Orijinalini görmek için tıklayınız : Enbiya 30 Mucizesi (Çözüldü)
Asinus Orientalis
10-11-2015, 23:36
Efendim, galiba bir Kur'an bilmecesini daha çözmüş bulunmaktayız :
Enbiya 30:
Elmalılı : O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?
Ben artık bay Muhammed'e bayılıyorum. Tüm bilmecelerini tek tek çözerek artık zihninin içine girdim (girdik).
Bu bilmeceyi çözdüğümde (galiba çözdüm) bay Muhammed'in manipülatif zihnine sadece ağzınız açık bakıyorsunuz.
Eğlenceyi başlatıyor, bahisleri açıyorum.
Enbiya hangi açıdan bir mucizedir diye sorarak başlayalım. Bay Muhammed'in zamanında Oxford Üniversitesi kütüphanesine giriş kartı var mıydı, mesela ?:mod:
Asinus Orientalis
10-11-2015, 23:51
Enbiya 30'a ilaveten, bonus olarak en az 5 adet garantili ayet de ücretsiz ve (pek muhtemel) çözülmüş olarak teslim edilecekler.
Bir ipucu ile devam edeyim : Kur'an'ı anlamak için ayak parmaklarınızın çöl kumlarına değmesi gerekir, ve sonra da poponuzun. :p
Asinus Orientalis
11-11-2015, 00:04
Enbiya 30'da geçen hayat ve su ile ilgili kısmı devre dışı bırakınız. Bir öngörü harikası olan yer ve göğün bir zamanlar bitişik olmasına odaklanınız.
Bu arada çöl kumlarına oturmuşken, ayeti anlayabilmek için tahminim en az 15 dakika yerinizde durmanız gerekeceği için bir de Türk kahvesi söylemeyi unutmayın. Ve hayır, günbatımını beklemiyorsunuz. :)
yerin ve göğün ayrılması sümer ve babil yazıtlarında geçer. ilk defa kuranda değildir yani eski bir mitolojidir.
ayrıca bilimsel olarak da doğru değildir , gök ve yer bitişikken ayırma diye birşey yoktur dünya zaten uzayın içindedir.
Gök yerden ayrıldıktan sonra
Yer gökten ayrıldıktan sonra
İnsanın adı konduktan sonra
An(gök tanrısı) göğü alıp götürdükten sonra…
Asinus Orientalis
11-11-2015, 22:07
yerin ve göğün ayrılması sümer ve babil yazıtlarında geçer. ilk defa kuranda değildir yani eski bir mitolojidir.
ayrıca bilimsel olarak da doğru değildir , gök ve yer bitişikken ayırma diye birşey yoktur dünya zaten uzayın içindedir.
…
Sevgili Vishnu, haklısınız. Ama bay Muhammed bunu kendisi bile iddia etmiş olabilir.
Tezime dayanak olan verileri daha sonra paylaşacağım, o zaman neden bay Muhammed'in de akıl etmiş olabileceğine hak vereceğinizi düşünüyorum.
Asinus Orientalis
11-11-2015, 22:34
...Enbiya 30:
Elmalılı : O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?
...Tüm bilmecelerini tek tek çözerek artık zihninin içine ... (girdik).
Efendim, konuya geri dönersem, bir iddiada daha bulunacağım,
Elmalılı : O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık...
Enbiya 30 şunu söylemektedir : Dünya düzdür.
Bugün bidiklerinizi unutun. Enbiya 30'u yazdıran zihin dünyayı kendi formülasyonu sebebiyle düz kabul etmek zorunda da ondan.
Peki nedir o zihinsel çerçeve ?
Eğer o zihnin içine dalmış olsaydınız, şunu da söylemek zorunda kalırdınız :
Gaşite 20 (Elmalılı) : Yere bakmıyorlar mı, nasıl yayılmış? (yani efendim düzleştirilmiş)
Aynı zihin, Kur'an'da geçer mi bilmiyorum, ama göğün kıvrık (eğri) olduğu kabulünü yapması gerekir ki bir felek kavramı çıksın. Peki o felek nerede ikamet etmektedir ?
İşte tam burada :
ENBİYÂ-32:
Ve semayı muhafaza edilmiş bir tavan kıldık...
Tüm gök cisimleri o (eğri, kavisli) tavanda gezinirler (yüzerler). Yani :
Elmalılı (sadeleştirilmiş): Ne güneşin Aya (yetişip) çatması kendisine yaraşır, ne de gece gündüzü geçer; herbiri birer felekte yüzerler.
Hani hatırlıyor musunuz, poponuzu kızgın çöl kumuna koyup Türk kahvenizi yudumluyordunuz ?
Oturduğunuz yerden tüm bunları (yukarıdaki ayetleri) görebiliyorsunuz efendim. Bu kurnaz Araba hakkını vereceksiniz. Ama nihai noktaya henüz var.
Asinus Orientalis
11-11-2015, 22:45
Peki nedir o zihinsel çerçeve ?...
İşte tam burada :
ENBİYÂ-32:
Ve semayı muhafaza edilmiş bir tavan kıldık...
...
.
Peki bu korunmuş tavan neyin nesi ? Bu zihinsel modelin doğal bir sonucudur efendim.
Biraz sabır, oraya gidiyoruz.
O tavan korunmuş olduğu için de :
TÛR-9:
O gün gökyüzü şiddetle sarsılıp sallanır.
Gök aslında "o gün" ün yanı sıra ister inanın ister inanmayın her gün sarsılıyor. :)
Dark_Prince
11-11-2015, 23:52
Peki bu korunmuş tavan neyin nesi ? Bu zihinsel modelin doğal bir sonucudur efendim.
Biraz sabır, oraya gidiyoruz.
O tavan korunmuş olduğu için de :
TÛR-9:
O gün gökyüzü şiddetle sarsılıp sallanır.
Gök aslında "o gün" ün yanı sıra ister inanın ister inanmayın her gün sarsılıyor. :)
Buna da ben cevap vereyim dostum, korunmuş tavan şudur;
Birinci kat gökte "mele-i ala(en yüce meclis)" var. Burada melekler oylama filan yapıyor sanırım :) İşte vahiyler önce buraya geliyorlar, oradan da peygamberlere ulaştırılıyor.
Ne var ki, vahiy çalmak isteyen uyanık cinler, şeytanlar var. Bunlar İslam gelmeden önce gizlice melekleri dinleyip vahiy çalıp bunu cinlerle irtibata geçen sahte peygamberlere bildiriyorlardı yani şairlere. Şairler de gelecekten haberler veriyorlardı böylece :)
Ne var ki Muhammed seçildikten sonra Allah göğe kandiller(yıldızlar) koydu ve onları vahiy çalmak isteyen cinlere atış tanesi yaptı. Artık o gün bugündür ne zaman bir cin göğe çıkıp vahiy çalmak istese işte bu alev topları onları kovalayıp delip geçiyorlar dolayısıyla vahiy çalma işi bitirildi :)
İşte korunmuş gök budur, cinlerden vahiy çalamamaları için korunmuştur :)
Tur 9. ayeti iyi hatırlattın, bunu da Kur'an'a göre göğün sabit olduğu çelişkisine ekliyim :)
Asinus Orientalis
12-11-2015, 00:08
Buna da ben cevap vereyim dostum, korunmuş tavan şudur;
Birinci kat gökte "mele-i ala(en yüce meclis)" var. Burada melekler oylama filan yapıyor sanırım :) İşte vahiyler önce buraya geliyorlar, oradan da peygamberlere ulaştırılıyor.
...
Sevgili Prince, 7 kat gök hikayesi, kendi basit gök tanımına ilaveten başka kaynaklardan (Tanah gibi) almış olmalı.
Bay Muhammed'in gök tanımı daha, nasıl desem, sıradan. :)
Dark_Prince
12-11-2015, 00:23
Sevgili Prince, 7 kat gök hikayesi, kendi basit gök tanımına ilaveten başka kaynaklardan (Tanah gibi) almış olmalı.
Bay Muhammed'in gök tanımı daha, nasıl desem, sıradan. :)
Aynen orası kesin dostum :) Yahudilerin gök tanımını tamamen biliyoruz neredeyse, Kur'an tamamen buralardan almış. Tabi bir de Sabi'lere bakmak lazım ki tam olaylar çözülsün :) Ben bunların kutsal kitabını nette aradım ama bulamadım, Türkçe bir araştırma kitabı, onu almayı düşünüyorum, Sabilikle ilgili en geniş kaynak :)
Asinus Orientalis
12-11-2015, 10:30
Sevgili Prince, 7 kat gök hikayesi, kendi basit gök tanımına ilaveten başka kaynaklardan (Tanah gibi) almış olmalı.
Bay Muhammed'in gök tanımı daha, nasıl desem, sıradan. :)
Bunun böyle olduğunun işaretini bay Muhammed (aslında) yine Enbiya 32'de veriyor : Tek bir tavan, tavanlar değil.
ENBİYÂ-32 (http://www.kuranmeali.org/21/enbiya_suresi/32.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx)
Ve semayı (gökleri) muhafaza edilmiş bir tavan kıldık...
Yazmakta olduğumuz Enbiya 30 başlığının diğer bir hedefi de Kur'an'da birden fazla gök modelinin olduğunu göstermektir. Bay Muhammed'e ait tek, korunmuş tavanlı bir model ve bu :
FUSSİLET-12: (http://www.kuranmeali.org/41/fussilet_suresi/12.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx) Böylece onları iki günde yedi kat gök olarak kaza etti...
Çünkü, modelinin ne olduğunu, tavandan neyi kastettiğini, neden dünyanın düz olması gerektiğini, neden gök cisimlerinin bu tavanda "yüzdüklerini" artık iyi biliyoruz(m).
Şu an yapmakta olduğum şey, bu modelin, sözgelişi bir fil olduğunu söylemeden, kulaklarını, ayaklarını tarif etmek gibi.
Konuyu biraz daha işledikten sonra bay Muhammed'in aklındaki (basit, pragmatik ve gözleme dayalı) modeli dile getireceğim.
Bu başlıkta iki konuya açıklık getirmeye çalışıyorum :
1 Bay Muhammed'in işlediği gök modellerinden 7 katlı gök kavramının çalıntı, ama korunmuş tek katlı tavanın muhtemelen kendisine ait olduğu,
2.Tek katlı, korunmuş tavan ve düzeltilmiş yer kavramına kendisini götüren modelin açıklanması,
3. Ve bazı bonuslar...
Hepsi tamamen ücretsiz...:)
Asinus Orientalis
12-11-2015, 21:53
...
