PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Reşat Fuat Baraner


xcan
14-08-2016, 01:35
Atatürk'ün sosyalist kuzeni Reşat Fuat Baraner...
Ana Sayfa» ABC KRİTİK
13.08.2016 19:55
Atatürk'ün sosyalist kuzeni Reşat Fuat Baraner...
'Anne tarafından Mustafa Kemal Atatürk ile akrabadır. Ama, bunu hayatının hiçbir alanında, işkenceden kurtulmak için bile kullanmamıştır.'

Reşat Fuat Baraner, Mustafa Kemal Atatürk'le anne tarafından akraba olan bir sosyalistti. Cezaevine girdi, karakılda işkence gördü. Ancak akrababalığını bir ayrıcalık olarak kullanmayı hiç düşünmedi. Dün ölümünün 48'inci dönümüydü. Odatv'den Şenol Çarık, Baraner'in yaşamına dair bir yazı kaleme aldı.

Şenol Çarık'ın Reşat Fuat Baraner'i anlattığı yazıyı ABC okurları için alıntılıyoruz:

"Akrabalık ilişkileri, özellikle de “soyadı kontenjanı”nın (Doç. Dr. Barış Doster hocamız bu tabiri sık sık kullanmaktadır) sağlam bir referans sayıldığı ülkemizde bu nimetleri elinin tersiyle iten, bunları bir avantaj ya da övünç olarak kullanmayan bir kuşağın önde gelen bir isminden söz edeceğiz. Türkiye sosyalist hareketinin önemli bir ismi, Türkiye Komünist Partisi (TKP)’nin önderlerinden Reşat Fuat Baraner’den…

"12 Ağustos 48. ölüm yıldönümüydü Baraner’in. Anne tarafından Mustafa Kemal Atatürk ile akrabadır. Ama, bunu hayatının hiçbir alanında, işkenceden kurtulmak için bile kullanmamıştır.

"1900’de Selanik’te doğdu. Babası Ağır Ceza Reisi Ahmet Fuat Bey, annesi de Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım’ın kardeşiydi. İ.Ü. Fen Fakültesi’nde okuduğu yıllarda mütareke yıllarının şartları içinde anti-emperyalist öğrenci eylemlerine katıldı, öncülük etti.

"Dr. Şefik Hüsnü Değmer’in lideri olduğu TİÇSF (Türkiye İşçi Çiftçi Sosyalist Fırkası)’de ve Kurtuluş dergisinde çalıştı. 1919 sonlarında kimya öğrenimi için gittiği Almanya’da Spartakistlerden etkilendi. Daha sonra Sovyetler Birliği’ne giderek Lenin Akademisi’nde Marksist kuram ve ekonomi-politik okudu.

"1930’da Türkiye’ye döndü, “komünizm lehine faaliyetlerde bulunduğu” gerekçesiyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nce 4 yıl hapse mahkum edildi. 1933’te Cumhuriyet’in 10. yılı affıyla serbest kaldı. TKP 3. Kongresi’nde (Şubat 1932) gıyaben TKP Merkez Komite (MK) Üyesi seçildi. Bir süre yurtdışında bulundu. 1937’de gıyabında 6 ay hapis cezası verildi.

"2. Dünya Savaşı yıllarını başında TKP Plenum kararıyla İcra Komitesi Sekreterliğine getirildi.

"Mart 1944’de İstanbul’da yakalandı. 1944 tevkifatında 64 arkadaşıyla birlikte yargılandı, 9 yıl hapse mahkum oldu. 1950’deki affa kadar Ankara ve İstanbul hapishanelerinde yattı.

"Tahliyesinden sonra TKP MK ve İcra Komitesi Üyesi olarak 1951 tevkifatında yeniden tutuklandı. 7 yıl hapse ve 2 yıl 4 ay sürgün cezasına çarptırıldı.

"TKP’nin önemli düşünce ve eylem adamı olan Baraner, özellikle 2. Dünya Savaşı yıllarında komünist hareketin anti-faşist mücadele dönemine damgasına vuran bir isim oldu.

"Özellikle Türkiye’de bulunan kadrolarca yaşadığı dönemde Şefik Hüsnü’den sonraki önder olarak kabul edilmiştir.

"TİP’i desteklemiş ancak TİP yönetimini eleştirmekten de geri durmamıştır. Bu yıllarda “TKP Dış Büro”nun başında olan Zeki Baştımar tarafından partiden ihraç edilmiştir.

"Hapis yıllarında çeviriler yapmış, Yeni Edebiyat’ta “Ali Rıza Çelik” takma adıyla yazmıştır.

