PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dünden geleceğe uzanan bir anlatım.


Neva
05-01-2017, 13:32
http://static.birgun.net/resim/haber-ici-resim/2017/01/05/dunden-gelecege-uzanan-bir-anlatim-229935-1.jpg






Gezi... Hepimizin hafızalarında her daim taze olacak o şanlı direniş. Renkli, öfkeli, neşeli, dostça, dayanışma içerisinde. İçinden evlilikler çıktı, dostluklar pekişti, bir nesil ayağa kalktı ve el ele tutuşmayı öğrendi. Tüketim yıllarında her şeye int hikayeler üretildi, yazılar yazıldı, şiirler çıktı, resimler çizildi... Böyle bir Türkiye gördü dünya. Bu üretim zincirine ise geçtiğimiz aylarda bir yenisi daha eklendi. Ressam Haydar Özay, iki yıla yakın bi süre üzerinde çalıştığı ‘Gezi Resmi'ni tamamlayarak kitaplaştırdı. Özay, tüm kahramanlarıyla direnişi iyi bir sanatsal yorumla iyi bir belge olarak bizlere sunuyor. Özay'la ‘Gezi Resmi' kitabını konuştuk.

Gezi Resmi, Gezi'nin Eseri Dev Bir Tablo, geçtiğimiz aylarda sanat severlerle buluştu. Kitaba gelmeden evvel tablodan biraz konuşalım istiyorum. Tablo ne kadar sürede tamamlandı?
Gezi Resmi, öncelikle hayatını kaybeden çocuklara, Türkiye'de insani değerleri savunan, bu son derece barışçıl insanlarımızın anısına bir saygı duruşu oldu. Haziran 2013'ün üstünden çok uzun zaman geçmeden, 2014 Haziran'ında başladım. Bu yapıt iki yıla yayılan olağanüstü bir çaba ve adanmışlık sayesinde var oldu.
Tepkiler nasıl oldu?
‘Gezi Resmi'ni görmek için oluşturduğum atölyeyi ziyarete gelenler, resmin yapılışındaki büyük emeği ve böyle bir resmi yapmanın zorluklarını kolayca fark edebiliyordu. "Tek başınıza mı yapıyorsunuz?" diyorlardı sık sık. Sanat dünyasının sahteciliğinden uzak oluşu, yapılan işin parayla, ticari zihniyetle gölgelenmeyişi, resmin yapılış sürecinde izleyicilere açık oluşu, insanlara ulaştırılmasındaki çarpıcılık ve resme sahip çıkan insanlarda yankı bulması... Bunlara benzer pek çok sıradışılık, resim tarihimizde özgün bir yeri olan bu dev resmi insanların hatıralarında ayrı bir yere koydu. Gezi'nin ikinci yıldönümünde, 30 Mayıs 2015'te çocuklarını kaybeden ailelerle birlikte Gezi Resmi açılışını yaptık. Büyük bir heyecanla karşılandı. Üçüncü yılda da "Gezi Resmi Gezinin Eseri Dev Bir Tablo" adlı bu sanatçı katalogu var.


http://www.birgun.net/haber-detay/dunden-gelecege-uzanan-bir-anlatim-142047.html

Felâsife
05-01-2017, 15:06
Resmin ardında ciddi bir emek olduğu için, buna bir şey diyemem güzel bir çalışma olmuş, bazı şeyler çok güzel de yakalanmış, solda ki madencinin yüzü gibi, diğer yüzlerde böyle flu şekilde de olabilirmiş, o zaman çok daha zor bir resim ve çok daha sanatsal da olabilirmiş. Gerçi o zaman da bu renk cümbüşü iyice karmaşaya dönerdi, o zamanda renkler azaltılabilirdi.
Ressamın burada ki (http://haber.sol.org.tr/turkiye/gezi-resmi-sanatseverlerle-bulusuyor-biz-bunu-basardik-118075) düşüncelerini de okudum, belki tencere tava olayı da vurgulansaymış, daha iyi olurmuş, resme bakan, pek kendiyle özdeşleştiremeyecektir, neticede çoklarıda böyle destek vermişti.

Ama tabi her ne olursa olsun, bu resmin karşısından izlemekte, daha bir başka olsa gerektir. Güzel çalışma neticede.

http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/images/2015/05/30/icresim1.jpg

Neva
06-01-2017, 00:04
Sanirim daha cok sembolize etmeye calismis sevgili Felasife, Gezi zaten o kadar cok sayida yan unsur birakti ki, istese de hepsini sigdiramazdi sanirim.

Felâsife
06-01-2017, 00:42
Tabi böyle devasa bir çalışmanın karşısında, insan bir nevi büyülenir, o kesin, çok öyle her şey çağırışım da yapmayabilir, ama belli de olmaz, gerçi bakana göre de değişir.
Kızıma gösterdim resmi (o siyaset filan hiç bilmez, malum işitme engelli, saf bir dünyaları vardır) beğendin mi dedim, biraz baktı... yok beğenmedim dedi.
Neden dedim, çok karışık dedi.

