upuaut
31-08-2016, 03:00
Bilindiği üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Dalaman'dan Atatürk Havaalanına taşıyan TC-ANA tescilli uçağın darbecilere karşı güvenli uçuşu ve inişi için bir dizi güvenlik önlemi alınmış idi.
http://cdn.haberiyakala.com/assets/uploads/images/content/2016/08/10/cropped_content_erdoganin-ucai-pistte-isaklar-sonuk-motor-kapali-sekilde-bekledi_22DTiay1i41JWfe.jpg (http://www.haberiyakala.com/2016-08-10-erdogan-in-ucagi-pistte-isaklar-sonuk-motor-kapali-sekilde-bekledi-h256894.haber)
TC-ANA adı uçağın kuyruk kısmında yazılıdır.
İşte bu güvenlik önlemleri nedeniyle 15 Temmuz FETÖ darbesinin başarıya ulaşması önlendi.
Şimdi TC-ANA uçağının etrafında dönen dolaplara bir bakalım.
1. DOLAP: Haberlere göre, TC-ANA ile Bandırma üzerinde karşılaşan darbeci pilotun tam füze kilitlemek üzere iken yakıtının bittiğini fark etmesi üzerine dönmek zorunda kalması ile yaşanan mucize ortaya çıkmıştı. Ancak pilot görevinden vazgeçmedi. Yakıtını doldurduktan sonra Atatürk Havalimanı üzerinde uçarak ATA'yı aradı. ATA uçağı ile Atatürk Havalimanı'na inen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süre uçakta bekledi. Bu sırada pist karartılmıştı. Uçak beklerken de motor kapattı, ışıkları kararttı. F-16 bir süre meydan üstünde ATA uçağını aradı ancak ısıya duyarlı füzeler uçağı bulamadı, ayırt edemedi. Pist karanlık olunca, F-16, hedef göremedi ve üzerindeki diğer silahları da kullanamadı.
Değerlendirme: Bir kere o uçağın adı TC-ATA değil TC-ANA'dır. Çünkü Turgut Özal döneminde 1988'de satın alınan GulfStream Aerospace IV tipi 2 adet uçak satın alındı ve bunlara TC-ANA (daha sonra TC-ATA) ve TC-GAP (GAP: Güneydoğu Anadolu Projesi) adı verildi. Bu uçaklardan 1043 seri numarasıyla üretilen ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne teslim edildiğinden beri aynı tescili kullanılan TC-ATA adı 14 Nisan 2016'da silinerek yerine TC-GVA (http://olmazboylesey.com/haber-214/basbakanlik-ucagindan-ata-silindi.html) yazıldı.
Araştırın göreceksiniz; yukarıdaki resimdeki Airbus A319 uçağının tescilinin hep aynı kaldığını yani "TC-ANA (http://www.kokpit.aero/turkiye-vip-ucaklari-helikopterleri)" olarak kalmış olduğunu görürsünüz. 2000 model olan bu uçak İtalyan Hava Kuvvetleri envanterinde beş yıl boyunca dönemin Başbakanı Berlusconi tarafından kullanıldı ve Türkiye 2005’te satın aldı. Özetle, bu uçak hep TC-ANA tescilinde kaldı ve TC-ATA tescilli uçak Turgut Özal'dan kalan 28 yıllık emekliye ayrılmış uçak idi. Buna göre TC-ATA adı boşa çıkmış oluyordu ama bu isim darbe gününe kadar hiçbir uçağa verilmemişti. Darbe günü bu ismin Cumhurbaşkanı'nın uçağına verilmiş olması, tam bir aldatmacadan ibarettir. Çünkü darbe gününden önce bu uçağın TC-ATA adını aldığına dair hiçbir delil yoktur. Zaten yukarıdaki resimde uçağın kuyruk kısmındaki TC-ANA adı bunu doğruluyor.
Yok, ben inanmıyorum diyene videosunu da vereyim:
http://www.youtube.com/watch?v=yAPWfp19vy0
Özetle, bir uçağın üzerindeki isimden farklı bir isimle anılması Havacılık kurallarına göre mümkün değildir!
Bu konuda diğer gelişmeler şöyle olmuş:
FÜZE GÖREMEDİ
Edinilen bilgiye göre, o gece İstanbul semalarında uçarak taciz eden F-16'nın üzerinde sadece havadan havaya füze ve ağır makinalı silah bulunuyordu. Uçakta yüklü olan AIM-120 AMRAAM füzesi, kendi önlemesini yapan aktif radar izlemesiyle hedefi izleyip yok eden bir sistem. 72 km üzerinde bir menzile sahip olan füze, hedefi ısısından takip ediyor ve kilitleniyor. Füze havadan karaya da atılabilirdi ancak kilitlenebileceği ısı kesildiği için ve hedefi göremediği için amacına ulaşamadı.
