Orijinalini görmek için tıklayınız : Nasil bu kadar rahatsiniz?
Gerek bu forumda gerek diger ortamlarda non teistlerin cok rahat davrandigini ve tasasiz oldugunu goruyorum.Tepemizdeki parti acikca hem uygulamalariyla hem sozleriyle laiklik dusmani oldugunu acikca belirtiyor,ama herhalde herkes kaniksadi bu durumu,artik hicbir tepki gelmiyor.Ben ise bu ulkede yarinki durumum icin asiri kaygilaniyorum,aklimdan cikmiyor ve rahat olamiyorum.Bu durum hastalik derecesine geldi.Siz nasil bu kadar rahatsiniz ve niye?Ben niye boyleyim?
Ülkeyi batıran partileri mi destekleyelim sene 90 değil
YeniAteist
16-12-2015, 00:29
Ben de sizden farksızım bu konuda. Uykularımın kaçtığı günler oluyor. Ancak ne yazık ki "çalıyorsa bizden çalıyor, size ne" diyip protestocuları sopayla kovalayan bir kör güruh var karşımızda. Yıllardır kendi yakın çevremdekilere birşeyler anlatmaya çalışıyorum, hiç kar etmiyor.
Kimsenin içini karartmak gibi bir niyetim yok ama, ben hiç umut görmüyorum. Bu toprakların huzur, istikrar, demokrasi göreceğini düşünmüyorum. Bu nedenle ilk fırsatta yurtdışına gitmek istiyorum. Bunun için birkaç somut girişimim de var.
Ülkeyi terk etme isteğimi korkup kaçmak, yobaz zihniyete teslim olmak gibi düşünenler çıkabilir ancak ben böyle düşünmüyorum. Eski günlerimdeki kutsal vatan kavramı da Ateizm ile birlikte yok olup gitti. Kendimi bir ırkın bireyi olarak da görmüyorum. Daha doğrusu ırk denilen kavramın kültürel ortaklıktan ibaret olmadığını, tüm insanlığın homo sapiens denilen primat ırkının fertleri olduğunu düşünüyorum. Irk kelimesi bu kadar genişleyince vatan kavramı da tüm dünyayı kapsıyor haliyle. Bu sebeple benim vatanım soluk mavi nokta.
Olaya böyle bakınca, göç etme isteği yobazların yoğunlaştığı bir bölgeden medenilerin yoğunlaştığı bir bölgeye taşınmaktan ibaret oluyor. Tıpkı gürültülü şehir yaşamından sessiz kır ortamına gitmek gibi.
Tabii olarak hiç bir yer mükemmel değil ama, buradan çok daha iyi yerler olduğu kuşkusuz. En azından insanların inançlarının sorgulanmadığı bir yer... Çocuğumun özgür bir insan olarak yetişeceği, savaşlara gebe olmayan bir yer...
kaygilanman normal , en fazla oluruz ne olacak , rahatlik iyidir
spartacus
16-12-2015, 00:45
Ülkeyi batıran partileri mi destekleyelim sene 90 değil
Bitireni destekleyin, ya da ne haliniz varsa görün müstehaksınız :)
Sevgili Deep
İktidar kapitalizm, iktidardakilerin dini ise sermaye-para... O kadar kaygılanma bence, dünyada asıl kaygılanılması gereken kapitalizmin açmazı. Ciddi bir açmazla yüzyüze(bu 3. dünya savaş çanlarınında çaldığının göstergesi(silah ticareti, petrol sanayi, yakında uranyum, bor paylaşımı kavgası...), kapitalizm bataklarından savaşla çıkma zaafı olan bir sistem) ve öküz altında buzağı aramak artık nafile(din olur, şu ya da bu olur, sistem bunları PARA, sömürü, HAYAT GARANTİLERİ için sonuna kadar kullanacak, lakin bunlarında bir sınırı var, bıçak kemiğe dayandığında(kapitalizm sömür, sömür derken, artık kurutacak tek bir ağaç bulamadığında.... çok şey değişir. Kısaca bu yeni bir ortaçağ dönemi, elbette kaygı verici lakin tarih gösteriyor ki, insanlığın ileri sıçraması genelde bir şeyler çürürken filizleniyor.)
