PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Spartacus Kitap Yazsın


Save The Day
04-09-2016, 00:32
Arkadaşlar spartacusun kitap yazması çok iyi olur diye düşünüyorum. Mesela konulara girip kendi düşüncelerini paylaşıyor. Çok kaliteli düşünceleri var. Mesela onun kitabını okumayı çok isterim işte. Bir kitap yazsa eminim forumdaki üyeler de okuyacaktır. İlla çok satılmasına gerek yokki onu okuyup ondan faydalananlar ve düşünenler olması yeterli değil midir? Spartacus kitap yazar mısın lütfen? Sevgili üyeler siz ne düşünüyorsunuz spartacus kitap yazsın mı yazmasın mı?

bilgivehis
04-09-2016, 00:39
Yazmasını çok isterim ama böyle daha yararlı olur bence.
Neden derseniz, kitap yazan ateistlerin ömrü bıçağın sırtındadır.
Forumda hiç olmazsa ondan çok şey öğreniyoruz:)

Save The Day
04-09-2016, 00:45
Yazmasını çok isterim ama böyle daha yararlı olur bence.
Neden derseniz, kitap yazan ateistlerin ömrü bıçağın sırtındadır.
Forumda hiç olmazsa ondan çok şey öğreniyoruz:)

Spartacus kitap yazarsa o kadar çok satmayabilir. Ben kendisinin ne denli kaliteli bir insan olduğunu kabul ediyorum ama ilk kitabı olduğu ve tanınmadığı için pek bir ilgi olmaz diye düşünüyorum. O yüzden göze batmayabilir. Sen ne düşünüyorsun dostum? Müthiş olmaz mı ama :)

xcan
04-09-2016, 01:16
Her saniyesini insanlığın daha mutlu olması,gelişmesi için ,hırsızarından,savaşlardan uzak yobazdan yobazlıktan uzak olması için harcayan bu arkadaşımız kitap yazsa ne kazanır bilemem ,ancak insanlık çok şey kazanır.
Kitabını ilk okuyanlardan olurum ,hatta Nihilistle birlikte yazmaları çok güzel olur.
Ancak bizler onlar için ne yaparız ?Onları koruyabilirmiyiz? şüpheliyim.
Çünki asalak kapitalistler ve efendisi emperyalistler ve onların köpecikleri ırkçı,şeriatçi faşistler ışığa düşmandır.

Save The Day
04-09-2016, 01:18
Her saniyesini insanlığın daha mutlu olması,gelişmiş hırsızarından,savaşlardan uzak yobazdan yobazlıktan uzak olması için harcayan bu arkadaşımız kitap yazsa ne kazanır bilemem ,ancak insanlık çok şey kazanır.
Kitabını ilk okuyanlardan olurum ,hatta Nihilistle birlikte yazmaları çok güzel olur.
Ancak bizler onlar için ne yaparız ?Onları koruyabilirmiyiz? şüpheliyim.
Çünki asalak kapitalistler ve efendisi emperyalistler ve onların köpecikleri ırkçı,şeriatçi faşistler ışığa düşmandır.

İyi de kitap yazmak ölüm tehlikesini de beraberinde mi getiriyor? Ne alakası var ki dostum? Mesela forumda istediği gibi yazıyor. Bundan ne farkı var ki?

xcan
04-09-2016, 01:21
Yakın tarihe bir göz at anlarsın.

Save The Day
04-09-2016, 01:22
Yakın tarihe bir göz at anlarsın.

Mesela Turan Dursun mu? İyi de spartacus bi kitap yazdı diye o kadar popüler olacak diye bir şey yokki. Yani her kitap yazan çok popüler mi oluyor? Çok popüler olmayıp göze batmaz ise ne sorun olabilir?

bilgivehis
04-09-2016, 01:43
Mesela Turan Dursun mu? İyi de spartacus bi kitap yazdı diye o kadar popüler olacak diye bir şey yokki. Yani her kitap yazan çok popüler mi oluyor? Çok popüler olmayıp göze batmaz ise ne sorun olabilir?

Sorun şu, konu korkma meselesi değil, korku olsa zaten kimse ateistim diyemez. Ancak işin içinde bulguru kaybetme yüzdesi yüksekken ve koşullar riski göze almayı çok gerektirmedikten sonra pirinç aramaya bence gerek yok.

Kaldı ki, popülerlikten bahsettiniz, popüler olduğunu düşünelim, xcan arkadaşımızın dediği gibi onu nasıl koruyacağız?

Ama şu yöntem işe yarar mı bilemiyorum, sahte bir imzayla pdf şeklinde yazılan kitabı bizler her ortamda paylaşırız...

spartacus
04-09-2016, 05:46
Save The day teşekkür ederim, ama kendimi abartılmış hissettim, oysa bir çoğunuza göre bakarsam, cahilim ve aslında tüm tartışmalarda yaptığımda doğaçlama gibi, anlık diri katılım...

Kitap yazmak, kim okuyor ki, hem kitaplar organik ilişki, muhataplık yönünden zayıf olduğu için diri değil çoğunlukla... canlılık daha bir esaslı gibi ve bu forumda hepimiz, birlikte kitap yazıyoruz zaten...