DAKİKADA 6 BİN MERMİ
Erdoğan'ın uçağını taciz eden F-16, aynı zamanda, M61 Vulcan ağır silah yüklüydü. 6 namlusuyla dakikada 6 binden fazla mermi ateşleyebilir ve yakın mesafeli havadan havaya görevlerde ve hava muharebesinde oldukça etkili oluşu özellikleriyle öne çıkan bu silah yükünü de kullanamadı. Pist karartıldığı için hedefi göremeyen darbeci pilot, suikast görevini tamamlayamadı.
Bir son gelişme kule ile TC-ANA uçağı arasındaki şu kayıttır:
Erdoğan'ın Uçağının Yeni Telsiz Görüşmesi Ortaya Çıktı (http://www.habersitesi.com/erdoganin-ucaginin-yeni-telsiz-gorusmesi-ortaya-cikti-15554h.htm)
Pilot ile kule arasındaki o konuşmalar şöyle:
Pilot: Turkish 8456
Kontrolör: Havayolları 8456 iyi günler hocam dinliyorum sizi
Pilot: Yaklaşma talep ediyoruz
Kontrolör: Anlaşıldı. Atatürk için yaklaşma talep ediyorsunuz, mutabık mıyız?
Pilot: Yaklaşma ve iniş talep ediyoruz
Kontrolör: Anlaşıldı. Ankara'dan son durumlar iletildi mi acaba, kulenin ve apron içindeki sivil insanlarla ilgili durum iletildi mi size?
Pilot: Mutabıkız efendim. İniş bölümünde kuleyle temas kurabilecek miyiz Yoksa size mi kalacağız?
Kontrolör: Anlaşıldı, kuleyle temasta bir sıkıntı yok. Piste inişinizle ilgili bir problem olmadığı söylenildi. Sadece aprondaki güvenliğe yani emin olamıyorlar. Hala insan göründüğü için ve kulenin durumu şu an baya bir karışık. İçeride hem sivil hem asker hem polis olduğu için.
Pilot: Anlaşıldı efendim. Pistle ilgili bir durum olursa ikaz ederseniz memnun olurum.
Kontrolör: Tekrar ediyorum 0-5'e inerseniz Yankee, 3-5'e inerseniz Victor olacak.”
2. DOLAP da burada dönüyor. Çünkü pilotun "Turkish 8456" demesi mümkün değildir. Yok, ben inanmıyorum derseniz, "İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI-31.08.2016 (http://www.ataturkairport.com/tr-TR/Ucus_Bilgileri/Pages/Anasayfa.aspx)" tablosuna bakınız derim. Bu tabloda 31.08.2016 tarihine ait uçuş bilgileri vardır ve Uçuş No'ların hepsi 2 karakter kodlamadan sonra 4 basamaklı uçuş numarası mevcuttur. Örneğin, ilk satırda DALAMAN'a yapılacak uçuş no, TK 2571'dir. Bu durumda pilotun "Turkish 8456" demesi mümkün değildir. Çünkü pilot darbecileri atlatabilmek için kuleye yurtdışından gelmiş gibi gösteriyor ama bu durumda da "Turkish Airlines (TA) 8456" demesi gerekiyordu. Aksi takdirde, AIM-120 AMRAAM ve M61 Vulcan ile donatılmış F-16'larla havada tur atan darbeciler bunu derhal anlarlar ve gereğini yaparlardı (ki askeri eğitimleri bunu gerektiriyordu).
Bir başka haberde ("ERDOĞAN’IN UÇAĞIYLA KULE ARASINDA YENİ SES KAYDI (http://www.apron24.com/erdoganin-ucagiyla-kule-arsinda-yeni-ses-kaydi/)"), uçağın sefer sayısının "TK 8456" ve adının "TC-ATA" olarak geçtiği ve de kuleyle uçak arasında şu konuşmanın geçtiği bildirilir:
Yerde bulunan Gulfstream tipi ATA adlı uçak, Atatürk Havalimanı Kule’si ile iletişim sağlandığı frekans üzerinden bağlantıya geçti. Uçaktan, kadın kontrolöre, “Kolay gelsin ATA uçağından konuşuyoruz da durum ne zaman açılacak uçak içinde beklemedeyiz de” diye sordu.
Kadın kontrolör ise, “Şu an tamamen kontrolsüz bir durum var. Bekliyoruz bizde herhangi bir gelişme olması durumunda arayacağız ama çok uzun süreceğe benziyor” cevabını verdi.
Burada gördüğünüz gibi, yukarıdaki kule kaydından farklı olarak uçağın adının "TC-ATA" olarak bildirildiği geçiyor. Oysa bu mümkün değildir. Çünkü uçağın kuyruk kısmında "TC-ANA" geçiyor.
