Orijinalini görmek için tıklayınız : Helal Olsun Size Liseliler!
Dialectics
20-06-2016, 12:52
İstanbul Erkek Lisesi öğrencilerinin okul müdürüne sırtlarını dönerek başlattıkları protesto ve ardından yazdıkları bildiriye bir destek de Haydarpaşa Lisesi öğrencilerinden geldi.
Haydarpaşa Lisesi'nden öğrenciler "tüm sırtı dönük liseli kardeşlerimize selam olsun!" diyerek bir bildiri yayımladı:
"Biz sizin inandığınız her şeyin yüz seksen derece tersine inanıyoruz. Biz de karanlığa sırtımızı dönüyoruz.
Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi değerlerin, aydınlıklara koşan devrimcilerin çıktığı bu okulda bize sadece karanlığa sırtımızı dönmek yetmez; borçtur aydınlık için savaşmak. Biz öğrenciyken, öğretmenken, işçiyken, avukatken, doktorken, mühendisken; bu ülkeyi sınıfsız, sınırsız, özgür bir yere dönüştürme gayesi ve bilinciyle yaşayacağız.
Çok yakında biz liselilerin de vatan haini ilan edileceğinin de farkındayız. Ve Nazım Hikmet’in de diyeceği gibi vatan para sayma makineleriniz, ayakkabı kutularınızsa vatan, vatan Berkin Elvan’ın karne alamayışı, Ali İsmail’in mezun olamayışıysa vatan, "biz vatan hainiyiz.”
Tüm sırtı dönük liseli kardeşlerimize selam olsun.
Sizlere de helal olsun, arkanızdayız...
Gericiliği, yobazlığı ve yozlaşmayı vatan, millet, Sakarya edebiyatıyla yutturmaya, örtmeye çalışanlara hâla herşeyin bitmediğinin uyarısıdır bu. Gezi'yi bertaraf ederek söndürdüklerini sandıkları yangının dumanının hala tüttüğünün emaresidir... Namaz kılmayı hayvan ilan eden, beşikteki bebek ileride çabuk alışsın diye sabah namazlarında uyandırılmalarını öğütleyen, çocukların beyinlerini yıkamak için bir yandan çocuk yaşta dindarlaşmayı kolaylaştıran hamleler yaparken öte yandan da çok çocuk yapılmasını öğütleyen bu zihniyettir asıl vatan haini. Dünya her geçen gün akla ve bilime sarılırken, her geçen gün dinden vazgeçenlerin oranı artıp dururken ve etrafını nedensellik ve mantık ilkeleriyle anlamaya çalışanlar artarken, bu memleketin genç beyinlerini hurafelerin içine hapsetmeye çalışanlardır asıl vatan hainleri... Madem aydınlık olan sizlerdiniz o zaman gidin imam hatiplerinizde nükleer fizik okutun..
Bir helal olsun da benden; Lise yillarimi hatirlatti dialectic's ....
Yıldıztozu
21-06-2016, 15:09
Yalnız bunların bir kısmı büyüyüp üniversite mezunu olduklarında yurtdışına gideceklerdir. Bize yine milyon tane imam-hatipli kalır.
Türkiye'nin aydınlanma seviyesinin artması için sanırım bir 100 yıl daha var. Akp zihniyeti otorite ve baskı kurarsa bu süre daha da uzayabilir gibi geliyor bana.
Dialectics
21-06-2016, 15:40
Olayı ben ilk mesajımda da değindiğim gibi şöyle görmeye başladım: Türkiye'de bir oyun oynanıyor. "Din" oyunu. Bizler dünyanın ilginç bir döneminde yaşıyoruz: bilginin katlanarak arttığı, insanın yaşadığı gezegeni ve evreni, tabiat yasalarını ve hatta beşeri yasaları, beyni ve insan psikolojisini hızla keşfettiği bir bilgi çağında. Böyle bir dünyada, her şeyin açıklanabilir hale geldiği bir dünyada dinlerin ortadan kalkması kaçınılmazdır. İnsanlık bir zamanlar, bilmediklerine ve açıklayamadıklarına dair korkusundan dolayı yarattığı Tanrılara ve dinlere artık muhtaç değil. Dünyada ateizmin, deizmin hızla artıyor olması, İngilterede ilk defa dinsiz sayısının hristiyan sayısını geçmiş olması vb. tesadüf değil. Dinlerin yıkılışı kaçınılmaz... Ne kadar çabalarsa çabalasınlar eninde sonunda pek çok din tarihe gömülecek. Ben bunu görebiliyorum.
Şüphesiz içinde bulunduğumuz sömürü düzeninde, dinsizleşen toplumlar dindar toplumlara göre stratejik avantaj sağlayacak. AKP'nin eğitimde dindarlaşma politikası bir tesadüf değil. Olayları, tabiat ve beşeri yasaları, dinin araçlarıyla, örneğin ayetlerle, hadislerle, ruhun varlığıyla, mucizelerle açıklamaya çalışan ve inancını da ideolojik hale getiren bir toplum, elbetteki bu bilgi çağında açık ara geride kalacaktır. Aklın yolunu zaten kendisine mihenk taşı yapmış olan toplumlar refah seviyelerini ilerletirken, bu dindar toplumları koyun gibi gütmeye elbette devam edecektir.
Yaratmaya çalıştıkları nesil beyinleri örümcek ağlarının içine hapsedilmiş, dine hizmet kılıfı altında bilgi çağının gerektirdiği bilgi arayışından yoksun, daha insancıl, daha özgür, daha barışçıl bir toplum inşa etmek yerine kendini ahiret işlerine adamış; öte yandan din yolunda çalmayı, yolsuzluk yapmayı, usülsüz ihale düzenlemeyi içselleştirebilecek, metres edinmeyi, kadını eşya gibi kullanmayı meşrulaştırabilecek bir ahlak anlayışına düşmüş bir nesil. Diğerleri dünyanın sonu geldiğinde kendilerini Mars'a taşıyacak teknolojiyi geliştirirken, buradakiler hala o kafir ecnebilerin kendilerine bin paraya sattıkları elektronik hırdavatlara namaz uygulaması yüklemek derdinde ve dahası o hırdavatın taksitlerini ödemek için haftada 50 saatten fazla amelelik yapmak zorunda kalacak.
Din, emperyalist sistemin en kuvvetli sömürü aracıdır ve Türkiye'yi dindarlaştırmak emperyalistlerin Türkiye üzerindeki tahakkümünü bir 50-100 yıl daha garantilemektir.
Dialectics
21-06-2016, 15:41
...
Tumagü İskicap
23-06-2016, 08:54
Türkiye'de seçmen olabilmek 50 soruluk sınav ile sağlanmalı. Eğitimli ülkeler için iyi bir çözüm demokrasi. Türkiye gibi cahil ülkeler için demokrasi, herkesin 1 oy kullanma hakkkından beslenerek meclisi oluşturmamalı. Adına demokrasi dense bile Türkiye'de demokrasi sadece seçmenlik görevinden var, gerisinde yok. Sınav ile seçmenlikte 4 yıllık üniversite mezunlarının oyları 3 ile çarpılmalı, 2 yıllık yüksek okul mezunlarının 2 oy, diyanet personelinin oyları ve lise mezunlarının oyları 1 oy geçerli sayılmalı.
Dialectics
24-06-2016, 00:24
Türkiye'de seçmen olabilmek 50 soruluk sınav ile sağlanmalı. Eğitimli ülkeler için iyi bir çözüm demokrasi. Türkiye gibi cahil ülkeler için demokrasi, herkesin 1 oy kullanma hakkkından beslenerek meclisi oluşturmamalı. Adına demokrasi dense bile Türkiye'de demokrasi sadece seçmenlik görevinden var, gerisinde yok. Sınav ile seçmenlikte 4 yıllık üniversite mezunlarının oyları 3 ile çarpılmalı, 2 yıllık yüksek okul mezunlarının 2 oy, diyanet personelinin oyları ve lise mezunlarının oyları 1 oy geçerli sayılmalı.
Bence muhtarlar arada bir başbakanın hatta cumhurbaşkanın görevlerini üstlensin. Ülkeyle ilgili kararları bir dönem sadece muhtarlar versin. Neticede "köylüler seçsin ama muhtarı seçsin." demek millete saygısızlık oluyorsa, köylülerin ülkenin yönetim hakkına herkes kadar payı olduğu iddia ediliyorsa, o zaman köylülerin türkiye nüfusuna oranı ne kadarsa, o oran kadar bir döenm boyunca başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı görevini muhtarlar yürütsün. Aksi takdirde millete saygısızlık edilmiş olur..
https://www.youtube.com/watch?v=yAdUjg1XKHg
Milli Eğitim Bakanlığı Proje Okullarında Kıyım Yapıyor!
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yüksek puanlı ve başarı oranı yüksek olan ve “proje okulları†olarak adlandırılan bazı okulların atama sistemi ve eğitim yöneticisi belirleme yetkisini geçtiğimiz yıl yapılan bir düzenleme ile Milli Eğitim Bakanı’nın keyfi kararına bırakmıştır. Yeni düzenleme ile Milli Eğitim Bakanı hiçbir duyuru yapmaksızın, mesleki yeterliliği, kıdemi ya da hizmet puanına bakmadan istediği herhangi bir öğretmeni ya da eğitim yöneticisini bu okullarda görevlendirebilecektir.
MEB’e bağlı okulların büyük bölümünün müdürlerini kendi siyasal kadrolarından belirleyen bir zihniyetin “proje okullarıâ€na yapılacak atamaları benzer bir mantık üzerinden belirleyecek olması, proje okullarının yeni bir siyasal kadrolaşma tehdidi ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Bu yaklaşımı iktidarın çarpık yönetim anlayışı açısından değerlendirecek olursak, belirlenen okullar üzerinde her türlü tasarrufta bulunarak, kısa süre içinde bu okullardaki eğitimin nitelik açısından büyük bir erozyona uğratılacağını tahmin etmek zor değildir. Bu durum, proje okullarındaki eğitimin niteliğini ve öğrencilerin başarısını doğrudan olumsuz etkileyecek, kaybeden yine eğitim sistemi olacaktır.
Bu okullara müdür ve öğretmen atamaları doğrudan Milli Eğitim Bakanı tarafından yapılmaya başlanması, Bakanın okullara sınavsız olarak istediği öğretmen ve müdürü atamasının önünü açmıştır. Yıllardır bu okullarda görev yapan öğretmenler ise kendi istekleri dışında başka okullara gönderilmeye, başka bir ifade ile sürgün edilmeye başlanmıştır.
Eğitim Sen keyfi biçimde öğretmenlerimizin proje okullarından alınarak görev yerlerinin değiştirilmesine karşı çıkmış, ayrıca görev yerleri değiştirilen öğretmenlerimize hukuk yardımı yapmış, üyeleri adına dava açmıştır. Bu davalarda yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlar verilmeye başlanmıştır. Bakanlık yaptığı işlemlerin hukuka aykırı olduğunu bile bile yargı kararını uygulamak yerine yeni bir yönetmelik yayınlayarak, proje okullarında görev yapan öğretmenleri öğrencilerinden ve okullarından kopartmakta kararlı olduğunu göstermiştir.
http://egitimsen.org.tr/milli-egitim-bakanligi-proje-okullarinda-kiyim-yapiyor/