Ve sema; Biz onu bina ettik büyük bir kudret ile. Ve muhakkak ki genişler Biziz...
[B]Oysa sıfat olan geniş(musiu) eylem ifadesi olmadığından bu kalıpla dikkat edin kullanılmamıştır. Yani onu genişleten biziz demek için[FONT="] mucize uydurma meraklısı olmak gerekiyor.
...
Ve İnna le musiune :ve biziz genişçi-ve biziz genişler ve (biz geniş kudret, güç sahibiyiz)
Bu arada zayirat 48de ne yayıp döşeniyor acaba?
Şimdilik saygımla gittim...
Sevgili aliyarasfal'ın mesajını buraya izniyle taşıyorum. Buradaki detaylı analizine göre bizi kelime cambazlığıyla hep kandırmışlar. Biz genişiz'i genişler okumuşuz.
Burada dile getirdiğim ve bay Muhammed'e ait olduğunu düşündüğüm Gök modeli için biz genişiz ifadesini de kenara yazıyorum. Sanki biz kalabalık bir aileyiz der gibi. :)
E, madem aile kalabalık, döşenen de yatak-döşek olmasın ? :p
Asinus Orientalis
14-11-2015, 00:33
Sevgili aliyarasfal'ın mesajını buraya izniyle taşıyorum. Buradaki detaylı analizine göre bizi kelime cambazlığıyla hep kandırmışlar. Biz genişiz'i genişler okumuşuz.
Burada dile getirdiğim ve bay Muhammed'e ait olduğunu düşündüğüm Gök modeli için biz genişiz ifadesini de kenara yazıyorum. Sanki biz kalabalık bir aileyiz der gibi. :)
E, madem aile kalabalık, döşenen de yatak-döşek olmasın ? :p
Bu arada şaka yapmıyordum. Bay Muhammed'in aklındaki baz fikrin hakikaten yatak-döşek olduğunu iddia ediyorum.
HACC-65
... Ve Allah’ın izni olmadıkça semanın, arz üzerine düşmesini önler...
LOKMÂN-10
Gökleri, gördüğünüz gibi direksiz olarak yarattı...
ENBİYÂ-30
İnkâr edenler, semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? Sonra Biz, o ikisini (birbirinden) ayırdık...
ENBİYÂ-32
Ve semayı (gökleri) muhafaza edilmiş bir tavan kıldık...
ENBİYÂ-33
Hepsi feleklerinde (yörüngelerinde) yüzerler.
GÂŞİYE-18
Ve semaya nasıl yükseltilmiş?
GÂŞİYE-20
Ve yeryüzüne, nasıl düzleştirilmiş (bakmıyorlar mı)?
ENBİYÂ-104
O gün, kitapların yazılı sayfalarını dürer gibi semayı düreceğiz...
RA'D-2
Görmekte olduğunuz semaları (gök katlarını) direksiz olarak yükselten Allah’tır...
RA'D-3
Yeryüzünü uzatıp, yayan O'dur...
YÂSÎN-40
... Ve hepsi feleklerinde yüzerler.
TÛR-5
Yükseltilmiş tavana andolsun.
NÂZİÂT-28
Onun (semanın) tavanını yükseltti...
Kumların üzerinde otururken gördüğümüz her neyse bay Muhammed'in aklındaki modelin yansımaları olarak yukarıdaki ayetlere yol açmışlardır.
Bence adım adım gidebiliriz :
Sema, mesela, arzın üstüne düşmüyor. Hem de direksiz olmasına rağmen. O halde tutan bay Allah olmalı. Çünkü aklındaki model gereği direksiz tavanlar çökerler.
Ama Enbiya 30'u nereye koymalı ? Sema ve arzın birbirinden ayrılması ? İşte burada kumların üzerinde oturup kahvenizi içerken ne görüyorsanız cevabı da odur.
Bay Muhammed'in aklındaki model son derece tutarlıdır, ve yukarıdaki ayetler bu modelin yansımasıdır.
Söyle merkep, kumların üstünde neyi görmeyi bekliyorum ?:confused:
Asinus Orientalis
14-11-2015, 01:08
...
GÂŞİYE-20
Ve yeryüzüne, nasıl düzleştirilmiş (bakmıyorlar mı)?
...
RA'D-3
Yeryüzünü uzatıp, yayan O'dur......
Söyle merkep, kumların üstünde neyi görmeyi bekliyorum ?:confused:
Mesela, bay Muhammed Gaşiye 20 ve Rad 3'ü yazarken aklına hiç Türk halısı gelmiş midir ?
http://www.hometti.com/ipekce-home-pamuk-hali-amazon-modeli-gumus-14318-70-O.jpg
İşte burada kumların üzerinde oturup kahvenizi içerken ne görüyorsanız cevabı da odur.
------------------
Söyle merkep, kumların üstünde neyi görmeyi bekliyorum ?:confused:
Sevgili Asinus Orientalis;
Belki yardimci olur babindan;kumlarin uzerine oturma bu kez, kumlarin uzerine uzan bir bakalim, sirtustu. Kahve yan tarafta beklesin, nasilsa hava sicak, sogumasi zaman alir.
Asinus Orientalis
14-11-2015, 11:42
Sevgili Asinus Orientalis;
Belki yardimci olur babindan;kumlarin uzerine oturma bu kez, kumlarin uzerine uzan bir bakalim, sirtustu. Kahve yan tarafta beklesin, nasilsa hava sicak, sogumasi zaman alir.
Sevgili Neva, gök cisimlerinin semada nasıl yüzdüklerini görmek için sırt üstü yatmak gerekecek, o zamana kadar kumda oturmanız yeterli :)
Şimdi başka bir ayete geçmek isterim: Enbiya 30'da geçen yer ve gök demek ki zamanında böyleymiş :
ENBİYÂ-30
İnkâr edenler, semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? Sonra Biz, o ikisini (birbirinden) ayırdık...
http://personalized-odysseys.com/wp/wp-content/uploads/2013/05/Carpet-Cooperative-Selcuk-Turkey.jpg
Tabii, en üstte olan halı(lar) daha sonra sema haline gelecek. Kahvenizi içerken gördüğünüz bunlar değil, ama çölde bay Muhammed'in ne görmüş olabileceğine geleceğim.
Kur'an'da, yerin neden düz olarak verilmek zorunda olduğunu da o model açıklayacak.
O halde çölde zamanla birbirinden ayrılan ama tıpkı yukarıdaki halılar gibi başlangıçta birbirine yapışık iki düzlem olan bir "şey" peşindeyiz. :)
Asinus Orientalis
15-11-2015, 22:32
...
O halde çölde zamanla birbirinden ayrılan ama tıpkı yukarıdaki halılar gibi başlangıçta birbirine yapışık iki düzlem olan bir "şey" peşindeyiz. :)
E, hadi ama, bu (basit) bilmeceyi söyleyip eğlenceyi bozmak istemiyorum.
Bay Muhammed neyi görmüş olmalı ki Enbiya 30'u çıkarmış olsun ? Enbiya 30'u çözen, ardından 10-15 ayeti de zincirleme çıkarıyor.
İki ipucum var :
1 Bay Muhammed bir "marketing" dehasıdır,
2 Bay Muhammed gördüğü olağan şeylerden mucize çıkaracak yeteneğe (fırsatçılığa) sahiptir.
Bu bahisle alakalı eksik tek şey, olayı (çoktan) çözdüğünü düşündüğüm Mekke'li basiret sahibi insanların olması gereken itirazlarının (mesela) neden Kitap'ta geçmediğidir.
Enbiya 30, şehirliye mucizedir, çölde yaşayana sıradan (bayağıdır). Bedeviler sıklıkla yer ve göğü "aşk" yaparken görürler.
Asinus Orientalis
15-11-2015, 22:50
...
Enbiya 30, şehirliye mucizedir, çölde yaşayana sıradan (bayağıdır). Bedeviler sıklıkla yer ve göğü "aşk" yaparken görürler.
Yer ve gök bir araya geldiklerinde gerçekten de "aşk" yaparlar :
http://www.mythencyclopedia.com/images/mlw_0001_0002_0_img0055.jpg
http://www.mythencyclopedia.com/Ca-Cr/Creation-Stories.html
Bu eski bir "yaratılış" mitidir, Kur'an'da (gizli) olabilecek mitlerdendir.
Enbiya 30:
Elmalılı : O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?
Çünkü, yer ve göğün bitişik olmasını bakınız hangi ifade takip eder : "...Hayatı olan her şeyi sudan yarattık".
Ama bu mitin geçtiğine yine de ihtimal vermiyorum. Çünkü bay Muhammed'in ne gördüğü ne de aklında olan (düşük ihtimal ki) buydu.
Asinus Orientalis
16-11-2015, 10:39
Yer ve gök bir araya geldiklerinde gerçekten de "aşk" yaparlar :
http://www.mythencyclopedia.com/images/mlw_0001_0002_0_img0055.jpg
http://www.mythencyclopedia.com/Ca-Cr/Creation-Stories.html
Bu eski bir "yaratılış" mitidir, Kur'an'da (gizli) olabilecek mitlerdendir.
...
Bu eski Mısır inanışı üzerine bir kaç şey söylemek gerekirse, kadim Mısır halkının bu inanışı revize etmeleri gerekir derim, bilmem ne dersiniz ?
Resim üzerine bakıp düşünürken, tohumlayanın gök, tohumlananın ve çocuk verenin yer olduğunu farkediyorsunuz. Yani Tanrıça yerde uzanmalıydı.
Gökten gelen"su" yeri "döller", değil mi ? Mısır tanrıları kusurumuza bakmasın.
Asinus Orientalis
16-11-2015, 10:44
Yer ve gök bir araya geldiklerinde gerçekten de "aşk" yaparlar :
...
Enbiya 30:
Elmalılı : O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?
...
Ama bu mitin geçtiğine yine de ihtimal vermiyorum. Çünkü bay Muhammed'in ne gördüğü ne de aklında olan (düşük ihtimal ki) buydu.
Eğer yer ve gök gerçekten de bir araya gelince aşk yapıyor idilerse, Enbiya 30 der ki bay Allah iki aşığı ebediyen (kıyamete kadar), hissizce ayırmıştır. :shocked:
Bay Asinus,
Çürüttüğünüzü savladığınız görüşleriniz sabırla okudum. Sanki, Brezilya ve ötesi Türk dizileri izliyormuşum hissine kapıldım:)...
