZsLblmrbkKNFUqagux SK+O0kg+075ldBw59o2Z/Ub8gqNig+lk9oq30D+4z2W/JCMYckw2Q8VuFSbHNMmPWTjkvSLirkHishJKgp1N4ooSdUS9x0 Fb6Y3Oq01Dd63FBbdSRlavgbMdZYOWZbZYFSKHxYwac/NbIZtlrdk3Jy2XDxzPitRNitGy5xuDberYR3LJlqVHCWCw0UGR JO1ffuTuowt8bGzs428jkfefkonCsR2SGP3mwNtCePguy0GGRT QtDCCzZAyIPvWGs5U3d8E3XUbS7FRpPpog5ozzuOB3hZYNhNmH b1vfP4qzYXhTIC8br6H4EKB6T4qIRsNOZ1O4KtVNzsi+Fd1JbY ceSuYvZrnBuZz8AEzpqXtQC8CwzDWiw5uOpWUVKJHE/Vy13nfmpRrAwXyAV8VY3P7m+kY1o0ztl4JtV2t8gNSVpOItI7p J4ZapjVSltnPcLk+iNwXuOEecZYmIN+jPuPxUbhptNEeEsXwka pJ7rxP8AEH4KNof1sX7WP+sKdIo1fD+D0+EqQJV2D4oEIQgGr9 TzKRK/U8ykQDwpEpSIAQhCACuKdPhavn5s/oau1LjXWLHbEJPtNjcOWzb7isetX7f8na6E/wDJfw/6KwSnEMi1PYsIzYrmrB9c0miTjet4cmLHLc16uTM0o2K/izfpn87+YCstE7uM9lvyVfxgfSE8QFNUZ7jPZHyUrlEVlkrE9b 9rJRzJFuEmSlc8cMkfiigpypjEnqBneqeZF8ntgYOesTKsChTM l2ITdYlKkK9K2aZFlSLCY5e4pu2YtcLWI8FfTjeNjBXmozVywU mG9oNo6DIEa3Uthc00D/o3OFgPyVF4RihYwXFwCQM7a5/irHR4xCbbTbG3A/csdRO9mdamo/Twr3LNFibpW3dk62aqtdE+R72u9EuuDvt+KmJm5Xb6JF1qgi2y OaqikskKSjC7Q0jpRGwnIBo+WZWmsoWTRsdG4u2gRws7wsrPLh ILcxcWzCiHzCmu2NgHuTffg9jU3+0gZaPsGZ6qGqmEZkHMg5g+ 5T1bN2o79wdbjx8FG1Rke0B2YGnHl5KUXkumm1YX+zPi0/JMsJZtTwDjNCP/ACNT6Yd13g0/JJ0Qh7SupW8Z2H+E7X+1XUcv+SrWu0W/sejglQELsHxQICEIBq/U8yhI/U8yhAPCkSlIgBCEIAXLetqm2Z4JPXjcwn2HAj+orqSofW5T3gh f6stv42n7wFn1KvTZ0elT26uH3x+Tm25aXBKx6ycuS8n2ywZRl bgbJuFta5STItEfi47wPEW8j/ypOjPcZ7I+SYYoMm8yndK7uN5D5KdzOl62PAVmHLQHJdpekmhn iDlCON1LVzsiohRj3IV+yMSEiySFTMpiViVkUhXpBjSrNmnkVr wxmYBsAd5WVcbMd+d6b0TgCMiVqgv22cyvJKuky8dHoIy/ZLQQWnzBB+V1YJsLiFiBYBUegxNsb2ncHWPvyVxrKrNrQRoD58 VzJ02pXZ1NO28RZprMbLHCNo7uV7a58FsZV9l3zmBnbioTGJy2 QHZNtSR94UlOO0jy0I1+SlbBqUY8WLU2u7aDbiyvu8RuVVkxR2 0WyssRqQb/ADWvo3iD2Ds3+iCcvFOaiTtXHZaCWAm9syB4KuK23KqVLY3dYE DA7MLRXR7Jtqmz8TG23ZbsjZAIJyc4akcFnNOHi4KsbTRopvIy rZQGEWzspDqxpu0xKD7HaSH92Nzfm4KHxAgt8dFcepak2qqaTc yENHOR/wCDFo0yvJGDqk7UpfB2RCELqnyIIQhANX6nmUiV+p5lIgHhSJS kQAhCEAKrdZUG3QSfYLH+Txf4K0qF6Zx7VDUj/BefIX+5QqK8H8F+lltrQf3X/ThV1kHLFYhcI/Q+TcHLNrloCyBS7PLGNfm3kVupHdxvJap82n86LGld3fNTUsFD j6x+HLIuTVj1uLl6pEnEY1zslGkJ/WnJMlKHBmr+4xWBKzWDlMzGKxeVktUjl73K5PA0r/RtxITSnkLSCMiN6d1kTnNuASAc7bk1jGea6EElGzOHXe6rdDyn vv43U/RVjnvB32887qAc6y30k7mtbbjfy4rPWhuVzoaSvsdiy1NaX7ZD QQAQ8WuW/aHipTDpmyR5cD8FVsPxR8TnEAFzgQbi9wfDipHA57XHjc7rHks jpuKOpTqb2Z1khiJc38lKKl2bg7YeG7QPMZjlmnNbAHAjd+c1C 1xNgHHQWaRlfn8VXGN3YsqycbvsYNqu6WuFwbi+pbyW6lZsXs7 aBGtrD3BR7QT4J5Su3blfKKSsjPSbcrsSr0A966R1SzdhTyvsD 2svHdG0N+e0ub1DS94Y0XcSGAcSf/a6lglMKeGOJv1BmeLjm4+ZK0aWObnO6rUW3Z5LvFjLTq0jlmnU eIRn6wHPJVFsq3MkW44O0uDXg6EHkslU45rZg2VloCTG0uzJF/wQi1YwfqeZQh+p5lIh4PCkSlIgBCEIAWmrh22OafrNc3zBH3rc kKBO2TzrNCY3OY4WcwlpB3FpstRC6v0s6DfpkhliMcTzqe+e0y sNsaA+IXMMVoZKV5jlA2m72uDmnkR8jYrj1aE4P7H3Oi6lR1EU r2l3Q2BWQWF0oKoaOjczWinyuPH/AIW661gWeeBCIhJZTNoKyDlihRJWG9YmgTmr3Jsr44Rz6/vZiVg5ZErW99lNGeTSMXOssIoi82HvPBN5Ki5sM09omuWulS7s 5Wp1a9sB26kAbZpI+88VF1GFyXu0gqxU7E7bT3Wg5u1t3KRKx7 fTY4eIzCk8Kka4EXbcHQkX3bjmrTFRtuNq+zvta9t9r5XXS8Bw 7C54RCyGJ+9zZmNMpO8knX3ZKE4KatwaKOolQluaucfjoxfMAe IW2nAa7I53XWq3qyoX5xiWA/4Ur9kfuPLm/BV6t6ppRnBWA8BNEPIujI+SyS0k/J1KfWNP3i0Vf9KBA0yyKY1sYPK993A/ipau6v8AFI72hgn/AGUxaT7ngKDrqOthbaagnbbeAXDzaCFB6apfg0rqelkrXG7mBp 4grc1rWkncov8A6idOzc08Da4W+na5+6wVi083yVS6hRirp3J3 o3GA8yu9LPZHC+p57lcqepuqnQQbNlNU1wtsIqKsjgVqsqs3KR PxS3Thj01ocNmk9GN1uJGyPMqx4d0cOsrv3W/e78FNFTaRqwmlMrs/RBzPHwVpasIYg0WaAANAFmvSpu41fqeZQh+p5lIh4PCkQhACEI QAhCEBqqYttjmglpc0jaGouLXHiuPdJeglZHcxgTt1uz0+bmHO/K67MksvGrk4zceDy1O+WFxa5puNWuBa4feEseKN+tdp8RceYXp PGMCp6tuzPE2TgSLOHsuGYXPcc6oGOuaaXZ1OxKNoe57cx7wVR PTwkdGh1StTxf8AJzqGpDswQeRBW8ShLjPV1W09yYXOA+vF3x/LmPJVxzJoyRtOBG52vvB0WeWj8M6lLrmPUvwWUOCVVkYjKNQ0+ YK3Mxg74z7nX+YVL0k0bI9YoPnBKVBuU3ebJjJihPosN/Eps6OSU94nkMgrYaaXcxajqdO945HFRWtGQzPgm4D5DwHBP6PC DwU5S4aG7lqjTjHg5NXU1avPBD0OGKbgpAFNYTgUtQbRRlw9bR o5uOSvODdAWNs6odtn1GXDfe7V3wVmWZ24xKFhWESTu2YmF532 0HtO0C6D0f6CMjs+oIkdqGD9WOfrfJW6mpmRtDWNaxo0DRYeQW 5SSK5VW+CFxDoxTTXvGGu9ZncPvtkfeFW67oPIw3heHW0BOw8c nDL5K/ISyIxqSXcoVNjtVSEMnaXAevk792Tf8VY6HpLBLYEmN3B+X82i l3xhwsQCOBFwomr6NQP0bsHizL4aJk9coy5RLseDmDcFZKsRYV U0v6h4e2+bDl8Dl5WU3h1S+RvfjMZG46Hl4L0g0LV4ZDN+sijf 7cbXfMKNf0Poj/27G+xdn9JU6hDy5CQ9FKRmYhB5ucR5EqSp6CKP0I2N9loCcoQ9 uCEIQ8BCEIBq/U8yhD9TzKEA7KRKkQAhKkKAEJUiAEJUIBEJUIBExxDB4KgWmij k9tgJ89U+SoCkYj1X0Mty1skR+w+4/heCq3XdT/8AcztPASM2T/E2/wAl1pC8sSU2jhj+rSqYf1Qd4tcw/entF1d1P90G+LnMHyJK7MiyWJfUZzuh6uDkZZQPCNt/5j+CsuH9EKWGx7PbcN8h2vhp8FPlKliLm2YNYALAAAaAaeSySp F6RBCVIgBCVCARCVIgBCVIUAISoQCISpEAIQlQCIQlQDR+p5lI lfqeZQgP/9k=

Kısaca canlının ortama adaptasyonudur, yukarıdaki ise şeklendir, özde ve gerçek evrim ise soluduğumuz atmosferden tutunda yürüdüğümüz toprağa, ortamın ısısından, enerji, gıda ihtiyacına değin, tüm değişimlere işte bizde aynen böyle cevap veriyoruz. Canlıları ortam ve koşullar ve kazanılan tecrübe, gelişen sistematik şekillendiriyor.

Bir besin zinciri sorunu dahi aynı cins canlıların farklı türlere, çok farklı ebadlarda evrimleşmesine yol açıyor, bunu belirleyen ise besin zinciri, bunu oluşturan ortamdır. Ortam değişirse her şey değişir, canlı, cansız f.a.r.k.e.t.m.e.z. işte evrim adaptasyonla hayatta kalmayı sağlıyor, ama maddenin yapısıda ortada, her şey dinamik, kalıcılık ise statikle mümkün ki, işte bu imkansız... Kısaca her şey değişiyor, her şey değişecek, aniden olanalra devrim, süreçle olanlara da evrim diyoruz, demeye de devam edeceğiz.

Akıllı Tasarım diyenler neden Akıllı Tasarımları hakkında yazamıyorlarda, işi gücü bırakıp paparazzi tarzında Evrim teorisi ile uğraşıyorlar? Ortaya ne koydunuz ki, neyi neyle eleştiriyorsunuz?

Oysa gel şu nasıl oluşmuş diye sor, bilmemek demek o halde bu işin altında bir Zeus var demek değildir.

Evvelden YAĞMURUN BİLE NASIL YAĞDIĞI bilinmediği için AHMAK ISLATAN ZEKALAR bir çok insanı ZEUSla kandırabildi, ee hala neden kendinizi kandırmak istiyorsunuz? Bilmiyorsak bilmiyoruz dert mi, çok mu büyük problem, hayati mi? Canlıların nasıl oluştuğunu da bilme be kardeşim, nasıl oluştuğuna dair deneyden, gözleme milyonalrca satır belge var yahu, ama ahanda şudur demek noktasına henüz uzağız, ama madem çok dert ediyorsun neden o kaynakalrı, belgeleri değilde cahil, cühala, sahtekar faydacıların sizi yemlemesine izin veriyorsunuz?.

Siz ise çıkıp, çıkıp yağmurun neden yağdığını bilmiyorsunuz işte demek ki bunu yapan bir irade var havasıyla döşeniyorsunuz da döşeniyorsunuz :) kendinize döşüyorsunuz, bize ne? Bize düşen yeterince bilmediğiniz konularda, ya da hiç gereği yokken şunlar, bunalr diye sağa, sola atıp tutuğunuzda, karşıt argüman geliştirdiğiniz konularda aslı ve faslını dile getirmek, yoksa git pabucuna tap, sizin sorununuz, ama siz pabuca tapıyorsunuz diye de bize dayatmayın yeter.

Akıllı Tasarım başlığında hala Akıllı Tasarım hakkında en ufak bir fikrimiz yok, hiç bir Akıllı Tasarım masalcısından fikir edinemediğimiz gibi. Gidin akıllı tasarım sitelerine, tümüde çakma forotoşoplar, abuk subuk alaverelerle Evrimle güreşiyor, yahu arkadaş sizin kendinize ait hiç bir fikriniz yok mu? :)

Sahi nedir bu Akıllı Tasarım, adı var kendi yok, ama işi gücüde yağmurun nasıl yağdığını bilmiyoruz demek ki zeus var havasında, yahu bu teolojik, bilimsel değil, bu kafayla mı bilim eleştirmenliğine sonuyorsunuz? kabul, buna da kabul, lanet olsun ne diyorsunuz hepsine kabul, ama ne olur Akıllı Tasarım nedir anlatın.. Kim bu tasarımcı, in mi, cin mi, O'nu oraya kim koymuş, o bilgiye nasıl sahip olmuş, gökten zembille mi inmiş, maddeden daha üstün öellikleri varsa neymiş, nasıl olurda metafizik olabilir, nedir bu Superman'mi, Alice'mi, Lafonten masalı mı?nasıl edinmiş insaf, soruyoruz işte, suç mu?. Maddeyi gözlemliyoruz yahu, objektif, binbir çeşit özelliğiyle, halleriyle gözümüzün önünde ceryan ediyor, su gibi gerçek, eney bile yapıyoruz daha ne olsun! Ya sizin Tasarımcınız nerede? nasıl tasarlıyor, analtın ki bilelim..

Adam hala Evrim teorisi diye gidiyor, yahu kabul, sildik attık aha! Şimdi Akıllı Tasarımı anlat bize! Tamam tüm cevapalrımızı çöpe attık ve sorumuzu soruyoruz, sizin tasarımcı bu işi nasıl tasarladı, bu günlere nasıl geliyoruz, tasarımcı her salise milyarlarca canlıyı kodluyor filan mı?! Beyinlerimiz madde değilse nedir? El cevap.


Tek katılmadığım nokta ahmak ıslatan zekalar kısmı.Zeus geçmişte çok mantıklı bir açıklamaydı yağmur için ve tüm soruları cevaplıyordu bilimin bugünkü hali söz konusu değilken Zeus açıklamasının mantıksız bir açıklama olduğunu düşünmüyorum gayet de kendi içinde tutarlı.

İlahimasal
31-10-2015, 20:39
Bende spartaküsün eklediği resimdeki insanlarin muhteşem yaratışcınızın imalatından nasil böyle çıktıklarını öğrenmek istiyorum
Spartaküsün sorularının cevaplarını merakla takip ediceğim

Kader.imtahan safsatalarını lütfen es geçin.

spartacus
31-10-2015, 21:26
Tek katılmadığım nokta ahmak ıslatan zekalar kısmı.Zeus geçmişte çok mantıklı bir açıklamaydı yağmur için ve tüm soruları cevaplıyordu bilimin bugünkü hali söz konusu değilken Zeus açıklamasının mantıksız bir açıklama olduğunu düşünmüyorum gayet de kendi içinde tutarlı.
Olabilir, ama bir tutarlılık görmüyorum. Çünkü tutarlılığın kıstası kişilerin ikna olup-olması değildir ki, iddianın kendisi ile, özgülü ile ilgilidir.

Tabi aynı dönemde doğa olayı olduğunu söylenlerde var, Sokrates'in dahi tanrılara karşı geldiği için öldürüldüğü bir ortamdan bahsediyoruz, hani şu Galileo'ya yapılanlardan, bunların hiç birisi tutarlı değil, gerçek tutarlılık bilmiyorsa, bilmiyorum demektir. O zamanın çıakrları ile şimdiki farklı değil ki(din bunun için var, inançla alakası bile yok, hakim olan ne aşılarsa o baskın hale geliyor). Yağmurdan bahsettiğim için orada ironi yapmıştım, ahmak ıslatan yağmur üzerinden:)

Şimdi sözdebilimciler, Akıllı Tasarımcılar, Evrim karşıtları eğer işin iç yüzüne girersek işin merkezindekilerin insanları maddi ve manevi açıdan sömürerek faydalandığı gerçeğiyle karşılabiliriz :)

Tutarlılık konusunda ise ifadene katılmam mümkün değil. Örneğin Demokritos'un atom tanımı tutarlıdır çünkü dairliği objektif bir kaynak üzerinedir, yani tamamen fizik alanındadır ve hayır orası öyle değil de böyle deme şansı var. Yağmuru yağdıran Zeus söylemi için ise hiç bir gözlem yoktur, tutarlı olamaz, metafiziktir. yani doğrulanamaz, yanlışlanamaz, kıyaslanamaz(tutarlılığa vurulamaz, elde kaynak yok, veri yok).. Tutarlı olmak bilmiyorum demektir, ama o zamanlarda doğa olayı olduğunu söyleyenler vardı, ama bu iktidarların işine gelmiyordu, sorun da bu, fayda yani. Bu günün sorunu da bu aslında.

Sonuç olarak bilmediğimiz konularda uydurmayı tutarlı bulmuyorum.

dine mine ne
01-11-2015, 01:39
Sayfa 14. neden ACILMIYOR ?????????????????????.

Neva
01-11-2015, 02:29
anlaman icin ufak deyinme yapayim o zaman.

Misal büyük boyut,ta evrim olsa idi darvinin de dedigi gibi ,bulgulardan bogulurduk.
-------------------
Düsünün büyük boyutaki evrim olsa idi canli coktan ucmak yerine ölüme karsi evrimlesirdi , öyle degilmi.

Ama bu soruyu tanriya da sormak lazim tabiki , bu ölüm neyin neysi diye.

Sevgili dine mine ne;

Gerekcelerin bu kadar sig mi veya evrime iliskin dusuncelerin? Bir benzeri mesela;
https://eksisozluk.com/5-milyar-cinli-ayni-anda-ziplarsa-deprem-olur-mu--622315

O bahsettiklerine iliskin olay nedir, olgu nedir ayirabilirsen sayet, tanriya sormana gerek kalmaz zaten kendin cozersin.(umuyorum yani cozecegini)

Caglar oncesi olumsuz muydi ki canlilar, insanlik, hayavanlar, bitki vs.!????

Kedi hala gozluyor sevgili dine mine ne,
http://aim2walk.ca/wp-content/uploads/cat-watching-1.jpg

dine mine ne
01-11-2015, 03:30
Nobel ödülünü ne zaman alıyorsun ?

Çok önemli bir şeyi kanıtladın. Tüm Dünya'da kabul gören bir teori senin sayende çöktü. Dünya'da ki tüm fakülteleri kapatmak gerekecek şimdi. Bir teoriyi çökertmekle kalmadın bir bilim dalını çökertmeyi başardın.

Nobel ödülünü bana neden versinler?. Bunlar zaten bilinen şeyler. Benim bir şey bulduğum yok. Evrim Teorisinin de Çöktügü felan yok.

Evrim ile oluşmadıysa nasıl oluştu ? Tanrı mı ?
Gördüğün video evrimin, elektrostatik (enformasyon )alandan dolayı evrim geçirdiğinin ispatıdır . Cift yarik deneyini youtube den izle ,yazdiklarimi oku .

Bu isiktaki potansiyel olusumlar dalgalar evren disinda oldugunu yazdim , bu sonsuz bir enerjidir .

bu dalgalar sonsuz ve bilgi enformasyon icerdiginden dolayi , benim icin tanridir .Tanri isiktir

Tanrının nasıl yarattığını açıklar mısın ? İnsan nasıl var olmuş ?

Tanri isiktir enerjidir parcacik alti herseye hüküm eder .Moleküller ondan gelen bu dalgalanmalar ile enformasyon aldigi vakit ne yapacaklarini bilirler.
Bundan dolayi aminoasit proteininin sincirlemesini adresslemesini bilir, bilgisiz tesadüf degil hayat .Tanridan gelen bilgi ile olur canlilar bitkiler.
Dünyanin elektrostatik alani günümze göre daha cok güclü idi ve zamanla her daim azaldi
ve evrim bu azalmaya göre (enformasyon degisimine göre olmustur.

Bir hücreden degilde , dünyanin her tarafinda canlilarin olusduguna inaniyorum

Bu insana da gecerli ,insan kendisine ait bir canli türü olduguna inaniyorum.

Yani evrim türlerin kendi icinde olmusutur diyorum.

Bu fosillere evrim dışında bir açıkla getirip bize insanın nasıl var olduğunu açıklar mısın ?
Ne yapalım bu kadar fosili ? Çöpe mi atalım ? Bu fosillerin insan ile alakası yoksa neden cins isimleri Homo ?

Homo habilis
Homo rudolfensis
Homo ergaster
Homo erectus
Homo heidelbergensis
Homo neanderthalensis
Homo floresiensis



Homo, nun kendi icerisinde bir tür oldugundan kendisi evrim gecirmistir diyorum .

dine mine ne
01-11-2015, 03:40
Yalnız dine mine ne evrimin olmadığını kanıtladı Nobel alırsa biz de sitemizden nobellik biri çıktı diye ne gurur duyarız ama ? Bu arada bilimde ;evrim yok diyemezsin evrim yoksa ne varın cevabını vermek durumundasınız.Kanıtlarla.Hayal gücünüzle Tanrı var hahaha diyerek değil.


Yahu evrim neden olmasin, oldugunu videoda görmedinmi ?. Oldu ama sadece kendi türleri icerisinde oldu dioyrum.

tanriyi,da haha diye ortaya cikarmadim , anlatim yazdim nerden cikardigimi.

world
01-11-2015, 03:48
Kendi türü diye birşey yok türleşme bir popülasyonun çeşitli ve zamanla büyüyen değişimlerle ''bölünerek'' verimli döl veremeyecek gruğlara ayrılmasıyla bu duruma gelmesiyle oluşur.Bunu dahi bilmiyorsun konuşuyorsun.Cahil.

aliyarasfal
01-11-2015, 04:03
Dine mine ne deistliğin ucundan tutmuşsun ve ama fekat evrim konusunda biraz daha düşünmelisin. umutluyum senden, az kalmış kurtulmana ki dinlerden kendini kurtaran insanlar gerçekten zeki ve bilgilendikçe dahada objektif düşünebilen insanlardır.

Pek konulara ilişkin yazmıyorum ama kusura bakmayın, sistem her yıl yüzbinlercesinin beynini yıkayıp yetiştirirken biz burda bir insanı uyandırmaya bile yıllarca emek vermek zorunda kalıyoruz, haliyle yoruyo, bıktırıyo, ama vazgeçmek değil asla, bir insan kurtulsa kardır burda yazılan gerçekleri okuyup düşünerek.

etki tepkiyi bi anlasanız sorun çözülecek, bu arada sadece galaksimizde 200 milyar güneş(yıldız) var gezegenleri falanda siz düşünün.

Şimdilik saygımla gittim...

spartacus
01-11-2015, 04:04
Bu isiktaki potansiyel olusumlar dalgalar evren disinda oldugunu yazdim , bu sonsuz bir enerjidir .bu dalgalar sonsuz ve bilgi enformasyon icerdiginden dolayi , benim icin tanridir .Tanri isiktir
Tanri isiktir enerjidir parcacik alti herseye hüküm eder .Moleküller ondan gelen bu dalgalanmalar ile enformasyon aldigi vakit ne yapacaklarini bilirler.
Enerji = Maddedir.
Işık = Maddidir, maddedir, kaynağı maddedir.

Kimseye enforme etmezler, bilgi öznenin, nesne ile ilişkisinde aldığı etkiyi yorumlamasına denir, yani karşılıklı elde edilen bir şey, yekten, gaipten, alaksız şeylerle enforme olmuyor. Moleküllerin hareketi kimyasal ortamlarla ilgilidir, canlı gibi cansız moleküllerde öyle! kaldı ki ortam diyoruz, koşul diyoruz, ortamda her şey ilişki halinde diyoruz, etki, tepki diyoruz, ısı, ışık, fiziksel kuvvetler, kimyasal reaksiyonalr bakınız tümüde bütüne dair, böyle bir şeyleri yüceltip, abartıp, indirgeyip bir sonuca varamayız...

Hadi geçtik tanrı o ise, onların tümüde MADDE, MADDİ, madde olmayan bir şey değiller. hani madde kendi, kendine mi diye soruyordunuz? Ne olacak şimdi? tanrınız da madde imiş(enerji imiş:) üstelik evren dışından, görünür evrenin çapından haberiniz var mı?)...

Evrenin %99'u Plazmadır. Yıldızlarda Plazmadır, o ışıkta oradan yayılır. Şimşeklerde plazmadır, etrafa ışık yayar. Işığı üretende maddedir, enerji->maddedir, madde->enerjidir.

Bir yıldız plazma tanrınız enformasyon buyururken, bakın ışığı yayan neymiş... Bunu inkar etmiyoruz ki, işte HAYATIN KAYNAĞI, önemlilerinden bir diğeri ne SU, bir başkası ne, karbon, Amonyak...
http://www.alternativephysics.org/book/img/SCsun-plasma-loops.jpg

Bir galaktik Plazma okyanusu, tanrınız enformasyon saçarken! Evrenin %99'u plazma, bu tanrınız(maddenin plazma hali!) enformasyon sunarken milyarlarca başka gezegenede enforme etmiyor mu? Bakın şu galaksiye, kaç tane yıldız, etrafa yayılan ışığa bakın! Bu nasıl enformasyondur ki, tınlayanı yok.. O kadar dar açılara takılı kalmışsınız ki, işte görün ifadeniz tanrı idi, ama o da madde imiş. sadece madde dediniz, başka bir şey demediniz...
http://www.educationquizzes.com/library/America/Grade-6-Science/Physics-matter-web.jpg

dine mine ne
01-11-2015, 05:06
Şimdi resimin kaynağı ne? Çernobil, madem bu iş dışarıdan enforme ediliyor, bu insanlara böyle enforme eden kim, Zeus sarhoşmuymuş?
Bu insanların metabolizmalarını ETKİLEYİP, DEĞİŞTİREN ŞEY NE? İşte evrim budur, burada ise ortamdaki değişim aniden olduğu için, metabolizma hazırlıksız yakalanmıştır,
Tanrinin sarhoslugu ile ne alakasi var . Orada bir kaza oluyor.
O kaza da radyason isinlari bu insanlarin genetik yapisini bozuyor, ve degisime ugruyorlar.
Radyason isnlarinda da elektromanyetik dalgalar var ve bunlar iste insanlarin genetic yapisini degistiriyor.


Peki bu insanların metabolizmalarını bozan ne?
kazadan gelen radyason isinlamalari.

Maddeyi gözlemliyoruz, objektif
Isigi neden gözlemleyemiyorsun ??????
Neden seklini degistiriyor? . Yazmistim bunlari.

Ya sizin Tasarımcınız nerede? nasıl tasarlıyor, anlatın, gösterin ki bilelim..

istedin çöpe attık, şimdi cevap arıyoruz, hiç bir cevabımız kalmadı sayende. hadi şimdi o cevapları ver bize! Akıllı Tasarımcı kim, nasıl oluştu, O'nu oraya koyan kim, nasıl olurda o bilgiye isimsiz, sıfatsız, cisimsiz, kendi kendine sahip oldu, tasarımcıyı kodlayan ne, ona enformasyon veren ne?

Yazdim nerede oldugunu kendisi her yerde , evren disinda, ve sonsuz .tasarlamayi ,atomlardan, molekülere ve buradan maddesine kadar , enformasyonu isik dalgalanmasiyla iletir. bu enformasyon sayesinde her atom, molekül , aminoasit ,protein
ne islevi yapicagini bilir , kendiliginden degil.

Kuantum fiziginde yokluk yok ,evren disinda dalgalanmalar enerji .
Evren disindaki karanlik yok, bildigin o yokluk nerden ne zaman geldiyse tanri da oradan ozaman oraya yerlesti , o hep vardi , tanri da vardi ., (Evren disina da,maddenin icine de girsen onu görücen.(sah damarindan daha yakin) Hatirlandinmi bir yerden?) Neden tanri diyorum? , cünkü oradaki dalgalanmalar + (kendisini gözlemlendirmeyen isik dalgalari) enformasyon (bilgi). Bu isik ezki zaman codu videosunda canlinin genetik yapisini degistire biliyor , yönlendirebiliyor. Bir kac gün isinlama canlinin genetik yapisini degistirebiliyor. Mutasyonlastirmiyor (kirmiyor) dikkat evrimlestiriyor, o zaman ki sartlara göre en güzel bicimde bir kac gün icerisinde degistiriyor .

Bilgisinle canliya yol göstere bilen bilmem canlatan , tanri degilde nedir ?.

Not : kurandaki sah damari meselesi ayri bir konu . Incil 1484 Basligini ac, video,yu izle ve düsün.

Bir de sorum olucakti , bu konudaki 14cü sayfa acilmiyor , ne bir link ,ne de video ekleye biliyorum. videolarin calismasina bir el atsan iyi olur . simdiden tesk.

14.cü sayfadaki yazimi okuyamayan, neylerden bahs etigimizi nerden bilecek.

Predator
01-11-2015, 09:22
Bunlar zaten bilinen şeyler.

Bilim insanlarına sahtekar ve yalancı mı diyorsun ?

Neden 'bilinçsizce oluşuyor' diyorlar ?


Gördüğün video evrimin, elektrostatik (enformasyon )alandan dolayı evrim geçirdiğinin ispatıdır .

Bu saçmalığı anlatan bir tane bilimsel makale verir misin ?
Bilindiğine göre bununla ilgili bir makale vardır değil mi ?


bu dalgalar sonsuz ve bilgi enformasyon icerdiginden dolayi , benim icin tanridir .Tanri isiktir

Tanrı maddesel mi ? :lol:

Maddede bilinç ne arar yaw ? :)

Tanri isiktir enerjidir parcacik alti herseye hüküm eder.Moleküller ondan gelen bu dalgalanmalar ile enformasyon aldigi vakit ne yapacaklarini bilirler.

Kibrite nasıl yanacağını da söylüyor mu ?

Yoksa kibritin kimyasal yapısı oksijen ile reaksiyona girme eğiliminde olduğu için mi yanıyor ?

Akıl, mantık, sağ duyu ve bilim hangi cevabın doğru olduğunu söylüyor ?


Bir hücreden degilde , dünyanin her tarafinda canlilarin olusduguna inaniyorum

Evet, anlıyorum. Akıllı Tasarım ile evrimi birleştirmeyi başardın.

Gerçekte öyle olmuyor tabii. Evrim, resimde gördüğün gibi dallanarak ilerler. Bunun tartışması dahi olamaz. Söylenecek pek fazla şey yok. Evrimin dallanarak ilerlediği bilimsel bir gerçektir. Umarım en kısa zamanda uydurduğun masalın gerçek olmadığının farkına varırsın.

https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSjRxviLjZaETzsQeRE_3NFRli8eDdte Vb_7OPPH027gybapPOA


Bu insana da gecerli ,insan kendisine ait bir canli türü olduguna inaniyorum.
Yani evrim türlerin kendi icinde olmusutur diyorum.

Diyebilirsin. Kendinin bilim insanı olmadığının hiç bir gözlem ve araştırma yapmadan bu masalı uydurduğunun farkında olmayı da ihmal etme.

Senin masalın gerçek olsaydı son 2 milyon yıllık zamanda bu kadar fazla Homo cinsine dahil tür bir arada yaşamazdı. Eğer masalın gerçek olsaydı birbirine benzer canlılar görmek imkansız olurdu. Çünkü 3.8 milyar yıldır evrim olduğunu düşünürsek canlılar birbirinden tamamen farklı özellikler kazanırlardı. Ancak günümüzde türleri belirli sınıflarda toplayabiliyoruz. Balıklar, amfibiler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler gibi sınıflar var. Bu sınıflara ait binlerce tür var.

Yani günümüzde yaşayan her canlı kendi başına evrim geçirmedi. Tüm canlılar birbiri ile akraba ve tek bir ortak atadan geliyoruz. Resme tekrar bakabilirsin.

Yıldıztozu
01-11-2015, 11:14
https://www.youtube.com/watch?v=DN_Lo6ycUt0

spartacus
01-11-2015, 12:37
Tanrinin sarhoslugu ile ne alakasi var . Orada bir kaza oluyor.
O kaza da radyason isinlari bu insanlarin genetik yapisini bozuyor, ve degisime ugruyorlar.
Radyason isnlarinda da elektromanyetik dalgalar var ve bunlar iste insanlarin genetic yapisini degistiriyor.Kazanın doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne neden inanmıyorsun :)Genetik yapıyı bozabiliyorsa ee deme ki senin tabirinle kodlama değişiyor :) Ne demişsin radyasyon demek ki öyle uzayın dışından bir yerde enforme edilmiyormuş, öyle olsa şu kıçı kırık radyasyon kodları değiştirebilir miydi? Hasılı olan tamamen kimyasal(maddi), o patlama ortamın kimyasını aniden değiştirdi, DNA depo gibidir, veri deposu, ama organizma bunu 4 kimyasal ile yapar, ya o doğadan süzdüğü muhteviyatın kimyasında sorun varsa, ne olur? Senin tabirinle kodlama verisi bozulmuş olur, aynen PC ne virüs bulaşıp harddiskteki hücreleri bozması gibi, ne olur yorumcu okuyamaz, okuyamazsa ne olur? Parça, pünçük olur, bir resimin bozulan satıhları gibi. işte sizin kodlama dediğiniz şeyi yapan MADDE-ORTAM(bakın ortam ne kadar önemli, şartlar, koşullar, muhteviyat), organize MADDE, evrenin dışında(ki neresi ise, sanki görmüş gibi) olan tanrı filan değil(hiç görmedik, hiç bilmiyoruz, hakkında da söz edemeyiz, ona sıfatlar, işler yükleyemeyiz çünkü görmedik, bilmiyoruz, bilmediğimiz şeye eylem, sıfat yükleme şansımız yok. Solucana elleriyle gitar çaldırmak gibi olur bu, eğer solucanı hiç bilmeseydik? Biliyor elleri yok ki diyoruz, işte tanrı dediğiniz her ne ise sadece laf bu biçimde, lafın da eli, kolunu tartışmak anlamsız. Böyle bir şeyi görmedik, özellikleri nedir bilmiyoruz ki, sadece hayal ürünü, metafizik, çünkü cismi yok haliyle bilgi sahibi değilsek hakkında konuşamayızda. Bu kimyasallar ise ortamdan etkilenebilir, bozunabilir, çözülebilir, kimyası değişebilir. Sizin kodlama dediğiniz kimyasal dizilim, iddilarınıza itiraz ediyorsak, böyle düşündüğümüz için, yoksa ne sizle bir sorunumuz var nede garezimiz, akıl ve mantık ve bilim dışı olduğunu düşünüyor ve işte açıklamaya çalışıyoruz(amaç bu üzüm yemek), yoksa neye inandığınız sizi bağlar, dilerseniz pabucunuza inanın, ama teorik, fizik konualrını tartışacaksak, eh artık mecburen farklı düşünce ve fikirlerimizde çatışacak, kimileri uyuşacak, kimisi uyuşmayacak sorun değil, yeterki şahsi alınmasın..

Isigi neden gözlemleyemiyorsun ??????
Neden seklini degistiriyor? . Yazmistim bunlari.Işığı gözlemlemediğimi ne zaman söyledim ki ? :) Tanrı dedin enerjidir -> madde. Işıkla enforme ediyor dedin -> madde :) Madde olmayan ne var burada? Enerji = maddedir, bunlar birbirinden yalıtılacak şeyler değil. Maddeyim, o nedenle maddeler ile aramda etkileşim oluyor ışığıda böyle görüyorum, çünkü madden etkileşiyoruz :) Peki tanrınız o enformasyona nasıl sahip oldu? O bilgiye? Bilginin ne olduğu konusunu defalarca konuştuk, etki-tepki sürecinin yorumlanmasıdır, bilgi buna deniyor. O halde demek ki tanrınız madden bir şey, o halde ne? Enerji dediniz olmaz, enerji de maddedir.O halde ha tanrı dediniz ha da madde, enerji farketmez. Sadece metafiziksel, iradi şeyler yüklediğiniz için sorun oluşuyor, oysa bu tür iradi, hayali argüman yada yüklemelere gerek yok ki. Bende Spagetti Canavırının yaptığını iddia ediyorum o halde, ama sorun şu, NASIL? İşte siz bu soruya yanıt vermelisiniz, tanrı katrilyonlarca parçaya nasıl enforme ediyor, nasıl ayırıyor nitelikleri, aynı anda, salisede nasıl yapıyor, hepsi bir yana onu gerçek kılan ne?...

EVREN'in dışı diyorsunuz, siz Samanyolunun ebadından haberdar mısınız?
GALAKSİ nedir? Buradan buyrun. (https://tr.wikipedia.org/wiki/Galaksi)
Gözlemlenebilir evrende 100 milyardan fazla galaksi olduğu sanılmaktadır.

SAMANYOLU nedir? Buyrun. (https://tr.wikipedia.org/wiki/Samanyolu)
Güneş'in Samanyolu etrafında dönme süresi 220 milyon yıl
Kalınlık 1.000 ışık yılı (!!!!)
Yıldız sayısı 200 ile 400 milyar

ANDROMEDA komşu galaksi nedir? (https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Andromeda_Galaksisi&redirect=no)
Yıldız sayısı 1 trilyon

Hangi evren dışında hangi tanrıdan bahsediyorsunuz? 1 Trilyon yıldız Andromeda, 200-400 milyar arası yıldız barından Samanyolu ve Evrende tahmin edilen bunalr gibi Galaksi sayısı ise 100 Milyar civarı. Biraz düşünün, düşünün, sonrada evrenin dışında ne idüğü belirsiz bir karınca üfürüp, her şeyi ona havale edersiniz, ama lütfen önce düşünün.. 1 Trilyon yıldızı düşünün, kaç gezegen barındırabileceğini, hala teolojinin o akvrayum evren modeline takılı kalmayın, unutun bir kaşık suda kopartılmış fırtınaları. yeterki düşünün ve görün ki, maddenin halleri için ne kadar büyük ve zengin malzeme ve ne kadar çok sayıda(trilyonalrca) kombinasyon ve ne kadar çok olasılık var. Bu gerçekle düşünmektir, ama ne idüğü belirsiz bir tanrıyı yekten, hokus, pokus iddia ederseniz, kendinizle çelişirsiniz, o tanrıya bu yetileri veren ne? Heryerdedir, şudur budur bakın bunalr LAF, Superman'de uçuyor ona bakarsanız, ama laf işte, masal.Yazdim nerede oldugunu kendisi her yerde , evren disinda, ve sonsuz .tasarlamayi ,atomlardan, molekülere ve buradan maddesine kadar , enformasyonu isik dalgalanmasiyla iletir. bu enformasyon sayesinde her atom, molekül , aminoasit ,protein
ne islevi yapicagini bilir , kendiliginden degil.Evrenin dışında mı? Sadece sana mı görünüyor? Ya da her yerde ise bana da göster. Benim gördüğüm sadece MADDEDEN ibaret, sen farklı bir şey görüyorsan bizde görelim, nasıl yapmalıyız anlat, ama lütfen bu şekilde atmasyon olmasın. Evrenin dışında, nereden biliyorsun bunu? Bilmek demek görmek, duymak, koklamak, dokunmak bir şekilde etkileşime girmek demektir. Biz ise bunlarla maddeyi biliyoruz gördüğümüz, kokladığımız, duyduğumuz, dokunduğumuz her şey madde, tanrı değil.
Kuantum fiziginde yokluk yok ,evren disinda dalgalanmalar enerji .
Evren disindaki karanlik yok, bildigin o yokluk nerden ne zaman geldiyse tanri da oradan ozaman oraya yerlesti , o hep vardi , tanri da vardi ., (Evren disina da,maddenin icine de girsen onu görücen.(sah damarindan daha yakin) Hatirlandinmi bir yerden?) Neden tanri diyorum? , cünkü oradaki dalgalanmalar + (kendisini gözlemlendirmeyen isik dalgalari) enformasyon (bilgi). Bu isik ezki zaman codu videosunda canlinin genetik yapisini degistire biliyor , yönlendirebiliyor. Bir kac gün isinlama canlinin genetik yapisini degistirebiliyor. Mutasyonlastirmiyor (kirmiyor) dikkat evrimlestiriyor, o zaman ki sartlara göre en güzel bicimde bir kac gün icerisinde degistiriyor .Bu bilgileri aldığınız kaynaklar neresi? Atmayın ve yine indirgeme hatasına düşmeyin, kaynakların çoğu teolojik, ideailist(düşünceye, inanca, salt zihine->kurgu, masal ölçeğine dayanabilir) indirgemeci, dilediğiniz kadar aldanın tabi siz bilirsiniz, madde ancak bütünlüğüyle kavranabilir, her bir parçasına destan yazılamaz, bu mantığa aykırı, ancak parçaların kendi özgülü aydınlatılabilir, toplamda ise bütün olarak bakmak gerekir.Sizin 1 hücrenize bakarak, sizi tarif etme şansınız var mı? o yöntemi kullananlar işte size bunu yapar, bir hücrenizle sizi tarife kalkar artık dinazor mu olursunuz, solucan mı, deli mi, kaçık mı, tosba mı, kör mü, akılsız mı, zekalı, salak mı, kanser, aids mi, kilonuz, boyunuz, cinsinize kadar ne atarsa o olursunuz ve doğrulayamaz, yanlışlayamazsınız, yeterki o safsata indirgeme-yalıtma mantığının nasıl bir arıza olduğunu kavrayın, bu size yeter?
Yokluk nedir daha önce açıkladım, bir şeyin bir ortamda bulunup, bulunmamasıdır, ortam da mevcut ise var, yok ise yyok denir, aynen şu an klavyenizin tuvalette olmaması dolayısıyla orası namına yok ifadesi kazanacağı gibi. VARLIĞINDAN söz edilemeyenin YOKLUĞU da olmaz. Bunlar bir madalyonun iki yüzüdür birisi olmadan, diğeri olmaz. Var, varını, yokuna, yok ta yokunu varına borçludur, iniş ve çıkış gibi -> Bakın bu aynı anda hem iniş hem de çıkışa sahip -> l Evren hakkında yukarıda veriler sundum, işte var ile yok ancak bir şeyin, özelde ele alınan bir şeyin bir ortamda bulunup, blunmamasıdır. Örneğin Andromeda'da bulunan 1 Trilyon Yıldızdan özelinde herhangi birisi(!), Samanyolunda YOK'tur, ama yıldız var mıdır denirse evet ikisinde de yıldız vardır, şahsına münhasır ayrı, genel ifade ayrıdır. Varlık genel bir ifadedir örneğin, varı, yoku tartışılamaz, saçmadır, yoktan ne idüğü belirsiz tanrılara yarattırmakta laftır, masaldır, o kadar ki saçmadır.Bilgisinle canliya yol göstere bilen bilmem canlatan , tanri degilde nedir ?.Sana tanrı mı bildiriyor şu an? İkincisi tanrıya bildiren nedir? O size nasıl bildiriyor? vahiy mi?
Bir de sorum olucakti , bu konudaki 14cü sayfa acilmiyor , ne bir link ,ne de video ekleye biliyorum. videolarin calismasina bir el atsan iyi olur . simdiden tesk.14.Sayfa açılır -> verilerde sorun var, kimyası biraz bozulmuş, düzeltiriz çünkü sizin iddilarınıza bakarsak tanrıyı oynuyoruz, lakin videoları göremiyorsan, bunu yapan kullandığın browser. Ne kullanıyorsun, Firefox, Chrome, İE bana yaz, bana bildir(tanrısın ya) bende sana bildireyim(tanrıyım ya) enforme edeyim, hehehehe :)

NOT: 14 Numaralı sayfa sorunu düzeltildi.
https://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=38022&page=14

NOT:Videolar sizin için tanrı gibi görünmüyor değilmiş, ne link ne de video ekleyemiyor değilmişsiniz(SSL problemi oalbilir diye düşünmüştüm ama yokmuş), aksine video eklerken hata yapmışsınız. Şimdi ilgili mesajınızdaki video görünüyor, sizde kontrol edebilirsiniz... Video eklerken link vermeyin, sadece adresi koyun yeterli.. Eğer editörün sağındaki youtube butonunu kullanacaksanız o halde orayada sadece video ID'si girmelisiniz... Video ID si ise aşağıdaki gibi kırmızı işaretli olan kısım alınır, sonra editörde "youtube logosu" olan butona tıklanıp, YOUTUBE][/YOUTUBE yazan kısa koddaki, köşeli parantezlerin arasına yapıştırılır. Bu zahmetli ise o halde tüm adresi hiç bir butona tıklamadan olduğu gibi yapıştırın, böylelikle sistem sizin yerinize ID'yi alacak ve gereğini yapacaktır, zira kodlaması geçen aylarda bir tanrı tarafından yapıldı.

yotuebelinkindeki -> watch?v=q3H7wR_IR3w

bursali68
01-11-2015, 17:07
Sevgili bursali 68

Abicim
fizik ile maddenin oluşumuna kadar(kimyasal evrim) doğrudur. Aminoasitler, proteinler yani malzemeler oluştuğu an madde olur . Bizim konumuz bundan sonraki süreç. Bilgisiz enformasyonsuz maddenin yani malzemelerden hayatın nasıl oluştuğudur. Bilgi ve enformasyon ruhani olduğundan burada fizik ile bir yere varamayız. Arkadaşlarla zaten tartıştığım konu tam burası, bu noktada ayrı düşüyoruz. Organik maddeyi fizik, kimya veya doğa kanunları yönlendirmez sadece organik maddeyi oluşturur, kodlanmış enformasyon değil.Fizik nasil diye sorar ama cevap veremez .Cünkü enformasyon , bilgi ve bilinc oldugu an hayat olur . Bu sinir asilinca bir de zeka isin icine girdigi an fizik ölür :nono: ve metafizik dogar:hand: .




