PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : FKF'li ODTÜ'lüden Ahmet Hakan'ın 7 sorusuna cevap


xcan
28-12-2015, 19:46
FKF'li ODTÜ'lüden Ahmet Hakan'ın 7 sorusuna cevap

Bugünkü yazısında ODTÜ'lülere 7 soruyla yüklenen Ahmet Hakan'a, bir ODTÜ'lüden yanıt geldi.





http://abcgazetesi.com/images/userfiles/ahmethakanodtu.jpg1 Kasım sonrası dönüşüyle Cem Küçük'ten "aferin kuzu gibi oldun" övgüsü alan Ahmet Hakan, bugünkü yazısında ODTÜ'ye çattı. Yazısının "ODTÜ olayında benim safım belli" ara başlıklı bölümünde Hakan, 7 soru sordu.
FKF ODTÜ Temsilcisi Sinan Bölükbaşı, İleri Haber aracılığıyla Hakan'ın sorularına yanıt verdi.
Ahmet Hakan: İbadet eden insanlar seni neden rahatsız ediyor ODTÜ’lü kardeşim?
Sinan Bölükbaşı: Bizi ibadet eden insanlar değil ibadet mekanını siyasi faaliyet yeri olarak kullananlar rahatsız ediyor. Bu durumdan, ODTÜ mescitlerinde namaz kılan birçok arkadaşımız da rahatsız. İbadet mekanının siyasi faaliyet alanı olması sizi rahatsız etmiyor mu?
Siyasi faaliyet derken, basit bir faaliyetten değil, Suriye'de kafa kesen ve IŞİD ile sınırlı olmayan cihatçı grupların propagandansından bahsediyoruz.
A.H.: ODTÜ’de cami ve mescit varken yenisini istiyorlarmış… İstesinler hocam, sen ne diye bunu mesele ediyorsun ki?
S.B.: Alttaki haritadan da görebileceğiniz gibi ODTÜ'de bir cami ve 15 mescit var. Yıllardır bu cami ve mescitlerde isteyen ODTÜ'lü ibadetini yapıyor. 15 mescit dururken basketbol sahasında namaz kılınmasının amacının siyasi şov olduğunu herkes görüyor. Alttaki haritayı köşenizde yayınlamaya ne dersiniz?

A.H.: İnadına yapıyorlarmış… İnadına minadına… Sen niye bu inatlaşmanın karşı tarafı olmayı seçiyorsun ki?
S.B.: Siyasal islamın ülkeyi ve bölgeyi ne hale getirdiğini görüyoruz. Siz ve sizin gibiler geliyorum diyen felakete "özgürlük" adı altında destek vermiş olabilirsiniz ama ODTÜ başından bu yana siyasal islama karşı durdu.
Mesele ibadet meselesi değil. Bize inanmıyorsanız, sizin gibi Doğan Grubu'nda olan Murat Yetkin'in yazısını okumanızı öneririz.
A.H.: Amaçları ODTÜ’yü karıştırmakmış… İyi ya… Eğer böyle bir oyun söz konusuysa, sen niye bu oyuna geliyorsun ki?
S.B.: Aynı klişeyi tekrarlayıp duruyorsunuz Ahmet Bey, olay "ibadet" ve "ibadet edenlere saldırı" değil.
Mescitte namaz kılan bir araştırma görevlisinin, sırf mescitte siyasi faaliyet yapılmasına karşı çıktığı için darp edildiğini bilmiyor olamazsınız. Bilmiyorsanız, şuradan okuyuverin.
A.H.: Ortaya çıkıp “İsteyen istediği gibi ibadet eder, ibadet eden insanlara her türlü kolaylık sağlanır” diye haykırmıyorsun ki?
S.B.: ODTÜ'de sünni müslümanlar için, haritada görüldüğü üzere, birçok ibadet yeri var ve isteyen istediği gibi ibadetini ediyor, ibadet eden insanlara her türlü kolaylık sağlanıyor. Ancak başka dine ya da mezhebe mensup olanlar için bir ibadet yeri yok. Sorun varsa, onlar için var.
A.H.: Yaptığına hiçbir makul izah getiremediğin için neden işin içine IŞİD’i falan karıştırıyorsun ki?
S.B.: IŞİD'e katılan ODTÜ'lü Raşit Tuğral'ın hikayesini bilmiyorsunuz sanırım. Ya da biliyorsunuz ama hatırlatmak işinize mi gelmiyor? Peki mescitte konuşma yapan ancak tepkiler üzerine fotoğraftan silinen kişiyi biliyor musunuz?
Sadece IŞİD değil, cihat adı altında Suriye'de savaşan ve IŞİD'den hiçbir farkı olmayan grupların propagandası bu mescitlerde yapılıyor. Bu gruplara yardım götüren İHH bu mescitlerde var olmaya çalışıyor.
A.H.: Solcu olmak, özgürlükçü olmak, demokrat olmak… İbadet özgürlüğünü savunmayı kapsamıyor mu ki?
S.B.: Hocam onu bunu geçin de, herkes sizin gibi rüzgara göre dönüp iktidara boyun eğmek zorunda mı? Sizin gibi rüzgara göre dönüp dursaydı, ODTÜ ODTÜ olur muydu?




http://abcgazetesi.com/fkfli-odtuluden-ahmet-hakanin-7-sorusuna-cevap-5043.html

xcan
28-12-2015, 20:36
ODTÜ Hürriyet’e benzemez!



