PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkiye dindarlaşmıyor, aksine sekülerleşiyor


Bybars
02-05-2016, 11:42
http://img.cdn.turkiyegazetesi.com.tr/images/Resources/2015/3/16/700x246614_ertit_2.jpg

Türkiye'nin asıl endişeleri muhafazakarlar

Sosyolog Volkan Ertit'e göre; "Toplum sekülerleşiyor. Yeni muhafazakâr kuşaklar, eskiler kadar dini umursamıyor."

CEREN KENAR

'Türkiye İran oluyor', 'Malezyalaşma süreci', 'Bu kış şeriat gelebilir' sloganları son 20 yıldır gündemde. 28 Şubat'ı Türkiye sekülerleri için meşru kılan, bu korku ve paranoya oldu. AK Parti iktidara geldiğinden beri de, en büyük eleştiri buradan geldi. Hayat tarzı bir siyasi kimliğe, hayat tarzına müdahale endişesi ise en güçlü siyasi argümana dönüştü. Peki son 12 yılda Türkiye muhafazakârlaştı mı?
Sosyolog Volkan Ertit tüm bu sorulara kapsamlı bir araştırmayı içeren "Endişeli Muhafazakârlar Çağı: Dinden Uzaklaşan Türkiye" isimli kitabı ile cevap veriyor. Kendisine kitabın bulgularını soruyorum.
Neden Türkiye'de muhafazakârlar endişeli?
Çünkü toplum sekülerleşiyor. Yani dinin toplumsal alandaki prestiji ve gücü gün geçtikçe azalıyor. Yeni muhafazakâr kuşak, eskiler kadar dini umursamıyor. Eş seçiminde, kılık kıyafet, tatil, evlilik öncesi flört ve cinsellik konularında eski kuşaklara kıyasla çok farklı bir pratiği deneyimliyor. Bununla beraber, "aile terbiyesini en iyi şekilde vermek" de artık çok anlamlı değil. Zira genç kuşaklar toplumsal sosyalleşmeyi aileden çok okul-internet-medya aracılığıyla gerçekleştiriyor. Oturma odasında ailesinden ahlak dersi alan genç, kendi odasına girdiğinde onları uygulayamıyor.
Muhafazakârlar, eşcinsellerin görünümündeki artışı hayretle izliyor. "Türkiye'nin İlk Eşcinsel Evliliği" haberini Anadolu'nun büyük çoğunluğu şaşkınlıkla karşılıyor. İşin daha ilginci, bu haberi büyük puntolarla veren gazeteler "Türkiye'nin dindarlaştığını" iddia edenler. 1992'de birkaç kişiyle yapılacak eşcinselerin 'Onur Yürüyüşü' tutuklamalarla karşılaşırken, 2014'te hem de muhafazakâr hükümet döneminde Ramazan ayında Türkiye'nin göbeğinde 40.000 kişi ile gerçekleşiyor. İstanbul değil, Malatya ve Konya gibi en muhafazakâr kentlerde de oluyor bu…
Muhafazakârlar endişeli çünkü; evlilik öncesi flört sayısı ve cinsel birlikteliklerde de agresif artış söz konusu. Flörtü olmayanın kendini değersiz hissettiği bir ülke var.
Okullaşmadaki artış, kadınların iş gücü haline gelmesi, internet sayesinde tanışma imkânlarının artması, 40'lı yaşlardaki ebeveynlerin kendilerinden önceki kuşağa göre daha hoşgörülü olması, evlilik öncesi flörtün içine cinselliği de alacak şekilde artmasına sebep oldu. 12 lise öğretmeni ile yaptığım görüşmelerde öğrencilere dair öğrendiğim şey daha kısa süreli ve daha fazla sayıda flört edildiği. Bir rehber öğretmen cinsellikle ilgili daha önce kendisine bu kadar danışıldığını hatırlamadığını söylüyor.
Muhafazakârlar endişeli çünkü; jinekologlarla kitap özelindeki görüşmelerime göre, yeni neslin cinsel deneyimleri de farklılaşıyor. Daha fazla partner, evli insanlara dair "belki başkasından hamileyim" ifadelerindeki artış, bekâr olup bakire olmayanların sayısında artış ve ailelerin bu dönüşüme eskiye kıyasla daha anlayışlı olması. Üniversitelileşme oranındaki artış, internetin ucuzlayarak yaygınlaşması, kızlık zarı dikiminin ucuzlaması, ekonomik özgürlüğünü kazanarak bireyselleşen yeni kadının varlığı bu sürecin eğitim imkânlarının artışı rasyonel bilinç düzeyini artırırken Z ve Y kuşakları Teksoy Görevde gibi programları artık komedi malzemesi olarak görüyor...
Muhafazakârlar endişeli çünkü; genç nesiller -kadın erkek fark etmeksizin- vücut hatlarını belli edecek kıyafetleri giymekten çekinmiyorlar. Bazı başı kapalı kızlar, aynen başı açık kızlar gibi dar jeanler ve bodyler giyerken, yine onlar gibi flört etmekteler. Facebook'un ilişkisi var modülünü sadece sekülerler kullanmıyor. Ancak buradaki değişimi sadece kadın bedeni üzerinden değerlendirmek eksik olacaktır. Yeni nesil erkekler de, önceki kuşağa göre farklılaşmış durumda. Göğüsleri sarkmış olduğu için, karın kası olmadığı için bir erkek sanatçı yerden yere vuruluyor bu toplumda...
Muhafazakârlar endişeli çünkü; hayatlarında ilk defa çevrelerindeki insanların sevgilileriyle çıktığı tatil fotoğraflarını görüyorlar. Evlenmeden önce tatile gitmek, aynı otel odasını paylaşmak ve bunu tüm iş arkadaşları, aile üyeleriyle paylaşmak 10 sene öncesinin en seküler yaşam tarzına sahip kişileri için de bir gerçeklik değildi.
1970'lerde Alevi dedeleri ve Sünni imamlar, hayatın her yanına dokunabiliyordu. Eğitim, sağlık, hukuk, doğum, ölüm, evlenme gibi tüm detaylar onların etki alanındaydı. Yeni nesil bu konularda dinî büyüklere danışmıyor artık.
Türkiye neden sekülerleşiyor?
Çünkü zenginleşiyor. Refah seviyesi gün geçtikçe artıyor. Herkes Türkiye'de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir olduğuna inanıyor. Hâlbuki akademik veriler bunu doğrulamıyor. Doğuşta yaşam beklentisindeki artış, bebek-anne ölümlerinin azalması, okuryazarlıktaki muazzam artış, uçakla seyahatin orta alt sınıflara kadar düşmesi, en zengin yüzde 20'nin toplam gelirden aldığı payın düşmesi zenginleşen bir toplumu gösteriyor bize. Sekülerleşme paradigması da diyor ki, bir toplumun refah düzeyi arttıkça sekülerleşir. Bahsettiğim dinamiklerin hepsinde iyileşme olduğundan insanlar dine daha az ihtiyaç duyuyor.


Dönüşü olmayan yoldayız
Volkan Ertit, "Bu sekülerleşme trendi devam edecek mi?" sorusuna şöyle cevap veriyor: "Dönüşü olmayan bir yola girildiğini düşünüyorum. Muhafazakârlar bunu daha iyi hissediyordur. Çünkü yeni nesil onlara kıyasla daha az türbülanslı bir yolculuk yapıyor. Eskiden bebeği ölmesin diye evlerinde oturup yaratıcıya sığınan insanlar; motorlu taşıtlar, yollar, hastaneler ve artan sağlık personeli nedeniyle öncelikle modern tıbba sığınıyor. Kadın erkek ilişkilerinin 1970'lere dönmesi, yani nişanlıların dahi akrabalar eşliğinde sinemaya gittiği dönem bitti. Tekrar gelir mi? Hiç sanmıyorum. Bunlardan yola çıkarak insanların dinsizleştikleri söylenemez. Ancak 'daha önce devamlı yardım diledikleri yaratıcıyı şimdi daha az hatırlıyorlar' diyebiliriz. Sekülerleşme inançsızlaştıkları anlamına gelmiyor çünkü..."

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/246614.aspx

Sosyolog Volkan Ertit'in sekülerleşme ile ilgili kitabı,

http://www.idefix.com/kitap/sekulerlesme-volkan-ertit/tanim.asp?sid=I3RXVVND823PSPCMTMHF

world
02-05-2016, 13:22
Nah sekülerleşiyor daha geçen lavuğun teki toplu taşıma aracında vaaz verip(https://www.izlesene.com/video/otobuste-yuksek-sesli-dini-sohbete-tepki/9301480)

''Allah'ın dünyasında Allah'ın istediği gibi yaşamak zorundasın'' diye anırmadı mı? Böyle bokum bokum yalakalar çıkıp konuşuyor ya öldüresim geliyor.

Bybars
02-05-2016, 15:56
Üslubumu bozuyorum,

Ulan salak herif,adam koskoca sosyolog,bunu bazı parametrelere göre soyluyor, (evlilik oncesi flörtlerde artış,kılık kıyafet seçimi,eşcinselliğin görünürleşmesi vs.12 madde saymış)
haberi okumamışsın, herzamanki gibi boktan boktan yorumlar yapıyorsun,2 tane zevzek çıkmış,bağırmış çağırmış,bu adamların müktesebatı zaten belli,birden pıtrak gibi ortaya çıkmadılar ki,küçük kafan bunu almıyor işte.

Eşcinsel evlilikleri neye yoracağız peki,Türkiye eşcinselleşiyor mu diyeceğiz ?

Bybars
02-05-2016, 15:57
Mukerrer ...

world
02-05-2016, 16:28
Ahmak seni bu salakların Türkiye'nin çoğunluğu olduğunu söyleyen de sosyologlar var senin kıçım kırık sosyologların yalamaya devam etsin uzun adamlarını ve o kafayı.

Bybars
02-05-2016, 16:38
Ahmak seni bu salakların Türkiye'nin çoğunluğu olduğunu söyleyen de sosyologlar var senin kıçım kırık sosyologların yalamaya devam etsin uzun adamlarını ve o kafayı.

O sosyologları bu sosyologdan ayıran ne peki ? Sırf aykırı şeyler söylüyor olması mı ? Fikirleri kafana yatmayan herkese yalaka diyemezsin, böyle bir hakkın yok ,herkesi kendiniz gibi bilmeyin ,en ahlaklı insanlar biziz tribinden kurtulun.Bilgin yetiyorsa adamı bilimsel olarak eleştir ya da eleştirenleri getir de görelim bakalım.

world
02-05-2016, 16:43
O sosyologları bu sosyologdan ayıran ne peki ? Sırf aykırı şeyler söylüyor olması mı ? Fikirleri kafana yatmayan herkese yalaka diyemezsin, böyle bir hakkın yok ,herkesi kendiniz gibi bilmeyin ,en ahlaklı insanlar biziz tribinden kurtulun.

Ayıran çok şey var mesela uzun adamı çok sevmeleri ve Arap'ın yavelerini savunmaları.

Bybars
02-05-2016, 16:46
Ayıran çok şey var mesela uzun adamı çok sevmeleri ve Arap'ın yavelerini savunmaları.

Salak diyorum ya haklıyım sana, eğer adamı bilseydin ,ak partinin siyasal islami girişimleri,söylemleri olduğunu kabul eden biri.( nötr manada )

world
02-05-2016, 20:29
Salak diyorum ya haklıyım sana, eğer adamı bilseydin ,ak partinin siyasal islami girişimleri,söylemleri olduğunu kabul eden biri.( nötr manada )

Liboş yani, demek ki salak sensin ben bunları tanırım göstermeden AKP'lidir bunlar küçük olaylarda AKP'yi eleştiriyor gibi takılırlar hep, büyük olaydaysa AKP aslında haklı derler.,

Bybars
02-05-2016, 20:36
Liboş yani, demek ki salak sensin ben bunları tanırım göstermeden AKP'lidir bunlar küçük olaylarda AKP'yi eleştiriyor gibi takılırlar hep, büyük olaydaysa AKP aslında haklı derler.,

Liboş miboş değil,adam sosyolojik tahlillerini paylaşmış,kahvehanede atıp tutan adam değil.Eğer sen haklıysan, tam tersini gösteren delilleri ortaya koyarsın.İnsanların şahıslarına,kimliklerine bakıp konuşmazsın.

world
02-05-2016, 20:44
Liboş miboş değil,adam sosyolojik tahlillerini paylaşmış,kahvehanede atıp tutan adam değil.Eğer sen haklıysan, tam tersini gösteren delilleri ortaya koyarsın.İnsanların şahıslarına,kimliklerine bakıp konuşmazsın.

Şahısları değil güzelim daha ayrımı bilmiyorsun ideolojileri.İdeolojisi boktan olanın burnu boktan çıkmazmış.

Zaten üniden çıkıp da gerizekalı olan insanlar çoğaldı ülkede,yandaş gazetelerde okuyabilirsin ya da bir Derin Tarih falan alabilirsin orda da var üni mezunu(!)

Bybars
02-05-2016, 21:00
Şahısları değil güzelim daha ayrımı bilmiyorsun ideolojileri.İdeolojisi boktan olanın burnu boktan çıkmazmış.

Zaten üniden çıkıp da gerizekalı olan insanlar çoğaldı ülkede,yandaş gazetelerde okuyabilirsin ya da bir Derin Tarih falan alabilirsin orda da var üni mezunu(!)

Adamın liberal olduğunu nereden çıkardın?

Diplomalı cahil diyosun yani güzelim,o da iyiymiş..

aliyarasfal
03-05-2016, 00:07
Merhaba,

Adam ne yazmış okumadım, sekülerleşmediğimizi bilmek için birilerinin masallarına ihtiyaç yok. Şunu görüyorumki din pompalandıkça bu dinin kendi gerçekliği yaşandıkça soygun, talan, tecavüz, riya, yalan, hak yeme adaletsizlik, bölücülük vede envai çeşit vicdan dışılık yayılıp artmakta.

Çünkü islam ve türevleri bunların hepsini barındıran çağların kutsal kisveye büründürülerek değişmeden, bozulmadan, gelişmeden çağımıza taşınmasını sağlamıştır. 7. yüzyıl arabı ne yapmış, ne yaşamış ise ve o çağın insan profili ne ise birebir aynen uygulandığında elimizde olan insan profilide o olmakta. Yani köleliği ,tecavüzü, sübyancılığı, soygunu, cinayeti, yalanı riyayı nasılki 7 yüzyıl ve evveli kültürler bir kutsal ağzından yaparak meşrulaştırmışsa , çağımızada değişmeden gelip uygulandığında sonuç aynı olmakta.

Türkiye süper dindarlaşıyor ki bu dindarlığa en uygun yapı sünni yapıdır, hepsi araplaşıyor, deniz feneri ile kendini soyduran müslüman, başkalarının çocuğunu katledenleri alkışlayan amma kendi çocuğunun katlinede icazet verdiğinden habersiz müslüman, mit tırlarıyla kendini öldürten müslüman, ensarla çocuğuna tecavüz ettiren müslüman ki bu müslümanın eline verin 7 . yüzyılı alın her şeyini, arasınki tanrı bulsun .


Bu artık cinnet boyutlu toplu intihar bu coğrafyada emperyalizm maşalığına soyunmuş bir avuç elit soyguncuyu bu inanç ile kutsal kisvelere bürüyüp susmakta ,korumakta, kollamakta canı ,namusu ve hatta çocuklarının ırzları pahasına. 7. yüzyılın cahil bedevilerini aratmıyorlar ne diyeyim.


Sekülerlik değil araplaşma ve bu ırkçı kabile inancını ortaya koyanlara doğru evrimleşme var toplumda.

Şimdilik saygımla gittim...

Bybars
03-05-2016, 00:16
Merhaba,

Adam ne yazmış okumadım, sekülerleşmediğimizi bilmek için birilerinin masallarına ihtiyaç yok. Şunu görüyorumki din pompalandıkça bu dinin kendi gerçekliği yaşandıkça soygun, talan, tecavüz, riya, yalan, hak yeme adaletsizlik, bölücülük vede envai çeşit vicdan dışılık yayılıp artmakta.

Çünkü islam ve türevleri bunların hepsini barındıran çağların kutsal kisveye büründürülerek değişmeden, bozulmadan, gelişmeden çağımıza taşınmasını sağlamıştır. 7. yüzyıl arabı ne yapmış, ne yaşamış ise ve o çağın insan profili ne ise birebir aynen uygulandığında elimizde olan insan profilide o olmakta. Yani köleliği ,tecavüzü, sübyancılığı, soygunu, cinayeti, yalanı riyayı nasılki 7 yüzyıl ve evveli kültürler bir kutsal ağzından yaparak meşrulaştırmışsa , çağımızada değişmeden gelip uygulandığında sonuç aynı olmakta.

Türkiye süper dindarlaşıyor ki bu dindarlığa en uygun yapı sünni yapıdır, hepsi araplaşıyor, deniz feneri ile kendini soyduran müslüman, başkalarının çocuğunu katledenleri alkışlayan amma kendi çocuğunun katlinede icazet verdiğinden habersiz müslüman, mit tırlarıyla kendini öldürten müslüman, ensarla çocuğuna tecavüz ettiren müslüman ki bu müslümanın eline verin 7 . yüzyılı alın her şeyini, arasınki tanrı bulsun .


Bu artık cinnet boyutlu toplu intihar bu coğrafyada emperyalizm maşalığına soyunmuş bir avuç elit soyguncuyu bu inanç ile kutsal kisvelere bürüyüp susmakta ,korumakta, kollamakta canı ,namusu ve hatta çocuklarının ırzları pahasına. 7. yüzyılın cahil bedevilerini aratmıyorlar ne diyeyim.


Sekülerlik değil araplaşma ve bu ırkçı kabile inancını ortaya koyanlara doğru evrimleşme var toplumda.

Şimdilik saygımla gittim...

Okumadığınız için şu an söylediklerinizin hepsi benim çöp hükmündedir.

aliyarasfal
03-05-2016, 00:18
Sorun değil, sizin için yazmadım, çöp konuya çöp cevap yakışmış oldu fena mı? :)


Şimdilik saygımla gittim...

