PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hüsnü Mahalli Tutuklandı


pianola
15-12-2016, 22:57
Son dakika haberi… Hüsnü Mahalli tutuklandı
Önceki gün evinde polis aramasının ardından gözaltına alınan gazeteci-yazar Hüsnü Mahalli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.

Gazeteci Hüsnü Mahalli "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ve "Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret" suçundan tutuklandı.

Hakkındaki soruşturma nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Savcısı Can Tuncay'ın talimatıyla 12 Aralık 2016 tarihinde Acıbadem'deki evinden gözaltına alınan Gazeteci Hüsnü Mahalli tutuklanarak cezaevine gönderidi.

Rahatsızlığı nedeniyle dün geceyi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde geçiren Hüznü Mahalli, tedavisinin ardından İsanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına yaklaşık 1 saat ifade veren Mahalli, tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

Hakimlikte, savcılık ifadesini tekrar eden Hüsnü Mahalli hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği Hüsnü Mahalli'nin "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ve "Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret" suçundan tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlik kararında, Mahalli'nin ulusal ve uluslararası alanda belirli takipçi kitlesi bulunan televizyon kanallarında program sunan, köşe yazarlığı yapan bir kişi olduğu anlatılarak, şüphelinin 2 Aralık 2016 Ayşenur Arslan'ın yaptığı Halk Tv Medya Mahallesi programında yapmış olduğu konuşmalara yer verildi.

Şüphelinin bu konuşmalarda Cumhurbaşkanı ve Hükumet üyelerinin terör örgütlerinin arkasında olduğunu ima ederek, Suriye'de yaşanan olaylardan Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin sorumlu olduğunu iddia ettiği belirtilen kararda, gerçek durumun bu şekilde olmadığı ifade edildi.

Kararda, Mahalli'nin Türkiye ve Ortadoğu'da tanınan ve bilinen bir gazeteci olduğuna işaret edilerek, Mahalli'nin"Türkiye Cumhuriyeti'ni terör örgütlerine destek olmakla ve Suriye'yi mahvederek orada akan kandan ülkemizi, hükumetimizi ve Cumhurbaşkanımızı sorumlu tutarak dünyaya bu şekilde gerçek olmayan beyanda bulunup açık bir şekilde iftira dolayısıyla onur kıracak nitelikte hakaret niteliği taşıyan beyanlarda bulunduğu" kaydedildi.

"CEZAEVİNDE TEDAVİ EDİLEBİLİR"

Mahalli'nin "Seni ve Mavi Marmara'yı satanlara iki laf etsene" ve "Halep ruh hastalarının işi bitti, 5 yıldır onlara yardım edenler ne olacak" şeklinde attığı tweetlerinin hakaret niteliğinde olduğuna vurgu yapılan kararda, şüphelinin ifadesinde MS hastası olduğunu ve tedavi edilmesi gerektiğini söylediğine değinildi. Kararda, Mahalli'nin gözaltındayken de talebi doğrultusunda hastaneye kaldırıldığı ve tedavisinin cezaevinde de yapılabileceği anlatıldı. Tutuklama gerekçesi olarak delillerin henüz toplanmamış olması, şüpheliye öngörülen suç için istenen ceza miktarı gösterildi.

Kararda, "Şüphelinin sorguda gözlemlenen savunma ve davranışları serbest kalması halinde delilleri yok edeceği, gizleyeceği veya değiştireceği, suçun mağduru ve tanıkları üzerinde baskı kurma girişiminde bulunacağı yolunda kuvvetli suç şüphesi uyandırmıştır. Şüphelinin adli kontrol tedbiriyle serbest kalması halinde suçun hiçbir karanlık nokta kalmadan tüm unsurlarıyla ortaya konularak aydınlatılması bakımından sakıncalı olacağı kanaatine varılmıştı. " denildi.
link (http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/son-dakika-haberi-husnu-mahalli-tutuklandi-1568167/)

Sundance
15-12-2016, 23:56
Hüsnü Mahalli'ye eziyet edilirken seyretmek zorunda olmak çok koyuyor.

Türkiye'ye katkı yapan en düzgün, en adam gibi gazetecilerden biri. Memleketini mahveden teröristleri lanetlediği için eziyet ediliyor adama. Ne zamandan beri teröriste terörist demek hakaret oldu? Ne zamandan beri hakaret suçlaması terör suçu gibi işlem görmeye başladı?

Malesef bok gibi memleket. Üstelik bu bok gibi olmanın müsebbibi kendini milliyetçi, vatan sever sayıp memleketi uçurumdan aşağı götürenleri destekleyenler.

aliyarasfal
16-12-2016, 00:52
******luğun adı adalet olmuş.

Delilleri karatma ihtimali varmışmış, mağdurlara baskı kurabilirmiş, kısacası işledikleri her suçu hedef gösterdikleri ve suçladıkları masum insanlara isnat edip dalga geçiyorlar.

