PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Başkanlık yasa teklifi ve Türkçe meali


Şüpheci Dinsiz
14-12-2016, 19:28
inadinahaber.org (http://inadinahaber.org/2016/12/ugruna-binlerin-can-verdigi-baskanlik-yasasinin-gizli-metinleriyle-turkce-meali/)

Uğruna Binlerin Can Verdiği "Başkanlık Yasası"nın, "Gizli Metin"leriyle Türkçe Meali

https://i2.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/RTE_bANAYASA-sANAYASAk_02a.jpg?fit=720%2C460

AKP'nin, Beştepe tarafından yürütülen Sarayın Darbesi kapsamında hazırlayıp, şu an sürdürülmekte olan aşırı milliyetçi politikaları doğrultusunda yedeğine aldığı MHP'ye onaylattığı yeni Anayasa değişikliği teklifi, geçtiğimiz Cumartesi günü TBMM'ye sunuldu.

Türkiye'nin okuma alışkanlıkları ve ilgisi bir tarafa, ağdalı bir hukuk diliyle kaleme alınan ve her tarafı, mevcut Anayasanın pek çok maddesine atıfta bulunarak ilgili maddelerin değiştirilmesini öngören değişiklik teklifi, her zaman olduğu gibi halkın anlayabileceği dilden çok uzak.

Zaten özellikle iktidar yanlısı yorumcular ve evrensel hukuktan bihaber ‘hukukçular‘, birer reklam ajansı temsilcisi edasıyla bu 21 maddelik yeni paketin promosyonunu bir "hediye paketi" gibi , son derece cezbedici sözlerle parlatarak, adeta Türkiye'ye gerçek bir demokrasi ve güçler ayrılığı vaat ediyormuşcasına yapmaya ve pazarlamaya başladılar bile.

İşte Bunun İçin Ölüyoruz
Hatta dün gece 38 kişinin can verdiği çifte bombalı saldırıyı bile, en ufak bir utanma alameti bile göstermeden alet ettiler, "İşte tam da yeni Anayasa Paketi'ni geçirmenin zamanı", "Başkanlıktan vazgeçmeyeceğiz" gibi yorumlarla, sanki dün hayatlarını kaybedenler, saraylarda sefa sürenlerin keyifleri için can vermişlercesine…

Bu vicdan dışı durum ile, bu çıkar çevrelerine destek verenlerin ahlaki değerlendirmelerini halka bırakıyor ve ortalığa sessizce bırakılıveren bu 21 maddelik bulamaçın "Türkçe Meali"ne geçiyoruz:

* * *

– Yeni tasarıda ilk dikkati çeken durum, Cumhurbaşkanı'nın partili statüsünün daha da öne çıkartıldığı ve siyasetler üstü olması gereken makamın siyasi ideolojiler ile gölgelendiği oluyor. Fiilen zaten sadece siyasi partiler tarafından aday gösterilebilirken (bağımsız adayın 100 bin imza toplaması gerekiyor) seçildikten sonra da parti liderliğini sürdürmeye devam edebilecek.

– TBMM'deki vekil sayısı 600'e çıkartılırken, seçilme yaşı 18'e indiriliyor. Bir de ‘yedek milletvekilliği‘ gibi türünün ilk örneği, ucube bir kavram getiriliyor.

– Askeri mahkemeler, disiplin mahkemeleri ve savaş durumda kurulacak olanlar dışında tamamen kaldırılıyor ve üyeler tasfiye ediliyor.

Şimdi de alt ve gizli metinli değişikliklere geçelim (Burada tüm oynamalar Cumhurbaşkanı üzerinden gerçekleştirildiğinden yazının geri kalanında kendisi ‘CB‘ olarak anılacak):

Başbakan Tarih, Bakanlar Biblo Olacak, Ülke CB Fermanlarıyla Yönetilecek
– CB'nın Yüce Divan'a gönderilebilmesi için 401 milletvekilinin oyu gerekli kılınırken, CB tek başına meclisi fesih edebilecek ve seçimlerin yenilenmesine karar verebilecek. Bu durumda yasama ve yürütme seçimleri eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek.

– Mevcut Anayasa'ya göre KHK (Kanun Hükmünde Kararname), yönetmelik ve tüzük gibi yasal düzenlemelerin tamamının yerini, bundan sonraki birçok düzenlemede de atıfta bulunulacağı üzere, CB tarafından kaleme alınacak "CB Kararnameleri" alacak. Yani CB mevcut Anayasa'nın paralelinde kendi fermanlarıyla ülkeyi yönetmeye başlayacak.

– Yine bundan sonraki değerlendirmelerde bolca dikkat çekileceği üzere, Başbakan ve Bakanlar Kurulu tarihe karışırken, CB'nin kendi başına seçeceği "CB Yardımcıları"na neredeyse sınırsız haklar ve koruma tanınacak. Halk kendi seçtiği milletvekili ve bakanlar tarafından yönetildiğini zannederken, ülkeyi aslında tepedeki tek adam ve onun, seçilmişlerin yerine onların tepesine yerleştirdiği "atanmışları" yani CB Yardımcıları idare edecek.

– Madde 148, 150, 151, 152 ve 153'deki düzenlemeler, KHK'lar, yönetmelik ve tüzüklerin yerine bundan sonra CB kararnamelerini koyuyor, mevcut Anayasa'daki tüm ifadelerle "Bakanlar Kurulu", yerini "CB yardımcıları ile bakanlar" ifadesine bırakıyor. Yani bundan sonra artık sadece "CB ve Atadıkları" olacak.

– Bakanlıkları kurulması, kaldırılması, görev, yetki ve teşkilatlanmaları CB kararnameleri ile düzenlenecek.

– Bakanlar ve üst düzey kamu yetkilileri CB tarafından atanacak.

– Anayasa'da yer alan tüm yürütme yetkisi CB'na verilecek. Bu yürütme yetkisini kullanarak yönetmelik ve CB kararnameleri hazırlayacak, devletin işleyişine tek başına karar verebilecek.

Tek Kişilik MGK
– CB tek başına Silahlı Kuvvetler'in kullanımına karar verebilecek. Zaten Genel Kurmay Başkanı kendisine bağlanırken, tüzel kişilik olarak MGK'nın hemen her koltuğunda da kendisi oturacak.

– Madde 118'de yapılan değişiklikle, Milli Güvenlik Kurulu teşekkülü CB, CB Yardımcıları, Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları'ndan oluşacak (Evet, Başbakan ve yardımcıları tarihe karışıyor). Kararlar ise, zaten MGK Başkanı olan CB'na sunulacak. CB kendi kararını değerlendirecek. MGK gündemini de Genel Kurmay Başkanı ve CB yardımcıları belirleyecek. CB'nın yokluğunda ise CB yardımcısı başkan olacak. Yani askerler MGK'ta süs olarak bulunacak. Son olarak da, MGK Genel sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri bundan sonra kanunla değil CB genelgesi ile belirlenecek.

CB'na Dokunan Yanar
– CB'nın dokunulmazlığı ise görünmez bir kalkanla teminat altına alınıyor. CB hakkında soruşturma isteği ancak TBMM'nin beşte üçünün kararıyla alınabilirken, Yüce Divan kararı ise ancak üçte iki çoğunlukla çıkartılabilecek. Yani fiili durumda neredeyse imkansız…
Koruma kalkanı bununla da bitmiyor tabii; CB tarafından faaliyet döneminde işlediği suçlar, görevi bittikten sonra da ancak yukarıdaki şartlarla değerlendirilebiliyor.

– CB, seçilmişleri bir kenara iterken atadıklarını da koruması altına almayı unutmuyor; CB yardımcıları ile bakanlar, görevleri dışında işledikleri suçlar da dahil sınırsız dokunulmazlık kapsamına alınıyor.

– OHAL ilanı tarafı ise tam bir felaket. TBMM'nin ilan edeceği OHAL süresi her seferinde 4 ay'a çıkartılırken, artık CB da kendi kafasına göre 6 ay'a kadar OHAL ilan edebilecek. Uzatmalar 4'er ay olarak belirlenirken OHAL'in ne kadar sürdürülebileceği konusunun ucu ise açık bırakılmış.

Yargı Kararları Beştepe'den
– Yargı denetim ve yönetimi tamamıyla CB'na bırakılıyor. "Yüksek" ibaresi kaldırılan HSYK, HSK oluyor. 3'ü Yargıtay, 2'si TBMM, 1'i Danıştay tarafından atanan üyelerinin karşılığında CB 5 üye atayacak. Bunun üstüne HSK başkanı da, yine kendi atadığı Adalet Bakanı olunca, CB ne derse bundan sonra yargıda o kararlar alınacak.

CB'nin Eli Artık Herkesin Cebinde Olacak
– TBMM'ne daha öncesinde hükümet tarafından sunulan ülke bütçesi, artık hükümet ve bakanlar kurulu kavramları kaldırıldığından, CB tarafından hazırlanıp sunulacak (Fare ve Kedi hikayesi…)

– "Fare ve Kedi hikayesi" burada da bitmiyor; Madde 73'deki değişiklik ile ülkedeki tüm vergi yükümlülük ve muafiyetlerinin düzenleme yetkisi, Madde 167 ile de ithalat ihracatta muafiyet yetkisi CB'na veriliyor.

– Madde 166'daki değişiklik ile ekonomi ve planlamada hükümet tamamen rafa kaldırılıyor, tek muhatap CB oluyor.

Muhtarlardan Mahalli Yönetimlere Terfi
– CB yetki açlığı mahalli yönetimlere de uzuyor; merkezi İdareye tabi tüm kamu kurumlarının yetki ve sorumlulukları bundan sonra CB kararnameleri ile düzenlenecek. Madde 127'deki düzenleme ile de mahalli yönetim birlikleri CB'nin iznine tabii olacak.

Devlet Artık Denetlenemeyecek
– Eskiden kanun ile düzenlenen Devlet Denetleme Kurumu'nun tüm faaliyetleri artık CB kararnamesine bağlanıyor.

– Madde 137'deki değişiklik ile CB kararnamelerine itaatsizlik ‘kanunsuzluk‘ kapsamına alınıyor.

– Madde 150'deki düzenleme ile CB kararnamelerine itiraz hakkı sadece iktidar ve ana muhalefet partisine tanınıyor. Eskiden meclis üyelerinin 5'te 1'i ile itiraz edilebilirken, yapılan değişiklikle artık sadece ilk 2 partinin 5'te 1'i aranacak.

CB YÖK'ü de YEK Geçiyor
Madde 131'deki düzenleme ile YÖK üye adaylarını CB seçecek, atamayı da CB yapacak.

Başbakanlık kurumu fiilen tarihe gömülünce, eskiden Başbakanlığa bağlı bulunan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu da açıkta kaldı. Bu durum ise Madde 134'deki değişiklik ile, CB'nın bu kurumu istediği bir bakana bağlayabileceği yönünde geçiştiriliverilmiş.

* * *

TBMM gündemine AKP tarafından getirilen ve MHP tarafından da desteklenen, 21 maddelik "Başkanlık Yasası" teklifinin Türkçe meali bu şekilde iken, özellikle MHP tabanının bu korkunç değişiklik teklifi karşısındaki tepkileri merak ediliyor. Ayrıca son zamanlarda tabanından gittikçe uzaklaşan Devlet Bahçeli'nin, partisinin ve seçmenlerinin çıkarlarını bir kenara bırakarak, gerçekte ne tür hesapların peşinde olduğu ise bir diğer merak konusu olarak gündemdeki yerini koruyor.

Demokrasi Ya da Muz; Tercih Sizin
Özellikle milliyetçi ve ulusalcı kesimlere yönelik olarak "Bu bir Türk Anayasasıdır" şeklinde satışa sunulan bu 21 maddelik tasarının özüne inilip yukarıdaki gizli metinler ortaya konduğunda, halkın iradesinin tamamiyle çöpe atıldığı ve yerine "Tek Adam"ın iradesinin dayatıldığı, "İleri Demokrasi" vaat edilen Türkiye'ye ise, "Seçilmişler" yerine yine aynı adam tarafından konulan "Atanmışlar"la idare edilen bir "Muz Cumhuriyeti" bırakıldığı açıkça görülebiliyor.

Hala göremeyen varsa da, görebilenlerin göremeyenlere anlatmasını diliyoruz.

https://i2.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_02.jpg?resize=216% 2C216 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_02.jpg)https://i0.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_03.jpg?resize=216% 2C216 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_03.jpg)https://i2.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_04.jpg?resize=216% 2C216 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_04.jpg)https://i2.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_05.jpg?resize=216% 2C216 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_05.jpg)

https://i2.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_06.jpg?resize=216% 2C216 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_06.jpg)https://i0.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_07.jpg?resize=179% 2C179 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_07.jpg)https://i2.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_08.jpg?resize=179% 2C179 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_08.jpg)https://i1.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_09.jpg?resize=179% 2C179 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_09.jpg)

https://i2.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_10.jpg?resize=179% 2C179 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_10.jpg)https://i1.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_11.jpg?resize=179% 2C179 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_11.jpg)https://i1.wp.com/inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_12.jpg?resize=179% 2C179 (http://inadinahaber.org/wp-content/uploads/2016/12/20161210_AKPninBaskanlikTeklifi_12.jpg)
Meclise Sunulan "Başkanlık Yasası" Tasarısının Orijinal Metni

Şüpheci Dinsiz
14-12-2016, 20:36
Cumhuriyet.com.tr (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/643859/Yeni_anayasa_metninde_tartisma_yaratacak_madde__Om ur_boyu_baskanlik....html)

Cumhurbaşkanı’nın süresinde ‘çelişki’

Önerinin, 101. maddenin değiştirilmesinin öngörüldüğü 8. maddesinde “Cumhurbaşkanı’nın görev süresi 5 yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilir” ifadesi yer alıyor. Ancak, önerinin anayasanın 116. maddesinin değiştirilmesinin öngörüldüğü 12. maddesinde, “Cumhurbaşkanı’nın seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde TBMM genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır. Cumhurbaşkanı’nın ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir. Bu şekilde seçilen Meclis ve Cumhurbaşkanı’nın görev süreleri de 5 yıldır” ifadesi dikkat çekiyor. 8. maddede en fazla 2 kez seçilebileceği hükmü yer alırken, 12. maddede 3. kez aday olup seçilmesinin önü açılıyor. Bu hükümlerle fiili durumlar yaratılarak 3’ten fazla da adaylık yolunun zorlanabileceğine dikkat çekiliyor.

