Orijinalini görmek için tıklayınız : Ateist olduğunuz zaman neler hissettiniz?
Sundance
03-04-2016, 17:36
İslam inancı ile yetişip belirli bir yaşta 1400 sene öncesinin masallarının farkına vardığınızda neler hissettiniz?
Size yıllar boyunca yalan söylendiği için sinirlendiniz mi?
Ölümden sonra hayat olmadığı için korktunuz mu?
Yoksa cehennem olmadığı için rahatladınız mı?
Yalan dolan yüzünden kaybettiğiniz vakte üzüldünüz mü?
Evrenin karmaşıklığı dehşete düşmenize mi neden oldu?
Evrendeki konumunuz yüzünden kendinizi bir hiç mi hissettiniz?
Yoksa milyarlarca yıl süren bir evrim sonucu oluşmuş bir canlı olmak gururunuzu mu okşadı?
Neler hissettiniz?
Save The Day
03-04-2016, 17:43
Ölümden sonra bi hayat olmama düşüncesi ürküttü açıkçası. İnsan varolmak istiyor ölümü kendine yakıştıramıyor.
Yıldıztozu
03-04-2016, 18:15
Doğuştan çevre koşulları gereği, şans eseri ateist olmaktansa, sonradan özgür iradeyle ve çabayla ateizmi keşfetmenin daha değerli olduğunu düşünüyorum.
Hayatımın bir döneminde inançlı yaşamış olmak güzel bir deneyimdi, bu durumdan gayet memnunum.
Tanrısız evren, tanrılı evrene göre daha değerli. Mesela tanrısız evrende bilincin ortaya çıkması müthiş bir şey, ama tanrılı evrende bunlar sihirli değnekle kolayca mümkün şeyler.
Sundance
04-04-2016, 10:40
Doğuştan çevre koşulları gereği, şans eseri ateist olmaktansa, sonradan özgür iradeyle ve çabayla ateizmi keşfetmenin daha değerli olduğunu düşünüyorum.
Hayatımın bir döneminde inançlı yaşamış olmak güzel bir deneyimdi, bu durumdan gayet memnunum.
Tanrısız evren, tanrılı evrene göre daha değerli. Mesela tanrısız evrende bilincin ortaya çıkması müthiş bir şey, ama tanrılı evrende bunlar sihirli değnekle kolayca mümkün şeyler.
Senelerce islam baskısı altında hele hele çocukluk döneminde islami beyin yıkama etkisi altında kalmış bir kişinin kendini bu durumdan kurtarabilmesi çok zor bir şey. Hakikaten çok daha değerli. Hele hele böyle bir ortamın içinde olan bir insanın gerçeği gördükten sonra ne zorluklar ile karşılaşacağı ve bunların üstesinden gelmesi...
Çocukluk özellikle çok ilginç bi dönem. Çocukluk döneminde edinilen öğretiler adeta bir binanın temeli gibi görev görüyor. İleriki bir yaşta bu temelin yanlışlığını fark edip yıkmak kolay iş değil.
Ben şanslıydım. Seküler bir ailenin içinde büyüdüm. Yoğun islami beyin yıkamaya maruz kalmadım. Ailemde koyu dindar diyebileceğim bir tek anneannem ve dayım vardı diyebilirim. Anneannem dua öğretirdi mesela çok net hatırlıyorum. Oruç tutmuşluğum da vardır.
Benim ateist olmamdaki en büyük etken Carl Sagan ve Turan Dursun oldu diyebilirim. 15 - 16 yaşlarındaydım. Bir gün babam ile muhabbet ederken. Konu tanrıya geldi.
-Tanrı yok baba dedim.
Babamın cevabı karşısında şok oldum.
-Yok tabii ne sandın?
Ondan sonrası çok daha kolay oldu benim için. Senelerce muhabbet ettik.
İlk ateist olduğum zaman insanın 4 milyar yıllık bir süreç sonunda ortaya çıkmış olmasını sanki o 4 milyar yıllık süreci ben kendi dişimle tırnağımla tek başına geçirmişim gibi gururla karşıladığımı hatırlıyorum. :)
İnsanların din ile nasıl kullanıldığını görmek bana dokunuyordu bir de. Hala da dokunuyor...