Yoksa iktidarın tek dini var para, biat ettiği, ait olduğu bir sermaye var, bunlar vahşi -gerici- kapitalist, grup halinde siyaset yapıyorlar yani, tamamen kendi çıkarları. Çıkar insanları otomatikman(!) ortak noktada birleştirir, yani özellikle gidip grup kurmaları gerekmez. Bunu soğukta kalmış milyon insanın çıkarının soğuktan korunmak olması ve ümününde bu amaca yönelmesi gibi düşünebilirsiniz. Kapitalizmde ise insanlık kendi çıkarından bihaberdir, çeşitli yalan, tabu, sembol, din, ekmek parası vs ile bihaber bırakılır, farkında olmadan dini, imanı para olan soygun-sömürüsermaye ve iktidarlarının çıkarlarını kendi çıakrı sanır ve hizmet-kul olurlar, böylelikle de davranışalrı kendi zararınadır ama ısrarcıdırlar :).... Misal kimilerinin tüccarlığıyla, ticaret için cumadan, cumaya koşan, çıakrları için gerektiğinden herkesten daha dindar, dinci, ama parayı kotardığında bakara, makara diyen binlerce insan var... Ne yazık ki kapitalizmde -en azından Türkiye gibi geri kapitalist ve iktidarda da olanın gerici-vahşi sermaye olduğu ülkelerde- bu güruh, tamamen çıakrları temelinde otomatikman aynı çıakr, stratejik ve siyasi hatta birleşir ve yönetir... Bütün mesele geriye kalan insanlığın bir gün gerçekten de kendi çıakrlarının bilincine varması, bunu başardıkalrı gün, milyonalr otomatikman bir stratejik, siyasi hatta yönelecek ve elbette çıkarları için... Şimdi dinsel masallarla, kendi gerçekleri ve çıkarı olmayan yalanlarla uyumaktalar, uyanmaları gerekir, ama bu da yetmez, aydın bir önderlikte gerekir(bırakalım siyasi tarafını, bilinç olarak dahi alsak, işte Ortaçağ dönemi ve aydınlanma! Tabi aydınlanmanın önderleri!)
İlk zamanlar aydınlanmacılara egemenler bir şey yapmak zorunda kalmıyordu, çünkü zaten köle olan halk kendi çıkarı ve gündemini bilmediği için, nerede bir aydın var, düşman belliyordu-belletiliyordu(Türkiye'e bakın). Şimdi bizim ülkemizde milyonlara gerçekleri milyon kerede anlatsanız, ya sizi linç etmek istiyorlar, ya da kötülüyorlar :) Ortaçağ diyorum, boşa demiyorum... Ama bunlarda er ya da geç geçecek, afyonlar bir gün para etmeyecek... İyi bir yol var, bilinçlenmek... Misal 30 yıl önce 1 öğretmen maaşı, bugünün 10 katı civarındaydı(alım gücü ve altın kıyasıyla, ama hükümet çıkıp asgari ücreti arttırmak zulümdür dedi, yine de oy veriyorlar, çünkü kendi çıkarlarına karşı kendileri savaşıyor, öteki elini ovuşturuyor, zahmetsizce! Lakin bu hep bana, ben çok sömüryeim sevdalarıda, diğer yandan düşen alım gücü olarak onlara girdimi çıkmaz çatal kazık olarak dönüyor, ama o düzeyde sermaye, servet sarhoşu oluyorlar ki, din, iman, allah hepside bunlar için birer sömürü, egemenlik kapısı(zil zurna inançlı bile olsa parayı bulunca din, min vs nedir, nasıl kullanıyorlar kavrıyorlar)
Bu arada dediğim gibi boşa kaygılanma, bunların dini, imanı sadece para, geride ya rezil olurlar ya da masabaşı yalan medyaları(buda kendilerinin) ve tarihçiler(iyi para verirsen dilediğin gibi öteni çıkar hatta başkalarının yalanı gibi kendi yalanalrına dahi inananlar çıkabilir) eliyle vezir olarak anılırlar, gerçek ise ne yazık ki şimdilik milyonların gözlerinden, idrakından, bilincinden uzağa düşüyor...
