PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bu da Benim Hikayem


hurmetli
13-04-2016, 00:46
Turan Dursun sitesi forumlarında sıklıkla takip ettiğim yerlerden birisi “İslam Forumu” diğeri “Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum” bölümüdür. Değişik üyelerin düşünce devrimini ilgiyle okudum; çoğu kişinin benzer şeyler yaşadığını gördüm. Bu bölümün başka üyelere, özellikle yeni katılanlara faydalı olabileceğini düşünüyorum. Bu yüzden ben de kendi hikayemi yazmaya karar verdim.

Çocukluğumdan itibaren, öğrenim ve meslek hayatımda farklı denebilecek ortamlarda bulundum. Yine farklı denebilecek eğitimler aldım. İlk okuldan sonra önce Kuran kursunda okudum, medrese usulü Arapça eğitimi aldım, kuran öğrendim, tarikata girdim, rabıta yaptım. Daha sonra 4 yıl gecikmeli olarak ta olsa Orta ve lise eğitimi aldım. Tabi ki orta öğrenimimin İmam Hatip Lisesi’nde olduğunu söylemem gerekir. Burada da yine, fen ve sosyal bilimler yanında, Kuran, Arapça, Fıkıh gibi din bilimleri öğrendim. Kuran kursunda okuduğum 4 yıl boyunca, bir tek bile olsun, roman, hikaye gibi bir kitap okumadım. Sadece ben değil kimse okumuyordu. Çünkü okutulmuyordu, orada böyle bir alışkanlık yoktu. İmam Hatip Lisesi yıllarımda, ders kitaplarının yanında ilk defa bu tip kitapları da okumaya başladım. Ancak çok iyi bir okuyucu olmadığım gibi, tek yönlü okuyucu olduğumu da belirtmek gerekir. Esas önemli olan, Kuran ile haşır neşir olduğum bu 11 yılda, Allah’ın mesajı nedir? Merakıyla bir tek ayetin bile anlamını öğrenmemiş olmam idi. Yani Kuranı okuyordum, hem de düzgün bir tilavetle, iyi bir okuyucu idim; ancak onun anlamı nedir diye merak etmedim, etmedik. Tabi burada Tefsir dersi de aldığımı, kuran ayetlerinin Arapça çözümlemeleri üzerine dersler aldığımı hatırlatmalıyım. Demek istediğim, Kuranın manasını çözmeye yönelik bir çabanın olmadığı değildir. Bu iyi kötü vardı. Olmayan, felsefi olarak Kuranın amacı nedir? Niçin gönderilmiştir? Allah’ın insana söylemek istediği mesaj nedir? Gibi sorular üzerine kafa yormadığımızdır.

Üniversite eğitimimi başka bir alanda, sağlık alanında yapmaya başladım. Fakültenin ilk yılında, öğrenciliğime paralel olarak altı ay kadar, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevlisi olarak, bir köyde resmi İmam Hatiplik yaptım. Sonra, istifa edip dindar insanların (hepsi akademisyen) kurduğu bir Vakfın öğrenci evlerinde kalmaya başladım. İlk defa Kuranın mesajını anlamaya yönelik okumalarım burada başlamıştı, burada farklı düşünce ve kültürlere ait kitaplar okumaya başlamıştım, özgür ve bağımsız düşüncenin önemi ve ne olduğu bize burada öğretilmişti. Din adına veya kültür adına sorgulama, eleştirel yaklaşım burada hayatıma girmişti. Dinde uydurma hadislerin ne olduğunu? Mezheplerin olup olmayacağına yönelik düşünceleri, dinde esas belirleyicinin Kuran olduğunu burada öğrenmiştim.

Özetle, üniversite yıllarım benim için devrim niteliğinde ve düşünce özgürlüğü bakımından çok önemli idi; kuran ayetleri ışığında hadisleri elemeye, din kültüründeki yanlışlıkları tespit edip hayatımı ona göre şekillendirmeye bu yıllarda başlamıştım. Meslek hayatımda da burada aldığım nosyon doğrultusunda bir hayat sürdürdüm. Dindar niteliğim yanında, klasik bir din anlayışında olmadığımı çevremdeki insanlar da biliyordu. Mezhepler üstü, partiler üstü, cemaatler üstü bir hayat tarzım vardı. Ancak beş vakit namazını kılan sıkı bir dindar idim.