Tabi bu bir ölçü değil, illa herkesi de etkileyecekte değil, nihayetinde bir hikayenin resmi, bir eylemin resmi, galiba her şey istense de sığmazmış.
Acının resmi veya mutluluğun resmi gibi, bir şeyi ifade edebilmek fırça ve renklerle hakikaten zor olsa gerektir.
Ama dediğim gibi bu resmin karşısında bakan küçülür, resim devleşir, buna sözüm yok... güzel çalışma sonuçta.

bilgivehis
06-01-2017, 01:34
Kızıma gösterdim resmi (o siyaset filan hiç bilmez, malum işitme engelli, saf bir dünyaları vardır) beğendin mi dedim, biraz baktı... yok beğenmedim dedi.
Neden dedim, çok karışık dedi.


Sevgili Felâsife, kızından örnek verdin de aklıma geldi.

Kulagım her şeyi duyar, ancak duyduğumu ayırt etme oranı yüzde kırk civarındadır.
Bu yüzden duyduğum her sesin en ince tınısına kadar ayırt edememenin büyük bir eksikliğini hissetmiştim. Kimbilir belki de hiç duymasam bu kadar aramayabilirdim. Bu eksikliğin verdiği rahatsızlıktan olacak ki, küçükken tesadüfen keşfettiğim şu işi yapardım. Yaban-yazı dediğimiz yerlere giderdim, oralarda önce kulağımı bir dakika elimle kapardım, sonra açtığımda o duyup da anlayamadığım sesleri ve daha fazlasını çok rahat duyar ve ayırt ederdim. Bu işlemi halen zaman zaman her fırsatta yaparım.
Bunun sayesinde o ayırt edemediğim bir çok sesi kulağında hiç bir sorun olmayanlardan daha iyi yorumlamaya başladım, hatta müzisyen arkadaşlarım dahi müzik testlerinde bana sorarlardı. Amma velakin sonuçta her zaman mümkün olmuyor...

Yani senin kızın bundan sonra duyacak olursa önceleri bocalar ama sonraları sizlerden daha iyi bir kulağa sahip olacak ki, temennim duyma yetisine de kavuşur...

Felâsife
06-01-2017, 01:54
Kulagım her şeyi duyar, ancak duyduğumu ayırt etme oranı yüzde kırk civarındadır.
Bizim iki kulakta da %90 nın üstünde kayıp, kuvvetli cihazla olmadan mümkün de değil pek ses almamız. Şuan ki cihazı analog ama bunlarında daha iyileri digitalleri de var bakalım bu sene bahardan onlardan almayı düşünüyorum.


Bu yüzden duyduğum her sesin en ince tınısına kadar ayırt edememenin büyük bir eksikliğini hissetmiştim. Kesinlikle hissedilir.

Kimbilir belki de hiç duymasam bu kadar aramayabilirdim. Bu eksikliğin verdiği rahatsızlıktan olacak ki, küçükken tesadüfen keşfettiğim şu işi yapardım. Yaban-yazı dediğimiz yerlere giderdim, oralarda önce kulağımı bir dakika elimle kapardım, sonra açtığımda o duyup da anlayamadığım sesleri ve daha fazlasını çok rahat duyar ve ayırt ederdim.
İlginçmiş aslında, acaba bir nevi RESTART mı çekiliyor beyne, eğer böyle bir şeyse deneriz illaki.
Tuhaf gelecek ama sakız çiğnemekte iyi gelebiliyor, bunu hiç denedin mi? benim kızı ikna etmek biraz zorda, yapıyor bir süre, sonra unutuyor tabi bizde unutuyoruz.


Bu işlemi halen zaman zaman her fırsatta yaparım.
Bunun sayesinde o ayırt edemediğim bir çok sesi kulağında hiç bir sorun olmayanlardan daha iyi yorumlamaya başladım, hatta müzisyen arkadaşlarım dahi müzik testlerinde bana sorarlardı. Amma velakin sonuçta her zaman mümkün olmuyor... Çok iyiymiş gerçekten.

Yani senin kızın bundan sonra duyacak olursa önceleri bocalar ama sonraları sizlerden daha iyi bir kulağa sahip olacak ki, temennim duyma yetisine de kavuşur...
Sağ olasın.
Aslında bu sene işitme ve konuşma daha fazlalaştı ama dediğin gibi bocalama da fazlalaştı, onu daha atlatamadık, o yüzden digital cihazı da erteliyorum biraz, çünkü seslerin artmasıyla iyice bocalama riski var, bir nevi sesler çoğaldıkça, kafada karışıyor gördüğüm.
Ama tabi böyle böyle hayata adapte olacak, yaşayacak, görecek, yorulacak, öyle anlayacak.

Sevgiler