Facebook (http://www.birgun.net/#facebook) Twitter (http://www.birgun.net/#twitter) Google+ (http://www.birgun.net/#google_plus) LinkedIn (http://www.birgun.net/#linkedin) WhatsApp (http://www.birgun.net/#whatsapp) Email (http://www.birgun.net/#email) Print (http://www.birgun.net/#print)
28.12.2015 07:48
http://static.birgun.net/resim/yazar-profil/2015/10/12/aysenur-arslan-183-4.jpg Ayşenur Arslan (http://www.birgun.net/yazarlar/aysenur-arslan-0.html)

Törenin adı ‘Necip Fazıl Ödülleri Gecesi’... Ev sahibi Star gazetesi... Elbette, baş konuk da Cumhurbaşkanı.

İşte böyle bir gecede, ödül alanlardan Nuri Pakdil sahneye çıktı.

“Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan benim o ünlü selamlamamı yapmamı istedi” dedi.

Devam etti:
“Şimdi bir slogan atacağım. Çok yoğun bir alkış bekliyorum. Sloganım şudur: Ne mutlu Müslümanım diyene!”

Erdoğan, (benzetmeden hoşlanmayacaktır ama) poker masasında tüm fişlerini ortaya süren oyuncu gibi. Eline çok güveniyor. Tüm fişleriyle ‘rest’ çekiyor ve elini açmaya hazırlanıyor. İslam’ı ve tabii kendi mezhebi Sünniliği ‘tek ve biricik kimlik’ olarak dayatmanın yolunu yapıyor.
LAİKLİĞİN SON DEMLERİ
Elbette alametler bu bir tek sloganla sınırlı değil... Bilumum stadyumlardan Atatürk adının kaldırılmasından tutun... Okullardaki öğretimin ‘medrese eğitimine’ dönüşmesine... Kadınlara yönelik gerici zihniyetin her platformda atağa kalkmasına... Aslında ‘nereye gittiğimiz ya da götürüldüğümüz’ çok açık.

Bir zamanlar siyasi İslam ile demokrasiyi, hatta SOL’u evlendirme hayali kuranlar pek suskun. Gündemin etrafında dönüp dolaşıyor, bir türlü sadede gelemiyorlar.

Vaktiyle görmediklerini bugün hiç göremiyorlar. Oysa, yıllarca önce verilmişti start. Örneğin AKP ile Gülen Cemaati’nin henüz kavgaya tutuşmadığı günlerde.. 2010 yılında, Cemaat’ten Ali Bulaç Zaman gazetesinde bir soru atmıştı ortaya:

“Laik yaşama tarzı İslami ve geleneksel hayat alanlarına müdahale eder, kamusal alanlardan dini arındırmaya çalışırken, buna dinî hayatını ciddiye alan insanlar ne kadar ve niçin tahammül edecek?”
Liberal ya da sosyal demokratlar bu soruyu duymazdan geldi. Oysa, Ali Bulaç hedefi göstermişti.

İktidar ve yandaşları, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli payandası olan laikliğe savaş açmıştı.

İktidar ve yandaşlarının ‘âlim’ dediği Hayrettin Karaman da çerçeveyi çizmişti:

“Bir Müslüman aynı zamanda laik olabilir mi, sorusu, dayatmacı, kıstırıcı bir sorudur ve akide (inanç) ile ilgilidir.

Müslümanların mahsus bir bir çeşit demokrasi olabilir ama sıra laikliğe gelince hiçbir Müslüman ‘ben biraz Allah’a, biraz da onu tanımayan, onun hâkimiyetini bölen rakiplerine itaat ederim’ diyemez.
İslam, yalnızca iman ve ibadetten ibaret değildir. Aynı zamanda hayatın diğer alanlarıyla ilgili talimatı da ihtiva etmektedir.”

Evet, iktidar ve yandaşları ibadetle yetinmiyor. Siyasallaştırdıkları İslam’ı şimdi de hayatın her alanına hâkim kılarak toplumsallaştırmaya soyunuyor.

Ve artık, laik cumhuriyeti / aklı / bilimi saf dışı bırakmak için çıktığı yolda, son turu koşuyor.

ODTÜ’DE TEHLİKELİ OYUNLAR
ODTÜ’ye yönelik saldırı, işte o son işaretlerden.

Cumartesi günü BirGün’ün manşet haberinden öğrendim ki, meğer ODTÜ’de köprülerin altından zaten çok sular akmış. Kampüste 2 bin kişilik bir cami ve 15 mescit varmış.

Ama, IŞİD / CİHATÇI zihniyetli bir grup sahneye çıkmış. (Ya da çıkartılmış!) Ve “ibadet hakkımız engelleniyor” diye yaygaraya başlanmış. Bunu, “mescitte namaz kılanlara saldırdılar” yalanı izlemiş. YÖK Başkanı da ODTÜ Rektörü’nü arayıp ‘olayı kınamış’...

