Orijinalini görmek için tıklayınız : Gülme arası...
ngcoskun
21-12-2004, 14:10
MAİLİME GELEN KOMİK BİR YAZI.
İşte o an benim bittiğim andır Sedat Abi
>Arkadaşlarla yemek yiyecektik.
>Lokantaya gittiğimde henüz kimse yoktu. Bir süre
>sonra kalabalık bir grup
>halinde geldiler. Öpme faslında o sırada sipariş
>almak üzere bekleyen
>garsonu da öpmüştüm! Tabii kahkaha tufanı kopmuştu.
>İşte o an benim
>bittiğim andır Sedat Abi.
>
>
>Gece otobüsle İstanbul''dan İzmir''e gidiyordum.
>Yanımda oturan da benim gibi
>iri kıyım olunca komple vücut teması oldu. Gecenin
>ilerleyen saatlerinde,
>ikimiz de uyumuşken, yanımdaki yolcu birden sıçradı.
>Karımdan alışık
>olduğum için, ''Geçti bitanem. Ben yanındayım, yok
>bir şey'' deyiverdim! Adam
>gözlerini aralayıp dehşetle bana bakmıştı. İşte o an
>benim bittiğim andır
>Sedat Abi.
>
>
>6 yaşındayken komşu ablaya izlediğim çizgi filmi
>anlatıyordum. Babası da
>yanımızda oturuyordu. Çocuk salaklığıyla, gorilleri
>anlatırken, ''Böyle
>böyle göğüslerine vuruyorlardı abla. Hem de
>göğüsleri seninkilerden daha
>büyüktü'' demiştim! Yıllar sonra bizi ziyarete
>geldiklerinde adam bunu
>hatırlattı. İşte o an benim bittiğim andır Sedat
>Abi.
>
>
>Dünyanın parasını verip aldığım yırtık model jean
>pantolonumu giymiş
>sevgilimle dolaşıyorduk. Babamla karşılaştık.
>Bacaklarıma doğru aşağılayıcı
>bir şekilde bakıp, ''Hayrola, mahallenin köpekleri
>kovaladı galiba'' demişti!
>İşte o an benim bittiğim andır Sedat Abi.
>
>
>Üniversite yıllarım. Kulak rahatsızlığımdan dolayı
>hastaneye gitmiştim.
>Doktor muayene esnasında rahat olmam için benimle
>sohbete başladı. ''Öğrenci
>misin?'' ''Evet.'' ''Hangi üniversite?'' ''Uludağ.'' ''Ben
>de oradan mezun oldum.
>Hangi bölümde okuyorsun?'' ''İşletme'' dedim ve bombayı
>patlattım: ''Siz hangi
>bölümden mezun oldunuz?'' ''Sence?'' İşte o an benim
>bittiğim andır Sedat Abi.
>
>
>Sabah ofiste telefonla konuşuyordum. Telefonu
>omuzumla başımın arasına
>sıkıştırmıştım. Elimin birinde cep telefonu,
>diğerinde poğaça vardı. Cep
>telefonumu şarj etmek isterken şarj aletinin ucunu
>birden poğaçaya soktum!
>Gören oldu mu diye kafamı çevirince de müdürümle göz
>göze geldim.
>Sırıtıyordu. İşte o an benim bittiğim andır Sedat
>Abi.
>
>
>Lise 1. sınıftaydım. Kimya dersinde ''''ısınan
>maddeler genleşir'''' konusunu
>anlatan hocamız, ''Örneğin pirinç'' deyince atladım:
>''Haklısınız hocam yaa! 2
>bardak pirinci ısıtınca koca bir tencere pirinç
>pilavı oluyor.'' Hoca,
>''Oğlum bu yemeklik pirinç değil, metal olan pirinç''
>deyince bütün sınıf
>gülmekten yerlere yatmıştı. İşte o an benim bittiğim
>andır Sedat Abi.
>
>
>Yirmili yaşlarım. Çok romantik bir sahneydi.
>Sevgilim kucağıma başını
>koymuş, ben de saçlarını okşuyordum. Birden başını
>kaldırdı, ''Pantolonunun
>yıkanma zamanı gelmiş'' dedi! İşte o an benim
>bittiğim andır Sedat Abi.
>
>
>Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum.
>Sigaramın kalmadığı aklıma
>gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken
>minibüs geldi. Apar topar
>bindim. Şoföre parayı uzatıp, ''Bir Monte Carlo''
>dedim! Adam birkaç saniye
>yüzüme bakıp, ''Abi bu Bakırköy''e gider'' diye cevap
>verdi! İşte o an benim
>ve şoförün bittiği andır Sedat Abi.
balığı kim sevmez..hele hamsi..arkadaşım davet etti evde balık ziyafeti var..hamsi tava bayılırım..ve balığı elle yerim..hangi balık olursa olsun..mekan yer hiç önemli değil..ben elle yerim.
bir elimde hamsi bir elimde peçete..o sırada televizyonda kaynana ve gelin ..hani semra teyze ..falan..final..semra teyze tayyareyi görecek ya..izlerken..bi baktım..elimde balık ama pecete yok..tuhaflık bu ya hiç ağzımın tadı kaçmadı..ama ben televizyona bakarken cemi-cümlenin beni peçeteyi ağzıma götürüp yememi izlediğini düşünmek.tadımı kaçırdı..
ngcoskun
22-12-2004, 12:25
:lol:
peçeteye elini sildiğin için kokusu bulaşmıştır da ondan farkedememişsindir tadını.
o semra teyzeyi görmemek için tv. seyretmiyorum ben ya.çok şaşırtıyor beni korkuyorum senin gibi bir şey yapmaktan. :lol:
Heyecanlı bir ses:
"Merkez tarandık".
Merkez:
"Hayır efendim aranmadınız".
...........................
4512:
"Merkez! Alet kontrol"
Merkez:
"Elinizdeki alet değil, cihaz".
4512:
"Aletin cihaz olduğu anlaşıldı merkez".
..........................................
Şöför:
"Müdürüm, araç intikal etsin mi?"
Müdür:
"Etsin, ama içinde şöförüde olsun".
...................................
Merkez:
"Camide son durum nedir?"
5436:
"Cenazeler mezarlığa seyir halindeler".
.............................
4536:
"Merkez, orta kilolu, kara renkli, boynuzlu bir tosun kaybolmuş"= ;.
Merkez:
"Anlaşıldı. İstasyonlar not alın. Kaybolan tosun eşkali veriyorum".
...............................
3370:
"Bir minibüs at arabasına çarpmış, at vefat etmiş".
Merkez:
"Başın sağ olsun evladım.
....................
.....
7553:"Kaçan aracı takip halindeyiz".
Merkez: "Anlaşıldı. Mevkiiniz?"
7553:"Kaybolduk Merkez!..."
.................................
Merkez:"Mevkiiniz?"
4566:"Cumhuriyet caddesi".
Merkez:"Tam mevkiiniz?"
4566:"Arabadayız Merkez".
.................................................. .....................
5452: "Bahse konu aracı aldık, inceliyoruz, tamam"
Merkez: "Araç alkollü mü?"
5452: "Olumsuz efendim, araç dizelmiş".
.................................................. ........................= .......
4512:
"Merkez, hırsız kaçıyor!"
Merkez:
"Anlaşıldı, nereden nereye kaçıyor?"
4512:
"Şuraya doğru kaçıyor".
Merkez:
"Biri 4512''den telsizi alsın, adam gibi tarif etsin".
.................................................. ........................= .......
3345:
"Yonca Evcimik konserindeki son durum nedir?"
6220:
"Henüz Abone''yi söylemedi amirim".
.................................................. ........................= ....................
5433:
"Caddede şüpheli bir paket var."
Merkez:
"Anlaşıldı, çevre güvenliğini alın,
pakete dokunmayın. Uzman ekip seyir halinde
5433:
<3 dakika sonra>
"Uzman ekibe gerek yok. Paket boş".
Merkez:
"Nereden anladınız,
''Çevre güvenliğini alın'' demiştik".
5433:
" Üzerinden kamyon geçti efendim".
.................................................. ........................= ............
Merkez:
"İskeledeki aracın belgelerini alın".
5426:
"Araç feribota binmekte..."
Merkez:
"Belgeleri muhakkak alın".
5426:
"Doğrudur Merkez, ben de feribota biniyorum".
5426:
<5 dakika sonra> "Aracın belgelerini aldım".
Merkez:
"Derhal merkez karakoluna intikal edin".
5426:
"Olumsuz Merkez. Feribot hareket etti. Ben karşıya geçiyorum. 17= 00 feribotu ile dönerim".
:D :D :D
ngcoskun
26-01-2005, 13:31
çok eğlenceliydi.teşekkürler ahmet.
Adamın biri California''da bir kumsalda yürürken ayağı eski bir
lambaya takılmış, adam lambayı kumlarn içinden çıkarmış, ovalamış
lambayı, harbi harbi cin çıkmış. Adam çok şaşırmış, cin başlamış
konuşmaya
- "Tamam, tamam. Beni lambadan kurtardin vs vs vs... Bu, bu ay
içinde dördüncü çıkarılışım ve bu işten sıkılmaya başladım, bu
yüzden 3 dileği unut. Sadece 1 dilek hakkın var!"
Adam oturmuş ve bir süre düşünmüş ve
- "Her zaman Hawaii''ye gitmek istedim ama uçaktan korkarım ve deniz
beni çok kötü tutar. Benim için Hawaii''ye bir köprü yap, böylece
arabayla oraya gidebileyim"
demiş. Cin gülmüş ve:
- "Bu imkansız. Bu işin lojistiğini düşün! Köprünün ayakları nasıl
Pasifik''in dibine ulaşabilir? Ne kadar beton gerektiğini, ne kadar
çelik gerektiğini düşün! Hayır, başka bir dilek düşün"
demiş, Adam:
- "Tamam"
demiş ve güzel bir dilek düşünmeye başlamış. En sonunda,
- "Dört kere evlendim ve boşandım. Bütün karılarım her zaman
duyarsız olduğumu ve onunla ilgilenmediğimi söylerdi. Bu yüzden,
kadınları anlayabilmeyi diliyorum. Nasıl hissettiklerini ve neden
ağladıklarını, bir şey söylemedikleri zaman gerçekten ne
istediklerini, onları nasıl gerçekten mutlu edebileceğimi bilmek
istiyorum..."
Cin:
- "Köprü iki şeritli mi olsun dört şeritli mi?"
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için
bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye
başlamış.
Önce İngiliz''in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye
7 tane?" diye İngiliz''e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var.
Hepsi için bir tane: Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be!
Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki."
Sıra Fransız''ın valizine gelmiş; açmışlar bakmışlar 8 tane don.
"7''yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı,
Çarşamba... Her gün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye
yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe, medeniyete bak!"
demiş görevliler.
Sıra Temel''e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne
varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!"
Sormuşlar: "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş: "Ocak, Şubat,
Mart,.."
ngcoskun
27-01-2005, 19:16
:P :P
Bir gün Haydar isimli bir adam kız arkadaşıyla buluşmak için
restorana gitmiş oturup kızı beklemeye başlamış bi bakmış ki 2-3
masa ileride Kadir İnanır gitmiş yanına
- Kadir ağabey bir imza alabilir miyim? demiş
Kadir İnanır:
- Tabi. demiş vermiş imzayı adam gitmiş oturmuş yerine bi kaç dakika
geçmiş Haydar kalkmış yerinden
- Kadir ağabey birazdan kız arkadaşım gelecek geçerken bir selam
verirmisin ya karizma olur. demiş
Kadir İnanır:
- Tamam olur.demiş
ardından adam dayanamamış kalkmış yerinden yine
- Kadir ağabey be yanımızdan geçerken selam verip iki muhabbet
edermisin ya çok sağlam karizma yaparız demiş
Kadir İnanır:
- İyi tamam hadi geç otur yerine ben giderken uğrarım sizin masaya
demiş.
Adamın kız arkadaşı gelmiş oturmuşlar muhabbet ederken Kadir İnanır
gelmiş
- Haydar naber abi? demiş
Haydar:
- Yaw Kadir bi s*kt*r git ya....
ngcoskun
28-01-2005, 15:49
hikayenin devamı...........
kadir bu haydarın cevabından sonra ona okkalı bir kafa atar ve sevgilisinin yanında karizmasına karizma katar.gözü pörtleyen haydar bir daha kadir abisini nerde görse yediği yumruğun hatrına ordan kaybolur.film biter...
8) :shock: :P
ngcoskun
16-02-2005, 17:55
bir fıkra daha
Büyük Bebek
Laz ın teki Ankara''da bir barda içerken cep telefonu çaldı,telefonunu açtı,bir o kulağına bir bu kulağına götürürken sevinçle bardaki herkese içki ısmarladı. Sonrada çevresindekilere karısının 15 kg lık tipik bir laz bebeği doğurduğunu söyledi.
Bardaki hiç kimse bir bebeğin 15 kg. gelebileceğine inanmadı fakat laz inat etti. "Dediğim gibi,bizim oralarda ortalama bebek kilosu budur,benimki de tipik bir laz bebeği?
Dört bir yandan tebrikler yağdı; bardaki herkes lazı kutladı...
İki hafta sonra laz tekrar bara uğradı. Barmen adamı tanıdı ve sordu''''Sen şu 15 kg doğan bebeğin babası değilmisin?Herkes bebeğin iki haftada kaç kilo olduğunu merak ediyor. Söyle bize, bebek kaç kilo?"
Baba gururla yanıtladı, "10 kg."
Barmen şaşırmış ve meraklanmıştı "Ne oldu?Doğduğu gün zaten 15 kg.dı."
Laz baba içkisini başına dikti, ıslak dudaklarını koluna sildi ve barmene doğru eğildi, & gururla yanıtladı.......
"Sünnet ettirdim".
at_arabas?
16-02-2005, 21:16
Sevgili Hakkuş,
Mektubunu aldım. gelmesi ne denli sevindiriciyse de okuduklarım
o denli üzücüydü...Demek asker gittiğinden beri çavuşun size özellikle
de sana yapmadığı kalmamış."suçum olsa yanmam" diyorsun.
Sana inanıyorum dostum. Olur olmaz seni dövdüğüne göre, yazdığın
gibi o herif asker ocağına yakışmayan sadistin teki...Sen sivilken
ağzına kötü söz almazdın. Adamın beşiğinden mezarına kadar nesi
varsa içinden sövdüğüne göre gerçekten çok sinirlenmişsin. Ama haklısın.
Ben de olsam ondan nefret ederdim. Oysa hepiniz aynı vatanın evladısınız.
Neden ayırım yapıp en ağır işleri sana yaptırıyor ki???.. Senin gibi aklı
başında, sorumluluklarının bilincinde olan insana böyle davranmak için
çok adi birisi olmalı. Zaten "adinin teki" demişsin. Neyse hakkuş,
vatan borcu bu... Herşeye, insanlıktan uzak olan çavuşuna bile, katlanıp
vazifeni yerine getirmelisin. Sen yine elinden geldiğince iyi asker olmaya
çalış.
Beni de mektupsuz burakma.mektupları dışardan yollamakla iyi ediyordun.
Çavuş iti okursa bir de mektuplar için dayak yersin sonra.
Özlemle gözlerinden öperim.
.......................
__dostun recai__
Ulan Recai İti,
Ben sana ne zaman mektup yazdım da o allahın belası mektubu gönderdin??
Mektuplarımızın okunduğunu bildiğin için bu adiliği yaptın di mi köpek??
Senin yüzünden gül gibi çavuşumun bana yapmadığı kalmadı. Tonla dayak...
bir hafta da hapis cezası yedimçavuş beni bölüğün önüne çıkarıp
"KARŞINIZDA ORDUMUZUN EN ŞEREFSİZ ASKERİ DURUYOR."
dedi. Ne dediysem, senin nasıl adi bir yaratık mektubunun da o eşşek
şakalarından biri olduğuna inandıramadım. Bir daha mektup falan yazma...
Zaten, ilk izne gelişimde ellerini un ufak edeceğim. Birkaç yıl eline kalem
alamayacaksın. En kısa zamanda başına bir kaza gelmesini, sürüm sürüm
sürünmeni dilerim .....................................
__hakan__
Merhaba Hakkuş,
Yanında olamadığım, sorunlarını ve acılarını paylaşamadığım için
kahroluyorum.
Mektuplarını okudukça içim kan ağlıyor. Manyak çavuş iyice azdı ha...
Vay sadist vay... Bir de adam bilip çavuş yapmışlar. Böylelerinin eline hiç
yetki vermemeli... Sonra ne oldum delisi oluyorlar. "sivil olsam yapacağımı
bilirdim"
diyorsun. Ama haklıısın Hakkuş. Sinirlerine hakim ol.. Askerlikte üste
saygısızlık olmaz.
Adama askerliği bitirtmezler vallahi... Uyma o hayvana dostum.zor ama sayılı
günler
gelir geçer. Buralar bildiğin gibi eksikliğini hep hissediyoruz. En güzel
günler seninle olsun...
................................
__Kardeşin Recai__
Recai denen Hayvan,
Lan sana hayvan demek iltifat, hayvanlara hakaret olur, oğlum sen
çıldırdın mı? Çavuş fıttırdı...Adamın bir ağzıma yapmadığı kaldı.
"yazmadım konutanım." diyorum, yemin billah ediyorum dinlediği yok.
Ah ulan eşşoğlueşşek yaktın beni...Askerliğim şimdiden bir ay uzadı.
Her gece tuttuğum 8-5 nöbetleri, günde yalnız başıma tam teçhizat 20km
koşu, iki çuval ıspanak ayıklamak imanımı gevretiyor. Yeter artık recai!...
Şakanın çıkacak suyu muyu kalmadı. Cımcılık oldu. Bu gidişle biraz zor ya,
izne gelirsem kendine kaçacak delik ara. Tüm kemiklerini kıracağım.
Allah belanı versin...
......................
__hakan__
Hakkuş''cuğum,
Yooo, yazdıklarına inanamıyorum. Bu kadarı da olmaz ama... Artık o
şerefsiz çavuşun sana yaptıklatını insan yapmaz. Nedir bu eşşoğlueşşeğin
sana çektirdiği? Yani afedersin ama insan sokaktaki uyuz ite bile daha iyi,
daha merhametli davranır. Bak hakkuş, sakın benden gerçekleri saklama,
yoksa görevden mi kaytarıyorsun? Eninde sonunda ikiniz de bu vatanın
evladısınız. Böyle yapması için ya kafadan sakat ya daa soysuz olmalı..
Ne diyeyim hakkuş? Sabredeceksin. Allah sevdiği kuluna çektirirmiş.
Seni de seviyor olmalı ki çavuş gibi bir namussuzu başına bela diye salmış
__Candostun Recai__
..................
Recai Soysuzu stop!
Sayende askerliğim bitmeyecek stop!.. Firar ettim stop!.. Seni parçalamaya
geliyorum stop!..
************************************************** ***********
AT_arabası
buralara pek fazla katılamıyorum merak edenlere sevgiler saygılar.
ngcoskun
17-02-2005, 11:37
:P :P
recai iyi ki benim dostum değilmiş.katil ederdi beni :P :P
ayrıca nerelerdesin sen at_arabası.hayırdır...
Rizeli imamlarla Trabzonlu imamlar turnuva düzenleyip ayda bir maç yaparlarmış. Ama maçı hep Rizeli imamlar kazanırlarmış.
Trabzonlular birgün:
-Bu böyle gitmez, buna bir çare bulalım, hep yeniliyoruz demişler. Takım kaptanı olan Temel Hoca şöyle bir teklifte bulunmuş:
-Ula bizim Trabzonsporlu Hami' ye sarığı cubbeyi giydirelim, Bu da bizim
Hami Hoca, merkez caminin imamı, yeni tayin oldi diye kandiririz onlari demiş.
Bu teklifi kabul edilmiş ve ilk maçta Hamiyi de alıp Rizeye maça gitmişler.
Ama maçı yine 4-1 kaybetmişler. Dönüşte takım kaptanı Temel Hocaya komşusu
sormuş:
-Temel ne oldu maçin sonucu, kazanabildiniz mi ?
- Yok ya, Rizeliler bizi 4-1 yendiler.
-Yapma ya, kim atti golleri ?
-Bizim golü Hami Hoca atti, onların gollerini de Del Pierro Hoca ile, Loberto Carlos Hoca atti....
:lol: :lol: :lol:
Bir gün bir sevgilimle sevişiyorduk, o sırada mesele inanıp inanmamaya geldi, inaçsız olduğumu söyledim, o da inandığını söyledi. dedim ki: eğer inanırsan cehenneme gideceksin çünkü islama göre benimle bu şekilde evlilik dışı sevişmen zinadır. ne dese beğenirsiniz; " olsun nasıl olsa inanmasam da cehenneme gidecem". o anda koptum çünkü inanmazsa cehenneme gideceğini düşünmesi zaten inanmasının ürünüydü, eğer inanmıyosan hangi cehenneme gideceksin?:)
abi yiğidi öldür ama hakkını yeme, komik değil mi?:)
AGLANACAK HALIMIZE NE YAZIKKI GÜLÜYORUZ ...
Justhinking
10-10-2005, 01:00
usrenin kardeş,
maksadını aşan cümleler kullanıyorsundur inşallah. inşallah bu cümleler senin maksadın doğrultusunda değildir..
konuşulacak bir mevzu da değil aslında, düşünülecek bir mevzu..
kısacası; ne yaptığına bir bak, ne yapmaya çalıştığına bir bak..
selametle bereketle hidayetle
justhinking kardeş ne demek istediğini anlamadım gerçekten. Buradaki maksadım bu kızın yaptığı mantık hatasının komikliğini göstermekti.
yani allah'a inanmazsam cehenneme giderim demek nedemek? allaha inanıyorum demek. inanmıyosan böyle bir şey diyemezsin ki. bu komik bir mantık hatası değil midir?
sen benim maksadımın ne olduğunu düşünüyorsun?
Justhinking
10-10-2005, 02:08
usrenin kardeş,
kardeşin yaptığı mantık hatası beni layıkıyle ilgilendirdi. yalnız o sırada ne yaptığı ya da ne yaptığınız değil...
selametle bereketle hidayetle
Aciz_bir_kul
10-10-2005, 03:06
Cennete gitmek kolay değildir. cehanneme gitmekte kolay değildir. bu bakımdan o kız cennetin ve cehennemin mantığını kavrayamamış gibi görünüyor. rabbimle bu kadar dalga geçiyorsunuz. ve içinizden de diyorsunuzki. madem rabbiniz var neden bize engel olmuyor. eğer herkeze engel olsa idi kimse kötülük yapmaz idi. ve imtihanın anlamı kalmazdı. :)
aspartam
17-12-2005, 11:14
MİNİBÜS MACERALARI
Olayımız Sarıyer Taksim minibüslerinde geçmekte...Kravatlı, düzgün giyimli bir adam inmek için ayağa kalkar:
- Şoför bey. mükemmel bir yerde inebilir miyim?
(Herkes kopar) Minibüs sağa yanaşır.
Şoför:
- Tabi buyrun. Size layık değil ama...
Rumeli - Hisarüstü otobüsüyle Taksim'e dogru gidiyoruz.Adamın biri Beşiktaş dolaylarında gayet aceleci bir tavırla:
-Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?.
Bizim şoför olaya hakim:
-Tabi abi ayıp ettin. Al götür. Senden kıymetli mi?
Olay Kadiköy - Pendik hattının güzide bir minibüsünde geldi başıma. Miraç Kandili'nin olduğu günün akşamüstü minibüste sakin sakin otururken bıyıklı, gözlüklü, zayıf bir adam bindi. Adam bu mübarek günde bizleri güldürmek için gönderilmişti, o seçilmiş kişiydi. İneceği yere yaklaştığında ayağa kalktı,
-Kaptan, mübarek bir yerde indirir misin? dedi.
Yaşlı bir teyze benden kendisini karşıya geçirmemi istedi, ben de tamam dedim. Trafik baya yoğundu, biraz uzun sürdü geçmemiz, neyse geçtik karşıya sağ salim. Kadın karşıya geçtiğimizde demez mi:
-Çucuuum benim pazar torbalarım karşıda kaldı, onları getirir misin?
Ben de kös kös karşıya tekrar geçtim, aldım eşyaları geri döndüm. Bi baktım kadın yok! Allah allah, derken meğersem kadın biraz ilerideki eve gitmiş, Balkondan bana sesleniyor;
-Burdayım çucuuum
Ben Lise 3'teydim o zamanlar. Acıbadem-Kadıköy dolmuşuna binmiş, hareket etmek için son bir kişiyi beklerken bi sahıs dolmuşa biner gibi yapıp, sonra hemen önümüzde müşteri toplayan ve bu konuda dolmuştan kesinlikle çok daha başarılı olan minibüse yöneldi. O güzergah üzerinde oturanlar dolmusçularla minibüsçülerin nasıl birbirlerine kıl gittiklerini hatırlayacaklardır. Her neyse, bizim eleman minibüse yetişemeden minibüs gazladı gitti, adam dolmuşa binmeye niyetlendiğinde de şöförle aralarında aynen şöyle bi diyalog geçti:
Şoför:
-Hayır kardeşim doldu.
Yolcu:
- Ama bi kişilik yer var!
Şoför:
- Sen git minibüse bin, şerefsiz!
Sonuç: Yolcu dumur, ben iptal.
Birgün şehirlerarası otobüsteyim, ön koltuktaki velet mamak çöplüğü gibi otobüsü metan gazına boğuyo. bitişikte burun sinirleri felç olmak üzere olan kadın hostu çağırıp bişeyler söyledi, host da şoföre... şoförümüz mikrofondan şöyle bi anons yapmıştı:
-çocuu osuran sayın yolcumuz lütfen çocuunuzun şeyine mukayyet olunuz.
