PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Arınç ve Çelik'in Açıklamaları


Dialectics
01-02-2016, 21:56
Önce Bülent Arınç, bugün de Hüseyin Çelik... "Biz Erdoğanı uyarmıştık, herşeyden haberi vardı" gibisinden açıklamalar yaptılar. Arınç, tepkiye ragmen sözlerimin arkasındayım dedi, Celik danısmanlık görevinden istifa etti.

Hükümet ısrarla terörü bitirecegiz demeci veriyor ama her geçen gün şehit sayısı artıyor. Aylardır Sur'dan çıkılamadı...

Gecenlerde bir tanıdıgımın doguda görevli asker bir arkadaşı "Sur u bitirseler bile asıl Yüksekova var ve daha Yüksekova'ya hiç dokunulmadı bile. Asıl olay orada. Yazin çok kan dökülecek" demiş.

Bu iş nereye gidiyor dersiniz? Arınç ve Celigin aciklamalari bir pacayi kurtarma cabasi mi? Isin iyice b..ka sardıgını farkedip "biz uyarmistik" diyerek kamuoyu nezdinde aklanma cabasi mi?

Deep
01-02-2016, 22:05
Kendileri yapti,kendileri yikilsin.Olumum kendi elimden olsun demis herhalde sayin celik

zavalli
01-02-2016, 22:34
en kötü durumlarda .....

parası olana bişeycik olmaz.

en kötüsü ingilize sığınırlar....abd ye sığınırlar...

örnek : VAHDETTİN ve sülalesi !!!

olan gene zavallı fakir fukara anadolu halkına olur....

ölüm-savaş ve fakirlik ne kürt tanır - ne türk - ne arap - ne laz - ne çerkez - ne arnavut ne .....vs.vs.vs.

Kurdistannn
01-02-2016, 23:42
Arınç, zeki ve dürüst bir lider. Onun samimiyetine inanıyorum. AKP kurulmadığı yıllarda bile ilgi ile izlerdim, onun partisine oy vermesem bile. Çok etkileyici bir üslubu var. En azından benim için öyle idi hep.

Ama onun haricindekiler Erdoğana yaranmak için zamanında 40 takla atan insanlar. İş zora düştüğünde Erdoğanı ilk satacak insanlar, bugün onun çevresinde yalakalıkta sınır tanımayanlar.

gur91
02-02-2016, 00:02
Bu Arınç'a yeterince pay vermiyorlar heralde ara ara parlayıp parlayıp sönüyor.Melih'le ilgili açıklamalar yapacaktı noldu duyan oldu mu 180 derece döndü herif.

Mileena
02-02-2016, 00:38
Bu Arınç her defasında bir şey söylüyor ama gerisi gelmiyor.

İlahimasal
02-02-2016, 00:57
Bülent arınç( ağlayan gözler)
Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak için "Benim güzel arkadaşım çok mutlu oldum" yorumunda bulunan Bülent Arınç’a yeni Danıştay Başkanı’yla ilgili düşünceleri de soruldu.

Önce "Şimdi bir şey söylerim birileri üzülür” diyen Arınç, daha sonra “Kurban olduğum Allah, verdikçe veriyor” diye konuştu

********************
Hüseyin çelik
http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQnlvGoFupz9su4KvEOXHueBpb2ClWeH fQ7aw538jX0-mnP5rAD

Aleph
02-02-2016, 00:58
Akparti'nin gerçek kurucusu, Avrupa Birliği müzakere sürecinin başlamasını sağlayan, çıraklık dönemindeki demokratik reformların ve sorunsuz etkin dış siyasetin mimarı Abdullah Gül'dür. Arınç boş beleş bir adam.. Meclise 23 Nisan'da 25 yaşında bir imam hatipli getirtip konuşturmanın ötesinde hatırlanacak bir icraatı olmamıştır.. Haa, bir de kadınların kahkaha atmaması gerektiğini söyleyen düşünce tarihine geçecek önemli bir sözü olmuştur..

spartacus
02-02-2016, 15:03
Irkçı Mukerrer

spartacus
02-02-2016, 15:03
Öncelikle tek millet, tek din, tek dil, tek lider anlayışından vazgeçilmeli, bu anlayış bölücü-yıkıcı, baskıcı bir anlayış. Çünkü bilim gereği(eşyanın tabiatı), biyoloji gereği, sosyal bilimler gereği sosyo-kültürel yapı tekillik taşımaz. 2 İnsan yoktur ki birbirinin aynısı olsun, kaldı ki milyonları tekleştirmek bilime, gerçeğe karşı savaşmak gibi...