ODTÜ, bu gerici / faşist iktidar için en önemli simgelerden biri. Dize getirmek, başaramazlarsa yok etmek istiyorlar.

Bu, çok ama çok tehlikeli bir oyun. Zira ODTÜ, Hürriyet’e benzemez. ODTÜ’lü gençler de, Saray’ın istediği adamı “en tepeye” getirip göze girmeye çalışan Hürriyetçiler’e... “Eğer bir Rus uçağı sınırlarımıza tecavüz etmiş ve F-16’larımız onu indirmişse... Ama falan demeyiz... Devletimizin yanında yer alırız...” diye RTE’YE çiçek uzatan Ertuğrul Özkök’e hiç benzemez. ODTÜ ve ODTÜ’lüler, Hürriyet gibi dize getirilemez.

Ancak, provokasyonlar, gerginlikler de bu ülkeye pahalıya mal olur.

Biliyorum... Yandaş ve merkez medya ‘karşıt görüşlü gruplar’ deyip çıkacaktır işin içinden... Bir bölümü de ‘namaz kılan gençlere saldırı’ masalını anlatmaya devam edecektir.

Eğer, başta CHP, toplumsal muhalefet ayağa kalkmaz... Gençlere... Türkiye’nin gururu ODTÜ’ye… Ve elbette laik cumhuriyete sahip çıkmazsa…

“Ne mutlu Müslümanım” sloganıyla ortaya çıkanlar ipi göğüsleyecektir.

Ve tencerede yavaş yavaş haşlanan kurbağaların masaya servis zamanı gelecektir.
***
Sizin kadar içerdeyiz bizim kadar dışardasınız
Sevgili Can... Sevgili Erdem... Halk TV’yi izleyemediğinizi biliyorum. En azından BirGün ile buluşabiliyoruz. Bu, BirGün’de yılın son yazısı. Yılbaşını sevdiklerinizden uzak ve yapayalnız geçireceksiniz. Ama ne kadar ‘ÇOK’sunuz bir bilseniz. Sizi hiç yalnız bırakmayacağız. Ve oradan çekip alacağız. İkinizi de sımsıkı kucaklıyorum

vartor
28-12-2015, 20:41
Ahmet Hakan dayagi yeyince akli basina mi gelmis, yoksa basindan mi gitmis? Yaziklar olsun, hic adam gibi bir gazeteci kalmadi.

kut
29-12-2015, 00:32
Ahmet Hakan dayagi yeyince akli basina mi gelmis, yoksa basindan mi gitmis? Yaziklar olsun, hic adam gibi bir gazeteci kalmadi.

Ahmet Hakan'ın bugüne dek hiç gazeteciliğini görmedik. Kanal 7'de İskele Sancak adında bir oturumu sunuyordu dinciyken, sonra köşe yazısı yazmaya başladı, Cnn Türk'e geçti ve hâlâ program sunuyor. Kendisi gazeteci değildir. Hâlâ gizli dinci belli ki, yel nereden eserse oraya dönen biri. Gazeteci deyince benim alıma gelen ilk isim Uğur Mumcu'dur mesela, günümüzden örnek vermek gerekirse İsmail Saymaz örneğin, Ahmet Hakan nere gazetecilik nere...

xcan
29-12-2015, 00:51
İstanbul Üniversitesi AKP'ye karşı ayakta!
İstanbul Üniversitesi’nde son dönemde tüm üniversitelerde artan gerici, faşist baskılara karşı eylem yapılacak.



Facebook (https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=http://ilerihaber.org/istanbul-universitesi-akpye-karsi-ayakta/27799/)
Twitter (http://twitter.com/share?text=%C4%B0stanbul+%C3%9Cniversitesi+AKP%27y e+kar%C5%9F%C4%B1+ayakta%21&url=http://ilerihaber.org/istanbul-universitesi-akpye-karsi-ayakta/27799/)
Google+ (https://plus.google.com/share?url=http://ilerihaber.org/istanbul-universitesi-akpye-karsi-ayakta/27799/)
Linkedin (http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&url=http://ilerihaber.org/istanbul-universitesi-akpye-karsi-ayakta/27799/)
28.12.2015 19:49 (http://ilerihaber.org/istanbul-universitesi-akpye-karsi-ayakta/27799/#comments)
Yazdır (http://www.ilerihaber.org/haber/yazdir/27799/)

http://www.ilerihaber.org/images/haberler/istanbul-universitesi-akpye-karsi-ayakta.jpg (http://www.ilerihaber.org/images/haberler/istanbul-universitesi-akpye-karsi-ayakta.jpg)
http://www.ilerihaber.org/template/portal/tema/+.png http://www.ilerihaber.org/template/portal/tema/-.png
(http://www.ilerihaber.org/advertising.php?r=18)