Birde ben başlık atma özürlüsüyüm, yani bir şey o an gerekmedikçe bende bir tepkime olmuyor ama kitap yazmak içinde durduk yere, gerekmeyen başlıkalr atamam... önceden kurgulayıp başlık açamıyorum, birde yapım gereği kimseye nasıl düşünmesi gerektiğini belirleyici hallerde olamıyorum(anlık tartışmada tartışırım o kadar), ve ancak bir soru, bir ilgili-alaklı gerekirlik durumu olursa, fikir sunabiliyorum. Kısaca kendi, kendime sorduğum soruları ve aradığım cevapları dizebilseydim Mars'a varırdı, hayli sıkıntılı... Belki zaten yaptığımızı yaparız, sorular olur, katılırız(bende dahil) ve daha sonra ilgili konuyu PDF formatıyla derli, toplu hale getiririz, ama öncesi diri ve yaşanmışlık olmalı.

Örneğin yazılım hobimdir, ama kod ezberlememişimdir, ezbere bildiğim fonksiyon sayısı bir elin parmağını geçmez, aksine ben bir program yapmak istediğimde, elimdeki dilin kapasitesini öğrenmişimdir, böylece neyi yapabilir, yetileri nelerdir, neyi, nerede nasıl yapmalıyı öğrendim böylece nerede ihtiyaç doğduysa, ne yapmam gerektiğini öğrenmekle çorabın söküğünü getirdim ve o anda ancak o anda kodlar ya da nasıl yaparımın, neye başvurmalıyım soruları aklıma gelir... Aksi taktirde ezber süreğen kendini tekrar eden veya çakılı bırakan çıkmazlara da götürür...

Çekirge ustasına sorar;

Çekirge - Usta ne zaman bilgin olurum?
Usta - şu nehiri görüyor musun, o nehrin suyunu tamamen içtiğinde.
Çekirge -usta o nehrin suyunu zaten içtim.
Usta cevap verir;
-O halde neden soruyorsun? (?!)

Suyun tümünü içen ne zaman bilgin olacağnı sormaz, bilgin olan ise kaynağı durmaksızın üreten bir nehrin tüm suyunu içemeyeceğini bilir, yani özü, su devamlı akacak, yenilenecek ve insan her yeni suyun-akarın cahili olacak, bunu bilecek ki, bilinçlenecek, serüven sürecek, bilinçli insan bildiğini değil bilmediklerinii bilen ve bildiği de istif olmamış, yani bilgisi diri, hayatın içinde durmaksızın çalkalanan ve raflara girmeyen insandır...

Yine çekirge ustasına sorar;
Çekirge - Usta şu nedir de, bu nedir de, o nasıldır da vb.
Usta - Çorbanı soğutma...

Yine birgün çekirge sorar
- Usta Tao nerede?
- Gördüğün gökyüzünde, bulutlarda, toprakta...
Çekirge: daha alt seviyede
Usta: Şu kum tanesinde, şu gördüğün karıncada....
Çekirge: Usta daha alt düzeyde nerede?
Usta: Bokunla sidiğinde...

Tao stabil, kalıtsal ve serüvene bir son veren duraklarda olmadı, bir şeyi yapmış olmak için yapmadı, canı istediyse ve canının istemesine zorlandıysa ve bu başkalarına zarar vermiyorsa yaptı, nerede ve ne zaman uykum gelirse uyurum dedi, akşam, sabah, pazar yeri önemli değildi, çünkü uykusu gelmişti o halde uyurdu, bir kitap yazma gereği hisseder miyim(kitap eğri, doğru, yanlış önemi yok), belki hisseden arkadaşlarımız vardır, yazarlarsa okuruz...

Khaos
04-09-2016, 15:45
Her saniyesini insanlığın daha mutlu olması,gelişmesi için ,hırsızarından,savaşlardan uzak yobazdan yobazlıktan uzak olması için harcayan bu arkadaşımız kitap yazsa ne kazanır bilemem ,ancak insanlık çok şey kazanır.
Kitabını ilk okuyanlardan olurum ,hatta Nihilistle birlikte yazmaları çok güzel olur.
Ancak bizler onlar için ne yaparız ?Onları koruyabilirmiyiz? şüpheliyim.
Çünki asalak kapitalistler ve efendisi emperyalistler ve onların köpecikleri ırkçı,şeriatçi faşistler ışığa düşmandır.

sevgili dostum xcan

spartakus ustanın adının yanına beni layık görmenden onur duydum.
ancak oraya benden çok yakışacak isimler var.
pyrrhon var.

aliyarasfal
04-09-2016, 15:57
Bende diyorumki burdaki güzel insanların çoğu üniversitelere öğretim görevlisi olarak atanmalı,eğer insanlığa ve bu ülkeye gerçekten yararlı bir şey yapmak isteyen birileri varsa ve olurda emperyalist kuşatmanın emrindeki din masallarından sıyrılarak düşünebilen bürokrasi içinde birileri varsa ahanda bu dediğimi ciddiye almalılar.

Ha kitap yazma konusunda eminim harika işler çıkartırlar, ancak kitleleri bu gün için uyarmaya yaramasada gelecek nesillere rehber olarak hatta geçmişin kanıtları olarak ışık tutacak kaynaklar olacaklarına eminim. Burda yazdıkları bile dostların zaten kitaplarca yer tutar ve aynı değerde , tabii iyi korunurlarsa bu veriler harika olur.