Meslek hayatımın 16. yılında (2003 yılı) ki benim 43 yaşımı gösteren yıldır, hayatımda bir devrim oldu. “Kurana göre iyi insan olmanın özellikleri nedir?” konusunu internet ortamında araştırırken, daha önce defalarca okuduğum halde dikkatimi çekmeyen bazı ayetlerin analizleri ile karşılaştım. Bunlar din karşıtı sitelerde tartışılıyordu. Ama yazdıkları yalan değildi; çünkü hemen kaynağına bakıyordum. Kuran ayetlerinin peygamber tarafından nasıl yazıldığı/oluşturulduğu anlatılıyordu. Kafamda şimşekler çaktıran bu olaydan sonra Kuranı yeniden ve farklı bir bakış açısıyla okumaya başladım. Bir anlamda islamın sokaklarından çıktım, kuş bakışı tüm şehri incelemeye aşladım denebilir. Kuran ayetlerini eleştirmeye, özgür ve bağımsız bir düşünce ile irdelemeye ve anlamaya başladım. Okuduğum ayetler Kuranın bir vahiy ürünü olmayabileceğini çok açık gösteriyordu ama ben ikna olmak istemiyordum; daha doğrusu kabul etmek zordu. Sonra hızlı bir şekilde araştırmalarımı bu doğrultuda sürdürdüm ve çok kısa sürede vahyin olmadığına, Kur’an’ın insan ürünü olduğuna karar verdim. Dinden çıkmış oluyordum, ama benim gibi dindar birisi için dinden çıkmak kolay değildi. Uzunca bir süre gece gündüz okuyarak dinden çıkmamaya çalıştım ama nafile idi. Başta Siyer-i Nebi olmak üzere beni yeniden dine ısıtacak, okuduklarımın saçma olduğunu söyleyecek yeni kitaplar okuyordum. Ancak her yeni bir kitap okuduğumda Kurandan daha da uzaklaşıyordum. Artık namaz, oruç, kurban gibi dinsel uygulamalar hayatımda yoktu.

Sonraki zamanlarda da Kuran ayetlerini bu bakış açısıyla okumaya devam ettim. Kuran ayetlerinin nasıl insan ürünü olabileceğine yönelik araştırmalar sürdürdüm. Peygamberin hayatı, özellikle aile hayatı, dinler tarihi konularında yazılmış kitapları okudum. Turan Dursun, İlhan Arsel ve Arif Tekin’in kitaplarını, satın alarak veya kütüphaneden ödünç alarak okudum. İnternet artık benim için vazgeçilmez bir araştırma ve tartışma ortamıydı. Burada çok farklı forumlarda, farklı görüşlerden kişilerin tartışmalarını izledim, zaman zaman kendim de bu tartışmalara girdim. Turan Dursun sitesi ile de bu şekilde karşılaştım. 2005 yılında bu siteye üye oldum ve halen takip ediyorum.

İşte benim hikayem de bu.

Herkese saygılar.

Yıldıztozu
13-04-2016, 00:58
İlk okuldan sonra önce Kuran kursunda okudum, medrese usulü Arapça eğitimi aldım, kuran öğrendim, tarikata girdim, rabıta yaptım. Tabi ki orta öğrenimimin İmam Hatip Lisesi’nde olduğunu söylemem gerekir

Aslında bunları yapan siz değildiniz, bunlar size başkaları tarafından yaptırıldı. O yaşlarda özgür irademiz yok denecek kadar kısıtlı olabiliyor.

İmam-hatip mezunlarının da gerçeği keşfediyor olması sevindirici. Zira günümüzde tonlarca imam-hatipli yetişiyor.
Birçok ilçenin milli eğitim müdürlükleri, müftülerle işbirliği yaparak dinci politikalar sergiliyor. Mesela geçen karşılaştım, okulda deneme sınavı varmış ve 100 sorunun tamamı peygamberin hayatındanmış. Fen yok, matematik yok..

Neyse ki amaçları gerçekleşemeyecek, doğrular belli ve yanlışlar doğal olarak elenecek.

pianola
13-04-2016, 01:59
O yaşlarda özgür irademiz yok denecek kadar kısıtlı olabiliyor.

Irade degil de, bilinc, sevgili Yildiztozu.

---

Samimi bir yazi olmus sn Hurmetli, paylastigin icin tesekkur ederiz.

Şüpheci Dinsiz
13-04-2016, 02:56
Çin Seddi gibi bir müttefik kazanmışız sevgili hurmetli ile. :)

Hoş geldiniz.

hurmetli
13-04-2016, 16:26
Çin Seddi gibi bir müttefik kazanmışız sevgili hurmetli ile. :)

Hoş geldiniz.