Akabinde veledin anası:
-naapsın çocuk tıpa mı taksın?
Arkalardan bi bey nazikçe:
-taksın efenim.
Geçenlerde Kadıköy'de salakça bir yere parketmiş olan bir arabaya, polis aynen şöyle bir anons yapmıştı:
-"34 ... ..., kardeşim, sen parkettiğin yeri beğeniyor musun?"
Birgün böle 3-4 arkadaş Ankaray (Ankara Metrosu) istasyonundayız, bekliyoruz metroyu. Tam da okulların çıkış saati filan, etraf hınca hınç dolu. Neyse 2-3 dk. sonra metro geldi herkes hücum etti. Biz baktık "alet çok doldu bi sonrakine binelim" dedik ve gittik ordaki banklardan birine oturduk. Daha tren gitmemiş bir ding-dong ve anons:
"Istasyonlarımızda gereksiz bekleme yapmak yasaktır"
Biz sallamadık nolcak filan derken bir ding-dong daha ve ikinci anons:
"Şişt gençler size söylüyorum binin lan trene"
Avcılar yolu üzerinde Şükrübey durağı vardır. Bizim yurtta Şükrü diye bir eleman vardı, yeni gelmişti okula. Amcam minübüse biniyo, oturuyo şoförün arkasındaki koltuğa. Bi süre sonra yolcular para uzatıyo Hacışerif, Avcılar diye. Adamın biri de bizim elemanın omuzuna dokunup "Şükrübey uzatır mısın?" diyo. Bizimki dumur dönüyo arkasını adama bakıyo manalı manalı ama herifi bi türlü çıkaramıyo. "Nerden tanıyo bu herif beni." diye yol boyunca kurt döküyo. Adama bakıyo arada bir. Adam da kıllanıyo. Neyse konuşmamış adamla yurda gelip anlattığında kopmuştuk. Öğrendi sonra durak ismi olduğunu.
Hazır Trafik Polisi ve megafon geyiğine girmişken tanık olduğum bir olayı anlatayım: Kadıköy'de akşam saatleri. Bir araba çekmiş kenara, içeride bir kız ve bir erkek araba kenara çekildiğinde ne yapılırsa onu yapıyorlar. Trafik Polisi megafonla:
-Gençler yiyişmeyin, devam edin bakiyim
aspartam
17-12-2005, 11:23
Albay, Binbaşı'ya...
Yarin güneş tutulacak. Bu her zaman görülen
bir olay değildir. Erleri talim elbiseleri ile
Alay'in talim meydanına getirin de olayı görsünler.
Ben de orada bulunup, kendilerine gereken bilgiyi
vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey
göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı olan
talimgaha götürün.
Binbaşı, Yüzbaşı'ya...
Albay'ın emri ile yarin sabah saat 09:00'da
güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay
değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey
görülmeyecektir. Bu halde tutulma, kapalı talimgahta
talim elbisesiyle yapılacaktır.
Yüzbaşı, Teğmen'e...
Albay'ın emri ile yarin sabah saat 09:00'da
talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış
merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa -ki bu
durum pek görülen bir olay değildir- Albay kapalı
talimgahta gereken bilgiyi verecektir.
Teğmen, Başçavuş'a...
Yarin sabah hava güzel olursa, talim kıyafeti
ile Albay tutulacak. kapalı talimgahta yağmur
yağarsa, Alay'ın meydanında manevra yapılacak. Çünkü
her zaman görülen bir olay değildir.
Başçavuş, Askere...
Yarin sabah saat 09:00'da kapalı talimgahta
Albay'ı tutacağız. Sabahleyin hepiniz talim
teçhizatıyla hazır olun.
Askerler kendi aralarında...
Yarin sabah saat 09:00'da bizim Başçavuş,
Albay'ı tutuklayacakmış.
ngcoskun
17-12-2005, 11:34
lol
ngcoskun
17-12-2005, 15:03
bir kaç tane de benden
Eve gitmek üzere Bakirköy dolmusu bekliyordum.
Sigaramin
kalmadigi aklima gelince önünde durdugum Tekel
bayiine girecekken
minibüs
geldi. Apar topar bindim. Soföre parayi
uzatip,
-'Bir Monte Carlo' dedim!
Adam birkaç saniye
yüzüme bakip,
- 'Abi bu Bakirköy'e gider'
diye cevap verdi! Iste o an benim ve soförün
bittigi andir
.................................................. .................
Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili
surcer;
- Musait bi yerde
iner misiniz? Söför
- Niye sen
mi kullancan
.................................................. ...............
Ankara'da, cok sicak bir gunde, dolmustaki bir
kokona yelpazesiyle
-"Söfeer bey klimayi acar misiniz cok
sicak
olduu" demisti. Pala
biyikli söfer amca teyzeyi bi sure suzdukten
sonra, kapiyi acipacip
kapatmaya basladı
.................................................. ...............
Istanbul'dayiz Dolmusa bindik, dolmus
doldu, tam kalkicak,
elemanin bir açti kapiyi, içerde tikis tikis
oturmusuz, önde 3
kisi arkada 4 Eleman hala bir umut sordu:
- "Kaptan, yer var mi?".
Söför de arkasini dönüp cevap verdi:
- "Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalim"
.................................................. ...............
Pek dolu olmamasina ragmen minibüs hareket
etmek üzereydi. Tam o anda
kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki
arkadas minibüse bindi
birbirlerinin yüzüne bile bakmiyorlardi
çocuklardan biri soföre parayi
uzatti
- Abi bir ögrenci bir de hayvan alir misin
buna koptum işte ya.hayvan......)
aspartam
18-12-2005, 15:03
(IMG:http://img377.imageshack.us/img377/2635/latestdesigninaustralia5db.jpg)
aspartam
18-12-2005, 16:37
Salak olabilirim ama aptal asla.... ASENA
Ben meme kanserine şahsen karşıyım.... SİNEM GÜVEN
Mozart Türkiye\'de konser vermeye gelirse tabi ki dinlemeye gideriz.....EMRAH
Allahı size emanet ediyorum.... TANSU CILLER
Tüneli kaçmak için mi kazdınız .... REHA MUHTAR
İsmini vermek istemeyen bir izleyici Filiz Ovar İngiltereden arıyor.... A TAKIMI
Kendime ait görüşlerim çok güçlü görüşlerim var ama onları her zaman onaylamıyorum..... CORC W BUSH
Polis yolu az sonra işlenecek bir cinayetin tatbikatı için kapattı....KANAL D ANA HABER
Eminem dünyaca ünlü bir grup biliyorsunuz değil mi arkadaşlar....BEYAZ
23.Yüzyılı yaşadığımız bu günlerde başıma gelen bu dram...Q KIZI REYHAN
Cinayetler dışında en düşük suç oranına sahibiz..... WASHINGTON D.C. VALİSİ MARION BARRY
Sigara içmek öldürür öldüğümüzde hayatimizin önemli bir bölümünü kaybederiz ....BROOKE SHIELDS
Fransızlar amma kültürlü ufacık çocukları bile Fransızca konuşuyor....İZZET YILDIZHAN
Cumhuriyet 1927 yılıda ilan edildi ......Tuğba OZAY
Atatürk ne demiş Yurtta sulh barışta sulh ....NİHAT DOGAN
Bugün 10 Kasım Atatürk\'ün 64. ölüm yıldönümünü şölenlerle kutluyoruz......ELIFNAĞME
Gönül Yazar: Is the mother boy, you know?
Reha Muhtar: Anliyorum ana kuzusu.
Gönül Yazar: Ana kuzusu...
Reha Muhtar: Evet ana kuzusu...
Cografyaci Nefise
Muhabir: Nefise, Somali'nin baskenti neresidir?
Nefise Karatay: Bu konuda yorum yapmak istemiyorum!..
Kont Trakula!
Metin Uca: Bir örümcek türü?
Ismet Badem: Trakula!
Metin Uca: Diger yarismaci?
Diger yarismaci: Tarantula...
Ismet Badem: Hay Allah!.. (Passaparola yarismasindan)
Ellettirmem!..
Sanki ben meshur oldum da kendimi ellettirebilirim. Böyle bir zihniyet var ortada...
(Sevda Demirel)
aspartam
18-12-2005, 16:43
Sipitmen!
Muhabir: Örümcek Adam'in orijinal adi nedir?
Ayse Hatun Önal: Sipitmen!
Öküz ve Bogaz
Ilham kaynagim su gördügünüz Bogaz. Bu deniz, öküze bile ilham verir!..
(Serdar Ortaç)
Ultrasyon
Benim o kültürsüz insanlarla isim olmaz, zaten simdi ultrasyondan çiktim çok mutluyum!..
(Ceylan)
Neler oluyor hayatta
Bazen öyle ortamlarda oluyorsunuz ki; dogada oluyorsunuz, yapayalniz oluyorsunuz. Ögrenmek istiyor insan, dolar kaç para, Euro kaç para diye...
(Aysun Kayaci)
Büyüksehir
Ingiltere bir tiyatro sehridir!
(Meltem Cumbul)
Mutlaka tanismali
Erkekler beni tanimadan ölmesinler...
(Demet Akalin)
Arbik Jumbik
Harun bana Arbik, Jumbik der. Hayvan isimleri bunlar?..
(Ebru Salli)
Kuzunun sessizligi
Nazlican'la nasil tanistiniz?..
(Esra Ceyhan, konuk ettigi aileye, evlerinde besledikleri Nazlican adli kuzuyla ilgili soru yöneltiyor.)
Yok abi, Doritos!
En sevdigim futbolcu su Panço denilen oglan, Panço mu o?
(Ömer Çavusoglu Pancu demek istiyor.)
Takip mesafesi
Sunucu: Hilal hanim, takip mesafesi nedir peki?
Hilal Cebeci: Takip mesafesi sey, simdi mesela ben su an 40 km. hizla gidiyorum ya, önümdeki araçla aramdaki mesafe de 40 km. olmalidir...
Sunucu: Bu durumda Istanbul Ankara yolunda sadece 13 araç olabilir!
Yok abi
Guliver Pülüver çok tehlikeli bir futbolcu, Galatasaray dikkat etmeli!..
(Turgay Seren, Kluivert'ten bahsediyor.)
Balçik bunalimi
Günesi balçikla bunalmaya çalisanlar vardi, yapamayacaklarini anladilar...
(Çagla Sikel)
Vallahi zeka budur!
Atatürk kaç tarihinde dogmus, hangi yil vefat etmis, cumhuriyet hangi yil ilan edilmis bilirim. Beyin derler buna... (Tülin Sahin
ngcoskun
21-12-2005, 11:06
2005'in Komik Olayları
Trajediler, savaşlar ve doğal afetlerin yanı sıra, 2005'te garip olaylar da yaşandı. Fransız haber ajansı AFP, yılın en acayip haberlerini bir araya getiren bir liste yaptı:
• Türkiye hapishanelerinden birinde yan yana hücrelerde kalan bir erkek ve bir kadın mahkûm duvarda delik açarak, cinsel ilişkiye girmeyi ve çocuk sahibi olmayı başardı. mahkûmlar, kamu malına zarar vermekten dört ay ilave hapis cezasına çarptırıldı. (Olay, 2003'te mahkûm kadının doğum yapmasıyla patlak verdi, dava 2005'te karara bağlandı).
• Avustralya Newcastle'da polis, evlerin çatılarına hızla çarpan çok sayıda donmuş tavuk bulunduğunu rapor etti. Polis, güçlü bir mancınık kullanan bu şakacıyı bulamadı.
• Bir Alman postanesindeki postacılar, ellerindeki paket titremeye ve garip sesler çıkarmaya başlayınca, bomba zannederek paniğe kapıldı. Sonunda pakette bir seks oyuncağı olduğu ortaya çıktı.
• Doğu Afrika ülkelerinden Mali'de, kendisini görünmez yapacağına inandığı büyüleri uygulayarak banka soygunu yapmaya hazırlanan bir adam, bankayı koruyan polislerin 'aklından geçenleri tahmin etmesi' üzerine vurularak yaralı olarak yakalandı.
• İsviçre'de turizm yetkilileri, yazın erimemesi için bir buzulu PVC köpüğüyle kapladı.
• Chicago'da bir otoyoldaki istinat duvarında ortaya çıkan lekenin Bakire Meryem'i temsil ettiğini düşünen Hıristiyanlar otoyola akın etti. Bir grafiti sanatçısının lekenin üzerine 'büyük yalan' yazmasının ardından tüm duvar boyandı.
• Danimarka da bir papaz, Tanrı'ya inanmadığını söyleyince önce görevi askıya alındı, sonra kiliseye yeniden kabul edildi. Lutheran Protestan Kilisesi'nin yöneticisi, "Ona yeni bir şans veriyoruz" dedi.
• Britanya'da sahilde amaçsızca dolaşırken bulunan ve piyano virtüözü olduğu belirtilen bir genç adam, aylarca dünya medyasını meşgul etti. Sonunda, aylar boyu bir kelime bile etmeyerek esrarengiz havasını koruyan gencin ünlü olma heveslisi bir Alman olduğu ve aslında çok da iyi piyano çalamadığı ortaya çıktı.
• Karısıyla para yüzünden kavga eden İsrailli bir zengin, kasayı açıp 680 bin doları aldı ve evin ön bahçesinde yaktı.
• Wimbledon tenis turnuvasının üst düzey yöneticilerinden biri emeklilik konuşmasını, kadın tenisçilerin oyun sırasında çıkardığı 'rahatsız edici' seslere ayırdı. Yönetici, konuşmasında bu seslerin giderek daha da yükseldiğinden yakındı.
• Sevgilisinin hamile karısını öldürmesi için 136 bin dolar karşılığı bir kiralık katille anlaşan Japon kadın, katil başarısız olunca parasını geri almak için polise başvurdu.
• Alman İçişleri Bakanlığı, bundan böyle gülümseyen fotoğrafların kimliklerde kullanılmayacağını, bu tür fotoğrafların bakanlığın kullandığı biometrik tanıma teknolojisinde karışıklığa yol açtığını belirtti.
• Los Angeles'ta, bir taksici, araçta, içinde 350 bin dolar değerinde elmas olan bir para kesesi buldu. Afgan göçmeni olan taksi şoförü, elmasları öylece polise teslim etti.
• ABD'nin Wisconsin eyaletinden bir yaşındaki tekir kedi Emily, bir konteynıra düşerek Fransa'ya kadar seyahat etti. Nancy şehrinde zarar görmeden konteynırdan çıkartılan kedicik, konforlu bir uçak yolculuğuyla evine döndü.
ngcoskun
03-01-2006, 15:55
Pakize SUDA
2006’da neler olacak!
GERÇİ merak ettiğiniz bir şey kalmamıştır.
Kehanet kehanet üstüne zira.
Fakat "Fazla kehanet göz çıkarmaz" diyerek buyurun benden de bir tane!
***
Hülya Avşar, Kaya Çilingiroğlu’ndan spermlerini bir tüpe koyup göndermesini isteyecek.
Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi ziyarete gelecek.
Kapkaççılar, İstanbul’un çeşitli yerlerinde "irtibat büroları" oluşturacaklar. Herkes çantasını götürüp bu bürolara teslim edecek.
Alt ve üst kimliğin üstüne kaçak kat çıkılacak.
Seda Sayan kendine yeni bir koca yapacak.
2005’te döşenen kaldırımlar sökülecek.
Deniz Baykal, en uzun süren (tahminen 50 yıl) "Umut vaat eden genç politikacı" unvanından ötürü plaket alacak.
AB, her TC vatandaşının bir elinde altı parmağı olması şartını getirecek.
"Kurtlar Vadisi Konutları"nın yapımına başlanacak.
İbrahim Tatlıses eğitime el atacak; "Oxford Dansöz Üniversitesi" için çalışmalara başlayacak.
Cumhurbaşkanımızı gülümserken gören olacak.
Ocak ayındaki Kurban Bayramı ile ekim ayındaki Ramazan Bayramı tatilleri birleştirilecek.
Evlere ve işyerlerine "estetik operasyon servisi" başlayacak.
Gülben Ergen, bir dahaki yıla çocuk yapmayı düşündüklerini açıklayacak.
İclal Aydın ile Tuna Kiremitçi sonunda "Lanet olsun" deyip gamzelerini silikonla doldurtacaklar.
Recep Tayyip Erdoğan imzalı "Argo Sözlüğü" kitapçılarda yerini alacak.
Yılmaz Erdoğan, bu defa "Narkotik İşler"le İstanbul’un uyuşturucu meselesine parmak basacak.
Erken seçim olacak, Hükümet Partisi lideriyle Ana Muhalefet Partisi lideri "üç nokta" koyup siyasi hayatlarına devam etmek için uğraşacaklar. Maazallah o "üç noktadan biri"nin "son nokta" olma ihtimali de var tabii.
MIŞ-MUŞ
Alerji cinsel isteği azaltabilirmiş.
Garibim... Ne olsa daima kabak onun başına patlıyor.
*
Trafik cezaları artık zamlıymış.
Kırmızıda geçmek de zengin işi oldu!
*
İmamlar doğum kontrolü hakkında vaaz verecekmiş.
Alışkanlıkla "Kadının karnından sıpayı eksik etmeyin" de diyebilirler.
aspartam
14-01-2006, 10:37
Temel İle Birol Karadenizli Temel ile Adanalı Birol birlikte tatile çıkarlar.
Fethiye'de, Kelebekler Vadisi'nde kamp kurarlar. Aksam güzel bir yemek yiyip
sonra uykuya dalarlar. Bir kaç saat sonra Birol uyanır ve Temel'i de dürtükleyip
uyandırır. Temel uyku sersemidir: -"Ne oldu? Ne istisun?" -"Temelciğim. Yukarıya
bak ve bana ne gördüğünü söyle." Temel gökyüzüne bakar ve cevap verir: -"Ha
punun içun mu uyandirdun benu?. Paktum işte. Milyonlarca yilduz cörirum...İşıl
işıl parliyan milyonlarca yilduz... " Birol tekrar sorar: -"Peki, bu sana neyi
gösteriyor?" Artık iyice uykusu kaçan Temel biraz düşünür ve filozofça cevap
verir: -"Teolojik olarak Allah'ın kudretinu ve kendu acizliğimuzu cörirum.
Felsefi olarak, evrenun sonsuzluğunu ve onun karşisındaki önemsizliğimuzu
cörirum. Astironomik olarak galaksilerun, yıldızlarun, gezegenlerun varliğini
corirum. Meteorolojik olarak pucün havanun çok cüzel olacağinu cörirum.
Yilduzlarun konumuna bakarak da gecenun körü ve saatin 3 olduğunu, penu luzumsuz
yere uyandirduğunu cörüyrum... niye sordun punu paa? Ha sana neyi costerur?",
Birol cevaplar: -"Ulan hıyar, çadırımızı çalmışlar..."
bir gün sarıyer taksim hattında minibüsün kalmasını bekliyoruz. şöför oturduğu yerden bağırıyor
- haydi beşiktaş taksim, beşiktaş taksim
kapıya bir amca yanaştı ve bir an önce taksime gitmek amacı ile şöföre sordu
- taksim değil mi?
- evet beşiktaş taksim
- direk taksim gitmez mi?
taksime gitmek için beşiktaştan geçmek zorundaki şöför el hareketi ile renk katarak cevap verir
- ulan bu helikopter değil ki havadan inelim
bir arkadaşımda minibüsten inmek isteyen insanlara takılarak
- şöför bey inecek var
- inecektin niye bindin
biraz önce yolcu indirmek için duran, daha sonra tam inmek istediği yerde indirmesi için söylenen yolcuya minibüs şöförünün cevabı
-- yoo istersen eve kadar getireyim
aspartam
16-02-2006, 15:34
TEMEL'İN DÜZ MANTIK KAVRAMI
TEMEL BIR YARISMAYA KATILIP KAZANIR. VE KENDISINE BİR
>KITAP HEDIYE EDILIR.
>KITABIN ADI DA DUZ MANTIKTIR.
>TEMEL HEDIYEYI ALIRKEN SORAR;
>Bu kitapta ne yaziyor?
>
>okuyunca ogrenirsin...
>
>ben onunla ugrasamam anlat bakiim sen bana?
>
>ok bak simdi;senin evinde akvaryum var mi mesela
>
>evetvar...
>
>o zaman icinde su da vardir?
>
>evet var...
>
>icinde su varsa balik da vardir....
>
>evet var...
>
>balik varsa hayvanlari da seviyosundur sen?
>
>evet....
>
>hayvanlari seviyosan insanlari da seversin heralde?
>
>evet
>
>o zaman senin sevgilin de vardir?
>
>evet var
>
>-yasli gorunuyon o zaman senin karin vardir?
>
>evet var..
>
>e karin olduguna gore de homoseksuel diilsindir?
>
>evet...
>
>bak gordun mu?...
>
>Temel cok etkilenir!
>
>kitabi alir koltugunun altina
>
>eve dogru giderken
>
>İdris'i görür...
>
>İdris sorar;
>
>Temel o ne?
>
>duz mantik kitabi!
>
>nasi bisey bu anlat bakiim...
>
>bak simdi; sizin evde akvaryum var mi?
>
>yook!
>
>o zaman sen ****sin....
BURASI TÜRKİYE VE TÜRK AKLI
* Tek abdestle bes vakit namaz kilmak için iki büklüm kivranan kisi tabii ki Türk'tür.
* Desenlerini çok begenerek aldigi yeni bir mobilyanin üstünü baska bir örtü örterek kullanan kisi Türk'tür.
* Çayi, çay tabagina döküp içen bir Türk degil midir?
* Geçirdigi bir trafik kazasindan sonra kanlar içinde çikip, çarpilmis arabasina üzülen kisi Türk'tür.
* Tüp kaçiriyor mu, kaçirmiyor mu diye kibrit yakip kontrol eden Türk'ten baskasi olabilir mi?
* Yemekte eti biçakla degil, çatalin yaniyla kesmeye çalisan bir kisi görürseniz gözlerinden öpün, o bir Türk'tür.
* Kirmizi isikta durdugunuz için size ancak bir Türk bagirabilir.
* Otoyolda, otomobilin gaz pedalina tugla koyup, yorulmadan kullanma fikri bir Türk'ündür.
* Ancak bir Türk, Cola'yi çalkalayip fiskirtarak asitsiz içmeyi akil edebilir.
* Elektonik hesap makinesini, uzaktan kumandasini naylona sarmis, üzerine de ambalaj lastigi geçirmis birini görürseniz hemen boynuna sarilin. Türk'tür o.
* On yillik bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarini çikarmadan kullanma becerisini ancak Türkler gösterebilir.
* işinde iyi olan birisini överken hakaretle iltifat eden bir Türk'ten başkası olamaz. (şerefsizin oğlu ne iş yapmış be kardeşim, helal olsun)
* Ancak bir Türk aracın sinyal lambaları dururken kolunu çıkararak "dönüyorum" hareketi yapabilir.
* Yemeğin etini en sona bırakan kişi tabi ki Türk'tür.
* Ancak bir Türk trafık ışıkları kırmızıdan yeşile döndügünde önündeki herkesi salak sanarak kornaya basabilir.
* Dingildeyen bir masanın ayağına kağıt şıkıştırma fikri bir Türk'ündür.
* Dişlerinin arasindan "viij viij" diye ses çıkaran birini görürseniz selam verebilirsiniz çünkü o kesinlikle Türk'tür.
* Tv'de film seyrederken filmin oyuncularıyla muhatap olan (dur oraya gitme öldürecekler seni) Türk sinema severlerdir.
* Ancak bir Türk kulağını kalem ya da örgü şişiyle karıştırabilir.
* Arabasına öküz, köpek, horoz sesli korna taktırma fikrinin patenti bir Türk'e aittir.
* Gazete kağıdını en iyi sekilde kullanan Türk'tür(Cam silme bezi, külah, mendil, sofra bezi)
* Ancak bir Türk kadını, denize dikkat çekmemek için elbiseleriyle girip, bütün dikkatleri üzerine çekebilir.
* Plastik yogurt kabını saksı yapan elbette ki Türk'tür.
* Arabasının arkasına yazı yazan bir Türk değil de nedir? (Rahmetli de sollardı,)
* Uçakta bulunan tanıdıklarına uçak havalandıktan sonra görmeyecegini bildigi halde el sallayan birini görürseniz hemen boynuna sarılın çünkü o Türk'tür.
* Çignedigi sakızı daha sonra çiğnemek üzere kafasındaki tülbente yapıstıran bir Türk kadınından baskası değildir
O BENİMKİDİR
Temel ve dedesi otele gitmişler. Otelde tek bir yatak boşmuş, dede
torun birlikte yatmışlar. Gece yarısı dede Temel'i dürtmüş: - "Temel
bana karı bul!" - "Dede sakin ol yat." Biraz sonra dede ikinci defa: -
"Temel bana karı bul!" - "Dede sakin ol yat". Dede biraz sonra üçüncü
defa: - "Temel bana kar bul!" deyince en sonunda Temel isyan etmiş: -
"Dede tuttuğuna güveniyorsan o benimkidir."
aspartam
20-02-2006, 17:02
Yıl 2023
Yil 2023,madeni 1 milyar liraliklar tedavule girdi.
Yil 2023,emeklilik yasi erkekler icin 84, kadinlar icin 82'ye cikarildi;
ama maaslar hala odenemiyor.
Yil 2023,dunyanin en buyuk colu Turkiye oldu. Ne kadar kina yaksak azdir.
Yil2023,Suleyman Demirel hala basta! Eski cumbaba, politik kariyerini basari ile surduruyor.
Yil2023,trafik kazalarinda olen ve yaralanan yurttaslarimizin sayisi
Norvec'in nufusunu 7'ye katladi.
Yil2023,Turk bilim adamlari Van Golu canavari ile enflasyon canavarini ciftlestirmeyi basardilar. Ortaya ne cikacagi merakla bekleniyor.