Kendi sonuna gidiyor salaklar ülkesi olmuş canım ülkem.


Hüsnü Mahalliyi danışman yapacağına kendine tutuklatıp cemmatlerle aşna fişnaya devam ediyorlar ya bu ülke kendi eliyle kendini asan bir millet olarak tarihe geçecek.Not düşeyim buraya.


Şimdilik saygımla gittim...

spartacus
16-12-2016, 01:29
Daha neler, neler.

hatırlar mısınız, bir Prof çıkıp demişti ki,

"Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor!" (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/502037/_Okuma_orani_arttikca_beni_afakanlar_basiyor__diye n_rektore_tepkiler_buyuyor.html), "Cehalet yeğdir bilinçli olmaktan" tadında demeçler vermişti...

http://www.birgun.net/haber-detay/cahil-kesime-guveniyorum-diyen-profesor-yok-denetleme-kurulu-uyeligine-atandi-139491.html

Evet bu kişi ödüllendirildi, nerede mi? YÖK'de! Adamı YÖK'de önemli mevkilere verdiler...

Elbette bunlar için, okuma oranı ne kadar yükselirse, o kadar afakanlar basar, çünkü;
İnsanalr okursa, bilinçlenirse, cehaleti aşarsa, yani cahil insan bilmez, ama ya bilirse bizim gerçek yüzümüzü görürse!!! Asıl dert bu...

Okuma oranı yükseldikçe kendisini afakanlar basan bir insanın, 12 Eylül artığı ve iktidara gelirse YÖK'ü kaldıracağını söyleyen AKP, söde yüksek öğretim kurumunun başına, öğretime ve öğrenime karşı birisini geçirdi! O düzeyde karşı ki bu herif, okuma-yazma bilen her bir kişi artışında, bu kişiyi afakanalr basıyor...

Derler ya, küfür aczdir, çaresizliktir, doğru! Doğru ne yazık ki doğru ve tamda şimdi sırası. Çünkü çaresisiz, cehaletin hükmüne, onu güdüp sırtına binenlere yeniğiz...

Elbette bir toplumun bir avuç haremice yönetilmei olgusunun bir dayanağı da, tolumun cehaleti, yöneten katında ise tabiri eşekliği-eşek olunca semer vuran çok oluyor.

Çünkü toplum ne kadar cahil olursa, bu haramiler o kadar rahat güdecek!

Denecek ki bu ifadeleriin konuyla alaksı ne, basit, Hüsnü Mahalliler işte yukarıda rahat gütmek isteyenin ve eşeğine kırbaç vurmakla meşgul olanın, rahat gütmesi ve aslında güdebilirliğine kendi alanlarında engel olan ve engel gördükleri insanlar, işte konuyla alakası burada, bu ince şaşmaz detayda ve artık gerekçe(mana) kaşının üstünde gözün var noktasındadır...

iyi ama, mevzu ettiğimiz insan değil koyun mu?

hani şimdilerde toplumu süreğen galeyana getiren çoban, mktedir ve gidilen kitle var ya, idama akrşıyım, gerçekten, ama madem idam ve idam ipleri elinde, bu haramiler kendilerini asarsa memnun olurum, en azından Hüsnğ mahlliler bu dünyadan göçse bile boşa ve gözü açık olmaz...

yani bırakın terör kelimeleri, lafzını, artık bir önemi kalmadı, zaten terör yönetimi ülkesi, asıl sorun şimdi kaşının üstünde gözün var... neyse bu toplum ne çekiyorsa kendi elinden, müstehak, kendisini kurbanlık koyun sananın, kurban edilmesinden başka sonu ne olabilir?

Müstehak, okumasın, bir şey bilmesin, bebek geldiği dünyadan eşek olarak gitsin, ama işte sorun şu ki, bunca kurunun yanması içinde olan bize(yaşlara da) oluyor, kapısını açan bir ülke olsa keşke, giderdik, aslında daha büyük imkanalrımız olsaydı, bu Afganlıalrı kendi coğrafyasına, kendimizi de kendi coğrafyamıza nakledip, herkes kendi yurdunda yaşayabilseydi keşke, tabi aramıza büyük bir duvar örmeliyiz, çünkü bu Afgan kılıklı AKP güdümünde güdülenler, sabah, akşam ne olur bizide alın, burada bizim hiç bir değerimiz yok, bize verdikleri değer 1.300 Tl asgari ücret, canımızın ederi de bu, her gün birbirimizi yiyoruz diye akın ederlerdi... ha tabi ki benim söylemim gerçekleşmesi çok zor bir kurgu, ama olsaydı keşke, ak koyunu, kara koyundan, zombi ile insanı seçebilseydik, fena mı olurdu? -ha vay bölücü, terörist vb diyenler çıkacaktır, hastır oradan, bu dünya ise, bu doğa ise bende bir insansam, kimle yaşayıp yaşamayacağımı tercih şansımda, tercih edecek aklımda ve bunu gerçekleştirmek için çaba namına iradem de var, anormal değil tamamen doğal ve olması gereken bir şeyden söz ediyorum. ah keşke olsa ve ölmeden önce bunu görebilsem. mecbur muyuz sizin içler acısı ve aklıyla doğasını zindan etmiş, kendine kıymış salak-aptal-akılsız, cehalet mahzeni kasaphaneniz, Afganistanınızda yaşamaya? değiliz, ama gel görki cehaletin gücü ağır, cehaletin gücü sarsılmaz, yerinde kaldırılamaz nitelikde tezahür ediyor, ama bir gün bu söyleiklerim olacak, olacak, ak koyun, kara koyundan ayrılacak-doğa ve canlılar, böyleysine azılı cehalet ve böylesine haramiler elinde can çekişen bir coğrafyada, bazıalrı içine tıkıldığı mahsenin ışık alan alanalrını işaret edecek ve ışığa çıkacak, öyle ya da böyle bu böyle devam edemez...

