Orijinalini görmek için tıklayınız : Turkic kökenli savunma sanatları
Önce geleneksellerden başlayalım
Bildiğiniz gibi en temel ata sporumuz Güreş, eski güreş teknikleri özellikle Oba Güreşi denen güreş, Judo'nun çok daha sadesi gibiydi denebilir. Bizde zaman içinde bu güreş türü bir koldan Yağlı Güreş'e, diğer koldan ise Karakucak denen yağsız şeklinde evrilmiş. Özbekler, eski Oba Güreşi temelini biraz daha geliştirip günümüze uyarladılar, adı da güreşin Özbekçesi Kurash
https://i.ytimg.com/vi/oCBT165EAX0/hqdefault.jpg
https://www.youtube.com/watch?v=RClQIaEHLbk
Geleneksel Kazak Güreşi'nin günümüze uyarlanmış hali, Kazakşa Küres (Kazakça Güreş) ya da Kazak Küresi "Kazak Güreşi"
http://wrestling.com.ua/images/articles/news/2013-10/f_3212525531381220379.jpg
https://www.youtube.com/watch?v=vWGVH5FPXAE
Tatar Güreşi, ya da Kuşak Güreşi
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/9/9e/%D0%9A%D3%A9%D1%80%D3%99%D1%88.JPG/220px-%D0%9A%D3%A9%D1%80%D3%99%D1%88.JPG
https://www.youtube.com/watch?v=HiThWnavwMU
Kırgız Güreşi, Alış "alma, kazanma" da denir. Videoda Kırgızca, sırasıyla 23 Mart 2013, Samara Şaarı (şehri), "Bu Tatar 120 kg", "Kırgız bala 80 kg" yazıyor ve "oppaa" Kırgız balası kazanıyor :) (en sonda abuk bir cümle var, başı Rusça sonu Kırgızca: Absolyutnıy Çempion Kırgızbayev Ceniş). Ceniş "yeniş, kazanış"... Video sonunda çıkan yazıyı da merak eden olursa diye çevirelim: Uşunday küröşöt Kırgızdın Cigitteri "İşte böyle güreşiyor Kırgızın yiğitleri"
https://www.youtube.com/watch?v=2krpGgdBq3M
Bu gibi geleneksel güç oyunlarından sonra çağdaşlaştırılmış sistemlere geçelim. Kazak bir sporcu Rayan Kuş /Раян Куш/, eski Turkic savaş tekniklerini harmanlayıp kendisi de kimi eklemeler yaparak Tengri Küreş /ТЕНГРИКУРЕС/ adında bir savunma sanatı geliştirmiş. Kazak polis teşkilatında ve ordusunda falan da öğretiliyormuş
http://cs628021.vk.me/v628021412/2c944/iU35_iZb-ow.jpg
https://www.youtube.com/watch?v=naQjWw-asU4
Bizde de bu tür çalışmalar var, Sayokan, Alpagu, Amarok, Hun Boksu, Oba Boksu vb. ancak bu çalışmalar yukarıdaki örneklerdeki gibi gerçekten özümüzden gelme değil pek, bizdekiler biraz Japon özentisi gibi. Oysa bizde de Oba Boksu ya da Hun Boksu gibi yakıştırma adlar üzerine, bildiğin boks/karate karışımı bir şeyler türetip, bunların eski tekniklerden geldiğini iddia etmek yerine, yukarıdaki örneklerdeki gibi gerçekten eski savaş tekniklerimizden, güreş tekniklerimizden gelen özgün savunma sanatları türetilebilir. Oba Güreşi yeniden canlandırılabilir örneğin, Judo/Kurash arası bir şey olur. Bizde de Tengi Küreş benzeri bir savunma sanatı türetilebilir, eski Oğuz, Selçuklu, Osmanlı dönemlerindeki savaş/dövüş teknikleri baz alınır, üzerine yeni teknikler eklenir ve geliştirilir.
İlahimasal
25-04-2016, 00:47
Ooo yeaaa
Osmanlı tokadı
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTofM_cOBYEK8hipyogDaYJM5oe4wqtx h0-o1vFhD9Cav026MTg
Matrak
http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTmmhoXh_dwiUOqnw93mZp50yRgWTkiz cITYLnht6cGSFeMwBr-Cw
Ooo yeaaa
Osmanlı tokadı
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTofM_cOBYEK8hipyogDaYJM5oe4wqtx h0-o1vFhD9Cav026MTg
Matrak
http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTmmhoXh_dwiUOqnw93mZp50yRgWTkiz cITYLnht6cGSFeMwBr-Cw
He he :) evet, aslında Osmanlı Tokadı diye bilinen vuruş sadece bir teknik, birkaç farklı vuruş tekniği var. Mermer tokatlama, el parmaklarını kuma hızlıca gömüp/saplayıp çıkararak çalışma gibi teknikler vardı. Bu alanda iyi gelişmiş biri, bu vuruşla rakibin kafatasını çatlatabiliyordu, şaka değil yani :) bu vuruş tekniğiyle rakibin zırhını çökertip kaburgalarını kırmak dahi mümkündü. Osmanlı zamanında, hatta daha eski dönemlerde de, Deliler, Alpler, Memâtî, Alpagut gibi adlar taşıyan bir sürü savaşçı grup vardı.
Matrak oyunu da bir tür alıştırma idi, bir elde kalkanı, diğer elde kılıcı ya da tokmağı/gürzü simgeleyen nesneler olurdu.
http://yasamspor.com/userfiles/image/d29%20-%20Kopya.jpg
Matrak oyununu da günümüze taşımaya çalışanlar var
http://www.matrak.gen.tr/wp-content/uploads/2012/06/R47.jpg
Bir de tomak var :)
http://www.matrak.gen.tr/wp-content/uploads/2010/12/DSC08579.jpg
Aslında biz karate, aikido tarzı dandik dövüşlere değil de ata oyunumuz güreşe ve oba güreşine ağırlık versek daha iyi olur. Oba Güreşi diriltilirse Judo'yu da, aikido'yu da mat eder, ahan da size örnek, Türk güreşi vs Japon Aikidosu
https://www.youtube.com/watch?v=PLP_DInpPHE
Vur elense'yi, al kurt kapanı'na Yamato mâfiş... Bizim güreşçi Japon'u yerden yere çalıyor gördüğünüz gibi :) Aikido'ymuş, Karate'ymiş hepsi gerçek hayatta koftur... MMA gibi serbest dövüş, karma dövüş karşılaşmalarında hiçbiri işe yaramaz, güreş bilmeyenin hiç şansı yoktur.
Tüm güç oyunlarının atası güreştir, biz oradan devam edelim hocam :)
Save The Day
25-04-2016, 01:20
Kılıç videosuna baktım gerçekten etkileyici fakat bir problem var. Videoda böyle yavaş çekim gösteriyorlar, gerçek dövüşe gelince o hareketleri yapamıyorlar. Düzensiz ve kötü bir görünüm ortaya çıkıyor. Oysaki videoda teknikleri ne de güzel gösteriyorlar. Dövüş anı farklı oluyor. Ful hızda saldırı yapılınca işler değişiyor. Bir de o anın heyecanı var. Rakibin nasıl ve ne zaman hangi darbeyi vuracağını ya da nasıl bir hamleyi yapacağını bilmiyorsun ve ful hızda gerçekleşiyor her şey. Sadece kılıca özel bir şey değil bu bahsettiğim olay. Çıplak el olabilir, bıçak olabilir ya da daha başka dövüş sistemleri olabilir. Videoda gösterileni gerçekte uygulamaları lazım.
Sayın kut konu ile alakasız belki ama neden "Turkic" olarak ifade ediyorsunuz? Son dönemde bunu çok görüyorum internetteki yazılarda. Özellikle islamiyet öncesi Türk dönemine ait bir durumda veya daha yaygın bir coğrafya hakkında bilgi verilirken "Turkic" deniyor. Türk veya eski dönem anlatılmak istenirken Türük-Törük demek daha uygun değil mi? Yazıda anlatmaya çalışdığınız bu dönem. Orta Asya Türük geleneğinden bahsediyorsunuz ve günümüze gelişini anlatmışsınız.
Ayrıca güreş veya küreş ile ilgili "ata sporu" tabiri çok yerinde değil. Türük olan veya olmayan boylarda güreş sadece bir oyundur. Bireysel hesaplaşma ve eğlence maksatlı yapılırdı. İnsanların güreşen insanları gülerek izlemesi ve eğlenmesi söz konusuydu. Öyle ağırlığı olan ve itibar sahibi olunacak bir durumu yok. Yani obada "işti bizim bileği bükülmez, sırtı yere gelmez, ayı boğanımız" gibi tabirler sadece filmlerde oluyor. Güreş Türk veya Türük olsun, olmasın boyların çoğunda yapılan ve hatta kadınlarında yaptığı eğlence amaçlı veya bireysel güç gösterisine dayalı bir eylemdir. Hele sonradan uydurulan yağlı güreşleri hiç konuşmuyorum. Eğer o döneme ait bir spor veya "ata sporu" olacaksa at üstünde yapılan ve net kuralları olan cirit çok daha önemlidir.
Lakin son bölümde bahsettiğiniz Türk yakın dövüş teknikleri ve diğer tekniklerin harmanlanarak yeniden savunma sanatı olarak türetilmesi oldukça güzel bir konu. Günümüzde bunu başarı ile yapan ve okullar kuran isimler mevcut. Eğer yapmadıysanız internette bununla alakalı araştırma yapabilirsiniz. Gayet güzel karmalar yapılarak değişik teknikler türetiliyor. Bence oldukça güzel bir durum. Elbette savunma tekniği olarak kalması ve bir öğreti ile içinin doldurulması şartı ile.
Kılıç videosuna baktım gerçekten etkileyici fakat bir problem var. Videoda böyle yavaş çekim gösteriyorlar, gerçek dövüşe gelince o hareketleri yapamıyorlar. Düzensiz ve kötü bir görünüm ortaya çıkıyor. Oysaki videoda teknikleri ne de güzel gösteriyorlar. Dövüş anı farklı oluyor. Ful hızda saldırı yapılınca işler değişiyor. Bir de o anın heyecanı var. Rakibin nasıl ve ne zaman hangi darbeyi vuracağını ya da nasıl bir hamleyi yapacağını bilmiyorsun ve ful hızda gerçekleşiyor her şey. Sadece kılıca özel bir şey değil bu bahsettiğim olay. Çıplak el olabilir, bıçak olabilir ya da daha başka dövüş sistemleri olabilir. Videoda gösterileni gerçekte uygulamaları lazım.
Karşı tarafa zarar vermemek için belki. Ancak dediğim gibi, Tengri Küreş de biraz Karate tarzı olmuş, Japon/Çin özentiliği var gibi, bunlara gerek yok bence. Bu arada Tengri Küreş'i geliştiren eleman Rayan Kuş, Kazak değil Hakas'mış.
Bu tip özenticiliklere bence gerek yok, biz güreş bazlı tekniklere ağırlık vermeliyiz bence. Sayokan'mış, Amarok'muş bu gibi Karate'yi andıran olaylara girmeyelim :)
Oba Güreşi'ni diriltsek yeter bence, yukarıdaki iletimdeki güreşçi, Oba Güreşi tekniklerini de kullanıyor Japon'a karşı, bu teknikler Yağlı Güreş'te ve Karakucak'ta terk edilmiş ne yazı ki. Oba Güreşi'nde herşey serbesttir, rakibin karnına ayağını koyup üstten geriye doğru aşırtma, Judo'daki ve yukarıdaki örneklerdeki (Kurash, Kazak Küresi, Tatar Köreş vb.) gibi rakibi yandan aşırtma vb. Kol, bacak, boyun kapma, kurt kapanı, çelme, biçme vb. tümü serbesttir.
Sayın kut konu ile alakasız belki ama neden "Turkic" olarak ifade ediyorsunuz? Son dönemde bunu çok görüyorum internetteki yazılarda. Özellikle islamiyet öncesi Türk dönemine ait bir durumda veya daha yaygın bir coğrafya hakkında bilgi verilirken "Turkic" deniyor. Türk veya eski dönem anlatılmak istenirken Türük-Törük demek daha uygun değil mi? Yazıda anlatmaya çalışdığınız bu dönem. Orta Asya Türük geleneğinden bahsediyorsunuz ve günümüze gelişini anlatmışsınız.
Ayrıca güreş veya küreş ile ilgili "ata sporu" tabiri çok yerinde değil. Türük olan veya olmayan boylarda güreş sadece bir oyundur. Bireysel hesaplaşma ve eğlence maksatlı yapılırdı. İnsanların güreşen insanları gülerek izlemesi ve eğlenmesi söz konusuydu. Öyle ağırlığı olan ve itibar sahibi olunacak bir durumu yok. Yani obada "işti bizim bileği bükülmez, sırtı yere gelmez, ayı boğanımız" gibi tabirler sadece filmlerde oluyor. Güreş Türk veya Türük olsun, olmasın boyların çoğunda yapılan ve hatta kadınlarında yaptığı eğlence amaçlı veya bireysel güç gösterisine dayalı bir eylemdir. Hele sonradan uydurulan yağlı güreşleri hiç konuşmuyorum. Eğer o döneme ait bir spor veya "ata sporu" olacaksa at üstünde yapılan ve net kuralları olan cirit çok daha önemlidir.
Lakin son bölümde bahsettiğiniz Türk yakın dövüş teknikleri ve diğer tekniklerin harmanlanarak yeniden savunma sanatı olarak türetilmesi oldukça güzel bir konu. Günümüzde bunu başarı ile yapan ve okullar kuran isimler mevcut. Eğer yapmadıysanız internette bununla alakalı araştırma yapabilirsiniz. Gayet güzel karmalar yapılarak değişik teknikler türetiliyor. Bence oldukça güzel bir durum. Elbette savunma tekniği olarak kalması ve bir öğreti ile içinin doldurulması şartı ile.
Turkic tabirini kullanmamın nedeni, bugün Türk dendiğinde akla yalnızca biz Batı Oğuzlarının gelmesi. Bir Kazak, Tatar, Kırgız ya da Özbek kendine Türk demez, kendi etnik adını kullanır, ancak dillerinin Türkî Tillerden olduğunu inkâr etmez, Türkî tabirini kullanırlar, ben de Türkî'nin ecnebicesi Turkic sözcüğünü bu nedenle kullandım.
Güreş elbette yalnızca Türklere özgü değil, hemen hemen bütün halklarda güreş vardır. Ufak tefek teknik farklılıkları vardır sadece. Yağlı Güreş'in sonradan uydurulduğunu söylemişsiniz, uydurma demeyelim de türetme diyelim, evet işte benim de değindiğim konu bu zaten, Yağlı Güreş'in de, Karakucak'ın da atası, özü Oba Güreşi'dir, ya da eskiden Güreş denince kast edilen en eski biçimdir. Bugün güreş deyince akla ya Yağlı Güreş geliyor ya da Greko-Romen güreş geliyor, bu nedenle sadece güreş demek yerine en eski teknikleri kasıt için Oba Güreşi demek en doğrusu olacaktır. Çünkü Yağlı Güreş'teki teknik sayısı iyice azaltılmıştır, işin içine yağ unsuru katılmıştır ki gücün ve tekniğin etkisi azalsın, ortaya biraz tuhaf bir güreş çıkmış böylece. Oysa gerçek güreşte yağ mağ olmaz, güç ve teknikler azaltılmaz, ille de aynı kiloda adamlar güreşmez vb. Yukarıdaki örnek videoda 120 kilo Tatar ile 80 kilo Kırgız'ın güreştiği bir video koydum, 80 kiloluk Kırgız, 120 kiloluk Tatar'ı yandan aşırtma ile yere çaldı gördüğünüz gibi. İşte gerçek güreş budur, ancak atık ona güreş diyemiyoruz (akla diğerleri geldiği için), bu nedenle eskiden obalarda yapılmasına atfen Oba Güreşi nostaljik adıyla canlandırıp, tekniklerini de zenginleştirerek çağdaşlaştırabiliriz, böylece ortaya Judo ile Kurash arası bir şey çıkacaktır.
İlahimasal
25-04-2016, 22:11
Meaaaşeallah.
Sumo güreşcisini bile kırkpınar meydanına çıkartmıs bir neslin dünyaya hakim olması an meselesidir.
Elin gavuru evrim ögretirken; biz mhmd'in hayatını anlatırsak zor biraz.
Biz anadolu insanı arabın her geleneğini içimize sindirdikde ,araplardan bize kalan bir yakın döğüş geleneği almadıkmı? Çok merak ediyorum.
Capon abimiz arap tesettur şartlarını zorlasada kabul görmüş kırkpınar meydanında
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSmcY-7mFGf3QqMgpe7FsavVYbp4pnVDQ9bpl3d-clyvxiVXA9UWg