İstanbul Üniversitesi’nde yarın ”AKP’ye, gericiliğe, faşizme karşı üniversiteyi savunuyoruz” diyen üniversite öğrencileri okullarda artan gerici, faşist provakasyonlara karşı eylem yapacak. Saat 13.30’da başlayacak eylem Beyazıt ana kapıda gerçekleştirilecek.
Genç Gazete'de yer alan habere göre, eyleme çağrı metni ise şöyle:
”Üniversiteyi Savunmaya Çağırıyoruz
Yalanlarla hazırlanmış bir saldırı en tepedekinden başlayarak üniversiteye yönelmiş durumda. “Müslümanların ibadetine saldırıyorlar” demagojisiyle üniversiteye içerisinde kendini var etmeye çalışan gruplara, iktidar sözcülerinden YÖK başkanına kadar bilcümle egemen beyanatlarıyla eşlik ediyor. Esas amaçları üniversitenin kamusal niteliği yok etmek, kendi iktidarları için, kendi çıkarları doğrultusunda dönüştürmektir.
Üniversitelere camii ve mescit talepleriyle başlayan, İTÜ’yü, Mimar Sinan’ı, ODTÜ’yü bu taleplerle gerici demagojinin hedefi haline getiren gruplar, aynı zamanda “Yardım faaliyetleri” adı altında iktidarın Ortadoğu’daki savaş politikalarını üniversite içerisinde meşrulaştırma amacıyla hareket ediyor. Karşılaştıkları tepkiyi ise her defasında “mağdur” pozisyonuyla kamuoyuna aktararak kendilerini meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
Oysa bugün özellikle ODTÜ üzerinden başlayan üniversite fikrine, toplumsal ve tarihsel içeriğine yönelik saldırılar “Cizre’ye nasıl girildiyse ODTÜ’ye de öyle girilir” sözleriyle açık tehdit haline gelmektedir. Savaş politikaları dışında tutunacak dalı kalmayanlar gençliğe baktığında “Şehit olacak çehre” görebilir. Ancak gençlik onların tanıdığı, bildiği gibi değildir. Gençlik mücadele etmektedir, savaşa karşı barışı, bilimi, aklı, doğayı, emeği savunmaktadır. Gençlik mücadele ettikçe toplumun tüm kesimleriyle bağ kurmaktadır. Kurduğu bağ ile eşit, özgür ve adil bir toplum mücadelesi büyümektedir.
Tam da bu yüzden, üniversiteye saldırıların her cepheden geliştiği bir dönemde, iktidarın savaş politikaları üniversite içerisine taşınmaya çalışıldığı bu dönemde, tüm mücadele edenleri, mücadeleleri ‘Üniversiteyi savunmaya’ çağırıyoruz.”


http://ilerihaber.org/istanbul-universitesi-akpye-karsi-ayakta/27799/

aliyarasfal
29-12-2015, 02:02
Şu bir gerçek, emperyal sahipleri işi hızlandırma emri vermiş birilerine.

Arkadaşlar şaka değil, dünyamız hızla ısınıyor, bilim adamlarının görüşüne göre kıyılardaki kentlerin hemen hepsi 70 yıl sonra sular altında kalacak, insan nüfusu hızla artıyor, ayrıca kapitalizm tam bir darboğazda, çöl olmaya doğru, doğayı son hızla kirleterek sonumuza koşuyoruz, artık bu coğrafyalardaki(orta kuşak) insanların uyanmaması ve birbirini yoketme süreci için akıllı değil, vicdanlı değil, bilgili değil tamamen vahşi insan profilleri gerekli. Bunuda en iyi sağlayan ideolojiler insanların üstüne salınıyor.


Bu hepimiz için öngörülmüş ,biçilmiş senaryo, kader ne derseniz deyin, odtü vesaire artık gereksiz ve Abilerinden yokedin başkaldırıyı(zekayı,vicdanı, insani her iyi değeri) ve bize istediğimizi sağlayın izni alınmış, bu net ortada. Bitmeyecek savaşlara hazır olun, kıyımlara hazır olun. Nasıl hazır olunur diyorsanız, umut ile arkadaş umut ile. Ne çok köpekleşen insan gördük son zamanlarda farketmiyor musunuz?

Çocuklarımıza güzel günler bırakmak umuduyla.

Şimdilik saygımla gittim...

xcan
29-12-2015, 10:27
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/columnist_photo/public/ozgur_sen2.png?itok=qtyLQrh5 (http://haber.sol.org.tr/yazarlar/ozgur-sen)
Özgür Şen (http://haber.sol.org.tr/yazarlar/ozgur-sen)
29/12/2015 Sal