Vefik Sami
16-12-2016, 14:01
Daha neler, neler.

hatırlar mısınız, bir Prof çıkıp demişti ki,

"Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor!" (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/502037/_Okuma_orani_arttikca_beni_afakanlar_basiyor__diye n_rektore_tepkiler_buyuyor.html), "Cehalet yeğdir bilinçli olmaktan" tadında demeçler vermişti...

http://www.birgun.net/haber-detay/cahil-kesime-guveniyorum-diyen-profesor-yok-denetleme-kurulu-uyeligine-atandi-139491.html



Bu şahıs söz konusu düşüncesini hangi temellere dayandırdı; net olarak bilemiyorum. Beyanlarına şöyle bir göz attım. Abdülhamid döneminde açılan lâik okulardan yetişenlerin, Abdülhamid'i devirenler olduğunu söylemiş. Muhtemelen mevzûyu din-İslâm ekseninde ele almış olmalı. Bu noktada kendisine gösterilen tepkilere hak vermemek elde değil. Ne var ki sözün sahibinin değil de o sözün kendi içerisinde mantıklı-tutarlı yönleri de var. Hattâ; ben bu durumu imzama da yansıttım.

Türkiyede dört yılda bir seçimler olur. İktidâra aday partiler seçmene bir gökteki yıldızları vaad etmedikleri kalır. Ama; sonuçta iktidar sahibi olduklarında, vaadlerinin tam zıd istikâmetinde davranırlar. Bu durumda birisi çıkıp da "Türkiyede Demokrasi denince beni afaganlar basıyor" dese, biz buradan söz sâhibinin "Demokrasi karşıtı" olduğunu mu anlamalıyız ? Türkiyede eğitim yok, öğretim kısmen var. Söz konusu öğretim de daha ziyâde meslekler üzerine yoğunlaşmış durumda. İşin ahlâki temeline, prensiplere, kollektivizm'e dikkat eden yok. Vatandaşa bilgisayar öğretimi veriyorsun. O şahıs, edindiği bilgileri toplumun ortaklaşa yararına kullanacağı yerde "hacker" olup, hırsızlık yapıyor. Bâzıları da akademisyen olmuş, prof. titr'i almış ama; diplomasını şark kurnazı siyasilerin emrine verip gariban, mazlum insanların sömürüsüne payândalık ediyor. Demem o ki bu ülkedeki öğretim; egemenlere, güçlülere, mazlumlar aleyhine piyon yetiştiriyor. Eğitim; tüm toplum yararına çalışan bireyler yetiştirmeli. Ama; bizde eğitim olmadığından, mevcut öğretimin niteliği de sömürüye hizmet ettiği için, beni de afaganlar basıyor. Eğitim sistemindeki amaç-sonuç çelişkisi, bırakın süper zekâ sâhibi olmayı, vasatî zekâya sahip herkesi rahatsız etmeli. Dönen "çark"tan nemalanmıyorsa tabii.

Natan
16-12-2016, 14:48
B. Yarkadas'in dedigine gore once farkli bir madde ihlali gerekcesi ile alinmis, fakat oradan birsey cikmayacagi belli olunca busefer 'kendisine suc aranmis' ve* daha farkli iki madde ihlali iddiasi ile karsilasmis.

Mahalli'nin tutuklanmasi son derece uzucudur.

Bagimsiz bir yargi, haberlesme organlari, sosyal, politik/siyasi dusuncenin ifade edilebilecegi ozgur bir ortam YOK EDILMISTIR!

*Memlekette tahammulsuzluk, baskilar, sansurleme, eziyet ederek, korkutarak sindirme, tek tiplestirme, Tayyiplestiremediklerini bu yontemlerle susturma yoluna gidildigi, cocuklar tarafindan bile gorulup, anlasilmaktadir. Bunun icin siyasetten anlamaya bile gerek yoktur. hayatin her alanina sizmis dini ve milli tahriklerin, tum toplumu otekilestirmesi, kutuplastirip, ayristirmasi her zerremizce hissedilmektedir.