Merhaba,

Sevgili dine mine ne....

fizik ile maddenin oluşumuna kadar(kimyasal evrim) doğrudur.
Aminoasitler, proteinler yani malzemeler oluştuğu an madde olur .
Doğrudur.

Bilgisiz enformasyonsuz maddenin yani malzemelerden hayatın nasıl oluştuğudur.
Bu soruyu METAFİZİK " Bilgisiz, enformasyonsuz maddenin yani malzemelerden hayatın NEDEN oluştuğu " şeklinde sorar...NASIL diye sormaz, NEDEN diye sorar...!

Bu soruyu FİZİK " Nasıl " diye sorduğundan bir yere kadar yanıt bulsa da kesin kanıta dayanmadığından yanıtı yoktur diyebiliriz.

Bilgi ve enformasyon ruhani olduğundan burada fizik ile bir yere varamayız.
Bilgi ve enformasyonun RUHANİ olduğunu nereden biliyorsunuz...? Veya neye dayanarak bunu söylüyorsunuz...? Kanımca yine METAFİZİK detaylara bakarak bu sonuca varıyorsunuz...

Organik maddeyi fizik, kimya veya doğa kanunları yönlendirmez sadece organik maddeyi oluşturur, kodlanmış enformasyon değil.
Enformasyonun KODLANDIĞINI nereden çıkartıyorsunuz...:

Enformasyon (malumat) en genel anlamda belirli ve görece dar kapsamlı bir konuya (bağlama) ilişkin, derlenmiş bilgi (https://tr.wikipedia.org/wiki/Bilgi) parçasıdır. Derleme süreci ölçüm (https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96l%C3%A7me), deney (https://tr.wikipedia.org/wiki/Deney), gözlem (https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6zlem), araştırma (https://tr.wikipedia.org/wiki/Ara%C5%9Ft%C4%B1rma) ya da haber (https://tr.wikipedia.org/wiki/Haber) toplama (istihbarat) bulgularının özetlenmesi biçimini almaktadır. Bulgular, onların biçimlendirilmesi ve sunulmasında kullanılan sembollerin genel olarak kabul görmüş bir yaklaşımla yorumu ile anlamlandırılmaktadır.
Belirli bir konuda zamanla biriken enformasyon, ayıklanıp sınıflandıktan ve düzenlendikten sonra, genelliği ölçüsünde bilgiye dönüşmektedir. Bu açıdan, enformasyon özel bir konunun anlaşılmasına ya da özel bir problemin çözümüne hizmet ederken, bilgi görece daha genel bir konunun anlaşılması veya belirli türden problemlerin tümünün çözülmesi için kullanılmaktadır.

" Derleme süreci ölçüm (https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96l%C3%A7me), deney (https://tr.wikipedia.org/wiki/Deney), gözlem (https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6zlem), araştırma (https://tr.wikipedia.org/wiki/Ara%C5%9Ft%C4%B1rma) ya da haber (https://tr.wikipedia.org/wiki/Haber) toplama (istihbarat) bulgularının özetlenmesi biçimini almaktadır."
Bunların özeti de BİLGİ dir...! Bir profesörün çocuğu da profesör oluyor mu kesinlikle...? Olmuyor...Hatta çoğunlukla olmuyor...Olmasının en önemli sebebi ise İYİ EĞİTİM almış olmasıdır...Yani ENFORMASYONUN, BİLGİNİN bir sonraki nesle GENETİK aktarımı yoktur...! Olanlar ise genel değildir, istisnadır...

Fizik nasil diye sorar ama cevap veremez .
Evet NASIL diye sorar ve yanıt veremediği sürece bu SANAL dır, METAFİZİK tir, GÖRECELİ dir...! Doğruluğu konusunda bir anlam ifade etmez...

Cünkü enformasyon , bilgi ve bilinc oldugu an hayat olur .
Bu noktada AĞAÇ lar, HAYVAN lar " hayattta DEĞİLLER "...! Çünkü BİLGİ ve BİLİNÇLERİ YOK...! Doğru mu...?

Bu sinir asilinca bir de zeka isin icine girdigi an fizik ölür :nono: ve metafizik dogar:hand: .
Metafizik de kendine ait bir konuyu KESİN olarak doğrularmak için FİZİK e ihtiyaç duyar...FİZİK in " EVET " demediği, bilimsel olarak kanıtlarıyla açıklamadığı herşey, metafiziğin elinde fünyesi çekilmiş bir bombadır...! Doğru da olabilir, yanlış da...Ancak HALA DAHA KESİN DEĞİLDİR...! Bu kesinlik için FİZİK in açıklamasına ihtiyaç duyar...

Sağlıcakla kalınız...

spartacus
01-11-2015, 22:15
Bir çok deney yapılıyor aslında, neden araştırıırz, bilmediğimiz için. Bilmemek demek, illa yerine bir şey kondurmak demek değildir, bilmiyoruz, ama %100 bilmemek değil. Madde hakkında hayli veri toplandı, hayli bilgi sahibiyiz ve her bilgi, başka detayları aralıyor, yeni sorulara yol alıyor vb...

http://www.bilim.org/yapay-dnaya-sahip-ilk-canli-laboratuvar-ortaminda-yaratildi/

Scripps bilim insanları E.coli bakterisinin DNA'sına yeni baz çiftlerini eklemenin bir yolunu buldular. X ve Y harfleri ile gösterilen bu bazların asıl kimyasal isimleri "d5SICS" ve "dNaM". Bu çalışmayı öncülleyen test tüpü çalışmalarında bu iki kimyasalın DNA'yı ikiye bölen ve onu kopyalayan enzimlerle uyumlu oldukları bulunmuştu.

Şu anda insan eliyle DNA'ya eklenen XY çifti hiçbir işe yaramıyor: oturmuş, sakin bir şekilde DNA içinde beklemekte, ko[p]yalanmaya hazır. Bu haliyle, biyolojik veri depoları olarak kullanılabilirler.

Bu başlıkta DNA konusunda asli ve esas unsurun veri yükü olduğuna değindim, sürekli çünkü veri=bilgi demek değildir, bilgi verinin yorumlanmasıyla, yorumlayıcı ile mümkün. Kimyasal düzeyde hareket ise bilgi ile hareket etmek şeklinde gelişmiyor, kimyasalalrın birbiriyle olan etkileşim ve reaksiyonuan göre oluşuyor. Bütün mesele kimyasalalrın tutulması ve yerli, yerinde buluşmasını sağlamak(spermden, yumurtalığa kadar)... Ateş ie barutun buluşması gibi, bunlar buluştuğunda bilgi ile filan hareket etmezler sadece reaksiyona girerler ve bu herhangi bir dış müdahale ya da irade gerektirmez, tamamen fiziksel, kimyasal etki ve kuvvetler, yani doğal.

UbZrWcwtJYo

dolekbas
03-11-2015, 13:21
Bu siteye üye olduğumdan beri tanrının varlığı veya yokluğu konusunda inanın en ufak bir fikir sahibi olamadım. Ama yorumlarını okuduğum her arkadaşa ayrı ayrı teşekkür ederim ki bana daha önce farkına vardığım bir şeyi tekrar suratıma vurdunuz. Tam da aradığım şeydi bu aslında. Akıllı tasarım binlerce kez tartışıldı ve içinden tanrı çıktı mı? Hayır. Aynı şekilde tanrının yokluğuna dair müslümanlığı bitirecek bir veri çıktımı. Hayır. Kısacası tanrı inancı ister gerçek temellere dayansın isterse insan bilincinin bir uydurması olsun ben bugüne dek çürütülebilirlik adına aklı başında bir yorum görmedim. Aynı durum tanrının yokluğu içinde geçerlidir. Örneğin bigbangin gerçek olduğunu düşünelim. Evren bir yay gibi gerilip gerilip tekrar içine kapanabilir. Tüm kütlesini dar bir hacimde tekrar toplar ve başlangıç şartlarına geri döner. Sonra tekrar yeni oluşumlara yelken açmak üzere bir patlama daha yaşar ve bu sonsuza dek sürebilir. Zaten sonsuzdan geldiğini düşünürsek tanrı inancı ortadan kalktığı gibi ihtiyaç bile duyulmaz. Bu örnekte elbette tanrının yarattığı bir başlangıç modeline de inanılabilir ve inancı mantıklı temeller üzerine inşa edebilirsiniz. Mesela her şey yaratıldı ise tanrıyı kim yarattı? Bizleri bir bilgisayar programı içerisinde ki hayatlar olarak anlar ve tanrının fiillerini değilde mevcudiyetini bu bilgisayar ortamının dışında olarak tanımlarsak ki olmaması için bir neden göremiyorum- o halde tanrının yaratılması veya zamana bağlı kalması için bir sebep kalmaz. Çünkü bilgisayar ortamının dışı için zamanla ilgili durumu bilemeyecek olmamız bir faktör olarak gösterilebilir. İspatı ise mümkün olmayıp inanmak isteyenler için ancak bu ortamda tek başına olan tanrının sözüne itimat etmekten başka da çare yoktur aslında.

Bu genel ve aslında evrenin artan bir hızla genişlediği gerçeğini göz ardı ederek yaptığım bigbang örneğinde (gerçek olarak kabulde bulundum sadece) olduğu gibi elimi attığım her şeyde bu belirsizliği gördüm. Evrim değil konu belki ama evrimde bile tanrı var mı yok mu sorusuna bir cevap bulunamıyor bana kalırsa. Evrimin olması tanrı inancına aykırı düşmediği gibi tanrının gücünü ve sanatını da gölgelemek yerine plancı bir zekayı öne çıkartıyor aslında. Bu sebeple akıllı tasarımın içinden bu seferde bişey çıkmayacak bundan eminim. Ama insanoğlunun asıl uğraşı bilim olmalıdır. Bence bilim hiç bitmeyecek bir serüvendir ve nihai olarak ulaşılabileceği bir son noktası yoktur. Kaldı ki olsa bile buna giden yol tek değildir. Tanrı varsa, eminim mevcudiyetinin tartışılmasının, bilimle uğraşılmasının önüne geçtiğini görmek onu üzerdi herhalde. Bu sebeple (burası benim şahsi inancımdır) varlığını ve yokluğunu hiçbir işe bulaştırdığını düşünmüyorum artık. Orası inanç dünyasıdır. Bilimde inanç olmaz. İçinde azıcık inanç zerresi olan bir bilimsel kabulde bilim olmaz. Bu sebeple bu iki sahayı ayırmamız gerekiyor(du). Bunları sadece şunun için yazdım; hiçbir bilimsel ifade bana şuana kadar tanrının varlığı veya yokluğu konusunda fikir vermedi. Rasyonel sonuçları olan bir kavram zaten reel olarak böyle bir sonuç ortaya koysaydı hep beraber inanır veya inanmazdık. Bilimden bunu beklemiyorum artık.

Akıllı tasarımla ilgili düşüncemi de söyleyim. Birisi bişeyi anlaşılmaz yapmışsa, konforsuz tasarlamışsa, kusurlu ürettiyse bu o ürünün bir yaratıcısı olmadığını açıklamak için yetersiz bir delildir. Ancak tasarımcının becerisi hakkında fikir verir. Bu beceri seviyesini anlamak için ise bu tasarımın ne kadar konforsuz ve kusurlu yapmak istediğini anlamamız gerekmekte. Eğer istediği şey mükemmel olmayan, kusurlu bir ürünse ve aklındakini tam olarak meydana getirmişse bu tasarımcı yada üretici işinin ehlidir denir. Bu kriterleri bilmeden yorum yapmak saçma geliyor. Kur'an dan örnekler yazıp "bak Allah ne güzel yarattım demiş" deyip sonrada güzel yarattım demesine rağmen kusurlar var demeyin sakın.Kur'an ayrı bir tartışma konusu benim için. Ama burada bahsettiğim kavram bir tanrı. Tanrı kim onu bilemem.

Saygılar.

spartacus
03-11-2015, 14:26
Bu siteye üye olduğumdan beri tanrının varlığı veya yokluğu konusunda inanın en ufak bir fikir sahibi olamadım. Ama yorumlarını okuduğum her arkadaşa ayrı ayrı teşekkür ederim ki bana daha önce farkına vardığım bir şeyi tekrar suratıma vurdunuz. Tam da aradığım şeydi bu aslında. Akıllı tasarım binlerce kez tartışıldı ve içinden tanrı çıktı mı? Hayır. Aynı şekilde tanrının yokluğuna dair müslümanlığı bitirecek bir veri çıktımı. Hayır. Kısacası tanrı inancı ister gerçek temellere dayansın isterse insan bilincinin bir uydurması olsun ben bugüne dek çürütülebilirlik adına aklı başında bir yorum görmedim.
İnançlar doğrulanabilir ya da yanlışlanabilir iddialara dayanmaz ki. O nedenle çürütülmelerinden ziyade zan halinden çıkmaları gerekir.
Noel Baba'ya inanan milyonlar vardır, bizde de evliyalara filan... Noel Baba'nın gerçek olmadığını anlatmaktan başka çare kalmaz, yine de inanan inanır, tanrı inancı da böyle.

Akıllı Tasarım ise ortaya hiç bir argüman sunmuyor, yerine başka görüş ve teorileri hedef alıp, çeşitli açık arıyor, bulsun ya da bulmasın, önce çarpıtıyor sonrada başka teori üzerinden kendisini doğrulamaya kalkıyor, bu da geçerli değil.

Tanrı konusu ise metafizik, haliyle aslında bilim alanının da dışında. Yine de tanrı inancı iddialara baktığımızda bilime de gerek kalmaksızın ciddi mantık yanlışları aleni ortadadır, kişiler bunu göremiyorsa, inanç namına yapacak pek bir şey yok.

Tanrıyı gerekli kılmaya dair öne sürdükleri her bir iddia aslında kendi tanrılarınında gerçekliğini yok ediyor. Misal efendim madde nasıl oldu? Soru bu, o halde Tanrı nasıl oldu? Diğer soruda bu olmalıydı, işte orada çiftestandart uygulayıp, akıl ve mantığı paydos ediyorlar, iyide akıl ve manığı paydos edeceksenz, neden bunu evren açısından da tercih etmiyorsunuz? Hiç olmazsa gördüyor, gözlemliyorsunuz... Neyse inanç doğrulanmamış demektir, o nedenle de adına zan denir, doğrulanan-yanlışlanan bir şey ise zaten zan olmaktan çıkar. Mesela ortada bir fiiliyat olsun ve 3 şüpheli olsun, birisi çıkıp derki B kişisinin bunu yaptığına inanıyorum, inanmıyorum, ne zamanki gerçek ortaya çıkar artık inanıyorum, inanmıyorum faslı, kısaca zan sona erer, bilgi iş başı yapar. Ne kadar az bilgi o kadar çok inanç, ne kadar bilgi, o kadar az inanç.

world
03-11-2015, 18:20
Müslümanlıgı bitirecek on bin tane veri çıktı kör gözler görmüyorsa ben ne yapayım?

Predator
03-11-2015, 18:47
Akıllı tasarımla ilgili düşüncemi de söyleyim. Birisi bişeyi anlaşılmaz yapmışsa, konforsuz tasarlamışsa, kusurlu ürettiyse bu o ürünün bir yaratıcısı olmadığını açıklamak için yetersiz bir delildir. Ancak tasarımcının becerisi hakkında fikir verir. Bu beceri seviyesini anlamak için ise bu tasarımın ne kadar konforsuz ve kusurlu yapmak istediğini anlamamız gerekmekte. Eğer istediği şey mükemmel olmayan, kusurlu bir ürünse ve aklındakini tam olarak meydana getirmişse bu tasarımcı yada üretici işinin ehlidir denir. Bu kriterleri bilmeden yorum yapmak saçma geliyor. Kur'an dan örnekler yazıp "bak Allah ne güzel yarattım demiş" deyip sonrada güzel yarattım demesine rağmen kusurlar var demeyin sakın. Kur'an ayrı bir tartışma konusu benim için. Ama burada bahsettiğim kavram bir tanrı. Tanrı kim onu bilemem.

Saygılar.

İnanmak isteyen insan her zaman bir yolunu buluyor.

Tasarımın neden mümkün olamayacağını bu başlıkta bir kaç defa söyledim tekrar söyleyeyim:

Evrim, bir nesil geriden gelir. İleriyi göremez.

Tasarım için plan gerekir. Kusurlu bir yapı dahi planlanarak yapılmış ise tasarım vardır. Ancak yukarıda ki olgudan dolayı doğa da tasarım olması mümkün değil.

Doğada ki en gelişmiş canlı veya organda dahi tasarım yoktur.

dine mine ne
04-11-2015, 08:02
İnanmak isteyen insan her zaman bir yolunu buluyor.

Tasarımın neden mümkün olamayacağını bu başlıkta bir kaç defa söyledim tekrar söyleyeyim:

Evrim, bir nesil geriden gelir. İleriyi göremez.

Tasarım için plan gerekir. Kusurlu bir yapı dahi planlanarak yapılmış ise tasarım vardır. Ancak yukarıda ki olgudan dolayı doğa da tasarım olması mümkün değil.

Doğada ki en gelişmiş canlı veya organda dahi tasarım yoktur.


Bir kanadin nasil evrimlesdigini o zaman yazacaksin , hangi zaman hangi hayvandan kanat filizlendi ? bunu sana kim acikladi onu da bilmek istiyorum.Bulunan hayvanlarin isminide istiyorum senden. Bu hayvan nasil etki tepki yapti gördü hepsini yazacaksin arkadas.

Areodinamik yapiya nasil sahip oldu bu hayvan, akil yok ise manyakca bir olusum,mu bu kanat ?
ucmaya karar veren hayvan hangi etkiyi gördü de ucmaya karar verdi ?


Havada ne vardi da evrimlestirdi kendisini. Nasil itekledi kendini bu hayvan isteyini .

Akciger solumundan , kemik boslugu olusuna kadar nasil sikti disini. Ucana kadar, ne kadar zaman gecti ?.

Evrime inanan bir insan olarak bunlari bilmen lazim . Buyur seni dinliyorum.


Göz nasil evrimlesdi ? bunu da yaz lütfen. Kör müydü canlilar . Görmek icin neydi tepki , kafalarini bir yerleremi vuruyuorlardi, etki tepki böyle mi basladi , kac yil sürdü bu gözevrimi?. Görmeden önce ne yapti canlilar.
Bütün sorularimi cevaplarsan sevinirim.

Neva
04-11-2015, 10:50
Bir kanadin nasil evrimlesdigini o zaman yazacaksin , hangi zaman hangi hayvandan kanat filizlendi ? bunu sana kim acikladi onu da bilmek istiyorum.Bulunan hayvanlarin isminide istiyorum senden. Bu hayvan nasil etki tepki yapti gördü hepsini yazacaksin arkadas.

Areodinamik yapiya nasil sahip oldu bu hayvan, akil yok ise manyakca bir olusum,mu bu kanat ?
ucmaya karar veren hayvan hangi etkiyi gördü de ucmaya karar verdi ?


Havada ne vardi da evrimlestirdi kendisini. Nasil itekledi kendini bu hayvan isteyini .

Akciger solumundan , kemik boslugu olusuna kadar nasil sikti disini. Ucana kadar, ne kadar zaman gecti ?.

--------

Göz nasil evrimlesdi ? bunu da yaz lütfen. Kör müydü canlilar . Görmek icin neydi tepki , kafalarini bir yerleremi vuruyuorlardi, etki tepki böyle mi basladi , kac yil sürdü bu gözevrimi?. Görmeden önce ne yapti canlilar.
Bütün sorularimi cevaplarsan sevinirim.

Sevgili dine mine ne;

Iste, kendince olusturdugun cansiz maddenin, kimyasal evrim surecine maruz kaldigini ne zaman aciklayacaksin? Metafizik diye iddia ettin buyur acikla.Sana onca kere soyledik.


Bak hala kanatta geziyorsun, bir opsiyon, arka koltuklar daha guvenlidir yuzde hesabiyla(ortama iliskin enflasyon/enformasyon bahsi), olum riski daha azdir, yarali vs.kurtulma olasiligi fazladir, ikinci opsiyon, ucaga ilk defa binip kanatta oturuyorsan, gece kanat isiklarini ters yonden gelen ucak sanma ihtimalin yuksektir goz yanilgisi geregi, ucuncu opsiyon, pencereyi kapatirsin, gozlerine uyku bandi ceker uyursun, dorduncu opsiyon, hosteslerden icki ister kafayi ceker uyursun, turbulansa girersen yuzde orani ile gaz cikaranlar ve burnunu karistiranlar oldukca fazladir, bir kisim da elini dizlerine koyar gozlerini kapar dudaklari ile dua mirildanir, ucak dusebilir veya ucak karin ustu kopuge inebilir, ucak dustugu halde yarali vs. kurtulabilirsin veya kurtulamaz olursun vs. Daha once sana benzer deneyleri verdik, bir tanesini yaptin mi? Yok.

Goz evrimlesti hayli de, bakar korler cogunlukta. Ayaga kalk zipla bakalim bir, ne olacak? Neden dustun yere, sen dustugunde yerden neler havalandi, havaya iliskin, bir dusun bakalim!? Havada ne vardi diye sorulur mu, havada bircok unsur var. Git mutfaga, kes bir sogani ortadan ikiye, sonra icine cek molekulleri(koku deriz buna) bakalim gozlerin yasaracak mi, mutfakta ruzgar var mi, hava var mi?

Kuslarin evrimine iliskin cokca V seklinde ucarlar, bazen de karmasik spiraller vs.halinde.

http://i.tmgrup.com.tr/ml/2014/09/16/284x180/530075161622.jpg?530267980094140916024346


3So7OMwNgy8

Aerodinamik yapi'ya iliskin , ayaklarina bak biraz dusun veya ellerine, sonra sor bu soruyu bizlere, ki denizde, havuzda yuzerken veya ucaktan atlayis yaparken, parasutu acmazdan evvel, ayip olmasin, etraftakilere, oyle ya atlayis filan yaparsin, su sicrar etrafa, havlu atarlar sonra sana veya diger bir secenek bir yerlerini kirarsin.

Hayvan'dan kanat filizlenmesi!???? Cicek mi zannettin sen evrimi sevgili dine mine ne, evrim bir cicektir(!) ekersin, sonra kanat filizlenir!? Akil yoksa manyak mi oluyor, sebep? Soyutlayabildigi icin mi?

Hele alttaki eleman cok fena;

SySkRqjEb5w


Gormeden once ne mi yapti? Gormek ve gormemek es zamanli ortamdadir(enflasyon bahsi, sana yuz kere soyledim, ortam enflasyonlarini ortaya koymadan, enformasyon is-len-mez bilimsel olarak) sevgili dine mine ne. Dogustan korler nasil soyutluyor etrafi algi'ya iliskin? Sen simdi, "once" diye nasil bir surec biciyorsun ki evrime iliskin? Hala sana gore once'ler de varken ortamda?

Niye disini sıksın ki, sen ona bu amaci yukledigin icin olabilir mi, sebep? Nefesini tutabiliyor musun akcigerlerine iliskin? Peki anne karninda nasil nefes aliyordun? Demek ki akcigerler olmazsa olmaz bir gereklilik degildir. Senin embriyo tipini de hesaba katarsak.

Bak bu elemanda akciger yok mesela, ne yapacaksin, "ulan seni cigersiz, niye nefes almiyorsun hayvan! " diye saydiracak misin, senkronize terlik atislari esliginde?
http://i.livescience.com/images/i/000/006/237/i02/080407-lungless-frog-02.jpg?1296086380

Senin akilli tasarimda kollar vs. nasil filizleniyor?

Hadi kediyi de gectim artik o kadar koydum resim anlamadin, durp bir dusuneyim insanlar bana ne demek istiyor filan diye kafa yormadin, kedi, kopek, horoz hala gozluyor sevgili dine mine ne;

http://www.selfsufficientculture.com/attachments/cat-dog-chickens-looking-into-kitchen-through-window-jpeg.811/

dine mine ne
04-11-2015, 16:41
Bir kanadın nasıl evrimleştiğini sormuştum.

1.) hangi zaman hangi hayvandan oluştu demiştim.

2.) bunu açıklayan bilen var mı diye sormuştum.

3.) aerodinamik yapı hangi bilgiye ilişkin oluştu veya nasıl oluştu diye sormuştum.

4) etkileşme tepkileşme nasıl olmuştu diye sormuştum.

5.) uçabilmek için kemik boşluğun olmasını nereden bildi?.

Etki ve tepkiye inanan bir insan bunları bilmesi gerekmez mi.

Konumuz kedinin gözlemlemesi ile çözülmüyor .



Senin akilli tasarimda kollar vs. nasil filizleniyor? diye soruyorsun.

Eski zaman kodu videosundaki balıkların Çenesinde olmayan bir kemiğin nasıl oluştuğunu görebilirsiniz. Bilginin ışıkta geldiğini görebilirsin.

Tanrinin varligina neden inandigimi bütün dertlerimi burada dile getirmistim.#140 (https://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=570557&postcount=140)

spartacus
04-11-2015, 17:06
Bir kanadin nasil evrimlesdigini o zaman yazacaksin , hangi zaman hangi hayvandan kanat filizlendi ? bunu sana kim acikladi onu da bilmek istiyorum.Bulunan hayvanlarin isminide istiyorum senden. Bu hayvan nasil etki tepki yapti gördü hepsini yazacaksin arkadas.
Hmmmm yani sen bunalrı biliyorsun ve yazacaksın diyorsun öyle mi? Neden ki, Evrim teorisinin açıklamaları, üstelik ispatlarıyla size az mı geldi?

Peki biz bilmiyoruz, bizim bildiklerimiz beş para etmez

Şimdi
Tasarımcı kuşları ne zaman tasarladı, nasıl tasarladı, açıklayacaksın arkadaş. Başlık Evrim Teorisi değil Akıllı Tasarım.

Açıkla arkadaş, hem hiç bir açıklaman yok, hem de kendi inancını pekiştirmek için mıncıklama peşinde koşuyorsun, heybende ne var? Hiç bir eşy yok, boş teneke misali olmaz bu iş, ELİNDE İDDİALARINA DAİR DAYANAKLARIN OLACAK DİNE MİNE NE, lütfen artık bu konuları ancak bu şekilde tartışabileceğinizi öğrenin artık. Bol kepçe sorularınızı sorarken sormadan önce kendinize sorun o soruları, Akıllı Tasarımınız nasıl açıklıyor size? Superman uçar kafası anlam taşımaz, tasarımcı tasarladı çıktı, yok Noel baba yaptı, etti vb... Dayanağın nerede? Otomobili insan tasarlar, dayanağımız ortada, tasarlarkende gözlemleriz...

defalarca açıklandı, en basit olandan karmaşık olana kadar uzun erimli etkileşim ve tecrübe diye, eeee bunu Evrim Teorisinin eldeki bulgularıyla zaten okuma şansınız var! Sonra ortam ve koşulun nasılda belirleyici olduğuna dair defalarca yazıldı, örneklerde verildi, hala öküz altı buzağısı derdindesin..

Bir video paylaştım, en basit haliyle organize davranış üzerine, insaf... Gökten zembille inme kafasıyla soruyorsanız, siz zaten Evrim konularına hiç girmeyin, hiç bir şey bilmediğiniz konularda fikir üretmeye çalışıyorsunuz...

Şimdi dediğiniz gibi tasarımcı zırtapoz tasarladı, ne zaman tasarladı? Tasarlaken neleri kullandı, kalemi, silgisi, hesap makinesi, bilgisayarları, ölçü aletleri, milyarlarca galaksi vb bunca madde yükünü nasıl üretti, tasarladı, çok yiyip karnı mı şişmişti, osurdu mu ne yaptı?

Lütfen el cevap, cevap istiyorum arkadaş, o kuşa o kanadı nasıl tasarladı, Areodinamik konusunda nasıl bilgi sahibi oldu? Açıkla arkadaş!

Predator
04-11-2015, 18:44
Bir kanadin nasil evrimlesdigini o zaman yazacaksin ,

Yazacaksın ?

hangi zaman hangi hayvandan kanat filizlendi ?

En erken kuşlar 150 milyon yıl önce ortaya çıkmaya başladı.

Archaeopteryx isimli tür örnek olarak verilebilir.

bunu sana kim acikladi onu da bilmek istiyorum.

Bilim insanları.


Bulunan hayvanlarin isminide istiyorum senden.

Microraptor, Archaeopteryx, Rahonavis, Confuciusornis, Sinornis, Patagopteryx, Ichthyornis


Areodinamik yapiya nasil sahip oldu bu hayvan, akil yok ise manyakca bir olusum,mu bu kanat ?

Teleklerin yapısı ve diğer özellikler aerodinamik yapıyı sağlıyor.

ucmaya karar veren hayvan hangi etkiyi gördü de ucmaya karar verdi ?

Uçmaya karar vermedi.

Havada ne vardi da evrimlestirdi kendisini. Nasil itekledi kendini bu hayvan isteyini .

Havada düşmanlarından daha iyi korunma şansın vardır.


Akciger solumundan , kemik boslugu olusuna kadar nasil sikti disini. Ucana kadar, ne kadar zaman gecti ?.

Dişini sıkmasına gerek yok.

Milyonlarca yıl geçti. 50- 100 milyon yıl kadar sürdü.

Göz nasil evrimlesdi ?

https://www.youtube.com/watch?v=aGFR-kFi0c8


Görmek icin neydi tepki ,

Algılarını geliştirdiğinde çevreni daha iyi anlar ve kolayca hayatta kalırsın.


kafalarini bir yerleremi vuruyuorlardi,

Hayır. :)


kac yil sürdü bu gözevrimi?.

Milyonlarca yıl.

Görmeden önce ne yapti canlilar.

Mercanlar, deniz anaları ve diğer gözü olmayan basit canlılar ne yaptı ise onu yaptılar.

dine mine ne
04-11-2015, 19:56
Sevgili spartacus

Hmmmm yani sen bunalrı biliyorsun ve yazacaksın diyorsun öyle mi? Neden ki, Evrim teorisinin açıklamaları, üstelik ispatlarıyla size az mı geldi?

Hangi ispatlardan bahsediyorsun arkadaşım?. Türlerin kendi içindeki evriminden başka elimizde ne var ki.
Madem etki tepkiden bahsediyorsun, kuşlardaki kanatların oluşumunu da açıklaya bilmen lazım, öyle değil mi.Q
Millionlarca süren bu süreci tek den gelen evrimi destekleyenler ortaya koymasi lazim, etki tepkiyi aciklayabilmesi lazim.Darwin kendisi süphe icine girmis adamcagiz ,yazdigi mektuplarin dan beli .

150yil icerisinde isinlama sonucu geri evrimlesen baliklari sizlere ispatladimi ? ispatladim.
isinlama sonucu bu baliklarin genetic enformasyonu degistimi ? degisti , daha neyin pesindesin.
Tartismamis hakli cikmami ,yoksa akillica tartismakmi?,nedir bizim maksadimiz kardesim.

Dincileri masllardan ayirmak nasil zor ise sizleride bu inancinizdan vaz gecirmek okadar zor.

ben neye göre ateis olacam , sen neye göre deist olacan ?

Evrim türler icerisinde olup türlerin daha cogalmasini saglamistir.

Etki tepki dedigin türlerin evrimine gecerli gecerli burda haklisin ,ve etki tepki bunu aciklar
ama dikkat et burda bile bilinc ve akil halen verdir.



Tasarımcı kuşları ne zaman tasarladı, nasıl tasarladı, açıklayacaksın arkadaş. Başlık Evrim Teorisi değil Akıllı Tasarım.

Ezki zaman codu videoumu neden izlemedin , bu video ile ilgili sorulariniz dahi olmadi , neden ?






Hiç bir eşy yok, boş teneke misali olmaz bu iş, ELİNDE İDDİALARINA DAİR DAYANAKLARIN OLACAK DİNE MİNE NE, lütfen artık bu konuları ancak bu şekilde tartışabileceğinizi öğrenin artık. Bol kepçe sorularınızı sorarken sormadan önce kendinize sorun o soruları, Akıllı Tasarımınız nasıl açıklıyor size?
Superman uçar kafası anlam taşımaz, tasarımcı tasarladı çıktı, yok Noel baba yaptı, etti vb... Dayanağın nerede? Otomobili insan tasarlar, dayanağımız ortada, tasarlarkende gözlemleriz...



Çernobil'de ışınlama sonucu insanların genetik yapısı bozulduğu misalini verdiğin halde, eski zaman kodu videosun da ışınlanma sonucu balıkların olumlu bir değişime uğramasını gördüğün halde, yani ışıktan gelen bir enfarmasyon sonucu değişim olduğunu gördüğün halde, benimle daha bu işin neyini tartışıyorsun anlamış değilim.

Bir video paylaştım, en basit haliyle organize davranış üzerine, insaf... Gökten zembille inme kafasıyla soruyorsanız, siz zaten Evrim konularına hiç girmeyin, hiç bir şey bilmediğiniz konularda fikir üretmeye çalışıyorsunuz...

O videoyu neden koyduğunu hiç anlamadım, konumuz akıllı tasarım, enformasyon. Bir hücrenin milyonlarca farklı moleküllerin bir araya gelip karmaşık bir ağ yapısı içinde bir arada oynamasını gerektirir ki bunun sonucunda canlılık dediğimiz durum ortaya çıkar. Bunu söyleyen senin videodaki adam. Bak birde devamında ne söylüyor: beden ve Metabolizmayı birleştirirsek bunları bir de kalıtsal bilgi ile birleştirirsek diye cümleleri var bu adamın, yani böyle bir videoyu bana nasıl sunabilirsin anlamış değilim, hem benimle tartışıyorsun,bir taraftan da kendini suçlu duruma düşürecek VİDEOLAR paylaşıyorsun . Senin umduğun gibi tesadüfen oluşan bir şey yok ki burada. (bilgi ile ugras var senin videoda).
Ama benim ezki zaman codu videosu öyle degil spartacus. Anla artik yahu.


Lütfen el cevap, cevap istiyorum arkadaş, o kuşa o kanadı nasıl tasarladı, Areodinamik konusunda nasıl bilgi sahibi oldu? Açıkla arkadaş!

Ezki zaman codu videosunda isinlama sonucu baliklarin censinde nasil kemik olustuysa
kuslarin kanadi da öyle olusmusdur diyorum.
Daha fazlasini neden aciklayamadigimizi da isigin gözlemlendigi zaman dalga seklinden parcacik haline dönüsmesi yüzünden oldugunu da yzdim(cift yarik deneyi )
yahu 2 kere 2,yi nasil olurda birlestiremezsin. Bu kadar zormu yazdiklarimi anlamak.
Belkide suc bende derdimi anlatamiyorum .

spartacus
05-11-2015, 00:33
Sevgili spartacus
Hangi ispatlardan bahsediyorsun arkadaşım?. Türlerin kendi içindeki evriminden başka elimizde ne var ki.
Madem etki tepkiden bahsediyorsun, kuşlardaki kanatların oluşumunu da açıklaya bilmen lazım, öyle değil mibak dine mine ne

Benim sorularımı neden yanıtlamıyorsun? Bu başlığı açtığından beri soruyorum, önceki yazımda da mevcutlar cevabını bekliyorum. Monolog yapıyorsun, monolog nedir bilir misin, kendi çalıp, kendin oynamandır, tek kişilik tiyatro gibi..

Bak bu uçmuyor
http://evrimagaci.org/dosyalar/fotograflar/62/1718.jpg

Bu da
http://evrimagaci.org/dosyalar/fotograflar/62/1719.jpg

Sen öğrenmek için sormuyorsun, takıntın gereği alt etme duygusuna sahipsin, bunu şimdiye bakarak söylemiyorum, bu başlığı açtığın andan itibaren, Akıllı Tasarımı analtmaktansa, gerçekten bilmediğin halde kendi kafanda yarattığın bir Evrim teorisi şablonuyla, alt etmek telaşında sorup duruyorsun.

Seni ciddiye almalı mıyız? Neden? Akıllı Tasarım nedir ortaya koyacaksın ki, elinde bir dayanağın olsun.
Etki tepki dedigin türlerin evrimine gecerli gecerli burda haklisin ,ve etki tepki bunu aciklar
ama dikkat et burda bile bilinc ve akil halen verdir.
Arkadaş daha kaç kere daha izah edeceğiz -> BİLGİ ETKİ-TEPKİ SÜRECİNİN YORUMUNA DENİYOR! AKIL deyip durma, burada aklın eşeğin şeyi kadar bile bir değeri yok! Zamanını neden gerçekten bilimsel makaleleri okuyup, bu konualrda hiç olmazsa gerçekten eleştirebilecek kadar bir birikim sahibi olmak yolunda harcamıyorsun? iddialı isen tabi!Çernobil'de ışınlama sonucu insanların genetik yapısı bozulduğu misalini verdiğin halde, eski zaman kodu videosun da ışınlanma sonucu balıkların olumlu bir değişime uğramasını gördüğün halde, yani ışıktan gelen bir enfarmasyon sonucu değişim olduğunu gördüğün halde, benimle daha bu işin neyini tartışıyorsun anlamış değilim.
Gördün mü burada oyurdum, IŞIMA diyen birisiyle yazışıyorum, düşünsene tanrı enerjidir demiş birisi ile. Eberejiyi, maddeden bağımsız olmadığını dahi henüz kavramamış birisiyle. Sana ne anlatabilirim, nasıl anlatabilirim. Özel der mi alacaksın, kabul saati 15$! Bu düzeyde atmasyon ama burnundan da kıl aldırmama konusunda neden bu kadar cesaretlisiniz?
Çernobil'in etkisi canlıların KİMYASAL yapısına olan olumsuz etkisidir, kaç kere daha sana anlatacağım, misal DNA dediğin özünde kimyasal dizilimle verilerin depolanmış halidir. Kaç kere daha anlatayım, canlılık basitten, karmaşığa doğru gelişirken, KAZANIMLAR da bir şekilde aktarılmalıydı, asli görevi, bir yol haritası gibi.. Şimdi nükleer atıklar neye mal olur?

Ne ışımasından bahsediyorsun, kimyasallar diyorum... Açıklaması yapılıyor ve hala konuşuyorsun, akıllı tasarımmış, eeee diyorum işte madem ortam değişkenleri tasarımı değiştirebiliyor, o halde neden oluşumunu da sağlamasın. Kazanın doğurduğuna inanıyorsunda, öldüğüne neden inanmıyorun, çiftestandartla kendine ziyan ediyorsun... Işınımmış... Işınım diyorsun, ne diyebilirim ki?

Senden beklediğim;


Tasarımcın kim?
Nasıl tasarlıyor
Ne zaman karar verdi
Bilgi sahibi ise nasıl bilgi edindi
Maddelerle etkielşmiyorsa nasıl bilgi sahibi olabilir!
Duyualrı var mıdır, varsa neye göredir?
Bu akıla nasıl sahip oldu, Noel baba filan gelip, çorabına mı soktu?
Neden maddeye muhtaç
Neden bu kadar akılsız bir tasarıma sahip, o da mı evrimleşiyor?

Bu sorulara yanıt ver, ikide bir bizi bıktırana kadar sorduğun sorularına kenedin bir cevap bulmuş olursun, ama bir şartla bizimle de paylaş artık!


Çernobil, etrafa nükleer atık saçtı, bu ne demektir? bak sordum hadi cevapla, bırak ışınımı vs, ortamdaki maddeler için, canlı, cansız neyi değiştirmiş oldu? Bu soruma yanıt ver, ışınımmış, bu bir anlam-yanıt taşımıyor.

peki tasarımcın ne halt ediyordu da, onca canlı 10 parmaklı, kafadan bacaklı, yapışık, kısaca deforma hale geldi? Sende neden yok! Tasarımcın her birey için ayrı, ayrı mı tasarlıyor, bunu açıkla ki bilelim. Madem öyle yapıyor, o halde çernobilden etkilenmeyecek bir tasarımı neden yapmadı? Işınımı mı bitmiş? Yoksa şu masalcılığı bırakıp, doğal, ortam ve koşullar eliyle bakma vaktiniz gelmiş olabilir mi? Aksi diyorsanız, lütfen artık sorularıma yanıt verin.

Kaç kere daha diyeceğim, sana güveniyorum, haklısın, bu Evrim teorisi beş para etmez, peki sen ne diyorsun artık konuş, meraktan öldürdün... Birde imazama bak lütfen...

dine mine ne
05-11-2015, 00:50
bak dine mine ne



Bak bu uçmuyor
http://evrimagaci.org/dosyalar/fotograflar/62/1718.jpg

Bu da
http://evrimagaci.org/dosyalar/fotograflar/62/1719.jpg




Bana bu hayvanlarin ismini yazsana , arastirmak istiyorum.

spartacus
05-11-2015, 01:39
Deve Kuşu.

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b8/Strauss_m_Tanzania.jpg/260px-Strauss_m_Tanzania.jpg

Penguen
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/a2/Penguins_Edinburgh_Zoo_2004_SMC.jpg/260px-Penguins_Edinburgh_Zoo_2004_SMC.jpg

Buyur balık :)
Önce bir anahtar kelime vereyim;
HOMOLOJI, bunu araştırın, bir kaynak vereyim bari.
http://www.evrimagaci.org/fotograf/54/5512

http://www.evrimagaci.org/makale/174
http://www.evrimagaci.org/makale/171
http://www.evrimagaci.org/makale/172

sizin bize sorduğunuz sorulara göre sizin açıklamanız ne öğrenmek isteriz diye yönelttiğim sorularıma ne zaman yanıt vereceksin peki? Turşu, sirkei küp diye bir şey kalmadı artık... 18 Sayfa geçti, mesaj sayısı 180'e doğru gidiyor, hala şu Akıllı Tasarım konusunda ve sorularınıza nasıl yanıt bulduğunuz konusunda hiç bir fikrim yok, bir hayal üzre mi yazışıyoruz yoksa...

spartacus
05-11-2015, 01:39
Deve Kuşu.

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b8/Strauss_m_Tanzania.jpg/260px-Strauss_m_Tanzania.jpg

Penguen
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/a2/Penguins_Edinburgh_Zoo_2004_SMC.jpg/260px-Penguins_Edinburgh_Zoo_2004_SMC.jpg

Buyur balık :)
Önce bir anahtar kelime vereyim;
HOMOLOJI, bunu araştırın, bir kaynak vereyim bari.
http://www.evrimagaci.org/fotograf/54/5512

http://www.evrimagaci.org/makale/174
http://www.evrimagaci.org/makale/171
http://www.evrimagaci.org/makale/172

sizin bize sorduğunuz sorulara göre sizin açıklamanız ne öğrenmek isteriz diye yönelttiğim sorularıma ne zaman yanıt vereceksin peki? Turşu, sirkei küp diye bir şey kalmadı artık... 18 Sayfa geçti, mesaj sayısı 180'e doğru gidiyor, hala şu Akıllı Tasarım konusunda ve sorularınıza nasıl yanıt bulduğunuz konusunda hiç bir fikrim yok, bir hayal üzre mi yazışıyoruz yoksa...

spartacus
05-11-2015, 02:07
Deve Kuşu.

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b8/Strauss_m_Tanzania.jpg/260px-Strauss_m_Tanzania.jpg

Penguen
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/a2/Penguins_Edinburgh_Zoo_2004_SMC.jpg/260px-Penguins_Edinburgh_Zoo_2004_SMC.jpg

Buyur balık :)
Önce bir anahtar kelime vereyim;
HOMOLOJI, bunu araştırın, bir kaynak vereyim bari.
http://www.evrimagaci.org/fotograf/54/5512

http://www.evrimagaci.org/makale/174
http://www.evrimagaci.org/makale/171
http://www.evrimagaci.org/makale/172

sizin bize sorduğunuz sorulara göre sizin açıklamanız ne öğrenmek isteriz diye yönelttiğim sorularıma ne zaman yanıt vereceksin peki? Turşu, sirkei küp diye bir şey kalmadı artık... 18 Sayfa geçti, mesaj sayısı 180'e doğru gidiyor, hala şu Akıllı Tasarım konusunda ve sorularınıza nasıl yanıt bulduğunuz konusunda hiç bir fikrim yok, bir hayal üzre mi yazışıyoruz yoksa...

dine mine ne
05-11-2015, 02:52
Seni ciddiye almalı mıyız? Neden? Akıllı Tasarım nedir ortaya koyacaksın ki, elinde bir dayanağın olsun.
Flagelin 360derece dönen motorunu baslik diye actim, göz , kanat diyorum , bunlar bosver
komlex canli yapi icerisinde calisan komlex bir sistemden bahsediyorum ,
sifreli dna diyorum daha ne diyeyim???????????????????.
ortaya koydukta ne oldu , indirgemeden baska bir sey yok. Evirip cevirmeden baska bir sey yok.
Konuya samimice yaklasim yok.Yok oglu yok.