Corpse Bride
03-05-2016, 00:21
Gençlerin flört etmesini bile isteye sevişmesini, gözü dönmüş sapık ruhlu hocaların tecavüzlerini duymaya yeğlerim. birden fazla partner, babası bilinmeyen çocuklar haberi duymak istenmiyorsa bunu eğitimle sağlayacak devlet, cinsel yolla bulaşan hastalıkları aidsten frengisine kadar yada doğum kontrol yontemlerini üstükapalı değil adamakıllı verecek

cinsellik kaçınılacak bir olay değil en çok hakkı olanda gençler eksik olan bilinç bunuda özellikle sistemli yok etmeye çalışıyorlar .
tvlerde hatipoğlunu cüppeliyi servis edip günah sevaptan kıçını nasıl temizleyeceğinden bahsettiren dizilerde ilişkilerdeki yozlaşmaları benimseten, kaliteli yaşam adı altında lüks ve eğlenceye özendiren, devletin kendisi. bizzat yaptığı yolsuzluklar peşkeşçekmeler adam kayırmalarla gençlere örnek olması sekulerleşme değil düpedüz insanlıktan çıkarma siyaseti, yoksa rezadan aldıklarıyla mehmet cengize verdikleriyle işid kaçırdığı kadınları köle olarak satarken kafa keserken gençleri kamyonlara doldurup kurşuna dizerken buna yardım yataklık eden akp hükümeti bu olaylarla gurur duyarken erdemli olduğunu mu sanıyordu. yoldan çıkan gençler değil bizzat hükümetin kendisi. araştırmayı yapan akp döneminde öğrencileriyle zorla tehditle ilişkiye giren öğretmenlerin hocaların imamların bu rahatlığı nerden bulduklarını da araştırsaydı keşke.

sosyolog birisinin, gençlerin giyim tarzı ve sevgili olmasını cinselliği yaşamalarını, toplumun yozlaşmasına devlet eliyle yönlendirilen bilinçsiz eğitimsiz cahil insanların kontrolsüz davranışlarına ve kahpeliklere dahil edip sekulerlik olarak tanımlaması da bu yönlendirmeye örnek. adilik diz boyu.

insan tiksiniyor. devlet her kalemiyle her yaptığıyla milletin anasını sikiyor sosyolog bozuntusu kalkmış sekulerlik tanımı yapıyor. çakallıktan başka bişey değil.

Bybars
03-05-2016, 00:22
Sorun değil, sizin için yazmadım, çöp konuya çöp cevap yakışmış oldu fena mı? :)


Şimdilik saygımla gittim...

eyvallah,okunması için asmıştım yazıyı ama neyse,sizin tercihiniz.

Corpse Bride
03-05-2016, 00:23
...

pianola
03-05-2016, 00:31
Türkiye neden sekülerleşiyor?
Çünkü zenginleşiyor. Refah seviyesi gün geçtikçe artıyor.

Cifte maasli sosyologlardan bu herhal.

aliyarasfal
03-05-2016, 00:39
Konu sahibi umarım kızmaz, biraz farklı olacak yazacaklarım.


Mahallemde şimdiki çohhh müslüman iktidarı hararetle savunan bir sevgili komşucuğum(namazlı niyazlı, tipik araplaşmış vatandaş) öpüşen gençleri sopalayarak öldüreceğini söylemişti bir tartışmamızda. Adamm mı öldürüyorlar, hırsızlık mı yapıyorlar, iftira mı ediyorlar ve sana zararı nedir dediğimde, tipik putunun yasakladığını olamayacağını geveledi. Kısa geçiyorum, ikinci vakada bir başka (bu iktidara toz kondurmayan kapalı teyzelerimizden) komşum baktım açık bir genç kızla ağız dalaşında. Kız öfkeyle kapısına dayanmış bağırıyor buna, sen benim hakkımda ne hakla ******, erkeklerle geziyor fahişe olmuş diye dedikodu yaparsın diye feryat ediyor, oda boyundan büyük iki oğlunun arkasına geçmiş bağırıyor, parkta erkeklerle gördüm seni kancık ******, ahlakını bozuyorsun milletin diye yırtınıyor ama evden dışarı çıkmıyor.

Neyse ensar vakası oldu, ne bu komşum sopayı alıp öldüresiye saldırdı ne teyzem ortalığı ayağa kaldırdı. Sus puslar, çünkü gerçek müslümanlar. :)

Daha çokta artık ben utanıyorum anlatmayaarabın ırkçı kabile inancına tapındıkça onlara benzediklerini farkedemeyen bu insanlar utanmıyor neyleyim.

Yine okumadım konuyu çünkü başlığı bile başlı başına toplu mühendisliği denilen iğrenç iş kolunun bir ürünü olduğunu haykırıyor ki insanlara bu araplaşmayı, karanlık çağlara geri dönüşü farkettirmemek çabasında bu kalemi vicdanı ve bilimum varlığı satlık insanımsılar.Bunların zenginleştiği kesin, iktidara sırtını dayayan bir yakınım iki yıldan beri eşini kapattı, artık sık sık umrelerdeler, bizede öğüt veriyor, turistik geziler haram, gideceksen kutsal mekanlara gitmelisin derken bana cübbeliyi övüyor ve onun sözleriyle açıklıyor kutsal helal, turizm haram :), sordum cübbeli kabede turlarken mi jet skiye biniyordu hatırlayamadım , der demez bozuldu sustu gitti. ( umre sever oldu bizim rakı-dansözcü ülkücü kardeşimiz ) :)

Şimdilik saygımla gittim...

Neva
03-05-2016, 00:43
Peki son 12 yılda Türkiye muhafazakârlaştı mı?
--------
Türkiye neden sekülerleşiyor?
Çünkü zenginleşiyor. Refah seviyesi gün geçtikçe artıyor. Herkes Türkiye'de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir olduğuna inanıyor. Hâlbuki akademik veriler bunu doğrulamıyor.

Yine hayali bir hikaye icerik yaziya iliskin.Yazarin oturup once "muhafazakar" kavrami nedir falan filan icerik bakimindan ne denli genis yelpazeye denk duser onu ogrenmesi lazim. Yoksa , ulkede her ferdin ic hatlarda ucaga binecek maddiyata(!) sahip olmasi, sekulerligin bir gostergesi degildir.

Hele bir de arada cumle var konuya iliskin, akillara ziyan;
"kızlık zarı dikiminin ucuzlaması" (!)

spartacus
03-05-2016, 03:43
Yani dinin toplumsal alandaki prestiji ve gücü gün geçtikçe azalıyor. Yeni muhafazakâr kuşak, eskiler kadar dini umursamıyor.
Yanlış ve muğlak genelleme, genellemeye taban teşkil edecek örnekleri ise hayli ilginç ve alakasız...

Türkiye'de toplum siyasi islama doğru analize oluyor, vu tür sosyologlara ekonomi-politik ve felsefe derside vermek lazımmış, zira, dinin yükseliş trendini, toplumsal istatistiklerde aramak yanlıştır, öncelikle bakılması gereken olgu siyasi iktidardır. Şu anda bir toplum MÜHENDİSLİĞİ süreci var ve bu süreç belirli bir zaman dilimine yayılarak ancak nüfuz eder, edebilir.

İran'da gerciliğin iktidarı almasından kısa süre öncelerde de İran'da bu tr istatistikler yapılsa tabo hemen, hemen benzer çıkardı, zira toplum mühendisliği İslam İktidarından sonra süreçle nüfuz edecektir.

Geçen aylarda
Ortadoğu ülkelerinde anket yapıldı ve CHP %60 gibi oylar alırken, AKP %8 civarında oy alıyordu...

Bu halde Ortadoğu ülkelerinde dinine tkin olamayacağı, islami bir rejim olmadığı, zira toplumun %60'ının seküler parti-leri desteklediğini iddia etmek sanırım sosyolog ol-ama-makla mümkün.

Eş seçiminde, kılık kıyafet, tatil, evlilik öncesi flört ve cinsellik konularında eski kuşaklara kıyasla çok farklı bir pratiği deneyimliyor. Bununla beraber, "aile terbiyesini en iyi şekilde vermek" de artık çok anlamlı değil. Zira genç kuşaklar toplumsal sosyalleşmeyi aileden çok okul-internet-medya aracılığıyla gerçekleştiriyor. Oturma odasında ailesinden ahlak dersi alan genç, kendi odasına girdiğinde onları uygulayamıyor.
Okumaya üşendim zira, başlı başına alakasız örnekleme üzerinden sonuçlar üretmiş...

Ufku bir hayli dar olan, ama belki kişisel veya lokal alanda etkin olabilecek bir sosyolog olduğunu düşünüyorum. Yani öznel alanalrlarda, küçük çevre vb gibi toplum yapısı analizlerinde etkili olabilir, lakin burnunun ucunu göremeyeceği de açık, ufku dar, örnek aldığı şeler çok basit ve geçersiz heleki bu tür örneklerle genelleme şansı asla mümkün değil.

Daha geçen haftalarda bir kaç bin ANAOKULU çocuğu, topluca Camiye götürüldü ve namaz-niyaz aşılanmaya çalışıldı...

Oysa bunu yapanlar ibadethaneleri gezdirmek maksadı dışında, hakkında bilgi vermek dışında, başalrını örtüp(bebeklerin), namaz pozisyonu alması, aldırması, özünde hak ihlalidir. Seküler bir toplum yapısının hakim olduğu bir ülkede bunu yapmak, intihar etmek gibi olmalı. Zira
1.) Cemevlerini de gezdirdiler mi?
2.) Kiliseleri gezdirdiler mi?
3.) tarihi eserleri, müzeleri bilhassa çocukları hayvanat bahçelerine götürerek ve doğası bol bir ortamda doğayı, canlıalrı tanımaları için çalıştılar mı?

HAYIR...

Buyrun bu sosyolog'un safsata yöntemiyle bende şimdi diyorum ki Türkiye=Afganistan...

Böyle kıyasta, kıstasta mantıken olmaz, kişinin sosyolog olup olmamasının önemi yok, böyle kıstas kurmak her dalda-alanda yanlış...

Verdiği örneklerin tam aksine örneklerde bir o kadar çoktur.

Bugünlerde bu tür haberlerin çıkmasını şanseseri olarak görmüyorum, muhtemel bir algı yoklaması durumu var gibi zira toplum mühendisliği yapanlar, toplumun tava gelip gelmediğini, nelere tepki verip vermediğini vb de ölçmek zorunda ve evet bu süreçtede bir çok soytarıyı para ile tutar(sosyolog, sosyal bilimci, tıp, fizik hatta kimya dalalrında).

Kapitalizm-kapitalist önce paraya bakar ve her dalda, bilgisini satacak kişiyi bulmak ve istenilen sonuçlar temelinde, talep-arz meselesini parayla düzenlemek mümkündür.

Boşuna değildir
Özerk, parasız sağlık ve eğitim ve bilim taleplerimiz...

Bu ülke işkence edile, edile öldürülmüş insanların otopsilerinde merdiven düşmüş, intihar etmiş diyen doktorları gördü, geçirdi...

Son 10 yıllık gözlemim Türkiye aşırı bir hızla dincileşiyor(dindarlaşmıyor burası önemli, dincileşiyor). Dincileşme 3 biçimde 1.) şartlanma ve saplantılar, 2.) ama en önemlisi, dinciliğin bugün iş hayatından tutunda, ticarete değin, ekmeğe değin kapıları tutmuş durumda, işte en önemli meselede bu. 3.) Siyasi mafya-çete iktidarının, din üzerinden elde ettiği rahat hareet ve hakimiyet alanını genişletmek ve kalıcı tutmak çabası, son 5 yıldır izledikleri Nazi türü siyaset-starteji ile de basın, medya ağı üzerinden de elde etikleri konumları ve yalanları gereğide toplumun bilinçlenmemesi için ellerinden geleni yapıyorlar...

Kısaca dincileşme ile dindarlık farklıdır ve Türkiye dinciler(her türlü çıkar ilişkisi alanında inanç istismarcısı) için cennet durumuna geldi ve bu, toplum ve toplum sağlığı, hayatı adına ciddi, ama gerçekten çok ciddi derecede tehlike oluşturmaktadır.

Birgün AKP gibi bir partiye toplumun %5'i ancak oy veririm diyebilir, lakin ülkede bir Arabistan'ı andırabilir, yani atıyorum iran'ın %70'i şu anki rejimi BENİMSEYEMİYORDUR, ancak dini semboller(putlar!), inanç sanılan SAPLANTILAR, TABULAR, KUTSALLAR, DOKUNULAMAZLAR, BAYRAK, SAKARYA vb edebiyatıyla da felç durumda olabilir, 1 soruya EVET VEYA HAYIR demek anlam taşımaz, zira 1 soru yetmez, 1 soruya evet diyen bir insan belkide o soruyu evet olarak yaşayabilme için 100 farklı alandaki 100 soruyuda bilmeli, düşünmeli, bilince edebilmelidir, başkasının bir şeyler yapmasını bekleyen toplumlar. Kısaca birileri çıkmalı, şu ya da bu demeli, onalrda ona bir bakmalı, o çıkanlar kan, ter içinde çalışmalı, toplum izlemeli, vs kısaca toplumlar alıklaşmış durumda, birisi çıkıp yapsada baksak ayarında... İsa bekliyorlar, yazık ki resmi ideolojielrde insanalrı böyle yanıltıyor, toplum kendisinin bir eşy yapabileceğini asla düşünmüyor, birileri çıakr ya yapar, ya ölür kafası hakim.(En ufak bir basın açıklamasına bile terörist diyen, bunu, hak aramayı vb horlanması gereken bir şey gören, polis şiddeti olduğunda da, kendi haklarına tecavüz edildiği halde bile, polise benim hakkımı al elimden, vur, kır, bana şiddet uygula, köpek gibi davran diyebilen bir toplum)
neyse...

Pardon Yani
03-05-2016, 04:12
Bu yazar konuya iliskin türkiyeyimi ele almis inanmak elde degil.

Gecenki secimlerde türkiyede bulunmustum. Lokantalarda, pastanelerde, kafelerde heryerde secim sohbetleri oluyordu, en koyu solcu bile, ticaretin durma noktasina geldigini ve sirf bu yüzden akp ´ye oy verecegini söylenlere sahit oldum. Anladimki, cikar isin icine girdimi, nefret ettigin bir partiye bile oy verebiliyor insanlar. Akp ´den önce en koyu atatürkcü, solcu arkadaslarim vardi, simdi hepsi ölümüne akp yanlisi oldular. Bunun tersi bir tane olay ne duydum ne gördüm. Ben gözümün gördügünemi inanayim yoksa birilerinin arastirmasinami.

Suanki hükümetin istedigide buydu, akp kazanamassa secimleri, ne ekonomi yürür, nede terör sona erer izlenimi vermekti. Kimler bu cikar ugruna karsit oldugu akp yanlisi olmadiki. Yanlis hatirlamiyorsam, aklimda en son kalan kiside fatih altayliydi.

Bu sahsin türkiye sekülerlesiyor savunmasi hic de sasirtmadi beni. Gün gelecek, karsit görüslü olanlar ister, istemez cikar ugruna akp saflarinda yerlerini bulacaklar. Gönüllü veya gönülsüz türkiye dindarlasmaya eninde, sonunda büyük oranda gececegini düsünüyorum. Bu bazilarina göre simdilik pek net görünmüyor olsada, tarih eski türkiye ile yeni (osmanli) türkiye karsilastirmasi yaptiginda elbetde gün gibi ortaya cikacaktir.

Hükümetin bana göre önündeki en büyük engel sosyal medya, internet, bunlarin sayesinde insanlar özgürce düsüncelerini paylasabiliyorlar. Bu sayede tek seslilikten, cok sesliligin önü acilmis oluyor. Yeni nesilin hic bir zaman vazgecemeyecegi alanlardan birisi internet kullanimi. Fazla sürmez bu alanda belli ölcüde kisitlanir gibime geliyor, gecmisde türkiye bunuda yasadi. Onun disinda dindar kesimde propagandasini ayni yolla dürdürüyor. Simdiki hükümet bu yolda kisa adimlar atarak, bazilarina hissettirmeden ilerliyor. Yazik, gercektende cok yazik diyorum, gözlemle sabit olan bir gercegi nasilda tersine cevirebiliyorlar. Bu taktik ise yariyorki, bybars gibi insanlar bu gibi yanli haberlere itimat edebiliyorlar. Hos, bybars gibilerinde görmek istedikleride bu zaten. Bu politikacilar kadar sahte yüzlü baska insan gurubu varmi acaba.

Ömrümüz olursa nerden nereye geldigimizi, burda tekrar bu konuyu isleriz. Umarim ben yanilmis olurum.

Kurdistannn
03-05-2016, 09:15
Türkiyede en ufak din eleştirisinde, tüm yandaş medya, eleştiri yapan yazarın üzerine çullanır ve onu hedef gösterirken; nerede ise tüm t.v. kanalları ve radyolar, yazılı ve görsel basın tek tek dinci kadrolara emanet edilirken, aksi bir görüşe haklı bile olsa tahammül edilmezken, devlete ait kurumlar kadrolaşma yolu ile dincilerle dolarken, nasıl olur da Türkiye sekülerleşiyor, onu anlamıyorum(!)

Bybars
03-05-2016, 11:32
Yine hayali bir hikaye icerik yaziya iliskin.Yazarin oturup once "muhafazakar" kavrami nedir falan filan icerik bakimindan ne denli genis yelpazeye denk duser onu ogrenmesi lazim. Yoksa , ulkede her ferdin ic hatlarda ucaga binecek maddiyata(!) sahip olmasi, sekulerligin bir gostergesi degildir.

Hele bir de arada cumle var konuya iliskin, akillara ziyan;
"kızlık zarı dikiminin ucuzlaması" (!)

Uçağa binecek maddiyata sahip olmasını seküler olmaya bağlamıyor,diyor ki;''refah seviyesi arttı,bundan dolayı orta-alt sınıftan uçak yolcu sayısı arttı.''

Akıllara ziyan olan ne belirttiğiniz konuda mesela ?

Bybars
03-05-2016, 11:34
Türkiyede en ufak din eleştirisinde, tüm yandaş medya, eleştiri yapan yazarın üzerine çullanır ve onu hedef gösterirken; nerede ise tüm t.v. kanalları ve radyolar, yazılı ve görsel basın tek tek dinci kadrolara emanet edilirken, aksi bir görüşe haklı bile olsa tahammül edilmezken, devlete ait kurumlar kadrolaşma yolu ile dincilerle dolarken, nasıl olur da Türkiye sekülerleşiyor, onu anlamıyorum(!)

Bütün bunların toplumun hangi yöne gittiği konusuyla ne alakası var ? Siz siyaset,bürokrasi ve medya dünyasından yürüyorsunuz,bahse konu olan halkın hangi yöne gittiği .

Kurdistannn
03-05-2016, 11:40
Bütün bunların toplumun hangi yöne gittiği konusuyla ne alakası var ? Siz siyaset,bürokrasi ve medya dünyasından yürüyorsunuz,bahse konu olan halkın hangi yöne gittiği .