Bu siyaset ne PKK'ya karşıdır-ki PKK, PKk yı yaratan varlık koşuluyla tüketilemez, bu mantığa aykırı- ne de böyle bir hedefi vardır, siyasetin özü, tarihte örneklerini gördüğümüz biçimde faşist bir he efendimcilik başlatmaktır. Milyonlar nezdinde terör nefretle anılıyorsa ve bir siyasi yapı, dini kullandığı gibi teerörürde kullanmaya meyletmişse, ardından ne türden meyve, parsa toplama peşinde olduğunun analizi şarttır. Görünen şu ki, Erdoğan başkanlık(Türk tipi?!!?!) koltuğuna oturup, her şeyden azade olmadıkça da sular durulmayacak...

Bana öyle geliyor ki, Erdoğan'ın umudu bahar, o zamana kadar sürdürüp, o zaman kaosun dibine vurduracak, muhtemel çatışma-kaos koşullarında hükümetin de yönetemediği, istikrarsızlık söylemleriye, milyonlarca insanın kaderini, sözde kendisine bağlamayı başaracak, belki baskın bir seçim, belki de referandumla... Şimdi o ortam için tohum ekmekle meşguller, ektikelri ise çakır dikenidir, toplumu üzerine oturtup, canı yanana sözde zehirli bir sargı saracak... neyse, çok basit siyaset yürütüyorlar çok basit, ciddi bir sürü piskolojisi yaratacak, kof bir siyaset, hurraaaa siyaseti...

200.000 Kişinin yaşadığı bir şehirde, 100 tane PKK lı olsun, 1.000 tane olsun, bunalrın %90'ı sempatizan dediğimiz kitledir, dünyanın hiç bir yerinde, ancak işgal-savaş ortamı dışında böyle bir operasyon çeşidi görülemez. Görülemez çünkü kökende polisiye olan konulardan tankla, topla resmen cephe savaşı üstelik bunuda şehirlerin göbeğinde, sivillerin yaşadığı, milyonalrca insanı etkileyecek biçimde yapılamaz. Bu koşulda cephe savaşı demek, karşındaki herkes düşmanın demektir, yani bu 200.000 kişi düşmanımdır mesajı vermektir..

Kürtler ayrılmadıkça bu tekçilik, baskı, şiddet ve şiddete meşruiyet zemini olan farklı etnik kültür sorununu birlikte aşamayacaksa, ilelebet inkarı kabul edecek değil. Bu tabiata aykırı...

AKP sadece kürt değil, toplumu alevi-sünni üzerinden de bölmekte ve alevilere uzun yılalr önce kurtulduğunu sandığı baskıyı yeniden örgütlemektedir... Bütün düşüncesi, sünni baskıyla alevileri, türklük baskısıyla da kürtleri sindirip yok edeceğini düşünmesi, böylelikle bu süreçte, sünni çoğunluktan +(ARTI) kapacağını, türk çoğunluktan da + kapacağını hesaplamakta, peki o - saydığı milyonlar ne olacak? Demokraside işler böyle yürümez, demokrasinin temelinde herkesin temsilini garanti etmek yatar, ama bizim gibi yarı-faşist ülkelerde yönetim biçimi demokrasi değil faşizmdir, kimi zaman da bürokratik bir otokraisidir, bu şartlarda kim ezilenin, hakkını arayanın, haksızlığa uğrayanın sesi olur anında sistem tarafından bölücü, yıkıcı, vatan haini, terörist damgası vrulmakta(Oysa AKP bu tarz siyaseti bitireceğini söylerek gelmişti, meğer aksine daha da güçlü hale getirecekmiş).... Bu tür siyaset öyle bir zaman geçirirki, altında fırtınadan önceki sessizliği taşır, şu an onca kaosa, yalana, ilizyona rağmen yaşanan fırtına öncesi sessizliktir... Görünen şu ki, bu kılıkta, Türkiye yakın gelecekte bir Suriye olacak ve o dünyanın %70 rezervine sahip olduğu yeni türden elması, borun paylaşımı başlayacaktır, mimarı ise bugünden Erdoğanın başını çektiği, temelde ise piranha sermayesidir..
laiklik işte bu nedenle çok önemli, laik olamayan toplumalr yok olmaya mahkumdur..