AKIL deyip durma, burada aklın eşeğin şeyi kadar bile bir değeri yok!

Eski zaman codu videosunu aciklaman lazim ozman.
isinlama sonucu ,bitkiler, milliyonlar yil önceki halini aldimi?, aldi arkadas, degisime ugradi mi ? ugradi. Genetic yapilari degisdimi ? degisiti .Ehhhhh neyi tartisiyorsun daha??????????????????.
mutasyon degil arkadas olumlu degisim diyorum , videoda görmadinmi yahu.

Çernobil'in etkisi canlıların KİMYASAL yapısına olan olumsuz etkisidir, kaç kere daha sana anlatacağım, misal DNA dediğin özünde kimyasal dizilimle verilerin depolanmış halidir.
Çernobil,de insan kazasi sonucu radioaktiv isinlama sonucu insanlarin gentic yapisi bozulup
mutasiyon yasiyor ,(yanlis dalgalanma enformasyon)sonucu mutasyona ugruyorlar.
genteic yapilari degisiyor .
Çernobil,de bunu gördügün halde ezki zaman kodu videosunda canlilarin nasil olumlu bir dgisime ugradigini gördügün halde nasil dediklerime karsi cikabiliyorsun????????????.
isiktan bilgi gelip gentic yapiyi olumlu (evrim ) yaptirdigini sana daha nasil gösteryim ne bekliyorsun daha anlamadim gitti.




Tasarımcın kim?
Nasıl tasarlıyor
Ne zaman karar verdi
Bilgi sahibi ise nasıl bilgi edindi
Maddelerle etkielşmiyorsa nasıl bilgi sahibi olabilir!
Duyualrı var mıdır, varsa neye göredir?
Bu akıla nasıl sahip oldu, Noel baba filan gelip, çorabına mı soktu?
Neden maddeye muhtaç
Neden bu kadar akılsız bir tasarıma sahip, o da mı evrimleşiyor?


1) yaratici
2) dünyaya vuran iskiktan olusan elektrostatik alan sonucu canlilarin eformasyon alip olusmasi
Bunun kanidi Ezki zaman codu videosu.
3) milliyarlar yil önce bu olusumlari sürece bagladi.
4) hiclik yoksa, yokluk bilimsel yoksa ,bu seyin karsisinda potansiyelik varsa bu tanridir , zaten kendisi kuantuma göre kendisi her seydir .
maddenin icine gir ,atomun icine gir nereye giresen gir istersen vakumun icine gir , bu potansiylikten, enejiden kurtulamacaksin.
Seni,mi dinleyeyim bilim adamlarini,mi
5) Kardesim her sey diyorum sana maddenin atomunun icerisine gir yinne ayni enrji ,potansiyelik , dalgalanmalar orada ,da var , madde dedigin seyi sen ne zannedioyrsun.
Madde,nin icindeki atomuna gir ve daha ilerisine git ne göreceksin.Görecegin Potansiyelik ve dalgalanma.big bang disina ciksan vakum, da ne göreceksin potansiyelik , dalgalanma.
dalgalanma enformasyon seklidir kardesim ayni iski gibi.
isik dalgalanmalari neden yok oluyor gözlemci oldugu zaman ????? hadi gel burdan yak o zaman. Maddenin icerisine girildiginde bu potansiyelin dalgalanmalara inanmam diyorsan o baska ,
orasini bilemem, söylede bosuna her seyi tekrarlamayalim.


6 ) o ne demek?
7 ) Her seyin icinde olan bizim algiladigimiz bildigimiz her seyi bilen. Canlidan öte bir sey iste,
atomalti parcaciklara görevini bildiren kendisi dir , ezelden beri var olan neden bilgisi olmasin, hersey ola bilen (olustura bilen ) bir güc kendisi .

Madde dedigin seyi nasil görebiliyorsun? isik olmadan görebiliyormusun?. Ekran isinlamadan bir sey olusturabiliyormu, ekran siyah kaliyor degilmi ?
8) Atom larin icerisine girmeyi dene diyorum sana .Maddenin icerisinde ne var.
Maddeye neden muhtac ? isikla sana görebileceyin hayat (ekran ) olusturuyor iste.

9) Kendisi nasil evrimlessin kendisi zaten hersey. Senin icin aklilsiz tasarim ola bilir .


Bu kuantum teorisi cok ucuk bir teoridir biliyorum haklisin ama bu teoride bir is var yahu ,
günümzdeki modern elektronik ilerlemeler onun sayesinde olmustur.Bu günlere gelemezdik.

Misal kablodaki ceyrani bilirsin ama koklayip göremezsin ama var oldugunu bilirsin degilmi

Bu tanri meselesi de böyle bir sey iste .
Bana bahri kuantum fizigi yanlis söyle bilmem sonsuz enerji yok söyle , seni anlayim.
Yasadigimiz dünya ve evren akilara zarar bir durum bunu nasilgörmezden geliyorsunuz ?.

Madde dedigin nedir kardesim, insan dedigin kac kurusluk malzemeden olusuyor ki ?
Fikirlerin , düsüncelerin nerden geldigini nasil aciklayacaksin? varmi aciklaya bilen ?.

Beynine hangi emiri verip kolunu kaldiriyorsun ? bunu yapan beynin,mi sen,mi ? sen Kimsin spartacus?
Ben istegimle kendi kararimla kolumu kaldirip misal tuslara basiyorum , ben kimim neyim spartacus .
Bu atomcuklar bu isleri nasil becriyor spartacus . Bilen varmi ?

Atomcuklar maddeyi olusturuken senin fikirlerin nerden gelmis oluyor spartacus?.
Yine soruyorum sen Atom,musun, maddemisin ,beyinmisin , neyiz biz arkadas .
Biz daha kendimizin ne oldugunu bilmeden tanri yi nasil alsin kafamiz.

dine mine ne
05-11-2015, 03:01
Bana bu hayvanlarin ismini yazsana , arastirmak istiyorum.

Dedim sana sapartacus .

dine mine ne
05-11-2015, 03:55
Dedim sana sapartacus .

TAMAM VERDIGIN LINKTE VARMIS

aliyarasfal
05-11-2015, 04:15
Bana düşünceyi maddeden soyutlayarak kanıtlayabilecek biri var mı? Beynin dalgaları nedir? Fikirbeyin dediğimiz nöronların düşünce üretme -bilgiyi işleme süreci ve her bir aşaması üretilen düşünce dahil madde biçimidir. Enerjidir, beynin dalgaları ölçülürken nedir ölçtüğümüz? Düşünce maddidir yahu bu nasıl cehalet?

Bir kayaya bakıp şurası altı, şurası üstü diyen kişiye sormalı kaya bunun neresi?

Ben bir tanımlamadır diğer benlerden farkı anlatmak için kullandığımız. Basit bir kavramdır, sözcüktür, ben bütündür, bütünün herhangi bir yeri değildir ve beni tanımlayabildiğin merkez beynindir. Kayanın çıkıntısı kayanın bölümünü tariftir, sen alıp o bölümü kayadan farklı düşüneceksen zaten yöntemin kafadan hatalı.

Biz ne olduğumuzu biliyoruz, tanrıyıda uyduracak kadar müthiş bir beynimiz var, farkında değilsin galiba ileri sürdüğün fikirler gökten zembille inmedi,her biri madde biçimi enerji olarak beyninde işlenerek senin tarafından (madde) üretildi. uzayı oturduğu yerden hayal edip, eldeki veriyle ,varlıktan dolaylı dolaysız elde ettiği bilgiyle insanoğlu paralel evrenler -plazma evren- bigbang-big crunch gibi nice teori üretip duruyor. Sense sanki bunları kutsal kitaplarla tanrıcıklar bildirmiş gibi kendi kapasitenin farkında olacağına aciz rollere bürünüyorsun.

Bence git elini yüzünü yıka, bilgi maddeden asla bağımsız değildir. Fikirde maddenin üstformu canlılık tarafından üretilen ve enerji temelli bir özelliktir.

Neyse , zeki insansın doğru bilgi-doğru düşünme- doğru mantık yürütme yaparsan zaten beynini küçümsemektende vazgeçersin. Beyninde yada oranda buranda ben aramayı bırak, sen hepsinin toplamısın, sen-o-şu- u sadece tanımlamadır, yani sınırımızı kavramsal anlama-algılama yöntemimiz- sembolik .

spartacus kadar anlatamasamda umarım anlatabilmişimdir...

Anlamadıysanda kusur bendedir.

Şimdilik saygımla gittim...

spartacus
05-11-2015, 12:09
Çernobil,de insan kazasi sonucu radioaktiv isinlama sonucu insanlarin gentic yapisi bozulup mutasiyon yasiyor ,(yanlis dalgalanma enformasyon)sonucu mutasyona ugruyorlar. genteic yapilari degisiyor .
Un, hamur olur mu? Sebep? -> IŞINLANMA, kabul o halde deney, gözlem sonuçlarını paylaş ki bizde öğrenelim!. Bu gaipten atabilme cesaretinizi neye borçluyuz?isiktan bilgi gelip gentic yapiyi olumlu (evrim ) yaptirdigini sana daha nasil gösteryim ne bekliyorsun daha anlamadim gitti.Bu yazıyı yazarken gelen ışınlanma tüm genetiğini bozmuş olamaz mı?1) yaratici
2) dünyaya vuran iskiktan olusan elektrostatik alan sonucu canlilarin eformasyon alip olusmasi
Bunun kanidi Ezki zaman codu videosu.Bırakın o zırvaları. Sorularım var ve sorularıma yanıt değiller:)3) milliyarlar yil önce bu olusumlari sürece bagladi.Bak muğlak anlamsız cevaplar. Bizde dedik ki, evrim SÜREÇ ürünüdür, tasarım değildir. senin bu cevabından ben bir şey edinemiyorum. Sana sorduğum hayatı nasıl başlattığı, bak KİM diye sormuyorum, NASIL diye soruyorum, bilirsek bizde yaratabiliriz o derece yani -anlat ki, paraya ihtiyacım var, bu ışınlanmayı mum aleviyle ypmam mümkün değil mi? Böylelikle kağıda ışınım tutarak evvela para yaratmak istiyorum. Her şeyi yaratabilirimde, ama uğraşa ne gerek var, insanlar üretiyor işte, yeterki sen bana kağıtlara mum ışığı tutarak nasıl para olacaklarını anlat:)4) hiclik yoksa, yokluk bilimsel yoksa ,bu seyin karsisinda potansiyelik varsa bu tanridir , zaten kendisi kuantuma göre kendisi her seydir .Çiftestandart yapıyorsun, hiçlik, yokluk-ayrı bir konu bu konuyuda enerji, ışık gibi yanlış bildiğiniz aşikar- bunları şimdi geçelim, bulandırmasınlar. Ben yağmur nasıl yağıyor diye soruyorum, Zeus yağdırıyor diye dönüyorsun! NASIL-NEDEN diye soruyorum sen KİM sorusuna yanıt veriyorsun, KİM diye sormuyorum NASIL diye soruyorum! Misal ilk kanadı sormuştun değil mi, maddeler demiştin NASIL yapıyor, ediyor vb... Tamam şimdi bizde sana NASIL diye soruyoruz, kim yapıyor diye sormuyoruz.maddenin icine gir ,atomun icine gir nereye giresen gir istersen vakumun icine gir , bu potansiylikten, enejiden kurtulamacaksin.bak evin içine gir, tuğlaya gir, tuğlanın içine gir, sonra gittiğin yoldan geri eve dön, nasıl oluştuğunu anlamış olmalısın. Su, şeker, un, birazda ısı, olur mu helva? Olur. Enerjinin KAYNAĞI ->MADDE, IŞINLANMA dediğin şeyinde! Önce madde gelir. Enerjiden kurtulmak isteyen kim?Seni,mi dinleyeyim bilim adamlarini,miBenle tartışıyorsan, beni de dinleyeceksin. Bu sıfır birikimle değil bilim adamı, b'sini dahi idrak etme şansın yok. Ben doktorum diye gezen bir deli gibisin, "kalp ayaklardadır, beyin avucumdur, düşünen organım böbreğimdir", sonrada bize tıpın aidse, kansere çare bulamadığını söyleyip, kendimizi sana teslim etmemizi bekliyorsun, hadi bizi geç, böylece kendini neden kandırıyorsun?.bakın "böbrek, kalp" diyebiliyorum, demek ki çok biliyorum, ne kadar çok teknik bilgiye sahibim göstermeliği yapan edası da anlam ifade etmiyor, sizleri böyle kekliyorlar, üzgünüm. Sana nasıl anlatmalı şimdi. Nasıl olduğunu denemek için lütfen 3 yaşında bir çocuk bul, ona bir çok konuyu anlatmaya çalış, işte o an senle şu konuyu tartışırken nasıl da zora girdiğimi anlarsın.

Bu aşağıdaki linkler size ne ifade ediyor?
https://tr.wikipedia.org/wiki/Madde
https://tr.wikipedia.org/wiki/EnerjiAtomcuklar maddeyi olusturuken senin fikirlerin nerden gelmis oluyor spartacus?. Yine soruyorum sen Atom,musun, maddemisin ,beyinmisin , neyiz biz arkadas . Biz daha kendimizin ne oldugunu bilmeden tanri yi nasil alsin kafamiz.Tanrı mı? Zeus yaptı, bu nasıl bir cevap! NASIL? NASIL YAPIYOR, NASIL, bak soruyu idrak edemedin mi? Misal, tanrı nasıl oluştu-gelişti? yani nasıl yapıyor, bu kaabiliyete nasıl sahip oluyor?

Işınlanma dediğinin kaynağı ne? Isı, ışık kaynağı ne? Misal linke bak
https://tr.wikipedia.org/wiki/Radyasyon
"Radyoaktif maddelerin alfa, beta, gama gibi ışınları yayması"na veya ---- Bir maddenin atom (https://tr.wikipedia.org/wiki/Atom) çekirdeğindeki nötronların (https://tr.wikipedia.org/wiki/N%C3%B6tron) sayısı, proton (https://tr.wikipedia.org/wiki/Proton) sayısına göre oldukça fazla ise; bu tür maddeler kararsız bir yapı göstermekte ve çekirdeğindeki nötronlar alfa, beta, gama gibi çeşitli ışınlar yaymak suretiyle parçalanmaktadırlar.
Tamamen fiziksel bir temeli var gördüğün gibi, öyle bilgi, akıl gerektirmiyor.

Tanrının kimyası nedir? Nasıl sahip oldu? Tanrıyı oluşturan ne?
Tanrı yokken ne vardı? Ya da yaratıcı dediğin yaratıcı neyi, nasılyarattı, kendi varlık sorunsalını nasıl çözmüştü?
İlk kuşun kanadı diye sormuştun, peki dediğin gibi tasarlanmış olsun, tasarımcı nasıl tasarladı? Tasarlamazdan evvel malzemesi mi vardı, gözlem yaparak bir şeyler mi öğrendi? Ölçtü, biçti ise neyi ölçtü, deneyler filan mı yaptı, kalem, kağıt, pergel, cetvel, gönye filan mı kullandı? Ne etti, nasıl etti, malzemesi, esin kaynağı, O'nu buna iten sebep neydi?(hani Evrim Teorisine bu sorularla yükleniyorsun ya, demek ki aynı şekilde kendine de yüklenmiş olmalısın ki, cevapların vardır)

Bunlar bize sorduğun sorulardı, aynı şahanlıkla cevap almak istiyorum. Ben öğrenmek istiyorum, Zeus yapar, eder bir şey öğretmiyor bana, burada kırıntı bir bilgi dahi göremiyorum. yağmur nasıl yağar? Bu soruya yanıtın Zeus yağdırır tadında... Her önüne gelen şeyhi, şıhı, üçkağıtçı, şarlatanı bilim insanı sanmak kızma ama konunun cahili olmakla mümkün... Bilim gözlem, deney, BİLGİ ile mesafe alır, üfürükle değil, ilkin bunu öğrenin, ne başkalarını ne de kendinizi de, bilimde böyle ifade ediyor diye yanıltmayın. Banyo yaptığınızda duvarlardan tersin geri süzülen damlaları da Zeus mu indiriyor? Bakın bilim ile din arasında nasılda kocaman bir fark var. Lafla olmaz bu gözlemle, deneyle, ispatla, bilgi ile bize anlatabilmeniz ve şu yukarıdaki sorulara yanıt vermeniz gerekir. Bilim gözlem, deney, ispatla yol aldığı için, sizin gibi masabaşında üfürme şansı yok, sıkıntıyı anayabiliyor musunuz?

Umarım, tıp kansere çare bulamadı, demek ki benim dediğim doğru şekliyle gelmezsin artık, zira artık seni muhatap alıyor ve soruyoruz, senin çaren ne? İşte bana lazım olan bu. Şimdi lütfen yukarıdaki sorulara bilimsel - objektif- bir yanıt...

dine mine ne
05-11-2015, 19:08
bak dine mine ne[/FONT][/COLOR]

Benim sorularımı neden yanıtlamıyorsun? Bu başlığı açtığından beri soruyorum, önceki yazımda da mevcutlar cevabını bekliyorum.Monolog yapıyorsun, monolog nedir bilir misin, kendi çalıp, kendin oynamandır, tek kişilik tiyatro gibi..

Bak bu uçmuyor
https://lh3.googleusercontent.com/Riq5ex1_1kXJ8EWLr8jSCWm_1iMb-DJjPNtslAkWSAsVPCwvB03cE_FW2l87DNlNYiW5fS-AnIbjEZKOQ4W4w9xymOowmUAJCTL4QYB9-273_yO7Bhn8EHWjbT8oaWXv1KSg9esE

Bu da
https://lh6.googleusercontent.com/QL8qcHj3VfNn3jkHAcGXtuAuZdHp_w87ygToC2ItaXX4jAho9A wOE6pWtxUVKi8Ptnt1WkN1EdYZAAu2xQCQ9gwpTHDSkr-LdvHOjUKYeNkBNViG0T-_6mVof4fKekY4n0q-Q6bt


Beni neden bu kadar salak yerine koyuyorsun spartacus . Bu hayali fantastik resimlere mi inaniyorsun?.

Bak bu resimde gördügün
Dromaeosaurus


http://i64.tinypic.com/n5ron7.jpg

bu da tüysüzhali

http://i63.tinypic.com/210163k.jpg


ama gercek hali bu

http://i66.tinypic.com/30wwoky.jpg

Tüylü olduguna inanlar bu yoldan yola cikmislar bak.

http://i63.tinypic.com/2yl9s7q.jpg

Rechte Elle eines Velociraptors (A): Die Vergrößerung des rot markierten Ausschnitts (B) zeigt kleine Erhebungen ähnlich den Knochenvorsprüngen, an denen die Flugfedern heutiger Vögel ansetzen. Bild C zeigt die Elle eines heute lebenden Geiers, Bild D den gleichen Knochen mit Gewebe. Die Bilder E und F verdeutlichen den Zusammenhang zwischen Federn und Vorsprüngen


Resim A hayvanin sag dirsegi

Resim B dirsegin büyütülmüs halini görüyorsun , bu kemik cikintilari benzer kücük yükselmeleri gösteriyormus.

Resim C gördügün akbabanin sag dirsegi , nokta olan yerlerde tüyler oluyor anliyacagin (resim d).



Bunlar mi sizin ispatlariniz ?. A ve B resimlerde bir yükselme görebiliyormusun .

Bu mu evrim? , bunlara mi inanc getiriyorsunus, ama benim 360 derece dönen motoru görmesden geliyorsunuz.

Ama siz ateistler benim ezki zaman kodu videosunuda da görmezden geldiniz , caniniz sag olsun.

spartacus
05-11-2015, 19:34
Beni neden bu kadar salak yerine koyuyorsun spartacus . Bu hayali fantastik resimlere mi inaniyorsun?.neden salak yerine koyayım? O ikisi farkılı şey zaten, o resimler salt eldeki iskelete göre değil, sana verdiğim birlink vardı. İhtiyacın olacaktı halbuki.

HOMOLOJI, bunu araştırın, bir kaynak vereyim bari.
http://www.evrimagaci.org/fotograf/54/5512

Oysa bu kuşların, şunun, bunun konumuzla ne alakası var değil mi?

Farzetki sana katılacağım, bu konuda sana katılacağım, ama hak vermelisin ki sorularıma yanıt almam şart. Yoksa bir kaç bin yıl öncenin Zeus masallarıyla artık idare edilemem..

Bana lazım olan Akıllı Tasarım'ın nasıl yapıldığıdır -ki bunu bilmedikçe tasarımdan da söz edilemez.

Diğer noktalarda ise ışınım, enerji ne derseniz deyin tümüde maddi süreçlrledir. Örneğin güneş saldığı enerji ne olursa olsun, içeride gerçekleşiyor, nükleer füzyon olarak ve bu gün insanlar dahi maddelerin kimyasal tepkimeleri üzerinden nükleer enerji üretebiliyor, tek yapmaları gereken ilgili maddeleri bulup, o kimyasal tepkimeye girecekleri ortamı oluşturmak(misal ısı)..

Kısaca sizin Akıllı Tasrımcı dediğiniz, zaten bildiğimiz madde ve özellileri, ilişkisel ağı, evrim dediğimizde zaten tüm bu ağın bütünlüğünde anlam kazanan bir olgu.

Size göre, nasıl yaptığını ve nasıl olurda her şeyden bağımsız üstelikte akılla, iradeyle kendi başına varolan bir tanrının, sizlerin insandan yola çıkarak aynen insan gibi düşündürüp, sıfatlar yükediğiniz metafizik tanrı ise, bize görede gözlemlediğimiz ve bir çok şekilde kullandığımız maddenin ve ortamın çeşitli etkileşimiyledir.

Biz gözleme, veriye, bilgiye sahibiz, elimizde somut dayanağımız var, sizin tanrınız ise ne yazık ki bir hayal ürünü... Tüm sorunalrı çözsek dahi, maddi ortam ve evrene yönelttiğiniz soruları şimdi o tanrıya yöneltmelisiniz, nasıl var oldu? Nasıl tasarladı.. bakın soru açık ve doğrusu beni hiç ilgilendirmiyor, zira bana göre bir masal, asıl sizin sormanız gereken soru bunlar.

dolekbas
05-11-2015, 21:21
İnançlar doğrulanabilir ya da yanlışlanabilir iddialara dayanmaz ki. O nedenle çürütülmelerinden ziyade zan halinden çıkmaları gerekir.
Noel Baba'ya inanan milyonlar vardır, bizde de evliyalara filan... Noel Baba'nın gerçek olmadığını anlatmaktan başka çare kalmaz, yine de inanan inanır, tanrı inancı da böyle.

Akıllı Tasarım ise ortaya hiç bir argüman sunmuyor, yerine başka görüş ve teorileri hedef alıp, çeşitli açık arıyor, bulsun ya da bulmasın, önce çarpıtıyor sonrada başka teori üzerinden kendisini doğrulamaya kalkıyor, bu da geçerli değil.

Tanrı konusu ise metafizik, haliyle aslında bilim alanının da dışında. Yine de tanrı inancı iddialara baktığımızda bilime de gerek kalmaksızın ciddi mantık yanlışları aleni ortadadır, kişiler bunu göremiyorsa, inanç namına yapacak pek bir şey yok.

Tanrıyı gerekli kılmaya dair öne sürdükleri her bir iddia aslında kendi tanrılarınında gerçekliğini yok ediyor. Misal efendim madde nasıl oldu? Soru bu, o halde Tanrı nasıl oldu? Diğer soruda bu olmalıydı, işte orada çiftestandart uygulayıp, akıl ve mantığı paydos ediyorlar, iyide akıl ve manığı paydos edeceksenz, neden bunu evren açısından da tercih etmiyorsunuz? Hiç olmazsa gördüyor, gözlemliyorsunuz... Neyse inanç doğrulanmamış demektir, o nedenle de adına zan denir, doğrulanan-yanlışlanan bir şey ise zaten zan olmaktan çıkar. Mesela ortada bir fiiliyat olsun ve 3 şüpheli olsun, birisi çıkıp derki B kişisinin bunu yaptığına inanıyorum, inanmıyorum, ne zamanki gerçek ortaya çıkar artık inanıyorum, inanmıyorum faslı, kısaca zan sona erer, bilgi iş başı yapar. Ne kadar az bilgi o kadar çok inanç, ne kadar bilgi, o kadar az inanç.

Her şey inançla başlar. Eldeki verilere göre ışığın dalga gibi davranması gerektiğine inanırsın. Buna bilimsel olarak öngörü de diyebilirsin ama çıkış noktası "acaba ışık dalga gibi davranıyor mu" şeklindedir. Merak unsuru seni, bir şeyin aklında ki gibi olması gerektiğine inandırır. Bu aşamada ışığın dalga gibi davrandığına inanan ve parçacık gibi davrandığına inana iki küme oluşur insanlar arasında. Sonra birisi yarık deneyini yapar ve görünen odur ki ışık hem dalga hemde hem de parçacık şeklinde davranıyordur. Artık insanların ışığın davranışları üzerinde ki inançları bir anda dediğin gibi zan olmaktan çıkar ve bilgiye dönüşür. Artık ortada inanılacak bir şey kalmamış zira büsbütün bilinebilir bir olgu durmaktadır.

"Aristoteles ışığın doğası hakkında hipotez kuran ilk kişilerden biriydi ve ışığı havadaki elementlerin ayrışması olarak düşünüyordu (dalga teorisi). Diğer bir yanda ise Demokritos ışıkta dahil olmak üzere evrendeki her şeyin daha küçük ayrılamaz parçalardan oluşması yargısına karşı geldi. 11. Yüzyılın başlarında, Arap bilim adamı Alhazen optik üzerine; kırılma, yansıma ve ufak boyuttaki merkecekleri kullanarak ışınların çıkış noktasından göze gelene kadarki yolunu anlatan konular hakkındaki ilk kapsamlı tezi yazdı. Bu ışınların birleşik ışığı oluşturduğu iddiasında bulundu. 1630’da René Descartes’ın ışık üzerine yazdığı tezindeki ters dalga tanımı ışığın davranışının dalga dağılımı modellemesiyle ışığın tekrar yaratılabileceğini gösterdi. 1670’in başlarında ve 30 yıllın üzerindeki çalışmayla Isaac Newton parçacık hipotezini sunarak ışığın yansımasının gösterdiği düz çizgiyle sadece parçacıkların böyle bir düz çizgi üzerinde gidebileceğini savundu. Işığın kırılmasını ise daha yoğun bir ortama geçen ışığın hızlandığını varsayarak açıkladı. Yaklaşık olarak aynı zamanda, Newton’un çağdaşları Robert Hooke ve Christiaan Huyhens ve sonrasında Augustin-Jean Fresnel matematiksel olarak dalga görüşünü farklı ortamlarda farklı hızlarla giden ışığın kırılmasının ortama bağlı olduğunu gösterdi. Huygens_fresnel prensibinin sonuçları ışığın davranışını belirlemede oldukça başarılıydı ve sonradan Thomas Young’un çift gişirim deneyiyle ise ışığın parçacık olduğu görüşüsünün sonu başlamış oldu." ( https://tr.wikipedia.org/wiki/Dalga_parçacık_ikiliği )

Gördüğün gibi bu insanların inançları olmasaydı bu kadar yol alamazlardı. Ayrıca yokluğu herkesçe bilinen noel baba ile varlığı veya yokluğu herkesçe kabul görmemiş tanrıyı aynı cümlede harmanlayarak algı operasyonu yapıyor ve tanrı inancının değerini düşürüyorsun. Kişisel seçimin tabi benimkisi sadece bir tespit.

Konuyu uzatmadan kısaca fikrimi söyleyip çekileceğim. Zira 20 li sayfalara gelmiş bir forum konusu altında can çekişemem. Bu mesele ne zaman çözüldü ki şimdi tekrar deniyorsunuz.

Evrendeki uyumu veya tasarımı anlamak için mükemmel olup olmamasını düşünmek yerine nasıl çalıştığını anlamak esas olmalıdır. Ancak inanç gereği bir insan evrene duyduğu hayranlığı tanrıya bağlıyor ve tanrıya da bu sebeple hayranlık duyuyorsa bunu bilimle açıklamaya çalışmanın bir mantığı yok bence. Fakat başta sadece tanrıya hayranlık duyuyor (veya korkuyor, veya seviyor, veya borçlu hissediyor farketmez) ve bu hayranlık sonucu evrene de hayranlık duyması gerektiğini düşünüyorsa burada bir hata var demektir. Hele de bu hatanın üzerine evrenin her milimetre karesinin baştan sona kolaycı ve sıfır hata doğuracak şekilde yaratıldığını savunuyorsa bu hata birazda kaypaklık mezesine bulanıyor diyebilirim. Benim şahsi fikrim şudur; evren kusursuz olsaydı mesela hastalıkların, savaşın, doğal afetlerin, gök taşı düşmelerinin olmadığı, canlıların algılayabilecekleri başka canlılıkların evrenin her yerine yayılmış olduğu ve dünyanın her karışında hem biyolojik hemde sosyal manada bir refahın olduğu yer olsaydı zaten bir tasarlanmışlıktan bahsedilirdi. Fakat gözlediğimiz evrende böyle bir durum yok. Bu birincisi. Birinci maddeye tek başına bakarsak evet bir tanrının tasarladığı bir evren olmadığına inanılabilir. Ama tanrı tasarımını tamda böyle yapmak istemiş olabilir. İşte buna inanmakta mümkün. Bu iki guruhun bu konuda boş boş tartışmasına lüzum yok bence çünkü ilk paragrafta da bahsettiğim gibi bu inanç zan mertebesinden çıkacak kadar deneye ve gözleme elverişli değil. Bence herşeyi tanrı yarattı, ve sanırım tam yaratmak istediği gibi yarattı. Hep derim zayıf bir örnek diye ama bilimsel bulmasanız da ispatı sanırım mümkün değil bizler bilgisayarın içindeyiz, O ise klavye başında. Farklı ortamlar. Fiilen burada ama madde/enerji bazında düşününce başka bir şey O. Bu sebeple dolu gibi görünen ama aslında farklı yollarla saçma olduğu açıklanabilecek "tanrıyı kim yarattı" sorusunun da bu örneği karşılayamadığı açıktır. Buraya kadar benim inancım ve bilime en ufak balta vurmuşluğu olamaz bu inancın. Asıl balta vuranlar tanrı varsa evrim olamaz diye düşünen ve "yaratılma" kavramının ilahi bir şekilde gerçekleşmesi durumunun bir başka örneğinin olmaması gerektiği inancı üzerinden düşünenlerdir. Öyle ya ilk insan yaratılır. Diğer doğumlar bir yaratma olamaz ve bir mucize değildir zaten. Bu büsbütün saçmadır!.İyide neden olmasın. Doğa canlılığı doğuruyorsa ve biz buna yaratılma diyebiliyorsak annein çocuğunu doğurması da yaratılma olabilir pekala. Yaratmanın ne olduğunu bilmeden bu eylemin şip şak bişey meydana getirecek serilikte olduğunu düşünmek neye dayanır. İslamdan örnekle "O ol der ve hemen oluverir" diye örnek gösterebilirsiniz. Ama farkındaysanız tanrı diye bahsediyorum. Bu tanrı islam tanrısı mıdır bilemem ve ayrıca tartışılabilir. Ama tanrı din gönderdi diye düşünen varsa en büyük aday Allah'tır bence. O ayrı bir mevzu.

İkinci bakışım ise tanrının yaratmadığı kendinden hep var olan bir evren modeli üzerine. İşte bu kısım benim için daha zor. Burada aklıma gelen çelişki şu oluyor. Ortam koşuluna adapte olabilen canlılar ayakta kalır. Peki başka gezegenlerde başka mikro canlılıklarda gözledik. Uzayın gözlediğimiz ufacık bir bölümü dışında (ki bütününe oranla sıfır diyebiliriz) kim bilir belki başka canlılıklarda vardır. Peki bu kadar kaotik bir ortamda bu kadar adaptasyon, hep bir şekilde canlılıklara müsade eden ortam şartları vs... bana biraz fazla fantastik geliyor. Sonuçta adapte olabilmek fiili bile başlı başına nedeni sorgulanması gereken bir kural bana göre. Kusura bakmayın bunun dışına çıkamıyorum. Evrimin varlığı, değişimin değişmeyen tek kural olması, bir ışığın özelliklerinden küçücük bedenimizle evreni anlamamız ve ışığa verilen bu kadar betimleyici özellik, yaradılışımızın (yada oluşumumuz deyin isterseniz farkı yok) başlangıcı ile aramızda ki zaman, evrenin sınırları ile aramızda ki mekan ve sayamayacağım kadar çok aslında gelişigüzel gibi görünen şeylerin hepsinin bir arada olması bana bir tasarım gibi geliyor. Bunlara bakıp ikna olduğunuzda hastalıkların veya depremlerin varlığının tasarımcı istediği için olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Bunlar benim gözlemlerime ve iç dünyama ait İNANÇLAR. Bu inançlar herhangi bilimsel bir ifadeyi ırgalamaz. Bir bilimsel ifade de benim inanç dünyamı ırgalamaz. Sonuçta siz her şeyi tanrı bilir. O halde yarın ne olacağını biz bilemeyiz derseniz istatistik bilimini dışlar, geleceğe ait tutarlı planlar yapamazsınız. Ama tanrının varlığını kabul etmekle de ben 1 aylık tahminlerimi yaptım ama tutup tutamayacağı hakkında emin olamam diyebilirsiniz. Bu ikisi farklı şeylerdir.

Tanrının her iki tarafa da delil sunmadığını düşündüğümü söylemiştim. Her konuda bunu gözlemleyebilirsiniz. Birbirine eşdeğer iki şeyden birine bilim diğerine inanç demedikçe sıkıntıya da düşmezsiniz merak etmeyin. Şu ayar bile bana akıllı bir tasarıma ait gibi geliyor; inançlar kısaca inançtır ve bilimsel metotlarla sınanıncaya kadar da inanç olarak kalırlar. Ancak bilim inanç sınırlarına ulaşamıyor. Kilit meseleler hep bilimin dışında kalıyor. Bu bile bence bir ayar sonucu gibi geliyor bana. İster gerçek, ister algısal -ki arada ki farkı reel de kim anlatabilir merak ederim hep- ürünler olsun sonuç değişmez. Algıyı yaratan beyinin tasarımı konusu açılır bu sefer de. Ama oradan da bir yere varılmaz malum.

Tanrıyı bilimde aramaktan vazgeçtim zaten. Bilimin ulaşmadığı yerdedir kendisi. O mecranın anlamıdır. Zira bilimin erişeceği her şey için yarattığı bir şey vardır; oda bilimin kendisi. Ama bu kadar aç bu kadar toktan acaba hakkını alacak mı derseniz işte orada tanrı bir şekilde bunu eşitleyecektir. Bunun deneyini yapabilecek biri var mı? Sırf böyle düşündüğüm için beni suçlayacak biri var mı? İçim de her yerde olması gerektiğini düşündüğüm bir adalet kavramı varken, buna tutunup mazlumun hakkını haksızdan alacağına inandığım bir tanrım olması suç mu? Ve buna sadece ben inanmaya razıyken, bundan rahatsız olan var mı? İşte benim tanrı inancım -eğer doğru anlatabildiysem- budur. İkimizde suyun deniz seviyesinde 100 derecede kaynadığını biliriz ve bilimsel olarak nedeninde hemfikirizdir. Sen 100 derecenin şartlar neticesinde ortaya çıktığına inanırsın, ben 100 derece çıkacak şartlar getirildiğine inanırım. Müslüman-ateist kolkola laboratuvarda çalışmaya engel olmaz sanırım bu.

Uzun oldu kusura bakmayın. Konuşarak tartışmaya alışık olduğum için yazarak toparlayamıyorum.

Saygılar.

spartacus
05-11-2015, 22:14
Her şey inançla başlar. Eldeki verilere göre ışığın dalga gibi davranması gerektiğine inanırsın. Buna bilimsel olarak öngörü de diyebilirsin ama çıkış noktası "acaba ışık dalga gibi davranıyor mu" şeklindedir. Merak unsuru seni, bir şeyin aklında ki gibi olması gerektiğine inandırır.
İşte bu inanç değildir. Siz inanç ile bilgiye dayalı varsayımı birbirine karıştırmışsınız. Örneğin hava tahmini yapan bir kuruluş, masa başında ellerini kafasının arasına alıp, o anki psikolojisiyle size yarın havanın nasıl olacağını her şey inançla başlar diye anlatamaz. Diğer ifadelerinizde bu çıkışınıza destek çerçevesinde ilerlemiş. Oysa inanç ZAN üzre kuruludur, inancın arttığında bilgi azalır, bilgi artınca inanç. Bundan kaçış yok.

İnsan doğası gereği ise kendisi için olumlu olanı seçmeye meyleder, bu anlamda da bilmediği konular hakkında kendisine olumlu olana dönük inanç beselemeye sonrada beslediği bu inançtan emin olmaya çalışır. İnanç emin olunmadığı koşullarda anlam kazanır asla mutlaklaştırılamaz, bilgi ise zan'ı ortadan kaldırır ve zan ile varsayım karıştırılmamalı. Dinler ise inanç üzerine kurulu olmayan, ancak insanların inanç, zan ve zaaf beklentilerini, siyasi anlamda kullanarak, farklı bir boyutda şartlanma oluşturan ideolojik bir çerçeveye sahiptir...
https://tr.wikipedia.org/wiki/Varsay%C4%B1m
Varsayım veya hipotez, bilimsel yöntemde olaylar arasında ilişkiler kurmak ve olayları bir nedene bağlamak üzere tasarlanan ve geçerli sayılan bir önermedir. Bilimsel bir ifadenin hipotez kabul edilebilmesi için sınanabilmesi gerekir. Deney ve testler sonucunda "sürekli olarak" varsayılan sonucu veren hipotezler "teori (kuram)" statüsünü alırlar.
Örneğin Noel baba sınanbilir mi? Peki tanrı? Tasarımını sınayın, tanrıyı laboratuvarda izleyin, defalarca deneyini yapın, bu mümkün mü? Değil. Superman'i sınayabilir misiniz? Sonuç olarak varsayım fizik-bilgi temelli, inanç ise bilememek ve metafiziğe meyleder.
Tanrının her iki tarafa da delil sunmadığını düşündüğümü söylemiştim. Her konuda bunu gözlemleyebilirsiniz. Birbirine eşdeğer iki şeyden birine bilim diğerine inanç demedikçe sıkıntıya da düşmezsiniz merak etmeyin.
Dediğinzi gibi olsa, ama siz inancın anlam ve kaynağını değişritip, ne sürüyorsunuz. Şu ayar bile bana akıllı bir tasarıma ait gibi geliyor; inançlar kısaca inançtır ve bilimsel metotlarla sınanıncaya kadar da inanç olarak kalırlar. Ancak bilim inanç sınırlarına ulaşamıyor. Kilit meseleler hep bilimin dışında kalıyor. Bu bile bence bir ayar sonucu gibi geliyor bana. İster gerçek, ister algısal -ki arada ki farkı reel de kim anlatabilir merak ederim hep- ürünler olsun sonuç değişmez. Algıyı yaratan beyinin tasarımı konusu açılır bu sefer de. Ama oradan da bir yere varılmaz malum.herhangi bir ayar yok, dolayısıyla inancı da anlamsız, siz ancak zannedersiniz, Noel baba'nın da zan ile ilgili olması gibi. Ya da ne bileyim vampirede aynı şekilde bakabilirsiniz, kapınıza sarımsak asıp, asmamak sizin sorununuz, bilgi ise böyle bir çerçeve kabul etmez, edemez. Çünkü bilgi bu anlamda tanık olmaktır.
Tanrıyı bilimde aramaktan vazgeçtim zaten. Bilimin ulaşmadığı yerdedir kendisi.
Elbette, iyi yapmışsınız, zira tanrı metafizik, bilimde aranamaz. Bilim gözlem, deney, ispata dayalıdır, evvela bilgiye dayalıdır. Tanrı konusunda hiç bir bilginiz yok, boşa aramayın.İkimizde suyun deniz seviyesinde 100 derecede kaynadığını biliriz ve bilimsel olarak nedeninde hemfikirizdir. Sen 100 derecenin şartlar neticesinde ortaya çıktığına inanırsın, ben 100 derece çıkacak şartlar getirildiğine inanırım. Müslüman-ateist kolkola laboratuvarda çalışmaya engel olmaz sanırım bu.
Fikri tartışmalar insanların birlikte iş yapmasına engel değildir, lakin ateistten yana bir sorun yaşamazsınız, ama inançlı değilde, dinsel şartlı, saplantılı iseniz, hem çalışamaz, hemde yanyana duramazsınız. Bu atesitin sizi ret ettiğinden kaynaklanmaz, öyle bir yapıya sahipseniz, bu kendinizden, yalıtma, dışlama, ötekileştirme, kısaca ideolojik tarafgirleşmekten kaynaklanır.

Bunun dışında bilim nasıl yapılır açıktır, gözlem, objektif, olgu(iradi keyfiyete de, inanca da kapalı), deney, ispat(doğrulama, yanlışlama) üzredir, kısaa neye inandığınız bilismel çalışmaya girmemeli, girerse orada zaten bilim yapamazsınız.

Uzun oldu kusura bakmayın. Konuşarak tartışmaya alışık olduğum için yazarak toparlayamıyorum.

Saygılar.
Bir şeyler anlatma derdi olan uzun yazmak zorunda kalır. Neden öyle düşündüğüne açıklık getirmek zorundadır, bunu yapmayan birisyle zaten aslında verimli tartışma olmuyor, daha çok ister kibarı, ister kabasıyla dalaşmaya dönüşür.

Akıllı Tasarım bana göre, çağın gerisinde kalmış, köleci sistemlerden kalma despot dinlerin ağından çıkan, ama çocukluktan beride çok çeşitli biçimde şartlanmış, artık hayata, evrene başka türlü bakma şansı kalmamış-kıramamış insanın, hedefe konduğu, kaçamadığı masal dünyasında aradığı umut, beklentidir, inancı için destektir... İnsanlar inanabilir, bana göre ise hayale dayalı kurgudur, geriye senaryo yazmak kalır ki, akıllı tasarımcılar senaryo yazamıyorlar, bu halde bilime, bilimsel veriye saldırmayı seçmek zorunda kalıyorlar.

Tıp biliminin kansere çare bulamadığını söyleyip, o halde tıp hiç bir işe yaramaz noktasında buluşuyorlar, lakin insanalr sorgulamıyor, kendileri ne çare bulmuşalr? Hiç! Bu mantık üzre hem bu başlıkta hem de başka başlıklarda dile getridim, buna safsata mantığı ve pragmatist(faydacı) güdüleme(motive, kendi ve başkalarını) diyorum.

Son olarak suyun 100 derecede kaynayacağı şartlar geliştirilmiş değil, onlar zaten doğal olarak ortamdadırlar, mevcutturlar, biz insanalr da bu mevcudiyete fiziksel kuvvet uygulayarak, yani olanı kendi yararımıza kullanarak sonuç elde ederiz.

Madde konusunda insanlarımız bilinçsiz. Daha nitelik nedir, özellik nedir, ne şekilde anlam kazanır bunu dahi bilen insan sayısı düşüktür. Böyle olunca da, ortam değişenlerini varedenin yine madde ve ilişki ağı olduğunu kavramayıp, ayrıştırma, yalıtım hatasına meyleder ve sözdebilimci ya da modern şeyhlerin ağına düşerler. Misal suyu ısıtmanız, özünde kimyasal tepkime sayesinde açığa çıkan ısı enerjisi ile ilgilidir, bu halde insanın yapması gereken, birbiriyle tepkimeye girecek maddelerin bileşimini sağlamaktır. Burada meseleyi siz ortamı uygun hale getirmek olarak alıyorsunuz, oysa asıl meselenin kökeninde maddelerin biribiriyle etkileştiklerinde, ortaya çıakrttığı tepkimedir, işte bu önemlidir. Burada elektron alışverişi gerçekleşir ve bu hareketlilik ve aktarım ısı açığa çıkartır, bu ısıyı suya aktarırsanız, bu halde suyun moleküler yapısı değişecek, elektronların hareketi etkiye maruz kalacak ve hızlanacaktır... Kısaca size çooook farklı, aman, aman ne kadar da ayrı gibi görünen şeyler özünde pekte farklı değildir, farkı oluşturan dizilim, bileşim, enerji miktarı, elektronların hareket düzeyi, elektron, proton sayısı, bunların farkı vb...