Ben buraya not düştüm, devletin cemaatler elinde kuşatılmışlığı adım adım felakete götürürken bu coğrafyayı, kurtuluş yine bir avuç ateistin elinden olacaktır gelecekte.


Şimdilik saygımla gittim...

Şüpheci Dinsiz
04-09-2016, 16:18
Sevgili Spartacus, Nihilist, Pyrrhon.

Bize ve felsefenin öneminden habersiz forum okuyucularına, özellikle genç okuyuculara felsefeyi anlatın, sevdirin, hayatımızın bir parçası yapın. Biz de cahilane katkılarda bulunalım, sorular soralım. Bu başlığı (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=38542) açmış sizleri davet etmiştim ama başlık öksüz kaldı. Bence toplumumuzun geleceği için çok önemlidir, bir varlık-yokluk konusudur. Biz de çocukların akılcı düşünebilme yeteneği kazanmaları için, toplumumuzun geleceğinin aydınlık olması için birer çivi çakalım.

Sevgiler

xcan
04-09-2016, 16:32
sevgili dostum xcan

spartakus ustanın adının yanına beni layık görmenden onur duydum.
ancak oraya benden çok yakışacak isimler var.
pyrrhon var.

GGeleceğin bilimsel,felsefi kitapları kollektif yazarlığın ürünü olacak,çünkü.Bilgi tek kişinin taşıyamıyacağı kadar birikiyor.
Şüphesiz çok değerli arkadaşlarımız var,var olduğunuda biliyorum , konu
felsefeyse aklıma ilk sizler geldiniz çünki bu konuda emekleriniz ortada.
Bana göre ikinizde felsefeyi derinleştirecek,kolay anlaşılır hale getirecek,ekleme ve eksiltme yapabilecek potansiyeliniz ve bu safaşımı sabırla ve hünerle sürdürecek güçlü yürekleriniz var.
Adını zikretmediğim arkadaşların affına sığınarak...

Save The Day
04-09-2016, 16:55
Save The day teşekkür ederim, ama kendimi abartılmış hissettim, oysa bir çoğunuza göre bakarsam, cahilim ve aslında tüm tartışmalarda yaptığımda doğaçlama gibi, anlık diri katılım...

Kitap yazmak, kim okuyor ki, hem kitaplar organik ilişki, muhataplık yönünden zayıf olduğu için diri değil çoğunlukla... canlılık daha bir esaslı gibi ve bu forumda hepimiz, birlikte kitap yazıyoruz zaten...

Birde ben başlık atma özürlüsüyüm, yani bir şey o an gerekmedikçe bende bir tepkime olmuyor ama kitap yazmak içinde durduk yere, gerekmeyen başlıkalr atamam... önceden kurgulayıp başlık açamıyorum, birde yapım gereği kimseye nasıl düşünmesi gerektiğini belirleyici hallerde olamıyorum(anlık tartışmada tartışırım o kadar), ve ancak bir soru, bir ilgili-alaklı gerekirlik durumu olursa, fikir sunabiliyorum. Kısaca kendi, kendime sorduğum soruları ve aradığım cevapları dizebilseydim Mars'a varırdı, hayli sıkıntılı... Belki zaten yaptığımızı yaparız, sorular olur, katılırız(bende dahil) ve daha sonra ilgili konuyu PDF formatıyla derli, toplu hale getiririz, ama öncesi diri ve yaşanmışlık olmalı.

Örneğin yazılım hobimdir, ama kod ezberlememişimdir, ezbere bildiğim fonksiyon sayısı bir elin parmağını geçmez, aksine ben bir program yapmak istediğimde, elimdeki dilin kapasitesini öğrenmişimdir, böylece neyi yapabilir, yetileri nelerdir, neyi, nerede nasıl yapmalıyı öğrendim böylece nerede ihtiyaç doğduysa, ne yapmam gerektiğini öğrenmekle çorabın söküğünü getirdim ve o anda ancak o anda kodlar ya da nasıl yaparımın, neye başvurmalıyım soruları aklıma gelir... Aksi taktirde ezber süreğen kendini tekrar eden veya çakılı bırakan çıkmazlara da götürür...

Çekirge ustasına sorar;

Çekirge - Usta ne zaman bilgin olurum?
Usta - şu nehiri görüyor musun, o nehrin suyunu tamamen içtiğinde.
Çekirge -usta o nehrin suyunu zaten içtim.
Usta cevap verir;
-O halde neden soruyorsun? (?!)

Suyun tümünü içen ne zaman bilgin olacağnı sormaz, bilgin olan ise kaynağı durmaksızın üreten bir nehrin tüm suyunu içemeyeceğini bilir, yani özü, su devamlı akacak, yenilenecek ve insan her yeni suyun-akarın cahili olacak, bunu bilecek ki, bilinçlenecek, serüven sürecek, bilinçli insan bildiğini değil bilmediklerinii bilen ve bildiği de istif olmamış, yani bilgisi diri, hayatın içinde durmaksızın çalkalanan ve raflara girmeyen insandır...

Yine çekirge ustasına sorar;
Çekirge - Usta şu nedir de, bu nedir de, o nasıldır da vb.
Usta - Çorbanı soğutma...

Yine birgün çekirge sorar
- Usta Tao nerede?
- Gördüğün gökyüzünde, bulutlarda, toprakta...
Çekirge: daha alt seviyede
Usta: Şu kum tanesinde, şu gördüğün karıncada....
Çekirge: Usta daha alt düzeyde nerede?
Usta: Bokunla sidiğinde...