1990 larda iki büyük kriz var, 1980 darbesinin rotası daha derin geçerli, sömürü acımasız.... yıl oldu 2015, gerçekte değişen hiç bir şey yok... Son 5 yılda AKP, 12 Eylülü aratmadı, 1990 larıda solladı. Önce gazetecileri bol bol içeri tıkarlar, sonra hedef göstermeler başlar, bir karalama propagandası yapılır, zamanla topluma öyle bir yalan aşılarlar ki, aydınları katl-i vacip duruma getirirler ve o perde açılalıberi 5 yıl oldu..
Bir örnek vereyim, ABD de intihar eden bir gazeteci vardır. CIA'nın Nikaragua'da kiralık katil yetiştirdiği gerçeğini ve bu katillerin sürekli insan avladığını, buna kaynağın ise bizzat CIA tarafından kendi halkını zehirleyerek(eroin ticareti) sağladığı gerçeğini ortaya çıkarttı. peki ABD halkı ne ile meşguldü, ya kilise ya Holwood filmleri ya abuk subuk pembe, psikopat diziler, yok başkanın kravatı çok güzel, leydinin etekleri, illa Amerikan yıldızlı tişörtlerle kendilerini bir halt oldum edasında psikolojik sorunlular, kola, hamburger, obezlikle, bilim karşıtlığı, onun, bunun yatak odası hikayeleri, yeni bitme eroinman şarkıcılar için anlamsız saplantılı 'tikler"(Lovatik gibi), beş para etmez, edebiyat değeride olmaz yayınalrla, şamata TV programalrıyia yok Amerikan futboluyla(saplantılı takım tutma sorunu) vs meşguldü...
Sonu ne oldu biliyor musunuz? İntihar etti, neden mi? CIA önce kişisel olarak yıprattı, eşcinsel propagandası yaydı, agresif ve bir deli olduğunu, saldırgan ve seksomanyak olduğunu sürekli propaganda etti, ederkende zaten medya %90 CIA'nın elinde olan ABD'de bu kişi önce gazetsinden atıldı, sonra ise hiç bir gazetede kendisine yer bulamadı, yalan, kara propaganda ile baş edemedi, eşi terketti, ailesi dağıldı vs.... Şimdi Türkiye'de kaç gaeteci Erdoğan'ın buyruğu ile gazetelerden atıldı? Hmm demek ki neymiş, aynı meseleymiş(1990 larda bile gazeteler bu kadar MESLEKİ! baskı altında tutulamıyordu)...
Eğer dünyada olan biten gerçeklerin, Türkiye'de olan biten gerçeklerin %10'undan haberdarsanız, kaygılanmak için illa Türkiye'de olmanız gerekmiyor, ABD de dahi olsanız, %10 bilinç kaygılanmanız için kafi gelecektir... Kısaca dümen böyle dönüyor, döndürülüyor, kaygılanmakla sürekli moralini bozarsın, elbette bende kaygılıyım ama bu sadece Türkiye'den, sadece 2000 li yıllardan değil-öteden beri-. Bunların dini, imanı sermaye-sömürü-paradır gerisi alet, edavat-verili koşulda elimizde sihirli değneklerimiz yok, bunu kabul etmek ve her ne kadar yalan, dolan, sahtekarlık, din, afyon olara kullanılacak her türlü kof malzeme bunların elindeyse bile, insana güvenmek zorundayız(Ortaçağda, yana, yakıla, kazıklara oturtula, oturtula olsa dahi başarıldı, bu günde başarılacak)-... Bilinçli olmak kafi...
Yıldıztozu
16-12-2015, 00:51
Elimizden bir şey gelmediği durumlarda mutsuz olmayı veya rahatsız olmayı gereksiz buluyorum. Önce bencilce kendimizi düşünmeliyiz.
Gelecek nesiller adına da umutluyum. Çünkü artık bilgi kolay yayılıyor. İnsanlar bilinçlenebiliyor. Küçükken zorla din dersleri aldırılsalar bile büyüdüğünde bilgiye ulaşması artık daha kolay.
Akp istediği kadar uğraşsın, her istediği amaca ulaşamaz. Atatürk'ün bıraktığı Türkiye artık bazı şeyleri aşmış durumda. Halk şeriatı kabul etmez. Bilinçli insan sayısı da gün geçtikçe artıyor.
Bilimsel bilgiyi yaymak için uğraşmalıyız öncelikle. Devamı zaten gelecektir.