İyi de milyonlarca insanı, oturduğu yerden seyreder gibi duran, tek bir kişinin analizine mi inanıyorsun?

Bazı ateistler, şimdi kimlikleri belli olmasın diye cuma namazları vakitlerinde namaz kılar gibi izin alıyorlar işyerlerinden...

Ne sekülerleşmesi... Yapay dindarlık artıyor.

Bybars
03-05-2016, 11:43
Spartacus,

Yanlış ve muğlak genelleme, genellemeye taban teşkil edecek örnekleri ise hayli ilginç ve alakasız...


Siz aksini gösteren veriler sunun o halde,istisnalar üzerinden gidildiğini,geneli yansıtmadığını bilimsel verilerle ispat edin,sosyolog arkadaş bu konuda bayağı veri sunmuş,kitabında daha geniş anlatıyor bunları,benim aktardığım sadece kısa bir gazete röportajı.

http://www.idefix.com/kitap/sekulerlesme-volkan-ertit/tanim.asp?sid=I3RXVVND823PSPCMTMHF

Kurdistannn
03-05-2016, 11:48
Sosyolog arkadaş, aklınca toplumun Laik ve Atatürkçü kesiminin ve ateistlerin gazını alacağını düşünmüş :)

Korkmayın, dincilik gelmeyecek, bakın sekülerleşiyoruz, demek istemiş garibim. :)

Sahi, bu ülkenin geri kalanı olarak bizler, o kadar aptal mı görünüyoruz. Ciddi söylüyorum, sahiden o kadar aptal mı görünüyoruz :)

Bybars
03-05-2016, 11:53
İyi de milyonlarca insanı, oturduğu yerden seyreder gibi duran, tek bir kişinin analizine mi inanıyorsun?

Bazı ateistler, şimdi kimlikleri belli olmasın diye cuma namazları vakitlerinde namaz kılar gibi izin alıyorlar işyerlerinden...

Ne sekülerleşmesi... Yapay dindarlık artıyor.

Oturduğu yerden konuşuyor gibi bir suçlamayı nasıl yapabiliyorsunuz ? Arkadaş bir sürü parametre ortaya koymuş,toplumu da bu parametrelere göre analiz etmiş.

Pardon ama ben bu güne kadar cuma namazına gitmedi diye dövülen bir memur felan duymadım ?

pianola
03-05-2016, 12:06
Oturduğu yerden konuşuyor gibi bir suçlamayı nasıl yapabiliyorsunuz ? Arkadaş bir sürü parametre ortaya koymuş,toplumu da bu parametrelere göre analiz etmiş.

Ilahi sevgili Bybars.

-YUDsiDN3cI

Bybars
03-05-2016, 12:10
Ilahi sevgili Bybars.

-YUDsiDN3cI

Anladıysam arap olayım ! Yoksa bana uzaydan mı geldi demek istiyorsunuz ?

xcan
03-05-2016, 14:27
Pardon ama ben bu güne kadar cuma namazına gitmedi diye dövülen bir memur felan duymadım ?
Oruç tutmadığı için öldürülen insanları her yıl çokça okuyoruz.Sivas katlimını unutmadık.
Kindar nesil yetiştirenleri unutmadık ,Kabataş yalancılarını unutmadık.6. filo için namazlar kılan köpekleri unutmadık.6.filoyu denize döken devrimcileri Abd köpekliği uğruna bıçaklayan kansız meclis başkanı.
Şerefsiz şeriatçi köpeklerin burada uzantılarına tav oluyorum.Böyle namusuzca demoğoji (Takiyye) yapan gübreye tav oluyorum.
Üniverite sınav sorularını şeriatçi köpeklere veren milyonlarca gencin hayatını ve emeğini çalanları aklayan köpeklerden holanmıyorum.Sendende Bybars tiksiniyorum

Şüpheci Dinsiz
03-05-2016, 15:15
Paylaşılan yazı, sosyolog Volkan Ertit ile -kitabı hakkında- yapılmış yüzeysel bir söyleşi anladığım kadarıyla. Volkan Bey kendi kitabının özetinin özetini, ve çok kısaca vardığı sonuçları vermiş. Şu kısa yazı parçasına bakarak Volkan Bey'in elinde ne gibi bilgiler/istatistikler vardı öğrenemiyoruz. Söyleşiyi yapan kişi de sormayı akıl edememiş. Haliyle, vardığı kanılara nasıl vardığını, ne gibi bilimsel çalışmalar yapıldığını anlayamıyoruz. Bu bağlamda ne desek boş.

Yine de bir kaç nokta dikkatimi çekti.

- Volkan Bey kısıtlı bir çevrede, özellikle müslüman dindar ve müslüman dinci çevrede gözlem yapmış gibi geldi bana. Hatta kendisi de bu çevreden biri olabilir.
- "Kızlık zarı dikiminin ucuzlaması" cümlesi bir sosyolog'un düşüncelerine, çalışmalarına ve kalemine, he şeyden önce sosyoloji bilimine yakışmamış.
- Volkan Bey'den gözlem yaptığı çevreye ilişkin sahip olunan ahlakı ve bu ahlakın kökenini anlatmasını isterdim. Belki bunu açıkladıktan sonra ebeveynlerin çocuklarına ahlak nutukları atmasına, ve buna hakkı olup olmadığına sıra gelir.
- Eşcinsel evliliği denen şey 80 milyonda bir kaç vaka, oysa tecavüz, aile içi şiddet ve istismar onbinlerce vaka. Bir sosyolog hangisiyle ilgilenmeli?
- Sosyoloji tüm insanlar ile ilgilidir, müslüman-muhafazakar-milliyetçi insan ile kısıtlı değildir. Bir sosyolog'un veri, görüş ve inceleme alanı bütün Dünya'dır. Her şey etkileşim içindedir. Örneğin; kapitalist ve gerici bombardıman altında yaşayan bir toplumda "dindoşlar böyle davranıyor" sonucuna varılamaz, çünkü dindoşları etkileyen/güden/beyinsizleştiren/yolunu kesen/yol veren milyon tane parametre var. Şimdilerde hukukun da, kolluk kuvvetlerinin de sahibi olan dinci güç; "bana oy ver de, ne yaparsan yap yeter ki din adına yapıyor süsü ver" dediği için toplumumuzdaki çürüme dindoş çevrede yoğunlaşmış durumda. Dindoşlar tecavüze, hırsızlığa, yağmaya, cinayete açıkça göz yumuyorlarken flörtü, çarşaf dışı giyimi sekülerleşme olarak görmek, bilinç altındaki "sekülerlik ahlaksızlıkdır, mezhebi genişliktir" düşüncesinin dışa vurumudur bana göre.

Gerçi kitabı okumadan böyle yorumlar yaparak Volkan Bey'e haksızlık yapıyor da olabilirim.
Ama satır aralarını iyi okurum.

Gerekirse devam ederim.

Sevgiler

Kurdistannn
03-05-2016, 16:05
http://odatv.com/4-yasindaki-cocuklara-turban-1204161200.html

Sosyolog arkadaşın dediği gibi, Türkiye sekülerleşmeye devam ediyor.

Bybars
03-05-2016, 16:58
http://odatv.com/4-yasindaki-cocuklara-turban-1204161200.html

Sosyolog arkadaşın dediği gibi, Türkiye sekülerleşmeye devam ediyor.

Ne kadar sığ bir bakış açınız var , burada kimse ahlaki yozlaşmadan bahsetmiyor ki , dinin toplumsal yaşamdaki yerinin, prestijinin ,belirleyici vasfının giderek kaybolduğu iddia ediliyor, sosyolog arkadaşın " sekulerleştikçe ahlaksızlaşıyoruz " diye bir söylemi yok,zaten öyle birisi de değil ,kendisini bir programda dinledim ,ülke tv'de,dinden uzak,seküler bir yaşantıya sahip olduğunu söylüyor.

Nana Buluku
03-05-2016, 17:05
koskoca sosyolog

Koskoca sosyolog olması bir şey ifade etmez. Benzer şekilde diğer görüşleri üzerinden konuyla ilgili görüşlerinin yanlış olduğunu söylemekte geçerli bir itiraz değil.

Kurdistannn
03-05-2016, 17:14
Ne kadar sığ bir bakış açınız var , burada kimse ahlaki yozlaşmadan bahsetmiyor ki , dinin toplumsal yaşamdaki yerinin, prestijinin ,belirleyici vasfının giderek kaybolduğu iddia ediliyor, sosyolog arkadaşın " sekulerleştikçe ahlaksızlaşıyoruz " diye bir söylemi yok,zaten öyle birisi de değil ,kendisini bir programda dinledim ,ülke tv'de,dinden uzak,seküler bir yaşantıya sahip olduğunu söylüyor.
:)
Orada ahlaksızlık var mı dedim:), 4 yaşındaki kız çocuklarına türban takılıyor, sonra da sekülerleşiyoruz deniyor.

Ayrıca, din, git gide toplumda baskı aracına dönüştürülüyor, okullar kapanıp tek tek imam hatip yapılıyor, her tür baskı var ailelere, çocuklara... Ondan sonra Türkiye sekülerleşiyormuş:)

İşimiz iş seninle.

Bybars
03-05-2016, 17:37
:)
Orada ahlaksızlık var mı dedim:), 4 yaşındaki kız çocuklarına türban takılıyor, sonra da sekülerleşiyoruz deniyor.

Ayrıca, din, git gide toplumda baskı aracına dönüştürülüyor, okullar kapanıp tek tek imam hatip yapılıyor, her tür baskı var ailelere, çocuklara... Ondan sonra Türkiye sekülerleşiyormuş:)

İşimiz iş seninle.

Pardon,linkin içeriğine bakmadan yorum yaptım ( linkte "4 yaş" ı görünce,dedim herhalde yine 4 yaşında çocuğa tecavüz vakası ).

Hala aynı hatayı yapıyorsunuz,sizin iddianıza göre dini baskı aracı olarak kullanan siyasi iktidar, yine soruyorum , bunun toplumun gidişatıyla ne ilgisi var ? İddianıza göre,ak parti bastırdıkça toplum dindarlaşıyor mu yani, hayır aksine, veriler ortada.Küçük yaşta kız çocuğuna turban takan aile her zaman vardı,diyebilirmisiniz ki daha önce hiç yoktu da bu donemde ortaya çıktı veya patlama yaptı ?

Bybars
03-05-2016, 17:56
Paylaşılan yazı, sosyolog Volkan Ertit ile -kitabı hakkında- yapılmış yüzeysel bir söyleşi anladığım kadarıyla. Volkan Bey kendi kitabının özetinin özetini, ve çok kısaca vardığı sonuçları vermiş. Şu kısa yazı parçasına bakarak Volkan Bey'in elinde ne gibi bilgiler/istatistikler vardı öğrenemiyoruz. Söyleşiyi yapan kişi de sormayı akıl edememiş. Haliyle, vardığı kanılara nasıl vardığını, ne gibi bilimsel çalışmalar yapıldığını anlayamıyoruz. Bu bağlamda ne desek boş.



Evet,kitabın özetinin özeti şeklinde bu röportaj.Aslında Ahmet hakan'ın yaptığı bir röportaj var, orada daha tafislatli bilgiler var, Hürriyet.com.tr'den o röportajın içeriğini buraya kopyalamadığım için bu röportajı paylaşayım en azından dedim,doğru mu yaptım aslında biraz kuşkulandım, çünkü tafsilatlı bilgi olmayınca iddialar sadece röportajdakinden ibaret kalıyor ve içeriği doldurulamamış oluyor.

Neva
03-05-2016, 20:49
Uçağa binecek maddiyata sahip olmasını seküler olmaya bağlamıyor,diyor ki;''refah seviyesi arttı,bundan dolayı orta-alt sınıftan uçak yolcu sayısı arttı.''

Akıllara ziyan olan ne belirttiğiniz konuda mesela ?

Farketmiyor, orta veya alt sinifin ucakla yolculuk edebilmesi de sekulerlesme degildir, yazarin soyledigi ortada zira.. Turkiye'de insanlar ic hatlarda vs. opucuk vererek mi ucaga biniyor yoksa!?

Hangi refahmis o? Sadece basit bir ornek, yuzlerce ornek verebiliriz;
Orta veya alt sinif, ust sinif ile ayni gida urunlerini alabiliyor mi, maddiyata iliskin? Ki bu temel gereksinimlerdir.

Akillara ziyanlik ve hikaye durumunun ozeti ; 2790 aile uzerinden genel Turkiye profili ortaya koyma durumudur. Yani Marmara Ilahiyat Fakultesindeki , Sinan Yilmaz'in calismasi soz ettigim. (Sosyolog bu calismayi nokta almis zira) Hani 11 kriterle olayi cozmus filan.

http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ahmet-hakan_131/turkiye-dindarlasmiyor-aksine-dinden-uzaklasiyor_30083737


Evet simdi soyleyin o halde, bu calisma hangi bolgede yapilmis Turkiye'de? Hangi il veya illerde mi?
Aileler hangi kritere gore secilmis calismaya iliskin?

spartacus
03-05-2016, 21:29
Bütün bunların toplumun hangi yöne gittiği konusuyla ne alakası var ? Siz siyaset,bürokrasi ve medya dünyasından yürüyorsunuz,bahse konu olan halkın hangi yöne gittiği .
http://onedio.com/haber/25-nostaljik-fotografla-1979-islam-devrimi-oncesi-iran-485762

Bybars

Halkın bir yana-yöne gittiği yok, Türkiye'de 100 yıllık iktidar anlayışı var, bu anlayış bürokratik bir diktatörlüktür, bu bağlamda, aslında halk sadece holigan taraftar konumunda...

Örneğin çözüm süreci dönemine bak, bilhasa AKP'ye oy evren milyonalr, ama milyonlar, insan olduğunu anımsıyordu vs... Yazıalrında milliyetçiliğin iyi bir şey olmadığı, zulüm vs söylüyorlardı, şimdi ise MHP ile tamamen aynı çizgideler.

Sence bir halk 1 günde değişir mi?

Yine diyorum, bu kişi sosyolog ise, bende şahsen 25 yıl aktif siyasette idim, sokaklardaydım yeri geldi halkevi kurdum yeri geldi radyolarda çalıştım, 3 sene götürdüm vs, toplumun analizini kullandığı tarz giysi ile yapmak heleki Türkiye açısından bu mümkün değil.

Yani ne bileyim şalvarı çıkartıp, pantolon giyince bir toplum bilincen bir noktaya varmış olmaz, Türkiye'de resmi ideoloji öteden beri bürokraik diktatörlük ve ittihat terakki, Jön Türk denen rezaletlerle posalaştı, ve Türkiye'de siyaset, bürokratların gündelik çıakr ve kaygıalrıyla şekillendi, o nedenle de din ve milliyetçilik ciddi derecede sömrü, hakimiyet ve cahil bırakma, sürüleştirme aracı olarak iliklere kadar işledi(3-5 günle, giyim kuşama bakarak, otomobil alan insana vs bakarak analiz edilemez, Arabistan caddeleride lüks araçtan geçilmez ama bu Arabistan'ın modern bir yaşam biçimine sahip olduğu anlamına gelmez) :)...

Şu an Türkiye toplumu, siyasi iktidar istesin 3 ay'da şeriata geçer, toplum yine aynen destekler, çünk oplum dediğim gibi 100 yıllık bir maziden beri, 3-5 adet sembol ve kof saçma-salak nutukla enjekte durumda, ne yana dersen o yana yatar, kalkar.. Bugün seküler gibi görünen bir çoğuda 3 ay da şeriat isterük demeye başlar, çünkü kimse kafaya entel şapkası takmakla aydın olmaz...

AKP seçim zamanı röportajları hatırlıyor musun?

Kime mikrofon uzatılırsa uzatılsın, sadece ama sadece Erdoğan'ın subjektif nutuk olsun diye attığı 3-5 slogan dışında hiç bir konuda fikirleri yoktu, mitinglere bile neden katıldıklarını bilmeyen insanlardı(çoğunluğu öyle)...

Türkiye de gerçekten analiz verecek kitle, toplum nüfusunun %5-10'u civarını geçmez, GERÇEKTEN :)

Türkiyeyi iyi naliz-tahlil edebilecek sosyologlar, hayatalrını SİYASİ MÜCADELEYle de geçiren kişiler olabilir, ne yazık ki, öyle. Yani 50 Yıl öncenin Almanyasını düşünün, öyle bir siyasi hava-ortam-toplum dinamiği olmalı ki, analizler net anlam taşısın.


Misal uçak seyahatleri...

O tür tespitleride yanlış ekonomi-politik vb analizi, toplumun siyasi-ideolojik karakteri hakkında hiç bir veri sunmaz.

Ototmotivciyim, şu an otomobile sahip olmak REFAHTAN değil, kapitalizmin teknolojik alanda ilerleyişi, emek-ürün zamanının hayli azalması, maaliyetlerdeki onlar kat düşüşler, piyasa doygunluğu, yedek parça gelirlerinin sağladığı avantajlar şu, bu derken 3-5 kuruşa dahi araç sahibi olmak mümkün oldu.

40 yıl önce ise 1 arac neredeyse bir daire fiyatı idi, aracı olana zengin denirdi, bugün aracı olana zenginde denemez, refah seviyesinde olduğuda iddia edilemez.

Ekonomik göstergeler Türkiye toplumunun son 40 yıldır, ÇOK DAHA FAKİRLEŞTİĞİNİ gösteriyor.

Bir sosyolog, refah analizlerini, ALTIN ile yapabileceğini bilmeliydi... 1978'de 1 öğretmen maaşı kaç cumhuriyet altını, şimdi kaç lütfen bakın ve düşünün... O yıllarda sorun ülkenin tarım ülkesi olması böylece toplumun kırsal kesim ağırlığının getirdiği dengesiz nüfus oranı sorun teşkil ediyordu, zira toprak sabit kalırken, üzerindeki nüfus hızla artmıştı ve yetmiyordu...

Sonuç olarak ben ne görüyorum söyledim;
Türkiye hızlı biçimde Dünya ortalamasının altına doğru koşar adım gidiyor, bu şekilde devam ederse, Şimdiki Türkiye ile Arabistan ortası olması olası, zira İran örneği sık verilir, lakin Türkiye'nin gidişatı İran(Abbasi) değil daha çok Emevi -aşırı tüccar- siyaseti ölçeğiyle-yani belirli çıakrlar namına dinsel istismarın ileri düzeyi, farkı görmek için iran ile Arabistan kıyası yapabilirsiniz, İran'da öyle milyonlarca dolarım var, yok her şeye fesat akrıştırıyorum, köşe oluyorum diye kimse kolayına gezemez, ama Arabistan resmen harami saltanatıdır...

