PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : TC-ANA uçağının etrafında dönen dolaplar!


upuaut
31-08-2016, 03:00
Bilindiği üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Dalaman'dan Atatürk Havaalanına taşıyan TC-ANA tescilli uçağın darbecilere karşı güvenli uçuşu ve inişi için bir dizi güvenlik önlemi alınmış idi.

http://cdn.haberiyakala.com/assets/uploads/images/content/2016/08/10/cropped_content_erdoganin-ucai-pistte-isaklar-sonuk-motor-kapali-sekilde-bekledi_22DTiay1i41JWfe.jpg (http://www.haberiyakala.com/2016-08-10-erdogan-in-ucagi-pistte-isaklar-sonuk-motor-kapali-sekilde-bekledi-h256894.haber)
TC-ANA adı uçağın kuyruk kısmında yazılıdır.

İşte bu güvenlik önlemleri nedeniyle 15 Temmuz FETÖ darbesinin başarıya ulaşması önlendi.

Şimdi TC-ANA uçağının etrafında dönen dolaplara bir bakalım.

1. DOLAP: Haberlere göre, TC-ANA ile Bandırma üzerinde karşılaşan darbeci pilotun tam füze kilitlemek üzere iken yakıtının bittiğini fark etmesi üzerine dönmek zorunda kalması ile yaşanan mucize ortaya çıkmıştı. Ancak pilot görevinden vazgeçmedi. Yakıtını doldurduktan sonra Atatürk Havalimanı üzerinde uçarak ATA'yı aradı. ATA uçağı ile Atatürk Havalimanı'na inen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süre uçakta bekledi. Bu sırada pist karartılmıştı. Uçak beklerken de motor kapattı, ışıkları kararttı. F-16 bir süre meydan üstünde ATA uçağını aradı ancak ısıya duyarlı füzeler uçağı bulamadı, ayırt edemedi. Pist karanlık olunca, F-16, hedef göremedi ve üzerindeki diğer silahları da kullanamadı.

Değerlendirme: Bir kere o uçağın adı TC-ATA değil TC-ANA'dır. Çünkü Turgut Özal döneminde 1988'de satın alınan GulfStream Aerospace IV tipi 2 adet uçak satın alındı ve bunlara TC-ANA (daha sonra TC-ATA) ve TC-GAP (GAP: Güneydoğu Anadolu Projesi) adı verildi. Bu uçaklardan 1043 seri numarasıyla üretilen ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne teslim edildiğinden beri aynı tescili kullanılan TC-ATA adı 14 Nisan 2016'da silinerek yerine TC-GVA (http://olmazboylesey.com/haber-214/basbakanlik-ucagindan-ata-silindi.html) yazıldı.

Araştırın göreceksiniz; yukarıdaki resimdeki Airbus A319 uçağının tescilinin hep aynı kaldığını yani "TC-ANA (http://www.kokpit.aero/turkiye-vip-ucaklari-helikopterleri)" olarak kalmış olduğunu görürsünüz. 2000 model olan bu uçak İtalyan Hava Kuvvetleri envanterinde beş yıl boyunca dönemin Başbakanı Berlusconi tarafından kullanıldı ve Türkiye 2005’te satın aldı. Özetle, bu uçak hep TC-ANA tescilinde kaldı ve TC-ATA tescilli uçak Turgut Özal'dan kalan 28 yıllık emekliye ayrılmış uçak idi. Buna göre TC-ATA adı boşa çıkmış oluyordu ama bu isim darbe gününe kadar hiçbir uçağa verilmemişti. Darbe günü bu ismin Cumhurbaşkanı'nın uçağına verilmiş olması, tam bir aldatmacadan ibarettir. Çünkü darbe gününden önce bu uçağın TC-ATA adını aldığına dair hiçbir delil yoktur. Zaten yukarıdaki resimde uçağın kuyruk kısmındaki TC-ANA adı bunu doğruluyor.

Yok, ben inanmıyorum diyene videosunu da vereyim:

http://www.youtube.com/watch?v=yAPWfp19vy0

Özetle, bir uçağın üzerindeki isimden farklı bir isimle anılması Havacılık kurallarına göre mümkün değildir!

Bu konuda diğer gelişmeler şöyle olmuş:

FÜZE GÖREMEDİ

Edinilen bilgiye göre, o gece İstanbul semalarında uçarak taciz eden F-16'nın üzerinde sadece havadan havaya füze ve ağır makinalı silah bulunuyordu. Uçakta yüklü olan AIM-120 AMRAAM füzesi, kendi önlemesini yapan aktif radar izlemesiyle hedefi izleyip yok eden bir sistem. 72 km üzerinde bir menzile sahip olan füze, hedefi ısısından takip ediyor ve kilitleniyor. Füze havadan karaya da atılabilirdi ancak kilitlenebileceği ısı kesildiği için ve hedefi göremediği için amacına ulaşamadı.