İlahimasal
16-12-2015, 00:56
Gerek bu forumda gerek diger ortamlarda non teistlerin cok rahat davrandigini ve tasasiz oldugunu goruyorum.Tepemizdeki parti acikca hem uygulamalariyla hem sozleriyle laiklik dusmani oldugunu acikca belirtiyor,ama herhalde herkes kaniksadi bu durumu,artik hicbir tepki gelmiyor.Ben ise bu ulkede yarinki durumum icin asiri kaygilaniyorum,aklimdan cikmiyor ve rahat olamiyorum.Bu durum hastalik derecesine geldi.Siz nasil bu kadar rahatsiniz ve niye?Ben niye boyleyim?
Sevgili deep
Bunlar osmanlı zamanında da saltanatıma dokunmayın ne bok yerseniz yiyin diyenlerin torunları.
Halk bunlar için köledir.
Mesela şu DURAK denen mal . hakaret etmiyorum ona sıfatinı söylüyorum bu mal batmakdan,çıkmakdan bahsediyor ya....bu malın evinde ailesi aç ama mutludur.
Neden biliyormusun?
Yol yapılıyor ya ondan bu tip mallara bakıpda korkuya kapılma.
Her zaman derim yine diyorum.
Azdan az, çokdan çok gider.....onlar korksun .
Bu malları hepimiz soma faciasinda gördük .
Butün aile bireylerini madende gebertiler....bunlar gebertene selam durdular.
Bu mal lardanmı korkucam..
İlahimasal
16-12-2015, 01:04
Ülkeyi batıran partileri mi destekleyelim sene 90 değil
Sen ve senin gibilerin sözü yeminiz kesilene kadar devam eder.
Fetullahı yalayıp yutanlar bu gün sövüyorlar.O günlerde bu düşünülmuyordu bile.
Erbakana söven zaati muhteremler vardı..unuttunuzmu.
Siz aslında mide bulandırıcı yaratıklarsınız bunuda iyi biliyorsunuz.
İleriki bir dönemde çok sevdiğiniz zaata söveceksiniz.FITRATINIZDA var.
Kim güçlüyse onun aletine sarılan siz .o alet inince başka alete sarılırsınız.
Ben şahsım adına rahat değilim, hem de senelerdir rahat değilim...
En başta bu topraklarda yaşayan herkesi tek çatı altında (Türk Milleti) birleştirip emperyalizme karşı örgütlemek için çalıştım. Sonra gördüm ki bunun imkânı yok, adam "Türk'üm" diyemedikten/demedikten sonra n'apacaksın ki?
Sonra bundan vazgeçtim, bir müddet "MHP ile ortak bir noktada buluşabilir miyiz" düşüncesiyle çalışmalar yürüttüm kendimce; baktım o da olacak şey değil; vatan-millet-Türklük-ATATÜRK vb. MHP'de sadece "dekor", yani bu partinin ve üyelerinin AKP'den bir farkı yok pek, en önemli şey "İslam-Müslümanlık" onlar için...
İşte ondan sonra kendimi "dine adadım" :D
Önceleri Prof. Dr. İlhan ARSEL'e hayret ederdim, "Yahu bu adamınki nasıl bir takıntıdır ki, tonla kitap yazmış sadece bu konu hakkında, başka anlatacağı şey mi yokmuş?" gibisinden...
Sonra anladım ki İlhan ARSEL haklı, yani şu ulusun başından "İslam" denilen şeyi defetmeden biz her gün, bir önceki günümüzü arayacağız, bir milim dahi ileri gitmeyi bırak, her gün daha da emperyalizm-ortaçağ bataklığına gömüleceğiz.
Yani tek umudum kaldı, o da "İslam'dan arınmış", "ileri görüş kabiliyeti yüksek, biatçılıktan-kadercilikten-şükürcülükten-eziklikten uzak", "ne istediğini bilen", tabir yerindeyse "sadece kendi bileğini öpen" genç dimağların çoğalabilmesi...
Kurtuluş olacaksa, böyle gençler sayesinde olacak. ATATÜRK'ün dava arkadaşı Mahmut Esat BOZKURT, "İhtilâl için önce bilinç lâzımdır" der, haklı...