Bu sosyolog Arabistan'a gidip aynı tarz biçimsel analizler yapsın orası içinde hemen, hemen aynı sonuçlara varabilir(en iyi uçaklara en lüks araçlara binerler vs...)

Corpse Bride
03-05-2016, 22:07
Hala aynı hatayı yapıyorsunuz,sizin iddianıza göre dini baskı aracı olarak kullanan siyasi iktidar, yine soruyorum , bunun toplumun gidişatıyla ne ilgisi var ? İddianıza göre,ak parti bastırdıkça toplum dindarlaşıyor mu yani, hayır aksine, veriler ortada.Küçük yaşta kız çocuğuna turban takan aile her zaman vardı,diyebilirmisiniz ki daha önce hiç yoktu da bu donemde ortaya çıktı veya patlama yaptı ?

siyasi iktidar dini baskıyı kargalara mı uyguluyor? gidişat şu insanlara 1400 yıl önceki kabile hikayeleriyle eğitim ve oy iktidar uğruna medeniyetten önce para verirseniz,çağın ve teknolojinin tüketim tarafında yer alan ve ne yapacağını bilmeyen yozlaşmış insan sürüsü bulursunuz bunuda sekulerlik diyerek tanımlayamazsınız.

oy için emekliye 100 lira zam dersen 230 tl alan yaşlı seni tanrı ilan eder

anaokulu çocuklarına ölmeyi şehit olmanın güzelliğini anlatırsan o çocuklar geleceğin cihatçısı olur kime karşı senden olmayana karşı

maranki allahla duayla ot satar tıbbın babası oluverir

al bu parayı bizim hizmete dahil ol dersen o doktor omzunda kulunç ağrısından şikayet eden hastaya biyopsi yapmadan kanser teşhisi koyar 5 ayrı ilaç yazar

al bu sınav cevaplarını bana oy ver dersen yetişen o doktor eline kıymık batan hastayı beyin tomografisine gönderir
siyasi iktidar toplumun her alanında insanları kendi çıkarları için dinle parayla kullanıyor. ve sonra verdiklerini misliyle alıyor

insanların ilişkilerinde gruplaşmalar senden olmayana düşmanlıklar sergilerseniz birbirinden nefret eden ve sadece çıkarını düşünen insanları görürsünüz o kadar baskılanmış yaşamda teşhircilik patlamasıda bonus olacak sonradan görme ne oldum delisi ve en iyi benim kafası bunlara sekulerlik demek yine gündem üzerinden laiklere saldırmak bok yemek.
ve evet ben şahidim küçük çocuklarda türban patlaması yaşandı bu dönemde açılan kuran kurslarında bedava yatılı yaz kurslarında hani sözde devletin haberi dahi olmadan açılıveren vakıf yurtlarında

bide dönüşü olmayan yoldayız yaratıcıyı daha az düşünüyorlar efendim bebekler hasta olunca eskiden evden çıkmazken modern tıbba sığınıyorlar demiş anketör. bunlar nasıl cümleler yahu salak mı bu herif
nalına mıhına vurayım derken sap yiyip saman sıçmış napacaktı duayla iyileşmezse ölmesini bekleyip zincirli kuyuyamı gidecekti böyle olunca tanrı ihmal mi ediliyormuş deli yahu

Şüpheci Dinsiz
03-05-2016, 23:23
Sevgili Corpse Bride'ın buraya almak istediği bir karikatür:

https://istihbaratveanaliz.files.wordpress.com/2016/05/image00136.png

Kurdistannn
04-05-2016, 09:26
Hala aynı hatayı yapıyorsunuz,sizin iddianıza göre dini baskı aracı olarak kullanan siyasi iktidar, yine soruyorum , bunun toplumun gidişatıyla ne ilgisi var ?
Nasıl yani?
AKP, bu baskıyı Patagonyadaki insanlara mı yapıyor.
Sekülerleştiğini iddia ettiğiniz halka yapıyor.

İddianıza göre,ak parti bastırdıkça toplum dindarlaşıyor mu yani, hayır aksine, veriler ortada.
Dindarlaşıyor demiyorum ama korkusundan dindar rolü yapan bayağı insan var. Aman bana bulaşmasınlar diye...

Küçük yaşta kız çocuğuna turban takan aile her zaman vardı,diyebilirmisiniz ki daha önce hiç yoktu da bu donemde ortaya çıktı veya patlama yaptı ?
Olayı çok dar çerçeveden görüyorsunuz. Bunlar küçük birer örnek.
Bu tip binlerce olay var.
Ama başımızda, dindar nesil yetiştireceğiz diyen birisi var. Hedefi bu. Ve yapılan tüm uygulamalar halkı aptallaştırıp dindarlaştırmak ya da dindarlaştırıp aptallaştırmak üzerine...

Uzun vadede bunlara tepki olarak ateizm oranı artabilir. Zira iktidar baskı yapıyor, yalan söylüyor, çalıyor çırpıyor...
Ama şu an da toplumun sekülerleştiği yok. Olan tek şey şu:
Halkın bir bölümünün adeta taptığı bir parti var, bir de o partiden nefret eden bir kitle var.
Toplum bu noktada 180 derece ayrışmış durumda. Ortada olan birisini bulmak çok zor. Olan tek şey bu

Bybars
04-05-2016, 11:33
Neva,

Farketmiyor, orta veya alt sinifin ucakla yolculuk edebilmesi de sekulerlesme degildir, yazarin soyledigi ortada zira.. Turkiye'de insanlar ic hatlarda vs. opucuk vererek mi ucaga biniyor yoksa!?


Sekülerleşme demiyor zaten , tekrar söylemek zorunda kalıyorum , iddiasına göre , refah seviyesinın görece artışı bağlamında söylenmiş bir sözdür o.

Hangi refahmis o? Sadece basit bir ornek, yuzlerce ornek verebiliriz;
Orta veya alt sinif, ust sinif ile ayni gida urunlerini alabiliyor mi, maddiyata iliskin? Ki bu temel gereksinimlerdir.

Mümkün mü bu ? Yani orta veya alt sınıftaki bir ailenin, istediği gıda ürününü, istediği vakit alabilmesi mümkün mü ? Dünyanın neresinde var böyle birşey ? Adı üstünde ÜST SINIF ve orta-alt sınıf. Klasmanları farklı, gelir düzeyleri farklı.

Akillara ziyanlik ve hikaye durumunun ozeti ; 2790 aile uzerinden genel Turkiye profili ortaya koyma durumudur.

Türkiye'de her aileyle anket yapabilme gibi bir imkan veya ihtimal var mıdır ? Ne kadar zaman alır, ne kadar masraf gider ? Hangi anket şirketi böyle bir uygulamayı hayata geçirebiliyor ki mesela ?


Evet simdi soyleyin o halde, bu calisma hangi bolgede yapilmis Turkiye'de? Hangi il veya illerde mi?
Aileler hangi kritere gore secilmis calismaya iliskin?

http://www.kitapyurdu.com/kitap/turkiyede-ailenin-donusumu/287494.html

Doktora çalışmasını bu kitapta yayınlamış sanırım, Dr.Sinan Yılmaz'a ait makale şeklinde bir doktora çalışması bulamadım , google akademik'de dahil çıkmıyor.

http://edebiyat.karabuk.edu.tr/sosyoloji/akademik/sinanyilmaz_cv.pdf

Burada şöyle bir bölüm var ,

Doktora Tezi/S.Yeterlik Çalışması/Tıpta Uzmanlık Tezi Başlığı ve
Danışman(lar)ı:

Türk Ailesinin Dönüşümü ve Din

Prof. Dr. Mehmet Tayfun AMMA

Bybars
04-05-2016, 11:46
Spartacus,

Halkın bir yana-yöne gittiği yok, Türkiye'de 100 yıllık iktidar anlayışı var, bu anlayış bürokratik bir diktatörlüktür, bu bağlamda, aslında halk sadece holigan taraftar konumunda...

Türkiye halkını bilinçsiz koyun sürüsü yerine koyma tutumu bu, bence sosyolojik bir değeri yok, halk sadece siyasete göre değişmiyor, bugün bir sürü faktör var, kentleşme, teknoloji , kapitalist tüketim düzeni , küreselleşme vs.

Örneğin çözüm süreci dönemine bak, bilhasa AKP'ye oy evren milyonalr, ama milyonlar, insan olduğunu anımsıyordu vs... Yazıalrında milliyetçiliğin iyi bir şey olmadığı, zulüm vs söylüyorlardı, şimdi ise MHP ile tamamen aynı çizgideler.


Çözüm süreci'ndeki durum ile şimdiki durum farklı , PKK eylemlere başladıktan sonra herşey değişti, bu da normal. Ak parti, chp, mhp, halk hangi partiye oy verirse versin, bu halkın kahir ekseriyeti milliyetçi duygulara sahiptir. Miliyetçilik, vatanseverlik mhp'nin tekelinde değil.

Yine diyorum, bu kişi sosyolog ise, bende şahsen 25 yıl aktif siyasette idim, sokaklardaydım yeri geldi halkevi kurdum yeri geldi radyolarda çalıştım, 3 sene götürdüm vs, toplumun analizini kullandığı tarz giysi ile yapmak heleki Türkiye açısından bu mümkün değil.

Haksızlık yapmayın, sadece giyim kuşama, lüks araç kullanımına bakarak ortaya atılan bir iddia yok, sosyolog arkadaşın kendine göre belirlediği 11 -12 madde var. (Evlilik öncesi flört, eşcinselliğin görünür olması vs. )

Bybars
04-05-2016, 11:53
Kürdistann,

Nasıl yani?
AKP, bu baskıyı Patagonyadaki insanlara mı yapıyor.
Sekülerleştiğini iddia ettiğiniz halka yapıyor.


Ne kadar baskı yapılırsa yapılsın zihinlere kelepçe vurulamaz, böyle birşey var mı ? Daha nasıl baskı yapabilirler ki, kafatasını açıp beyne dindarlık yüklemesi yapabilirler mi mesela ? Dini baskıya uğrayan bir halk, gerçekten dindar mı olur yoksa dindarlık rolü mü yapar ? Bunu siz de ifade etmişsiniz zaten.

Dindarlaşıyor demiyorum ama korkusundan dindar rolü yapan bayağı insan var. Aman bana bulaşmasınlar diye...

Doğru da olabilir yanlış da , istatiksel veri gerek, objektif gözlem gerek.

Olayı çok dar çerçeveden görüyorsunuz. Bunlar küçük birer örnek.
Bu tip binlerce olay var.
Ama başımızda, dindar nesil yetiştireceğiz diyen birisi var. Hedefi bu. Ve yapılan tüm uygulamalar halkı aptallaştırıp dindarlaştırmak ya da dindarlaştırıp aptallaştırmak üzerine...


Dindar nesil yetiştirmek için ne yapıyor ? Haftada birkaç saatlik zorunlu din dersiyle , Hz.Muhammed' in hayatı dersiyle vesaire dindar nesil mi yetiştirilir Allah aşkına ?

Yıldıztozu
04-05-2016, 17:33
161 ilköğretim okulundan 25 bin çocuk ''islam ilimleri olimpiyatına'' katılıyor. Bunlar daha 12-13 yaşında. Fen ve matematik olimpiyatlarına katılması gerekirken Muhammed'in hayatını öğrenip çalışıyorlar.

Akp öncesi yetişmiş nesilde sekülerleşme var olabilir ama yeni yetişen nesil yavaş yavaş büyüdüğünde göreceğiz bakalım neler olacak. Dindar ve kindar nesil ortaya çıkabilir. Akp zihniyeti insanları kutuplaştırıyor.

Merak ediyorum acaba Akp 15 yılda hiç bilim-teknoloji-sanat alanlarına önemli yatırımlar yaptı mı? bu alanlarda projeleri var mı? Hiç duymuyoruz, görmüyoruz. Bir toplumun geri veya ileri olmasının kriteri bu alanlar.

Neva
04-05-2016, 23:09
Neva,



Sekülerleşme demiyor zaten , tekrar söylemek zorunda kalıyorum , iddiasına göre , refah seviyesinın görece artışı bağlamında söylenmiş bir sözdür o.



Mümkün mü bu ? Yani orta veya alt sınıftaki bir ailenin, istediği gıda ürününü, istediği vakit alabilmesi mümkün mü ? Dünyanın neresinde var böyle birşey ? Adı üstünde ÜST SINIF ve orta-alt sınıf. Klasmanları farklı, gelir düzeyleri farklı.



Türkiye'de her aileyle anket yapabilme gibi bir imkan veya ihtimal var mıdır ? Ne kadar zaman alır, ne kadar masraf gider ? Hangi anket şirketi böyle bir uygulamayı hayata geçirebiliyor ki mesela ?




http://www.kitapyurdu.com/kitap/turkiyede-ailenin-donusumu/287494.html

Doktora çalışmasını bu kitapta yayınlamış sanırım, Dr.Sinan Yılmaz'a ait makale şeklinde bir doktora çalışması bulamadım , google akademik'de dahil çıkmıyor.

http://edebiyat.karabuk.edu.tr/sosyoloji/akademik/sinanyilmaz_cv.pdf

Burada şöyle bir bölüm var ,

Doktora Tezi/S.Yeterlik Çalışması/Tıpta Uzmanlık Tezi Başlığı ve
Danışman(lar)ı:

Türk Ailesinin Dönüşümü ve Din

Prof. Dr. Mehmet Tayfun AMMA

Hayir aksine sekulerlesme deyip izahat yapmis yazar, sanirim gormezden geliyorsunuz. Buyrun kendi ilk mesajinizdan yeniden okuyun;

Türkiye neden sekülerleşiyor?
Çünkü zenginleşiyor. Refah seviyesi gün geçtikçe artıyor. Herkes Türkiye'de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir olduğuna inanıyor. Hâlbuki akademik veriler bunu doğrulamıyor. Doğuşta yaşam beklentisindeki artış, bebek-anne ölümlerinin azalması, okuryazarlıktaki muazzam artış, uçakla seyahatin orta alt sınıflara kadar düşmesi, en zengin yüzde 20'nin toplam gelirden aldığı payın düşmesi zenginleşen bir toplumu gösteriyor bize. Sekülerleşme paradigması da diyor ki, bir toplumun refah düzeyi arttıkça sekülerleşir. Bahsettiğim dinamiklerin hepsinde iyileşme olduğundan insanlar dine daha az ihtiyaç duyuyor.

Mevcut sistem kapitalizm uzerinden yaziyorum;

Bakiniz, simdi mevcut iktidara iliskin yesil sermayenin en zengin yuzde 20'sini alip, soylenenlerle kiyaslayin. Hani malum digerleri paraleldi, faiz lobisiydi, neredeyse ulkenin yarisi kumpasciydi, mason'du, bolucuydu vs.vs. idi ya..

Gorece artis nedir?

-Madem ki zenginlesiyor, Turk lirasi'nin uluslarasi piyasadaki rolu ne durumdadir? Gostergeler ve istatistikler nerede?
-Bu iktidardan once bebek-anne olumleri daha coktu da, simdi mi azaldi?
-Keza bundan oncesi okuryazar degil miydi toplum yuzde bakimindan?
-Akademik veriler denmis, hangi akademik veriler, istatistik , dokuman vs. nedir? Koyun ortaya ki inceleyebilelim.
-Orta veya alt sinif ucakla seyahat etmezken, ulkede kisisel araclar, tren, otobus, gemi vs.kitle ulasim araclari yok muydu? Ucak burada niye nokta alinmakta?
-Gorece artis madem, enflasyon(ki toplumu refah baglaminda direk ilgilendirir) yuzde bakimindan dustu mu, dustuyse orani nedir?
-Oncesinde insanlar evlilik oncesi flort, ayri evde yasama vb. seyler yasamiyorlardi da, simdi mi yasar oldular?
-Oncesinde escinseller yok muydu da, simdi ortaya ciktilar? 1993'de kurulmustur Lambadaistanbul. Tarihcesine bakmak hic zor degil sanirim. Kaldi ki sivil toplum kurulusudur, bu yonuyle digerlerinden farki yoktur. Ornegin bir ateizm dernegi vb.

Escinseller, herseyden once, insani yasam hakki adina, kanun tasarisina dahi dahil olamiyorlar, yazar ne anlatiyor?

https://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=38665


Evet tabi ki mumkun, dunyayi biraz arastirin mumkun oldugunu goreceksiniz. Klasmanlar da vergi tasmasiyla yola getirilir, yeter ki gercekten saglama yakin vergi sisteminiz olsun, o zaman misal baklava calan cocukla, vergi kaciran isadami ornegi ortadan kalkar.

O yuzden soruyoruz iste, yazar o zaman hayali bir Sinan Yildiz calismasi uzerinde konusuyor.Bu tur konular eger universite bunyesinde yapiliyorsa, bir kaydi kuydu vs. olmasi gerekir. Bakin kendi verdiginiz, kitaba iliskin link ne diyor?

Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanıp DİE aracılığıyla yürütülen 1988 tarihli “Türk Aile Yapısı Araştırması”dır. “Sosyal değişme ve din” içerikli araştırma-ların ise genellikle Türk toplumunun dindarlık temellerini belirlemeye yönelik olduğu görülmektedir.
---/-----
I. Aile Şurası (1990) "Sosyo-Kültürel Değişme ve Gelişme komisyonu"nun raporunda, Türk ailesinin, yaşana tüm değişimlere rağmen bir kurum olarak çözülme tehlikesi ile karşı karşıya olmadığı belirtilmektedir.


Buyrun linkler;

http://ailetoplum.aile.gov.tr/data/5550af1d369dc51954e43522/taya2013trk.pdf

1. Aile Surasi (1990)
http://ailetoplum.aile.gov.tr/data/542936a3369dc32358ee2a94/aile1.pdf

Ondan sonraki yillarda da Aile yapisi arastirmasina yonelik onlarca calismalar var ustelik. Buyrun mesela bir baska ornek;

http://www.cocukhaklariizleme.org/wp-content/uploads/turkiyenin-aile-yapisi-arastirmasi-2011.pdf

Elbette mumkundur her aileye iliskin anket yapmak, mumkun degilse sayet secimi nasil yapiyorsunuz diye sorarlar adama, degil mi?