Öncelikle, bir Ayeti ele almışsınız suyuna,sabununa dokunmayalım, bu kelime ile Kur'an Dünya düzdür demiştir diye dümdüz bir mantık yürütmüşsünüz...Kahvenizi içerken hiç düşünme fırsatınız oldu mu, Bay Asinus; O dönemlerde, dünya düz ve ya yuvarlak olduğu bilinmezken ve genel kanı Dünya'nın düz olduğu (buna inanır olmayanlarda dahil) gerçeği ortadayken, hiç bir kutsal kitapta ne hikmetse DÜNYA TEPSİ GİBİ DÜZDÜR,,, lafzı geçmemektedir. Şayet, fazla kafeinden dolayı beyniniz mantık devrelerini yakmamış ise, o dönemde isanların %99,9 u Dünyayı düz bilirken, sizin deyimiz ile Bay Muhammet ( ve Bay Musalar-İsa'lar ) acaba niye DÜNYA TEPSİ GİBİ DÜZDÜR VE ÖKÜZÜN BOYNUZLARI ÜZERİNDE DURMAKTA, diye bir ayet koymamışlar????...
Bay Asinus, kahveniz bittiyse bir sigara molası verip, sırtüstü uzanınız ve kendinizi Bay Muhammetin yerine koyunuz bir an, bütün insanlar Dünya'nın tepsi gibi dümdüz olduğunu düşündüğü bir ortamda, kendiniz olsaydınız," Ap açık, Dünya tepsi gibi düzdür," diye Ayet yazmaz mıydınız???....Zaten, bahsettiğiniz Ayetler'de de Dünya'nın düzlüğü yahut yuvarlaklığı anlamını çıkartamazsınız.
Ayrıca, ileri sürdüğünüz fikirler kendi şahsi görüşlerinizden öteye gitmiyor. Ne bilimsel bir dayanak var, ne de kaynak var ( kaynak Kur'an ı gösteriyorsunuz).Almışınız elinize sazı Shopen'in konçertosunu çalmaya çalışıyorsunuz, yanlış çaldığınızda ise yok ben doğru çalıyorum, Shopen shopen yanlış yazmış diyorsunuz....
Sevgiyle kalınız,akılla kalınız,doğruyla kalınız, bilimle ve akılla kalınız....
Asinus Orientalis
16-11-2015, 18:57
Bay Asinus,
Çürüttüğünüzü savladığınız görüşleriniz sabırla okudum. Sanki, Brezilya ve ötesi Türk dizileri izliyormuşum hissine kapıldım:)...
Öncelikle, bir Ayeti ele almışsınız suyuna,sabununa dokunmayalım, bu kelime ile Kur'an Dünya düzdür demiştir diye dümdüz bir mantık yürütmüşsünüz...Kahvenizi içerken hiç düşünme fırsatınız oldu mu, Bay Asinus; O dönemlerde, dünya düz ve ya yuvarlak olduğu bilinmezken ve genel kanı Dünya'nın düz olduğu (buna inanır olmayanlarda dahil) gerçeği ortadayken, hiç bir kutsal kitapta ne hikmetse DÜNYA TEPSİ GİBİ DÜZDÜR,,, lafzı geçmemektedir. Şayet, fazla kafeinden dolayı beyniniz mantık devrelerini yakmamış ise, o dönemde isanların %99,9 u Dünyayı düz bilirken, sizin deyimiz ile Bay Muhammet ( ve Bay Musalar-İsa'lar ) acaba niye DÜNYA TEPSİ GİBİ DÜZDÜR VE ÖKÜZÜN BOYNUZLARI ÜZERİNDE DURMAKTA, diye bir ayet koymamışlar????...
Bay Asinus, kahveniz bittiyse bir sigara molası verip, sırtüstü uzanınız ve kendinizi Bay Muhammetin yerine koyunuz bir an, bütün insanlar Dünya'nın tepsi gibi dümdüz olduğunu düşündüğü bir ortamda, kendiniz olsaydınız," Ap açık, Dünya tepsi gibi düzdür," diye Ayet yazmaz mıydınız???....Zaten, bahsettiğiniz Ayetler'de de Dünya'nın düzlüğü yahut yuvarlaklığı anlamını çıkartamazsınız.
Ayrıca, ileri sürdüğünüz fikirler kendi şahsi görüşlerinizden öteye gitmiyor. Ne bilimsel bir dayanak var, ne de kaynak var ( kaynak Kur'an ı gösteriyorsunuz).Almışınız elinize sazı Shopen'in konçertosunu çalmaya çalışıyorsunuz, yanlış çaldığınızda ise yok ben doğru çalıyorum, Shopen shopen yanlış yazmış diyorsunuz....
Sevgiyle kalınız,akılla kalınız,doğruyla kalınız, bilimle ve akılla kalınız....
Sevgili Alim, henüz konuyu bitirmedim. Ancak Enbiya 30'a konu olan düşünce gördüğüm kadarıyla pek çok ayeti açıklıyor. Yakın zamanda Enbiya 30'u yazdıran fikri ortaya koyup tartışmaya açmayı planlıyorum :)
Haklısınız, şahsi görüşüm gereği bu ayetin çözüldüğünü iddia ediyorum. Bakıp test edersiniz, daha iyi bir teoriniz de olursa keyifle dinlemek isterim.
Kur'an zaten dünyanın şeklini çok yerde ifade ediyor derim. Mesela, müsaade edin sorayım
Kehf 86 :
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (http://www.kuranmeali.org/kuran/kehf-suresi/ayet-86/17-elmalili-sadelestirilmis-2-meali.aspx): Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, (sanki) kara bir balçıkta batıyor buldu...
Elmalılı kardeşin araya (sanki) sıkıştırdığını görüyoruz. Çünkü bu ayet günümüz bilgisiyle uyuşmamaktadır.Ama "sanki" durumu kurtarmaz. :)
Güneşi, kendi üzerinde bulunan kara balçıkta batan bir gezegenin şekli nedir ?
Soruma cevap verirseniz Kitap'ta nelerin neden geçtiğini veya geçmediğini size açıklarım.
Sevgili Alim, henüz konuyu bitirmedim. Ancak Enbiya 30'a konu olan düşünce gördüğüm kadarıyla pek çok ayeti açıklıyor. Yakın zamanda Enbiya 30'u yazdıran fikri ortaya koyup tartışmaya açmayı planlıyorum :)
Haklısınız, şahsi görüşüm gereği bu ayetin çözüldüğünü iddia ediyorum. Bakıp test edersiniz, daha iyi bir teoriniz de olursa keyifle dinlemek isterim.
Kur'an zaten dünyanın şeklini çok yerde ifade ediyor derim. Mesela, müsaade edin sorayım
Kehf 86 :
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (http://www.kuranmeali.org/kuran/kehf-suresi/ayet-86/17-elmalili-sadelestirilmis-2-meali.aspx): Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, (sanki) kara bir balçıkta batıyor buldu...
Elmalılı kardeşin araya (sanki) sıkıştırdığını görüyoruz. Çünkü bu ayet günümüz bilgisiyle uyuşmamaktadır.Ama "sanki" durumu kurtarmaz. :)
Güneşi, kendi üzerinde bulunan kara balçıkta batan bir gezegenin şekli nedir ?
Soruma cevap verirseniz Kitap'ta nelerin neden geçtiğini veya geçmediğini size açıklarım.
Sevgili Asinus Hocam; sabırla konuyu birmenizi bekliyorum, zaten konuyu bitiremeyeşinizin senebini Brezilya ve Türk dizilerine bu yüzden benzettiğimi ifade etmiştim:)
Direkt olarak Enbiya 30'u tartışmaya açarsanız ve onun üzerinde tartışılırsa, konunun daha verimli anlaşılacağı konusunda hemfikirim...
Kehf Suresinden örnek vermişsiniz;Elmalılıyı, Armutluluyu geçelim...Burada bahsi geçen konu zaten güneşin, dünyanın ve ya bir gezegenin geometrik şekliyle ilgili bir ifade var mıdır sence???
Ayrıca, size yazdığım cevaba hitaben soruyorum.Ergenekon Savcıları gibi bütüne bakmadan,cımbızladığınız kelimelerle kimseyi ve inançları sorgulayamazsınız. Bahsettiğiniz Ayete yanlış hatırlamıyorsam Zülkarneyn'den bahseder, Yani Zülkarneyn Güneşin Battığı yere gider ve O'nu kara bir balçıkta battığını görür....
Hocam, o zaman siz Zulkarneyn'in varlığına inanıyorsunuz da, Güneşin kara balçıkta batmadığına mı inanmıyorsunuz????
Açıkcası, sizi anlıyamıyorum Hocam... Hem şeytan yok diyeceksiniz,ama şeytan taşlamaya gideceksiniz...Bir yerde çeşme var diye, illa su akacak diye kural mı var?
Asinus Orientalis
18-11-2015, 20:58
...
Kehf Suresinden örnek vermişsiniz;Elmalılıyı, Armutluluyu geçelim...Burada bahsi geçen konu zaten güneşin, dünyanın ve ya bir gezegenin geometrik şekliyle ilgili bir ifade var mıdır sence???
Ayrıca, size yazdığım cevaba hitaben soruyorum.Ergenekon Savcıları gibi bütüne bakmadan,cımbızladığınız kelimelerle kimseyi ve inançları sorgulayamazsınız. Bahsettiğiniz Ayete yanlış hatırlamıyorsam Zülkarneyn'den bahseder, Yani Zülkarneyn Güneşin Battığı yere gider ve O'nu kara bir balçıkta battığını görür....
Hocam, o zaman siz Zulkarneyn'in varlığına inanıyorsunuz da, Güneşin kara balçıkta batmadığına mı inanmıyorsunuz????
Açıkcası, sizi anlıyamıyorum Hocam... Hem şeytan yok diyeceksiniz,ama şeytan taşlamaya gideceksiniz...Bir yerde çeşme var diye, illa su akacak diye kural mı var?
Şimdi efendim, adım adım tüm konuları açıklığa kavuşturacağız. Sabrediniz.
Mesele dünyanın şekline, sizin bahsetmeniz sebebiyle geldiği için önce Kehf 86'yı benim için açıklamanızı rica edeceğim.
Size küçük bir uyarım var Kehf 86, Kehf 86'dan fazlasıdır. Önce 86'yı açacağız, ama o da adım adım. Alim olan siz, merkep olan bendeniz olduğum için bana açıklamanız gereken hususlar var efendim, sırayla gidiyoruz.
Umarım kıvırmadan, yalana dolana sapmadan karşılıklı cevaplaşırız efendim, olur mu ?
Soru 1 (henüz yanıtlanmadı)
Güneşi, kendi üzerinde bulunan kara balçıkta batan bir gezegenin şekli nedir ?
Soru 2 : Güneşi kendi üzerinde batan bir gezegenin kendisi ve güneşi ile ilgili boyutsal ilişkisi nedir ?