Erdoğan'ın yalanlarına karşı ODTÜ'yü savunmak
Yine herkesin gözünün içine bakarak yalan söylüyor. O bildik vücut diliyle tane tane konuşurken, yalanları art arda sıralıyor.
Şaşıran kaldı mı artık? Koca bir ülkeyi yönetme iddiasındaki adamın Kabataş'taki akıllara durgunluk veren fantezi için uydurduklarına, Dolmabahçe Camisinde içki içilmesine dair salladıklarına zamanında şaşıran olmuştu galiba. Oysa o tüm siyasi kariyeri boyunca yalanı hep bir yöntem olarak kullandı. Evindeki büyük, çok büyük miktarda parayı sıfırlarken yakalanınca da aynı yola başvuracaktı, siyasi rakiplerine yüklenirken de...
Bu kadar doğal yapmasına, hiç durmadan yalan söylerken bu denli rahat olmasına belki hâlâ hayret edenler var. Hayret ediyorlar çünkü bunu kişisel bir özellik olarak anlamaya çalışıyor ve bir insan bunu nasıl yapar diye soruyorlar.
Yanlış...
Erdoğan, içinden geldiği ve bugün temsil ettiği Türkiye sağı bütün geçmişi boyunca ne yaptıysa aynen onu yapıyor.
Türkiye sağının tarihi yalanın ve yalancılığın tarihidir. Yalancılık bu ülkede sağın varlığına içkindir, yalancılık yoksa Türkiye'de sağ yoktur.
Türkiye sağının tarih okuması yanlışlarla değil yalanlarla doludur. Sağın Cumhuriyet veya Osmanlı tarihi diye anlattığı bildiğiniz masaldır. Dahası, tipik bir Türkiye sağcısının gündelik yaşamı da yalan üzerine kuruludur. Öyle öğrenmiştir çünkü, ona öyle anlatılmıştır.
Bu tarihin en büyük efsanelerinden birisi hiç şüphesiz Müslümanların Cumhuriyetin kurulmasından bugüne çektiği eziyettir.
Bu öyle büyük bir efsane ki, ya Türkiye sağı son laik yurttaşı ortadan kaldırana kadar bir bahane bulup yine Müslümanların eziyet gördüğünden yakınmaya devam edecek, ya da sol Türkiye'de aydınlanma kavgasını kazanacak ve emekçiler herkesin inancına ve ibadetine saygılı ancak dinselliğin siyasetten ve toplumsal yaşamdan tamamen sökülüp atıldığı laik bir ülkeyi kurarken bu yalana ilelebet son verecek.
Bunun ortası yok. Bunun ortası olmadığı için bugün bu masalın bu defa ODTÜ versiyonunu Erdoğan başta olmak üzere tüm Türkiye sağından durmaksızın dinliyoruz.
ODTÜ'lü öğrencinin, emekçinin, bilim insanının ne dediğinin bir önemi yok. ODTÜ'de insanların yıllardır kimsenin müdahalesi olmaksızın sayısı gayet yeterli mekanlarda rahatça ibadet etmesinin bir önemi yok. O günkü meselenin cihatçı çetelerin üniversitede provokasyonundan kaynaklanmasının bir önemi yok. Hatta o gün mescitte ibadetini yapan kimi ODTÜ'lülerin IŞİD'çilerin faaliyetlerinden rahatsız oldukları açıklamalarının dahi bir önemi yok.
Önemli olan yalnızca tüm tarih boyunca görüldüğü gibi Erdoğan ve diğer sağcıların beyanı: ODTÜ'de Müslümanlar eziyet görüyor, ODTÜ'de namaz kılınamıyor, ODTÜ'de ibadet alanları yeterli değil...
Her zamanki gibi davranıyorlar ve her zamanki gibi bu yalanı boşa değil siyasi ve ideolojik bir planın parçası olarak söylüyorlar.
Uzun zamandır teslim alamadıkları ODTÜ'yü tarihsel ve etkili bir silahla, Müslümanların eziyet gördüğü yalanıyla düşürmeye çalışıyorlar. Üstelik, harekatı başka bir alanda daha aynı anda yürütüyorlar. Son yaşanan siber saldırılarda yaşanan zafiyetleri yine bir çarpıtmayla ODTÜ'nün üzerine yıkmaya ve ODTÜ'nün Türkiye'nin internet altyapısına dair sorumluluklarını elinden almaya uğraşıyorlar.
Bununla da yetinmiyor, ODTÜ'nün arazisinin çok büyük olduğunu söylerken, kentin içindeki o güzelim ormanın ve gölün ağızlarının suyunu akıttığını saklamıyorlar.
Köklü bir kan uyuşmazlığını çözmeye, tarihsel bir hesaplaşmayı sona erdirmeye kararlı görünüyorlar.
Çünkü ODTÜ'yü göğüslediği bunca saldırı ve evet çektiği yoğun eziyete rağmen hâlâ bir üniversite biçiminde yaşatmaya çalışan insanlar var. Aydınlanmanın çocuğu olarak doğan modern üniversite geleneğine sadık kalmak için çaba harcayan, ODTÜ'yü ODTÜ yapan insanlar bunlar. Harcadıkları çaba da yalnızca bilimsel üretim için değil, insanı insan yapan ahlaki bir değer biçiminde eğitimin temel ilkesi olarak görülen gerçeğin peşinden ayrılmama çabası...
Bu çabayla Erdoğan yan yana gelebilir mi? Emekçisiyle, öğrencisiyle, bilim insanıyla, mezunuyla yaşatılmaya çalışılan bu kültürle, Erdoğan'ın temsil ettiği değerler uyuşabilir mi?
Gerçekle yalan bir arada yaşayabilir mi?
ODTÜ ile Erdoğan'ın kavgası gerçeğin yalanla kavgasıdır. AKP'nin haramilerine karşı ODTÜ'nün savunulması, gericiliğe karşı aydınlanmanın, dinselliğe karşı laikliğin, paranın hayatı bir bütün olarak çarpıtan saltanatına karşı toplumun ve kamunun ilkelerinin savunulmasıdır.
Bu mücadelede gericiliğine yalanlarına verilecek ufak bir taviz, AKP'nin saldırgan tutumu karşısında atılacak küçük bir geri adım dahi yalanın zaferine doğru giden yolu açar ne yazık ki... AKP'nin yükselişinin tarihi aslında bu taviz ve geri adımların tarihidir.
ODTÜ büyük hasarlar almasına rağmen tarihi boyunca kendisine saldıran sağcılığın karşısında durmayı başardı ve bir üniversite olarak memleketine borcunu ödemeye çalıştı. ODTÜ'nün bu memlekete borcu bitmez.
Ama, hocam, ODTÜ'lü dediğin de halkına ve ülkesine bu borcu ödemekten yüksünmez.