Tao stabil, kalıtsal ve serüvene bir son veren duraklarda olmadı, bir şeyi yapmış olmak için yapmadı, canı istediyse ve canının istemesine zorlandıysa ve bu başkalarına zarar vermiyorsa yaptı, nerede ve ne zaman uykum gelirse uyurum dedi, akşam, sabah, pazar yeri önemli değildi, çünkü uykusu gelmişti o halde uyurdu, bir kitap yazma gereği hisseder miyim(kitap eğri, doğru, yanlış önemi yok), belki hisseden arkadaşlarımız vardır, yazarlarsa okuruz...

Anlıyorum seni spartacus. Sen tartışmalarda karşındakine anlık olarak bir şeyler yazıyorsun. Karşında muhattap olmadan kendi kendine yazamam diyorsun. Hep tartışmalara alışmışsın. Tartışmalar senin vazgeçilmezlerin. Ama şöyle de yapabilirsin. Bu forumdaki üyeler olarak argümanları dizeriz. Sen onlara karşı cevap yazarsın kitapta olmaz mı? Yani sana karşı olanı biz burada hazırlayalım. Atıyorum hassas ayar, pilot kalem vs gibi. Sen de onlara kitapta cevap yazarsın. Yani diri tutarsın. Tartışma kitabı hazırlarsın. Şu da olabilir Caner Taslaman'ın iddialarını yazalım onlara cevap ver kitapta. Yani iddiaları biz forum üyeleri olarak senin için hazırlayalım. Sen o argümanlara cevap ver ve kitapta tartış. Olmaz mı? İşte kitabın şu bölümünde başlık falan filan onlar o kadar önemli değil. Sen kitabı yazarsın sonra başlıkları forumdaki üyeler de belirleyebilir. Bu kadar endişelenme spartacus eminim çok güzel bir eser ortaya çıkacaktır. Sıkılmadan okurum ben. Mesela birsürü kitap ve yazar var ama onlar sarmıyor pek. Senin yazıların çok güzel. Sen yaz spartacus. Sen yazmayacaksın da kim yazacak yahu. Olmaz mı?

Khaos
04-09-2016, 17:13
Sevgili Spartacus, Nihilist, Pyrrhon.

Bize ve felsefenin öneminden habersiz forum okuyucularına, özellikle genç okuyuculara felsefeyi anlatın, sevdirin, hayatımızın bir parçası yapın. Biz de cahilane katkılarda bulunalım, sorular soralım. Bu başlığı (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=38542) açmış sizleri davet etmiştim ama başlık öksüz kaldı. Bence toplumumuzun geleceği için çok önemlidir, bir varlık-yokluk konusudur. Biz de çocukların akılcı düşünebilme yeteneği kazanmaları için, toplumumuzun geleceğinin aydınlık olması için birer çivi çakalım.

Sevgiler

sevgili şüpheci dinsiz

ben felsefe formasyonuna sahip birisi değilim.
bazen sessizce iç konuşmalar yapıyorum.
bazen de gelip burda kendimi sınıyorum.
benimki bir yürüyüş.

benim adımın spartakus'le pyrrhon'la anılması doğru değil.
haksızlık.
Brian vardı bir zamanlar.
felsefe bu tip formasyon sahibi insanlarca yapılmalı.

Yıldıztozu
04-09-2016, 17:27
Bu forumda az sayıda da olsa değerli insanlar var.

Bazıları Kuran uzmanı insanlar. Bunlar Kuran ve islam üzerine ansiklopedi bile yazabilirler.

Bazıları da felsefi görüşleriyle önplanda olan yazarlar. Bu alanda nihilist, spartacus, phyron, dialectics en başta tanıdıklarım.

Kitap yazmak zor değil. Gülben Ergen bile yazıyor. Felsefi bir kitap yazılacaksa yenilik içermeli. Yeni bir düşünce, yeni bir sentez içerebilir.

Kitap yazmak, düşünceden çok edebi bir iş. Yazar ne kadar çok bilgili ve fikirli olursa olsun, anlatmak istedikleri, kullanılan dil ile sınırlı kalacaktır.
Dil her zaman yetersizdir. Düşüncelerin birebir karşılığı olamaz. Hatta iki zihin arasında tam iletişim imkansızdır bence. Bir zihinden başka bir zihne aktarılacak bilgi, taşıma esnasında mutlaka değişime ve bozulmaya uğrar.

spartacus
04-09-2016, 19:53
Anlıyorum seni spartacus. Sen tartışmalarda karşındakine anlık olarak bir şeyler yazıyorsun. Karşında muhattap olmadan kendi kendine yazamam diyorsun. Hep tartışmalara alışmışsın. Tartışmalar senin vazgeçilmezlerin.
hayıri hayır, tartışma değil, dirilik, hayat... Felsefe bir yerde sorular-sorgular dünyasıdır zaten...
Ama şöyle de yapabilirsin. Bu forumdaki üyeler olarak argümanları dizeriz. Sen onlara karşı cevap yazarsın kitapta olmaz mı? Yani sana karşı olanı biz burada hazırlayalım.
Tamam böylece kolektif bir ürün çıkar, sadece benim cevabım değil, herkesin katıldığı ve cevapalrın kişilerin tartışması değil soruyu esas alıp ifadesi olduğu(buna uymayanlarında başlıktan elendiği)...
Atıyorum hassas ayar, pilot kalem vs gibi. Sen de onlara kitapta cevap yazarsın. Yani diri tutarsın.
Pilot kalem, hassas ayar, o insanları izlediğimde, ilk izlenimim insanın akıl-mantık sefilliğine(yoksunluk) nasıl da bu kadar kolay düştüğü olur. Misal pilot kalem...