Bu soruları sizinle karşılıklı tartışmayı bitirince, aynı (önemsiz gördüğünüz) ayet üzerine yeni sorularım olacak, bay Alim.
Umarım bu cahil merkebi aydınlatırsınız ?
Asinus Orientalis
18-11-2015, 21:08
...
Kehf Suresinden örnek vermişsiniz;Elmalılıyı, Armutluluyu geçelim...?
Evet efendim, "Armutlu"yu geçmek için sabırsızlıkla bekliyorum.
Akıllı, sağduyusu, bilgisi yerinde bir kardeş gördüğüm zaman öğrenmek için sabırsızlanıyorum efendim. Bizleri fazla bekletmeyiniz, olur mu ?
Asinus Orientalis
18-11-2015, 21:53
Alim bey, Kehf 86'yı tartışmayı bitirdiğimizde sizin ifadenizle :
...
...Burada bahsi geçen konu zaten güneşin, dünyanın ve ya bir gezegenin geometrik şekliyle ilgili bir ifade var mıdır sence???...
olup olmadığını da göreceğiz.
...
Direkt olarak Enbiya 30'u tartışmaya açarsanız ve onun üzerinde tartışılırsa, konunun daha verimli anlaşılacağı konusunda hemfikirim...
...
Enbiya 30'a gelince, her gün aşk yapan iki düzlem bulduğumuzda gizem bitecek.
Bunu da ancak süngerden başka zemin görmemiş pamuk popolarımızı sıcak kuma özenle yerleştirdiğinizde kahvemizi içerken tam karşımızda göreceğiz.
Sorularımdan birisi hala cevapsız :
Benim garip bedevi Arabımın, her gün yaptığı ya da bildiği "şey"i, bay Muhammed paketleyip Enbiya 30 olarak satınca aynı garip Arabım nasıl olup da (uyanıp) itiraz etmedi ?
Cevabı bekletmeden vereyim. "Uyanamadı" çünkü hergün yaptığı "şey"in Enbiya 30'da gömülü olduğunu göremedi de ondan.
Soruyu bana sormadan bir Bedevi Arap'ın bir günü nasıl geçer, isterseniz ona odaklanın.
Yoksa bay Muhammed elbetteki bırakın evreni, arka bahçesinin sırlarına bile vakıf değildi. :cool:
Asinus Orientalis
18-11-2015, 22:49
...
Kehf Suresinden örnek vermişsiniz;Elmalılıyı, Armutluluyu geçelim...Burada bahsi geçen konu zaten güneşin, dünyanın ve ya bir gezegenin geometrik şekliyle ilgili bir ifade var mıdır sence???
Ayrıca, size yazdığım cevaba hitaben soruyorum...
Bir üzüntümü de dile getirmek isterim. Kur'an'la ilgili fikir beyan eden arkadaşlar (çoğu zaman) konuştukları konuların uzantılarından (ramifications) ve şartlarından (premises) habersizler.
Galiba bu forum bir özgürleşme forumu olmasının yanı sıra dini bütün arkadaşlarımızın Kitaplarını detayları ile öğrendikleri bir mekan da aynı zamanda.:)
Bay (oldukça) Alim dostumuz kaçırdığına göre açıklamamda fayda var : Enbiya 30'u yazan dostumuzun evren (dünya) modeli Kehf 86'da bütün çıplaklığı ile durmaktadır (eh, tabii, bakana değil haliyle görene). Bakmayı kesip anlamaya başladığınızda ancak görebiliyorsunuz.
Dostumuz cevap vermiyor, ben kendisine yardımcı olmayı (çok) isterim.
Kehf 86'nın yazarının dünya (veya isterseniz evren deyin) bir fikri var, aynı fikir Enbiya 30'da ima edilmekte, yoksa güneş kara balçıkta batamazdı, değil mi ?
Bay (oldukça) alim dostumuz dönseydi ilave sorularım olacaktı.
Beklemeye geçmeden, bir soru daha sorsun bay Merkep :
Kehf 86'nın yazarının çok ama çok belirgin bir görüşü var dünya ve geometrisi hakkında. Belki alim olan anlamıştır çoktan, acaba nedir ?
Asinus Orientalis
19-11-2015, 00:01
...
Bay (oldukça) alim dostumuz dönseydi ilave sorularım olacaktı.
Beklemeye geçmeden, bir soru daha sorsun bay Merkep :
Kehf 86'nın yazarının çok ama çok belirgin bir görüşü var dünya ve geometrisi hakkında. Belki alim olan anlamıştır çoktan, acaba nedir ?
Kehf 86 yazarının oldukça aşikar bir evren (dünya) görüşü var, hem de nasıl. Cevap gelmedi ama bay Merkep sorularına devam etsin efendim. (Görünürde basit ve anlaşılır) Kehf 86'nın fikirsel çerçevesini anlayınca neden Enbiya 30'un dünya düz dediğini de anlayacağız.
Konunun biraz tadını çıkaralım mı ? :)
Kehf 86'ya devam :
1. Bu ayet yazar ya da yazarlarının düşüncesine göre güneş balçıkta battığına ve balçıkta herhangi bir değişimden bahsedilmediğine göre güneşin batış anındaki sıcaklığı hakkındaki kabul nedir ?
2. Yukarıdaki cevaba göre bay yazar (bay Muhammed) güneşi ne zanneder ?
3. Batan güneşin (1) nolu sorunun cevabına göre battıktan sonra gittiği bir yer var mıdır ? (Bay Muhammed'e göre)
4. Güneşin battıktan sonra gittiği bir yer yoksa dünyanın şekli nedir ?
5. Kehf 86'ya göre dünya ve güneşin yolları kesişmiştir. Sürekli batıya yol almış olan bay Macellan'ın yolu güneşle hiç kesişmiş midir ?
6. Güneşin battığı yerden doğduğu yere kadar gizli bir kanal mı vardır ? (Bir tür solucan deliği ?)
7. Dünya üzerinde bir çamur birikintisinde batan ve aşağı doğru yol alan bir güneş dünyaya kıyasla olsa olsa bir futbol topu büyüklüğünde midir ?
Kalan iki sorumu sonraya, bir "bilen" e saklıyorum.
Asinus Orientalis
19-11-2015, 10:29
...
Konunun biraz tadını çıkaralım mı ? :)
Kehf 86'ya devam :
1. Bu ayet yazar ya da yazarlarının düşüncesine göre güneş balçıkta battığına ve balçıkta herhangi bir değişimden bahsedilmediğine göre güneşin batış anındaki sıcaklığı hakkındaki kabul nedir ?
...
Kur'an'da güneşin sıcaklığından dünyanın şekline karar verebileceğiniz tek ayet Kehf 86'dır.
Kehf 86'dan özür diliyorum. Başka bir başlıkta işlenmesi gerekecek kadar girift bir ayet.
Şu ana kadar da cevap gelmediğine göre bay merkep bilgilendirmeye devam etsin :
İhtiyaç yok ama, Nuh 16'ya beraberce bakalım.
Elmalılı (http://www.kuranmeali.org/kuran/nuh-suresi/ayet-16/17-elmalili-sadelestirilmis-2-meali.aspx): Ve Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış.
Lambaların (veya kandillerin) ortak özellikleri mutlaka sönmeleri ve sönmeye yakın giderek soğumalarıdır. Işıkları kesildiğinde ise tamamen soğurlar.Kehf 86'da güneşin balçığı buharlaştıramamasının, sukunetle batmasının sebebi budur :
Soğuyan bir güneş !
Kuran yazarlarının aklına girmeye başladık : Batan güneş soğuyarak batar, efendim.1. sorunun devamı olan sorulara gelelim.Güneş soğuyorsa bu ne anlama gelir ?
Mesela, o gün için işi bitmiş ve artık gidip aydınlatacak ve ısıtacak başka, öteki tarafta bir yer yarın sabaha kadar yok mudur ?
Dünya ve güneşin rotası kesişmiş, güneş soğuyarak batmış ise (gidecek "öteki" taraf yoksa) dünyanın şekli nedir ? (öteki taraf = kürenin öteki tarafı gibi)
(Oldukça) Alim dostumuzun istediği gibi yavaş yavaş Enbiya 30'un ne dediğini de anlayacağız.
Ha, bu arada, konuyla alakalı değil ancak güneş elbette bir yerlere gidiyor (Kur'an yazarlarına göre), hem de enterasan yerlere. :)
RollingStones
19-11-2015, 11:08
O dönem insanlarının bilgisi ile ilgili kaynak olması açısından faydalı olabilir.
Fahruddin Er-RAZİ, kehf-86 ile ilgili açıklamayı Tefsir-i Kebir'de şöyle yazmış.
İkinci Bahis: Yeryüzünün küre şeklinde olup, gökyüzünün onu kuşattığı delil ile sabittir. Yine güneşin de, bu felek içinde yer aldığında şüphe yoktur. Hem Cenâb-ı Hak da: "Onun yanında bir kavim buldu" buyurmuştur. Güneşin yakınında oturan :»r kavmin olamayacağı malumdur. Hem sonra güneş, yeryüzünden kat kat büyüktür. binâenaleyh o güneşin, yeryüzünündeki bir gözeye girip batması nasıl düşünülebilir? bunun böyle olduğu sabit olunca, ayetteki "Onu kara bir balçıkta batar buldu" ifadesi, Birkaç şekilde yorumlanabilir:
a) Zülkarneynin mülkünün sınırları batıya ulaşıp, ondan daha ileri gidilecek -neskûn bir yer kalmayınca, her ne kadar aslında böyle değilse de güneşi bir gözede, oranlık bir çukura batıyormuş gibi gördü. Bu tıpkı, denizde yolculuk eden kimsenin güneşi, gerçekte denizin ötesinde kaybolduğu halde, sahili göremediği için, sanki nenize batıyormuş gibi görmesine benzer. Bu izahı, Ebu Ali el-Cübbâi, Tefsir´inde yapmıştır.
aliyarasfal
19-11-2015, 11:15
Yine
Güneşin Bîr Gözede Batması
Cenâb-ı Hakk "Onu kara bir balçıkta batar buldu" buyurmuştur. Bu ifade ile ilgili birkaç bahis vardır:
Birinci Bahis: İbn Amir, Hamza, Kisâî ve Âsım'ın râvisi Ebu Bekr, bu kelimeyi hemzesiz elifle ofarak, "sıcak, hararetli" manasına, (sıcak bir gözede) şeklinde okumuşlardır. Ebu Zerr'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
"Bir deve üzerinde Resûlullah (s.a.s)'in terkisinde idim. Derken Hz. Peygamber (s.a.s) batmak üzere olan güneşi gördü ve bana, "Ey Ebâ Zerr. bunun nerede battığını biliyor musun?" dedi. Ben, "Allah ve Resulü daha iyi bilir" deyince, "Muhakkak ki o sıcak ve kaynar bir gözede batmaktadır" buyurdular.