Yil2023,yasasin, Eurovizyon Sarki Yarismasi'nda 2. olduk.
Yil2023,GAP'in hizmete girmesi icin sadece 556 baraj ve 75 tunel insaati kaldi.
Yil2023,Heyyytt be!!! Turk televizyonculugu bir ilke daha imza atti.
Bizimkiler zaman ve kara delikler hakkinda kitaplari bulunan felcli
bilim adami Stephen Hawking'e nihayet, Maraba Televole dedirtmeyi basardilar.
Yil2023,sosyal demokratlar birlesmek icin, nihayet 361 kola daha
bolunduler!
Yil2023,somut ressam Conan Evren'in Ibibikler oter otmez isimli
tablosunu acik artirmada 550 trilyara isminin aciklanmasini istemeyen bir kisi satin aldi.
Yil2023,ana muhalefet partisi baskani Tansu Ciller,Uranus'teki yalisinin dedesinden miras kaldigini acikladi.
aspartam
10-03-2006, 12:04
Sevgili Cem Yılmaz'dan;
SENİN inancını bilemem. İstersen toteme tap. Herkes ölecek. Mahşer var ya. Orası işte. Kıyamet kopsun herkes orada olacak. Büyük bir kokteyl gibi düşünün. İlk gün imza almaktan anan ağlayacak. Herkes orada çünkü. Aaa Sezar.
REENKARNASYONA inananlar var. Yok öyle bir şey. Hep şöyle yapıyorlar. 'Önceki hayatımda Rus Çariçesiydim' Hiç o..... olan yok. Hiç duyuyor musunuz, 'Önceki hayatımda taksi şoförüydüm'. Herkes kral...
HERKES yanacak dediğim bir kişi hariç. O da Fedon. Çünkü Fedon daha yanamaz. Fedon artık limitte onu direk cennete alacaklar.
TÜRK Hava Kurumu bizim memleketin en iyi çalışan kurumu. Kurban derisini veriyorsun ondan uçak yapıyor. Artık nasıl katlıyorsa. Bi de tuzlarsan F-16 oluyor diye bir geyik var ama yalan olmasın.
ASKERDE seni mesleğinle yönlendirirler. Terzisin terzi yaparlar. Atom mühendisiysen gazinoda televizyondan sorumlu olursun. Şahsına santral kuracak değil ya...
GENÇLİĞİN bir lafı vardır, 'En verimli çağımda askere aldılar' Sanki herifi soğuk füzyonu bulurken götürdüler. Bunu söylediği zaman komik durum oluyor. Ama günde sekiz saat antrenman yapması gereken baleti 8 ay botla gezdirirsen Kuğu Gölü'nden manda b.kuna transfer olur.
EN verimli çağımda askere aldılar. Ne yapıyordun ki? Verimli verimli evde oturuyordum. Ulan ben para basıyordum beni aldılar askere. NİYE bedelli yapmadın diyorlar. 15 bin mark veriyordun 28 gün yapıyordun. Ben hiç para vermeden 550 gün yaptım. Bir de orada olanı biteni anlatıyorum senede 2 milyon dolar kazanıyorum. 28 günlük birikiminle single çıkaramazsın. 300 erkek yan yana yatıyorsun abi. Kalabalık bir erkek topluluğu demek, başka bir organizma demek abi. Kadın olmasa b.k içinde yüzeriz. Kadın kendine özenmen için sebeptir. Deodorant mı at gitsin. Konyalı arkadaşına koksan ne olur ya. Ayaklarını haftada bir mi yıkıyorsun. Ayda bir yıka. Kim senin mantar yetiştirmene birşey diyebilir. Askerliği yapmış olan o kokuyu bilir.
KÜFÜR konusunda ben muzdarip bir insanım. Bu konuda bir çifte standart var. Vizontele'de ben bir adamı canlandırdım. Yazıldığı haliyle bir o..... ç..... O adamı başka türlü canlandırmanın imkanı yok. Bizim eski filmlerimizde falan küfür yoktur. Trajedi yaşanır, adamın karısına, kızına tecavüz, bir de köyü yakarlar. Bizim filmin kahramanı finalde gelir, 'Alçaklaaar'. Yani hiçbir caydırıcılığı olmayan.
Gülmek ve kahkahalara boğulmak isteyenlere komik bir slte (mephistonun tavsiyesi ile)
http://www.harunyahya.org
agnostic_z
07-10-2006, 20:43
:lol: *:lol: *:lol:
dersimmm
27-10-2006, 11:21
Din Dersleri
Çocuklar, kıyamet cuma günü şafak vaktinde olacaktır.
- Ama hocam nereye göre şafak vakti? Bizde şafak vaktiyken diğer tarafta gece oluyor..
- Numaran kaçtı senin?
- Ne oldu ki hocam?
- Çok güzel soru sordun 5 vericem..Cevabını bende bilmiyorum.
- Arapça bilenler el kaldırsın...(sadece 1 kişi el kaldırır...)
- Afferim kızım Ayşeeee... Siz niye bilmiyonuz? Nasıl dua ediyonuzzz?
- Hocam ben Türkçe dua ediyorum.
- Olmaazzz! Arapça edicen! Türkçe kabul olmaaazzz!
- Niye hocam, Allah Türkçe bilmiyo mu?
- Haaşaaaa! Sümmee haaaaşaaaa!!!
- Çocuklar Ahiret Gününde bütün herkes tartılacak, sevapları, günahlarından fazla olanlar Sırat köprüsünden geçerek Cennete ulaşacak
- Hocam nasıl bir şey o Sırat köprüsü?
- Kıl gibi ince kılıç gibi keskin
- Eee nasıl geçiyoruz ki biz oradan hocam? Ayağımız acır, duramayız üstünde.. Denge diye bir şey var herkes cehenneme düşer valla böyle hocam.
- Sevabı fazla olanlara o köprü böyle otoban gibi geniş gelecek
- Eee hocam sevabı fazla olanlar geçecekse kıldan köprüye otobana ne gerek var? Allah sevabı çok olana geç desin, geçsin, az olana Cehenneme git desin, gitsin… Sanki itiraz mı edicez...
- Sus eşşek sıpası aklın ermez senin Allah' ın işine, tövbe sümme haşaaa, tööbeee..
- Bu evren, bu kuşlar, bu böcekler çicekler, hepsi yüce Rab’bimizin bizlere birer armağanıdır.. Kendi vücudunuza bir bakın.. Bu mükemmeliyeti başka kim yapabilirdi ki? Mesela gözlerimiz.. Yüzümüzde, yani ona en uygun yerde.. Gözlerimiz diz kapaklarımızda olsaydı ne kadar çirkin olurdu değil mi?
- İtirazım vaaaaaaaar!...
- Söyle çocuğum!
- Eğer gözlerimiz diz kapaklarımızda olsaydı değşsen hiçbir şey olmazdı, Çünkü herkesin gözleri diz kapaklarında olurdu, o zaman da siz ''çocuklarım, gözlerimiz yüzümüzde olsaydı ne kadar çirkin olurdu" derdiniz, ben de yine “itirazim vaaaar!..” derdim..
- O derse aldığım kedi yavrusu sınıfta gezerken hoca: “kim soktu bu mendebur hayvanı sınıfa?” diye bağırdı..
- Beeen. ama hocam o da Allah’ın yarattığı bir varlık değil mi? Yazık...
- Eeee tabi, o da Allah-ı teala'nın yarattığı bir mahluk… Hem peygamber efendimiz de severmiş. Ay pek de sevimli kerata...
- Peygamberimiz Hazreti Muhammed salallahu aleyhi vesellem de iftarını hurma ile açarmış...
- Hocam, Mekke' de iskender kebap mı vardı ki, onunla açssn?
- Sus! terbiyesiz, zındık, kafir!....
- Çocuklarım eğer Dünya Güneşe 1 cm. yakın olsaydı her yer erir, eğer 1 cm uzak olsaydı her taraf donar ve yaşayamazdık.... Allah'ın olduğunu bundan anlayabiliriz.
- Eee iyi de hocam Dünya Güneşe 18 ocakta yakınlaşır 21 Haziranda da uzaklaşır.. Hem de 1 cm değil yaklaşık 2 milyon kilometre... Eeee hiçbir şey olmuyor...
- İşte bu da Allah 'ın bir mucizesidir evladım... Otur.. Laubali, ukala...
hiramusta
27-10-2006, 11:26
:D *:D *:D *:D Harika fıkralar...teşekkürler Dersimmm
Sn. Dersimm,
Bu fıkralar için bayağı çaba sarf ettiğiniz görülüyor.
Gülmek isterdim ama emeğinizin karşılığı bu değil,
Ağlamak isterdim, lakin bunu siz istememişsiniz,
Kızmak isterdim, lakin bunca mantıksızlığa kızmak mümkün değil,
Ben en iyisi mi önem vermemeyi tercih edeyim. Orta yol en iyi yoldur hesabı.
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın.
Dersimm'e bir katkı da benden.
* * * * * Nasıralı İsa babasını bulmak için yollara düşmüş.Herkesin
babası var benim de olmalı diyerek.Yolda ağlayan yaşlı bir adama
rastlamış.Merakla sormuş İsa Mesih:
* * * * * -Neden ağlıyorsunuz? diye
Yaşlı adam gözlerinin yaşını gömleğinin koluna silerek cevap vermiş:
* * * * * -Oğlumu kaybettim,onu arıyorum...
Heyacan ve merakla sormuş İsa Mesih:
* * * * * -Oğlunuzun onu başkalarından ayıracak bir özelliği var mıydı?
Yaşlı adam da umutlanmış:
* * * * * -Ah evet kollarında ve bacaklarında çiviler vardı demiş.
İsa mesih atılmış yaşlı adama:
* * * * * -Babaaaaaa !!!
Yaşlı adam da açmış kollarını gözyaşları içerisinde haykırmış:
* * * * * -Pinokyooooom.!!!
Fıkra sayılmaz belki ama,
Engisizyon zamanında, "Ya yargılayıp cezalandırdıklarımız arasında suçsuzlar da varsa" diye soranlara dönemin yetkili din adamının verdiği cevap, "Biz hepsini tanrıya (kül formatında) gönderelim, suçlu ile suçsuzu kendi ayırsın" şeklinde imiş.
Bu mesajı "Cafe" başlığının altına taşıyorum. Forum ve Site yöneticisi arkadaşlarımız arasında kendini tanrı yerine koyan olduğunu sanmıyorum.
kıssa'nın hissesi: başlıkları ilgili yerlerde açalım :D
neutrino
Memlekette havalar sıcak,hoca zıbın giymiş serin diye bahçede uyuyor.
Yine bir gece hanımıyla birlikte uyurken,yandım anam sesiyle irkilerek uyanıyorlar.? Hocayı akrep libidosundan sokmuş.
Hanımı ve yakınları hocayı en yakın sağlık ocağına götürüyorlar
Hoca aman aman inliyor... ağrıdan
Doktor , merak etme teyze ben şimdi gerekli müdahaleleri yaparım diyor.
Teyze titrek bir sesle ..oğlum ağrısını al ,şişligine karışma diyor.
dersimmm
27-10-2006, 20:28
mhmmd benim bu fıkralar için harcadığım emek tümünü seç, kopyala ve yapıştırdan ibarettir. güler misin, ağlar mısın onu da sen bilin
Temel ile Dursun birlikte tatile çıkarlar.
Fethiye'de, Kelebekler Vadisi'nde kamp kurarlar. Aksam güzel bir yemek yiyip
sonra uykuya dalarlar.
Bir kaç saat sonra Dursun uyanır ve Temel'i de dürtükleyip uyandırır.
Temel uyku sersemidir: Ne oldu? Ne istisun?
Temelciğim. Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle. Temel gökyüzüne bakar ve cevap verir:
Ha punun içun mu uyandirdun benu?. Paktum işte. Milyonlarca yilduz cörirum...İşıl
işıl parliyan milyonlarca yilduz...
Dursun tekrar sorar: Peki, bu sana neyi gösteriyor?
Artık iyice uykusu kaçan Temel biraz düşünür ve filozofça cevap
verir:
Teolojik olarak Allah'ın kudretinu ve kendu acizliğimuzu cörirum.
Felsefi olarak, evrenun sonsuzluğunu ve onun karşisındaki önemsizliğimuzu cörirum.
Astironomik olarak galaksilerun, yıldızlarun, gezegenlerun varliğini corirum.
Meteorolojik olarak pucün havanun çok cüzel olacağinu cörirum.
Yilduzlarun konumuna bakarak da gecenun körü ve saatin 3 olduğunu, penu luzumsuz
yere uyandirduğunu cörüyrum... niye sordun punu paa? Ha sana neyi costerur?
Dursun cevaplar: -"Ulan hıyar, çadırımızı çalmışlar”
Adam yolda giderken çamura düşer... Üstü başı çamur olur.Hemen mahallenin hocası yardımına koşar.Onu kaldırır ve üstünü temizler.Adam teşlekkür eder ve bu iyiligine nasıl karşılık verebilecegini sorar.Hoca arsız ataist oldugunu bildigi kişiye ilk fırsatta camimize gelin tövbe edin ve namaz kılın der..
Adamda hoca hoca yanlış gördün yere düştügümde kafamı degil kıçımı vurdum der.
istavrit
05-11-2006, 20:10
bir tanede benden..
Adamın takıntısı, lastikten sapan yapıp kuş avlamak.. Çocuk değil, 40 yaşında.. Ama aklı fikri sapanda.. Ana caddede elinde sapan kuş peşinde bir adam düşünebiliyor musunuz?..
Ailesi ikna etmiş, almış götürmüşler Bakırköy'e.. Tedavi.. Tedavi.. Her şey yolunda.. Toplamış başhekim doktorlarını.. Getirmişler adamı.. Başhekim, "Her şey yolunda.. Sizi taburcu ediyoruz.. Çıkınca ne yapacaksınız?.."
"Bir lastik bulup sapan yapacağım.."
Hayda.. Atmışlar gene içeri.. Tedavi.. Tedavi.. Gene heyet.. Gene ayni soru.. Gene ayni yanıt..
"Bir lastik bulup sapan yapacağım.."
Bir yıla yakın vakit geçmiş.. Adam artık normal üstü normal.. Getirmişler heyetin önüne.. Baş hekim sormuş..
"Çıkınca ne yapacaksın?.."
"Beyoğlu'na bir romantik bara gideceğim.."
"Sonra.."
"Müzik dinleyeceğim.."
"Güzel.. Sonra.."
Bir güzel kız bulup dansa kaldıracağım.."
"Mükemmel.. Sonra.."
"Kızın kulağına aşk şarkıları, sözleri fısıldayıp onu etkileyeceğim.."
"Harika.. Sonra.."
"Kızı alıp eve getireceğim.."
"Fevkalade.. Sonra.."
"Kızı yatak odama götürüp soyacağım.."
"Sonra.. Sonra.."
"Donunun lastiğini sıyırıp sapan yapacağım.."
ozgur_beyin
05-11-2006, 20:11
prof. temel konferansta demişki:
* * * * insanlar üçe ayrılır!
* * * * bir sayı saymasını bilenler
* * * * iki sayı saymasını bilmeyenler
* * * *
* * * (böylede fıkra olurmu ? demeyin, saksıyı zorlayın)
Dolmuş hareket etmek üzereyken,birbirleriyle sıkı bir şekilde tartışan iki öğrenci dolmuşa biner.Birbirlerine duydukları öfke yüzlerinden bellidir.
birbirlerine bakmamakta.öfkeden burunlarından solumaktadırlar.
Şoföre yakın olan genç elini cebine atar para çıkarır şoföre uzatır ve hırıldarcasına şöyle der!
* -Alırmısınız lütfen bi öğrenci bi hayvan!
içki yasağının oldugu dönemde bektaşiyi yakalarlar.
Bektaşi
-Bırakın, beni neden götürmek istiyorsunuz?
-İçki içmişşin seni suç aleti (boş şişe)ile yakaladık.
Bektaşi
-Bende zina aletide var!!!
* ******
Bektaşî, vaaz dinlemeye gitmiş. Hoca vaazında içki içmenin bütün kötülüklerini, zararlarını sayıp dökmüş, hatta içki içenlerin sırat köprüsünden boyunlarında dünyada içtikleri bütün içki şişeleri asili olduğu halde geçeceklerini anlatmış. Bektaşî sormuş:
"Hocam, boyna asılan şişeler boş mu olacak dolumu?" Hoca, incecik köprüden dolu şişelerle geçilirken dengenin kolay sağlanamayacağını düşünerek:
"Elbette ki dolu olacak" diye yanıt vermiş. "Hay ağzını öpeyim Hocam, desene ahrette de yaşadık!" demiş.
*********
Güzel için oruç bozulurmu ?
Bektaşiye bir gün sormuşlar...
Gelse bir dilberi ahu
Olsa savmı ramazan
Dilber-i ahumu efdaldir ,
yoksa savmı ramazan mı?
Bektaşi cevap verir:
Fırsatı fevketme zinhar...
Sür sefasın dilberin
Olur kazası savmın
Olmaz kazası dilberin....
*********
Bektasi cok dalgali bir denizde yolculuk yapiyormus. Bir ara o kadar korkmus ki! "Aman Allah" diye yakinmis.
Bu hali gören yolcular:
"Baba ne korkuyorsun. Allah kerimdir!" demisler. Bektasi su cevabi vermis:
"Kerim oldugu icin, ya baliklari düsünürse!"
*********
Bektasiyi, rica minnet camiye götürmüsler.Hoca baslamis anlatmaya:
-Bir yer vardir ki orada, zengin fakir ayrimi yoktur.Dertli giren neseli olur.Oraya giren herkesin gönlü ferahtir.Bilin bakalim, burasi neresidir?
Bektasi yanit vermis:
-Neresi olacak, meyhane...
*********
Dostlarinin baskilarina dayanamayan Baba Erenler, camiye gitmis, hocanin vaazini dinliyordu.Hoca, içkinin kötülügünü anlatmak için aklina ne geliyorsa söylüyordu. Bir ara söyle dedi:
-Bir esegin önüne, bir kova su ile bir kova sarap koysaniz, hangisin içer? Elbette ki suyu içer. Peki esek niçin sarabi içmez?
Bektasi dayanamayip seslendi:
-Neden olacak, esekliginden...
********
Bektaşinin birini ramazanda içki içtiği için yaka paça kadıya götürürler. Çakırkeyif Bektaşi'yi görür görmez kadı:
"Behey kafir! Bu yasta hala içiyorsun bu zıkkımı. Utanmıyor musun? Bilmiyor musun haram olduğunu? .." der.
"Sırtınızdaki ipek kaftan da haramdır" diye karşılık verir Bektaşi.
Kadi:
"Bunun içine pamuk katarlar"
Bektasi:
"Dünyada doğru adam mı kaldı, şaraba da yarı yarıya su katıyorlar..."
*********
Softa, namazini bitirmis, selam verirken, komsusu olan ve onu yaptigi kötülüklerden iyi taniyan, Bektasi yanina iyice sokulup, "Aleykümselam" demis. Softanin cani fena halde sikilmis:
-Be adam! Sen de nereden çiktin? Namazimi berbat ettin.
-Selam verdin, ben de aldim.
-Yahu ben sana degil, meleklere selam verdim.
-Erenler, ben de melegim.
-Ulan defol git suradan!...Senden melek mi olur?
-Kizma birader!...Senin gibi Müslümanin benim gibi melegi olur...
Sevgili Dostlar!
Ben bayılıyorum bu bektaşi mizahına..sizlerinde dudaklarında küçükte olsa bir tebessüm yaratabildiysem ne mutlu bana
Dostça kalın
efendim bir gün imam efendi camide namaz kılmak için gelen insanlarla konuşurken gözü bektaşi'ye ilişimiş. allah allah demiş, bunların burda işi olmaz ama hadi hayırlısı.. neyse, namaz kılınmış, imam efendi namazı kılınırken arada bir bakmış bektaşi orda, herkes gibi namazını kılıyor. şaşırmış, namazdan sonra bektaşi'nin yanına gidip:
- hakkını helal et, demiş, bugüne kadar senin arkandan "bunlarınnamazı, niyazı olmaz" dedim, sen beni utandırdın, gelip her mümin gibi namazını kıldın. senden özür diliyorum. yerin cennet olsun senin.
demiş. bektaşi kıskıs gülmeye başlamış; imam efendi şaşkın şaşkın bakarken ağzından baklayı çıkarmış:
- ah be imam efendi, namaza gelmiyorum diye bunları söyledin; bir de bu namazı abdestsiz kıldığımı söylesem neler diyeceksin.
************************************************** *******************************
bektaşi, camide namazdan sonra dua etmiş :
-ey ulu tanrım, bana bir rakı parası ver!
yanında namazını bitiren softa da, ellerini kaldırmış :
-rabbim, bana iman ver!
iki duayı da işiten hoca, bektaşiye :
-bak, herkes ne isitiyor tanrı'dan, sen rakı parası. utanmıyor musun?, demiş
.. bektaşi usulca :
-ne yapalım hoca efendi, herkes kendisinde olmayanı ister, demiş
* * * * * * * * * * * * ***************************************
bektaşiyi yine ramazanda öğle vakti yemek yerken yakalayıp sıkıştırmışlar:
- neden oruç yiyorsun?..
bektaşi:
- ulan, demiş, aç gezerken kimse bir şey sormuyor; bugün yiyecek bir şey buldum, hepiniz üstüme geliyorsunuz!..
* * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * * ***********************************
bunlarda benden :lol:
hazretikömürcü
05-11-2006, 22:53
Kurak bir mevsimde halk yağmurduasına çıkar.
Dua edilir.
Bektaşi izleyicidir.
Başını göge kaldırır ve *Tanrı'ya "bu tarla benimdir" der.
Duadan sonra yağmur başlar.
Bir tek bektaşının tarlasına yağar fakat tarlayı sel götürür.
Bu kez de başını kaldırır ve Tanrı'ya "suç sende değil, sana tarlayı gösterende" der.
Saygılar
hazretikömürcü
deli_cevat
05-11-2006, 22:58
bu da benden *:wink:
Bir gün geldi Lenin öldü
Cebrail Allaha soriyor... Ya Allah ne yapalim bunu?
Cehenneme yollayin
öyle dedi..öyle oldu... Lenin girdi cehenneme
Lenindir, bos dururmu? baslamis:
Yoldaslar, siz burda sürünürken cennettekiler zenginlik icinde yasiyorlar, ayaklanin devrim bizimdir !
cehennem ayaklanmis...
Hz Cebrail Allaha demis, ya allah bu Lenin cehennemi ayaklandirdi...ne yapalim?
Allah: Onu cennete götür
öyle dedi öyle oldu...Lenin girdi cennete
bos dururmu basladi... Yoldaslar siz burda zenginlik icinde yasarken, cehennemdeki kardesleriniz aclik sefalet icinde yasiyorlar... bu haksizliktir...hadi devrimeeee!!
bu sefer cennet ayaklanmis...cebrail sasmis...allahin yanina gitmis...demis:
Ya Allah, Lenin cenneti ayaklandirdi, ne yapalim?
Allah: Onu bana getir
cebrail Lenini getiriyor... Lenin Allah katina cikiyor...
yarim saat geciyor..bir saat geciyor iki saat geciyor....
eni sonunda Lenin cikiyor...
ardindan Cebrail soriyor:
Ya Cenab-i Hak hazretleri, ne oldu?
Allah: Cenab-i Hak yok...YOLDAS VAR
dersimmm
05-11-2006, 23:17
eskiden türiye de oturan bi adam arkadaşını aramış we sormuş
- yahu önceden iki tane siyasetçi wardı. biri ecewitti o çok karizmatikti, biri demirel di o da çok klasikti ne oldu onlara
arkadaşı cewabı werir:
-iki si de hala başımızda birinin karizması gitti TİK i kaldı, birinin klası gitti S.Ki kaldı. onunlada anamızı belledi bizde ona BABA diyoruz.
birascık müstehcen oldu ama idare eder
bu da benden
isa,musa ve muhammed kahvede oturmuslar, tavla oynuyorlar.
o arada kahvenin önünden cok güzel bi kiz gecer ve bunlara gülümsiyerek pas verir.aralarinda hemen tartisma baslar:
-bu benim hakkim
-hayir benim
-sende cok var benim olsun....
en iyisi zar atalim en büyük atan kizi alir demisler.
önce musa atar: 4-4
sonra isa: 5-5
ardindan muhammed: 6-6
muhammed tam sevinmeye baslamisdir ki yukardan bi zar düser: 7-7 :D
tut-ank-amon
07-11-2006, 14:57
Ikinci Dünya savaşı sırasında Alman işgali altında bulunan Krakow *da Karol Wojtyla ( Jean paul II) caddede yürüyormuş,
* Karşısına birden bir SS subayı çıkmış ,
" Ellerini kaldır ve evraklarını çıkar diye bağırmış "
Karol Wojtyla *;
" Evraklarım yanımda değil " diye cevap vermiş ,
O zaman ölmeyi hakediyorsun pis Polonyalı *diyerek tam tetiği çekeceği sırada yukarıdan bir ses gelmiş ,
" Hey sen , dur . O benim dünyadaki gelecek temsilcim , Papam olacak , onu öldüremezsin
*SS subayı cevap vermiş Tanrı ya
" Tek bir şartla onu öldürmem , ondan sonra beni Papa yapacağına söz verirsen .....
------------------------------------------------------------------------------------- *Bir gün Tanrı nın canı sıkılmış ve kendisine ibadet edecek bir Millet aramak için dünya üzerinde gezinmeye başlamış ,
Ilk once barbarlıklarıyla nam salmış bir kavme rastlamış ,
onlara ;
* Dinleyin size söyleyeceğim emri yerine getirirseniz sizleri cennetime koyacağım demiş ,
* sormuşlar ,
* Nedir emrin ?