Pilot kalem, öznel anlamıyla yaratım denebilsede(yani ne işe yaradığıyla), bir oluşumdur, bir yaratım değil, bir şeyleri alıp iradeyle işlemek...

Örneğin peri bacaları, bir oluşumdur...

Ama madde ne oluşumdur ne de olay... Madde süreç belirtmez, bir sürecin sonucu olarak oluşmaz, madde şahsındalık belirtmez, madde özele indirgenemez olan ham madde gibi, yani tüm oluşlar, ilişkiler ağının esası, temeltaşı, hal böyle olunca, sebep/sonuç ilişkiside maddeden sonra anlam kazanan, maddi ilişkiler ağına mahkum ve o ilişkiler eliyle açığa çıkan sürecin sonucu...

Aslında her sebep bir sonuçtur, her sonuç ise bir sebep, ve aslında her başlangıç bir bitiş, her bitiş bir başlangıçtır. Bu bağlamda süreci görürüz, aldığımız referanslar bir çark dişlsidir ve etrafında döner...

Başlangıcın, başlangıcı diye bir şeyde olmaz, bir şeyin başlangıç olması için aynı zamanda bitiş olması gerekir...
Neyse, pilot kalem üzerinden, neden sorunsalına vurulamayana neden payesi biçmek, ciddi bir mantık hatası değil mi? (benim boyum kaç kilo sorusu ve benim boyum 1,75 metre uzunluğunda sonucuna varmak gibi)

Bazıarıda farklı düşünür, pilot kalemi insan yaptıysa, bu illa insanı da tanrı yapmıştır anlamına gelmez gibi, çoğunlukla bu tür cevaplar verilir ama aslında felsefik açıdan bu cevap yetersizdir ve meselenin etrafında döner, zira sorunun kendisi -yani kurgu- geçersizdir ve sadık kalındığı sürece bir sonuca varılamaz...

Örneğin Hassas ayar, Amerikan Akıllı Tasarımcıların(hakkını vermeli ki, Big bang camiasında da vardırlar e neredeyse sözdebilimle kolkola bilime giden yolları örümcek ağı gibi yollarla sarmış böylece bir çok okur yanlış yola düşmüş durumda) o başlangıç mefhumlu mantık hatası, safsata böylece olması imkansız bir kısır döngüye dönüşen, yukarıda kalem örneğinde verdiğim tarz yaklaşımıyla ortaya çıkan imkanszlık tablosunu imkanlı hale getirmek için ne olursa Big bang olur deyip, denenmiş tüm olasılıkların bir türlü Big bang'i başlatmıyor(?!) olmasından mütevellit, olağanüstü biçimde şu, şöyle olursa Big bang olmuştur öznelliğinden dolayı gelir. Ve bu bakış açısı, sık, sık verdiğim yağmur örneği gibi, milyar damlayı görmeyip, içinden bir tanesini ayrıcalıklı kılıp, bir insana damlanın denk gelme olasılığının milyarda bir olduğu yargısına çıkması gibi...

Misal birde proteinin oluması örneği var, olasılık hesabı 1 ama sadece 1 adet protein şahsına indirgenir. Aynen milyar yağmur damlasının tekilleştirilmesi gibi, böylece elbette bulutu, deniz, okyanusları, buharı kapı dışarı eden insan, elinde bir kocaman boşluk ve ortasında bir damla ile kalır, bu halde bu damlanın oluşma olasılığı nedir? Onlarca sıfır atarlar vs, oysa olasılığı sıfırdır çünkü damla salt damla olarak saltıklaştırılmış ve yalıtılmıştır. Tüm diğer maddeler yoksayılmış, denizler, sular, güneş, bulut, maddenin gaz hali, ısı etkisi, yoğunlaşma şu ya da bu dışarıda tutulmuş vb...

Her çıkmazın bir çıkışı vardır, çünkü her giriş aynı zamanda çıkıştır. İnsanlığın bugüne kadar ürettiği paradoksların neredeyse tümü tamamen mantık hatasına dayanır...