DAKİKADA 6 BİN MERMİ

Erdoğan'ın uçağını taciz eden F-16, aynı zamanda, M61 Vulcan ağır silah yüklüydü. 6 namlusuyla dakikada 6 binden fazla mermi ateşleyebilir ve yakın mesafeli havadan havaya görevlerde ve hava muharebesinde oldukça etkili oluşu özellikleriyle öne çıkan bu silah yükünü de kullanamadı. Pist karartıldığı için hedefi göremeyen darbeci pilot, suikast görevini tamamlayamadı.

Bir son gelişme kule ile TC-ANA uçağı arasındaki şu kayıttır:

Erdoğan'ın Uçağının Yeni Telsiz Görüşmesi Ortaya Çıktı (http://www.habersitesi.com/erdoganin-ucaginin-yeni-telsiz-gorusmesi-ortaya-cikti-15554h.htm)

Pilot ile kule arasındaki o konuşmalar şöyle:

Pilot: Turkish 8456
Kontrolör: Havayolları 8456 iyi günler hocam dinliyorum sizi
Pilot: Yaklaşma talep ediyoruz
Kontrolör: Anlaşıldı. Atatürk için yaklaşma talep ediyorsunuz, mutabık mıyız?
Pilot: Yaklaşma ve iniş talep ediyoruz
Kontrolör: Anlaşıldı. Ankara'dan son durumlar iletildi mi acaba, kulenin ve apron içindeki sivil insanlarla ilgili durum iletildi mi size?
Pilot: Mutabıkız efendim. İniş bölümünde kuleyle temas kurabilecek miyiz Yoksa size mi kalacağız?
Kontrolör: Anlaşıldı, kuleyle temasta bir sıkıntı yok. Piste inişinizle ilgili bir problem olmadığı söylenildi. Sadece aprondaki güvenliğe yani emin olamıyorlar. Hala insan göründüğü için ve kulenin durumu şu an baya bir karışık. İçeride hem sivil hem asker hem polis olduğu için.
Pilot: Anlaşıldı efendim. Pistle ilgili bir durum olursa ikaz ederseniz memnun olurum.
Kontrolör: Tekrar ediyorum 0-5'e inerseniz Yankee, 3-5'e inerseniz Victor olacak.”

2. DOLAP da burada dönüyor. Çünkü pilotun "Turkish 8456" demesi mümkün değildir. Yok, ben inanmıyorum derseniz, "İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI-31.08.2016 (http://www.ataturkairport.com/tr-TR/Ucus_Bilgileri/Pages/Anasayfa.aspx)" tablosuna bakınız derim. Bu tabloda 31.08.2016 tarihine ait uçuş bilgileri vardır ve Uçuş No'ların hepsi 2 karakter kodlamadan sonra 4 basamaklı uçuş numarası mevcuttur. Örneğin, ilk satırda DALAMAN'a yapılacak uçuş no, TK 2571'dir. Bu durumda pilotun "Turkish 8456" demesi mümkün değildir. Çünkü pilot darbecileri atlatabilmek için kuleye yurtdışından gelmiş gibi gösteriyor ama bu durumda da "Turkish Airlines (TA) 8456" demesi gerekiyordu. Aksi takdirde, AIM-120 AMRAAM ve M61 Vulcan ile donatılmış F-16'larla havada tur atan darbeciler bunu derhal anlarlar ve gereğini yaparlardı (ki askeri eğitimleri bunu gerektiriyordu).

Bir başka haberde ("ERDOĞAN’IN UÇAĞIYLA KULE ARASINDA YENİ SES KAYDI (http://www.apron24.com/erdoganin-ucagiyla-kule-arsinda-yeni-ses-kaydi/)"), uçağın sefer sayısının "TK 8456" ve adının "TC-ATA" olarak geçtiği ve de kuleyle uçak arasında şu konuşmanın geçtiği bildirilir:

Yerde bulunan Gulfstream tipi ATA adlı uçak, Atatürk Havalimanı Kule’si ile iletişim sağlandığı frekans üzerinden bağlantıya geçti. Uçaktan, kadın kontrolöre, “Kolay gelsin ATA uçağından konuşuyoruz da durum ne zaman açılacak uçak içinde beklemedeyiz de” diye sordu.

Kadın kontrolör ise, “Şu an tamamen kontrolsüz bir durum var. Bekliyoruz bizde herhangi bir gelişme olması durumunda arayacağız ama çok uzun süreceğe benziyor” cevabını verdi.

