PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Deizm Hakkında


evrensel-insan
24-12-2013, 21:44
Yukaridaki aciklamalar isiginda, yani akilcilik gozlem ve mantik temelinde deizmi degerlendirirsek;

Deizmin ontolojik tabanini hangi varliksal ideolojiye bagliyorsun?

Maddenin nesnelligi-materyalizm

Dusuncenin oznelligi-idealizm

Isimcilik-pozitivizm.

Diger bir konuda gozlem konusu. Bilindigi gibi bilimin bilimselligi gozlemden baslar yalniz, OTRADA INSANOGLU ALGISINA GOZLEM VEREN BIR FENOMEN OLMASI GEREKIR.

Yalniz akilcilikta bu sadece gercegin ne oldugunun inanc ile dogrulanmasidir.

Mesela islam dinine baktigimizda, Allah'in ozdeslestigi fenomen Kuran'dir.

Hyloteizm de, tanri madde ile

Panteizmde de evren ile ozdeslesir.

Tasavvuftada her bir birin tanrisina varisi kendi aklinin inandigi dogru yoldur.

Bu temelde ve gozlem olarak, deizmin tanrisinin gozlemi nedir?

Panteizm v.s. gibi ozdeslesen bir fenomen var midir?

Yoksa aklin kendine inanarak dogruladigi ve ustelik fenomen tabani olmayan, fakat aklin gercegin yani gozlem verenin ne oldugunu inanci temelinde dogrulamasi midir?

Sonucta deizm de, teolojik bir durus oldugundan bilimsel degildir.

Yalniz buradaki akilcilik gozlem mantikm ucgeninde; ortada tanrilasan bir fenomen tabani mi vardir, yoksa tanri gozlem vermedigi halde, aklin kendi mantiginin inanci ile kendine gerceklestirdigi dogru temelindeki numenal bir deger midir? Mesela fizik otesi bir deger.

Bir konuda deizm de din olmadigi konusudur.

Bir deist genelde kendisine varladigi tanrisi her ne ise onun kendi yasam ve iliskisine oyle veya boyle bir katkisi mudahelesi oldugunu dusunur mu?

Yani ortada varolussal ve tasavvufi bir teslimiyet var midir?

Eger boyle bir teslimiyet var ise, kisinin kendi ile kendini inandirdigi tanrisi arasindaki bu teslimiyet din degil midir?

Son olarak bazi deistler bir tanrinin varligina inanirlar fakat bunu isim ya da ozdeslestirme olarak ortaya koyamazlar. Buradaki deizmin, agnostisizm de ki teist temelli "tanri bilinemez" aciklamasi ile bagi var midir. Teist dedim cunku, buradaki agnostisizm varligina inanandir. Digeri gibi yani ateist agnostisizm gibi inanmayan degildir.

Burada hic bir yorum yapilmamistir ve gelen yanitlara da yorum yapilmiyacaktir, amac sadece deizm inanci algisi ve bilincinin bu mesajla daha bir anlasilirlik ve algilanirlik kazanmasi icindir.

anthemoessa
24-12-2013, 23:53
Deizm'in Tanrı'ya felsefi açıdan bakışı, 3 "semavi" dindeki bakış açısından çok da farklı değil. Tamam, Tanrı kutsal kitap ve peygamber yollamıyor. Ama pek çok deiste göre, Tanrı denilen kavram, yine bir kişiliğe sahip. Ayrıca bu Tanrı, tıpkı dinlerdeki tanrılar gibi "evrenin dışında" bir yerde kral gibi oturuyor. Yani insanlardan ve evrenden tamamen ayrı bir Tanrı anlayışı söz konusu çoğunlukla. Zaten Deizm'in kökenine baktığımızda, "semavi" dinlerin çeşitli yönleri sindirilememiş de kutsal kitaplar ve peygamberler toptan reddedilip sadece Tanrı inancı bırakılmış gibi bir görüntüsü var benim görebildiğim kadarıyla.

Krmc21079
10-01-2014, 14:59
Deizm veya Yaradancılık, mantık ve doğal dünyaya dair gözlemlerin kaynağını oluşturduğu; dini bilgiye dolaysız biçimde sadece akıl yoluyla ulaşılabileceği ilkesini esas alan, bu sebeple vahiy ve esine dayalı tüm dinleri reddeden tek Tanrı inancıdır

Deistler ile 3 semavi din mensupları özellikle de İslamiyet mensupları arasındaki en büyük fark
Deistlerin sadece ve sadece akıl yolunu kullanması diğer 3 semavi dinin mensuplarının özellikle İslamcıların aklı yolunu kullanamamaları ve pozititif bilimi kabullenememeleridir.

postalmarx
10-01-2014, 15:52
Deizm veya Yaradancılık, mantık ve doğal dünyaya dair gözlemlerin kaynağını oluşturduğu; dini bilgiye dolaysız biçimde sadece akıl yoluyla ulaşılabileceği ilkesini esas alan, bu sebeple vahiy ve esine dayalı tüm dinleri reddeden tek Tanrı inancıdır

Deistler ile 3 semavi din mensupları özellikle de İslamiyet mensupları arasındaki en büyük fark
Deistlerin sadece ve sadece akıl yolunu kullanması diğer 3 semavi dinin mensuplarının özellikle İslamcıların aklı yolunu kullanamamaları ve pozititif bilimi kabullenememeleridir.

