PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kimlik Bunalimi ve yerlilik/millilik


Neva
08-05-2016, 22:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın; “yerlilik ve millilik” ısrarını iyi anlamak ve idrak etmek gerekir.İster kabul edelim ister reddedelim, toplum olarak ciddi bir kimlik bunalımıyla karşı karşıyayız. Bunu gizlemenin, örtmenin veya inkâr etmenin bir faydası yoktur.
Toplumun en küçük birimi aile içi tartışmaların temeline inilip sebebine bakıldığında, aile bireylerinin kimlik bunalımında yüzdükleri görülür.
Bizim milli bir kimliğimiz vardır. Temel unsurlarını; “din, dil, milliyet, müşterek tarih, folklor, edebiyat” ve benzeri kültürler teşkil eder.
Milli kimliğin özünde, yaşadığımız topluma mensubiyetle birlikte, vatana aidiyet duygusu hâkimdir. Bu mensubiyet ve aidiyet zafiyeti, kimliğimizin zedelendiğini gösterir.

---/-----

Bizim kimliğimiz nettir. “Müslümanız ve İslam ümmetiyiz”.

----/-----

Kimlik bunalımına yol açan kurumlardan birisi de “Köy Enstitüleri’dir”. Bu okullardan mezun olup da toplumun dini ve milli değerlerine düşman olmayan öğretmen sayısı bir elin parmakları kadardır.
Kimliksizliğimize sebep bir diğer kurum ise “Halk Evleri” olmuştur. Öyle ki, buralarda milli musikimiz dahi yasaklanmıştır.
Bir de laiklik ekseninde oluşturulmak istenen “dinsiz eğitim” anlayışı ve baskısı, kimlik bunalıma sebep olmuştur.
Onbeş yıl öncesine kadar toplumumuzu bir arada tutan yerli ve milli mefkûremiz, eğitim tedrisatında yoktu.
Haliyle nesiller arasındaki dini milli değer köprüleri yıkılarak insanlarımız kimliksizleştirildi.
Nice nesillerimiz aileden öğrendiklerini okullarda, okullarda öğrendiklerini aile içinde uygulayamadıklarından kimyaları bozulmuş, farklı kişiliklere bürünmüşlerdir.


---/----


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı doğru ve ivedi anlamalıyız. Yerli ve milli kimliğimizin havzasına dönmeliyiz. Bu çıkmaz sokaktan kurtulmalıyız.
Laiklik şemsiyesi altında yapılan din düşmanlığı sebebiyle, Müslüman toplumlardan uzaklaştık, bir ve beraber olamadık.
Onlarla her türlü ilgiyi kestik, sırtımızı döndük kaçtık, yetmedi düşman bildik, düşmanca davrandık.
Dinden uzaklaşmayı, dine uzak durmayı ilericilik bildik ve öyle saydık. Batılılaşalım derken “Batıl’a” saplandık, biz olmaktan çıktık.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu birlik ve beraberliği yeniden tesis etmek için “yerli ve milli” söyleminin içinin doldurulmasını ve hayata geçirilmesini istemektedir.



http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/huseyin-ozturk/kimlik-bunalimi-kisinin-kendini-inkardir-14878.html

Bir kisim kitlenin kimlik bunalimi hayli ilgincmis.(!)

Corpse Bride
09-05-2016, 01:22
hayret 14 yıldır armutmu toplamışlar halbuki istedikleri kıvama getirmek için epey uğraş veriyorlar malum vakıfları imam hatipleri tv basın yayın medaya nasıl oldu da memnun değiller. ha yine prim yapmak için millete oynadıkları politik söylem faslı serde başkanlık var. yalakalık olurda bu kadar mı olur arkadaş, adamın diğer yazıları erdoğana methiyelerle hani çalmayan çırpmayan hakkında hiçbir suç duyurusu bulunmayan sütten çıkmış ak kaşıklarda, yerlilik millilik. 14 yıldır gençliğe örnek oldunuz dil din milliyet müşterek tarih... ben hala gençlerin (asker) neden savaşıyorum senin ahlaksız isteklerin uğruna demediğine namluyu size çevirmediğine şaşırıyorum.

müslüman toplumdan uzaklaştık biz olmaktan çıktık laiklik şemsiyesi altında yapılan din düşmanlığıyla vay anasına. şiilerin öldürülmesi, işid, doğuda terör temizliği adı altında katliam angolada mı? şerefsiz herif dürüst olun fırıldak gibi dönmeyin. bu tür söylemlerle bu aralar epey palazlandılar malum itibar kaybı endişesi, işkilli büzük dingilder. suriyede seçim sırasında onlarca bombalı eylemler oldu esadın oylarını engellemek için bunlar herşeyi yapar, ya pkk ya pararlel der çıkar gençlerin kimlik derdi filan bahane. dertleri yeni sayfa yeni başkan

Kurdistannn
09-05-2016, 08:41
Aklıma Davutoğlunun stratejik derinlik kitabı geldi. O kadar derin oldu ki AKP nin stratejisi, çevremizde dost kalmadı, o da yetmedi başka ülkelerin(müslüman çoğunluklu olduğu iddia edilen ülkelerin) altını üstüne getirmede bozgunculuk rolü oynadık.