Burada gördüğünüz gibi, yukarıdaki kule kaydından farklı olarak uçağın adının "TC-ATA" olarak bildirildiği geçiyor. Oysa bu mümkün değildir. Çünkü uçağın kuyruk kısmında "TC-ANA" geçiyor.

Evet, öyle görünüyor ki, yukarıda açıkladığım dönen dolaplara göre yeni bir 9/11 olayıyla karşı karşıyayız!

upuaut
31-08-2016, 06:20
Arkadaşlar, bir önceki mesajımda dönen dolaplardan bahsederken "Erdoğan'ın Uçağının Yeni Telsiz Görüşmesi Ortaya Çıktı" başlıklı kayıdın girişindeki "Pilot: Turkish 8456" konuşması doğruymuş.

Bu konuşmanın doğru olduğunu şuradan görebilirsiniz:

http://www.youtube.com/watch?v=Pgr6SEryV1k

Bu kayıtta Kule ile 2 uçağın pilotları (ki İngilizce konuşmalarda Moğolistan'dan bahsediliyor) arasında konuşmalar geçiyor.

İsterseniz, bu konuşmaları yazılı olarak da şuradan izleyebilirsiniz:

http://www.youtube.com/watch?v=YhI-bwED8ng

Kule ile TC-ANA adlı uçak arasındaki giriş şöyledir:

Pilot: Turkish 8456
Kule: Havayolları 8456, iyi günler!

Yani Kule bu uçağı "THY 8456" sefer sayılı olarak görüyor. Ama pilota göre bu, "TK 8456"dır.

Çok ilginçtir; 1:30'da Kule şu soruyu soruyor:

Kule: Anlaşıldı. ANKARA'dan son durumlar iletildi mi acaba?..."

ve arkasından şu bilginin teyit edilmesini istiyor:

Kule: Kulenin ve apronun içindeki sivil insanlarla ilgili durum... İletildi mi size?

Bu ne biliyor musunuz; TC-ANA uçağı ANKARA'dan hareket etmiş ve oradan size ATATÜRK Havalimanıyla ilgili herhangi bir bilgi verilip verilmediği soruluyor, yaaa...

Peki o zaman, Pilot, "TK 8456" demesi gerekirken neden "Turkish 8456" dedi? Çünkü bu durumda uçağın yurtdışından geldiği ya da darbecileri atlatmak için öyle bir izlenim verildiği sonucu çıkmaz mı? Bu bir!

İkincisi, bir önceki mesajımdaki haberlerden görüldüğü üzere TC-ANA uçağının DALAMAN-İSTANBUL uçuş rotasında darbeci F-16'ları atlatmak için türlü türlü alicengiz oyunlarına girdiğini biliyoruz.

İnanmazsanız şuna bir bakınız:

1. DOLAP: Haberlere göre, TC-ANA ile Bandırma üzerinde karşılaşan darbeci pilotun tam füze kilitlemek üzere iken yakıtının bittiğini fark etmesi üzerine dönmek zorunda kalması ile yaşanan mucize ortaya çıkmıştı. Ancak pilot görevinden vazgeçmedi. Yakıtını doldurduktan sonra Atatürk Havalimanı üzerinde uçarak ATA'yı aradı. ATA uçağı ile Atatürk Havalimanı'na inen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süre uçakta bekledi. Bu sırada pist karartılmıştı. Uçak beklerken de motor kapattı, ışıkları kararttı. F-16 bir süre meydan üstünde ATA uçağını aradı ancak ısıya duyarlı füzeler uçağı bulamadı, ayırt edemedi. Pist karanlık olunca, F-16, hedef göremedi ve üzerindeki diğer silahları da kullanamadı.

Bakalım öyle mi?

Şu videoda TC-ATA uçağının İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI'na inerken havaalanı üzerinde bir F-16'nın devamlı turladığı görülmektedir (Not: F-16 görüntülerde çok hızlı beyaz parlamalar şeklinde görülüyor):

http://www.youtube.com/watch?v=YNATN07ZAhU

Piste inişi sırasında ve pistte hareket halindeki TC-ANA uçağı ve o sırada havaalanının üzerinde turlayan bir F-16 ve ısıya duyarlı AIM-120 AMRAAM füzesiyle farkedemiyor. Gerçekten de çok ilginç!

İşin kötüsü, bu F-16 daha sonra havaalanına bir bomba atıyor ama oradaki milletin üzerine atmıyor; korkutmak için atıyor ve oradakiler de panik halinde tekbir getiriyorlar!