Bu İbn Mes'ud, Taiha (r.a) ve İbn Âmir'in kıraatidir. Diğer kıraat imamları ise bu kelimeyi, hamîatin (balçık) şeklinde okumuşlardır. Bu da, İbn Abbas (r.a)'ın kıraatidir. (Anlatıldığına göre) bir gün, İbn Abbas, Muâviye'nin yanında bulunuyordu. Muaviye, bu kelimeyi elif ile, (sıcak) şeklinde okuyunca, o, "Hayır o şeklinde olacak" dedi. Bunun üzerine Muaviye, Abdullah b. Ömer (r.a)'e:
"Sen nasıl okuyorsun?" dedi. O:
"Emirel-mü'minînin (yani senin) okuduğun gibi" cevabını verdi. Sonra Muaviye, Ka'b-ul Ahbar'a dönüp:
"Güneşin nasıl battığını buluyorsun?" dedi. O:
"Bir su ve çamur içine? Bunu Tevrat'ta da böyle bulmaktayız" dedi. içinde su bulunan şey demektir. Nitekim Arapça'da (siyah balçık) denilir. Bil ki (balçık) ile (sıcak) arasında bir zıdlık yoktur. O gözenin, bu iki özelliği de taşıyan bir göze olması mümkündür.
Yeryüzü Küre Şeklindedir
İkinci Bahis: Yeryüzünün küre şeklinde olup, gökyüzünün onu kuşattığı delil ile sabittir. Yine güneşin de, bu felek içinde yer aldığında şüphe yoktur. Hem Cenâb-ı Hak da:
"Onun yanında bir kavim buldu" buyurmuştur.
Güneşin yakınında oturan birr kavmin olamayacağı malumdur. Hem sonra güneş, yeryüzünden kat kat büyüktür. Binâenaleyh o güneşin, yeryüzünündeki bir gözeye girip batması nasıl düşünülebilir? Bunun böyle olduğu sabit olunca, ayetteki "Onu kara bir balçıkta batar buldu" ifadesi, birkaç şekilde yorumlanabilir:
a) Zülkarneynin mülkünün sınırları batıya ulaşıp, ondan daha ileri gidilecek meskûn bir yer kalmayınca, her ne kadar aslında böyle değilse de güneşi bir gözede, karanlık bir çukura batıyormuş gibi gördü. Bu tıpkı, denizde yolculuk eden kimsenin güneşi, gerçekte denizin ötesinde kaybolduğu halde, sahili göremediği için, sanki denize batıyormuş gibi görmesine benzer. Bu izahı, Ebu Ali el-Cübbâi, Tefsir'inde yapmıştır.
b) Yeryüzünün batı tarafında, denizce kuşatılmış yerler vardır. Binâenaleyh güneşe bakan, onun sanki o denizde batıp kaybolduğunu sanır. Batı denizinin, çok sıcak olduğunda şüphe yoktur. Dolayısıyla, bu deniz bu açıdan "hamiye" (sıcak-hararetii) olmuş olur. Yine kendisinde balçık, kokuşmuş çamur çokça oulunduğu için "hamle" (balçık) olmuş olur. O halde ayetteki, "Onu kara bir balçıkta batar buldu" ifadesi, yeryüzünün batı tarafını denizin kuşattığına ve orasının çok sıcak olduğuna bir işarettir.
c) Ehl-i Ahbar (rivayetler), "Güneş, suyu ve balçığı çok bir gözede batar" demişlerdir. Bu, son derece akıldan uzak bir şeydir. Çünkü, ayın tutulmasını gözetlediğimizde ve bunu araştırdığımızda, batılıların, "Bu tutulma işi, gecenin evvelinde olduğunu söylediklerini; doğuluların ise bu işin, gündüzün evvelinde vuku Dulduğunu söylediklerini gördüğümüzde; o zaman, batılılara göre gerenin başlangıcı olan zamanın, doğululara göre, gündüzün başlangıcı olduğunu anlamış oluruz.
Hatta bize göre gecenin başlangıcı olan o vakit, bir başka beldede ikindi, bir başka beldede öğle, bir diğer beldede kuşluk, dördüncü bir beldede, güneşin doğuş vakti, beşinci bir beldede de gece yarısı olduğunu anlarız. İşte bu durumlar, istikra (arama-tarama) ve araştırmalardan sonra elde edilen bilgiler olup, biz de güneşin bütün bu vakitlerde doğmuş, mevcut, görünürde olduğunu anladığımıza göre, güneşin bir çamura, kokmuş bir balçık gözeye battığının söylenmesi, bu yakînî bilginin aksine olmuş olur.
Allah Teâlâ'nın kelamı ise böyle töhmetlerden berîdir. Binâenaleyh geriye, zikrettiğimiz, önceki yorumlara başvurmak kalır.
Pekte doğru bulmuyor bu iddiayı anlaşılan er-Razi :)
Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihul-Gayb, Akçağ Yayınları: 15/250-251-252
Şu konudan aldım ,
https://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=33252&page=2
https://tr.wikipedia.org/wiki/Fahreddin_er-R%C3%A2z%C3%AE
Şimdilik saygımla gittim...
RollingStones
19-11-2015, 11:28
Hatta bize göre gecenin başlangıcı olan o vakit, bir başka beldede ikindi, bir başka beldede öğle, bir diğer beldede kuşluk, dördüncü bir beldede, güneşin doğuş vakti, beşinci bir beldede de gece yarısı olduğunu anlarız. İşte bu durumlar, istikra (arama-tarama) ve araştırmalardan sonra elde edilen bilgiler olup, biz de güneşin bütün bu vakitlerde doğmuş, mevcut, görünürde olduğunu anladığımıza göre, güneşin bir çamura, kokmuş bir balçık gözeye battığının söylenmesi, bu yakînî bilginin aksine olmuş olur.
Adam dünyanın yuvarlak olduğunu söylüyor. Ben öyle anladım. Çok da güzel anlatmış,
aliyarasfal
19-11-2015, 13:01
Dikkat etmelisin, er-razi kendi iddia etmemekte, iddia edenlerin iddialarını kaleme almış ve ilk iddia nerde? İkinc iddianın en sonunda zaten ne yazmış?
Allah Teâlâ'nın kelamı ise böyle töhmetlerden berîdir. Binâenaleyh geriye, zikrettiğimiz, önceki yorumlara başvurmak kalır.
Güzel anlatan er-razi değil, kim olduğu meçhul :)Yani bu iddianın kabul edildiğine dair bir şey sunamazsın.
Şimdilik saygımla gittim...
RollingStones
19-11-2015, 13:38
Dikkat etmelisin, Razi önce kendi fikrini söylemekte.
İkinci Bahis: Yeryüzünün küre şeklinde olup, gökyüzünün onu kuşattığı delil ile sabittir. Yine güneşin de, bu felek içinde yer aldığında şüphe yoktur. Hem Cenâb-ı Hak da: "Onun yanında bir kavim buldu" buyurmuştur. Güneşin yakınında oturan :»r kavmin olamayacağı malumdur. Hem sonra güneş, yeryüzünden kat kat büyüktür. binâenaleyh o güneşin, yeryüzünündeki bir gözeye girip batması nasıl düşünülebilir? bunun böyle olduğu sabit olunca, ayetteki "Onu kara bir balçıkta batar buldu" ifadesi, birkaç şekilde yorumlanabilir:
daha sonra a,b ve c şıklarını sayıyor.
C şıkkını dikkatli oku. Burada, farklı vakitlere vurgu yapılarak, "güneş balçığın içinde batar" konusunun yanlış yorumlandığını söylüyor.
c) Ehl-i Ahbar (rivayete;ler), "Güneş, suyu ve balçığı çok bir gözede batar" demişlerdir. Bu, son derece akıldan uzak bir şeydir. çünkü, ayın tutulmasını gözetlediğimizde ve bunu araştırdığımızda, "Bu tutulma işi, gecenin evvelinde olduğunu söylediklerini; doğuluların ise bu işin, gündüzün evvelinde vuku bulduğunu söylediklerini gördüğümüzde; o zaman, batılılara göre gecenin başlangıcı olan zamanın, doğululara göre, gündüzün başlangıcı olduğunu anlamış oluruz. Hatta bize göre gecenin başlangıcı olan o vakit, bir başka beldede ikindi, bir başka beldede öğle, bir diğer beldede kuşluk, dördüncü bir beldede, güneşin doğuş vakti, beşinci bir beldede de gece yarısı olduğunu anlarız. İşte bu durumlar, istikra (arama-tarama) ve araştırmalardan sonra elde edilen bilgiler olup, biz de güneşin bütün bu vakitlerde doğmuş, mevcut, görünürde olduğunu anladığımıza göre, güneşin bir çamura, kokmuş bir balçık gözeye battığının söylenmesi, bu yakînî bilginin aksine olmuş olur. Allah Teâlâ´nın kelamı ise böyle töhmetlerden berîdir. Binâenaleyh geriye, zikrettiğimiz, önceki yorumlara başvurmak kalır.
Razi ile ilgili istersen başka kaynaklara da başvurabilirsin. Dünyanın Küre şeklinde olduğu ile ilgili söylemlerini bulacaksın.
maide-8 ali maide-8
Asinus Orientalis
19-11-2015, 14:00
...
Razi ile ilgili istersen başka kaynaklara da başvurabilirsin. Dünyanın Küre şeklinde olduğu ile ilgili söylemlerini bulacaksın.
Efendim konumuz bu değil ki. Kur'an'da "Television" kelimesini de buldular, araştırmacılar küre olduğunu çıkarmış çok mu ?
Bu ortaya bir sis bombası atmaktır. Konu o değil. Konu Kitabın ne dediğidir. Tefsirler ister destek ister köstek görüş bildirsin yok hükmündedirler.
Konu Kur'an'ın şu sorulara hangi cevabı verdiği ile alakalıdır, Kur'an tefsircilerinin "üfürmeleri" değil. :
...
Konunun biraz tadını çıkaralım mı ? :)
Kehf 86'ya devam :
1. Bu ayet yazar ya da yazarlarının düşüncesine göre güneş balçıkta battığına ve balçıkta herhangi bir değişimden bahsedilmediğine göre güneşin batış anındaki sıcaklığı hakkındaki kabul nedir ?