Semavi dinlerde akılla ispat vardır. Pozitif bilimle de olayın hiçbir alakası yok.

Katolik alimi Tomas Akinas'ın Kilise'nin doktrinine eklediği Hudus ve İmkan delillerini Müslüman filozoflar geliştirmiştir. Batı'da bu ispatlar "kozmolojik" ispatlar olarak biliniyor ve bugün bile filofozlar tarafından tartışılıyor:
http://infidels.org/library/modern/theism/cosmological.html Bu site ateist bir site olmakla beraber makalelerin çoğu akademik filozoflar tarafından yazılmıştır.

Büyük Hristiyan filozof ve ilahiyatçı William Lane Craig bugün kozmolojik argümanların en meşhur savunucusudur. Hatta İslam Kelam ilmine atıf yaparak bu argümanı "kalam (kelam) cosmological argument" diye savunur:

http://www.youtube.com/watch?v=VeKavDdRVIg

Velhasıl İslam olsun Hristiyanlık olsun vahiy yanında akılla ispat yolunu da kullanmışlardır. Bu aslında iki dinin kutsal kitaplarında bile bulunur.

Pavlus Romalılar 1. bapta şöyle yazar:

19 Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir. 20 Tanrının görünmeyen nitelikleri -sonsuz gücü ve Tanrılığı- dünya yaratılalı beri Onun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir. Bu nedenle özürleri yoktur

Kuran'da ise kitabın nerdeyse yarısında doğadan örnekler verilerek Allah'ın varlığına dair deliler "bunda düşünen bir topluluk için bir ibret vardır" denerek sıralanmıştır. Bu ayetleri hepimiz biliyoruz. Bu akla yapılan bir davettir.

evrensel-insan
10-01-2014, 21:20
Bilimsel olarak hic bir gecerlilik akil ile saglanmaz, gozlem ile saglanir. Akil sadece kendi mantigi bunyesinde dogrulugunu kendine inanndirarak gerceklestirir. Bu da yanlislanamaz ve sadece gerceklestireni kendi inanci/ideolojisi ile dogrulayani baglar.

mrdragon
10-01-2014, 22:34
Semavi dinlerde akılla ispat vardır. Pozitif bilimle de olayın hiçbir alakası yok.

Katolik alimi Tomas Akinas'ın Kilise'nin doktrinine eklediği Hudus ve İmkan delillerini Müslüman filozoflar geliştirmiştir. Batı'da bu ispatlar "kozmolojik" ispatlar olarak biliniyor ve bugün bile filofozlar tarafından tartışılıyor:
http://infidels.org/library/modern/theism/cosmological.html Bu site ateist bir site olmakla beraber makalelerin çoğu akademik filozoflar tarafından yazılmıştır.

Büyük Hristiyan filozof ve ilahiyatçı William Lane Craig bugün kozmolojik argümanların en meşhur savunucusudur. Hatta İslam Kelam ilmine atıf yaparak bu argümanı "kalam (kelam) cosmological argument" diye savunur:

http://www.youtube.com/watch?v=VeKavDdRVIg

Velhasıl İslam olsun Hristiyanlık olsun vahiy yanında akılla ispat yolunu da kullanmışlardır. Bu aslında iki dinin kutsal kitaplarında bile bulunur.

Pavlus Romalılar 1. bapta şöyle yazar:

19 Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir. 20 Tanrının görünmeyen nitelikleri -sonsuz gücü ve Tanrılığı- dünya yaratılalı beri Onun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir. Bu nedenle özürleri yoktur

Kuran'da ise kitabın nerdeyse yarısında doğadan örnekler verilerek Allah'ın varlığına dair deliler "bunda düşünen bir topluluk için bir ibret vardır" denerek sıralanmıştır. Bu ayetleri hepimiz biliyoruz. Bu akla yapılan bir davettir.

Üzgünüm, hatalı yaklaşım içindesiniz. Semavi dinlerin akıl ile ispatlamaya çalıştıkları da, Krmc21079'un yaklaşımında bir tanrının varlığıdır.

Hudud ve imkan delili de, Allah'ın ya da Yehowah'ın ya da X tanrısının delili değil, bir tanrının varlığına delil olarak kullanılır.

Teistler, önce bir tanrının var olması gerekliliğini düşünürken, ne hikmetse aynı argümanları kullanıp, başka tanrılara ulaşırlar. Oysa dinleri içinde bir tanrı varsa neden o tanrı üfürükten tanrımızdır üzerinde biraz düşünseler, dinden çıkacaklar....

Mesela; Ahmet abi, Necati amca ile hayalindeki Monga tanrısını gerçek kılmak adına aynı argümanları kullanabilir. Hatta daha ileri gidip, benim mongam bunca şeye imza atmışken oturup insan dilinden uyduruk kitaplar yazmayacak kadar gelişmiş, embesil modda işlemeyen bir tanrıdır da diyerek işin içinden çıkabilir.

Bu koşullar altında, teistler ellerindeki kitaplar üzerinden vahiy yolu ile iletildiklerini düşündükleri cümleler üzerinde kafa yorsunlar..

evrensel-insan
10-01-2014, 22:39
Monoteizm ile polyteizm arasindaki fark nedir?