Turkiye aslinda epeydir bolunmustu.

Bu bolunme toplumun duygu, dusunce, siyasi, sosyal dokusunda zaten gerceklesmistir. Bilindigi gibi, devlet aygitlari da tipki insan gibi dogar buyur olur. Yapisal duzlemde henuz bolunme gerceklesmedi halde fikir olarak bolunmustur. Olay bu noktadan baslamistir. Ne yazikki buna sebep olanlar bugun el ustunce tutulmakta, rahatca talan ve hirsizlik yapmakta, herkesi ZOR KULLANARAK rehin almaktadir.

CHP, akp ve mhp ikilisine koltuk degnegi olmus, HDP'nin parlamenter yapisinda tasfiyesine utanmadan sikilmadan hemde anayasaya aykiriligi kendilerince de itiraf edilmesine ragmen alcakca ve ahlaksizca katki sunmustur. Sonrasinda ise vay efendim HDP'ye yapilanlar hukuksuzdur soylemi gelistirip, acikca halkin akliyla dalga gecip, milleti salak yerine koydugunu sanmistir.

Bu sebeple CHP'nin hic bir soz soylemeye hakki yoktur. Onlar sadece kendileri kandirabilirler. Bizi degil!

HDP, ozgur gundem yazetesi yazarlari, Cumhuriyet kalemşörleri vs. Mahalli'yle devam etmis ve edecektir. Sirada umarim basta KIL-icdar olmak uzere chp'nin tasfiyesine baslanir. Cunku CHP bunu hak ediyor. KIL' ICDAR bir an once o koltuktan inmeli, hatta siyasetten elini etegini cekmeli.

Memleket artik yangin yerine donmustur.

Benim sahsen hic bir umidim kalmadi.

Bu gidisle herkes alinabilir, herkes tutuklanabilir.

spartacus
16-12-2016, 16:21
Türkiyede dört yılda bir seçimler olur. İktidâra aday partiler seçmene bir gökteki yıldızları vaad etmedikleri kalır. Ama; sonuçta iktidar sahibi olduklarında, vaadlerinin tam zıd istikâmetinde davranırlar. Bu durumda birisi çıkıp da "Türkiyede Demokrasi denince beni afaganlar basıyor" dese, biz buradan söz sâhibinin "Demokrasi karşıtı" olduğunu mu anlamalıyız ?
Sevgili Vefik Sami, herkes okuyorsa-bilinçli ise-, kim, kime karşı uyanıklık edebilecek? İşte işin sırrı. demokrasilerde kitleler çaresiz, eli bağlı olamaz, olmuşsa, burada orman ve çiftlik yönetimi var demektir, yani demokrasinin olmasından değil, olmamasından afaganlara dönüyorsa mantıklı... ne bileyim evim yandı diye insanı afaganlar basar da, evim neden yanmıyor, bindiğim otobüs neden kaza yapmıyor haydi kaza yapsın diye afaganlar basmaz, basıyorsa bir terslik var-eşyanın tabiatı-...

Demokrasiyle, kişilerin şu ya da bunu vaad etmesi uyuşmuyor, ne kadar vaad; demokrasi o kadar yok demektir... sorun yine dönüp, dolaşıp toplumsal bilince düğümleniyor, düğümün çözülmesi toplumsal bilincin yükselmesi, kuvvetlendirilmesi ise, düşmesi...

Aynı bu zatların temsil ettiği hakim anlayış, KADINLARINIZI OKUTMAYIN diyor, meseleleri doğru okursak burada kadının okutulmaması seçiminin esası, toplumun yetişmesinde kadın'ın büyük öneminden gelir, eğer kadınlar okutulursa, cehaletten nemalananlar karşılarında akıl-bilinç timsali kitlelerle karşılaşacak ve kolayca kandıramayacaktır, işte kocaman bir kaygı ve elbet afaganlar basmalı...

İşte nasıl özetlenir, bir çıkar sahibi eğer çıkarı kitlelerden sömürüyse, kitlelerin bunun farkına varmasından öyle bir kaygı duyar ki, afakanlar basar. yani ne bileyim, bir işçinin işten atılma korkusu, bir patronun iflas etme korkusu gibi, farklı biçimlerde tezahür eder ama aynı kaygılardan açığa çıkarlar ve gelip-geçmezler(!). mevcut olanı kaybetmek, peki mevcut olan neyin üzerine inşaa edilmiş? İşte bu önemli, eğer cehalet heleki temelde bir faktörse ve eğer birisi cehaletin azalmasından rahatsız ise, dönüp bakılması gereken yer, bunda hangi kaygı ve çıkarları yatmaktadır...