Misal, Dünya madde miktarı eğer kilograma vurulsa, hiç bir zaman sabit, hassas bir değer çıkmayacak(anlık değişkendir), milyar tonlarla ifade edilebilir madde miktarından söz ederdik, milyar tonlar, ama öteki çıkmış 1 sadece 1 proteinin oluşması diye olasılık zırvalar... Ve şimdi bile dünya süreğen kütle kaybediyor, uzaya madde salıyor(hafif gazla) ve bu yılda 100.000 tonları bulmakta, girdi, çıktı esasıyla da 40-50.000 tonlarda seyrediyor, bu ifade dahi sorunludur zira kilogramın hesabı neye göredir-yine dünyanın kendisi, etkileyen faktörse dünyanın kütleçekimi-dünyayı kendi kütleçekimiyle tartmak ve bu koşulalrda dahi oturup değişmez, mutlak, hasas değerlerden söz ediliyor... Bu şartlarda dahi hala çıkıp hassas ayar-değerlerden söz ediliyor, süreğen değişen bir değer hassas olru mu, daim değişken bir saat hassas denebilir mi?(bazen 30 saniyede dakika atlayan bazen 60, bazen 90, oysa saat mekanik işleyen bir mantığa sahip iken evren, iç, içe katrilyonlarca parçanın gelişi-güzel ilişkisine sahnedir, yani dinamik-ayarlanamaz, kısaca bir saati kapaksız, yalıtımsız, doğada açık düşünmeli, 1 saatliğine dahi doğruyu göstermeyecek veya kısa sürede toz, rüzgar, nem, su buharı, diğer maddelerin çarkların arasına doluşu, elektro, mekanik kuvvetler..... saat namına bir düzeni değil bir kaosu temsil etmeyecek mi- hassas ayarmış, ayar filan yok, ayar ancak insanca yalıtılmış , kapalı düzeneklerde geçici olarak(geçici stabil, denge durumu, sistem de sistem-sizlik, sistemsizlikte sistem-lilik) geçerlidir ve kalibreside hesaba katılmayan değerlerde olduğu gibi tamamen işlev dışı kılan değerlerde de süreğen değişir ve düzenin sağlayanı düzensizlik, kalibrenin sağlayanı kalibresizdir, birisi olmadan diğeri olmaz, bu bağlamda çıkıp evren mükemmel demek zırvadır, çünkü sağlayanı mükemmel olmayışıdır. Bu tür röaltif kavramlar özneldir, açıya, konuma, neyeine göresiyle değişir ama özel sonuçalrdan, genel sonuçlar üretmek en basit safsatalardan, sefaletten birisidir ve çıkıp sefaletini övünerek afişe edenler, hallerini bilmeden birde sizinle diyalog kurduğunda sizle dalga geçip, kendileriyle dalga geçerler, siz de görürsünüz, bunu görür ve üzülürsünüz, zor iş, şoka girmiştir ve ayılması için bir tokat atarsınız bu seferde siz çok kaba, hakaret eden şusunuz, busunuz, o düzeyde körelmiştir)

Neyse bunları örnekledim çünkü gerçekten safsata, mantıksız, yeterince düşünülmemiş, safsata olma ihtimali 100% e yakın paradokslardan kaynaklı sorulara cevap vermek, hiçte kolay ve basit olmadığı gibi, zahmetlidirde, kısa olmaları imkansızdır(zira önce sorunun yanlışlığı ortaya konacak, sonra örneklerin yanlış değerlendirilmesi, sonra kıyasın yanlış yapılması vs....)

En bşataki pilot kalem akıl-oyununu düşünelim, madde bir olay değilse, süreç belirten zemine de sahip değilse, süreç maddelerin birbiriyle olan ilişkilerinde gözlemlediğimiz hep aynı kalamamak(stabil olamamak->dinamik) değişkenler namına hayat kazanıyorsa, madde'ye bir neden tayin edip sonrada ardına bir Zeus yerleştirmek nasıl bir mantığın ürünü? Ama mesele bu değil, mesele insanlara hatalı mantık, akıl yürütümleri yaptıklarını göstersenizde, bunu bilseler dahi sürdürmeye eyilli olmaları, esas sorun şartlanmalar(önyargılar) ve bunları yıkmak Einstein'ın da ifade ettiği gibi çok zor. Bu durum da da kişiler size yöneliyor, dalga geçiyor, smileyleri havada uçuşturuyor, yazılarınızı okumuyor, çarpıtıyor, hatta ikiyüzlülüğe başvuruyor, kendisine saygısını kaybediyor, ortamı geriyor, sonrada gerdiği ortamda, kendisine saygısını yitirdiği ortamda sizi hakaretvari dönmekle suçluyor vs, yani diyalog iyidir ama zordur, lakin diridir, hayat gibi çelişki doludur, aslan, ceylanı kovalar, ceylan ortların peşindedir ve bir çoğunun çok düzenli, sistemli, mikemmelll dediği evren, süreğen çatışma, düzensizlik(düzen ve düzensizlik bir madalyondur saltıklaşamazlar), sistemsizlik ve sözde akıllı tasarımda(ama mükemmel!!!) akılsızlıkla doludur.

Örneğin başka konuda şekerin suya düştüğünde erimesinden söz ettik, kişi çıkıp isze şunu soruyor;
Şeker eriyeceğini nereden biliyor? Oysa burada bilmek sorunu yoktur, maddenin en temel şekliyle ifade ettiğimiz, doğal halleri, plazma, katı, sıvı, gazdır ve b da aslında form-yapı esasıyla yansır ve bu hali-durumda ilişkisel ağın getirdiği stabil olmayan, ayarlanamaz(!) etkleşimin ortamına bağlıdır, ilişkisel ağ bir yönüyle düzensiz, diğer yönüyle de limitlinebilir alanların stabilitesi üzerinden de düzendir.