Şüpheci Dinsiz
14-12-2016, 20:40
Cumhuriyet.com.tr (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/644000/Baskanlik_anayasasinda_dikkat_ceken_diploma_ayrint isi.html)

Başkanlık anayasasında dikkat çeken diploma ayrıntısı

Meclise sunulan anayasa paketinde Cumhurbaşkanı olma şartları değiştirildi. Değişiklik yürürlüğe girerse, Cumhurbaşkanı olmak için 4 yıllık üniversite mezunu olmak gerekmeyecek.

Meclise AKP ve MHP'nin ortaklaşa sunduğu Anayasa Paketi'nde dikkat çeken bir madde yer yerdi. Maddeye göre; Cumhurbaşkanı seçilme şartları arasında eğitim düzeyi "yüksek öğrenim yapmış" olarak değiştirilecek. Böylelikle Erdoğan'ın diploma tartışmalarının önüne geçilmesi düşünülüyor.

"DİPLOMA ARŞİVDEN ÇIKMADI"
Sözcü gazetesinden Zeynep Gürcanlı bugünkü "Kandırılanların kandırdıkları" başlıklı yazısında Anayasa Paketi'nde yer alan o maddeye de değindi. Gürcanlı şunları yazdı:

Anayasa teklifine diploma ayarı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üniversite diploması, altı ay önce Türkiye'de büyük tartışma çıkarmıştı. O kadar ki, Erdoğan bile geçtiğimiz haziran ayında yaptığı bir açıklamayla, Marmara Üniversitesi rektörüne ‘Arşivden çıkartın şunu, ne yapacaksınız yapın' çağrısında bulunmuştu. Hazirandan bu yana altı ay geçti, rektör hâlâ diplomayı arşivden çıkartmadı.

Ancak Türkiye'nin darbe-terör-ekonomik kriz gibi ağır gündem maddeleri içinde diploma konusu da kayboldu gitti.

Ta ki, AKP ve MHP'nin üzerinde uzlaştığı, Cumhurbaşkanlığı adı altında başkanlık sistemini getiren anayasa değişiklik teklifi TBMM'ye sunulana kadar. Teklif gün yüzüne çıkınca, cumhurbaşkanı seçilme şartları arasındaki kritik bir değişiklik yapıldığı da anlaşıldı.

Mevcut Anayasa'da Cumhurbaşkanı olmak için ‘dört yıllık üniversite mezunu' olma şartı aranıyor.
Yeni Anayasa teklifinde ise ‘dört yıl‘ ibaresi kaldırıldı. Cumhurbaşkanı olmak için eğitim düzeyi şartı ‘yüksek öğrenim yapmış‘ olarak belirlendi. Böylece, iki ya da üç yıllık yüksek okul mezunlarına da Cumhurbaşkanlığı yolu açıldı.

Kısacası…

Eğer Anayasa değişiklik paketi önce TBMM'den, ardından da referandumdan çıkarsa, 3 Kasım 2019'da yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diploması hiç konu olmayacak."

Neva
15-12-2016, 07:20
Bestepe, Belestepe filan derken iki arada, bir derede, olusturulmus anayasa...

upuaut
15-12-2016, 18:01
Siz onu bırakın da şunun Türkçe mealini yapın:

http://www.youtube.com/watch?v=S46oRqknNwg

Neva
17-12-2016, 04:48
Bir başka anayasa var…

İngiliz anayasası gibi yazılı değildir Ama gerçek anayasa o anayasadır.Yazılı olmayan anayasada “laiklik” falan yer almaz Devletin mezhebi sünnidir. Bu bakımdan azınlıklar, laikler, aleviler vatandaş değilmiş gibidir Diyanet İşleri Başkanı’na zırhlı araç, bütçeden dört bakanlık toplamı kadar bütçe, her konuda fetva, protokolde ön sıra “Laikliğin” olmadığını anlamamak için eşek olmak lazımdı.

http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/bekir-coskun/bir-baska-anayasa-var-1570513/

spartacus
17-12-2016, 05:57
Yani tümünden çıkan sonuç ifade edilmiş, birde çıkacak sonuca değinmeli...

faşist MHP'ye denmiş el sıkışalım,
sen hele Cumhurbaşkanına sınırsız yetki tanıyan anayasaya he de,
zaten bu anayasa geçerse, cumhurbaşkanı kendi başına kararname hükmünde yasalar yapabileceği için
ve dilerse, şimdi senin şerh koyduğun yasaları da o zaman değiştirebileceği için,
sonraki anayasayı'da dilerse cumhurbaşkanı yap-tır-acak..

Kısaca bu geçer de, istekleri olursa,
şuraya yazıyorum, bu sözde anayasanın adı, geçiş anayasası olacak.

çünkü bu anayasa,
bir araç, üzerinden geçilecek,
geçince de atılacak köprü(köprüleri atmak)...

Gidişat, Hitler'in tarihi gibi, meclisi fesih'de verilirse hemen, hemen aynı yetkilerle donanmış ve aynı türden kof propagandalarla yücelecek...

O kadar çok yükseğe çıkacak ve yüce olacak ki,
düşerse çarpışı da sert olacak.

Böyle devam ederse,
AKP'nin de, Cumhrbaşkanının da gidişi, pek normal olmayacak gibi,
özel bir şey söylemiyorum, kişisel de değil, tamamen gidişatın, içeriği, nüvesiyle ve tarihsel deneyimlerle bir tespit de bulunuyorum.
isteğim ise gidenlerin gitseler bile normal yollarla, acilen ve yol yakınken gitmeleri,
gözü dönmüşlüklerini görmeleri, akıllarını başlarına almaları(elbette olmayacak, sonuçta olması gerekenden söz ediyorum)

çünkü anormal gidiş olursa giden kendisiyle birlikde, yatağı, yorganı da yakıyor,
çok canları yakıyor...

Neva
18-12-2016, 00:55
Metin Feyzioğlu'ndan önemli açıklama: Risk var, uyarmak bizim görevimiz

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, "Kişiye göre sistem oluşturulmaz. Kim gelirse gelsin demokratik olması lazım. Risk vardır, uyarmak bizim görevimizdir" dedi.

Bartın Barosu'nun 25'inci kuruluş yılı etkinliğine katılan Feyzioğlu, basın mensuplarına açıklama yaptı.

Türkiye'nin yakıcı bir gündemi olduğunu ve bunun içinde Başkanlık rejiminin de yer aldığını ifade eden Feyzioğlu, "Bazılarını belki daha rahat ettirmek için adına 'Başkanlık' değil 'Cumhurbaşkanlığı' da denmiş olabilir. Ama bu bir Başkanlık sistemi. Ama demokratik Başkanlık sistemi mi? Bir hükümet sisteminin demokratik olabilmesi için, kuvvetler ayrılığının bulunup bulunmadığına bakmak lazım. Başka bir şey değil. Anayasa Mahkemesi'nin oluşumuna ve HSYK'nın oluşumuna baktığınızda bu Anayasa değişikliği yargı ve yasama güçlerini Cumhurbaşkanı'na bağlıyor. Çünkü Cumhurbaşkanı aynı zamanda meclisteki iktidar partisinin çoğunluk partisinin genel başkanı oluyor. Dolayısıyla da Anayasa'da Cumhurbaşkanı yazan her maddede Cumhurbaşkanı'nı çizip, iktidar partisi genel başkanı yazdığınızda o hükümler içinize siniyorsa tamam. Ama, 'İktidar partisi genel başkanına bu yetki verilir mi?' diyorsanız, o zaman gelin Türkiye için hep birlikte doğrusunu yapalım. İktidar partisi de doğrusunu yapsın. Bugün iktidar, yarın olmayabilir" dedi.

Feyzioğlu, Anayasa değişiklik teklifinin geçmesi durumunda Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 7 üyesini iktidar partisi genel başkanı, yani Cumhurbaşkanı'nın doğrudan, 5 üyesini de mecliste oylama sonucu atayacağını, Anayasa Mahkemesi'nde de 15 üyenin 10'unu atayacağını söyledi. Feyzioğlu, "Bugün bu yetkiyi vermek istemediğiniz bir kişiye yarın verebileceğiniz bu sistem için düşünerek karar vermek lazım. Yani kişiye göre sistem oluşturulmaz. Kim gelirse gelsin demokratik olması lazım. Risk vardır, uyarmak bizim görevimizdir. Hiçbir siyasi gözlüğü takmaksızın kuvvetlerin ayrılığının sağlanıp sağlanmadığı noktasında tüm toplumu aydınlatacağız" diye konuştu.

Gazeteci Hüsnü Mahalli'nin tutuklanmasını da değerlendiren Feyzioğlu, "Türkiye’nin Suriye politikası yakın zamana kadar çok yanlıştı. Biz bunu uzun süredir söylüyoruz. Bunu söyleyenlerden biri de Ortadoğu'nun profesörü Hüsnü Mahalli'dir. Hüsnü Mahalli'nin yıllardır yaptığı uyarılar dikkate alınsaydı eğer, Türkiye'ye Ortadoğu'nun terörü bu ölçüde sıçramamış olurdu. Karşımızda mezhep ve etnik kökene göre oluşmuş küçük küçük devletimsiler yerine merkez hükümetler bulunurdu. Bugün, ortada karartılacak bir delil yoktur, hakaret suçlamasıdır. Kaçma tehlikesine karşı hiçbir sebep somut sebep ortaya konmamıştır. Şu halde bu tutuklama, 'gazetecilik faaliyetine' yönelik gibi gözükmektedir. En azından gazetecilik faaliyetini baskı altına almaya yöneliktir" dedi.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/646828/Metin_Feyzioglu_ndan_onemli_aciklama__Risk_var__uy armak_bizim_gorevimiz.html

Neva
19-12-2016, 10:11
Böyle devam ederse,
AKP'nin de, Cumhrbaşkanının da gidişi, pek normal olmayacak gibi,
özel bir şey söylemiyorum, kişisel de değil, tamamen gidişatın, içeriği, nüvesiyle ve tarihsel deneyimlerle bir tespit de bulunuyorum.
isteğim ise gidenlerin gitseler bile normal yollarla, acilen ve yol yakınken gitmeleri,
gözü dönmüşlüklerini görmeleri, akıllarını başlarına almaları(elbette olmayacak, sonuçta olması gerekenden söz ediyorum)

çünkü anormal gidiş olursa giden kendisiyle birlikde, yatağı, yorganı da yakıyor,
çok canları yakıyor...

Heybelerdeki dusunceler dokuluyor, yoksa bir nevi gunah cikarmami desek!? Bakalim Bulent Arinc'tan da yorum gelecek mi..

Cemil Çiçek'ten yeni Anayasa yorumu;


Yeni Anayasa teklifinde "Şunu eksik görüyorum" dediğiniz bir şey var mı?

"Bunları söylerim, fakat korkarım muhalefet benim üzerimden partimi vurmaya çalışır. Sayın Başbakan fikrimi sordu; nerede, ne olması gerektiğini söyledim. Yargı dışında çeşitli şeyler gözden geçirilebilir. Örneğin Cumhurbaşkanı'nın parti başkanı olup olmaması konusu açıkça yazılmamış. Bunun olması gerekiyor. Şekli düzenlemelerle bir yere varamayız. Denge denetleme önemlidir. 12 maddelik bir düzenleme ile başkanlık sisteminin tümünü getirmiş olmazsınız. Mesela ABD'de kongrenin başka denetim mekanizmaları var. Burada yok. Olsa iyi olurdu. Ama demek ki iki parti, ancak bu kadarlık anlaşmış. Aslında şu anki Anayasa'ya göre gensoru dışındaki denetim mekanizmaları muhafaza edilmiş. Şimdiki sistem ne kadar denetimi sağlıyorsa, bu da o kadar sağlayacaktır."


Önerilen hükümet sistemi Türkiye'yi otoriterliğe götürür mü?

"Mesele şekli düzenlemeden ibaret değil, zihniyetimizi gözden geçirmeliyiz. Demokrasi sadece şekli düzenlemeden, kanuni metinlerden ibaret değil. Demokrasi kültüründe toplumun hak ve özgürlüklere sahip çıkması gerekir. Bu da insan kalitemiz ve tipolojimizle doğrudan alakalı. Bu ülke, siyaseten ve dinen kandırılmışlar ülkesi. Dinen kandırıldığını gördük. Kendi Meclis'ini bombalayacak kadar, kendi insanına kurşun sıkacak kadar zalimleşiyor. Böyle bir insan tipine hangi demokrasiyi, modeli getirirseniz getirin, bunu hak etmez. Cennete gitmek için bir efendi hazreti bekliyoruz. Dünyadaki sıkıntılarımızdan kurtulmak için de bir kahraman bekliyoruz. Halbuki demokrasi, doğru kurallarla vasat zekâlı insanların işlettiği bir sistemdir. Doğru kuralları koyacaksınız. Öyle süper zekâ, büyük kahramana falan gerek yok. Ülke meselelerine hep şahıslaştırarak çözüm aramaya çalışıyoruz. Bu kadar savaş görmüş, sıkıntı çekmiş ve rejim değiştirmişiz. 150 sene sonra hâlâ iki cihanda bizi kurtaracak tek adamlar arıyoruz. Gelişmiş Avrupa ülkelerine bakalım. Kahraman mı arıyorlar? Cennete gitmek için bir adam, dünyadaki sıkıntılarımızı çözmek için bir adam…

Çok açık söylüyorum. Türkiye'nin bu aymazlıktan ve kolaycılıktan kurtulması lazım. Sistemi sağlam kurmamız lazım. Himmet adı altında, bir sürü paranızı vereceksiniz. Bu toplanan paralarla başka ülkelerle seçim kampanyaları finanse edilecek. Sonra "Ütüldük" diyeceksiniz. Bunu hangi kanun engelleyebilir ki?"
http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/cemil-cicekten-yeni-anayasa-yorumu-1572974/

Neva
28-12-2016, 04:09
Anayasa Komisyonu’nda yedek milletvekilliği iptal edildi


Anayasa değişikliği paketinin ilk 4 maddesi komisyondan geçti. Milletvekili sayısını 600’e çıkaran ve 18 yaşa seçilme içeren maddeler kabul edildi. Başkan Mustafa Şentop üçüncü madde görüşmelerini başlattıktan sonra komisyonu tatil etti. CHP milletvekilleri bir süre daha slogan atıp tepkileri dile getirdikten sona dağıldı. Öte yandan, yedek milletvekilliğini kapsayan 5. madde tekliften çıkarıldı.

http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/son-dakika-haberi-anayasa-komisyonunda-3-madde-kabul-edildi-1589164/

Şüpheci Dinsiz
30-12-2016, 20:57
biliyormuydun.com (http://biliyomuydun.com/avukat-hanim/)

Avukat hanım Bilal'e anlatır gibi anlatmış işte, oku öğren. Erdoğan Hangi Yetkilere Sahip Olacak ?