* " öldürmeyeceksiniz,"
kavim " maalesef biz öldürmeden yaşayamayız demişler ve teklifi reddetmişler
* Tanrı gezintisine devam etmiş ,
* Hırsızlıklarıyla ünlü bedevilere rastlamış ,
* " dinleyin ey bedeviler , hırsızlık yapmazsanız sizi cennetime koyacağım "
* Bedeviler de " biz hırsızlığı bırakamayız diyerek teklifi reddetmişler ,
Tanrı aramalarına devam ederken *, küçük bir toplulukla karşılaşmış ,
" sizler de kimsiniz" diye sormuş
" Bizler Israilogullarıyız " diye cevap vermişler ,
dinleyin demiş Tanrı
*size bir emrimi yerine getirmeniz karşılığında *cennet vaadediyorum ,
*Israiloğulları peki demişler , ücreti nedir bu emrin
*Tanrı da bu emir ücretsiz demiş ,
*Israilogullarıysa " o zaman biz 10 tane alalım diye karşılık vermiş
ozgur_beyin
07-11-2006, 15:20
adamın biri kırlarda gezinirken, yerde bir tane bok böceği görmüş,allahım aha bu bok böceğini niye yarattın deyip ,bok böceğine tekmeyi basmış.
* * * *gel zaman git zaman bir gün hastalanmış, hangi doktora gittiyse çare bulamamış. en sonunda bir arkadaşının tavsiyesiyle, doğal ilaçlar yapan bir ihtiyara gitmiş.ihtiyar bunu dinledikten, demişki *şimdi sana bok böceğinden *bir ilaç yapacağım *onu yutacaksın. adam fırlamış ben bokböceğini hiç sevmem .ihtiyar ,yemezsen ölürsün, deyince *çaresiz ihtiyarın yaptığı ilacı çaresiz almış ve yutmuş ve iyileşmiş.
* * * *iyileş tikten bir kaç sene sonra bir deniz seyahatine çıkmış. tam denizin ortasında büyük bir fırtına patlak vermiş. her kes feryadı figan içinde ağlayıp duruyorlar, bu abimde tık yok, bir kenarda *sakince oturuyor
bunu gören biri, sen nebiçim insansın der . adam, ben allahın işine bir kere karıştım bana bokböceği yedirdi .bir daha asla karışmam!
hazretikömürcü
07-11-2006, 15:47
Sayın özgür_beyin
Bu fıkranıza uygun Rus Atasözü var:
Kuyuya tükürmek.
(Tükürdüğün kuyudan bir gün su içebilirsin)
Güzel fıkra...
Saygılar
hazretikömürcü
ozgur_beyin
07-11-2006, 15:49
temelin dişi bir siyam kedisi varmış. kedininyavru yapmasını istemediği için evden hiç dışarı çıkarmıyormuş, çıkardığı zamanda köpek gibi sürekli tasma takıyormuş.bir gün temel kediyi dolaştırırken *dursun görmüş, ula temel bu ne hal deyince *.temel, ula kediler becermesin diye
mecburen böyle dolaştırıyorum. böyle uğraşma oğlum,kediler benzin kokusundan nefret eder dışarı bırakırken sırtına benzin sür hiç bir kedi yanaşmaz ,demiş. temel benzini sürmüş kediye, tam sonuç almış her gün sırtına benzin sürüp sokağa bırakmaya başlamış. bir gün benzin sürerken komşunun oğlu görmüş. temel amca kediye niye benzin sürüyorsun,demiş. *temel ne desin,demişki evladım benzin sürünce daha iyi gidiyor. *bir gün kedi eve gelmemiş, *kediyi aramaya çıkmış, sağa sola bakarken , komşunun çocuğunu görmüş, çocuk, temel amca kediyimi arıyorsun? demiş *temel, evet deyince çocuk. temel amca senin kedinin benzini bitmiş,köprüde iki kedi onu itiyordu *demiş.
Bakalım tutacak mı şu kara büyü...
http://www.ntvmsnbc.com.tr/news/391018.asp
Brokoliden ziyade şeytana dönüşecek gibi geliyor bana...
Billur top list'imiz de iki mizah başlığının olması fazla geldi.
Keşke Moskova başlığının altına devam etseydin.
Mep'i özledim ben.Balık göçleri başlamışken burda olsaydı keşke.
Mepin eşeği de şu balıklarla beraber göçe katılmış sanırım bende özeldim Mep'i
Meeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeep
-Türkiye'mden diyaloglar-
SSK gözlügü yazılır. Tansiyona şekere bakılır. Kurban kesilir..."
(Gebze'de bir eczanenin camından...)
Aksaray'da bir lastikçinin vitrininden:
(Vindovslu aletle rot balansı yapıyoruz...)
"Kartuş ve kolonya doldurulur."
(Eskişehirde bir dükkanın camından...)
"Burada adam olana, edebiyle konuşana hizmet verilir..."
(Eminönünde bir bakkalın camından...)
İzmir'deki enterasan bir kuaförün devasa afişindeki gaz verici cümle:
"Bir fön neyi değiştirmez ki !..."
Bir kırtasiyenin camından:
"Patlayan top geldi !..."
Kocaeli Hereke'de Y.Y.B.F. karşısında kendi halinde bir bakkalın
camından:
*"Penguen Yemi bulunur !"
Kadıköy'de bir duvar:
"Reşat, lütfen buraya park yapma !..."
Kaş'ta Doğan görünümlü bir Şahin'in arka camından :
"The Anatolian child does not eat these feet !..."
"Geçmış olsun, buraya kadar frensiz geldik !..."
İşe gelmek için bindiğim dolmuşun şoförü, son durağa geldiğimizde
sırıtarak...
Yaşlı teyze:
"Evladım sağda mübarek bir yerde"
M. şoförü:
"Az ilerde Camii var, seni orada bırakayım teyze..."
Adana'da belediye otobüsünde ön ve arka kapıda görevli 2 muavin arasında
geçen diyalog: Muavin1 : Durakta inecek var mı ?
( yolculardan ses çıkmaz )
Muavin2 : Olumsuz !...
Eskişehir'de bir belediye otobüsü:
Biletçi :"Arrrrka tamammm, kapat arkayı !"
( bir teyze arka kapıya sıkışır )
Biletçi : Karı sıkıştı, aççç kapağ !...
Otobüs Şoförü: "Paso lütfen !..."
( pasoyu almak için cüzdanıma davrandığımda... )
Aynı Şoför:
"Varsa gösterme !..."
Madem mizah buyrunnn mizahaaa. Saygılar.ilge.
Ülkemi bende seviyorum
Bakınız kıvrak zekaya :)
http://www.sarvan.net/mezarmain.htm
Soldan mezarlık seçiliyor(resimli)
Sağdan anında tıklayarak ,ayet el kürsü
Bu kadar olur yani
Abiler ablalar
*Mep kardeşiniz şu an bi iş değişikliği yaşıyo o nedenle,bereketli sularda avlanma şansını biraz yitiriyo .en kısa zamanda eşeğim ve ben tüm sazanlara hizmet vermeye devam edicez,bu arada sazanlarda semirsin,kıvama gelsin biraz dimi ama.bu arada siteye yazacaklarımı hazırlama fırsatımda oluyo ama net'e girme fırsatım pek olmuyo.bi gelicem pir gelicem,çok keyifli araştırmalar yaptım,keyifle okunacak şeyler hazırladım.çok yakında geliyom.herkese sevgiler.
Gecikme dostum. Avlanma süresi bitmeden dön.
exclusive
19-11-2006, 02:34
Sabırsızlıkla bekliyoruz *:D
Kendine bir turbo esek al ki cabuk gelebilesin.
Ülkemi seviyorum ya...
Ben de seni ve Mep'i seviyom ya... :)
sosyalist18
19-11-2006, 11:39
Yaşlı kadıncagız her sabah evinin bahcesine cıkar,
-ALLAHIM sana sükürler olsun verdigin nimetlere şükürler olsun diye dua edermiş
ateist olan yan komşusu genç kadın ise
-ALLAH yoktur teyze diye cevap verirmiş
bu hergün böyle devam ederken genç kadın, dur demiş şu yaşlı karıya bir oyun oynayayım
markete gidip 2,3 torba erzak, almış yaşlı teyzenin kapısınana gizlice bırakıp izlemeye başlamış
yaşlı kadın sabah kapıyı bir açmıs bir sürü erzak, demişki;
-ALLAHIM sana şükürler olsun bir sürü nimet göndermişsin
genç kadın hemen oldugu yerden çıkıp
-ben sana demedimmi ALLAH yoktur onların hepsini ben aldım diye gülmeye baslamış yaşlı teyze ise
-ALLAHIM SANA ŞÜKÜRLER OLSUN HEM BİR SÜRÜ NİMET GÖNDERMİŞSİN
HEMDE PARASINI ŞEYTANA ÖDETMİŞSİN
ozgur_beyin
19-11-2006, 12:25
neyzen,den
* * * * * bir milletvekili , hakkında *, neyzen in yazdığı hicive kızarak maaşını kestirir. *işte neyzen in cevabı
* * * * * KİME SORDUMSA SENİ
* * * * * DOĞRU CEVAP VERMEDİLER
* * * * * KİMİ HAYVAN KİMİ DEYYUS DEDİLER
* * * * *KİMLİĞİN ÖĞRENMEK İÇİN PARTİYE TELEFON ETTİM
* * * * *BİZDEKİ KAYDA GÖRE ,O MEBUS DEDİLER
Bir işyerinde tali adında bir şef varmış.Bu tali beyin eşide R leri söyleyemiyormuş.Birgün işyerinden tali beyin evini aramışlar
"merhaba"demişler "Şef tali ile görüşebilir miyiz" *Karısı da demişti ki"Şef tali evde yok ben kayısıyımbuyrun"
Ben çok gülerim bu fıkraya,umarım sizlerde bir tebessüm etmişsinizdir. :D
Mizaha devam.Merwe'nin katkılarıyla :lol: *:lol:
http://rapidshare.com/files/4118444/Birbaskadirbenimmemleketimininsani_1_1_.pps.html
Ali 3.sınıfa giden zeki bir çocuktur.Bir gün öğretmeni Ali'ye ''SİYASET''
nedir diye sorar.Ali düşünür ama çocuk aklıyla cevap veremez.Eve gider kitaplara bakar ama hiçbirşey anlamaz oda babasına sormaya karar verir.
-Baba siyaset nedir? Baba düşünür Ali'ye uygun bir yolla anlatmak ister
-bu eve parayı getiren kim oğlum
-sen
-ben kapitalist rejimim.Peki parajı alıp bizim yiyecek,içecek ve giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim
-Annem...
-oda hükümet .Peki küçük kardeşinle kim ilgileniyor
-Dadım...
-Dadın işçi,kardeşin gelecek, sende halksın
Ali herşeyi not alır ve uyur.Gece garip seslerle uyanır .Birde bakarki kardeşi aglıyor yanına gidince altına pislediğini anlar.Hemen annesini kaldırmaya gider ama ne yaparsa yapsın annesi uyanmaz .Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider babasıyla dadısını uygunsuz yakalayan Alinin agzından şu kelimeler dökülür
-Kapitalist rejim işçiyi sömürüyor,hükümet uyuyor ,gelecek b*k içinde halk ne yapsın :)
Sevgili Eda,
Çok güldüm :D *:D *:D
Ve çok da düşündüm :roll: *:roll: *:roll:
Sağol canım..
sosyalist18
23-11-2006, 19:35
Ulkemin gundemi
http://www.komikaze.net/komiks/komiks/k789.jpg
Kaynak:http://www.komikaze.net
buyrun size pazar eğlencesi ,alo mustafa hoca hattını arayın 10 euro ya tüm günahlarınızdan arının
http://www.mustafahoca.com/
ozgur_beyin
26-11-2006, 18:55
ADEM
* * * * * *Adem le Havva *cennetteki yasak meyveyi yemişler, dünyaya dönüş *hazırlıkları *yapmaktadırlar.
* * * * * * Adem cennette dolaşırken cebrail yanına gelir derki:
* * * * * * *- Sana ;bir iyi birde kötü haberim var; önce hangisini söyleyeyim.
* * * * * * Adem önce iyisini söylede, kötüsüne moral depolayayım.
* * * * * * Cebrail; Tanrı senin için iki tane çok önemli organ yarattı ,birinin adı beyin ,ötekinin adı belli değil.
* * * * * * *Adı beyin ,olan organla, dünyaya gittiğinde * yaşamın için gerekli şeyleri yapacaksın,o, senin yaşamında anlatılmaz *faydaları olacak. * Adı konmamış *organlada, hem kendine hemde Havva'ya anlatılmaz zevkler yaşatacaksın. Der.
* * * * * * * Peki kötü haber ne? diye sorar Adem.
* * * * * * * Cebrail cevap verir.
* * * * * * * *Hiç bir zaman, o iki organını bir arada kullanamıyacaksın!!!!!
sosyalist18
26-11-2006, 22:19
Muhabir: Muslum bey, Hakan Tasiyan icin arabeskin yeni
>>>>peygamberi
>>>>
>>>> diyorlar. Ne diyorsunuz?
>>>>
>>>> Muslum GURSES: Ben oyle bir peygamber gonderdigimi
>>>>hatirlamiyorum.
dersimmm
27-11-2006, 00:47
waaaaaaaaaay
müslüm babaaaaaaaaaaaa
Vergi
Bizim Temel uluslararasi ekonomi toplantisina katilir...
Devletin topladigi vergi dagilimini tartisirlar...
Konusmacilardan biri Amerikali, biri Avrupali, biri de Temel..
Ortaya bir fikir atilir... Halktan toplanan vergiler nasil dagilim yapilacak.
Amerikan vatandasi söz alir:
-"Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladigimiz vergileri havaya atariz... Çizginin soluna düsen paralari halka hizmet olarak geri veririz, sag tarafta kalan devlete kalir, yatirim yapariz..."
Derken Avrupali söz alir ve:
-"Bizim Avrupa’da baska ama ona benzer bir uygulama yapariz... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atariz. Dairenin disinda kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düsenleri devlet harcamalarina kullaniriz... "
Sira bizim Temel’e gelir ve baslar anlatmaya:
-"Ula usaklar ne güzel anlattunuz. Keske bizda sizun çirkefluklerunuzi degil da habu çaliskanlugunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamiz yok... Bizde daha kisa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düsenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner.. :wink:
aşka bak aşka :lol:
http://www.youtube.com/watch?v=GtV8Mr5SjwU
böyle olaylar olmasa da bu ülkede yaşamak daha da zorlaşacak :D
Maho ağa, dağ, bayır gezerken bastığı yere dikkat etmez
ve
uçurumdan yuvarlanmaya başlar. Çizgi filmlerdeki gibi,
uçurumun yarısında bir
ağaç parçasına zor tutunur.
Kendine gelince var gücü ile seslenir;
Ula yoharida kisme yoh miiiii?.....
Sadece sesi yankılanmaktadır. Aradan biraz zaman geçer.
Bir gayret daha;
Ula yoharida kimse yoh miiiii?....
Hiç ses soluk yoktur. Epey zaman geçer.
Hava kararmaya, tutunduğu dal çatırdamaya başlamıştır.
Zaten kolunda da mecal kalmamıştır.
Son bir gayretle ve bağırmaktan kısılmış olan sesi ile:
Ula, ula yoharida kimse yoh miiii?.....
Derken, nereden geldiği belli olmayan, içinden mi,
dışından mı bir ses duyar;
Ben varım!...
Gözleri parlamış ve azıcık can gelmiştir Maho ağaya;
Ula sen kimsin?
Ben seni yaratan
Allah'ınım.
Bana bir çare Allahım, ne olur.
Allah;
Saatlerdir orada sabırla ve isyan etmeden bekledin ey kulum.
Bu sabrının mükafatı olarak senin bütün
günahlarını affettim.
Bırak elini ve gel cennetime!
Maho Ağa azıcık düşünür;
Ula başka kimse yoh miiiiiii?...
1-Neden bozulan otobüsün yolculari bizim otobüsümüze aktarildiginda, onlara
mültecilermis gibi bakariz?
2-Neden her gördügümüz haritada hemen Türkiye'yi bulmaya çalisiriz? Millet
olarak dünyada kaybolma kompleksimiz mi vardir?
3-Neden insanlar birbirlerine sarilinca saga-sola sallanirlar?
4-Neden ögrenciler ilkögretimin besinci sinifina kadar ögretmene"ögretmenim"
diye seslenirken, altýncý sinifta bir anda "hocam"
diye seslenmeye baslarlar?
5-Neden sinavlarda "4 yanlis bir dogruyu götürür" seklinde bir uygulama ile
ögrenciler cezalandirilirlar da;"4 dogru bil, bir dogru da
bizden ''seklinde bir kampanya baslatilip, zekaya ve riske girme cesaretine
ödül verilmez?
6-Neden insanlar kapali bir alandan yagmur yagan alana çikinca kafalarini
egerler? Yagmura duyulan saygidan midir, yoksa ondan
tirstigimiz için midir?
7-Neden dükkanini kapatip giden esnaf, kapiya "10 dakika sonra *dönücem"
yazar, ne zaman gittigini nasil anlarýz?
8-Televizyona çikan insanlar neden kendilerini Türkiye'deki bütün
insanlarin izledigini sanirlar? Örn: Su anda 70 milyon kisi biziizliyor...
9-Neden gözlerinden öperim denir? Insan vücudunda öpülecek dahauygunsuz bir
yer var midir? Kimse kimseyi gözünden öpmüs müdür?
10-Dügünlerde neden "Dom Dom Kursunu" ile göbek atilmaktadir."Bir avci vurdu
beni, bin avci beni yedi" gibi sözler esliginde kendinden geçen baska
milletler var midir?
11-Neden bazi kizlarimiz sirin bir hayvancagiz gördüklerinde "ay
inanmiyorum!" derler, inanilmayacak olan nedir?
12-Cumartesi ve Pazartesi'nin neden kendi isimleri yoktur?
13-Dolmuslardaki fiyat tarifesinde "en kisa mesafe" neden "indi-bindi"
olarak tabir edilir? Önce inilip, sonra mi binilir? Bir terslik yok mudur?
14-Bir programi kurarken neden "kabul ediyorum" ya da "kabul *etmiyorum"
seçenekleri vardir? O kadar parayi bayilip bir bilgisayar programi *satin
aldiktan sonra "kabul etmiyorum" seçenegini isaretleyen bir takim saf
kisiler mevcut mudur?
15-Bulmacalarda boru sesinin karsiligi neden hep "ti"dir? Bulmacalari
hazirlayan arkadaslar hiç "ti" diye ses çikaran boru görmüsler
midir?
16-Ipana 7 reklamindaki kiza "Ne zamandan beri Ipana 7 kullaniyorsun?" diye
soran doktor, Ipana 7'nin yeni bir ürün oldugunu ve reklamdan sadece bir kaç
gün önce piyasaya çiktigini bilmemekte midir?
17-Neden futbol takimi olan Ajax"Ayaks" diye okunur da temizlik ürünü Ajax
"Ajaks" diye okunur?
18-Neden ilanlarda "doktordan temiz araba" diye yazilir? Hipokrat
yemininde"arabami temiz kullanacagim" seklinde bir madde mi vardir?
Sevgili SİRİUS-B,
once soyleyeyim 1 2 3 8 9 ve 10 cok iyiydi
burdaki sorularin bazilarinin cevabini biliyorum. Mesela 7, bunda anlatilmak istenen aslinda sudur, "Yani en kotu ihtimalle simdi cikmisimdir, bekleyecegin en fazla 10 dakika olur"
"9-Neden *gözlerinden *öperim *denir? *Insan *vücudunda *öpülecek *dahauygunsuz *bir *
yer *var *midir? *Kimse *kimseyi *gözünden *öpmüs *müdür?"
Beni kucukken yasli bir adam gozumden optu, gozumu kapattim tabi operken bir refleksle. Bu gelenegin eskiden yaygin oldugunu dusunuyorum.
"13-Dolmuslardaki *fiyat *tarifesinde *"en *kisa *mesafe" *neden *"indi-bindi"
olarak *tabir *edilir? *Önce *inilip, *sonra *mi *binilir? *Bir *terslik *yok *mudur?"
Turkceye daha uygun oldugu icin, bindi indi de iki i yanyana geldigi icin sozcuk zorlasiyor.
Yazini okuduktan sonra dikkat etmeden ne kadar cok sey yaptigimizi re-farkettim.
Bu pek gülme arası değil, ironi ve acı gülümseme...
YilmazÖzdil yazmis:
Bizim "kalantor" devletin kac"makam araci" var? ...84 bin.
Fakir Almanya'nin?...................................... .......15 bin.
Gariban İngiltere'nin?.................................... ......12 bin.
Dilenci Japonya'nin? ...........................................10 bin.
Berduş Fransa'nin?....................................... ........9 bin.
84 bin makam araci günde 5 litre benzin yaksa?
Rafineri.gibi : 84.000x5 litre= 420.000 litre/gün ;
1.176.000.000.litre/iş-yılı
Bizim "zengin" devletin kaç "makam uçagi" var?....19.
Fakir Almanya'nin?...................................... .......14.
Yoksul Norveç'in?........................................ .........3.
Zavallı Yunanistan'in?.................................... .......1
Bunlari durup dururken neden yaziyorum? Şunun icin;
İngiltere'nin Başbakani "benim ucak eskidi, Tayyip Erdogan'in aldıgi uçaktan
istiyorum" demis. Kendi hükümetinin Maliye Bakani, "Eski meski, idare
et kardesim biz vergiyi sokaktan
toplamiyoruz, çok paran varsa kendi cebinden al..." cevabini vermis..
Niye? : Gariban ülke çünkü...
doktoru delirten hasta
- Neyiniz var? - Kimsem yok. Çok yalnızım doktor. Öyle yalnızım ki gölgem bile çıkmıyor. - Ben size nasıl yardım edeyim?
- Neyiniz var?
- Kimsem yok. Çok yalnızım doktor. Öyle yalnızım ki gölgem bile çıkmıyor.
- Ben size nasıl yardım edeyim?
- Grup terapisi verseniz? Şöyle kalabalık olanından.
- Bana şikayetlerinizi tarif edin.
- Hep yalnızım. Çok sıkılıyorum. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor.
- Depresyonda mısınız?
- Yok, girmeye üşendim.
- Size bir doktor arkadaşımı tavsiye edeceğim.
- O da mı yalnız?
- Hayır psikolojik yardım amacıyla...
- Anladım. Beni çift kişilikli yapabilir mi? Böylece yalnız kalmam.
- Hayır ama isterseniz sizi öldürünce toplu mezara gömebilir. Hay
Allahım, sabır ver! Ailenizden görüştüğünüz birileri var mı?
- Hepsi ben küçükken bir trafik kazasında ölmüş.
- Bütün sülaleniz bir trafik kazasında mı ölmüş?
- Evet. Bizde Murat 124 vardı. Onların arkası nasıl geniştir bilirsiniz. Herkes binmiş. Sonra arabayı kullanan babam karşıdan hızla gelen elektrik direğini görmeyince kaza olmuş.
- Çocukluğunuzdan bahsedelim biraz. Hiç arkadaşınız var mıydı?
- Vardı. Sık sık telefonla konuşurduk. Beni yeniden dinlemek için 9’a bas derdi.
- Şimdi hiç arkadaşınız var mı?
- Bana göre mi, onlara göre mi?
- Tamam, bu soruyu geçelim. Hiç sevgiliniz oldu mu?
- Önceki hayatımdakiler sayılır mı?
- Tamam bunu da geçelim.
- Büyük bir travma atlatmışsınız. Böyle travmaların en iyi ilacı zamandır.
- Bende o ilacın yan etkileri oluyor.
- O zaman yeni arkadaşlar edinmeyi deneseniz? Mesela bir sosyal çevreye girmeyi deneyin.
- AB beni kabul etmedi.
- Daha kolay girilebilecek sosyal çevreleri deneseniz?
- Birleşmiş Milletler gibi mi mesela?
- Mahalledeki gençlerin grubuna katılın mesela.
- Ben kalabalık içinde kendimi daha yalnız hissediyorum ama.
- Hmm...
- O zaman geriye tek bir çare kalıyor.
- Neymiş doktor?
- Ben size en kısa zamanda bir trafik kazası ayarlamaya çalışacağım!
hakim
Birini döven adam hakim karşısına çıkarılmış. Hakim sormuş:
Birini döven adam hakim karşısına çıkarılmış. Hakim sormuş:
- Nerede yaşıyorsun?
- Orada burada...
- Ne iş yaparsın?
- Onu bunu...
- Barda dövdüğün adamı önceden tanıyor muydun?
- Şöyle böyle...
- Ne demek yani! Nereden tanıyordun?
- Oradan buradan...
Hakim artık dayanamamış:
- Anlaşıldı... Götürün bunu tıkın içeri!
İki jandarma adamın koluna girmiş götürürlerken adam hakime seslenmiş:
- Ne zaman çıkarım?
Hakim:
- Bugün yarın...
Adamın biri bigün canı sıkkın bara gitmiş. Girdiğinde birde ne görsün; Stalin'le Hitler bi masada oturmus muhabbet ediyorlar.Hemen yanlarına gidip sormus -merhaba, napıyosunuz burda Stalin cevap vermiş -3. dünya savasını baslatıcaz onu kararlastırıyoruz. -Hadi ya, demiş adam, napıcaksınız peki? Hitler; -budefa 3milyon yahudiyle bir bisiklet tamircisini öldürücaz,demiş. Adam saskın sormus -Bi bisiklet tamircisimi? Ne alaka?? Hitler sakin bi ifadeyle Stalin'e dönmüş -Sana 3 milyon yahudiyi kimsenin sallamıycağını söylemiştim :)))
Tanrı bir gün Castro, Bush ve Ladin'i cağırttırmış bir ay sonra kıyamet kopacağını söylemiş. Bunun ğzerine Bush bir miting yapıp halkına - Size bir iyi bir de kötü haberim var. Kötüsü; bir ay sonra kıyamet kopacak, iyisi;yüce Tanrı 'mız bize bunu haber verdi ve büyük amerikan ulusu(!) olarak buna hazırlanıp en az zararla atlatabiliriz. demiş. Ladin de Bush'unkine benzer bir konuşma yapıp Cihat'a devam etmelerini söylemiş. Castro ise: - Halkım size bir kötü bir de çok kötü haberim var. Kötüsü; bir ay sonra kıyamet kopacak. Daha kötüsü ise zıçtık Tanrı varmış. demiş.