2. Yukarıdaki cevaba göre bay yazar (bay Muhammed) güneşi ne zanneder ?
3. Batan güneşin (1) nolu sorunun cevabına göre battıktan sonra gittiği bir yer var mıdır ? (Bay Muhammed'e göre)
4. Güneşin battıktan sonra gittiği bir yer yoksa dünyanın şekli nedir ?
5. Kehf 86'ya göre dünya ve güneşin yolları kesişmiştir. Sürekli batıya yol almış olan bay Macellan'ın yolu güneşle hiç kesişmiş midir ?
6. Güneşin battığı yerden doğduğu yere kadar gizli bir kanal mı vardır ? (Bir tür solucan deliği ?)
7. Dünya üzerinde bir çamur birikintisinde batan ve aşağı doğru yol alan bir güneş dünyaya kıyasla olsa olsa bir futbol topu büyüklüğünde midir ?
Kalan iki sorumu sonraya, bir "bilen" e saklıyorum.
Efendim, gücü yeten bu ve benzeri sorulara Kitabın ne dediğini ortaya çıkarsın. Kitabı tartışalım, eğer niyetiniz sadece ve sadece gerçekleri bulmak ise.
Ben yine hatırlatayım : Kitap ne diyor ?
RollingStones
19-11-2015, 14:12
Ne önemi var canım bin yıl önceki adamın dünyanın yuvarlak olduğunu bilmesinin.
Estafurullah siz devam ediniz. Tefsirciler hepi topu üfürmüşlerdir. Bu ayetlere bakarak nasıl anlayacaklar dimi ama.
Asinus Orientalis
19-11-2015, 14:23
Ne önemi var canım bin yıl önceki adamın dünyanın yuvarlak olduğunu bilmesinin.
Estafurullah siz devam ediniz. Tefsirciler hepi topu üfürmüşlerdir. Bu ayetlere bakarak nasıl anlayacaklar dimi ama.
Bunu da tartışmıştık, küre fikri MÖ 6.yy a gider (https://en.wikipedia.org/wiki/Spherical_Earth). 1000 yıl önceki adamın fikri önemsizdir. Bilmem farkında mısınız, bu 1000 yıl önceki arkadaş dünyaya küre diyerek "Kur'an'ı bükmüştür".
Çünkü kitabınızda küre yazmaz.
Olayı eğip bükmeden, yalana dolana sapmadan yukarıdaki sorulara kitabınız ne diyor, fikrinizi merak ediyorum efendim ?
aliyarasfal
19-11-2015, 14:29
Stone eyvallah, er-razinin görüşleri bu doğrultuda. o kısımda haklısın.
Ancak er razi bilimsel yeni bilgiler olarak bunları söyler. Kuranda yazıyor demez. Yani zaten dünyanın yuvarlak oluşu bilgisiyle güneşin balçığa batması hikayesi tehlike sinyalleri verince ona açıklama getirme gayretine düşmüş durumda.
Yani stone ordan kuranda yazdığı için dünya yuvarlaktır denmez, dünya yuvarlak olduğu için güneş gözeye batamaz o halde açıklamak bu hatayı , tanrının meramını anlatamadığı kısmı kurtarmak bize düştü diyip kolları sıyırmış el razi nicesi gibi :))
E noldu, sonuç değişmiyor. arabın 7. yüzyılda bildiğinden fazlası yok (doğru-yanlış) inancınızda. sonuç tevil-tefsir operasyonu hali ile.
21. yüzyılda hala fetva veren bile var "kim dünya yuvarlak derse şirke batar" gülsen olmaz ağlasan olmaz.
Şimdilik saygımla gittim...
RollingStones
19-11-2015, 15:10
Bunu da tartışmıştık, küre fikri MÖ 6.yy a gider (https://en.wikipedia.org/wiki/Spherical_Earth). 1000 yıl önceki adamın fikri önemsizdir. Bilmem farkında mısınız, bu 1000 yıl önceki arkadaş dünyaya küre diyerek "Kur'an'ı bükmüştür".
Çünkü kitabınızda küre yazmaz.
Olayı eğip bükmeden, yalana dolana sapmadan yukarıdaki sorulara kitabınız ne diyor, fikrinizi merak ediyorum efendim ?
Bakınız Razi ne diyor.
"ayın tutulmasını gözetlediğimizde ve bunu araştırdığımızda, "Bu tutulma işi, gecenin evvelinde olduğunu söylediklerini; doğuluların ise bu işin, gündüzün evvelinde vuku bulduğunu söylediklerini gördüğümüzde; o zaman, batılılara göre gecenin başlangıcı olan zamanın, doğululara göre, gündüzün başlangıcı olduğunu anlamış oluruz. "
Sizce bu gözlemi sadece Razi mi yapmış?
Zaten bilinen birşey ise, Kur'an'da böyle bir bilginin olmasına ne gerek var.
ha bir de şu var;
Kehf-86'da güneşi kara balçıkta batıyor bulan kişi Zulkarneyn. Bu onun güneş tasviri. Bu konularda hiç bir bilgisi olmayan kişi aynen bu şekilde yorumlar. Yazarın görüşü değil yani :)
İlahimasal
19-11-2015, 17:04
Zulkarney bey efendi güneşın peşine neyle koşuyormuski bir yerde yakalamış (balçığın içinde)
Empati yapdım hemen
Günesın peşine aracımla düşsem.
Mekan ankara .mevsim kış...hareket saatim 12.00 .........110 km yasal hızla gidiyorum.........aksam saat 17.00 karşıdan güneş gözlerimi rahatsız etti. arabanın güneş siperliği ve güneş gözlüğümüde takdım muhtemelen denizli civarlarında güneşi buharkent kasabası üzerinde ( toprağa batarken ) bulurum.
Mola verirsem sayet afyon sandıklıda( kaplıcaya batarken ) bulurum
Kendimi yüruyerek güneşi takip eden olarak düşündüm polatlı ya gelmeden güneşi (hızlı tren raylarının üzerinde batarken)bulurum.
Üsttekiler kış mevsiminde
Yaz mevsiminde olsa güneşi ( ege denizine batarken ) bulurdum.
Yer yüzunde en hızli hareket eden şeyle güneşı taip etsem güneşi herhangi bir şeyin içine batmayacak şekilde bulurum.
Bu zulkarneyn nasıl ,neyle hareket ediyordu?
Çok ama çok saçma zulkarneyn hikayesi.....sadece benim gibi yuruyerek yada atla,deveyle hareket etse bile güneşi nerede kayıp ederse orada batıyor sanar. Hız ve mevsim günesin muhmde gore batığı yeri belirler
Mhmd dünyanın yuvarlak olduğunu bilseydi güneşi kovalamak yerine başka bir HİKAYE yazardı.
İlahimasal
19-11-2015, 17:26
Asinus Orientalis
Kur-anda yer ve gök birleşikdi biz ayırdık diyor. Tüm kainat dünyaya yapışıkmış da ayrılmış
Bin bang denen karın ağrısı dünyada olmuş kur-ana göre vay be diyorum.
Bilim adamlarına göre ise dünya bin bangdan milyarlarca yıl sonra oluşmuş.
Müslümanlar bu bin bang denen karın ağrısına sarılıp evreni genişleten biziz safsatasına dayanak yapıyorlar.
Mhmd sırt üstü çöl kumlarının üzerine yatıp evrene görebildiği kadarına bakarken neler düşünuyordu çok merak ettim .
O donem için bilim o kadar olurdu...teleskop yok...sırt üstü yatıp ahkam kesmek.
Asinus Orientalis
19-11-2015, 17:33
...
Bu zulkarneyn nasıl ,neyle hareket ediyordu?
.
Alemsin sevgili İ. Komedya. Bence Japonların mermi treninde batıya gidiyordu. :third:
Asinus Orientalis
19-11-2015, 18:01
Bu arada şaka yapmıyordum. Bay Muhammed'in aklındaki baz fikrin hakikaten yatak-döşek olduğunu iddia ediyorum.
HACC-65
... Ve Allah’ın izni olmadıkça semanın, arz üzerine düşmesini önler...
LOKMÂN-10
Gökleri, gördüğünüz gibi direksiz olarak yarattı...
ENBİYÂ-30
İnkâr edenler, semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? Sonra Biz, o ikisini (birbirinden) ayırdık...
ENBİYÂ-32
Ve semayı (gökleri) muhafaza edilmiş bir tavan kıldık...
ENBİYÂ-33
Hepsi feleklerinde (yörüngelerinde) yüzerler.
GÂŞİYE-18
Ve semaya nasıl yükseltilmiş?
GÂŞİYE-20
Ve yeryüzüne, nasıl düzleştirilmiş (bakmıyorlar mı)?
ENBİYÂ-104
O gün, kitapların yazılı sayfalarını dürer gibi semayı düreceğiz...
RA'D-2
Görmekte olduğunuz semaları (gök katlarını) direksiz olarak yükselten Allah’tır...
RA'D-3
Yeryüzünü uzatıp, yayan O'dur...
YÂSÎN-40
... Ve hepsi feleklerinde yüzerler.
TÛR-5
Yükseltilmiş tavana andolsun.
NÂZİÂT-28
Onun (semanın) tavanını yükseltti...
Kumların üzerinde otururken gördüğümüz her neyse bay Muhammed'in aklındaki modelin yansımaları olarak yukarıdaki ayetlere yol açmışlardır.
Bence adım adım gidebiliriz :
Sema, mesela, arzın üstüne düşmüyor. Hem de direksiz olmasına rağmen. O halde tutan bay Allah olmalı. Çünkü aklındaki model gereği direksiz tavanlar çökerler.
Ama Enbiya 30'u nereye koymalı ? Sema ve arzın birbirinden ayrılması ? İşte burada kumların üzerinde oturup kahvenizi içerken ne görüyorsanız cevabı da odur.
Bay Muhammed'in aklındaki model son derece tutarlıdır, ve yukarıdaki ayetler bu modelin yansımasıdır.
Söyle merkep, kumların üstünde neyi görmeyi bekliyorum ?:confused:
Kehf 86'nın (sağlam) analiziyle, ve yine (sağlam) bir karşı görüş çıkmadığı için Kehf 86'da yapılabilecek çıkarımların en önemlisi olarak düz dünya görüşünü kenara yazıyorum.
Hatta 86 o kadar üstüne basa basa dünya düzdür diyor ki 1000 sene öncesinin tefsircileri tevile başlamışlar. :)
86'ya dair hala bir kaç sorum ve yorumum var. 86 henüz bitmedi, ama şimdilik bitiriyorum.