Evet, öyle görünüyor ki, yukarıda açıkladığım dönen dolaplara göre yeni bir 9/11 olayıyla karşı karşıyayız!
http://cdn.haberiyakala.com/assets/uploads/images/content/2016/08/10/cropped_content_erdoganin-ucai-pistte-isaklar-sonuk-motor-kapali-sekilde-bekledi_22DTiay1i41JWfe.jpg (http://www.haberiyakala.com/2016-08-10-erdogan-in-ucagi-pistte-isaklar-sonuk-motor-kapali-sekilde-bekledi-h256894.haber)
TC-ANA adı uçağın kuyruk kısmında yazılıdır.
İşte bu güvenlik önlemleri nedeniyle 15 Temmuz FETÖ darbesinin başarıya ulaşması önlendi.
Şimdi TC-ANA uçağının etrafında dönen dolaplara bir bakalım.
1. DOLAP: Haberlere göre, TC-ANA ile Bandırma üzerinde karşılaşan darbeci pilotun tam füze kilitlemek üzere iken yakıtının bittiğini fark etmesi üzerine dönmek zorunda kalması ile yaşanan mucize ortaya çıkmıştı. Ancak pilot görevinden vazgeçmedi. Yakıtını doldurduktan sonra Atatürk Havalimanı üzerinde uçarak ATA'yı aradı. ATA uçağı ile Atatürk Havalimanı'na inen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süre uçakta bekledi. Bu sırada pist karartılmıştı. Uçak beklerken de motor kapattı, ışıkları kararttı. F-16 bir süre meydan üstünde ATA uçağını aradı ancak ısıya duyarlı füzeler uçağı bulamadı, ayırt edemedi. Pist karanlık olunca, F-16, hedef göremedi ve üzerindeki diğer silahları da kullanamadı.
Değerlendirme: Bir kere o uçağın adı TC-ATA değil TC-ANA'dır. Çünkü Turgut Özal döneminde 1988'de satın alınan GulfStream Aerospace IV tipi 2 adet uçak satın alındı ve bunlara TC-ANA (daha sonra TC-ATA) ve TC-GAP (GAP: Güneydoğu Anadolu Projesi) adı verildi. Bu uçaklardan 1043 seri numarasıyla üretilen ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne teslim edildiğinden beri aynı tescili kullanılan TC-ATA adı 14 Nisan 2016'da silinerek yerine TC-GVA (http://olmazboylesey.com/haber-214/basbakanlik-ucagindan-ata-silindi.html) yazıldı.
Araştırın göreceksiniz; yukarıdaki resimdeki Airbus A319 uçağının tescilinin hep aynı kaldığını yani "TC-ANA (http://www.kokpit.aero/turkiye-vip-ucaklari-helikopterleri)" olarak kalmış olduğunu görürsünüz. 2000 model olan bu uçak İtalyan Hava Kuvvetleri envanterinde beş yıl boyunca dönemin Başbakanı Berlusconi tarafından kullanıldı ve Türkiye 2005’te satın aldı. Özetle, bu uçak hep TC-ANA tescilinde kaldı ve TC-ATA tescilli uçak Turgut Özal'dan kalan 28 yıllık emekliye ayrılmış uçak idi. Buna göre TC-ATA adı boşa çıkmış oluyordu ama bu isim darbe gününe kadar hiçbir uçağa verilmemişti. Darbe günü bu ismin Cumhurbaşkanı'nın uçağına verilmiş olması, tam bir aldatmacadan ibarettir. Çünkü darbe gününden önce bu uçağın TC-ATA adını aldığına dair hiçbir delil yoktur. Zaten yukarıdaki resimde uçağın kuyruk kısmındaki TC-ANA adı bunu doğruluyor.
Yok, ben inanmıyorum diyene videosunu da vereyim:
http://www.youtube.com/watch?v=yAPWfp19vy0
Özetle, bir uçağın üzerindeki isimden farklı bir isimle anılması Havacılık kurallarına göre mümkün değildir!
Bu konuda diğer gelişmeler şöyle olmuş:
FÜZE GÖREMEDİ
Edinilen bilgiye göre, o gece İstanbul semalarında uçarak taciz eden F-16'nın üzerinde sadece havadan havaya füze ve ağır makinalı silah bulunuyordu. Uçakta yüklü olan AIM-120 AMRAAM füzesi, kendi önlemesini yapan aktif radar izlemesiyle hedefi izleyip yok eden bir sistem. 72 km üzerinde bir menzile sahip olan füze, hedefi ısısından takip ediyor ve kilitleniyor. Füze havadan karaya da atılabilirdi ancak kilitlenebileceği ısı kesildiği için ve hedefi göremediği için amacına ulaşamadı.