Bir ilginçlik de şurada: Havaalanın 500 metre uzağında helikopterle darbeci sevkiyatı yapan (ki birinde VODAFONE ARENA'ya inmişti) ilk ve tek kadın pilotumuz, medar-ı iftarımız Kerime Kumaş da havaalanındaki bu durumu farketmiyor.

Özetle, öyle görünüyor ki bu iş 9/11'e fazlasıyla benziyor ve şu sonucu çıkartıyor:

http://www.youtube.com/watch?v=e1T--ZLyzsA

Peki Fethullah Gülen, neden bu işi Hollywood filmine benzetti?

İşte şunun için:

http://www.youtube.com/watch?v=7LEfGo0uN-o

2 saat öncesinde yapılan bu açıklamalara göre "İstanbul'a geliyorum!" diye davulla zurnuyla bağıra-çağıra ilan ediliyor ve fakat, şu mucize gerçekleşiyor:

Ancak pilot görevinden vazgeçmedi. Yakıtını doldurduktan sonra Atatürk Havalimanı üzerinde uçarak ATA'yı aradı. ATA uçağı ile Atatürk Havalimanı'na inen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süre uçakta bekledi. Bu sırada pist karartılmıştı. Uçak beklerken de motor kapattı, ışıkları kararttı. F-16 bir süre meydan üstünde ATA uçağını aradı ancak ısıya duyarlı füzeler uçağı bulamadı, ayırt edemedi. Pist karanlık olunca, F-16, hedef göremedi ve üzerindeki diğer silahları da kullanamadı.

Bu, bir Hollywood filmi değil de ne peki?

upuaut
12-09-2016, 03:30
Olay şöyle oluyor: FlightRadar24.com (https://www.flightradar24.com/36.99,24.91/6) sitesi adından da anlaşılacağı gibi internette kullanıcılara 24 saat açıktır. İsteyen, linke tıkladığınızda açılan sayfanın (ki bu sayfa ülkemizin batısındaki tüm uçuşları gösteriyor) sağ üst köşesinden Google Mail ya da Facebook ile kayıt olabiliyor ve tüm uçuşları 24 saat canlı izleyebiliyor. Fakat üye olmayanlar bazı erişimleri açamıyor, dolayısıyla göremiyor.

Çok ilginçtir; David Cenciotti (https://twitter.com/cencio4/status/754095381420642304/photo/1) adlı kullanıcı, 15 Temmuz 2016 gecesi tam da linkini yukarıda verdiğim sayfaya bakarken Paşalimanı adası üzerinde uçan bir uçağın Hodul üzerinde 2 kez daire çizmiş (http://i.imgur.com/MECFVZF.png) olduğunu farkeder ve twetterdan şu mesajı paylaşır:

http://pbs.twimg.com/media/CncVnYEWEAAhgzb.jpg:large (http://www.independent.co.uk/news/world/europe/president-erdogans-jet-disguised-itself-as-civilian-aircraft-to-vanish-from-turkey-rebel-jets-radar-a7148051.html)
This is probably Erdogan's plane: Turkish Government GIV TC-ATA circling now @avischarf

Bunun bir komplo teorisi olduğunu söyleyenler de var (Bkz. "Reddit Conspiracy" (https://www.reddit.com/r/conspiracy/comments/4t6i8a/yesterday_reddit_watched_live_on_flightradar24_as/)) ama 2 Hükümetin resmi açıklamalarına göre bu kayıt doğrulanmıştır (Bkz. "Coupist F-16s had radar-lock on Erdogan's business jet (http://alert5.com/2016/07/18/coupist-f-16s-had-radar-lock-on-erdogans-business-jet/)").

Peki bu kayıt sağlam mı?

Öyle görünüyor. Çünkü David Cenciotti'nin aldığı kayıdın detayını şuradan (http://alert5.com/wp-content/uploads/2016/07/TK8456.jpg) açık bir şekilde görebilirsiniz (Bkz. "Coupist F-16s had radar-lock on Erdogan's business jet (http://air.dfns.net/2016/07/18/coupist-f-16s-had-radar-lock-on-erdogans-business-jet/)"). Bu resimde sol taraftaki uçuş bilgilerine bakacak olursak; "FLIGHT STATUS" bölümünde uçağın 01:43'te DALAMAN'dan kalktığı ve İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI'na tahmini varış süresinin 03:20 olduğunu ve uçağın aldığı yol hakkında "NM" birimi yazar. Örneğin, uçağın aldığı toplam yol için 256 NM (http://www.theunitconverter.com/nautical-miles-to-kilometers-conversion/256-nautical-miles-to-kilometers.html) (474.112 KM) yazar.

