PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Doğu Perinçek AKP'yi geride bıraktı


xcan
29-12-2015, 16:41
Doğu Perinçek AKP'yi geride bıraktı: HDP derhal kapatılsın

AKP'li yöneticilerin HDP'nin kapatılmasına yönelik imaları sürerken Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, "HDP derhal kapatılsın" dedi.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/newsimagestyle_615x410/public/903d4513-5d6e-4228-ade6-98323966556e.jpg?itok=CL4RVVs9


Salı, 29 Aralık 2015 14:49
 (http://twitter.com/share?text=Do%C4%9Fu+Perin%C3%A7ek+AKP%27yi+geride +b%C4%B1rakt%C4%B1%3A+HDP+derhal+kapat%C4%B1ls%C4% B1n&url=http://haber.sol.org.tr/turkiye/dogu-perincek-akpyi-geride-birakti-hdp-derhal-kapatilsin-140970&via=solhaberportali)  (https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=http://haber.sol.org.tr/turkiye/dogu-perincek-akpyi-geride-birakti-hdp-derhal-kapatilsin-140970)  (https://plus.google.com/share?url=http://haber.sol.org.tr/turkiye/dogu-perincek-akpyi-geride-birakti-hdp-derhal-kapatilsin-140970)

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, düzenlediği basın toplantısında DTK toplantısına tepki göstererek "Özerk Kürdistan faaliyetine giren HDP derhal kapatılsın" dedi.
"Özerk Kürdistan ilanının Türkiye'ye savaş ilanı olduğunu" söyleyen Perinçek, HDP'li vekillerin dokunulmazlığının da kaldırılmasını talep etti.
Perinçek, HDP yöneticileri için "HDP, Türkiye topraklarının bir bölümü üzerinde bir başka devletin kurulmasını amaçladığını genel başkanının ve genel merkez yöneticilerinin ağzından ilan etmiştir ve bu yöndeki faaliyetin odağı haline gelmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP hakkında Anayasa Mahkemesine kapatma davası açma sorumluluğu ve göreviyle karşı karşıyadır" ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz günlerde AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin "HDP'yi işaret ederek "Terörle aranıza mesafe koyun. Aksi halde Türkiye'deki ne kadar güçlü olursa olsun demokratik düzen sizi daha fazla sırtında taşıyamayabilir" demişti.


http://haber.sol.org.tr/turkiye/dogu-perincek-akpyi-geride-birakti-hdp-derhal-kapatilsin-140970

Anti
29-12-2015, 22:21
xcan, sen de maşallah Y-CHP'yi ve Kılıçdaroğlu'nu geride bıraktın :)
Bu Perinçek ve VATAN düşmanlığı seni BOP'çu da yapar, aman dikkat :)))

xcan
29-12-2015, 22:57
xcan, sen de maşallah Y-CHP'yi ve Kılıçdaroğlu'nu geride bıraktın :)
Bu Perinçek ve VATAN düşmanlığı seni BOP'çu da yapar, aman dikkat :)))
Yorum yapmadım alıntı haber bu YCHPfalan nereden atıyosun.Endişe etme bopçu olmam.
Yazı hakkında yorum yapmayı deneseydin,sevinirdim.
Vatanla vatan partisi taban tabana zıt.
Bir komunist vatana düşman olmaz.

Anti
29-12-2015, 23:09
Diğer başlıklardaki tutumun belli.
Sürekli olarak alıntıladığın web sitelerinin Perinçek ve Vatan Partisi hakkındaki görüşleri, yayınları belli.
HDP'nin kapatılmasını isteyen birisini Erdoğancılık ile itham etmek, art niyetlilikten başka bir şey değil.

xcan
29-12-2015, 23:30
Akp ile Vatancephesl kuran perinçek

Kime karşı bu cephe.
Düşman kim

Anti
29-12-2015, 23:46
xcan, sizin kafanız bir hayli karışık anlaşılan.
Bırakın o Cumhuriyet gazetesini elinizden, Radikal'e ara verin, Birgün'den, hatta ABC web sitesinden dahi uzak durun.
Akıl sağlığınız için en hayırlı sonuç bu olacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK Terör Örgütü'ne bu denli ağır darbe vururken yapmış olduğunuz bu muhalefet, şüphesiz ki emperyallerin çıkarlarına hizmet etmek demektir.
HDP denen parti özerklik diyor, alenen devlet kurmaktan bahsediyor; siz ise bunu eleştiren Perinçek'i, HDP'nin derhal kapatılmasını talep eden Perinçek'i eleştiriyorsunuz.
Sizin sıkıntınız, AKP'nin, Vatan Partisi'nin çizgisine gelmiş olması anladığım kadarıyla...
Ve AKP üzerinden vurduğunuz yer TSK'dır. TSK'nın azmidir. Vatan Partisi'dir. Vatan Partisi'nin teröre karşı kararlı ve tavizsiz duruşudur.
Bu tutumunuzu gözden geçirmeniz dileğiyle...

xcan
30-12-2015, 10:22
Akp artık Bopçu değilmi?
Eşbaşkan değilmi?
Abdye Türk silahlı kuvvetleri savaş açsa en önde ben savaşırım.
Sivil siyaseti yok etmek düşmanlığı korükler.
İç savaşa hizmet eder bunu görün.

xcan
30-12-2015, 11:08
http://media-cdn.t24.com.tr/media/authors/page/oya-baydar.png (http://t24.com.tr/yazarlar/oya-baydar) Oya Baydar (http://t24.com.tr/yazarlar/oya-baydar)
-@t24.com.tr RSS Beslemesi (http://t24.com.tr/rss/yazarlar/55)

Yazı değil, çığlık zamanı!


TARİH15 Aralık 2015 00:00






Artık yazamıyorum, sadece çığlık atıyorum. Söylenmedik, yazılmadık şey kalmadı zaten. Duyan kulaklar ve yürekler için, gören gözler ve vicdanlar için her şey ayan beyan: Ülkede savaş var; devlet ve iktidar, terör örgütüyle savaş adı altında Kürt vatandaşlarına karşı savaşıyor. Kürt silahlı hareketi, halkın özgürlüğü için halk savaşı veriyorum diyerek kendi halkını kırdırıyor. İki taraf da kendi siyasal emelleri, kendi stratejik amaçları uğruna İNSAN’ı feda ediyor. Canlar harcanırken, insanlar telef olurken iki tarafın da kendilerince haklı saydıkları nedenleri, bu kan ve zulmü aklayıp paklayacak gerekçeleri var: “Vatanı bölmek, bölgede kendi hâkimiyetlerini kurmak istiyorlar, devlete şırh koşuyorlar” diyor iktidar; “Halkımızın varlığını, özgürlüğünü, haklarını kazanmak ve savunmak için savaşıyoruz”, diyor Kürt hareketi. Ve bu arada şiddet şiddeti doğuruyor, şiddet sarmalı yükseldikçe yükseliyor.
Diyarbakır: Bölgenin kalbi, kendimizi hep suçlu, hep eksikli hissettiğimiz dostlarımızın, yoldaşlarımızın, barış ütopyamızın şehri. Bu kadim ve kutsal şehir gün be gün cehennemden bir köşeye dönüşüyor. Cizre, Lice, Nusaybin, İdil, Silvan, Derik, Sur, daha nereler şimdi kuşatılmış savaş alanları. Camiler, okullar, hastaneler yanıyor, yıkılıyor; çoğu mahallede içine girip oturulabilecek tek bir ev kalmamış, dükkânlar kapalı, kepenkler inik. Sivil ölüm yok iddiasının yalan olduğunu siz bilmiyorsunuz ama oradaki insanlar, ölülerine ağlayanlar biliyor. Ölüm sıradanlaşıyor ve insanlar yıkılmış evlerinden kurtardıkları birkaç parça eşyalarını buldukları araçlara yükleyip, evlerini, yurtlarını sokaklarını terk ediyor. Tıpkı istila edilmiş topraklarından kaçan yenik halklar gibi.
Üzerinde o kadar düşündüğüm, yazdığım çizdiğim konu: kimin haklı kimin haksız olduğu, şu anda artık ilgilendirmiyor beni. Camiyi kimin patlattığı, okulu kimin bombaladığı, ölenleri kimin öldürdüğü de… Çünkü bir yerde savaş varsa, orada gerçeklere asla ulaşamazsınız ve savaşta hiçbir taraf temiz kalamaz. Beni sadece ve sadece acı çeken, ölen, öldürülen, cehennem hayatına mahkûm edilen, evini, işini, okulunu, o zahmetli ama yine de yaşanmaya değer gündelik hayatını yitiren insan ilgilendiriyor. Savaş ve şiddet diliyle konuşanların hangi taraftan olduğu da, silahı, şiddeti kimin kullandığı da vardığımız şu noktada artık umurumda değil; Ne “Vatanın bölünmez bütünlüğü için” diyenler, ne de halk savaşı verdiklerini sananlar…
Çünkü biliyorum; orada vatanın milletin bütünlüğü korunmuyor, iktidarın Kürt halkına boyun eğdirme, dize getirme, şiddet ve dehşet yaratarak teslim alma operasyonu yürütülüyor. Üstelik bu operasyonun temel amacı birilerine başkanlık koltuğu, diktatörlük olanağı, sınırsız güç sağlamak. Ama orada gerçek bir halk savaşı da yok, bu bir yanılsamadan ibaret, biliyorum. Kürt halkı, “Bitirin bu savaşı, artık takatimiz kalmadı, barış istiyoruz, sadece barış” diye avaz avaz feryat ediyor. Yerini yurdunu bırakıp cehennemden kaçmaya çalışıyor. Ve siz onlara, “Her çiçek toprağında güzeldir, her çiçek yaşamı kendi toprağında var edebilir” gibi şairane seslenişlerle ölüm, açlık, acı vaat ediyorsunuz. Orada, kazılan hendeklerin, kurulan barikatların ardında gencecik Kürt çocukları, özgürlük adına yola çıkmış insanlar yaşamını yitiriyor, ölüyor, öldürüyor. Uğruna savaşılan özgürlük ölümün özürlüğü, uğruna savaşılan haklar ölme ve öldürme hakkı oluyor. Doğru amaçlar uğruna yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış hesaplarla ortasına sürüldükleri çatışma, en başta Kürt halkının geleceğini vuruyor.
Ölüler ve yıkıntılar üzerine kurulu hiçbir zafer, hiçbir iktidar sağlam temellere oturmaz; kanlı zeminler temel tutmaz. İnsanlar feda ediliyorsa, “yüce amaçlar” yüce olmaktan çıkar, muktedirlerin güçlerini ve konumlarını pekiştiren yalanlara dönüşür.
İktidara soruyorum: Evleri ocakları gibi yürekleri de yıkılmış, evlatlarını yitirmiş insanların boşalttığı mahallelerde, gündelik yaşamın canlılığının söndüğü ruhu kararmış kentlerde, savaş alanı bölgelerde devletin otoritesini sağlamanın ne anlamı var? Ne anlamı var ölüleri dize getirmeye çalışmanın? Harabeler ve mezarlıklar mıdır vatan? Yitik kuşaklar, dağlara, savaşa, ölüme mahkûm edilmiş çocuklar mıdır vatan? Devlete, iktidara, savaş kararının kurmaylarına sesleniyorum: Ülkenin tahribinden, insanların acılarından, kandan, ölümden, Kürtlere zulümden, gelecek kuşakların yitirilmesinden, benim bu çılgın, onarılmaz kederimden, doğusuyla batısıyla halkın umutsuzluğundan öncelikle siz sorumlusunuz.
PKK, KCK, YDG-H; size sesleniyorum! Bir özgürlük hareketi olarak çıktığınız yolda, bugün vardığınız noktada dönüp arkanıza bakıyor musunuz? Önderiniz Öcalan’ı hatırlıyor musunuz? İnsanların akın akın terk ettiği, hayatın cıvıltısının sustuğu, şiddetin egemen olduğu, ölümün sıradanlaştığı insansızlaşmış, ıssızlaşmış yıkıntılarda kurmayı düşlediğiniz öz yönetim olsa ne yazar, olmasa ne yazar! Hiç düşünüyor musunuz?
Bu bir çığlık; sadece benim değil, eğer kulak vermeyi, duymayı becerebilirseniz Kürdüyle Türküyle, doğusuyla batısıyla bütün Türkiye’nin imdat çığlığı. İki tarafa da sesleniyoruz: İsteseniz bir günde bitirirsiniz bu savaşı. İsteseniz doğusu batısı birlikte onarırız yıkıntıları ve yürekleri.
Şimdi siyasetin değil, vicdanın emirlerini dinleme zamanı. Şimdi barışa cesaret etme zamanı. Bir avuç -gerçekten de bir avuç- çılgın savaşçı dışında Türkiye sizden barış istiyor.

errata
30-12-2015, 12:19
xcan, sizin kafanız bir hayli karışık anlaşılan.
Bırakın o Cumhuriyet gazetesini elinizden, Radikal'e ara verin, Birgün'den, hatta ABC web sitesinden dahi uzak durun.
Akıl sağlığınız için en hayırlı sonuç bu olacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK Terör Örgütü'ne bu denli ağır darbe vururken yapmış olduğunuz bu muhalefet, şüphesiz ki emperyallerin çıkarlarına hizmet etmek demektir.
HDP denen parti özerklik diyor, alenen devlet kurmaktan bahsediyor; siz ise bunu eleştiren Perinçek'i, HDP'nin derhal kapatılmasını talep eden Perinçek'i eleştiriyorsunuz.
Sizin sıkıntınız, AKP'nin, Vatan Partisi'nin çizgisine gelmiş olması anladığım kadarıyla...
Ve AKP üzerinden vurduğunuz yer TSK'dır. TSK'nın azmidir. Vatan Partisi'dir. Vatan Partisi'nin teröre karşı kararlı ve tavizsiz duruşudur.
Bu tutumunuzu gözden geçirmeniz dileğiyle...

Ulan hayvan kafası; ne anayasası, ne devleti, ne TSK'sından bahsediyosun.
RTE bu dediklerinin alayının anasını bellerken neredeydin? Herif senin gibilerin kırmızı çizgi dediği herşeyi ezdi geçti, devleti kevgire çevirdi. Bunlar yapılırken PKK mı vardı ortalıkta.

Ama sizde bu devletçilik, bürokrat götü yalamacılık olduktan sonra RTE gider VTR gelir. Siz demokrasi, insan hakları nedir bilmedikçe bu devran böyle sürer gider.

Anti
30-12-2015, 18:08
On lafından dokuzunda insan hakları, demokrasi gibi soyut kavramları geçirmeden edemeyen sol-liberallerimiz de teşrif etmişler.
Ama boş gelmişler.
"RTE bu dediklerinin alayının anasını bellerken neredeydin?" diye sorarken yüzü kızarmayan sol-liberallerimiz...
Biz o gün Silivri hattındaydık, yağmur çamur demeden direnişteydik.
Ya, siz? Siz neredeydiniz?
Ben söyleyeyim...
"Yetmez ama evet" diyerek Tayyip Erdoğanlar'la, Fethullah Gülenler'le kol kola yürüyordunuz.
Şimdi Erdoğan size tekmeyi basınca, tu kaka mı oldu?
Erdoğan'dan daha suçlusunuz.
Önce F-Tipi Çete bitecek, PKK derdest edilecek, ardından siz, sol-liberallere sıra gelecek.
Hiç şansınız yok.

Anti
30-12-2015, 18:28
Bunlar Fethullah Gülen'in CHP içindeki askerleridirler

CHP Milletvekili Barış Yarkadaş'ın “Ergenekon tutuklularının Tayyip Erdoğan’la anlaştığı” iddiasına, ismini verdiği Yalçın Küçük'ten yanıt geldi.

Barış Yarkadaş'ın "CHP içindeki Cemaat askeri" olduğunu öne süren Yalçın Küçük, "Bunlar Fethullah Gülen'in CHP içindeki mangasıdır. Onbaşı ise Gürsel Tekin'dir. CHP içinde Fethullah Gülen'in çavuşu, Kemal Kılıçdaroğlu adında birisi" ifadelerini kullandı.