Şimdi de yok laiklik bizi bozdu, yok kardeşliği engelledi martavallarını duyuyoruz bunlardan.

dolekbas
09-05-2016, 09:56
Şimdi gavurun klavyesi ile, gavurun internetinden, gavurun matbaasından çıkan gazetede çalışan müslümana küfür edeceğim ve suç benim olacak. Neyse ki kimlik bunalımı yaşamıyorum.

Neva
10-05-2016, 00:22
Erdoğan: Aidiyetimiz niçin Müslüman kimliğimizin önüne geçiyor?

http://www.haberdar.com/siyaset/erdogan-aidiyetimiz-nicin-musluman-kimligimizin-onune-geciyor-h27510.html

Neva
13-05-2016, 01:57
Erdoğan, bugün katıldığı “yerli ve milli irade” başlıklı programda yaptığı konuşmada, Bangladeş hükümetinin 1971 yılında ülkenin bağımsızlık savaşı sırasında Pakistan ile birlikte hareket edip, savaş suçları işlemekle suçladığı Nizami'nin idamı konusunda, Avrupa'yı “ses çıkarmamakla”, CHP'yi ise “Nizami'ye idam kararı alanların zihniyetine sahip olmakla” suçladı.

Suudi Arabistan'ın Ocak ayında din adamı Ayetullah Nemr Bakr En-Nemr'i idam etmesinin ardından ise Erdoğan, bu konunun “Suudilerin iç hukuk meselesi olduğunu” söylemişti.

Erdoğan o dönemde yaptığı konuşmasında, “İdam kararı doğrudur veya yanlıştır. Bana göre idam kararı iç hukuk meselesidir. Bunun kararı daha önceden verilmiş, bunun adımını Suudi Arabistan bu şekilde atmıştır. Tasvip edip etmemek ayrı konu. Suudi Arabistan’da, İran’da bu müessese var. ABD’de de var. Ona kimse ses çıkarmıyor. Mısır’da bini aşkın insan hakkında idam kararı verildi. Ey dünya, neredesin? Niye bunlarla ilgili konuşmuyorsunuz? Mursi ki, halkının yüzde 52 oyuyla iş başına gelmiş bir cumhurbaşkanıdır. Tek konuşan biz olduk, çünkü adaletle hükmetmek bizim görevimizde de onun için” demişti.

http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/erdogan-bangladesi-lanetledi-suudi-arabistana-ic-mesele-dedi-1227361/

Neva
13-05-2016, 01:57
Erdoğan, bugün katıldığı “yerli ve milli irade” başlıklı programda yaptığı konuşmada, Bangladeş hükümetinin 1971 yılında ülkenin bağımsızlık savaşı sırasında Pakistan ile birlikte hareket edip, savaş suçları işlemekle suçladığı Nizami'nin idamı konusunda, Avrupa'yı “ses çıkarmamakla”, CHP'yi ise “Nizami'ye idam kararı alanların zihniyetine sahip olmakla” suçladı.

Suudi Arabistan'ın Ocak ayında din adamı Ayetullah Nemr Bakr En-Nemr'i idam etmesinin ardından ise Erdoğan, bu konunun “Suudilerin iç hukuk meselesi olduğunu” söylemişti.

Erdoğan o dönemde yaptığı konuşmasında, “İdam kararı doğrudur veya yanlıştır. Bana göre idam kararı iç hukuk meselesidir. Bunun kararı daha önceden verilmiş, bunun adımını Suudi Arabistan bu şekilde atmıştır. Tasvip edip etmemek ayrı konu. Suudi Arabistan’da, İran’da bu müessese var. ABD’de de var. Ona kimse ses çıkarmıyor. Mısır’da bini aşkın insan hakkında idam kararı verildi. Ey dünya, neredesin? Niye bunlarla ilgili konuşmuyorsunuz? Mursi ki, halkının yüzde 52 oyuyla iş başına gelmiş bir cumhurbaşkanıdır. Tek konuşan biz olduk, çünkü adaletle hükmetmek bizim görevimizde de onun için” demişti.

http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/erdogan-bangladesi-lanetledi-suudi-arabistana-ic-mesele-dedi-1227361/

Natan
22-05-2016, 02:52
Kimligimiz sadece muslumanlik ve turkluk degildir. Ki zaten bu kimlik adi altinda bize dayatilip zorla kabul ettirilen milli dogmalar da bizim kimligimiz yada milli ligimiz degildir. Tum bu dogmalar iskenceyle zulumle korkuyla katliamla bir halki sindirim, kendi oz kulturunden, dilinden, sanatindan ve diger seni tanimlayan niteliklerden soyutlamadir. Ben sahsen hic birini kabul etmiyorum.

Bana dayatilan ve tasima topragima kapima yazilan solaganlardan ayri bir yerdeyim.

Kurtlerin bir kurdistani olmali.

ERMENILERIN BIR BUYUK ERMENISTAN DEVLETI OLMALI.

Saymadiklarimi siz saydi kabul edin.

Neden gerekli?

Haftalarca buz dolabinda saklanan kucuk kizlar var. Cesetleri curumesin,
kokmasin diye.
ne de kolay soyledik o capcanli heyecanli bir hayati CESET DIYE TANIMLARKEN DIMI!?

Iste o yuzden gerekli bunlar.