Tek bir duygu durumundan bahsetmek mümkün değil. Birbirini izleyen ve bazen de iç içe geçen duygu yüklenimleri söz konusu. Ben henüz çiçeği burnunda bir ateist sayılırım, bir seneyi biraz geçti İslam'dan ayrılıp mürted olmam. Bu nedenle çok net hatırlıyorum hissettiklerimi, daha dün gibi..
Öncelikle çok kuvvetli bir öfke duymuştum Muhammed'e karşı. Bu öfkemin dindiğini de söyleyemem. Sonra bu öfkem beni dindar bir şekilde yetiştiren ve imam hatibe yollayan aileme, yakın çevreme ve genel anlamda inançlı bireylerden oluşan topluma yöneldi. Bir yalanın içinde bugüne kadar boğulduğumu hissettim. Hayatım boyunca yaşadığım en büyük aldanma/aldatılmaydı bu. Hayatımın geri kalanında daha büyüğünü yaşamamın asla mümkün olmayacağını düşündüm. Belki bir gün, Matrix filmindeki gibi gerçekte küvezde olduğumuz ve yaşadığımızı sandığımız gerçekliğin yalnızca beynimizi uyaran sinyaller olduğu kanıtlanırsa ancak bu daha büyük bir aldanış olabilir..
Bu öfke hali bir süre devam etti. Sonra bunun yerini derin bir çöküntü ve korku hali aldı. Kendimi yapayalnız ve çaresiz hissettim. Tıpkı kalabalık bir şehirde kaybolmuş çocuk gibi endişeli ve ne yapacağını bilemez halde bir süre yaşadım. Yok olacağını bilmek, bilinç sahibi bireyin her gün intiharı anlamına geliyordu..
Korku ve çaresizlik duygusunu bir dönem çok yoğun yaşayınca ona da alıştım. Bunun yerini büyük ölçüde hayranlık aldı. Canlılığın ve bilinç sahibi bir varlık olmanın ne muhteşem bir şey olduğunu fark ettim. Nesnel dünyanın, özneden bağımsız nesnel bir gerçekliğinin olup olmadığına ilişkin daha önce okuduklarımı hatırladım. Meğerse bu soru üzerine ne kadar az düşünmüşüm. Meğerse evreni anlamaya çalışan bir öznenin varlığı ne muhteşem bir şeymiş! Carl Sagan'ın "we are the universe contemplating itself" sözü ne kadar doğruymuş..
Şimdi, yüksek bir empati duygusuyla gelecek nesilleri düşünüyorum. Benden sonra hayata gelecek belki de yüzlerce jenerasyonu.. Onlar bu dogma denen illetten (dinlerden ve ideolojilerden) kurtulabilecekler mi acaba? Mutlu olmalarının önündeki en büyük ve en güncel engel bu. Platon'un, yaşamın ereği mutluluktur (eudomania) sözünü okuduğumda bu düşünceyi fazlasıyla küçümsediğimi, hayatın mutluluğa erişmekten çok daha anlamlı bir amacı olması gerektiğini düşündüğümü hatırlıyorum ve kendi kendime gülümsüyorum. Hayat, yalnızca bir defa deneyimleyebileceğimiz muhteşem bir tecrübe ve ancak içinde "mutluluk" olunca anlamlı ve güzel.
Güncel duygu yüklenimim şöyle: Empati>Hayranlık>Korku ve çaresizlik>Öfke.. Ölene kadar da böyle devam edecek gibi. Çünkü kararlı rejime girdiğimi hissediyorum.. Zaman değişkeni, duygu denklemimi değiştiren bir parametre olmaktan çıktı artık..
Yıldıztozu
04-04-2016, 20:53
Aleph güzel ifade etmişsin, matrix'de olduğumuzu fark etmek gibiydi, dediğin gibi.
Benzer dönemde uyandık seninle.