Bunun böyle olduğunu Gezi'de gördük; milyonlar toplandı ama 50.000 kişi yürüyüp de o "ihanet yuvasını" yerle bir edemedi; taşla, sopayla, çekiçle vb. "Bilinç" yoktu çünkü, sadece toplanılmıştı, ne yapacağını bilmeyen kitlelerdi, kısa sürede pasifize edildiler, bitti-gitti...
O yüzden ATATÜRK, Osmanlı, Gök Tanrı, Türk Tarihi, Büyük Başbuğlar vb. konularla ilgilenemiyorum artık pek, varsa yoksa İslam ile mücadele...
Böyle.
Son seçimden sonra hiçbir ümidim kalmadı, o anlamda pek rahat değilim. Zaman zaman-bilhassa internette- bizim gibi olan veya Müslüman olup da pratikte gayet deist yaşayan insanları görünce aslında fazla olduğumuzu, her yerde olduğumuzu düşünüyorum. Yine de rahat hissetmeme yetmiyor.
aliyarasfal
16-12-2015, 22:44
Huzurlu ve rahat olduğum yer güvendiğim insanların olduğu yerdir. Buda ailem ve gerçekten aile gibi gördüğüm biraz olsun dünyaya at gözlükleri ile bakmayan bir kaç eş dost ve hiç tanışmasakta sizlersiniz.
Ben bırakın bu hükümeti ilk dünyada neler oluyor ve biz bunun neresindeyizi düşünmeye başladığımdan beri fark ettimki her an en yakın bildiğimiz insanlar anadolu insanı değerler üzerinden çok tehlikeli bir katile dönüştürülebilir (oran vermek zor) , çünkü değerler olarak beslendikleri kaynak buna çok müsait.
Bu konuda şu anda yapcak bir şey yok bu sadece bize özgüde değil, bu yüzden mutlu olmak için bir şeyler düzelsin diye beklemiyorum, huzuru ve mutluğu bana karşılıksız veren insanlarla beraber olmaya ve umudu onlarla paylaşmaya ve onlarıda bir nebze olsun mutlu huzurlu kılmaya çalışıyorum.
Yani ah vah ile geçirecek zamanım yok, tek şansımız bu hayat onuda bari bildiğimizce doğru umutlu ve mutlu yaşayalım, istediğimiz gibi yaşatmasalarda.
Şimdilik saygımla gittim...
Oldugunla yetinmeyi ogrenirsen, mutlu yasayabilirsin.
Gelmis gecmis iktidarlari dusununce, aklima ilk,"gelen gideni aratir" sozu gelir. Neredeyse yetmise yaklasan yasamimda, bu hep boyle olmustur. Onun icin "yenilik" pek de olumlu olmayabilir.
AK parti ilk iktidara geldiginde, demokrasi hayallerimizi pekistirmis olsa da, gunumuzde diktatoral bir yonetim sistemine donusmesi belki de beklenmesi gereken bir olaydir. Tabi ki ben de "daha kotusu ne olabilir?" diye kendime sormuyor degilim
ancak senelerce nasil becerebildilerse, hep daha kotulestiler. Onun icin dusunmekten korkuyorum.
Kurdistannn
17-12-2015, 02:50
Bu toplumu yıkan şey, maalesef İslam. Hayır öyle % 7- %8 lik gerici tabanı olan kesimden bahsetmiyorum. Onların bu topluma zararı minimum.
Asıl zararı veren; içkisini içen, komşusunun karısını röntgenleyen, namaz dahi kılmayan ama ezan okunduğunda müziğin sesini kısan, İŞİD gibilere, gerçek İslam bu değil diyen, tatlı su müslümanlarıdır.
AKP yi ayakta tutanlar bunlardır.
Ben başından beri HDP'ye oy veriyorum fakat kararım değişmezse artık oy vermeyeceğim.
Meclisin çare olmadığını düşünmeye başladım.
Ben de kaygiliyim.
En iyisi fırsat bulursanız bırakın gidin.
Çünkü yakında ben de bunu yapacağım.
Burası geleceğin Suriyesi olacak bence.
Ben başından beri HDP'ye oy veriyorum fakat kararım değişmezse artık oy vermeyeceğim.
Meclisin çare olmadığını düşünmeye başladım.
Ben de kaygiliyim.
En iyisi fırsat bulursanız bırakın gidin.
Çünkü yakında ben de bunu yapacağım.
