Orijinalini görmek için tıklayınız : Post Truth/Post gercek/Gercek otesi
(http://www.yurtgazetesi.com.tr/advertising.php?r=26&l=./iletisim/)
İtli köpekli siyaset!
Siyasetin giderek sertleşen dilinde, itli köpekli konuşmak bu aralar moda oldu. Siyasetçiler de, üst düzey yetkililer de bazı sözde gazeteciler de bu sert dili kullanmaktan çekinmiyor. Oysa bu günlerde kullanılan siyaset diline çok dikkat edilmesi gerekiyor. Tribünlere oynamak adına yapılan duygusal açıklamalar verereksiz söz dalaşı karşı tarafı kışkırtmaktan başka bir işe yaramıyor çünkü…
Olayların sebep sonuç ilişkilerini iyi görmek ve çözüm için doğru politikalar üretmek gerekiyor. Özellikle Beşiktaş Dolmabahçe Stadı önünde patlayan bombalarda 44 vatandaşımızın hayatını kaybetmesinden sonra yaşanan acı, mantıklı düşünme yerine intikam alma çağrıları yapılmasına neden oldu. İntikam yeminleri edildi. Şehit polislerin cenaze töreninde konuşan emniyet müdürü, "Siz kimin köpeğisiniz onu söyleyin bize" derken, olayın önlenememiş olması nedeniyle emniyetin sorumluluğuna dair en ufak bir açıklama veya özeleştiri yapmadı.
‘Bombayı koyanın hiç mi kabahati yok' derseniz, olayı üstlenen TAK yani PKK'nın şahin kanadı, batıda HDP'ye duyulan sempatiyi bile bitirmeye çalışan bir politikayı uygulamakta kararlı görünüyor. Kürt sorununa duyarlı, demokrat kamuoyu bile her yerde yapılan bombalı eylemlerin IŞİD mi yoksa TAK tarafından mı yapıldığını birbirinden ayıramadığı için ciddi rahatsızlık duyuyor.
İktidar zaten yokuş aşağı freni patlayan kamyon misali koşturan ülkeyi frenlemekten yoksun, hatta arkadan ittiriyor. Ülkenin iç savaşa sürüklenme ihtimali sanırım akıllarından bile geçmiyor. Türkiye'deki Kürt sorununun barışçıl çözümü ise uzun vadeye ötelenmiş, hatta Ortadoğu'ya endekslenmiş gibi görünüyor.
Beşiktaş'ta patlayan bombanın ardından sosyal medyada görüş bildirenlere karşı yapılan operasyonlar, ertesi gün 235 kişinin gözaltına alınması, ardından HDP'li iki milletvekilinin daha tutuklanması, il binalarına yapılan baskınlar
derken, Halep'in cihatçı teröristlerden arındırıldığı gün, Yurt Gazetesi yazarı, Suriye kökenli gazeteci Hüsnü Mahalli, İstanbul'daki evinde gözaltına alındı.
Gözaltı gerekçesi ‘sosyal medya üzerinden devlet büyüklerine hakaret' olarak açıklandı. Yıllardır Suriye savaşı ve Ortadoğu üzerine yazıp çizen Hüsnü Mahalli, 140 vuruşluk bir Twett'te devlet büyüklerini kızdırıp gözaltına alınmasına sebep olacak ne yazmış olabilirdi ki?
Aslında hep aynı şeyleri yazıyordu Hüsnü Mahalli… Halep'in kendilerine Müslüman diyen ama kafa kesmekten çekinmeyen cihatçılar tarafından işgal edildiğini, Suriye rejiminin bir kurtuluş mücadelesi verdiğini, Türkiye devletinin
Suriye konusunda uyguladığı politikanın yanlış olduğunu…
İşte önceki gece cihatçıların Halep'ten temizlenmesiyle Hüsnü Mahalli'nin tezleri doğrulanmış, devletin uyguladığı politikanın yanlışlığı ise ortaya çıkmış oldu.
Belki de buydu gözaltı sebebi, Halep'in intikamı… Şimdi sevinsin Hüsnü Mahalli'ye ‘Katilin iti' diyen sözde gazeteciler. Gün onların günü… Dedik ya itli köpekli siyaset moda oldu diye... Televizyonda Hüsnü Mahalli için ‘Bu adam bize küfür ediyor, ne duruyorsunuz, haddini bildirin" diye seyirciyi gaza getirenler… ‘Hüsnü Mahalli'yi gördüğüm yerde tokatlayacağım' diye tehdit eden yandaş gazeteciler...
http://www.yurtgazetesi.com.tr/yazarlar/sibel-koklu/itli-kopekli-siyaset/12969/
Felâsife
15-12-2016, 13:36
Çok güzel bir kavram gerçek ötesi, ama siyasetle ne kadar bağdaşır orasını bilmem.
O yüzden söyleyeceklerim siyasetle alakalı değil.