Diyanet zamaninda anket yapmamis miydi ornegin?
https://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31089
https://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=33779&highlight=diyanet+anket

Sahi secim harcamalari ne kadardi? Anket sirketine gerek yok ki!? Ulkenin her tarafinda sosyolog bulmak mumkun, gonullu sekilde dahi yapilabilir, yeter ki yapilmak istensin.

En basit ornek;
Sekuler veya sekulerlesen bir ulkede, karsit veya yandas farketmez, basin ozgurlugu olur. Basin ozgurlugu ne demektir? Halkin haber alma ozgurlugu/hakki'dir. Iste dusunceye kelepce vurulamayacagi icin, basin yasaklanir, kapatilir, susturulur.

Sekuler bir ulkede sanat vs. aman bunun penisi gorunuyor, sunun vajinasi gorunuyor, su ahlaka mugayyir vb. olcekler olmaz.

Sekuler bir ulkede veya iktidarda, cozum surecine iliskin, yobazlar veya gerici dincilere evet, aydin, demokratik dusunenlere hayir muamelesi yapilmaz. Dolasiyla terore bulasmamis siviller, toptan terore emanet edilmez.

Tonlarca ornek verilebilir.

Neva
04-05-2016, 23:10
Neva,



Sekülerleşme demiyor zaten , tekrar söylemek zorunda kalıyorum , iddiasına göre , refah seviyesinın görece artışı bağlamında söylenmiş bir sözdür o.



Mümkün mü bu ? Yani orta veya alt sınıftaki bir ailenin, istediği gıda ürününü, istediği vakit alabilmesi mümkün mü ? Dünyanın neresinde var böyle birşey ? Adı üstünde ÜST SINIF ve orta-alt sınıf. Klasmanları farklı, gelir düzeyleri farklı.



Türkiye'de her aileyle anket yapabilme gibi bir imkan veya ihtimal var mıdır ? Ne kadar zaman alır, ne kadar masraf gider ? Hangi anket şirketi böyle bir uygulamayı hayata geçirebiliyor ki mesela ?




http://www.kitapyurdu.com/kitap/turkiyede-ailenin-donusumu/287494.html

Doktora çalışmasını bu kitapta yayınlamış sanırım, Dr.Sinan Yılmaz'a ait makale şeklinde bir doktora çalışması bulamadım , google akademik'de dahil çıkmıyor.

http://edebiyat.karabuk.edu.tr/sosyoloji/akademik/sinanyilmaz_cv.pdf

Burada şöyle bir bölüm var ,

Doktora Tezi/S.Yeterlik Çalışması/Tıpta Uzmanlık Tezi Başlığı ve
Danışman(lar)ı:

Türk Ailesinin Dönüşümü ve Din

Prof. Dr. Mehmet Tayfun AMMA

Hayir aksine sekulerlesme deyip izahat yapmis yazar, sanirim gormezden geliyorsunuz. Buyrun kendi ilk mesajinizdan yeniden okuyun;

Türkiye neden sekülerleşiyor?
Çünkü zenginleşiyor. Refah seviyesi gün geçtikçe artıyor. Herkes Türkiye'de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir olduğuna inanıyor. Hâlbuki akademik veriler bunu doğrulamıyor. Doğuşta yaşam beklentisindeki artış, bebek-anne ölümlerinin azalması, okuryazarlıktaki muazzam artış, uçakla seyahatin orta alt sınıflara kadar düşmesi, en zengin yüzde 20'nin toplam gelirden aldığı payın düşmesi zenginleşen bir toplumu gösteriyor bize. Sekülerleşme paradigması da diyor ki, bir toplumun refah düzeyi arttıkça sekülerleşir. Bahsettiğim dinamiklerin hepsinde iyileşme olduğundan insanlar dine daha az ihtiyaç duyuyor.

Mevcut sistem kapitalizm uzerinden yaziyorum;

Bakiniz, simdi mevcut iktidara iliskin yesil sermayenin en zengin yuzde 20'sini alip, soylenenlerle kiyaslayin. Hani malum digerleri paraleldi, faiz lobisiydi, neredeyse ulkenin yarisi kumpasciydi, mason'du, bolucuydu vs.vs. idi ya..

Gorece artis nedir?

-Madem ki zenginlesiyor, Turk lirasi'nin uluslarasi piyasadaki rolu ne durumdadir? Gostergeler ve istatistikler nerede?
-Bu iktidardan once bebek-anne olumleri daha coktu da, simdi mi azaldi?
-Keza bundan oncesi okuryazar degil miydi toplum yuzde bakimindan?
-Akademik veriler denmis, hangi akademik veriler, istatistik , dokuman vs. nedir? Koyun ortaya ki inceleyebilelim.
-Orta veya alt sinif ucakla seyahat etmezken, ulkede kisisel araclar, tren, otobus, gemi vs.kitle ulasim araclari yok muydu? Ucak burada niye nokta alinmakta?
-Gorece artis madem, enflasyon(ki toplumu refah baglaminda direk ilgilendirir) yuzde bakimindan dustu mu, dustuyse orani nedir?
-Oncesinde insanlar evlilik oncesi flort, ayri evde yasama vb. seyler yasamiyorlardi da, simdi mi yasar oldular?
-Oncesinde escinseller yok muydu da, simdi ortaya ciktilar? 1993'de kurulmustur Lambadaistanbul. Tarihcesine bakmak hic zor degil sanirim. Kaldi ki sivil toplum kurulusudur, bu yonuyle digerlerinden farki yoktur. Ornegin bir ateizm dernegi vb.

Escinseller, herseyden once, insani yasam hakki adina, kanun tasarisina dahi dahil olamiyorlar, yazar ne anlatiyor?

https://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=38665


Evet tabi ki mumkun, dunyayi biraz arastirin mumkun oldugunu goreceksiniz. Klasmanlar da vergi tasmasiyla yola getirilir, yeter ki gercekten saglama yakin vergi sisteminiz olsun, o zaman misal baklava calan cocukla, vergi kaciran isadami ornegi ortadan kalkar.

O yuzden soruyoruz iste, yazar o zaman hayali bir Sinan Yildiz calismasi uzerinde konusuyor.Bu tur konular eger universite bunyesinde yapiliyorsa, bir kaydi kuydu vs. olmasi gerekir. Bakin kendi verdiginiz, kitaba iliskin link ne diyor?

Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanıp DİE aracılığıyla yürütülen 1988 tarihli “Türk Aile Yapısı Araştırması”dır. “Sosyal değişme ve din” içerikli araştırma-ların ise genellikle Türk toplumunun dindarlık temellerini belirlemeye yönelik olduğu görülmektedir.
---/-----
I. Aile Şurası (1990) "Sosyo-Kültürel Değişme ve Gelişme komisyonu"nun raporunda, Türk ailesinin, yaşana tüm değişimlere rağmen bir kurum olarak çözülme tehlikesi ile karşı karşıya olmadığı belirtilmektedir.


Buyrun linkler;

http://ailetoplum.aile.gov.tr/data/5550af1d369dc51954e43522/taya2013trk.pdf

1. Aile Surasi (1990)
http://ailetoplum.aile.gov.tr/data/542936a3369dc32358ee2a94/aile1.pdf

Ondan sonraki yillarda da Aile yapisi arastirmasina yonelik onlarca calismalar var ustelik. Buyrun mesela bir baska ornek;

http://www.cocukhaklariizleme.org/wp-content/uploads/turkiyenin-aile-yapisi-arastirmasi-2011.pdf

Elbette mumkundur her aileye iliskin anket yapmak, mumkun degilse sayet secimi nasil yapiyorsunuz diye sorarlar adama, degil mi?

Diyanet zamaninda anket yapmamis miydi ornegin?
https://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31089
https://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=33779&highlight=diyanet+anket

Sahi secim harcamalari ne kadardi? Anket sirketine gerek yok ki!? Ulkenin her tarafinda sosyolog bulmak mumkun, gonullu sekilde dahi yapilabilir, yeter ki yapilmak istensin.

En basit ornek;
Sekuler veya sekulerlesen bir ulkede, karsit veya yandas farketmez, basin ozgurlugu olur. Basin ozgurlugu ne demektir? Halkin haber alma ozgurlugu/hakki'dir. Iste dusunceye kelepce vurulamayacagi icin, basin yasaklanir, kapatilir, susturulur.

Sekuler bir ulkede sanat vs. aman bunun penisi gorunuyor, sunun vajinasi gorunuyor, su ahlaka mugayyir vb. olcekler olmaz.

Sekuler bir ulkede veya iktidarda, cozum surecine iliskin, yobazlar veya gerici dincilere evet, aydin, demokratik dusunenlere hayir muamelesi yapilmaz. Dolasiyla terore bulasmamis siviller, toptan terore emanet edilmez.

Tonlarca ornek verilebilir.

spartacus
04-05-2016, 23:51
Mükerrer

spartacus
04-05-2016, 23:51
Türkiye toplumunun en bilinçli dönem sergilediği yıllar 1970-1980 arasıdır... O günün toplumsal gelişimine şu anki mevcut iktidar algısı ve mühendisliği ile gidersek hiçbir zaman erişilemeyeceği de açık.

Kişinin sosyolog olup, olmaması TARTIŞMA konusu edilemez, dahi safsataya girer(ad hominem ve bir bilen safstası)...

Bir kişi sosyolog da olsa, psikologda olsa, öznel-lokal verilerden genelleme yapabilme şansına sahip olamaz.

Sosyologlara genelleme üzerine eğitim veriliyor mu bilmiyorum, lakin BAZ aldığı şeyler gerçekten de iddiaları açısından hem yetersiz hem de gülünç olabiliyor.

1980 gibi bir süreci görememek, belkide en önemli etken bu olabilir...

Ve 1970'leri de bilmemek, buda başka bir sorun...

Sosyolog'a göre baktığımızda, neye, kime, ne zamana göre Türkiye toplumu gericileşmiyor da, sekülerleşiyor?

REFAH denince anladığı gökdelenler, hava limanları, tamamen kapitalizme v üretim maaliyetlerinin düşmesi, talep artması-sürüm getirisi- vb gibi kıstaslara bağlı meta fiyatlarının yarıdan fazla düşmesine dayalı, orta kesimlerin görece daha çok metaya sahip olması, alt kesimlerinde orta kesimlerden düşen ikinci el ürün bulabilir olması vb bir toplumun REFAH SEVİYESİNE YÜKSELDİĞİ ve sekülerleştiği vb anlamına gelmez.

Bu şekilde bir mantık kurmak sosyolog değilde felsefe ve ekonomi-politik alanı açısından sorundur, arızadır...

Toplumsal Refah seviyesi ÜRÜN DEĞİL, ALTIN BAZINDA ve her bir bireyin ortalama altın alabilme potansiyeline göre yapılabilir, şu forumda belkide bunu söylemekten dilimde tüy bitmiştir, sosyolog yanlış çıkış noktalarını esas almış, çok ciddi yanlış(örneğin uçağa binmek, hiç bir anlamı-bağlayıcılığı yok, üstelik bu toplumda uçağa binenle-binmeyen oranı arasında hala uçurum vardır, ama sosyolog binemeyeni değil bineni esas alıyor).

http://t24.com.tr/haber/chpli-serter-1930-yilinda-ogretmenler-bir-maaslariyla-24-cumhuriyet-altini-aliyordu,218291
'1930'da öğretmenler bir maaşlarıyla 24 cumhuriyet altını alıyordu'

1975 yılında maaşlarıyla 9,2 cumhuriyet altını alan öğretmenler, 1980’de 1,5, 1993’de 5,9, 1994’de 5,4, 1995’te ve 1996’da 5,1, 1997’de 5,2, 1998’de 7, 1999’da 6,7, 2000’de 6,5, 2001’de 3,5, 2002’de 4,5, 2003’de 4,3 cumhuriyet altını alma gücüne sahiptiler. Öğretmenler maaşlarıyla 2005 yılında 9 cumhuriyet altını alabilirken, 2012 yılında bu rakam 2,8’e geriledi. 2014 yılı 24 Kasım itibarıyla öğretmenlerin maaşlarına göre alabildikleri cumhuriyet altını sayısı ise 3,56 ile 4,13’de kalıyor.

Hani sık, sık söylerler, AKP iktidarından önce refah düzeyi düşüktü derler, aksine refah düzeyi daha yüksekti, ha ne zaman? 1995-2000 arası, ama insanların bilinçsizliği, propaganda dolgularıylada kullanılıyor ve 1993-1995 arasıda bugüne göre ortalama aynı seyirde!... Yol yaptıııık, hiç bir şey ifade etmiyor... Toplum bilinçsiz, cep telefonu satın alabilirlikle refaha erdim sanıyor, oysa dün cep telefonalrı pahalıydı, sen refaha erdiğin için değil, yaygınlaştığı (üretim yaygınlaşması, Ar-Ge faktörü, maaliyetlerin ucuzlaması, tekbolojik gelişimler ve işin ehlinin öğrenilmesi, çok sayıda markanın çıkması vb) ucuzladığı için alabiliyorsun, hala dünyanın en pahalı petrolünü kullanıyorsun, kafa nato kafa, nato mermer...

Daha o kadar çok örnek verebilirim ki, 1980 öncesinde asgari ücret, aslında bugünün 2-3 katı civarında, normal bir işçi, memur bugünden 2-3 kat daha fazla altın alabilecek düzeyde...

Hadi bunlar bir yana ülkelerin dahi istikrar ve sürdürebilirlik, ekonomik gücü vb ALTIN ve altın stok vb kıyaslarıyla ölçülür(ki şu an Çin bu konuda belkide Dünya lideri konumunda).

Sosyolog değilim ama bir sosyolog bunları bilmiyorsa, sıkıntı ekonomi-politik alanında yeterli bir bilince veya ihtisasa eremediğini gösterir. Bir sosyolog ekonomi-politik alanından örneklem yapacaksa, ne yazık ki bunları aslen sosyal bilimle değil, ekonomi-politik kısaca ekonomi bilimiyle yorumlayabilir.

Türkiye hızla gericileşiyor, o düzeye vardı ki, okumuş insanlar dahi, çok absürt sorular sormaya başladı, milyonlarca insanın çocukları İmam hatiplere kanalize edildi(Yani hadi atayistler bunuda cevaplayın, Allah yoksa uçağı kim uçuruyor diyen bir nesil daha yetişecek, AKp ikinci 1980 oldu....), ülkede her adımda Cami varken, yine yarım adımda camileşme çılgınlığı sürüyor, inanılır gibi değil...

60.000 Kişilik Cami yapılıyor, nereye? dağın başına(çamlıca), kim gidecek de orada namaz kılacak, börtü, böcek mi?
Gerici sermaye bu tür adımlarla(Cami, yol, köprü vb) kendisine rant pazarı oluştruyor, yetmiyor etrafı dolduracaklar, sonra da 60.000 kişiyi o camiye götürmek nasıl mümkün olacak? Mesela benim gibi kaç kişi bilir, 3. Köprü istikameti Anadolu yakasının Erdoğan'a(ki bazıları temsili, ir çoğu din istismarcısı ve soyguncusu gerici sermayenin devlet topraklarını gasp etmesine, Erdoğan'a ait olanalrda bu gerici sermayenin taa İstanbul belediye başkanlığından beri el altından verilen rüşvetlere dayanıyor) ait topraklar olduğunu(ki benim öğrenmem de, okkalı müşteri fakat Erdoğan'ın danışmanalrından olan birisinden şans eseri olmuştu)?

Seküler anlayışta böylesi dozajlar ve salaklıklara izin verilir mi? Hadi o camiye 1 cuma namazına gideceksniz, aynı yöne yönelmiş 20.000 araç, camiye ikindiden sonra ancak varırlar, 60.000 kişilik Cami, olacak iş mi? Akı, mantık, vicdanınız yok mu?... Seküler ve sekülerleşen bir toplum iktidarın akıl dışı işler yaptığı, heleki soygun-hortum-tecavüz(iktidarın süreğen toplum zenginliklerine tecavüzü ve hak gaspları!) bir ülkede, defalarca aynı iktidar partisine oy verir mi?

AKP bir Avrupa partisi olsaydı, ilk 4 yılı görebilmesi dahi mucize olurdu..

Türkiye gericileşiyor

Aksine Ortadoğu ve İran toplumları sekülerleşme yolunda. Durum tersi, onlar dönüyor, biz geri gidiyoruz.

İlahimasal
05-05-2016, 01:20
Arap cografyasındaki ulkeler ve afganistan,pakistan,iran gibi ülkeler TURKİYE' ye dışardan bakdıklarında KAFİR bir ülke görüyorlar. Rejim LAİK ( ne kadar laik tartışılır) olduğu için.

Buradan( TÜRKİYE) bu saydiğımız ülkeler ise bizim halifeliğimiz altında yaşamaya muhtaç ,zavalli,biçare ülkeler olarak görünür.( Dünyaaa lideri biz!!!)


Bu kadar net çelişkili bir durum var iken ,benim yurdumda birileri bizim sekuler,mekuler olma yolunda olduğumuzu idaa etmiş!!!!!

Üretimi olmayan BİZ. Dışarıya hem parasal ,hemde ürün olarak o kadar muhtacızki, Başımiza gelen tüm yoneticiler ,dunyanın her tarafına ayrı SELAM çakıyorlar.
Arabı geliyor şeriata geçmek için PARA veriyor.( ucundan eccik)
Avrupalısı geliyor bizim sınır bekcimiz olun diye PARA veriyor. ( ucundan eccik)
Amerikalısı geliyor bizim cendermemiz olun diye PARA veriyor.( ucundan eccik)

Bizim halk zaten bağnazz,yobaz( her iki kesimide) fakat PARAYA düşkünler .Arabamm,evimm,yatım,katımm olsunda gerisi tefferruat diyerek GÜÇLÜ kimse ondan tarafa geçen bir yapı.

En dindarı Malta'da jet skiye biner.Alpleri gezmeden ,özel havuzunda yüzmeden bismillah demez.
En seküleri oğluna x bilmem kaç alıp,viskisini yudumlarken ,çalıstirdığı köleden maaşını nasıl keserim diye seküler düşünceye dalar.

Ne yani şimdi kastamonun ( x) köyündeki kezban teyze 40 sene önce kıldığı namazı ,bu gün daha mı deişik kılıyor? Yada sivasın ( y) köyünde cem tutarken hüseyinin yasını tutan fatma teyze bu gün dahamı deişik ağliyor?

Deişen tek şey var . Kezban teyze ve fatma teyzenin çocukları PARA için analarının yaşlandığını unutyorlar. Kezban teyzenin ve fatma teyzenin başındaki örtüsü 40 sene evvelki örtü deil sadece .biraz daha yenisi, eskimiş olanları deiştirdiler.