ONBAŞI GÜRSEL TEKİN, ÇAVUŞ KILIÇDAROĞLU

Ulusal Kanal'da Halil Nebiler'in sunduğu "Kalemler ve Kılıçlar" programında Yarkadaş'a yanıt veren Yalçın Küçük, Barış Yarkadaş'ın da aralarında bulunduğu bazı CHP'li milletvekillerinin "CHP içindeki Fethullah Gülen'in askerleri" olduğunu öne sürerek şunları söyledi:

"Özellikle son, çok enteresan seçimlerden sonra, sayımlardan sonra CHP içinde bir Fethullah grubu oldu. Eren, Barış Yarkadaş, Enis Berberoğlu, Utku Çakırözer, bunları Fethullah Gülen'in askeri olarak söyledim. Birkaç kişi daha var, isimlerini ağzıma almak istemiyorum. Burada gördüğünüz insanlar, bunlar Fethullah Gülen'in askerleridirler. Bunun için buraya gelmişlerdir. Bunlar bilinmeyen adamlardır. Bir şekilde gelmişlerdir. (...)Bunlar Fethullah Gülen'in CHP içindeki mangasıdır. Onbaşı ise Gürsel Tekin'dir. CHP içinde Fethullah Gülen'in çavuşu, Kemal Kılıçdaroğlu adında birisi."

İzmir ve İstanbul'da yapılan ön seçimlerin "tartışmalı" olduğunu ve o seçimlerin incelenmesi gerektiğini iddia eden Yalçın Küçük, "Yüzde yüz aldı dediler. Yüzde yüz değil, yüzde elli bile almamışlardı. Bu usul yeni, bu oy verenler kim. Şimdiye kadar CHP'de bu yoktu." dedi.

BU ÇOCUK 2007'YE KADAR BENİM YANIMDAN AYRILMAZDI

Yarkadaş'ın bir dönem kendi yanından ayrılmadığını söyleyen Küçük, "Bu çocuk 2007'ye kadar benim yanımdan ayrılmazdı. Evime de geldi, öbür tarafa da geldi. Bana Gürsel Tekin'le beraber Hasan Dağcı'yı anlattılar. Barış Yarkadaş'a Gürsel Tekin'in tahsildarı diyorlar. Gürsel Tekin arsa alır, arsa satar. Veznedar adammış. Hiçbir tahsili de yoktur" ifadelerini kullandı.

CHP milletvekili Barış Yarkadaş, Odatv'nin Ergenekon sanığı olan CHP milletvekillerini hatırlattığı haberin ardından ek bir açıklama yapmış, kast ettiği kişilerin Ergenekon sanığı olan CHP milletvekilleri olduğu iddialarını reddetmiş ve o isimleri kast etmediğini söylemişti.

http://odatv.com/bunlar-fethullah-gulenin-chp-icindeki-askerleridirler-2912151200.html

Natan
30-12-2015, 19:11
Perincek cem kucukle kol kola geziyor.
Akp zulmune alkis tutuyor.
Gulenin gazeteleri ele gecirilince bile istihbarat mudurunu oraya takip ettirdiler perincegin.

Pkk gecilmez denilen yerlere bayragini da dikti.
Suclu kim?

Akp ulkeyi boldu, topluma kin nefret tohumlari ekti.
Polisi askeri katliam uzerine katliam yapmadi mi?
O da yapildi ve yapiliyor.

Anti
30-12-2015, 19:53
Perinçek ile Cem Küçük'ün kol kola gezdiği falan yok.
Ulusal Kanal'da yayımlanan o programı izleseniz her iki ismin F-Tipi Çete ve PKK karşıtlığı haricinde hiçbir ortak paydada buluşmadıklarını görürdünüz.
Şurası da açık ve nettir ki, F-Tipi Çete'yi ve PKK'yı, yok edilmesi gereken ilk unsurlar olarak değerlendirmeyen herkes yanılgı içerisindedir.
AKP ve yazarları, Vatan Partisi'nin çizgisine geldiler bu konuda.
Neden Vatan Partisi yolunu değiştirsin ki? Hâlâ aynı yerde duran kendisiyken hele...

İlahimasal
30-12-2015, 20:01
Önce F-Tipi Çete bitecek, PKK derdest edilecek, ardından siz, sol-liberallere sıra gelecek.
Hiç şansınız yok.


Eee bu dediklerini kiminle yapacaksın? Allahin bütün vasıflari üzerinde olanlamı?

Tükürseler boğulacak kadar akp nin gölgesinde yürüyenlermi sırayı belirliyor.

xcan
30-12-2015, 20:19
Akp ile cephe kurmadınızmı?
Cem küçük cephe arkadaşınız değilmi?
Bopçu değilmi Tayyip?
Gladyonun bir numarası değilmi Tayyip?
Komutanınız değilmi?

Anti
30-12-2015, 20:48
7 Haziran sonrası AKP ile koalisyon hükümeti kurabilmek adına bin takla atanlar bugün Vatan Partisi'ni hiç ama hiç eleştiremezler.
Eğer bu tutumlarında ısrar ederlerse, namları "yüzsüz" diye yürür gider...
Ayrıca bir partiyi aldığı oy sayısı ile kategorize etmek sağlıklı bir zihni işaret etmiyor.
Gezi direnişinin öncü kitlelerine bakarsanız ne demek istediğimi daha net anlarsınız.

xcan
30-12-2015, 20:52
Akp ile cephe kurmadınızmı?
Cem küçük cephe arkadaşınız değilmi?
Bopçu değilmi Tayyip?
Gladyonun bir numarası değilmi Tayyip?
Komutanınız değilmi?

İlahimasal
30-12-2015, 21:03
Gezi parki direnişi sırri süreyya önder ile başlamışdır.( sırri sureyya öndere uyuz oluyorum)

Gezi parki direnişi halk hareketidir. İcinde her kesimden insan gördum.

Gezi parkında ön planda olanları herkes öğrendi de şu bir avuç perinçekci öğrenemedi.

Akp ile mucadele deki zorluğu görünce fetullah bahanesinide kullanıp taraf deiştirmek belli grupcuklarin işidir.

Ata sözü yazmayi severimmm.

İti öldürüne kadar bir sefer korkut demişler.

Anti
30-12-2015, 21:11
AKP ile mücadeleki zorluğu görünce taraf değiştirmek mi?
ilahi komedya, harbiden de nickinin hakkını veriyorsun :)
Yıllarca mahkemelerde yargılan, Silivri zindanlarında çürü, Kuddusi Okkır gibi canından ol.
Yine de bu takiyyecilere yaranama...
Takiyyecisiniz, çünkü Atatürk profil resminin ardında kocaman bir vatan düşmanlığı barındırıyorsunuz.
Gezi Parkı direnişini başlatanlar farklı kitleler olabilir, ama öncüsü TGB'dir, Vatan Partisi'dir...
Gezi direnişinin önemli isimlerinden Emine Ülker Tarhan dahi partiniz Y-CHP içerisinde barınamamıştır.
Atasözü örneğiniz de güzel olmuş, Fethullah Gülen partinizi kasetlerle nasıl dizayn ettiyse, liderinizi nasıl korkuttuysa, size tıpış tıpış oy verdirmeye devam ediyor :)

İlahimasal
30-12-2015, 21:17
Hapise bir tek perinçekmi girdi?

Niye kutsallaştırıyorsunuz?

Atatürkü anlamak zor işdir.Anlayınca gel.

Tgb li gençlere bir şey demedimki nereden çıkardınız bunu?

Esas meselenin erdoğandan korkup yanıbaşına gelen perinçek olduğunu anlamiyorsunuz.


Ychp.achp .bchp.lchp.......xchp. ne kadar isim takarsaniz takın

Demirelci emine ülker tarhan chp ye demirel kontenjanından girmişdir......geldiği gibde gitmişdir.

Anti
30-12-2015, 21:21
Doğu Perinçek'in Erdoğan'dan korkması için tek bir gerekçe gösterebilir misiniz?
Hapishaneden korktu deseniz adam zaten ömrünün yarısını cezaevinde geçirmiş.
Büyük resmi göremeyecek kadar küçük bir zihin dünyanız var.
Neden Erdoğan'ın Perinçek'in yoluna geldiğini hiç düşünmüyorsunuz?
Bugün Erdoğanların yol haritası, Perinçek'in yıllar önce çizdiği yol haritasıdır; PKK bitecek, F-Tipi Çete bitecek.
Dönüşen kişi Erdoğan iken, neden Perinçek eleştiriliyor?
Yoksa Y-CHP olarak siz HDP'nin güdümüne girmekten memnun musunuz? Fethullah Gülen Örgütü tarafından gündeminizin belirlenmesinden hoşnut musunuz?
Eğer cevaplarınız evet ise, buyurun, daha çok zevk almaya bakın.

xcan
30-12-2015, 21:26
Akp ile cephe kurmadınızmı?
Cem küçük cephe arkadaşınız değilmi?
Bopçu değilmi Tayyip?
Gladyonun bir numarası değilmi Tayyip?
Komutanınız değilmi?

Anti
30-12-2015, 21:29
xcan, eğer cepheden kastın F-Tipi Çete ile PKK karşıtlığından oluşuyor ise, evet, Cem Küçük bizim en has cephe arkadaşımızdır.
Peki, siz hangi cephedesiniz?
HDP ile beraber "Biji, serok Obama" mı diyorsunuz?
Yoksa Fethullah Gülen'in "beddua ayinlerinde" el pençe ağlıyor musunuz?

İlahimasal
30-12-2015, 21:34
Doğu Perinçek'in Erdoğan'dan korkması için tek bir gerekçe gösterebilir misiniz?
Hapishaneden korktu deseniz adam zaten ömrünün yarısını cezaevinde geçirmiş.
Büyük resmi göremeyecek kadar küçük bir zihin dünyanız var.
Neden Erdoğan'ın Perinçek'in yoluna geldiğini hiç düşünmüyorsunuz?
Bugün Erdoğanların yol haritası, Perinçek'in yıllar önce çizdiği yol haritasıdır; PKK bitecek, F-Tipi Çete bitecek.
Dönüşen kişi Erdoğan iken, neden Perinçek eleştiriliyor?
Yoksa Y-CHP olarak siz HDP'nin güdümüne girmekten memnun musunuz? Fethullah Gülen Örgütü tarafından gündeminizin belirlenmesinden hoşnut musunuz?
Eğer cevaplarınız evet ise, buyurun, daha çok zevk almaya bakın.


Erdoğanın yol haritası

Kendisine verilen gorevdir BOP

Bu gorevide her yerde söylüyor..

Erdoğanin bir derdi daha var ...cumhuriyet rejimi ve ATATÜRK

sağır katar ve suudi sultanlari duydu sz halaaaaa peincekin yol haritasindan dem vuruyorsunuzzzz .

Hayırlara vesile olsun erdoğan& perinçek komandit.

Anti
30-12-2015, 21:39
Erdoğanın yol haritası

Kendisine verilen gorevdir BOP

Bu gorevide her yerde söylüyor..

Erdoğanin bir derdi daha var ...cumhuriyet rejimi ve ATATÜRK

sağır katar ve suudi sultanlari duydu sz halaaaaa peincekin yol haritasindan dem vuruyorsunuzzzz .

Hayırlara vesile olsun erdoğan& perinçek komandit.Yahu biraz ciddi olun.
Erdoğan'ın BOP ile ilgili yüzünü deşifre eden yapı AYDINLIK'tır.
Bugün BOP'tan haberdarsanız ve böyle bilmiş bilmiş konuşabiliyorsanız, bunu ULUSAL KANAL'a, AYDINLIK'a, Dr. PERİNÇEK'e borçlusunuz.
Ayrıca bugün BOP'tan söz ederken, mesela PKK Terör Örgütü'nü ve Fethullahçı Gladyo'yu bitirmek, BOP'un neresinde yazar?
Şapkanızı önüne koyup düşünün biraz.

İlahimasal
30-12-2015, 21:46
Yahu biraz ciddi olun.
Erdoğan'ın BOP ile ilgili yüzünü deşifre eden yapı AYDINLIK'tır.
Bugün BOP'tan haberdarsanız ve böyle bilmiş bilmiş konuşabiliyorsanız, bunu ULUSAL KANAL'a, AYDINLIK'a, Dr. PERİNÇEK'e borçlusunuz.
Ayrıca bugün BOP'tan söz ederken, mesela PKK Terör Örgütü'nü ve Fethullahçı Gladyo'yu bitirmek, BOP'un neresinde yazar?
Şapkanızı önüne koyup düşünün biraz.

Ne deşifresi.adam çıkdı aleni soyledi tv lerin karşısın da

Perinçek çok bilen hiç bir şey yapamayan adamdır.dr luk ünvanı bunun içinmi verilmiş kendisine.

Bi aralar yol haritalarıni imralıdaki yapıyordu.
Bu aralar dr mu yapıyor diyorsun.

Midem bulanıyor bunlardan be.

spartacus
30-12-2015, 22:10
Deşifre etmeye gerek mi vardı?

Erdoğan'ın kendisi daha en başında;

"Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesinin eş başkanlarıyız"

demişti...

AYDINLIK aksine KARANLIK bir yol tutturmuş, komplo teorisi ve 3-5 kof nutuktan öte bir esameside olmayan, okunmayan, işi, gücü komplo teorileri ve gerçekte ise bir CIA tipi-stratejisi, karşıt siyaset paravanı gibi davranmaktan öteye geçmiyor.

Sizin cepheniz ABD kuklası cephesi, anti-emparyalizm öyle olmaz, olmayacağı içinde CIA tarafından da desteklenen paravan bir kof, subjektif aidiyetler meselesi üzerine oturtuyorsunuz...

Anti emperyalizmin birinci kuralı, anti-kapitalizmdir. Bağımsızlık öyle sünnilikle, türkçülükle olacak şeylerdeğildir, bunalr sosyo-kültürel edinimlerdir, bağımsızlık böyle kof şeylerle ne anlam kazanır ne de hayata geçebilir bir özellik taşımaz. Öyle bakacaksak dünyanın en bağımsız ülkesi Suudi Arabistan olmalı!
İşte bu kof siyasetler emperyalizm tarafından desteklenir, çünkü hedef şaşırtır, gereği manipüle eder, çıkış yolunda yanlış yola saptırır...

Bağımsızlık demek sağda, solda transa geçmiş tarikatçı gibi, putunu görmüş putatapar gibi, sembolik şeylere karşı, psikolojik hastalık süzeyinde her tarafa saçılması, gösterilmesi veya ÜLKÜCÜLERLE KİM DAHA FAZLA KURT yarıştırması değil, öncelikle ekonomik, yeraltı, yerüstü, özgür sanayi ve toplumsal özgürlük-bağımsızlıktan, emek-sermaye çelişkisinin, gelir dağılımı çelişkisinin motor düzeyde çözümlenmesinden geçer.

Endonezya misal, ABD'nin tam kukla devletiydi, her tarafa Endonezya bayrağı asıp, Endonezya şovenizmi yapmak, Endonezyayı kukla olmaktan çıkartmıyor, bu tür siyasetler, CIA stratejisinde desteklenmesi gereken stratejiler olarak anılır. Bu yönde turnayı gözünden vurmakla, aksine emperyalistlere bağımlı-köle hale getiriyor. Çünkü hem gerçekleri manipüle edebiliyor hem dejenere edip içinini boşaltıp, koflaştırıyor, hem de meseleyi SEMBOLİK düzeylere indirgeyerek asıl hedefin görünmez kılınmasına ama en önemliside mevcut KUKLALIĞIN, toplumsal vidan muhasebesinde MEŞRULAŞTIRILMASINA yol açıyor. Bu basit siyaseti, azıcık mantığını kullanan ve sonuçları bakımından getirdiği olumsuzluğu kavrayan herkes görebilir.

Kısaca şaşıp yanılıp anti-emperyalsit olan varsa bir taraf Erdoğanın dinciliğine, istismarına, diğer tarafta Perinçeğin Nasyonalist Mussolini, Hitler artığı siyasetine amade olsunlar, bütün mesele, insanları bu kof zeminde tutmak.

Emperyalistler kendisine küfreden siyasetçielrden rahatsız olmaz, aksine onları desteklemek durumundadırlar. çünkü böylelikle gerçek ve anlamlı, sonuç alıcı muhalefet deşarja uğrayabilir. Emperyalistler din ve milliyetçiliği, bir numaralı garantileri olarak görür ve en güzel örneğide işte Türkiye'dir...