Burası geleceğin Suriyesi olacak bence.
Yıldıztozu
17-12-2015, 23:58
Ürememiz lazım. Üreyip bilinçli insanlar bırakmalıyız. Bir tane bilinçli çocuk yapsak onun nesli ve etkileri yüzlerce insanı bilinçlendirecektir.
Cahiller bu kadar ürerken bizlerin de üremesi şart. Bilinçli insanın çocuğu ''mutlaka'' bilinçli olur. Bilinçsiz insanın çocuğu ise ''muhtemelen'' bilinçsiz olur ama bunların bazıları sonradan farkındalık kazanabilir.
Böyle büyüyerek ve hatalı üretimlerin ayıklanmasıyla en sonunda ideal topluma ulaşılabilir ancak.
Gerçi aptal maymunsu insanlıktan ideal toplum beklemek ancak ütopya olur. Belki ilerde Mars'ta koloni kurarsak o zaman dünyadaki tecrübelerimizle ve oraya gönderilen akıllı insanlarla ideal devlet kurulabilir.
İlahimasal
19-12-2015, 00:04
1 hafta önce yan komşumun evi yandı.Neden yandığını anlayamadık.İçeride çocukları,eşi,annesi,babası,kendisi ve dünyalık malları yanan evden kurtulmak için yardımıza ihtiyaç duyuyorlardı.
Evi yanan komşumuza yardım etmek için itfaiyeyi aradık,emniyeti aradık ve komşular hep beraber yangina mudahale etmeye başladık kimimiz annesini,kimimiz eşini kurtardık çocuklar yanıyordu,baba anne yanıyordu,dede yanıyordu.
Telaşlandığımiz için herkesin yardımcı olduğunu sanıyorduk .ama öyle deildi.
Yan komşum delikanlı ahmet içerideki televizyonu alıp kendi evine götürmek için uğraşıyordu,alt komşum bıçkın mehmet buzdolabinı aşırmaya ,karşı binadaki mümin vahdet bilezikleri ,yan binadaki mümine ayse kap kacağı araklıyor,hele o allahın tüm vasıflarını üzerimde taşıyor dedikleri ömer hocanın dolarları kaparken cüppesinin tutuşmasını umursamadan pörtlek gözleri ile koşmasını unutamıyorum.
İnsanların komşusunun evindeki yangından mal kaçırmalarına ŞEREFSİZLİK,ALÇAKLIK,NAMUSSUZLUK diyorum.
Bitmedi.
Kurtulan kız çocuğunu ,bunun ailesi yok ben bunu alıp saticağım diye gelen yan sokakdaki 1 karış sakallı kimliksiz.
Bunları görüpde sırtı dönük bir şekilde yapılan alcaklığa göz yuman eli tabancalı aynasiz.
Yanan eve suyu olmayan itfaiye araci ile gelip sokak dardı giremedim diyip o sokakdaki kavehanede okeye dalıp yangin bu kendisi soner diyen tip.
Yaz yaz bitmez.
Bu mahalleden taşınmayı düşündüm bir zaman ...ama sonra
Yangında bir kova suyla gelen mehmet amca,ayşe teyze,ahmet abi,vahdet dede yi
Kız çocuğunu satmaya çalışan kimliksizi ensesinden yakalayan fatma teyze
Sirtını olaylara dönen aynasıza gereken cezayı veren amiri ömer komser
Yangına susuz itfaiye aracı götüren tipe ,gorevinin sonun geldiğini soyleyen amirini
Ve bunların tamamına gereken hukuki cezayı veren hakimleri
Yanan evi onarıp aileye yardim eden belediye başkanı aziz beyi görunce
Bir ömer,ali,ahmet,mehmet,ayşe onlardamı var.
Gitmekden vaz geçdim.
Alçaklara meydan bırakmayanlar da varken kaçmakda neki?
Evet evet ben uydurdum bu hikayeyi anlayana.
Gitmekden vaz geçdim.İşte asıl mesele, kaldı mı o Mehmet amca, Ayşe teyze, Ahmet ağabey, komiser Ömer, yahut belediye başkanı Aziz gibiler.