Kısaca elinizde 10 damla su olsun, her biri birer damla, bir kaba damlatın, bütünleşti mi? Daha çeşitli kimyasalları karıştırın bakalım ne çıkacak... Yani öyle abartıp, ardına sırlar ülkesi dizmemizi gerektiren bir durum söz konusu değil, temelde 1 elektron bile hareketi değişse madde nitelik değişimine zorlanır, zira etrafa bırakacağı etki, vereceği tepki düzeyi değişir, haliyle SİZİN HAZIRLANMIŞ ortam dediğiniz, aksine kendiliğinden oluşur, değişir, çünkü madde ortamın asli belirleyenidir, hem belirler, hem de bu sayede yeni durumu, hali, niteliğide yine maddelerce belirlenmiş olur. Yakacağınız bir kağıt odanızı dumana boğacaktır, işte ortam değişti...

Dünyayı ne de güzel yaşanası ortam olarak alırsınız, çünkü ortamı böyledir, ama Venüs'de ise 1 saniye bile canlı kalamayacağınızı gözlemlersiniz, beriki tasarlanmışta, diğeri işte kötü, olumsuz ya tasarlanmamış, ya da amaç, gaye giydirmek sadece sizin hayal gücünüzle, kurgu gücünüzle ilgilidir. Oysa evrenin %99'unda hakim olan ayar, düzen filan değil, kaostur. Düzen ve düzensizlik yine bizlerin yani öznelerin kendini ölçüt aldığı bakış açısıyla soyutlanmıştır, sizin için düzen, bir başkası için düzensizliği ifade edebilir.

Hayal gücüyle bir çok zanlar da edinebilir ve tabiki inanabilirsiniz, yeterki inanç olsun, inanç kapsamı dışına, ideolojik saplantı ve kullanılmaya, istismar ve zaafa dönüştürülmesin. O zaman inanç olmaktan çıakr. Bir zan hakkında kesin konuşmak, inancı çökertir :) Örneğin bu gün bir çok Müslüman inançlı olduğunu söylüyor, oysa din o inancı çoktan ellerinden almıştır, yerine ise şartlılığı, öğretilmiş çaresizliği ve tabi ki şarlanmış refleksi koymuştur, tamamen ideolojiktir, inanç değildir.

Neyse, inanç konusunda sizinle farklı düşünüyoruz ama bilgi konusunda ısrar ederim, bilgi, etki-tepki sürecinde öznenin, maddi etkileşen organlarıyla elde ettiği tepki şiddetini yorumlasıdır, özünde zeminde duran budur. zan, inanç vb ile karıştırılamaz çünkü bu zemin iradeden bağımszıdır, irade ancak yorumdan sonra karar verme aşamasında anlam kazanır, olan olmuş, iş bitmiş, veri, etki-tepki gerçekleşmiş, yorumlanmıştır... Kısaca bir an kabullensem dahi, yaratıcı lafzıyla iddia edilen AKILLI TASARIMCI bilgi sahibi de olamaz, bilgi yoksa akıl sahibide, bir şeyde tasarlamayaz. İhtiyaç-gerek duyduğunun ne olduğuna ve nerede, nasıl bulacağını araştırma eğilimine giremez, zira madem ki yaratan, bu eylemden önce, ortada herhangi bir ihtiyaç ya da gerek duymasını gerektirecek bir şey yoktur. Kısaca TASARIM lafzı dahi, bu kurgunun mantığıyla çatışır, çelişir. İnsanın kendi kavramlarını anlamaması, bu kadar kolay kataküllelerle kündeye gelmesidir, o derecede ciddi yanlış içerir.

dolekbas
06-11-2015, 10:17
İşte bu inanç değildir. Siz inanç ile bilgiye dayalı varsayımı birbirine karıştırmışsınız. Örneğin hava tahmini yapan bir kuruluş, masa başında ellerini kafasının arasına alıp, o anki psikolojisiyle size yarın havanın nasıl olacağını her şey inançla başlar diye anlatamaz. Diğer ifadelerinizde bu çıkışınıza destek çerçevesinde ilerlemiş. Oysa inanç ZAN üzre kuruludur, inancın arttığında bilgi azalır, bilgi artınca inanç. Bundan kaçış yok.

İnsan doğası gereği ise kendisi için olumlu olanı seçmeye meyleder, bu anlamda da bilmediği konular hakkında kendisine olumlu olana dönük inanç beselemeye sonrada beslediği bu inançtan emin olmaya çalışır. İnanç emin olunmadığı koşullarda anlam kazanır asla mutlaklaştırılamaz, bilgi ise zan'ı ortadan kaldırır ve zan ile varsayım karıştırılmamalı. Dinler ise inanç üzerine kurulu olmayan, ancak insanların inanç, zan ve zaaf beklentilerini, siyasi anlamda kullanarak, farklı bir boyutda şartlanma oluşturan ideolojik bir çerçeveye sahiptir...
https://tr.wikipedia.org/wiki/Varsay%C4%B1m
Varsayım veya hipotez, bilimsel yöntemde olaylar arasında ilişkiler kurmak ve olayları bir nedene bağlamak üzere tasarlanan ve geçerli sayılan bir önermedir. Bilimsel bir ifadenin hipotez kabul edilebilmesi için sınanabilmesi gerekir. Deney ve testler sonucunda "sürekli olarak" varsayılan sonucu veren hipotezler "teori (kuram)" statüsünü alırlar.
Örneğin Noel baba sınanbilir mi? Peki tanrı? Tasarımını sınayın, tanrıyı laboratuvarda izleyin, defalarca deneyini yapın, bu mümkün mü? Değil. Superman'i sınayabilir misiniz? Sonuç olarak varsayım fizik-bilgi temelli, inanç ise bilememek ve metafiziğe meyleder.
Dediğinzi gibi olsa, ama siz inancın anlam ve kaynağını değişritip, ne sürüyorsunuz.herhangi bir ayar yok, dolayısıyla inancı da anlamsız, siz ancak zannedersiniz, Noel baba'nın da zan ile ilgili olması gibi. Ya da ne bileyim vampirede aynı şekilde bakabilirsiniz, kapınıza sarımsak asıp, asmamak sizin sorununuz, bilgi ise böyle bir çerçeve kabul etmez, edemez. Çünkü bilgi bu anlamda tanık olmaktır.

Elbette, iyi yapmışsınız, zira tanrı metafizik, bilimde aranamaz. Bilim gözlem, deney, ispata dayalıdır, evvela bilgiye dayalıdır. Tanrı konusunda hiç bir bilginiz yok, boşa aramayın.
Fikri tartışmalar insanların birlikte iş yapmasına engel değildir, lakin ateistten yana bir sorun yaşamazsınız, ama inançlı değilde, dinsel şartlı, saplantılı iseniz, hem çalışamaz, hemde yanyana duramazsınız. Bu atesitin sizi ret ettiğinden kaynaklanmaz, öyle bir yapıya sahipseniz, bu kendinizden, yalıtma, dışlama, ötekileştirme, kısaca ideolojik tarafgirleşmekten kaynaklanır.

Bunun dışında bilim nasıl yapılır açıktır, gözlem, objektif, olgu(iradi keyfiyete de, inanca da kapalı), deney, ispat(doğrulama, yanlışlama) üzredir, kısaa neye inandığınız bilismel çalışmaya girmemeli, girerse orada zaten bilim yapamazsınız.

Bir şeyler anlatma derdi olan uzun yazmak zorunda kalır. Neden öyle düşündüğüne açıklık getirmek zorundadır, bunu yapmayan birisyle zaten aslında verimli tartışma olmuyor, daha çok ister kibarı, ister kabasıyla dalaşmaya dönüşür.

Akıllı Tasarım bana göre, çağın gerisinde kalmış, köleci sistemlerden kalma despot dinlerin ağından çıkan, ama çocukluktan beride çok çeşitli biçimde şartlanmış, artık hayata, evrene başka türlü bakma şansı kalmamış-kıramamış insanın, hedefe konduğu, kaçamadığı masal dünyasında aradığı umut, beklentidir, inancı için destektir... İnsanlar inanabilir, bana göre ise hayale dayalı kurgudur, geriye senaryo yazmak kalır ki, akıllı tasarımcılar senaryo yazamıyorlar, bu halde bilime, bilimsel veriye saldırmayı seçmek zorunda kalıyorlar.

Tıp biliminin kansere çare bulamadığını söyleyip, o halde tıp hiç bir işe yaramaz noktasında buluşuyorlar, lakin insanalr sorgulamıyor, kendileri ne çare bulmuşalr? Hiç! Bu mantık üzre hem bu başlıkta hem de başka başlıklarda dile getridim, buna safsata mantığı ve pragmatist(faydacı) güdüleme(motive, kendi ve başkalarını) diyorum.

Son olarak suyun 100 derecede kaynayacağı şartlar geliştirilmiş değil, onlar zaten doğal olarak ortamdadırlar, mevcutturlar, biz insanalr da bu mevcudiyete fiziksel kuvvet uygulayarak, yani olanı kendi yararımıza kullanarak sonuç elde ederiz.

Madde konusunda insanlarımız bilinçsiz. Daha nitelik nedir, özellik nedir, ne şekilde anlam kazanır bunu dahi bilen insan sayısı düşüktür. Böyle olunca da, ortam değişenlerini varedenin yine madde ve ilişki ağı olduğunu kavramayıp, ayrıştırma, yalıtım hatasına meyleder ve sözdebilimci ya da modern şeyhlerin ağına düşerler. Misal suyu ısıtmanız, özünde kimyasal tepkime sayesinde açığa çıkan ısı enerjisi ile ilgilidir, bu halde insanın yapması gereken, birbiriyle tepkimeye girecek maddelerin bileşimini sağlamaktır. Burada meseleyi siz ortamı uygun hale getirmek olarak alıyorsunuz, oysa asıl meselenin kökeninde maddelerin biribiriyle etkileştiklerinde, ortaya çıakrttığı tepkimedir, işte bu önemlidir. Burada elektron alışverişi gerçekleşir ve bu hareketlilik ve aktarım ısı açığa çıkartır, bu ısıyı suya aktarırsanız, bu halde suyun moleküler yapısı değişecek, elektronların hareketi etkiye maruz kalacak ve hızlanacaktır... Kısaca size çooook farklı, aman, aman ne kadar da ayrı gibi görünen şeyler özünde pekte farklı değildir, farkı oluşturan dizilim, bileşim, enerji miktarı, elektronların hareket düzeyi, elektron, proton sayısı, bunların farkı vb...

Kısaca elinizde 10 damla su olsun, her biri birer damla, bir kaba damlatın, bütünleşti mi? Daha çeşitli kimyasalları karıştırın bakalım ne çıkacak... Yani öyle abartıp, ardına sırlar ülkesi dizmemizi gerektiren bir durum söz konusu değil, temelde 1 elektron bile hareketi değişse madde nitelik değişimine zorlanır, zira etrafa bırakacağı etki, vereceği tepki düzeyi değişir, haliyle SİZİN HAZIRLANMIŞ ortam dediğiniz, aksine kendiliğinden oluşur, değişir, çünkü madde ortamın asli belirleyenidir, hem belirler, hem de bu sayede yeni durumu, hali, niteliğide yine maddelerce belirlenmiş olur. Yakacağınız bir kağıt odanızı dumana boğacaktır, işte ortam değişti...

Dünyayı ne de güzel yaşanası ortam olarak alırsınız, çünkü ortamı böyledir, ama Venüs'de ise 1 saniye bile canlı kalamayacağınızı gözlemlersiniz, beriki tasarlanmışta, diğeri işte kötü, olumsuz ya tasarlanmamış, ya da amaç, gaye giydirmek sadece sizin hayal gücünüzle, kurgu gücünüzle ilgilidir. Oysa evrenin %99'unda hakim olan ayar, düzen filan değil, kaostur. Düzen ve düzensizlik yine bizlerin yani öznelerin kendini ölçüt aldığı bakış açısıyla soyutlanmıştır, sizin için düzen, bir başkası için düzensizliği ifade edebilir.

Hayal gücüyle bir çok zanlar da edinebilir ve tabiki inanabilirsiniz, yeterki inanç olsun, inanç kapsamı dışına, ideolojik saplantı ve kullanılmaya, istismar ve zaafa dönüştürülmesin. O zaman inanç olmaktan çıakr. Bir zan hakkında kesin konuşmak, inancı çökertir :) Örneğin bu gün bir çok Müslüman inançlı olduğunu söylüyor, oysa din o inancı çoktan ellerinden almıştır, yerine ise şartlılığı, öğretilmiş çaresizliği ve tabi ki şarlanmış refleksi koymuştur, tamamen ideolojiktir, inanç değildir.

Neyse, inanç konusunda sizinle farklı düşünüyoruz ama bilgi konusunda ısrar ederim, bilgi, etki-tepki sürecinde öznenin, maddi etkileşen organlarıyla elde ettiği tepki şiddetini yorumlasıdır, özünde zeminde duran budur. zan, inanç vb ile karıştırılamaz çünkü bu zemin iradeden bağımszıdır, irade ancak yorumdan sonra karar verme aşamasında anlam kazanır, olan olmuş, iş bitmiş, veri, etki-tepki gerçekleşmiş, yorumlanmıştır... Kısaca bir an kabullensem dahi, yaratıcı lafzıyla iddia edilen AKILLI TASARIMCI bilgi sahibi de olamaz, bilgi yoksa akıl sahibide, bir şeyde tasarlamayaz. İhtiyaç-gerek duyduğunun ne olduğuna ve nerede, nasıl bulacağını araştırma eğilimine giremez, zira madem ki yaratan, bu eylemden önce, ortada herhangi bir ihtiyaç ya da gerek duymasını gerektirecek bir şey yoktur. Kısaca TASARIM lafzı dahi, bu kurgunun mantığıyla çatışır, çelişir. İnsanın kendi kavramlarını anlamaması, bu kadar kolay kataküllelerle kündeye gelmesidir, o derecede ciddi yanlış içerir.

Eyvallah.
Cevap ve üslubunuz için teşekkür ederim.

RollingStones
06-11-2015, 11:08
Bu kadar aç bu kadar toktan acaba hakkını alacak mı derseniz işte orada tanrı bir şekilde bunu eşitleyecektir. Bunun deneyini yapabilecek biri var mı? Sırf böyle düşündüğüm için beni suçlayacak biri var mı? İçim de her yerde olması gerektiğini düşündüğüm bir adalet kavramı varken, buna tutunup mazlumun hakkını haksızdan alacağına inandığım bir tanrım olması suç mu? Ve buna sadece ben inanmaya razıyken, bundan rahatsız olan var mı? İşte benim tanrı inancım -eğer doğru anlatabildiysem- budur.




Tanrı inancım var. Ancak dinlerle ilgili çekincelerim büyüyor.


Sayın dolekbas,

Tanırının, aç, tok, adalet, mazlum, haklı ve haksız kavramlarını böyle değerlendirdiğini nasıl biliyoruz?
Doğadaki diğer canlılarda bu türden kavramlar yokken.
Tüm canlılar, kaynaklar için mücadele ediyor, ulaşan yaşıyor, ulaşamayan ölüyor.

İnsanlarda ise bu şekilde olmuyor. Doğa ile uyumsuz. Doğan her insanın yaşama hakkı var. Bir takım kurallar ile korunabiliyor.

Kendisini kitap yada din ile ifade etmeyen bir Tanrının, bizden hangi davranışı beklediğini nasıl anlayabiliriz?

Belki doğaya uygun yaşamalıyız. Zayıf ölmeli, güçlü kazanmalı.
Olabilir mi?

Saygılar,

dolekbas
06-11-2015, 13:26
Sayın dolekbas,

Tanırının, aç, tok, adalet, mazlum, haklı ve haksız kavramlarını böyle değerlendirdiğini nasıl biliyoruz?
Doğadaki diğer canlılarda bu türden kavramlar yokken.
Tüm canlılar, kaynaklar için mücadele ediyor, ulaşan yaşıyor, ulaşamayan ölüyor.

İnsanlarda ise bu şekilde olmuyor. Doğa ile uyumsuz. Doğan her insanın yaşama hakkı var. Bir takım kurallar ile korunabiliyor.

Kendisini kitap yada din ile ifade etmeyen bir Tanrının, bizden hangi davranışı beklediğini nasıl anlayabiliriz?

Belki doğaya uygun yaşamalıyız. Zayıf ölmeli, güçlü kazanmalı.
Olabilir mi?

Saygılar,

Elbette haklısınız. Zaten tanrının ne istediğini bildiğimi söylemedim. İçimde ki kavramlara bakarak tanrının adil olması gerektiğine inandığımı söyledim.

Ama çok güzel bir şey söylediniz. Zayıf ölür, güçlü kazanır. Etrafınıza bir bakın bakalım farklı bir şey görüyor musunuz? Dünya kimler için çalışıyor. Zaten hayvan doğası mantığı ile yaşıyoruz ve her gayretimiz hayvani içgüdülerimizi bastırmak. Ahlaki kurallar ile nizama girmek. Ancak doğa gereği yaşasaydık bu forumda bunları tartışmak vakit kaybı olurdu. İnsan olmanın yada bilinç sahibi olmanın özünde bir fark yatıyor ve aslında hepimiz bunu arıyoruz. Yüzyıllar geçtikçe de hayvan doğasından yada genel doğa kanunlarından kendimizi çekip çıkartıyoruz. Ama yinede et yemek istediğimizde kendi cinsimizden birini değilde hayvan türünden birini öldürüp yemeyi seçiyoruz. Alabildiğimiz mesafe bu kadar. En kötü et yemek yerine ot yiyoruz. Hatta otun hayvandan daha az acı çektiğini yada hiç çekmediğini düşünüyoruz. Bu içimizi rahatlatsa da hala doğamız gereği yaşıyoruz. Ne yapalım taş yiyemiyoruz ki! Bu sebeple gönlüm hep "hayvanın mı yoksa bitkinin mi canı daha çok yanıyor" a cevap verecek bir tanrı arıyor. Bu sebeple müslümanlar elleriyle kurban kesebiliyor. Tanrı böyle emrederse kimse için sorun kalmıyor. Fakat benim tanrı arayışımın altında tesadüflere ve amaçsızlığa inanmamak yatıyor sadece. Bundan öte bişey değil sanırım.

RollingStones
06-11-2015, 13:50
Elbette haklısınız. Zaten tanrının ne istediğini bildiğimi söylemedim. İçimde ki kavramlara bakarak tanrının adil olması gerektiğine inandığımı söyledim.


Siz, kendi içinizdeki kavramlara bakarak bunu anladınız/inandınız Tamam.

Bir başkası, yukarıda, doğadaki örneğini verdiğim kavramları kendi içinde - ki sizin kavramlarınızla taban tabana zıt- görür ve inanırsa.

bunlardan hangisini Tanrı bizden ister?

Doğru şudur (kitap, peygamber yada başka bişey) demesi gerekmiyor mu?

Predator
06-11-2015, 16:29
Evrendeki uyumu veya tasarımı anlamak için mükemmel olup olmamasını düşünmek yerine nasıl çalıştığını anlamak esas olmalıdır. Ancak inanç gereği bir insan evrene duyduğu hayranlığı tanrıya bağlıyor ve tanrıya da bu sebeple hayranlık duyuyorsa bunu bilimle açıklamaya çalışmanın bir mantığı yok bence.


İnandığınız Tanrı sadist mi ?

https://www.youtube.com/watch?v=5B5lUbXMhpw

dine mine ne
06-11-2015, 17:04
neden salak yerine koyayım? O ikisi farkılı şey zaten, o resimler salt eldeki iskelete göre değil, sana verdiğim birlink vardı. İhtiyacın olacaktı halbuki.


Senin verdigin linkte kanit mi var spartacus.
Ben dromaeosaurus üzerinden buldum diye misal verdim sana , böyle olur olmaz seyleri birileri kendi teorilerini cizip insanliga sunuyorlar sizlerde bilimsel saniyorsunuz.
Gercek olsaydi baska bilimciler bunlara karsi cikamazdi


Oysa bu kuşların, şunun, bunun konumuzla ne alakası var değil mi?

Konumuzla ilgisi olmaz olur mu. kuşlara geçiş veya değişimine ispat olarak bu resimleri koymuyor musunuz.

bende sürüngenden kus mus olmamis diyorum ispat yok diyorum , ara gecis formu yok diyorum iste .
türler kendi iclerinde evrim gecirmistir diyorum.

Farzetki sana katılacağım, bu konuda sana katılacağım, ama hak vermelisin ki sorularıma yanıt almam şart. Yoksa bir kaç bin yıl öncenin Zeus masallarıyla artık idare edilemem..


Sorularını ama ben yanıtlıyorum, benim anlattıklarım masallar değil. İnandığım Tanrı'yı bilim, matematik ve gözlem ile açıklamaya çalışıyorum .

Bana lazım olan Akıllı Tasarım'ın nasıl yapıldığıdır -ki bunu bilmedikçe tasarımdan da söz edilemez.

Akıllı tasarımdan söz edilemez ise o zaman evrim teorisinden de söz edilemez çünkü , açıklamaları o kadar da bilimsel değildir, öyle olsaydı bir sürü profesör buna karşı çıkamaz olurdu. Misal hayat kendinden oluştu diyorsan bunu ispatlayacaksın, 50 seneden beri bunu ispatlayamıyorsan burada bir sorun var demektir.
Hadi tesadüf diyorsunuz anladık Ama neden sadece bir tesadüften bütün canlılar oluştu diyorsunuz , neden bir sürü tesadüften dolayı milyonlarca canlı oluşmuş olmasın ,buna engel nedir ?. O kadarda Tesadüf olamaz mı diyorsunuz? . Evrim olsada tesadüf olsa da akıllı tasarım ile hiçbir alakası yoktur, Her daim bu konuların içine sokulabilir.


Biz gözleme, veriye, bilgiye sahibiz, elimizde somut dayanağımız var, sizin tanrınız ise ne yazık ki bir hayal ürünü... Tüm sorunalrı çözsek dahi, maddi ortam ve evrene yönelttiğiniz

soruları şimdi o tanrıya yöneltmelisiniz, nasıl var oldu? Nasıl tasarladı.. bakın soru açık ve doğrusu beni hiç ilgilendirmiyor, zira bana göre bir masal, asıl sizin sormanız gereken soru bunlar.

Ateistlerin yanılgısı burada işte. Verilere bilgilere sahipseniz çift yarık deneyini neden açıklayamıyorsunuz. Bir canlının kendiliğinden oluştuğunu neden ispatlayamıyorsunuz. Madem bilime inanıyorsunuz öldükten sonra yok olacağınıza nasıl inanıyorsunuz, bilimde Yokluğun olmadığını bilmiyor musunuz, neden benim gibi ölünce bu enerjinin bir parçası olacağımıza inanmıyorsunuz?.
Yeri geldi mi yıldız tozu oluyoruz, yeri geldi mi evrenin bir parçası oluyoruz, ama nedense ölünce yok oluyoruz. Madem bilime , matematiğe , gözlemlemeye inanıyorsun o zaman yok olacağına nasıl inanıyorsun ?. Madem bilime inanıyorsun , Bilim yokluğun olmadığını yokluğun yerinde bir enerjinin olduğunu söylediği halde neden bilime sırtını dönüyorsun. Yok değilde sonsuz enerjinin bir parçası olacağına inanmaktan seni uzak tutan nedir ?. Sakin bilim demeyesin ,bak yoksa. :whip:

dolekbas
06-11-2015, 17:42
Siz, kendi içinizdeki kavramlara bakarak bunu anladınız/inandınız Tamam.

Bir başkası, yukarıda, doğadaki örneğini verdiğim kavramları kendi içinde - ki sizin kavramlarınızla taban tabana zıt- görür ve inanırsa.

bunlardan hangisini Tanrı bizden ister?

Doğru şudur (kitap, peygamber yada başka bişey) demesi gerekmiyor mu?

Mantıken demesi gerekiyor. Ama bugün eğriyi doğrudan ayıran bir kitap, peygamber yada uyarı göremiyorum. Müslümanlık beni hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor. Diğer semavi dinler ise inançlı birisi için zaten aynı kaynaktan geliyor. Diğer dinlerin ise oluşturulduklarını gizleme gibi bir dertleri yok. Yanlış bilmiyorsam 70 e yakın müslüman ülke var ama her ülkenin İslam inancı farklı. Tanrı bu inançların hepsini kabul edebilir orasını bilemem ama taban tabana zıt uygulamalar var ve Allah bu uygulamaların hepsini kabul edecekse Kitap neden indirildi. Bunların içinden çıkamıyorum. Ancak dediğim gibi amaçsızlık ve tesadüflere inanmadığım için tanrı varlığını kabul ediyorum. Fakat sizin dediğiniz şekilde yap ve yapmaları net olarak ortaya koyan bir kitap yada din yok sanırım.

Misal vermek istiyorum yeri gelmişken. Kimsenin başına gelsin istemem. Düşmanımın bile fakat varsayın ki çocuğunuzu birisi öldürdü. İslama göre kısas hakkınız var ve kullanmak istiyorsunuz. Ama gece kapınız çalınıyor ve 20 tane silahlı adam "kısas kararı verme yoksa seni mahvederiz" diyor. Meğer aşirete denk gelmişsin. Şimdi Kur'an'da seni bu aşirete karşı karar verirken koruyacak bir mekanizma var mı? O halde İslam devlet yapısına karışmıyor diyebiliriz. Yani seni ülkenin askeri korur, kısas kararını hakim de verebilir kadı da, padişah da. Polis devriye gezebilir evinin önünde felan filan.. Ama nasıl korunacağımız yazmıyor. Devlet yapısında bu tür işlerin nasıl organize edileceği yazmıyor. Buradan da şeriat ile yönetim bana yavan geliyor zaten. Bu en basit örneği.

Ama ilahi yönlendirmeler ve tesadüfen diye bildiğimiz ama aslında karşına çıkartılan olaylar gibi müdahalelerin varlığına inanıyorum. Hayat kendince akıyor ama sanki bizi bir şeylere hazırlıyor gibi. Bunlar başımıza gelirken de hayvan formundan ne kadar farklılaştığımızı göstermemiz lazım diye düşünüyorum. Bu farkındalığı sağlayacak muhakeme yöntemlerinin de yaradılışta verildiğine inanıyorum. Bilincin de tanrıdan bizlere verildiğini düşünüyorum. Belki bu bilincin başkalarına da verilmiş olabileceği aklıma geliyor. farklı şartlarda evrimleş(tiril)miş farklı yaşam formlarının olabileceğine inanıyorum. Ve en sonunda madde ve enerji dışında fiillerin, tıpkı bir bilgisayar günlük dosyası gibi yanımızda kalacak tek şey olduğunu düşünüyorum. Bu dünyada yaptıklarımızla aslında kendimizi tanımlıyoruz. Bu şansın daha doğrusu sorumluluğun kendi ellerimize verildiğini düşünüyorum. Ve sanırım birden fazla kez hayata geleceğimize de inanmaya başladım.

Saygılar.

Not: Konuya yazmak istemiyorum ama cevap vereyim derken bir türlü toparlayıp kısa yazamıyorum.

dolekbas
06-11-2015, 18:04
İnandığınız Tanrı sadist mi ?

https://www.youtube.com/watch?v=5B5lUbXMhpw


Bir tanrıyı çıkardığımız zaman bu vahşet bir çözüme kavuşuyor mu? Bunun tesadüfler sonucu olması bizleri sadist yapmaktan kurtarıyor mu?

Tanrının karakterini bilemem ama tüm bunlar geçici ise bir manası yok diyebiliriz. Sonsuz bir hayat varsa tüm bunlar yaşanmamış gibi algılayabiliriz belkide yine O'nun sayesinde tabi. Tüm gördüklerimize rağmen içimizdeki merhametten yola çıkarak tanrının sadist olmaması gerektiğini düşünmemizi istiyorsa. Rasyonel olmayan bir kavramdan konuşuyorsak sabaha kadar neden üretebilirim. Bunlar sana bir cevap olacak mı peki? Sanmıyorum.

Saygılar.

world
06-11-2015, 18:06
dolekbaş az önce Tanrı yok dedin ama kıvırıyorsun evrende duygular yok ve duygusuz bir evrende mutlak adalet ve sevgi kaynağı Tanrı düşünülemez.

Predator
06-11-2015, 18:30
Bunun tesadüfler sonucu olması bizleri sadist yapmaktan kurtarıyor mu?


20 sayfadır tartışılmasının sebebi sanırım tesadüfün ne olduğunu anlamada sıkıntı yaşamanız. :)

Evrim tartışmadan önce tesadüfün ne olduğunu anlatmak gerekiyor belki de.

Predator
06-11-2015, 18:42
bende sürüngenden kus mus olmamis diyorum ispat yok diyorum , ara gecis formu yok diyorum iste .

https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_transitional_fossils

Linke göz attıktan sonra ne düşündüğünü söyler misin ?

Ara geçiş formu yok dedin. Bende yüzlerce ara geçiş formu örneği verdim. Bu noktadan sonra ne düşünüyorsun ?

dine mine ne
06-11-2015, 18:55
İnandığınız Tanrı sadist mi ?




Yeri geldi mi bilim diye ciyaklamayı biliyorsunuz, ama bir şeyleri anlamaya gelince nedense bilime başvurmuyorsunuz.

Pavian fırsatçı bir hayvandır ama vejeteryen yemekleri tercih eder. Yedikleri gıda meyve yaparak, otlar ,tohumlular ,kökler ,böcekler ve küçük omurgalılardır . Demek istediğim pavıan bir Avcı değildir. Tüm Avcılar doğada avını boğmadan canlı canlı yemezler, avının çırpınmasını engellemek için önceden boğarlar. Bu maymun avcı olmadığından dolayı Ceylanı canlı yiyor, olay bu. Her Avcı avını yemeden önce öldürür, bunu bilir ve canlı canlı yemez. Avlanan hayvan zaten boğulma anında korkudan dolayı trans halindedir.
Tüm avcilar avlarini canli canli bagirtarak yeseydi hakli olurdun.

Neva
06-11-2015, 18:56
Ama siz ateistler benim ezki zaman kodu videosunuda da görmezden geldiniz , caniniz sag olsun.

Sevgili dine mine ne;
Butun sorunun eski zaman kodu videon mu yani? Su mudur isaret ettigin link?
https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=37300

Haydi sana da aciklayalim;
Bu eski zaman kodu filan degildir, sitede de farkli basliklarda da tartisilmistir oysa.Arastirsan bulursun.Verdigin bir deneyi, haberi, kapsul gibi yutmadan once, nasil yapildigini vs. arastirip, ogrenmelisin.

Nerede yapilmis bu gozlem mesela, labaratuvara tasinmadan once? Birini verelim.
https://en.wikipedia.org/wiki/Megalithic_Temples_of_Malta
Bu deneylerin benzeri baska ulkelerde de yapildi universite arastirmasinda, bugdaylara frekans verilerek buyumeleri gozlendi dogruluk/yanlislik babinda, forumda bu bahisler islendi zaten farkli basliklarda, sen neyi anlatiyorsun simdi Rupert Sheldrake zihniyetli sevgili dine mine ne(dersem kirilir misin acaba)?????? Bunlarin tumu domestic tarzli tohumlardir vs.dir, ulkelere, cografyalara iliskin. Sen istisnasiz her cografyada yasayabilir misin? Her hayvan her cografyada yetisir mi? Her bitki her cografya'da yetisir mi? vs.vs.


Evrime iliskin genetik direnci Arnold(!) ile aciklayan sen, atlara doping yapildiginda da DNA kodlarinin degistirildigini(!) iddia edersen de hic sasmayiz, Cernobil etkili olmadi tum gezegenimize iliskin, bolge ve civarinda etkili oldu, kimyasal'a maruz kaldilar, gerek canlilar, gerekse cansiz yapilar vs. canlilar gorsel olarak, genetik dirence iliskin sekil/form degisimine ugradi, bitkiler, agaclar curuyemedi vs..Sen guncel hayatinda, limitli duzeyde zaten radyasyon vs. aliyorsun, ne yani atiyorum radyoterapiye gittiginde, kemoterapiye gittiginde filan senin DNA kodunu degistirdiklerini filan mi zannediyorsun onkolojistlerin, radyoterapistlerin filan yoksa????

Biz bilimin bir kismini da elestiriyoruz zaten, hani diyordun ya, bizi kurtarmislar IMF'den, ekonomimiz buyuyormus, refahimiz artmis falan filan, ama sen 24 saatte ozgun dogasindan izole sekilde isik altinda yetisen mantarlari da onerirsin degil mi? Yoksa onermez misin?:wave:
Bak koydugun linke iliskin video tam da bununla ilgilidir.

Eski zaman insanlarinin, yasam bicimleri veya inanis bicimleri bilinmeyen birsey degil ki? Eski zaman insanlarinin yeralti sehirlerinde, magaralarda yasadiklari vs. de zaten biliniyor. Sirf forumu arastirsan bircok konu ve mesaj bulursun bu konuda. Bize bilmedigimiz birsey soyle. Amerikan veya baska bolge yerlileri , kesilmeden oncesinden de, misir'i (sut/su veya farkli karisimlar) suluyordu. Hic mi arastirmassin sen? Hic mi okumassin merak edip, iddia ettigin konuya dair veya suphe etmezsin?

Bilimin tarafinda duran birinin, bugunku mevcut bilimin eski zaman insanlari arasindaki bilim insanlari'nin ortaya koydugu bilgilerin uzerine insa edildigini reddettigini, tabiri caizse armut gibi durup dururken sak diye ortaya ciktigini iddia ettigini, en azindan bu sitede goremezsin, en basta ben karsi cikarim.

Demek sana elektrolize edilmis su desek, bize Celtic inanisindan vs., ay'a iliskin yildirim avcilarini anlatacaksin oyle mi? E biz biliyoruz bunlari bilmedigimiz birsey soyle ki yorum yapabilelim. Bu tip bilgilerin tumu, kutsal addedilen kitaplar, vedic metinler vs. insan dusunceleridir, kutsal filan da degildir, gokten zembille de inmemistir.(bana gore)

Once ortam enflasyonlarindan bahsetmek niye isinize gelmiyor, madem ki bilimsel yonuyle ele aliyorsun? Sana elli kere yazdik once ortam elemanlari, faktorler olmak zorunda, bilimsel taraftan ele aliyorsan sayet.
Interference ogrenmeyi dene. Sonra alttakini oku.
https://en.wikipedia.org/wiki/Fabry%E2%80%93P%C3%A9rot_interferometer
Sonra da kestirmeden bunu oku;
https://en.wikipedia.org/wiki/Optics

Cift yarik deneyini koydun da ne degisti, acikla bize!?? Yeni birsey mi ki, adi sani duyulmamis!?Sana daha ilk sayfalarda izah edildi degil mi, goz ornegine iliskin? Boyuyor muymus peki? Sonra ne yapiyormus omurga reflekslerin? Haydi anlat bakalim.

Oyle de yapsan boyle de yapsan, kulagi tersten de gostersen ortusmez.Long memory, short memory bahsini nereye koyacaksin misal? Ote yanda, kimi hatirliyor, kimi hatirlamiyor, kimi kismi hatirliyor, kimi kismi de hatirlamiyor iste. Genetik direnc iste . Ne yapacaksin yani, toplu halde(!) isik duasina cikip, tanrim hepsi hatirlasinlar filan mi diyeceksin?

Motorlu(!)Flagel'ini, kamcili Indiana Jones'unu sevdigimin dine mine ne'si, evrime iliskin indirgenemez komplekslik nedir once bunu acikla,ilk sayfalarda verdigimiz iliskileri acikla veya. Hem indirgenemezlik'ten bahseder, hem de kanattan, motorlu flagelinden'den bahsedersen absurd olursun, indir, indir, indirgerim seni o halde haliyle.. Cunku seni hic engellemedik, akilli tasarim dedin isle, anlat dedik, metafizik dedin buyur acikla kabul dedik, sonra dondun kisisel tanrim dedin ona he dedik. Demediysek, deki beni engellediniz, yazdirmadiniz etmediniz.

Ve bize bilmedigimiz birsey soyle artik. Bak onca mesajdir niye kedi resmi astigimi hic dusundun mu, acaba niye kedi resmi asiyor diye? (dalga amacli filan degil, ciddi soruyorum bunu) bir kez durup dusunmedin acaba neden asiyor diye, bu konuyu da ilk mesajinda kuantum'a baglayacagini tahmin etmistim motorlu(!) kamcinla, kedi gozleyecek tabi ki, Schrodinger'in kedisi opsun seni ama sevgili mine ne, bu kadar donup dolastirmak(akilli tasarim, olmadi metafizik, olmadi kisisel tanri aciklamasi vs.) yormuyor mu sizi cidden? Neyin kafasi bu?

Ateist ol veya teist ol vs.vs. veya baska farketmez, tarafina ragmen objektif veri koy ortaya yeterli. Akil, bilinc'ten yola cikip, kuantum dogrulamaya calismak manasizdir. Bak ne guzel, dogal halde coklu zekan var, kullanmayi denese biraz sevgili dine mine ne.

Hala bekliyoruz, kendi kafana gore, akilli tasariminla olusturdugun su cansiz madden vardi ya hani, kimyasal evrim surecine maruz kalisini bize acikla..Evet hala soruyorum, senin akilli tasarimda kollar nasil filizlendi? Acikla artik. Nedir yani tanrin olan isik carpti falan filan da kol, bacak filan mi filizlendi ??????? Nasil oldu vs.vs.

Kac sayfa olmus yazilanlar sana izah edilmis, sen hala eski zaman kodu videoma bakmadiniz diye feryattasin. Eee baktik iste ne degisti?


Kedi hala gozluyor, sevgili dine mine ne;

http://previews.123rf.com/images/addingwater/addingwater1209/addingwater120900017/15468976-Closeup-portrait-photo-of-a-CPA-cat-looking-out-through-a-window-Stock-Photo.jpg
https://www.turandursun.com/forumlar/data:image/jpeg;base64,/9j/4AAQSkZJRgABAQAAAQABAAD/2wCEAAkGBxQTEhUUExQUFBQXFBQVEBQPFBQUDxQUFBQXFhQUFR QYHCggGBolHBQUITEhJSkrLi4uFx8zODMsNygtLisBCgoKDg0O FBAPFCwcFBwsLC8sLCwsLCwrKyssKywsKywrLCssLCwsNywsKy srNzcyKzAsLCwsKys3NzcrKyssK//AABEIAKgBLAMBIgACEQEDEQH/xAAcAAABBAMBAAAAAAAAAAAAAAAAAwQFBgECBwj/xABLEAACAQMBAwUKCgcHBAMAAAAAAQIDBBEhBRIxBkFRUtETFC JhcYGRkpOyBzI0VHN0obHB4RUXJEJE8PEjQ1NyosLSM2JkgxZj gv/EABcBAQEBAQAAAAAAAAAAAAAAAAABAgP/xAAdEQEBAQACAgMAAAAAAAAAAAAAARECMSFBAxIi/9oADAMBAAIRAxEAPwDhwAAAZjxRgzHigHH93/7H7qPYHI5/sFr9Xpe4jx//AHa+kfuo9f8AIz5BafV6XuICZAAIgAAAAAAAYbYrOMMofjTaUM wYHONq3O/PUZx4ocbXpYqNrzjemVFw2G20seIsStngg+SkdEWgERsrXAnVe ESVUidp1cICobenvSx4yW2Ja6ELdSzU85adlaIitbyhhFTuvCn u+MuW0anglOoa1vOEWbY9hoWK2p4G2x4+CSOCgMgaOZFbiU3qK ZE6pUrG8a1Z6CEpvmNJ59IDC5llm0KDa1JCjZ87HfcVjAFflbr I5VHQcXdDAUFoVCPe5tC20HqijbCA8TAAEbBmHFGDMOIDj+7X0 kvdiev+RvyC1+r0vcR5Ab/s19JL3Ynr/kb8gtfq9L3EBMgAEQAAAAAAAM9pvwR4MtpS8Eo51txeGR0Zknt ma3vOR2OnzERcOTNxjCLdGZQ+TU/SXe2eUUJ3M2V3bNd4fnLVOnkqHKWi0mBEWNLelllmordSILY8S eckkRUbta7wiA2XUzUbH+3SH2fowjouyKmEiXKnsuvoWGjc6FC 1V4GVS5RpeXiRDOu5PQmiwxu9BKtdZI2nnBvB66lEnTWUOqdLp GtCospD5AZwAARTS+4DSE9CQuIZRCV5OLwys1IyrGvdSNpV8o3 cyjx+AARsGYcTARAXl/01/nl90T2FyN+QWv1el7iPHr/6a/zy+6J7C5G/ILX6vS9xATAABEBhsyR20NqU6clGcsNrPBvTxgSCZio9BpSvqe n9pDXh4SyO3qgGMrjBHbRu9GS1S0zz4GVxsne/ex5iooG08uQylzfzzl0u+Sc5PKnH7fMRtXkzKn4VaUVBdV5lLy LzkMJcmW9W9EuLfDBO1dsy+LT8FL95rwn6eBDzr6KMVuwXxYr7 2+dmm/6eY58+eeI7/H8W9r1ZXG9SjN8WtfKV7b89/RdI8urjudJR6sVny8/2lfsrh1JZ8eh09ON7P7GywkPp09BegkoiV1VWAKtt6WgysYi22 6uXjxmloiCdsJJIkYVNOJDWssktQjoIEaybN7KiOYwRvTpFDpU 0kMa+jyPVPTAyu+IRvbTeUTVvki7GCyiZhEoDYxkCKyQ23aemU TJD7bloypULb9I53xC01RvUjqB5LAADQCIBEBV/Ej/ml90T2HyM+QWn1ej7iPHn7sf80v8Aaew+RnyC0+r0vcQEyBhjK pc6siFritgqfLGlmmqvOmovxrmf89JN1ZtjG4pKpCUJcH0cdHl P7BTjcuqLa3ab4r0aFv2Vd6LTyZbwVqlsaEKjlnn4JfebbS5RR tYrKbUniO6hGuV1eI3uXq2Lu7XScsteW0K0lGDcZPgpaZx0Fis 7+bWrKwuFS4ysqTXkIzakt5a8SAuduul8ZpJcXJ4X2ithymtqu iqQcnzKSbYWGNd7g92H4VRSkvi6+JvmFdoWblF7uPRliMH3JKP PjL6ddTlZ5dvv+c9ne3bzTBtsK25+kgby4cmsalg2RJpI3HFPV YYRAbWq6MnY03Jc5XduWjSbWS01XpS3pC8p4QlbRN7mJBJ7Inn BYFwKzsiWOPm8RO06ggkLda4H3cSOs5aktCRpDaqsEfcPUkq+p GVI6kDuylqSnddCDt6uBw7ood1a4rRqka62RZSAlFNEPtngxWF wNtozygImwlo/KPJTGFHRsUlVA8pAABoAAIBSXxV5ZfdE9h8i/kFp9Wo+4jx3L4q8sv8Aaes+SF3ixtV0W9Jf6EQWirLQi5xyzfv jIrTRWSFVYRHT0U30RePuH93PAxcM0qr/AO1hVSubrXzjPaFvTuIblRPjmLXGL4ZRm60TYxoVW3heZkU0tu RkITjNTfgPMVhIuFnD7eCI/vlJYb/HBWrjbNWNVxen+FuS0n0JdH5lSeU7yt5PSuVDdnuKOXhrKb8Yw 5OckY0JxlUnvOGXBRTUU2sZedXxLLYXUpwW+oqWNUnnh0s0qvH Eipa3qpEfyupYjCqufwX5Vw+wzQnlZEuV1fFGlHOHq8Z14me0M di0d56lttaCWCq7EngssK5ZRYrNLBD8pKkVB+QS7+cUQG2L5ze 74y6mI61emcG1V5ZJW9toMbqliRlS9mTlvHgQtktSctWUSVrTJ KFMYWkyR7poaQzuJYIutXSyPNoVCEScnlkC/dzCnky6OhmlT1JilqLHsEJ0qI63cFQkoml3DQ2lUwI16uhRCVZ 4ZpKsYunqJpGVeZQADSgAADZ/FXlf4Hp/klP9kt/oKfuI8wS4Lyv8D05yTf7HbfQU/dREqwwmOI19CPizZMIWuJ50Rvfz3Ke5pqnveVji2oqEd+Xxv3U 3p5SsbZu5Nv8AqFVraTSbTy+OMEdRrNSzjH4j+5qqTw/T2jGtSfNwIrW9usLOc+JZ+5ENKtOc1JRwlqt7WT8/MTEIN6SQrQtYpp9HSTVw92TdSeNGunJI310tFzdPMMISwsJDql Btp8c8UNEnsunnCTIrlTc71TEc+Dp4tF0Mmmu4U3Lna0XOl4yq X9xl7y1edU3r5CIkNkyen5Fgg9Cu7KktMFgpvQBO6loQMs90T6 CdunoQreoE9Qnp5hhd8RWjW0Gl3MoVtpYZJ0KpB28yUt2KiXoV xyrlkZTkK75dG11X0Y2tZZYhczFLCDyNRJNrAlSlqKOmJxplD2 nVRtOusEfUbQjKoAtcVhKUtBHeN3wIqNupai0XoN73iJxriDza AAaUAAAZfDzv8D03yX+RW30FL3EeZHw9J6d5N/Irb6Cl7iIiVhIeWNLeks8Fq/IiKhU1wS833Kl/3SWvSkAz2xfbzeOHArd5cZWOD8Y7uZNsi7noZKqF2jJ4IxXMl+ ZN3NFvTmGk9nLn0MqaxvGK29y36RK4ttxZlnHO1rjoyL0LJ6Yb 11ytUQSlpPJatgWico56StWNvwyy4bIe7gshUdyypShUfVksx6 P6FAVf+0w9OZp8P54HVOWtNTt4vny/LwOTXNF7ya4p6+PHBixlZNj6aFggys7Ml4RPxqaEUhf1tCKt4t yF9oVTfZkCCSoUtBneUyVitBldI1BHW5M2z0ImlAkbaYokYmd7 QQVQVg8iIQnHUkrGmM1HUkbdaG4lLySEkYrTG/dAFawzkhScxtOZLVjLMyloaZNJzMqY3SyxJUReTRvvIDzOAAdA AAAZfD0npjk3P9it/oKXuI8znpTks82dt9DT91ESp3ZNtvS3n8WOrHV14bcpaR5hz3N UqWG+Or7CEv8AaGISn4sR85SMXF7GPCC+/IymoVf3VF8zXDPkGDuN7V+U1V3h6ed8xKpKtTcHhrs8qEJrOpO qKqwcXxxpnp8RBSWHh8z8/kMjScE009c8RahTSwuYE8i1NAOKNJZyvQT9jUSIahFEnaQ1Af8 AKdp2yz1vBx5DmV1TxPoT+x82TpXKGP7PHoy8+dLUoV/Sxr/PlFQvYR4D+4nhaDHZ0uA9u45iSiKr1My0eSXsIEVbUHvZJ23jg yp0uA1uBwmNLksCSfR93pF6IxpPwsf04aj2EsM1UOUham8CK1N yKW3x5QqkcwVYsqH1eY23xOVTIm2xph7HUbXMcaoWoS0E7qOUK pvGoI1ahvGmwlQMhi5B3QdytRnOCyVHnQAA6KAAAMo9NchaSlb 22Pi9xpejdR5kPUHIN7mz7ef/AI9JemKIh7yhvszcVwXo0Kjyj2g4qKXDVtejQk9pVcyfjX4lb2 1bym209F+Aqw62PcqrHHOuK/Ed7kU+PDxFW2fXlSmpY46SXO0Pri4503h6kKslrtKL0S4c+dRv tWfhKfNLR+VLH4Fdtr5KaxnnJ27rReEvE35WAnSmOqdVLxjGL1 wub4zHto15TKpG3m3zY8pJ2ucrUh697ClHenw6FxbErjlZRjFd zjvSeq3noVFt2vrb69K+4pN9Sb5ie2bttXNPdWklqk+D8QpChB 5yl4xUVK0jKLw1048RILMlgmqtpHOd3Tjz5wY7nDKaSxlJrLzn OGXE1H2tq0stDzcxgcUGnlpeCm1r0oWbW7nGq/oZsUzwN68WSDaxpx6DZUt5cBioSFN5/noHVOiOJTxHOmjx9otBZei4fz2lxGlFCncxfuGNebn8XjMzhp2 jDSKpiU6KyOJLRDadbDxz8wwKwpm6ihCNUN5/mMDuODSrMaOpJP4r/DIlTqNtfaMNLTmJSriknjTCfS39ho4qSSwlLm1084w0hWuCOqT yxxVi2+HTxNHT8gwedQADagAADaEG+C9Gp2TYvwlUqdrSoO3uJ OEIxcoqLi3FYytcnGkzZVX0v0sDsdTlxCX8Lc6f/WhrX5WZ4W9wl9H+ZylXU+tL1pdpt37PrS9eXaQdKnyib4W9fz0 n2iD27L/Areyfac879n15+vLtDv2fXn68u0YOhvbzX9xW9k+0VhymS40K/s8fic378n15+vLtMO7n1petLtJg6dDlfBfw9f1F2iy5bwS+T1/UXacq76l1petLtMO5l1pesxgvu3OU8q2N2lVSWqzF9HlILvurn Lpz80H2lf75l1peszPfM+tL1mMV0bk/yqlRlmVGq+HxaeunnLPU+Emm3nva514/2edek4mrufXn60u0z35Prz9eXaMR2z9YkPm917JdptH4RKS/h7nzUdW/ScS7+qdefry7TKv6nXn68+0YO3x+EWlr+zXXmo/mbr4RqXza7x9D+Zw39IVOvP2k+0z+kanXqe0n2lwdyl8I9L5td +ej+YfrJpPhbXfsfzOG/pKp16ntJ9ofpGp16ntJ9owduXwiUm/kt15qP5ii+ESC/hbv2K7Th36Sqdep7SfaD2nV/wASp7SfaB3JfCPD5td+yXaa/rIhj5NdeyXacO/SVX/Eqe0n2mP0hU68/Xn2gdw/WJB/wt17OPaav4QY/NLr2ce04j+kKnXn7SfaHf8AU68/Xn2jB239Yi5rO59nHtNI/CH/AOHcv/8AEe04o7+p15+vLtDv2fWn68u0GR2v9Yb+Z3Pqw/5Cc/hAfHvK49WH/I4v37Prz9eXaY78n1pevLtBkdmjy+ev7HcPPih2h/8APpfMq/i+J2nGe+p9aXrS7TV3M+tL1pdoMjsz5fy+Z1/9HaEeX0vmVd+N7mfvONd8y60vWl2mO+J9aXrPtASAAKAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAP/2Q==

Predator
06-11-2015, 19:21
Pavian fırsatçı bir hayvandır ama vejeteryen yemekleri tercih eder. Yedikleri gıda meyve yaparak, otlar ,tohumlular ,kökler ,böcekler ve küçük omurgalılardır . Demek istediğim pavıan bir Avcı değildir. Tüm Avcılar doğada avını boğmadan canlı canlı yemezler, avının çırpınmasını engellemek için önceden boğarlar. Bu maymun avcı olmadığından dolayı Ceylanı canlı yiyor, olay bu. Her Avcı avını yemeden önce öldürür, bunu bilir ve canlı canlı yemez. Avlanan hayvan zaten boğulma anında korkudan dolayı trans halindedir.
Tüm avcilar avlarini canli canli bagirtarak yeseydi hakli olurdun.