Perinçek oturup köhnemiş tarikat, popülist-NUTUKÇU tarzı siyaset üreteceğine, kapasitesini aşmıyorsa-ki aşıyor- gerçekten ekonomi-politik, sosyo-politik temelli bir siyaset üretsin, üretemez, üretmeyecektir, çünkü görevi gereği böyle bir amacı yok. O nasıl ki MHP emperyalizmin SAĞ politikalarının temsilcisi ise, Perinçek'te bu ülkede emperyalizmin soldan tmsili projelerinin taşıyıcısıdır. Yine CIA'nın aşırı sağ ve aşırı sol içinde öngördüğü paravan yapılar vardır, çünkü bu yöntem öteden beri tutar, sol yükselirse, sahte sol üretilip, her yönüyle desteklenmeli.. Geçmiş CIA raporlarında bunlar, PERİNÇEK'in öteden beri istihbarat teşkilatlarıyla olan bağıntısı kadar açıktır.

Perinçek şu anda sağ gösterip sol vuruyor çünkü stratejik anlamda Erdoğan ile aynı emperyalsit politikaların taşıyıcısı olarak ortak noktada buluşuyorlar. Bu ortak nokta ise, emperyalizmin bölge projeleridir, perinçeğinkide, Erdoğan gibi bize ne kemik düşecek, bari onu alalım havalarıdır. Erdoğan şimdi tamda toplumsal birliği bozan, kamplaşma yaratan politikayı örgütlerken elbette destekçisi Perinçek olacak ve kitleleride EMPERYALİZME KARŞI ADIMLAR martavallarıyla kandıracaktı, yani sol göster sağ vur, bu ayak oyunları tarzını ise, üç aşağı beş yukarı gençliğinde azıcık sokak tecrübesi olanlar bile kavrar... Toplumalrı ayrıştırmak, bölmek, parçalamak ne zamandan beri emperyalizme karşı bir tutum oldu? Sizlerle, resmen dalga geçiyorlar.

spartacus
30-12-2015, 22:11
Deşifre etmeye gerek mi vardı?

Erdoğan'ın kendisi daha en başında;

"Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesinin eş başkanlarıyız"

demişti...

AYDINLIK aksine KARANLIK bir yol tutturmuş, komplo teorisi ve 3-5 kof nutuktan öte bir esameside olmayan, okunmayan, işi, gücü komplo teorileri ve gerçekte ise bir CIA tipi-stratejisi, karşıt siyaset paravanı gibi davranmaktan öteye geçmiyor. Sizin cepheniz ABD kuklası cephesi, anti-emparyalizm öyle olmaz, olmayacağı içinde CIA tarafından da desteklenen paravan bir kof, subjektif aidiyetler meselesi üzerine oturtuyorsunuz...

Anti emperyalizmin birinci kuralı, anti-kapitalizmdir. Bağımsızlık öyle sünnilikle, türkçülükle olacak şeylerdeğildir, bunalr sosyo-kültürel edinimlerdir, bağımsızlık böyle kof şeylerle ne anlam kazanır ne de hayata geçebilir bir özellik taşımaz. Öyle bakacaksak dünyanın en bağımsız ülkesi Suudi Arabistan olmalı!
İşte bu kof siyasetler emperyalizm tarafından desteklenir, çünkü hedef şaşırtır, gereği manipüle eder, çıkış yolunda yanlış yola saptırır...

Bağımsızlık demek sağda, solda transa geçmiş tarikatçı gibi, putunu görmüş putatapar gibi, sembolik şeylere karşı, psikolojik hastalık süzeyinde her tarafa saçılması, gösterilmesi veya ÜLKÜCÜLERLE KİM DAHA FAZLA KURT yarıştırması değil, öncelikle ekonomik, yeraltı, yerüstü, özgür sanayi ve toplumsal özgürlük-bağımsızlıktan, emek-sermaye çelişkisinin, gelir dağılımı çelişkisinin motor düzeyde çözümlenmesinden geçer.

Endonezya misal, ABD'nin tam kukla devletiydi, her tarafa Endonezya bayrağı asıp, Endonezya şovenizmi yapmak, Endonezyayı kukla olmaktan çıkartmıyor, bu tür siyasetler, CIA stratejisinde desteklenmesi gereken stratejiler olarak anılır. Bu yönde turnayı gözünden vurmakla, aksine emperyalistlere bağımlı-köle hale getiriyor. Çünkü hem gerçekleri manipüle edebiliyor hem dejenere edip içini boşaltıp, koflaştırıyor, hem de meseleyi SEMBOLİK düzeylere indirgeyerek asıl hedefin görünmez kılınmasına ama en önemliside mevcut KUKLALIĞIN, toplumsal vicdan muhasebesinde MEŞRULAŞTIRILMASINA yol açıyor. Bu basit siyaseti, azıcık mantığını kullanan ve sonuçları bakımından getirdiği olumsuzluğu kavrayan herkes görebilir.

Kısaca şaşıp yanılıp anti-emperyalsit olan varsa bir taraf Erdoğanın dinciliğine, istismarına, diğer tarafta Perinçeğin Nasyonalist Mussolini, Hitler artığı siyasetine amade olsunlar, bütün mesele, insanları bu kof zeminde tutmak.

Emperyalistler kendisine küfreden siyasetçielrden rahatsız olmaz, aksine onları desteklemek durumundadırlar. çünkü böylelikle gerçek ve anlamlı, sonuç alıcı muhalefet deşarja uğrayabilir. Emperyalistler din ve milliyetçiliği, bir numaralı garantileri olarak görür ve en güzel örneğide işte Türkiye'dir...

Perinçek oturup köhnemiş tarikat, popülist-NUTUKÇU tarzı siyaset üreteceğine, kapasitesini aşmıyorsa-ki aşıyor- gerçekten ekonomi-politik, sosyo-politik temelli bir siyaset üretsin, üretemez, üretmeyecektir, çünkü görevi gereği böyle bir amacı yok. O nasıl ki MHP emperyalizmin SAĞ politikalarının temsilcisi ise, Perinçek'te bu ülkede emperyalizmin soldan tmsili projelerinin taşıyıcısıdır. Yine CIA'nın aşırı sağ ve aşırı sol içinde öngördüğü paravan yapılar vardır, çünkü bu yöntem öteden beri tutar, sol yükselirse, sahte sol üretilip, her yönüyle desteklenmeli.. Geçmiş CIA raporlarında bunlar, PERİNÇEK'in öteden beri istihbarat teşkilatlarıyla olan bağıntısı kadar açıktır.

Perinçek şu anda sağ gösterip sol vuruyor çünkü stratejik anlamda Erdoğan ile aynı emperyalsit politikaların taşıyıcısı olarak ortak noktada buluşuyorlar. Bu ortak nokta ise, emperyalizmin bölge projeleridir, perinçeğinkide, Erdoğan gibi bize ne kemik düşecek, bari onu alalım havalarıdır. Erdoğan şimdi tamda toplumsal birliği bozan, kamplaşma yaratan politikayı örgütlerken elbette destekçisi Perinçek olacak ve kitleleride EMPERYALİZME KARŞI ADIMLAR martavallarıyla kandıracaktı, yani sol göster sağ vur, bu ayak oyunları tarzını ise, üç aşağı beş yukarı gençliğinde azıcık sokak tecrübesi olanlar bile kavrar... Toplumalrı ayrıştırmak, bölmek, parçalamak ne zamandan beri emperyalizme karşı bir tutum oldu? Sizlerle, resmen dalga geçiyorlar.

Tabi bu benim görüşüm, düşüncem, herkesin farklı görüş ve düşüncesi gibi...

xcan
31-12-2015, 00:21
Güneydoğu'daki savaş bir 'kaybet kaybet' savaşıdırhttp://odatv.com/images/2015_12/2015_12_30/guneydogudaki-savas-bir-kaybet-kaybet-savasidir-3012151200_m2.jpg

İsrail ve Suudi Arabistan'ın Kürt politikası ne... Deniz Hakan yazdı...






30.12.2015 19:24 Karakter boyutu : http://odatv.com/tplimages/font_02.gif http://odatv.com/tplimages/font_04.gif
Bir yanda “Türkiyelileşmek” ile “Ulusal Güvenlik, Adalet ve Maliye yetkileri bölge meclislerine devredilebilir” sözlerinin bir arada sarf edilişini dinliyoruz; diğer yanda “terörle mücadele” açıklamalarına “Silopi’de ölen yurttaşların otopsi raporları için gizlilik kararı verildiği” haberleri eşlik ediyor. Ne denebilir, Kürt hareketi, herhalde Türkleri aptal yerine koyarak kazanmayı ümit ediyor. Öte yanda Genelkurmay, herhalde, attığı her adımla Türkiye’nin “bölünmesini” daha ciddi bir tehlike haline getiren AKP’nin valileri ve kaymakamları önderliğinde yürütülen bir savaşla PKK’nın elini zayıflatabileceği sanrısı içinde. Konu AKP’ye geldiğinde, “herhalde” sözüne gerek yok; hiçbir fren tanımadan Türkiye’yi en büyük tehlikelerin içine atacak adımlar atmayı sürdürüyor.
Komşularla sıfır sorundan “sıfır komşu ve bol düşman”a ulaştığımız bugünlerde AKP’nin yanında sadece ve sadece Barzani bulunuyor. Üstüne Amerika’nın ittirmesiyle buna, İsrail ve Suudi Arabistan eklenmeye çalışılıyor. Peki, İsrail ile Suudi Arabistan’ın Kürdistan üzerine görüşlerini bilen var mı? 2014 Haziran’ında Netanyahu The Guardian gazetesine verdiği demeçte “We should support the Kurdish aspiration for independence, a nation of fighters who have proved political commitment and are worthy of independence” diyordu; Kürtlerin İsrail cephesine siyasal bağlılıklarını kanıtladıklarını ve bağımsızlık isteklerinin desteklenmesi gerektiğini söylüyordu. Sözünü ettiği Barzani Kürtleri’dir ve tarihte İsrail’e karşı savaşmış olan tek Kürt hareketi PKK konusunda tereddütlerinin devam ettiğini biliyoruz; ancak Diyarbakır’ın yüzünü Barzani’ye dönmesini sağlamak öncelikli çıkarlarından olagelmiştir ve bu alanda en büyük desteği de AKP ile büyük sermayeden görmüşlerdir. Elbette, Genelkurmay’ın tavrını unutmamak gerekiyor. 2007’de Kara Kuvvetleri Komutanı olan Orgeneral İlker Başbuğ ünlü Harp Okulu konuşması tespitlerinde “Asıl tehdit Kuzey Irak’ta… Kürt kökenli vatandaşlarımız için cazibe merkezi olacaktır,” der ve Barzani’yi işaret ederken, 2009’a gelindiğinde Mehmet Ali Birand büyük sermayeye “müjdeyi” veriyordu:
“AKP iktidarı 2007-2008 döneminde Kuzey Irak yönetimi ve özellikle de Barzani ile ilişkileri düzeltmek ve PKK’ya karşı mücadelede Erbil’i yanına çekmek ister, TSK da buna karşı çıkardı... Başbuğ, Barzani boykotunu geçen aylarda yumuşatmaya başladı ve nihayet ‘temas ve görüşme boykotunu’ da kaldırdı. Ya şu günlerde ya da yakın dönemde Genelkurmay’ın bir temsilcisi Barzani ekibiyle görüşme sürecini açıyor.”
Tekrarlamakta zarar yok; tarih, Abdullah Gül’ün “Çok güzel şeyler olacak” dediği 2009 yılıdır.
CFR'DE KÜRT PLANI
Suudi Arabistan mı, Ortadoğu’da kanlı yobazlığın merkezlerinden olarak tanınmasını şimdilik geçiyorum; AKP’nin en son işbirliği atağına geçtiği bu ülkenin uzun süre hükümet danışmanlığını yapmış Enver Eşki bu yılın yaz aylarında CFR (Council of Foreign Relations) toplantısına katıldı ve 7 maddelik bir Ortadoğu planı sundu. Maddelerden biri “İran’ın, Türkiye’nin ve Irak’ın planlarını zayıflatacak daha büyük bir Kürdistan yaratmak için çalışmak ve bu ülkelerin üçte birini Kürdistan lehine bölmek”(1) idi. Demek şimdi biz Suudi Arabistan ile işbirliği yapıyoruz ve Güneydoğu’da PKK ile savaşıyoruz.
Demek Kürt sorununu Türkiye’yi Barzani dışındaki tüm komşularıyla savaşın eşiğine getirmiş, İsrail ve Suudi Arabistan’la ortak zemin arayan, Türkiye’de yıllarca “çözüm” adı altında Kürt gericiliği ile uzlaşmaya çalışan AKP’nin bir Kürt savaşı kazanmasını bekliyoruz.
AKP Türkiye’yi Rusya ile savaşa sokmuş bulunuyor. Bundan yalnızca Rusya’nın kazancı olduğunu görmek gerekiyor. Rusya Ortadoğu’da AKP’nin desteklediği cihadçıları vuruyor ve Kürtleri destekliyor.
AKP Amerika’nın Suriye ile savaşında Amerika’dan Amerikancı oldu. Amerika artık Kürtlere “kara ordumuz” diyor.
KÜRT SORUNU ULUSLARARASI BİR SORUN
Ve şimdi, tüm bunlara kapı açan AKP’nin, valileri ve kaymakamları komutasına verdiği Güneydoğu savaşından, otopsi raporlarına gizlilik kararı çıktığı haberleri geliyor. Doğru mu, açıklanmalıdır. Bu gibi haberler ve bu tür haberlere yol açacak uygulamalar, birliği mi, ayrılığı mı güçlendirir, Türkiye bu soruya serinkanlılıkla ve ciddiyetle bir yanıt vermek zorundadır.
Kürt sorunu, hiçbir zaman olmadığı kadar uluslararası bir sorun haline gelmiş bulunuyor. Güneydoğu’da verilen savaş, komutası ve taktikleri itibariyle, kazanılamayacak bir savaştır. Amerikalılar’ın pek sevdiği “win-win”, “kazan-kazan” tabirine gönderme yaparsak, bir “kaybet-kaybet” savaşıdır. AKP ve Genelkurmay açısından en iyi ihtimalle PKK Suriye’ye çekilse dahi, PYD-PKK bu süreçten daha güçlü çıkmaktadır ve Türkiye egemenlerinin siyaseti bunda etkili olmuştur, olmaktadır.
Hayır, Amerika şu anda resmi Kürdistan’lara yeşil ışık yakmayacak. Ancak fiili ayrışmalar ciddi olarak gündemdedir.
TÜRK HALKINI DÜŞMAN EDEREK BARIŞ OLMAZ
Kürt hareketi ise şunu bilmelidir. Yalnızca dış güçlere dayanarak, hele de aynı süreçte Türk halkını kendine düşman ederek bölgede kalıcı bir başarı kazanmak imkansızdır. Türkiye özyönetimi, bölge planlamasını tartışabilir, ancak “Ulusal Güvenlik, Adalet ve Maliye yetkileri bölge meclislerine devredilebilir” sözü başka bir açıklamadır ve AKP’den daha geniş bir cephe ile savaş çağırmaktadır. 7 Haziran seçimleri cumhuriyetçilerin Kürtler’e el uzatmadığı tezini çökertmiştir. Güneydoğu savaşında cumhuriyetçileri “öfkeli” ama “suskun” bırakan, Kürt siyasi hareketinin yukarıdakine benzer açıklamaları ve yer yer “çözüm” çağrıları ile Amerika’nın bölge-karşıtı planları ve AKP ile bağını koparmamadaki ısrarıdır.
Gazetelerde ve internet sitelerinde Kandil’in “CHP safını belirlemelidir” açıklamasını okuduk; pek güzel, CHP yönetiminin uzun süredir AKP safına yerleştiği saptamasını paylaşıyoruz. Ancak Kürt hareketi bir gün “çözüm” ve dolayısıyla AKP, bir gün kardeşlik, özyönetim ve Türkiyelileşme, ertesi gün federasyon diyecek ve sonra CHP yönetiminden ve dahası, cumhuriyetçilerden saf belirlemesini isteyecek, öyle mi?.. Rusya’nın “sahaya” inmesi ile bölge daha olumlu gelişmelere açılmış görünüyor. Türkiye ise içeride ve dışarıda, hızla, şimdiye dek görmediği tehlikelere ve karanlığa itilirken herkesin ciddiyetini takınması gerekiyor.
Deniz Hakan



Odatv.com

xcan
31-12-2015, 00:23
iptal

errata
31-12-2015, 00:26
On lafından dokuzunda insan hakları, demokrasi gibi soyut kavramları geçirmeden edemeyen sol-liberallerimiz de teşrif etmişler.
Ama boş gelmişler.
"RTE bu dediklerinin alayının anasını bellerken neredeydin?" diye sorarken yüzü kızarmayan sol-liberallerimiz...
Biz o gün Silivri hattındaydık, yağmur çamur demeden direnişteydik.
Ya, siz? Siz neredeydiniz?
Ben söyleyeyim...
"Yetmez ama evet" diyerek Tayyip Erdoğanlar'la, Fethullah Gülenler'le kol kola yürüyordunuz.
Şimdi Erdoğan size tekmeyi basınca, tu kaka mı oldu?
Erdoğan'dan daha suçlusunuz.
Önce F-Tipi Çete bitecek, PKK derdest edilecek, ardından siz, sol-liberallere sıra gelecek.
Hiç şansınız yok.