Bence nesli tükenmek üzere bunların. Zira ben, artık nefes alamadığımı hissediyorum bu ülkede. Sokakta ve her mevkiide, kaypak, dolandırıcı, İslam'la beyni dumura uğratılmış, duyarsız, "Oğlum paraları sıfırladın mı" diyen zat'ı cumhurbaşkanı yapmış, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyen bir kitle var...
dolekbas
19-12-2015, 11:51
Selamlar;
Bu ülkede, ülke meseleleri hakkında kaygı duyup duymama konusunun, tıpkı konuyu açan arkadaşın vurguladığı şekliyle sadece ateist olup olmama tabanına indirgenemeyeceğini düşünüyorum. Ne demek yani? AKP tam manası ile müslüman bir parti ve oy verenlerde müslümanın dibi mi? Katılmıyorum. İslam yalan dolan bile olsa, kişinin özü iyi ise islamda ki iyiliği çıkartır bulur. Ama kişiler veya kurumlar(kurumların başında ki kişiler daha doğrusu) içi ne kadar kararmışsa, islamdan anladığını da o kadar olumsuz yaşar.
Bu işin fıtratında ölüm var diyen bir zihniyeti sadece islam ile küçümsemek en ucuzu. Bunu söyleyebilmek için kullanılacak en iyi paravanın, kader temalı bir "din" olması gerektiğinin ve bu avantajın da sapına kadar kullanıldığını bilmeyen kaldı mı? Ama buna paralel olarak ne akp yanlısı herkes müslüman, nede karşıtı herkes ateist değildir. Önce bunu çözelim bana kalırsa.
Kaygı duyma konusuna gelince, içinde ahlaki değer taşıyan her birey bu ülkemin hallerine için için yanar. Adil olan her birey, akil olan her insan, umutları olan her vatandaş bu ülkenin haline üzülür elbette. Ancak ülkenin rotasını yanlış görenler yada gösterilenler müstesna. Yerli otomobilimizi yapabiliyoruz, yerli iha yapabiliyoruz, rus uçaklarını düşürüyoruz, duble yollarımız var diye olaya bakanlar, resmin büyüğünü görememekteler ve bu sebeple kaygı duyma noktasında değiller. Onları suçlamıyorum çünkü algısal olarak kontrol altındalar ve hem ilgi alanları, hem eğitim seviyeleri hemde dar dini görüşleri buna bir etken. Tabi felaketi bilmesine rağmen küpünü dolduranlar da var. O zaten bambaşka bir mesele. Kısacası kaygı hep var. Ancak potansiyel kayıplarımızın farkına varabildiğimiz kadar kaygı duyabiliriz. Dolmuşta ki bir gerilimi, dolmuştan inip yolda yumruk yumruğa kavgaya dönüştürebilecek ve bunu doğal karşılayacak bir zihniyete, ülkede adalet yok nidaları atmanın, onun kaygılanması için yeterli bir sebep olmaması, kayıpların farkına vardığında kaygılanmayacak olması anlamına gelmez. İnsanlar yerde oturarak aynı kaptan aş yemeyi, iktidarsızlık sorununu cami imamı ile çözmeyi, faaliyet boşluğunu da kahvede taş oynayarak doldurmayı tercih etmişlerse (ya da başka türlüsünü bilmiyorlarsa), bu ülkede Atatürk'ü övmenin bir manası yok. Atatürk'e yapılan saygısızlıklar için bu insanların kaygı duymasını beklemek yanlış olur. Ancak ne kaybettiklerini bilirlerse kaygı duyacaklar ve eyleme geçeceklerdir. Akp bu vatandaşların saçlarından kesip ellerine veriyor. Kafasını göremeyen millet elindeki saça bakıp çok şükür diyor. Birgün ellerine ayna aldıkları zaman onlar da kaygı duyacaklar ama o aynayı onlara vermemiz kolay olmayacak.
Saygılar.
İlahimasal
19-12-2015, 14:32
Komşumuz suriye yanıyor.
Alçak ve namussuzlar ateşi söndureceklerine içerdeki malları yağmalıyor.
Bu yağmacıların hristiyan,müslüman ve yahudiler olması ,tek tanrıya inanmaları yangını başlatanı işaret ediyor.
Genelde yangınlara mudahale edilmeyince en yakın eve sıçrıyor.yağmaladığın malı ateş sıçrayacak eve getirsen nolucak onlarda yanacak.EYY YOBAZ