Avcı olan hayvanlardan da avını canlı canlı yiyenler var. :)
Mesela vahşi köpekler canlı canlı yer. Katil balinalar avını yakaladıktan sonra eziyet çektirirler. Sırtlanlar aynı şekilde canlı canlı yer. Timsahlar suda boğarak öldürür. Aslanlar diğer aslanların yavrularını öldürür. Bunu dişi aslanla çiftleşmek için yaparlar. Tanrı nasılda programlamış aslanları ?

Mikroorganizmaların sebep olduğu hastalıklara da girelim mi ?
Bu mikropları da Tanrı yarattı size göre. Milyonlarca insan müthiş acılar çekerek öldü. Hıyarcıklı veba, çiçek...
İnsanların bu acıları çekmesinden Tanrı zevk mi alıyor ?

Pavian genelde flamingo avlar. Ceylanı nadiren avlarlar. Flamingoyu da canlı canlı yerler.

Avcılar canlı canlı yemezmiş. :) Videoyu izledikten sonra tekrar düşün istersen.

https://www.youtube.com/watch?v=ZQBVXZcSws0

dine mine ne
06-11-2015, 19:39
20 sayfadır tartışılmasının sebebi sanırım tesadüfün ne olduğunu anlamada sıkıntı yaşamanız. :)

Evrim tartışmadan önce tesadüfün ne olduğunu anlatmak gerekiyor belki de.


Bu tesadüfü matematige döker isek , evreni kücüücücücccücük noktaya sigdirmakla ayni olacak.

dine mine ne
06-11-2015, 19:53
https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_transitional_fossils

Linke göz attıktan sonra ne düşündüğünü söyler misin ?

Ara geçiş formu yok dedin. Bende yüzlerce ara geçiş formu örneği verdim. Bu noktadan sonra ne düşünüyorsun ?

verdigin linkte türlerin kendileri icersinde gecirdigi evrimden baska ney var ?.

Ben bu gözlemlenmis evrim videosunu (Ezki zaman codu) buraya koyan degilmiyim.

world
06-11-2015, 22:49
Abi tür diye birşey yok gerçekte yahu sen türü ne sanıyorsun aynı poülasyon içerisinde değişik özelliklere bürünmüş birbiriyle verimli döl veremeyen iki grup ayrıldığında biz buna türleşme diyoruz.Bu neden bu kadar zor be kardeşim şu mitleri bırak artık.

dine mine ne
07-11-2015, 02:43
Abi tür diye birşey yok gerçekte yahu sen türü ne sanıyorsun aynı poülasyon içerisinde değişik özelliklere bürünmüş birbiriyle verimli döl veremeyen iki grup ayrıldığında biz buna türleşme diyoruz.Bu neden bu kadar zor be kardeşim şu mitleri bırak artık.

Zora kosdugum nokta burasi .
Digelim bir canli evrim den deyisiyor ,degisirken genetic yapisida degisiyor yani kendisinin eski hali yok oluyor . Yok oluyor ise gümümüzde neden halen kertenkele var yok olmazi lazimdi ,öyle degilmi?.
Bende diyorum ki tek bir canlidan o zaman bu kadar türler bolluk nasil günümüze kadar geldi .

Tek bir canlinin oldugunu gözlemleyen biri mi olmus ki bunu insanliga böyle oldu dige satiyorlar. Theorie, iyi anladikta theorie ispat degildir ki. Zaman makinesi olmadigina göre
birakta bende biraz atip tutayim ne var bunda.

Dünyamizin her tarafinda neden bir yasam patlamasi gerceklesmis olmasin, tesadüfen olduysa full tesadüf neden olmus olmasin. Piyango ise full piyango o zaman diyorum :D

world
07-11-2015, 02:51
Zora kosdugum nokta burasi .
Digelim bir canli evrim den deyisiyor ,degisirken genetic yapisida degisiyor yani kendisinin eski hali yok oluyor . Yok oluyor ise gümümüzde neden halen kertenkele var yok olmazi lazimdi ,öyle degilmi?.
Bende diyorum ki tek bir canlidan o zaman bu kadar türler bolluk nasil günümüze kadar geldi .

Tek bir canlinin oldugunu gözlemleyen biri mi olmus ki bunu insanliga böyle oldu dige satiyorlar. Theorie, iyi anladikta theorie ispat degildir ki. Zaman makinesi olmadigina göre
birakta bende biraz atip tutayim ne var bunda.

Dünyamizin her tarafinda neden bir yasam patlamasi gerceklesmis olmasin, tesadüfen olduysa full tesadüf neden olmus olmasin. Piyango ise full piyango o zaman diyorum :D

Teori senin yaptığın gibi kıçından sallamak değildir .
Ayrıca kertenkele evrimleşir ama o kertenkelenin ilk hali de günümüze kadar gelmiştir çünkü değişime gerek duymadığı koşullar da farklı bölgelerde mevcuttur.Kurtlar köpeklerin atasıdır fakat kurtlar hala yok olmamıştır .Hayır büyük bir zeka da gerekmiyor bunu anlamak için garezin kime ya da Tanrı fikrinden vazgeçmekten korkmak seni neden bu kadar aptalca argümanlara sarılmanı gerektiriyor bilemiyorum.

dine mine ne
07-11-2015, 03:14
Avcı olan hayvanlardan da avını canlı canlı yiyenler var.
Mesela vahşi köpekler canlı canlı yer. Katil balinalar avını yakaladıktan sonra eziyet çektirirler. Sırtlanlar aynı şekilde canlı canlı yer. Timsahlar suda boğarak öldürür. Aslanlar diğer aslanların yavrularını öldürür. Bunu dişi aslanla çiftleşmek için yaparlar. Tanrı nasılda programlamış aslanları ?

Mikroorganizmaların sebep olduğu hastalıklara da girelim mi ?
Bu mikropları da Tanrı yarattı size göre. Milyonlarca insan müthiş acılar çekerek öldü. Hıyarcıklı veba, çiçek...
İnsanların bu acıları çekmesinden Tanrı zevk mi alıyor ?

Pavian genelde flamingo avlar. Ceylanı nadiren avlarlar. Flamingoyu da canlı canlı yerler.

Avcılar canlı canlı yemezmiş. Videoyu izledikten sonra tekrar düşün istersen.


Hayvanlarda da misal tecavüz vardir

https://youtu.be/ABM8RTVYaVw


Bu tür tecavüzler yunus baliklarinda da grub halinde dahi gözlemlenmistir, aldatmalar esini kandirmalar vardir.Fuhus bilem görülmüstür.Hayvanlarin iradesi var mi yok mu bilemem.
Ama bu yine baska baska bir konu , bizim konumuz vahsilik. Dogada ve hayatimizda neden bu tür vahsilik vardir, ne ise yarar , veja neden yaratilmistir bilemem.


Yaratıcı bu konuda ne düşündü bilmiyorum ama silah üreteni katillik ile suçlamak ne kadar doğruysa Tanrı'yı da sadistlikle suçlamak o kadar doğru olur diyorum.


Vahşiliği neye göre tanımlıyoruz, işin orası da var. 10 dakikada sancılar içerisinde ölmek mi vahşilik yoksa ölümden sonra her şeyin biteceğine inanmak mı vahşilik . İnsanları bir daha sevdiklerine kavuşamayacağına inandırmak sence vahşilik değil mi?.


İnsanların içinden son umudunu almak vahşilik değil de nedir.

Eger bir gün hastanede hasta halimle ölümü beklerken ,yokluk, yada köpekler tarafindan canli parcalanmayi secenek sunsalardi , köpekleri secerdim.

Ateistlerin yoklugu bana köpeklerin vahsiliginden daha vahsi geliyor, arkadasim.

dine mine ne
07-11-2015, 04:23
Teori senin yaptığın gibi kıçından sallamak değildir .
Ayrıca kertenkele evrimleşir ama o kertenkelenin ilk hali de günümüze kadar gelmiştir çünkü değişime gerek duymadığı koşullar da farklı bölgelerde mevcuttur.Kurtlar köpeklerin atasıdır fakat kurtlar hala yok olmamıştır .Hayır büyük bir zeka da gerekmiyor bunu anlamak için garezin kime ya da Tanrı fikrinden vazgeçmekten korkmak seni neden bu kadar aptalca argümanlara sarılmanı gerektiriyor bilemiyorum.

Kertenkelenin gerek duydugu kosular sonucu baska bir hayvana dönüsmesini ispatliyacksin o zaman .

bin türlü cesit ayri yerlerde yasayan kertenkeleler, yasadiklari ortama
göre evrimlesmistirler ama bunlardan baska bir canli olusmamistir .
.
Yok öyle bir sey world.

100 milion yasinda kertenkele ,yapsa birseyler yapardi .

Bir canlılar sıfırdan nasıl oluştu bunu açıklayacaksın, bir proteini daha açıklayamıyorlar, iki canlıların genetik bilgisini oluşturan mekanizma ne? DNA'sında canlıya ait kodlanacak üretilecek olan proteinlerinin kodları hepsi yazılı yani bilgi içeriyor Dna. Ben diyorum ki bu bilginin sahibi kim , bu bilgi DNA'ya nasıl kodlandı diye soruyorum. Evrimciler mutasyondan bahsediyor ama canlı mutasyona uğradığında sakat kalıyor, Bilim deney gözlemleme diyorsunuz ama deney sonuçlarında tek bir türü bırakın tek bir enzimin oluşunu dahi gözlemleyemıyorsunuz . Tek bir enzim dahi üretemeyen mutasyonlar tüm genetik materyali insanda 3.27 milyar, dünyada milyonlarca canlı türü var hepsinin milyarlarca harflerden oluştuğunu düşünürsek katrilyon çarpı katrilyon bilgiden bahsediyoruz. Deney ve gözlem diyorsunuz anladık , mutasyon diyorsunuz onu da anladım ama mutasyon bir enzim dahi yapamıyor. Ya sakat, hasta, kısır yada canlıyı öldürüyor. Bunlara rağmen siz halen mutasyon diyorsanız bu inanç olmuş olur, bilim değil. Yaradılış bir inanç değil bir gerçektir ama evrim ispati olmadigindan bir inançtır.

dine mine ne
07-11-2015, 09:04
Sevgili Neva

Sevgili dine mine ne;
Butun sorunun eski zaman kodu videon mu yani? Su mudur isaret ettigin link?
https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=37300

He he odur .Bunca syafadan sonra yeni mi izledin de soruyorsun.

Haydi sana da aciklayalim;
Bu eski zaman kodu filan degildir, sitede de farkli basliklarda da tartisilmistir oysa.Arastirsan bulursun.Verdigin bir deneyi, haberi, kapsul gibi yutmadan once, nasil yapildigini vs. arastirip, ogrenmelisin.

Bal gibide eski zaman kodudur , neden diyorum bunu , cünkü baliklar ve bitkiler ezgi dönük degisime ugradigi icin ssöylüyorum bunu .
Bu geriye dönük degisimin nasil gerceklestigini kimsenin cözemedigi icin buna kod adi verilmis. Hani bana hep soruyorsunya nasil olmus diye.

Nerede yapilmis bu gozlem mesela, labaratuvara tasinmadan once? Birini verelim.
https://en.wikipedia.org/wiki/Megalithic_Temples_of_Malta



Malta Megalitik Tapınaklari linki vermisin , ingilzcem yok benim orada ,da mi yapmislar bu deneyi sevgili neva.
Laboratuvar olmadan elektrostatik alani nasil ve kim olusturmus yazarsan sevinirim.

Bu deneylerin benzeri baska ulkelerde de yapildi universite arastirmasinda, bugdaylara frekans verilerek buyumeleri gozlendi dogruluk/yanlislik babinda, forumda bu bahisler islendi zaten farkli basliklarda, sen neyi anlatiyorsun simdi


Frekans dan neyi kast ediyorsun???? link verde görelim .
bitkilere müzik calanlar,da var, bildigin gibi müzik de frekans,dir .
Benim videoda müzik calan varmi?, benim videoda elektrostatik alan var.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Elektriksel_alan
Burada kuantum fizigida var .

Rupert Sheldrake zihniyetli sevgili dine mine ne(dersem kirilir misin acaba)

Yok canim ne demek , neler neler olduda biz kimselere kirilmadik.Kirilanlarin halini gördük , bu gün aramizda yoklar ,öyle degilmi.




?????? Bunlarin tumu domestic tarzli tohumlardir vs.dir, ulkelere, cografyalara iliskin. Sen istisnasiz her cografyada yasayabilir misin? Her hayvan her cografyada yetisir mi? Her bitki her cografya'da yetisir mi? vs.vs.

Domestic tarzi tohumlar nerede büyüyorsa sende deneyini orada yapabilirsin.
Proplem nerde?????????????.



Cernobil etkili olmadi tum gezegenimize iliskin, bolge ve civarinda etkili oldu, kimyasal'a maruz kaldilar, gerek canlilar, gerekse cansiz yapilar vs. canlilar gorsel olarak, genetik dirence iliskin sekil/form degisimine ugradi, bitkiler, agaclar curuyemedi vs.
Kimyasal deyip geciyorsun.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Radyasyon
“Çevresine bu şekilde ışın saçarak parçalanan maddelere radyoaktif madde ....elektromanyetik parçacıklar kimyasal bağları kırabilecek enerjiye sahiptir”

genetik dirence iliskin diye bir sey yok burada , ne direncinden bahs ediyorsun.
genetic yapinin dna nin kimyasal baglarini (enformasyonu) bozuldugu icin degisikler oluyor.

Bu genetik kirilmalar degisikler ikinci ve ücüncü nesile kadar devam edebiliyior .
Ilginc olan nokta da genetic yapinin nasil düzeldigidir,
buradan bile benim ezki zaman codu videosundaki geri degisimin dna nin bilgisi dünyanin elegtrostatik alanindan geldigini dogrular. Cünkü mutasyon olan insanlar yine düzeliyor.(baliklar gibi ezki dna larina kavusuyorlar)
Bir düsün .




Biz bilimin bir kismini da elestiriyoruz zaten, hani diyordun ya, bizi kurtarmislar IMF'den, ekonomimiz buyuyormus, refahimiz artmis falan filan, ama sen 24 saatte ozgun dogasindan izole sekilde isik altinda yetisen mantarlari da onerirsin degil mi? Yoksa onermez misin?:wave:
Bak koydugun linke iliskin video tam da bununla ilgilidir.
IMF gitti mi gitti , G20 ye girdin mi girdin . Gerisi sizin yorumunuz.

O koydugum video kapitalismin yüzünden , insanlarin nasil zehirlendigini gösteren bir videodur ayni zamanda .

Eski zaman insanlarinin, yasam bicimleri veya inanis bicimleri bilinmeyen birsey degil ki? Eski zaman insanlarinin yeralti sehirlerinde, magaralarda yasadiklari vs. de zaten biliniyor.Sirf forumu arastirsan bircok konu ve mesaj bulursun bu konuda. Bize bilmedigimiz birsey soyle. Amerikan veya baska bolge yerlileri , kesilmeden oncesinden de, misir'i (sut/su veya farkli karisimlar) suluyordu. Hic mi arastirmassin sen? Hic mi okumassin merak edip, iddia ettigin konuya dair veya suphe etmezsin?


Burda galiba rakiyi biraz degil ,baya kacirmisin .Ezki zaman insanlari , magralari nereden cikardin.

Bilimin tarafinda duran birinin, bugunku mevcut bilimin eski zaman insanlari arasindaki bilim insanlari'nin ortaya koydugu bilgilerin uzerine insa edildigini reddettigini, tabiri caizse armut gibi durup dururken sak diye ortaya ciktigini iddia ettigini, en azindan bu sitede goremezsin, en basta ben karsi cikarim.

Sen neyden bahs ediyorsun Neva?????????????.



Cift yarik deneyini koydun da ne degisti, acikla bize!?? Yeni birsey mi ki, adi sani duyulmamis!?Sana daha ilk sayfalarda izah edildi degil mi, goz ornegine iliskin? Boyuyor muymus peki? Sonra ne yapiyormus omurga reflekslerin? Haydi anlat bakalim.

Göz ve beyinle ilgili burada sana cevap yazmistim.
https://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=569850&postcount=42

Cift yarik deneyide hakkinda düsündüklerimide bu rada yazmisim
https://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=570557&postcount=140


Motorlu(!)Flagel'ini, kamcili Indiana Jones'unu sevdigimin dine mine ne'si, evrime iliskin indirgenemez komplekslik nedir once bunu acikla,ilk sayfalarda verdigimiz iliskileri acikla veya. Hem indirgenemezlik'ten bahseder, hem de kanattan, motorlu flagelinden'den bahsedersen absurd olursun, indir, indir, indirgerim seni o halde haliyle..
Indirgeyen sensin sin ben degilim , idirgemek icin mi ben bu konuyu actim, absurd hangimiz.

Flagel motorunun videosunu da koyduk da ne oldu ? Hayret bu nasil olabilir dedinizmi ?

Tanri cikacak diye Yaklasiminiz apacik ortada .
Burdan mikey mouse ciksa idi coktan vay be anasini demistiniz.

Ister inanan ister inanma seni ve tüm ateistleri bu motordan uzak tutan inancdir.
inanci hastalik diye tanimlamak is degil , önemli olan bu hastaligin farkina varmak.
Sizler beni onu felan diye hasta görebilirsiniz ama inanki bende sizlerde de ayni hastaligin oldugunu görüyorum.













Kac sayfa olmus yazilanlar sana izah edilmis, sen hala eski zaman kodu videoma bakmadiniz diye feryattasin. Eee baktik iste ne degisti?

izleseydin baliklarin 150 yil önceki halerine geri döndüklerini görürdün.
Ormanda büyüyen bir bitkinin miliyonlar öncesindeki sekline girdigini görürdün.

Bu sirrin nasil olup bittigini cözemedikleri icin buna ezki zaman codu demis almanlar ???.

Sen kalkmis kedi takiyorsun pesime , sabah tan aksama kadar da bildigin aciklada acikla .

Aciklayamayan ölüme mahkummus gibi. Almanlar aciklayamiyor sen kalmis bana soruyorsun.

Sen her masaya vurdugunda dünyanin bir tarafinda tsunami olussa
Bana ne bundan bana aciklayamiyorlar deyip masaya devam vuracan demek,ki .

Ama elinde hic biiiiiiiir tanecik kanit olmayan ve aciklayamayan evrime inanmaya devam.
Evrime gelince aciklama ariyormusun ,yoksa birilerinin hayal gücünle cizilen fotoraflara mi kaniyorsun .

Ben tanriya neden ve nasil inandigimi anlattim , flagelin motorunu anlattim videosunu da koydum, elektrostatik alana göre evrimin oldugunu da ispatladim.

Her neyse aciklama yok tanri yok gibisinden gidiyorsun, bilimsel olarak dogrudur .
Ama bilimsel olarak bilim yoklugun olmadigini söylüyor , bilime inanan ateistler o zaman hangi yoklukta yok olup gidecekler .Ateizm bu noktada bilimle celismiyormu ?. Billim bu noktada hata mi yapiyor sence .

bu iki sorumu cevaplarsan sevinirim :

dolekbas
07-11-2015, 10:19
dolekbaş az önce Tanrı yok dedin ama kıvırıyorsun evrende duygular yok ve duygusuz bir evrende mutlak adalet ve sevgi kaynağı Tanrı düşünülemez.

Kime karşı kıvırıyorum? Karşınızda kıvırmamı gerektirecek bir otorite olduğunuzumu düşünüyorsunuz. Kimseye bişeyi zorla inandırmaya yada anlatmaya yada ispatlamaya mecbur değilim. Neye inanıyorsam yada neyi biliyorsam dürüstçe onu yazıyorum. Bugüne dek inandığım bir din vardı, bugün kalkıp müslümanlık beni hayal kırıklığına uğratıyor diye eleştiri yapıyorum ve siz bana kıvırıyorsun diyorsunuz. Hangi hakla ve neye dayanarak? Tanrıya inanıyorum kardeşim ve aksine inanmadığım sürece burada tanrı yok diye haykırmaya da niyetim yok.

Neva
07-11-2015, 11:49
He he odur .Bunca syafadan sonra yeni mi izledin de soruyorsun.
Sevgili dine mine ne;
Hayir, cok daha once izledim ben, net uzerinde ve sana demistim ki forumda bu konular islendi, ama kime diyorum? Yazilani okuyor musun?

Bal gibide eski zaman kodudur , neden diyorum bunu , cünkü baliklar ve bitkiler ezgi dönük degisime ugradigi icin ssöylüyorum bunu .
Bu geriye dönük degisimin nasil gerceklestigini kimsenin cözemedigi icin buna kod adi verilmis. Hani bana hep soruyorsunya nasil olmus diye.
Degildir. Altyapisiz ufurdugun surece, degildir cevabi alacaksin. Eskiye donuk kod diye birsey yok, kac kere yazacagiz, sana cigersiz kurbaga var diyoruz, ayni zamanda kemiksiz hayvan var diyoruz ne anliyorsun sen bundan? Eskiye donuk kod varsa sayet, senin isik tanrin niye su 600 volt ve uzeri canliya nasil etki edememis?

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/8/8f/Electric-eel.jpg


Malta Megalitik Tapınaklari linki vermisin , ingilzcem yok benim orada ,da mi yapmislar bu deneyi sevgili neva.
Laboratuvar olmadan elektrostatik alani nasil ve kim olusturmus yazarsan sevinirim.
Evet verdim, o tapinak sadece biri gozleme iliskin, hayir eski tapinaklarda tohum vs. turevlerin nasil korunduguna iliskin bir gozlemdi, daha sonra labaratuvara tasindi, daha once de demistim ya islendi bu ve benzeri kaynaklar forumda. Almanca kaynaklari aratirsan bulursun, okursun cesitli ve ogrenirsin sevgili dine mine ne.

Frekans dan neyi kast ediyorsun???? link verde görelim .
bitkilere müzik calanlar,da var, bildigin gibi müzik de frekans,dir .
Benim videoda müzik calan varmi?, benim videoda elektrostatik alan var.
Bilmem, git soyle bir ilk sayfalara uzan bakalim neler yazmisiz, cizmisiz filan, isiktanri senin tanrin, senin biliyor olman lazim, videoyu sen koyduguna gore. Degil mi? Frekans'in ne oldugunu arastirabilirsin pekala istemen halinde.


https://tr.wikipedia.org/wiki/Elektriksel_alan
Burada kuantum fizigida var .

E bir mesaj once dedim ya sana, okuyor musun yazdiklarimi? Kediler kanli canli gozluyor, seni Schrodinger'in kedisi opsun demistim sevgili dine mine ne.

Yok canim ne demek , neler neler olduda biz kimselere kirilmadik.Kirilanlarin halini gördük , bu gün aramizda yoklar ,öyle degilmi.
Olsun ben yazayim da, sonra gucenme. Rupert Sheldrake kafali sevgili dine mine ne demistim degil mi?

Domestic tarzi tohumlar nerede büyüyorsa sende deneyini orada yapabilirsin.
Proplem nerde?????????????.
O halde verdigin linkin manasi nedir? Yerliler o kitanin insanlari zaten patent almalari da normal, kendi ulkelerine iliskin. Adamlarin misiri meshur ve bilinen birsey, ustelik eski yerlilerin inanclarinda da ciddi sekilde yer aliyor.



Kimyasal deyip geciyorsun.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Radyasyon
“Çevresine bu şekilde ışın saçarak parçalanan maddelere radyoaktif madde ....elektromanyetik parçacıklar kimyasal bağları kırabilecek enerjiye sahiptir”

Tabi ki senin anlatimlarina evrime iliskin kimyasal deyip gececegim, ben ortamdaki enflasyon unsurlar uzerinden ele aliyorum, sonra enformasyon islerim. (kacinci yazisim sahi sana bu cumleyi???) Daha radyoaktif'e gelemedik ki, senin eski zaman kodlardayiz, isiktanrin'dayiz,onu gecersek , konuya istirak edebiliriz belki.

Nasil? Boyle mi?

Fakat artık başlangıç aşamasında ki şeylerin çok daha bulanık olduğunu biliyoruz çünkü bizim resmimizi evrene tamamen gönderen devrim niteliğinde yeni kanunları keşfettik. Dünyamızın görüntüsü uzay boşluğundan mikroskopik alanlara taşındı, tüm bunların hepsi gerçeklik kavramını tekrar kavramamızı sağlayan garip ve gizemli kanunlar sayesinde, bunlar kuantum mekaniği kanunları.
Ya da boyle mi?

Kuantum fiziği zaten maddenin arkasındaki teori demek .
sizin bildiğiniz hayat kendiliğinden veya evrim ile oluşmamıştır, evrenin dışından gelen bu enformasyon ile olmuştur.

Peki bunu neye göre söylüyorum. Bakın kuantum fiziğinde eskiye dönüp Geri gidebilirsiniz.
Tüm evren Bey'in gibidir hafızadır. Eskiye dönüp enformasyonlar kayıtlıdır. Olup biten her şey kayıt altındadır (Kuantum teorisi).
Bildiğiniz gibi eskiye dönük dünyamız bugüne ilişkin daha yüksek bir elektrostatik ( ışık )alan altında kalmıştır. Ve bu enformasyondur ki eskiden yaşıyan canlıların şeklini veren.Bugün o günkü şartlar altındaki elektrostatik alanı bir DNA 'nın (canlının )üzerinde oluşturursanız ,o zaman (buraya dikkat) o zamanki şartlar altında yaşayan canlıların şeklini geri oluşturabilirsiniz. Ve bunun isbatını ben bu siteye eklemiştim. Peki bu neden böyle olabiliyor. Nedeni şudur: ışıktaki enformasyon DNA 'daki olan bilgileri değiştirmiştir.
Onu neredeki bir gostersen, arkasina da bakmayi dusunebiliriz belki. Digeri sanirim senin isiktanrin oluyor. Gidip gelen var mi peki, yedigin ictigin senin olsun, gozlemlerini anlat, aydinlat bizi. Tamam iste onu soruyorum ya bilmemkacinci mesajdir, senin kendi kafana gore olusturdugun su cansiz madde'nin kimyasal evrime maruz kalisini bir anlat artik, yani isiktanrin carpti vs. de cansiz maddende kol, bacak filan mi filizlendi, nasil oldu stepler bir anlat? Hala bekliyoruz anlatmani.(altini cizdim dikkatini ceker mi acaba soru diye) Sana, Schrodinger'in kedisi opsun seni sevgili dine mine ne diyorum, bana kalkip radyoaktif nedir linki mi veriyorsun!?


genetik dirence iliskin diye bir sey yok burada , ne direncinden bahs ediyorsun.
genetic yapinin dna nin kimyasal baglarini (enformasyonu) bozuldugu icin degisikler oluyor.

Bu genetik kirilmalar degisikler ikinci ve ücüncü nesile kadar devam edebiliyior .
Ilginc olan nokta da genetic yapinin nasil düzeldigidir,
buradan bile benim ezki zaman codu videosundaki geri degisimin dna nin bilgisi dünyanin elegtrostatik alanindan geldigini dogrular. Cünkü mutasyon olan insanlar yine düzeliyor.(baliklar gibi ezki dna larina kavusuyorlar)
Bir düsün .
Senin eski zaman kodu mucize'ne/sirrina iliskin degil mi bu ustte anlattigin.

IMF gitti mi gitti , G20 ye girdin mi girdin . Gerisi sizin yorumunuz.
O koydugum video kapitalismin yüzünden , insanlarin nasil zehirlendigini gösteren bir videodur ayni zamanda .
Iste ayni seyi soyluyoruz zaten, kapitalizm'in G20 ile bir bagi var mi bir dusun bakalim? Bak eski zaman kodu diyorsun, patent diyorsun!?

Burda galiba rakiyi biraz degil ,baya kacirmisin .Ezki zaman insanlari , magralari nereden cikardin.
Bence sen sarabi fazla yuvarlamissin ki bu soruyu sorabildin. Video sebepli olabilir mi dersin? Hani su senin onunu ardini hic arastirmadan koydugun!?

Sen neyden bahs ediyorsun Neva????????????? .

Videona ve iddialarina iliskin, bir daha don ve oku istersen. Ateistler falan filan soyleniyordun ya..

Göz ve beyinle ilgili burada sana cevap yazmistim.
https://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=569850&postcount=42

Cift yarik deneyide hakkinda düsündüklerimide bu rada yazmisim
https://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=570557&postcount=140

Eeee sonuc? Boyuyor muymus , boyamiyor muymus?


Indirgeyen sensin sin ben degilim , idirgemek icin mi ben bu konuyu actim, absurd hangimiz.

Flagel motorunun videosunu da koyduk da ne oldu ? Hayret bu nasil olabilir dedinizmi ?
Nasil diyelim ki!? Hayret tanri neler yapmis dememizi filan mi bekliyorsun bilmem ki? Yok sen Akilli Tasarim, HY urunleri ile actin. Absurd olan sen olabilir misin?

Tanri cikacak diye Yaklasiminiz apacik ortada .
Burdan mikey mouse ciksa idi coktan vay be anasini demistiniz.
Tanri cikacaksa, adiyla saniyla cikar zaten, ortaya cikan da tanri olmaz, tanri deneylenir mi? Halbuki ben sana Noel Baba da demistim.

Ister inanan ister inanma seni ve tüm ateistleri bu motordan uzak tutan inancdir.
inanci hastalik diye tanimlamak is degil , önemli olan bu hastaligin farkina varmak.
Sizler beni onu felan diye hasta görebilirsiniz ama inanki bende sizlerde de ayni hastaligin oldugunu görüyorum.
Yok rica ederim, seni veya otekini niye hasta gorelim ki? Bak,buna ragmen sayfalarca yazdik.. Motor kelimesine takilmissin sen, oysa ilk sayfalarda titresim vs. bahsettik, dikkate aldin mi? Yok. . Simdi sana kinetik enerji desek ne degisecek? Zira isiktanrini lanse etme egilimi icerisindesin, biz de yol verdik, engellemedik seni. Bilakis konustuk ama onyargilarin sebebiyle, sana yazilanlari dahi anlama, dikkate alma cabasi gostermedin, bu acidan biraz da kendini sorgulamayi dusundun mu?

izleseydin baliklarin 150 yil önceki halerine geri döndüklerini görürdün.
Ormanda büyüyen bir bitkinin miliyonlar öncesindeki sekline girdigini görürdün.

Bu sirrin nasil olup bittigini cözemedikleri icin buna ezki zaman codu demis almanlar ???.

Sen kalkmis kedi takiyorsun pesime , sabah tan aksama kadar da bildigin aciklada acikla .

Aciklayamayan ölüme mahkummus gibi. Almanlar aciklayamiyor sen kalmis bana soruyorsun.

Yasadigim yerde gozlemliyorum ben cokca, ustte de sana cografya farkliliklarindan bahsetmistim, ama yine okumamissin, Almanlar sana gore aciklayamamis olabilirler, baskalari acikliyor olabilir.

Sen her masaya vurdugunda dünyanin bir tarafinda tsunami olussa
Bana ne bundan bana aciklayamiyorlar deyip masaya devam vuracan demek,ki .
Evet oyle bir geyik vardi bir zaman, Cin'liler ayni anda ziplasa filan diye...
https://eksisozluk.com/5-milyar-cinli-ayni-anda-ziplarsa-deprem-olur-mu--622315

Ama elinde hic biiiiiiiir tanecik kanit olmayan ve aciklayamayan evrime inanmaya devam.
Evrime gelince aciklama ariyormusun ,yoksa birilerinin hayal gücünle cizilen fotoraflara mi kaniyorsun .

Ben tanriya neden ve nasil inandigimi anlattim , flagelin motorunu anlattim videosunu da koydum, elektrostatik alana göre evrimin oldugunu da ispatladim.

Her neyse aciklama yok tanri yok gibisinden gidiyorsun, bilimsel olarak dogrudur .
Ama bilimsel olarak bilim yoklugun olmadigini söylüyor , bilime inanan ateistler o zaman hangi yoklukta yok olup gidecekler .Ateizm bu noktada bilimle celismiyormu ?. Billim bu noktada hata mi yapiyor sence .

bu iki sorumu cevaplarsan sevinirim :
Yeterince kanit var evrim icin, evrim sadece maymun vs. degil ki, biraz daha arastir, bir o kadar da henuz ulasilmayan var. E kendin dedin ya, birisi fotografimizi cekip evrene yolluyormus filan onceki sayfalarda, bizler de haliyle, gozlem, deney vs. ortaya koyabildigimiz bilgileri savunmamiz kadar normal ne olabilir ki?
Senin sorunun bence, ateistleri toptan ayni kefeye koymak, oysa boyle degil.

Yok'luk nedir, koy ortaya onceki isleyebilelim, sen de soyledigini anlamis olasin. Niye celissin ki!? Bilime inanilmaz zaten, inanirsan elestiremezsin, deneyleyemezsin, herhangi bir bahse iliskin bilgi sahibi olursun, uretim asamasinda hep bir on bilgi mevcuttur, bunun uzerine insa edersin ve bilgilerin degisebilir, guncellenebilir, dogrulanabilir vs. bilimin ozelligi bu. Nokta koymayisi. Sen sanirim nokta konulmus gibi algilamaktasin.

world
07-11-2015, 11:59
Kertenkelenin gerek duydugu kosular sonucu baska bir hayvana dönüsmesini ispatliyacksin o zaman .

bin türlü cesit ayri yerlerde yasayan kertenkeleler, yasadiklari ortama
göre evrimlesmistirler ama bunlardan baska bir canli olusmamistir .
.
Yok öyle bir sey world.

100 milion yasinda kertenkele ,yapsa birseyler yapardi .

Bir canlılar sıfırdan nasıl oluştu bunu açıklayacaksın, bir proteini daha açıklayamıyorlar, iki canlıların genetik bilgisini oluşturan mekanizma ne? DNA'sında canlıya ait kodlanacak üretilecek olan proteinlerinin kodları hepsi yazılı yani bilgi içeriyor Dna. Ben diyorum ki bu bilginin sahibi kim , bu bilgi DNA'ya nasıl kodlandı diye soruyorum. Evrimciler mutasyondan bahsediyor ama canlı mutasyona uğradığında sakat kalıyor, Bilim deney gözlemleme diyorsunuz ama deney sonuçlarında tek bir türü bırakın tek bir enzimin oluşunu dahi gözlemleyemıyorsunuz . Tek bir enzim dahi üretemeyen mutasyonlar tüm genetik materyali insanda 3.27 milyar, dünyada milyonlarca canlı türü var hepsinin milyarlarca harflerden oluştuğunu düşünürsek katrilyon çarpı katrilyon bilgiden bahsediyoruz. Deney ve gözlem diyorsunuz anladık , mutasyon diyorsunuz onu da anladım ama mutasyon bir enzim dahi yapamıyor. Ya sakat, hasta, kısır yada canlıyı öldürüyor. Bunlara rağmen siz halen mutasyon diyorsanız bu inanç olmuş olur, bilim değil. Yaradılış bir inanç değil bir gerçektir ama evrim ispati olmadigindan bir inançtır.

Hakaret edip lafı uzatmayacaktım ama protein nasıl oluuyor dedikten sonra şunu söylüyorum: Adnancı Yaratılışçılar ,Evangelistlerden zerre farkın yok.Protein oluşumunu istiyor arkadaşlar hem de bunu evrim yapmalıymış.Buyrun burdan yakın .Aptalca argümanlar, aptalca seçimler .

dolekbas
07-11-2015, 12:41
20 sayfadır tartışılmasının sebebi sanırım tesadüfün ne olduğunu anlamada sıkıntı yaşamanız. :)

Evrim tartışmadan önce tesadüfün ne olduğunu anlatmak gerekiyor belki de.

Bugüne kadar evrimle ilgili okuduğum kaynaklardan farklı bişey söyleyecekseniz buyurun sizi dinliyorum.

Benim de anlatamadığım şey şu sanırım; bir değişimin olumlu olmasının yanında olumsuz olarakta gelişmesini sebep gösterip tesadüflerin bizim düşündüğümüz gibi olmadığını savunmak, tüm bu oluşmuşluğun birer tesadüfe dayandırılması gerçeğinizi değiştirmiyor. Burun mükemmeldir tamam ama insanların yarısının burunlarında et vardır yada kemik eğriliği vardır. Bunun böyle olmasının yaratılmışlık adına bir eksik olup olmadığını bilemeyiz. Hastalığı yaratmak ne demek? Tanrı inancı kendi içinde tutarlıdır. Tanrısız evrende kendi içinde tutarlıdır. Ama bu İNANÇLARI kafa kafaya çarpıştırmanın sonucu çok saçma çıkıyor. Yani tanrı varsa şu niye böyle bu niye öyle demek çok komik. Varlığını olması gerektiğini düşündüğün bir iradeyi kabul edip sonra bu niye böyle demek saçmadır. Belli ki öyle olmasını isteyen biri var diye düşünürsün ve bu bir İNANÇTIR. Tanrı varlığına inanmayan bir insanın tanrı varlığına inananların bu inançlarını eleştirme şekilleri kendi tanrısız dünyalarında geliştirdikleri muhakeme yeteneği ile yapılınca olmuyor. Buradan manasız görünüyor. Tıpkı bizimde oradan size manasız göründüğümüz gibi. Her yazımda evrimi savundum ki biyoloji ve türevlerinde iyi değilimdir fakat hala sebebini tanrıya bağladığım için bu özgür düşünce platformunda sopa yiyorum. Biride utanmadan "kıvırma" diye yazmış. Acaba yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama bugün ki insan şekline gelebilmemiz için tek hücreden bu yana başımızdan geçen değişimlerin hem sayısını, hemde niteliğini buraya yazsanız sanırım binlerce madde olur. Bunu tüm canlılık için yapsanız (ortak atalar olması bişey değiştirmez) muazzam değişimler görürüz. Tamam şartlara göre evrilmeler farklı oluyor felan filan ama sonuçta evrim ve dayandığı kurallar bile yaşamın kaynağı ve bu kuralların işlemesi için sayısız kural yine bir arada çalışıyor ve bu kadarının kendi başına oluştuğunu savunmak tesadüfcülüktür. Tesadüfün tanımı bunu değiştirmez. Canlılığı evrimle açıklayınca bişey olmaz ama bu evrimi ve evrimide meydana getiren şart ve kurallarıda tesadüfe bağlamak saçmadır. Ama inanılabilir tabi. Sonuçta bi kez daha söyleyim o ilk canlı hakkında gözlem şansımız olmayacağı için evrimin bir yanı hep inanç olarak kalacaktır. Umut belkide.

world
07-11-2015, 13:01
Abi hala ilk canlı diyorlar ya masalların insanların beynini nasıl sömürdüğünün göstergesidir bu hala ilk canlının açıklamasının tam olarak bilinememesini evrimin inanç olması için neden olarak gösteriyorlar.

world
07-11-2015, 13:21
Maddeden bağımsız varlık nasıl oluyor?Varlığın tanımına ters
Mekandan bağımsız varlık nasıl oluyor?Varlığın tanımına ters.
İnanmak ne demek?Bilmenin tam zıttı.
Rezalet argümanlar rezalet Tanrı tanımları yapıyorsunuz ve buna çok gizemliymiş gibi inanç diyorsunuz.

Predator
07-11-2015, 15:24
Bugüne kadar evrimle ilgili okuduğum kaynaklardan farklı bişey söyleyecekseniz buyurun sizi dinliyorum.

Popüler bilim kaynaklarından okuyup evrimi öğrendiğinizi sanmayın.


Benim de anlatamadığım şey şu sanırım; bir değişimin olumlu olmasının yanında olumsuz olarakta gelişmesini sebep gösterip tesadüflerin bizim düşündüğümüz gibi olmadığını savunmak,

Değişimin olumlu veya olumsuz olması ile tesadüfi olması arasında herhangi bir ilişki yok.

tüm bu oluşmuşluğun birer tesadüfe dayandırılması gerçeğinizi değiştirmiyor.