Bir de eskiden kalma sevap puanlarımızı müslüman birine devretmemiz mümkün mü acaba:)
Tahmini bir hesapla bende yaklaşık 500 oruç, 1000 cuma namazı, 3 bin rekat namaz, 2 kuran hatmi, 500 gusül abdesti puanım var. Müslüman birine uygun fiyattan devredebilirim.
Benim çocukluğum dindar geçti Yıldıztozu. Lise, üniversite ve sonrasında pek dindar yaşadığımı söyleyemem. Çocukken bütün vakit namazlarını camide cemaatle kılmaya çalışırdım. Akranlarımla oyunun ortasındayken ezan sesini duyunca bir anda oyunu bırakır, caminin yolunu tutardım; onlar da çoğu zaman kızar, öfkelenirdi bana.. Amacım en azından bir gün, sabahtan yatsıya bütün vakitleri camide kılmaktı ama bunu başaramadım hiçbir zaman. Sabah namazına uyanıp camiye gitmek çok zor gelirdi, pek uyanamazdım. Sabah namazına uyandığım bir gün, öğle ve ikindiyi de camide kıldıktan sonra akşam namazı vakti iyice yaklaşmıştı. Bodrum olarak kullanılan iki metre yüksekliğinde bir yapının damından beton zemine kim atlayabilir, bunun sınamasını yapıyorduk. Bir çeşit cesaret oyunu.. Erkek çocuklarının aptalca oyunlarından bir tanesi.. Kimse atlamaya cesaret edemiyordu. Ben ezan sesini duyunca atlamaya karar verdim. Amacım, bir an önce camiye gidip şadırvanda abdest almak ve cemaate yetişmekti. Ne var ki yere atlayınca elim de sert bir şekilde yere temas etti ve avuç içim kanamaya başladı. Benden sonra çocuklar patır patır atlamaya başladılar. Elimdeki kanamaya bakıp, "önemsiz, bundan bir şey olmaz, tasalanma" gibisinden teskin edici laflar ettiler. Benim derdimse başkaydı. Kanamayı bir türlü durduramıyordum. Abdest alıp camiye gidemeyecektim.. Çocuklar, tam o esnada yakınımızdan geçen sinek ilaçlama aracının peşine koştular. Ben olduğum yerde kalakaldım. Sinirden ağlıyordum..
Benim, çocukken o safiyane duygularla yaptığım ibadetlerden kazandığım sevap pointleri satma imkanım olsa Karun kadar zengin olurum..
İlahimasal
05-04-2016, 17:14
Tam olarak kurtulduğum an( şüpheden tam kurtulduğum an)
Bu hasta kafalı sapıklarla aynı fikirleri( dinin ne olduğunu tam olarak bilmediğim) nasıl beraber savunduğum.
İnsan bazen yüksek( A-teist) bir yere çıkıp etrafina bakmalı ,aşşağıda (teist) iken anlaşılmıyor.
Din prangası altındaki insanlar çok büyük bir tehlike altındalar. Çocukları her an tecavüz edilme tehlikesi altında.
Saf din inancı olan insanlara tavsiyem, din simsarlarının kendilerini kandırdıklarını ögrenmek için ,Kur-an denen kitabı anlayarak ve sorgulayarak okuyup bu büyük tehlikeden kurtulmalarıdır.
istatistik
11-04-2016, 22:11
İlk olarak insan kendini bir süre boşlukta hissediyor. Kolay değil yılların boyunduruğundan/hükümlerinden kendini azad ediyorsun. Sonrasında bir şeyleri başarmış hissediyor insan. Herhangi bir cezalandırılma korkusu olmadan iyi bir insan olmayı, ödül beklemeden diğer insanlara iyilik yapabilmeyi becerebildiğini görüyorsun. Hayvanların eğitilmesinde kullanılan ödül/ceza sisteminden sıyrıldığın için kendine daha da saygı duyar bir hale geliyorsun.
Kurdistannn
12-04-2016, 09:10
Her şeyi sorguladığımda yaşadığım durum böyle idi. Kolay değil, yılların alışkanlığı :)
http://muratmix.net/uploads/images/ilgin%C3%A7%20videolar/10507836_691349267568270_328434691_a.jpg
Hayal kırıklığı yaratan bir durum aslında... Cehennem filan önemli değil, çünkü "sadece gaddar insanlar cehenneme gidecek" diye düşünüyordum.