Misal günah işine bakalım aynı mantık hataları, Tanrı günah'ı cezalandırıyorsa, bu mükemmel olmayan defolu malını cezalandırıyor demektir, zira tanrının kadr-i mutlak olduğunu iddia eden masalcı, tanrının insanların iyi olmalarını istemesine rağmen, bu dileğin yerine gelmediği, kadir olmadığını görmek işine gelmez. Yani her şeyi mükemmel yaratmıştır der ama insanında mükemmel yaratılmamışlığını tersin geri böyle itiraf eder de, aklı başına gelmez hani her şey kusursuzdu? Yani bu tanrı mitolojisi masalında insan çoktan sınıfta kalmıştır, abartının dibine vuracağım diye, kuyruğunu yiyen yılan yaratmıştır, neden? Çünkü stabilliğe, mutlaklığa vurulmaz gerçeklikte, mutlak, mükemmel, stabil, metafizik fizik alemleri yaratmış ve aciz kaldığı gerçek karşısında, gerçeğe yenik düşmüştür..., her şeyi tanrıya bağlar, ama işine gelmediğinde tanrısız sonuçlar yaratır, oysa mükemmeliyetde arzu edilmeyen sonuca yer yoktur(hayalidir, mükemmellik insan hayal gücünün çerçevesi belli, dar kıyasıdır, gelip, geçicidir, böylece mükemmellik, gelip geçici, stabil kalmamakla kendisiyle çelişir ve hiç bir şey de mükemmel değildir olamaz. Demir muazzam serttir ama içten, içe yanarak tükenir, neresinden bakıldığına dayalı mükemmellik genellemesi safsatadan ibarettir. Örneğin, mükemmel evren bir safsata ifadesidir.) :)

Mükemmel tasarımdır ama nedense mükemmel tasarımda tanrı başarızlığını örneğin depremlerle cezalandırır, yani sözde mükemmel kurduğu hassas ve değişmezi, hatalı, yanlış bulur ve değişir-yıkılır, yıkmak nedir? Sonra dırdır ederler, siz tanrıdan daha mı iyi bileceksiniz diye, iyi işte, mükemmel diyorsunuz da tanrı kurgunuzdaki tanrı, masalınzıdaki tanrı mükemmel olmadığını söylüyor, yıkıyor vb, siz tanrıdan daha mı iyi biliyorsunuz o halde? bir ortamı sözde mükemmel ve hassas(değişmez değerli) yaratmıştır ama ortamlar süreğen değişir(yıkılır), hem sözde mükemmeldir, hassas ayarlıdır, tanrının parmak izidir vs ama hemde kargaşa, kaos halindedir o halde onca dengesizliği, hassasiyetsizliği yaratan nedir?(iblis olmalı, bu halde iblis tanrıdan çok daha fazla şeyi yaratmış)...

Sonuç: Sorun salt felsefe-bilim sorunu değil, akıl ve mantığı kullanma yetisinin deformasyonu sorunudur da, o yüzden fırsat buldukça diyalog, tartışma çok daha diri ve hayat verici bir öneme sahip oluyor(yukarıdaki paragrafalr örnek olması içindi), ama gerçekten yazışmak isteyen için de meşakatli uzun satırlar oluşuyor.

NickMickyok
04-09-2016, 20:28
Bence de Nihilist, Spartacus ve birkaç arkadaş daha biraraya gelip, kitap yazıp, özgün birşeyler ortaya koymalı.Özgünlüğe ve farklı bakış açısına çok ihtiyaç var.

Khaos
05-09-2016, 15:18
Bence de Nihilist, Spartacus ve birkaç arkadaş daha biraraya gelip, kitap yazıp, özgün birşeyler ortaya koymalı.Özgünlüğe ve farklı bakış açısına çok ihtiyaç var.

sayın NMY

o kitap çoktan yazıldı, yazılıyor dilimiz döndüğünce de yazılmaya devam edecek.

şu yukardaki isimleri yan yana getirseniz ayrıntıda onlarca noktada anlaşamama ihtimalleri var.

ama ortak yönleri daha fazla.evrene bakış anlamında söylüyorum, yoksa formasyon olarak değil.

o kitabın yazıldığı nerden belli biliyormusunuz.

çünkü felsefe denildiğinde, dinamik felsefe ile teolojik zırvaların farkını üç aşağı beş yukarı herkes gördü.

diyalektik materyalizmi kabaca bilen benim gibi birisi bile burada safsatalarla mücadele edebildi.
bu dinamik felsefenin gücüdür.

bu adamlar kitapyazsın demek;
bu adamların sözlerinde entellektüel namusa ve nesnel gerçeğe dair kayda değer şeyler var demenin bir biçimidir.

amaca ulaşılmıştır.
ilmek ilmek puzzle örülmüştür.

resim henüz tamamlanmasa da şimdiden resmi görebilen onlarca üye var.
ve onlarcasının da resmi görebilmesi için biraz daha emek gerekli.
hem bize düşen, hem gerçeği arayan adamlara düşen.

gelecek bizimdir.

bu başlık bunun delilidir.

kokuşmuş kapitalist emperyalist hırsızlığın ürettiği postmodern zırvalar,
felsefe ile teoloji arasındaki derin farkın ayırdının sağlanması
gerçek felsefenin ne olup olmadığı ortaya konulmuştur.

dosta düşmana karşı.

gücünü, kütüphanesinden ya da titrinden değil,
evrene bakışındaki perspektifin gücünden alan en azından ben felsefeci ünvanına layık görülmüşsem;

emeklerine sağlık spartakus.

spartacus
06-09-2016, 02:31
Forum'da dizin oluşturalım...