Evet, hiç bir özel amaca yönelik oluşmadı. Burada sizin hatanız olayın fiziksel olarak tesadüfen oluştuğunu düşünmeniz. Sizde sürekli bu kavramı dile getirip tesadüfen oluşamayacağını iddia ediyorsunuz. Biz neyi savunduğumuzu açıklıyoruz ve bunun bilincindeyiz ancak siz neye karşı durduğunuzun bilincinde misiniz ?

Neden herhangi bir özel amaca yönelik oluşmadığını da açıkladım. Siz hala bir amacı olduğunu savunuyorsunuz. Bu noktadan sonra diyecek bir söz yok yanlış inançların peşinden koşmak sizin tercihiniz. Sürecin bilinçli ilerlediğini gözlemlesek emin olun şuan bunu savunuyor olurduk.


Burun mükemmeldir tamam ama insanların yarısının burunlarında et vardır yada kemik eğriliği vardır.

Doğal seçilim mükemmelliğe yol açmaz.

Hastalığı yaratmak ne demek?

Mikroorganizmaları Tanrı yaratmadı mı ?

Ya da mutasyonları Tanrı kontrol etmiyor mu ? :)

Yani tanrı varsa şu niye böyle bu niye öyle demek çok komik.

Bir amaca yönelik oluştuğunu söylüyorsan bu amacın ne olduğunu söyleyeceksin. Eğer bir amaca yönelik oluştuysa bu amaç sadistlik olabilir mi diye sordum. Amacını anlamak için yarattıklarına bakmak gerek değil mi ?

Varlığını olması gerektiğini düşündüğün bir iradeyi kabul edip sonra bu niye böyle demek saçmadır.

O iradeyi kabul eden sizlersiniz. Sizin sormanız gereken soruları biz soruyoruz.

Belli ki öyle olmasını isteyen biri var diye düşünürsün ve bu bir İNANÇTIR.

Öyle olmasını istemesi için bir sebep olmalı. Bu sebep sadistlik mi diye sormuştum.

Her yazımda evrimi savundum ki biyoloji ve türevlerinde iyi değilimdir fakat hala sebebini tanrıya bağladığım için bu özgür düşünce platformunda sopa yiyorum.

Gerçeklerin söylenmesi sopa etkisi mi yaratıyor ?


Tamam şartlara göre evrilmeler farklı oluyor felan filan ama sonuçta evrim ve dayandığı kurallar bile yaşamın kaynağı ve bu kuralların işlemesi için sayısız kural yine bir arada çalışıyor ve bu kadarının kendi başına oluştuğunu savunmak tesadüfcülüktür.

Fiziksel olarak oluşum tesadüfi değil.


Canlılığı evrimle açıklayınca bişey olmaz ama bu evrimi ve evrimide meydana getiren şart ve kurallarıda tesadüfe bağlamak saçmadır.

Tesadüfün ne olduğunu anladıktan sonra saçma olup olmadığını tekrar düşün.


Ama inanılabilir tabi. Sonuçta bi kez daha söyleyim o ilk canlı hakkında gözlem şansımız olmayacağı için evrimin bir yanı hep inanç olarak kalacaktır. Umut belkide.

Gözlemlemeye gerek yok. Her şey gözlem ile bilinmez.

Predator
07-11-2015, 15:39
bir proteini daha açıklayamıyorlar

Bir proteinin oluşma ihtimali 10^500 iken bu evrimciler tesadüfen oluştu diyorlar. Bu nasıl mümkün olabilir ? :D

Ateistler bunu da açıklayın ?

mutasyon diyorsunuz onu da anladım ama mutasyon bir enzim dahi yapamıyor. Ya sakat, hasta, kısır yada canlıyı öldürüyor. Bunlara rağmen siz halen mutasyon diyorsanız bu inanç olmuş olur

https://en.wikipedia.org/wiki/CCR5

Yer çekimi de inanç zaten. Mutant CCR5 alelinin yaralı bir mutasyon olduğunu görüyoruz ancak yine de inanıyoruz. Nasıl olduğunu bizde bilmiyoruz. Ateistler bunu da açıklayın ? Görülen bir olay nasıl inanç olur ?

Sende görüyorsun ancak inanmıyorsun. Senin durumu nasıl açıklayalım ? Ateistler bunu da açıklayın ? :) Gördüğü olayı reddediyor. :lol:

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/c/c7/HIV_attachment.gif


Yaradılış bir inanç değil bir gerçektir ama evrim ispati olmadigindan bir inançtır.

Yaratılış gerçekse evrim gerçek değildir. Evrimin gerçek olmadığını kanıtlar mısın ?

dine mine ne
07-11-2015, 19:21
Bir proteinin oluşma ihtimali 10^500 iken bu evrimciler tesadüfen oluştu diyorlar. Bu nasıl mümkün olabilir ? :D

Ateistler bunu da açıklayın ?



https://en.wikipedia.org/wiki/CCR5

Yer çekimi de inanç zaten. Mutant CCR5 alelinin yaralı bir mutasyon olduğunu görüyoruz ancak yine de inanıyoruz. Nasıl olduğunu bizde bilmiyoruz. Ateistler bunu da açıklayın ? Görülen bir olay nasıl inanç olur ?

Sende görüyorsun ancak inanmıyorsun. Senin durumu nasıl açıklayalım ? Ateistler bunu da açıklayın ? :) Gördüğü olayı reddediyor. :lol:





Yaratılış gerçekse evrim gerçek değildir. Evrimin gerçek olmadığını kanıtlar mısın ?



Misal t harfinin biz çizgisini aldığın zaman ı harfi olur , ve bu ı harfi Hıv direncini sağlıyor. Sizin gibi evrimciler de bu olayı insanlara direnç diye satıyor. Halbukisi sizin istediğiniz mutasyon böyle olmalıydı.

Bir enzim ile ı harfinden t harfi oluşsaydı veyahut tersine de olabilir ama bir enzim ile oluşturması şart .

Burada direniş diye Evrimcilerin sattığı olayda enzimli oluşum yok, olumlu bir bozulma var,
Ateist olduğun için bunları anlamakta zorluk çekebilirsin , normaldir.


Mutasyon DNA bozulmasidir, bunu anlayin artik.
Yoksa bu naneyi her zaman yedirecekler size.

Senin istedigin mutasyon,da her daim enzim olmasi lazim.

Tuglaniz yok ev yapmaya ama tufanda yikilan ev bir ise yaramis sizde buna evrim (mutasyon) diyorsunuz .
Bu size evrimin mutasyonunu satanlar geldigi zaman (haberler) tugla varmi dige arastirin lütfen.

Hayatimizda bu güne kadar millyarlarca tugla olusmus , ve bu bu tuglalar da degisik degisik oldugu halde nedense heb dogru yerlere yerlesmis, yaw inanmayacaksin ama motor dahi olusturmus bunlar.

Akilli tasarim dedigin zaman da senden kötüsü yok .

Iyi tasarim yok diyelim geriye akil kalir.
akil nasil olsun diyorsunuz, iyi akili alalim o zaman ,akili aldigimiz zaman ne kaliyor geriye ?????? Tesadüf.
O da güzel ama o zamanda kac tane tesadüf sourusu cikiyor karsimiza ?.
bunu nasil cevapliyacaz.
Hani delinin evi kac kere yanar misali . Bir degil iki degil üc degil ehhhhhh ama yeter artik demezlermi adama.
Abi oluyor iste sözüne akli basinda olan insan inanirmi.

Yawwwww neden bu kadar gözlerinizi kapatiyorsunuz ?.
Belki bir seker iki tuz , ve üc damla limonsuyu sonucu Akil ortaya cikiyor . Kim bilir ?.

Dur ulan bir deniyeyim sunu belkide tutar anasini satayim , beli mi olur belkide tesadüf bana toslar.

Predator
07-11-2015, 19:40
Misal t harfinin biz çizgisini aldığın zaman ı harfi olur , ve bu ı harfi Hıv direncini sağlıyor.

Evet, delesyon tipi bir mutasyon.

Sizin gibi evrimciler de bu olayı insanlara direnç diye satıyor.

Direnç değilse nedir ?

Halbukisi sizin istediğiniz mutasyon böyle olmalıydı.
Bir enzim ile ı harfinden t harfi oluşsaydı veyahut tersine de olabilir ama bir enzim ile oluşturması şart .

Bizim istediğimiz ne demek ?

Mutasyonlar enzimin kodlama sırasında hata yapması ile oluşabilir.

Dediğin gibi de mutasyon oluşuyor. Bunlara duplikasyon deniyor. Duplikasyon sonucu oluşan mutant genler daha sonra diğer mutasyon çeşitleri ile tekrar mutasyona uğrayarak farklı genler oluşuyor. Bunlar evrimin ham maddesini oluşturuyor.

Burada direniş diye Evrimcilerin sattığı olayda enzimli oluşum yok, olumlu bir bozulma var,

Neden enzimli olmasını şart koşuyorsun ?

Delesyon mutasyonlarını mutasyondan saymıyor musun ? :)

Mutasyon DNA bozulmasidir, bunu anlayin artik.

Mutasyonu basitçe genomda meydana gelen değişim olarak tanımlayabiliriz.

Yoksa bu naneyi her zaman yedirecekler size.

Hangi nane ?


Senin istedigin mutasyon,da her daim enzim olmasi lazim.

Benim istediğim mutasyon nedir ?

Tuglaniz yok ev yapmaya ama tufanda yikilan ev bir ise yaramis sizde buna evrim (mutasyon) diyorsunuz .

Ne diyelim ? Yararlı mutasyon değilse nedir ?

Hayatimizda bu güne kadar millyarlarca tugla olusmus , ve bu bu tuglalar da degisik degisik oldugu halde nedense heb dogru yerlere yerlesmis, yaw inanmayacaksin ama motor dahi olusturmus bunlar.

Ateistler bunu da açıklayın ? :)

dolekbas
10-11-2015, 12:05
Popüler bilim kaynaklarından okuyup evrimi öğrendiğinizi sanmayın.



Değişimin olumlu veya olumsuz olması ile tesadüfi olması arasında herhangi bir ilişki yok.



Evet, hiç bir özel amaca yönelik oluşmadı. Burada sizin hatanız olayın fiziksel olarak tesadüfen oluştuğunu düşünmeniz. Sizde sürekli bu kavramı dile getirip tesadüfen oluşamayacağını iddia ediyorsunuz. Biz neyi savunduğumuzu açıklıyoruz ve bunun bilincindeyiz ancak siz neye karşı durduğunuzun bilincinde misiniz ?

Neden herhangi bir özel amaca yönelik oluşmadığını da açıkladım. Siz hala bir amacı olduğunu savunuyorsunuz. Bu noktadan sonra diyecek bir söz yok yanlış inançların peşinden koşmak sizin tercihiniz. Sürecin bilinçli ilerlediğini gözlemlesek emin olun şuan bunu savunuyor olurduk.



Doğal seçilim mükemmelliğe yol açmaz.



Mikroorganizmaları Tanrı yaratmadı mı ?

Ya da mutasyonları Tanrı kontrol etmiyor mu ? :)



Bir amaca yönelik oluştuğunu söylüyorsan bu amacın ne olduğunu söyleyeceksin. Eğer bir amaca yönelik oluştuysa bu amaç sadistlik olabilir mi diye sordum. Amacını anlamak için yarattıklarına bakmak gerek değil mi ?



O iradeyi kabul eden sizlersiniz. Sizin sormanız gereken soruları biz soruyoruz.



Öyle olmasını istemesi için bir sebep olmalı. Bu sebep sadistlik mi diye sormuştum.



Gerçeklerin söylenmesi sopa etkisi mi yaratıyor ?



Fiziksel olarak oluşum tesadüfi değil.




Tesadüfün ne olduğunu anladıktan sonra saçma olup olmadığını tekrar düşün.



Gözlemlemeye gerek yok. Her şey gözlem ile bilinmez.

Kısaca bir kez daha yazıyım inandığım şeyi. Böylece bilime ters bir durum oluşmadığını göreceksiniz. Bunun bir inanç olduğunu sanırım anlayacaksınız bu sefer. Bu sebeple ispat edemeyeceğim için benden delil istemeyi bırakacak ve çürütemeyeceğiniz için de delil sunmaktan vazgeçeceksiniz diye düşünüyorum.

İNANCIMA GÖRE; tanrı bugün ki insan ırkı da dahil tüm canlılığı yaratmak istemiştir. Bu canlıların farklı türlerinin farklı zaman dilimlerinde yaşamasını istemiş olacak sanırım. Ardından bir evren tasarladı. Temel yapı taşlarını bir düzen(yazılım, program, kurallar, yasalar vs.. gibi düşünüyorum) içinde oluşturdu yada kendi boyutundan buraya nakletti yada kendi boyutunda gerçekleri olan şeyleri buraya simüle etti bilemiyorum. Belkide zihinsel bir algıdır sadece. Belkide sicimlerdir aslında yapı taşı. Bilemiyorum. Ardından plan tasarladığı gibi işledi. Fakat özgür irade ürünü olan hiçbirşeye müdahale etmedi. Bu sebeple görünmüyor, delil sunmuyor, varlığının yansımasını inanç platformundan çıkartmıyor diye düşünüyorum. Yaratılma nedir, kendisi nerede hangi boyutta, biz neyiz, neden yaratıldık, amaç ne, oyun mu gibi binlerce soru çıkıyor ortaya. Bilmiyorum bunları ve çoğunun cevabına aslında ihtiyacım yok. Sadece içimde olan güzelliklere ve yasalara uyarak kendi algı düzenime göre iyi olacağını düşündüğüm şeyleri yapıyorum. Aynı bilimsel makaleyi okuduğumuzda aynı tarafsız bakış ile irdeleyebiliriz. Bir makina tasarlarken hiç tanrıya güvenipte ince sac kullandığım olmadı. Sonuçta bir hesabı var tasarımın. İnanç bu hep söylediğim gibi. Merak etmeyin zaten ne evrime nede bilimin kalanına zarar verecek boyutta bir inşa şekli yok bunun. Bana kullandığınız üslubu, inancı ile başkalarını döven insanlara karşı yaparsanız hem benim için hem de toplum için daha iyi bir iş yapmış olacaksınız.

Tanrı cani mi demişsiniz. Bilmiyorum. Dua edelim de öyle olmasın. Ama cani olanın tanrı değilde aslında doğa olduğunu düşündüğünüze göre özünde siz de tanrının kötü vasıfları olamayacağını düşünerek tanrı inancından vazgeçmişsiniz gibi görünüyor. Bu iyi bişey. Emin olun cani sıfatlar yükleyeceğimiz bir tanrıya inanmaktansa, bunca caniliği yapanın bir tanrı olmaması gerektiğinden yola çıkıp ateist olmak tanrıya gösterilebilecek en büyük saygıdır bana kalırsa. Fakat herşeyin sonu varsa, tekrar uyandığımızda bişey hatırlamayacaksak (gibi kulağa fantastik gelen şeyler varsa yani) o zaman buna canilik denir mi? Cani olamayacağı içimize kodlanmış bir tanrının cani olup olmamasını düşünmeye itmek için yapılmış bir oyunsa bu hoş mu? Bence böyle bakmak lazım.

Saygılarımla.

Not: İnançlarım gerçek çıkmayabilir. Bunu bilemeyeceğim için inanç diyorum malumunuz. Fakat ilkokul 5'e gittiğimi düşünerek en baştan başlayacağımız şekilde sorular gelmemesini çok temiz bir kalple rica ediyorum. Tanrıya inanıyorum ben sadece, kafayı yemedim, zihin karışıklığı yaşamıyorum, tv izlemekten çok kitap okuyorum ve sizin sorularınızın daha canice olanlarını kendime yıllardır soruyorum. Endişe yok. Bu işin doğrusu yanlışı da yok. Sadece inanç.

alpha
10-11-2015, 16:42
Bilim tanrı yı yok edebilir mi ? Hayır yok edemez. Bunu yapabilmesi için evrenin, düzenin, canlılığın, dnanın, beyindeki sinapsların, .. nasıl oluştuğunu söyleyebilmeli. Bilemediği yerde "bilemiyorum o zaman yoktur" demek sadece kendini tatmin etmek olabilir.

Bugün günümüzde bilim ilerledi diyoruz ama;

- bir damla kan yapamıyoruz.
- bir gram yiyecek yapamıyoruz.
- madde nedir bilmiyoruz.
- dna yı çözmüş değiliz.
- beyin kadar hızlı çalışan bir bilgisayar yapamadık.
- ağaçtan daha mükemmel bir (veya yakın) güneş enerjisi cihazı yapamayız.
- evrenin nasıl oluştuğunu bilmiyoruz (hawkings yerçekimi diyor ama yerçekimi zaten evren oluşmadan evvel yok idi, olmayan bir şey bir başka şeyi nasıl oluşturabilir?)
- dünyada milyarlarca program yazılmıştır, bilgisayar ortamında, cep telefonlarında, çeşitli bir çok cihazda.. ama hiçbirisi programcısız olmamıştır.
- akan su bir baraj inşaa edip bir hidroelektrik santrali oluşturmamıştır hiç bir zaman.
- aşamalarını tamamen bilsek dahi bir gram süt yada bir gram bal yada bir gram glikoz yapamayız.

Allah bir sivrisineği örnek gösteriyor...

Çünkü

anlamayana sivrisinek saz. yani.. anca anlayana..


Peki şimdi bütün bu tür şeyleri açıklayamayan bilim nasıl Tanrı yı yok ediyor ?

errata
10-11-2015, 17:01
alpha, tanrının varlığına inanacağımız deliller nerede?
Bana bir tane delil göster, bu delil doğrudan tanrıyı göstersin.

İlahimasal
10-11-2015, 17:16
Allahın en büyük kanıtı bu ayettir.inanmayan kafirdir.

Ahzap 50 götür ayeti

يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَحْلَلْنَا لَكَ أَزْوَاجَكَ اللَّاتِي آتَيْتَ أُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ مِمَّا أَفَاء اللَّهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ اللَّاتِي هَاجَرْنَ مَعَكَ وَامْرَأَةً مُّؤْمِنَةً إِن وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ إِنْ أَرَادَ النَّبِيُّ أَن يَسْتَنكِحَهَا خَالِصَةً لَّكَ مِن دُونِ الْمُؤْمِنِينَ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ فِي أَزْوَاجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا.

dine mine ne
10-11-2015, 23:29
400 tane aminoasitli bir tane protein Bir yerde belli bir vazifeyi yapacağı tam olarak ortaya çıkmasının olasılığı 20 üzeri 400. Bugün uzaydaki madde hepsi bir nükleyıt asitlere dönüşse bunu yapmaya uzayın ömründe başaramaz diyorlar.O zaman bunun arkasında bildiğimiz Bir Doğa yasası var mı bu aminoasitleri arka arkaya getiren . Sorun şudur , biyolojide böyle bir yasa şimdilik yok . Tuz kristalleri belli Bir kimyasa yasaları çerçevesinde bunlar birleşip bir araya gelir, niye? Çünkü kimyasal bir çekiş var. Aminoasitler belli bir dizileri ile ancak çalışıyor, aminoasitlerin her birini birbirine çekecek belli bir sistem yok. Buna bir doğa yasası bulamıyorsak bu nasıl oluyor şeklinde düşünmemiz lazım. Şimdi proteinler bu kadar karmaşık dna daha karmaşık.

Önemli olan bunların belli bir şifre gibi belli bir kompozisyon ile bir araya nasıl geldiği biyolojinin önünde önemli bir soru olarak duruyor.

spartacus
11-11-2015, 01:38
400 tane aminoasitli bir tane protein Bir yerde belli bir vazifeyi yapacağı tam olarak ortaya çıkmasının olasılığı 20 üzeri 400. Bugün uzaydaki madde hepsi bir nükleyıt asitlere dönüşse bunu yapmaya uzayın ömründe başaramaz diyorlar.
O konuları defalarca işledik, indirgeme yapıldığı için abuk, subuk sonuçlar çıkartılıyor. Otür olasılık hesapları insanın avanaklığıdır. Birincisi ifade ettikleri malzemeyi her şeyden yalıtıyorlar, akvaryuma konmuş balık gibi. İkincisi anlık hareket ve değişimleride yok sayıyorlar. Geriye ne kaldı, garip olasılık rakamları... Tümü hikaye.

Aminoasit, protein, hidojen, helyum, karbon şu ya da bu, tümü de maddenin ilişkisel bağıyla açığa çıkıyor. Evrende ise 1 saniyelik hareket ve ilişki sayısı katrilyonlarca(10120 gibi rakamlar! => 1 Googol). İşte o tür indirgemeci, olasılıkların yalıttığı gerçek burası. Kısaca her saniye... Böyle bakılmalı.

Kısaca 20400 diye bir şey varsa, her saniyede bir o kadar da maddeler arası ilişki var. Hangi evrenin ömrüdür bahsedilen? Bütün malzeme mevcut.

Amin neymiş
https://tr.wikipedia.org/wiki/Amin_%28kimya%29
Amid neymiş
https://tr.wikipedia.org/wiki/Amit

Peki Amonyak neymiş, 1 azot, 3 hidrojen! (evrenin %90'ı hidrojen)
NH3 => Azot+Hidrojen(3) -> Amonyak

Azot neymiş?
https://tr.wikipedia.org/wiki/Azot

Ozon neydi ? O3

Su neydi
H2O

Evrenin %90'ı hidrojen. İçtiğiniz su da saf haliyle 1 hidrojen, 2 oksijen :) Maddeden başka hiç bir şeye sahip değiliz ve evrende maddeden bol başka hiç bir şey yok.

Anlamadığım bu kafalar neyin kafasını yaşıyorlar? Bu nasıl olasılık kafası ? :) Bu ve başka konularda sürekli işledik, hem maddi zeminler hem de tesadüfler hem de olasılık hesapları üzerine. Çooook garip, olağanüstü gelen şeyler özünde kimyada çok basittir.

Element dedikleriniz tümü de bildiğiniz atomların, aralarındaki ilişkiler bağlamında farklı dizilimleridir. Hepsi bu, o tarz olasılık hesapları saçma.

Bu yazıyı buraya bu saatte yazmam 1050000000000000000olasılıktı bu imkansız :) Böyle olasılık hesabı olmaz... Oysa olasılık şöyle yapılır, benim yaşadığım hayat ortaya konur. Gün içinde nasıl vakit geçirdiğime bakılır. Misal bu siteye günlük girme oranım nedir? Hayli yüksek, yani demek ki olasılık dediğimizde ortam, çevre, ele alınan madde,her ne ise tümüde hesaba katılmalı. Balığı sudan çıkartıp, yaşama ihtimali 1050 diye sayıklamak, olasılık değildir, o balık suyun içinde iken, yaşam olasılığı ele alınabilir.

Şu resimde envai çeşit madde dönüşüyor. Yeni bir galaksi...
https://tr.wikipedia.org/wiki/I_Zwicky_18
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/69/Hubble_-_infant_galaxy.jpg/300px-Hubble_-_infant_galaxy.jpg
Zwicky 18’in neredeyse tümüyle hidrojen ve helyumdan oluşmuş olduğunu göstermektedir ki

Hidrojen basit moleküler elementtir ve çok çeşitli elementlere kaynak olur, dönüşür. Azotta çıkar, amonyakta çıkar ve bu maddeler statik değil, birbiriyle alışveriş halinde, her saniye evrende gerçekleşen ilişki sayısı katrilyonlarcadır, Evrenin ömrü yetmez vs bunlar basit, statik, indirgemeci mantık. Sanki evren statikmiş, birde bilmem kaç milyar yıl hiç hareket, ilişki barındırmamış gibi, saniyedeki hareket, değişim, ilişkiyi, dönüşümü okumaya sayı bilginiz yetiyorsa ne ala...

dine mine ne
11-11-2015, 02:59
Kısaca 20400 diye bir şey varsa, her saniyede bir o kadar da maddeler arası ilişki var. Hangi evrenin ömrüdür bahsedilen? Bütün malzeme mevcut.



Hidrojen basit moleküler elementtir ve çok çeşitli elementlere kaynak olur, dönüşür. Azotta çıkar, amonyakta çıkar ve bu maddeler statik değil, birbiriyle alışveriş halinde, her saniye evrende gerçekleşen ilişki sayısı katrilyonlarcadır, Evrenin ömrü yetmez vs bunlar basit, statik, indirgemeci mantık. Sanki evren statikmiş, birde bilmem kaç milyar yıl hiç hareket, ilişki barındırmamış gibi, saniyedeki hareket, değişim, ilişkiyi, dönüşümü okumaya sayı bilginiz yetiyorsa ne ala...


Bilim felsefesi açısından da şunu yakalamamız lazım. Fizik ile biyolojinin farklılıkları var, fizik birçok şeye matematiği çok rahat kullanabildiği için biz evrenin ilk saniyelerindeki atom altı parçacıklar kuvvetler nasıl bir birilerinden ayrılmış, Higgs nası kütle vermişe kadar konuşabiliyoruz. Biyoloji daha komplike olan yapılar ile ilgili olduğu için, bu şekilde yasaları yok biyolojinin. Komplike yasalarla uğraşmanın ve tarihsel bir teori hakkında konuşmanın zorlukları, buradan kaynaklanıyor.

Benim indirgedigim bir şey yok, matematik insanın elinde olan tek anahtardır cdir.

Şuraya 120 bakteri bıraksak 1 milyon yıl sonra bunların ne olacağını hiç bir biyoloji teorisiyle söyleyemeyiz, çünkü bir matematik yasamız yok.

Buna rahmen tek hücreden bütün bunlar nasil olup bittigini bilmedigimiz halde insanliga bu nasil satiliyor anlamis degilim.

Kendileri aciklk getiremiyor ama baska teoriyide yaninda barindirmiyor, oh ne ala.

Kim veriyor bunlar bu hakki??????.

Aciklik yoksa herkes istedigi gibi öter, öyle degilmi.

Neva
11-11-2015, 04:35
http://www.eurekalert.org/pub_releases/2015-11/jgum-scc110915.php

Almanca icin;

http://www.eurekalert.org/pub_releases_ml/2015-11/aaft-zog110915.php

http://www.uni-mainz.de/bilder_presse/IMB_mikroskopietechnik_DNA.jpg




http://www.uni-mainz.de/bilder_presse/IMB_ischaemie.jpg

spartacus
11-11-2015, 07:05
Bilim felsefesi açısından da şunu yakalamamız lazım. Fizik ile biyolojinin farklılıkları var, fizik birçok şeye matematiği çok rahat kullanabildiği için biz evrenin ilk saniyelerindeki atom altı parçacıklar kuvvetler nasıl bir birilerinden ayrılmış, Higgs nası kütle vermişe kadar konuşabiliyoruz. Biyoloji daha komplike olan yapılar ile ilgili olduğu için, bu şekilde yasaları yok biyolojinin. Komplike yasalarla uğraşmanın ve tarihsel bir teori hakkında konuşmanın zorlukları, buradan kaynaklanıyor.

Benim indirgedigim bir şey yok, matematik insanın elinde olan tek anahtardır cdir.
Kim indirgiyorsa, o mantık safsata mantığı, yok öyle olasılık hesabı!
Şuraya 120 bakteri bıraksak 1 milyon yıl sonra bunların ne olacağını hiç bir biyoloji teorisiyle söyleyemeyiz, çünkü bir matematik yasamız yok.Ve sen 1 milyon yıl sonrada artık neye dönüşmüşlerse oturup bunun olması 20400 demeye devam edecektin.
Buna rahmen tek hücreden bütün bunlar nasil olup bittigini bilmedigimiz halde insanliga bu nasil satiliyor anlamis degilim.İşte TEK hücre demeye başladın, indirgeme tekrar depreşmedi mi? Olabilir, olmayacak bir durum yok, 3 oksijen bir araya gelrse Ozon olduğu, 1 hidrojen ile 2 mol oksijen bir araya gelince su olduğu gibi. Karbon çeşitli dizilimle elmas (https://tr.wikipedia.org/wiki/Elmas)(!!) olduğu gibi, kömürde olur. Kaç kere daha anltılmalı, İNDİRGEME yapmayın, bahse konu olan madde, envai çeşit şeye dönebilir, bir manisi yok. Bir elmasa bakıp tövbe bunun olması 20400 denmesi nasıl ki anlamsız ise canlılar içinde anlamsız, ortada malzeme mevcut..Kendileri aciklk getiremiyor ama baska teoriyide yaninda barindirmiyor, oh ne ala.
Kim veriyor bunlar bu hakki??????.
Aciklik yoksa herkes istedigi gibi öter, öyle degilmi.Siz neye açıklık getirdiniz? İyice içine etmekten başka getirdiğiniz ne var? 6 - 10 yaş arası masal getirdiniz, açıklık sizin neyinize?! Ötüyorsunuz işte, nasılsa metafizik üfür, üfür gitsin... Bilime laf tıkıştırmayın kaç kere daha diyeceğim;

TIP'ın KANSERE ÇARE BULAMAMASI, TIP = bir işe yaramaz demek değildir, elde veri ne ise o kadar YORUM getirilebilir, size fazlası LAZIM olsa bile, sunulma şansı ancak ileride olabilir.

Bilgi, bilim sizin koltukta oturup gelişigüzel masal yazmanıza ve sonrada bilimin açık ya da eksik, ya da boşlukalrını bulup masalınızı söyleyip durmanıza benzemez.

Sizin ultra süper kahramanınız nasıl kendiliğinden METAFİZİK, METAFİZİK olabiliyorsa, bırakın da fizik olanlar FİZİK olabilsin, bundan doğal ne var? Siz bu konular üzerinde düşünmeyin. Nasılsa akılsız tasarım derken hiç düşünmüyor ve sorgulamıyordunuz, ee derdiniz ne şimdi? Bu üfürük çiftestandart neden?

Daha kaç kez söylemeliyim, getirin şu tanrıyı incelemek istiyoruz! O zaman açıklığa erersiniz, ama lütfen getirin, ya da bilimden de, bilimsel konualrdan da bahsetmeyin, zira yazık ediyorsunuz. Çünkü bilim NESNEL zeminde gerçekleşebilir, sizlerin hayal gücünde değil, masallarınızla değil, o nedenle bilimin gözlemini yapabileceği ve deneyip sınayabileceği bir tanrınız olmalı... Görelim, gözlemleyelim, deneyelim, sınayalım bilelim ki, hakkında konuşabilelim.

Şimdi benim klavyemin üzerinde beyaz bir peri var. Kaç kanadı var sence? Lütfen üfürmeyelim, ciddiyetle cevap verin, çünkü sorum ciddi, kaç kanadı var ve şu anda ne gibi bir faaliyet içinde, ne gibi sıfatlara sahip? Bakalım bilmediğiniz şey hakkında üfürüp durmak nasıl bir şeymiş, görelim mümkünmüymüş(tanrıymış, akıllı tasarlayıcıymış hadi canım sizde,bilmediğiniz hakkında neden uyduruktan atmaktasınız?)... Oysa maddeyi görüyor, inceliyor gözlemliyoruz, gözlem, tecrübe zamanla toplanan veri bize bilgi sunuyor, o kadar konuşabiliyoruz. Şimdi "perim" olmasa ışık olmazdı, çünkü ışık nereden bilecek(!?flşgşşfvd) ortamı aydınlatıp, benim gözlerimin görmesini sağlamayı? Perim sayesinde işte!!- kaç ışıklı kanadı var? El cevap.

İlahimasal
11-11-2015, 15:41
Toprakdan ,çamurdan,balçıkdan testi olur.

Toprakdan insan yapdım içine de üfürdüm diyen birisinin safsatası
Hiç bir aklı başında inançlı insanda buna evet demez..lanet olsun İNANIYORUM der sadece...yani İNANÇ DIR.

Peki ya kadının oluşumu erkeğin vucudundan bir parça ( kaburga kemiği) alıp kadin yapdık safsatası
Hiç bir aklı başında inançlı insanda buna evet demez..lanet olsun İNANIYORUM der sadece...yani İNANÇ DIR.

Daha da abartalım ve bildiğimiz ahlak kurallarının dışına çıkalım ve adem ve havvadan olan üremeyi sorgulayalım.
Adem ve havva dan olan çocuklar birbirleri ile munasebete girerek insan neslini çoğalttılar safsatası.
Hiç bir aklı başında inançlı insanda buna evet demez..lanet olsun İNANIYORUM der sadece...yani İNANÇ DIR.


Bu üstteki durumları akıllı bir tasarımcı neden fizik,biyoloji,ahlak kuralları dışında planlar ve uygularki?

Toprakdan ,balçıkdan insan oluyor ve onun kaburgasından kadın oluyor ve bu ikisinin yaklasmasından insanlık turedi diyorlarsa.

Maymundan ,gorilden,hatttaaaaa böcükden insan olur. Biyolojiyi ,fiziği,ahlakı bir kenara atinca olur hemserim.

Tasarlayıcı tanrı kendi fizik kurallarını neden hiçe sayarki.....hımmm ben bilirim kibrimi yoksa

Adam kalkmış diyorki tek hücreyi milyonlarca yıl beklet böyle insan gibi bir yapı olmaz.
Tamam olmaz diyelim.

Dunyada bırak milyonlarca yılı ,milyarlarca yildir toprak ,balçık var niye insan olmuyor illaha ilah icinemi üfürmeli.o kadar ruzgar üflendi olmadı.

Dünyada bırak milyonlarca yildır ortalık kaburga kemiklerinden geçilmiyor.mezarlar kaburga kemiği dolu niye kadina dönüşmüyor illaha ilah kaburgayı kendimi işleme tabi tutmalı.

Benim bildiğim kadari ile ŞERİAT demek tanrının hukümleri demek.
Hüküm demek katii kuraldır.
Tanrı her din getirdiğinde kuralları deistiriyorsa .problem kendisinde olur .śayet insanlar bu kuralları kendine gore deistiriyorsa ,problem insanda olur.

Tanrı hükümleri o basit yatak odası kuralları ve toprakdan ,kaburgadan oluşum deilse nedir.

Yağmur,kar,yıldırım,dunyanın ve gezegenlerin yörungesi, evrendeki enteresan kaos,yeni ögrendiğım maddenin 4 . Hali plazma,uzaydaki galaksiler arası enteresan boşluk,neler ve daha neler neler.

Bu usttekiler deilde aptalca olan toprak ve kaburga durumumu tanrı hükmü?

Kusura bakmayında islamın ve diger dinlerin tanrısı sınıfda kaldı.......ne o kafadan saçma sapan bir fikirle yaratılış( tasarımla) kudretini gösterme çabası. Seytanla entrikalar,meleklerle idaalaşmalar,özel ağaç lar seçmeler bunlara girmiyoruz bile.


Tek tanrılı dinlerin tanrısına. 10 üzerinden 0 bile verilmez...tanrı sınıfda kaldı.

dine mine ne
11-11-2015, 17:40
Kim indirgiyorsa, o mantık safsata mantığı, yok öyle olasılık hesabı!


Flagelum motoru hakkinda ,da ben aynisini düsünüyorum.



İşte TEK hücre demeye başladın, indirgeme tekrar depreşmedi mi? Olabilir, olmayacak bir durum yok, 3 oksijen bir araya gelrse Ozon olduğu, 1 hidrojen ile 2 mol oksijen bir araya gelince su olduğu gibi.Karbon çeşitli dizilimle elmas (https://tr.wikipedia.org/wiki/Elmas)(!!) olduğu gibi, kömürde olur. Kaç kere daha anltılmalı, İNDİRGEME yapmayın, bahse konu olan madde, envai çeşit şeye dönebilir, bir manisi yok.


Amino asitlerin dizilimini biyolojiye böyle anlatmaya kalkma sakın , gülerler sana.



Daha kaç kez söylemeliyim, getirin şu tanrıyı incelemek istiyoruz! O zaman açıklığa erersiniz, ama lütfen getirin, ya da bilimden de, bilimsel konualrdan da bahsetmeyin, zira yazık ediyorsunuz. Çünkü bilim NESNEL zeminde gerçekleşebilir, sizlerin hayal gücünde değil, masallarınızla değil, o nedenle bilimin gözlemini yapabileceği ve deneyip sınayabileceği bir tanrınız olmalı...

Hayat aminoasitlerden proteinlerden hiçbir yasa olmadan oluşurken sizin bu bu tesadüfleriniz mutasyon üstüne mutasyonlarınız milyonlarca yıl yaşında olan kertenkeleleri unuttumu ?
Kertenkeleler kendi türleri içinde evrime uğramıştır aynı benim dediğim gibi.

Benim tanrı mı dışlamak için bana çok şey açıklamak mecburiyetinde kalırsın. Açıklayamadığın mühdetçe benim tanrı mı dışlayamazsın.
Çift yarık deneyin de neyi gözlemleyip neyi açıklayabildin?
Flagel motorunun oluşumunu bana nasıl açıklayabildin?
Aminoasitlerin dizilimini bana nasıl açıklayabildin?


Görelim, gözlemleyelim, deneyelim, sınayalım bilelim ki, hakkında konuşabilelim ,demesi kolay efendim.
Tanri yi aciklanamiyorsa o zaman sizde aciklayamadiginiz konular üzerinde konusmayin o zaman.

Hayatin olusumunu bilmediginiz halde neyi bilib neye göre insanliga acikliyorsunuz , hani nerde bu bilgiler ? bilgi yok düsünce var, teori var sadece .
Bilim dahi bir yere kadar.
Sizin Teoriniz varsa O zaman benim tanırım da bir teori .
Sen açıklayamıyorsan ben de açıklayamıyorum seninkisi teori ise benimkisi de teori.

Sen teori üretebiliyorsan, o zaman ben de teori üretebilirim.








Şimdi benim klavyemin üzerinde beyaz bir peri var. Kaç kanadı var sence? Lütfen üfürmeyelim, ciddiyetle cevap verin, çünkü sorum ciddi, kaç kanadı var ve şu anda ne gibi bir faaliyet içinde, ne gibi sıfatlara sahip? Bakalım bilmediğiniz şey hakkında üfürüp durmak nasıl bir şeymiş, görelim mümkünmüymüş(tanrıymış, akıllı tasarlayıcıymış hadi canım sizde,bilmediğiniz hakkında neden uyduruktan atmaktasınız?)... Oysa maddeyi görüyor, inceliyor gözlemliyoruz, gözlem, tecrübe zamanla toplanan veri bize bilgi sunuyor, o kadar konuşabiliyoruz. Şimdi "perim" olmasa ışık olmazdı, çünkü ışık nereden bilecek(!?flşgşşfvd) ortamı aydınlatıp, benim gözlerimin görmesini sağlamayı? Perim sayesinde işte!!- kaç ışıklı kanadı var? El cevap.


Materyalist bilim adamlarından biri olan Francis Crick, bu mantık dışı materyalist iddiayı şöyle özetlemiştir: sevinçleriniz, Üzüntüleriniz, hatıralarınız ve tutkularınız, kişiliğiniz ile ilgili hisleriniz ve iradeniz , aslında çok sayıda sinir hücresinin ve onlara bağlı moleküllerin bir arada gerçekleştirdiği hareketlerden başka bir şey değildir.
Ama 20. yüzyılın sonlarında yaşanan bazı gelişmeler, insan bilincinin asla maddeye indirgenemeyeceğini, maddenin ötesinde bir gerçeğin var olduğunu ortaya koymuştur. İnsan beynindeki nöronların biyokimyasal işleyişinin anlaşıldığını ve bunun hangi zihinsel faaliyetler ile ilgili olduğu tespit edilmiştir. Ama buna rağmen, karar vermek, istemek, akıl yürütmek gibi özelliklerin maddeye indirgememediğini ve bilinci araştıran uzmanların bu indirgemeciliğin hatasını gördüklerini açıklamıştır. İnsanların düşüncelerinin yargı yetenek yetenekleri, karar alma mekanizmaları, sevinç, heyecan, hayal kırıklığı gibi duygularının, beyinlerindeki nöronların bir birileri ile etkileşimi olduğunu öne sürmek son derece mantıksız bir iddiadır.


Aklıma televizyonda gördüğüm bir röportaj geldi. Adamın biri yalnız yaşıyor ve karanlıktan korkuyor, geceleyin ışığı kapatıp yattığında karanlığın içinden bir şeyin kendisini izlediğini düşünmekte, bu yıllarca böyle devam ediyor. Bir gün korktuğu başına geliyor, karanlıkta kendisini izlediğini zannettiği şey kendisine saldırıyor ve bizim arkadaşı dövüyor. Bu yediyi dayak yüzünden vücudunda hasarlar kalıyor ve arkadaşları bunun üzerine kendisine bu hasarlar neyin nesi diye soruyor. Adam kendisine kimsenin inanmayacağı için derdini anlatamıyor. Her gece dayak sonrası bıkkınlık geçirip doktora gitmeye karar veriyor , doktor buna ilaç veriyor ve bu ilacı aldıktan sonra yine düzeliyor.

Terapisi bittiğinde artık ilaç kullanmadan'da hayatını sürdürebiliyor.

İnancın nelere yol açabildiğini görebiliyoruz.
Şimdi diyebilirsin ki gördün mü tanrı da aynı böyle bir şey, kendisi yok ama siz beyninizde kendiniz bunu üretiyorsunuz.
İyi de gerçek ve yalanı neye görüe tanımlayacağız. Adam sonuçta dayak yiyip ağzı burnu dağılıyor.
İnsanın hayali, düşünceleri neyin nesidir?.
Sen kanatlı bir peri görüyorsan o senin için o an gerçek olur , benim için değil çünkü ben görmüyorum. Ama görmüyorum diye sana yalancısın demeye hakkım var mıdir?.

İnsan hayal gücünle değişime uğrayabilir'mi

Kendine göre dayak yiyerek gözü felan patlıyor adamın, etki tepki var burada, değişim var burada. Spartacus evrimi görebiliyor musun .:fear:



Adam geceleri dayak yiyip takla üstüne takla atıyor, işin ilginç tarafı da bunun gerçek olmadığını kendisi'de biliyor.

Karanlıktan korkan kim burada, beyin'ni oluşturan atomlarmı , beyni oluşturan madde mi ? Korku nedir ? Sevinç nedir? Bunlar var mıdır yok mudur , bunlarda gözlemlenebiliriyor mu. Gözlemelenemiyorsa bunlarda yokmudur. Tanrıda gözlemlenemiyor,hani oda yok ya .
Bütün duygularımız ve hislerimiz beyinin salgıladığı enzimler midir ?

Bu halleri beyin oluşturmayı nereden biliyor, neye göre biliyor. 2 µg bundan bir mikro gram şuradan bir korku hissini uyandırayım isteğinde bulunan beyin midir. Korkuyu oluşturmayı evrim sürecinde mi öğrenmiştir. Bana cevap yazan kim? Sen mi ,beynin'mi. Cevap yazma isteğini doğuran beynin mi, beynini gözlemledin, isteğide gözlemleyebildin mi. Mekanizmayı gözlemlemek isteği görmek mi midir , yoksa sadece düşünmek midir, hani görülmeyen şey yoktu? tanrı misali .


Sevgi , korku ,gözlemlenemez hisedersin ,sadece mekanizmasini gözlemlersin, Iste tanri da öyle .

Tanrinin varligina inanmak mekanizmayi dislamak demek degildir .
Mekanizma sorunun nasilidir , tanri sorunun nedeni,dir.
Nasil sorusunu cevaplayabilmek tanriyi yok etmez , kaldiki yok diye birsey varmi ?.

İlahimasal
11-11-2015, 18:01
'Oruçlu olduğunuz günün gecesinde karılarınızla buluşmanız, size helal edilmiştir.. Allah BİLDİKİnefsinizi yenemeyecek, sabr
edemeyecek bir iştir işleyeceksiniz. Bu yüzden tövbenizi kabul etti, sizi ba
ğışladı. Gayri (kadınlarınızla) buluşun'' (bakara suresi 187

Allah neyi BİLDİKİ BİLMESİ İÇİN BİR BEYİNE Mİ İHTİYAÇ DUYUYOR.
ALLAH YOKSA KULLARI ORUÇTA KARILARIYLA BULUŞMASINDAN TELAŞA MI DÜŞUYOR.YOKSA KORKUYORMU

KORKUSUNU,TELAŞINI KURAN MEKANİZMASI İLE Mİ BİZE YANSITIYOR.

Bu mekanizma bize üfürenin BİLMESİ ile çalışiyor belli.

dine mine ne
11-11-2015, 19:06
Gökten vahiy inmediğini bildiğin halde , konumuza neden Kuranıkerim'den âyetler sokuyorsun ? .

İlahimasal
11-11-2015, 19:55
Doğru söylüyorsun.Sende kur-an daki yazilardan hoşnut deilsin .Benim gibi

Hristiyanlıkdan ve yahudilikdende örnekler vermeden bu tanrı mevzunu konuşmak gerekli .tek tanrılı dinlerdeki tanrı sanada çok saçma geliyor.Güzel bir yaklaşım.

Dikkatimi çekiyor bu aralar mhmd ve el-ilahı fazla savunmuyorsun.Bilimsel yollardan bakarak bir tanrı vardır idaası ile yazıyorsun .

Ayetler ile sana bir daha cevap vermemeye dikkat ediceğim .islam ile gelene kadar.