TC-ATA (!)

İkinci olarak, "AIRCRAFT DETAILS" bölümüne baktığımızda yanlış bilgilerin geçtiğini görürüz. Çünkü bu bölümde şu bilgiler verilir:

REGISTRATION: TC-ATA
MODE-S CODE: 4B8681
SERIAL NUMBER (MSN): 1043
AGE:-

Oysa ilk mesajımda bu uçağın Başbakanlığa devredilmiş ve Başbakanlığın da 14 Nisan 2016'da (yani 3 ay önce) "TC-ATA" ismini kaldırmış olduğu bilgisi geçiyor ve 14.04.2016-15.07.2016 arasında bu isim tescilinin hiçbir uçakta kullanılmamış olduğunu; çünkü buna ilişkin hiçbir delilin mevcut olmadığını belirtmiştim.

Ve fakat, ilk mesajımdaki bu uçakla ilgili basın ve medyada çıkan haberlerde Flight Radar 24'ün verdiği bu kayıt bilgileri kullanılmıştır. Gerçekten de çok ilginç. Çünkü Flight Radar 24, bu uçağa "TC-ATA" derken 14 Nisan 2016'da Başbakanlık tarafından bu ismin kaldırılmış olduğundan habersiz idi, dolayısıyla bu uçağın kaydının hala eskisi gibi olduğunu zannediyordu. Ama yanılıyorlardı! Çünkü bu uçağın gerçek kaydı, bir başka araştırmacı Avi Scharf'ın, 15 Temmuz 2016'da Planefinder.net sitesinde yakaladığı "Fleeing? Turkish Gov A319 TC-ANA airborne IStanbul (https://twitter.com/avischarf)" twetter mesajındaki görüntüdeki gibidir!

İnanmazsanız, o twetteki,

https://pbs.twimg.com/media/Cnbta1cWcAAiD2G.jpg:large (https://twitter.com/avischarf/status/754051128434757632)
TRK 21, TC-ANA, A319, 3150 Feet (960.12 M). İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI'ndan ANKARA'ya doğru gidiyor!

resminin sol üst köşesindeki uçak ile ilk mesajımdaki uçağı karşılaştırınız. Her iki uçak da aynı değil mi? Kaldı ki ilk mesajımdaki uçağın kuyruk kısmında "TC-ANA" adı kabak gibi görülüyor.

TC-ATA'nın Tarihçesi

http://media.gettyimages.com/photos/ankara-turkey-01-03-1991-turgut-ozal-turkish-prime-minister-in-his-picture-id475783734
Turgut Özal, TC-ATA uçağının içinde!

Gerçi ilk mesajımda buna kısaca değinmiştim ama yine bir özet geçmekte yarar görüyorum.

Turgut Özal döneminde 1988'de GulfStream Aerospace IV tipinde 2 adet uçak satın alındı ve bunlara TC-ANA (ANA: ANAVATAN'ın kısaltılmışı) ve TC-GAP (GAP: Güneydoğu Anadolu Projesi) isimleri verildi. Turgut Özal TC-ANA uçağını genellikle Başbakanlık uçağı olarak kullandı ve seçim otobüsünde olduğu gibi üzerinde koskocaman "TÜRKİYE CUMHURİYETİ" yazıyordu (şimdi ise kısaltılmışı olan TC yazıyor). Bu uçakta birçok gazetecinin anısı vardır. Çok ilginçtir; Turgut Özal, ölümüne yakın bu uçağın adını "TC-ATA" olarak değiştirdi (ATA: ATATÜRK adının kısaltılmış şeklidir).

Daha sonra bu uçağın küçük olması nedeniyle okyanusaşırı gibi uzun mesafelerde yetersiz kalması üzerine Berlusconi'nin 2000 model İtalyan Hava Kuvvetleri envanterinde kayıtlı uçağı 2005'te satın alındı ve eski uçak TC-ATA adında kalırken bu yeni uçağa da Turgut Özal'ın ilk uçağındaki gibi TC-ANA adı verildi (Bkz. İlk mesajımdaki resme). 28 yılın sonunda TC-ATA uçağı emekliye ayrılırken Başbakanlık tarafından 14 Nisan 2016'da ismi silinerek onun yerine TC-GVA adı verildi ve böylece TC-ATA ismi boşa çıkmış oldu!

Ve fakat, aradan 3 ay geçtikten sonra (15 Temmuz 2016) Flight Radar 24 tarafından TC-ATA uçağı tekrar semalarda görüntülendi. Ama onlar THY'nin envanterinde böyle bir uçak olmadığını bilmiyorlardı; sadece eski THY envanterine göre hareket ediyorlardı!