Avukat Ece Güner Toprak Anayasa değişikliği teklifi ile Tayyip Erdoğan‘ın hangi yetkileri ele geçireceğini çarpıcı bir tabloyla ortaya koydu.

Avukat Ece Güner Amerika'daki başkanlık sistemi ile AKP'nin getirmek istediği sistemi de bir tabloyula kıyasladı.

http://biliyomuydun.com/wp-content/uploads/2016/12/anayasa1.jpg
http://biliyomuydun.com/wp-content/uploads/2016/12/anayasa-1-1.jpg

Başkanlık sistemi, devlet yönetiminde tek bir kişinin başkanlığında hükûmet etme ve devleti yönetme esasına bağlı siyasi sistemdir.[1] Başkanlık sisteminde yasamanın yürütmeyi fesh etme yetkisi yoktur.

Yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayrıma ve dengeye dayanan, yasama ve yargı organlarının demokratik denetimi içinde, yürütmenin iktidar olanaklarını genişleten bir hükûmet sistemidir. Başkanlık sistemi, Başkanlık hükûmeti sistemi olarak da adlandırılmaktadır.

Başkanlık sistemi uygulandığı kimi ülkelerde yolsuzluk, otoriterlik, nepotizm (tanıdık kayırma), diktatörlüğe araç olma[2] ve çoğulculuk karşıtı uygulamalar gündeme geldiğinde eleştirilerin ana odağı olmaktadır. Başkanlık sisteminin bulunduğu kimi ülkelerin yolsuzluk, nepotizm ve otoriterliğin aşılabilmesi amacıyla başkanlık sisteminden parlamenter sisteme geçtiği örnekler bulunmaktadır.[3] Başkanlık sisteminde, üst düzey atamalar, anlaşmalar, bütçe, veto, yüce divan yargılaması gibi yasama ile başkan arasında fren ve denge araçları bulunmaktadır.

Başkanlık sistemiyle yönetilen ülkeler genellikle cumhuriyet olduğu için devlet başkanları Türkçede cumhurbaşkanı olarak adlandırılır: İran Cumhurbaşkanı, Güney Kore Cumhurbaşkanı gibi. Yalnız Amerika Birleşik Devletleri de bir cumhuriyet olmasına rağmen, ülkenin resmî adında cumhuriyet geçmemesi sebebiyle ABD cumhurbaşkanı çoğunlukla sadece başkan olarak adlandırılır.

Şüpheci Dinsiz
31-12-2016, 13:48
İmza kampanyası !!!

Tek Adam Anayasası İstemiyoruz.

Change.org (https://www.change.org/p/tek-adam-anayasas%C4%B1-istemiyoruz?recruiter=52468584&utm_source=share_petition&utm_medium=facebook&utm_campaign=autopublish&utm_term=mob-xs-share_petition-no_msg)

https://assets.change.org/photos/0/do/gw/YodogwfpvtyIviZ-800x450-noPad.jpg?1482263270

YAPILMAK İSTENEN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİ;
Meclisi ve hükümeti etkisiz ve yetkisiz kılan, milli egemenliği tek adama devreden ve başkanlık sistemini getiren,
Devleti ve milli kurumları ortadan kaldıran,
Demokrasiyi 1876'dan daha geriye götüren,
Yürütme, yasama ve yargıyı tek elde toplayarak kuvvetler ayrılığını yok eden,
Cumhurbaşkanının tarafsızlığına son vererek toplum dinamiklerinin uyumunu engelleyen,
Değiştirilemez anayasa ilkelerini arkasından dolanarak işlevsiz kılan,
Özerklik/Eyalet yapılanması yetkisi vererek ülkeyi bölünmeye götüren,
Akıl, mantık ve hukuk dışı, tamlıktan, samimiyetten ve açıklıktan uzak, tuzaklı ve ayıplı olduğundan istemiyoruz.
TEK ADAMLIK HEVESLİLERİNE SESLENİYORUZ!
Milli Meclisin etkisiz ve yetkisizleştirilmesini kabul etmeyiz.
Üniter devlet yapısını deldirtmeyiz.
Başkanlığa geçit vermeyiz.
TÜRK VATANDAŞIYIM, MİLLİYETÇİYİM ve DEMOKRATIM DİYEN HERKESİ;
Önündeki tuzağı görmeye,
Aldatanlara bir kez daha fırsat vermemeye,
Tek Adam Anayasası'na "HAYIR" demeye davet ediyoruz…

Neva
03-01-2017, 22:59
Sanatçılar Girişimi: "Başkanlık sistemi hevesinden vazgeçilmelidir"

Sanatçılar Girişimi, Reina'da 39 kişinin katledilmesiyle sonuçlanan saldırı başta olmak üzere artan kanlı katliamlara yönelik bir bildiri yayımladı. Bildiride, Sanatçılar Girişimi tarafından "Başkanlık sistemi hevesinden vazgeçilmelidir" dedi.
"Yaşanmakta olan facia ortamı ve görünen köy" başlıklı bildiri şöyle:
YAŞANMAKTA OLAN FACİA ORTAMI VE GÖRÜNEN KÖY
Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere devlet ve hükümet yöneticilerinin her toplu katliamdan sonra ülkemizin bir terör kuşatması altında olduğunu tekrar etmeleri doğru ve haklıdır.
Fakat asıl yanıtlanması gereken sorular, ülkemizin nasıl bu kaotik çıkmazın içine sokulduğu,söz konusu terör örgütlerinin hangi güçler tarafından yönetildiği ve kınıyoruz,yanıtlarını alacaklar gibi sözden ibaret söylemlerin ötesinde neler yapıldığı ve yapılacağıdır.
Halk bilgeliği bu gibi soruları "görünen köy kılavuz istemez" deyimiyle yanıtlamıştır.
Görünen köy, AKP yönetimi iktidara geldiğinde ülkemiz terörist bir kuşatma altında değilken , esas olarak Doğu bölgelerinde odaklanmış PKK terörü de belli ölçülerde sınırlanmışken bu yönetim tarafından ülkemizin Ortadoğu batağına sürüklendiği; komşu ülkedeki yönetimi devirmek amacıyla Türkiye'nin teröristler için bir yol geçen hanına çevrildiği; emperyalizmin sözüm ona Büyük Ortadoğu projesiyle birlikte bu projenin kuyruğuna takılmış Şam'da namaz kılma türünden fantezilerin de sona erişiyle yaşanmakta olan facialara çanak tutulmuş olmasıdır.

Görevi din konusuyla sınırlı olması gereken Diyanetin bütünüyle siyasetin güdümüne girmiş olması, yeni yıl öncesindeki talihsiz açıklamanın bu kurum ve günümüzdeki yönetimi üzerinde silinmez bir leke olarak kalacağı gerçeği vicdanları kanatmıştır ve kanatmaktadır.
Asıl gerçekler bunlardır.. Batıya meydan okumalar, Putin yönetimini arkalayarak ABD emperyalizmine göstermelik efelenmeler, yirminci yüzyılın ilk büyük emperyalizm karşıtı mücadelesi ve devrimler dizisi olan Kurtuluş Savaşımızı hafife alırcasına ikinci kurtuluş savaşı söylemleri; hedef saptırmaktan, toplumu yanıltmak ve gittikçe sıkılmakta olan cendereyi meşrulaştırmak çabasından başka bir şey değildir.
Aydınlar, sanatçılar olarak görevimiz, bütün bu yalan dolan ve tehdit karşısında ; görünen köyü görünmez kılmak için her türlü medyanın kirli bir araç olarak kullanıldığı utanç verici, işbirlikçi, çanak yalayıcı ağız kalabalığı ortamında, yılmaksızın, geri çekilmeksizin, gerçekleri dile getirmek, görünen köy işte şurada diye göstermekten bir an bile el çekmemektir.


Görünen köy, ülkenin bu kanlı ve kaotik çıkmaza tıkılmasına en baştaki tutumlarıyla yol açan siyasal yönetimin özeleştirisini yapması, başlıca sorumluların siyaset sahnesinden çekilip gitmeleri , toplumsal barışı sağlayacak adımlar atılabilmesi için öncelikle başkanlık sistemi hevesinden vazgeçilerek parlamenter sistemin ve çoğulcu demokrasinin güçlendirilmesidir.
Görünen köy, bu adımlar atılmadıkça günümüz siyasal yönetiminin tutumu ve söylemleriyle faciaların engellenemeyip ancak kısmen ya da tamamen kamunun gözünden saklanmaya çalışılacağı, zaten sınırları boğucu ölçüde daraltılmış olan demokratik hakların bütünüyle despotizme kurban edileceği, sonuçta da bütün bir ülkece dağılıp parçalanmaya, yok oluşa teslim olacağımızdır.
SANATÇILAR GİRİŞİMİ
Edip Akbayram
Onur Akın
Sunay Akın
Üstün Akmen(Her zaman bizimle)
Alaattin Aksoy
Mehmet Aksoy
Muzaffer Akyol
Aytaç Arman
Hayati Asılyazıcı
Semir Aslanyürek
Engin Ayça
Orhan Aydın
Rutkay Aziz
Kürşat Başar
Cezmi Baskın
Bedri Baykam
Nihat Behram
Ataol Behramoğlu
Cahit Berktay
Mustafa Bilgin
Metin Boran
Metin Coşkun
Tuncer Cücenoğlu
İsa Çelik
Nevzat Çelik
Haluk Çetin
Meral Çetinkaya
İsmail Hakkı Demircioğlu
Nuri Dikeç
Erhan Doğan
Atilla Dorsay
Bilgesu Erenus
Mehmet Ergen
Genco Erkal
Altan Erkekli
Erdal Erzincan
Mert Fırat
Müjdat Gezen
Altan Gördüm
Mehmet Güleryüz
Tarık Günersel
Emin İgüs
Levent İnanır
Özdemir İnce
İlhan İrem
Hidayet Karakuş
Bülent Kayabaş
Yıldız Kenter
Erol Keskin
Suna Keskin
Tuğrul Keskin
Arif Keskiner
Mine Kırıkkanat
Kemal Kocatürk
Nuri Kurtcebe
Orhan Kurtuldu
Mustafa Köz
Mustafa Mutlu
Küçük İskender
Safiye Mine Erdurak
Zeynep Oral
Yılmaz Onay
Işıl Özgentürk
Nedim Saban
Pınar Sağ
Vedat Sakman
Sali
Menderes Samancılar
Canan Sezenler
Osman Şahin
Ferhan Şensoy
Burhan Şeşen
Cihat Tamer
Yavuz Top
Gülsen Tuncer
Yaman Tüzcet
Metin Uca
Engin Uludağ
Ersan Uysal
Erkut Uzelli
Hilmi Yarayıcı
Nejat Yavaşoğulları
Işık Yenersu
Ender Yiğit
Hüseyin Yurttaş
Ümit Zileli
Tarık Akan (Her zaman bizimle)


http://www.birgun.net/haber-detay/sanatcilar-girisimi-baskanlik-sistemi-hevesinden-vazgecilmelidir-141664.html

spartacus
04-01-2017, 03:37
İmza kampanyası !!!

Tek Adam Anayasası İstemiyoruz.

Change.org (https://www.change.org/p/tek-adam-anayasas%C4%B1-istemiyoruz?recruiter=52468584&utm_source=share_petition&utm_medium=facebook&utm_campaign=autopublish&utm_term=mob-xs-share_petition-no_msg)
Böyle ırkçı, Erdoğan'dan farksız TEK TİPÇİ!, içeriğide boşaltıp sloganlaştırmış MEZHEPÇİ(aynısı!) bir zihniyetin metninin, imzalanması ciddi yanlış olur...

İstimar, suistimal üzerinden bir propaganda metni olmuş, ötekinin tek tipçiliğine, kendisinin tek tipçiliğini dayatmış resmen farklı bir iki sembolle, Cihada davet ediyor yetmiyor, başkanlık gelirse ülke bölünecek diyor, yani hassasiyeti ne gündelik hayatdan ne de sosyal hayatdan geliyor, sujektif biçimde ağababasıyla aynı lafı ederek, vatan, millet, sakarya edebiyatıyla yaparken, tek derdi ülkenin bölünmesi, içine itildiği faşizm, sefalet, yoksulluk ve boyun eğmiş sessiz kalabalıklar oluşturma siyaseti filan değil... başkanlık sistemi gelmezse ülke bölünür diyenle, başkanlık gelirse ülke bölünür diyen, aynı dili konuşan, aynı şeyi söyleyen zihniyet, birisi gelmezse ülke bölünür diyor, bu dingillerde gelirse bölünür diyor, yahu git diktatöre destek versene, başkanlık gelmezse ülke bölünür diyor! O da sizin gibi subjektif sahte söylemler üzerinden propaganda yapıyor, hem sizle aynı sloganı atıyor, aynı kafada, ülke bölünmesinde tek, bağırsaklarına değin ardından boşalsın... Oysa asıl bölücüler toplumları şu ya da bu diye ayırıp, şu ya da bu tanıma zoraki sokup, dışında kalanları yok saymakla başlıyor, kim yapıyor peki bunu? Bu imza metini yapıyor! İnsan bu kadar mı salak olur artık anlamıyorum, hem bölünür diyorsun hem de ifadenle, zihniyetinle kendin bölüyorsun, hem itiraz ediyorsun hem de itiraz ettiğin başkanlık gelmezse ülke bölünür diyor, madem ülkenin bölünmesinden o kadar rahatsızsın git Erdo-a-ğana sarıl!.. Erdoağa -> çünkü ülkeyi, bir çiftlik olarak görüyor ve çiftliği bir ağa-çoban gibi yönetiyor...

Al birini vur ötekine...

TEK ADAMLIK HEVESLİLERİNE SESLENİYORUZ!

TÜRK VATANDAŞIYIM, MİLLİYETÇİYİM ve DEMOKRATIM DİYEN HERKESİ;

Sanki asıl sorun tek adamlık sorunu, sanki sorun ülkeyi bölmek sorunu, öyleyse tek tipçi dingil, bu ülkede sadece Türk ve Türk milliyetçisi mi var?... Sorun insanların inanç veya etnik kimlikleri mi, beyinsiz mankurt, kafasız zombi, 2 kalem yazıyla ülkeyi etnisite temelli bölüp çıktın, itiraz ettiğinde zaten senle aynı kafada, alkışlamalısın, zira O'da etnisite ve mezhep temelli bölüyor zaten...

İşte bu sebeple, asıl bölücü, ırkçı, ayrıştırmacı kimliğin, yani bölücülerin daim iktidarda kalma isteğini de yok etmek üzere, bu ülkeye federasyon(birlik!) şart -kaldı ki taa 1987 de TC, AB'nin toplumsal birliktelik temelli federasyon maddesini imzalamıştır(çözüm taa o zamanlar dile geitirilmişti!), Kolomb, ABD'yi bin kez keşfetmeyecek ki, federasyon ayrılık değil, birlik üzre bir kavramdır, aleviyi alevi, sünniyi sünni, türkü türk, kürdü kürt kabul edersin ve birliktelik üzre kurumsallaşırsın buna federasyon deniyor, ABD kaç parçaya bölünüyor, Avrupadan her milliyetden, inançtan zamanında göçmüş envai çeşit insanı birlikte ve bir arada tutma, ortak karar alma konusunda, federasyondan başka yol mu var-dı?!- Rusya federasyon olmasa, o kadar geniş toprağı mı olacak sanıyorsunuz? Federasyona gidersin, Suriye ve Irak'ın kuzeyindeki kürtler de referandum yapabilir, Türkiye federasyonuna katılmak isterlerse katılırlar, yok kaldıkları yerellikte federasyon isterlerse isterler, ama atıyorum Türkiye federasyonuna katılmak isterlerse, o zaman Türkiye sınır olarak da küçülmüyor, büyüyor, tek sorun bizdeki dinci ve ırkçı zihniyeti, bölücülüğü kıramamak... sınır, toprak davaları bana uygun değil, ama azıcık beyini olan bir insan dahi sınırların küçülmeyeceğini, böylece büyüyebileceğini idrak edebilir, çünkü halklar kendi kaderlerini kendileri belirlemeli, yeterki sen kaderini belirleyebileceği normlara sahip ol.

Örneğin Rusya Federasyonu (https://tr.wikipedia.org/wiki/Rusya'n%C4%B1n_cumhuriyetleri), bölünmüş mü, yoksa iri mi kalmış?
%77,71 Rus
%3,72 Tatar
%1,35 Ukraynalı
%1,11 Başkurt
%1,01 Çuvaş
%1,00 Çeçen
%10,16 Diğer Etnik Gruplar
%3,94 Milliyetini Belirtmeyen

ya bu zihniyetler, dinci sağ faşizm, ırkçı SAĞ faşizm bu ülkenin, toplumun insaniyete, beşeriyete dayalı bilincinde mahkum edilecek ya da bu türden mankurt köpeklerinin, ona buna hırlamaları arasında ayrışacak... Gerizekalı alevi ve sünni nasıl bir ve aynı olabilir? Türk ile Kürt? Bunlar ancak birlik olabilir, birlikteliğin, birliğin anlamı bu zaten, "ben"'in, "BEN" olmayanla beraberliği, A kişisi değildir B kişisi, ama A kişisi ve B kişisi birlik olabilir, birlikte hareket edebilir, A kişisi A ile birlik olamaz çünkü A kişisi sadece kendi ben'idir (ne oldu tek adamlık eleştirinize?).

Çünkü öteki birisini alevi olduğu için kabul etmiyorsa, beriki Kürt olduğu diğeri bilmem ne olduğu için dışlıyor ve ötekileştiriyor, ülkeye dair hiç bir söylemde adları anılmıyor ve aksine ya hepiniz müslüman, türk olacaksınız ya da bu ülkede size yer yok temelli siyasetiyle, dayatmasıyla, elbette en sağlıklı olanın insanın kendisi, fikir, inancıyla kendisini ait olduğunu hissettiği yerde görmesi olacaktır.

Bi tarafınıza girsin kocaman sınır, yücelik, içi harabe dışı ihtişamla boyatılıp, parlatılmış sahte yapılı hücreleriniz(Hapishaneye dönmüş ülkenin hücreleri)... mankurtlar, Suriye'nin petrolünü sizin yüce türk dediğiniz hırsızlar sövüşledi, sizden daha milliyetçi, sizden daha fazla vatancılar(! çünkü onların), size yararı ne? ülkeniz, sizin gibi mankurtların dinciliği, ırkçılığını kullanan haramilerin elinde, ülke onların tarlası, ne kadar büyük olmuş, küçük olmuş asıl dert eden kim(tarla sahibi!) ve sizin asıl neyi dert etmeniz gerekir -TARLA BİZİM diyemeyişinizi?

Yok arkadaş bu coğrafyada şu zihniyetlerin tarihin çöplüğüne gittiğini görmeye ömrüm yetmeyecek, yazıklar olsun, CIA bu topluma mezhepçiliği, ırkçılığı, ötekileştirmeyi(Yeşil Kuşak Projesi, Türk-islam sentezi) bu denli nasılda işledi böyle...

Adam bize 2 ucu boklu değnek uzatıyor, iki ucuda boka çıkıyor... Oysa bu ülkenin bölünmezliği, federasyondan geçiyor-du- öteden beri, lakin bunlar illa bölme propagandası yapacaklar, illa bölme derdindeler, çünkü beyinsizler(mankurt) ve başkanlığa karşı çıkışı bile nasıl oluyorsa oluyor, federasyon düşmanlığıyla yapabiliyorlar, çünkü onlar dünyaya mezheplerinden veya sadece ırkçılıkalrından bakıyorlar, ya herkes A'dır ya da herkes A'dır, eee 1 adet A'dan birlik mi olur ki birlikten-bölünmekten söz edebilesiniz, o birlik değil, AYNILIKTIR, ben, benle nasıl birlik olamazsam öyle -ki, bu eşyanın, doğanın tabiatına ters bir faşizmdir ve tamda savunduğunuz zihniyete en uygun düşen TEK ADAM, diktatör, reis(Erdoğan) tipinde yönetimdir, bir bakıma bazı koyunların(ırkçı kurbanlar) sözde karşı çıkarken bile kasabını desteklediği böylece de ortadadır...

Neva
10-01-2017, 08:21
Anayasa değişikliği teklifinin birinci tur oylaması sonuçlandı.
TBMM Genel Kurulunda, anayasa değişikliği teklifinin maddelerinin görüşmelerine geçilmesi, 338 oy ile kabul edildi.
Oylamanın sonucu şöyle:
Kabul: 338
Red:162
Çekimser: 2
Boş: 5
Geçersiz: 1
BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Anayasaya göre, anayasa değişiklikliği önerileri TBMM Genel Kurulu'nda iki kez görüşülüyor ve oylama gizli yapılıyor.
Maddelerin kabul edilmesi için 330 oya ulaşılması gerekiyor.
İktidar partisi AKP, CHP ve HDP'nin içtüzükten kaynaklanan tüm konuşma ve engelleme haklarını kullanacak olmaları muhtemel ve bu durumda TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerin iki haftayı bulabileceği düşünülebilir.
Genel Kurul görüşmelerinin 23 Ocak gününe dek bitirilmesi hedefleniyor.


http://www.birgun.net/haber-detay/anayasa-degisikligi-teklifi-oylamasi-sonuclandi-142573.html

Başbakan Yıldırım: Kaptanın tek olması lazım, iki kaptan gemiyi batırır.

--/---

1961'den beri Cumhurbaşkanı kör topal seçildi. Doğru dürüst hiç yapılmadı. Yönetimde irade tek olması lazım. İrade olmayan yerde idare olmaz. Çatal kaşık yere girmez. İki kaptan gemiyi batırır. Kaptanın tek olması lazım. İcraatta kaptanın tek olması lazım. Yürütmeyle ilgili yetkileri verirsiniz, sistemi ona göre verirsiniz. Vesayet odakları cesaret kazanıyor. Sistem bir yerde tıkanıyor.İkili yapı, her iki yapının halktan doğrudan yetki alması sürdürülebilir değil. CHP'yle eskiden beri anlaşamadığımız bir konu var. Onlar parlamenter sistemi, biz başkanlığı savunuyoruz. Karar verecek olan millettir.

CHP ABD TİPİ İSTEDİ

Sayın Kılıçdaroğlu, ‘ABD tipi başkanlık getirin kabul edelim' dedi. Onu da buyurun dedim, ses çıkmadı. Bekleyecek halimiz yok. Bu sefer 18 maddelik değişiklik yaptık. Baykal makul değerlendirme yaptı. Mesele çok açıktır. Bu bir yönetim sistemi değişikliğidir. Adı da Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemidir.

---/----

CHP ‘TARTIŞALIM' DEDİK

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Başbakanın ‘CHP, ABD sistemini getirin kabul edelim' sözlerine şu cevabı verdi: "Başbakan eksik, yanlış söyledi. Getirin ABD başkanlık sistemini, tartışalım. Çünkü ABD'de Meclis, başkandan bir adım öndedir. ABD sisteminde yargı bağımsızdır, çok güçlüdür. Başbakan mühendis adamsın. Sigortasız tesisat olur mu, hakemsiz maç olur mu?"

http://www.yurtgazetesi.com.tr/basbakan-yildirim-kaptanin-tek-olmasi-lazim-iki-kaptan-gemiyi-batirir/20446/

Neva
10-01-2017, 10:33
15 yıldır iktidardasınız…
FETÖ'de yanıldınız…
Ergenekon-Balyoz vd. yanıldınız…
Dış politikada yanıldınız…
Irak politikasında yanıldınız…
Suriye politikasında yanıldınız…
Libya politikasında yanıldınız…
Rusya politikasında yanıldınız…
İsrail politikasında yanıldınız…
Ermenistan politikalarında yanıldınız…
AB'de yanıldınız…
ABD'de yanıldınız…
BM'de yanıldınız…
NATO'da yanıldınız…
Patriot getirterek yanıldınız…
Çin'le füze anlaşmasını bozarak yanıldınız…
Mavi Marmara'da yanıldınız…
Kıbrıs politikasında yanıldınız…
Kuzey Irak politikalarında yanıldınız…
Açılım politikasında yanıldınız…
Oslo'da yanıldınız.
Habur'da yanıldınız.
Dolmabahçe'de yanıldınız…
ÖSO ve IŞİD politikasında yanıldınız…
Halep konsolosluğunu boşalttırmayarak yanıldınız…
Lozan'ı diline dolayarak yanıldınız…
Kurucu Babalara "iki ayyaş" diyerek yanıldınız…
"Her 10 Kasım'da yaygara koparılıyor" diyerek yanıldınız…
"Cemevine cümbüş evi" diyerek yanıldınız…
Hikmetyar'ın dizinin dibine oturarak yanıldınız…
Erbakan'ı terk ederek yanıldınız…
Sandığı demokrasinin tek kriteri haline getirerek yanıldınız…
Çoğulculukla çoğunluğu birbirine karıştırarak yanıldınız…
"Demokrasi amaç değil araçtır" diyerek yanıldınız…
Ekonomi politikalarında yanıldınız…
Reza Zarrab'da yanıldınız…
Özelleştirme politikalarında yanıldınız…
Tarım politikalarında yanıldınız…
Eğitim politikalarında yanıldınız…
Üretmeyen…
İstihdam yaratmayan…
Faize dayalı ekonomi yarattınız…
Kişi başına düşen borç miktarını artırdınız…
Dış borcu artırdınız…
Dolar-Euro artırdınız…
Vatandaşların bankalara borcunu artırdınız…
İcra dosyası sayısını artırdınız…
Tasarrufu değil tüketimi artırdınız…
Ekmek fiyatlarını artırdınız…
Benzin-mazot fiyatlarını artırdınız…
Tüp fiyatlarını artırdınız…
Doğalgaz fiyatlarını artırdınız…
Cezaevindeki tutuklu-hükümlü sayısını artırdınız…
İnsan hakları ihlallerini artırdınız…
Terörü artırdınız…
Sendikalı işçi sayısını azaltıp, taşeron işçi sayısını artırdınız…
İşçi ölümlerini artırdınız…
Maden kazalarını artırdınız…
Trafik kazalarını artırdınız…
Hırsızlığı, yoksulluğu, rüşveti artırdınız…
Betonlaşmayı artırdınız…
Kadına şiddeti artırdınız…
Fuhuşu artırdınız…
Kumar oyunlarını artırdınız…
Medyada "Alo Fatih" sayısını artırdınız…
Zengini daha zengin yaptınız…
Yoksulu daha yoksul yaptınız…
Gezi Parkı'na AVM sevdasıyla ülkeyi birbirine kattınız.
Dizilere, futbol maçlarına bile karıştınız…
Okuduğunuz şiirlerdeki şairleri birbirine karıştırdınız…
Heykel yıktırdınız…
Gazetecileri-yazarları hapse attınız…
Uzatmayayım…
Toparlarsam; 15 yıllık "karneniz" pek kötü.
Sizler…
Sorumluluğu…
Suçu başkasına atmayınız…
Sorunu kendinizde arayınız…
Ve fakat:


Sanki…
Bu hataları siz yapmamış gibi, Anayasa'yı değiştirip "padişahlık sistemine" geçmek istiyorsunuz!
İnatla… 'Hata'da ısrar ediyorsunuz…
Bizler sizi yine uyarıyoruz.

http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/soner-yalcin/hala-mi-1613131/

Neva
12-01-2017, 00:46
Anayasa oylaması çıkan arbede sonrası yarım kaldı


Anayasa görüşmelerinin yapıldığı Genel Kurul'da 3.maddenin oylanması sırasında AKP ve CHP'li vekiller arasında kısa süreli yumruklaşma yaşandı.Anayasa değişikliğinin üçüncü gün görüşmelerinde ilk kez fiziki kavga yaşandı. Milletvekili seçilme yaşını 18'e düşüren maddenin oylamasında yumruk ve tekmeler konuştu. İlk kez Anayasa maddesi oylaması yarım kaldığı için iptal edildi.

http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/meclis-genel-kurulunda-gerilim-oylama-durdu-1617189/

Merak ettim, meclisin kapisina(!) ambulans koydular mi acaba? Kafa goz ayrmadan bitirirlerse ne ala...