Deist bir yapın olduğunu hiç düşünmemişdim

Yalnız şu mukemmel tanrının imalat hatalarındanda bahsette samimiyetin ortaya çıksın.nedir o imalat hataları.

slave
11-11-2015, 20:34
Sevgi , korku ,gözlemlenemez hisedersin ,sadece mekanizmasini gözlemlersin, Iste tanri da öyle"


Dine mine ne sevgi korku gözlemlenemez hissedilir diyorsun. Şöyle devam edelim. Dünya üstünde ikinci bir insan türünün olmadığını hayal et. Sevginin sevgi, korkunun korku, öfkenin öfke olduğunu hangi mekanizmadan gözlemleyecektin?
Tanrıyı hangi duyuların ile hissedip gözlemliyorsun? Mekanizması nasıl ggözlemlerini tarif edermisin?

spartacus
12-11-2015, 01:39
Amino asitlerin dizilimini biyolojiye böyle anlatmaya kalkma sakın , gülerler sana.Daldan dala atlama Dine mine ne. Sen anlamsız bir olasılık vermiştin, bende sana ortada olan mevcut bir çorba olduğunu söylemiştim, yani o tür olasık hesapları saçmadır. Çorba gibi düşün ve olasık hesaplarını da çorbanın içindeki maddelerle birlikte düşün, olasılık böyle hesap edilir. Gidip çorba içinden tuzu ayırıp, indirgeyip, bu tuzun çorbadaki suda erimesi bilmem kaç katrilyonda birdir kafası gerçekten bilinçsiz insanları hedef alan-kandıran akılların işi.
Aminoasitlerin dizilimi KİMYAya göredir, gülünecek bir yanı yok :)Hayat aminoasitlerden proteinlerden hiçbir yasa olmadan oluşurken sizin bu bu tesadüfleriniz mutasyon üstüne mutasyonlarınız milyonlarca yıl yaşında olan kertenkeleleri unuttumu ?
Kertenkeleler kendi türleri içinde evrime uğramıştır aynı benim dediğim gibi.
Yasa diye bir şey yok, biz insanlar fizik kanunları deriz-geçerlilik bağlamında-, aslında ortada bir kanun, yasa yoktur, ancak biz özneler olarak gözlemlediğimiz şeyleri sınıflandırmakla ancak ifade edebiliriz. Ateş ile barut buluştuğundaönceden yazılmış ve onlara aşılanmış bir yasadan mütevellit hareket ediyor değiller, bu çerçevelere düğümlendiğiniz açınız, düşünme modeliniz sorunlu ilerlemiyor mu? Oysa anlattım, kaç tane örnek verdim, atomlar bir araya gelince -ki öyledirler- ve aralarında İLİŞKİ vardır bu süreğen bir değişkenlik, dönüşüm ortamını meydana getirir, işte bildiğin çorba!Benim tanrı mı dışlamak için bana çok şey açıklamak mecburiyetinde kalırsın. Açıklayamadığın mühdetçe benim tanrı mı dışlayamazsın.Dışlamak mı, bu mümkün değil. tanrın bir masal dışlanamaz, olsa olsa senin bilgi içermediği halde fikir öne sürdüğün iddiaların dışlanabilir, zira tanrı denen şey her ne ise hakkında konuşulamaz, zira elde veri, bilgisi yoktur.. Sen teori üretebiliyorsan, o zaman ben de teori üretebilirim.TEORİ ÜRETİLMEZ, teorinin kıstası, kaynağı pratiktir, elbette seninkilere teori değil, safsata, kurgu, masal, ideolojik zan hepsi söylenebilir, ama teori denmez. Ne zaman teori olur? tanrını alıp aha size tanrı, bakın yaratıyor, bakın izleyin, gözlemleyin sıfatları şu, 40 kanadı var, özellik, nitelikleri şu dediğinde, bu başlıkta yapman gereken aslında bu idi.Benimkiler ise teoridir çünkü eğer ELMAS=>SAF KARBON bileşiğidir diyorsam senin gibi üfürmüyorum, gözlemiş, incelemişim, hatta istersem laboratuvar ortamında da üretebilirim, lakin bunun için harcayacağım maaliyet, elde edeceğimi aşar, evrende ise hiç bir masrafa gerek kalmaksızın bu mümkün, çünkü o düzeyde enerji, misal ısı kendiliğinden mümkün olmaktadır
Siz o kadar rahat atarsınız ki "Manda söğüt dalına yuva yapar, yavrusunu sinek kapar" sonra gelip bize hadi ispatla, açıkla manda söğüt dalına yuva nasıl yapmış, yok sinek nasıl kapmış, mandamı dışlayamazsın vs... Kısaca bize sorduğun soruların hiç birisini şu tanrına sormuyorsun! Nasıl yapmış anlat bilelim -yüzüncü kez söylüyorum ama sende hala tık yok-:) Materyalist bilim adamlarından biri olan Francis Crick, bu mantık dışı materyalist iddiayı şöyle özetlemiştir: sevinçleriniz, Üzüntüleriniz, hatıralarınız ve tutkularınız, kişiliğiniz ile ilgili hisleriniz ve iradeniz , aslında çok sayıda sinir hücresinin ve onlara bağlı moleküllerin bir arada gerçekleştirdiği hareketlerden başka bir şey değildir. Doğru söylemiş lakin bu ifadeniz bir düzey, bir açı kapsamıyladır, gerçekte ise tüm çevre, ortam dahilindedir. Bir çevreniz olmazsa, hatıralarınız olur mu? Sizi bir torbaya sarıp, hiç ama hiç hareket edemeyeceğiniz biçimde, karanlık bir yere atsalar, 1 ay sonra, o 1 ay içi için hatıra olarak ne anlatacaksınız?.
Bilgi ise tamamen maddi süreçle elde edilen verinin yorumlanmasından ibarettir, işte o yorumlanması sürecine de ZİHİN denir. Hafızasını kaybeden bir insan neye ulaşmayı kaybeder? Sizlerin ruhani şeyler katıştırıp üfürüğe çevirdiği zihine erişmeyi mi, yoksa temelde maddi-organik bir arıza mı vardır? hangisi? Ama 20. yüzyılın sonlarında yaşanan bazı gelişmeler, insan bilincinin asla maddeye indirgenemeyeceğini, maddenin ötesinde bir gerçeğin var olduğunu ortaya koymuştur. İnsan beynindeki nöronların biyokimyasal işleyişinin anlaşıldığını ve bunun hangi zihinsel faaliyetler ile ilgili olduğu tespit edilmiştir. Ufak atın. Bilim dediğin SÖZDEBİLİMCİLER. Çoğuda dinci, yobaz, kimisi de cebini doldurmakla meşgul(işte asıl bunlar 21. yüzyıl bilimine en büyük zararı verenler -ki sizler sayesinde).Materyalizme göre her şey ilişki ağıyla irdelenip, incelenebilir, yani "sevinç", "korku" vs tümüde insanın içinde bulunduğu çevre, ortam ilişkisinde anlam kazanır, nöronlar dediğin kendi başına buyruk şeyler değil. Bunu şu sitede defalarca anlattım, O İDEALİST YAKLAŞIM 4 dakika bile üzerinde kafa yorup zaman öldüresi değil, SAFSATA. SAFSATA. Biraz narkoz alın, deneyimleyin -madem nöronalr kendi başına buyruk-, öyle gelin, gerçi daha doğrusu narkozdan kurtulun demeliydim. Bazı barlarda, müşterilere ücretsiz çikolata, şeker dağıtılır, nedeni ne olabilir sence?Aklıma televizyonda gördüğüm bir röportaj geldi. Adamın biri yalnız yaşıyor ve karanlıktan korkuyor, geceleyin ışığı kapatıp yattığında karanlığın içinden bir şeyin kendisini izlediğini düşünmekte, bu yıllarca böyle devam ediyor. Bir gün korktuğu başına geliyor, karanlıkta kendisini izlediğini zannettiği şey kendisine saldırıyor ve bizim arkadaşı dövüyor. Bu yediyi dayak yüzünden vücudunda hasarlar kalıyor ve arkadaşları bunun üzerine kendisine bu hasarlar neyin nesi diye soruyor. Adam kendisine kimsenin inanmayacağı için derdini anlatamıyor. Her gece dayak sonrası bıkkınlık geçirip doktora gitmeye karar veriyor , doktor buna ilaç veriyor ve bu ilacı aldıktan sonra yine düzeliyor.

Terapisi bittiğinde artık ilaç kullanmadan'da hayatını sürdürebiliyor.

İnancın nelere yol açabildiğini görebiliyoruz.İnanç değil o Dine mine ne, RAHATSIZLIK! Evet inanç dediğin insanın psikolojisini de bozan bir arızadır, yine de asıl sorun inançtan kaynaklanmaz, insanın; inancını İNANÇ olmaktan çıkartması, ARIZAYA yani SAPLANTI'ya çevirmesidir. İNANÇ ile saplantı arasında ince bir çizgi vardır ve günümüzde inançlı olduğunu iddia edenlerin %99'u özünde inanç değil saplantı, ideoloji düzeyinde yaşarlar. Gerçek inanan sizler gibi EMİN konuşamaz, konuşmaz! Sizinkisi inanç değil, saplantı ya da ideolojik şartlanmışlık!Kendine göre dayak yiyerek gözü felan patlıyor adamın, etki tepki var burada, değişim var burada. Spartacus evrimi görebiliyor musun .:fear:Bu evrim değil de, organizma bütünlüğünde oluşan ARIZA olarak ele alınabilir. Bir çok kişi (o tür hastalıklara düşmüş) geceleri kendilerini kesip, sabah hatırlamaz, çünkü trans halinde yapar, sonrada geceleri 3 harflilerin gelip kendisine işkence ettiğini söyler! SEN bu insana AMİN kardeşim, inancın süper dersin, ben ise anında doktorun yolunu tavsiye ederim, aramızdaki fark bu ve bu inanç dediğin şeyle böyle övünürsün.Tanrinin varligina inanmak mekanizmayi dislamak demek degildir . Mekanizma sorunun nasilidir , tanri sorunun nedeni,dir.
Nasil sorusunu cevaplayabilmek tanriyi yok etmez , kaldiki yok diye birsey varmi ?.
Sizin sorununuz. Noel Baba'ya inanmanız sizi bağlar, ama siz inanıyorum diye gelip bize maval okuyup, dayatırsanız, illa sizde böyle yapacak, inananacak, sizin bildikleriniz çamur dersen, o zaman sorun olur. Yoksa neye inanırsanız inanın, kim ne diyebilir? Bize iddia ederseniz bize düşen çürük iddialarınızın çürüklüğünü dile getirmektir.

Var iddiası ispata muhtaç olandır, siz ispat edene kadar da bizi bağlamaz. Tanrınız hani?

VAR => Herhangi bir şeyin bir ortamda bulunmasıdır.
YOK => Herhangi bir ortamda, herhangi bir şeyin bulunmamasıdır.

İkiside tespit edilebilir ve ispatlanabilir. Örneğin şu an elinin altındaki klavye için, tuvalete bir bakar mısın? Orada mı? Yoksa yoktur, varsa vardır o kadar! Edebiyata lüzum yok.

Bir daha sorayım, ışık perimin kaç kanadı var? Lütfen cevap, gerçekten cevabınızı merak ediyorum.

turin
12-11-2015, 02:09
Gerçekçi olmak gerekirse (ki bu gerçekçilik bana göre) her şeyin tesadüfen yada kendi iç dinamiklerine bağlı olarak belli kurallar çerçevesinde oluşması akıllı bir tasarımdan daha mantıklı..
Sıkıntı başlangıçta, sonsuzlukta... Ezelden beri var olma durumunda.. Bu probleme tanrı ile cevap veriyor olmak bilemiyorum ama düpedüz kendini kandırmaktır ve bence teizm bu anlamda hep söylüyorum çok daha mantıklı..

dine mine ne
12-11-2015, 03:21
Doğru söylüyorsun.Sende kur-an daki yazilardan hoşnut deilsin .Benim gibi

Insanlari biribirine kestiren yazilaradan nasil hosnut olacaktim .
Her müslüman bunlari kendince düsünmesi lazim.
Hadi bir savas iki savas hakliydik diyorlar anladik da tahhh ispanyalarda ne isleri vardi ?.
Neresinden tutarsan tut hayal kirikligindan baska birsey degil bu dinler.


Dikkatimi çekiyor bu aralar mhmd ve el-ilahı fazla savunmuyorsun.Bilimsel yollardan bakarak bir tanrı vardır idaası ile yazıyorsun .
Ne zaman savundum,ki Mhmd,di


Yalnız şu mukemmel tanrının imalat hatalarındanda bahsette samimiyetin ortaya çıksın.nedir o imalat hataları.


Belki kizacaksin ama , benim icin imalat hatasi diye bir sey yok.

Hayat dönen bir carktir ,ama günümüzde genc ciftler cocuk dahi yapmakte zorlaniyor, bu proplemlerin neden kaynaklandigina bakmak ve arastirmak lazim.


Bunu yapmazsak bizde yağmur duasına inananlardan farkımız ne olur?.
Mekanizmanın nasıl yürüdüğünü anladıktan sonra asil tanrinin varligini anlaycaginiza , siz ateistlerde nedense tersine tepki olusuyor.

Bilgisayarın çalışma mekanizmasını öğrendikten sonra burada insan olamaz demek gibi bir şey sizinkisi. Yani demek istediğim çarkın nasıl döndüğünün anlatabilmek tanrıyı yok etmez.
6,5 milyardan yola çıkarak 650 milyon sakat insanların olduğu düşünülüyor.



Bunların nedenleri yetersiz yaşam koşulları olabilir, eksik ve yetersiz beslenme olabilir(vitaminsizlik).
Tedavi görmeyen yani işlenmeyen hastalıklar olabilir. Hijyen eksikliği olabilir.
Senin dediğin gibi yanlış imalat diye bir şey olsaydı, bu 6 milyar sayısını görmememiz gerekirdi diye düşünüyorum.

Doğaya attığımız atıklar pislikler zehirler sonucu iki kafalı yılan çıkarsa ortaya neden şaşırıyoruz ki? .

Günümüzde hazırladığımız sebzelerde ne kadar vitaminler var ki? Misal bunlar doğada neden büyümez? .
Bu günümüzdeki sebzeler doğada neden görünmüyor, neden yok, bunları kimler ve hangi yıllarda üretti?(nasil yaptilar bu isi).
Bir 100 g mağrul salatasının içinde 13 mg vitamin C var .
Ama100 g isırgan otunda 333 mg vitamin C var. Kardeşim benim inek gibi bir midem yok ki sabah akşam marul salatası yiyeyim.Ehhh sonra vücut tıkladımı tıkladı oluyor. Canlılar sakat doğduğu zaman sakat oldu oluyor.

Insanlik hayata el atmadan önce imalat hatalari varmiydi acaba ?
sakat fosiler bulundumu ? varsa sayet o zaman hakli olmus olursun .

dine mine ne
12-11-2015, 05:45
Sevgi , korku ,gözlemlenemez hisedersin ,sadece mekanizmasini gözlemlersin, Iste tanri da öyle"


Dine mine ne sevgi korku gözlemlenemez hissedilir diyorsun. Şöyle devam edelim. Dünya üstünde ikinci bir insan türünün olmadığını hayal et. Sevginin sevgi, korkunun korku, öfkenin öfke olduğunu hangi mekanizmadan gözlemleyecektin?


ölüm olmasaydi hic kimse kendiliginden oturup Tanrinin varligini düsünmezdi belki .
Sevdigimiz insanlari kaybedigimiz den dolayi ilk soruyu insanoglu kendine sormaya basliyor .

Neden sorusu , nasil olur sorusu sayesinde bu mekanizma kendiliginden calismaya baslar diye düsünüyorum.

Benim babam öldügünde 22 yasindaydim , almanyada oldugumuzdan babami buzhane götürmüslerdi.

Ertesi günü buzhaneden almaya gitdiyimizde adamin biri babami el arabasinla getirdi .
O gördügüm görüntüyü hayatim boyunca unutamadim.

Hayat benim icin saka gibiydi , ölüm sadece lafdaydi ,filimlerdeydi.

O gün bu gündür ormanda hoplayip ziplayip ayin yapan insanlari daha iyi anlayabiliyorum.
Önceleri gülüp gecerdim.

Canli sadece madde degildir cocuklar .
Insanlar bir kac kurusluk madde,den daha cok kiymetli bir sey . Her gördügünüz seyleri maddeyle aciklayamasiniz.


Tanrıyı hangi duyuların ile hissedip gözlemliyorsun? Mekanizması nasıl ggözlemlerini tarif edermisin?

beyinde duruma göre islev gören noktalar biliniyor , hangi cocktail lerden beyin mix yaptigi da biliniyor .
mekanizmayi insan zaten gözlemliyor , ama düsüncelerin nerden geldigini bilmiyorlar.

Insanin kendini düsünmeye iteklemesini kim aciklayabilir ?.

Beyin istek üzerine düsünmeye basladigi an maddeyi gözlemliyebilirsiniz.
Istemek maddemidir ? neyini gözlemliyeceksiniz. Madde disinda neyi gözlemleyebiliyoruz.

Beynin üretiyi mix leri gözlemleyip ilac üretip insanlara duygular yasata bilirsiniz, bir seyi
gözlemleyip ögrendikten sonra tanri ,yi yok edemezsiniz.
Kol protezlerini oynatan beyinmidir ,maddemidir? insanin istegi üzerine bunlar olmazmi.
Madem gözlemlemeyi cok seviyorsunuz o zaman yoklugun olmadigini nasil acikliyorsunuz ?

Quantum parcaciklarinida gözlemliyemiyorlar ama fiziksel etkilesimini hesaplayip ölce biliyorlar . Bu enerji neyin nesidir nereden geldi o zaman . Hep var olan hic bir zaman yok olmayan neyin nesidir ?.

Ben düsüncelerim ile birseyler yapabiliyorsam , tanri dedigim varlik düsünceleri ile bu evreni neden var edemesin ki . Buna engel nedir sence ?.

alpha
12-11-2015, 17:30
alpha, tanrının varlığına inanacağımız deliller nerede?
Bana bir tane delil göster, bu delil doğrudan tanrıyı göstersin.

Benim yazımı ve düşüncemi düzgün okumadınız herhalde.

Siz Allah'ın varlığını suyun kaldırma kuvveti gibi bir şey sanıyorsunuz. Ve bu şekilde bir şey istiyorsunuz. Yani Allah'ı görmek istiyorsunuz. Bakın hayatın (dünya hayatı şu an içinde bulunduğumuz süreç) anlamına ters.

İnsanların Allah'ı sizin düşündüğünüz şekilde direkt olarak ispatlayabilir olması "iman" mevhumunu ortadan kaldırır. Şu an bizlerin bir seçeneği var. Eğer seçneğimiz olmaz ise o zaman gerçekten Allah'ı sevip sevmediğimiz, kalbimizde ne olduğu anlaşılamaz. O yüzden bunu bir seçenek haline getirebilmek için direkt olarak insan bilgi biliminin seviyesinde Allah nicel bir gözlem ile Allah ispatlanamaz.

Ancak öte yandan yokluğunu da bilim (insan bilgi seviyesi) ispatlayamamıştır.

Dolayısı ile bir seçeneğimiz var. Ve kısa dünya hayatının amacı bu temel üzerine kuruludur.

Nicel bir gözlem ile Allah'ın varlığını yada yokluğunu ispatlayamasak da bilimsel mantık ile bunu görebiliriz.

Nasıl ki bir deney yapmadan stephen hawking saçma sapan bir şekilde evrenin varlığını yerçekimine bağlıyor ve delili olmayan bu adama hemde bilimsel mantığa da ters olduğu halde düşüncesini destekleyenler çıkabiliyor. Halbuki evren yok ise o zaman "yerçekimi", "kütle çekim yasaları" da yoktur. Dolayısı ile olmayan bir şey kendisinin varlık sebebinin bağlı olduğu durumları / maddeleri nasıl olurda oluşturabilir.

İşte eğer insanlığın geldiği bilim bu ise bak ne kadar yaya kalmış.

Allah'ın yokluğunu ispatlayabilmeniz için olası durumların herbirine bir çözüm de getirebilmiş olmanız gerekir. Örneğin evrenin sınırına gidip görmeniz. DNA yı çözüp istediğimiz özellikleri herhangi bir canlıya ekleyebilmemiz. Maddenin ne olduğunu görüp, bilip, anlayıp, suyu altına çevirebilmeniz gerekir.

Bilime göre insan beynindeki sinapsların (sinir hücrelerinin birbiri ile iletişim şekli) olası durumları, kombinasyonları için gerekli miktar ve bunların oluşması için gerekli süre bu evrenin yaşı yetmiyor. Nasıl oluyor da doğru kombinasyon her insanda var ?

Evrenin yaşı 15 milyar civarı ve bu sinapslerde doğru kombinasyonu bulmanız bundan çok daha fazla zaman alıyor.

Ayrıca bilgisayar biliminin kurucusu Alan Turing'e göre herşeyi çözebilen bir YZ yapılamaz.

İnsanlığın acizliğini gösteren bir bilimsel görüş....

Bir gram yiyecek yapabiliyor muyuz ?

Sen Allah'ı gördüğünde ancak ateşle kavruluyor olcaksın, çünkü elindeki seçenekleri değerlendirip nefreti seçtin. Neden güzel olanı seçip sevgiyi seçmiyorsunuz anlamıyorum.

Neyse en azından Allah'ın hayat sistemi işliyor doğru bir şekilde ki böylece sizin gibiler ayrılıyor.. Yapcak bir şey yok. Ben sizi kazanmaya çalışmıyorum. Kendimi daha sağlamlaştırıyorum. Eğer Allah'a inanmak mantıklı olmasaydı bilin ki ilk ben ateist olurdum :D

İlahimasal
12-11-2015, 17:32
Evet putun idare şekli müslümanlar arasında işliyor.birbirlerinin malina çökerek yaşamlarını devam ettiriyorlar.

spartacus
12-11-2015, 18:46
Haa bu benim su üc aylik kedide neden iki de bir benim tuslarin üstüne yatiyor onu da bilmek istiyorum .Laptop'mı kullanıyorsunuz...

Kedi sıcağı sever böylelikle vücud ısısı ile uyumlu olanla buluşur, en azından buna meyillidir. ısı da bir enerjidir, haliyle ısı alışverişi ne kadar düşerse, enerji sarfıda o kadar azalır. Çünkü ısı üretimi için kimyasal tepkime, elementler arasında elektron alışverişleri gerekir - ki hayli sayfa önce anyon, katyon, alıveriş çerçevesiyle kısa bir özet geçmiştim.

Kedi sıcağı sevdiği kadar düşük ısıyı da sever, lakin ortam-oda koşulları yüksek ısıda olmalı, o zaman kedi daha da serin yerlere yönelir. Çünkü yüksek ısı bu seferde vücud ısısını aştığı için kimyası bozulur, ihtiyaç fazlası elektron alışverişi ve enerji sarfı gerçekleşir...

Sonuç olarak su nasıl akıyor ve kıvrılıyrsa, kedide öyle kıvrılır, ikiside fiziksel ortam ve ilişkiler dahilindedir, aralarında fark birisinin kendiliğinden tepkilenmesi iken, diğerinin bu kendiliğinden(!) etki-tepkiyi yorumlayıp, organize hareket edebilmesidir.

Sıcakta duramadığınzıda bunu herhangi bir ilahi bilinçten değil, özünde içinde olduğunuz ortamla, maddi etkileşim ve tepkileşmeleriniz belirler, bilinç ise veriyi yorumlamaktır. O halde veri nedir, sizin bünyenizin, ortamın diğer elemanlarıyla arasındaki ilişkide elde edilen etki-tepki çerçevesidir, bunun yorumu ise bilinçtir. Sonuç olarak hareketlerinizi ilahi bir bilinç(!?) ya da tabansız, soysuz(bağlamsız, kaynaksız) bir bilinç ile açıklayamazsınız, verili ortam, çevre, ilişkisel ağınızla anlam kazanır.

Ortam ve koşul önceden belirlenemez ve bir haritası yoktur, salt kendinizle değil bir çok canlı ile dahi ısı testi yapabilirsiniz, sizler gibi bir tanrı masalına sahip olması şart değil. Bir kaç gün sonra dünyanın herhangi bir noktasında ne olacağını bilmezsiniz, en fazla eldeki veri(!) ile tahminlerde bulunma şansınız var, işte eldeki verinin yorumu bilgidir, bu da sizlerin öncül bir bilinçle donatılıp, harita gibi bir yol üzre yürümediğinize kaba örnektir, anlama şansı için. Kısaca elde veri yoksa bilgi de yoktur, bilgi sandığınız gibi ruhani bir paket halinde bir yerlere monte filan değildir olamaz... Verileri ise kayıt edebilirsiniz, bu da size benzer etki-süreçlerini erken yorumlama şansı kazandırır, bu erken yorumlama modunuda yürüten özünde BİLİNÇALTIDIR. Bilinçaltı en azından 2 şeyle görünür bilinçten avantajlıdır, 1. Dünyası kayıt edilmiş verilerdir(fiili, fiziksel etkiye mahkum değil, verilerin gelmesini, ortamın olmasını beklemez, kayıt altındakiler arasında gezinir), iki benzer olanı anında depodan çıkartıp yorumlamak, bunlar avantaj sağlar, dezavantajı ise benzerler arasındaki seçimde yanılma payının yüksek olmasıdır(%1-3 civarı hata ile genelde çok daha seri bir yorumlayıcıdır).

Tanrı bilgi sahibi olamaz, çünkü bilgi etki-tepki sürecinde elde edilen verinin yorumuna denir.
Tanrınızın duyu organları var mıdır? Olmamalı, olması her şeyin dışında ve azade olarak öne sürümüyle çelişir, görmez, duymaz, işitmez, konuşmaz, buyurmaz, tad almaz olmalı...

Önceden her şeyi bilmek lafzı, gerzekliktir, zira önceden bilmek tecrübeye dayalıdır ve bilmek değil varsayım temelinde kalır, gerçekte bilmek ise fiili tecrübeyle mümkündür.
İlahi bilgi, bilinç diye bir şey olamaz, çünkü bilgi ve bilinç ifade edildiği üzere, temelde yorumdur.

Tasarım yaratmak değil özünde elde olan malzemelerle bir çok maksatla farklı yapılar oluşturmaktır. Tasarımın illa güzel olacağı düşüncesi hatadır. Kime, neye görelik, görecelilik bu tür konularda dayanak olarak alınamaz.

dine mine ne
18-11-2015, 14:49
Aslında madde denilen bir şey yok, oda belirler evreni, ne olursa olsun sadece dalga var. Yüzyıllar boyunca, bizim bilim madde ve parçacıklar üzerine odaklanmıştır. Madde değil aslında. Şimdi durdurdukları nokta, bunu belirleyen evrenin kendisidir diyorlar . Madde yok, ama evrendeki her şeyin birbirine bağlayan kuantum dalgalarının sadece tekdüze mekansal yapısıdır diyorlar. Maddenin dalga yapısı nedir. Oldukça basittir : bu dalgalar, kuantum alanı, evrenin tüm maddeden , nasıl diye bir açıklamasıdır. Madde-enerji-yaşam alanı özellikleri evrendeki her şeyin kökeni vardır. Bu nasıl olur?. Uzay bütün evrenin temeli olan tek varlık olduğu için. Bu alan bir kuantum alanı olduğundan son zamanlarda, bu nedenle, tanımadı. Uzayda dalga yapıları ile ayrı madde parçacıklarının kavramını değiştirirseniz, basitlik görünüyor. Sadece dalgalar-kısacası, hiçbir parçacıklar vardır. Binlerce yıldır, filozoflar maddenin anlam ve parçacık modelinde doğa kanunlarını ve her şeyi alan yapanın sonucudur ve olduğunu ancak son zamanlarda gerçekleştirmiştir . Her şeyini alanı yapısının sonucudur ve boşluğu açıklayan iki basit ilkelere göre belirlenir. Maddenin dalga yapısı, tüm maddeyi etkileyen ve tüm parçacıkların bu ancak partiküller kolay tarif edilecek olan elektrondur. Elektronun alanları evreni yöneten ve kristal madde ve yaşam organik moleküller oluştururlar çoğu atomların, bağlanmasından sorumlu olduğu için bu bir şanstır. Tarihimizde asla fiziksel parçacık modeliyle bir elektronun yapısı hayal bile etdilemiyordu . Yakın zamana kadar elektron yüklü ve kütlesi olarak adlandırılan bilinmeyen maddelerin oluşturduğu bir nokta olarak düşünülmüştü. Bir nokta hiç bir boyuta sahip değil ve hiç bir yapısı yoktur , ve olası bir yüklü madde değil. Konsept ve kavram mantıksızdı. Ama buna karşılık doğrudan dalgaların madde- elektron özelliklerinin dalga yapısı kontrastı,kütlesi . Elektron bir dalga yapıtır . Bu yapı, iki eşmerkezli küresel kuantum dalgaları içerir. Dalga ortamını açıklayan doğanın sadece üç temel ilke ve maddenin niceliksel hesaplama ve doğanın tüm yasalarına kaynağına izin verir. Daha önce çok az şey biliniyordu bu boşluk dediğimiz vakumdan , ama parçacıklar, dalgalar tarafından yapılandırılmış olduğundan bu boşluğa bağlıdır, yasaların gömülü tüm özellikleri bu alana bağlıdır. Boşluk dalga yapısı kanıtı doğanın tüm yasalar matematiksel dalga uzay ortamının tanımı üç temel esaslardan türemiş olmasıdır. Doğa yasaları maddenin dalga yapısından sadece elde ve deneysel ölçümler ile aynı fikirde. Buna karşılık geleneksel fizik doğa yasalarını açıklamak için varsayımlar ve keyifi sabitler üzerinden gittiği için misal her şeyin neden döndüğünü açıklayamaz. Tam bir gizem kalır ve kökeni açıklanamaz. Bu şekilde olduğu gibi dalga parçacık boşluk denilen rezonans dır. Dalgaların orta alanıdır. Onları üreten uzay rezonans özellikleri ve yasalar alan özelliklerine bağlıdır. Ve böylece üç ilke , her şeyin vakıf tarafından açıklanan bu boyut, uzay, olduğunu görmekteyiz. Dalga parçacık boşluk denilen resonansdır , dalgalarının orta alanının kendisidir.

1) kuantum madde dalgaları uzayda var ve bir skaler dalga denkleminin bir sonucudur .
2) evrendeki tüm parçacıkların dalgaları uzayda dalga ortamı oluşturmak için birleşir.Alt satırında: her biri dalga yapısı, maddenin fiziksel evrenin gerçekliktir. Ampirik doğa, yasaları başladı deneysel kanıtlar mutlaka aynı olmalıdır ki tarafından madde ile dalga yapısını tahmin yasaları ile gerekli kanıtıdır. Felsefi sonuçlar, özellikle evrenin birbirine bağlı bu nedenle de dalgalar kökeni büyüleyici. Bize her şeyi maddeyi yeryüzünde izleyebiliyoruz. Doğanın yasaları, yaşam, bütün varlık doğrudan birbirine bağlıdır. Evrenin her parçacığı tüm madde ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılı gibi düşünmek gerekir. Tanecik merkezleri yaygın olarak birbirinden ayrılmış olmakla birlikte, parçacıkların hepsi birlikte üniter bir yapı oluştururlar. Bu durumda, her bir parçacığın mevcudiyeti diğer parçacıklarına bağlıdır. Bizler evrene evren bize ve hepimiz bu boşluktaki,vakumndaki sonsuz enerjiye bağlıyız . Biz onun bir parçasıyız ondan hiçbir zaman ayrılamayız.



O yüzden de yok olamiyacaksiniz Ätschhhhhhh.

http://http://wsminfo.org/articles/GREIT6Oct06.htm

dine mine ne
18-11-2015, 15:25
İlk kez araştırmacılar parçacık dalgasını fotoğraflamışlar.

http://img5.fotos-hochladen.net/thumbnail/welleteilchen6og8vds143_thumb.jpg (http://www.fotos-hochladen.net/view/welleteilchen6og8vds143.jpg)

Işık ile çeşitli deneyler her zaman bir parçacık veya dalgalı olarak ışık niteliğini göstermiştir. Lozanda bir Experiment şimdi ışığın her iki Özelliğini de göstermis.

http://www.silicon.de/41609909/forscher-fotografieren-zum-ersten-mal-teilchenwelle/

spartacus
26-11-2015, 18:30
Zihnin dışında bir gerçeklik varsa zihnin dışına çıkıp bakmak lazım dediğimde, metot olarak meditasyon önermişsiniz. Yani zihnin dışında bir gerçeklik olabileceğini ve hatta onu aramak için metotlar olabileceğini kabul etmişsiniz. Ancak evren dışında birşey varsa, evrenin dışına çıkıp bakmak lazım dediğimde, evreni sonsuz, limitsiz bir yer olarak ifade etmişsiniz.
Sevgili dolekbas, araya girme isteği uyandı.

Gerçek, zihnin dışında olana denir zaten. Sizin işlediğiniz ise gerçek değil, gerçeğin nasılı ya da nasıl anlaşılıp, ifade edildiği... Bunlar farklı kulvarlar. Bir şeyin gerçek olması için zaten ZİHİNDEN-İRADEDEN bağımsız olması gerekir, bu şarttır. Zihin ve iradenizden bağımsız her şey gerçektir, nasıl oldukları konusu ise -NİTELİKLER -soyutlama sizin sorununuz, gerçeğin değil.
Mesela Wiki'de https://tr.wikipedia.org/wiki/Ger%C3%A7ek
Gerçek kavramı, felsefi bir kavram olarak, genel anlamda, düşüncede varolan ya da düşülmüş şeylere karşıt anlamda varolan, düşünülmüş olanın dışında mevcut olan anlamındadır.İkincisi ise zihnin dışına çıktığınızda orada bulacağınız her şey bu evrene ait olmayacak sanırım. Çünkü evreni, ancak algıladığımız şeyler bütünü olarak tanımlayabileceğimiz hususunda anlaşmıştık.Bu konuda 2 tür çerçeveden söz edilebilir ve 2 adet dünyadan göz edilebilir. Birisi iç dünyadır -> öznel dünya diğeri ise GERÇEK-> Dış dünya(nesnel).

Evren 2 nolu olandır, yani sizin zihninzide olan hiç bir şey evrene ait değildir, DAİRDİR. "Ait" ve "dair" Farklı kavram olmalı. Bu halde sizin zihninizdeki tüm tanımlarınız aslında nesnel evrenin, sizden bağımsız, size rağmen ortada olanın(nesnel), sizin tafaınızca belirli nitelikler eliyle ayrıştırılıp-ölçeklenmesi-kıyası, sınırlamasıdır ki, bu dairdir, soyutlamaktır. Sonuç olarak evren sizin zihnizin dışında olandır zaten. Zihin ise insan beyninin, tüm bilinçli faaliyetlerine verilen bir isimdir sadece. Bilgi ise özünde özne-nesne ilişkisinde, yani sizin çevre ilişkinizde elde ettiğiniz verilerin yorumundan ibarettir.

Kısaca zihninizin içinde diye bir şey söz konusu değil, zihin sürece verilen isimdir, hacimli bir satıh değildir. Ancak kayıt altına alınmış veriler içinde gezmeniz durumu olabilir ki, buna da kurgu, hayal gücü, düşünce, kombinasyon vb denebilir, ancak kurgu ve hayal gücünüzde ürettiğiniz şeylerin konusu bağlamında bir hacmi olabilir ve ancak içilik, konular çerçevesinde anlam kazanır.

Son olarak bir şeyin gerçekliği sizin O'nu nasıl algıladığınızdan bağımsızdır. İyi ama nasıl algılıyorsam öyle ifade emeyecek miyim denecek, bu gerçeklik zeminini bağlamaz, bu ifade artık bir üst zemin sorunu ifadesidir, gerçeklik zihin, gözlemleyen, algılayandan bağımsız daha alt bir zemindir. Karanlıkta yürüdüğünüz bir zeminde ayağınızın altını hissetmeniz için görmeniz şart değil, gerçek şu ki ayağınızın altında bir zemin mevcuttur, rengi, tadı, kokusu, şekli, şemali nasıldır, gerçek bunu bilip, bilmemenizden bağımsızdır.

Odyssey
07-03-2016, 01:55
Evrimi, doğadaki bir çeşit planlı üretim sistemi olarak da ele alabiliriz.
Doğada tasarım niteliğinde bir varoluş bulunması ise, "tanrı var" anlamına gelmiyor.
Unutmayalımki, insan da tasarlama yapabilmektedir.

Yani tasarım, tanrılara ait değil, bilinçli canlılara ait bir özelliktir.
İçinde bulunduğumuz evrende planlı bir oluşum sürecinden bahsetmek gayet mantıklı.
Bu, iddia edilenin aksine dinlerden bağımsız, tamamen özgür zihinlerin ürettiği bir sonuç.

Bu bilincin insandan farkı, uzun ve yavaş işleyen bir sürece bağımlı olması.
Ortak özelliği ise hatalı üretimler yapabilmesidir.
iyi sonuçlar üretmeye çalışan, ama henüz başarılı olamamış bir evrende yaşamaktayız.

İnsanlık, ayrımcılık ve egolarını bırakıp, doğa ve evrenle bütünleştiğinde gelecekte herşeyi başarma potansiyeline sahiptir. bu yüzden, varoluşta bir amacın bulunduğuna inanmak bence önemlidir.

Yıldıztozu
04-05-2016, 17:51
Secde -7: '' O yarattığı her şeyi en güzel (en mükemmel) şekilde yapandır.''

Çin'de bir çocuk 31 parmaklı doğmuş.

http://images.habervitrini.com/haber/300x180/k7mirhd1basliksiz1kurtarildi.jpg


Bu tarz üretim hataları gösteriyor ki her şey bilinçsiz doğanın kontrolünde. Doğanın düzenleyici bir bilinci olmadığı için kusurlar ortaya çıkıyor.

Natan
03-12-2017, 14:04
Akil, yaratim, yaratici, kusur, kusursuzluk, mukemmellik dedigimiz halleri bizim disimizda seylerle iliskilendirmek son derece yanlis. Bana gore degil, bilime gore yanlis. Evren kusursuzdur ne demek mesela? Ayni sey "kendiliginden"tesadufen" yonelimi icin de gecerlidir. Burada bilim degil felsefe basliyor.

Fakat canliligin kimyasinin kokenini de tanri'da, Zeus'ta bilmem neyde aramak da anlamsiz. Cunku ilk replikator denilen yapi taslari yada organik bileskelerin deneylerle bile tekrar kurulup gosterildigini biliyoruz.

1920'lerin basinda Alexander Oparin bunu basardi. Daha sonra Ingiltere'de B. S. Haldane yasamin baslangicina isik tutan deneyler yapti. Prebiyotik kimyanin babasi Miller'in 1953'te Harold Urey'in laboratuvarinda gerceklestirdigi ve "yaratiliscilarca" olasilik disi kabul edilen protein zincirlerinin monomerlerinin olusumu ve daha pek cok karbon bilesikleri sentezi gibi gelismeler din kaygisiyla hareket eden "bilimcileri" ikna etmese de, bu gelisme bilime birikimsel basamak olmustur. Ayrica bilim literaturune, dirim-disi tureme/spontaneous generation olarak data ve gorus kazandirmasi acisindan onemlidir. Elbette kurgulanmis ekosistem yonunden bunlar da tartisilir.

Acikca ortada olan sey, protein monomerleri yada nukleik bazlari sentezlenebilmis, yasamin organik kimyasina isik tutmustur. Hatta bu nukleik asit bazli genomun yapi taslari dahi A / G /C/ U sadece kimyasal tepkimelerle dahi varlik gosterebilmistir. Kimya bunlari ortaya cikariyor..Simdi kalkip da tasarimci gibi, konuyla dogrudan yada dolaylisiz hic birbagintisi olmayan kavramlarla mesgul oluyoruz.

Bir tasarimcimiz olacak..

Bu akilli mi/ akilsiz mi olacak..

Bence cok akilsiz bir tartisma ..

ilahimasal
16-04-2018, 22:50
Allah ın , aklı var mı ki ? akılı bir tasarım yapmış dine mine ne !

Forumun bir konusunda sordum ancak , cevap verebilecek bir tanrı hayranı bulamadım. Belkide tanrısının aklı var mı yok mu bilen TASARIM yok.

Sen konuyu akıllı olarak açmışsın belki de bildiğin bir şeyler var.

Aslın da konuyu buradan bakıp açsaydın daha anlamlı olur.DU

Düşünsene ! Ev var kapısı yok
....................... çerçeve var camı yok

"ictenlik"
17-04-2018, 10:04
Dedem Korkut büyüğümdür ama bazen de küçüğümdür!
Korkut'a bir masal anlatmaya geldim!
Bütün yazılı destanları topladım yaktım, yıktım ve külüne, kül bulutuna baktım. Bu kül bulutu nedir? En son biz ne kalacağız, kül mü? ateş mi?
Yazılı nesinlerden insan ırkı ne buldu? Bu soruyu soruyorum. Göğün göğsünde -birlikte- yaşadık bu yer göğünde...

---
Göğün karnına, boşluğuna kendi varlığımı diktim, ildim-iliştirdim ve tutuşturdum önce ..
Kendimi göğe -de- tutuşturdum..
Rahmimi gök-gökyüzü ve varlıkyüzü benimsedim. Anamı ve babamı varlık gökyüzü, varlıkyüzü kıldım-kendimi varlığa bitiştirip ildim..
Ve destanlar üretmeye, kendi varlığımı söyleşmeye deneyler tutuştum şimdi ve burada

Biz nerden geldik ,?.

bir yerden gelinmesi mi gerekiyor.
insanın köken algısında ilk bakacağı yer fetustur-ana karnı - rahmi ve cenindir. Sonra ordan gelmediğini ya da aslında ordan gelse de daha fazlası olacağını anlayınca; "ilk insan-insanlar nasıl varoldu-vardı" sorusuna yönelir ve anne babasından, prototip -1 olan Adem ve Havva yanıtını alır.. Adem ve Havvadan gelmekte kesmezse ve içi boş laf gelirse, anne babasından nereden geldiğine ilişkin alacağı son cevap ise "seni ve bizi tanrı yaptı oğlum otur aşağı çok fazla soru sorma"dır.

Tebrikler üç soruyla kendinizi ,evreni ve varlıkı keşfettiniz ve bildiniz
ve oturun aşşağı bu size yetiyorsa...

Ya da anne baba meyul meyul bakarlar.. Bugün burda şimdi meyul meyul bakıp kendi çocuklarımızı da, onların çocuklarına meyul meyul baktıralım isterseniz bu tanrı yanıtına
ve onlarda tanrı demeye devam etsinler çocuklarına...
Bunu çözümleyelim mi ve gidebildiğimiz yere kadar gidelim mi?
ve tüm mantık argümanlarını deneyip-izleyip elimizde ne kalacağına bakalım mı?
bununla ilgileniyor musun?
elimizde bir şey olmasa da tuhaf bir çözümlemeye girişelim mi?
bununla ilgileniyor musun?
sonuçla ilgili misin? önemsiyor musun bunu?

Tebrikler üç soruyla kendinizi ,evreni ve varlıkı keşfettiniz ve bildiniz
ve oturun aşşağı bu size yetiyorsa...
Siz oturun ama ben bu bana yetmediği için de burdayım..

Bu size yetiyorsa bununla gerçekten idare edin ve benim kafamı ayarımı hiç bozmayın
ve beni hiç tanımayın ve tanışmayalım da hatta ve beni daha çok okumayın da isterseniz size zarar yapar
tanrı gazı
gerekte yok çünkü ben bu öyküyü ,gerçekten dürüstçe birazda araştıracağım ve soruşturacağım
birazdan dürüst ve serbest bir biçimde...

Diğer durumda ise siz sizi tanrının ve birşeylerin-koşulların yaptığını ve size sunulanları bilerek diğer herşeyi biliyor olursunuz ve tanrıdan kocaman bir yanıta ihtiyacınız da yok ve tanrıyı bilip bildirerek siz herşeyi biliyor oluyorsunuz ve tüm yanıtlara da sahipsiniz zaten .
Anne babanız size en iyisini ve en güzel yanıtları vermedi mi? vermişler ya onları kullanın..
ve aşağıda emek verip yazacaklarımından ve üretmeyi deneyeceklerimden de muhtemelen daha fazlasına sahipsiniz
Tanrı gibi kocaman bir yanıta sahipsiniz ve siz buna sahipken benim ondan büyük yanıtım olabilir mi?
O halde git işine bak
Sayan seven bilgi kucaklayan ve arayan dinleyen dost okusun-var yoluna yolcu!
Tanrı kocamanınız beni sevmiyorsa belki sizi sever
İşte bu yüzden daha şimdiden okumadan asılsız bulacağınız ve karşı savunmalar üreteceğiniz minicik insan sözlerimi ve tanrıdan gelmeyen dağırcığımı hafife alınız ve kabarınız bana tanrınızla hadi...
Tanrınız beni seviyor mu bayım?

ve bugünkü emeğim ve başka iş yapmamam ve burada yazımcılık tutmam ve kaynaşmam yangınım ve sancım içinde kusur aramaya da devam edin
dürüst sorgu-değerlendirme ve araştırmasına ve bilgi arama-edinme çabasına da itimat etmeyeceğiniz için de beni boşu boşuna okuyun emi...