TGRT Anlat Bakalim Yarismasi
Kelime: KADINBUDU
- Olum sen nesin?
- Erkek!
- Tersi?
- Kadin!
- Onun yeneni?
- Citir
Kelime: TERLIK
- neyle yurursun
- ayak!
- heh hani boyle ayaklarin usur altinda onlar olur bole yumsak
yumsak
- koyun!!
- yuh onun daha kucugu ya, koyun dedi hoduk!
- kuzu!!!
- Allah belani versin pas!
Kelime: DIZ
- pantolonu nereye giyeriz?
- bacaga?
- hah. bacaklarimizin ortasinda ne vardir?
- ohaaa!
Kelime: ZEBANI
- Allahin meleklerinden biri.
- Cebrail.
- ilk uc harfi cizgili bir hayvani cagristiriyor.
- zebrail?
- seni zebrail carpsin insallah!
Kelime: DUVAK
-Kadinla erkek birlesmeden once, erkegin kaldirdigi sey
-ohaaa!
kelime: TELEPATI
-hani ben sana bir seyi anlatmaya calisiyorum ama sozle degil beyin,
dalgalariyla falan...
-ihihih neydiiii.. teletabi..!
-tamam tele'si kalsin kedilerin eline ne denir?
-buldum telepence
-offf beee bi kere de bil be...
kelime: TIMSAH
-abi boole hani kertenkele nedir
-hayvan
-ne cins hayvani
-surungen
-ok abi bu kertenkelenin birkac beden buyugu
-ejderha
-?!???!!(yuhhh)
son kelime eger bilinirse oyun ve hesap girecektir. sure son 10 saniye
kelime: LAMBADA
ekip1 bakan kisi: aha mictiniz
ekip2 anlatan kisi: sen oyle san. soyle bakalim alaaddinin cini nerede
yasar?
ekip2 anlayan kisi: lambada
ekip1 toptan: hastirr...
kelime: VAN GOGH (kulak tabu kelime)
-abi bu kisi bir organini kesen bir sanatci
-bulent ersoy!!!
kelime: UGUR DUNDAR
anlatan: tv de program yapiyo hani yillardir
anlayan: reha muhtar? ali kirca?
anlatan: yok yok sarisin mavi gozlu
anlayan: ataturk?
ekip1: gulmekten iptal!
kelime: KRAMP
anlatan: hani futbolculara girer
dinleyen: krampon
gulme sesleri kesildiginde sure coktan bitmis
kelime: SERUVEN
a: abi macellan nasi biriydi?
b: ne biliyim iyi biriydi heralde (birinci kopus,ama duur)
a: abi onu demiyorum neye duskundu?
b: kariya kiza bi de ickiye olabilir
(pes)
kelime: MISIR
kiz: keops nerde??
cocuk: etiler!!
kiz: allah cezani versin emre....
kelime: OKUL
-biz nereye gideriz hergun
-bara... diskoya... sinemaya.. cafeye...bowlinge..
alisverise...gezmeye.. ay olmuyo boole baska sekilde anlat
-ailemiz bizi nereye gidiyo biliyor
-haaa okulaaa
kelime : ANNELER GUNU
-cennet kimin ayaklari altinda ?
-anne
-tamam , hani onlarin ozel bi zamanlari var , ne o?
-adet..
kelime: KOPEKBALIĞI
-denizde ne olur?
-dalgaa!
-hayir ya oyle diil hani karadada var hav hav eder?
-ha kopek
-onun denizde olani?
-deniz kopegi!
UNLULERDEN SUPER GAFLAR
Bazi futbolcularin hepsi sigara iciyor... (Fenerbahceli Oguz Cetin)
Savasi istemiyorum... Beni cok etkiledi... Makyaj masrafim var, elbise masrafim var ... (Petek Dincoz)
Gormeyi mi isterdin, boyle iyi mi? (Kenan Ercetingoz'un, gozleri gormeyen Metin Senturk'e sorusu)
Degisik bir yerden gireyim sana... (Erman Toroglu,Sansal'a soyluyor)
Soru: Somali'nin baskenti neresidir? Yanit: Bu konuda yorum yapmak istemiyorum... (Nefise Karatay)
Madonna gibiyim... Dunyaca unlu bir tenor olmak istiyorum... (Ozcan Deniz)
Aranizda erkek oglu olan var mi? (Yasemin Bozkurt)
Artik hata yapmak adina daha tecrubeliyim... (Ozlem Yildiz)
Ne var ki canim... Insan cevresindeki komsulariyla da mutlulugun doruguna ulasabilir ... (Seda Sayan)
Annem hakikaten cok kaliteli bir sanatci annesi...(Seren Serengil)
I love you sizi... (Sibel Turnagol)
Gulben Ergen benim yatir arkadasim... (Bulent Ersoy)
Cenab-i Allah'i size emanet ediyorum... (Tansu Ciller )
Benim kultursuz insanlarla isim olmaz... Zaten simdi ultrasyondan ciktim, cok mutluyum... (Ceylan)
Ben meme kanserine sahsen karsiyim.... SINEM GUVEN
Kendime ait goruslerim cok guclu goruslerim var ama onlari her zaman onaylamiyorum..... BUSH
Polis yolu az sonra islenecek bir cinayetin tatbikati icin kapatti....KANAL D ANA HABER
Sigara icmek oldurur oldugumuzde hayatimizin onemli bir bolumunu kaybederiz ....BROOKE SHIELDS
Cumhuriyet 1927 yilinda ilan edildi ......Tugba OZAY
Ataturk ne demis Yurtta sulh barista sulh ....NIHAT DOGAN
Bugun 10 Kasim Ataturk'un olum yildonumunu solenlerle kutluyoruz......ELIFNAGME
spartacus
25-04-2007, 01:21
Cenab-i Allah'i size emanet ediyorum... (Tansu Ciller )
Hehe en çok buna güldüm :lol: :) Ama bana gafmış gibi gelmedi *:twisted:
sodomo--
25-04-2007, 01:46
Arapça futbol terimleri
*halife-i gol=gol kralı
*taarruz-u beleş=ofsayt
*vaziyet-ul madara=hezimet
*ne şeker-i şam,ne sima-i arrabiyye,sulh-u salah=beraberlik
*vahşet-i seyre-ül hareket-i beşeriyyen umumiyet=holigan
*akibet-ül hüzzam=elenme
*arafat-ül safha=devre arası
*cihat-ül kuvvayi milliye=milli maç
*cemaat-ül mahşer-i cümbüş=tezahürat
*cenaze-tül mefta-i kürre=ölü top
*darbe-i abes=faul
*şut-ül minare=hava topu
*müsabaka-i hicret-ül gurbet=deplasman maçı
*darbe-i müstehcen=elle oynamak
*taarruz-ül aleykümselam=kontratak
muz
Haso ve Reşo tren garından İstanbul’a gelmek için yola çıkmıştı.
Haso ve Reşo tren garından İstanbul’a gelmek için yola çıkmıştı. Trende birlikte yolculuk yaptıkları bir yolcuyu muz yerken gördüklerinde, muzun ne menem bir şey olduğunu merak ettiler. Trenin durduğu ilk istasyonda birer muz satın aldılar. Reşo:
- Haso, sen yemeyesen! Ben yiyacagim! Bana bir şey olursa sen yardımcı olacaksın!
Böylece tedbir alınmış olur. Reşo muzu ısırdığı anda tren tünele girer. Reşo bağırır:
- Ula Haso! Sakın yemeyesen! Ben yemişem, kör olmuşam!
telefon
Bir halı sahanın soyunma odasında bir sürü adam giyiniyormuş. Ortada duran bir cep telefonu çalmış, yakınındaki bir adam hands-free konum düğmesine
basmış ve giyinirken konuşmaya başlamış.
Adam: Alo!
Kadın: Merhaba şekerim, kulüpte misin?
- Evet.
- Ay ben burada süper bir deri ceket gördüm. Bin YTL. Alabilir miyim?
- Olur, madem çok sevdin, al tabii.
- Aslında buradan önce de galeriye uğradım. 2008 modelleri gelmiş, tam istediğim renkte birini buldum.
- Ne kadar?
- 60 000 YTL.cik...
- O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını da al ama...
- Yaşasın! Bir şey daha var, geçen sene beğendiğimiz ev yine satılık ve 450 000 YTL. istiyorlar.
- Tamam, ama 420 000 YTL.’den fazla verme sakın.
- Oldu şekerim. Sonra görüşürüz. Seni seviyorum.
- Ben de seni... Görüşürüz.
Adam telefonu kapatıp afallamış şekilde onu seyreden topluluğa döner ve sorar:
- Bu telefon kimin, bilen var mı?
eşek
İki araba kavşakta karşılaştılar.
İki araba kavşakta karşılaştılar. Birini bir kadın, diğerini de bir adam kullanıyordu. Tam yan yana geldiklerinde adam camı açıp kadına
“Eşek!†diye bağırdı ve konuşmasına devam edecekken kadın çok sinirlendi ve o da camı açıp adama “Hayvan!†diye karşılık verdi. Arabalar yollarına devam ettiler. Kadın tam virajı dönmüştü ki yolun ortasında duran kocaman bir eşeğe çarptı...
Başkan Bush'un yeni talimatı:
-Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi....."
Genc ve güzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:
- "Su küçük televizyonu almayi düsünüyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"
Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gün magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:
- "Su küçük televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"
Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa köklü bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,göz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:
- "Su küçük sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, üç gündür kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"
- "Hanimefendi 3 gündür satinalmaya calistiginiz sey Mikrodalga firin!"
yasama eğitimi ya da klavuzu karga olanın...
Ceviz ağacı kürsünün tepesindeki başkan kılıklı, papyonu ve smokiniyle penguene benzeyen adam konuşmaya başladı:
Ceviz ağacı kürsünün tepesindeki başkan kılıklı, papyonu ve smokiniyle penguene benzeyen adam konuşmaya başladı:
- Sayın milletvekilleri, yüce meclisimizin değerli üyeleri! Falanca tarih ve filanca başlıklı yasa tasarısını görüşmek üzere oturumu açıyorum. Demokratik Özgürlükçü Kırmızı Liberal Parti Gurup Başkan vekili sayın Simon Asaşvili’yi kürsüye davet ediyorum! Sayın Asaşvili 15 dakikalık süreniz başladı!
Asaşvili hızla merdivenleri çıkıp kürsüdeki yerini aldı:
- Sayın başkan, sayın milletvekilleri... Hepinizi partim adına selamlarım!
Bu esnada Demokratik Özgürlükçü Kırmızı Liberal Partililerin oturduğu bölümden yükselen tezahürat sesi tüm parlamento binasında çınlamaya başladı: Asaşvili sen bizim her şeyimizsin! Gürcüstan seninle gurur duyuyor!
Cumhuriyetçi Yeşil Muhafazakar Partili bir vekil gözünde uyku mahmurluğu, silkinerek ayağa fırladı:
- Genelleştirmeyin kardeşim! Niçin genelleştiriyorsunuz! Gürcüstan’ın hepsi sanki Asaşviliyle gurur duyormuş gibi... Biz gurur murur duymuyoruz!
Derken ortalık bir anda karıştı:
“Ne diyorsun lan sen!” “Kim kiminle gurur duymuyormuş!” “Herkes bir gün Demokratik Özgürlükçü Kırmızı Liberal Partili olacak!” “Terbiyesizleşmeyin oğlum!” “Şşşt, hop! Bayan var kardeşim! Niçin küfür ediyorsun!” “Asıl terbiyesiz sizsizin!” “Konuşma lan anten!” “Anten senin babannendir lavuk!” “Lavuk mu? Sen kiminle konuştuğunun farkında mısın?” “Bırak yakamı, kravatımı kopartacaksın!” “Adam değilsiniz oğlum siz!” “Konuşma len!” “Hadi ordan eşşek!” “Eşşek mi? Sayın başkan Saakaşvili bana eşşek dedi!” “Eşşek sizin sülalenizdir, eşşoğleşşekler!”
Başkanın gür sesi duyuldu salonda:
- Sayın milletvekilleri lütfen sakin olun! Sayın milletvekilleri kime diyorum! Hey vekiller, sakin olsanıza oğlum! Lan! Allah allah ya... Bak hiç duyuyorlar mı beni! Vekiller bi sessiz olun! Şşşşş! Lan! Oğlum bi dinleyin lan! Öffff! Canımdan bezdirdiniz beni yaaa! Sayın vekiller, oturuma yarım saat ara veriyorum!
İki yıldır Tiflis’te işçi olarak çalışan gurbetçi Selim olanları Gürcüstan Meclis Televizyonundan kahkahalarla izliyordu. Selim’in kahkahalarını duyan eşi Nergis üzerinde mutfak önlüğü olduğu halde salona girip sordu:
- Neye gülüyorsun bu kadar Selim!
- Parlamentoda kavga çıktı Nergis!
- Bizimkinde mi?
- Yok yok, Gürcülerinkinde! Saakaşvili, Çalmikişvili’ye eşşek diye bağırdı, görecektin, çok komikti!
- Biz alışığız zaten Selimcim böyle meclis kavgalarına!
- Bizden öğrendiler zaten Nergisçim!
- Nasıl?
- Eğitim aldılar ya bizden. Haberin yok mu?
- Yok vallahi?
- Geçen ay Zurab Tarielaşvili Türkiye’ye gitti. Sonra Gürcistan parlamentosu bürükratları, yasama faaliyetleri konusunda TBMM’deki eğitim proğramanına katıldılar.
- Sonra?
- Sonrası bu işte! Dur dur, başkan oturumu yeniden açıyor, şenlik başlıyor.
don
Sultan en güvendiği adamını memleketin birine hünkar göndermiş. Hünkar, gezerken bakmış, o memleketteki adamlar entari giyiniyorlar ama altta donları yok. Bir rüzgar esti mi, manzara felaket! Haber salmış, altına don giymeyenler kadı huzuruna çıkartılıp, hapsedilecek. Aradan günler geçmiş bir kişinin don giymediği ilk rüzgarda farkedilmiş. Kadı huzuruna çıkartmışlar. Kadı sormuş:
- Adın?
- Falanca.
- Baba adın?
- Filanca.
- Evli misin?
- 5 tane karım var!
- Kaç çocuğun var?
- İlkinden 15, ikincisinden 17, üçüncüsünden 16, dördüncüsünden 13, beşincisinden 18 tane.
Kadi kararını vermiş:
- Filanca oğlu, Falancanın don giymeye vakti olmadığından beraatine karar verilmiştir!
gameover
23-05-2007, 21:59
son fıkraya koptum abi ya :) on numara. teşekkürler.
Vay donsuz vay :lol: *:lol:
Ama Kadı da halden anlıyormuş canım :lol:
W-C OLAYLARI
- Kim var tuvalette?
- Kimi isterdin, Ajda Pekkan mı, Cem Yılmaz mı?
- Şakanın sırası değil, acil işim var!
- Kardeşim evde iki kişiyiz zaten. Sen dışarıda olduğuna göre burada kim olabilir?
- Aman iyi ki bir soru sorduk sana da. Ukala şey...
***
- Tuvalette misin?
- Evet. Nasıl anladın? NASA’dan mı bildirdiler?
- Ne yapıyorsun orada?
- Gayri Safi Milli Hasıla’ya katkıda bulunuyorum!
- Tuvaletten ne zaman çıkarsın?
- Niye ülkenin bana mı ihtiyacı var?
- Ya ne zaman çıkarsın?
- Trafiğe bağlı.
***
- Tuvalet boş mu?
- Evet, bir boşluk vardı. Şimdi o boşluğu dolduruyorum.
***
- Tuvalet dolu mu?
- Evet!
- Kim var içeride?
- Hüseyin abi, Hayri amca bir de ben varım! Okeye dördüncü bekliyorduk. Gelsene içeri!
***
- Abi mesai saati bitti, artık çıksan...
- Dur be koçum, ben fazla mesaiye kalıyorum!
***
- Turhan abi kahveni tazeleyeyim mi?
- Ne kahvesi lan tuvaletteyiz!
- Girerken elinde gazete vardı. Gazete okurken hep kahve içersin sen, ondan dediydim! He he he!
- Git ulan işine!
- Bunca saat ne yapıyorsun ya tuvalette?
- Borsadaki durumu inceliyorum...
hangi araç kullanma stili nereye ait?
Bir el direksiyonda, diğeri pencereden sarkıyorsa;
Chicago
Bir el direksiyonda, diğeri kornada ise;
New York
Bir el direksiyonda, diğeri gazetede, ayak katı bir şekilde gaz pedalındaysa;
Boston
Her iki el de direksiyonda, gözler kapalı, her iki ayak da frende ve korkuyla tir tir titriyorsa;
Californiya ‘da araba kullanan bir Ohio’lu.
Hem el kol hareketi yapılıp, hem de ayak gaz pedalından ayrılmıyorsa sürücü arka koltuktakine bir şey anlatmak için sürekli arkaya dönüyorsa;
İtalya
Bir el kornada, bir el dışarda, bir kulak cep telefonunda, diğeri yüksek sesle müzik dinliyor ve ayak gaz pedalında ve gözler de bayan yayalar üzerinde ve sürücü yandaki arabadan biriyle konuşuyorsa, Burası Türkiye! Yok öyle...
NE İSABET!
Harun Reşid, bir av sırasında hedefini ıskalayınca, yanında bulunana Behlül Dana Hazretleri:
- İsabet oldu efendim, demiş. Büyük isabet oldu.
Ve Halifenin şaşkın bakışları arasında devam etmiş:
- Yani kuşun hayatı açısından isabet oldu
SİGORTA
İngiliz Büyükelçisi, eski Türk evlerinin dış duvarlarına asılan "Ya Hafiz" (Muhafaza Eden Rabbimiz) levhalarını görünce dayanamamış ve Keçecizade Fuad Paşaya bunların ne olduğunu sormuş.
Fuad Paşa İngiliz'in tam anlayacağı dille cevap vermiş.
- O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır.
temel hakkında derin sorular
l Temel yere bir daire çizip bu dairenin içinde horon tepmeye başlamış. Neden?
Kendi çapında eğlenmek için.
l Temel sigarasını bir metre uzunluğundaki ağızlığa takıp içiyormuş. Neden?
Doktoru sigaradan uzak durmasını söylediği için.
l Temel her gece yatmadan önce ayaklarına böcek ilacı sıkıyormuş. Neden?
Ayaklarında karıncalanma olduğu için.
l Temel eşinin yaş gününde ne almış?
Kurulanması için bir havlu.
l Temel hamile karısının çok su içmesine izin vermiyormuş. Neden?
Bebek yüzme bilmiyordur diye.
l Temel hasmına tehtid mektupları yazarken eldiven giymiş. Neden?
El yazısı tanınmasın diye.
l Temel doktorunun muayenehanesine kocaman bir fıçı ile gitmiş. Neden?
Doktoru altı ay sonra idrarınla birlikte gel demiş.
l Temel saçını ıslatmadan şampuanlıyormuş. Neden?
Şampuanın etiketinde “kuru saçlar içindir” yazıyormuş.
l Atletizim şampiyonasına katılan Temel, doping yapmasına rağmen sonuncu olmuş. Neden?
Doping yaptığı anlaşılmasın diye.
l Temel yeni aldığı ayakkabısını bir hafta giymemiş. Neden?
Satıcı bir hafta kadar ayağınızı sıkabilir dediği için.
ishal
Aşırı ishalden şikayetci biri hastaneye gitmişti. Fakat bürokrasiden dolayı belgeleri karıştı ve kahramanımızı yanlışlıkla psikiyatri servisine havale ettiler.
15 gün süren tedaviden sonra, taburcu olacağı gün, bir arkadaşı onu karşılamaya geldi:
- N’oldu geçti mi ishal?
- Hayır geçmedi ama artık takmıyorum...
Çamaşır Makinesi * *
*
Kadinin biri kocasindan iltifat duymak istiyomus ve kocasina sormus:
-"Sence ben güzel miyim?" demis
Kocasi:
-"Kiçin tipki bir çamasir makinesine benziyo.." demis,kadin tabi sinir olmus.
Ertesi gün adamin cani sevismek istemis, karisina sirnasmaya baslamis.
Kadin da:
-"Git basimdan küçücük sey için koca çamasir makinesini çalistiramam, elinle çitiliyiver."
Deve * *
*
Genç deve annesine sormus
-"Anne niye bizim ayaklarimiz bu kadar büyük?"
Anne cevap vermis:
-"Çölde kuma batmamak için."
Genç deve tekrar sormus:
-"Peki kipiklerimiz niye bu kadar gür.
Anne tekrar cevap vermis:
-"Çölde kum firtinalarinda kum kaçmasin diye."
Meraki yatismamis olan genç deve bir soru daha sormus:
-"Bizim niye hörgüçlerimiz var."
Anne deve sabirla yanitlamis :
-"Çölde çok uzun süre susuz idare edebilme için suyu hörgüçlerimizde depolariz."
Sonunda dayanamayan genç deve sormus :
-"Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne halt yiyoruz??"
Mezarcı * *
*
Diktatör bir akşam meyhaneden içeri girer.Tezgahtara yaklaşır.Hafif içkili bir sarhoşun yanına çöker.Oradan buradan konuşurlarken sorar :
-Böyle hergün içmek için ne kadar kazanıyorsun?
Sarhoş :
-Günde 2 bin lira.
-Peki kemerleri biraz sıkalım diye ücretleri azaltıp, koşulları ağırlaştırsak, ne kadar kazanırsın?
Sarhoş :
- 4 bın lira.
-Peki biraz daha sıkarsak kemerleri?
-O zaman 5 bin liraya para demem.
Diktatör kızar :
-Bu ne biçim iş.Köküne kadar sıkarsak?
-O zaman muhakkak 10 bin lira kazanırım.
Diktatör şaşırmıştır.Adamın ne iş yaptığını çok merak etmiştir.Sorar :
-Şeytan mısın, nesin.Ne iş yapıyorsun?
-Mezarcıyım!
Temelin Köpeği * *
*
Birgün zengin bir adam üç maymununu kaybetmiş. Bütün ülkeleri, avcıları aramışlar bulamamışlar. Türkiye''den temel çıka gelmiş, yanında uyuzmu uyuz bir köpek birde dede yadigarı dolma tüfek. Zengin adam bakmış temele, "bumu bulacak"? demiş. Temel adama, "bir şartla bulurum, yakaladığım maymunları köpeğime bırakacaksın" demiş. Adam razı olmuş. Birinci maymunun elbisesini koklatmış temel, köpek fırlamış onbeş dakika sonra bir ağacın altında durmuş, maymun ağaçta, "çekilin" demiş temel. Ağacı sallamış maymun yerde, köpek hemen atlamış üstüne, orada becermiş. Ikincisi''de aynı yöntemle ve sonuçla yakalamış. Üçüncüsünde ise iki saat aramış yok, altı saat sonra köpek yine bir ağacın altında durmuş, ağaç büyükmü büyük. Temel "açılın" demiş sallamış ağacı düşmüyor, sallıyor düşmüyor. Zengin adamı çağırmış, "ula tut bu tüfeği! Ben ağaca çıkıyorum, maymun düşerse birşey yok amaaa ben düşersem vurun köpeği.
toplantı
Aslan bir süre için komşu ormana bir ziyaret yapacakmış. Hayvanlara toplanmalarını, yerine vekil seçeceğini duyurmuş.
Aslan bir süre için komşu ormana bir ziyaret yapacakmış. Hayvanlara toplanmalarını, yerine vekil seçeceğini duyurmuş. Bütün hayvanlar toplanmış, aslan bir kayanın üzerine çıkıp tebasına seslenmiş:
- Ben bir süre ormandan ayrılacağım, bu süre içinde vekaleten can dostum tilki size krallık yapacak!
Ertesi gün tilki ormanda gezerken bakmış çakal gidiyor, yanaşmış ve ona bir çelme takmış. Çakal hışımla dönmüş. Bakmış kral vekili tilki, sesini çıkaramamış. Tilki az ilerde kurdu görmüş. Sessizce yaklaşıp ona da bir çelme takmış. Kurt hışımla dönmüş. Bakmış kral vekili tilki, sesini çıkaramamış. Tilki havalı havalı yürümeye devam ederken ayıyı görmüş. Yine sessizce yaklaşıp bir çelme de ayıya takmış. Ayı hırsla geri dönmüş, tilkiyi şöyle bir tutmuş çevirmiş. Bir güzel dövdükten sora fırlatıp atmış. Tilki canı yanmış şekilde kalkmış ayağa:
- Allahın ayısı bir kez olsun da toplantıya katıl be
mühendislerilerin makus talihi 1
- Ne mühendisisin?
- Gıda mühendisiyim.
- Ya şu yoğurt mayalanmış mı bir baksana...
***
- Sen makine mühendisiydin değil mi?
- Evet
- Bizim çamaşır makinesi bozuldu, bir ara gelip baksana...
***
- Sen inşaat mühendisiydin değil mi?
- Evet?
- Baksana bu bina yıkılır mı?
- Nereden bileyim ben. Bir sürü testi var bu işin. Öyle karpuza vurur gibi anlaşılmaz ki bu iş.
- Ne biçim mühendissin be sen?