Teşekkür ederim arkadaşlar. Yazımda da belirttiğim gibi, aslında ben yeni gelmedim; 2005'ten beri buradayım, hikayemi yeni yazdım.
Bu siteyi önemsiyorum. İnsanlık adına, doğruların bulunacağı ve iyiliklerin çoğalacağı ümidini taşıyorum.

Sceptical77
05-05-2016, 21:55
Ne kadar sürdü dinden ayrilman??

hurmetli
16-05-2016, 22:19
Beni şaşırtan ayetlerle karşılaşmamdan bir kaç gün sonra kuranın kökenine yönelik kaynaklar okudum. Peygamberin eşleri hakkında yazılanları okudum. Belki bir ay sürmedi namazı bıraktım. Ancak bu tam olarak dini bıraktığım anlamına gelmiyordu. Dinden çıkmamak için uğraştım. Siyer ve dinler tarihi okuyup islamın da diğer dinler gibi olduğunu görmem ve vahiy diye bir şeyin olmadığını anlamam ile tam olarak dinden çıktım, özgürleştim. Bu süreç 6 ay kadar sürdü diye hatırlıyorum.

Corpse Bride
16-05-2016, 22:51
geçmiş olsun.

olmayan şey uğruna beyhude yıllar geçirmek talihsizliği(kendi adıma) bunu düşündükçe üstüme bir öküz oturuyor. sen gel onca coğrafya içersinde islam dünyasına doğ. tesellisi de yok niyazi misali.

hurmetli
18-05-2016, 22:41
geçmiş olsun.

olmayan şey uğruna beyhude yıllar geçirmek talihsizliği(kendi adıma) bunu düşündükçe üstüme bir öküz oturuyor. sen gel onca coğrafya içersinde islam dünyasına doğ. tesellisi de yok niyazi misali.

Teşekkür ederim. Belki Suudi Arabistan'da doğmadığın ile teselli bulabilirsin ama bizimkilerin yönünü o tarafa doğru çevirmesinden de insan ürkmüyor değil. Umarım Türkiye'yi daha geriye götüremezler.

hurmetli
03-05-2019, 14:46
GD2n6Z6Wsz8

Ahlaksız
03-05-2019, 17:19
Sevgili hürmetli;ne mutlu size..
Farklı dinlerin veya farklı insanların varlığından haberdar olmak,bu konulara bakış açımızı muhakkak değiştirir..Bu bağlamda farklılık çok önemli..İnsanların bir takım yollardan geçmesi için,farklı olan her şeye ilgi duyması çok önemli..Üniversiteler,hatta askerlik bile,hayata bakış açımızı değiştirecektir..Çünkü farklı şeyler deneyimliyoruz..
Bu çok önemli bir konu..Bilimsel anlamda da çok önemli..Mesela biyolojide ''mutasyon'' denilen şey,türleri meydana getiren şeydir ve mutasyon da,bu farklılık dediğimiz şeydir..Yani farklı olmak,içinde bulunduğunuz canlılığa fark katan bir şeydir..Modern toplumlar,bunun farkında olduğu için,farklı olanlara inanılmaz değer veriyorlar ama Türkiye gibi çağın çok gerisinde kalmış toplumlarda,farklılık adeta terörle eşdeğer görülüyor..Bu da,Türkiye gibi toplumların neden modern toplum olmadıklarını net bir şekilde gösterir..

Ben de dini eğitim almış bir ateistim..Detaya girmeye gerek yok..
Bir yerde ''kırılma noktası'' oluyor..Benim kırılma noktam,İlhan Arsel'in ''şeriat ve kadın'' isimli kitabını okurken gerçekleşti..Kitabı okurken,''ben Müslüman olamam,yeter artık'' gibi şeyler dedim..İlhan Arsel müthiş bir insan..O kadar güzel yazmış ki,tıkanıp kalıyorsunuz..Özellikle Muhammed'in eşleri ile arasındaki ilişkiler,ufak detaylar,canımı çok sıkmıştı..

Sevgiler..

hurmetli
06-05-2019, 11:13
Ben de dini eğitim almış bir ateistim..Detaya girmeye gerek yok..
Bir yerde ''kırılma noktası'' oluyor..Benim kırılma noktam,İlhan Arsel'in ''şeriat ve kadın'' isimli kitabını okurken gerçekleşti..Kitabı okurken,''ben Müslüman olamam,yeter artık'' gibi şeyler dedim..İlhan Arsel müthiş bir insan..O kadar güzel yazmış ki,tıkanıp kalıyorsunuz..Özellikle Muhammed'in eşleri ile arasındaki ilişkiler,ufak detaylar,canımı çok sıkmıştı..