Eskinin F-Tipi ortağı, sonranın PKK müzakerecisi, şimdinin yeni militarist milliyetçisi AKP ile bir şeyler yaparken aman dikkat et. AKP her işin sonunda kendi ortağını s*kti, kollayın götünüzü. Birilerini derdest edeceğinizi sanarken Aksaray'da pezevenk eline düşmeyin.

Anti
31-12-2015, 00:37
Eskinin F-Tipi ortağı, sonranın PKK müzakerecisi, şimdinin yeni militarist milliyetçisi AKP ile bir şeyler yaparken aman dikkat et. AKP her işin sonunda kendi ortağını s*kti, kollayın götünüzü. Birilerini derdest edeceğinizi sanarken Aksaray'da pezevenk eline düşmeyin.Bir sol-liberal olarak anlat madem, nasıldı tadı?
Zevkli miydi?
Hâlâ unutamadığınıza göre...
"Evlenmeden olmaz" diyemediniz mi?
"Yetmez ama evet" diyeydiniz en azından, "evet, evet, devam et" diyeceğinize...

xcan
31-12-2015, 12:30
Bazıları Erdoğan’ın hatasını anlayıp “milli” olduğunu, “ABD’nin kara gücü PKK’ya karşı anti-emperyalist bir savaş verdiğini”, böylece “kendi mevzilerine” geldiğini söylüyor. Hatta “kraldan çok kralcılık” yaparak bu yolda öneriler de getiriyorlar: HDP’yi kapa, vekillerinin dokunulmazlıklarını kaldır, belediye başkanlarını görevden al, bölgede sıkıyönetim ilan et, vur kır parçala…
Oysa ortada bir “İncirlik Mutabakatı” var; vızır vızır uçaklar inip kalkıyor. ABD’yle, İsrail’le, Barzani’yle yapılan pazarlıklar var.
Erdoğan ve AKP’nin emperyalizme tam teslim olma karşılığında iktidarını sağlamlaştırma inisiyatifi (tavizi) kopardığı gözüküyor. Kürt illerine yönelik operasyonlar ve olası HDP operasyonu bu “inisiyatif”in parçası. Kısacası bu inisiyatif “milli ve anti-emperyalist” olmanın değil, tam tersine “emperyalizme teslimiyet”in bir göstergesi. Erdoğan ABD’nin kara gücüne karşı savaş verecek ve ABD ses çıkarmayacak, kimse hayal görmesin.


Ender HELVACIOĞLU A+ A- 2016’nın masaları (https://www.turandursun.com/forumlar/Ender HELVACIOĞLU A+ A- 2016’nın masaları)


Emekçiler açısından zorlu ve tehlikeli bir yeni yıla giriyoruz. Tehlikeler fırsatlara dönüştürülebilir mi? Tabi ki… Örgütlü bir öncü varsa…
Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz. Bu “dalaş”a emekçiler adına bir müdahale gerek. 2016, bu noktada bir yol alabilirsek umut vaat eden bir yıl alacaktır; yoksa 2015’ten bile daha felaket bir yıla hazırlayalım kendimizi.
“Örgütçük”lerin altından kalkabileceği bir iş değil bu. Bir “emekçi cumhuriyeti” cephesi gerek. Türkiyeli olup, Türkiye’de kurulup, ülkenin batısına da doğusuna da el uzatan bir cephe. 12 Eylül’de olduğu gibi tek tek avlanmamak için dahi bu gerekli.

- Anti-emperyalizm
- Aydınlanma ve laiklik
- Türk+Kürt
- Emek hakları
- Demokrasi ve özgürlükler
- Örgütlü toplum
Bu programın Türkiye’de geniş bir tabanı var. Ve buna ancak sosyalistler öncülük edebilir.
Devirelim emperyalizmin masalarını, kendi masamızı kuralım.
2016’yı “felaket”in değil, “umut”un yılı yapalım.

Anti
01-01-2016, 00:39
Emperyalizme teslim olmak, he...
Sizi düzenbazlar, sizi riyakârlar sizi...
ABC Gazetesi, emperyalistlerin boyunduruğu altına girmiş köhne insanların gazetesidir.
Siz de hesap vereceksiniz.
PKK'nın kökünü kazıyacağız demek emperyalizme hizmet etmek, öyle mi?
Sizi işbirlikçiler sizi...
Ne idüğü belirsiz, düzenbaz herifler...
Önce ne olduğunuzu bilelim.
Ya delikanlı gibi çıkıp itiraf edin, Y-CHP'liyiz deyin, FETÖ mensubuyuz deyin, PKK'lıyız deyin, ya da sesinizi kesin.

Şu videoyu izleyin bakalım. Tek kelime edecek haysiyetiniz kalmışsa, konuşun...
https://www.youtube.com/watch?v=4fxA4NpPmaw&feature=youtu.be

Tekrar ediyoruz, PKK'nın da, F-Tipi Gladyo'nun da, sol-liberallerin de; KÖKÜNÜ KAZIYACAĞIZ.

xcan
01-01-2016, 19:11
Bazıları Erdoğan’ın hatasını anlayıp “milli” olduğunu, “ABD’nin kara gücü PKK’ya karşı anti-emperyalist bir savaş verdiğini”, böylece “kendi mevzilerine” geldiğini söylüyor. Hatta “kraldan çok kralcılık” yaparak bu yolda öneriler de getiriyorlar: HDP’yi kapa, vekillerinin dokunulmazlıklarını kaldır, belediye başkanlarını görevden al, bölgede sıkıyönetim ilan et, vur kır parçala…
Oysa ortada bir “İncirlik Mutabakatı” var; vızır vızır uçaklar inip kalkıyor. ABD’yle, İsrail’le, Barzani’yle yapılan pazarlıklar var.
Erdoğan ve AKP’nin emperyalizme tam teslim olma karşılığında iktidarını sağlamlaştırma inisiyatifi (tavizi) kopardığı gözüküyor. Kürt illerine yönelik operasyonlar ve olası HDP operasyonu bu “inisiyatif”in parçası. Kısacası bu inisiyatif “milli ve anti-emperyalist” olmanın değil, tam tersine “emperyalizme teslimiyet”in bir göstergesi. Erdoğan ABD’nin kara gücüne karşı savaş verecek ve ABD ses çıkarmayacak, kimse hayal görmesin.


Size göre Erdoğan Abd karşıtımı?
İncirlik mutabakatı ne ifade ediyor?
Barzaniyi eğitmek ne isade ediyor?

Bomboş konuşuyorsun.
Muhtemeldir Sosyalistte değilsin.
ABD sizden korkuyormu?

Anti
01-01-2016, 20:52
Size göre Erdoğan Abd karşıtımı?
İncirlik mutabakatı ne ifade ediyor?
Barzaniyi eğitmek ne isade ediyor?

Bomboş konuşuyorsun.
Muhtemeldir Sosyalistte değilsin.
ABD sizden korkuyormu?Sorularınıza -eğer varsa- AKP'liler yanıt versin çünkü bu soruların muhatabı ben değilim.
Sizin kafanızda belirli ön kabuller oluşmuş, Vatan Partisi'nin gerçekten de AKP ile ittifak kurduğuna yönelik.
Bir yalanı ne kadar tekrar edersen o denli gerçek olduğu sanılırmış ya, o hesap.
PKK ve F-Tipi Örgüt karşıtlığı haricinde şu an için hiçbir ortak noktası olmayan iki partiden söz ettiğinizi unutmayın.
Ayrıca "ABD, sizden korkuyor mu?" sorusunun yanıtını Vatan Partisi cephesinden vereyim, "Evet, korkuyor."
Ergenekon, Balyoz, sahte deliller, tanıklar, Silivri... Bunların hepsi bu korkunun sonucudur.
Bu davaların planlayıcısı ABD, uygulayıcısı F-Tipi Örgüt'tür.
Dolayısıyla F-Tipi Örgüt'e karşı vurulan her darbe, ABD'yi rahatsız etmektedir.

xcan
02-01-2016, 00:39
KDP: Ankara ‘Bağımsız Kürdistan’ı’ destekliyor!

30 Aralık 2015
9 (http://www.politez.com/detail/politez-/6266/kdp-ankara-bagimsiz-kurdistani-destekliyor#)

http://www.politez.com/member_files/object_files/ankara-bagimsiz-kurdistan-i-destekliyor_kopya1.jpg (http://www.politez.com/member_files/object_files/ankara-bagimsiz-kurdistan-i-destekliyor_kopya1.jpg)
KDP Politbüro üyesi Kemal Kerküki: “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yaptığı bir açıklamada karşı olmadığını ifade etmişti. Türkiye komşu bir ülke olarak, açık bir şekilde bağımsız Kürdistan’a karşı olmadıklarını ve Bağdat’la uzun ve sonuca varacak bir diyalog sağlayacaklarını açıkladı.”http://www.politez.com/detail/politez-/6266/kdp-ankara-bagimsiz-kurdistani-destekliyor#.VobxgU8rx-Q

Anti
02-01-2016, 01:16
"Manzara toplama kamplarını andırıyordu. Bir an için aklıma Balyoz ve kafes darbe planları geldi. Sanki Balyoz planı aynen bu spor salonunda uygulanıyordu. O zaman jeton da düştü. Bu operasyonların sadece Saray kaynaklı olmadığını daha iyi kavradım. İşin içinde Perinçek fikriyatı ve o akımın devlete sızmış uzantılarının etkisi olduğu çok açıktı."
http://www.haberdar.com/gozalti-gunleri-makale,630.html

Geçen hafta Çanakkale'de gözaltına alınan Sedat Laçiner'in yazısından bir alıntı bu.
Altındaki kullanıcı yorumlarından birisinde de aynen şöyle denmekte: "Maalesef ileride kendi celladı olacak olan Perinçek ve Ergenekon zihniyetinin eline tüm yetkileri vermiş bir saray-hükümet var. Besleyin celladınızı bakalım."

F-Tipi Örgüt dahi biliyor arada herhangi bir ittifak olmadığını, çizgisini değiştiren ismin Erdoğanlar olduğunu...
Ama gelgelelim bizim sözde solcularımız ve ABC Gazetesi bir türlü anlayamadı neyin ne olduğunu...
Teşekkür etmeniz gereken insanlara kalkmış hakaret ediyorsunuz. Ayıp!

aliyarasfal
02-01-2016, 01:31
Kime teşekkür etmemiz bekleniyor anlamadım?

1-Tayyip erdoğan ve akapa örgütüne
2-Feytullah ve tayyibin ortakları örgüte
3-Derin devletin sadık hizmetkarı ve peşindekileride felakete sürüklediği Perinçek denen (gladyo) en baba gizli ortağa


Bunlara neden kırk satır ve kırk katır mantığıyla minnet duymamız ve ha rakiplermiş o zaman dostumuzdur sanmak saçmalığındaki tercihe yönlendiriliyoruz?


Rusya dostumuz? Abd dostumuz? Ab dostumuz? Darbe yapan ordu dostumuz? Darbe yapan islamist soyguncular dostumuz? Çocuk öldüren ABD-İsrail-Ab yapımı örgütler dostumuz? Bize düşman , çocuk öldürten polis devleti dostumuz? Bunların elemanı maşası yol arkadaşlarını satmış kişiler dostumuz? Bunlar birbirine düşman olunca bana niye dost olsun yahu?


Hala tapınmak peşindeyiz birilerine, neden? Gerçek hayatta öyle hatalar vardırki tek başına tüm doğruları götürür. Çünkü o bir yanlış hiç bir doğru ile telafi edilemeyecek hasarlar vermiştir . İşte Perinçek doğru gibi görünen ve değil bir hata gayet bilinçli nice hatayı bilerek, isteyerek yaparak bu topluma öyle kazıklar çaktırmıştırki ona inanmak kurt geliyor diye çığlığı basan yalancı çobana inanmaktan beter bir durumdur.


Önyargı diyebilirsiniz ancak bu benim düşüncemdir ve Tayyip Erdoğan ,Fetullah Gülen ne kadar dürüst ise ve bu ülke insanlarına hangi gözle bakıyorsa(bölücü- düşman-nefret) oda o kadar dürüsttür ve aynı bakışa sahiptir.


Şimdilik saygımla gittim....

İlahimasal
02-01-2016, 16:38
Turan dursunun katlin de
Uğur mumcu katlinde
Bahriye üçok katlinde
Ahmet taner kışlalı katlinde
Sivas katliamında
Maraş katliamında
Gazi katliamında
Başbaglar katliamında
Fetullah olayından sonraki diyarbakır,suruç,ankara katliamlarında bile
Perinçekin parmağı olduğunu DÜŞÜNÜYORUM.

Anti
02-01-2016, 16:47
Turan dursunun katlin de
Uğur mumcu katlinde
Bahriye üçok katlinde
Ahmet taner kışlalı katlinde
Sivas katliamında
Maraş katliamında
Gazi katliamında
Başbaglar katliamında
Fetullah olayından sonraki diyarbakır,suruç,ankara katliamlarında bile
Perinçekin parmağı olduğunu DÜŞÜNÜYORUM.John F. Kennedy'yi, Martin Luther King'i, Enver Sedat'ı, Olof Palme'yi ve Benazir Butto'yu unutmuşsun sayın şizofren.

İlahimasal
02-01-2016, 16:56
John F. Kennedy'yi, Martin Luther King'i, Enver Sedat'ı, Olof Palme'yi ve Benazir Butto'yu unutmuşsun sayın şizofren.

Mit ci deilmi her şey beklenir.

Ha bu arada imralıdakinide unutmayalım.

Şizo?

Anti
02-01-2016, 17:01
Elinde tek bir delilin var mı Perinçek'in MİT'çi olduğuna dair?
İşkembeden sallamak dışında başka bir şey yaptığınız yok.