***
- Mesleğin ne evladım?
- Kimya mühendisiyim amca.
- Sabun, şampuan felan...
- Yok amca öyle değil, daha bi zor!
***
- Ne mühendisiydin abi sen?
- Bilgisayar mühendisiyim.
- Ya benim şu eski sevgilinin hotmailine nasıl girerim?
***
- Abi sen ne mühendisisin?
- Bilgisayar...
- Abi toplama mı daha ucuz hazır mı?
JAPON OLMANIN FAYDALARI
- Bakkalınızdan Japon yapıştırıcısı isterken gururla - Şu bizim yapıştırıcıdan versene dersiniz.
- Çok kiloluysanız zayıflamak için milyonlarca lira harcamaz aksine Sumo Güreşçisi olup üstüne para kazanabilirsiniz.
- Adamlar yapmış ağbi! diyerek hep kulaklarınızı çınlatırlar.
- Devleti yönetenlerin koltuklarını bırakmaları için ölmelerini beklemezsiniz.
İNGİLİZ OLMANIN FAYDALARI
- Her zaman için beyaz atlı prensin kapınızı çalma ihtimali vardır(Prens Charles! ) .
- Ve üstteki mantığa göre kaynananız bir kraliçe olabilir.
- Hiç bir baltaya sap olamazsanız, bir tamirhanede İngiliz anahtarı olabilirsiniz.
- İngilizceyi su gibi konuşursunuz. (!)
ETiOPYALI OLMANIN FAYDALARI
- Solarium için milyonlarca lira ödemeniz gerekmez.
- Diet yapmak için kasmazsınız.
- Tüm yardım konserleri sizin için yapılır.
- Akrabalarınız ya basketbolcu ya şarkıcı ya da dansçıdır.Aç ayı oynamaz lafını altüst edersiniz.
AMERİKALI OLMANIN FAYDALARI
- Kendinizi iyi hissetmeniz ve Amerikalı olmanın hazzını ve gazzını almak için, herhangi bir Amerikan filmini seyretmeniz yeterlidir.Eğer hala övünmekten böğ gelmemiş ve kusmamışsanız.
- Her zaman ülkeniz savaştadır ama size zarar gelmez..
- NBA maçlar ını izlemek için sabahın köründe kalkmazsınız..
- Her apartmandaki 10 kişiden 5 i dünyayı kurtaracak güçtedir.. Düşman ister uzaylı olsun isterse bir göktaşı ... (örnek: Rambo, terminator, v.s..)
ÇİNLİ OLMANIN FAYDALARI
- Çocuğunuzun ismini tabak çanak kırıp koyabilirsiniz. Çang, Çung, Çing *gibi..
- Uzaydan görülebilen tek insan eseri olan Çin Seddi ni gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşarsınız..
- Uzağı net görmek için gözlerinizi kısmanız gerekmez.
- Tek yataklı oda parası verip üç kişi yatabilirsiniz.
FRANSIZ OLMANIN FAYDALARI
- İngilizce bildiğiniz için değil, bilmediğiniz için hava atarsınız( Yani onlar öyle sanıyor) ..
- Her şeye Fransız kalabilirsiniz..
- Fransızca küfür bile etseniz şiir okuyosunuz sanırlar...
İTALYAN OLMANIN FAYDALARI
- Kaybolmazsınız. Çünkü her yol Romaya çıkar.
- Herkesin sırtını yaslayacak bir dayısı vardır,özellikle Sicilya dolaylarında...
- Dünya kızları, yakışıklılıkta hep sizi örnek gösterir..
- Doğan SLX fiyatına FERRARİ alabilirsiniz( Abartık ama olsun! Eee.. Böyle vergilere böyle espri!)
VEE TÜRK OLMANIN FAYDALARI
- 2050 yılında dünyanın tek hakimi olabilirsiniz(Çünkü herkes uzaya çıkmış olacak)...
- Eğer dünyanın hakimi olursanız, uzaydan gelebilecek UFO lara taş atıp onları korkutup, kaçırabilirsiniz ( UŞAK da yaşanmıştır) ..
- Restoran, lokanta gibi yerlerde masaları birleştirebilir ortaya bir salata söyleyebilir, masanın kısa bacağının altına katlanmış kağıt koyabilirsiniz...
- Otobüs, uçak, hastahane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak olduğu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konuşabilir, plajda cep telefonunuzu mayonuza sıkıştırabilir ve herşey çok normalmiş gibi davranabilirsiniz..
- İşsizlik, üretimsizlik, sosyal eşitsizlik, trafik canavarı, enflasyon ve sonu gelmeyen zamlarla canla başla mücadele ederek, ülke yönetmecilik oynayan siyasetçilere yıllarca katlanarak Varolmanın dayanılmaz eziyeti ve insanoğlunun dayanıklılık gücü konularında bilimsel araştırmalara katkıda bulunabilirsiniz...
Evet şaka bir yana, aslında nerede yaşadığınız değil, nasıl yaşadığınız daha önemli değil miı Victor Hugo ne güzel söylemiş:
HERKES ÖLÜR AMA HERKES GERÇEKTEN YAŞAMAZ
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın
ziggurat
08-06-2007, 17:13
Tesekkürler Sargon süperdi.
mühendislerin makus talihi 2
- Ne muhendisisin?
- Gıda.
- Sen iyi yemek yaparsın o zaman...
***
- Senin okuduğun bölüm ne yeğenim?
- Genetik Mühendisliği diyorlar teyzecim.
- Vah vah, Tıp Fakültesi’ni tutturamadın mı yavrum, boyle genetik mühendis olacaksın...
- Kandan cerahatten pek hoşlanmıyorum.
***
- Yazılım mühendisliği nasıl oluyor?
- Bilgisayar yazılımı üzerine.
- Yazı mı yazıyorsun yani bilgisayarda?
***
- Ne mühendisiydin sen?
- Metalurji mühendisiyim amcacım.
- Ne? Şimdi hava durumu mu sunacaksın sen?
Sihirli Keman * *
*
Temel birgün ava gitmeye karar vermis, sihirli kemanini, tüfegi almis ve ava gitmis
Av esnasinda bir aslanla gözgöze gelmisler.
Temel tetige basmis tüfek patlamamis. temel kemani çalmis ve aslani uyutmus.Eve gelmis ve tekrar ava gitmis.Aslanla yine gözgöze gelmis
Tetige basmis, gene patlamamis, hemen kemani çikarmis, çalmis ama aslan onu parçalayip yemis.Agaçta iki maymun konusuyormus, biri demis :
-"Ben sana demedim mi, bu bizim sagir aslana denk gelirse isi biter"
..
bizim oflu koyun bırınde ımamlık yapmaktadır koyde bı adam vardır camıye hıç gelmeyen ve ona sorar sen neden camıye gelmıyon dıye adam şu cevabı verir şu karşıkı kılısenın papazı s*kersen gelirim tabi oflu düşünür memlekete musluman kazandırmak gorevimiz der ve kılıseye gider ıceri girer kımse yok ısa nın heykelın onune geldiginde bi ses duyar ve arkasıan saklanır papaz gelir dua etmeye başlar tabı bızım oflı fırsatı kacırırmı hemen seslenır eyyyy papaz tabı paapz sasırı eyyy paapz don senı sıkıcem der olurmu isa hazretlerı der oflu karşımı gelıyon bana der papaz caresiz doner bizim oflu işi görur tekrar heykelın arkaya saklanır o arada bı kız gelır papaz efendı gunah cıkarıcam der papaz anlat kızım ne oldu şeyy papaz efendı sevgılım benı öptude ay kızım senınde düşündün şeye bak ısa bıle got s*kmeye başladı sevgılın senı öpse ne olur
türkiye’nin yeni 7 harikası
“Dünyanın 7 harikasını sayınız” diye sorsalar bize, hemen sayarız:
“Dünyanın 7 harikasını sayınız” diye sorsalar bize, hemen sayarız: Mısır Piramitleri (Mısır), Babil’in Asma Bahçeleri (Irak), İskenderiye Feneri (Mısır), Halikarnas Mozolesi (Türkiye), Artemis Tapınağı (Türkiye), Zeus Heykeli (Yunanistan) ve Rodos’taki Helios Heykeli. Fakat yıllar yılı bir tartışmadır sürer gider: “Hayır Efenim! Falanca yerdeki filanca kulesi de bu harikalar arasındadır!
Bernard Weber adlı İsviçreli iş adamı çıkıp, Yeni Yedi Harika diye bir vakıf kurup yedi harikanın bugünün ölçeğiyle değerlendirip, daha global bir bakışla yeniden belirlenmesi için bir girişim başlatmış. Geçen Cuma gecesi sona eren oylamada, 100 milyon kişinin katılımıyla yeni yedi harika belirlenmiş. Ve ortalık yine karışmış... Ama bunları boş verin sevgili okurlar. Gelin biz kendi ülkemizin potansiyel 7 harikasını tanıyalım...
kayıp şehir hasankeyf
Yetkililerin gözardı edilemeyecek denli çaba ve emekleriyle, kayıp şehir Atlantis’ten sonra dünyanın en görkemli su altı şehri için, çalışmalar epeydir sürüyor. Dünya dalgıçları için benzersiz bir seyir zevki sunmak amaçlanıyor. Dalgıçlık becerisi olmayanlar da televizyondaki belgesellerden Kayıp Şehir Hakankeyf’i izleme imkanı bulacaklar. Hasankeyf, göz göre göre kaybedilen bir şehir olarak da tarihe geçecek. Ayrıca Ilısu Barajı kıyısında mangal yapma imkanı da cabası...
büyülü marmara denizi
Yeşil, sarı, kahverengi, siyah ve mor ve lacivert ve petrol rengi karışımların müthiş ahengini izlemek için Marmara Denizi kıyılarında konaklayabilirsiniz. Ayrıca iki boğazın akıntılarının arasında ahenkle salınan pet şişeler de benzersiz.
susuz tuz gölü
Artık tuz, yalnızca gıda sektörünün kullanım alanından çıkıp plastik sanatlar için de önemli bir malzeme haline gelecek. Tuzdan heykeller göreceğiz etrafta. Bir yağmurluk heykeller. Tabi yağmur görebilirsek...
fındıksız fındık ağaçları
Fındık taban fiyatlarına karşı, yakında, fındık ağaçları, kendileri bir grev örgütleyerek, fındık vermemeye başlayacaklarmış. Karadeniz, fındıksız fındık ağaçlarını görmeye gelen turistlerle dolup taşacakmış. Yukarıdan bakıldığınında kuru fındık ağaçlarının “Yaktın Bizi Tayyip” yazacak şekilde bir araya geldikleri görülecekmiş.
üzümsüz üzüm bağları
Babil’in Asma Bahçeleri’ne bir alternatif... Burada işsiz gençliğe, oyalansınlar, dertlerini unutsunlar diye yıllanmış ucuz şarap servisi yapılacakmış.
darağacı kurulum şebekesi
Evet, yanlış duymadınız... Yeri henüz belli değil. Sadece bir proje bu. Bir Darağacı Kurulum Şebekesi kurulacak. Ve iş başvuruları kabul edilecek. Mitinglerde ip sallandıran sazanlar buraya baş vurunca...
falez toplu intihar merkezleri
Yaşamdan sıkılan halkımıza hizmet verecek bu harika yapıtlar Akdeniz kıyısındaki falezlere kurulacak...
sözümona bilgi yarışması
Büyüklerin ezberciliğe dayanan eğitiminde, bir yığın ismi belleğine yazıp, sorulduğunda tekrarlamanın bilgi işareti sayılmasındaki komikliğe bakın:
Dünya bilgi şampiyonasında, bir aday finale kalmış. Spiker üç soru daha soracak, onları da bilirse şampiyon seçilecek. Salonda çıt yok. Heyecan herkeste son haddinde. Spiker sorulardan birini soruyor:
-Kartaca hükümdarı Anibal, bildiğiniz gibi filin üstünde savaşırdı. Onun bindiği filin bakıcısının ismi nedir?
-Anifilbacus..
“Bravo, bildiniz!” diyor spiker. Salon alkıştan çınlıyor. Derken ikinci soruyu soruyor spiker:
-Napolyon’un Waterlo savaşından önce kaldığı otelin sahibinin ismi nedir?
-Mösyö Piere Vincent..
Bravo doğrusu, bunu da bildiniz” diyor spiker. Salon inliyor alkıştan. Nihayet son soruyu soruyor:
-Firavun Keops zamanında yapılan piramitte çalışan işçilerin ustabaşısının ismi nedir?
Herkeste kıpırdanmalar... İnsaf artık, bu kadarı da olmaz sesleri. Saniyeler ilerliyor. On saniye... Beş saniye... Üç saniye... Aday işaret verip, kronometreyi durduruyor. “İyice emin olmak için bir şey sormak istiyorum” diyor ve devam ediyor “Gündüz vardiyasını mı soruyorsunuz, yoksa gece vardiyasını mı?!”
adam olacak çocuk
Soru: Dört büyük kitabın adını yazınız. Cevap: 1- Ansiklopedi 2- Sözlük
Soru: Dört büyük kitabın adını yazınız.
Cevap: 1- Ansiklopedi 2- Sözlük
3- Kolej Sınav Kitabı 4- Kalın romanlar (Serpil İlkokul 5)
Soru: İnsanları hayvanlardan ayıran temel özellikler nelerdir?
Cevap: İnsanların hayvanlardan çok derdi olması. (Buse 7. Sınıf)
Soru: Zatürre hastalığı nasıl bulaşır?
Cevap: Duygusal yolla bulaşır. (Reyhan Lise 1)
Soru: Asgari ücret nedir?
Cevap: Askerlik şubesine verilen ücrettir. (Hasan 8. Sınıf)
Soru: Enfeksiyon nedir?
Cevap: Hükümetin düşüremediği fakat ters düştüğü bir hayat şeklidir. (Hüseyin Lise 1)
Soru: Ailede demokrası nasıl olmalıdır?
Cevap: Ailede demokrasi, sen istediğin zaman anneni dövemezsin. Ya da ev de istediğin için evi kırıp dökemezsin. Baba olunca olabilir. (Emel 6. Sınıf)
Soru: Kimler oy kullanamaz?
Cevap: Hamile olma ihtimali yüksek olanlar. (Selçuk 7. Sınıf)
Soru: Şoka girmiş kişiye neler yapılmaz?
Cevap: Tokat atılmaz, yoğurt yedirilmez. (Cihan 8. Sınıf)
Soru: Ege bölgesi kıyıları neden girintili çıkıntılıdır?
Cevap: Türkiye'nin en kıvrak bölgesi olduğu için.
Soru: Devletin kuruluş amacı nedir?
Cevap: Devlet bazı büyük kişilerin özel büyük işlerini yapmak için kurulmuştur. (Kübra 7. Sınıf)
Her şey “Mazot 1 YTL olacak” şeklindeki o büyülü sloganla başladı... Sonra ipin ucu öyle bir kaçtı ki, bırakın yakalamayı, ipin ucunu görmez olduk. Seçimlere 9 gün kala, vaatler de arşa yükseldi. Artık atış serbest...
Her şey “Mazot 1 YTL olacak” şeklindeki o büyülü sloganla başladı... Sonra ipin ucu öyle bir kaçtı ki, bırakın yakalamayı, ipin ucunu görmez olduk. Seçimlere 9 gün kala, vaatler de arşa yükseldi. Artık atış serbest... Ama kimse Denizli bağımsız milletvekili adayı Hasan Çetin kadar olamamıştı. O bir fenomen! Çetin, mutluluğun resmini çizebileceğini söylüyor ve Denizli’ye deniz getirmeyi vaat ediyor. 36 yaşındaki elektrik mühendisi Çetin’in vaatleri bununla sınırlı değil: Erkekler çocuk doğuracak, hamilelik dört aya inecek, vatandaşın her hafta sırtı keselenecek...
Seçim vaatlerini anlatan 50 bin broşür bastıran Çetin, kiraladığı seçim aracıyla mahalle mahalle dolaşarak hoparlörlerden sesini duyuruyor. Çetin siyasi partileri ve seçim propagandalarını protesto etttiğini belirterek vaatlerini şöyle sıralıyor:
Hayat bayram olacak.
Bütün şahinler mercedes görünümünde olacak.
Tülin’le Caner evlenecek.
Beslenen karga, gözü oymadan devletçe vurulacak.
Dolardan, altı sıfır atılacak.
Denizlispor, ligden hiç düşmeyecek. Fener Avrupa maçları oynanmadan mağlup sayılacak. Üç korner, bir penaltı olacak.
Çitlediğiniz çekirdeklerin hiçbiri acı çıkmayacak.
Beyazlar daha beyaz, renkliler ilk günkü gibi canlı olacak.
İftar vakti, en erken Denizli’ye gelecek.
Matematik kolaylaştırılacak, tüm denklemler birinci dereceden bir bilinmeyenli olacak.
El elin eşeğini türkü çağırarak aramayacak. Yalandan kim ölmüş, lafı kaldırılacak.
1 litre mazot alana 1 YTL para verilecek.
Sadece çarşambaları çalışılacak. Günler 28 saat olacak. Artık, dört saat fazla uyunacak.
Sigara, zararsız olacak.
Rio karnavalı, Türkiye’de düzenlenecek.
Parti liderleri geri gelmemek üzere Antarktika’ya gidecek.
Kızların, ‘Biz arkadaşız’ demesiyle düğünlerde zorla halaya kaldırmak yasaklanacak.
Neşe’nin kepek sorununa müdahale edilecek.
Arabayı yıkattığınız gün, yağmur yağmayacak. Yazlar ılık ve yağışlı, kışlar kurak olacak.
Para vermeden düdük çalınabilecek. Tuttuğunuz altın olacak. Tüm vatandaşlarımız, ideal kilolarına ulaşacak. Askerlik, yan gelip yatma yeri olmayacak.
Size sarı laleler alacağım, çiçek pazarından.
bir aday, bir miting ve yorumlar
M. Öner
Amasya bağımsız milletvekili adayı Nurullah Çolak’ın Yavuz Selim Meydanı’ndaki mitingine sadece ikisi çocuk dört kişi katıldı.
Amasya bağımsız milletvekili adayı Nurullah Çolak’ın Yavuz Selim Meydanı’ndaki mitingine sadece ikisi çocuk dört kişi katıldı. Nurullah Çolak, eşi Leyla, iki küçük çocuğu ve 65 yaşındaki annesi Sultan Çolak dışında dinleyicisi olmamasına rağmen iki buçuk saatlik bir konuşma yaptı. Öğle güneşi altında oğlunun konuşmasını dinleyen anne Sultan Çolak “Oğlum üniversite bitirdi, işi yok. Kaç yıldır İstanbul’da bir iş arıyor. İşsizlik onu bu hallere getirdi” diye sitemde bulundu. Metalürji mühendisi Nurullah Çolak, miting öncesinde kendi imkanları ile aldığı ses cihazını ve kolonlarını kurduktan sonra kendi resimleri ve Türk bayrakları ile alanı süsledi. Nurullah Çolak, yaptığı konuşmada projelerini anlattı. 40 civarında polis memurunun görev aldığı meydanda, yoldan gelip geçen vatandaşların şaşkın bakışları arasında konuşmasını yapan Nurullah Çolak, yoldan geçen ve müzik yayını yapan diğer seçim araçlarına seslenerek onları saygılı olmaya davet ederken, hiç bir partinin karşısında olmadığını, fakat kendisine bu şekilde saygısızlık yapıldığını belirtti. Tek başına karar verdiğini, yola tek başına çıktığını belirten Nurullah Çolak, “Arkamda konvoy yok, teşkilata gerek yok, arkamda 380 bin kişi muhatabım. Yasama, yürütme ve yargıda büyük boşluk var. Millet bilinçsiz, milleti bilinçlendirmiyorlar. Biraz kolon sayısını artırdığım zaman daha güzel olacak, ben zorluk çekmiyorum, bütün tanıtımları kendim yaptım, insanlarla muhabbet ettim. Mecliste çalışacak olan benim, idareyi ben yapacağım, yasayı ben yazacağım, bakanlıkları ben denetleyeceğim, teşkilata ne gerek var ki” diye konuştu.
Haberle İlgili Yorumlar...
selahattin kadim
“Benim için büyük ama insanlık için... Ay işte... Benim için küçük ama insanlık için büyük... Nasıldı ya?..” diyorsun yani...
sadriye bozok
Bu vatandaşımız “Ben 2007’de Milletvekili adıyı idim” diyebilir. Yalan değil! “Miting bile yaptım” dese yalan olmaz. Yapmış adam...
burhat filink
Gönül isterdi ki, Amasya’da yaşayan bir insan olsaydık da, oylarımızı Nurullah Çolak’a verebilseydik... Çünkü o, bana göre, bunu hak ediyor...
kamuran algor
AKP hükümeti, gerek yurtiçinde, gerek yurtdışındaki politikalarıyla olsun, tüm kalbimle gönüllerimize taht kurmuş bir hükümettir. Bir defa ekonomi düze çıktı, enflasyon canavarını nakavt etti bu hükümet. İşsizlik sorununu çözmeleri de cabası... Gerçekten çok saygın insanları bünyesinde barındırıyorlar. Bu seçimlerde oyum AKP’ye! Şaka len şaka! Bu AKP mahvetti bizi! İliğimizi kemiğimizi sömürdü. Ben şahsen bir Amasyalı olarak oyumu Nurullah Çolak’a vereceğim. “O zaman mitinge niye katılmadın be adam” diye soranlara da verceğim cevap şudur: Haberim yoktu. Haberim olmasaydı muhakkak katılırdım.
zahir tümbirç
Belli mi olur, belki 40 polisin oyunu alır...
çalışandan yöneticiye anlamlı mesajlar 1
* Sabahları bana asla iş vermeyip mutlaka çıkış saatine kadar bekleyin. Acil işler benim için her zaman zihin açıcıdır.
* Sabahları bana asla iş vermeyip mutlaka çıkış saatine kadar bekleyin. Acil işler benim için her zaman zihin açıcıdır.
* İş çok acilse, zırt pırt yanıma gelip nasıl gittiğini sorun. Korkunç faydalı oluyor. Daha iyisi, arkamda dikilip bana nasıl yapacağımı söyleyip durun.
* Kimselere nereye gittiğinizi söylemeden ortadan kaybolun. Birisi sizi aradığında yanıt verebilmem için yaratıcılığımı kullanma fırsatı veriyor bana.
* Bana birden fazla iş verdiğinizde hangisinin öncelikli olduğunu söylemeyin. Ben müneccimim.
* İşten çıkmamı geciktirmek için elinizden geleni yapın. Bu ofisi seviyorum ve
gerçekten gidecek başka bir yerim ve yapacak başka bir işim yok. Yaşamım tabii ki işimden ibaret.
* Yaptığım bir iş hoşunuza giderse, lütfen onu bir sır gibi saklayın. Maazallah bir duyulursa, terfi ya da ödül alırım!
* Yaptığım işi beğenmediğinizde, herkeslere anlatın. Beceriksizin biri olduğumu herkesin bilmesi elbette ki çok doğal.
çalışandan yöneticiye anlamlı mesajlar 2
* Bir işin yapılmasıyla ilgili özel bir isteğiniz varsa, son ana kadar bekleyin. Yararlı bilgilerle yarım aklımı bulandırmadığınız için size minnettarım.
Bir işin yapılmasıyla ilgili özel bir isteğiniz varsa, son ana kadar bekleyin. Yararlı bilgilerle yarım aklımı bulandırmadığınız için size minnettarım.
Birlikte olduğunuz insanlarla beni asla tanıştırmayın. Benim bir şey bilmeye hakkım yok. Şirket kast sisteminde ben son halkayım zaten. Daha sonra bu insanlara gönderme yaptığınızda, üstün zekamla kim olduklarını şıp diye çıkaracağımı biliyorsunuz ya!
Bana tüm küçük sorunlarınızı anlatın. Başka kimsenin sorunu yok ve başkalarının daha kötü durumda olduğunu bilmek rahatlatıcı bir şey. Kendi hesabıma, bu kadar iyi bir yönetici olduğunuz için aldığınız ikramiyeden ne çok vergi ödemek zorunda kaldığınız hakkındaki öyküyü özellikle seviyorum.
Yıllık değerlendirme ve sicil zamanı gelene kadar bekleyip, nasıl çalışmam gerektiğini o zaman açıklayın. Ortalama bir sicil ve düşük bir artış bana yeter de artar bile. Nasılsa burada para için çalışmıyorum.
Sigara paketlerinin üzerinde 2006 yılı itibariyle yazılmaya başlanan ‘sağlığa zararlı oldukları yönünde’ ayrıntılı uyarılar, sigara içme alışkanlığını değiştirmese de, alışveriş alışkanlıklarını değiştirmiş gözüküyor.
Philip Morrissa Türkiye Genel Müdürü Turhan Talu, yeni düzenlemenin ardından Karadeniz bölgesindeki bayilerin kendilerine, ‘Bize üzerinde sperm yazan paket göndermeyin’ (sigara içmek spermlere zarar vererek doğurganlığı azaltır) diye başvuruda bulunduklarını söylemiş.
Talu, bayilere bunun sebebini sorduklarında üzerinde sperm yazan paketlerin satılamadığını öğrendiklerini bunda da, sigara alanların bayiye, “Spermliyi verme, öldüreni ver” demelerinin etkili olduğunu açıklamış. Talu, bu talebe rağmen paketlemede böyle bir düzenleme yapamayacakları için, tüm uyarıları içeren paketlerin, halen bölgeye gönderildiğini iletmiş.
Temel gazetedeki iş ilanı üzerine gelmiş ve sırası gelince görüşmeye girmiş. İş ilanında üniversite mezunu, iyi Fransızca konuşan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandığı yazıyormuş:
- Hoşgeldiniz, hemen başlayalım. Hangi üniversite mezunusunuz?