Gerçek ötesinden bakışla illaki gerçekler yalanlarla örüldüğü, inşa edildiği görülür, bu aynen öyledir.
Arabinin "keşfi akıl" dediği, aklın ötesi de benzer kavramdır, aklın ötesi aslında deliliktir ve o yüzden de akla sınır çizilmiştir, buradan ötesi deliliktir denmiştir, tabi bu taraftan bakınca ötesi deliliktir, lakin öteden bakınca da bu taraf deliliktir. :D
Delilik aslında aklın kullanılmayan diğer yarısıdır, lakin insanlar onu tukaka ilan ettikleri için, bu bir tabu olmuştur.
Yalansız gerçeğe gelince, yalansız gerçek olmaz, bu tıpkı mikropsuz, bakterisiz dünya olmaması gibidir. Gerçeklerin içinde saf doğru saf yalan, kulağa hoş gelsede mümkün gözükmemektedir. Gerçeğe illa yalan/doğru diyede bakmamak lazımdır, neyse odur gerçek.
Ama tabi insanlar ayırma ve bölme konusu iyi bildiği için, gerçeğin bile yalansızını arzu etmektedirler.
'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan tutuklanan Hüsnü Mahalli'yi adliyede yalnız bırakmayan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş tutuklama kararındaki hukuk garabetini madde madde anlattı.
'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan tutuklanan Hüsnü Mahalli'yi adliyede yalnız bırakmayan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş tutuklama kararındaki hukuk garabetini madde madde anlattı. Yarkadaş, Mahalli'ye açılan soruşturma dahil tutuklama sürecinin hukuksuzluklar zinciri olduğunu belirterek, "Savcı tutuklatmak için suç aradı" dedi.
Öte yandan duruşma henüz bitmeden yani hakim tutuklama kararını açıklamadan cihatçılara desteği ile bilinen İnsani Yardım Vakfı (İHH) yöneticisinin 'Hüsnü Mahalli tutuklandı' diye Twitter'dan mesaj attığını belirten CHP'li vekil, "Mahalli cezaevine konularak, yandaşların ağzına bir parmak bal çalınıyor" diye konuştu.
İşte Barış Yarkadaş'ın o mesajları;
1-Hüsnü Mahalli soruşturması tam bir hukuk garabeti... Savcılık soruşturmayı 301'den açıyor. Dosyada Adalet Bakanı'nın izninin olmadığı
2- ortaya çıkınca, bu kez madde değiştirildi. Savcı, 301'i iptal etti; TCK 299 ve 125'ten tutuklama istedi. Akıl alır gibi değil... +
3- Hukukçular bilirler; her iki maddeden de tutuklama işlemi gerçekleşmiyor. Savcı buna rağmen tutuklama talep ediyor. +
4- Dosyada gizlilik kararı olmadığı halde; 40 saattir gizlilik kararı varmış gibi davranılıyor. Mahalli'ye bu sırada suç aranıyor. +
5- Mahalli'nin çeşitli yayınlardan aktardığı ve kaynak gösterdiği alıntılar; bir suçmuş gibi gazeteci arkadaşımıza atfediliyor.+
6- Hüsnü Mahalli'nin tutuklanması, tüm aydın, yazar ve gazetecilere yönelik hukuksuzluklarla dolu bir uygulama ve gözdağıdır.
7- Hüsnü Mahalli, soruşturma safhasında, tüm suçlamaları reddetmiş, sağlık sorunlarına ilişkin raporları adli makamlara sunmuştur.
8- Gazeteci Mahalli, MS, Trans Mien ve Nöromar hastasıdır. Tedavi süreci aksatıldığı takdirde, felç riskiyle karşı karşıya kalacaktır.
9- Adli makamlar, kendilerine sunulan üniversite hastanelerinin raporlarını görmezden gelmiş, tutuklama kararı vermiştir.
10- Mahalli'ye geçen süre zarfında adeta suç aranmış ve tutuklanması için çaba sarfedilmiştir. Öyle ki; hakim karar açıklamak için ara
11- verdiğinde, İHH yöneticisi olduğu bilinen bir şahıs, Mahalli'nin tutuklandığını hakimden önce Twitter'da açıkladı. Hem de hakaret ederek.
http://www.abcgazetesi.com/baris-yarkadas-tutuklama-kararini-hakimden-once-ihh-yoneticisi-duyurdu-37142h.htm
Halk TV'nin ekranına "BİR SÜRE SUSUYORUZ... LÜTFEN BAŞKA KANALLARI İZLEYİN..." notu yazıldı.
Öte yandan Halk TV, Hüsnü Mahalli protestosuna bir müddet devam ettikten sonra normal yayın akışına döndü.
Halk TV'nin Twitter hesabından da "Özgür basın İçin..." notuyla ekrana verilen görüntü paylaşıldı.
http://www.gercekgundem.com/images/posts/201612/73ff72cd10762429_636x350.jpg