DAKİKADA 6 BİN MERMİ
Erdoğan'ın uçağını taciz eden F-16, aynı zamanda, M61 Vulcan ağır silah yüklüydü. 6 namlusuyla dakikada 6 binden fazla mermi ateşleyebilir ve yakın mesafeli havadan havaya görevlerde ve hava muharebesinde oldukça etkili oluşu özellikleriyle öne çıkan bu silah yükünü de kullanamadı. Pist karartıldığı için hedefi göremeyen darbeci pilot, suikast görevini tamamlayamadı.
Bir son gelişme kule ile TC-ANA uçağı arasındaki şu kayıttır:
Erdoğan'ın Uçağının Yeni Telsiz Görüşmesi Ortaya Çıktı (http://www.habersitesi.com/erdoganin-ucaginin-yeni-telsiz-gorusmesi-ortaya-cikti-15554h.htm)
Pilot ile kule arasındaki o konuşmalar şöyle:
Pilot: Turkish 8456
Kontrolör: Havayolları 8456 iyi günler hocam dinliyorum sizi
Pilot: Yaklaşma talep ediyoruz
Kontrolör: Anlaşıldı. Atatürk için yaklaşma talep ediyorsunuz, mutabık mıyız?
Pilot: Yaklaşma ve iniş talep ediyoruz
Kontrolör: Anlaşıldı. Ankara'dan son durumlar iletildi mi acaba, kulenin ve apron içindeki sivil insanlarla ilgili durum iletildi mi size?
Pilot: Mutabıkız efendim. İniş bölümünde kuleyle temas kurabilecek miyiz Yoksa size mi kalacağız?
Kontrolör: Anlaşıldı, kuleyle temasta bir sıkıntı yok. Piste inişinizle ilgili bir problem olmadığı söylenildi. Sadece aprondaki güvenliğe yani emin olamıyorlar. Hala insan göründüğü için ve kulenin durumu şu an baya bir karışık. İçeride hem sivil hem asker hem polis olduğu için.
Pilot: Anlaşıldı efendim. Pistle ilgili bir durum olursa ikaz ederseniz memnun olurum.
Kontrolör: Tekrar ediyorum 0-5'e inerseniz Yankee, 3-5'e inerseniz Victor olacak.”
2. DOLAP da burada dönüyor. Çünkü pilotun "Turkish 8456" demesi mümkün değildir. Yok, ben inanmıyorum derseniz, "İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI-31.08.2016 (http://www.ataturkairport.com/tr-TR/Ucus_Bilgileri/Pages/Anasayfa.aspx)" tablosuna bakınız derim. Bu tabloda 31.08.2016 tarihine ait uçuş bilgileri vardır ve Uçuş No'ların hepsi 2 karakter kodlamadan sonra 4 basamaklı uçuş numarası mevcuttur. Örneğin, ilk satırda DALAMAN'a yapılacak uçuş no, TK 2571'dir. Bu durumda pilotun "Turkish 8456" demesi mümkün değildir. Çünkü pilot darbecileri atlatabilmek için kuleye yurtdışından gelmiş gibi gösteriyor ama bu durumda da "Turkish Airlines (TA) 8456" demesi gerekiyordu. Aksi takdirde, AIM-120 AMRAAM ve M61 Vulcan ile donatılmış F-16'larla havada tur atan darbeciler bunu derhal anlarlar ve gereğini yaparlardı (ki askeri eğitimleri bunu gerektiriyordu).
Bir başka haberde ("ERDOĞAN’IN UÇAĞIYLA KULE ARASINDA YENİ SES KAYDI (http://www.apron24.com/erdoganin-ucagiyla-kule-arsinda-yeni-ses-kaydi/)"), uçağın sefer sayısının "TK 8456" ve adının "TC-ATA" olarak geçtiği ve de kuleyle uçak arasında şu konuşmanın geçtiği bildirilir:
Yerde bulunan Gulfstream tipi ATA adlı uçak, Atatürk Havalimanı Kule’si ile iletişim sağlandığı frekans üzerinden bağlantıya geçti. Uçaktan, kadın kontrolöre, “Kolay gelsin ATA uçağından konuşuyoruz da durum ne zaman açılacak uçak içinde beklemedeyiz de” diye sordu.
Kadın kontrolör ise, “Şu an tamamen kontrolsüz bir durum var. Bekliyoruz bizde herhangi bir gelişme olması durumunda arayacağız ama çok uzun süreceğe benziyor” cevabını verdi.
Burada gördüğünüz gibi, yukarıdaki kule kaydından farklı olarak uçağın adının "TC-ATA" olarak bildirildiği geçiyor. Oysa bu mümkün değildir. Çünkü uçağın kuyruk kısmında "TC-ANA" geçiyor.
Evet, öyle görünüyor ki, yukarıda açıkladığım dönen dolaplara göre yeni bir 9/11 olayıyla karşı karşıyayız!