Kezban teyze diyorki.......oğlum /kızım ,biraz para biriktirdim seneye beni hacca yazdırda hacı olayım.
Oğlu/ kızı diyorki .............anacım sen o parayı bize ver .arabaaa,ev alıcağız....inşallaaaa başka bir seneye ben götureceğimm seniiii.

Fatma teyze diyorki .....oğlum/ kızım ,biraz para biriktirdim bana bir inek alsanızda sütünü size sağsam
Oglu/kızı diyorki ...........anacım sen o parayı bize ver arabaa,ev alıcağız ...inşaallaaah. başka bir seneye ben sana 3 inek alırım.

Malum hepsi analarına yalan söyluyor hepsi kredi borçlusu.geleceğini birileri çalmış ,o çalanlara hem köle oluyorlar ,hemde o analarını onlara KURBANN ediyorlarr.

Sokakda hepiniz görüyorsunuz millet ne haldee........AVANELER ne haldee.
Bu memleket çökerken bile halennn memlekette 90.000camii varken ,90.001. Cami yi yapmak için kolları sıvayanlar, bize deil şu üstteki yazdığım ülkelere takla atarlar.

Fabrika yok diye makale yazın ulen.
Okul yok diye makale yazın ulen
Üniversite yok diye makale yazın ulen
Hastane yok diye makale yazın ulen
Yerli arabamiz yok diye yazın ulen
Sınırlarınız kevgir oldu diye yazın ulen
Asgari ücretle insan çalıstırilmaz diye yazın ulen.
1 senede yüzlerce insan bombayla patlatilmaz diye yazın ulen
Egede çocuklar boğuldu diye yazın ulen
Avrupanïn bize verdiği 3 milyar parayı niye verdiler diye yazin ulen
Asker,polis niye ölüyor diye yazın ulen
Süreç denen ucubeniz niye bitti diye yazın ulenn
Araplar bize bu paraları niye verdi diye yazın ulen.
Hayırsever iş adamımızı amerika niye topladı diye yazın ulen
Kahraman savcınız öz niye kaçtı diye yazın ulen

La oğlum hadi bunları yazamıyonuz maçanız yemiyorda.

Şü seküler olmayan müslüman cografyada , bunca insan birbirini NİYE öldürüyor bari bunu yazın ulen..


Dış ve iç mihraklar deilmi? Hassiktirin lan

spartacus
05-05-2016, 04:43
Şimdi canlı bir örnek var...

5 Yıldır yazıyorum, her mafyatik çeteleşme, önünde, sonunda faşizme evrilir. faşizmin yoluda ne Nazi Alamnya ne de Mussolini İtalyası ne de Franko(3 F*) İspanyasından çok da farklı bir yol izlemez, Türkiye'de seyir Hitler stratejisi ve taktikelriyle bir hayli örtüşüyor.

*3 F = Fado, Fiesta, Futbol.. Referans: Franko
Salzar 3 F'i: Femini(kadın), Fiesta, Futbol...
-----------------------------------------------------------

Seçimle başbakan olmuş bir başbakan, 1 kişinin dudakları arasından(ki tarafsız olduğunu iddia eden Reis!) çıkan 3-5 sözle bitirilme noktasına gelebiliyor, üstelik bir kaç hafta sonra!

peki oy verenler insanalr ne yapacak?

Söyleyim, Kötü davutoğlu, çapulcu vs diye gidecek, oysa oy verip gönül bağladıkalrı başkanı savunmaları gerekirken. Bakalım soakakalra çıkacaklar mı? Cumhurun başkanı sıfatında olan birisiyle aynı görüşteler mi? Bu bürokratik darbeye seyirci mi kalacakalr, tepki mi verecekler... Başlığa konu olan sosyologun analizlerine bakılırsa, yernde ve fiili değerlendirmek ve ne kadar gerçekçi olduğunu, 2-3 hafta içinde hep birlikte göreceğiz.

Toplumsal dinamiklerin okunmasında garip bir çelişki var, bir toplum gericileşirken, belirli bir kısım bu duruma tepkili olduğu için, çoğunluk değil, sesi çıkan azınlık esas alınır, bu yanıltır. Çünkü aslında gericileşen bir toplumda eğer gericileşme çoğunluk haline gelmişse, tepkisel davranmayacakları için dinamik değil statik görünürler, bu bağlamda da tepki veren azınlık gündeme geçicide olsa sivrilerek geçer...

Birincisi bu toplum sekülerleşiyor olsaydı, aksine sekülerleşmeye karşı direncin sivrilmesi gerekirdi, gördüğümüz ise tam tersi değil mi?

İkincisi Laiklik bilinçli olarak çarpıtılmış biçimde algılanıp sunuluyor... Yine de sözde müslümanlar "Senin dinin sana, benim dinim bana" sözlerini, işine geldiği yerde kullanıp, işine gelmediği yerde ise zombi kesilebiliyorlar. (Bir zamanalrın özellikle Amerikasında, babacan görünümlü kodomanların, görünüm vermek zorunda kalmadığı durumlarda, kölelerine işkence eden, bir yanda toplum içinde sözde yardıma muhtaç çocuklara babalık ediyor görüntüsü diğer yanda ise alayı ölsün dercesine sürdürdüğü sömürü ve acımasızlık, birer gaddar olması gibi)...

Türkiye yönetimi de timsah yönetimi veya yukarıda tarz kodoman yönetimlerine benziyor, karpuz gibi dışı başka, içi başka...

İşlerine ne yararsa, çıkarlarına ne hizmet ederse elbette onu kullanacaklar. Reis'den icazetli karşıt Laiklik açıklamaları toplumda sekülerleşme değil aksine gericileşme yönünde bir ivme olduğunun ciddi göstergesidir. Kısaca, ama çok kısaca, sosyolog yanılıyor, zira bir toplumun hangi yönde hareket ettiğini anlamak için iktidarın ideolojik propagandası ve hangi alanda göz boyadığına iyi bakmak gerekir. kanımca sosyolog arkadaşımız ya yeterli açıya sahip değil, ya bilerek yanıltıyor veya sosyo-politik-ekonomik alanda yeterli çalışmayı ve ihtisası yapamamış...

İktidar
Dini istimar konsunda alabildiğince derinleşiyorsa, bunun bir diğer sebebi toplumun bilinç durumuyla ilgili, arz ve talep...
Son zamanalrda bolca futbol arenaları açılışalrı ve devlet desteği, bolca iktidar teşekkürü vs saçılıyorsa, işler yolunda gitmiyor demektir.
İktidar, vatan, milelt, sakarya edebiyatına yönelmiş ve süreğen bir vatan, hain vb ifadeleriyle muhalefeti veya farklı her tür görüş ve siyaseti dar ağacına çekiyorsa, ülke de iktidar ya faşistleşmekte ya da faşizm demektir.

Faşizm için ise 2 temel yeterli
Din ve ırkçılık...

Sürekliliğini sağlamak için ise esas iş, yalan üzerine kuruludur bu bağlamda neredeyse medya vea etkin medya %80 oranıyla iktidarın borozanı durumuna evrildi, bu da faşizmin en etkili propaganda ve yşnetim anlayışıyla örtüşmekte... (Elbette siyasi(!) bir gazete mevcut iktidarın siyasi, ideolojik hattına dahil olabilir veya o yönde olabilir, lakin Türkiye'de durum hiç de öyle değil, ciddi bir fetişzm(tapınma) seyri içinde soytarı-yalakalaık düzeyine varmış durumda)

Neyse

Türkiye her alanda geriye doğru gidiyor, aslına(1980) rücu ediyor...

Mesela bir çok Kur'an kursu şebekeleri(!), azıcık deşelensin, altında kodomanlar çıkar. Bu kodomanlar atıyorum galericidir, emlakçıdır, büyük plazalardır, kısaca tüccar olup, belirli bir ürün gamında satış veya satış sonrası hizmet veren kurumların patronlarıdır. 1 Kur'an kursu sayesinde binlerce ürün satarlar, eee o halde altın yumurtlayan tavuk(din), yöneten sermayenin esas merdiven basamaklarından birisi ise ve bu sermaye, tücar zihniyet de ülkede iktidar ise, toplum nereye doğru kanalize edilir?. Neyse sosyolog değilim elbette, lakin hayat öğretiyor demek ki, sonuç itibariyle konu başlığına referans olan sosyolog, sanırım nereye bakması gerektiğini bilmiyor...

Kısaca sosyal alanda bir çok alan, çeşitli yelpazeler vardır, aynen Tıp gibi, uzmanlık alanalrının da farklı olması gibi, sosyal bilimde, toplumda çok çeşitli alanları kapsar, bu bağlamda bir sosyolog, belirli bir alanda iyi olsa bile bu diğer alanlarda da iyi olabileceği anlamına gelmez. daha nereye bakmasını gerektiğini bilmeyen bir sosyolog örneği vermiş, zira siyasi, ekonomi-politik alanına ait analizleri, gidip elbiseyle, takkeyle, uçağa binebilmekle, artan refah(?) ile vb ölçeklemiş.

Libya bir zamanlar kişisel refah bakımından en ileri ülkelerden birisiydi, bu Libya'nın seküler olduğu anlamına gelir mi? O kadar refah içindeydiler ki, çalışma gereksinimi bile duymayanları vardı... keza Arabistan ortada, misal Arabistan'da trafikte kaza olsa, selamın aleyküm, aleyküm selam, hadi bay, bay, o kadar rahatlar yani, zira hasarı gidermekte yeni bir araç almakta kimileri için peynir ekmek gibi... Türkiye'de ise kaza olsa, bir ayna için bile kişiler kavga eder, parasını verirdin, vermezdin...

Yani kısaca, bazıları her öğün zengin yiyecekle, prof olamaz, mideye iyi yiyecek doldurmak, uçağa binmek, gömlek, parıltılı pantolon giymek(alayı ucuzladı veya çakmasıyla doldu) vb kişiye herhangi bir bilgi, bilinçlik hali taşımaz. :)

Bu konularda, kişilerin ne giydiği, ne yediği değil ne bildikleri önemli. Birilerine her öğün biftek, pirzola yedirsek, ipekten elbiseler giyse, 1 ay sürdürsek, ne yani herhangi bir konuda bili sahibi mi olacak(biftek, pirzola, döner vb konusunda, belki damak tadı adına bilgilenebilir, tecrübedir nitekim, eee kleptokrasi nedir diye sorsak pirzola öğretecek mi?)

Birde bu tür endekslerde DÜNYA ENDEKSİ önemli, dünya kültürel ve bilinç-bişim bağlamında nereye gidiyor, Türkiye nereye gidiyor.

Dünya liglerinde her dalda hızlıca geriye giderken, İktidar ve soytarı-yalan basını pembe bir ortam ilizyonu yaratıyor, milyonlarda buna inanmış-inandırılmış durumda, toplum ülke yönetimi dendi mi tipik pembe dizilerdeki basit çatışmalar olarak görür oldu, toplumun belirli ama azımsanamyacak bir kesimi(%40) 6 yaş idrakına grilemiş durumda ve iktidar istesin 3 ay da şeriat getirir, milyonalrda destekler, sadece ama sadece 1 kişinin ağzından çıkacak söze bağlı :)

Hipnoz nedir?
Hipnoz genelde kişinin uyutularak bilinçaltına girilmesi olarak tarif edilir lakin bu en az kullanılan ve en yetersiz açıklamadır. Asıl hipnoz kitle hipnozudur ki, bunun da yolu, yöntemi çok basittir, sürekli tekrar et! Bir süre sonra herkes tekrar ettiğiniz kelimelerle hipnoz haline girecek... Çapulcularrr, Parallellll, Yol yaptıııık, hava lanı yaptık, Tüm üniversiteleri Erdoğan açtı(!!!), Alçaklar, Vatan hainleriiiiii...... Toplumun kelime dağarcığı 3-5 kelimeye iniverir ve gündelik hayatlarında esrar çekmiş papağanlar gibi aynı şeyleri tekrar edip, hipnoz olmuş biçimde dillenirler... Sonuç nereye varır? Kıyamet, kıyamet günümüzde Ortaçağını yaşayan ne yazık ki dinsel mutlakçılıkla zapturapt altına alınmış, kafeste keklik gözüyle bakılan toplumlardır. Günümüzde islam, ortçağını yaşıyor ve sancılı süreçler yaşanacak, uhtemel evvela geriye düşüşler yaşanacak, sonra bin musibet olacak, ileri sıçrayış için, ortaçağı aşıp, belki yeni çağa yol alacaklar, ama bugün ufukta görülmüyor, aksine şimdi geriye gidiş sözkonusu...

Not: Bazı islam ülkeleri beni yanıltabilir, zira ilgili bazı ülkelerde toplumlar dinsel baskı ve dini siyasete alet etmişliğin eziyetinden muzdarip, onalr Türkiyeleşmek siterken Türkiye toplumu 3-5 kıytırık içi boş propaganda, duygu sömürüsü ve nutukla Ortadoğululaşmak istiyor. Tabi sayıca tam anlamıyla yeterli de değiller, 2 zıt kutup neredeyse birbirini dengeler durumda, o nedenle de İmam hatipler bu denli öne çıkartıldı, demografik yapıyı değiştirmek, dengeleri alt-üst etmek, zira sıfır tepkisiz bir toplum özlemi-amacı esası teşkil ediyor, bu bağlamda taktikleri, tepki ile tepkisizlik denge durumunda olmamalı, tepkisizlik baskın hale gelmelidir. Gerçi bu toplum bin musbietle adam olur mu bilinmez, kendilerini gericileştiren güruh ise, hayatı Aerikalarda, Avrupalarda görüyor, hiç biriside Arabistan'a filan yerleşmiyor, çocukalrını Arabistan veya kıytırık Kur'an kurslarında değil Oxfordlarda okutmaya çalışıyorlar, ciddi oranda afyonlanmış(?), koyunaştırılmış(etinden, sütünden gaydalanmak ve gütmek, sürü anlamıyla-metafor-teşbih, te kelimeyle özetleyen) bir toplumla karşı, karşıyayız...

Ahmet Davutoğlu toplumsal dinamiklerde daha hassas ve daha uzlaştırıcı-yumuşak iken, Erdoğan kliği çatıştırmacı, kamplaştırıcı ve emir-talimat üzre iş gören, despot bir anlayışa sahipti, sonuç, etrafı darbeyle sarılmış Davutoğlu tasviye ediliyor zira davutoğlu, mafyalaşmış iktidarın çıakrları ve istedikleri kaos, mahkumiyet ve çatışmacı ortama böylece siyaseten bir elitin nemalanmasında da pürüz teşkil ediyordu... Türkiye Erdoğan önderliğinde bir darbeye maruz kalalı beri en az 5 yıl geçti, bakanlıklar dahi başbakana bağlı değildi :)

spartacus
05-05-2016, 04:43
Şimdi canlı bir örnek var...

5 Yıldır yazıyorum, her mafyatik çeteleşme, önünde, sonunda faşizme evrilir. faşizmin yoluda ne Nazi Alamnya ne de Mussolini İtalyası ne de Franko(3 F*) İspanyasından çok da farklı bir yol izlemez, Türkiye'de seyir Hitler stratejisi ve taktikelriyle bir hayli örtüşüyor.

*3 F = Fado, Fiesta, Futbol.. Referans: Franko
Salzar 3 F'i: Femini(kadın), Fiesta, Futbol...
-----------------------------------------------------------

Seçimle başbakan olmuş bir başbakan, 1 kişinin dudakları arasından(ki tarafsız olduğunu iddia eden Reis!) çıkan 3-5 sözle bitirilme noktasına gelebiliyor, üstelik bir kaç hafta sonra!

peki oy verenler insanalr ne yapacak?

Söyleyim, Kötü davutoğlu, çapulcu vs diye gidecek, oysa oy verip gönül bağladıkalrı başkanı savunmaları gerekirken. Bakalım soakakalra çıkacaklar mı? Cumhurun başkanı sıfatında olan birisiyle aynı görüşteler mi? Bu bürokratik darbeye seyirci mi kalacakalr, tepki mi verecekler... Başlığa konu olan sosyologun analizlerine bakılırsa, yernde ve fiili değerlendirmek ve ne kadar gerçekçi olduğunu, 2-3 hafta içinde hep birlikte göreceğiz.

Toplumsal dinamiklerin okunmasında garip bir çelişki var, bir toplum gericileşirken, belirli bir kısım bu duruma tepkili olduğu için, çoğunluk değil, sesi çıkan azınlık esas alınır, bu yanıltır. Çünkü aslında gericileşen bir toplumda eğer gericileşme çoğunluk haline gelmişse, tepkisel davranmayacakları için dinamik değil statik görünürler, bu bağlamda da tepki veren azınlık gündeme geçicide olsa sivrilerek geçer...

Birincisi bu toplum sekülerleşiyor olsaydı, aksine sekülerleşmeye karşı direncin sivrilmesi gerekirdi, gördüğümüz ise tam tersi değil mi?

İkincisi Laiklik bilinçli olarak çarpıtılmış biçimde algılanıp sunuluyor... Yine de sözde müslümanlar "Senin dinin sana, benim dinim bana" sözlerini, işine geldiği yerde kullanıp, işine gelmediği yerde ise zombi kesilebiliyorlar. (Bir zamanalrın özellikle Amerikasında, babacan görünümlü kodomanların, görünüm vermek zorunda kalmadığı durumlarda, kölelerine işkence eden, bir yanda toplum içinde sözde yardıma muhtaç çocuklara babalık ediyor görüntüsü diğer yanda ise alayı ölsün dercesine sürdürdüğü sömürü ve acımasızlık, birer gaddar olması gibi)...

Türkiye yönetimi de timsah yönetimi veya yukarıda tarz kodoman yönetimlerine benziyor, karpuz gibi dışı başka, içi başka...

İşlerine ne yararsa, çıkarlarına ne hizmet ederse elbette onu kullanacaklar. Reis'den icazetli karşıt Laiklik açıklamaları toplumda sekülerleşme değil aksine gericileşme yönünde bir ivme olduğunun ciddi göstergesidir. Kısaca, ama çok kısaca, sosyolog yanılıyor, zira bir toplumun hangi yönde hareket ettiğini anlamak için iktidarın ideolojik propagandası ve hangi alanda göz boyadığına iyi bakmak gerekir. kanımca sosyolog arkadaşımız ya yeterli açıya sahip değil, ya bilerek yanıltıyor veya sosyo-politik-ekonomik alanda yeterli çalışmayı ve ihtisası yapamamış...