Bugun kck pkk yoneticileri en buyuk hainligi satilmisligi sergiliyorlar.
Adam resmen diktatorum alayiniza giderim diyor.
Bunlar baris sozcuguyle insanlarin akliyla dalga geciyor.

Ulan ne barisi.
adam sizi yok edecem diyor.
bunlar baris ve turkiyeye demokrasi ve guclu turkiye imaji veriyor.
onu gec, insanlar oluyor, olduruluyor, sehirleri yikiliyor.
sen ne kadar yalakalik yaparsan yap.
benim vekilim de degilsin.

Bu PKK'nin yoneticileri.
Satilmis kopeklik yarisindalar.
en buyuk yagdanliklar bunlardir.


Vatanlarini satmislar, halkini satmislar, olen samimi militanlarini satmislar,
Devletin attigi ekmek kirintilarina tamah eder olmuslar.

Insanlarda elbette milli kimlik bilinci olmali.
irkci olmamak kaydiyL

aliyarasfal
22-05-2016, 04:20
Dostlar merhaba;

Bu konuyu görünce aklıma "Savaş Tanrısı" isimli film geldi.Nicolas Cage'nin başrol oynadığı ve yaşanılanların(coğrafyamızda ve tüm dünyada) arkasında kimler var? sorusuna açık yüreklilikle ve gerçekçi bir cavap niteliğindeki öykünün anlatıldığı film.


Seyretmeyenler mutlaka seyretmeli, kendini ırk-din ve siyaset denkleminde kaybetmişlere, filmdeki ana karakterin yaşayan ve beter olanının başımızda yer alan diktatör olduğunu anlatmakta yardımcı olur.

Bu gün artık her şey öyle açıkki, silah-altın-karapara vesaire her türlü emperyalizmin arka planda yürüyen işleri için kullandığı piyon ne yazıkki bize denk geldi. İsteyen kendini ırkla-dinle-siyasi görüşle kandırmaya devam edebilir, ancak gerçekler saçma değersiz değerlerin-kavramların arkasına sığınınca değişmiyor.


Yarın bir gün PKK ya satılan yada verilen silahlar dahi bizim aracılığımızla gitti diye belge bilgi çıksa şaşırmam. Çünkü bir kere emperyalist güçlerin hizmetkarı olmuşsan işlediğin her suçu daha büyüğü ile, söylediğin her yalanı daha büyüğü ile örtpas etmen gerekir. Yada kaldırılır atılırsın. Tarih bunun örnekleri ile dolu. Kullanışlı olduğu sürece gemicikleri her ülkeye rahat rahat gidecektir, o silahlar-altınlar-paralar vesaire meyve sebze diye daha çok yutturulacaktır .

Neyse kısacası başımızdaki felaket yüzyılın felaketi.Hem bizim için hem tüm coğrafya için emperyalizme biat etmiş ve her türlü kirli işlerin taşeronu bu kişi , çevresindeki aymazlar takımı ve onların peşinden koşan milyonlar maalesef bizimde, kendilerininde sonlarınıda aymazca hazırlıyorlar.

Şimdilik saygımla gittim...

Engse Hohol
24-05-2016, 08:05
Atatürk'e put diyen Akp'nin delege ve bakanları, istiklal marşı okunurken oturuyorlar ama RTE'nin mesajı okunurken hepsi put gibi ayaktalar. japonların yaptığı köprüden almanların yaptığı arabalarla geçince, uzayda saatte 20 bin km hızla ilerleyen 67P adlı göktaşına Philae uydu modülünü indiren batı bizi kıskanıyor mecburen ama müminlerin inançlarındaki, şeytanlara atılan göktaşlarından dolayı kıskanıyorlar. islama göre, yıldız kaymaları-meteorlar, şeytanlara atılan göktaşlarıdır. Bakınız Cin 8-9, Saffat 6-8-9-10, Mülk 5 ayetleri.

https://scontent-frt3-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-0/s480x480/13237657_526219227579558_5194958571996453244_n.jpg ?oh=fd8860589cc9374ba61144c1b7da1cef&oe=57CF7057

Neva
14-06-2016, 19:42
Müslüman Anadolu Gençliği'nden Taksim'deki LGBT yürüyüşü için provokatif çağrı



Grup yayınladıkları bildiri ve afişte, “Laikistan Cumhuriyeti'nin müsaade ettiği sapkınlığa müdahale etmekle mükellefiz, seni de bekliyoruz” denildi.
“Müslüman Anadolu Gençliği (http://www.mynet.com/haber/haberler/musluman-anadolu-gencligi-136470/)” (MAG) adlı bir grup pazar günü yapılması planlanan LGBTİ yürüyüşünü hedef alan bir afiş hazırladı ve taraftarlarına çağrı yaptı.
http://www.mynet.com/haber/guncel/musluman-anadolu-gencliginden-taksimdeki-lgbt-yuruyusu-icin-provokatif-cagri-2496195-1