- Üniversite mezunu değilim.
- Öyle mi? O zaman yabancı dilinize güveniyor olmalısınız.
- Yabancı dil bilmem.
- Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz.
- Pazarlamadan hiç anlamam.
- O zaman niye geldiniz canım kardeşim?
- Bu işte bana güvenmeyin. Onu demeye geldim.
tsunami bizde olsa” Kalk hanım uyan... Galiba gece AB’ye girmişiz. Dışarısı Venedik gibi olmuş...”
“ Bu sene denize gidemedik diye ağlanıyordun, al işte deniz ayağımıza geldi.”
“ Kardeşim çeksene şu kayığını dükkanın önünden, vitrini kapatıyorsun.”
“ Ya ben caddede yavaş yavaş gidiyordum. Birden karşıma bi yat çıktı. Geldi bana vurdu. Valla içmedim memur bey!”
“Ne yani, şimdi evin önüne köpekbalığı mı bağlayacağız?”
“Abi şimdi ben evde internette sörf yapıyordum, sonra bi baktım harbiden sörf yapıyorum. Bu benim yeni bilgisayar süper valla!”
“Sevgili vatandaşlarım! Ankara’ya deniz getirme projesini gerçekleştirme şerefi de bizim hükümetimize nasip oldu. Hepimize hayırlı olsun.”
“Bak hanım, şimdi şu gelen dalgaya bir takıldık mı doğru bizim evdeyiz. Bende kayığa gondola para kaptıracak göz var mı be!”
“Doğa bize her an güzel oyunlar oynayabilir çocuklar. Bakın mesela şu üzerimize gelen dev dalga. Nasıl da gerçek gibi değil mi? Tamamen bir göz yanılsaması oysa. Durun kaçmayın çocuklar , daha ders bitmedi...”
“Demek arkamda dev bir dalga var ha? Rica ederim dalga geçme benimle, hiç öyle boşuna da kaçma, yemezler.”
“Hey sen balıkçı kayığı, kırmızıda geçtin sağa çek. Alo kime diyorum sağa çek!”
“Valla işten kaytarmıyorum patron!!! Yemin ederim ki, balkonda otururken bacağımı köpekbalığı ısırdı. Niye inanmıyorsun ya?!!”
“Ulan tam balıkçı dükkanı açtık, şehri deniz bastı iyi mi? Hay ben böyle şansın taaa!!!”
“Dürbün yaklaştırır derlerdi de bu kadar olacağını ummazdım Melike!!! İnanır mısın denizi ayaklarımın altında hissediyorum, Allah canımı alsın!!!”
“Abi bu durumda, yarın ikinci ayakta hangi denizatı birinci gelir dersin?!”
“Tacettin bizdeki şansı görüyor musun? Belediye otobüsü diye bindik, meret deniz otobüsü oldu. Kesin fark alır şimdi bunlar, bak görürsün.”
“Çocuklar bakmayın öyle yiyecekmiş gibi. Denizden babam çıksa yerim lafı sadece bir deyim. Hanım şunlara bir şey söylesene yaa. Zaten sırılsıklam olmuşum. Ahhh bacağım. Isırmayın laaann!!”
“Kız, bu kaptan sana kesik diyordum da inanmıyordun ablana. Bak nasıl da getirdi koca vapurla bizim evin kapısına kadar. Biz kaçın kurasıyız kızım. Anlarız.”
“Emlakçı bey kardeşim, bu ev su içinde 100 milyar eder diyordun. Görücez bakalım haklı mıymışsın...”
“Haçan, deniz habire celiy. Ayakta durulmayii... Ben düşeyrum bilesunuz... Bunun adı tsunami değil, tutunamiii olsun kardaşum... Allaaaahhh...”
“Garson bey, ben deniz kenarı masa istemedim, deniz kendi geldi. Deniz kenarı masa parası vermem bilesin...”
“Eh be çocuğum, kaç kere dedim sana di mi taş atma denize diye. Bak kızdırdın işte!!!”
bilgisayar kapanış mesajları
* Oturumunuz süresince bir hatamız olduysa affola... Şimdi bilgisayarınızı kapatabilirsiniz.
* Oturumunuz süresince bir hatamız olduysa affola... Şimdi bilgisayarınızı kapatabilirsiniz.
* Kah güldük kah eğlendik, yeri geldi üzüldük, ağladık, kızdık... Ancak her güzel şey gibi bu oturumun da sonuna geldik... Yeni bir oturumda görüşmek üzere...
* Gidiyorsun ama ya dönemezsen? Hadi hakkını helal et...
* Bilgisayar kapatılıyor, bu katliama sessiz kalmayın! Her gün dünyada on binlerce bilgisayar kapatılıyor...
* Bu akşam da bize ayrılan sürenin sonuna geldik... Yarın gene aynı saatte buluşmak ümidiyle esen kalın!
* Kapatıyosun ha? Tamam, kapat bakalım! Ama bir sonraki oturumda bazı şeyler bıraktığın gibi olmayabilir.
* Bu kadar. Dağılabilirsiniz...
* Beni böyle istediğin gibi kullanıp sonra kapatamazsın! Asıl ben seni kapatıyorum.
* Bugünü de kazasız belasız atlattın...
* Verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz.
* Niye kapatıyorsun? Daha karpuz keseceedik!
* Her kapanan pencerenin ardından bir yenisi açılır...
* Bunu saymayız yine bekleriz.
* E, bana müsade artık...
zelzeleci
03-08-2007, 13:47
Zamanın birinde İsa, Musa, Muhammed peygamberler biraraya gelmişler. Çölde sohbet ede ede yürüyorlarmış. Birden karşılarına çok güzel ve seksy bir kadın çıkmış. Kadın hepsini cezbetmiş. Hepsi peygamber ama sonuçta insan... Sonra aralarında tartışma çıkmış "Kadın kimin olacak?" diye. Musa demiş: "Hadi bi çift zar atalım, büyük atan alsın kadını." Musa atmış 2-3 gelmiş. "Tüh kaçırdık herhalde." demiş, üzülmüş. Sonra İsa atmış 5-6 gelmiş. İsa "Aha kadın benim" demiş. Velhassıl Muhammed atmış ve 6-6 gelmiş. Muhammed: "Allah en çok beni seviyor,teşekürler Allah'ım." demiş. Muhammed tam kadına doğru yönelirken; birden hava kararmış, bulutlar simsiyah olmuş, gökten çok şiddetli gürleme sesleri gelmiş ve gökten kocaman 2 zar yere düşmüş. 7-7 * * * * * * * * *:D :D :D
(HER HAKKI MAHFUZDUR IKTIBAS EDILEMEZ)
ACIK TESEKKUR (ORNEGI)
SECIMLERDE INANILMAZ BASARI SAGLAMAMIZDA BUYUK KATKILARINDAN DOLAYI:
ABD SAYIN BASKANINA, ELCILIK MENSUPLARINA, ASKERIMIZE CUVAL GECIREN DEGERLI ORDULARININ KOMUTAN VE ERLERINE;
TURKIYE'YE ARALARINDA DEGIL, AMA KAPILARINDA MUSTESNA BIR YER VERMEK ISTEYEN AB UYESI DOSTLARIMIZA VE DONEM BASKANLARINA;
TURKIYEDEKI ''PARALI YATILI'' DESTEKCI OGRENCILERINE;
GUNEYDOGUYU BIZDEN ISTEYEN KUZEY IRAK DOST YONETICILERINE, OZELLIKLE SAYIN BARZANI VE SAYIN TALABANI'YE;
EGEYI KENDI GOLLERI BILEN VE ORADAKI UCUSLARIMIZDA BIZIMLE IT DALASI YAPAN YAKIN DOSTUMUZ YUNANISTAN BASBAKANI VE YUNAN HUKUMETINE;
KIBRISI AB UYESI YAPMAYA SOYUNMUS ANCAK PORTAKALINI BILE ONLARA SATAMAYAN KUZEY ''KIPRIZ'' TURK CUMHURIYETI SAYIN C-BASKANI VE TUM YAKINLARINA;
''ASIL'' TOBB UYE VE YEDEKLERINE;
LAIK VE BASI ACIK DUNYAMIZI TEMSIL EDEN TUSIAD'IN DEGERLI BASKAN VE UYELERINE;
DURMADAN REKOR KIRAN VE ''EL SERMAYESI ILE GERDEK OLAN'' ISTANBUL MENKUL DEGERLER BORSAMIZA;
BORSA HABERLERINI AN BE AN TURK MILLETINE ULASTIRARAK ZENGINLIGIMIZIN KAYNAGINI ONLARA ANLATAN SAYIN BORSA HABERCILERINE;
BORSADA OYNAYAN TUM ''YABANCI'' VE YERLI OYUNCULARA; DISARIDAN DURMADAN TAZE PARA AKITAN YABANCI SERMAYE SAHIPLERINE, TUM ARAP ULKELERI SEYH, YONETICI VE PARA SAHIPLERINE;
SAYIN GULEN'E VE CEMAATININ VAZGECILEMEZ MENSUPLARINA;
MEDYAMIZI TOPTAN TEMSIL EDEN, YAPTIKLARI BASARILI ATILIMLARLA BIR KAFADA BIR MILYAR DOLAR BORCU SILINEN SAHIP VE PEK DEGERLI YAZARLARINA;
ESKI SOLCU, SIMDI ASIRI LIBERAL VE DEMOKRASI ASIGI GENEL YAYIN YONETMENLERINE;
DEMOKRASI ASIGI ''BAGIMLI'' ADAYLARA;
MALLARINI ''MARABA''LARINA BAGISLAMIS VE KENDILERI BOGAZ TOKLUGUNA CALISAN TUM FEODALLARA; ASIRET REIS VE YARDIMCILARINA;
ANAYASA VE DEVRIM KANUNLARINA KARSI TUM ACIK VE KAPALI DERGAH, TARIKAT SEYH VE MURITLERINE;
DURMADAN KENDILERINI TENKIT EDEN, KENDI KENDILERINI YIYEN ASLAN SOSYAL DEMOKRATLARA;
40 DERECEDEKI PLAJLARINI VE GUZEL YAZLIKLARINI; PAZARLARI ''OT'' ALMAKTAN VAZ GECEMEYIP 5 YILDA BIR OY ATMAYA MEMLEKETLERINE GELEMEYEN SECMENLERE;
SECIMDEN BIR GUN ONCE GREV KARARI ALMAK ZORUNDA KALAN THY ISCI , SENDIKA VE YONETICILERINE;
ISSIZ GUCSUZ HALKIMIZIN BIR KAC GUNLUK NOHUT, UN, KOMUR GIBI ACIL VE ZORUNLU IHTIYACLARINI ANINDA KARSILAYIP SECIM ON AVANSI VEREN BELEDIYE, BELDE BASKAN VE ''SPONSOR''LARINA;
BODRUM VE CESME'DE DURMADAN SOYUNUP ORALARINI BURALARINI VE MODA OLAN MAYOLARINI ONDEN, YANDAN, ALTTAN, USTTEN VE ARADAN GOSTEREN DEGERLI SANAT MENSUPLARI ILE, KOCALARI, METRESLERI VE ''KANKA''LARINA; BUNLARIN SEVIYELI BIRINCI, IKINCI VE SONUNCU ASIKLARINA; BILHASSA ANADOLU'DAKI HALKIMIZI BILGILENDIRMEK VE
KULTURLERI ILE GORENEKLERINI ARTTIRMAKTAN BASKA CABALARI OLMAYAN; AKILDA KALMASI ICIN BU CEKIMLERI HER AKSAM 50'SER DEFA DURMADAN BIR ILERI, BIR GERI TV DE GOSTEREN PEK MAHARETLI YAPIMCI, REJISOR, ''KAMERAMAN' ' VE DE ''DURBUNMAN" LARINA;
HALKIMIZIN KULTURUNE UYGUN PROGRAMLARI BUYUK FEDAKARLIKLARLA HAZIRLAYIP BIZLERE SUNAN, SARKICI, BESTEKAR, CALGICI, ARTISTLIK ONCESI YARDIMCI VE MAHIR KISI VE JURI HEYETLERINE;
ANA HABER EDITOR, SUNUCU VE YORUMU DAHI YORUMLAYAN DEGERLI YORUMCULARINA; BUNLARI DINLEYEN VE ''VAY ANASINI'' DIYE HAYRET ETME GAFLETI SERGILEYEN SECMEN DINLEYICILERE;
OYLAR ATILMADAN SANDIKLARDAKI OYLARIN RENK, CINS VE PARTISINI, IPTALI MUMKUN OLANLARINI BILE TEK TEK SAYMIS VE BUNU SECIM ONCESI ACIKLAYARAK HALKIN PSIKOLOJISINI ETKILEMIS PEK DEGERLI ''REMILCI'' ANKETCILERE; BUNLARA ANKET YAPTIRAN VE IKTIDARA YAKINLIGI ILE TANINAN IS, ARSA, PARA, DOVIZ, MENKUL DEGER VE MEDYA SAYIN
SAHIPLERINE;
ILERI YERINE ''GERI''YI SEVEN, KENDISINE EN LAYIK YONETIMLERI BULARAK DUNYAYA DEMOKRASI DERSI VEREN SAYIN SECMEN HALKIMIZA;
YAPTIKLARI VE ETTIKLERI, YAZIP VE CIZDIKLERI, MEYDANLARDA SOYLEDIKLERI ILE BIZIM ZAFERIMIZE IMZA ATAN TUM MUHALIFLERIMIZE;
VE IMRALI ADASINA
DERIN VE SONSUZ TESEKKURU BORC BILIRIZ.
KAZANAN PARTI
( YUCE MILLETIMIZE TESEKKUR EDERIM! )
zelzeleci
08-08-2007, 18:57
Kuran yüklü bozulan iPod'u ne yapmalı? *
iPod'a Kuran yüklenir mi? Dinen bir sakıncası var mıdır?
Kuran yüklenip de bozulursa yakmak ya da gömmek gerekir
Prof. Süleyman Ateş, Kuran-ı Kerim yüklenen iPod’ların kullanımına ilişkin tavsiyelerde bulundu. Ateş “Eğer o iPod’da klasik Türk musikisi ve tasavvuf müziği varsa aynı alete Kuran-ı Kerim’in eklenmesinin bir sakıncası yok. Ama insanları şehvete kışkırtan, dine aykırı müzikler varsa aynı cihaza Kuran-ı Kerim’i yüklemeyi doğru bulmam. Çünkü Kuran’a saygısızlık olur. Biri şehvete diğeri ruhaniyete sevk ediyor. Cihaz bozulduğunda ise bir yere gömmek ya da yakmak gerekir. Çünkü Hz. Ömer zamanında da yıpranmış mushaflar (Kuran’ın kopyaları) yakılmış. Bu nedenle çöpe atılmamalı, saygı gereği yakılmalı. Kuran’a saygı bunu gerektirir.”
kompLeks
08-08-2007, 20:04
bir gün yeni bir tertip askere başlamış....
* *
* * bu tertipte karadenizlilerde varmış...ilk gün iştimaya çekilmişler ve komutan kuralları açıklamış:
-herkes saat 5 te uyanacak
-hergün traş olacaksınız
-yemeği vaktinde yiyeceksiniz
-hergün yıkanacaksınız 3 dk süreniz var (başka şeylere fırsat kalmasın die)
-silahını kaybedenin askerliği bitmez vs...en son komutan kendini tanıtmış:
''benim adım komutan albay ahmet kıRç, aradaki R yi unutanı oyarım'' demiş...
derken gece olmuş yatmadan önce karadenizliler aralarında konuşuyolar:
* * ''arkadaşlar kuralları dört dörtlük uygulamalıyız, hata yapmamalıyız, özelliklede komutanın ismini doğru söylemeliyiz, aradaki R yi unutmamalıyız, unutursak komutana hakaret etmiş oluruz, çok ayıp olur, askerliğimizi ömür billah bitiremeyiz, rezil oluruz'' vs....derken yatmışlar ve sabah olmuş komutan koğuşa girmiş ve ''saat 5 herkes uyansın'' demiş ve bir karadenizlinin yanına gitmiş ve ona ''er kuralları say bakalım demiş''.er de ''emredersiniz komutanım'' diyerek saymış
-her gün bundan daha erken uyanacağım
-hergün vaktinde traş olacağım
-hergün yemek yiyeceğim
-silahımı kaybedersem ordunun malı olacağım vs...
komutan:''yeter birbirine karıştırdın kuş beyinli'' diyerek sinirlenmiş ve demişki
* *''peki söyle bakalım er benim adım ne ?''
-''komutan albay ahmet göRt'' komutanım
http://www.eglendir.com/modules.php?name=Komik_Videolar&file=read&id=251
Bu hoca efendiyi daha öncede seyretmiş olabilirsiniz ancak tekrar hatırlayıp biraz gülelim.
:D *:D *:D
UFO'cu işadamından garip ilan 10 Ağustos 2007
Ferah IŞIK/DENİZLİ, (DHA)
DENİZLİ'de "UFO'cu işadamı" olarak bilinen, Türkiye'nin 2'nci, dünyanın 4'üncü UFO Müzesi'ni kuran Funika Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Sözkesen, Miraç Kandili gecesi, Hz. Muhammed'in göğe iki uzay gemisiyle yükseldiğini iddia etti.
Denizli Müftüsü Mehmet Köse ise Sözkesen'in iddiasına katılmadığını söyledi.
UFO'cu işadamı Sözkesen, Denizli Yeni Haber Gazetesi'ne, Miraç Kandili nedeniyle bir kutlama ilanı verdi. Bir süre önce uzay seyahati için yaptığı başvuruyla, ilk Türk uzay turisti adayı unvanını alan ve UFO organizasyonlarının sponsorluğunu yapan Osman Nuri Sözkesen ilanda, Hz. Muhammed'in 14 yüzyıl önce uzay seyahati yapan ilk Müslüman olduğunu da iddia etti.
Hz. Muhammed'in göğe uzay aracıyla yükseldiğinin din alimlerinin kitaplarında açıklandığını öne süren Sözkesen, "Hazreti Muhammed'in göğe yükseliş mucizesi tamamen uzay araçları kullanılarak yapılmış bir astral seyahattir. Dolayısıyla sevgili Peygamberimiz mucize yolculuğunu isimleri de belli olan 2 uzay aracıyla yapmıştır. Bu Hz. Muhammed'in mucizesinin bilimsel kanıtıdır. Yüce peygamberimiz bizim şuurumuzu açan bu yolculuğu 14 yüzyıl önce gerçekleştirmiştir. Bugün halen, 'Uzaylılılar yoktur, uydurmadır. UFO'lara inanmak saçmalıktır' diyenlere bu yolculuk en güzel örnektir" dedi.
Sözkesen ilginç Miraç Kandili kutlaması ilanında, şu iddialarına yer verdi;
"Miraç, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in göğe yaptığı seyahatin adıdır. Göğe yükselmesidir.
Aşamaları:
1- Mekke'den Kudüs'e Burak isimli küçük bir vasıtayla gece yolculuğu. Kaynak; bkz. İslam Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın web sitesi. Bu yolculuk muhtemelen UFO, küçük bir uzay aracı ile yapılmıştır.
2-Kudüs'ten göğe Refref isimli büyük bir araçla yolculuk. Kaynak: İslam Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın web sitesi. Bu yolculuk muhtemelen UFO, büyük bir uzay aracı ile yapılmıştır.
3-Işınlanma: Bu aşamada göğe yükselme fiziksel bedenle anda seyahat şeklinde devam etmektedir.
4-Astral Seyahat: Fizik evrenin sonuna gelindiğinde beden terkedilerek zihinsel beden ile yolculuk.
21'nci yüzyılda insanoğlunun halen UFO var mı, yok mu tartışmasını yaşadığı bir dünyada 14 yüzyıl önce UFO, uzaylılar ve ruhani varlıklar vasıtasıyla uzay yolculuğunun Peygamberimiz Hz. Muhammed tarafından gerçekleştirildiği miraç gününü kutlar, insanoğlunun şuurlanmasına vesile olmasını dileriz. UFO
Müzesi."
MÜFTÜ KATILMIYOR
Denizli Müftüsü Mehmet Köse ise işadamı Nuri Sözkesen'in iddialarına katılmadığını söyledi. Hz. Muhammed'in önce Mekke'den Kudüs'e gittiğini, Kudüs'ten de semaya yükseldiğini belirten Mehmet Köse şunları söyledi:
"Mekke'den Kudüs'e kadar yapılan yolculuk İsra Suresi'nin 1 ve 2'nci ayetleriyle sabittir. İnkarı küfrü gerektirir. Bu yolculuk sırasında bindiği Burak isimli at hadislerle anlatılmıştır. Kudüs'ten semaya çıkması hadislerle sabittir. Ancak alimler arasında bu konuda çeşitli görüşler vardır. Kimi
alimlere göre semaya yükselişte kendini çeşitli atmosfer katmanları arasındaki hava basınçlarından koruyacak Refref isimli taşa binmiştir. Kimilerine göre de Cebrail aleyhüssellamın kanadıyla göğe yükselmiştir."
çıldırtan diyaloglar
Bir müşteri internete erişme konusunda birtakım sıkıntılar yaşıyor:
Çağrı Merkezi: Doğru şifreyi girdiğinize emin misiniz?
Müşteri: Evet eminim. Hatta bunu bir arkadaşımdan gördüm.
Çağrı Merkezi: Peki bana şifrenizin ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
Müşteri: Beş tane küçük yıldız...
***
Çağrı Merkezi: Ne çeşit bir bilgisayar kullanıyorsunuz?
Müşteri: Beyaz!
***
Çağrı Merkezi: Bilgisayarınızın ekranında sol tarafta bulunan “Bilgisayarım” ikonuna tıklar mısınız?
Müşteri: Sizin solunuz mu benimki mi?
***
Çağrı Merkezi: İyi günler. Yardımcı olabilir miyim?
Müşteri: Merhaba, bilgisayarımdan çıktı alamıyorum.
Çağrı Merkezi: Ok! Şimdi “Başlat”a basar mısınız ve...
Müşteri: Bana teknik bilgiler söylemekten vazgeçin, ben Bill Gates değilim!
***
Müşteri: İyi günler, yine ben Kamil. Bilgisayarımdan çıktı alamıyorum. Her seferinde tekrar deniyorum, ama karşıma “Yazıcıyı göremiyor” şeklinde bir yazı çıkıyor. Yazıcıyı monitörün önüne kadar getirdim, hala göremediğini söylüyor.
***
Müşteri: Klavyem çalışmıyor...
Çağrı Merkezi: Bilgisayara bağlı olduğundan emin misiniz?
Müşteri: Hayır, bilgisayarın arkasına ulaşamıyorum.
Çağrı Merkezi: O zaman klavyenizi elinize alın ve 10 adım geri gidin.
Müşteri: Tamam.
Çağrı Merkezi: Klavye sizle birlikte geliyor mu?
Müşteri: Evet.
Çağrı Merkezi: Bu, klavyenizin bilgisayara bağlı olmadığını gösteriyor. Başka bir klavye var mı?
Müşteri: Evet, burada bir adet daha var. Aaaa, bu çalışıyor.
***
Çağrı Merkezi: Şifreniz, küçük harfle “a” büyük harfle “V” ve 7 rakamı.
Müşteri: 7 de büyük harfle mi yazılacak?
***
Müşteri: Büyük bir problemim var. Bir arkadaşım bilgisayarıma ekran koruyucusu koydu ama ne zaman mouse’u hareket ettirirsem ekran koruyucum ortadan kayboluyor.
Adamin biri bir gün çok hastalanmış, doktora gitmiş. Doktor adamı muayene ettikten sonra demiş ki: “Şu tahlilleri yaptır, haftaya gel”. Bir hafta sonra adam tahlil sonucları elinde tekrar doktora gitmiş. Doktor sonuçları görünce yüzü ekşimiş, ciddileşmiş. Bunun üzerine adam sormuş:
- N’oldu doktor bey, durum çok mu kötü?
Doktor yanıt vermiş:
- On vakit ömrünüz kalmiş...
Adam:
- On ne? On ay mı, yıl mı? On ne?
Doktor:
- Dokuz...
zelzeleci
23-08-2007, 22:11
Cübbeli Cem Yılmaz :)
http://www.youtube.com/watch?v=aYzdn8p4EMI
kompLeks
25-08-2007, 09:51
deneme bir iki üç
Kars'ta bir yerel TV halkin arasina karisarak gundelik hayata dair roportajlar yapiyor.Muhabir, yasli bir amcaya mikrofon tutup soruyor;
-Nasilsin dayi, eyi misen?
- Sukur ogul, cani tasirem, eyiyem, coh eyiyem. *
- Halin, keyfin, sagligin da eyi midir?
- Eyidir, he, coh eyidir.
- Sehirden, hizmetlerden memnun musun?
- Nasi soz!
- Validen, kaymakamdan, belediye baskanindan?
- Hic eyle olur? Bizim agzimiz dovlete ne diyebilir.
- Yani memnunsun.
- Allah dovlete millete, kaymakam bege, bolediye basganimiza zeval vermesin.
- Memnunsun?
- Dovletimiz, kaymakamimiz, basganimiz, sanli ordumuz basimizda her ne olursa bir fiil o dakika yanimizdadir. Ben vatanima nasi serzenis ederem? Amma, benim derdim baskadir.
- Allahina gurban dayi, soyle nedir?
- Doksan sene once buraya Ruslar girdi ya?
- He girdi.
- Hani bu belediye binalarini, okullari, cesmeleri, istasyonu, yollari, kaldirimlari Ruslar yaptilar ya? *- Rus isgalinde yapildi degil mi dayi?
- He.
- Hec benim dovletime, milletime sozum olur mu? Ben aha bu Ruslarin avradini... Doksan sene once bu kaldirimlari, caddeleri yapip gittiler, bir gun olsun bi kere Kars'a gidek, yollar bozuldu mu, kanallar tikandi mi demediler, insan bi gelir de bakar buralara, hec beyle olur?!