İlahimasal
02-01-2016, 17:12
O zaman alalade birisi ,peşine takılmaya da gerek yok.

xcan
02-01-2016, 17:17
“Kontrgerilla, Türkiye’ye bir NATO armağanı olarak 1952’de geldi. İlk resmi adı, Seferberlik Tetkik Kurulu idi. Sonra 1960’larda Özel Harp Dairesi adını aldı. Toplum, bu örgütün varlığından yaygın olarak ilk kez 12 Mart 1971 rejimi sırasında haberdar oldu. Kontrgerilla, 1980’e doğru yeraltı eylemlerini yoğunlaştırdı. Abdi İpekçi’lerden Doğan Öz’lere kadar bir dizi suikast, Sirkeci ve Yeşilköy sabotajlarına, Marmara yolcu gemisinin batırılmasına kadar bir dizi büyük tertip, 1 Mayıs 1977 Taksim’den Kahramanmaraş’a Çorum’a uzanan katliamlar, 12 Eylül 1980 darbesinin ortamını hazırladı. Kontrgerilla, 1980 sonrasında faaliyetini olağanüstü boyutlara ulaştırdı. Bugünkü adı, Özel Kuvvetler Komutanlığıdır.” (Doğu Perinçek, agy, s. 11)
Evet, yoldaşlar, Doğu Perinçek’in de kesince itiraf edip belirttiği gibi Özel Harp Dairesi Süpernato’ymuş, Kontrgerilla’ymış, Gladyo’ymuş. Ve söylediği bütün katliamları da yapmış. Binlerce devrimcinin, ilericinin, yurtseverin demokratın kanına girmiş. Bütün bu tespitler olağanüstü doğrudur.
Doğu Perinçek ve Avanesi Lenin Usta’nın benzetmesiyle “kör bir köpecik” gibi burnunu oradan oraya sokarken bazen doğru yerlere de dokunuyor, temas ediyor. Ama ne çare ki adamlarda denge yok, tutarlılık yok, teori yok, kafada sistem yok. O bakımdan kısa süre sonra hızla oradan uzaklaşırlar ve buldukları o doğrunun tam zıttına atlayıp yanlışı savunmaya başlarlar.
İşte aynı Doğu Perinçek ve ekibi aynı “Özel Harp Dairesi”ni şu netlikte savunurlar, ona destek verirler, olumlu ve faydalı bulurlar onu. Yazı serimizin daha önceki bölümlerinde göstermiştik onların bu yaptığını, yani Kontrgerilla yandaşlığını. Fakat burada yeri geldiği için tekrardan kaçınmayıp bir kez daha gösteriverelim bu utanç verici aşağılık işi nasıl yaptıklarını:
“12 Eylül Faşizminin hemen sonrasında Doğu Perinçek, o günlerde “ara güç” diye adlandırarak savundukları 12 Eylül polis ve savcılarına açıkça Özel Harp Dairesi’ni yani Gladio’yu-Süper NATO’yu desteklediklerini beyan eder. Görelim:
“Özellikle şunu belirtelim: Partimiz “Özel Harbi” dış tehdide karşı son derece gerekli gördüğünü defalarca belirtmiştir. Biz bunun önemini çok derinden kavramış bir partiyiz. Bu nedenle Özel Harp Dairesinin yasal kuruluş amacına ve yasal gördüğümüz bu anlamdaki faaliyetlerine karşı çıkmadık, hatta bunları gerekli gördük.” (Türkiye İşçi Köylü Partisi İddianame ve Sorgu, s. 132-133, Sahibi: Av. Hüseyin Gökçearslan, Derleyen: Selim Arıkdal, Av. Hüseyin Gökçearslan’ın Önsöz’ünün yazım tarihi: 31.08.1981)


TAMAMI BURADA


http://kurtuluspartisi.org/soyle-bakalim-perincek-efendi-turkesli-bahcelili-mhp-ozel-savas-orgutunun-yan-kurulusu-mu-yoksa-milli-gucbirliginin-unsurlarindan-biri/

xcan
02-01-2016, 18:05
Perinçek JİTEM’in sözleşmeli personeli mi

www.kaynakyayinlari.com'da 50 TL ve üzeri kitap alışverişleriniz FMBWAT Yılbaşı İndirimi kodu ile sepetinizde anında 10 TL indirimli. Kitaplarla dolu mutlu bir yıl geçirmeniz dileğiyle... (http://www.kaynakyayinlari.com)
http://odatv.com/images/2013_11/2013_11_20/perincek-jitemin-sozlesmeli-personeli-mi--2011131200_m.jpg http://odatv.com/v2/images/facepaylas.png (https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=http://odatv.com/perincek-jitemin-sozlesmeli-personeli-mi--2011131200.html) http://odatv.com/v2/images/twitterpaylas.png (http://twitter.com/share?text=Perin%C3%A7ek%20J%C4%B0TEM%E2%80%99in%2 0%20s%C3%B6zle%C5%9Fmeli%20personeli%20mi&url=http://odatv.com/perincek-jitemin-sozlesmeli-personeli-mi--2011131200.html) http://odatv.com/v2/images/googlepaylas.png (https://plus.google.com/share?url=http://odatv.com/perincek-jitemin-sozlesmeli-personeli-mi--2011131200.html)



20.11.2013 12:01 Karakter boyutu : http://odatv.com/tplimages/font_02.gif http://odatv.com/tplimages/font_04.gif
Cemaat’in gazetesi Bugün’ün manşetinde bugün çok çarpıcı bir iddia vardı. Cemaat tarafından çıkarılan “Aydınlık’tan Kaçanlar” adlı kitapta;Abdülkadir Aksu’nun aldığı bir randevuyla dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı’yla görüşen Cengiz Çandar, o randevuda geçenleri şöyle aktarıyor:
“2 Ağustos günüydü galiba 2004 yılının… Bir sürü şey anlattı bana. ‘Her şeyin farkındayız, her şeyi izliyoruz’ diye bana güvence vermek istedi. Yanından ayrılırken, ‘Size bir şey soracağım’ dedim, ‘Bu Doğu Perinçek sizin için kimdir’, dedim. ‘Şunun için soruyorum, öyle şeyler anlattınız ki bana birkaç saattir, benim hayal gücümün alamayacağı bilgiler verdiniz. Dolayısıyla, sanıyorum ki aramızda belli bir güven duygusu oluşmuş olmalıdır. Bundan cesaret alarak soruyorum, Doğu Perinçek sizin için nedir? Kimdir? Bunu paylaşır mısınız benimle?’ O da,‘Cengiz Bey siz bu adamın kim olduğunu çok iyi bilirsiniz’ diye karşılık verdi. ‘Ben biliyorum’, dedim. ‘En azından kuvvetli tahminlerim var. Sadece Türkiye Cumhuriyeti Emniyet İstihbarat Başkanı nezdinde nedir, kimdir? Onu merak ettiğim için soruyorum’ dedim. Kayıtsız ve kendinden gayet emin bir tavırla, ‘JİTEM’in sözleşmeli personeli’ cevabını verdi. ‘Anlamadım’dedim, bir daha söylesin de, doğru duyduğuma emin olayım diye. ‘Tekrar edeyim’ dedi, ‘üç kelime; JİTEM’in sözleşmeli personeli!’”
SABRİ UZUN ODATV’YE KONUŞTU

Evet…
Cengiz Çandar Doğu Perinçek’in “JİTEM’in sözleşmeli personeli” sözünü 2004 yılının Emniyet İstihbarat Daire Başkanı’ndan duyduğunu söylüyor.

Odatv, o dönemde Emniyet İstihbarat Daire Başkanı olan Sabri Uzun’a ulaştı ve Cengiz Çandar’a bu iddiayı söyleyip söylemediğini sordu.
Sabri Uzun Odatv’ye yaptığı açıklamada Cengiz Çandar’la o dönem 2 kez görüştüğünü belirtti ve şöyle dedi:

“O sözü söylediğimi hatırlamıyorum. ‘JİTEM’in sözleşmeli personeli’ çok basit ve ağır bir laf olur. Cengiz Çandar Bugün gazetesiyle nasıl biraraya geldi? Yakıştıramıyorum.”
Odatv.com

xcan
02-01-2016, 18:22
AYDINLIKÇI avukatları mahkemelere verdiği dava dilekçelerinde ‘Derin Devlet’ edebiyatı yapıyor: “Mehmet Eymür, Aydınlık Hareketi'nin sırrını çözemez. Çünkü, Aydınlık Hareketi'nin kökleri ülke topraklarının en derinindedir. Halktır, emekçilerdir, aydınlardır, köylüdür besin kaynağı. Dayanağı ise Türk Milletidir” diyor.

Aydınlık Hareketi’nin “Derin Devlet”in bir parçası olduğu doğru olabilir ama, yalnız başına değil... Hilary Sumner-Boydlar, Troçkistler, Savaşmanlar, Çağlarlar, yabancı istihbarat ve terör örgütleri ile beraber...

2010

Mehmet Eymür…
Anti bu yazının tamamını oku

http://www.haberx.com/mehmet_eymurun_dilinden_dogu_perincek_kimdir_nedir _neler_yapar%2819,w,9849,407%29.aspx

xcan
02-01-2016, 18:33
DOĞU PERİNÇEK MİT İLİŞKİSİNİN TARİHSEL SÜREÇİ!


(http://www.kaynakyayinlari.com)
Perinçek neden kelime oyunları yaparak tarihi gizliyor?

http://odatv.com/v2/images/facepaylas.png (https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u=http://odatv.com/dogu-perincek-mit-iliskisinin-tarihsel-sureci-2911071200.html) http://odatv.com/v2/images/twitterpaylas.png (http://twitter.com/share?text=DO%C4%9EU%20PER%C4%B0N%C3%87EK%20M%C4%B 0T%20%C4%B0L%C4%B0%C5%9EK%C4%B0S%C4%B0N%C4%B0N%20T AR%C4%B0HSEL%20S%C3%9CRE%C3%87%C4%B0%21&url=http://odatv.com/dogu-perincek-mit-iliskisinin-tarihsel-sureci-2911071200.html) http://odatv.com/v2/images/googlepaylas.png (https://plus.google.com/share?url=http://odatv.com/dogu-perincek-mit-iliskisinin-tarihsel-sureci-2911071200.html)



29.11.2007 00:00 Karakter boyutu : http://odatv.com/tplimages/font_02.gif http://odatv.com/tplimages/font_04.gif
Aydınlık PKK'yı MİT kurdu manşetiyle çıktığında Odatv.com olarak, tarihi gerçekleri gözönüne sürmek için bir yazı kaleme aldık:
"Doğu Perinçek gençliğinde sağcıydı.

Babası Sadık Perinçek Süleyman Demirel’in sağ koluydu.

Yani, Perinçek “dün dündür bugün ise bugün” çizgisine sahip politik bir gelenekten gelmektedir.

Aydınlık’ın PKK ile ilişkisine de bu oportünizm hakim olmuştur.

1) Aydınlık hareketi, 1970’li yıllarda PKK ile mücadele etti. Bu uğurda Aydınlıkçılar canlarını verdiler.

2) 12 Eylül 1980’den sonra Aydınlık hareketi özeleştiri yaptı. PKK’ya yakınlaştı.

Bu yakınlık öylesine sıcak dialoglara döküldü ki, Aydınlıkçılar yayın organları 2000’e Doğru’da, “gerillalar komutan kaçırdı” gibi propağanda kokan yalan haberler bile yaptılar.

Ödüllerini de aldılar: Öcalan başta Doğu Perinçek olmak üzere üç Aydınlıkcı’nın SHP listesinden TBMM’ye girmesini teklif etti.

Ancak Perinçek daha çok milletvekili istedi. Anlaşamadılar.

3) 1990 yılların ikinci yarısından sonra Aydınlık ile PKK arasında soğuk rüzgarlar esmeye başladı.

4) Son yıllarda Aydınlık, PKK’ya tıpkı 1970’li yıllarda olduğu gibi savaş açtı.
Şimdi gelelim meselenin Uğur Mumcu’yla ilişkisine: Uğur Mumcu öldürülmeden önce “Öcalan-MİT” ilişkisini araştırıyordu. O dönemde Perinçek, Öcalan'a Bekaa'da kırmızı karanfil veriyordu.
Mumcu, Öcalan MİT ilişkisi konusunda Cumhuriyet’te bazı makaleler yazdı.

Mumcu’nun, Öcalan’la ilgili yazdıklarına en büyük tepki kimden geldi dersiniz; Doğu Perinçek’ten!

Yayın organı 2000’e Doğru dergisinde Mumcu’yu, CIA-MOSSAD ajanlığı ile itham etti. Perinçek’i bu kadar öfkelendiren neydi biliyor musunuz?

Mumcu’ya göre Öçalan Aydınlık’ın (o dönemdeki adı şafak’tı) bildirilerini dağıtırken, yakalanmış ve bu dönemde MİT tarafından “devşirilmişti”.

Uzatmayalım, gelelim bugüne:

Doğu Perinçek ve Aydınlıkcılar, Mumcu’nun doğru yazdığını söylüyorlar. Aydınlık’ın son sayısında Uğur Mumcu’ya övgüler düzüyorlar!

Rahmetli Mumcu, Perinçek ile aynı çizgide buluşmaktan memnun mudur bilenmez.

Bilinen; Mumcu’nın yaşadığında, “Öcalan’ın MİT ile ilişkisi neden Aydınlıkcıları rahatsız ediyor” sorusuna yanıt bulamadığıdır.

Sahi 1990’lı yılların başında Öcalan’ın istihbarat ilişkilerinden rahatsız olan Aydınlık bugün neden “PKK’yı MİT kurdu” diye haber yapmaktadır.

Siz siz olun Perinçek’in ne dediğine değil, ne demediğine bakın!

Odatv.com "
Bu yazımıza İşçi Partisi Basın Bürosu'ndan Hikmet Çiçek'ten açıklama geldi:
"Sayın Yavuz

Odatv’nin 20 Kasım 2007 günlü sitesinde “Doğu Perinçek, Uğur Mumcu’nun kemiklerini sızlattı” başlıklı haberiniz tümüyle gerçek dışıdır.

Son 40 yılın medyasında, Aydınlıkçıları ve Doğu Perinçek’i hedef alan psikolojik savaş imalatı yazılar bir kütüphaneyi dolduracak kadar çoktur.

Ne yazık ki, siz de bu kervana katılmışsınız.

Belki hatırlarsınız, Marmara Brifingi, 12 Mart döneminde, 3 Kasım 1972 günü Ankara’da Marmara Köşkü’nde yapılan Devlet Brifingi’dir.

Org. Turgut Sunalp’ın komutanlığındaki Brifing Ekibi, devlet büyüklerine gizli bir rapor sunmuştur.

Bu raporun “Türkiye’de Aşırı Sol Akımlar ve Anarşinin Oluşumu” başlığını taşıyan I. Bölümünde, “Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi” hakkında şu değerlendirme yapılmaktadır:

“Milli Demokratik Devrim stratejisini benimsemiş olmasına rağmen, diğer örgütlerin aksine, terörcü, kendiliğindenci ve aceleci eylemlerden kaçınarak, uzun devrede faaliyet gösteren bu örgüt,aynı zamanda militanı en çok, teşkilatı en yaygın olanıdır. (…) “Aşırı sol cephenin genç teorisyenlerinin en azılısı, en teşkilatçısı olan Doğu Perinçek’tir.(…)”
Kontrgerilla’nın (Gladyo ya da SüperNATO da diyebilirsiniz) 35 yıl önceki saptaması budur.

Psikolojik savaşın soldaki tek hedefi Aydınlıkçılar olarak 35 yıl önce belirlenmiştir.

Aydınlıkçıların geçmişlerine niçin bu kadar önem verilmektedir?

Aydınlıkçıların tarihiyle neden bu kadar uğraşılmaktadır?

Niçin en büyük yalanlar, Aydınlıkçılara karşı üretilmektedir?

Aydınlıkçılara ve önderlerine bunca saldırı, sisteme ne kazandırıyor?

İşte bizim gücümüz, bu soruların cevabındadır. Bizim etkimizin büyüklüğü, psikolojik savaşın boyutlarıyla ölçülebilir.

İşçi Partisi’nin Türkiye’de emperyalizme karşı biricik seçenek olduğu bu büyük gerçekte yatar.

Emperyalizme karşı 40yılı aşkın bir mücadele. İşte Aydınlıkçılığın sırrı buradadır. Kuşkusuz 40 yıl içinde politikalarımızda, tüzüğümüzde, programlarımızda değişiklik olmuştur ve olacaktır.

Fakat emperyalizme karşı mücadele konusunda Aydınlıkçılar 40 yıldır kaya gibi durmaktadırlar.

“Doğu Perinçek gençliğinde sağcıydı” diyorsunuz. Kimse anasının karnından sosyalist olarak doğmaz! Lenin de, Mao da öyle doğmadı, İnsanlar teoriden çok vicdandan ve ahlaktan sosyalizme ulaşırlar.

Doğu Perinçek, 1960 sonrasında sosyalizme ilgi duymaya başladı. 1961 yılında ilk sayısından başlayarak Yön dergisini izledi; hayatında ilk oyunu 1963 yerel seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi (TİP)’ne verdi.

1960 sonrası siyasal hayatını ve sosyalist akımı izledi, inceledi.

Bilimsel Sosyalizmi, çeşitli dünya görüşleriyle çarpıştırarak, dört-beş yıllık süreç sonunda benimsedi.

Perinçek, 1964 yılından başlayarak kendisini Bilimsel Sosyalist kabul etmektedir. “Babası Sadık Perinçek Süleyman Demirel’in sağ koluydu.”
Bilinmeyen bir şey söylemiyorsunuz, evet öyleydi. Rahmetli Sadık Perinçek, 1960’larda Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, yani Süleyman Demirel'in “sağ koluydu.”

Mevcut sistem içinde Doğu Perinçek’in gelemeyeceği makam, mevki yoktu. Fakat o sistem dışını, sisteme karşı bir duruşu tercih etti ve bundan da asla pişman olmadı.

Bu ülkenin kurtuluşunu Sosyalizm’de görerek yola çıktı,
Perinçek teröre karışmadığı halde, sırf emekçi halkı örgütlediği ve etkili bir mücadele yürüttüğü için, 12 Mart’ta 20 yıl, 12 Eylül’de önce 12, sonra 8 yıl hapse mahkum edildi.

1990 Nisanı’nda Turgut Özal, Sansür-Sürgün kararnamesini Doğu Perinçek yönetimindeki 2000’e Doğru dergisini susturmak için çıkarttığını açıkça belirtti.

Doğu Perinçek, o dönem hapse atılan tek basın yönetmenidir. 1971’den 1991’e kadar yalnız 2 yıl yasal politika yapma hakkına sahip oldu.

Geri kalan 18 yılın 7 yıla yakınını cunta hapisanelerinde, 11 yılı da aranıyor veya siyasal yasaklı olarak yaşadı.

1998’de yeniden hapse atıldı. Bir yıl daha hapis yattı. Doğu Perinçek, Türkiye’de dört kuşakla hapis yatan tek devrimci. toplam sekiz yılını hapiste geçirdi.
Ama hayatı boyunca hiç kimsenin sırtına basarak bir yerlere gelmeye çalışmadı. Sadık Perinçek’in AP içindeki yeri çok kuvvetliydi, hiç kimse onu yıkamazdı, fakat onun siyasi hayatını bitiren oğlunun sistem dışı duruşu olmuştur.

Fakat Sadık Amca, oğlunun tercihine büyük saygı göstermiş, onun sosyalist, devrimci bir lider olmasına hiçbir şey dememiş ve ölene kadar aynı saygı, sevgi devam etmiştir.

“Aydınlık hareketi, 1970’li yıllarda PKK ile mücadele etti. Bu uğurda Aydınlıkçılar canlarını verdiler.”

Evet doğru. Bugün Perinçek’i PKK ileişbirliği yapmakla suçlayanlar, PKK’ya ilk şehitleri Türkiye İşçi Köylü Partisi (TİKP)’in verdiğini bilmiyorlar mı?

1980 öncesinde Gaziantep’te Zeki Ön, Tunceli’de Adil Turan, Tunceli Nazimiye’de Hasan Erkılıç, Maraş’ta Mehmet Ongan ve İnan Özdemir başta olmak üzere TİKP bu bölgede sayısız şehit vermiştir.

Daha sonra yakalanan katiller, “Bağımsız Kürdistan mücadelemizin önünde tek engel olarak TİKP’ni gördüğümüz için, bu partinin liderlerini öldürdük” diye ifade vermişlerdir.

“Öcalan başta Doğu Perinçek olmak üzere üç Aydınlıkcı’nın SHP listesinden TBMM’ye girmesini teklif etti. Ancak Perinçek daha çok milletvekili istedi. Anlaşamadılar.”

Gerçek dışı. Tam tersi oldu. Perinçek’e siyasi işbirliği teklif eden Öcalan’dır.

3 Aralık 1993 tarihli Milliyet, Sabah ve Özgür Gündem’e bakabilirsiniz. “Ben Doğu Perinçek’e 1991 seçiminde SHP’nin bana verdiği 21 milletvekilliği kontenjanından 5’ini teklif ettim, o tenezzül etmedi” diyor.

Evet, Aydınlıkçılar, SHP’nin yaptığını yapmadı, “tenezzül etmediler” ve kontenjandan milletvekili olmayı reddettiler.

“Uğur Mumcu öldürülmeden önce ‘Öcalan-MİT’ ilişkisini araştırıyordu. O dönemde Perinçek, Öcalan'a Bekaa'da kırmızı karanfil veriyordu… Yayın organı 2000’e Doğru dergisinde Mumcu’yu, CIA-MOSSAD ajanlığı ile itham etti.”

Yalan. 1990 öncesinde Güneri Civaoğlu, Hasan Cemal, M. Ali Birand, Fatih Altaylı, İsmet İsmet vb. gibi bir çok gazeteci oraya gidip Öcalanla röportaj yaptı.

Perinçek o zaman siyasi haklarından yoksundu.. 2000’e Doğru dergisinin Genel Yayın Yönetmeni idi.

Yaklaşan Körfez Savaşı öncesi, ABD’nin Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti politikasını ilk doğru tahlil edenler Aydınlıkçılar oldu. 2000’e Doğru dergisi, ‘Pentagon’un Kürt Senaryosu’ , ‘3 İsrail Planı’ gibi bugün bile önemini koruyan kapak haberleri yaptı.

Perinçek bu dönemde Abdullah Öcalan röportajını gerçekleştirdi. 20. yüzyılda en çok yayımlanma rekoru Öcalan’ın Perinçek’e uzattığı çiçekli fotoğraftır. (Perinçek Öcalan’a karanfil vermedi, çiçeği uzatan Öcalan’dır.)

2000’e Doğru’da ilk kez biz yayınladık. Şimdi her tarafta sanki yeni bir şeymiş gibi sık sık basıldığına göre bu asırda da rekor kıracak demektir!

Uğur Mumcu ile Doğu Perinçek’in dostlukları 50 yıl ötesine dayanmaktadır. Bu dostluğun temelinde vatanseverlik ve emperyalizme karşı olmak vardır. Ağabeyi Ceyhan Mumcu İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısıdır.
“Rahmetli Mumcu, Perinçek ile aynı çizgide buluşmaktan memnun mudur bilenmez” diyorsunuz. Endişe etmeyiniz, memnundur.

Uğur Mumcu yaşasaydı, Lozan’da, Berlin’de, Paris’te “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” diye haykıran vatanseverlerin yanında olacaktı, “Hepimiz Ermeniyiz” diye bağıran vatansızların değil.
Gerçekleri bilmek, Oda tv izleyicilerinin de hakkıdır. Sitenizde yayımlamanızı dilerim, saygılarımla.
Hikmet Çiçek
İşçi Partisi Genel Merkezi
Basın Bürosu Başkanı
Odatv.com'un notu: Sorumlu yayıncılık ilkeleri doğrultusunda bu açıklamayı içeriğine katılmasak da yayınlamaktayız. Odatv.com haberinin arkasında durmaktadır.

Doğu Perinçek ve Uğur Mumcu kavgası için "2000'e Doğru" arşivi en doğru belgedir."
Doğu Perinçek'ten geldiğini kabul ettiğimiz açıklamaya son açıklamayı yine Odatv.com olarak yaptık:
Doğu Perinçek, Odatv.com’un değerlendirmelerine yanıt vermiyor.
Halbuki biz çok açık ve net soruyoruz:
2000’e Doğru Dergisi PKK’nın yayın organı mıydı?
Öyle olmadığını söyleyeceksiniz.
Peki neden PKK’nın ‘psikolojik harp merkezi’ gibi çalıştınız?
Sadece soruyoruz: 2000’e Doğru Dergisi’nde bu haberleri neden yaptınız?
-Türk askerleri Cudi de kimyasal silah kullanıyor (23.Temmuz 1989)
-PKK ordulaşıyor: Doktor Baran, komando taburuna meydan okuyor: “Gelin buradayız” diyor. Karakol komutanı erzaklarını PKK ile paylaşıyor.(6 Ağustos 1989)
-“Dağlarda Gerilla barınmayasın” diye Ordu, orman yakıyor (3 Eylül 1989)
-Öldürülen PKK gerillaları efsaneleşiyor, kimse öldüklerine inanmıyor. ( 24 Eylül 1989)
-PKK kamp komutanları anlatıyor: Hedefimiz çocuklar değil (3 Aralık 1989)
-Nusaybin’de Kürt intifadası ( 18 Mart 1990)
-Gerillalar Onbaşı’yı dağa kaldırdı (1 Nisan 1990)
-Hakkari’nin küçük generalleri ( 21 Mayıs 1990)
Bu haberlerin yanı sıra 2000’e Doğru’da, Abdullah Öcalan tıpkı Atatürk’ün Kocatepe’deki fotoğrafına benzetilerek dağda çekilmiş fotoğrafına yer verildi.(22 Ekim 1989)

Ayrıca bugün medyanın gündeminde olan PKK’lı Yücel Halis cezaevinde olduğu 1991 yılında, 2000’e Doğru aracılığıyla dağdaki teröristlere mesajlar gönderdi. ( 1 Eylül 1991)
Uzatmayalım bu durum 20 Ekim 1991 seçimleri öncesine kadar devam etti.
Dergi o dönem Kürtlerin partisi HEP ile ittifak yapabilmek için kolları sıvadı ve haber yapmaya başladı:
-Taban birlik istiyor (25 Ağustos 1991) vs.
Ama Sosyalist Parti HEP ile ittifak yapmadı.

HEP, SHP ile ittifak yaptı.

Ve bundan sonra 2000’e Doğru da HEP’i hedef alan haberler yapmaya başladı. HEP yöneticileri acımasızca yerden yere vuruldu.
SP seçimlerden umduğunu bulamadı; binde 3 oy aldı.
Bundan sonraki dönem soğuklukla geçti.

2000’e Doğru dergisi artık Öcalan’ın “objektif ajan” iddiasıyla öldürdüğü PKK’lıları yavaş yavaş haber yapmaya başladı. (10 Kasım 1991)
15 Aralık 1992’de PKK’nın yayın organı Berxweden de, Doğu Perinçek ve Aydınlıkçıları hedef alan bir makale çıktı. Ve yollar ayrıldı.
YANİ:
Doğu Perinçek’in sağcı olduğunu vurgulamamızın nedeni, ideolojiyi değil siyaseti merkeze alan bir politikacı olduğu içindir.

Yoksa Odatv.com olarak ne Perinçek ile ne de bir başka politikacıyla kişisel meselemiz yoktur.
Bizim isteğimiz, Perinçek’in dün söylediği ve yazdığını bugün hemen değiştirmesindeki kurnazlığının sebebini anlamaktır. (Örneğin; Kıbrıs meselesi, İttihat Terakki’ye bakış, 12 Eylül’ü ele alış, sola bakış, Eşref Bitlis vs)
Yukarıda yazdığımız gibi Perinçek dün PKK’nın psikolojik harp merkezi gibi çalışmıştır.
Bugün ise “PKK’yı MİT kurdu” demektedir.
Hangisi doğru?
Ve en çok merak ettiğimiz: Perinçek yarın ne diyecektir?


http://odatv.com/dogu-perincek-mit-iliskisinin-tarihsel-sureci-2911071200.html

Anti
02-01-2016, 21:48
xcan, ne yazmamı bekliyorsun ki?
Verdiğin kaynakların hiçbirisini kaale almıyorum ve kendisini "solcu" olarak lanse eden birisinin nasıl olur da kaynak olarak Cengiz Çandar'ı, Önder Aytaç'ı, Mehmet Eymür'ü adres gösterebildiğine anlam veremiyorum.
Açık ve net şekilde sol-liberalizmin kuşatması altındasınız. Üstelik FETÖ sosuna bulandırılmış şekilde...
Oda TV ile ilgili yazıda da Hikmet Çiçek'in vermiş olduğu cevap, kâfi olsa gerek. (Ayrıca Aydınlık'ın geçmişi ile bu denli ilgilisiniz de, Oda TV'nin bugün Vatan Partisi ile aynı çizgide olmasını neden göz ardı ediyorsunuz?)
(Cengiz Çandar'a dair vermiş olduğunuz kaynak da kendi kendini yalanlıyor zaten. Sabri Uzun, böyle bir şey dile getirmediğini belirtirken, Çandar'ın nasıl olur da FETÖ ile bir araya gelebildiğini sorguluyor.)

Sahi neden ilgilendirir bugünden ziyade geçmişi bir insanın?
İçinden çıkamıyorsunuz işte, debelendikçe batıyorsunuz.
Çözüm öneriyorum; biraz bugüne odaklanın ve doğru saflara gelin.
Sol-liberallerin, Fethullahçıların hepsi savruldu bir yere, işte, Türkiye'ye dahi gelemiyorlar, buradakilerin de insan içine çıkmaya yüzleri kalmadı.
Sonunuz onlar gibi olmasın istiyorsanız millî saflar içerisindeki yerinizi acilen alın.
Bakın Y-CHP ile Cumhuriyet gazetesi kalkmış ne diyor: "HDP'nin taleplerini masada görüşmeye varız."
Toprak, masada tartışarak verilecek bir şey midir?
Masayı dağıtmak sizin elinizde...

İlahimasal
02-01-2016, 22:03
Anti sana bir defa daha sormuşdum

Sonunuz falan diyorsun ya...kime güveniyorsun ,etiniz ne ? Budunuz ne?

Milliyetcilik yaparken bile aslını( mahape) kopya edemiyorsun.

Uluman falan lağzım .

Soruya cevap vermek istemeyebilirsin. Korkunu anlayabilirim.

İlahimasal
02-01-2016, 22:22
Amerikayı arkasına alan her ağzı salyalının durmadan chp,cumhuriyet gazetesini,solcuları tehdit etmesi baydı artık.

Anti
02-01-2016, 22:29
Senin etinin ya da butunun ağırlığı, partinin aldığı oy sayısına göre mi tartılıyor?
Eğer böyle düşünüyorsan tabii ki oyunu Y-CHP'ye verebilirsin ve ipe sapa gelmez muhalefetini sürdürmeye devam edebilirsin.
HDP ile masaya oturup ayrılıkçı talepleri görüşebilirsin mesela.
Devlet kademesini ele geçirmeye çalışan Fethullahçıları partine toplayabilirsin ya da...
AKP ile koalisyon hükümeti kurmak da seni memnun ederdi, değil mi? Denemediğiniz iş değil...
Ekmel Beyler ile keyfiniz de yerinde.
MHP'yi eleştirirken onunla ortak aday çıkarmak, onun adaylarını partine devşirmekte de sıkıntı yok.
Hayat size güzel vallahi.
Şunu da duvarına tablo yap, her gün şifa niyetine üç kez oku: "Doğru bir devrimci çizgide konumlanan azınlık, artık azınlık değildir."

İlahimasal
02-01-2016, 22:33
Hdp bu ülkenin yasal bir partisi değilmi?
Akp ,chp,mhp ve i.p gibi

Kusura bakmada hdp bile tükürse boğulursunuz bizde size can simidi neyim atarız.

Bazende insan koltuk da deilde kucak da oturmayı sever. Boğulmamak için.

Anti
02-01-2016, 22:38
ilahi komedya, senin gibi en ufak bir zeka kırıntısı göstermeyen ve papağan gibi sürekli olarak aynı şeyleri tekrarlayan, terbiye yoksunu birisi ile tartışacak değilim. Bundan sonra istediğini yazmakta özgürsün.

İlahimasal
02-01-2016, 22:40
Chp nin rakibi akape partisidir.

Neden sürekli bizim siyasi rakibimiz gibi yırtık poşetten çıkar gibi çıkıyorsunuzki.

Begenmediğiniz hdp kadar bile oy alamayan mehapeyi bile halk reyin de geçemeyen siz olsanız olsanız saadet partisi ile rakip olabilirsiniz....

İlahimasal
02-01-2016, 22:45
Anti
zeka ile doğru orantılı partin akp nin kucağına düşdü dost acı söyler. Başkada şansı yok.üzüluyorum halinize ama.
Haddini biliceksin ve dolaylı tehdit etmeyeceksin.kuru gürültü.

spartacus
05-01-2016, 22:06
http://www.diken.com.tr/haci-haciyi-mekkede/

http://utay-alidurantopuz.blogspot.com.tr/2015/12/baro.html

xcan
10-02-2016, 02:37
Doğu
Perinçek Yahudimi?