laiklik nedir? Sosyo-kültürel hiç bir aidiyetin siyaset malzemesi yapılamamasıdır, bu dini görüş, mezhep olduğu kadar renk, etnisite, cins temelinde de olabilir. Hiç bir laik hukuk sisteminde sosyo-kültürel aidiyetlerin KORUNMASI dışında hiç bir biçimde siyasi, kültürel ayrıcalıklı kılma hakkı yoktur. Ayrıcalıklardan beslenen siyaset kimden gelirse gelsin, mücadele edilmeli ve mümkün olduğunca izin verilmemelidir(çünkü linç kültürüdür), bir kez geçit verilirse sonunun nerelere dayanacağını, dayandığını, dünyanın en zengin kaynakalrına sahip ama en fakir toplumunuda temsil eden Türkiye'ye bakılabilir.

Bahar'da ne olacak? Şu ana kadar AKP'nin faşist siyaseti, sıradan insanlar arasındaki sempatizanları vurdu. Sempatizan mı? Evet sempatizan, misal Türkiye'de IŞİD sempatizanı nereden baksam 3-5 milyonu bulur düzeyde ve bu sempatizanların %70'i AKP'li veya AKP sempatizanı ve bu rakam gün geçtikçe artıyor...

AKP, ülkeyi Suriye'ye çevirme derdinde... Yani bu mesele ateşle, barut gibidir, oynamaya değmezde, gelmezde...

Örneğin bu gün bir çok alevi örgütü AKP önderliğinde yapılan onca provakasyonda, sağduyulu olmaya çağırmakta ve provakasyonlardan uzak durulması gereğini dile getirmektedir.(en son Adana Cemevinin basılması gibi), lakin MUKTEDİR olanlar işi sistematik baskı, şiddete bindirirse, diğer kesimde tepki vermeye mecbur kalır. Ateş bir kez baruta sıçratılmıştır, o halde bu eşyanın tabiatı ise, aklıbaşında her insan birlikte ortak yaşamanın yollarını aramalıdır, çözüm budur.
Misal bu ülkede milyon alevinin vergisi alınıp camilere, imam hatiplere, imamların maaşına pay olarak gidiyor! bu aleni haksızlıktır, devletin harami gibi davrandığını, görevini yerine getirmediğini gösterir. Örneğin elektrik faturalarında TRT payı vardır, ama o payın alındığı insanlar TRT'ye konu bile yapılmazlar, %50'nin üzerinde bir kitle hiç temsil edilmedi, edilmiyor, varsa yoksa Erdoğan, Davutoğlu, AKP... Ülke tam bir haksızlık batağı ve AKP'den bu yana bu daha çetrefilleşti(DİYANET'e aktarılan paralar, şimdi resmen mezheb örgütlenmesine dönüştü o düzeyde mezhepleştirildiki, parasını yediği diğer inançlara karşı sizin ibadethaneleriniz bizim kırmızı çizgimizdir dedi(yediği sofraya sıçıyor), DİYANET bunun için kurulmuş bir yer değil özünde)...

