PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Asıl mazlum kim?


bilgivehis
06-12-2016, 12:52
Bugüne kadar toplumlara acıyordum, acaba yanlış yere mi acıyoruz?
Düşünüyorum da kapitalistlerin sömürmesine, katliam yapmasına olanak veren bu topluma neden acıyoruz gibi bir soru var içimde.
Bu soru beynimde şundan oluştu, eskiden toplumun cahil ve bilinçsiz olduğunu, bilinçlendiği takdirde kapitalizme karşı saflarda yer alacağını düşünürdük.
Ancak yaşamım boyunca insanlardan ve toplumdan aldığım izlemimlerimde tepki anlamında bilincin çok da önemli olmadığını gördüm.
Çünkü cahil dediğimiz tabaka da entel-dantel dediğimiz kesimler de ve hatta sonradan bilinçlenen insanlar da adeta kapitalizme hizmet etme ve kapitalist sistemden yararlanma peşinde olduklarını gördüm.
Toplum, biz antiemperyalistleri sadece satmıyor aynı zamanda bizim değerlerimizden dalga geçiyor. Bu dalga geçme işi salt bilinçsizlikten değil, bilakis sistemden yararlanmayı fırsat saydıklarından veya ganimet gördüklerinden kaynaklanıyor. Yani işlerine geldiğinde antiemperyalistleri ve işlerine geldiğinde de kapitalistleri kullanıyorlar, hem de bunu sömürülme ve katliamın bir parçası olma pahasına yapıyorlar.
Bence toplum masum değil, tam tersi bizlerin ölmesine, kapitalistlerin de katliam yapmasına sebep bizzat toplumun kendisidir.
Hani biz diyoruz ya kapitalist acımasızdır, evet öyle ama asıl acımasız kim sorgulanması gerekir.
Şöyle bir düşünelim, toplumun fırsatçılık sayıp kapitalizme hizmet etme yarışı olmazsa ne kapitalizm kalır ne de vahşi kapitalizm, çünkü kapitalizmin hizmetlileri toplumdan oluşuyor, ordusu, memurları, işçileriyle dolayısyla toplum ile bir bütündür kapitalizm.
Yani arada kaynayan, biz devrimciler oluyoruz, belki de bu yüzden bizi enayi yerine koyuyorlar...

Ancak toplum, son nefesimize kadar antiemperyalist mücadeleden kopmayacağımızın ana damarını anlayamaz.
Zira ben bu mücadeleyi eskiden toplum için verirdim, şimdi ise kendime saygım olduğu için veriyorum...

Engse Hohol
20-01-2017, 08:11
Mazlum şu anda yeni anayasaya hayır diyenler. Evet deyiciler öylesine gaddar ve kindar yayınlar yapıyorlar ki, bunlar insan mı diye derin derin düşünüyorum.

✔ (http://www.birgun.net/haber-detay/akp-li-ahmet-hamdi-camli-sahte-hesapla-tbmm-den-yayin-yapti-143799.html) Tayyip'in şoförlüğünden AKP Mİlletvekili seçilen Ahmet Hamdi Çamlı @yelizadeley - Yeliz Adaley adıyla sahte Twitter hesabı açıp TBMM Genel Kurul'dan yayın yapıyor ve "TBMM'de CHP terörü" gibi tweetler atıyordu. Hamdi Çamlı, sahte hesabı ortaya çıkınca yelizadeley hesabını kapattı.

@yelizadeley adlı sahte hesabı ortaya çıkartan @super_titiz'in tweetleri; Galiba buldum sizi Yeliz Hanım !
✔ (http://www.gercekgundem.com/siyaset/253959/akpli-vekil-fena-yakalandi-yelizadeley) Akp'li Ahmet Hamdi Çamlı, oluşturduğu sahte hesap @yelizadeley kullanıcı adıyla "CHP terörü" şeklinde yayın yaparken yakalandı.


Yeryüzüne düşen ilk bıyıklı kadın tanesi Ahmet Hamdi ÇAMLI, kendi adıyla yazdığı tweet ise şöyle;
"✔ (https://twitter.com/ahmethamdicamli/status/822227184911810560) Sizi bu hale Okuyarak büyüdüğünüz o Kazteler getirdi."