Neden uc ibrahimi dini monoteisttir?

Ayrica diger teizmin ortaya attigi din ve tanrilara neden inanmazlar?

Onlara inanmamalarinin temeli, teolojik olarak onlari monoteist temelinde; diger dinler acisindan ne yapar? nonpolyteist. Bu ayni zamanda kendi inanmadiklari din ve tanrilara bakis acilari bakimindan, antiteist degil midir. Hatta diyelim "zeus yoktur" deseler ateist olmazlar mi?

Monoteistler teizm ve tanrinin varligi temelindeki kendi inandiklari tanriyi var, kendi inasnmadiklari tanriyi yok saymalari onlari GENEL INANC TEMELINDE NE YAPAR?

lflzfl
29-01-2014, 01:57
Deizm'in Tanrı'ya felsefi açıdan bakışı, 3 "semavi" dindeki bakış açısından çok da farklı değil. Tamam, Tanrı kutsal kitap ve peygamber yollamıyor. Ama pek çok deiste göre, Tanrı denilen kavram, yine bir kişiliğe sahip. Ayrıca bu Tanrı, tıpkı dinlerdeki tanrılar gibi "evrenin dışında" bir yerde kral gibi oturuyor. Yani insanlardan ve evrenden tamamen ayrı bir Tanrı anlayışı söz konusu çoğunlukla. Zaten Deizm'in kökenine baktığımızda, "semavi" dinlerin çeşitli yönleri sindirilememiş de kutsal kitaplar ve peygamberler toptan reddedilip sadece Tanrı inancı bırakılmış gibi bir görüntüsü var benim görebildiğim kadarıyla.

Son derece yanlış deizm bireyseldir ancak aklın kabul ettiğini ispatlanabilir olanı kabul eder. mesela bir deiste göre tanrı büyük olasılık vardır fakat herhangi bir kişiliği vardır yada yoktur diyemeyiz. Güçleri sınırlımı değilmi şuan için bilemeyiz. söz gelimi bir ateist tanrıyı gözüyle görse bile red edebilir. Fakat bir deiste tanrının olmadığı ispatlansa tamam tanrı yokmuş der. Bu bir isyan bir korku yada baş kaldırma değil sadece gerçeği anlama çabasıdır.

evrensel-insan
18-03-2014, 01:31
Gezi davasinda deizm algisi;

Antalya’da, Gezi olaylarıyla ilgili 170 kişinin yargılanacağı ve 5 gün sürecek davanın ilk duruşması öncesi bir grup, Meltem Parkı’ndan Adliye binasına kadar yürüdü. Mahkeme salonunun küçük kalması nedeniyle Antalya Adliyesi Konferans Salonu’nda görülen dava, sanıkların kimlik tespitiyle başladı. Yaklaşık 60 kişinin kimlik tespiti, adres, telefon, iş ve maaş durumu ile medeni hallerine ilişkin bilgiler, sanıklar dinlenerek alındı. Kimlik tespitinde sanıkların dini kısmına ’İslam’ diye yazılırken, ikisi buna itiraz etti. Hakimin ’dini İslam’ yazdırdığı iki sanığın itirazı üzerine bu bölüme ’Deizm’ (Yaradancılık, vahiye dayalı tüm dinleri reddeden tek Tanrı inancı) yazıldı.

inferno
08-08-2014, 23:02
Deizm candır. Ne Ateist karşısında komik duruma düşer, Ne de teistlerin içindeki şiddet dürtüsünü Tavan yaptırır.

Deizm düşüncesi, "Düşünüyorum o halde varım" cümlesi üzerinden yola çıkarak, eğer düşünüyorsak bizler birer varlığız. o halde bizim varlığımızı taşına vücudumuzun yapısına bakarak, bu varlığın en küçük yapı taşlarının atomlar ve moleküllerden oluştuğunu görürüz.
Öyleyse tüm atomlar ve moleküllerden oluşan nesnelerin tümü birer varlıktır.
Yokluktan varlık nasıl meydana geldi?
Hiçlikte bir varlık mıdır?
Varlık şekil mi değiştirmiştir?
Bu gibi felsefi sorulanın temeli nedensellik ilkesine dayanır.
hiçlikten varlığa geçişin nedensizce geçişinin mümkün olamayacağını düşünen insan,
Tanrının varlığını farazi bir biçimde kabul etmiştir.
Varlığı üzerine şüphe edilen Tanrının karakteri üzerine kesin hükümler vermemelidir.

"Tanrı'nın daha merhametli olduğunu düşündüğüm için Deistim."
"Tanrı insanı aldatmaz."
"Tanrının kutsal kitaplardaki tanrı tasfirlerinden daha merhametli olduğunu düşündüğüm için Deistim"
Gibi söylemler Bir deistin asla söylememesi gereken sözler olarak düşünüyorum.
Çünkü Tanrının varlığını zaten farazi olarak kabul etmişsin elinde o tanrıyı tarif edecek hiç bir kitabın yok.
Boyu nedir?
kilosu nedir?
o da bir madde midir?
Enerji midir?
Uzaylı mıdır?
hangi boyuttadır?
Metafizikle açıklanacak bir durum mudur?
Bizi izliyor mudur?
Belki de karışıyor da bizler farkında olmuyoruz?

O yüzden Deist tanrı tek değildir. bu tanrı her Deistin düşünce yapısında kendince ona şekil verdiği soyut bir kavramdır.
Deizm insanın doğaya baktığında ne gördüyse onun mimarını gözlemlediği doğa ve evrene bağlı olarak kendi düşünce yapısında şekillendirdiği bir farazi bir tanrıdır.

evrensel-insan
08-08-2014, 23:24
Deizm candır. Ne Ateist karşısında komik duruma düşer, Ne de teistlerin içindeki şiddet dürtüsünü Tavan yaptırır.

Deizm düşüncesi, "Düşünüyorum o halde varım" cümlesi üzerinden yola çıkarak, eğer düşünüyorsak bizler birer varlığız. o halde bizim varlığımızı taşına vücudumuzun yapısına bakarak, bu varlığın en küçük yapı taşlarının atomlar ve moleküllerden oluştuğunu görürüz.

Yani idealizmden yola mi cikar?

Sen dusundugun icin mi varsin?

Yoksa var oldugun icin mi dusunuyorsun?

Ya da varligini dusuncenin kavramsal bilgisi ile ortaya mi koyuyorsun?

Öyleyse tüm atomlar ve moleküllerden oluşan nesnelerin tümü birer varlıktır.
Yokluktan varlık nasıl meydana geldi?
Hiçlikte bir varlık mıdır?
Varlık şekil mi değiştirmiştir?
Bu gibi felsefi sorulanın temeli nedensellik ilkesine dayanır.
hiçlikten varlığa geçişin nedensizce geçişinin mümkün olamayacağını düşünen insan,
Tanrının varlığını farazi bir biçimde kabul etmiştir.
Varlığı üzerine şüphe edilen Tanrının karakteri üzerine kesin hükümler vermemelidir.

Hiclik bir algi olarak pozitiftir. Cunku hicligin bir anlam ve icerigi vardir. Negatifligi sadece dilbilgisi ifadesi olarak vardir. Bu yokluk icin de gecerlidir.

Soyle bir soru soralim.

Henuz algilanamamis olan bir sey var midir? Yani adi henuz ortaya konmamis?

"Tanrı'nın daha merhametli olduğunu düşündüğüm için Deistim."
"Tanrı insanı aldatmaz."
"Tanrının kutsal kitaplardaki tanrı tasfirlerinden daha merhametli olduğunu düşündüğüm için Deistim"
Gibi söylemler Bir deistin asla söylememesi gereken sözler olarak düşünüyorum.
Çünkü Tanrının varlığını zaten farazi olarak kabul etmişsin elinde o tanrıyı tarif edecek hiç bir kitabın yok.
Boyu nedir?
kilosu nedir?
o da bir madde midir?
Enerji midir?
Uzaylı mıdır?
hangi boyuttadır?
Metafizikle açıklanacak bir durum mudur?
Bizi izliyor mudur?
Belki de karışıyor da bizler farkında olmuyoruz?

Bu dedigin tanrisini belirlemis (evren, madde v.s.) bir deist icin gecerli degildir.

O yüzden Deist tanrı tek değildir. bu tanrı her Deistin düşünce yapısında kendince ona şekil verdiği soyut bir kavramdır.
Deizm insanın doğaya baktığında ne gördüyse onun mimarını gözlemlediği doğa ve evrene bağlı olarak kendi düşünce yapısında şekillendirdiği bir farazi bir tanrıdır.

Deist boyle bir tanriyi/ya neden arar/inanir?

Bu farazi tanri deiste ne saglar?

inferno
08-08-2014, 23:35
1.) Varlığımı düşüncemin kavramsal bilgisinden yola çıkarak varlığımı özümsüyorum.

Hiçlik her zaman sorun olmuştur. Felsefe konusunda hiçliğe doğru düzgün cevap verebilen bir kişi ben görmedim. ya da bilmiyorum.

2.) Belki yoktur, belki vardır da algılayamamışımdır.

3.) Tanrısını belirleyen deist neye göre belirlemiştir? yazımın en altında belirttiğim gibi, ancak varlığını farazi bir biçimde kabul etmişte ve kendi zihninde ona bir şekil, sıfat giydirmişse ancak tanrısını belirleyebilir. fakat bu yanlış bir sonuca çıkarır.

4.) Deistin tanrısı her ne şekilde olursa olsun deiste sadece şemsiye görevi görür, beynini her daim kurcalayacak varlık probleminin çözümü için onu rahatlatır.

evrensel-insan
08-08-2014, 23:46
1.) Varlığımı düşüncemin kavramsal bilgisinden yola çıkarak varlığımı özümsüyorum.

Hiçlik her zaman sorun olmuştur. Felsefe konusunda hiçliğe doğru düzgün cevap verebilen bir kişi ben görmedim. ya da bilmiyorum.

Sen de hicligi varliksal olarak degil de; epistemolojik bilgisel olarak dusun. Cunku bilgi vardir, bilgi yoku icermez. Cunku yok ta hic de bir bilgidir ve kavram olarak vardir.

2.) Belki yoktur, belki vardır da algılayamamışımdır.

Yok uc cesittir.

An ve yer olarak orada bulunmamak

Eskiden olup ta, su anda mevcut olmamak

Bir de varlananin varliksal inancsal ideolojik yoklugu.

3.) Tanrısını belirleyen deist neye göre belirlemiştir? yazımın en altında belirttiğim gibi, ancak varlığını farazi bir biçimde kabul etmişte ve kendi zihninde ona bir şekil, sıfat giydirmişse ancak tanrısını belirleyebilir. fakat bu yanlış bir sonuca çıkarır.

4.) Deistin tanrısı her ne şekilde olursa olsun deiste sadece şemsiye görevi görür, beynini her daim kurcalayacak varlık probleminin çözümü için onu rahatlatır.

Soru "neden buna ihtiyac duyar?

Bu faraziyet, ona ne saglar?

inferno
08-08-2014, 23:57
Evvela Teistlerden örnekle yola çıkalım.
Cehalet arttıkça inançlar baskın çıkar. Bilgi arttıkça, inançlı kimseler bocalamaya başlar.

Doğduğundan beri sürekli dini vecibeler ile beyni yıkanmış, şeyhlerin dizinin dibinden ayrılmayan cahil bir müridi düşünelim.

Bu kişi ona öğretilenlerden başka hiç bir şey bilmemektedir. Dolayısı ile inancı ile çelişecek hiç bir bilgi yoktur. Bu tarz kimseler için Tanrı bir olgudur. Varlığı şüphe götürmez bir gerçektir. Bu inanç ona her şeyi yaptırır.

Bu kişiye biraz bilgi aşılayalım.
Bu sefer inancı ile çelişen bilgileri almaya başladıkça çelişen unsurları elemeye başlar.
(aynı günümüz hadis inkarcıları gibi)
Biraz daha bilgi yükleyelim.
Bu sefer bu bilgiler o kişinin kutsal saydığı kitabı değişik yorumlamaya sevk eder
(burada kutsal kitabın dışına çıkması biraz daha meşakkatli bir iştir, Çünkü soyut olan bir tanrının sözleridir ve mutlak doğru olmalıdır bu yüzden, inkar yerine farklı yeni yüklenen bilgileri ile çelişmeyecek yorumlarla kutsal kitabını kurtarma yoluna gider)

Biraz daha bilgi yükleyelim.

(Bu sefer deizm denilen olaya girmiş oluruz. Bu aşamada hangi bilgiler ile Teizmden dışarı çıktıysa tanrısı o bilgilerin tanrısıdır)

evrensel-insan
09-08-2014, 00:10
Evvela Teistlerden örnekle yola çıkalım.
Cehalet arttıkça inançlar baskın çıkar. Bilgi arttıkça, inançlı kimseler bocalamaya başlar.

Doğduğundan beri sürekli dini vecibeler ile beyni yıkanmış, şeyhlerin dizinin dibinden ayrılmayan cahil bir müridi düşünelim.

Bu kişi ona öğretilenlerden başka hiç bir şey bilmemektedir. Dolayısı ile inancı ile çelişecek hiç bir bilgi yoktur. Bu tarz kimseler için Tanrı bir olgudur. Varlığı şüphe götürmez bir gerçektir. Bu inanç ona her şeyi yaptırır.

Bu kişiye biraz bilgi aşılayalım.
Bu sefer inancı ile çelişen bilgileri almaya başladıkça çelişen unsurları elemeye başlar.
(aynı günümüz hadis inkarcıları gibi)
Biraz daha bilgi yükleyelim.
Bu sefer bu bilgiler o kişinin kutsal saydığı kitabı değişik yorumlamaya sevk eder
(burada kutsal kitabın dışına çıkması biraz daha meşakkatli bir iştir, Çünkü soyut olan bir tanrının sözleridir ve mutlak doğru olmalıdır bu yüzden, inkar yerine farklı yeni yüklenen bilgileri ile çelişmeyecek yorumlarla kutsal kitabını kurtarma yoluna gider)

Biraz daha bilgi yükleyelim.

(Bu sefer deizm denilen olaya girmiş oluruz. Bu aşamada hangi bilgiler ile Teizmden dışarı çıktıysa tanrısı o bilgilerin tanrısıdır)

Guzel aciklamissin.

Yalniz burada genel olarak ne deizm ne de teizm vardir. Sadece ozel bir din ve ilahi ve de bunun rahatsizligindan buna karsi cikis vardir.

Halbuki teizm ozel degil tum dinleri deizm de ozel degil tum tanrilari icerir.

Yani islamdan cikan kisi deist degil; islam disidir.

Ayrica bilgi ve bilinc olarak baska bir dini de benimsiyebilir cunku din bilinci ile islamdan cikmamistir, islam rahatsizligi ile cikmistir.

O yuzden cogu ateist antiteist bile degil, sadece antiislam ve antiAllahtir.

Cunku ateizm bir bilinc ve farkindaliktir. Bu da ozel bir din ya da ilahtan degil; genel din ve her turlu yaraticadan bilgisini ve bilincini alir.

inferno
09-08-2014, 00:17
Yani anlatmaya çalıştığım, Deistler Tanrı kavramından kurtulamadıkları için deistler.
Başka bir getirisi yok.
Hatta cennet cehennem inancını benimsemiş deistler bile var.
Bu kişi neye göre hangi gerekçelere göre cenneti cehennemi benimsedi?
o yüzden Deizimde aslında mutlak tek bir tanrı yoktur.
Nasıl ki dinlerde bir sürü mezheb var ve farklı farklı yorumlanıyor.

Deizmde ise herkesin kendisi bırak mezhebi ayrı bir dindir.
böyle olunca deizmin tanrısından söz etmek yersizdir.
Faydası ve zararı kişinin kendi inancına göre değişkenlik gösterir.
zaten fayda nedir? o bile başlı başına bir problemdir.

evrensel-insan
09-08-2014, 00:28
Yani anlatmaya çalıştığım, Deistler Tanrı kavramından kurtulamadıkları için deistler.
Başka bir getirisi yok.
Hatta cennet cehennem inancını benimsemiş deistler bile var.
Bu kişi neye göre hangi gerekçelere göre cenneti cehennemi benimsedi?
o yüzden Deizimde aslında mutlak tek bir tanrı yoktur.
Nasıl ki dinlerde bir sürü mezheb var ve farklı farklı yorumlanıyor.

Deizmde ise herkesin kendisi bırak mezhebi ayrı bir dindir.
böyle olunca deizmin tanrısından söz etmek yersizdir.
Faydası ve zararı kişinin kendi inancına göre değişkenlik gösterir.
zaten fayda nedir? o bile başlı başına bir problemdir.

Yalniz unutmaki deizm eger kisiye bilincsiz geldi ise, beyninin ona verecegi rahatsizlik ve huzursuzluk; bilgisizlik temelinde onu gene teizme belki kendi dini olarak olmasa da geri dondurebilir.

O yuzden buradaki farkindalik "benim neden bir tanriya ve onu tanrilastirmaya ihtiyacim var" sorusu ve bu soruya verilecek bilincli yanittir.

Cunku bu yanit ya bir ihtiyac olarak yansiyacak ve kisice dogrulanacak ya da birey olmuslugunun duzeyi temelinde kendi kisisel varliginin algisinda ihtiyacsizlik ile sonuclanacaktir.

Burada aslinda konu fayda degil, bilincalti rahatsizliginin getirdigi "kendini deist ilan etme" ya da dini uygulamalardan bikma olarak aciklayabiliriz.

Kisaca kendisine verilen ve uygulamasi istendigi bir dine karsi cikis vardir.

Yani deizm aslinda tanri ve tanrilastirmafarkindaligini icermez. Sadece din uygulamasindan rahatsizligi icerir.

Tanri ve tanrilastirma sorgulanmamis ve sadece din degerlendirilmistir.

inferno
09-08-2014, 00:34
Mükemmel söylemişsin.
Deistin aklının bir köşesinde sürekli nereden buralara geldiğinin bir izi vardır.
Eğer eskiye yönelik bir inancı o günkü bilgiler ile birebir uyum içerisine girerse,
eski inancına daha sıkı bağlanmasına yol açabiliyor.
Yani Deizm aslında inanç için bir kontra görevi de görüyor diyebiliriz.
tanrıdan tamamen kopamıyor.

aslında Teist dinlerin içindeki yasa ve kurallardan kaynaklanıyor bu durum.
Çünkü Teist dinlerin temelinde inan kurtul olayı vardır.
Bu yolu bir kaçış yolu olarak nitelerler.

evrensel-insan
09-08-2014, 00:36
O yuzden T.C. eliyle iletilen "laik muslumanlik" aslinda dini uygulamayi "serbest birakmis" imana agirlik vermistir.

O yuzden kisi, 1970'lere kadar dinin sartlarini uygulama da serbestlik alirken, iman devam etmistir.

Yani inanclar.

Bu da olme korkusu suru psikolojisi yasamin onemsizligi v.s. olarak ama kisisel yansimistir.

Yani kimse kimsenin muslumanligini kontrol etmemis ya da degerlendirmemistir.

Islam siyasi degildir, sadece inanc ve iman temelli kisiye gore degisen uygulamadir.

Bu da oruc nbamaz zekat mevlit mezar ziyareti bayramlar sunnet ettirme aliskanligidir.

Buradaki deizm dindeki kisisel uygulama kararidir.

Aslinda kokeni tasavvufa dayanir.

Herkes kendince ve inancinca Allah'ina olan imanini yerine getirir.

evrensel-insan
09-08-2014, 00:41
Mükemmel söylemişsin.
Deistin aklının bir köşesinde sürekli nereden buralara geldiğinin bir izi vardır.
Eğer eskiye yönelik bir inancı o günkü bilgiler ile birebir uyum içerisine girerse,
eski inancına daha sıkı bağlanmasına yol açabiliyor.
Yani Deizm aslında inanç için bir kontra görevi de görüyor diyebiliriz.
tanrıdan tamamen kopamıyor.

aslında Teist dinlerin içindeki yasa ve kurallardan kaynaklanıyor bu durum.
Çünkü Teist dinlerin temelinde inan kurtul olayı vardır.
Bu yolu bir kaçış yolu olarak nitelerler.

Aslinda burada siradanlik temelli bir bilinc duzeyi soz konusudur.

Kisi yasam ve iliskisinde uygulamaya zorlandigi dini once degerlendirir.

Tanri ise soyut bir korku alisilagelmislik aktarilmislik olarak ikinci planda kalir.

Iste deizmin teizm bilinci ya da rahatsizligi sonra gelmesi ve somuta yonelmesi de ozdeslestirmeli panteizmi, hyloteizmi kisaca metafizik naturalizmi getirir.

Burada deizm gorsel olarak demir atar, taki bunun bir supheye tasinip tanrilastirdigindan rahatsiz olana kadar.

Iste bu temelde bilinc olunan degil, asilandir.

Yani deistte teist bilinc ya da rahatsizliginin din yonu vardir.

Teist te ise teizmin din rahatsizligi yoktur.

Zaten bilinc de rahatsizlik/sorun v.s. sonucu yukselir ve degisir.

Rahatsizliga gore ve teolojik tanrilastirmatemelinde bilinc ve rahatsizlik duzeyi;

Teizm
Deizm
Somut deizm
Agnostisizm
Ateizm
Teolojik noncognitivizm

olarak yansir.

Bunlarin birinden digerine gecis, bir oncesinin bilincini ve rahatsizligini gerektirir.

Eger bu bilincsel/rahatsizlik temelli gecisler temelsiz ise geriye donusler mumkundur.

Bu temelde genelde toplumsal kisilik sahipleri anti yani karsit, birey bilincliler non yani "sadece kendi gorusunu ileten" olarak yansir.

inferno
09-08-2014, 00:46
Türkiye'deki Müslümanların aslında %80'i deisttir. kendini Müslüman zannediyorlar.
Çünkü kutsal kitaplarındaki öğretilerden en ufak bir şekilde bile haberdar değillerdir.

sosyal paylaşım sitelerinde afilli, cilcilli, vicdanlara hoş gelen bir çok ayeti okuduklarında kendinden geçerler.

Hatta en iyi Müslüman kendileri İslam'ın kaynağı olan dili ırkı icat alanı olan ırkları da dini bilmemekle suçlarlar.

Bunun sebebi, Türklerin 6000 yıllık geleneği, Anaerkil bir tanrıdan gelmiş olmak,
Türbe, yatır, düğün, yardımlaşma, misafirperverlik gibi adet ve törelerin İslam ile uzaktan yakından alakaları yoktur.
hatta hiçbir Arap ülkesinde tartışması yersiz olan evlilik sorunu da Türklerin örf ve adetlerinden ileri gelmektedir.

evrensel-insan
09-08-2014, 00:50
Türkiye'deki Müslümanların aslında %80'i deisttir. kendini Müslüman zannediyorlar.
Çünkü kutsal kitaplarındaki öğretilerden en ufak bir şekilde bile haberdar değillerdir.

sosyal paylaşım sitelerinde afilli, cilcilli, vicdanlara hoş gelen bir çok ayeti okuduklarında kendinden geçerler.

Hatta en iyi Müslüman kendileri İslam'ın kaynağı olan dili ırkı icat alanı olan ırkları da dini bilmemekle suçlarlar.

Bunun sebebi, Türklerin 6000 yıllık geleneği, Anaerkil bir tanrıdan gelmiş olmak,
Türbe, yatır, düğün, yardımlaşma, misafirperverlik gibi adet ve törelerin İslam ile uzaktan yakından alakaları yoktur.
hatta hiçbir Arap ülkesinde tartışması yersiz olan evlilik sorunu da Türklerin örf ve adetlerinden ileri gelmektedir.

Iste o yuzden 1970 ler ile degisimi yani inancsal islamdan siyasal islama mezhepcilik mikroayrimciligina ve evengalist yanasima degindim.

Sonucta islam kuran Allah Muhammed iman inanc din mezhep mumin musluman ve uygulama herbiri biribirinden farkli ve biribirini tamamlayan kulluk/kolelik biat/itaat duzeyleridir.

inferno
09-08-2014, 00:51
Aslinda burada siradanlik temelli bir bilinc duzeyi soz konusudur.

Kisi yasam ve iliskisinde uygulamaya zorlandigi dini once degerlendirir.

Tanri ise soyut bir korku alisilagelmislik aktarilmislik olarak ikinci planda kalir.

Iste deizmin teizm bilinci ya da rahatsizligi sonra gelmesi ve somuta yonelmesi de ozdeslestirmeli panteizmi, hyloteizmi kisaca metafizik naturalizmi getirir.

Burada deizm gorsel olarak demir atar, taki bunun bir supheye tasinip tanrilastirdigindan rahatsiz olana kadar.

Iste bu temelde bilinc olunan degil, asilandir.

Yani deistte teist bilinc ya da rahatsizliginin din yonu vardir.

Teist te ise teizmin din rahatsizligi yoktur.

Zaten bilinc de rahatsizlik/sorun v.s. sonucu yukselir ve degisir.

Rahatsizliga gore ve teolojik tanrilastirmatemelinde bilinc ve rahatsizlik duzeyi;

Teizm
Deizm
Somut deizm
Agnostisizm
Ateizm
Teolojik noncognitivizm

olarak yansir.

Bunlarin birinden digerine gecis, bir oncesinin bilincini ve rahatsizligini gerektirir.

Eger bu bilincsel/rahatsizlik temelli gecisler temelsiz ise geriye donusler mumkundur.

Bu temelde genelde toplumsal kisilik sahipleri anti yani karsit, birey bilincliler non yani "sadece kendi gorusunu ileten" olarak yansir.

Felsefe konusunda benden çok çok ilerdesiniz. düşünce yapımı geliştirmek adına bana bir kitap önerebilir misiniz?

evrensel-insan
09-08-2014, 00:58
Felsefe konusunda benden çok çok ilerdesiniz. düşünce yapımı geliştirmek adına bana bir kitap önerebilir misiniz?

Ben bilgilenimi genel olarak yapiyorum.

Onerebilecegim bir kitap ta yok.

Cunku her bir kitap rehber ya da notr olarak degil (qua felsefesi) konunun icinden ve tarafindan kendi subjektivizminde bakar.

Size yillarin birikiminin dile geldigi "evrensel-insan zihniyeti" basligini ve konu ve kavram ile ilgili 119. sayfadaki indexleri onerebilirim.

Oradan sectiginiz bir basligi okuyabilir ve gerekli gorurseniz de nereyi sectiginizi belirterek yanit yazabilirsiniz.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5958&page=119

Icindekiler 1183 nolu mesajdan basliyor.

Ayrica konu ve kavramlarinagore site forumlarindan ya da profilden de diger basliklari bulabilirsiniz.

SlayerCommand
24-04-2016, 22:39
İyi akşamlar öncelikle.

Rica etsem bana neden diğer inançlar değil de deizmi seçmem gerektiği hakkında kısa ve sağlam bilgiler verebilirseniz sevinirim.
Şimdiden teşekkürler.

Yıldıztozu
24-04-2016, 23:12
Deizmi tercih etmen için bir gerekçe veremem çünkü deizmi doğrulayacak güvenilir bir gerekçe mevcut değil.

Ancak dinlerin tanrısına kıyasla daha mantıklı olduğu söylenebilir. Diğer yandan tanrıyı yaratan insan psikolojisi ve tanrı kavramının tarihi incelendiğinde bütün tanrıların insanlar tarafından yaratıldığını da görebiliriz.

Evrenin başlangıcının arkasında bir zeka söz konusu olabilir mi? Belki uzaylılar? Belki bizden daha gelişmiş canlılar?
Fizikçi Alan Guth, laboratuar ortamında evrenler yaratabileceğini iddia etmişti. Sicim teorisindeki 11 uzay-zaman boyutu varsa bu yaratılan evren 11. boyutta genişleyeceği için onu gözlemleyemeyeceğimizi iddia etmişti.

Yani teoride mümkün görünen ''laboratuarda evren yaratma'' olayını bizden daha gelişmiş uzaylılar gerçekleştirmiş olması imkansız görünmüyor. Bu da deistik inanca dahil edilebilir. Fakat buradaki gelişmiş uzaylılar da evrimleşerek oluştukları için sonsuz gücü olan ezeli varlıklar değil.

Bigbang dışında evreni incelersek herhangi bir doğaüstü güce ihtiyaç olmadığı görülür. Ağaçtaki elmanın düşmesi için tanrıya ihtiyaç yoktur, canlıların oluşumu için yine tanrıya ihtiyaç yoktur. Dolayısıyla doğanın bu kontrolünü bigbang'e de genelleyebiliriz.
Kısaca doğanın kontrolü bu kadar baskınken doğa üstü güçler yaratmamıza gerek kalmıyor.

Dialectics
24-04-2016, 23:18
İyi akşamlar öncelikle.

Rica etsem bana neden diğer inançlar değil de deizmi seçmem gerektiği hakkında kısa ve sağlam bilgiler verebilirseniz sevinirim.
Şimdiden teşekkürler.

Deizme benim bakıs acim söyledir:
1. Dinleri inceleyip bunlarin sacmaligi ve temelsizligi idrak edilir. Dinler yalandir hukmune varilir.

2. Yeter neden ilkesi geregi veya bir takim gözlemlerden akilli tasarim sonucuna varilir. Demek ki bir yaratici olmalidir cikarimi yapalir. (Halbuki büyuk olasilikla ilk neden probleminin yanilsamasidir)

Deizmde iste 1 ile 2 arasindaki araf bölgesinde kalanlarin en basit psikolojik rahatlama yöntemidir.

Hem "dinler sacma, Tanri bunlari göndermis olamaz" farkedilmistir hem de varolusa yine bir yanit vermislerdir.

Halbuki ateistler bu konuda daha zoru secenlerdir
Tanri adli sihirbaz olmadan varligi aciklamayi secme cüretini gösterirler...

pianola
27-04-2016, 01:52
Rica etsem bana neden diğer inançlar değil de deizmi seçmem gerektiği hakkında kısa ve sağlam bilgiler verebilirseniz sevinirim.

Ateistten deiste terfi eden pek gormedim, fakat teistten deiste terfi edenin son duragi ateizm oluyor genelde. Her halukarda bir inanci secmen "gerekmiyor", felsefeyi sec, nasil iyi hissediyosan da oyle yasa..