neyse ne olacaksa olsun, aleviler ayrı, sünniler ayrı, türkler ayrı, kürtler ayrı yaşasın, madem birliğe, beraberliğe, ortak paydalara bu kadar düşman kesilmiş bir hükümet mevcut, madem devletin gücüyle bu işi örgütlüyor, olacağına varsın... Cemevleri kırmızı çizgimizdir, aleviyle evlenilmez diyen bir devlet kurumu varsa, ve akabinde cemevlerine saldırılar oluyorsa(ardısıra) alevilerin çoktan ayrılması gerekirdi, haksız mıyım? Madem sen yurttaş kabul etmiyorsun, o halde neden AİT OLMADIĞI YERE sorumluluk duysun? Bunu genişletin, farklı etnisiteler olarak düşünün, bir bölücü, ayrımcı arıyorsanız aynaya bakın. herkes kendi özeleştirisini vermek zorunda... Ayrılmak isteyene silahla gider, ama çatı altında da varlığını kabul etmezsen suç kimde? Kabul etmediğiniz insanlar ne yapsın ölsün mü? Misal bir ateiste silah zoruyla namaz kıldırmanın mantıklı bir izahı olur mu? mecbur mu kılmaya? Kılmak isteyen her adımda zibillah gibi cami var gitsin kılsın, özgür değil mi?

Bunlar örnekti, bilerek mezhep üzerinden verdim ki, anlaşılsın, bu etnik açıda da, ırksal, cinsel açıda da böyledir, kimse tabularını kırmak istemiyor, her bilimsel görüşe, her türden insani, hakkaniyetli yaklaşıma hain, terörist, din düşmanı muamelesiyle dönülüyor, o halde hoşgeldin Ortadoğu(böyle giderse pek yakında), malumun ilanı...Ne kadar faşsit zihniyet varsa, ürettiğiniz kanınızda boğulun... Boşuna mı en sefil hayat, adi suçlar, kan, revan bilhassa islam ülkelerinde, birilerinin çıakrı uğruna inancın bu düzeyde yoğun istismarı çağımızın vebası gibi, ya da kanser gibi, bütün sağlıklı hücreleri bozuyor ve bizim sağlıklı hücrelerde, cehaletle, kah din, kah millet, kah mezhep istismarında inat ediyor kanserli hücrelerin önüne yatmaya... Bu durumdan faydalananlar faydalanıyor, heybelerini altınla dolduruyor, sonrada ortalığı ateşe verip, birde kendisini böyle aklayıp(o varken iyiydi), kaçar gider, ya sonra ne olacak? Sonu ne olacak?

Kurdistannn
02-02-2016, 17:05
spartacus, burada yazdıklarını ayrıca not alıyorsundur umarım. Kitaplaştırılması gereken şeyler yazıyorsun. Bu forumla uçup gitmesin, kayıt altına al.

spartacus
02-02-2016, 23:34
Yok sevgili Kurdistann, not almıyorum, tümüde anlık çalakalem, makale gibi değil, dilide genelde elden geldikçe basit, kaba oluşturmaya çalışıyorum(bizim toplumun anladığı dilin o olduğunu göreli beri), tabi birde forum olunca içiden nasıl gelmişse, söz benden çıkıyor artık...

Önceki yazıma bir gönderme olsun, aylardır yazıyorum, AKP ükeyi o düzeyde kamplaştırmaya vardırdı ki, aslına rücu etti... Osmanlı Ocakları(zil zurna cahillerden oluşan Nazi Gençlik Birliği), yok Yavuz Sultan Selim Köprüsü(oysa Abdullah Gül, C.Başkanı iken insanalrı incitecek isimlerin kullanılmaması, ismin değiştirilmesi gerektiğini söylemişti), yok cemevleri kırmızı çizgimiz, alevi ile evlenilmez, ha bire cami, diyanete pay, sürekli dinci göndermeler, her okulu imam hatipleştirmeler, dur durak bilmez dışlayıcı açıklamalar, alevilere yükselen baskılar...

https://www.facebook.com/Haci.Bektas.Veli/photos/a.124839837549612.13193.124819014218361/962614813772106/?type=3&theater