Din adına kendimi kısıtlamadığım için, hayat açısından fazla birşey de farketmedi.
Zaten her türlü özgürlükten yana olanlar için değişen birşey yok. Ama din adına kendini sürekli kısıtlayanlar veya ileri yaştakiler için daha zor oluyordur.
Ne olursa olsun, öfke ile tepkisel davranışlar vermemekten yanayım. neticede dünyadaki tüm insanlar aldatılabilir.
Ve aldatılma sadece din konusunda olmuyor.
Evt dolaştınız gezdiniz baktınız Allah'ı bulamadınız. Hatta navigasyon çıktıya, onu da denediniz Google Maps sizi Allah ı gösteremedi. Allah zaten olsaydı onu görmeniz gerekirdi. Ne de olsa Tanrı olmak bunu gerektirir. Yani şimdi siz Tanrı olmayı çok iyi biliyorsunuz, bu konudaki tüm makaleleri okudunuz, "how to be good God", "Methods of God", "How to Rule As God." gibi tüm makaleler analizinizden geçti. Dolayısı ile işte siz biliyorsunuz, bundan kaçış yok. Size göre Tanrı olmak demek mutlaka CNN de bir röportajı olmak demek, yada sciencemagazin de bir yazı yazması gerekiyor Tanrı'nın fakat yazmamış bu Tanrı. Yani olsaydı yazardı. Ayrıca youtube da hiç bir video da upload edilmemiş kendisi tarafından. Tanrı olsaydı bunu yapardı. Bir doğrulanmış facebook yada twitter hesabı dahi yok Tanrı'nın. Bütün bunlardan ve bu uzman TANRI OLMAK konusundaki bilgilerinizden sonra "kesin yok" diyebildiniz. Zor ve zahmetli bir yol idi sizinkisi. Çünkü ben sizin kadar analiz yapamadım, nasıl Tanrı olunur bilemiyorum. Sizin kadar her yere bakamadım. Benim daha çok etrafa bakmam lazım. Sizdeki bu azmi tebrik ediyorum. Umarım bir gün ben de heryere bakar ve olmadığına kanaat getiririm. Ayrıca nasıl Tanrı Olunur konusunu da iyice öğrenip, bu konuda da analiz-sentez yapabilirim.
Bir kez daha Tanrı yı her yere bakıp göremediğiniz için sizi tebrik ediyorum..
Not: Bir de bursa-yenişehir de keşfedilmemiş bir kanyon var. Adı cennet kanyonu. Köylüler dahi oraya gitmezmiş, uzman dağcılar bir kere gitmişler. Bence o kanyonun iyice araştırılması lazım. Hani siz inancınızda emin olun diye.
Engse Hohol
23-04-2017, 22:34
✔ (https://www.facebook.com/deepwebalti/videos/654131478131216/) Bir facebook tartışma grubunda "allah kendini niçin göstermiyor" sorusuna öfkelenen ablamız, yaptığı söylemle dehşet saçıyor. Bu kadınların yanında ulu-orta ateist olduğunuzu söylemeyin.
Konu içeriği ile ilgili ufak bir eleştiri;
Başlık diyor ki "Ateist olduğunuzda" diye başlıyor, fakat içerikte "İslam inancından çıkınca" gibi bir giriş ile başlanılmış.
Kutsal olduğuna inanılan kitapları okuyup da Ateist olunmaz, bu çok yanlış ve yetersiz bir sebep.
Neyse, ben çok korkmuştum. Çarpılacağımı düşünmüştüm, korkulu rüyalar görüyordum. Evrene bakınca "Ya bu kadar güzel evren nasıl kendiliğinden oldu" deyip maalesef, İslam'a geri dönme fikirleri oluşuyordu beynimde, ne alakaysa. :) Tanrı varsa bile, bu İslamı doğru yapmıyordu, bu ayrımı yapamıyordum maalesef.