Sevgiler..

Merhaba sevgili ahlaksız,
Farklılık aslında bir nimet. Buna varyasyon da diyebiliriz. Biyoloji varyasyon üzerine kuruludur. Varyasyon olmasa hiçbir yeni şey olmaz.
İlhan Arselin o kitabını ben de iki defa okudum. Ama müslümanken değil. Çünkü müslümanken o tip kitaplara peşin hükümle yaklaşılıyordu ve hiç yakınına varmak niyeti taşınmıyordu. Ben İlhan Arseli de o meşhur kitabını da biliyordum ama adama din düşmanı gözüyle bakınca söylediği hiçbir doğrunun önemi yoktu.
Din ile lgili ilk sorgulamalarımı yapmaya başladığımda okudum ilkin. İkincisini de sanırım iki yıl önce okudum.
Malesef hayatında kıymeti anlaşılmamış, hatta öldükten sonra bile anlaşılmamış insanlardan birisi. Çok iyi biliyorum ki (veya tahmin ediyorum ki) o insanları seviyordu ve insanlar için bir şeyler yapmak çabasındaydı.
sevgiler.

Ahlaksız
06-05-2019, 19:09
Merhaba sevgili ahlaksız,
Farklılık aslında bir nimet. Buna varyasyon da diyebiliriz. Biyoloji varyasyon üzerine kuruludur. Varyasyon olmasa hiçbir yeni şey olmaz.
İlhan Arselin o kitabını ben de iki defa okudum. Ama müslümanken değil. Çünkü müslümanken o tip kitaplara peşin hükümle yaklaşılıyordu ve hiç yakınına varmak niyeti taşınmıyordu. Ben İlhan Arseli de o meşhur kitabını da biliyordum ama adama din düşmanı gözüyle bakınca söylediği hiçbir doğrunun önemi yoktu.
Din ile lgili ilk sorgulamalarımı yapmaya başladığımda okudum ilkin. İkincisini de sanırım iki yıl önce okudum.
Malesef hayatında kıymeti anlaşılmamış, hatta öldükten sonra bile anlaşılmamış insanlardan birisi. Çok iyi biliyorum ki (veya tahmin ediyorum ki) o insanları seviyordu ve insanlar için bir şeyler yapmak çabasındaydı.
sevgiler.
Sevgili hurmetli;Peygamberin çok eşli olmasını veya savaşlara katılmasını veya infaz emirlerini filan anlıyabiliriz..O dönemin konjonktürü filan der ve geçeriz..Yalnız ufak nüanslar önemli..İlhan Arsel,hadis literatürüne hakim olduğu ve bu konuda objektif olduğu için,önümüze bir resim koyuyor..Ben bu resme baktım ve ''bu kişi benim peygamberim olamaz'' dedim,bu kadar net..Bu resmi siz de biliyorsunuz..
Bir sürü eşi/kadını var..Eşlerini sıraya dizmiş..Salı şununla,Cumartesi bununla gibi..Sırayı bozuyor ve eşleri arasında kavga çıkarıp kenardan izliyor..Bunu ben kabul edemedim..
Üstelik böyle şeyler yapıp,tutup ''cinsi münasebetim zayıf,bana yardım et'' diye Cebrail'le iletişime filan giriyor..Trajikomik..
Sevgiler..

hurmetli
07-05-2019, 15:27
..Ben bu resme baktım ve ''bu kişi benim peygamberim olamaz'' dedim,bu kadar net..Bu resmi siz de biliyorsunuz..


Bu resmi halihazırda müslüman olanlar da görüyor ve diyorlar ki peygamberin cinsel gücü çok yüksek. yok kırk erkeğin gücünde, yok normale göre dokuz kat fazla gibi yakıştırmalar. Ama Hatice ile evliyken tek eşli ve genç, yani cinsel gücünün daha yüksek olması gereken bir dönem ama nedense?! o zaman tek eşle yetiniyor. kimse o zaman niye cinsel gücü yüksek değildi diye sormuyor tabi.
Ayrıca, dullara kol kanat germek için çok eşli olduğunu sananlar da var. Yani resmi öyle gösteriyorlar bazı zavallılara.
Diğer dinler neyse de İslamdan çıkmak için peygamberin, para ve güce eriştikten sonra değişen bu cinsel hayatı; üstüne üstlük azhap suresinde olduğu gibi, kendi keyfi için ayetler koyması yeter de artar.
Anlayan ve sorgulayan için tabi.