Şimdi efendim, yavaş yavaş Enbiya 30'a geliyorum. 30'da ve yukarıda önceki mesajlarımdan birinde listelediğim tüm ayetlerde ister inanın ister inanmayın dünya düzdür diyor.
Bay Muhammed, poposu kızgın kumlara gömülü iken yukarıdaki 10 -15 ayeti yazdığına göre ne görmüş olmalı ?
Bilmeceyi yavaş yavaş sonlandırıyorum. Yukarıdaki 10 küsür ayetin hepsi bir Bedevinin günlük hayatına ait sıradan tek bir işi "süslü" bir şekilde anlatmaktadır.
Peki bay Bedevi ne yapar da bay Muhammed bunu kapıp ticari bir ürüne tahvil eder ?
Nedir bu bir tek iş ? Yukarıdaki her bir ayeti tek tek, tevile, yalana, dolana, dalavereye kaçmadan açıklayacağım. Ama ikna olup olmamak size kalmış. :)
aliyarasfal
20-11-2015, 09:37
Zumer 67
Kıyâmet günü yeryüzünün tamamı O’nun avucundadır . Ve semalar, O’nun eliyle dürülmüş olacaktır.
Eklemek istersin belki dostum.
Şimdilik saygımla gittim...
Asinus Orientalis
20-11-2015, 10:35
Zumer 67
Kıyâmet günü yeryüzünün tamamı O’nun avucundadır . Ve semalar, O’nun eliyle dürülmüş olacaktır.
Eklemek istersin belki dostum.
Şimdilik saygımla gittim...
Ali bey teşekkür ederim.
...
Nedir bu bir tek iş ? Yukarıdaki her bir ayeti tek tek, tevile, yalana, dolana, dalavereye kaçmadan açıklayacağım. Ama ikna olup olmamak size kalmış. :)
Şimdi şu resme odaklanırsanız, şu ayetler
http://ircamera.as.arizona.edu/NatSci102/NatSci102/images/cryssph.gif
tanıdık gelmeye başlayacaklar :
ENBİYÂ-32
Ve semayı (gökleri) muhafaza edilmiş bir tavan kıldık...
ENBİYÂ-33
Hepsi feleklerinde (yörüngelerinde) yüzerler.
Bu rönesans gravüründe hem korunmuş bir tavan, hem de o tavan üzerinde (aslında tavanda) yüzen gök cisimleri var.Bu senaryo çölde kendisini tekrar eder. Bu arada, Arabın entarisinden yıldızlar gözükür mü ? :confused:
İşi mizaha vurmama izin verin. Eğer Arap'ın pipisi içeriden yıldızları görebilseydi, yıldızların nerede yüzdüğünü sanardı ? :evil:
Dinlerle ilgili kuralı lütfen tekrar hatırlatayım : Bir sihirbazın (mesela bay Muhammed'in) en büyük silahı, onu izleyenlerin ortada bir sihir olduğuna inanmasıdır. Gerçekleri anlamanın ilk kuralı ve adımı bir sihrin mevcut olmadığını bilmektir. Gözleriniz sanal büyüden kurtulur, ve sihirbazın zihnine girmeye başlarsınız.
Sözde sihri anlamanın da ilk yolu shirbazı tanımaktır. Ben bay sihirbazı tanıyorum (artık). Mesele sizin de (artık) tanıyıp tanımadığınız. Gerisi arkadan geliyor.
Şimdi söyleyiniz, eğer Arap'ın pipisi içeriden yıldızları görebilseydi,
1) yıldızların nerede yüzdüğünü sanardı ?
2) 1. sorunun cevabına göre, pipiyi (pipinin primitif görüşüne göre) ne korumaktadır ?
3) 1. sorunun cevabı sizin için eğer "entari" ise, yıldızların üzerinde "yüzdüğü" bu entariyi yer veya gökten hangisi yapar ? :biggrin1:
Asinus Orientalis
20-11-2015, 10:41
...
Şimdi söyleyiniz, eğer Arap'ın pipisi içeriden yıldızları görebilseydi,
1) yıldızların nerede yüzdüğünü sanardı ?
2) 1. sorunun cevabına göre, pipiyi (pipinin primitif görüşüne göre) ne korumaktadır ?
3) 1. sorunun cevabı sizin için eğer "entari" ise, yıldızların üzerinde "yüzdüğü" bu entariyi yer veya gökten hangisi yapar ? :biggrin1:
Eğer 3. soruya cevabınız "bu, entariyi gök (sema) yapar" ise, benim garip Arabım, her çiş yapışında semayi ne yapar ? (Mesela dürer mi ?) :confused:
Merak edenlere : Hayır nihai cevabın kahramanı bir pipi değil elbet :evil:
Asinus Orientalis
20-11-2015, 10:55
Eğer 3. soruya cevabınız "bu, entariyi gök (sema) yapar" ise, benim garip Arabım, her çiş yapışında semayi ne yapar ? (Mesela dürer mi ?) :confused:
...
Şimdi başka bir kritik konuya (ayete) gelelim. Eğer 3. soruya düşündüğüm gibi cevap verdiyseniz, ve semayı entari temsil ediyorsa pipi yerde mi yoksa gökte midir ?
Eğer bu soruya cevabınız "yer" ise, bay entarili Arap'ın (mesela) yere çömeldiği (ve kahvesini içtiği) sırada "yer" ve "gök" hangi fiziksel pozisyondadır ? (yakınlık babında) :party:
Şu ana kadar sözünü ettiğim 10 küsür ayetin neredeyse tamamını (size) basit bir pipi bile açıklayabiliyor. :) Çözüm aynı, olayın kahramanları (birazcık) farklı efendim.
Asinus Orientalis
20-11-2015, 18:35
Merak edenlere : Hayır nihai cevabın kahramanı bir pipi değil elbet :evil:
Bu olayın çözümü için bir garibim bedevi Arap'a, bir gözlemciye (bay Muhammed) ve entari yerine geçecek bir nesneye ihtiyaç var. Öyle bir şey olsun ki entari ne yaptıysa, aynı yetenekleri olsun, ve zamanında hakikaten bay Muhammed'in ilham aldığı bir eşya olsun.
Bu eşya, tıpkı entaride olduğu gibi yıldızları seyretmeye izin vermeli : :confused:
Sevgili Neva, gök cisimlerinin semada nasıl yüzdüklerini görmek için sırt üstü yatmak gerekecek, o zamana kadar kumda oturmanız yeterli :)
...
Asinus Orientalis
20-11-2015, 19:05
Bu olayın çözümü için bir garibim bedevi Arap'a, bir gözlemciye (bay Muhammed) ve entari yerine geçecek bir nesneye ihtiyaç var. Öyle bir şey olsun ki entari ne yaptıysa, aynı yetenekleri olsun, ve zamanında hakikaten bay Muhammed'in ilham aldığı bir eşya olsun.
Bu eşya, tıpkı entaride olduğu gibi yıldızları seyretmeye izin vermeli : :confused:
Bu işi daha fazla uzatmadan artık çözelim mi ?
İsterseniz aşağıdaki resimleri ayetler anlatsın :
Adım adım : Düzeltilmiş bir yeryüzü, yayılmış, uzatılmış.
RA'D-3
Yeryüzünü uzatıp, yayan O'dur...
GÂŞİYE-20
Ve yeryüzüne, nasıl düzleştirilmiş (bakmıyorlar mı)?
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/imag00151.jpg
Şimdi de konu başlığı olan Enbiya 30 : Bakınız başlangıçta yer ve gök bitişikken :
ENBİYÂ-30
İnkâr edenler, semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? ...
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/step3.jpg
Yeryüzüne sabitlenirken :
Nebe 7 (http://www.kuranmeali.org/78/nebe_suresi/7.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx)
Ve dağları (yeri sabit tutan) kazıklar (yapmadık mı?)
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/step41.jpg
Direkler üstünde yükselmek üzereyken :
LOKMÂN-10
Gökleri, gördüğünüz gibi direksiz olarak yarattı...
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/imag0023.jpg
Yükseltilmiş ve korunmuş tavan :
ENBİYÂ-32
Ve semayı (gökleri) muhafaza edilmiş bir tavan kıldık...
GÂŞİYE-18
Ve semaya nasıl yükseltilmiş?
TÛR-5
Yükseltilmiş tavana andolsun.
NÂZİÂT-28
Onun (semanın) tavanını yükseltti...
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/imag00521.jpg
Ve yerle birleşen kıvrık gök modeli : Lütfen yer geometirisine dikkat ediniz. Bu Kur'an yazarlarının aklındaki modeldir. Düz yeryüzü, kıvrık, eğri gök.
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/imag00691.jpg
Tabii 1400 sene önce şöyle olmalıydı :
http://blog.hmns.org/wp-content/uploads/2015/02/bedouin-tent3.jpg
Direkler üzerinde yükselen bir çadıra kıyasla direksiz bir gök mucizesi.
İşte, pamuk popolarımızı kuma koyup kahvemizi içerken görmemiz gerekenler bunlardı. :)
İlahimasal
20-11-2015, 20:10
Bu işi daha fazla uzatmadan artık çözelim mi ?
İsterseniz aşağıdaki resimleri ayetler anlatsın :
Adım adım : Düzeltilmiş bir yeryüzü, yayılmış, uzatılmış.
RA'D-3
Yeryüzünü uzatıp, yayan O'dur...
GÂŞİYE-20
Ve yeryüzüne, nasıl düzleştirilmiş (bakmıyorlar mı)?
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/imag00151.jpg
Şimdi de konu başlığı olan Enbiya 30 : Bakınız başlangıçta yer ve gök bitişikken :
ENBİYÂ-30
İnkâr edenler, semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? ...
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/step3.jpg
Yeryüzüne sabitlenirken :
Nebe 7 (http://www.kuranmeali.org/78/nebe_suresi/7.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx)
Ve dağları (yeri sabit tutan) kazıklar (yapmadık mı?)
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/step41.jpg
Direkler üstünde yükselmek üzereyken :
LOKMÂN-10
Gökleri, gördüğünüz gibi direksiz olarak yarattı...
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/imag0023.jpg
Yükseltilmiş ve korunmuş tavan :
ENBİYÂ-32
Ve semayı (gökleri) muhafaza edilmiş bir tavan kıldık...
GÂŞİYE-18
Ve semaya nasıl yükseltilmiş?
TÛR-5
Yükseltilmiş tavana andolsun.
NÂZİÂT-28
Onun (semanın) tavanını yükseltti...
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/imag00521.jpg
Ve yerle birleşen kıvrık gök modeli : Lütfen yer geometirisine dikkat ediniz. Bu Kur'an yazarlarının aklındaki modeldir. Düz yeryüzü, kıvrık, eğri gök.
http://blog.tauntonleisure.com/wp-content/uploads/2012/07/imag00691.jpg
Tabii 1400 sene önce şöyle olmalıydı :
http://blog.hmns.org/wp-content/uploads/2015/02/bedouin-tent3.jpg
Direkler üzerinde yükselen bir çadıra kıyasla direksiz bir gök mucizesi.
İşte, pamuk popolarımızı kuma koyup kahvemizi içerken görmemiz gerekenler bunlardı. :)
Süper.
İslam peygamberi mhmd in nereden esinlendiğini anlamış olduk.
Yerdeki kurulmamış çadırın kuruldukdan sonra direklerle yukseltilmesi.
Yagmurdan ve güneşden de korur..
Eminim müslümanlarda mhmd in nereden esinlendiğini merak ediyordu..ögrenmis oldular.
bozok6666
20-11-2015, 22:10
Çadıra uyduramadın ayetleri biraz daha çalışmalısın nebe 7 mesela yer sarsmasın diye geçer gökle nasıl ilişkilendirdin..
Asinus Orientalis
20-11-2015, 22:38
Sevgili Neva, gök cisimlerinin semada nasıl yüzdüklerini görmek için sırt üstü yatmak gerekecek, o zamana kadar kumda oturmanız yeterli :)
...)
Sevgili Neva, çadırı kurduktan sonra işte şimdi içine girip sırtüstü yatıyoruz. Yıldızların eğimli çadır tavanında "yüzmelerini" izliyoruz. Bunu yaparken çadır bezinin gözenekli olduğundan emin olun. :)
ENBİYÂ-33
Hepsi feleklerinde (yörüngelerinde) yüzerler.
YÂSÎN-40
... Ve hepsi feleklerinde yüzerler.
Bu yüzden Yasin 40 bir mucizenin deklarasyonu olarak gelir. Aynı semada yüzen o kadar gök cismi ne birbirine çarpar ne de biri diğerine yetişir. Bu hayret vericidir. Çünkü hepsi o korunmuş ve yükseltilmiş tavanda yüzerler
YÂSÎN-40
Güneş’in Ay’a yetişmesi ... mümkün olamaz. Ve hepsi feleklerinde (yörüngelerinde) yüzerler.
Asinus Orientalis
31-07-2016, 23:38
Daha önce gözümden kaçmış :
Isaiah 42:5
This is what God the LORD says-- the Creator of the heavens, who stretches them out, who spreads out the earth with all that springs from it, who gives breath to its people, and life to those who walk on it:
Psalm 104:2
The LORD wraps himself in light as with a garment; he stretches out the heavens like a tent.
Mezmurlar 104:2'yi şöyle çevirebilirsiniz :
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün.
Gökleri bir çadır gibi geren,
...
HACC-65
... Ve Allah’ın izni olmadıkça semanın, arz üzerine düşmesini önler...
LOKMÂN-10
Gökleri, gördüğünüz gibi direksiz olarak yarattı...
ENBİYÂ-30
İnkâr edenler, semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? Sonra Biz, o ikisini (birbirinden) ayırdık...
ENBİYÂ-32
Ve semayı (gökleri) muhafaza edilmiş bir tavan kıldık...
ENBİYÂ-33
Hepsi feleklerinde (yörüngelerinde) yüzerler.
GÂŞİYE-18
Ve semaya nasıl yükseltilmiş?
GÂŞİYE-20
Ve yeryüzüne, nasıl düzleştirilmiş (bakmıyorlar mı)?
ENBİYÂ-104
O gün, kitapların yazılı sayfalarını dürer gibi semayı düreceğiz...
RA'D-2
Görmekte olduğunuz semaları (gök katlarını) direksiz olarak yükselten Allah’tır...
RA'D-3
Yeryüzünü uzatıp, yayan O'dur...
YÂSÎN-40
... Ve hepsi feleklerinde yüzerler.
TÛR-5
Yükseltilmiş tavana andolsun.
NÂZİÂT-28
Onun (semanın) tavanını yükseltti...
...
Tüm bu ayetler, çadır modeliyle açıklanabilmektedir. Bay Muhammed'in ilham aldığı (aşırdığı) Mezmurlar 104:2, delillerle ortaya konmuş çözümün mıhıdır. Yasin 40'ın da açıklanabilir olmasına dikkatinizi çekmek isterim.:)
Kur'andaki tek mucize hala milyarlarla ölçülen bir fan-club'ının olmasıdır.
Asinus Orientalis
01-08-2016, 09:58
Bir noktayı daha açmakta fayda var :
TÛR-9
O gün gökyüzü şiddetle sarsılıp sallanır.
ayeti, Tur 5'in doğal uzantısıdır.
TÛR-5
Yükseltilmiş tavana andolsun.
Her kurulan çadır, bir gün gelir sökülür (değil mi ?)
(O korunmuş) tavan sarsılır, bedevinin (yani çadırı kuranın) elinde dürülür. Eğer çadırın içindeyken kahvenizden bir yudum alıp, çadır tavanına çadır sökülürken keçeden ışığı zayıflamış güneşe bakarsanız şunu görmeniz gerek :
TEKVÎR-1
Güneş bürülüp dürüldüğü zaman.
Gerisi hayal gücüdür. Mekke sosyetesini panikletecek doğru tehditlerin seçimidir.
Çünkü kurulmuş bir çadırın sökülmesi bir mini-kıyamettir aynı zamanda. :)
Daha önce gözümden kaçmış :
Isaiah 42:5
This is what God the LORD says-- the Creator of the heavens, who stretches them out, who spreads out the earth with all that springs from it, who gives breath to its people, and life to those who walk on it:
Psalm 104:2
The LORD wraps himself in light as with a garment; he stretches out the heavens like a tent.
Mezmurlar 104:2'yi şöyle çevirebilirsiniz :
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün.
Gökleri bir çadır gibi geren,
Tüm bu ayetler, çadır modeliyle açıklanabilmektedir. Bay Muhammed'in ilham aldığı (aşırdığı) Mezmurlar 104:2, delillerle ortaya konmuş çözümün mıhıdır. Yasin 40'ın da açıklanabilir olmasına dikkatinizi çekmek isterim.:)
Kur'andaki tek mucize hala milyarlarla ölçülen bir fan-club'ının olmasıdır.
Iste bu kadar, tesekkurler Asinus Orientalis, cadir, kubbe vb. primitif veya gelismis mimari anlayisi insanlik tarihinin yasiyla esit neredeyse , eh bu kitaplarin da tamami insan urunu oldugundan dolayi burada Allah, Big Bang vs. mucize aramaya filan gerek yoktur.
Mesela bu Amerikan yerlilerinden;
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/5/54/Apache_Wickiup,_Edward_Curtis,_1903.jpg
Bu da Anadolu yoruklerinin guzel cadirlari;
http://www.obadokumacilik.com/style/images/Urunler/yorukcadiri86.jpg
Bu da keza kil cadirlardan ornek;
http://kılçadır.net/wp-content/uploads/yorukler-bir-cesit-yoruk-evi.jpg
Bir noktayı daha açmakta fayda var :
TÛR-9
O gün gökyüzü şiddetle sarsılıp sallanır.
ayeti, Tur 5'in doğal uzantısıdır.
TÛR-5
Yükseltilmiş tavana andolsun.
Her kurulan çadır, bir gün gelir sökülür (değil mi ?)
(O korunmuş) tavan sarsılır, bedevinin (yani çadırı kuranın) elinde dürülür. Eğer çadırın içindeyken kahvenizden bir yudum alıp, çadır tavanına çadır sökülürken keçeden ışığı zayıflamış güneşe bakarsanız şunu görmeniz gerek :
TEKVÎR-1
Güneş bürülüp dürüldüğü zaman.
Gerisi hayal gücüdür. Mekke sosyetesini panikletecek doğru tehditlerin seçimidir.
Çünkü kurulmuş bir çadırın sökülmesi bir mini-kıyamettir aynı zamanda. :)
Bu kismi da acmaniz iyi olmus, nedir ki bu kiyamet vs. hikayelerine inanmayan kitle de bu cadir gercegini bildiginden, bildiginden sasmamisdir, dolasiyla musrik, munafik, zindik, cehennemlik ve hatta cahil diye tanimlanmistir..
Asinus Orientalis
22-01-2017, 22:26
Arkadaşlar, Tarık 3'de geçen
En necmus sâkıb ile verilen Tarık, neyi deler ? :)
Asinus Orientalis
22-01-2017, 22:45
Arkadaşlar, Tarık 3'de geçen
En necmus sâkıb ile verilen Tarık, neyi deler ? :)
Hah, sevgili merkep, tabii ki, kalınlığı sonlu (finite) bir kabuğu deliyor olmalı. Bir de, Tarık delebiliyorsa, delemeyen de olmalı, değil mi ? :)
Asinus Orientalis
04-04-2017, 16:40
Bu arada şaka yapmıyordum. Bay Muhammed'in aklındaki baz fikrin hakikaten yatak-döşek olduğunu iddia ediyorum.
HACC-65
... Ve Allah'ın izni olmadıkça semanın, arz üzerine düşmesini önler...
LOKMÂN-10
Gökleri, gördüğünüz gibi direksiz olarak yarattı...
ENBİYÂ-30
İnkâr edenler, semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? Sonra Biz, o ikisini (birbirinden) ayırdık...
ENBİYÂ-32
Ve semayı (gökleri) muhafaza edilmiş bir tavan kıldık...
ENBİYÂ-33
Hepsi feleklerinde (yörüngelerinde) yüzerler.
GÂŞİYE-18
Ve semaya nasıl yükseltilmiş?
GÂŞİYE-20
Ve yeryüzüne, nasıl düzleştirilmiş (bakmıyorlar mı)?
ENBİYÂ-104
O gün, kitapların yazılı sayfalarını dürer gibi semayı düreceğiz...
RA'D-2
Görmekte olduğunuz semaları (gök katlarını) direksiz olarak yükselten Allah'tır...
RA'D-3
Yeryüzünü uzatıp, yayan O'dur...
YÂSÎN-40
... Ve hepsi feleklerinde yüzerler.
TÛR-5
Yükseltilmiş tavana andolsun.
NÂZİÂT-28
Onun (semanın) tavanını yükseltti...
Kumların üzerinde otururken gördüğümüz her neyse bay Muhammed'in aklındaki modelin yansımaları olarak yukarıdaki ayetlere yol açmışlardır.
...
Arkadaşlar, Zariyat 47'yi de ekliyorum (48 de dikkate alınabilir) :
Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.
Bay Muhammed çadırından hiç çıkmamış mıdır ? :)