http://haber.sol.org.tr/yazarlar/ozgur-sen/erdoganin-yalanlarina-karsi-odtuyu-savunmak-140902

xcan
29-12-2015, 15:25
Hacettepe’de öğretim üyeleri hedef gösterildi



Facebook (http://www.birgun.net/#facebook) Twitter (http://www.birgun.net/#twitter) Google+ (http://www.birgun.net/#google_plus) LinkedIn (http://www.birgun.net/#linkedin) WhatsApp (http://www.birgun.net/#whatsapp) Email (http://www.birgun.net/#email) Print (http://www.birgun.net/#print)
29.12.2015 08:08
http://static.birgun.net/resim/haber-detay-resim/2015/12/29/hacettepe-de-ogretim-uyeleri-hedef-gosterildi-100081-5.jpg
BURCU CANSU / burcucansu@birgun.net
ODTÜ’nün ardından Hacettepe Üniversitesi’nde de gerici ve faşist provokasyon sürüyor.
Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde 23 Aralık’ta faşist bir grup sopa ve satırlarla öğrencilere saldırdı. Saldırının ardından çıkan kavgayı ayırmak isteyen öğretim görevlisi Dr. Savaş Ergül, araştırma görevlisi İnan Şenses ve idari personel Ali Dündar, Facebook’ta kurulan, “Hacettepe’de Terör İstemiyoruz” isimli topluluk tarafından hedef gösterilerek, tehdit edildi.
Öğretim elemanlarının isim ve fotoğraflarını işaretleyen topluluk, ''Teröre destek veren hocalar’’ başlığıyla, ''Arkadaşlar aşağıdaki fotoğraflarda gördüğünüz şahıslar perşembe günü öğrenci yurtlarını basan grubun içindedirler ve kendileri üniversitemizin öğretim elemanlarıdır. Biliyoruz birçoğunuzun aklına 'Öğrencilere saldıran grubun içerisinde hocanın ne işi var ?' sorusu geliyor. Ancak yıllardır teröristlerin insafına terk edilmiş üniversitemizde böyle görüntüleri görmek işten bile değil…” paylaşımında bulundu.

Öğrenciye de tehdit
Bu ifadelere itiraz ederek, “Arkadaşlar ben bizzat oradaydım, yurttan çıkıyordum. İnan hocayı gördüm, İnan hoca iki tarafı da sağduyuya davet ediyordu ve bir karışıklık çıkmaması için çaba sarf ediyordu, koşuşturuyordu” paylaşımında bulunan bir öğrenci de hakaret ve tehditlere maruz kaldı.
‘Ceza vereceğiz’
Paylaşılan fotoğrafların altına, “Hepinize gereken cezayı vereceğiz o.ç. Ankara’yı size dar edeceğiz vatansız köpekler. Kardeşlerimizi fişleyenlerin hesabını soracağız” yorumları yapıldı.
'Ayırmaya çalıştık'
Eğitim Sen üyesi Dr. Savaş Ergül, ''Bizler çıkan kavgayı ayırmaya çalıştık. Bir öğrenciye yanımda saldırıldı ve kafasından yaralandı. Bu tanıklığın da üzerini örtmeye çalışarak, kavgayı bizlerin yönlendirdiğine ilişkin bir yaklaşım oluşturmaya çalışıyorlar. Terör tartışmalarından faydalanarak, personeli hedef gösteriyorlar” dedi.
Eğitim Sen 5 No'lu Şube üyeleri, öğretim elemanlarının hedef gösterilerek, tehdit edilmesine ilişkin topluluk hakkında suç duyurusunda bulundu.


http://www.birgun.net/haber-detay/hacettepe-de-ogretim-uyeleri-hedef-gosterildi-99191.html

spartacus
29-12-2015, 15:53
Evet yıllardır aynı, SATIRLA saldırıyorlar. Ben yıllar önce üniversitede ikende bu böyleydi bu günde, ve polis her zaman elde satır sağa sola salyalarıyla saldıran köpeklerle bir oluyordu...

ODTÜ bilmem ne diye ultimatomlar veren führer, elde satırla öğrenci parçalamaya giden bu sürülere ise ödül dağıtıyor... Führer sözde müslüman görünüşlüleri gösterdiği hassasiyetin binde birini diğer insanlara gösterse, elde satırla bu kadar rahat sala, sola saldıramazlar, ama biliyorlarki arkalarında hükümet-devlet(polis vb) desteği var...

Dünya tersine dönüyor, teröristler iktidarda, develtler terör devleti, baskı, zulüm ve şiddete boyun eğmeyen her insan ise terörist ilan ediliyor...