Çok kötüydü ya, yemek yemeyi bırakmıştım, zayıflamıştım, iğrenç bir histi. Karısı tarafından aldatılmış bir erkek gibi hissediyordum kendimi. Evden dışarı çıkasım gelmiyordu, yaşama hevesim gitmişti. Fakat insan zamanla alışıyor, ve gittikçe mücadele hissim artıyor. :)
Yer yüzünde hiçbir din kalmayana kadar, saygılı bir şekilde eleştirmeye ve mücadeleye devam...
Ateist olunca önce cezalandırılıp çarpılma korkusu, sonra da dinlerin ve toplumsal geleneklerin, kültürün ve inanışların baskısından özgürleşmenin verdiği rahatlama duygusu olmuştu.
Sonra düşüncelerim uçsuz bucaksız bir evrende özgürce serpilip gelişmişti. baskı olmayınca gelişim katlamalı olarak artıyor.
Yıllar sonra ateizmden daha ileri bir düşünce sistemine geçince bu beni daha da ilerletti. Evrene ve varoluşa dâir farkındalığımı artırdı. Yine gelişim, yine uçsuz bucaksız ve bambaşka bir alemde fikir ve bilgilerimin artışı, gelişimi...
Yıllar önce ateist olurken yaşadığım ilk korku duygusu bu sefer nüksetmedi tabii. Beni çarpacak bir ateist tanrı yoktu çünkü. :)
Carl Sagan
28-05-2018, 23:09
Evet, hepimiz islam inancıyla yetiştirildik. Okul olsun ev ortamı olsun gerçi bizim ev ortamından biraz bahsetmiştim. Ben çok küçükken allah'ı anlatmışlardı. Ben de ''O kim? Onu kartopu gibi yuvarlarım demiştim.'' aklıma geldikçe gülüyorum. Bende de anormallik vardı (tabii bu işin şakası). Kış aylarıydı bir de ondan öyle demiş olmalıyım. Yani ateizme geçince kafesinden kaçan bir kuş kadar özgür hissettim kendimi. Yani bunların öncesinde de müslüman olmaktan daha çok apateist gibiydim. İlgilenmezdim. Formaliteden inanır gibiydim. Dinin dogmalarından kurtulduktan sonra inanç ve düşünce değişikliklerinden başka bir şey olmadı bende. Ben hala aynı iyi,dürüst ve vicdanlı bendim.
Ölümden sonraki hayata ben hep inanmakta güçlük çektim zaten ateist olana kadar. Şüphe içerisindeydim fakat anlayınca da korkmadım. Ne ölümsüz olmak isterim de ne öteki bir dünyanın olmasını. Beyin ölümümün gerçekleşmesini ve hiç olmayı yeğlerim. Daha bir huzurlu ve sakin gibi geliyor böylesi...
Cehennem... Yani İslam'ın ve diğer dinlerin gerici bakış açısından bakarsak hepimiz cehennemliğiz bu yüzden olmadığı için rahatladım denebilir. Eğer bir cehennem ola ki çıktı, bu herhangi bir dinin dediği gibi değildir. Öyle bir şey olsa insanlar dinine göre değil, vicdanına ve insafına göre ayrılırdı. Böyle bir durum olsa zerre korkmam.:cool:
Yalan dolana üzülmekten çok sinirlendim. İslamda; kadını dövün, 2,3,4 kadına kadar alıp evlenebilirsiniz, 2 kadının şahitliği 1 erkeğin şahitliği, bir mirasın paylaşımında en az kadına, cariyeliği (kadın köle) destekleyen, pedofili sübyancılık gibi pisliklerle ve bağnazlıkla dolu bir dini çoğu kişinin sorgulamadan deli gibi inanmaları, ki bunların çoğu kur'anı bile okumamıştır.
Evrenin karmaşıklığı bende dehşet değil de çok büyük bir merak uyandırıyor. Konumumuza bakarsak da bir hiçiz evet. Bill Nye'nin de dediği gibi ''Ben bir gezegen üstünde duran herhangi biriyim, gerçekte bir toz zerresiyim, gezegense başka bir yıldız karşısında toz zerresi...''