Neva
12-01-2017, 05:48
Bahçeli, yaptığı açıklamada "Milliyetçi hareket partisi genel başkanı devlet bahçeli, fireyi mercekle aramak gerek. Teklif geçmezse Meclis baştan yenilenmeli" dedi.
MHP lideri Bahçeli kuliste sorulara yanıt verdi. Bahçeli, "Teklif geçmezse Meclis baştan yenilenmeli.Görüşmelerde gerilim stratejisi izleniyor, böyle devam etmemeli. Oylamada ani iniş çıkış beklemiyorum.Fireyi mercekle aramak gerek. Teklif referandum yolu açık kabul edilir. Ahmet Türk tutuksuz yargılanmalı" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Değişim Meclis'ten geçmezse parlamento yenilenmeli. Gerilim stratejisi izleniyor, buna son verilmeli" dedi. Kuliste soruları yanıtlayan Bahçeli ayrıca "Kabul ve ret lotosu oynanıyor. Bu gerilim referandumda Türkiye'ye yansır. Referandum yolu açık olarak kabul edilecek gibi" ifadelerini kullandı.


http://www.birgun.net/haber-detay/bahceli-teklif-gecmezse-meclis-bastan-yenilenmeli-142838.html


Anayasa Teklifinin 5. madde görüşmeleri sürerken CHP’liler genel kurul kürsüsünü işgal etti. Genel Kurul’da oturuma verilen aranın ardından, kavga çıktı.
4. maddenin oylamasının ardında verilen aranın ardından 5. maddenin görüşülmesine geçildi. CHP’li Özgür Özel kürsüdeyken, “Burası milletin kürsüsü, bu kürsüyü sizlere bırakmayacağız” deyip, CHP’li vekilleri kürsüye davet etti ve TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın oturuma 5 dakika ara verdi.
Aranın ardından milletvekilleri yumruk yumruğa kavga ettiler. Bir milletvekili yaralandığı belirtiliyor. Kürsünün mikrofonu da kırıldı.
CHP, Genel Kurul’daki 5. madde oylamasına katılmadı.


http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/chpliler-genel-kurul-kursusunu-isgal-etti-1617577/

Şüpheci Dinsiz
22-01-2017, 15:08
Sendika14.org (http://sendika14.org/2017/01/madde-madde-anayasa-degisikligi-evetcilerden-bile-saklanan-icerik-ozge-ozan/)

Anayasa değişikliğinin "Evet"çilerden bile saklanan içeriği
Özge Ozan

Halkın çoğunluğu bu Anayasa değişikliğinin ne anlama geldiğini, içeriğini bilmiyor. Birçok AKP'li gazeteci bile "Niye bu kadar aceleye getirildi, niye içerik tartışılmadı" diyerek gerçeklerin halktan gizlendiğini itiraf ediyor. O zaman iş başa düşmüştür. Anlatacağız. Bu ülkenin gördüğü en büyük "konuşma seferberliği"ni yapacağız

http://sendika14.org/wp-content/uploads/2017/01/anayasa_degisikligi_teklifi_12inci_madde_oylamasi_ 14ocak_manset.jpg

Anayasa değişikliği teklifi Meclis'ten geçti. Şimdi sıra referandumda. Anketlerde Anayasa değişikliğinin içeriğini "hiç" bilmeyen, "çok az" ya da "biraz" bilenlerin oranı yüzde 78. Nasıl bilinsin? Düşünce, ifade özgürlüğü ve gösteri hakkının dahi kısıtlandığı, muhalif medyanın kapatma kararları ile susturulduğu bir Olağanüstü Hal döneminde, kapalı kapılar ardında hazırlanıp, kavga dövüş Meclis'ten geçirilen bir teklif bu.

Ülkenin nasıl yönetileceğini belirleyen bir Anayasa değişikliği, hakkındaki Meclis görüşmelerinin canlı yayımlanmadığı, haber bültenlerinde görüntülerin kırpılarak kendine yer bulduğu, tartışma programlarında az doğru çok yanlış "bilgi"nin halkın üzerine boca edildiği, "Hayır" diyenlerin ekranlarda yer bulamadığı bir süreçle Meclis'ten geçirildi.

Üniversitelerin, akademisyenlerin, gazetecilerin, hukukçuların, sendika ve demokratik kitle örgütlerinin, meclis dışı siyasi partilerin, halkın özgürce Anayasa değişikliğini tartışmasına izin verilmeyen, hızıyla insanları serseme çeviren bu süreçte herkesin hemfikir olduğu bir şey var, halkın çoğunluğu bu Anayasa değişikliğinin ne anlama geldiğini, içeriğini bilmiyor. O zaman iş başa düşmüştür. Anlatacağız. Bu ülkenin gördüğü en büyük "konuşma seferberliği"ni yapacağız.

"Kararsızım" diyen, "İçeriğini bilmiyorum ama ‘güçlü Türkiye' için evet diyeceğim" diyen yurttaşlara seslenelim: "Sadece bu Anayasa değişikliğini önerenleri değil, "hayır" diyenlerin gerekçelerini de dinleyin". Gerçekten dinlediğinizde neden "#TekAdamRejimineHayır" dediğimizi anlayacaksınız…

Maddelere boğulmadan işin özetini versek yeterlidir, mesele "Güçlü Türkiye" değil tüm gücün bir "Tek Adam"da toplanmasıdır… Ayrıntı isteyen için ise durum aşağıdaki gibidir…

Anayasa değişikliği ne getiriyor?*

Kısaca özetlersek, "cumhurbaşkanlığı sistemi" diye sunulan Anayasa değişikliği teklifinin asıl hedefi dünyadaki örneklere benzer bir "başkanlık sistemi" kurmak değil kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırıp "kuvvetler birliği" sistemi kurarak tüm yetkiyi "Tek adam"a devretmektir. Yasama ve yürütme kuvvetlerini "Tek Adam'da birleştirmektir.

Anayasa değişikliği ile bildiğimiz parlamenter sistem ortadan kalkıyor. Başbakan ve Bakanlar Kurulu ortadan kaldırılıyor.

Yasama organı olarak Meclis'in ana işlevlerinden biri olan yürütmeyi dengeleme ve denetleme imkanı tamamen ortadan kaldırılıyor. Devlet organlarının kanunla düzenlenmesi kuralının terk edilmesi gibi birçok alanda Meclis'in yasa yapma yetkisi elinden alınıyor.

Tek bir kişiye, oylarımızla seçtiğimiz Meclis'i feshetme, ülkeyi sürekli olağanüstü halle, kanun hükmünde kararname ile yönetme yetkisi veriliyor.

Bu sistemin dünya üzerinde başka bir örneği yok.

Bu sistemde tüm yetkiler bir kişinin/ Tek Adam'ın elinde toplanacak. Nasıl mı? Madde madde anlatmaya çalışalım…

Tek Adam karşısında hükümsüz Meclis


Anayasa değişikliğinin getirdiği sisteme göre tüm yetkileri elinde toplayacak "Tek Adam" TBMM seçimleri ile birlikte yapılacak "cumhurbaşkanlığı" seçimleri ile seçilecek. Genel seçimler 4 yıldan 5 yıla çıkarılacak. Ve Tek Adam ile Meclis'in görev süreleri mutlak biçimde birbirine bağlanacak. İki seçimin aynı anda yapılması ile Cumhurbaşkanı ile Meclis çoğunluğunun aynı siyasi partiden olması yani yasamanın yürütme güdümünde oluşması hedeflenecek.
Meclis çoğunluğu, Tek Adam'ın partisinde değil de başka parti veya partilerin milletvekillerinden olsa dahi mevcut sistemde olduğu gibi bakanlar kurulu ve başbakanı seçemedikleri için, milletvekili seçimlerin yapılmasının anlamı da kalmayacak. Asıl olan tek seçim Tek Adam'ın seçilmesi olacak. Milletvekili sayısı 600'e çıkarılacak ama ana işlevleri "maaşlarını" düzenli alıp, ayrıcalıklarını korumak olacak.
Tek Adam, partisinin başında yer alabilecek. Yani "cumhurbaşkanı" partili olacak, partisinin genel başkanı olabilecek. "Tarafsız" ve "bağımsız" olmayacak.


Meclis'i millet değil Tek Adam seçecek


Tek Adam, partisinde de egemen olduğu ve hangi milletvekillerinin seçileceğine karar vereceği için seçimleri partisi kazandığında Meclis çoğunluğu da Tek Adam tarafından belirlenmiş olacak. Meclis'in Cumhurbaşkanı karşısında bir bağımsızlığı kalmayacak.


Hiç seçmediğiniz Bilal'i o koltukta görmek ister misiniz?


Tek Adam, tüm bakanları ve yardımcılarını kendisi belirleyecek. Örneğin Tek Adam oğlunu cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atayabilir. Değişiklik teklifine göre cumhurbaşkanlığı makamının geçici/sürekli boşalması halinde yenisi seçilene kadar Tek Adam tarafından atanan Cumhurbaşkanı yardımcısı cumhurbaşkanının tüm yetkilerini kullanabilecek. Oğul örneğinden gidersek böyle bir durumda tüm bu yetkiler seçim olmaksızın babadan oğula devredilebilecek. Gözünüzün önüne oğlu getirmek bile yeniden düşünmek için bir neden olabilir (!)


Millet bakacak, Vekilleri bakacak, Tek Adam'ın adamları yönetecek


Sayısı belli olmayan bu söz konusu bakan ve cumhurbaşkanı yardımcılarının maaşlarını biz vergilerimizle ödeyeceğiz ancak onlar Meclis'e dolayısı ile halka karşı değil Tek Adam'a karşı sorumlu olacak. Onun ağzından ne çıkarsa onu yapacak. Tek Adam atadıklarını istediği zaman görevden alabileceği için, ona itiraz etmeleri de mümkün olmayacak. Tek Adam'ın yaptığı atamalar Meclis ya da başka bir organın denetimine ve onayına bağlı olmayacak.
Tek Adam, üst kademe kamu görevlilerini atayabilecek, görevlerine son verebilecek, atamalara ilişkin esaslar yine tek adamın çıkaracağı kararname ile belirlenecek. Tüm bürokrasi sadece Tek Adam'a karşı sorumlu olacak.


Tek Adam sorgulanamayacak, soru bile sorulamayacak


Halk yine oy verip Meclis'teki milletvekillerini seçecek ancak halkın seçtiği Meclis'in yürütme organını-Tek Adam'ı denetlemesi mümkün olmayacak. Meclis'e karşı sorumlu bir hükümet (yürütme) oluşmayacak, güven oylaması kalkacak. Doğalında milletvekilleri ortadan kaldırılan bakanlar kurulu için gensoru veremeyecek. Düzenleme ile sözlü soru ortadan kaldırılacak. Mevcut sistemde yürütmenin başı olan başbakana yazılı soru sorabilirken değişiklik referandumdan geçerse milletvekilleri Tek Adam'a soru bile soramayacak. Ancak yardımcıları ve bakanlarla muhatap olabilecek. Üstelik değişiklikte yazılı sorular cevaplanmazsa ne olacağı yazmadığı için bu uygulamanın da hiçbir etkisi olmayacak.


Tek Adam sevmediği Meclis'i feshedebilecek


Bugünkü gibi Mecliste basit çoğunlukla (Meclis'teki vekil sayısının yarısı) erken seçim kararı alınamayacak. Meclis'in beşte üçü bu kararı verebilecek. Seçim kararı verildiğinde "Tek Adam" seçimi de birlikte yapılacak. Ancak hazırlanan sistemde Meclis çoğunluğu Tek Adam'ın partisinden olduğunda o istemediği sürece yasal süre dolmadan ülkeyi seçime götürmek mümkün olmayacak. Tabi Tek Adam isterse her şey çok "kolay" olacak.
Tek Adam Meclis seçimlerinin yenilenmesini istediğinde. Meclis'i feshedebilecek. "Ben yaptım oldu" demesi yeterli olacak. Tek Adam'a oy vermeyenlerin de temsil edilmesi gereken Meclis sadece Tek Adam'ın kararı ile yenilenecek. Halkın kolektif çıkarı değil Tek Adam'ın siyasi çıkarı belirleyici olacak. Seçim tehdidi Tek Adam'ın elinde Meclis'in üzerinde salladığı bir kılıca dönüşebilecek.