Yalçın Küçük, Perinçek’in MOSSAD suçlamasına ne yanıt verdi







Doğu Kardeşimiz’in her söylediği tekrardır, daha önce de çok söylediler ve çok bilgisiz olmuş, bana ne zaman kızarsa, bunları yazıyor. Ben sabetayizm ve judaizm araştırmalarına başladığımda hepsini bir kez yazmıştı, “Atatürk’e gelecek ha” dahi kayıtlarını biliyorum. Bizim Mustafa Ekmekçi olsa, “yok ya, annen güzel mi derdi”, Lebibe Hanım mı, pek güzeldi. Haymana Hapishanesi’nin demir kafesinde karşılaşırdık, görüşmeciler dışında ve biz içinde, “Lebibe Hanım, gözleriniz çok güzel,” diyordum ve “güzeldir” cevabı bu oluyordu. Çok güzel anneydi, bütün anneler güzeldi. Doğu kibardır, kafesten çıkar, çay yapıp getirirdi. Lebibe Hanım bana çok güvenirdi; işte bu arada, “nasıl, gece uyuyor mu, aman, üstünü ört” diyordu. Güzel anne idi, güzel anneleri severim, bütün anneler güzeldirler.
Gün Zileli, Ümit Zileli’nin amcası, Irmak’ın babası, Lebibe Hanım’ın damadıydı, kitaplarında, “kayınvalidem Yahudi asıllılıdır” yazıyordu ve bence hiçbir sakıncası yoktur. İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar, daha doğrusu bir İsrael Devleti çıkmadan önce bunları serbestçe söyleyip yazabiliyorduk. Şimdi tekrar özgürleştirmek istiyorum. Adımlarım var.
Bitirebilir miyim, Çıkış’ın birincisinde, Alyans Okulları’nın ve Balat’ta yayınlanan El Tiempo dergisinin Osmanlı-Türk aydınlanmasının kaynaklarından en önemlisi olduklarını kaydettim. Doğu Perinçek, küfretmek yerine, oku ve aydınlan, tavsiye ediyorum. Her zaman, sabetayistler olmasa, biz bu Cumhuriyet’i daha çok zor kurardık, diyorum. Ve şimdi çok rahatlar ve hem kendilerini ve hem de beni seviyorlar.
İkincisinde, Kuzguncuk’u yazdım ve yazarken heyecan duydum; büyük Kurtarıcı da, Ali Fuat Cebesoy’larda uzun süre orada kalmışlar. Şimdi sabetayizmden sonra Yahudileri asimile etmeye çalışıyorum. Köklerinden utanmayacaklar, adımlar atıyorum.
Benim en yüksek tuttuğum devrimcilerden birisi Doktor Nazım’dır, İbrani asıllıdır, Menderes’in çok yakın akrabasıdır; Aydın Bey, bana, “büyük dayım” diyordu. Ve 1926 yılında hiçbir suçu yok iken Maliye Nazırı Cavit ile birlikte astık ve kalın kafalı Kemalistler doğru buluyorlar, bunları hiç sevmiyorum. Doğu’yu gittikçe daha kalın kafalı Kemalist görüyorum, ancak hapishane arkadaşlığı da bir hastalıktır, yine de bir sevgim var.
Doğu’ya bir bilgi daha vermek istiyorum, birisinden söz etmek istiyorum, adı Nuri’dir, Yahudi isim kitaplarında da yeri var. Soyadı “Adı Güzel” olup, bizim Doğu, “Nuri Adı Güzel Ağa’nın torunuyum” deyu övünmektedir. Adı Güzel, Şem Tov’dur ve sıklıkla İbrani asıllı ya da İbrani’dir. Demek benim hapis arkadaşım Doğu Perinçek de İbrani asıllıdır ya da olabilir. Ve Doğu, adı, İbrani isim lügatlarında “Mizrah” olarak yerini almaktadır. Ve hiçbir sakıncası da bulunmamaktadır. Ayrıca tekrar ediyorum, Aile’nin damadı da bu görüştedir. Burada duruyorum.


http://odatv.com/perincekin-mossad-suclamasina-ne-yanit-verdi-0902161200.html

Kurdistannn
10-02-2016, 09:45
Yahudiler zeki olur, Perinçek in yahudi olduğunu sanmam :)

spartacus
10-02-2016, 19:46
Yalçın Küçük kendisinden bekleneni yapmış...

tencere, kapak olsalarda

diyeceğim aklı başında hiç bir insan, bu tür yazıalr yazanları ciddiye almaz, yazdığı ne olursa, muhatabı kim olursa olsun...

Perinçek kişisel çıakrları için, öteden beride ABD merkezli, MİT merkezli çalışan, çalıştırılan bir piyon, ya Yalçın Küçük ne? İkiside aynı yolun yolcusu yalnız aralarında gördüğüm fark şu;
Perinçek akıllı
Yalçın Küçük ise hasta(muhtaplık anlamında demiyorum, gerçekten hasta, hani denir ya hasta ruhlu, ileri düzey narsizmden tutunda çeşitli piskolojik arızalara sahip denebilir)...

Kısaca, 2 cambaz 1 ipte oynamaz durumu hasıl olmuş...

Yani bütün mesele önce resmi ideoloji kaynaklı, 1923'den beridir değişmez anlayış.

yahudi, Ermeni dölü, vatan haini vs diye, diye ve bunu diyenler asıl ülkeyi peşkeş çekenlerdi. Ortada ciddi bir AD HOMİNEM durumu vardır, yine de okumuş milyon insan dahi bu tür söylemleri sersem-salak düzeyde(çünkü tabuları gereği) slogan gibi atabiliyor...

Yani anlamadığım bir insan yahudi ise Perinçek gibi mi olur?
Ermeni ise misal jet fadıl filan mıdır?
Atatürk mason, darwin mason, Marx mason, uçsuz bucaksız bir AD HOMİNEMCİLİK...
H abu ad-hominemin temeli ise 1923 de atılıyor, bizzat T.C çeşitli ad-hominem söylemler üzerine kuruluyor, keser dönüyor, sap dönüyor, ad-hominemciler birbirlerini ad-hominemce itham edyor vs...

iyi de arkadaş Yahud'nin, Ermeni'nin, şu ya da bunun ne günahı var?

Edoağa ve Gül içinde yahudi denmişti, yani bütün mesele kişilerin hangi inançta ya da hangi milletten olduğu meselesi midir? Kıçının kılıyık diyende yahudi midir? üstelik sözde yahudi diyenler hep gidip, gidip DEDELERİNİ ARAŞTIRIYORLAR, bu bile ad-hominemcilik, adamın babası silme İslamcıdır, oğlu ateist olabilir, inanç işidir ya da inançsızlık, kişiyi bağlar... bu kadar salaklığı değil bilim, sokak sohbetlerinde bile görmek kolay değildir görsekte salaklık deriz.

Milyonlarca köleden(akıl kölesi de dahil) oluşan bu toplum topyekün Yahudi'midir, bütün mesele bu mudur yani?

Birde aydın ayağına geçinen PUTÇULUĞUN iliğini sömüren birisi... Putçuluk insanı aydın yapmaz, lakin özgürlüğe muhtaç kitleleri vareder ve SÖMÜRÜR...

Yalçın Küçük, Yılmaz Özdil gibiler aydın değil(ki kesinlikle değiller), bari yazar olsalardı, o'da değil, bunlar aslında kalemşörler ve bunların dönem, dönem horoz gibi ötmelerinin altında aranması gereken zemin ideolojik, siyasi ve en önemliside direktifi veren ABD ve güncel siyasi manevra alanlarıdır..

bana öyle geliyor ki, ortada bir oyun oynuyorlar, Perinçek'de dahil, gelecek günlere dair tünelin sonunda bir darbe planı görüyor olabilirler ve Türkiye başından(kurulduğu günden), batının piyonluğunu kabul etmiş bir ülke(1950 lere kadar rehberleri İngiltere, modelleri Almanyadır), her darbe bizzat en tepeden yapılmış ve tümüde Amerikan direktifiyledir. ABD direktifli olmayan darbelerde vardır ve evet vardır, lakin başarılı olamamışlardır, hatta Amerikancı olmayan subaylarda, çeşitli operasyonalrda arkalarından vurularak temizlenmiştir(muhtemel son 8 ayda da Cizre, Sur vb derken, bazı temizlikler yapılıyor olabilir çünkü operasyonlara sürgüne gider gibi gönderilenlerde var)...

Bizim Ordu merkezi anlamda direk ABD'ye bağlıdır. Bu gün Erdoğan'a karşı girdikelri yumuşak mizaç kimseyi yanıltmasın, ne zaman Amerikan çıkarları, bölgede emperyalsit paylaşım ve çıakr ağı sekteye uğrar, bir günde, evet sadece 1 günde tüm o sima değişir...

Son olarak, Körle(Perinçek, Yalçın Küçük vb) yatan şaşı kalkar...

xcan
10-02-2016, 20:16
Doğu Perinçek yahudi olsane,olmasa ne?
Lakin Türkler ve kürtleri ebedi kopuş ve kan davasına sürükleyenlerden biri olduğu muhakkak,İnsan kanı akmasından ağzından salyalarla gülebilen biri ,insan olamıyacak kadar alçaktır.
İzlediği politika Bop projesinin hayata geçmesine hizmet ediyor.
Görevini yapmış Türk-Kürt kardeşliğini dinamitlemiştir.
Acı olan ulusalcıların hala onu çözememiş olmasıdır.

spartacus
10-02-2016, 20:57
Doğu Perinçek yahudi olsane,olmasa ne?
Lakin Türkler ve kürtleri ebedi kopuş ve kan davasına sürükleyenlerden biri olduğu muhakkak,İnsan kanı akmasından ağzından salyalarla gülebilen biri ,insan olamıyacak kadar alçaktır.
İzlediği politika Bop projesinin hayata geçmesine hizmet ediyor.
Görevini yapmış Türk-Kürt kardeşliğini dinamitlemiştir.
Acı olan ulusalcıların hala onu çözememiş olmasıdır.

Sevgili xcan

asıl acı olan ulusalcıların kendilerini çözememiş olması... Çözseler ulusalcı olmazlar, bunun bildik put-etiket zemini olduğunu ve fikren ve madden kullanıldıklarını bilirler. Bilseler Perinçek gibilerde, daha büyük sömürücülerde çıkmaz, çıkamaz.
örneğin anti-emperyalizmin, ulusalcılıkla taçlandırılması, özünde ve tam aksine emperyalizme hizmet yemini haline gelir. Bir sosyo-kültürel aidiyetin, siyasileştirilmesi, karşı laiklik isede, özünde siyasileştirilen hangi sosyo-kültürel aidiyet olursa olsun, bu ayrıca bir dejenerasyondur.. Dejenere kitle ve görüşlerin, objektif ve tutarlı bir siyaset izlemesi beklenemez, rüzgar ne yönden eserse, onlarda kitleleri o şekilde kullanır...

Perinçek vb aslen çok etkisiz kişileri, emperyalizmin bölücülüğünün mihenk taşıymış gibi işlemek başlı, başına yanlıştır... Öküz altında buzağı aramak, anası dururken danasıyla cebelleşmek gibi bir şeydir. Ülkenin bölünnesini istemeyen sözde milyonlarca insan var ve bunalrın bir ayağı olan milliyetçileri incelersek zaten andığın BOP stratejisinin asli bileşenlerinden oldukları görülür, efendim bunların renk bakımdan NÜANS farkları bir anlam ifade etmez. Perinçeğin yaptığı, aslında farklı bir şey değil... Tek gündemleri var, bölünme fobisi(apokaliptik esaret) ve bir çeşit Anadoluya özgü garip bir ırkçılık, başka hiç bir dertleri yok(emek, hayat, sömürü, refah düzeyi, insanca yaşam, hak, hukuk... hakgetire)..

tekçilik, tek zihniyet, tek din, tek mezhep, tek lider, tek tip insan modeli, tek dil, tek renk, tek cins vb üzerine bina edilmiş sahte ve ilizyon söylemlerle etiketlenmiş toplumlar hiç bir zaman özgür olamazlar, insan gibi yaşayamazlar(bütün günleri 2 kişi konuşurken üçüncüye bok yemek düşer önemiyle geçer), özgür olmayan bir toplumda kapitalizmde, kaçınılmaz olarak büyük balıkların yemi durumundadır, Perinçek gibilere ise hiç gerek yok. Perinçek gibiler özünde KİŞİSEL çıkarlar elde ederler, dönem, dönem ABD merkezli darbe beklentisine kapılıp, bol, bol paranoya-propaganda yayarlar, olurda darbe olursa kendilerine pay-kemik düşeceğini sanırlar, böylelikle kapitalizmde bazıları bu sayelerde alınteri dökmeden iyi bir hayat ya da manevi bir güç olma şansını yakalar. (hepsi yakalayacak diye bir kaide yok)...

Kısaca bana göre dincinin sarıklı, çarıklı sömürgeni ne ise, milliyetçiliğin, ulusalcılıkta çarık ve sarıkla gezen bir anlayıştır, bütün işleri sol gösterip sağ vurmaktır.

bazı ulusalcılar çarıklı, sarıklı görür iğrenir, bende ulusalcıları görünce aynı hisse kapılırım. kişi insandığı için ve inancını kendinde yaşıyorsa elbette kimsenin tiksinme hakkı yok, ama bu sembolik olarak etikete, siyasete alet edilmişse, işte mesele orada başlar...

Sık, sık örneklerde kullanıyoruz, ama Cüppeli Ahmet'i cüppeli Ahmet yapan kendisi değil, özünde seslendiği kitledir, o kitleninde sahip olduğu putlardır. Kimin, kimi görmesi sorunu var bilemem, zira Ahmet kendisini ve ne yaptığını iyi biliyor, bu halde birileri bir şeyi görmek istiyorsa, bence meseleyi kendisinde aramalı...

Bir insan objektif değer yargılarına sahip değilse, kimliksiz kalmış demektir, o nedenle de anasından çırılçıplak doğmakla edindiği ama çevre etkisiyle kısa vadede kaybettiği kimliğini aramaya koyulur, ve içinde yaşanılan toplumsal sistemde, her bireye bir kaç tercihli, bir kimlik yapıştırıverir..

Her zaman dedim, diyeceğim, bu toplumu, bu ülkeyi sözde düşündüğünü söyleyenler, insan odaklı, insan merkezli değilde mezhep, etiket, ırk merkezli siyasette oldukları sürece asli işleri karşı-devrimcilik olacak. Perinçek gibilerinde, darbeci generallerinde, onları alkışlayan ulusalcılarında, ABD merkezli fiiliyatlarının özünde yatan budur... baştan söz verilmiş, biz denmiş toplumu kamplara ayıracak ve kendimize bir kampı hakim siyaset yapıp birde tarafgiri olacağız denmiş, anası belli, danasına çatmanın ve zavallı öküzlerin altında buzağı aramanın, bulamayınca da öküzü kesip, biçmenin(suçlu ilan etmenin) anlamı yok...

Birde nedir bu bölünme paranoyası anlamış değilim. Ulan sen zaten bölmüşsün, birde utanmadan bunun isyasi bayraktarı(milliyetçilik, ulusalcılık) olmuşsun, fiiliyatta bölmüşsün, tek derdin kağıt üzerinde çizgiler, aklınla sınavda mısın?... Soğuk savaş dönemi CIA belgeleri, kimin ne olduğu ve olmasını gerektiğini anlatır, dinci-mezhepçilerle birlikte milliyetçiler de anılır. Yani sözün kısası, her ideoloji, etiket, sembol tapınımıyla dejenere olur ve köleliği koşullar, ve elbette provakatif-radikal solda içindedir(bunları da ayrı görmüyorum), tümü de özünde bir çeşit tarikatlaşma zihniyetidir, bir teslim sürecidir! Tarih desen tarih böyle okunmaz... tarihte ne kadar çok insanı kılıçtan geçirdiğiyle, bir avuç saray eşrafının nasıl birbirini pandiklediğiyle olacak iş değildir, bir ülke etiketleriyle hiç bir şeydir, bir işede yaramaz, ülkeleri ülke yapan sembollerde, bunalra biçilen tabularıda değildir, insandır. İnsan öznesine bakılacak...

Çok yüce ülke Türkiyeymiş, açlık sınırı altında milyonların yaşadığı, içinde kamplaşmaların cirit attığı, annesini seçemeyen insanın rengine, diline, inancına şuna buna bakarak süreğen bir CADI AVI(ORTAÇAĞ) siyasetinin hakim kılındığı, milyonların hayatlarının anadan doğup, mezar taşında biten aslında bir yaşanmamışlık olduğu bir ülke... Bu insanları da anlamak güç, yabancı ülkeler kapısını açsa, gelin dese herkesten önce koşacaklar...