Engse Hohol
20-01-2017, 09:20
✔ (http://gazeteport.com/2017/saldirdi-zapt-edilemedi-magdur-95257/) Yalan dolan ve eşittir akp denkliği bir kez daha sağlandı. Akp'li kadın vekil Gökçen Özdoğan, TBMM'de kendini kürsüye kelepçeleyerek protesto eyleminde bulunan Aylin Nazlıaka‘ya ve CHP'li Şafak Pavey'e saldırdı. Kavga yatıştıktan sonraki görüntülerde ise Akp'li Gökçen Özdoğan mağdur rolünü oynadı. Neresinden mağdur olduğunu kendisi de bilmiyor.

upuaut
20-01-2017, 09:25
Bugüne kadar toplumlara acıyordum, acaba yanlış yere mi acıyoruz?
Düşünüyorum da kapitalistlerin sömürmesine, katliam yapmasına olanak veren bu topluma neden acıyoruz gibi bir soru var içimde.
Bu soru beynimde şundan oluştu, eskiden toplumun cahil ve bilinçsiz olduğunu, bilinçlendiği takdirde kapitalizme karşı saflarda yer alacağını düşünürdük.
Ancak yaşamım boyunca insanlardan ve toplumdan aldığım izlemimlerimde tepki anlamında bilincin çok da önemli olmadığını gördüm.
Çünkü cahil dediğimiz tabaka da entel-dantel dediğimiz kesimler de ve hatta sonradan bilinçlenen insanlar da adeta kapitalizme hizmet etme ve kapitalist sistemden yararlanma peşinde olduklarını gördüm.
Toplum, biz antiemperyalistleri sadece satmıyor aynı zamanda bizim değerlerimizden dalga geçiyor. Bu dalga geçme işi salt bilinçsizlikten değil, bilakis sistemden yararlanmayı fırsat saydıklarından veya ganimet gördüklerinden kaynaklanıyor. Yani işlerine geldiğinde antiemperyalistleri ve işlerine geldiğinde de kapitalistleri kullanıyorlar, hem de bunu sömürülme ve katliamın bir parçası olma pahasına yapıyorlar.
Bence toplum masum değil, tam tersi bizlerin ölmesine, kapitalistlerin de katliam yapmasına sebep bizzat toplumun kendisidir.
Hani biz diyoruz ya kapitalist acımasızdır, evet öyle ama asıl acımasız kim sorgulanması gerekir.
Şöyle bir düşünelim, toplumun fırsatçılık sayıp kapitalizme hizmet etme yarışı olmazsa ne kapitalizm kalır ne de vahşi kapitalizm, çünkü kapitalizmin hizmetlileri toplumdan oluşuyor, ordusu, memurları, işçileriyle dolayısyla toplum ile bir bütündür kapitalizm.
Yani arada kaynayan, biz devrimciler oluyoruz, belki de bu yüzden bizi enayi yerine koyuyorlar...

Ancak toplum, son nefesimize kadar antiemperyalist mücadeleden kopmayacağımızın ana damarını anlayamaz.
Zira ben bu mücadeleyi eskiden toplum için verirdim, şimdi ise kendime saygım olduğu için veriyorum...

Sayın bilgivehis, yanlış düşünüyorsunuz. Dünyada hiç kimsenin değişeceği ya da düzeleceği yok. Bizim dinciler, Batılılar İstanbul'u işgal edene kadar (ki en son 1916'da olmuştu) küpünün doldurmaya ve zevk ile sefa içinde yaşamaya devam edeceklerdir. Zamanı gelince de İstanbul ve diğer yerler işgal edilecektir. Çünkü bizim dincilerimiz de çok iyi biliyor ki, kurdukları düzenin onlarınkinden hiçbir farkı yoktur.

Milli gazeteyi takip edenler bilir. Orada geçmişte Batılılar'ın İstanbul'u bir gün işgal edeceklerine dair bir sürü köşe yazısı yayınlanmış ve bu korku paranoyaya dönüşmüştü.

Peki Milli gazete, İstanbul'un işgalinden neden bu kadar korkuyor?

Suçluluk telaşından. Çünkü bizim dinciler de çok iyi biliyor ki, İstanbul işgal edildiğinde, sakinleri 1 günde dinini bile değiştirirler. Yani Batılılar, İstanbul'u işgal ettiklerinde, İstanbuldakiler Batılılar'a karşı bırakın savaşmayı, yardım bile edecekler. Azınlıkta kalan Müslüman nüfus ise Anadolu'ya kaçacak. O gün geldiğinde dincilerin vay haline!

İşte Milli gazeteyi telaşlandıran, bu telaşın büyüyerek korkuya dönüşmesi ve bu korkunun da paranoyaya dönüşmesinin altında yatan biricik gerçek budur!

bilgivehis
20-01-2017, 10:19
Sayın bilgivehis, yanlış düşünüyorsunuz. Dünyada hiç kimsenin değişeceği ya da düzeleceği yok. Bizim dinciler, Batılılar İstanbul'u işgal edene kadar (ki en son 1916'da olmuştu) küpünün doldurmaya ve zevk ile sefa içinde yaşamaya devam edeceklerdir. Zamanı gelince de İstanbul ve diğer yerler işgal edilecektir. Çünkü bizim dincilerimiz de çok iyi biliyor ki, kurdukları düzenin onlarınkinden hiçbir farkı yoktur.

Milli gazeteyi takip edenler bilir. Orada geçmişte Batılılar'ın İstanbul'u bir gün işgal edeceklerine dair bir sürü köşe yazısı yayınlanmış ve bu korku paranoyaya dönüşmüştü.

Peki Milli gazete, İstanbul'un işgalinden neden bu kadar korkuyor?

Suçluluk telaşından. Çünkü bizim dinciler de çok iyi biliyor ki, İstanbul işgal edildiğinde, sakinleri 1 günde dinini bile değiştirirler. Yani Batılılar, İstanbul'u işgal ettiklerinde, İstanbuldakiler Batılılar'a karşı bırakın savaşmayı, yardım bile edecekler. Azınlıkta kalan Müslüman nüfus ise Anadolu'ya kaçacak. O gün geldiğinde dincilerin vay haline!

İşte Milli gazeteyi telaşlandıran, bu telaşın büyüyerek korkuya dönüşmesi ve bu korkunun da paranoyaya dönüşmesinin altında yatan biricik gerçek budur!

Zaten yıllarca yanlış düşündüğümün bir itirafıdır bu yazı.
Hep iyimserlige dayanan hayal peşinde koşmuşum, toplumun bilinçlendiği takdirde tepki göstereceği yanlıgısıyla yaşamışım. Toplumun bireysel çıkarı için her şeyi satacağına inanasım gelmemiş, hep kendimi avutmuşum. Bu yolda maddi-manevi her şeyimi kaybetmem boşunaymış.
Oysa bahsettiğiniz korku olayı vatanı işgalden değil, çıkarların elden gideceği korkusu olduğu toplumun gerçek yüzünü çok iyi açıklıyor.
Ama dediğim gibi mücadelem artık toplum için değil, kendime saygım içindir...

Felâsife
20-01-2017, 12:03
Zaten yıllarca yanlış düşündüğümün bir itirafıdır bu yazı.
Hep iyimserlige dayanan hayal peşinde koşmuşum, toplumun bilinçlendiği takdirde tepki göstereceği yanlıgısıyla yaşamışım.

Bu her zaman böyledir sevgili @bilgivehis, geriye doğru bir bakarsın, o şikayet edenler, o kızanlar köpürenler birden bire yok olmuşlardır.
Kimseler kalmamıştır.
Nasrettin hocanın fil hikayesi boşa değildir.

Bir yerde çalışıyordum, patronun bir kararı sonrası millet isyan etti, böyle olmaz öyle olmaz, isyanın biri bine gidiyordu,herkes işi bırakıyoruz ayaklandı, bir kaç gün sonra işi bırakan 1 kişi oldu.
O da bendim :)

Sonra geriye dönüp bakınca, anladım ki insanlar söylediklerinde samimi değillermiş, ciddi hiç değillermiş, adeta ŞAKA yapmışlar gibiydiler.

O yüzden ben çevremde böyle çok kızan köpüren birilerini gördüğümde ŞAKA yapıyor derim.

Çünkü bir insan yapacağı bir şeyi hakikaten yapar, yapmayacağı şeyin ise anca lafını yapar.

Sevgiler

bilgivehis
20-01-2017, 12:28
Bu her zaman böyledir sevgili @bilgivehis, geriye doğru bir bakarsın, o şikayet edenler, o kızanlar köpürenler birden bire yok olmuşlardır.
Kimseler kalmamıştır.
Nasrettin hocanın fil hikayesi boşa değildir.

Bir yerde çalışıyordum, patronun bir kararı sonrası millet isyan etti, böyle olmaz öyle olmaz, isyanın biri bine gidiyordu,herkes işi bırakıyoruz ayaklandı, bir kaç gün sonra işi bırakan 1 kişi oldu.
O da bendim :)

Sonra geriye dönüp bakınca, anladım ki insanlar söylediklerinde samimi değillermiş, ciddi hiç değillermiş, adeta ŞAKA yapmışlar gibiydiler.

O yüzden ben çevremde böyle çok kızan köpüren birilerini gördüğümde ŞAKA yapıyor derim.

Çünkü bir insan yapacağı bir şeyi hakikaten yapar, yapmayacağı şeyin ise anca lafını yapar.

Sevgiler

Sevgili üstadım, aynen benim de başıma geldi.
Bir iş yerinde elektronik ile ilgili bir imalat yapıyoruz, ben teknisyenim yanımdakiler de yardımcım. Her gün sabahtan akşama kadar konuşulan az aldığımız çok çalıştığımız vs. Arkadaşlar o kadar istekli ve hiddetli ki, ha desen saldıracaklar sanki. Bunlara siz arkamda olursanız ben patrondan konuşurum dedim, hepsi balıklama cengaver kesildiler. Gün gelip patrondan konuştuğumda arkamdakilerin kaçmış olduğunu gördüm ve tek kovulan da ben oldum :)

Felâsife
20-01-2017, 12:44
... Gün gelip patrondan konuştuğumda arkamdakilerin kaçmış olduğunu gördüm ve tek kovulan da ben oldum :)

Doğrudur inanırım, bu dediğim gibi her zaman böyledir.
Bu 1 kişinin olayıdır.

Her zaman olaylar bu 1 kişi üstünde döner durur, her ailede, sülalede bu 1 kişilerden olur.

Ama tabi buna çok takılmamak gerek, böyle böyle çevremizi de anlıyoruz sonuçta, zaten mevzuyu çok anlamadığımız için de bu tip şeyleri de yaşıyoruzya.

İnsanlar söylediklerin de ciddi değiller, bu güneş kadar parlak bir şey ama işte içte derinler de bir şey bunu, ya öyle değilse diye umut ediyor.
Tabi sonrasın da buz gibi soğuk su ile kendimize geliyoruz, bu da işin cilvesi :D

Benim böyle ta gençlikten beridir, 1 kişi kaldığım bir kaç olaylarım daha vardır, aile, hastalık, çevre derken, hayli tecrübe ettim yani, daha edeceğim de geridedir herhal, kafa biraz kalın olunca, öyle bir kaç tokmak vurmak yetmiyor. :D

NickMickyok
20-01-2017, 13:46
Ben de sizin yaptığınızın kısmen tersini yaparım.
Hiçbir zaman öncü olmam. Çünkü, insanlara güvenmem. Ama haklı olduğumuz konuda, eğer arkadaşlarım ön safta mücadele verirlerse, maddi manevi her şekilde yardımcı olurum. Ya arkalarında ya da yanlarında olarak mücadele ederim.
Ama insana asla güvenmem. Keşke böyle olmasaydı ama böyleler sonuçta. Bu yüzden en ön safta asla olmam.

Felâsife
23-01-2017, 17:07
Ben de sizin yaptığınızın kısmen tersini yaparım.
Hiçbir zaman öncü olmam. Çünkü, insanlara güvenmem.

Doğrudur, güven denen şeyi deneyerek öğrenmek zor oluyor.
Yoksa liderlik, önderlik gibi bir özelliğim hiç bir zaman da olmadı.

Güyâ hep birlikte bir hareketti ama ben senkronu kaçırmışım galiba. :D
Kim ayrılmak istiyorsa 1 adım öne çıksın sözüyle, ötekilerin 1 adım geri atmasıyla, adeta sap gibi kalmaktı benimkisi :D

Patron sonradan özelde görüştü benimle, ayrılmanı istemiyorum, senden memnunum o kesintiyi senden yapmayacağım dedi.
Peki diğerleri dedim, yok onlara düşünmüyorum dedi.
Bende öyleyse olmaz kararım kesin dedim, sen bilirsin dedi.

Bu işin bana maddi açıdan zararı oldu elbet ama bir yandan da öğretisi oldu.
Ötekilerin maddi kayıpları olduğu gibi, bir şey öğrendiklerini de sanmıyorum.