İktidar
Dini istimar konsunda alabildiğince derinleşiyorsa, bunun bir diğer sebebi toplumun bilinç durumuyla ilgili, arz ve talep...
Son zamanalrda bolca futbol arenaları açılışalrı ve devlet desteği, bolca iktidar teşekkürü vs saçılıyorsa, işler yolunda gitmiyor demektir.
İktidar, vatan, milelt, sakarya edebiyatına yönelmiş ve süreğen bir vatan, hain vb ifadeleriyle muhalefeti veya farklı her tür görüş ve siyaseti dar ağacına çekiyorsa, ülke de iktidar ya faşistleşmekte ya da faşizm demektir.

Faşizm için ise 2 temel yeterli
Din ve ırkçılık...

Sürekliliğini sağlamak için ise esas iş, yalan üzerine kuruludur bu bağlamda neredeyse medya vea etkin medya %80 oranıyla iktidarın borozanı durumuna evrildi, bu da faşizmin en etkili propaganda ve yşnetim anlayışıyla örtüşmekte... (Elbette siyasi(!) bir gazete mevcut iktidarın siyasi, ideolojik hattına dahil olabilir veya o yönde olabilir, lakin Türkiye'de durum hiç de öyle değil, ciddi bir fetişzm(tapınma) seyri içinde soytarı-yalakalaık düzeyine varmış durumda)

Neyse

Türkiye her alanda geriye doğru gidiyor, aslına(1980) rücu ediyor...

Mesela bir çok Kur'an kursu şebekeleri(!), azıcık deşelensin, altında kodomanlar çıkar. Bu kodomanlar atıyorum galericidir, emlakçıdır, büyük plazalardır, kısaca tüccar olup, belirli bir ürün gamında satış veya satış sonrası hizmet veren kurumların patronlarıdır. 1 Kur'an kursu sayesinde binlerce ürün satarlar, eee o halde altın yumurtlayan tavuk(din), yöneten sermayenin esas merdiven basamaklarından birisi ise ve bu sermaye, tücar zihniyet de ülkede iktidar ise, toplum nereye doğru kanalize edilir?. Neyse sosyolog değilim elbette, lakin hayat öğretiyor demek ki, sonuç itibariyle konu başlığına referans olan sosyolog, sanırım nereye bakması gerektiğini bilmiyor...

Kısaca sosyal alanda bir çok alan, çeşitli yelpazeler vardır, aynen Tıp gibi, uzmanlık alanalrının da farklı olması gibi, sosyal bilimde, toplumda çok çeşitli alanları kapsar, bu bağlamda bir sosyolog, belirli bir alanda iyi olsa bile bu diğer alanlarda da iyi olabileceği anlamına gelmez. daha nereye bakmasını gerektiğini bilmeyen bir sosyolog örneği vermiş, zira siyasi, ekonomi-politik alanına ait analizleri, gidip elbiseyle, takkeyle, uçağa binebilmekle, artan refah(?) ile vb ölçeklemiş.

Libya bir zamanlar kişisel refah bakımından en ileri ülkelerden birisiydi, bu Libya'nın seküler olduğu anlamına gelir mi? O kadar refah içindeydiler ki, çalışma gereksinimi bile duymayanları vardı... keza Arabistan ortada, misal Arabistan'da trafikte kaza olsa, selamın aleyküm, aleyküm selam, hadi bay, bay, o kadar rahatlar yani, zira hasarı gidermekte yeni bir araç almakta kimileri için peynir ekmek gibi... Türkiye'de ise kaza olsa, bir ayna için bile kişiler kavga eder, parasını verirdin, vermezdin...

Yani kısaca, bazıları her öğün zengin yiyecekle, prof olamaz, mideye iyi yiyecek doldurmak, uçağa binmek, gömlek, parıltılı pantolon giymek(alayı ucuzladı veya çakmasıyla doldu) vb kişiye herhangi bir bilgi, bilinçlik hali taşımaz. :)

Bu konularda, kişilerin ne giydiği, ne yediği değil ne bildikleri önemli. Birilerine her öğün biftek, pirzola yedirsek, ipekten elbiseler giyse, 1 ay sürdürsek, ne yani herhangi bir konuda bili sahibi mi olacak(biftek, pirzola, döner vb konusunda, belki damak tadı adına bilgilenebilir, tecrübedir nitekim, eee kleptokrasi nedir diye sorsak pirzola öğretecek mi?)

Birde bu tür endekslerde DÜNYA ENDEKSİ önemli, dünya kültürel ve bilinç-bişim bağlamında nereye gidiyor, Türkiye nereye gidiyor.

Dünya liglerinde her dalda hızlıca geriye giderken, İktidar ve soytarı-yalan basını pembe bir ortam ilizyonu yaratıyor, milyonlarda buna inanmış-inandırılmış durumda, toplum ülke yönetimi dendi mi tipik pembe dizilerdeki basit çatışmalar olarak görür oldu, toplumun belirli ama azımsanamyacak bir kesimi(%40) 6 yaş idrakına grilemiş durumda ve iktidar istesin 3 ay da şeriat getirir, milyonalrda destekler, sadece ama sadece 1 kişinin ağzından çıkacak söze bağlı :)

Hipnoz nedir?
Hipnoz genelde kişinin uyutularak bilinçaltına girilmesi olarak tarif edilir lakin bu en az kullanılan ve en yetersiz açıklamadır. Asıl hipnoz kitle hipnozudur ki, bunun da yolu, yöntemi çok basittir, sürekli tekrar et! Bir süre sonra herkes tekrar ettiğiniz kelimelerle hipnoz haline girecek... Çapulcularrr, Parallellll, Yol yaptıııık, hava lanı yaptık, Tüm üniversiteleri Erdoğan açtı(!!!), Alçaklar, Vatan hainleriiiiii...... Toplumun kelime dağarcığı 3-5 kelimeye iniverir ve gündelik hayatlarında esrar çekmiş papağanlar gibi aynı şeyleri tekrar edip, hipnoz olmuş biçimde dillenirler... Sonuç nereye varır? Kıyamet, kıyamet günümüzde Ortaçağını yaşayan ne yazık ki dinsel mutlakçılıkla zapturapt altına alınmış, kafeste keklik gözüyle bakılan toplumlardır. Günümüzde islam, ortçağını yaşıyor ve sancılı süreçler yaşanacak, uhtemel evvela geriye düşüşler yaşanacak, sonra bin musibet olacak, ileri sıçrayış için, ortaçağı aşıp, belki yeni çağa yol alacaklar, ama bugün ufukta görülmüyor, aksine şimdi geriye gidiş sözkonusu...

Not: Bazı islam ülkeleri beni yanıltabilir, zira ilgili bazı ülkelerde toplumlar dinsel baskı ve dini siyasete alet etmişliğin eziyetinden muzdarip, onalr Türkiyeleşmek siterken Türkiye toplumu 3-5 kıytırık içi boş propaganda, duygu sömürüsü ve nutukla Ortadoğululaşmak istiyor. Tabi sayıca tam anlamıyla yeterli de değiller, 2 zıt kutup neredeyse birbirini dengeler durumda, o nedenle de İmam hatipler bu denli öne çıkartıldı, demografik yapıyı değiştirmek, dengeleri alt-üst etmek, zira sıfır tepkisiz bir toplum özlemi-amacı esası teşkil ediyor, bu bağlamda taktikleri, tepki ile tepkisizlik denge durumunda olmamalı, tepkisizlik baskın hale gelmelidir. Gerçi bu toplum bin musbietle adam olur mu bilinmez, kendilerini gericileştiren güruh ise, hayatı Aerikalarda, Avrupalarda görüyor, hiç biriside Arabistan'a filan yerleşmiyor, çocukalrını Arabistan veya kıytırık Kur'an kurslarında değil Oxfordlarda okutmaya çalışıyorlar, ciddi oranda afyonlanmış(?), koyunaştırılmış(etinden, sütünden gaydalanmak ve gütmek, sürü anlamıyla-metafor-teşbih, te kelimeyle özetleyen) bir toplumla karşı, karşıyayız...

Ahmet Davutoğlu toplumsal dinamiklerde daha hassas ve daha uzlaştırıcı-yumuşak iken, Erdoğan kliği çatıştırmacı, kamplaştırıcı ve emir-talimat üzre iş gören, despot bir anlayışa sahipti, sonuç, etrafı darbeyle sarılmış Davutoğlu tasviye ediliyor zira davutoğlu, mafyalaşmış iktidarın çıakrları ve istedikleri kaos, mahkumiyet ve çatışmacı ortama böylece siyaseten bir elitin nemalanmasında da pürüz teşkil ediyordu... Türkiye Erdoğan önderliğinde bir darbeye maruz kalalı beri en az 5 yıl geçti, bakanlıklar dahi başbakana bağlı değildi :)

spartacus
05-05-2016, 19:08
Misal bir örnek de ben vereyim,
Burası TÜBİTAK, bunlarda BİLİM şenliğinde deney yapanlar...

Kötü söz kavanozu ve iyi söz kavanozu ile deney... Kötü söz söylenen kavanozun küflendiğini görmüşler...Bu bir bilim şenliğinde yapılıyor, verilen eğitimi de, şu çocukların eşek kadar olmasına rağmen 3 yaş mantığını aşamayışlarını düşünün... Bilim şenliğinde böyle deney yapanların, ebeveynlerini düşünün, toplumun yarısı zaten bu çocuklardan da geri, cahil konuma evrildi...

1960 lı yıllarda ise toplumsal ölçekte zayıf kalan hayli sayıda nüslüman Ay'a gidilemeyeceği, çünkü Ay'ın NUR olduğunu iddia ederdi, hatta o derecedeki, Okullar Ay yüzeyi hakkında bilgi veriyor, çocukalrıda Ay'ın yüzeyi olduğunu düşünüyor diye, çocuklarını evlatlıktan ret eden yobazlar vardı... Lakin o dönemlerde bu kesim bu kadar nüfuslu ve toplumda küçük bir azınlığı temsil edebilirdi, şimdi ise durum tersine dönmek üzere ve bugünün eğitim anlayışı ve kurumları gün geçtikçe akıl, mantığı dışlayan, ciddi derecede geriye düşüşü temsil eden bir hale geldi.

Bir toplumun bilincen nereye doğru gittiğinin ölçütü uçak, otomobil, telefon sahibi olmakla ele alınabilir mi? En başta eğitim kurumalrına bakmalı, asıl ve esasen gidilen yolun en temel göstergelerinden birisi olacaktır.

Gidin deneyin, kötü söz söylediğiniz kavanoz küflenecek mi? Kur'an ayeti tadında hurafelere nasıl karar verirsiniz bilemem ve bu çocuklar bu bilinçlerinden dirhem ielri gidemeyece, bu yaşlarda saplantılı-şartlı hale gelecek, öğrenime de kapanacak ve yarın bir gün bakan bile olacaklar, o derecedeki, zehaletin ve akılsızlığın dibi denecek düzeyde mankafalılaşabilen, psikolog, çocuk gelişimci lazım değil, bize imam lazım diyecekler(sıradan bir insan olsa çoğunuzun komedi diye izleyeceği 2 kelimeyi dahi yan, yana getiremeyen cahilin, bakan olması ve inadına orada tutulması...

Ortaçağ..

mH9lEtBwAE8

turin
05-05-2016, 23:17
Misal bir örnek de ben vereyim,
Burası TÜBİTAK, bunlarda BİLİM şenliğinde deney yapanlar...

Kötü söz kavanozu ve iyi söz kavanozu ile deney... Kötü söz söylenen kavanozun küflendiğini görmüşler...Bu bir bilim şenliğinde yapılıyor, verilen eğitimi de, şu çocukların eşek kadar olmasına rağmen 3 yaş mantığını aşamayışlarını düşünün... Bilim şenliğinde böyle deney yapanların, ebeveynlerini düşünün, toplumun yarısı zaten bu çocuklardan da geri, cahil konuma evrildi...

1960 lı yıllarda ise toplumsal ölçekte zayıf kalan hayli sayıda nüslüman Ay'a gidilemeyeceği, çünkü Ay'ın NUR olduğunu iddia ederdi, hatta o derecedeki, Okullar Ay yüzeyi hakkında bilgi veriyor, çocukalrıda Ay'ın yüzeyi olduğunu düşünüyor diye, çocuklarını evlatlıktan ret eden yobazlar vardı... Lakin o dönemlerde bu kesim bu kadar nüfuslu ve toplumda küçük bir azınlığı temsil edebilirdi, şimdi ise durum tersine dönmek üzere ve bugünün eğitim anlayışı ve kurumları gün geçtikçe akıl, mantığı dışlayan, ciddi derecede geriye düşüşü temsil eden bir hale geldi.

Bir toplumun bilincen nereye doğru gittiğinin ölçütü uçak, otomobil, telefon sahibi olmakla ele alınabilir mi? En başta eğitim kurumalrına bakmalı, asıl ve esasen gidilen yolun en temel göstergelerinden birisi olacaktır.

Gidin deneyin, kötü söz söylediğiniz kavanoz küflenecek mi? Kur'an ayeti tadında hurafelere nasıl karar verirsiniz bilemem ve bu çocuklar bu bilinçlerinden dirhem ielri gidemeyece, bu yaşlarda saplantılı-şartlı hale gelecek, öğrenime de kapanacak ve yarın bir gün bakan bile olacaklar, o derecedeki, zehaletin ve akılsızlığın dibi denecek düzeyde mankafalılaşabilen, psikolog, çocuk gelişimci lazım değil, bize imam lazım diyecekler(sıradan bir insan olsa çoğunuzun komedi diye izleyeceği 2 kelimeyi dahi yan, yana getiremeyen cahilin, bakan olması ve inadına orada tutulması...

Ortaçağ..

mH9lEtBwAE8

Yalnız çiçeklerin, birkilerin sevgiyle/iyi sözle çok daha hızlı geliştiğine dair nice şeyler okudum.. Gerçek budur demiyorum ama canlı/cansız herşeyin sevgiden, iyiden pozitif etkileniyor olması bence mümkün..

Tübitak böyle araştırmalar yapsın,ok ama bunu Kuran, İncil hede hödö üzerinden yapmasın tabii, ve tabii her şey tamamda bir tek bu mu kaldı ya Hu:)

Pardon Yani
06-05-2016, 01:32
Degerli arkadaslar,

belki konu disi olacak ama, benim arac biraz eski, kaportada küflenen bazi yerler var, ben simdi her gün ise gitmeden önce, ve is dönüsü kaportaya güzel sözer söylesem küf olusumunu engelleyebilirmiyim.


Tübitak ´a göre evet. Allah tübitaktan razi olsun, beni onca masrafdan kurtartiklari icin. Türkiyenin önü acik, tübitak ´in sayesinde bilim yeni bir boyuta dogru allahin izniyle yol aliyor. Bu deneyimsel örnekle ilerde daha nice olusumlarin önü, sözle, ayetle, hadisle acilmis olacak. Batinin bilim adamlari tübitakdan örnek alsinlar.

Neyse kafirlere ne söylesen anlamaz, inanmazlar. Bu ilimde müslümanlara has, allah tarafindan bagislanmis demekki.

Daha durun hele bu baslangic, yeni (osmanli ) türkiye gümbür, gümür geliyor. 2023 ´e az kaldi.

turin
06-05-2016, 01:55
Degerli arkadaslar,

belki konu disi olacak ama, benim arac biraz eski, kaportada küflenen bazi yerler var, ben simdi her gün ise gitmeden önce, ve is dönüsü kaportaya güzel sözer söylesem küf olusumunu engelleyebilirmiyim.


Tübitak ´a göre evet. Allah tübitaktan razi olsun, beni onca masrafdan kurtartiklari icin. Türkiyenin önü acik, tübitak ´in sayesinde bilim yeni bir boyuta dogru allahin izniyle yol aliyor. Bu deneyimsel örnekle ilerde daha nice olusumlarin önü, sözle, ayetle, hadisle acilmis olacak. Batinin bilim adamlari tübitakdan örnek alsinlar.

Neyse kafirlere ne söylesen anlamaz, inanmazlar. Bu ilimde müslümanlara has, allah tarafindan bagislanmis demekki.

Daha durun hele bu baslangic, yeni (osmanli ) türkiye gümbür, gümür geliyor. 2023 ´e az kaldi.


Yeni, osmanlı demek mi size göre??

2023 beklentileriniz nelerdir??

Pardon Yani
06-05-2016, 04:06
Yeni, osmanlı demek mi size göre??

2023 beklentileriniz nelerdir??


Inanin benim bir yaptirim gücüm yok :crazy: ben hükümetin yalancisiyim. Yeni türkiye sloganida hüküme ayit. Ben yeni türkiye söylemini yumusatilmis sekli olarak lanse edildigini düsünüyorum, pilan dogrultusunda. Esas anlami veya isteniler yeni osmanli oldugu, bana göre kacinilmazdir. Buna dairde bir cok söylemler mevcut.

Eger suanki bu anlayis devam ederse, 2023 den beklentim, dünya yeni bir padisaha kavusacak. Tek sesliligin hakim oldugu, geri kalanlarinda bu saray adina köle hizmeti sunacaklarina düsüncem tam gaz devam ediyor.

Yahudilerin vaad edilmis topraklari olurda müslümanlarin bir amaci, vaadi olmazmi sandiniz. Kuranda allah ne diyor; kafirler istemesede ben nurumu tamamlayacagim. Iste, bu vaadi gerceklestirmek icin cumhurbaskanimiz, pardon padisahimiz ( cok yasa ) bu dava icin kellemizi koltugumuza aldik, bu yolda canimiz pahasina yürüyoruz söylemidir.

Bir zaman sonra, kimse türkiyenin dünya politikasinda sessiz, sakin kalacagini sanmasin. Önce yurdun icinden baslamak süretiyle bir hayli yol alindi. Dünyaya bas kaldirma zamani geldi catiyor. Ya bu yolda yok olup gider, yada zamaninda viyananin kapisindan döndügü topraklara hükmeder seviyeye gelir. Türkiye küllerinde yeniden dogmayi iple cekiyor.

Bunlardan hankisi olur derseniz, bu beni fazlasiyla asar, bir fikir veremeyecegim malesef. Birseyin olmasini istemekle, gerceklesmesi cok ayri seyler tabi.

Suda bir gercek, eger bir toplumda allah inanci, güvencesi varsa, bu büyük gücü arkasinda hissettigi sürece yapamayacagi bir seyin olmadiginada ayni dogrultuda inaniyor olmasidir. Inanc dogrultusunda kazanamayacagi hic bir savas, zafer yoktur. Allah dilerse, dünyayi müslümanlarin ayaklarina sermesine hic bir manide yoktur. Gökten melek ordusuda gelir, mucize üstüne mucizede gelir. Yerin, gögün yaratisici size bunun garantisini verdigine inaniyorsaniz, önünüzde kimsenin duramayacaginada inanmis olursunuz.