http://img7.mynet.com.tr/hbr/2016/06/14/121017869/ff-640x360.jpg

ABD’nin Florida eyaletine bağlı Orlando’daki Pulse adlı bir LGBT gece kulübünde 12 Haziran Pazar günü düzenlenen ve 49 kişinin ölümüne yol açan katliamın ardından İstanbul’da bu ve bir sonraki hafta pazar günleri yapılacak onur yürüyüşlerine yönelik tehditlerde bulunuldu.
Müslüman Anadolu Gençliği, Twitter’da @MuslumanAnadolu adlı hesabından yaptığı paylaşımlarda "Onursuz sapıkları yürütmüyoruz", "19 Haziran'da Onur Yürüyüşü ironik ismiyle düzenlenecek olan rezilliğe müsaade etme, müdahale et", "İpneler yürüyemeyecek, 26 Haziran'daki rezillik Müslümanlar tarafından sona erdirilecek" gibi nefret söylemi içeren ifadeler kullanıldı. Grup, internet sitelerinde tehdit ve nefret söylemi içerikli çağrılarına ilişkin bir paylaşımda bulunmadı.
“Susmuyoruz”

Orlando katliamı ardından LGBTİ Dayanışma Derneği, onur haftasının başlangıcına dair yaptıkları basın açıklamasında şu ifadelere yer vermişti:
“Trans onur haftasını karşılamaya hazırlarken Amerika’dan gelen haberle bir kez daha sarsıldık. Dün Ezidi, Kürt, Nusayri, Türkmen ve Hıristiyan toplumlarına yönelen saldırı bu kez dünyanın öbür ucunda LGBTİ’lere yöneldi. Bu gidişatı durduracak iradeye sahibiz ve susmuyoruz.”
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli ise, 13 Haziran Pazartesi günü gerçekleşen Bakanlar Kurulu ardından yaptığı açıklamada bir gazetecinin “Eşcinsellerin onur yürüyüşüne izin verilecek mi? İzin verilirse ABD’de gerçekleşen Orlando saldırısı sonrasında ek güvenlik tedbiri alınacak mı?” sorusu üzerine şu yanıtı vermişti:



“Tabii bu tür izinler verilirken bazı kriterler var. Bu yetkiyi kullanacak olan merciler açısından söylüyorum. Merciler için sakınca yoksa izin verilecektir. Bilemiyoruz tabii ama izin verilirse gerekli güvenlik önlemleri de alınır.”


http://t24.com.tr/haber/abddeki-lgbti-katliaminin-ardindan-istanbuldaki-onur-yuruyusu-icin-tehlikeli-cagri-yurutmeyecegiz,345177

Neva
15-06-2016, 02:05
Rıza Saka’dan tepki çeken sözler!


Hukukçular Derneği Üyesi Avukat Rıza Saka, katıldığı bir televizyon programında liselerin mezuniyet törenleriyle ilgili, "rezalet ötesi mezuniyet baloları" diye açıklamalarda bulunması tepki çekti.

CNN TÜRK’te Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu “Türkiye’nin Gündemi” programına konuk olan Hukukçular Derneği Üyesi Avukat Rıza Saka, AKP’nin eğitim ve kültür alanında 14 yıl boyunca başarısız olduğunu belirterek, “çünkü kendi misyonunu, kendi vizyonunu bu okullara intibak ettiremedi” dedi. Rıza Saka’nın liselerin mezuniyet törenleriyle ilgili, “rezalet ötesi mezuniyet baloları” sözleri ise tepki çekti. Saka, “İçki içen, sonuna kadar mini eteğiyle bizim toplumsal örf ve adetimize uygun olmayan” ifadelerini kullandı.

http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/riza-sakadan-tepki-ceken-sozler-1275419/

Neva
23-09-2016, 10:35
Asırlar boyu izzet ve onurumuzu, İslam Medeniyetimizi bizlere öğreten muallim ve müderris hocalarımızın eğitimleriyle kazanmıştık. O dönemlerde eşkıya, okuyamayan cahillerden çıkıyordu!

Şimdi, ilmiye sınıfı, çağdaşlık modasıyla yozlaşıp yobazlaşarak, ahlaki değerlerini kaybedince eşkıya okullarımızda yetişir hale geldi!

Maalesef bugün terör örgütlerinin militan yetiştirmeleri için özel okullara ve üniversitelere ihtiyaçları yok! Çünkü mevcut okullardaki materyalist eğitim ve öğretmeyenler eliyle evliya nesil yerine, eşkıya nesiller yetişmeye devam ediyor!

Evet! Sorumsuz, nemelazımcı, vurdumduymaz ailelerle, Devirimci ve Darwinci çağdışı öğretmeyen ateist ve faşist hocaların kurbanı, beynamaz, kumarbaz, eroinman, alkolik ve ahlaki değerlerini yitirmiş zavallı bir nesil!

Milli Eğitimin ruhuna zıt, millisiz, materyalist bir eğitim ve bazı hak ve hakikati öğretmeyen hocalar yoluyla, can, mal, namus ve ahlak eşkıyası hababam sınıfı bir nesil üretilmeye devam ediliyor!

http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/sevki-yilmaz/millisiz-egitime-ve-ogretmeyenlere-tavsiyeler-16543.html


Anlasilan Hababam Sinifi dert olmus kimilerine.

https://www.youtube.com/watch?v=_jcKE94hYJI:biggrin1:

aliyarasfal
26-09-2016, 11:55
Bu sıralar Atatürke ve geçmişe (cumhuriyetye) hakaret moda, bu coğrafyayı kana bulayanlarıda kahraman ilan etme çabası revaçta.

Kısa ve kaba bir tarihsel hatırlamaya gidelim. Osmanlının duraklama ve gerileme nedenlerinin en başında dinci cemaatlerin önüne geçilememesi ve her yeri biat yöntemiyle resmen ele geçirmiş cahil şıh-şeyh-hacı -hoca takımının etkisi çok büyüktür. Padişahlarında bizlere dayatılan adil- çok zeki ve iyi yetişmiş elemanlar martavallarıyla bize yutturulduğu gerçeğinide ekleyince ,tamamen dincileşmiş devlet yapısı(Sünnileşmiş) ve ganimet (emperyalist) anlayışıyla büyümüş ve ekonomisi buna dayalı, kayırmacı( mezhepçi) anlayışıyla kurulmuş bürokrasi elinde emperyalist ülkelere meze olmuştur.

Çünkü diktatör tek adam anlayışı ortaçağ devletlerinin gerçeğiyken, geldiğimiz çağda gelişen dünya gerçekliğinden kopuk ve bu gün için 3. Dünya ülkeleri dediğimiz dikta rejimlerinde görülen ve halkı cehaletle boğan bir anlayışın bilim-sanat ve liyakattan uzak ayakta kalması mümkün değildir.

Bu günde aynı sona doğru aynı hızla gidiyoruz. Soygun, yalan-talan ve savaş ekonomisiyle yönetilen bir ülke konumundayız,yani askeri gücümüzü pazarlıyoruz, yani askerimizin kanını sunuyoruz emperyalizme, ha inşaatçılığıda unutmayalım. Hiç bir üretime katkısı olmayan sermayedar grupların(dindoş-yandaş) ihalelelerle görgüsüz süper burjuva yaratıldığına şahit oluyoruz.

Neyse, madem yeni moda bu gün işlenen her suçun nedeni geçmişe yüklenilmeye gayret ediliyor bakalım şu geçmişte neler olmuş.

Osmanlı Yobaz dindoşlarca rant kavgası ve güç savaşlarıyla ve cehaletle parçalanırken bu parçalanmayı emperyalist güçlerle ortaklık yaparak hızlandıran bir çok cemaat mevcut. Araplar en başta olmak üzere, Türkleri çoktan dışlamış Osmanlının her yanında dinci ihanet neredeyse her noktada emperyalizmin hizmetine girmiş durumda.

Cahil Anadolu insanı hala Padişaha kul ve inanç konusundada şıh-hacı-hoca ne dese doğru kabul eder konumda bu nedenlede İstanbulda kanlı kazan kaldırma eylemlerinde (darbe oluyor diye yırtınmaktan ziyade ) çoğu kez habersiz yaşayıp gitmekte, koş savaşacaksın dediklerinde sorgusuz sualsiz -çaresiz gitmekte.

Mustafa Kemal diye biride bu halkın içinden çıkıp hasbelkader diğer arkadaşları gibi asker olup Osmanlıyı kurtarmak için o cephe senin bu cephe benim koşmakta. Hiç bir savaşını kaybetmesede bu Asker Osmanlı masada hep kaybetmekte. Bürokrasi çürümüş, her yer din pompalayıp rant mevki güç peşinde koşan cemaatler tarafından kuşatılmış, uyduruk adil Osmanlı tarihi konusunda bu gerçekleri söyleyecek tarihçide kalmamış görünmekte.

Neyse bu sırada sene 1917, Çanakkaleyi Geçmeye çalışıyor Müttefikler.Amaç?

Bu sırada emperyalizmin bir başka ortağı Çarlık Rusyasında bir şeyler oluyor. Komünist düşüncenin tohumları emperyalizme karşı başkaldırmış ve rusyada Çarlık yıkılmak üzere. Müttefikler çarı kurtarmak, komünizmi ezmek istiyorlar, çünkü bu anti emperyalist düşünce tüm planlarını alt üst edebilir.

Çanakkaleyi geçemiyor emperyalizm ve böylece Rusyada komünizm emperyalizmin kabusu olarak iktidara geliyor. Bir çok dinci emperyalist gruplar müttefiklerle kolkola yıkmaya devam ediyor Osmanlıyı ve Anadoluya gömüyorlar resmen.

İşte Bu Çanakkale geçilmez dedirten askerlerin komutanlarından biride Mustafa Kemal ve asıl bundan sonra adı sanı daha net ortaya çıkıyor. İstanbul dahi işgal altına giriyor, ancak Ruslar emperyalizmden kurtulunca ilk işlerinden biri Çanakkaleyi geçirtmeyen ve emperyalizme ağır yenilgi yaşatan Türklere ve komutanlarına kurtuluş savaşlarında destek oluyorlar, Üst taraftan(kuzey ve Doğudan) saldırı tehtidi ortadan kalkmış Türkler, Ruslar üstünden gelen silah,para gibi yardımlarla destan yazıyor.

Geri çekilen Emperyalizm işbirlikçilerini mecburen geride bırakıyor ve onlar ile ilişkiyi kesmiyor.Bu Çanakkale geçilememesinin en büyük sonucu, 100 yıl boyunca planları ötelenmiş emperyalist anlayışı ikinci büyük düşmanla yüzleşme gerçeğine götürmüştür. Komünizm.

Dünyada bir çok ülke komünist ve sosyalist akımlardan etkilenerek emperyalizme karşı büyük savaşlar vermiş, geri çekilmesine neden olmuştur.

Ancak bu yenilgiyle hesaplaşmada , din (özellikle islamın ırkçı bakışı) ve cemaatlerin emperyalist ve tetikçi bakışı çok işine yaramıştır bu odakların, hem Osmanlıyı çökertirken hem Kurtuluş savaşı sonrası geride kalanları devreye sokarak Türkiye dahil, bir çok İslam ülkesinde kendilerine kurtarıcı olabilecek sosyal -hukuk devleti anlayışını ve özellikle laikliği küçümsetmek, kötülemek yöntemini devreye sokarken, bu coğrafyanın kendi insanını kendini mahfetmesi için kullanmayıda başarmıştır.

Yeşil kuşak projesi ile islamı komünizme karşı örgütlerken Aslında karşılıklı olarak birbirini kurtarmış bu iki toplumu(Rus ve Türk) bir birine düşman etmeyi başarmış, Osmanlıya ihanet etmiş ırkçı arabın ırkçı inancınıda cehalet ve uyuşturma işinde çok güzel kullanmış, çanakkaleyi, kurtuluş savaşını kazanan bu millet, asıl düşmanın kendi içinde olduğunu görmek yerine kendini kurtaran ve kurtaracak olan insanlara ve değerlere düşman, dost olanıda arkasından vuran konumuna gelmiştir.

Tüm dünyada gıptayla anılan, komünizmin emperyalizmin karşısına dikilmesini sağlayan ve en büyük darbelerde birini vuran bu devir tüm hatalarına rağmen ,mirasçılarınca anlaşılmaya ve sahip çıkılmaya değil , emperyalizme ve işbirlikçilerine yarayacak şekilde, tamamen acımasızca, cahilce yalan yanlış tarih eşliğinde din-ırk üstünden pompalanan dedikodularla yok edilmeye çalışılmakta.

Türk faşizminin islam sosuna batırılmış versiyonu Kendi kurtarıcısına ve dostlarına ırkçılık üstünden saldıramayınca, din üstünden saldırmakta, dinin kesmediği yerde ırkçılığı öne sürmekte ama asıl mahfettiklerinin bu coğrafya ve asıl hizmet etiklerinin emperyalizm olduğunu gizlemekteler.


Kendilerini insana koyup değerli kılan ne varsa sosyal devlet-hukuk- laik eğitim, bilimsel bakış yo etmek için canla başla ırkçı arabın ırkçı dinine biat edip, araplaşmaya can atmakta.

Emperyalizm diktatörleri sever. Mustafa Kemal değil şu anda nefret ettiğiniz, kendinizsiniz, kendi tarihiniz, dedeleriniz. Cemmaatler ve din işte bu gerçekliği ters yüz eder ve kendi elinizle kendi geçmişinizi, sahip çıkmanız gerekeni yok ettirir.

Neyse, Çanakkale savaşı sonucu Rusyada Çarlık yıkılmasa idi üsttende Ruslar girecekti, Doğuda çoktan Ermenistan- Kürdistan kurulmuş olacaktı.

Dindoşların sayesinde yakındır gerçi kurulmaları.

Başımızdaki kleptokratların hırsızlığını, cehaletini ve ruhsal dengesizliğini karizma diye yuttururlar din ile ve Mustafa Kemal ve arkadaşlarını da bu ülkeyi kurtarmak ve hepimize miras bırakmak dışında suçları yokken( hataları tartışılır) her türlü kötülüğü ve Osmanlının yıkılışının sebebi gibi algılatırlar.

Gelelim geçmişi suçlama demogojisine, Atatürk şöyle yapmasaydı aptallığına, bunu ensest ve katil Habil kabile, Adem ve elmacı Havvaya ve direk en son şeytanı dinlemeyip melekler kadar öngörü sahibi olmayan arabın putunu suçlamaya kadar isterseniz bağlarız.

Demogojiyle emperyalizm köpekliğne devam edenler bilsinki din sayesinde emperyalizm kendine en büyük kazığı atan Mustafa Kemal ve Türklere bir şey yapamadı. Şu anda Kazığı yiyen Atatürk düşmanlığıyla ülke batırdığını dahi fark etmeyen yeni nesil, bilinki emperyalizm kazığı size çakıyor, hatta çakmyor, elinize vermiş, gönüllü olarak o kazığa oturuyorsunuz, tarihinizi red edip ülkenize sahip çıkmak yerine geçmiş düşmanlığı ile ,din masallarıyla tecavüze uğramaktan zevk alıyorsunuz.

Yapcak bir şey yok. Kendi kendinizi imhadasınız.


Şimdilik saygımla gittim…

Neva
01-01-2017, 10:18
http://www.yurtgazetesi.com.tr/images/2016/12/31/19961_sisme-noel-babayi-sunnet-edip-sonra-da-bicakladilar.jpg


İstanbul Üniversitesi'nden bir grup, Noel Baba şeklindeki balonu sünnet edip bıçaklayarak Noel ve Yılbaşı kutlamalarını protesto etti.

İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'nde toplanan ve "Edep Ya Hu" yazılı bir pankartla yürüyen Anadolu Gençlik Derneği üyesi grup, tekbir getirerek Beyazıt Kampusu ana kapısına gitti.

"NOEL'DEN HAYIR GELMEZ"

Kampus dışında çevik kuvvet ekiplerinin önlem aldığı görüldü. "No'el'den hayır gelmez", "Noel Müslümanlığa indirilen bir darbedir" yazılı pankartların yer aldığı gösteride basın açıklaması yapan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Mücahit Çaykaravi, Müslümanların Yılbaşı gecesinin Muharrem ayının birinci gecesi olduğunu belirtti.

İslam dininde Noel ve yılbaşı kutlamalarının yeri olmadığını söyleyen Çaykaravi, "İslam'da yeni yıl Muharrem ayının birinci günü ile başlar.

Dinimizde Noel ve yılbaşı kutlamalarının hiçbir yeri bulunmamaktadır. Bu yılbaşının biz Müslümanlar için, resmi ve milletlerarası bir takvim başlangıcı olmasından başka hiçbir kıymet ve değeri asla yoktur" diye konuştu.

"NOEL BABA KİMLİK BUNALIMINA YOL AÇIYOR"

Yılbaşı kutlaması, Noel ağacı süslemesi, Noel babanın hediye bırakması gibi adetlerin toplumda kültürel tahribata ve kimlik bunalımına yol açtığını ifade eden Çaykaravi, bu adetlerin yeni yetişen kuşakları kendi öz değerinden koparıp, batının yaşam tarzına alıştırdığını, giderek Hıristiyanların değer ve inançlarını benimsemeye götürdüğünü belirtti.

Protesto gösterisini Hıristiyanofobi, gayri Müslim düşmanlığı nefret suçu olarak nitelendirenlere yanıt veren Çaykaravi, gayri Müslim azınlıklara kin ya da düşmanlık beslenmediğini söyleyerek, "Gayri Müslim azınlıkların bütün hakları İslam devletinin ve Müslümanların teminatı altındadır" dedi.

Grup basın açıklamasının ardından Noel baba şeklindeki balon maketin önüne bira kutuları, haç ve enjektör koydu. Grup şişme Noel Baba' yı sünnet ettikten sonra bıçakladı.

Beyazıt Meydanı'ndaki protestoyu izleyen bir öğrenci Noel'in kutlanmasına yönelik tepkiyi mantıklı bulduğunu ancak Türkiye'de yılbaşı kutlamalarının İsa'nın doğumuna ya da Noel'e yönelik olmadığını söyledi.

Bir başka öğrenci ise eylemcileri haklı bulduğunu belirterek Yılbaşını alkol almanın bir bahanesi olarak gördüğünü belirtti. Başka bir öğrenci ise okuldaki Hıristiyan öğrencilerin bu protesto nedeniyle rahatsız olduklarını, onların da kültürlerine saygılı olunması gerektiğini ifade etti.


http://www.yurtgazetesi.com.tr/sisme-noel-babayi-sunnet-edip-sonra-da-bicakladilar/19961/

bilgivehis
01-01-2017, 17:20
"Gayri Müslim azınlıkların bütün hakları İslam devletinin ve Müslümanların teminatı altındadır"

Türkiye Cumhuriyeti İslam devleti olmuş da haberimiz yok...

Neva
02-01-2017, 05:49
Aydın Nazilli'de yılbaşı kutlamalarını protesto etmek için temsili 'Noel Baba'nın darp edilip, başına silah dayanması olayından sonra herhangi bir soruşturmanın açılmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Alperen Ocakları Aydın İl Başkanı Burak Yaşar'ın da aralarında olduğu 10 kişi gözaltına alındı.

http://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2017/01/basliksiz-1-10.jpg


"Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçu işledikleri iddiasıyla 10 kişiden 7'si polis tarafından gözaltına alınırken, 3 kişi de teslim oldu. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde sorguları tamamlanan 10 şüpheli savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.
DHA


http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/noel-baba-protestosuna-10-gozalti-1598573/

Neva
30-06-2018, 23:49
https://www.birgun.net/haber-detay/istanbul-valiligi-onur-yuruyusu-nu-yasakladi-221455.html

Istanbul valiligi onur yurusuyunu, olusabilecek muhtemel olumsuzluklar sebebiyle yasakladi.

Natan
21-07-2018, 08:05
Milli degerler, toplum tarafindan uretilip, ortaklasarlarina mirasvari seklinde devredilen, dayatilan, empoze edilen ve esasinda bos, kuflesmis, bayatlamis ve bir degeri olmayan sosyal normlardir. Toplumun urettigi kultur, bazi yonleriyle guzel olmakla birlikte, millilik bilincine bulastigi olcude igrenclesiyor. Cunku bildigim ve gordugum sey, milliyetciligin tum toplumun zekasini korelttigi, curuttugu, bulaniklastirip, aptallastirdigi uzerine.


Sevgili Neva,

Bir insan dogar, buyur ve genellikle ailesinden yada ortakyasarlarindan ogrendigi degerleri benimseyip kabullenir. Tum bu degerler ( insan eli ile olusturulmus, yani bizden olup, maalesef buyuk bir cogunlukla ici bos kavramlar seklinde bakiyorum) bir insandan cikarildiginda geriye ne kalir? Sahip oldugu sozumona degerleri ( din, turkiyelilik, fenerbahce, cinsel durtuler vs gibi benimsenmis seyleri...) bir insandan aldiginda geriye ne kalir? Yoksa insan dedigimiz makro organizma bu deger denilen seyleri benimseyip sahiplenmekte, dogasina (!) Uygun mu davraniyor?

Selamve baslik icin tesekkur ederim

Neva
28-07-2018, 01:52
AKP'li meclis üyesine "Atatürk'e hakaret" davası.

AKP Bolu Belediye Meclis Üyesi Tahsin Akduman hakkında, sosyal medyada yaptığı, "İngiliz sömürgecilerinin kurduğu 100 yıllık vesayet geçmişi geride kaldı. Bugün yeni bir dönemin başlangıcıdır. Artık bizim milletimizin asrı başlıyor" paylaşımı nedeniyle, Atatürk'e hakaret suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava acildi.

https://www.birgun.net/haber-detay/akp-li-meclis-uyesine-ataturk-e-hakaret-davasi-224919.html

kartopu
28-07-2018, 08:48
Ben şöyle hatırlıyorum da bu gibi yürütmeler 12 eylül döneminde de olmuştu O dönemde Atatürk tanrılaştırılmış ve toplumu Atatürk Ten nefret ettirmiştiler.
Gece gündüz Atatürk, nerede ise yatak odalarımız a da sokacaklardı.


Bir şeyi gerçeğinden uzaklaştırırsan onu kendisi olmaktan çıkarır ulaşılmaz bir tanrısal güç yaparsan güzelliğini kaybeder korkutucu bir hal alır.
İşte 12 eylülcüler insanları Atatürk le korkutuyordu.Ama bunlar bir yandan da Feytullah Gülen i besliyor koruyordu
Bu günde ortaya korku salacak girişimler var. Kim besleniyor korunuyor onu bilmiyoruz.


Bu durumlar hep ekonomik olarak çöküş yaşandığı dönemlerde oluyor. Şimdi de Tayip Erdoğan a ulaşılmaz tanrısal bir güç yükleniyor bir şeylerden nefret ettiriliyor ama bu islam dini olsa gerek diye düşünüyorum.Çünkü tarihinde hiç bu kadar din tartışıldığını hatırlamıyorum Sultan Apdülhamit dönemi hariç.

Natan
28-07-2018, 09:32
Millilik dusuncesi icerisinde milliyetcilikle evlenip, yobaz dogurmaktadir ve bu yuzden ici bos bir kavramdir.

Bunun yani sira, milliyetcilik ve tanri dusuncesinden ayrilmak en guzelidir.
Kendi sagliginiz icin milliyetcilik, din ve tanrisal zihnetten ( her turlu tanridan) ayrilip, kurtulunuz..

...Allah... biYÜKtur.....

Kurtulunuz.

Selam

haha1906
23-10-2018, 01:34
Sayın Turan Dursun Site Yönetimi,

Size daha önceden 3 kere özel mesaj yazdım, ancak ya size ulaşmadı ya da ulaştığı halde bana cevap vermediniz. Bu yazdığım yazıyı sitede yayınlamadan önce okuyup kontrol edeceğinizi bildiğim için buradan size ulaşmaya çalışıyorum.

Natan isimli üyenizi rüyamda gördüm, kendisini tanımıyorum. Forumda herhangi bir yazmışlığım yok, fakat başta Natan olmak üzere birçok yazıyı keyif alarak, çok şey öğrenerek okudum. Sitenize sırf Natan ile görüşebilmek için üye oldum. Dediğim gibi kim olduğunu bilmiyorum. Size aylardır ulaşmaya çalışıyorum, Natan'ın temmuzda yazdığı son mesajı buymuş anladığım kadarıyla, umarım kendisi iyidir.
haha1906@hotmail.com e posta adresimden bana ulaşabilirse çok sevinirim.

Teşekkür ederim.

Şüpheci Dinsiz
23-10-2018, 02:00
Kendisine özel mesajla ilettim sevgili haha1906. Daha önceki ziyaretçi mesajlarınızı görmüştür diye düşünüyorum.

İyi günler dilerim.

Neva
27-12-2018, 17:42
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Merkezi'nde, 'Kumar ve Türevleri Raporu'na ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

Uluslararası Teknolojik, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (UTESAV) ile ortaklaşa hazırlanan raporda, "kumar ve türevlerinin dini açıdan nasıl ele alındığı" tartışıldı. Raporda piyango ve şans oyunlarında 'Milli' ibaresinin kullanılmaması gerektiği vurgulandı.

Raporda, "Milli Piyango, Spor Toto, At Yarışı, İddaa, Sayısal Loto, Hemen Kazan, Şans Topu, On Numara ve Süper Loto gibi kumarın türevi olarak tanımlanabilecek oyunlar fıkıh kitaplarımızdaki kumar tanımına uygun düşmektedir. Kumarın şans, talih, bahis oyunları gibi daha kabul edilebilir ve masum görünen isimlere büründürülmesi, kumar oynayanların oynadıklarını kumar olarak algılamamalarına ve kumar alışkanlığının yayılmasına yol açmaktadır" denildi.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/musiad-piyango-ve-sans-oyunlarinda-milli-ifadesi-kullanilmasin-253620