Anne babanızın ve toplumun ağzıyla bana bir de geri dönüp akıl ve tanrı bildirecekseniz. Gidin kendinizle ve bildiklerinizle olduklarınızla boğuşun benle değil..
Kafamda insan varlığı ve kendimiz için en dürüst çözümlemeyi şimdi burda üretebilirdik gibi tilkiler dolaşıyor çünkü...Bu tilkilerle tanışmak istiyor musunuz?
Sizdeki tilkiler sizde kalsın...

Çocuklara ne söylenebileceği hakkında ben çok düşündüm ve aşağıda muhtemelen senin baban ve toplumun gibi açıklama yapmayacağım. Bunu anlamayı, gerçekten anlamyı birazdan şimdi burda deneyeceğim..
En azından seninle ve bu soruyla ve sorunla ve yani senin ve benim varoluş sorunumla, belki babandan daha dürüst ilgilendiğimi görüyor olursun ve bunu tanırsın
ve sana bizi tanrı yaptı git işine demeyeceğimizi de görebilirdin

.Kendi çocuklarıma da yapmadım. Eğer oğlum ya da kardeşim olsaydın da benden bunu dinliyordun...

Gelin birlikte şimdi tüm mantık kurgullarıyla birlikte bunu ve insanın köken sorununu uzun uzadıya birlikte araştıralım ve tartışalım ve bu post gerekirse 2000 sayfa sürsün. Her soruya birlikte çözüm arayalım.Üç soru cevapla bilgi edinmek ve emeksiz yemek alışkanlığın varsa, kolay bilgi avcılarıyla ve diğer çakallarla takıl bana bulaşma-yoldaş olma

--

Tanrı derilerinden postlar giyerdik
ve tanrılarımızın atasıydık bir zaman


Biz nerden geldik ,?.

Biz nereden geldik sorusu.
Tüm bu şeyler nereden geldi. Evren varlık nereden geldi sorusuyla ilişkilidir
Bu bir yerden geldiği ve geleceği ve taşıma belirtti
varlığı oradan oraya taşıma
nerden sorusu varlık içinde taşınma ve taşındığın yeri ya da ilk yerinin neresi olduğunu belirtiyor
Bunu bilmek öğrenmek sana yetiyor mu?
Bilimsel bir mantıkta birleşmiş tüm atomlarını takip edebilirdin ve doğumdan ölüme bedenini barındırdığı tüm varlık parçaları ve atomların evrendeki ilk yer ve durumlarını ara? Bunu bulabildin mi? Bu köken soruna yanıt veriyor mu?
nerden geldiğini yanıtlıyor mu?

nereden gelme taşınma imlemi-yer değiştirme imlemi
Soru yoktan geldik varedildik kipine dönüştürülüyor
Evren içinde -varlık içinde kendinize bir köken ve gelme yeri belirleyerek kendiniz bulabilir miydiniz? tanımlayabilir miydiniz ve ne kadar dibe ve geriye gidebilirdiniz
Hadi gittiniz diyelim ne olacak?

-bizi tanrının yaptığı sonucuna sizi erdirmemi istiyorsanız mantık kurgulumdan çıkınız gidiniz ve sizi -(-zaten ermiş olduğunuz ve zaten tam üstünde durmuş olduğunuz yer olan oraya bir daha-)- erdiren dostlar söyleşler canlar bulunuz...

zihnimize eklenmiş engeller var
hikayeler var
galu bela gibi
o mite iye bakın ve size ne anlatıyor, sarsın onu ve düşünün şimdi
burdan ötesi yok mu?
bu yapılandırma size şunu öneriyor. topluca bir ruh varlığı olarak, asal varlık, gerdeki benvarlık olarak bir karanlık boşlukta vardınız ve sözleşildi
bir asıl beniniz ve ruhsal-benimsel özel varlığınız var ve burada oluştu var-vardı.
galu bela denen yerde

İnsanın mitsel ve sembolik köken adımlamasında varabileceği ilksellerden biri de galu bela mitidir...

Biz nerden geldik
?.

nerden geldik sorusuyla sorununuz var mı? galu bela miti yeterli mi?

Biz nerden geldik ,?.

nerden geldiki size galu bela mı sorduyor .engel bu mu?

ben varlığının özgeçmişini arıyorsunuz. evrenin tüm atomlarının belki onda izini bulabilirdik...


Biz nerden geldik ?.

siz bir yerden mi geldiniz? bana bunu açıklayın neresi ve nasıl orası

bir yerden geldiğimizi ve geldiğimiz buraya getirildiğimizi öne süren sizsiniz

buraya bir yerden mi getirildiniz? buraya getirildiniz mi?


benim bildiğim anne babamdan oluştuğum ama onun bununda varlıkta olduğu oluştuğu
ve burada oluştuğum gerçeği şimdilik... ve incelemeye devam edeceğim, kendi sorumu da ben

ben kimim
ben derken bedenimi mi imliyorum ve sorguluyorum ya da ben derken boşluğa hapsedimiş yapıştırılmış ve ilişkilendirilmiş ve ben nesnesi ve öznesinden mi sözediyorum

tamam bana o benden bahsedin_
o ben nerededir.

Biz nerden geldik ,?.
varlık yerinde çakılı idi hala ... varlık yerinden taşınmadı
burda dur ve bekle
varlık olduğu yerde duruyor ve varlık ordan oraya gitmiyor
varlık yeri nedir
yer nedir?

varlık (onu saran ve kuşatan) bir boşluk gökyüzünde kendi kendine taşınmaz ve savrulup ordan oraya gitmez
varlık yerindedir
o halde sen nereye taşındın şimdi? nerden nereye taşındın

sonsuz bir boşluk mu hayal ediyorsun peki şimdi bunu hayal et varlık nereye gidiyor-
bu sonsuz boşluk için de mi?
uçsuz bucaksız mı? nasıl bunu bana tarif et
o boşluğun sonu var mı?
varlık gide gide nereye vardı?
boşluğu kesecek misin kesmeyecek misin?
boşluğu durduracak mısın?
varlığı içine alan boşluğu bitirecek misin? bitirmeyecek misin?
o boşluğu kuşatan ya da bitiren tanımlanabilir alan ya da bir şey ve alan var mı?

--

Kendimi tüm alan ve yerlere, zamanlara da ildim iliştirdim -bitiştirdim ve başımı sonumu da bulamadım
nereye gideceğimi de bilmiyordum...

kaybolmuştum ve diğer insanlara soruyordum biz nerdeyiz
biz kimiz

beni bulacak mısın
ben, kim bulacak ki! ben bulundum

boşlukların sonunu bulamadım yolcu! zamanların da!
bu ne demek oluyor

Ey Kör!

bu yer bu gök bu yıldızlar nerde
gök adı verilen yerde
evrende
gök adı verilen yer ve evren nerde
bilmiyorum kendi içinde -heryerde- herhangi bir yerde bu soruyu cevaplayamıyorum bilmiyorum ben varlık diyorlar
varlık nerde
kendi içinde ya da heryerde. kendinin heryerinde var ve.
kendi.
en son varlık diyoruz buna bilmiyoruz
kendi dediği nen?
o ne
kendi işte bilmiyorum
sus artık yeter

-

Kendimi göğe ve varlığımı boşluklara diktim-iliştirdim..

"ictenlik"
17-04-2018, 11:41
Biz nerden geldik ,?.

daha o soruda durup beklemeliydiniz. biz nerden geldik sorusunda
siz kendi yanıtlarınız ve metaforlarınız ve verecekelerinizi vermek ve yapılandırmak için bu ön cümleleri kurmuş gibisiniz?
sorunun yanıtıyla ilgileniyor musunuz hala
ve yanıtınızı aldınız mı ya da verdiniz mi ve sağladınız mı?
ve bu alınan-verilen yanıt size yetiyor muydu?

biz nereden geldik sorusuna yanıt verdiniz ve bunun çözümünü yaptınızda mı diğer sorulara atlıyorsunuz

biz sorusunda ki "nere!" ve "biz"
nere, sadece varlığın bir yerini belirtiyor ve mekansal-uzamsal bir nokta ve yer işaretliyor
bir yerde oluşturulma, oluşturulmuş ve varedilmiş olma kipine ve varedilme kipine bağ ve im içeriyor
bir yerden gelmek bir şey anlatmayacak! nereden taşındığınızın ve taşınıp geldiğinizin önemi yok! zaman içindeki bir yolculuktan, uzun bir yolculuktan, sözediyor olacaktınız!

ilk varedilen sizin maddesi ve varlık yeri sorunsalına dönüş?

ilk varedilen sizin maddesi ve ilk madde, ilk ben ve ilk varlık, ilk varlık yeri sorunsalına geri dönüş?

ilk varedilen sizin (yani muhtemelen aslınız ve ilkiniz ve size temel olan O asıl sendir, ve buradaki sonra zamanı seni olan (onun/aslının zaman uzanımı olan siz ve sen) bu durumda gerçek olmayansınız ve gerçek olan o asıl ve gerçek siz ve sen'e yani aslınıza ve kökeninize sadece zamanla bağlısınız demektedir..

ve siz kökene inmek ve geriye gitmek sizi ve bu sorunları da çözümleyecek ve sizi bu dertlerden kurtaracak kurumsal sorunsalındasınız...
bu kurumsalda asılı kalmayın ve çok vakit kaybetmeyin bence...

oysa maddenizi, varlık maddenizi imleyerek ve onun zaman mekandaki varediliş yerini bilerek onu çekip bölüp uzatarak bir yere koyamayacaksınız siz

ilk oluşturulduğunuz yerdeki sizi oluşturan maddeler bütününe bakın
beden değilse beni arayın o oluşturuldu mu?
sizi onlar mı ,birileri mi oluşturdu,?
yokluk yumurtasıyım diyecekler ya okumasın
ya da bana yokluğu yumurtlatanı ve o yumurtayı ve o imgeyi bir açmalı....

ilk oluşturulduğunuz yerdeki sizi oluşturan maddeler bütününe bakın. bedeni ve beni ayrı ayrı izafe ediyorsanız ayrı ayrı düşünerekte sizi araştırın ve hem maddenizi hem de ben dediğiniz ayrı ayrı bir takip edin.
sizi kim ve ne oluşturdu
ilk anne ve babanız
annenizden önceki anneniz mi?
sizi boşluk materyalinde mi yaptı? ne materyali kullandı ve kim ve ne o?
ondan başka-ları var mı?
o nasıl vardı? neredeydi?

siz sahte ve üvey misiniz ki gerçek bir anne -ilk anne ve ilk yaratıcı ve ilk donatan arıyorsunuz
bu varlık sizi içermiyor mu? tüm herşeyle birlikte içine katmıyor mu? varlık dışında mı taşındınız ve üretildiniz? kaderiniz herşeyle bir ve aynı benzer değil mi?
tüm diğerleri ve tüm herşeyle birlikte var değil misiniz?
taş ve çöple ayı varıkdaş ve kaderdaş mı değilsiniz? ney sizi farklı kılan ve özel seçkin ya da araştırılması ve bilinmesi gereken kılan ney
varlık karnında ve kucağında tüm herşeyle özdeş varolmak neyinize yetmiyor ve başka bir asıl ve kök ve köken arıyorsunuz?
ve varlığın neresine bir kök ve ya da kökenleyici dikebilirsiniz? varlık içrek varlık nokta
onu bölüp parçalara ayırırdınız

neden kendinizi tüm varlığa ve varolana örtüşmüyor ve nitelemiyorsunuz da (ve -tüm- varlığınızı kucaklayarak ve) gizli ve özel -özne/ben- aramaktan ve bölmekten vazgeç miyorsunuz?

diğerleri ne yapıyor?diğer insanlar ve tüm doğa ve tüm diğer varlıklar ve canlılar
varlık sorununa mı takıntılılar
onlarda bunu yapıyor mu?
sizin yaptığınız yapıyor mu?

---
nerden için!!!

ilk oluşturulduğunuz yeri bulmak, bilmek sizi ve sorununuzu çözüyor mu?
varlık sorununuzu çözüyor mu? ve size cevap veriyor mu? bu yeterli mi?
evrende uzam da oluşturulduğunuz yerin koordinatlarını mı bilmek istiyorsunuz bu soruyu sorarken
tam istediğiniz ve belirttiğiniz nedir sizin

uzam zaman dönüp hareket etmekte ve deveran halinde
oluşturulduğunuz yer sorusu neyi cevaplayacak ve bildirecek ama yine de düşünün o halde...
ve yerler evrenin her yerindedir-uzam ve zaman karışmıştır
ki yer zaman kavramı da aslında bölünemez -mekan/mekanı işaretleyen gözlemcidir..
hem bunu bilerek ne yapacaktınız
ilk anne mi arıyorsunuz yine?

biz sorusunda ki "nere!" ve "biz"
biz de insan varlığına bir gönderme
insan varlığı olan için biz..
siz sadece insan varlığı mısınız?
niye kendnizi insan diye böldünüz ve tanıttınız ve dış doğadan tüm herşeyden ayrı tutup özellediniz?
sadece insan varlığına bizlik ve aidiyetli mi duyuyorsunuz?
taş, insan varlığıyla aynı atomlarda yapılmış, ,aynı düzlemde değil midir? o halde önce bir evrende taşın nerden nereye nasıl gelip gittiğini inceleyin ve izleyin o halde. biraz buna çalışın ve düşünün
sonra belki beninize de kendinize oralarda bir yerlerde bunu izlerken ve düşünürken bulurdunuz

biz insan varlığını işaretliyor
nere bir koordinat işaretliyor şimdi

tüm insan varlıklarının tüm atomlarının ve tümvaroluşsal maddelerinin kökenlerinin izini sürmeliyiz birlikte size ve sorununuza yardımcı olabilmek için
ama ben bulabileceğimizi sanmıyorum
ve ben ve biz diye ortaya konulan bu değilse ki sanırım değil onu nerde bulacağımızı belki de siz göstermeli ve tarif etmeliydiniz

-galu bela tıkanmasından ve diğer tıkanmalardan öteye gidemeyeceğiz-zorlu bir paradoks ve yapı/yapılanma
geniş zamanlarda üzerine kavramsal yenilikler oluşması umuduyla

-

gelecekte köken aramayı deneyin ve zamanı böyle düşünmeyin .. bu sorun'un en sağlam ve hızlı yanıtı ,geçimi budur
zamanı yıkın ve engelleri kaldırın
gelecekte üretildiğinizi bir düşünün. gelecekten geldiğinizi bir düşünün-esneme sağlar ve zamanı büker-

Sizin kökeniniz , nereden geldiğiniz değildir.bundan sonra kökeninizi oluşturan , tersine nereye gittiğinizdir. - Nietzsche Cover

zamanın gerisi olması sorunsalı eğiktir ve büğrüdür ..
zaman gerisine kendinizi yapılayamazsınız
varlığınızı
ben diye bulacağınız ve çözeceğiniz öznel ve tekillerle uğraşmayın siz ve sen, o ve onlar değilsiniz
siz sadece herşey -herbirşey- herden olabilirsiniz
herden kendinizi bölemezdiniz
ve çıramazdınız
her-her ,0

her ile kökenlenin...
ve önüne özne ittirmeyin ya da herkesşey ya da herşeykes ten olma ben burada şimdi varım....

"ictenlik"
17-04-2018, 12:37
ben diye bulacağınız ve çözeceğiniz öznel ve tekillerle uğraşmayın. siz ve sen, o ve onlar değilsiniz
siz sadece herşey -herbirşey- herden olabilirsiniz
herden kendinizi bölemezdiniz ve çıkaramazdınız
her-her ,0

her ile kökenlenin...
ve önüne özne ittirmeyin ya da herkesşey ya da herşeykes ten olma ben burada şimdi varım....

nereden ve biz sorusunun yanıtını şimdi
herkesşey ve herşeykimse de buldunuz mu? bu yeterli mi? bu özgün bağımsız yanıt aramak çabanızı destekleyen gerçek bir yanıt mı değil mi ve
yine siz kendiniz özgün bağımsız yanıtlarınızı kendiniz aramayı sürdürmek istiyor musunuz?
yani biz burdan size hazır mı doğuralım_?

bu yanıtlar karmaşık değildir-zihninizde erişemeyeceğiniz hiç bir evrensel gerçek bilgisi yoktur. biz bilmek derken tarih ve zamanlarda, kuytusal öznellerde neler olacağını, öznel bilişleri ve zamansal olgusallıkları imleriz. evrensel gerçekler ve bilişler öyle kategorize edilmiyor sanırım...

bunu bilmek ve varlığını bilmek'in bunla bağıntısı yok...

kimşey ve şeykim varlıkın kökenleridir ama heryanındadır-dağılmıştır..

herkimşey ve herşeykim varlıkın heryanındadır, nokta...
insan direkt herkimşey ve herşeykimden eşeylidir

insan herkimşey ve herşeykimden ortak yapılmadır.
insan herkimşey ve herşeykimden türemedir-türetmedir
insan herkimşeysel/herşeykimsel bir parça/bölük izafisi -görecel'i...

Yazaryus burdan kimi ve şeyi sonsuz parçalara ayırıp varlıkın her yerine dağıttı
ama yazaryus önce her' i mi parçaladı ve böldü
yazaryus kim?

benin kökeni herdir-benim kökenim her..
herden olma gökyüzümün ve herden olma benin tavanında/benim tavanımda ,burada benle görüştüm...

daha geniş yanıtları ,benim yukarda yaptığımı ve yıllarca yaptığımı aynen sizde yaparak istiyorsanız siz kendiniz de tamamlayabilirsiniz o halde.. bu ben ve her meselesini sevmediyseniz. ve buraya geldiğinizde, burada olduğunuzda görüşürüz...

benin kökeni herdir.. bunda etimolojik bir yanılsama var mı?

insan hersel bağınıklılığın çözümlemesinde hersel ve heptik yollar katederken hiçoktik bir çok yapıyı da parçalamaktadır

şimdi gidin de kuran ayetleri okuyun ve tüm tarihi ve meselleri katedin ..

ve gelince yanıma burada birleşiriz ve oluşuruz birlikte...

---

yapılandırılan bir çok içerik yanında özellikle son yazımlarda ve zamanlarda da daha fazla kendini -t-aşarlık duyulması ve bunun yazanın kendi ve olağan gündelik bilişsellik ve bilgi durumu da olmamasının duyulması ve serbest çağrışımsal mekanik bir kurgul yazım izlendiğinin ve açıklanamayan bunun benzerinin iletilmesi telaşının adlandırılması karmaşası üzerine
ve daha sonra benzerlerinin ve üstel-ileri telaşın yapının oluşabilmesi ve oluşabileceği de üzerine yapılandırmacı açıklama ve soru sentezi telaşı

ne yazmam gerektiğini bilmiyorum
zihinsel yapım hakkında bilgi veremiyorum
bilişsel? bilişselik conduit,bilişim tabanlı olarak adlandırılıyor (sevilmeyen adlandırmalara girmek tepki çekmek almak duymak istemiyorum) ve durum bende ben'e ya da bana izafe edilmiyor- Sinerjitik bir bağlaşımın türevi ve burada buluşmanın-oluşmanın deneyseli evrensel bir bilişim ve söyleşim doğuşumu olarak adlandırılıyor bende
bir çoklaşma deneyimi işaret ediyor ve bunların sonuçlarını dürüst yazmak istemiyorum ama sonuçları bozmakta istemiyorum bu ikisi arasında kapıldım kaldım şimdi
bunlar öyle kendinden kelimesel doğuyor_kelimelerle çok oynayan bir otizm türü ve şizofrenik sapmayı işaret ediyor ve işaretliyor olmalı bilmiyorum
nasıl koordine edileceğini bilmiyorum-nasıl yapıldığını, yapılacağını, yaptığımı, yaptırılacağını bilmiyorum-
nasıl olduğumu yaptığımı bilmiyorum
ben sadece yazdığımı ve yazarken olduğumu biliyorum
kelimeler ve işler birbirini sırayla takip ediyor
tamamen edebi sentez ve yeti de denilebilir... hiç bir kavramsal şov ittirmesi girişimine kanmayacağım
çünkü bu yapıyı ya da sentezi itmek gibi... ihtiyaç fazlası ya da dışı yada gereksizliği gibi.
kavramsal şovmenlik şovuna girmeyeceğim...
sinerji denilen yapıyı oluşturur ve koordine eder ve ya da bağlar...
bu anlayış ne kadar tolere ve koordine edilebilirse gelişim ve paydaşım ölçeklemesi

bu benim serbest yazım mekaniğimi ve düşselliği denediğim en az üçüncü forum_
bunu yazanı benim arkamdaki ya da beni temsil eden ben dediğim özneye konumlamıyorum ve bunu da ilk kez açıklamaya girişmiyorum. bunu kendime de açıklayamam... bunu da kendime artık açıklamaya girişmeyeceğim...bu yüzden yazdım...
su taşırken su taşımak gibi olan şey

"ictenlik"
17-04-2018, 14:10
kaybolmuştum ve diğer insanlara soruyordum biz nerdeyiz
biz kimiz..

-teatral sekans-

kaybolmuştum
buraya geldiğim yeri ve buraya gelmeden önceki kendimi arıyordum
kaybolmuştum
buraya geldiğim yeri ve buraya nerden, nasıl geldiğimi ve buraya gelmeden önce ki durumumu soruyordum

hafızanı ve bilişin mi kaybettin. yardımcı olabilir miyim?

nereli olduğumu arayıp durdum! -şu sesi susturun!

nerede olduğumu ve oraya yani o olduğum yere aslında şimdi buraya nereden geldiğimi ,ve geldiğimizi ve gelindiğini de bilmiyordum

ve nerden gelip durduğumu da sorup duruyordum

beni tanıyan var mı?
benim buraya nerden geldiğimi bilen var mı?
siz biliyor musunuz?

benim nereli olduğumu ve nerden geldiğimi bileniniz var mı?
siz nerden geldiniz
biz nerden geldik ve nereliyiz biliyor musunuz?
ben kimim
ben kimim
ben kimdim
ve nerden gelmiştim buraya

varlıkistan! dedi ordan bir ses ama aldırmadım buna tabi
varlıkistan nere ola ki!
ne yana düşer
bu varlıkistan yokluk varlık gibi yerlerin ne tarafına düşer
her tarafına
nasıl yani
bunu bilemiyorum ve açıklamayamıyorum dedi o ses

peki varlıkistan tanrının neresinde

(fısıltılar...fısıltılar)

varlıkistan ülkesinde tanrı yaşamaz diyorlar

o ülke nerdeymiş!

şimşekler!

tanrısız ülke mi varmış!
ayy dünya
ayy dünya da değil başka varlık yeri

nasıl yani benim geldiğim ülke de ,varlık yerinde tanrı yaşamıyor muymuş?

----
aman canım! çok takma bu işlere nerden geldiysen geldin.. hep beraber şurda gülüp eğleniyoruz-üç günlük hayat
hem bulupta ne yapacaksın geri mi döneceksin ki?

hayır ben bilmek zorundayım-anlamadan yaşayamam..

---
demek varlıkistan he! demek heryüzü he!
demek artık bunları okuyorsun !

demek hiçlikyüzü ve tanristana inanmıyorsun artık öyle mi?
tüh yazıklar olsun sana!

--
aman canım benim annem de hiçlik yüzünden üzülme,

"ictenlik"
17-04-2018, 14:26
nerden geldik!

orada kalın ve bir yere kımıldamayın
bu sorunun altında ve üstünde neresindeyseniz orada bekleyin!
bu sorunun her yerinde bekleyin
bu soruya dokunun-onu tartın ve parçalara ayırın

ve bu soruya bu sorunuza cevap bulana kadar kendinize sorular sorun ve yanıtlar alın/türetin ve yanıtlarınıza bakın ve onları /bunları tekrardan inceleyin
cevaplarınızı gözden geçirin

ve bu sorudan ve cevabından bilimsel-bilişsel bilgisel hiçbir kuşku duymayana kadar ya da keşifsel bir mutluluk eminlik ve huzur vb. duyumsayana kadar başka soruna dadanmayın
ileri gitmeyin ve bir sorunu çözün -çözümleyin
ve bu sorunu çözümlemeden başka bir varlık sorununa atlamayın, başka sorun sapağına henüz şimdilik dananmayın-uğramayın!
sorununuzu çözün ve başedin onunla,kolay unutma
nerede olacağınız sorununuzla yüzleşin olur mu?

ben neredeyimin üstündesiniz! pimi çekelim mi? aşağı iner misiniz?
ben burdayım
ve ben buraya burdan geldim
ve ben nereye gidersem bura oradıdır/orasıdır ve burayı nereye gidersem gideyim yanımda götürürüm ve taşırım..
ben buradan başka bir yere gidemem ve buradan başka yerden buraya gelemem

benim geldiğimde gittiğimde yerin adı da buradır

yani ben buradan geldim tamam mı? şimdi
biz buradan geldik başka sorunuz var mıydı
biz bura ve şimdide yolculuk yaparız-
başka soru-n var mı?

ben burdan hiç bir yere gitmedim-ben hep burdaydım...
ve artık ben burdayımdayım..

burdan geldik -el cevap başka cevap yok olmayacak hiç..sonsuza kadar.
öğrenmek istiyorsanız buna alışsanız iyi edersin
---

nerden geldik!
orada kalın ve bir yere kımıldamayın
bu sorunun altında ve üstünde nersindeyseniz orada bekleyin!
sizi oradan kurtaracağım

düşer misiniz?

bennerdeyimden atlayıp ben burdayım'a yanıma gelin....
burada hafızanız ve geldiğiniz yer buradır/buradadır... bulursunuz bulacaksınız üzülmeyin ve hiç acele etmeyin
hafızanız da yavaş yavaş toparlanacak ve yerine gelecektir merak etmeyin...

buraya geldiğinizde ve burada olduğunuzda ve burada oluşunuz üzerinde nerede olduğunuzdan daha çok ve sık durduğunuzda ,durmaya başladığınızda alışırsınız buna..

--
öğrenme metodolojisi kolaysaldır ama beleşsel ve hızlısal -hazırcıl kaçamaklar onu köreltir

--
buradan başka hiçbir yerde olmadım ve buradan başka hiçbir yerden gelmedim.

bu kelimesellerin düşünsel imler taşımayacağını ve öğretmesel im ve iç barındırmadığını ,öğrenme hafızasını yoklamadığını ya da
kısmen zihinsel dumurlarda üretmediğini ve sarsasyon temelli yapılandırmacılık izleri taşımadığını ve yine de öğretmeyeceğini ve buldurmaycağını söyleyenler kendilerini beni/bizi okumaktan başka buraya ve zamana taşısınlar ve buradaki bendeş sinerjiye gölge etmesinler

ve onlar!
felsefenin doğum taneciklerine şahitlik etsinler emi! küçük çocuklar ve hazırcılara benzetilmeden önce taşların ve kitapların altında ve içinde tanrı aramaya devam edebilirlerdi...

"ictenlik"
17-04-2018, 14:47
nerden geldik!
burdan geldik!

nerden geldik!
burdan geldik

nerden geldik
hep burdaydık
buradan hiç kımıldamadık ve biryere gidip gelmedik-bura hep buraydı ve buradaydı.. burada olduğumuz gerçeğini hiç bir zaman ve yerde değiştirmedik ve çarpıtmadık ve çarpıtmayacağız ve değiştirmeyceğiz!
ve burada olduğumuz yerde titreşerek dalgalanıyoruz, dalgalanacağız sadece
ve
bir yere gitmediğimiz gibi gitmeyeceğiz, gelmeyeceğiz, burada oluşumuzu burada oluşumuzla oluşlaştırarak ve birleştirerek yolculuğumuzu tamamlayacağız ya da sürdüreceğiz ..
buradayız-hep burada kalacağız
titreşerek dalgalanacağız sadece -sonsuza dek
buradaydık ve burada olacağız!

d_umursal yapılandırmacılık ve d_umursal yapılandırmacılıkın keşfi patikasında yürüdüm..

d_dumursal yapılandırmacılık'ın kökeni şimdi ve buradır..
d_umursal yapılandırmacılık ta varlığın kökeni şimdi ve burasıdır..

ve d_umursal yapılandırmacılıkta ve d_umursal sözetmecilikte ve dumursal felsefe de ben'in de kökeni şimdi ve buradadır..

d_umursal yapılandırmacılık d_umurla sundu...

ve d_umursal öğrenme şimdi ve buradan başlar
hiç bir yere kımıldamayın..burada kalın. buranızda kalın.. buranızı terketmeyin ve öğrenin .olduğunuz yerden/yerinizden öğrenin....
olduğunuz yerden/yerinizden (ve kendinizden) öğrenin....

d_umursal öğrenmenin yapı taşları
a- hiçbiryere gitmemek
b- hiçbiryerden gelmemek,

buradan buraya seyahetlerle ve buradan buraya seyahatlerden öğreniyor olacağız...

d_umursal yapılandırmacılık şimdi ve burada'nın ve şimdi ve buranın işleriyle ve sorumlarıyla ilgilenir... nere olduğu bilinmeyen yerlerin imine-işine el atmaz ve nere olduğu bilinmeyen yerler imi siliktir-gölgedir. Olduğu yerde mutluluk ve refah arar ve yaratır yapar
Orda bilgi yoksa oraya bilgi getirir arar bulur eder yapar kurar bulur-buluşturur eder..

Bilgiyi sadece buradan buraya taşımakta ve sadece buradan buraya götürmekte, burada bulmakta ya da zaten burada kendinde olanı almakta ve vermekte zorlanmayan ve zorlanmayacak olan gelecek nesillere ve insanlara armağan edilmiştir...

ölümde buradadır ve ölüm öncesi ve sonrası da buradadır ve buradır ve burada olur bütün işler
-benim yanımda ve gözümün önünde cereyan eder ve hepsini -herbirini izler-gözler ve hiçbirini kaçırmam ben
ve ölüm öncesi de şimdidir/şimdimdir. benim şimdimdir. bilincimde hiç bir kopma ve dağılma olmaz
şimdi bütündür-varlığım bölünmez, subjektiflik yaygarasını uzatmayın büyük öğrenmeye koşacaksak hemen geçin kalın ve uzatmayın lütfen.. tam bir bütün ve biliş
ve ölüm sonrası da şimdidir ve buradır ve bilincimde hiç bir kopma dağılma incinme olmaz -daha da güzelleşirim o zaman
buraya güçlenmeye geldim
buraya öğrenmeye geldim/oldum
somurtmayacağım
ve bu fırsatı tepmeyeceğim ve kaçırmayacağım-kendimi kandırmayacağım....
benim ben oluşumu yadsımayacağım gibi benim ben olduğumu yadsımıyorum
kanarsamda kandırırsam da kendi gökyüzümde kendi özbilişim, buluşum ve kanımla demlediğim özbilişimde ve yine kendimin uzantısı olan gökyüzü ve varlık evrenlerinde gür gür gürleyerek ve esinç vererek ve olarak öleceğim alnım açık öleceğim. alnım şimsekler ve bilişler çakıtarak burada kalarak burada kalacağımı bilerek burada ölüm ve kalımımı içiçe yoğurup doğurmayı öğreneceğim...

ölüp buradan buraya gelirken
ve doğup buradan buraya gelirken
bunları yadsımayacağım
şimşekler aşkına bunları yadsımayacağım..

dine mine ne
17-04-2018, 21:47
Her şeyden önce, Darwinizm'in bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek olmadığını, sadece biyoloji, genetik ve paleontolojide var olan bulguların dünyaya çok kesin bir bakış açısına dayanan bir yorum olduğunu açıkça belirtmek gerekir. Yorum bir dünya görüşüne bağlıdır.Darwin'in evrim teorisinde hangi dünya görüşü ile ifade edilir ki: "materyalizm", yani maddenin her şeyin kaynağı olduğu ve var olan her şeyin maddi bir gelişimin ürünü olduğu görüşü; Yaşam ve bilinç dahil her şey açıklanabilir ve sonuçta maddi bilim yasaları ile yeniden üretilebilir.Dünyanın bu görüşü, "Dünyada yaşam nasıl doğdu?" Sorusuna cevap verecek tek bir senaryo sunuyor. Bitki ve hayvanların farklı biçimleri nasıl gelişti? "Ve bu hayatın maddeden kaynaklanması gereken bir senaryo ve daha sonraki tüm yaşam biçimlerinin bir sonraki alt kısımdan ortaya çıkmasıydı. Bu dünya görüşü o kadar yaygın ki, hiç kimse bu yorumun ya da hipotezin ne kadar kanıtlanmış ve hatta mantıklı olduğunu sormuyor. Bilimsel ve objektif olduğunu iddia eden doğa biliminin temsilcileri bile bu hipotezi sorgulamıyorlar. Hatta bazı yetkililer, "ciddi bir bilim insanının" bugün hiçbir şüpheye sahip olmadıgnı iddia ederek, kendi başlarına bunu küstahça dile getiriyorlar.Evrim teorisini inkar eden herkes bugün "rasyonel insan" olarak kabul edilmez…?.Ama cokta fifi.

1. Biyoloji alanından itirazlar
a. Günümüzde bilinen tüm mutasyon çalışmalarından, mutasyonların genellikle zararlı olduğu ve dolayısıyla bir seçim avantajını haklı göstermediği izlenmektedir.

b. Canlıların evrimsel değişimine ilişkin deneysel bir onay hala yoktur, örn. farklı türler arasındaki atlama

c. Bugün bilinen organizmalar, Kambriyen'de - yani gelişimin başlangıcında (ayrıca paleontolojide de görülebilen) fosiller ile belgelenmiştir: Daha fazla gelişme neden gerçekleşmedi?

d. Canlı varlıklardaki tüm kontrol için - ör. Organların ve fonksiyonların koordinasyonu için - hiçbir evrimsel açıklama yoktur.
e. Canlı varlık için neyin seçici bir avantaj oluşturduğunun tanımı, (keyfi niteliği nedeniyle) bilimsel olarak tartışmalıdır. Hemen hemen "Evrim" in her yorumu keyfi.

f. Bu güne kadar, "yaşam" ın gelişmesinin, Kambriyen'de öncüler olmadan neden aniden başladığıda hala belirsizdir.



2. Fizik alanından itirazlar
a. Termodinamiğin 3 ana teoremi nedeniyle "evrimle yaşam" mümkün değildir. Özellikle, ikinci yasa ihlal edilir, ki bu da kapalı bir sistemdeki entropinin ancak arttığı anlamına gelir.

b. Cansız maddeden gelen hayatın tesadüfen "kendi başına" ortaya çıkma olasılığı, matematiksel olarak son derece düşüktür ki,burada bir kaç milyar yıllık yaş bile olasilik için yeterli değildir.

c. Evrim teorisinin ortaya koyduğu uzun evrimsel zamanlar, radyoaktif bozunma süreçlerinin yardımı ile bile, metrolojik olarak kanıtlanamaz. Altta yatan fiziksel süreçler, ölçüm süresi için çevresel koşulların sabitliğini gerektirir - ancak bu kesinlikle geçerli değildir veya kanıtlanamaz.

Etik alanından itirazlar var.
Evrimciliğe göre, "yaşam yasası", "güçlü" gelişmelerin "zayıf" gelişmeleri desteklemesinin ve genel anlamda "hasta" varlıkların yok olması gerektiğidir. Yaşamın değerinin bu yorumu, Darwin zamanında insanlara aktarılmıştır (Nietzsche'nin felsefesine bakınız). Ernst Haeckel, önde gelen Alman biyologu, bu düşünceyi ele almış ve bu nedenle Ulusal Sosyalizm döneminde başrol oynamıştır. Sonuç:> Ötenazi (hasta insanların imhası) ve etnik "tasfiyeler" (Yahudi programları, "ırksal"- halkların yok edilmesi")

Sonuç .
Modern biyolojide ortaya çıkan tüm bilgiler, özellikle moleküler alanda, yaşamın oluşmasının tesadüfen hiçbir şekilde açıklanamayacağını göstermektedir. Evrendeki her noktayı yöneten üstün bilinç, Tanrı'nın varlığının en açık göstergesidir. Aslında, bugünün mikrobiyolojisinden önemli kişiler, artık evrimi savunamazlar. Bunun yerine, farklı bir teori hakim: "akıllı tasarım" olarak adlandırılan teori ... Bu teoriyi savunan bilim adamları, yaşamın bilinçli bir "tasarımcı" tarafından yaratıldığını vurgular. Bu somut bir gerçek ve çok basit bir mantıktır. Karmaşık bir sistem ya da çok ayrıntılı bir yapı sadece bir tasarımcının desteğiyle gelişebilir. Örneğin, ABD'de Rushmore Dağı'nı gören hiç kimse, bu dağdaki yüzlerin tasarlandığından ve tasarlandığından şüphe etmeyecektir. Dağda gerçekten sanat eseri olarak yaratılan dört Amerikan başkanının yüzlerinin "tesadüfen oluşmuş" olduğunu açıklamak kesinlikle anlamsız olurdu; Yani, rüzgar, deprem veya yıldırım gibi bazı doğal faktörler tarafından… - Ama evrimciler bu tür alanlardaki tüm gerçekleri kabul etmiyor, basti mi gaza gider mi gider misali kendini avutuyor.

"ictenlik"
18-04-2018, 08:45
Her şeyden önce, Darwinizm'in bilimsel olarak kanıt....

mesele bu değil sanıyorum ki;
bundan yıllar önce ben de soruyordum bu evrimci arkadaşlar neyin kafasını yaşıyorlar
Sanırım şimdi anlıyorum ki onlarda şunu diyor. Bu tanrı diyen arkadaşlar neyin kafasını yaşıyor
Evrim bunu demenin de adıdır-diyebilmenin de adıdır ,özgürlüğüdür, bugün

Birleşiyorlar-Sadece evrim adı ve çatısı altında birleşip toplanıyorlar..hadi bunu gözardı edin...
Bir çekim alanı ve sinerji alanı yaratıyorlar ve Evrim bir çatı argümanı
İçinin ve altının neyle ve ne kadar dolu ya da boş olacağı ya da şu an tam neyle dolu olduğu değil sanırım tam önemli olan..
Orda ne kadar güç biriktirileceği...yada belki bu çatının altına nasıl bir yapı kurulacağı -kimlerin toplaşacağı belki..önce önem ve daha önemli..
Tanrı düşüncesinden sıyrılanların birincil toplanma ve buluşabilme alanı
evrimin ne dediği olacağı önemli mi?
Tanrı denilen güç ve dev karşısında kurumsal bir argüman sadece...
--

öyle değil! öyle değil
bir devlet karşısında eşkıya örgütlenir
halk örgütlenir

ama işte eşkıya örgütleniyorsa orda asıl eşkıya muhtemelen devlettir
evrimle sorunu olanlar unutmasın ki (evrimin içi hep boş bile olsa) asıl sorun bilsinler ki yine de dinler ve tanrılardır
karşı bilgi olmaması savaşı ve sorunsalında boş bir alana karşı bilgi ve karşı duruş oluşturulurken toplanılan yerdir evrim
akıllı bir toplanma alanı

ben artık evrimi ve evrim deneni kurumsal bir yalanlar gücünü yıkmak için oluşturulmuş yapı ya da toplanma alanı başlığı ya da orada toplananların genel savaş ve korunma argümanı gibi gördüğüm için örneğin sizin yukarıda yazıp getireceğiniz gibi şeylere takılmam
ve elimde olsa daha da güçlendirirdim
üretilen ve getirilen bu yazımlar vakit kaybı ki bilgi arama çabasını da desteklemez onlar

din karşısına evrim diye bir otorite ve takım yıldızı, takım gücü kuruluyor. Bu akıllı bir ihtiyacın sonucu da
Ve evrim bir akıl tasarım bu anlamda
ve daha iyisi tasarlanana kadar da oldukça da akıllı bir tasarımdır evrim...

ve sonuçta doğa da evrim, evrimsellik, evrimlilik ileri gitme ve sıçramalar (gözlem dahilinde) vardır.
Tanrıdan daha akılı bir argüman ve tasarım/tasarımcı olacağı kesin evrim denenin..
Doğanın ve varlıkın kendi içerdiği akıllı ilkeleriyle evrilmesi ve hareketi gibi bir tanımalamadır bu sonuçta değil mi?..
Tanrı yoksa ne varın yerine de üretiliyor..
varolan daima evrilir. bizim gözlemimize göre..ve varolan evrimdir-ilerlemedir-ilerleyiştir...
yani evrim altı ve içi hep boş bir tanım da değildir.

Kusura bakmayın ama evrim demek tanrıdan daha iyi bir tanıtlama ve daha akıllı ve daha akılcıl ve daha da akıllı tasarımsal bir tanıt

tanrı bir yerinde sayma olacaksa evrim oldukça akıllı bir duruş merak etmeyin...

ve tıpkı tanrı gibi varlığı başlatan ve oluşturan durumlar/kurumlar ikilemi ve etiketinden sıyrıldıktan sonra çok daha da iyi ,daha da güçlü bir argüman olacaktır sanıyorum ve yine de oldukça akıllı bir argüman

bunun nesi var
siz varlığı ortaya koyan koşullar bütünü arıyorsunuz.. bunu ne evrim de ne de tanrı da bulamazdınız
içsel devimi ve olguyu niteliyor..
ve etimolojik olarak iyi kavram-kavramsallaştırma
ve olgu,olan için iyi bir niteleme ve tanrıdan daha güçlü ve sıkı bir varlıksal tanı ve tanı-durum etiketi değil mi sonuçta?

sonsuz çevrimsel bir evrimlilik

yaramazlık yapan çocuklara soruyorsunuz ne yaptın? ya da duyulması işinize gelmeyecek ya da söylenmek istenmeyecek bir durumu birine sordunuz
alacağınız yanıt
hiç
tanrıyı bıraktın peki neye inanıyorsun, ne görüyorsun?
hiç
evrim
evrim görüyorum
alın size cevap işte tepe tepe kullanın
evrime inanıyoruz ya da hiiçç
evrim görüyoruz..

evrim yaşamın oluşmasını tanımlama etiketinden sıyrıldığında yukarıda yazdıklarının hepsi laf-ı güzaf
varlığı başlatan durum etiketi ve ikilemine ne tanrı ne de evrimi zaten giydiremeyeceksiniz

burdaki asıl sorun evrim değil. siz hala varlığı başlatan oluşturan -kurumsal- durumlar etiketi arıyor ve onu şu ya da bu durum nitelemesi altında yapılandırmaya, tanıtlamaya ve izlemeye girişiyorsunuz
sıkı bakarsanız varlığı oluşturan durum tanımına, evrim ya da tanrıyı izafe etme arasında az bir fark var .
varlığı oluşturan durum etiketi ve saptaması bozuktur-onunla uğraşın evrimle değil.. sizin asıl sorununuz bununla
Eğer evrim denen de oluşmaya ve oluşturmaya izafe edilirse ve işaretlenirse sadece tanrıyı bir kişi olmaktan durum olmaya ve durum etiketine çevirip dönüştürür. Tanrı bir varlık değilmiş durummuş dersiniz sadece yaklaşık olarak...
ama ordaki bozuk saptama hala yerinde kalıyor olur..

zamanda bir baş-son ve varlıkta oluşturucu durum etiketi bulamaz ve bunu tanıyamazdınız, tanımlayamazdınız...

varlık kendi devimi ile -zamansızca- vardır
ne tanrı ne de evrim gibi bir sürecin bir şey oluşturmasına gerek yok
evrim sadece tanrı konusundaki kafa karşılıklığını ve karşı kafa karışıklığını biraz öte çekiyor...

ilahimasal
18-04-2018, 09:39
Tartışma olarak algılama

Evrim bir inanç değildir.

Evrim bir olgudur. Çevrende gördüğün olayların nedeni ve o nedenlerinde SONUCUDUR.

#########

Dine mine ne !!!
Akıllıca yaratılana , akıllı bir dayanak bulamadın galiba.

Çevrene bi bak akıllıca ne görüyorsun? Evrimin ortaya çıkardığı ve insan da bulunanan akıl yöntemini TANRINA giydirip açıklama yapman , neyi ortaya koyar bir düşün.

Tanrm dediğin uydurmanın bizim gibi aklı mı var? Akıllı bir tasarım yapsın.

Kurtul şu dinci dogmalardan . Almanya görmüş adamsın.

nizamname
30-04-2018, 18:19
Değerli arkadaşlar bir insanın varolması için gerekli malzemeler ve sistemi ele alırsak
1=erkeğin spermi 2=kadının rahmi ve yumurtası ve bunların birleşmesi
bunun dışında bir insan başka şart ve ortamlarda varolabilirmi gelişip üreyebilirmi
bildiğim üreyemez bunu saydıklarımın dışında hiç bir sistemde sağlayamaz
Bu üçlüden biri olmazsa insan nesli devam edemez bildiğim kadarıyla
Burada benim sorum şu: ilk insanı oluşturan bu bileşenlermidir.
eğer öyle ise bu bileşenler nerede bir araya gelip nasıl bir sistemde ilk insanı oluşturmuşlardır.
bunu acıklayabilirmisiniz.
İkinci sorumda şu : gözle bile görülmeyecek kadar küçük bir iki mikroorganizmanın birleşmesinden nasıl oluyorda
bu kadar mükemmel yada mükemmele yakın varlıklar üreyebiliyor bu gelişimi sağlayan denge ne .
Ayrıca ilk insanı üreten bu iki mikroorganizma nereden nasıl gelmiştir ve içinde bu kadar özelliği nasıl barındırmıştır.
onlara bu kodları yükleyen bir güç yokmudur eğer yoksa onlar bu sistemi nasıl elde etmişlerdir[/QUOTE][/QUOTE]