Bu durumda, bu inancla bu yazdiklarimin olmamasini gerektiren hic bir engelde yoktur.

Benim sahsi fikirlerim 2023 hedefi icin bu dogrultuda.

Saygilarimla...

turin
06-05-2016, 04:25
Inanin benim bir yaptirim gücüm yok :crazy: ben hükümetin yalancisiyim. Yeni türkiye sloganida hüküme ayit. Ben yeni türkiye söylemini yumusatilmis sekli olarak lanse edildigini düsünüyorum, pilan dogrultusunda. Esas anlami veya isteniler yeni osmanli oldugu, bana göre kacinilmazdir. Buna dairde bir cok söylemler mevcut.

Eger suanki bu anlayis devam ederse, 2023 den beklentim, dünya yeni bir padisaha kavusacak. Tek sesliligin hakim oldugu, geri kalanlarinda bu saray adina köle hizmeti sunacaklarina düsüncem tam gaz devam ediyor.

Yahudilerin vaad edilmis topraklari olurda müslümanlarin bir amaci, vaadi olmazmi sandiniz. Kuranda allah ne diyor; kafirler istemesede ben nurumu tamamlayacagim. Iste, bu vaadi gerceklestirmek icin cumhurbaskanimiz, pardon padisahimiz ( cok yasa ) bu dava icin kellemizi koltugumuza aldik, bu yolda canimiz pahasina yürüyoruz söylemidir.

Bir zaman sonra, kimse türkiyenin dünya politikasinda sessiz, sakin kalacagini sanmasin. Önce yurdun icinden baslamak süretiyle bir hayli yol alindi. Dünyaya bas kaldirma zamani geldi catiyor. Ya bu yolda yok olup gider, yada zamaninda viyananin kapisindan döndügü topraklara hükmeder seviyeye gelir. Türkiye küllerinde yeniden dogmayi iple cekiyor.

Bunlardan hankisi olur derseniz, bu beni fazlasiyla asar, bir fikir veremeyecegim malesef. Birseyin olmasini istemekle, gerceklesmesi cok ayri seyler tabi.

Suda bir gercek, eger bir toplumda allah inanci, güvencesi varsa, bu büyük gücü arkasinda hissettigi sürece yapamayacagi bir seyin olmadiginada ayni dogrultuda inaniyor olmasidir. Inanc dogrultusunda kazanamayacagi hic bir savas, zafer yoktur. Allah dilerse, dünyayi müslümanlarin ayaklarina sermesine hic bir manide yoktur. Gökten melek ordusuda gelir, mucize üstüne mucizede gelir. Yerin, gögün yaratisici size bunun garantisini verdigine inaniyorsaniz, önünüzde kimsenin duramayacaginada inanmis olursunuz.

Bu durumda, bu inancla bu yazdiklarimin olmamasini gerektiren hic bir engelde yoktur.

Benim sahsi fikirlerim 2023 hedefi icin bu dogrultuda.

Saygilarimla...

O büyük güç aslında ışidin elinde var..
Onlardan ala inanan mı var?
Onlardan ala düşman(emperyal/kapitalist/komunist) edinen mi var?

Dün doğru dediğine bugün yanlış diyen aslında, bunu defaatle tekrar eden birine hangi konuda güvenilir??

Ama dediklerinizin çoğuna lafım yok..

Pardon Yani
07-05-2016, 04:54
O büyük güç aslında ışidin elinde var..
Onlardan ala inanan mı var?
Onlardan ala düşman(emperyal/kapitalist/komunist) edinen mi var?

Dün doğru dediğine bugün yanlış diyen aslında, bunu defaatle tekrar eden birine hangi konuda güvenilir??

Ama dediklerinizin çoğuna lafım yok..


Isidin savunduguda bu zaten. Yoksa cahil, cüvelek insanlari safina nasil cekebilirdiki. Aradaki fark; isidin basindakilerin esas amaclarinin dünya üzerinde seriat kurma oldugunu düsünmüyorum, belkide yaniliyorumdur.

Bu örgüt aslinda kuranin emirlerine göre cihat yapiyor, yada yapiyor gözüküyorlar. Sonuc itibari ile allah kuranda yeryüzünde fitne kalmayincaya kadar, kafirlerle savasin emri iceriyor. Yada din allahin oluncaya kadar savasin ayeti, bu ve benzeri örgütlerin en büyük kitle toplama ayetleridir. Hanki müslümana sorarsaniz sorun, yeryüzünde fitneden, müslümanlara yapilan zülümden cok ne var diyecekler.

Sayin turin,

eger bir gurup, lider kurana, islama tam manasiyla teslim olmussa, bu kurandaki emirleri uygulamakla yükümlü. Kimse insanlarin icinde gizledikleri amaci bilemiyor elbetde, lakin kuran müslümani olan herkez allahin emrini yerine getirmekle mükellef. Cogunlugu kapsayan tatli su müslümanlari bu hükmü görmezden gelirler. Islamda sittet, nefsi müdafa haric savas, zorlama yoktur diye nara atarlar. Isin gercegini görmek islerine gelmez. Can tatli, kimse ölüme savasla gitmeyi tercih etmez, hatta sittetle bundan kacinir. Ben bu tip müslümanlarin ne inancina, nede allaha olan teslimiyetlerine inanirim. Esas allah adina sahtekarligin alasini yapan kendileridir.

Allahin herseye kadir, mutlak güc sahibi oldugunu her ortamda dile getirirler, bedir savasinda 1000 melegin geldiginede inanirlar, ama hadi allah icin yeryüzünde fitne kalmayincaya, din allahin oluncaya kadar savasin dediginizde kimseyi bu yolda bulamassiniz. Bulduklarinizda zaten iside, hizbullaha, el kaidaya ve yüzlerce örgüte katilmislardir. Böylesi bir davada, savasda konu kendileri oldugunda allahin gökten bir tane melek göndereceginede inanmazlar. Oysa allah kuranda yine söyler; eskilerin baslarina gelen musibetler sizin basiniza gelmeden cennete gireceginizimi sanyorsunuz diye. Bu müslümanim diyen tatli su müslüman kalpazanlarinin baslarina din adina, allah adina hanki musibet gelmisde, namazla, orucla, hacla cennete gireceklerini saniyorlar. Kurana göre belese cennet yok.

Öyle iki ayeti evirmekle, kivirmakla bu gercek islam degil demekle anca kendilerini kandirirlar. Öyle yagma yok, madem kurana, peygambere, hadislere iman ediyorsun ozaman allah dini yeryüzüne hakim kilmak icin savasacaksin diyorsa savasacaksin. Ne oldu isine gelmedimi, ozaman birak iki yüzlülügüde din savunuculugu yapma. Böyle yaparsan en büyük kafir sen olursun.

Bu amacin ufak defek örgütle olmayacagi acik bir gercek. Bunun farkinda olan güclü, zeki isimler var, bu davanin arkasinda güclü bir devletin, liderin olmasi sart. Buda suanki koncüktüre göre türkiyeden baskasi degil. Ben öyle düsünüyorumki, tüm müslüman devletler zamani geldiginde tayip pasanin bir emriyle her türlü valiyete gececeklerdir. Tohumlar ekildi, filizlenip yesermesi bekleniyor.

Bana göre bosuna akp de güclü isimler tek, tek elenmiyor. Bu dava kimsenin gözünün yasina bakilmayacak kadar büyük olmasidir. Kim bu yolda yetersizlik gösterirse onu ipi cekiliyor. Bizim milletde bu nasil is böyle, yazik oldu davutogluna, abdullah güle tarzinda hayretler icinde kaliyor, oysa proce kisilerin sahsiyetinden, öneminden cok daha büyük. Bosuna davutoglu; tayibin ailesi benim ailem tarzinda söylemler kullanmadi. Cünki neden birakmak zorunda oldugunun cok iyi farkinda. Tayip pasa haric kimsenin yeri partide kalici degil. Neden tayip sorusuda cok net, hedef baskanlik. Suan türkiyede hatta dünyada bu makama gelebilecek en uygun, en güclü kisidir tayip pasa. Saniyorum bunu herkez anlamistir.

Osmanli döneminden sonraki dönemlerde müslümanlarin basina gelenleri, suan icinde bulunduklar perisanligi, rezillikleri kimse inkar edemez herhalde. Buna karsi muhakkak bir gün birileri dur diyecektir. Bu birileride yeni türkiye sloganiyla yola cikan akp ve en basda tayip pasadir. Eger bu emellerine ulasmada büyük adimlar atabilirlerse, kimse yakin gelecekte türkiyede demokrasi, layiklik filan beklemesin. Simdiye kadarki isleyise bakilirsa bu amac icin ne sinir, nede anlayis gözeltilmeyecektir. Daha bunlar buzdaginin görünen ucudur, gelecekteki olacaklara dair.

Eger olurda akp ´nin yolu kesilir, saltanati sona ererse, bu simdilik 15 senenin altindan öyle gizli, sakli seyler cikarki, duyan kücük dilini yutacaktir adeta. Belkide hepsi benim hüsnü kuruntumdur, zaman herseyi gösterecektir elbet. Yalniz görünen köyde kilavuz istemiyor.

spartacus
13-08-2016, 15:34
Türkiye'de toplum siyasi islama doğru analize oluyor, vu tür sosyologlara ekonomi-politik ve felsefe derside vermek lazımmış, zira, dinin yükseliş trendini, toplumsal istatistiklerde aramak yanlıştır, öncelikle bakılması gereken olgu siyasi iktidardır. Şu anda bir toplum MÜHENDİSLİĞİ süreci var ve bu süreç belirli bir zaman dilimine yayılarak ancak nüfuz eder, edebilir.

başlı başına alakasız örnekleme üzerinden sonuçlar üretmiş...

Ufku bir hayli dar olan, ama belki kişisel veya lokal alanda etkin olabilecek bir sosyolog olduğunu düşünüyorum. Yani öznel alanalrlarda, küçük çevre vb gibi toplum yapısı analizlerinde etkili olabilir, lakin burnunun ucunu göremeyeceği de açık, ufku dar, örnek aldığı şeler çok basit ve geçersiz heleki bu tür örneklerle genelleme şansı asla mümkün değil.

"Türkiye dinden uzaklaşıyor" diyen akademisyen: Neymiş Türkiye sekülerleşiyormuş, bok sekülerleşiyor!

Geçen sene Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'a verdiği söyleşide "Türkiye dindarlaşmıyor, aksine dinden uzaklaşıyor" diyen Sosyolog Volkan Ertit, TSK'daki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişiminin ardından özür diledi. "Son 2 senedir sizleri trollediğim için kusura bakmayın, ben de bu halk tarafından trollendim" diyen Ertit, "Neymiş efendim ülke sekülerleşiyormuş, he bok sekülerleşiyor, nereye sekülerleşiyor, yavaş sekülerleşsin. Ulan adam Allah Allah diyerek apartmanın çatı katına çıkarak savaş uçağının üzerine atlamaya çalışıyor. 300 bin kiloluk tanka kafa atıyor" ifadesini kullandı.

http://t24.com.tr/haber/turkiye-dinden-uzaklasiyor-diyen-akademisyen-neymis-turkiye-sekulerlesiyormus-bok-sekulerlesiyor,354398

http://www.gazeteciler.com/data/news/1/1470907242-volkan-ertit.jpg

Hasan Akçay
13-08-2016, 15:52
Tanidigim bi yargiç "Istanbul'da olsaydim" diyor,
"tabancami kaptigim gibi o köprüye kosardim."

Ates eder miydin?

Bi an bile tereddüt etmezdim,
o darbeci askerleri alin çatlarindan vururdum.

*

Samimi söyleyin hakim bey,
hilafet
gelmeli mi?

Evet.

*

Uhud savasinda Okçular Tepesi ne idiyse
bu kalkismada Bogaziçi Köprüsü o imis...

*

Benim gördügüm
def ettik fetullah'in alni secdeye degen hakimlerini
bas taci ettik halifenin alni secdeye degen hakimlerini.
Bi öyküsünda Aziz Nesin soruyordu hani:
"Peki biz moku niye yedik?"

bilgivehis
13-08-2016, 18:10
Anlatıyoruz ama anlamak istemiyorlar.
Din hiç bir tarihte küçük azınlık dışında inanç kaynağı olmamıştır. Din, dincilerin de dincilerin sömürdüğü halkın da geçim kaynağı olmuştur. Adeta bir din sanayisi gibi çalışmıştır. Bu sistemi yaratan ve dayatan elbette din tacirleridir ama bu sistemden yararlanan veya yararlandığını zaneden halkın da tepkisi olmamıştır. Dinin bu kadar uzun süre revaçta kalmasının en büyük nedeni budur. Din sanayisinde hangi din taciri daha fazlasını verdiyse herkes ona gitmiş veya ona gitmesi dolaylı olarak dayatılmıştır. Din, halkın ekonomik damarını zaptederek bu kadar güçlü kalmıştır. Yüzbinlerce belki de milyonlarca fettullahçı, fettullah savaşı kaybedince bir günde bir anda tayyipçi olmaları da bu sisteme dayanıyor. Yani halkın nezdinde din bir geçim aracıdır. Bugün gücü ateistler ele geçirse herkesin formalite geregi de olsa ateist olacağından zerre kadar kuşkum yok...

upuaut
13-08-2016, 19:59
"Türkiye dinden uzaklaşıyor" diyen akademisyen: Neymiş Türkiye sekülerleşiyormuş, bok sekülerleşiyor!

Geçen sene Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'a verdiği söyleşide "Türkiye dindarlaşmıyor, aksine dinden uzaklaşıyor" diyen Sosyolog Volkan Ertit, TSK'daki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişiminin ardından özür diledi. "Son 2 senedir sizleri trollediğim için kusura bakmayın, ben de bu halk tarafından trollendim" diyen Ertit, "Neymiş efendim ülke sekülerleşiyormuş, he bok sekülerleşiyor, nereye sekülerleşiyor, yavaş sekülerleşsin. Ulan adam Allah Allah diyerek apartmanın çatı katına çıkarak savaş uçağının üzerine atlamaya çalışıyor. 300 bin kiloluk tanka kafa atıyor" ifadesini kullandı.

Şunu da unutmayalım:

http://www.youtube.com/watch?v=5JvfSOCYMTg

Bu videoyu izlerken şuna dikkat ediniz: "Efendiler nereye? - ENGİN ARDIÇ - Sabah (http://www.sabah.com.tr/yazarlar/ardic/2009/01/21/efendiler_nereye)"

Bir de utanmadan sormuş: Efendiler nereye?

Sizin sıçtığınız moku yemeye...

İlahimasal
13-08-2016, 20:28
Evet evet katıliyorum.

http://www.youtube.com/watch?v=wJAv-LEL6I4&feature=youtube_gdata_player

Pardon Yani
18-08-2016, 04:13
Anlatıyoruz ama anlamak istemiyorlar.
Din hiç bir tarihte küçük azınlık dışında inanç kaynağı olmamıştır. Din, dincilerin de dincilerin sömürdüğü halkın da geçim kaynağı olmuştur. Adeta bir din sanayisi gibi çalışmıştır. Bu sistemi yaratan ve dayatan elbette din tacirleridir ama bu sistemden yararlanan veya yararlandığını zaneden halkın da tepkisi olmamıştır. Dinin bu kadar uzun süre revaçta kalmasının en büyük nedeni budur. Din sanayisinde hangi din taciri daha fazlasını verdiyse herkes ona gitmiş veya ona gitmesi dolaylı olarak dayatılmıştır. Din, halkın ekonomik damarını zaptederek bu kadar güçlü kalmıştır. Yüzbinlerce belki de milyonlarca fettullahçı, fettullah savaşı kaybedince bir günde bir anda tayyipçi olmaları da bu sisteme dayanıyor. Yani halkın nezdinde din bir geçim aracıdır. Bugün gücü ateistler ele geçirse herkesin formalite geregi de olsa ateist olacağından zerre kadar kuşkum yok...

Iletinizi cok begendim, ifade etmek istedim. Hele su son bölüm yokmu, zehir zembelek bir aciklama olmus.

Sü dünya üzerinde yasayan insanlarin degismez tutumu cikar meselesi, bunda zerre kadar süphem yok.

Kim bilir, belki bende duruma göre nefret ettigim insanlardan olabilirim. Olmamak icin elimden gelen herseyi yapmaya hazir olsamda, o ortami, sartlari bilmedigim, o hayati yasamadigim icin 100% ben insanligimi cikar karsiliginda satmam diyemiyorum malesef.

Yokluk mertligi bozar sözü beni herzaman korkutmustur.

Şüpheci Dinsiz
27-06-2024, 09:23
Şunu Bana Bir Anlat Volkan Ertit |‪@Mirgun-Cabas‬
wb4bZJOg-xg

Refahi
30-06-2024, 15:10
Eğer muhafazakar kesimde bir sekülerleşme sürecinden bahsediliyorsa bu tespite katılmıyorum. Yeni muhafazakar nesil ( bununla 18-30 yaş arası geniş bir kesimi ifade edebiliriz) sekülerleşmiyor, ailelerinden miras aldıkları muhafazakar kimlik ile özendikleri seküler hayat arasında bocalıyorlar. Hala muhafazakar kimliklerini gerçek hayatlarında taşımaya devam ederken, ailelerinin ve sosyal çevrelerinin bilmediği saklı bir hayat alanı oluşturarak, orada gizlice farklı bir yaşam sürdüren o kadar çok insan var ki... Özellikle de bayanlar arasında... Üstelik bu hayat, muhafazakar yaşam tarzının dışında kalan klasik bir seküler anlayışın ötesine geçerek sınırları zorlayan, hatta cinsel açıdan düpedüz marjinal bir niteliğe sahip bile olabiliyor. Belki bu onların özel hayatları şeklinde nitelendirilerek, başka insanların bunu yadırgamaya hakkı olmadığı söylenebilir. Fakat bu dürüstlükten ve samimiyetten uzak yaşam tarzı, ister istemez bir şekilde topluma da sirayet ederek bir çürümeye ve yozlaşmaya sebep oluyor. Yalan ve riyakarlık böyle bir hayatın ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Özellikle son dönemde, Hollywood filmlerindeki gündüz insan, gece vampir olan karakterler misali hayat yaşayan o kadar çok insan var ki, emin olun bunlar ortaya çıksa Netflix'e 100 bölümlük belgesel olur.