Sorular başlık, başlık sorulsun ve kolektif cevaplar verelim... Belki bir çoğu forumun bir çok yerinde tartışılmıştır, ama dağınık, baştan yazışma biçimi tartışma seçildiği için akademik dil ve biçidmen uzak...

Şu şekilde;

Soru: .....................................
Cevaplar
Pyrrhon
..........................
...........................
Nihilist
............................
............................
Herhangi bir üye
...........................
............................

Her soruya illaki şu ya da bu kişinin cevap vermesi zorunlu olmadan, ama konu içi karşılıklı tartışmanında olmadığı bir formatla... yani bir soruya dileyen 5 kişi cevap verir, dileyen 3, dileyen de 1 kişi kalır, sonra PDF formatlı bir kitap haline getirilebilir, bu aşama da A üyesi, B üyesinin verdiği cevabı daha yerinde görürse, dilerse cevabını çekebilir...

Daha öncede kitap çalışması oldu, ama o yöntem forumalra uygun değildi(en azından bana göre), şu başlığı şu cevapalsın, bu başlığı bu pek verimli olmasa gerek. Bırakalım malzeme, özgürce kavrulsun(su, şeker, un)...

Soruları ise Save The Day veya benzer biçimde sorular sorabilecek diğer üyelerde sorabilir, ama bana öyle geliyor ki Save The day bir çok safsata soruyla hayli muhatap olmuş gibi...

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Caner Taslaman'ın kitaplarının ve elbette Amerikan merkezli tüm Akıllı Tasarımcıların öne çıkmış etkileyici ama kökten safsata, ahmakça olan esaslı safsata dolu kısımlarına karşı, makaleler yazmayı düşünüyorum... Elbette ilk iş, bilinen hazır safsataları irdelemek, aşağıdakiler ve benzerleri ve örnek cevap biçimiyle..

Oyuncaklar varsa, Noel Baba vardır
Aynı safsatanın başka verisyonu
Evren varsa, tanrı vardır
Yıl 1974, Superman New York'u kurtarıyor, Superman yok diyorsunda New York'u görmüyor musun? hahahah, hihihihihihiy, New York gerçek değil mi, ne kadar da cahilmişsin, hahahah, hohohoho.... demek ki o halde New York varsa ve Superman tarafından kurtarılmışsa, Superman yoktur diyemezsin, naberrrr...
Elbise varsa terzi vardır

İlk üçündeki akıl-mantık hatası o kadar açık ki, yorumlamaya bile gerek kalmıyor... Elbiseyi terzi yapıyorsa insanı kim yapıyor?, yine insan yapıyor, kumrular gibi, aksini görenimiz mi oldu? Terzi yaratmıyor, mevcut olanı işliyor, insan da insan yaratmıyor, mevcut olanı işliyor, çünkü malzemeyi yaratmak boş ve anlamsız, sebep/sonuç ilişkiside içermeyen bir sözdür, akıl-mantık, gerçek dışıdır, muhatapsız, anlamsız ve imkansız... olaylar ve oluşlar ve hatta zaman, maddenin şekillenmesi-şekillendirilmesiyledir, böylece ortaya farklı yapı-formlar çıkar, ilişkisel zemin süreç, böylece sebep/sonuç ilişkisi de, kaynağın kendisi değil, hallerine dairdir... Masallardaki tanrıların çamurdan heykel yapması gibi, irade dahi ancak işleyebilir, olmak bir şeyin, başka şeylerle ilişkisi, başka şekillere, hallere girmesine veya yer değiştirmişliğe(böylece bir şeylerin değişmesi, orada idi şimdi burada oldu, ol'du, ama yaratlımadı, odada idi, çıktı mutfağa gitti, mutfakta ol'du ama mutfakta yaratılmadı, odada yok edilmedi), yani mevcut olanın farklı halleri esasına mahkum, dayanan-kaynak fiildir, eylemin kendisine dairdir, varlık ise fiil değildir, mevcut esasına dayanır(fiil değil). Kısaca elbise ve terzi örneği de geçersizdir, cevabı ise basittir, insanı da insan yapıyor, terziyle aynı yoldan farklı bileşimle... Varlık, oluş belirten bir kavram değil, tespit-mevcut esaslı bir kavramdır, oluşmaz, ama elbise oluşur, su oluşur, canlı oluşur, cansız oluşur, canlı, cansıza, cansız, canlıya dönüşür, dönüşür ve böylece dönüşülen namına da oluş denir, varlık ise tespit-mevcuttan gelir, bir şeyden dönüşme fiili böylece dönüştüren faili yansıtmaz-taşımaz, zira değişerek oluşu anlamlı kılan varlıktır...

Save The Day
11-09-2016, 19:10
Sevgili spartacus biz üyeler sana iddiaları verelim sen onları ele al yaz ve kitap haline getirelim. Yani önce pdf yaparız sonra da bastırmak istersen Pyrrhon yardımcı olurum diyor. Ne düşünüyorsun? İlk başta sadece sen yaz sonra üyelerle birlikte bir kitap yazarsınız fena mı olur? Yani soru gibi değil de bizzat o safsata dediğin iddiaları biz buraya verelim onları ele al kitapta.

spartacus
11-09-2016, 21:59
Forum Kolektifi olursa bence daha iyi, dilersen bir başlık aç iddialar ve cevaplar diye, ilk soruları sormaya başla :)