Anlaşıldı ki, 1960 yükselişi, tekrar hayat bulacak. Anlaşılıyor ki, kıytırık Arap baharı, Türkiye'ninde kapısını çalıyor, nasıl mı, işte her zaman olduğu gibi, ya islami faşizm-terörle, ya da ırkçı faşizm-terörle...

Bezirgan, harami saltanatlar eninde sonunda bir gün yıkılacak ve ellerindeki gücü kaybettiğinde, dünya insanı hayat ve asıl gerçeklerle buluşacak, o zamana kadar gözünüzün üstünde kaşınız var, suçlusunuz...

ha bir gerçeği daha söyleyeyim, sahtekarlık ve beş para etmez yalan ideolojilerle sağa sola saldıranlar, her zaman gevşek ve korkaktırlar(doğaları gereği), sadece sürü halindeyken ahkam keserler... Bizim zamanımızda satırlarla sağa sola saldırıp, evlere, yurtlara girip öğrencilerin burunlarını, kollarını kıranlar, o zamanlar yıllarca bana gelip yalvarırlardı, biz yokuz, biz yapmıyoruz, biz yapmadık diye... emekçi halkın, onurlu direnişiyle karşılaştıklarında ve beş para etmez ideolojilerinin zayıflığını taddıkça yine yalvaracaklar, o satırları bir yerlerine sokup saklayacaklar...

spartacus
29-12-2015, 16:44
https://www.facebook.com/recepihsaneliacik/posts/1025692404141280

xcan
29-12-2015, 18:27
Komünist Gençlik'ten açıklama: Dosta düşmana ilan ediyoruz: Ne ODTÜ teslim olur ne üniversite!

ODTÜ'ye yönelik saldırılara Komünist Gençlik'ten "Dosta düşmana ilan ediyoruz: Ne ODTÜ teslim olur ne üniversite!" yanıtı geldi.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/newsimagestyle_615x410/public/unnamed_150.jpg?itok=-aSgpI57


Haber Merkezi
Salı, 29 Aralık 2015 11:28
 (http://twitter.com/share?text=Kom%C3%BCnist+Gen%C3%A7lik%27ten+a%C3%A 7%C4%B1klama%3A+Dosta+d%C3%BC%C5%9Fmana+ilan+ediyo ruz%3A+Ne+ODT%C3%9C+teslim+olur+ne+%C3%BCniversite %21&url=http://haber.sol.org.tr/turkiye/komunist-genclikten-aciklama-dosta-dusmana-ilan-ediyoruz-ne-odtu-teslim-olur-ne-universite&via=solhaberportali)  (https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=http://haber.sol.org.tr/turkiye/komunist-genclikten-aciklama-dosta-dusmana-ilan-ediyoruz-ne-odtu-teslim-olur-ne-universite)  (https://plus.google.com/share?url=http://haber.sol.org.tr/turkiye/komunist-genclikten-aciklama-dosta-dusmana-ilan-ediyoruz-ne-odtu-teslim-olur-ne-universite)