"‘Faris Erkmen’ imzasıyla yayınlanan “En Büyük Tehlike” adlı broşür (Ressam olan Erkmen, TKP’nin legal yayın faaliyetlerine en önemli katkı koyanlardandır) ve Eşi Suat Derviş (Saadet Baraner)’in imzasıyla yayınlanan “Niçin Sovyetler Birliği’nin Dostuyum”u da Reşat Fuat Baraner’in yazdığı söylenmektedir.

"Türk Solu’nda da yazmış, ölümünden kısa bir süre önce Devrimci Kuruluşların Güç Birliği (Dev Güç)’nin oluşumuna da ön ayak olmuştur."

“ATATÜRK’ÜN AKRABASI OLDUĞUNDAN BAHSETMEMİŞTİR”

"İki yabancı dil bilir; yüksek kültürlü, yeteneği sayesinde devlet bursuyla Almanya’da okumuştur. Atatürk’ün yakın akrabasıdır ama hayatında bir kere bile bundan bahsetmemiş, bunu bir ayrıcalık olarak kullanmayı aklının ucundan dahi geçirmemiştir.

"Atilla Akar, “Bir Kuşağın Son Temsilcileri-‘Eski Tüfek’ Sosyalistler” kitabında Baraner’in Darülfunun’a sıradan bir vatandaş gibi başvurduğunu ve geri çevrildiğini, Ankara Valisi’nin araya girip, Atatürk’ün akrabası olduğu anlaşılınca tüm kapıların açıldığını belirtmektedir.

"Akar, aynı kitapta; ilk tevkıfatında (tutuklama) emniyette işkence gören Reşat Fuat’ın Atatürk’ün akrabası olduğunu duyan polislerin önce inanmadığını, fakat bilgi kesinleşince kendi tabiriyle ‘anasına edilen küfürlerin birdenbire durduğunu’ aktarmaktadır."

“BUNDAN BÜYÜK RÜTBE VAR MIDIR”

"Hakkında yazılan Komintern raporu, kendisinden “parti tabanında herkesin sevgi ve saygısını kazanmış bir lider” olarak bahsetmektedir. Parti için çekişmelerin yoğun olduğu o dönemde, TKP’nin en zor ve çetin döneminde liderlik yapmıştır. Umut veren, morallerini yükselten ve toparlayan bir kadrodur. Ve belki de en önemlisi ayakları Türkiye toprağına basan, 68’in devrimci gençliğine de ilham veren bir isim olmuştur. TKP’nin önde gelen isimlerinden, 2014 yılı sonunda kaybettiğimiz Rasih Nuri İleri ve Sevim Belli de 2013 yılında kendileriyle yaptığımız görüşmelerde Baraner’in mücadelesinden ve önderliğinden saygıyla söz etmişlerdi.

"TKP’nin bir diğer önder ismi Dr. Hikmet Kıvılcımlı, “Devrim Zorlaması Demokratik Zortlama” adlı kitabında sosyalist kuşağı 4 başlık altında toplamış ve Baraner’i Nazım Hikmet ile birlikte “Eski Sosyalistler” (1925 -1945) olarak nitelendirmiştir.

"Kvılcımlı, Ağustos 1968’de kaleme aldığı yazısında yoldaşları Şefik Hüsnü ve Reşat Fuat Baraner’den “İki Temel Direği” diye söz etmekte ve şöyle devam etmektedir:

“Şefik Hüsnü ve Reşat Fuat o ‘mutlu-kutlu’, ‘başarılı’ hatta ‘aşırı’ mitlaufelerden (sempatizanlardan) değildirler. Sık sık boğucu savaşlarda kılıç artığı olmuş, yenilmiş, ama yok edilememiş: Sen, ben, bizim oğlanlardır…

"Şefik Hüsnü ve Reşat Fuat inanç boğazını geçince, kaçacak bir tek sal bırakmayan arkadaşlık er meydanının erleridirler. Proletarya sosyalistidirler. Onların arkadaşlıklarına başka ad gerekir…

"Şefik Hüsnü ve Reşat Fuat, gelgeç varlıkları zamanında olduğu gibi, ebedi varlıklarında da yan yana ve baş başa, devrimci insancıl yolun iki ölmez jalonu, yol gösterici şaakülü olarak hayırla anılacaktır. Devrimci için bundan büyük rütbe var mıdır?”

"Mustafa Suphi, Ethem Nejat, Şefik Hüsnü, Hikmet Kıvılcımlı, Reşat Fuat Baraner, Mihri Belli ve diğerleri… Bu topraklarda sosyalizmin yeşermesi için bir ömür veren, kibirden uzak, mağduriyet şovu yapmayan, imtiyaz beklemeyen düşün ve eylem insanları… O’nlar Soner Yalçın’ın tabiriyle “Susarak konuşan erdemli bir kuşağın mensupları'. Saygıyla anıyorum."