Tek Adam koltuğu bırakmak istemezse…


Peki ya Tek Adam koltuğu bırakmak istemezse? Değişikliğe göre cumhurbaşkanının iki kez seçilme hakkı var. Ancak ikinci dönemde yasal süre bitmeden Tek Adam Meclis'i feshedip yeniden seçime giderse iki kez sınırına takılmadan bir kez daha aday olabilecek.
Tek Adam'ın yürütmeye ilişkin konularda kararname çıkarma yetkisi olacak. Ülkeyi Meclis'e hiç sormadan çıkardığı kararnamelerle yönetebilecek. Mevcut sistemde KHK çıkarma yetkisi parlamentonun kabul edeceği ve konu, amaç ve süre gibi unsurlar açısından sınırlandırılmış bir yetki yasasına dayanır ve sonrasında da parlamentonun KHK'yi onay yoluyla denetlemesini içerirken, yapılan değişiklikle TBMM'nin denetim olanakları tamamen ortadan kaldırılacak. Tek Adam yetkisini doğrudan Anayasa'dan almış olacak.


Tek Adam'ın partisi Meclis'i kilitleyecek


Anayasa'ya göre yasama yetkisi devredilemez, ancak Anayasa değişikliği referandumdan geçerse Tek Adam'a kanunla düzenlenmeyen bir konuyu kararnameyle düzenleme, yasal boşlukları kararnameyle doldurma yetkisi verilecek. Tek Adam, eğer yasayla düzenlenmiş bir alan varsa o konuda kararname çıkaramayacak. Ve eğer çıkardığı kararname yasa ile çatışırsa o yasa uygulanacak, ancak Meclis çoğunluğu da Tek Adam'ın partisindeyse Meclis'in kanun çıkarması engellenerek "yasal boşluk" alanlarında at koşturabilecek.
Tek Adam, "cumhurbaşkanlığı kararnamesi" ile Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görev ve yetkileri, teşkilat yapısı, merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasını sağlayabilecek. Örneğin Aile Bakanlığı ya da örneğin Çevre ve Şehircilik bakanlığı bir gecede kapatılabilecek, bu kamu kurumlarında halkın yararına işletilebilecek tüm mekanizmalar Tek Adam'ın bir sözü ile kaldırılabilecek.


Devlet Denetleme Kurulu bile Tek Adam'ın oyuncağı olacak


Tek Adam örneğin Atatürk Kültür, Dil, Tarih Yüksek Kurumu, TRT, YÖK, Kredi ve Yurtlar Kurumu, Üniversiteler, Devlet Tiyatroları, Türk Patent Enstitüsü, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi…"kamu tüzel kişiliği" kurma konusunda da kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisine sahip olacak. Yine Devlet Denetleme Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği gibi kritik kurumların tüm işleyiş ve teşkilat yapılarında kararname ile değişiklik yapabilecek.
Tek Adam, yönetmelik de çıkarabilecek.


Tek Adam'ın canı sıkılırsa OHAL ilan edecek


Tek Adam, olağanüstü hal (OHAL) ilan edebilecek. Üstelik kendi bakanlarından bile görüş almasına gerek yok. Bir sabah uyanıp olağanüstü hal ilan edebilir. Yapılan değişiklikle olağanüstü hal ilan nedenleri de arttırılıyor. Savaş, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, seferberlik, ayaklanma, doğal afet, salgın hastalık ve ağır ekonomik bunalım gibi birbiri ile ilişkisiz konular OHAL ilanına gerekçe yapılıyor.
Değişiklikte olağanüstü halin kaç kez uzatılabileceği konusunda bir sınır getirilmediği için, örneğin Tek Adam görevde bulunduğu süre boyunca ülkeyi sürekli olağanüstü halle yönetebilecek.
OHAL ilan ettiğinde OHAL kararnamesi çıkarabilecek ve çıkardığı kararnameler "kanun" hükmünde kabul edilecek. Anayasaya uygunluk denetimi dışında bulunan bu kararnameler ile Tek Adam bu kararnamelerle Anayasa hükümleri de dahil olmak üzere hukuk düzeninde kalıcı değişiklikler yapabilecek. Yani olağanüstü ilan ettiği dönemde Anayasayı da fiilen askıya alabilecek.


Tek Adam istediği suçu işleyecek, yargılanamayacak


Bu kadar yetkiyi elinde toplayan Tek Adam nasıl mı yargılanacak? Bekir Bozdağ diyor ki şimdiye kadar Cumhurbaşkanı yalnız vatana ihanetten yargılanabiliyordu, değişiklikle siyasi sorumluluk veriliyor, cezai sorumluluk getiriliyor. Elbette Bozdağ tüm yürütme yetkisini Tek Adam'ın elinde topladığını, bahsedilenin aynı "cumhurbaşkanı" olmadığını söylemediği gibi, ceza almasının neredeyse imkansız olduğundan da bahsetmiyor. Şöyle ki Tek Adam hakkında ancak 600 vekilin salt çoğunluğu yani 301 vekil soruşturma açılmasını teklif edebilecek, ancak beşte üçünün onayıyla (360) bu teklif kabul edilecek ve yine ancak 400 vekil "evet" derse Yüce Divan'a gönderilebilecek. Yani Tek Adam Meclis çoğunluğunu elde tutan bir partinin genel başkanı olursa kendi partisi istemediği sürece yargılanamayacak. Tek Adam iktidarı bittikten sonra da eğer Meclis'in nitelikli çoğunluğu "evet" demezse yargılanmayacak.
Hadi diyelim olmayacak şey oldu. Tek Adam Yüce Divan'a gönderildi. Yani Meclis'in üçte ikisi Tek Adam suçludur diye düşündü. Tek Adam'ın yargılanmak için gideceği yer Anayasa Mahkemesi yani üyelerinin büyük bölümünü atadığı yer. Hadi diyelim burada da olmayacak şey oldu. Tek Adam mahkum oldu. Eğer mahkumiyet "cumhurbaşkanı seçilmeye engel" bir suçtan değilse Tek Adam görevde kalmaya devam edecek.


Tek Adam istemezse kimse yargılanamayacak


Tek Adam'ın atadığı bakanlar ve cumhurbaşkanı yardımcıları eğer suç işlerlerse, yani aşina olduğumuz o "dörtlü" gibi hırsızlık, yolsuzluk yaparlarsa, rüşvet alırlarsa ne olacak? Onların da Yüce Divan'a sevk edilmeleri için yine üçte iki (400) oy gerekecek. Yani Tek Adam istemediği sürece hiçbir bakan ve yardımcısı yargılanamayacak. Görevleri bittikten sonra da yargılanmaları için aynı oran gerekecek.


"Bağımsız yargı" yok, "Tek Adam'a bağımlı yargı" var


Peki ya yargı? Tek Adam, Anayasa değişikliği ile yeni adı HSK (Hakimler ve Savcılar Kurulu) şeklinde değişecek olan HSYK'nin, neredeyse yarısını kendisi seçecek. HSK Başkanı, Tek Adam tarafından atanan Adalet Bakanı olacak. Tek Adam tarafından atanan Adalet Bakanlığı müsteşarı ise tabi üye olacak. Sayısı 13'e indirilen üyelerden 4'ünü Tek Adam kendisi atayacak. Tek Adam'ın atadığı HSK üyelerinin göreve başlaması için Meclis'ten onay aranmayacak. Kalan üyeler TBMM'de, yani hâkim meclis çoğunluğu yani iktidar partisi ve değişikliğe destek veren parti tarafından belirlenecek. Yani Meclis çoğunluğu Tek Adam'ın partisindeyse HSK'nın tüm yapısını o belirleyecek. Yargı bağımsızlığı tamamen ortadan kaldırılacak.


Dosta düşmana o karar verecek, sonra kandırılmışım deyip işin içinden çıkacak


Tek Adam ülkenin "milli güvenlik siyaseti"ni belirleyecek. "Milli Güvenliğin sağlanması ve TSK'nın yurt savunmasına hazırlanmasından" Meclis'e karşı Tek Adam sorumlu olacak. Yani istediğini düşman istediğini dost ilan edebilecek. Ülkenin savaşa sürüklenmesine ya da ülkedeki bir toplumsal kesimin "iç düşman" olarak belirlenmesine tek başına karar verebilecek, sorun çıktığında "kandırıldım" deyip işin içinden çıkabilecek.
Tek Adam, TSK başkomutanı olacak. Askerleri istediği gibi savaşa sokup çıkarabilecek. Zorunlu askerlikle TSK'ya katılan gençler Tek Adam'ın ağzından çıkan söz ve aldığı kararla ölüme gönderilebilecek. Genelkurmay Başkanı Tek Adam'a karşı sorumlu olacak.


Memleketin kasası Tek Adam'a


Biraz da "paradan" haber verelim. Yapılan Anayasa değişikliği ile Tek Adam bütçeyi de kendisi oluşturacak, Meclis'e kendisi sunacak. Halkın parasının nereye aktarılacağına, eğitime, sağlığa, savaşa ne kadar bütçe ayrılacağına kendisi karar verecek. Dünyadaki "başkanlık sitemlerinde" Meclis'in elindeki en önemli koz "başkanın" bütçesi üzerindeki onay yetkisiyken "Türk tipi başkanlık" diye sunulan Tek Adam sisteminde bu denetleme/denge unsuru da ortadan kaldırılacak. Tek Adam bütçesi Meclis tarafından onaylanmazsa, geçici bütçe kanunu çıkarılacak o da çıkarılamazsa eski bütçe yeniden değerlenme oranına göre arttırılarak yürürlüğe girecek. Meclis tamamen işlevsizleşecek. Tek Adam Meclis onayı dahi olmadan harcama yapabilecek.


Maddeleri de örnekleri de çoğaltmak mümkün. Ama bu kadarı da referanduma götürülen Anayasa değişikliğinin temel özelliğini anlatmaya yetiyor. 80 milyonun iradesi, bu memleketin bugünü ve geleceği tek adama teslim edilebilir mi? HAYIR!

* Yazıda Önce Demokrasi'nin "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine teknik ve bilimsel rapor" metninden, mecliste.org'ta yayımlanan uzman görüşlerinden yararlanılmıştır.

bilgivehis
22-01-2017, 15:45
Sendika14.org (http://sendika14.org/2017/01/madde-madde-anayasa-degisikligi-evetcilerden-bile-saklanan-icerik-ozge-ozan/)

İşte Akpye oy verenler de böyle istiyor zaten, asıl sorun burda, yani biz neden hayırı anlattıkça Akpliler daha çok evetçi oluyor.
Anlayacağınız karşımızda halk-malk yok koyun sürüsüne neyi ne kadar anlatabiliriz ki, Menderesten bu yana anlattık anlamadılar bari Tayyip dönemini anlayın dedik daha çok koyunlaştılar, sandığa koşan iki ayaklı koyunlara gel de laf anlat nasıl anlatacaksan...

Neva
23-01-2017, 07:19
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Başkanlık sisteminin karşısında olmadıklarını ancak, otoriter bir sistemi ya da tek adamlığa giden bir başkanlık sistemini hiçbir zaman istemediklerini söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, başkanlık sisteminin karşısında olmadıklarını 40 yıldır söylediklerini belirterek,"Ama nasıl bir başkanlık sistemi denildiğinde otoriter bir sistemi ya da tek adamlığa giden bir başkanlık sistemini hiçbir zaman istemedik." dedi.
Karamollaoğlu, bir otelde düzenlenen partisinin Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'nda, toplumun Avrupa Birliği hayranlığından nedeniyle dejenere olduğunu belirtti.Aile müessesinin ayakta kalmasının önem taşıdığını ifade eden Karamollaoğlu, ancak bu müessesenin ayakta tutulabilmesi için bir icraat yapılmadığını savundu.
Cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karamollaoğlu, "Yaşanan problemleri sistem değiştirerek çözemezsiniz. En mühim mesele başkanlık sistemi mi, değil mi? Hep bize soruyorlar. Başkanlık sisteminin karşısında olmadığımızı 40 yıldır söylüyoruz ama nasıl bir başkanlık sistemi denildiğinde, otoriter bir sistemi ya da tek adamlığa giden bir başkanlık sistemini hiçbir zaman istemedik." diye konuştu.

http://www.milligazete.com.tr/default.aspx

Engse Hohol
25-01-2017, 08:17
islam dünyasında Araplar ile farkımızın ortadan kalkması için akp anayasasına evet demek epey işgörür olacaktır.
https://lh3.googleusercontent.com/-Mg0gj23if4s/WIgzodoqryI/AAAAAAAAJqI/Ve6KGSclbiszjSUBh5kyfc9K_yMqjPPqQCL0B/w579-d-h509-p/bdv5.jpg

Neva
26-01-2017, 03:15
CHP'li Tanal'dan Kurtulmuş için suç duyurusu.

Tanal, Kurtulmuş'un "Bundan sonrada suikastler, canlı bombalar vesaireler bunlar devam edebilir. Allah'ın izniyle referandumda büyük oranda ‘evet' çıktıktan sonra bu terör örgütleri, hiçbir şekilde sesi soluğu çıkmayacak noktaya gelirler" açıklamasının ‘'Tehdit'' içerdiğini savundu.Tanal, "Bir Başbakan Yardımcısı düşünün ki, bulunduğu makamı kullanıp, halkı alenen tehdit edip, halkı belirli bir tavra zorlayarak oy devşirmek için halkına karşı şantaj uygulayarak menfaat elde etmek istiyor. Kurtulmuş, kişilerin özgür düşüncelerine pranga vurmayı, kişileri susturarak, tepki vermelerini engellemeye çalışıyor. Bu alenen suçtur. Türk Ceza Kanunu'nun 106 ve 107 ve 309. maddesine göre şantaj ve tehdit suçudur'' dedi.