Komünist Gençlik, ODTÜ'de bir süredir devam eden gerici provokasyona ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ODTÜ'yü hedef alan açıklamalarına yanıt verdi. Açıklamada, "Herkes bilsin ki; bilim ve ilerleme bu karanlığa hiçbir tarihsel dönemeçte teslim olmadı, olmaz da! Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarının ve ODTÜ gibi Türkiye’deki gençlik hareketi ve bilimsel düşünce açısından sembolik öneme sahip bir üniversiteyi dize getirmek uğruna kavga vermenin bundan başka anlamı yoktur" denildi.
Komünist Gençlik tarafından yapılan açıklama şöyle:
Dosta düşmana ilan ediyoruz:
NE ODTÜ TESLİM OLUR, NE ÜNİVERSİTE!
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/images/2015/12/29/odtuteslimolmaz.jpg
“Utanmak yok, sıkılmak yok. ODTÜ'de namaz kılan gençlerin üzerine saldırıyorlar. (...) Böyle bir şey olamaz, olamaz. Gereği neyse bunun da YÖK tarafından yapılması gerekir. Tabii ki Cumhurbaşkanlığı makamı olarak bizler bunun da takipçisi olacağız.”
Geçtiğimiz günlerde katıldığı “Asım’ın neslinden bir usta: Recep Tayyip Erdoğan” başlıklı programda konuşan Cumhurbaşkanı tam olarak bunları söyledi. Yani utanmadan, sıkılmadan herkesin önünde yalanlar söyledi, tehditler savurdu.
Bu ülkeyi terörle yönetmeye, üniversitelerini polis zoruyla baskı altına almaya çalışmak bir iktidar için ancak sonun başlangıcı olabilir. Hele bir de bu iktidarın kaba kuvvetten başkaca tek dayanağı, içerisinden kafa kesen katilleri çıkarmış bir mescit “mağdurları” topluluğunun iftiraları ve kara propaganda videolarıysa…
Bu cihatçı çeteler, iki adım ötemizde, Suriye’de insanlık suçu işlemektedir. Bir kez daha görülmüştür ki; Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenler, şimdi de “mescit mağdurları” sıfatıyla bu gerici ve karanlık zihniyete arka çıkmaktadır.
IŞİD ve benzeri cihatçı çeteler coğrafyamızdaki gericiliğin ortak yüzüdür. Yukarıdaki açıklamaları yapanlar, net bir biçimde bu gerici ateşe odun taşımaktadırlar.
Öte yandan kendisininde gericiliğinden ve karanlık ilişkilerinden kuşku duymadığımız siyasi iktidar, yalan söylemek ve devlet terörüne başvurmaktan başka çözüm bulamıyor. Çünkü bu karanlık düşüncenin asıl niyetinin, üniversitelerdeki ilerici birikimi sıfırlamak, üniversitelilerin siyasi kazanımlarını yok etmek ve akademiyi nihayet tam anlamıyla dize getirmek olduğunu biliyoruz. Herkes bilsin ki; bilim ve ilerleme bu karanlığa hiçbir tarihsel dönemeçte teslim olmadı, olmaz da!
Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarının ve ODTÜ gibi Türkiye’deki gençlik hareketi ve bilimsel düşünce açısından sembolik öneme sahip bir üniversiteyi dize getirmek uğruna kavga vermenin bundan başka anlamı yoktur.
Üniversitelerde iktidara maşalık yapmaktan başka bir siyasi işlevi olmayan gerici çetelere provokasyon tertipletmek, YÖK’e ODTÜ’nün tepesine çökmesi için talimat vermek, solcu öğrencilere disiplin soruşturması açılmasını istemek, bu sırada neredeyse Türkiye’deki bütün üniversitelerde polis terörü estirmek…
Bu politika, geçen defa olduğu gibi, örgütlenen gençlik karşısında AKP’nin kendisini zor durumda bırakacaktır.
Net bir biçimde ifade ediyoruz: Bugünden itibaren, başta Suriye olmak üzere tüm Orta Doğu coğrafyasında yaşanan insanlık suçlarının başat öznelerinden olan gerici ve cihatçı çetelere destek sağlayan tüm topluluk ve örgütlenmeler kapatılmalıdır.
Bu topluluk ve örgütlenmeler hakkında, hangi nedenle olursa olsun, destek açıklaması yapmak suç unsuru sayılmalıdır.
Tüm üniversite bileşenlerini bu talepler etrafında buluşmaya, mücadele etmeye ve üniversitelerin ilerici birikimine sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Komünist Gençlik

Neva
07-07-2018, 01:14
ODTÜ Mezuniyet Töreni'nde LGBT bayrağı açan öğrencilere güvenlik saldırdı. Törene katılan mezunlar ve davetliler saldırıya "Rektör istifa" sloganlarıyla tepki gösterdi. Tepki karşısında üniversite idaresinin geri adım atmasıyla bayrak tekrar açıldı. Rektör ise protestolar üzerine törende konuşma yapamadı.

http://haber.sol.org.tr/toplum/odtu-mezuniyetinde-lgbt-bayragi-acanlara-guvenlik-saldirdi-242119

Neva
09-07-2018, 23:11
AKP'li Başkan'ın oğlu: ODTÜ'yü kapatıp 'hayvanat bahçesi' yapalım.
https://www.artigercek.com/akp-li-baskani-in-oglu-odtu-yu-kapatip-hayvanat-bahcesi-yapalim

Neva
17-07-2018, 22:28
Kilicdaroglu;

ODTÜ'DEKİ KARİKATÜR TWİTTER HESABIMDAN YAYINLANACAK, NE YAPACAKSIN'

Kemal Kılıçdaroğlu, ODTÜ'de mezuniyet töreni sırasında taşıdıkları pankart nedeniyle 'Cumhurbaşkanına hakaret' iddiasıyla tutuklanan öğrencileri anımsatarak şöyle konuştu:

"ODTÜ'lülerde herkes birbirine hocam der. Çünkü kimse kimseden üstün değildir. Bu yüzden herkes birbirine hocam der. Reis, başkan gibi lafları kullanmazlar. Penguen dergisinde 13 yıl önce yayınlanan karikatürü taşıyorlar. ‘Neden bunu taşıdınız, cumhurbaşkanına hakaret ettiniz.' Karikatürü çizen yargılanmış, beraat edilmiş. Beraat kararında şöyle diyor. 'Kişinin düşünce ve fikirleri olumsuz da içerebilir. Önemli olan değer yargılarına ilişkin düşünce ve fikirlerini serbestçe ifade edilebilmesidir. Toplumu etkileme ve ileriye götürme gücüne sahip davacıdır, eleştiriye açık olması gerekir. Bu nedenle karikatürlerin hakaret amacı taşımadığını kanaatine varıldığı' diyerek 13 yıl önce dava reddine karar verildi. 13 yıl önce buna tahammül ediyor 13 yıl sonra edemiyor. Benim twitter hesabımdan bugün bu karikatür yayınlanacak. Bütün vekil arkadaşlarım bu karikatürü yayınlasınlar. Bak koydum twitter hesabına buyur bakalım ne yapacaksın."

https://www.birgun.net/haber-detay/kilicdaroglu-butun-milletvekilleri-o-karikaturu-yayinlasin-223575.html