Şenol Çarık

http://www.abcgazetesi.com/ataturkun-sosyalist-kuzeni-resat-fuat-baraner-25162h.htm




Hakkında ne duyduysam içimde hayranlık uyandıran bu büyük devrimciyi sizlerle anmak istedim.
Mucadeleci kişiliğini anlamak için ömrünün epey bir kısmını ceza evlerinde geçiren,ve cezaevinde kadığı her anı Marksist temel eserlerin tercümesine ayıran,işçi sınıfının örgütlenmesi için harcayan,bu büyük insanı anmak bile benim için önemliydi.
Ona dair paylaşımlarınızı bekliyorum.

bilgivehis
14-08-2016, 03:21
Paylaşım için teşekkür ederim, devrimci önderleri anmamız, her zaman hatırlamamız lazım. Sonuçta bir bedel ödemişler, yol göstermişler, onların devrimci dürüstlügünü günümüzde dahi pek göremiyoruz. Ancak bu isimlerin içinde halen şüpheli konumda bulunan Mihri Belli'nin adının geçmesini dogru bulmuyorum. O dönemin canlı tanığı Rasih Nuri İleri'nin Mihri Belli hakkında yazdığı kitapta geçenler ve daha sonraları Mihri Belli'nin çeşitli yerlerde sarfettiği söylemler onun aslında hiç bir zaman devriimci olmadığını gösteriyor. Hatta yanılmıyorsam Ugur Mumcu'nun bir kitabında Mahir Çayan ve arkadaşlarını son yaptıkları eyleme kışkırtan da bizzat Mihri Belli'dir...

Ayrıca şunu da belirteyim, belki başka yorumculardan Mustafa Suphi'yi Atatürk'ün öldürttüğü şeklinde iddialar olabilir. Böyle bir iddia olursa şimdiden söyleyim, bunun aslı-astarı yoktur. Atatürk'ün Mustafa Suphi'yi etkisiz duruma getirme durumu vardı, ama onu yok etme, öldürme gibi bir durum söz konusu değil. O tarihte Cumhuriyet henüz yeni kurulmuş, daha kapitalizmden, işçi sınıfından dogru-dürüst söz edilmezken, Komünizmi getirmek isteyen bir gurubu Atatürk'ün istememesi normal bir durumdu...

Günümüzde Hikmet Kıvılcımlı ve Şefik Hüsnün'nün yolundan gittiğini söyleyen bir parti var, bu partinin eylem ve söylemleri tutarsız olduğu için yolundan gittiğini söyledikleri bu değerli devrimcilerle uyuşmamaktadır. Bunu da bir not olarak düşeyim...

xcan
14-08-2016, 03:41
Geçmiş yığıla yığıla bu günü oluşturdu,En kötü bildiğimiz devrimcilerin ödedikler bedeller ve yaptıkları katkılar akla sığmıyor.
Mihri bellininde çok emekleri vardır,Kıvılcımlı, ustanındaMahirinde,denizinde ,İbrahim kaypakkayanında,Aybarında,Behice boranında,Laz ismailinde.
Acı olan bu çok değerli isimleri birbirine vurup döğüştürmek,ve kutsal anılarından mücadele geçmişlerinden solda ayrılık,düşmanlık ve güvensizlik çıkarmak.
Tek bir parti çıkaramamak.
Şahsi görüşüm budur.
Eskiden solcu olduğunu idda eden sadece birinden nefret ediyorum.
Solu parçalamakla görevli olduğu için,ve böldüğü için,Abd ajanlığı yaptığı için,muhbirlik yaptığı için.
Gerisinin gönlümde yeri vardır.
Baraner ustanın yei çok özeldir,Rasih abininde öyle.

bilgivehis
14-08-2016, 03:58
Eskiden solcu olduğunu idda eden sadece birinden nefret ediyorum.

O kim ki, söyle de biz de aydınlanalım, biz de öğrenelim.

xcan
14-08-2016, 13:01
"Yerimiz Natonun yanıdır''
Diyen biri,bir pislik.
Biraz araştırırsanız bulursunuz.
Bukalemun gibi her devirde başka,görevi gereği.
Sadece samimi araştırmanız yeterlidir.
Türkiyede ve dünyada Gladyo ,bir sağ birde sol yapılanma yapar en az.
Siz sol kanadını araştırın yeterlidir.

kartopu
15-08-2016, 10:12
Dış siyasette yerimiz batının yanıdır .NATO ittifakını benimsiyoruz -Diyen Kemal Kılıçdaroğlu.

Gladyonun sağ kanadını geçmişte ülkücüler şimdilerde İslamcılar diyen Soner Yalçın ve Gladyonun sol kanadı PKK ve DHKP.C diyen büyük birlik partililer var.

Ama net açıklama bulamadım.
Kimmiş bu Gladyonun sol kanadı çok net anlaşılamıyor. Hatta Türkiye de Doğu Perincek diyen solcularda az değil.

Bu ülkede bu tür solcular varken düşmana gerek yok .Her kes kendi kafasına göre komple teoriler üretip tek tip solcu yaratma arayışına girmiş.
Hatta D. Perincek bir yazısında Ufuk Uras ın biz F.Gülen cemaatının sol veriyonu olacağız dediğini söyledi.
Koca bir yazıdan bir cümleyi cımbızlayarak rakiplerimize karşı kullanmayı çok severiz.

Önümüzde dağ gibi duran bir tehlikeyi bırakıp kendimize küçük rakipler yaratmanın kültürü bize eskilerden kalan küçük burjuva anlayışımız olsa gerek.
Bu anlayış bize kendimize değil başka güçlere daha fazla umut bağlatıyor ve kurtuluşu daima başka güçlerin birbiri arasındaki savaştan çıkacak sonuçlara bağlatıyor.

Önce kandimize güvenmeliyiz ki topluma umut olabilelim.

xcan
15-08-2016, 14:24
Gladyonun sol kanadı dendiğinde anlaşılması gereken.
Abd'nin sol içindeki kanadıdır.
neredeye tüm solda hücreeri vardır,lakin temel aldığı bir ana ekseni olmak zorundadır.
Buradan belirleyici olur.
Bu belirleyiciliği görmek için önce Mhp' den yola çıkın,yani 60 lı yıllara uzanın sağdaki vurucu yıkım örgütünü,kadrolaşma yapısını görün.
Amaçları Abdye karşı olan komunistleri yok etmek Abd savaş ordusunu oluşturmaktı.
Sloganları "Ne Amerika ,Ne Rusya,Nede Çin,Her şey Türke göre ,türk için".
Bunu aklınızda tutun.
Bu esnada çok güçlü"hızla büyüyen"bir işçi partisi vardı.
Tüm solcular bu yapının içindeydi ,bilinçlenme hızla artıyordu.
Abd bu yapıyı dağıtmalıydı ,içerden çökertmeliydi.
"Ne Amerika ne Rusya bağımsız türkiye" sloganıyla ortaya birileri çıktı.Solun parçalanma sürecini başlattı.
Sonra bu hareket Natocuyuz noktasına geldi ,kendi medyasından sayfa sayfa ülkenin devrimcilerini ihbarlar etti katledimesini sağladı.Mhp ile bu hareket sözde Abdye karşıydılar lakin hiçbir glayo taşaronu Amerikancıyım demez.Bu işin kuralıdır.Bizim gibi ülkelerde abd böyle at oynatır.
Bu kişiyi diğer Abd aletlerinden ayrı tutmakta yarar var.
Sanırım artık kim olduğunu anlamışsınızdır.
Hala anlamamışsanız.Cengiz çandar,Halil berktay,Şahin alpay,Gülay göktürklere bakın,yuvalarınabakın.
Saygılar.

İlahimasal
15-08-2016, 21:13
Bumudur?


Perinçek,Nötron bombasına destek veren tek siyasi lider.
Devrimcileri ihbar eden bir örgütlenmenin başı "ben bizat o günlerin canlı tanığıyım",12 eylül mahkemelerinde Biz Amerikancıyızsizinle aynı saftayız diyen Tek örgüt şefi.Abd dost diyen tüm dünyanın Sovyet düşmanı çizgide birleşmesini savunan bir kişi.
Bana sorarsanız Fetullahla aynı ipte oynayan biri.
Şimdi konumuz Fethullah.
Perinçekle ilgili başlık açın katılayım.
Sizden daha iyi tanıyorum onu.
Fakat bu videoyu hazırlamaları iyi olmuş.
Unutmayın bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir
https://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=547252&postcount=6

bilgivehis
15-08-2016, 23:10
Bu ülkede o kadar dönek oluyor ki, hangisinin sonradan döneceğini kestiremiyoruz.
Bu kadar dönek içinde bahsettiğiniz kişiyi tahmin edemeyiz, çünkü yerimiz Nato'nun yanıdır, diyen mi dersin, sonradan AB'den nemalandığı ortaya çıkan mı dersin, say sayabildiğin kadar. Zaten dönekler şahsen beni çok da ilgilendirmiyor ama açtığınız başlıkta son nefesine kadar devrimci kalmış insanların yeri ve değeri başkadır, bu insanları andığınız için tekrar teşekkür ediyorum...