Ha, TC-ATA uçağına ne mi oldu?

İşte şöyle oldu:

https://c1.staticflickr.com/3/2544/4079501754_7e2e9015ac.jpg

Bu kesinlikle böyledir. Örneğin "TC-ATA ile bir uçuşun hikayesi" (http://www.kokpit.aero/tc-ata-ile-bir-ucusun-hikayesi) anlatılır ama bu uçak TC-ANA uçağıdır. İsterseniz, haberdeki resimlere şöyle bir göz atın, ne yazıyor resim yazılarında? Yani ATA adıyla resmen dalga geçilmiş!

En taze haber ise şudur: "Gülenizm, Kemalizm'in çocuğudur! - YUSUF KAPLAN (http://www.yenisafak.com/yazarlar/yusufkaplan/gulenizm-kemalizmin-cocugudur-2031749)"

Şunu da verelim ki Recep İvedik'in pozunun anlamı ortaya çıksın: "Bugünkü CHP'nin Atatürk ile bir ilgisi yok! (http://odatv.com/bugunku-chpnin-ataturk-ile-bir-ilgisi-yok-1109161200.html)"

Özetle, TC-ATA adına ilişkin durum şundan ibarettir: "Hadi oğlum Hüsnü, Allah rahmet eylesin!", "KABADAYI", Şevket Altuğ.

upuaut
12-09-2016, 21:51
Arkadaşlar, 15 Temmuz 2016'da İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI'na inen Cumhurbaşkanının uçağının TC-ATA olduğu iddia edilmiş ama 3 mesajdır bunun doğru olmadığını görmüştük.

Şimdi, ilk mesajımdaki aşağıdaki alıntıdaki parantez içindeki kırmızı renkli ve 4 puntoluk yere dikkat etmenizi rica ediyorum:

Değerlendirme: Bir kere o uçağın adı TC-ATA değil TC-ANA'dır. Çünkü Turgut Özal döneminde 1988'de satın alınan GulfStream Aerospace IV tipi 2 adet uçak satın alındı ve bunlara TC-ANA (daha sonra TC-ATA) ve TC-GAP (GAP: Güneydoğu Anadolu Projesi) adı verildi. Bu uçaklardan 1043 seri numarasıyla üretilen ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne teslim edildiğinden beri aynı tescili kullanılan TC-ATA adı 14 Nisan 2016'da silinerek yerine TC-GVA (http://olmazboylesey.com/haber-214/basbakanlik-ucagindan-ata-silindi.html) yazıldı.

Araştırın göreceksiniz; yukarıdaki resimdeki Airbus A319 uçağının tescilinin hep aynı kaldığını yani "TC-ANA (http://www.kokpit.aero/turkiye-vip-ucaklari-helikopterleri)" olarak kalmış olduğunu görürsünüz. 2000 model olan bu uçak İtalyan Hava Kuvvetleri envanterinde beş yıl boyunca dönemin Başbakanı Berlusconi tarafından kullanıldı ve Türkiye 2005'te satın aldı. Özetle, bu uçak hep TC-ANA tescilinde kaldı ve TC-ATA tescilli uçak Turgut Özal'dan kalan 28 yıllık emekliye ayrılmış uçak idi. Buna göre TC-ATA adı boşa çıkmış oluyordu ama bu isim darbe gününe kadar hiçbir uçağa verilmemişti. Darbe günü bu ismin Cumhurbaşkanı'nın uçağına verilmiş olması, tam bir aldatmacadan ibarettir. Çünkü darbe gününden önce bu uçağın TC-ATA adını aldığına dair hiçbir delil yoktur. Zaten yukarıdaki resimde uçağın kuyruk kısmındaki TC-ANA adı bunu doğruluyor.

Yaşar Topçu gibi sorarsam; ne demek daha sonra TC-ATA oldu? Hangi dönemde oldu bu isim değişikliği?

Bu konuda tek bildiğim, "ANA" ve "ATA" kısaltmalarının açılımları idi. Ama tüm basın ve medyadaki haberlerde yukarıdaki alıntıdaki parantez içindeki ifade hep karşımıza çıkar, detayı hakkında herhangi bir bilgi verilmez.

İnanmakta zorluk çekeceksiniz ama, ben ilk mesajımdan beri bu ifadenin neden böyle kestirilip atıldığını, varsa, ATA adının ne zaman verildiğini hep aradım ama bulamadım.