* *saygılarımla
Yeni versiyon Adem ile Havva
http://www.hameedbahrami.com/images/artwork/cartoon/4.jpg
Aşağıdaki olay Washington Üniversitesinde bir Kimya dersi ara sınavında gerçekten olmuştur. Bir öğrencinin verdiği yanıt öyle etkileyiciydi ki profesör bunu internetten arkadaşları ile paylaşınca, ele geçti.
Bonus Soru: Cehennem eksotermik (ısı yayan) mi yoksa endotermik (ısı emen) midir?
Öğrencilerin çoğu Boyle Yasasına göre (gazlar genleştiğinde soğur, sıkıştırıldığında ısınır) inandıkları kanıtları yazarlar. Ancak bir öğrenci aşağıdaki argümanı yazar:
"Önce cehennemin kütlesinin zamanla nasıl değiştiğini bilmeliyiz. Dolayısıyla ruhların cehenneme hangi sıklıkta girdiklerini ve ayrıldıklarını bilmek durumundayız. Sanırım rahatlıkla bir ruhun cehenneme girdikten sonra ayrılmayacağını kabul edebiliriz. Dolayısıyla ayrılan ruh yoktur.
Cehenneme ne kadar ruh girdiğini saptamak için, bugün dünyada mevcut dinlere bakalım. Bu dinlerin çoğu, eğer o dinde değilseniz, Cehenneme gideceğinizi söyler. Bu dinlerin sayısı birden fazla olduğuna göre ve insanlar da birden fazla dinde olmadığına göre, bütün ruhların cehenneme gideceğini varsayabiliriz.
Doğum ve ölüm oranlarının şimdiki haliyle, cehennemdeki ruh sayısının eksponansiyel olarak artacağını umabiliriz. Şimdi, Boyle Yasasına göre Cehennemdeki sıcaklık ve basıncın aynı kalması için, ruhların Cehenneme eklenişi ile orantılı olarak Cehennemin hacminin artması gerekeceğinden, Cehennemin hacmindeki değişikliğe bakmalıyız. Bu da iki olasılığa yol açıyor:
1) Eğer Cehennem ruhların artışından daha yavaş genleşiyorsa, sıcaklık ve basınç giderek artacağından Cehennem patlayarak gevşer.
2) Eğer Cehennem ruhların artışından daha hızlı genleşiyorsa, sıcaklık ve basınç gittikçe düşerek sonunda Cehennem donar.
O zaman hangisi olur?
Eğer Teresa tarafından ilk senemde bana verilen önermeyi, *"seninle yatmadan önce, Cehennemde soğuk bir gün olacaktır" *kabul eder ve halen onunla bir ilişkiyi beceremediğimi dikkate alırsak, o zaman yukarıdaki 2. şık doğru olamaz, kesinlikle Cehennem eksotermiktir ve donmayacaktır".
Bu öğrenci sınavdan tek "A"yı almış...
<strong>SİLİNEN</strong>
05-10-2007, 06:46
Hepinizi esefle kınıyorum.
Dinsiz olmanıza kimse karışmaz ama dinlerle dalga geçmeniz gerçek bir şerefsizlik başka bir şey demiyorum. (Dinle ve mukaddesatla dalga geçenlere sözüm..)
kredi borcu
Yaşlı çift evliliklerinin kırkıncı yıl dönümünde paraya kıymışlar, Avusturalya’da tatil yapmaya karar vermişlerdi. Uçağın penceresinden saatlerdir okyanusu seyrediyorlardı.
Sessizliği pilotun anonsu bozdu: “Sayın yolcularımız! Korkarım size kötü bir haberim var. Motorlarımızdan biri durdu, diğeri de durmak üzere. Acil iniş yapmak zorundayız. Neyse ki altımızda haritada görülmeyen bir ada var ve sahiline inmeye çalışacağız. Bunu başarabilirsek tek sorunumuz bizi bulabilmeleri için dua etmek olacak.!”
Uçak minik adanın kumsalına başarılı bir iniş yaptı, kimsenin burnu kanamadı. Uzun bir rahatlama sessizliğinden sonra adam karısının ellerini tuttu, gözlerine endişeyle baktı:
- Mona, bu ayki kredi kartı borcunu ödemiş miydin?
- Hayır sevgilim, unutmuşum. Kızdın mı?
Adam endişeyle yine sordu:
- Araba kredisinin taksitini ödemiş miydin?
- Özür dilerim canım, onu da ödememiştim...
Yaşlı adam karısının ellerini bıraktı ve kırk yıldır yapmadığı şekilde ona sıkı sıkıya sarıldı. Karısı şaşkın, korkarak sordu:
- İyi misin tatlım?
- Hiç olmadığım kadar. Bizi bulacaklar!
ozgur_beyin
06-10-2007, 05:00
Sevgili el- alem veya ... *bu tarz iki başlık zaten var. Niçin *benzer bir başlık attın anlamadım?
bu başlıga hiç cevap gelmemiş....
arkadaşlar gülme arasını ne zaman okumak istesem hep bu nortla karşılaştıgımdan bu başlıgımın xxl modunu aktive etmiş bulunmaktayım.. siteye hayırlı ugurlu olsun...
BEYİN....
Avukat, adli tabibi sorguya çekiyordu:
- Ölüm evrakını imzalamadan önce adamın nabzına bakmış mıydınız?
- Hayır.
- Kalbini dinlemiş miydiniz?
- Hayır.
- Nefes alıp almadığını kontrol etmiş miydiniz?
- Hayır.
- Öyleyse, ölüm evrakını imzalamadan önce adamın ölü olduğundan emin olmak için gereken hiç bir işlemi yapmadınız, değil mi?
Tabibin sabrı taştı:
- Adamın beyni masamdaydı, geri kalan kısmı belki bir yerlerde hukuk tahsili yapıyordur...
Sevgili dolfen;
En iyisi sen de bizim gibi kendine bir köşe aç.
Biz de bu işkenceden kurtulalım sen de. :)
Hatta dilediğin yazıları ( dağınık başlıkları ve bu başlıktakileri) köşene taşıyabilirsin.
Tanrı dünyayı yarattığı zaman gelecekteki ulusların temsilcilerini yanına
çağırmış her birine ikişer erdem vermiş... İsviçrelilere ; Düzenlilik ve
Yasalara saygı ... İngilizlere ; Soğukkanlılık ve asalet ... Japonlara ;
Çalışkanlık ve Sabır ... İtalyanlara ; Neşe ve Romantizm .... Fransızlara ;
Şarap ve güzel yemekler Türklere ; Zeka ve Dürüstlük ve Tayyip sevgisi ....
Meleklerden biri bu dağıtımdan sonra Tanrı'ya sormuş ? "Bütün uluslara
ikişer erdem verdiniz ama Türklere üç tane". "Evet ama" demiş Tanrı "sadece
ikisini kullanabilecekler" - Böylece;
Bir Türk zeki ve Tayyip ci olduğu zaman dürüst olmayacaktır...
Bir Türk dürüst ve Tayyip ci olduğu zaman zeki olmayacaktır...
Bir Türk hem zeki hem de dürüst olduğu zaman Tayyip'ci olmayacaktır... .
Biraz tebessüm ettirebildiysem ne mutlu bize.... Saygılar efendim
Bu biraz geç oldu, "Türkiye Malezya olur mu?" tartışmalarına denk gelseydi daha iyi giderdi.
21/09/2007 *- RADIKAL
AFP - KUALA LUMPUR - İslam'ı resmi din kabul eden ve sivil mahkemelerin yanı sıra şeriat mahkemeleri de bulunan Malezya, oruç tutacak ilk astronotları çıkaracak olmanın heyecanıyla, uzaydayken nasıl abdest alınıp namaz kılınacağı, nasıl yenilip oruç tutulacağı, hatta ölüm halinde *gömülmenin nasıl yapılacağına dair rehber hazırladı. Rusya'da eğitime alınan Malezyalı astoronot doktor Muzaffer Şukor'un Soyuz uzay aracıyla 11 günlük yolculuğu, 10 Ekim'de Kazakistan'daki Baykonur üssünden başlayacak. Malezya İslami Gelişim Dairesi (JAKIM) de uzayda nasıl ibadet edileceğine dair aylardır süren tartışmalara 'son noktayı koyan' 20 sayfalık fetva broşürü hazırladı:
Uzay istasyonunun şartları yerküreden çok ağır, ama bir Müslüman'ın yükümlülüklerini yerine getirmesine engel değil. Oruç tutabilir. Uzay istasyonu dünyanın etrafından günde 16 kez dolanıyor. Bu, kuramsal olarak günde 80 vakit namaz kılmayı gerektirir. Ancak beş vakit kâfi. Namaz vakitleri aracın uzaya fırlatıldığı yere, yani Baykonur Üssü'ne göre ayarlanabilir.
Uzayda ölürse beden usule göre gömülmesi için dünyaya getirilmeli. Mümkün değilse kısa bir törenle uzayda gömülmeli. (Nasıl gömüleceğine açıklık getirilmiyor.)
Abdest için su yoksa toprakla teyemmüm yapabilir. Yani ellerini toprak ya da toprak cinsi bir şeye vurup yüz ve kollarına mesheder.
Yerçekimsizlikten namaz kılarken düz duramıyorsa kamburunu çıkarabilir, ayakta duramıyorsa oturabilir, oturamıyorsa uzanabilir. Helal gıdada esneklik olabilir. Yiyeceklerin helal usulle hazırlanmadığından şüphe ederse, sadece açlığını giderecek kadar yiyebilir.
Dün 35 yaşındaki Muzaffer, uzayda oruç tutmayı umduğunu belirterek, "İslam hoşgörülü bir din. Oruç tutamazsam dönünce ifa ederim" dedi. Uzaya ilk giden Rus kozmonot Yuri Gagarin'den ilham alan Muzaffer, şunları söyledi: "Çocukken beni etkilemişti. Bütün Ruslara ilham olduğunu görüyorum. Ben de Malezyalı çocuklar arasında kıvılcımı çakmak istiyorum." Malezya, 2003'te Rusya'yla yaptığı 1 milyar dolarlık savaş uçağı anlaşması kapsamında astronot gönderiyor. Uzaya giden ilk Müslüman 1985'te bir Suudi prensiydi. Muzaffer ise ramazanda uzaya giden ilk Müslüman olacak.
.
Adamın biri Afrikada safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek;bir gün ormanda dolaşıp , kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu farketmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor.
"Şimdi başım dertte"
diye düşünmüş minik köpek. Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yöne dönerek kemikleri yemeye başlamış,bu arada da *arkadaki haraketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş
"Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha varmıdır ki?"
diye sormuş. Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış.
"Tam zamanımda kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım"
diye düşünmüş leopar. Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak leopardan kurtulacağını düşünmüş. Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış. Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna
"Atla sırtıma gidip şunu yakalayalım"
demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte yaklaştığını fark etmiş.
"Şimdi ne yapacağım"
diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş. Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri yemeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş;
"Bu aptal *maymunda nerede kaldı ? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hala haber yok".....
* * * * * *Diplomasi böyle bir şey işte...
yapabiliyorsan; hızlı düşün, sakin ol, güçlü görün, düşmanını kendi silahı ile yen....
Sütü seven kamyoncu:
http://www.youtube.com/watch?v=wbgbBB98S1c
Hey dürzi domates al:
http://www.youtube.com/watch?v=eAjNneazNjU
Sülo Plajda:
http://www.youtube.com/watch?v=Vi0sIj8rkO4
hiramusta
09-11-2007, 10:29
Erzurumlular kurban kesiyorlar, *bunu gören ermeninin biri arkadaşına;
- Ben de kurban kesmek *istiyorum, der.
- Olur mu saçmalama. Sen müslüman değilsin, *kurbanı niye keseceksin ki?
diye * * karşı çıkar arkadaşı. *
Tabi ermeni kararlı, gidip bir inek satın alır ve eline bıçağı *alıp
ineğin başına gelir. Elindeki bıçakla ineği ve kendini kan *revan içinde
bırakır ama bir * * türlü ineğin canı çıkmaz. Bunun *üzerine ermeninin arkadaşı yanına
gelip;
- Ya bu kadar *işkence çekeceğine git şu karşıdaki müslüman kahvesine
bir * * tanesinden rica et gelip kessin, der.
Ermeni elinde bıçak üstü *başı kan içinde kahveye girer.
- Bir müslüman arıyorum, *der.
Kahve halkından biri korkudan "Ca..ca..camiye gittiler, *burada müslüman
yok"der.
Adam camiye gelir ve *içeri girip, " Müslümanlar buradaymış, öyle mi?" * der. *
Cemaatte *çıt yok. Sonunda dayanamayıp arkası dönük olan hocayı
gösterirler.
Ermeni hocanın karşısına dikilir; "Burada tek müslüman *sensin heralde".
Hoca
kanlı bıçağa bakar ve "Çim? Ben?... Bene *müslüman diyenin celmişini
ceşmişini...."
Erzurumdan Çıktım Yola
Zamanin birinde Erzurum dan bir grup insan Hacca gitmek için yola
> > çikmislar.
Van a gelmisler. Van in bir köyünde konaklamaya karar vermisler.
O köyün de imami yokmus. Köylüler aralarinda konusmuslar ve
Erzurum dan
çikip hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermisler.
Hem Erzurumlu hem de hacca gidiyorlarsa bos insan degillerdir diye
düsünmüsler.
Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmis. Her yil 400 koyun
verilecekmis imama. Adam hacca gitip masraf yapacagima burda kalip
> > yalandan
imamlik yapar ve her yil 400 koyun sahibi olurum diyerek ise
baslamis.
Köylü camide toplanmis namaz kilinacak. Sayin imam baslamis namazi
kildirmaya.
-"Erzurumdan çiktim yola Van da verdim mola 400 koyun verdiler bana,
Allahuekber. "
Bu günlerce ayni biçimde devam etmis. Köylü bu ise biraz sasirmis ve
konusmuslar aralarinda.
-"Ya," demisler "Daha önceki imam mi yanlis kildiriyordu, yeni imam
mi?.
Bunu gitip Müftüye soralim." demisler.
Sayin müftü meshur OFLU.
Müftüye gelen halk herseyi anlatmislar.
Müftü Köylüye dönerek :
-"Siz simdi hiç imama çaktirmadan köyünüze dönün ve namaz vakti
camide
toplanin bende namaza gelicem" diye emir verir.
Herkes köyüne döner ve namaz vakti herkes camide toplanir.
Tabiki Sayin MÜFTÜ de camidedir.
Imam namazi kildirmaya baslamis.
Birinci rekat:
-"Erzurumdan çiktim yola Vanda verdim mola 400 koyun verdiler bana,
ALLAHUEKBER" der ve arkada "ÖHÖ...ÖHÖ!.." diye bir ses gelir ve imam
yakalandim herhalde diye korkmaya baslar.
Ikinci rekatta bu sefer:
-"Erzurumdan çiktim yola...Van da verdim mola... 400 Koyun verdiler
>bana,
YARISI SANA YARISI BANA ... Allahuekber" diyerek sölerini degistirir.
Namaz bitince köylü Müftüye dönerek
-"Imam efendi namazi dogru mu kildiriyor mu?" diye sorar.
Müftü:
-"Haçan birinci rekatta biraz sasirdi ama Ikinci rekatta isi
> > düzeltti......"
Bu da benden;
* Bektasi Cuma'ya camiye gitmis.
> *Camide hoca vaaz veriyor ve sarap icenleri siddetle
> kinamaya basliyor.
> *Bektasi can kulagiyla dinlemeye baslamis.
> *Hoca dayatmis, "Sarap icenler obur tarafta her
> turlu ceza gorecek.
> *Sarap icmeyenler her turlu sefa gorecek...
> *Hatta herbirinin emrine 40 huri verilecek...
> *Sarap icenlerin ise ictikleri her sise sarap kil
> kopruden gecerken
> *boyunlarina asilacak!!!"
> *Bektasi dayanamamis durdugu yerden seslenmis:
> *"Hoca efendi, o siseler dolu mu olacak, bos mu!"
> *Hoca gurlemis, "Bre zindik, sen dolu siselerle obur
> tarafi meyhane mi sandin!"
> *Bektasi basini sallayip itiraz etmis, "Iyi ama
> hoca, adam basi 40 huri
> *ile sen de
> *obur tarafi kerhane mi sandin!
http://static.ideefixe.com/images/261/261464_2.jpg
ali’nin isyanı
- Ali gel!
- Geldim Oya, buyur.
(Gene ne var!)
- Ali ata bak!
- Oya ata baktım.
(Allahın atı lan, neyine bakıcam...)
- Ali topu tut!
- Oya topu tuttum.
(Gel, geldim, tut tuttum, ne lan bu!)
- Ali okul açıldı.
- Oya okul ne güzel!
(Nesi güzel okulun...)
- Ali okula koş!
- Oya okula koştum.
(Neden koşuyorsam... Yürüsem olmuyor sanki... Yabancılaştım lan!)
- Ali bayrak as!
- Oya bayrak astım.
(Hayır, niçin emrivaki konuşuyorsun, asar mısın desen n’olur yani! N’olur!)
- Ali ılık süt iç!
- Oya ılık süt içtim.
(Mesaj da verirmiş. Şütü ılık içelim!)
- Ali su getir!
- Al Oya bu su.
(Eeee, yeter ama!)
- Ali çay demle!
- Peki Oya pekiii.
(Sesimizi çıkarmıyoruz diye...)
- Ali çamaşırları as!
- Hı hııı Oya hı hıııı!
(İpin ucu iyice kaçtı yalnız!)
- Ali iki yumurta kır!
- Tabii Oya tabiiiiiiii!
(Eşşek başı var burda çünkü!)
- Ali camları sil!
- Ooolduuuu Oya olduuuuuuuuu!
(Yok, böyle olmuycak, konuşucam artık! Yüzüne söylüycem!)
- Ali bakkala git, kısa Samsun al gel!
- Yuhhhhhhhh Oya yuhhhhhhhhh!
- Ali bana diklenme!
- Oya çeneni kapa!
- Ali bir dediğimi iki etme!
- Oya az ye de bir hizmetçi tut!
(Oh be, söyledim!)
- Ali canımı sıkma!
- Oya ayağını denk al!
(Yaaa, konuşamam sanıyordun değil mi? Yok bundan sonra öyle...)
- Ali beni tehdit etme!
- Oya canıma yetti artık!
- Ali fişine itaat et!
- Oya beni oraya getirtme!
- Ali fişten kovuldun.
- Sen kovmadın ben istifa ettim beleşçi Oya... Yıllardır ne bu senden çektiğim be! Ali koş, Ali düş, Ali amuda kalk... Eeeehh yetti canıma artık!
- Ali kısa kes!
- Yok canım, öyle kısa cümleler yok! Çoluk çocuk okuma yazma öğrenecek diye anam ağladı beeeeeee!!!
enayi
Bir bilim adamı sabır ve dikkatle çalışarak iki fareye acıktıkları zaman burunları ile bir zile basmayı öğretti. Üç gün sonra bu farelerden biri diğerine şöyle diyordu:
- Enayiyi amma alıştırdık yahu... Her zile basışımızda peynir veriyor!
kabağın sahibi
Vaktiyle bir derviş, nefisle mücahede makamının sonuna gelir. Bundan sonraki makam kalenderîlik makamıdır. Yani her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir. Saç, sakal, bıyık, kaş ne varsa hepsinden... Derviş, soluğu berberde alır. Vur usturayı berber efendi, der. Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına yanaşır, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak: “Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım!” diye kükrer. Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Ses çıkarmaz derviş, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar. Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi “Kabak aşağı, kabak yukarı…” Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkandan çıkar. Henüz birkaç adım gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar: “Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?” Derviş mahzun, düşünceli cevap verir: “Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!”
Bir gün melekler telaş içinde Allah'ın yanına çıkmış, yerlerinde duramaz bir sekilde ,
Melekler - Allahım Allahım, Amerika ile İngilizler savaşa girdi yardım yapmalıyız –
Allah - Dert etmeyin onlar işlerini bilirler, bırakın kendi hallerine - demiş *
Aradan bir iki gün geçmiş melekler yine telaşla gelmiş ve
Melekler - Allahım bu seferde Fransa savaşa katıldı hemen müdahale etmeliyiz...
Allah - Karısmayın onlar islerini bilirler – demiş.
Aradan bir iki gün gecince yine melekler apar topar soluğu Allah’ın katında almışlar ve
Melekler - Aman Allahım, bu seferde Türkler savaşa katıldı...
Allah - Olamaz hemen bana tüm silahlarımı getirin kuşanmalıyız, onlar herşeyi bana havale ederler....:))
* * * * *saygılarımla
Adamın biri arabasıyla giderken bir yolcu alır. Yolcu arka tarafa oturur. Şoför “Eee hemşerim, kimsin, nereye gidersin?” diye sorar. Yolcu “Ben Azrail’im, canını almaya geldim” der. Şoför alaycı bir tavırla “Sen mi Azrailsin” der “Güldürme beni!” Yolcu sakin bir tavırla “Sen daha önce Azrail gördün mü de tarif ediyorsun” der ve ekler “İnanmadın bana öyle mi?” Şoför:
- İnanmadım tabii...
Yolcu “O zaman 200 metre ileride bir adam daha alacaksın, o zaman inanırsın...” der. Gerçekten de dediği gibi şoför 200 metre ilerde bir yolcu daha görür ve onu da alır. Yeni yolcu selamın aleyküm deyip ön tarafa oturur. Şoför aleyküm selam der ve devam eder “Arkada oturan arkadaş da, bizimle kafa buluyor. Tanıştırayım, kendisi Azrail!”
Öndeki arkaya bakar, bakar, bakar... Sonra şoföre dönüp:
- Abi arkada kimse yok ki, der.
Şoför hışımla arkasına bakar ve yanındakine “Kör müsün be adam, arkada oturuyor ya!” der. Öndeki arkaya bir daha bakar ve “Abi senin kafan mı iyi, yoksa benle dalga mı geçiyorsun!” der. Bu sefer arkadaki söze girer:
- Gördün mü! Öndeki beni ne duyabilir, ne de görebilir...
Şoförün dizlerinin bağı çözülür, beti benzi atar. Arkadaki, şoföre “Hadi” der “Arabayı kenara çek, canını almadan önce 2 rekat namaz kıl!” Şoför çaresiz arabayı kenara çeker, aşağı iner ve namaza durur. Şoför namazını kılarken 2 hırsız arabayı çalıp karanlıkta kaybolur.
Keyifli itiraflar
Yeni doğmuş oğluma, ısrarla babasının demode ismini koymaya çalışan kocamı vazgeçirmek için, o ismin eski sevgilimin adı olduğunu söyledim. Sonuç; artık babasından bile bahsetmiyoruz.
* * *
Kocam kadar çirkin ve kaba bir odundan; oğlum kadar yakışıklı, hassas ve muhteşem bir çocuk doğurduğuma göre çok iyi bir marangozum.
* * *
Ailece amcamlara bayram ziyaretine gittik. Konu yaştan açıldı. Yengem de geçen hafta kırk yaşını doldurduğunu söyledi. Amcamın beni krize sokan bomba önerisini aynen aktarıyorum. “Hanım, seni bozdursak da iki yirmilik yapsak nasıl olur?”
* * *
Uçuş boyunca çok sevimli ve tonton bulduğu yaşlı teyzenin üstüne titreyerek yardımcı olan hostes hanımın aldığı teşekkür cümlesi:
‘Evladım, çok sağol yardımların için, biz de sizi or...pu biliyorduk...’
* * *
Doktorunun “Kaç yaşındasın?” sorusuna “Sizce kaç gösteriyorum?” diye cevap veren başka hasta var mı? Acil serviste bekliyorum da...
* * *
Aile dostumuz olan, oldukça şişman ve iri yarı bir çiftin düğünündeyiz. Babam altınları takarken mutluluk dilemeyi ihmal etmiyor: “Allah bir yastıkta kocatsın Ümit’çiğim” sonra da bir espri ekledi: “Tabii sığarsanız!”
* * *
Babamı dua ederken görünce “Benim için Tanrı’ya da dua et” deyiveriyorum ve babamın cevabıyla dumur oluyorum. “Kendisi nerede derse ne diyeyim?”
Alıntıdır ( Milliyet/Melih Aşık/Açık pencere
Yüzü gözü mosmor bir kadın doktora gider.
Doktor: Ne oldu size?
Kadın: Doktor bey, ne yapacağımı bilemiyorum. Kocam ne zaman içip de eve sarhoş dönse beni gebertene kadar dövüyor.
Doktor: Bu konuda size çok işe yarayan bir çözümüm var hanımefendi. Kocanız sarhoş olarak eve geldiğinde elinize bir bardak şekerli çay alın ve kocanız yatıp uyuyana kadar ağzınıza alacağınız bir yudum çayı ağızınız içinde sürekli dolaştırın....
İki hafta sonra, aynı kadın, eli yüzü düzgün şekilde doktoru ziyaret eder.
Kadın: Evet doktor, harika bir çözümdü bu. Kocam eve sarhoş geldiği her seferinde, yatıp uyuyana kadar ağzıma bir yudum çay alıp ağzımı çalkalar gibi ağzımda dolaştırdım; ve kocam bana hiç dokunmadı.
Doktor: Gördünüz mü, ağzınızı kapalı tutmak ne kadar çok işe yarıyor...
yucemanitu
14-06-2010, 01:10
http://www.youtube.com/watch?v=WJt85DRuRE0&feature=related
yucemanitu
14-06-2010, 01:17
http://www.youtube.com/watch?v=12KMq1rC4BE&feature=player_embedded
http://www.youtube.com/watch?v=WJt85DRuRE0&feature=related
HİHUVVVVVVVVVV :pound::pound::pound::pound::pound: