PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : "Metrica"nın yeni bir folyosu yine İstanbul'da keşfedildi!


upuaut
14-08-2016, 06:38
Arkadaşlar, dün sahaflarda dolaşırken merakımdan bazı kitapların içlerini karıştırıyordum ve bunların birinde şöyle bir tesadüfle karşılaştım:

http://upuaut.t15.org/Pics/Metrica-Folio%2071.jpg

Bu, İskenderiyeli Heron'un Konstantinapolis'te 11-12. y.y.'da kopyalanmış "Metrica"sından alınma bir folyodur.

Bilindiği üzere, Kontantinapolis'te 1000'li yıllarda Arşimet'in "Palimpsest"i, Öklit'in "Elemanlar"ı, Heron'un "Metrica"sı ve daha birçok Grek Matematikçisinin eserleri çoğaltılıyordu ve bunlar Grekçe'de tek ve ilk kaynaklar olarak bilinir.

Şimdi, yukarıdaki folyoya dönersem; orada 2 farklı şekil, dolayısıyla Heron'un üçgenin alanına ilişkin 2 farklı ispatının mevcut olduğu anlamı çıkmaktadır. Buna göre alttaki şekil günümüzde bilinen Heron'un ispatı olarak bilinmektedir ve üstteki şekil ise, bunun devamı olarak 2. ispatı da veren şekil olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yine Yeniden: Metrica-Folyo 71

Heron'un "Metrica"sı Konstantinapolis'te bir parçası (ki bizdeki de öyledir) Alman bilimadamı H. Schöne tarafından 1894'te keşfedilene ve 1896'da da tam bir kopyası elde edilene kadar yüzyıllardır kayıptı. Yukarıdaki folyoya benzer 71 no'lu folyonun ilk çevirisi "Heron, Metrica I, H. Schöne (Heron III), İstanbul-1896" ve ikinci çeviri de Thomas L. Heat'in "History of Greek Mathematics, Vol. 2 (http://galileoandeinstein.physics.virginia.edu/more_stuff/Heron.html)" kitabında mevcuttur.

Burada eğer Thomas L. Heat'in çevirisini ele alırsam, karınca duasını andıran yukarıdaki folyodaki alttaki şekli ve buna ilişkin ispatı biliyoruz. Yukarıdaki şekil ise hem bu şekli, dolayısıyla ispatı taşıyor, hem de alttakinden fazla çizimler nedeniyle başka bilgileri içeriyor.

Bu folyo her ne kadar karınca duası gibi andırsa da ben orada bu şekle ilişkin ne tür bilgilerin olduğuna azmettim ve çözdüm.

Heron'un 2. İspatı: Muhtemelen Pergamum'da da bir paşömen üzerine kopyası çıkarılan Metrica'nın bu bölümünü güç-bela okuyarak şu bilgilerin mevcut olduğunu gördüm:

Heron, bu ikinci ispatını ilkinden daha kolay bir şekilde ve 3 aşamada veriyor.

1. HBN üçgeninin alanı, ABC üçgeninin alanının yarısıdır:

BH.DP = BH.BN = BH.(BL+LN) = BH.BL+BH.LN = BC.OD+BH.OD = (BC+HB).OD = CH.OD

eşitliklerinden

(1) BH.DP = CH.OD

sonucu elde edilir.

Burada Heron,

(2) BH.BL = BC.OD

eşitliğine göre HBL üçgeninin alanının OBC üçgeninkine eşit olduğunu söyler (ki bu bilgi ilk ispatta da vardır).

Heron, şu eşitlikleri de tanımlamıştır:

(3) BN = DP (DP: Kirişler dörtgeni çemberindeki OD'nin uzantısı. Yani P ile N aynı doğrultudadır)

ve

(4) LN= OD (BC tabanının sol tarafındaki HBL dik üçgeninin tepesi N'ye kadar uzatılıyor ve N ile P aynı doğrultuya geliyor).

2. Heron, kirişler dörtgeni çemberindeki (alttaki çember) D noktasındaki kuvveti kirişlerin çarpımı olarak değil, benzer dik üçgenlerden şöyle vermektedir:

(5) BD:OD = DP: CD

eşitliklerinden

(6) DP.OD = BD.CD

eşitliği elde edilmektedir.

3. Şu halde (6)'da her iki taraf BH ile çarpılır,

BH.DP.OD = BH.BD.CD

ve bu eşitliğinin sol tarafında (1) kullanılırsa,

CH.OD^2 = CH.OD.OD = BH.BD.CD

eşitliklerinden

(7) CH.OD^2 = BH.BD.CD

sonucu ve bu son eşitliğin de her iki tarafı bu sefer CH ile çarpılırsa,

CH^2.OD^2 = CH.CH.OD^2 = CH.BH.BD.CD

eşitliklerinden

(8) (CH.OD)^2 = CH.BH.BD.CD

sonucu bulunmuş olur ki A(ABC) = CH.OD olduğundan,

(9) A(ABC) = √CH.BH.BD.CD

şeklinde ABC üçgeninin alanı elde edilmiş olunur.

Burada ABC üçgeninin kenarlarına ait a, b, c uzunlukları gözönüne alınırsa, u = (a+b+c)/2 için CH = u, BH = u-a, BD = u-b ve CD = u-c'dir. Dolayısıyla (9)'daki sonucu günümüzdeki gibi yazarsak (ki Heron, sadece (9) sonucunu vermiş ve ispatı orada bitirmiştir),

(10) A(ABC) = √u.(u-a).(u-b).(u-c)

şeklinde bir formül elde edilir ve buna "Heron Formülü" denir.

Fakat şu tarihi malumatı hiçbir zaman aklımızdan çıkartmamalıyız: Heron, Eski Yunan Matematiği'nde Geç Dönem temsilcilerinden biridir, dolayısıyla onun döneminde duraklama dönemine girildi ve Bizans İmparatorluğu döneminde de hayat alevi İstanbul'da söndü; ancak o ruh hala İstanbul'da yaşıyor!

upuaut
15-08-2016, 03:55
Charlton Heston'un BENHUR'da JESUS için gösterdiği inanılmaz performansı!

Arkadaşlar, bir önceki mesajımda Heron'un formülü için tarihi bir açılım yapmıştım. Fakat bu tarihi açılıma neden olan keşiften önce BENHUR'u seyretmiş ve orada şu sahnedeki kişinin kim olduğunu da hemen keşfetmiştim: Bu sahneye göre, Charlton Heston'un yerdeyken "Su, su, su!" diye kıvranırken, kim olduğu gösterilmeksizin, arkası dönük bir kişi ona maşrapayla su verir ve Romalı askerler kızsa da bir şey yapmazlar. Çünkü Charlton Heston Kudüs'e atanmış Roma Valisi'ni öldürmekten hüküm giymişti ve Romalı askerler bu yüzden ona su bile vermiyorlardı.

İnanmazsanız bu olayı şuradan izleyebilirsiniz:

http://www.youtube.com/watch?v=tVlf7OiiTJE

Bu sahnede gördüğünüz gibi Charlton Heston'a su veren kişi gösterilmez; yalnızca arkası gösterilir. Ben bu kişinin uzun saçlı olması nedeniyle JESUS olduğuna kanaat getirmiştim.

Her neyse, filmin sonunda Charlton Heston cüzzamlı annesi ve kızkardeşini aramaya çıkarken JESUS idama mahkum edilmiş olarak Golgota (Kafatası) tepesine götürülür. Fakat Charlton Heston daha evden çıkarken bir bakar ki şehir boşalmış ve yolu Golgota tepesi yoluyla kesiştiğinden, merak içinde kalabalığı yararak herkesin odaklandığı bu kişiye yardım etmek ister, yanına vardığında onu yerde bulur ve hemen yanıbaşındaki çeşmeden aldığı suyu O'na vermek ister. Bu kişiyle yüzyüze geldiğinde (ki bu sırada şöyle demiştim: "Tabii ki O'nu tanıyorsun. Hatırlamadın mı? O sana su vermişti") O'nu hatırlar.

İşte Charlton Heston'un JESUS'u hatırladığı an:

http://indieoutlook.files.wordpress.com/2014/01/0058772_43755_mc_tx360.jpg

Bu pozu,

http://www.youtube.com/watch?v=Fbt2UUthWg0

parçasının 1:34'ünde görebilirsiniz.

Ben zannettim ki, Charlton Heston JESUS'u kurtaracak, tarihi değiştirecek. Çünkü bu son sahnedeki performansı bunu gösteriyordu.

Heron döneminde JESUS'un izini sürmek!

Bilindiği üzere Heron (Hero) 1. y.y.'da İskenderiye'de yaşamış ayaklı bir kütüphaneydi. Ne var ki ilk mesajımda dile getirdiğim ispatı 20. yüzyıla kadar unutulup giderken JESUS tüm dünyayı ayağa kaldırmış idi. Fakat ne ilginçtir ki, Heron JESUS'€™u hiç duymamış. Çünkü bugün Heron'™un ünlü İskenderiye Kütüphanesi dahil pek çok yerde çalışmalarının olduğunu ve buralarda dersler (matematik, mekanik, fizik ve pnömatik) verdiğini kesin olarak biliyoruz. Yani Heron, JESUS'u duymuş olsaydı (ki bunun için en hakim konumdaydı ve ayrıca, JESUS'un İskenderiye'de eğitim almış bir Esseneli olduğu rivayet edilir), bunu mutlaka bize bildirirdi, diye düşünüyorum. Günümüze ulaşan çalışmaları o döneme ait tüm bilgilerin bir özeti gibidir.

Acaba Heron'un döneminde hala ZEUS'a mı (bkz. "Ancient Greek Skeleton May Be Remains of Human Sacrifice to Zeus (https://uk.news.yahoo.com/ancient-greek-skeleton-may-remains-human-sacrifice-zeus-140614247.html)") tapınılıyordu?

Bu soru hala kafamı kurcalıyor!

pianola
16-08-2016, 13:37
Yani Heron, JESUS'u duymuş olsaydı (ki bunun için en hakim konumdaydı ve ayrıca, JESUS'un İskenderiye'de eğitim almış bir Esseneli olduğu rivayet edilir), bunu mutlaka bize bildirirdi, diye düşünüyorum.

Google ettigim kadariyla Heron ile hemen hemen ayni donemde ve cografyada yasamis Yahudi Filon (http://www.earlyjewishwritings.com/philo.html) binlerce sayfalik calismalarinda ayni sekilde Isa hakkinda tek bir kelime etmemis, fakat bunlardan bir 20-30 sene sonra yetiskinlik cagina ulasan Kudus dogumlu Josephus Yunanca yaziyor Isa hakkinda.

Testimonium Flavianum

Bu dönemlerde Lesus adında bilge bir adam yaşadı, ama ona sıradan bir adam denebilir mi? Çünkü şaşırtıcı işler yaptı, gerçeği özümseyenlere hocalık yaptı. Bir sürü Yahudi ve Yunanlıyı kazandı. O Tanrıydı. Ama bezirganların suçlamaları yüzünden, Pontius Pilate onu asılmaya mahkum etti. Onu sevenler onu terketmedi. O ise üçüncü günde dirildi ki Tanrı'nın elçileri zaten bunların olacağını, onun mucizelerini önceden söylemişlerdi. Onu takip edenler Hristiyanlar olarak bilindiler, ve bugüne kadar kaybolmadılar.

Flavius Josephus: Yahudilerin Kalıntıları, Kitap 18, Bölüm 3, 3

Sizin fikriniz nedir sayin upuaut.

upuaut
16-08-2016, 18:34
Google ettigim kadariyla Heron ile hemen hemen ayni donemde ve cografyada yasamis Yahudi Filon (http://www.earlyjewishwritings.com/philo.html) binlerce sayfalik calismalarinda ayni sekilde Isa hakkinda tek bir kelime etmemis, fakat bunlardan bir 20-30 sene sonra yetiskinlik cagina ulasan Kudus dogumlu Josephus Yunanca yaziyor Isa hakkinda.



Sizin fikriniz nedir sayin upuaut.

Olabilir. Öyle anlaşılıyor ki, İskenderiye ve çevresindeki Yunanlılar kendi aralarında bir iş bölümü yapmışlar, dolayısıyla Heron Matematik ve Otamatlara çalışırken, Josephus ise ilahiyat alanında çalışmıştır.

Fakat durum böyle bile olsa, Hristiyanlığın Roma'da yayılmasındaki gibi bölgedeki gelişmeleri hemen kabullenmek mümkün olmuyordu!

Bu arada, JESUS'un M.Ö. 4'te doğduğu ve 33 yaşında öldüğü rivayet edilirken, Heron'un ilk mesajımda anılan çalışması M.S. 60 ya da 75'te yapmış olduğu rivayet edilir. İşte Heron JESUS'a bu kadar yakın idi!

upuaut
16-08-2016, 19:47
Testimonium Flavianum

Bu dönemlerde Lesus adında bilge bir adam yaşadı, ama ona sıradan bir adam denebilir mi? Çünkü şaşırtıcı işler yaptı, gerçeği özümseyenlere hocalık yaptı. Bir sürü Yahudi ve Yunanlıyı kazandı. O Tanrıydı. Ama bezirganların suçlamaları yüzünden, Pontius Pilate onu asılmaya mahkum etti. Onu sevenler onu terketmedi. O ise üçüncü günde dirildi ki Tanrı'nın elçileri zaten bunların olacağını, onun mucizelerini önceden söylemişlerdi. Onu takip edenler Hristiyanlar olarak bilindiler, ve bugüne kadar kaybolmadılar.

Flavius Josephus: Yahudilerin Kalıntıları, Kitap 18, Bölüm 3, 3

İkinci olarak, bu mesajına cevap vereyim. Yunanlılar, O'na "IESOUS" derken (Bkz. "Aziz Sergius Martyriumundaki Azizler/1. IESOUS'un Anılması (http://upuaut.t15.org/Library/Aziz_Sergius_Martyriumundaki_Azizler.pdf)"), Testimonium Flavianum'da "Lesus" denilmektedir. Yani bu iki ismin telaffuzunda pek bir fark yoktur.

Lesus'un bilgeliğine gelince, her dönem böyle "Tanrı Adamı" çıkmıştır. Örneğin, M.Ö. 2600'de Firavun KHUFU, Ahiret Tanrısı THOT'un Gizli Tapınağı'nın yolunu bulabilmek için bir Bilge Adamı huzuruna çağırır (Bkz. #7 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=546161&postcount=7)):

http://upuaut.t15.org/Pics/Khufu.jpg
M.Ö. 2000'li yıllara ait bir papirüs, Khufu'nun, yaşlılığında (muhtemelen 40'lı yaşlarda) bilge bir adamı yanına getirip Ahiret Tanrısı Thot'un gizli tapınağının yolunu öğrenmek için nasıl uğraştığını anlatıyor. Bilge O'na yardım edemiyor. Hikaye hem bu dünyaya, hem de sonrakine hükmetmekte kararlı bir Firavun'un yaptıklarıyla devam ediyor (Bkz. 9).

upuaut
16-08-2016, 23:50
Google ettigim kadariyla Heron ile hemen hemen ayni donemde ve cografyada yasamis Yahudi Filon (http://www.earlyjewishwritings.com/philo.html) binlerce sayfalik calismalarinda ayni sekilde Isa hakkinda tek bir kelime etmemis, fakat bunlardan bir 20-30 sene sonra yetiskinlik cagina ulasan Kudus dogumlu Josephus Yunanca yaziyor Isa hakkinda.

Testimonium Flavianum

Bu dönemlerde Lesus adında bilge bir adam yaşadı, ama ona sıradan bir adam denebilir mi? Çünkü şaşırtıcı işler yaptı, gerçeği özümseyenlere hocalık yaptı. Bir sürü Yahudi ve Yunanlıyı kazandı. O Tanrıydı. Ama bezirganların suçlamaları yüzünden, Pontius Pilate onu asılmaya mahkum etti. Onu sevenler onu terketmedi. O ise üçüncü günde dirildi ki Tanrı'nın elçileri zaten bunların olacağını, onun mucizelerini önceden söylemişlerdi. Onu takip edenler Hristiyanlar olarak bilindiler, ve bugüne kadar kaybolmadılar.

Flavius Josephus: Yahudilerin Kalıntıları, Kitap 18, Bölüm 3, 3



Sizin fikriniz nedir sayin upuaut.

Sayın Pyrrhon, "Testimonium Flavianum"da yazılan bu pasaj otantik değilmiş; 3. ya da 4. y.y.'da "Testimonium Flavianum"a sokulmuştur (Bkz. "Josephus' Account of Jesus The Testimonium Flavianum (http://www.josephus.org/testimonium.htm)").

IESOUS için tarihsel araştırmada hatta kalalım!