Sağolsun Milliyet Gazetesi Arşivi bu konuda bana yardımcı oldu ve oradan aldığım haberleri bilgisayarımda düzenledikten sonra size şu şekilde sunuyorum:

25.11.1991 tarihli Milliyet gazetesinin manşetinde şu haber verilmiş:

http://upuaut.t15.org/Pics/ATA_manset_(Milliyet_25.11.1991).jpg

Ve bu haberin detayı 13. sayfada şu şekilde verilmiştir:

http://upuaut.t15.org/Pics/ATA_sayfa13_(Milliyet_25.11.1991).jpg

Demirel Hükümeti'nin Ulaştırma Bakanı Yaşar Topçu şöyle diyor: "ANAP döneminde her şey tahrip edildi. Ne demek ANA? Ana kutsaldır ama, bu uçağa bu ismin konulması tamamiyle maksatlıdır. Birilerini hatırlatmak için. Buna son verildi"

Demek ki Turgut Özal döneminde TC-ANA uçağının adı ANAP ya da ANAVATAN'ın kısaltılmışı imiş (Bkz. Son mesajımdaki Turgut Özal'ın resminin altındaki açıklamalara) ve Yaşar Topçu da, "birilerini hatırlatmak için" dediği 25 Kasım 1991'de Başbakanlığa devredilen bu uçağın adının değiştirmeyi uygun görüp, ANAPlılar'ın "TC-ANA" ile yaptıkları kişileştirmeyi "TC-ATA" ile karşılık vermek istemiştir. Çünkü ona göre, ANAP döneminde her şey tahrip edilmişti ve her şey kişiselleştirilmiş idi. Manşette resmin altındaki "BİR ZAMANLAR ANA'YDI" başlığı işte bu duruma bir meydan okumadır.

Peki bu haberlerde açıkça zikredilmeyen "ATA" ne anlama geliyordu?

İşte şu anlama geliyor:

http://www.ajans32.com/images/news/26148.jpg (http://www.ajans32.com/demirelden-anlamli-mesaj-24596h.htm?interstitial=true)
Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi açılışında konuşan dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, konuşmasında halkın Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak Cumhuriyetin Kurucusu Büyük Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet ve minnetle anıyorum diyen Demirel, "Cumhuriyetimizin 91-nci yıldönümünde halkımızın Cumhuriyet Bayramını kutluyorum. Hepinizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun. Cumhuriyetin Kurucusu Büyük Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle minnetle şükranla anıyorum. Onu her gün ansak azdır. Her şeyi ona borçluyuz. Gazi Mustafa Kemal'i unuttuğumuz zaman her şeyi kaybederiz. O bizim her şeyimizdir. Şükran ve minnet borcumuz var bu borçları ödemeye devam edeceğiz."

ÖZÜR!

Bu arada, son mesajımda Turgut Özal'ın fotoğrafının altına yanlışlıkla "Turgut Özal, TC-ATA uçağının içinde!" notunu düşmüşüm. Bu, benim o tarihteki olaylara vakıf olamamamdan ve biraz da iyi niyetimin kurbanı olmamdan kaynaklandı. Çünkü Siyasal İslamcılar'dan böyle bir şey beklenemezdi!

upuaut
20-09-2016, 07:46
Şu haberde Milliyet, kendi kendisini yalanlıyor:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, darbe girişiminin yapıldığı geceyarısından sonra Dalaman'dan TC-ATA kuyruk tescilli VIP uçağı (http://www.milliyet.com.tr/-cumhurbaskani-erdogan-in-ucagini-v-gundem-2279265)na binerek saat 01:43'de İstanbul Atatürk Havalimanı'na hareket etti. Bir saate yakın Biga semalarında bekleme yapan Gulfstream 550 tipi uçağa, F-16'lar eşlik etti. Ancak Gulfstream tipi uçağın İstanbul Atatürk Havalimanı'na 03.18'de inmesinden sonra darbeci F-16'lar, Bandırma'dan kalkan F-16'lar tarafından kovalandı...

Eğer yukarıdaki alıntıdaki linke tıklarsanız, o haberde 2 dakikalık bir video görülecektir. Ve fakat, uçağın kuyruk kısmında "TC-ANA" yazıyor!!!

Galiba, en doğrusu şu olmalıdır: Sözcü'nün "Cumhurbaşkanı Erdoğan'€™ın uçağı havada isim değiştirdi (http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/cumhurbaskani-erdoganin-ucagi-havada-isim-degistirdi-1318580/)" haberindeki gibi uçağın tescili "TC-ANA"dan "TC-ATA"ya çevrilmiş olmalıdır. Ama ben bu yalanlar üzerine kurgulanan darbeden çok sıkıldım. Siz sıkılmadınız mı?

upuaut
20-09-2016, 23:53
Arkadaşlar, Hüseyin Vodinalı'nın az önce (20.09.2016 22:28) ODATV'de yayınlanan "Darbe girişiminde Erdoğan'ın uçağını Rus pilotlar mı korudu (http://odatv.com/darbe-girisiminde-erdoganin-ucagini-rus-pilotlar-mi-korudu-2009161200.html)" makalesi bulgumu doğrular niteliktedir.

Bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: Erdoğan'ın uçağı ile ilgili olaylar bu makalede anlatılanlara göre ya da daha derinlerde bir yerde gerçekleştiğine göre, o zaman uçağın gerçek tescili "TC-ANA" olmasına rağmen "TC-ATA" denilip, darbe tehlikesinin geçmesinin rahatlığıyla neden Atatürk ile ilgili eski uygulamaya geçildi?

İşin kötüsü, her iki taraf da Atatürkçüleri kendi saflarına çekmeye çalıştılar: Biri (Fetö) bunu TRT 1'deki Darbe Bildirisi'nde yaparken diğeri de buradaki bulgumda yapmaya çalışmıştır. Yani her ikisi de Atatürk ve onunla ilgili ne varsa her şeye düşmandır. Bu da, makalenin eksik kalan yönüdür!

upuaut
03-12-2016, 02:04
Komedi gibi bir durum. Olay şöyle olmuş:

DARBECİLER OTELE 03.20'DE GELDİ (http://odatv.com/erdoganin-darbe-gecesi-bindigi-ucagin-ayrintilari-ortaya-cikti-0212161200.html)

Darbe gişiminin ardından tutuklanıp, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilen Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in komutasındaki darbeci askerler ise ikisi Cougar biri Skorsky tipi 3 helikopterle İzmir'deki Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan saat 02.00 sıralarında Marmaris'e gitmek üzere havalandı. Darbeci askerler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ayrıldığı Marmaris'teki otelin bulunduğu bölgeye, saat 03.20 sıralarında geldi. Darbeci askerlerin otele geldiği dakikalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ise İstanbul'a ulaşmıştı.

Merak edenler, alıntıdaki linkten daha detaylı bilgilere ulaşabilirler. Fakat benim burada dikkat çekmek istediğim nokta başka.

NETFLIX'te şu anda gösterimde olan "Riphagen - The Untouchable (https://www.netflix.com)" filminin sonunda karakterlerin akıbetleri hakkında bilgiler verilirken Riphagen için şunlar geçer:

" Juan ve Evita Peron'un yakın dostu oldu.
-Onlara istihbarat servisi yapılandırmasında danışmanlık yaptı.
-Hollandalı yetkililer, 1988'de Riphagen için tutuklama kararını yayınladı, ama o zaten 1973'te, İsviçre'de bir özel kilinikte vefat etmişti!
-Ne eşini, ne de oğlunu bir daha görebildi."

Yani Riphagen'ın biyografisi (https://en.wikipedia.org/wiki/Dries_Riphagen)nden görüldüğü üzere, Riphagen kanserden Montrö'de 1973'te ölmüştür. İşte darbecilerin yaptıkları da buna benzemiş (ki bunun için buradaki ve yukarıdaki alıntıdaki kırmızı renkli ifadeleri karşılaştırmanız yeter ve artar bile!). Ama bizimkiler Hollandalılar gibi 15 yıl uyumamış; sadece, 2 saat uyumuşlar. Eeee, bu kadarı kadı kızında bile olur!

KRALİÇE ÇOK YAŞA!

Engse Hohol
17-06-2018, 15:00
|| (https://odatv.com/yakalandi-16061829.html) 15 Temmuz'un kurgu olduğunu iddia etmekten ispatlama evresine sıçrayan izzet aşkar adlı konyalı, sahte belge düzenlemekten gözaltına alındı.

|| (http://t24.com.tr/haber/gazeteci-ece-sevim-ozturkun-gozalti-suresi-uzatildi,651571) 8 Haziran'da gözaltına alınan Gazeteci Ece Sevim Öztürk'ün gözaltı süresi 7 gün daha uzatıldı.

upuaut
17-06-2018, 20:39
Arkadaş seçim nedeniyle göz göre göre yalan söylemekten çekinmiyor:

https://www.youtube.com/watch?v=rmxwW9tefiI

Buna göre ANA uçağına (#1) ATA der, başka bir şey de. Arkadaşın durumu Muaviye'den farksız!

Muaviye'nin kim olduğunu FETÖ Gülü'nün "Muaviye, Ali ve deve hikâyesi (https://www.sabah.com.tr/yazarlar/ilicak/2013/12/08/muaviye-ali-ve-deve-hikyesi)" yazısından öğrenebilirsiniz.