Bir işçi işten atılmama garantisi bekler, bunun gerçekleşmesini, bir sömürgen-statükodan beslenen de, bunu bir gün kaybetmeme ve devamlılık garantisiister, böylece siyaseti, yönetim biçimini ve dahi eğitim, ibadet yerlerini bile ve kurumlarını da bu garantiye hizmet edecek biçimde oluşturur, oluşturmaya çalışır, ki güç henüz elindeyken! akıllı ve bilinçli insanların varlığı, onlar için ölümcül bir kaygı, FARKINDALIK unsuru olur, o nedenle de böyle insanların çıkmasını istemezlerken, kaynağı kurutmak isterler, aklı başında her insanı da engellemek!

Aynı tür vaadleri bir batı ülkesinde aynı kolaylıkla dillendirebiliyorlar mı peki? Bu kadar rahat yolsuzluk, yalan, dolan ve kişisel kahraman edlarıyla yüceltimler bu kadar işe yarıyor mu peki? Sebep? Engel olan ne?

Ha bu zihinler-zatlar, okumaya karşı değiller, bunların okutma sistemi, cehaleti okutarak benimsetmek üzerine kurulu, çünkü ilgili çağda çaresizler ki, okul olacak. O nedenle eğitim sistemini, bilim ve bilimsel olandan alıp, dinsel-inançsal, yani sorgulamayan ve verili subjektif-üzerinde kıyas oluşturma şansları olmayan, kabul-boyun bükmüş eksenli!, kabulleri doğrultusunda, basit propagandalarla rahatça direktif verecek, alacak-güdülebilecek- teslimiyetin timsaline çeviriyorlar-görüyorsunuzdur sizde- Ve elde imkan varken de toplumu okullardan soğutmak istiyorlar, ilk iş kadınları okutmamak, 13-14 yaşında da, ağaç henüz yaşken ve hayatı kavrama şansı edinmeden, bilgilenmeden bir kocaya verdirmek, böylece çocuklarına aktaracağı akıl/bilinç yüklü verilerden bir çok faktörden mahrum bırakmak.

Hüsnü mahalli diyor ki, nerede topraklar teröristlerin eline geçiyor, halk kitleleri o zaman sığınmacı oluyor, nerede Suriye'nin elinde kalıyor oradan sığınmacı gelmiyor. Şimdi bu tespitin islam olup, olmamakla, katilin iti olup olmamakla alakası ne? Eğer gerçek bu ise budur, değilse kişiye neden saldırıyorsunuz(ad-hominem), demek ki anlayacağız ki, Hüsnü mahalli gerçeği söylemiş, diğerlerinin elinde ise aksini gösterir bir malzeme yok! Bizim cahilimiz ise bunların dini malzeme edip alet olarak kullanmasını, dini bütün ve sevdiklerinden sanıyor, oysa adamların çıkarına olduğu için, basit bir alet gibi kullanıyorlar, eğer islam tüccar zihiniyetinden üretilmiş bir din değilde, halkı öncülleyen ve insanı öncülleyen din olsaydı, bu aynı adamlar kullanıp-atımlık bir mal olarak göremeseydi, yok olması için çalışırdı.bakın ülkeye iş üzerinde, en fazla dinci görünenler esnaflardır, sebep?

işin aslı, cehaleti sömürenlerin, bilinçli-aydın insanlara karşı aldıkları tavır ne kişiseldir, ne de nefret vb dir, kişisel değildir, özel de değildir, verili statükolarını olumsuz etkileyecek, bir çuval incirlerini batırabilecek bilince sahip olduklarından, farkındalığı oluşturacaklar diye duydukları kaygıdır. iflas kaygınız var diyelim, sizi iflasa sürükleyecek şeylere ne yaparsınız? Kurtulmak istersiniz, bu kadar basit ve eğer cehaleti sömürüp, saraylarda yaşıyorsanız, bilinçli toplum kaygılarınızı arttırıyorsa ne yapmalısınız?... Bir yalancı neyden çekinir, yalanının farkına varılmasından, farkındalıktan, basit yani...

Birde Dünyayı analiz eder misiniz, okuma oranı(ki bu salt akademik değil genel kültürle de ilintili) yükek ülkelere birde düşük olanlara bakın... hatta bırakın Dünyayı gelin Türkiye'ye bakın, genel kültürün arttığı şehirlerdeki hayatla ve tercihleriyle birde düşük olan bölgelerdeki hayat ve tercihlere bakın....

Hatta iddia ediyorum, Türkiyedeki tüm kedi ve köpeklerin seçme şansı olsaydı, tümü de büyük şehirlerdeki, okuma ve genel kültür oranı yüksek mahallere koşardı, hiç birisi belediyesini büyük çoğunlukla elde etmiş AKP olan semtlere koşmazdı, çünkü o semtlerde hala hayatda olanlar ya ağızları kırılmış, ya kulakları kesilmiş, ya kuyrukları kopartılmış, aç, sefildirler, toplum kendilerine nasıl davranılıyor ve ne değer alıyorsa, kendini ne olarak görüyorsa, doğaya da öyle davranır! dilerseniz bir hafta sonu mümkünse yaşadığınız şehri gezin, sokaklarına bakın... daha ne diyeyim ki, kedi, köpek için bile tercih edilesi olmayan hayatları, insanlara tercih ettirebiliyorlar ve bu bozulsun istemiyorlar. ya kediler, köpekler akıllanırda tercih etme durumuna yükselirse, ya insanlar?. ve tercih şansını sağlayan akıldan söz ediyorlar, ama akıl tek başına anlamsızdır, aklın malzemesi, veridir-bilinçtir, ne kadar veri, akıl o kadar işlevli, ne kadar düşük, akıl o kadar işlevsiz. işte bu efendiler bundan rahatsız, ne kadar çok veri, o kadar yüksek akıl, çıkarlarına ters! bilinçlenmek, bilim, en büyük düşmanları, kaygıları.., elimden geldiğince kısa biçimde, nedenler-faktörlere eğilip, ifade etmeye çalıştım... Bunlar ateş ise toplumun bilinçlenmesi su'dur ve politikaları suyu kaynağında kurutmak, akıp gelenleri ise önüne basarak durdurmak(ne kadar aydın kişi, kurum var bir şekilde safdışı bırakmak)...

Yazı uzuyor ama bir de şuna değinmeli;
Milyonlarca insan belkide, Hüsnü Mahalli'yi bilmezdi, şimdi öğrendiler ve nasıl? Hain, it, islam düşşmanı vb, yani bu bildik taktik o kadar basittir ki, böylece bu taktik(AD HOMİNEM (https://tr.wikipedia.org/wiki/Ad_hominem)), 1 taşla 2 kuş vurur, hem Hüsnü ile toplum arasındaki bağı kopartır he de Hüsnü'yü aşağılık biçimde isnat, karalama ile toplumun kaale almasına engel olunur hem de linç edebilme ve muktedirler artık ne yaparsa yapsın, hukuka sığdırılamaz vahşiliğini de kabullendirme işi tamamlanmış olur, hak etmiştir(?). İktidarın bu tür fırsatlarda kişileri alıp, Yandaş medyasıyla karalamasının asıl altında yatan yukarıda örneklerle kısa geçmeye çalıştığım temel kaygılar yatar ve bu kaygılar egemen soysuzları, hırsızları, insanlığın yüz karası olanları, gittikçe ve her geçen gün agresifleştirir, o hale gelir ki artık kaygıları cinnet durumuna varır ve şiddete, baskıya kısaca gücünü faşizmle kullanmak noktasına varırlar. İşte bir link, basit ve kısa ve ilgili sayfada sonuçları kısmında durum özetlenmiş e kaynak belirtimi istenmiş, o halde alın size yaşayan bir kaynak, Türkiye, çok arzu eden de eski latin Amerika diktatörlerine ve kutu, kutu çaldıkları paralar ve kaynaklara bakabilir ve bunlar 1 kişi değilelrdir, bir avuç da olsa epey sayıda bir grup, vahşi kapitalist sermaye kesimi ve verili sistemlede aslında bağdaşmayan türden ticari-ekonomik ilişkilerle(çal, çırp, soy) soysuzlukla iş bitirmiş, yarı-tam mafya hırsızlar topluluğudur ve bu türden güç ve ekonomi odakları dönem, dönem Türkiye gibi, toplumu yeterince aydınlanmamış ülkelerde, ellerindeki haksız para-zenginlikle hakim oldukları basın-medya ardınca ve din, millet gibi aidiyetleri subjektifleştirip, siyasi malzeme de yaparak gücü ele geçirirler!.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Kleptokrasi

Engse Hohol
16-12-2016, 17:29
✔ (http://odatv.com/husnu-mahalli-hastaneye-kaldirildi-1512161200.html) Terörist ÖSO mücahitlerine terörist dediği için tutuklanan Hüsnü Mahalli'nin tutuklama kararını hakimden önce İHH yöneticisi duyurdu.

http://www.cumhuriyet.com.tr/thumbs/500x177/Archive/2016/12/15/646170_resource/111111111.jpg

✔ (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/646170/CHP_li_vekil_acikladi..._Husnu_Mahalli_davasindaki _hukuksuzluklar_ortaya_cikti.html) İHH yöneticisi Eyüp Zor (https://twitter.com/zoreyup)'un yazdığı tweet, akp'nin Hüsnü Mahalli'yi tutuklatarak Ortadoğu'daki yenilgisini örtmek ve gerçeklerin dile getirilmesini engellemek ve akp yandaşlarınca hedef haline getirilen Mahalli cezaevine konularak, islamcı yandaşların ağzına tatlandırıcı bal çalınmak amaçlanıyor.

✔ (http://www.abcgazetesi.com/baris-yarkadas-tutuklama-kararini-hakimden-once-ihh-yoneticisi-duyurdu-37142h.htm) Hüsnü Mahalli soruşturmasında Savcılık, soruşturmayı önce 301'den açıyor. Dosyada Adalet Bakanı'nın izninin olmadığı ortaya çıkınca, Savcı bu kez madde değiştirip 301'i iptal etti ve TCK 299 ve 125'ten tutuklama istedi. Her iki maddeden de tutuklama işlemi gerçekleşmiyor. Savcı buna rağmen tutuklama talep ediyor. Dosyada gizlilik kararı olmadığı halde 40 saattir gizlilik kararı varmış gibi davranılıyor. Hüsnü Mahalli'ye bu sırada suç aranıyor.

İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği, Hüsnü Mahalli'nin "Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklanmasına henüz hükmetmemişken, Mahkeme hakimi kararı açıklamak için ara verdiğinde, İHH yöneticisi olduğu bilinen bir şahıs, Mahalli'nin tutuklandığını hakimden önce Twitter'da Hüsnü Mahalli'ye hakaret ederek açıkladı.

Video (http://odatv.com/rusya-halepte-yasanan-catismalari-yayinladi-1512161200.html); Hüsnü Mahalli'nin terörist dediği cihatçılara AKP mücahit diyor ve tutuklanmasının asıl sebebi budur.

T1dV-bnDc1M

upuaut
17-12-2016, 00:38
Daha neler, neler.

hatırlar mısınız, bir Prof çıkıp demişti ki,

"Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor!" (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/502037/_Okuma_orani_arttikca_beni_afakanlar_basiyor__diye n_rektore_tepkiler_buyuyor.html), "Cehalet yeğdir bilinçli olmaktan" tadında demeçler vermişti...

http://www.birgun.net/haber-detay/cahil-kesime-guveniyorum-diyen-profesor-yok-denetleme-kurulu-uyeligine-atandi-139491.html

Adam şimdi doğru söylüyor. Çünkü bir Müslüman okudukça şuuru açılıyor, dolayısıyla KURAN'dan uzaklaşmaya başlıyor.

Cypher, Ajan Smith'e ne demişti: "9 yıl sonra ne öğrendim, biliyor musun: Cehalet mutluluktur"

Neva
17-12-2016, 04:40
https://twitter.com/ugurdundarsozcu/status/808751798504878080


Dokuz köyden kovulduktan sonra gözaltına alınan Hüsnü Bey!.

http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/ugur-dundar/dokuz-koyden-kovulduktan-sonra-gozaltina-alinan-husnu-bey-1566296/?utm_source=yazarlar&utm_campaign=diger_yazilar&utm_medium=diger


Bir kutu kaçak çay bir tutam suni çiçek bir hakiki mutluluk… Ve bir Türkiye öyküsü.

http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/yilmaz-ozdil/bir-kutu-kacak-cay-bir-tutam-suni-cicek-bir-hakiki-mutluluk-ve-bir-turkiye-oykusu-1570592/

Neva
18-12-2016, 02:12
Mahalli için skandal gerekçe: Cumhurbaşkanı'na baskı kurabilir.

Gazeteci Hüsnü Mahalli'yi Cumhurbaşkanı ve kamu görevlilerine hakaret suçundan tutuklayan hâkim Mustafa Çakar, kararında, Mahalli'nin serbest kalması durumunda Cumhurbaşkanı ve kamu görevlileri üzerinde baskı kurabileceğini savundu.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/646634/Mahalli_icin_skandal_gerekce__Cumhurbaskani_na_bas ki_kurabilir.html


Türkiye Cumhuriyetini terörle ilişkilendirmeye çalıştığı gerekçesiyle" tutuklanan Suriyeli gazeteci Hüsnü Mahalli (http://www.sabah.com.tr/haberleri/husnu-mahalli)'nin tutuklanma nedeni ortaya çıktı. Mahalli'nin HALK TV'de Türkiye'yi terör örgütlerinin hamisi ilan ettiği, tutuklayan Hakim Mustafa Çakar'ın ise tutuklama gerekçesinde vatanseverlik dersi verdiği anlaşıldı.

http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/12/16/iste-husnu-mahallinin-tutuklanma-gerekcesi

spartacus
18-12-2016, 03:14
Türkiye faşist bir ülke artık söylemeye bile gerek yok,
ama Avrupa ülkeleri pek geri kalmış...

halbuki hemen tank, top, uçak ne bulurlarsa Türkiye'ye girmeleri gerekiyor,
zira AKP Batıyı teröre destek vermekle suçluyordu,
vay hainler, vay batı ülkelerine baskı kuranlar vay, vay vatan, dünya düşmanları vay...

Ayrıca batı hemen harekete geçmeli, ülkelerinde ne kadar Türkiyeli varsa hemen içeri atmalı
ve vatanseverlik dersi vermeli -ki böylece Türkiye ile barbalıkta aynı seviyeye yükselebilsin...

Komedi desem değil, dram desem değil, dramatik-komedi desem o da değil,
karikatür desem değil, değil, hiçbirisi değil, peki ya ne?

Gerilim, korku, fantazi, porno...

Dördü bir arada...

Bu devran bir gün döner de, faşist çetelerin saraylarını başlarına yıkar mı? nerede o günler, sokaklar ölüm sessizliği...

Neva
31-12-2016, 02:05
Hüsnü Mahalli'den yeni yıl mesajı şöyle:
"Gözaltına alındığım akşamdan başlayarak gerek evimize gelen gerekse ailem aracılığıyla sevgilerini ve desteklerini gösteren komşularıma ve sevenlerime en içten teşekkürlerimi iletmek isterim. Bana yöneltilen suçlamanın asılsız olduğu ortadadır, bu yüzden er ya da geç beraat edeceğime inanıyorum."

"Benim mücadelem Türkiye’nin ve tüm bölge halklarının barış ve dostluk mücadelesidir. Türkiye’nin son dönemde Rusya ve İran ile birlikte Suriye ve bölge sorunlarını çözme çabası 5 yıldır savunduğum tezdir ve geldiğimiz noktada bu tezin doğruluğu kanıtlanmıştır. Türkiye bu yolda yürüdüğü ve bu politikayı sürdürdüğü sürece sorunlarından kesin olarak kurtulacaktır. Bu nedenle dileğim içeride değil, dışarıda olmak ve bu sürece ve politikaya destek vererek, sonuç elde edilmesine katkı sağlamaktır."

"Ayrıca hem İstanbul Emniyet Müdürlüğü hem de Silivri Cezaevinde her türlü yardım ve kolaylığı sağlayarak, tedavimin devam ettirilebilmesi için hastaneye yatışımı mümkün kılan Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’na teşekkür etmek isterim."

"Başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, bu süreçte desteklerini her an hissettiğim sevgili dostlarım Durdu Özbolat ve tüm Yurt Gazetesi ailesine, CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş’a, CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey’e, CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem’e, değerli meslektaşlarım Ayşenur Arslan ve tüm Halk TV ailesine, Uğur Dündar ve tüm Sözcü Gazetesi ailesine ve tüm gazeteci dostlarıma, gözaltına alındığım akşamdan başlayarak gerek evimize gelen gerekse ailem aracılığıyla sevgilerini ve desteklerini gösteren komşularıma ve sevenlerime en içten teşekkürlerimi iletmek isterim."

Tedavisi sürüyor

Mahalli'yi tutuklu olarak tedavi olduğu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Bölümü’nde ziyaret eden ailesi, Hüsnü Mahalli’nin sağlık durumu hakkında şunları söyledi:
"Durumu ciddiyetini korumaktadır. Beyin, omurilik ve MS’e bağlı hastalıklarının tedavileri doktorları tarafından devam ettirilmekte ve gerekli kontrolleri düzenli olarak yapılmaktadır. Bu vesile ile tüm Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Doktorlarına ve çalışanlarına ailesi olarak teşekkürü borç biliriz."

http://www.yurtgazetesi.com.tr/yurt-yazari-husnu-mahalli-ailesi-araciligiyla-okurlarina-seslendi/19933/

Neva
19-01-2017, 10:30
BAKANLIK EVRAKINDA VAHİM HATA'
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a çağrıda bulunan Yarkadaş, sözlerine şöyle devam etti:

"Mahalli'nin iddianamesi bir an önce hazırlanmalı ve tahliye edilmelidir. Zira; Mahalli'nin tutuklanmasının ardından yaşanan süreçte de garabet vardır. Mahalli, Cumhurbaşkanı'na ve Kurul Halinde Görev Yapan Hükümet Yetkilileri'ne hakaret suçlamasıyla tutuklanmış olmasına rağmen, Adalet Bakanlığı kayıtlarında farklı bir kayıt yapılmıştır.
Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nün kayıtlarında, Hüsnü Mahalli terör örgütü FETÖ sanığı olarak görülmektedir. Oysa ki; gözaltı ve tutuklama sürecinde, buna ilişkin herhangi bir suçlama yoktur. Mahalli'nin FETÖ ile herhangi bir bağının olmamasının yanı sıra, gözaltı ve tutuklanma sürecinde böyle bir suçlama hiçbir şekilde yöneltilmemiştir. Bakanlık, yetkilileri, FETÖ sanıkları için hazırlanan matbuu evraka özensiz bir şekilde Hüsnü Mahalli'nin ismini de yazmıştır. Bu yanlışlık da bir an önce düzeltilmelidir."
Yarkadaş, Hüsnü Mahalli'nin avukatları Turan Aydoğan, Muhterem Aktaş ve Batur Poyrazoğlu'nun yarın tahliye için yeniden başvuru yapacaklarını da sözlerine ekledi. ​


http://www.yurtgazetesi.com.tr/husnu-mahalli-felc-riskiyle-karsi-karsiya/21159/