PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkçe Çeviri:Yahudi Masalları/Büyük İskender'in Serüvenleri 1/Zafer Hayali


world
18-04-2016, 22:42
https://i.ytimg.com/vi/xF8hSq4moRE/hqdefault.jpg

İki bin yılı aşkın süre önce, Makedon topraklarında büyük bir fatih bir kral yaşadı ve onun oğlu İskender doğduğunda tapınak rahipleri ve rahibeleri İskender'in babasından daha büyük savaşçı olacağının kehanetinde bulunmuştu. Hiç kimsenin ehlileştiremediği bir atı ehlileştirdiğinde babası King Philip onunla çok gurur duymuştu. Zamanının en bilge filozofları İskender'in öğretmeniydi ve henüz daha 16 yaşındayken Kral Philip Bizans'ı zapt etmeye gittiğinde İskender'e ülkenin kontrolünü vermişti. İskender henüz daha 20'sinde tahta çıktı fakat zaten daha önce bastırdığı bir isyanda olağanüstü cesurluğunu ve cesaretini kanıtlamıştı.

İskender dedi ki:
''Tüm Dünya'yı fethetmeliyim.''

Buna karşın o sadece 13 yıl krallık yapmasına ve 33 yaşında ölmesine rağmen hedefini başarmıştı. Tüm ülkeler onun üstünlüğünü kabul etmek durumunda kalmıştı.

Kral İskender bir içkici ve zalimdi fakat Yahudiler'e nazik davrandı. İskender, Darius'a , Pers kralına üstün geldiğinde bunu duyan Yahudi idareciler , İskender Kudüs'e hareket ettiğinde büyük bir panik içindeydiler. Jadua yani Baş Rahip büyük bir törenle İskender'i karşılamak için önderlik etti.

Tüm rahipler ve Levililer en ihtişamlı giysilerini giydiler, halk özel elbiselerini kuşandı ve şehrin sokakları rengarenk ve bir çok farklı renkte bayrakla ve çelenklerle süslendi. İskender ordusuyla şehre ulaşmadan bir gece önce uzun bir rahipler alayı sıraya dizildi şehrin yaşlıları ve Levililerin her biri meşaleler taşıyordu. Şehrin kapısında büyük savaşçının gelişini bekliyorlardı.

Sabahın erken saatlerinde güneş doğmadan hemen önce, İskender göründü ve muhteşem manzara karşısında şaşkın gözlerle bakıyordu.Onu karşılayan alayın başında elbisesi bembeyaz parlayan Baş Rahip Jadua vardı.

....(eksik)

..... göğsünde parlayan mücevher dolu elbisesiyle. İskender'in generallerini şaşırtacak bir şekilde İskender atından indi ve Baş Rahip'in önünde eğildi.

''Bana bir melek gibi göründün'' dedi.
''Barış getirdiniz'' diye yanıtladı Baş Rahip Jadua

İskender'in generallerin başı olan Parmenio, askerlere Kudüs'te yağmalamak için zengin kaynaklar olduğunu vaat etmişti ve

İskender'e yaklaşarak şöyle dedi:
''Niçin bu Yahudi rahibi tüm herkesten daha çok onurlandırıyorsunuz?''

''Sana söyleyeceğim'' diye cevapladı İskender. ''Sıklıkla gördüğüm rüyalarda bu şerefli rahibi hep görüyordum.Bana her ''cesur ol'' dediğinde zaferimin kehanetinde bulunuyordu. Öyleyse koruyucu meleğime saygıda kusur mu etmeliyim?''

İskender Jadua'ya dönerek: ''Beni tapınağınıza götür , koruyucu meleğimin Tanrı'sına şükranlar(dualar) sunacağım''

O sırada gündüzdü, Baş Rahip , İskender'le tören alayının içinden insanların tezahüratları altında geçti.Tapınağa vardıklarında İskender çarıklarını çıkardı fakat Jadua Kral'ın yerde kayacağından korkarak da olsa ona mücevherden çarıklar verdi. Kral... (eksik)
...... İskender gördüklerinden memnundu ve kendisinin Kutsal Tapınak'ta heykelinin veya portrenin olmasını arzu etmişti.

''Bu mümkün değil'' diye yanıtladı Baş Rahip Jadua ''fakat sırf senin onuruna bu yıl Kudüs'te doğan her çocuğa İskender adı verilecek.''

''Bu güzel'' dedi İskender daha da memnun olmuş şekilde: ''Bana ne istediğini söyle eğer yapabileceğim bir şeyse onu yapacağım.''

''Yüce hükümdar'' dedi Jadua, ''Tanrımız'a yasalarımıza uygun şekilde hizmet etmek dışında hiçbir şey istemiyoruz. Ayinlerimizi özgür ve engelsiz yerine getirmemize izin ver.Topraklarında yaşayan Yahudiler'e bu ayrıcalığı da ver ki her duamızda başarın ve uzun yaşaman için dua edelim''

''İstediğin şey küçük'' diye yanıtladı İskender ,''ve bu küçük isteğin şüphesiz verilecek.''
İnsanlar bu iyi haberleri duyduklarında büyük bir sevinç yaşadılar ve birçok Yahudi kendisini orduya yazdırdı.
İskender bir süre daha Kudüs'te kaldı ve Kenan ülkesinden gelen haberciler ,ondan ,Yahudiler'i kendi topraklarını geri vermeye zorlamasını istediler.

Haberciler : Musa'nın Yasası'nda yazılıdır'' dedi ''Kenan ve onun sınırları Kenanlılar'a aittir.''

............................

Gebiah adlı bir kambur Yahudi cevap vermek için girişti:
''Musa'nın Yasası'nda şu da yazılıdır'' dedi, ''Kenan'a lanet olsun,köle olsun kardeşlerine'' Kölelik ruhu onun atasına aittir bu yüzden Kenan bizimdir.
İskender Kenan elçilerine buna karşılık vermeleri için 3 gün verdi ama onlar Kudüs'ten çıkıp gittiler.

Sonra Mısır'dan haberciler geldi, Yahudiler'in Firavun Diyarı'ndan almış oldukları altın ve gümüşün geri verilmesini istediler.
''Gebiah buna ne diyor bakalım?'' dedi İskender.

''Altın ve gümüşü geri vermeliyiz.'' diye yanıtladı kambur Gebiah ,'' Firavun çok çok uzun yıllar önce bizim Mısır'daki atalarımızın emeğinin karşılığını aldığında zaten ödemiştik, vermiştik zaten''

''Hakkaten güzel bir yanıt .'' dedi İskender ve Mısırlılar'a bunu düşünmeleri için 3 gün verdi fakat onlar da çıkıp gittiler.

İskender Kudüs'ten ayrılmadan önce Yahudiler'in bilge olanlarının tavsiyesini istedi.
''Diliyorum'' dedi ''Afrika'nın Karanlık Dağları'nın ötesini fethetmek istiyorum, aynı zamanda bulutların üzerinde uçmak,gökleri seyretmek ve de denizlerin derinlerine inip kendi gözlerimle derin deniz canavarlarını görmek istiyorum.''

.................................................. ................................

Tüm bu şeyleri nasıl başaracağının talimatını bilge adamlardan aldı , İskender'i asla Babil'e girmemesini için uyardılar.

''Babil şehrine girdiğin an'' dedi bilgeler ''Kesinlikle öleceksin.''

Büyük İskender uyarıları ve tavsiyeleri için onlara teşekkür edip serüveni için yola koyuldu.

DEVAM EDECEK.............................
KAYNAK:http://sacred-texts.com/index.htm
ÇEVİRİ BANA AİTTİR