İnsan ve sosyal hayat asıl önemli olan budur, ulusalcılar için ise örneğin tek bir şey önemli;
Hitlerden daha fazla sayıda heykel dikmek, sembollerini imkan varsa enjektörlere kazıtıp kanlarına işletmek vs.... Zeus akıl, fikir versin, ne diyelim... Dinciside, milliyetçiside, bu hayata Müstehak, Perinçek az bile, hatta ulusalcılar O'na üstün başarı madalyası takmaları lazım, çünkü milyonalrın fikrini, adam üzerinde cisimleştirebilmiş! hepsinin canı cehenneme, dincisi-milliyetçisi-ulusalcısının cehenneminde(ölü ya da diri) ya ölerek ya da bir gün aydınlığa ererek kurtuluşa ereceğiz nasılsa...

xcan
10-02-2016, 21:33
Dünyanın sosyalist olması her sorunun çözümü.
Halkların antiemperyalist anti kapitalist birliği her sorunun çözümü.
Un ufak devletçikler sunan Bopa karşı Ortadoğu mazlumlarının birliği her sorunun çözümü.
Emperyalizmin orta doğudan ve dünyadan kovulması her sorunun çözümü.
Mazlumlar zalimlerle aynı masada oturmamalı.
Perinek Abd isteklrini uygulayan birkaç maşadan biri.Abd üsleriyle dolu bir ülkede "Abd ile kürtleri öldürerek savaşıyoruz" diyerek nazi propogandası yapıyor ve midemibulandırıyor.

spartacus
10-02-2016, 21:50
Sevgili xcan

haklısın, heleki mide bulantısı konusunda...

En son sanırım 60 kişi yakılarak öldürülmüştü, tank ve toplardan kaynaklı, insanlardaki korku, telaş, bodrumlara doluşmak, saklanan insanlar, TRT de geçen haber "60 terörist etkisiz hale getirildi"...

8 aydır batıdan hiç ses çıkmıyor farkında isen. Çünkü Erdoğan başkanlık yolunda türk-islam senetzini gayet iyi kullandı, Perinçek ise dediğim gibi bir çok insanın csimleşmiş örneği, mide bulantısı Perinçekle sınırlı değil ki, milyonlarca insan var aynı kafada...

Milliyetçiler ile dinciler elele, Erdoğan'ı başkan yapabilmek için çalışıyor... her öldürülen kürt içinde sevinçten çıldırıyorlar...

upuaut
10-02-2016, 21:53
Doğu Perinçek yahudi olsane,olmasa ne?
Lakin Türkler ve kürtleri ebedi kopuş ve kan davasına sürükleyenlerden biri olduğu muhakkak,İnsan kanı akmasından ağzından salyalarla gülebilen biri ,insan olamıyacak kadar alçaktır.
İzlediği politika Bop projesinin hayata geçmesine hizmet ediyor.
Görevini yapmış Türk-Kürt kardeşliğini dinamitlemiştir.
Acı olan ulusalcıların hala onu çözememiş olmasıdır.


Şöyle bir şey mi?

http://www.youtube.com/watch?v=bHi1bmcbXbE

spartacus
16-02-2016, 05:51
http://www.diken.com.tr/dogu-perincek-cok-mutlu-ya-siz-siz-de-mutlu-musunuz/

xcan
08-04-2016, 06:55
Çarpık bacaklarıyla siperden, sipere,topal çekirge gibi zıplayan ,Çakma ,tanrı Odin kökenli Perinçek yalakalık sınırlarını yıktı!.
Perinçek ,daha ne kadar küçülecek,Akp tetikçiliği yapacak?
Bir insanın yobaz,tecavüzcü sapıklara bunca destek vermesi hangi motivasyona dayanır?
ve bir insan nasıl böyle alçak bir kampın parçası ve elemanı olur?
Bu sizce şahsiyetli bir tavırmıdır?.



odatv.com
Perinçek'ten Kılıçdaroğlu'na istifa çağrısı

Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek'in eşi ve Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şule Perinçek, Hükümete yakın Sabah gazetesine yaptığı açıklamayla CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu Aile Bakanı'na yönelik sözleri nedeniyle istifa etmeye çağırdı. Perinçek, "Bu hem siyaseten hem kadını zedelemesi bakımından çok ayıptır. Bunun da hiçbir özrü yoktur. Bu tür bütün siyasetçilerin görevden çekilmesini talep ediyorum" dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, AKP'lilerin Ensar Vakfı'na sahip çıkan tavırlarını eleştirirken, "Çocuklara sahip çıkın vakıflara değil. Valisi konuşmuyor, Milli Eğitim Bakanı konuşmuyor. Aile Bakanı birilerinin önüne yatmış durumda o zaten hiç konuşmuyor" ifadelerini kullanmıştı. Söz konusu ifadeleri Kılıçdaroğlu'ndan önce İçişleri Bakanı Muammer Güler, Reza Zarrab'a kullanmıştı.

İşte Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şule Perinçek'in Hükümete yakın sabah.com.tr 'ye yaptığı açıklamalar:

Bu olaya iki noktada çok büyük tepki duydum. Birincisi kadın siyasetçi olarak, siyaset artık laf yetiştirme Karagöz-Hacivat durumuna geldi. Türkiye'nin bu kadar sorunları varken laf cambazlığına hakikaten büyük tepki gösteriyorum. İkincisi de kadın yazar olarak, kadının bu konuda siyasette malzeme yapılmasına zaten öteden beri çok tepkiliyiz, ilk kullanana da son kullanana da... Sn. Kılıçdaroğlu diyor ki ''o sözleri ilk karşı taraf kullandı'' neden ben kullanmıyorum öyle bir şeyi? Kadını malzeme olarak görünce siyasette bu tür şeylere yol açabiliyor.

''BU TÜR SİYASETÇİLER GÖREVDEN ÇEKİLMELİ''

Çözümsüzlükten, siyaset üretilemediğinden bu tür şeylere başvuruyorlar.Türkiye'nin önündeki sorunlara çözüm üretilemedikleri için ancak böyle laf atmayla siyaset yapabiliyorlar. Bu hem siyaseten hem kadını zedelemesi bakımından çok ayıptır. Bunun da hiçbir özrü yoktur. Bu tür bütün siyasetçilerin görevden çekilmesini talep ediyorum. Türkiye'nin sorunlarına çözüm bulacak, buna kadaına şiddette dahil çözüm üretecek siyasetçilerin gelmesi mecburiyettir.

derdimend
08-04-2016, 07:08
O adamın zaten bacağı gibi aklıda yumru kardeşim.CHP li değilim ama bu adam doğru söyledi diye onu kötülemek anlamına gelmez ve arkasındayım da.Helal olsun ortada bir zulüm ahlaksızlık varken birileri bunu örtmeye savunmaya kalkıyor,halkı uyutmaya kendi şerefsizliklerine alet etmeye çalışıyorlarsa ne olursa olsun İNSAN olarak buna müdahale etmeli ve haklının yanında olmayı yeğelemeli.Oldum olası Bu Perinçeğin neye veya kime hizmet ettiğini anlamış değilim..İşin ucunda PARA varsa herif orda..Zamanında APo köpeğinin de yanındaydı bu :)) Neyse diyecek çok söz var yüze karşı ama ne söylenesi,ne de tükürülesi kalmış o yüzlerin...O zaman şule ablamıza da Bİ KEREDEN BİŞEY OLMAZ demek lazım anlarsa :))...

İlahimasal
08-04-2016, 13:04
Perinçek'in kendi dönemindeki tüm alevi katliamların da parmağı olduğunu düşünuyorum.
Perinçek ,Devlet bahçeli ve sivas katliamını yapanların avukatları ayni torbaya durup duruken girmediler.
Perinçek ve akplilerin büyük bir çoğunluğu Deniz baykal'ı yaad edip duruyorlar.Kılıçtaroglu gitsin diye propaganda yapıyorlar


Tavsiyem ,Deniz baykal gibi bir çapkının, perinçek ve akp lilerin ortak olduğu bir partiye vekil olarak alınmasıdır.

45 erkek çocuğuna 1 sefer tecavüz etmek KADER ise Bizlerinde bu tecavüzcüler ve avukatlarına gerekeni söylemek Kaderdir.
Önüne yatmassanız yanına yatın.Bizim için durum deişmez.

Natan
08-04-2016, 13:58
Perincek ben kendimi bildim bileli donektir. Ciddiye alinacak biri de degildir. AKP'nin bastonudur. Borazanidir. Akp ne isterse onu yapar. Zamaninda devrimcileri ispikleyip devrim ayagina yatan da odur, pkk kamplarina gidip Apoist olan da odur, hem leninist hem kemalist profil cizen de odur. Ben kendisinin siyasetci degil, devletin istihbaratcisi oldugunu dusunuyorum.

Bu topalin, kendisini icerden cikaranlarin ayagini opmedigi kalmistir. Bir de pecete tutsa tam olacaktir. Cunku bi bu kalmistir.

Kurdistannn
08-04-2016, 14:28
Bu topalin, kendisini icerden cikaranlarin ayagini opmedigi kalmistir. Bir de pecete tutsa tam olacaktir. Cunku bi bu kalmistir.

Topal derken, fiziksel durumundan dolayı diyorsan, bence böyle ifadeler kullanmak yakışık almaz.

Ama bir peçete tutmadığı kalmıştır lafına çok güldüm:) Bence de:)

xcan
30-09-2016, 15:37
Hastalıklı bir insan portresi;Doğu Perinçek
Hemen her günü bir önceki gün tükürdüğünü yalamakla geçiren biz zavallı figür.Zigzaglarıyla Taipten hiç geri kalmayan rahatsız bir portre.
Daha dün vatan cephesinde birleştik dediği zata bu gün ne hakaretler ediyor.



Doğu Perinçek: Tayyip Erdoğan Kemalizme teslim oldu
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, "Erdoğan yurtseverler tarafından ele geçirildi" sözlerinin New York Times ve Frankfurter Allgemeine yer almasına karşılık açıklamada bulundu.


Doğu Perinçek'in bugünkü yazısı:

"İnönü'nün adını ders kitaplarından silmeye kalkanlara! CIA Şeyhi Gülbettin Hikmetyar'ın dizinin dibinden kalkıp, Amerikan tertipleriyle Cumhuriyet iktidarını gasp edenlere!

Haçlı Seferinin BOP Eşbaşkanı sözleşmeli personeline!

Siz, Atatürklerin, İnönülerin, Celal Bayarların, Fevzi Çakmakların kurtardığı vatanı bölüyorsunuz. Onların tırnağı olamazsınız!

Onlar, saltanat yıkıp milletin hâkimiyetini kurdu.

Siz, sıcak para komisyonları ve borsa vurgunlarıyla kendi saltanatınızı kurdunuz!

Onlar, dağılmış bir ordudan zafer kazanan ordu yarattı.

Siz, ABD'nin, Cumhuriyet Ordusunu tasfiye operasyonunun aleti oldunuz!

Onlar, işgalci orduların başına çuval geçirdi.

Siz, başınıza Amerikan işgalcilerinin geçirdiği çuvalla dolaşıyorsunuz!

Onlar, Lozan'da büyük devletlere diz çökertti.

Siz, "2 sayfa dokuz maddelik gizli hizmet sözleşmesi'' imzalayarak, büyük devletin önünde diz çöktünüz.

Onlar, Cezayir'den Afganistan'a, Hindistan'dan Çin'e kadar bütün mazlumların umudu oldu.

Siz, Irak'tan Afganistan'a, Libya'dan Suriye'ye kadar Haçlının Müslüman dünyasına saplanan sapı silik hançeri oldunuz.

Onlar, mü devleti kurdu.

Siz küreselleşip, onların kurduğu devleti yıkıyorsunuz!

Onlar, şeyhlerin, müritlerin, mensupların olmadığı özgür Türkiye için devrim yaptı.

Siz, CIA Şeyhi Hikmetyar'ın müridi, Katar Şeyhinin Suriye'deki kiralık mensubu oldunuz!

Onlar, bütün kaleleri zaptedilmiş, tersanelerine girilmiş bir ülkeyi yeniden kurdu.

Siz, ülkenin tersanesini, PTT sini, toprağını ve ormanını yabancılara peşkeş çekip, komisyonları "üçe kapat'tınız.

Onlar, fabrikalar kurdu.

Siz, onların kurduğu fabrikaları yabancıya sattınız.

Onlar, varlarını yoklarını Kimsesizlerin Cumhuriyetine adadı.

Siz, milletin varını yoğunu İsviçre bankalarındaki gizli hesaplara yatırdınız.

Onlar, devlet adamıydı.

Siz, bir başka devletin adamısınız.

Onlar, büyük gelecekler için proje yapardı.

Siz, başka devletlerin yaptığı projelerde figüran oldunuz!

Onlar, asla başlarını eğmeyerek cihana nam saldı.

Siz, deliğe süpürülme yetkinizi Washington'a teslim ederek Wikileaks raporlarında nam saldınız.

Onlar, tarih yaptı.

Siz, Amerika'nın yaptığı Kanlı Ortadoğu Tarihine malzeme oldunuz!

Siz kimsiniz! Kim oluyorsunuz da, Atatürklere, İnönülere, Bayarlara, Çakmaklara dil uzatıyorsunuz! Siz, onların ayağının tozu dahi olamazsınız, tarihe ABD'nin Haçlı Seferinde proje görevlisi olarak geçtiniz! Artık isminizi de cisminizi de o kanlı ihanet tarihinden kurtaramazsınız. Sizi, bu millet deliğe süpürecek! Sizi, artık Amerika bile kurtaramaz!"

Odatv.com

bilgivehis
30-09-2016, 16:08
Asıl sorun Perinçek'in her gün bir başka olması değil, her gün bir başka olmasının arkasındaki nedeni bulmak.

Ben yıllardır hep bunu merak etmişimdir, Perinçek'in zamana, güne göre değişmesinin arkasında ne var?

Verdikleri gerekçeler kendilerine göre makul olabilir, ancak güdülen davayla çelişiyorsa işte o zaman bu değişim sorgulanır.

Örnegin Silivri'ye girmeden önce AKP'nin bir numaralı düşmanı iken Silivri'den sonra bir numaralı savunucusu oldu.

Oysa Tayyip ve AKP iddia edildiği gibi herhangi bir değişikliğe gitmedi, tam tersi BOP işini daha ağır bir şekilde uygulamaya başladı.

Bu Perinçek'in dönüşlerinin arkasında ne var, bir türlü çıkaramıyorum?

NickMickyok
30-09-2016, 16:39
Perinçek in tabanı ile ve Erdoğanın tabanı aynı aslında. Siyaseten değil ama lidere yaklaşım tarzı olarak benzer.

Her iki liderde, Türkiye tarihinin en inanılmaz U dönüşlerini ardı ardına yapmalarına rağmen, tabanlarından en ufak eleştiri gelmiyor. Tam tersine onlar ne yana dönerlerse, tabanları da aynı yere dönüyor.

bilgivehis
30-09-2016, 16:53
Perinçek in tabanı ile ve Erdoğanın tabanı aynı aslında. Siyaseten değil ama lidere yaklaşım tarzı olarak benzer.

Her iki liderde, Türkiye tarihinin en inanılmaz U dönüşlerini ardı ardına yapmalarına rağmen, tabanlarından en ufak eleştiri gelmiyor. Tam tersine onlar ne yana dönerlerse, tabanları da aynı yere dönüyor.

Perinçek'in tabanı her zaman-kırk yıldır üç bin civarındadır, bu üç bin kişi aynen söylediğiniz gibi lider ne yana onlar o yana. Ancak aynı soru bunlar için de geçerli, bu dönmelerin arkasında ne var, neye dayanıyor, ne gibi bir çıkar söz konusu, bu üç bin kişi ne gibi bir hedef peşinde, bizim anlayamadığımız ne olabilir?

Devrimciyiz diyorlar ama tarihe bakıyoruz hiç bir devrimci örgüt böyle yapmadan, değişmeden başarmış.

Yani ne değişti, kapitalizm yine bildiğimiz asan, kesen, halkları ayrıştıran, bölen, sözde demokrasiyle, tankla giren aynı amacından sapmayan kapitalizm. Kapitalizm değişmiyor da bu kendilerine devrimciyiz diyen örgüt neden ha bire değişiyor?

Neva
30-09-2016, 17:56
https://www.youtube.com/watch?v=krJGpF0_TrQ