Bu demeç ile Anayasayı ihlal suçunun da işlendiğini savunan Tanal "Mevcut anayasal düzende, halkı baskı altına alarak, korkutmak istemektedir. Bu durum TCK'nın 309. maddesi uyarınca, suçu işleyen veya işlemeye teşebbüs eden kişi veya kişilerin müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılması hükmünü barındırır'' açıklamasında da bulundu.


http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/chpli-tanaldan-kurtulmus-icin-suc-duyurusu-1642583/

upuaut
26-01-2017, 06:49
Cumhuriyet.com.tr (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/644000/Baskanlik_anayasasinda_dikkat_ceken_diploma_ayrint isi.html)

Başkanlık anayasasında dikkat çeken diploma ayrıntısı

Meclise sunulan anayasa paketinde Cumhurbaşkanı olma şartları değiştirildi. Değişiklik yürürlüğe girerse, Cumhurbaşkanı olmak için 4 yıllık üniversite mezunu olmak gerekmeyecek.

Meclise AKP ve MHP'nin ortaklaşa sunduğu Anayasa Paketi'nde dikkat çeken bir madde yer yerdi. Maddeye göre; Cumhurbaşkanı seçilme şartları arasında eğitim düzeyi "yüksek öğrenim yapmış" olarak değiştirilecek. Böylelikle Erdoğan'ın diploma tartışmalarının önüne geçilmesi düşünülüyor.

"DİPLOMA ARŞİVDEN ÇIKMADI"
Sözcü gazetesinden Zeynep Gürcanlı bugünkü "Kandırılanların kandırdıkları" başlıklı yazısında Anayasa Paketi'nde yer alan o maddeye de değindi. Gürcanlı şunları yazdı:

Anayasa teklifine diploma ayarı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üniversite diploması, altı ay önce Türkiye'de büyük tartışma çıkarmıştı. O kadar ki, Erdoğan bile geçtiğimiz haziran ayında yaptığı bir açıklamayla, Marmara Üniversitesi rektörüne ‘Arşivden çıkartın şunu, ne yapacaksınız yapın' çağrısında bulunmuştu. Hazirandan bu yana altı ay geçti, rektör hâlâ diplomayı arşivden çıkartmadı.

Ancak Türkiye'nin darbe-terör-ekonomik kriz gibi ağır gündem maddeleri içinde diploma konusu da kayboldu gitti.

Ta ki, AKP ve MHP'nin üzerinde uzlaştığı, Cumhurbaşkanlığı adı altında başkanlık sistemini getiren anayasa değişiklik teklifi TBMM'ye sunulana kadar. Teklif gün yüzüne çıkınca, cumhurbaşkanı seçilme şartları arasındaki kritik bir değişiklik yapıldığı da anlaşıldı.

Mevcut Anayasa'da Cumhurbaşkanı olmak için ‘dört yıllık üniversite mezunu' olma şartı aranıyor.
Yeni Anayasa teklifinde ise ‘dört yıl‘ ibaresi kaldırıldı. Cumhurbaşkanı olmak için eğitim düzeyi şartı ‘yüksek öğrenim yapmış‘ olarak belirlendi. Böylece, iki ya da üç yıllık yüksek okul mezunlarına da Cumhurbaşkanlığı yolu açıldı.

Kısacası…

Eğer Anayasa değişiklik paketi önce TBMM'den, ardından da referandumdan çıkarsa, 3 Kasım 2019'da yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diploması hiç konu olmayacak."

Sevgili Şüpheci Dinsiz, 8. maddede dile getirdiğin bu ayrıntı,

http://aa.com.tr/uploads/InfoGraphic/2016/12/10/57759f1d693c8f6e344b595400d2e5b1.jpg (http://aa.com.tr/tr/info/infografik/3022)

örneğinde görüldüğü üzere hemen her yerde karartılmış durumdadır.

Peki bugünkü Habertürk gazetesinin,

http://gazetemanset.blob.core.windows.net/resim/egazete/2017/01/26/haberturk/fe468d59-bbb5-4641-a3eb-46e82c571abc.jpg

manşetindeki "20 yıllık sahte öğretmen" haberine ne demeli o zaman?

Evet, ne demişti, Tuncay Özkan?

https://twitter.com/ATuncayOzkan/status/823977743129968640

EUZÜ BİLLATİ MİNE’Ş-ŞEYTANİ(*)’R-RACÎM...

(*) Habertürk'ün sağ alt köşesine bakınız!

Shutur Nahundi
26-01-2017, 08:49
Din ve ırk dünyanın tüm ülke anayasalarından çıkarılmalıdır. Kalabalık insanların azınlığa tahakkümü, çoğulculuğa katılım zorbalığı insan evriminde aşılması gereken bir eşiktir. Anayasadan Türklüğü çıkartmak Türkiye'nin ağırlıklarından birinden hafiflemesi demek olacaktır ancak yerine din ve başkan tabiiyeti getirecekleri için ben istemiyorum. Yerine hiç birşey getirilmeseydi evet tercihimi basardım ben. Zaten Türkçü anayasa, islami anayasa ile değişime gitmeseydi, Devlet Bahçeli yeni anayasayı desteklemezdi. Anayasanın ilk 4 maddesine dokunulmaması mhp ve Devlet Bahçeli için yeterli gelmiş olabilir ama benim düşünceme göre ilk 4 madde de değişmelidir. Tabi başka bir zamanın problem çözümü olabilir o maddeler, yakın zamanın çözümü değil.

upuaut
26-01-2017, 10:53
Arkadaşlar, Rıdvan ile ilgili bir anımı anlatmak istiyorum.

Yılmaz Özdil'in bugünkü köşesinde şu Fenerbahçe posterini görünce lisedeki anılarım bir anda canlandı:

http://www.gercekgundem.com/images/posts/201701/f4d462de8651b252_480x270.jpg (http://www.gercekgundem.com/medya/254977/ozdil-ridvan-yalaka-yalaka-siritarak)

Sözkonusu bu poster, 1988‐1989 sezonunda şampiyon olan Fenerbahçe'nin posteri… Posterdekiler; Schumacher, Hakan Tecimer, Nezihi Tosuncuk, Hasan Vezir, Oğuz Çetin, Turhan Sofuoğlu, Aykut Kocaman, İsmail Kartal, Şenol Ustaömer, Müjdat Yetkiner, Rıdvan Dilmen.

Şeytan oturanların sol başında görülüyor. Bu takım şampiyon olduğunda tüm rekorları alt üst etmişti. 105 gol attılar. Bu, günümüzde her maçta en az 3 gol atmak demektir.

İşte bu Fenerbahçe şampiyon olduktan sonra şimdiki Kasımpaşa Stadı'nın açılışına geldiler. Çocukluğumdan hatırlarım; orası eskiden bayram yeri idi ve bayramlarda lunapark olarak işlevi görülüyordu. Çok daha eskiden de mesire yeri idi. Kasımpaşa stadı ilk kez o zaman çimlenmişti (ki stad öncesi ortası kabak gibi açılmış toprak alan ve kenarları çimli idi). Bizim sınıftaki 2 Alman gurbetçi arkadaşımız acilen diploma almak istiyordu ve yolda toplana toplana bir grup olarak liseye gittik. Daha sonra liseden çıkıp aşağıya doğru inerken içimizden biri stattaki Fenerbahçeli futbolcuları farketti. Biz de tellere yapışıp stada kimler gelmiş diye etrafı şöyle bir süzdük. Kalede Schumacher vardı. Rıdvan bildiğiniz gibi, ayağına topu alır almaz slalom yarışlarındaki gibi çalımlarla kaleye doğru gidiyordu. Tam bir Şeytan idi yani.

Hayatımda hiç stada gitmedim, dolayısıyla canlı maç izlemedim. Bu, canlı olarak seyrettiğim ilk ve son antremandı. Rıdvan gerçekten de Şeytan imiş!

Engse Hohol
28-01-2017, 22:04
✔ (http://odatv.com/yavuz-bingolun-oyu-sasirtmadi-2801171200.html) Yavuz Bingöl;
"Sevgili dostum Egemen Bağış, aldım çağrını. Birlik beraberliğimizi korursak, barış ve kardeşlik içinde olursak farklılıklarımıza ve düşüncelerimize saygı gösterirsek böyle bir Türkiye için ben de varım" dedi.

Yavuz Bingöl'ün evet kampanyasına katılmasına şaşırmadım, Yavuz Bingöl ile bakaracı Egemen Bağış'ın dost seviyesinde arkadaş olmalarına şaşırdım.

Neva
29-01-2017, 14:59
Parti çalışmaları kapsamında Avustralya’ya giden CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, burada yaşayan Türklere yaptığı konuşmada “Türkiye’ye dayatılan başkanlık sistemini, Avustralya’daki Aborijin yerlilerine anlatsak onlar bile itiraz eder bu işe. Aborjin kabile şeflerinde bu kadar yetki yoktur. En azından hata yapınca kabileye hesap veriyorlar hatta kararlar Aborijinlerde ortak alınıyor. Bizde ise başkan hesap sorulamaz bir kişi haline getirilmek isteniyor” dedi.

http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/chpli-cankurtarandan-avustralyada-yeni-anayasa-kampanyasi-1648974/

Neva
10-02-2017, 00:57
CHP'li Tüzün, Bilecik Milli Eğitim İl Müdürü Fazilet Durmuş'un ve Bozüyük İlçe Milli Eğitim Müdürü Halis Çelik'in okul müdürleriyle haberleşmek için kurdukları mesajlaşma grubunda "evet" için kampanya başlattığını ve 'hayır' oyu vereceklere hakaret içeren paylaşımda bulunduğunu bildirdi. Tüzün, "Bu açıkça halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik etmektir" ded.

--/---

Bürokratların da "evet" kampanyasına katıldığına dikkati çeken Tüzün, Bilecik'te okul müdürlerinin haberleşmek için kurduğu mesaj grubuna Çelik ve Durmuş'un "Son savaş" başlıklı bir yazı gönderdiğini ve bu yazıda, "Bugün CHP, HDP, FETÖ, PKK, YPG, AB, ABD, Almanya hepsi ‘HAYIR' diyor. İşte şimdi Ya bunların safındasınız? Ya da Davos'ta masaya yumruğunu vuran, İsrail cumhurbaşkanına postayı koyan Abdülhamit'in varisinin" "Bu referandum değil, Mazlumların ümidi, İslamın hizmetkarı, ümmetin son kalesi Türkiye'nin 90 yıllık aradan sonra yeniden dirilişinin oylanması" ve "Bu 90 yıl sonraki ilk dönüm noktamız, Ya sandıkları patlatıp Osmanlının torunları olarak masaya yumruğumuzu vurup sahaya inecez, Yada bir 90 yıl daha sürünmeye devam edecez" ifadelerinin yer aldığını açıkladı.

Suç duyurusunda bulunulacak
Tüzün, "Bu metinde siyasi değerlendirmelerin ötesinde ‘Hayır' oyu verecekler için ‘namussuzlar, hırsızlar, Amerikan çocukları, darbeciler' gibi inanılmaz suçlamalar yapılmaktadır" dedi. Milli Eğitim Bakanı'na müdürleri görevden alması konusunda çağrıda bulunan CHP'li Tüzün, Durmuş ve Çelik hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.




http://static.birgun.net/resim/haber-ici-resim/2017/02/09/milli-egitim-mudurlerinden-skandal-paylasimlar-243366-1.jpg



http://www.birgun.net/haber-detay/milli-egitim-mudurlerinden-skandal-paylasimlar-146291.html

Neva
10-02-2017, 11:11
Emekli Tümgeneral'den Başbakan'a sert cevap.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'da, 'Teröristler Hayır diyor, biz evet diyoruz' diyen Başbakan Binali Yıldırım ve yandaş medyaya çok sert yanıt.

Habertürk TV'de Balçiçek İlter'in sunduğu "Karşıt Görüş" programında referandum sürecinde Başbakan Binali Yıldırım'ın söylediği ve havuz medyasının da günlerdir propagandasını yaptığı "PKK, FETÖ, DHKP-C... Teröristler 'Hayır' diyor, biz o yüzden 'Evet' diyoruz" şeklindeki sözleri masaya yatırıdı.
Balyoz kumpasında tutuklanan ve 3.5 yıl tutuklu kalan Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Başbakan Yıldırım'ın bu sözlerine çok sert yanıt verdi
Yavuz, "Ben de 'Hayır' diyorum ve terörist değilim. Bize bunu söyleyenler PKK ile masada otururken ben 4 yıl dağlarda PKK ile savaştım. Bunlar FETÖ ile birlikte hareket ederken, ben 3.5 yıl FETÖ'nün kumpası ile cezaevinde yattım" diyerek, AKP ve havuz medyasının kirli propagandasına yakın tarih hatırlatması ile yanıt verdi.


http://www.yurtgazetesi.com.tr/emekli-tumgeneral-den-basbakan-a-sert-cevap/22545/

Natan
17-02-2017, 00:57
Emekli Tümgeneral'den Başbakan'a sert cevap.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'da, 'Teröristler Hayır diyor, biz evet diyoruz' diyen Başbakan Binali Yıldırım ve yandaş medyaya çok sert yanıt.

Habertürk TV'de Balçiçek İlter'in sunduğu "Karşıt Görüş" programında referandum sürecinde Başbakan Binali Yıldırım'ın söylediği ve havuz medyasının da günlerdir propagandasını yaptığı "PKK, FETÖ, DHKP-C... Teröristler 'Hayır' diyor, biz o yüzden 'Evet' diyoruz" şeklindeki sözleri masaya yatırıdı.
Balyoz kumpasında tutuklanan ve 3.5 yıl tutuklu kalan Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Başbakan Yıldırım'ın bu sözlerine çok sert yanıt verdi
Yavuz, "Ben de 'Hayır' diyorum ve terörist değilim. Bize bunu söyleyenler PKK ile masada otururken ben 4 yıl dağlarda PKK ile savaştım. Bunlar FETÖ ile birlikte hareket ederken, ben 3.5 yıl FETÖ'nün kumpası ile cezaevinde yattım" diyerek, AKP ve havuz medyasının kirli propagandasına yakın tarih hatırlatması ile yanıt verdi.


http://www.yurtgazetesi.com.tr/emekli-tumgeneral-den-basbakan-a-sert-cevap/22545/

bana posta gazetesi yazarının sözlerini hatırlattı. Bunları söylediği için kovulan bir yazarı..


"Ben kötü niyetli bir cumhurbaşkanıyım, sistemi bana karşı savunun. İktidara ben geleceğim, yolsuzluklar yapacağım. Beni görevden alacak gibi olurlarsa, eğer kötü niyetliysem Meclis'i feshederim. Sonra da partinin başına oturur, vekilleri seçtirir ve genel seçime giderim"


Demek ki neymiş?

Diktatöryal bir rejim varmış zaten.

Engse Hohol
02-03-2017, 12:58
Kürdistan bayrağının, İstanbul Atatürk ve Ankara Esenboğa havalimanlarında göndere çekilmesinden sonra;

✔ (http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/kurdistan-bayragi-asilmasi-hayir-oylarini-patlatti-1708481/) Doğu Perinçek; "Kürdistan bayrağı asılması Hayır oylarını patlattı".
✔ (http://www.diken.com.tr/akpyle-yasanan-bayrak-catlaginda-soz-mhpde-referandum-tavrimizi-etkilemez/) Reuters'a konuşan MHP'li üst düzey bir yetkili; "AKP'yle yaşanan bayrak çatlağı referandum tavrımızı etkilemez".

Vefik Sami
02-03-2017, 13:38
✔ (http://www.diken.com.tr/akpyle-yasanan-bayrak-catlaginda-soz-mhpde-referandum-tavrimizi-etkilemez/) Reuters'a konuşan MHP'li üst düzey bir yetkili; "AKP'yle yaşanan bayrak çatlağı referandum tavrımızı etkilemez".

7 Haziran genel seçimi sonrası AKP ile koalisyon fikrine sıcak bakmayan, sözde 'kırmızı çizgiler' geyiği üzerinden koalisyon hükûmetine karşı çıkan sn Bahçeli, şimdi nasıl oluyor da AKP güdümündeki bir "Başkanlık" için anayasa değişikliğine "Evet" diyebiliyor ? "Kürdistan bayrağı asılamaz" diye ortalığı birbirine katıyor ama, "At'a binmiş gelin" misâli "Hem ağlar, hem de giderim" diyor.

15 Temmuz "darbe" tiyatrosu sonrasında eline bayrağı alan meydanlara koştu. "Darbe girişimi" başarısız oldu. Peki gerçekler de böyle mi ? Bana göre "sağ" gösterilip "sol" vuruldu. Memlekette OHAL ilân edildi. Sözüm ona 'sivil' hükûmet, darbe hükûmetlerinde bile bulunmayan yetkilere sâhip oldu. Yargı tümüyle AKP kontrolünde. Güçler ayrılığı ilkesi ayaklar altında çiğneniyor. Cumhuriyetin kazanımları birer birer elden gidiyor. Ortalık "Erdoğan'a canım fedâ" diyenlerden geçilmiyor. Hattâ "Osmanlı gelecek, hepinizi dikecek" diyenler bile var.

Allaam yareppim.
İyi ki darbe "başarısız"(!) oldu
Sana ne kadar şükretsek azdır.

Bu arada; "cukka" kapma dâvâsında, kendisi gibi müslüman bir kitlenin gözünün yaşın bakmayan, suçlu-suçsuz demeden, onbinleri hapishanelere dolduranlar; ellerine fırsat geçtiğinde gayr-ı müslim'e, ateist'e, solcuya, alevi'ye neler yapar kim bilir ?

Neva
04-03-2017, 12:06
Hollanda referandum mitingi istemediğini açıkladı


Hollanda devlet televizyonu NOS, Hollanda hükümetinin, Türk yetkililerin 11 Mart'ta Rotterdam kentinde yapmayı planladığı anayasa referandumu mitingini istemediğini açıkladı.

---/---
Hollanda Başbakanı Mark Rutte de bugün Facebook hesabından açıklama yaparak Türk yetkililerden referandum gösterisi için resmi talep geldiğini ancak iş birliği yapmayı düşünmediklerini açıkladı.

http://www.sozcu.com.tr/2017/dunya/son-dakika-hollanda-referandum-mitingi-istemedigini-acikladi-1713158/

Neva
17-03-2017, 10:11
Hollanda krizi, kabinede çatlak yarattı. Bakanların kendisini devre dışı bırakmasına öfkelenerek Aile Bakanı Kaya'yı azarladığı öne sürülen Yıldırım, yurt dışı temaslar öncesi Dışişleri'ne danışılmasını istedi.

Türk bakanların Hollanda'da yapmak istediği toplantıların engellenmesinin ardından başlayan kriz, hükümet içinde rahatsızlığa neden oldu.Başbakan Binali Yıldırım'ın bazı bakanların kendi talimatına aykırı davranmasına öfkelendiği iddia ediliyor.
Yıldırım, geçen hafta katıldığı canlı yayında Hollanda'daki toplantılar için bu ülkede çarşamba günü yapılan seçimlerin sonrasının beklenmesi gerektiği mesajını vermişti. Ancak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yıldırım'ın bu sözlerine rağmen Hollanda'ya gitme kararı aldı.


Çavuşoğlu'nun uçağına izin verilmeyince bu kez Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Almanya'dan karayoluyla Hollanda'ya geçmeye çalıştı. Kaya'nın engellenmesi krizi büyüten olay oldu.
İddiaya göre, Yıldırım Kaya'yı telefonda "15 Mart'tan önce gidilmeyecek demedim mi?" diyerek fırçaladı. Yıldırım, olay henüz sıcakken bir genelge yayınlayarak, tüm kurum ve kuruluşlarının yurtdışı ziyaretlerinde Dışişleri Bakanlığı ile temas kurmasını istedi.
Yıldırım, dış politikayı ilgilendiren konularda ‘Üst düzey zevat dahil' açıklama yapılmadan önce Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı'yla koordinasyon yapılması talimatı da verdi. "Üst düzey zevat'' ifadesinden bakanların da kapsama girdiği değerlendirmesi yapıldı.


http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/basbakandan-manidar-genelge-1739475/

Shutur Nahundi
17-03-2017, 20:08
Kadir Topbaş: "istanbul kendi kendini yönetsin, başka müdahaleler olmasın kent halkı kendi kararını kendi versin..." Eyalet sistemine geçilecekse akp bunu açık açık söylese çok daha fazla evet oyu alacaktır ama hep bir pintilik, hep bi şekil değiştirmeler, ne gerek var? Eyalet sistemi istanbul için çözüm demekse, mardin için çözüm demek değil mi? Büyükşehirlerde yaşayanlar, böyle küçük küçük, bölük pörçük şehirleşmelerle, hengame içerisinde itilip kakılarak evden işe, işten eve nereye kadar tahammül edecekler? Eyalet sistemi ekonomik olarak da çözümdür, terör sorununa karşı da çözümdür. AKP bunun farkında ama MHP ile bozuşmaktan korktuğu için söyleyemiyor. Bu açıkca belli ama yanlış yapıyor. Referandumdan sonra eyalet sistemi gündeme gelecekse o zaman işler daha karışık olacak demektir.

Neva
18-03-2017, 00:26
https://eksisozluk.com/istanbulun-eyalet-olmasi--2636393

Engse Hohol
18-03-2017, 11:28
✔ (http://gazeteport.com/2017/akp-islamciligi-riyasi-97770/) Deniz Baykal "Bu kadar yetkiyi peygambere verseniz, peygamberi bozar" dedi.

Sen verdin o yetkiyi deniz baykal sen. Deniz Baykal diye birisi hiç doğmamış olsaydı, Tayyip diye birisi sabıka kaydı bulunduğundan dolayı milletvekiili olamayacaktı. Deniz Baykal'ın Kemal Kılıçdaroğlundan daha aşırı dengesiz bir kişiliği var, bu bir yalın gerçek.

Engse Hohol
21-03-2017, 19:52
✔ (http://www.diken.com.tr/erdogana-hakarette-bugun-hayir-videosu-ceken-kisi-tutuklandi/) "Hayır" videosu çeken Ali Gül, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu ile tutuklandı. Suç unsuru video aşağıda!

frUSvdMipt0

Natan
21-03-2017, 23:26
✔ (http://www.diken.com.tr/erdogana-hakarette-bugun-hayir-videosu-ceken-kisi-tutuklandi/) "Hayır" videosu çeken Ali Gül, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu ile tutuklandı. Suç unsuru video aşağıda!

frUSvdMipt0

Paylastigin icin cok tesekkur ederim.
Diger paylasimlarini da ilgiyle takip ediyorum. Konulari ozetleyip aktarman gercekten faydali..
Tabiki hepsine cevap yazmiyorum. Fakat ilgiyle okuyoruz.

Guzelim ozgurlukler ulkesini (!) ne de guzel ozetlemis.
bir de bu sansurculer, daha fazla ozgurluk (aslinda daha fazla sansur icin) referandum ironisine basvuruyorlar. Bizim millete de "daha guclu turkiye masalini" yutturmaya calisiyorlar. Yutan cok. Dinle milliyetcilikle beyinleri yikanmis birey, sahip oldugu zihnin beynin farkinda bile degil. Ahhh turkiyem ahh..

Soyle de bakilabilir;

Daha guclu turkiye, daha guclu dindar ve yobaz turkiye demektir. Daha guclu cobanlarin altinda guclu KOYUNLAR! :)

Shutur Nahundi
18-04-2017, 21:00
Dünyanın en kaypak insanlarının tek adam siyasetiyle güdülemeyeceğini akp yakında anlayacaktır. Ekonomi düzelmeyeceği için bir yıla kalmaz en itikati muteber akp militanları mırıldanmaya başlayacaklardır. Şu an sol muhalefet birleşmenin adımlarını atmalı artık seçimi yeniletemeyeceği için bunun üzerinde fazla durmamalı. Elbette ysk'ya itirazını yapmalı ama bir yandan da önümüzdeki hükümet seçimleri için ortak sol CB adayı belirlemeleri lazım. Bu aday Kürt solu ve Türk solu için mutabık aday olmalı ve yapıcı olmalı. Aksi halde RTE karşısında %49 alsa bile yenilgi demek olacağı için 2019 çalışmalarını başlatmalıdır. Hile hurda dalavere katakulli ben zaten bekliyordum, bu nedenle şaşırmadım ama önümüzdeki CB seçimlerinde RTE düşürülmezse o zaman çok şaşırırım işte. RTE idam'ı yeniden yasallaştıracağı için Avrupa birliği adaylığı sona erecek. Bu açıdan akp'ye misafir giden liberal oylar 2019 CB seçimlerinde sol ortak adayda toplanması muhtemeldir düşüncesi gerçeğe dönüşürse, %51 oy toplayan taraf sol'un CB adayı olacaktır. Şu anki karanlık tünelden çıkmak için benim gördüğüm ışık sadece budur.

Engse Hohol
18-04-2017, 21:16
Akp darbe girişimini ileri sürerek kendi yaptığı her işine bahane olarak kullandığı ve kimsenin bunu engelleyemediği OHAL kararını 19 Temmuz'a dek uzattı gene. OHAL varken YSK'nın akp güdümünden çıkması ve sandık kurulu mührü bulunmayan oy pusulası ile oy kullandıran sorumlular hakkında cezai işlem başlatmasını beklemek umulası değildir şu ortamda.

✔ (http://www.diken.com.tr/erdogan-skora-bakmadi-1-0-ya-da-5-0-kazanmak-degil-onemli-olan-maci-almak/) Tayyip; "1-0 ya da 5-0 kazanmak değil, önemli olan maçı almak"...
Zaten referandumun amacı da bu değil miydi? Akp oy kaybetse bile koalisyona gerek olmaksızın tek başına hükümette kalmak için bu referandumun yapıldığını sokaktaki herkes kolayca anladı.

Neva
05-07-2018, 11:19
Yeni sistemin ilk KHK'si..
https://www.birgun.net/haber-detay/her-seyi-o-yapacak-221957.html

Neva
04-02-2019, 12:55
Meclis'te az da olsa yetki kaldığını fark eden AKP harekete geçti: Yasamayı kökten bitirin.

Anayasa Referandumu sürecinde ‘Meclis'in gücü artacak, yasama yetkisi sadece Meclis'te olacak' söylemiyle propaganda yapan AKP, tartışmalı bir konuyu daha gündeme getirdi. Buna göre Meclis'in daha kısa ve soyut yasalarla çalışmalarını sürdürmesi, daha net konuların ise Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri'ne bırakılması planlanıyor. Muhalefete göre bu adım, zaten etkisizleştirilen Meclis'in yetkilerinin neredeyse tamamen ortadan kaldırılması anlamı taşıyor.

AKP'nin söz konusu planı, dün iki gazetede birden haber oldu. Hürriyet ve Türkiye gazetelerine sızdırılan konu, Meclis'in yasama yetkisini tamamıyla gasp anlamı taşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katıldığı toplantılarda Meclis'in yasama faaliyetlerinin değerlendirildiğinin öne sürüldüğü haberlerde, AKP yönetiminin yasa metinlerinin uzun ve ayrıntılı olduğundan şikayet ettiği belirtiliyor. İddiaya göre parti kurmayları, çalışmaların bu nedenle uzun zaman aldığını belirtirken Erdoğan ise konu hakkında çalışma yapılması için Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu'nu görevlendirdi. AKP kurmayları, "Düzenlemelerin, kısa ve öz olması, diğer alt başlıkların kararname veya yönetmeliklere bırakılmasını değerlendireceklerini" kaydetti.

https://www.birgun.net/haber-detay/mecliste-az-da-olsa-yetki-kaldigini-fark-eden-akp-harekete-gecti-yasamayi-kokten-bitirin.html