Natürelist
19-03-2017, 07:19
https://cdn.eso.org/images/screen/eso1615e.jpg
http://scienceblogs.de/astrodicticum-simplex/files/2017/02/trap2.jpg
https://cdn.eso.org/images/screen/eso1706o.jpg
https://www.youtube.com/watch?v=BeGV2HbPjcg
Bundan yaklaşık 38 yıl önce sürekli kendi kendime dünyamızdan başka diğer gezegenler de var mıdır diye sormuşumdur. O zamanları çoğu bilim insanlarınca ötegezegenlerin varlığı konusunda açıklamaları beni hep hayal kırıklığına uğratıyordu, nedeni ise olamayacağından bahsediliyordu. Bu beni asla tatmin etmemiş ve nasıl olurda şu koskoca evrende sadece bir gezegenden ibaret olması ve başka yıldız sistemlerinde olamayacağını mantığım pek almıyordu. Kendim ne bir bilim insanıyım ne de bilim insanlarından kendimi üstün görüyorum. Fakat o dönemlerde 14 yaşındaki bir gencin kafasında sadece kendi galaksimizde milyarlarca kez gezegenlerin bulunduğunu hayal edebilmesi ve günümüzün teknolojisiyle binlerce ötegezegenlerin keşfedilmesi beni son derece mutlu etmektedir. Sanırım daha bu bir yeni başlangıç. Elbette aklımıza hemen diğer sorular da geliyor ve yaşam formları var mıdır veya yaşam için elverişli midir?
İşte Trappsit-1 örneği karşımızda;
Bundan bir kaç hafta önce Kozmik açıdan komşumuz sayılan yaklaşık 40 yıl uzaklıkta Dünya benzeri yedi gezegenli bir yıldız sistemi keşfedildi. Hayat var mı? Şu an Araştırmacılar, en azından umut verici olarak bunun için aramaya devam ediyorlar.
Astronomlar Dünya benzeri gezegenlerin, kırmızı cüce bir yıldızın etrafında dar bir yörüngede bulunan hareketlerini takip ederek izlerine ulaştılar. Bu ötegezegenlerin altı tanesi suyun sıvı olabilir ve yaşam için bir önkoşul olan ılımlı bir sıcaklık bölgesinde olduğu bildiriliyor.
Hatta üç gezegenin Dünya benzeri bir atmosfere sahip olmaları koşuluyla, kendi yüzeyinde okyanuslara sahip olabilir deniliyor bilim insanlarınca.
Dünya dışı yaşamı aramak için en umut verici adaylardan birisi olan Trappist -1 olarak adlandırılan komşu güneş sistemi bir "Kırmızı Cüce" yıldızıdır. Ancak böyle bir yaşam formununun kanıtı şu an araştırmacılar tarafından tespit edilmiş değildir.
Aslında üç ötegezegenlerin keşfedilmesi geçen yıl aynı ekip bizlere bildirmişti. Bu aynı zamanda kırmızı bir cüce yıldızda ilk defa ötegezegenlerin varlığına rastlandığı anlamına da geliyordu, bize ev sahipliği yapan samanyolu galaksisinde kırmızı cüce yıldız, en yaygın türlerinden biridir.
Bu yıldızın diğer dört gezegenleri ise, araştırmacıların daha sonra farklı teleskoplarla birlikte dikkatli izlemleriyle keşfedildi.
Yedi ötegezegenlerin yaklaşık hepsi Dünya'nın boyutuna yakın - çapları 75-113 ve Dünya'nın kütlesinin 41-138 % oranında olduğu tahmin ediliyor. Muhtemelen hepsi de kayalık gezegen.
40 ışık yılı uzaklıkta zeki yaşam?
Kova Takımyıldızında bulunan bu kırmızı cüce sistemi bize sadece 40 ışık yılı uzaklıkta. Bir ışık yılı, ışığın bir yıl içinde aldığı mesafedir, 378.461.000.000.000 Trilyon kilometre, yani diğer bir deyişle toplayarak 378 bin kez Milyar kilometre demektir. Daha da anlaşılması bakımından 1.000 Milyar'ın toplamına 1 Trilyon deniliyor. Bir ışığın bir yılda katettiği yol; yaklaşık 9 Trilyon 461 milyar kilometredir. Bilindiği gibi ışığın bir saniyede aldığı yol yaklaşık 300 bin kilometre, iki saniyde 600 bin, üç saniyde 900 bin, dört saniyede 1 milyon ikiyüz vs.vs... diye bunu dakikaya ya da bir saate ya da bir güne ya da bir haftaya ya da bir aya ya da bir yıla çarpacak olursak sonucunda çıkan rakama bir ışık yılı deniliyor. Kısacası bir ışık yılı 9.4 Trilyon kilometreye eşdeğerdedir. Bize en yakın yıldız yaklaşık 4.2 ışık yılı uzaklığında.
Bir başka özelliği, bir yılda 1.04 yaysaniyesinde nispeten hızlı hareket eder. Dünya'da gözlemciler için Trappist-1 gökyüzünde -56 Km / s arasında radyal hızı ile bağlantılı olarak, yani bunun anlamı, bizim güneşin açısına göre yatay bir düzlem açısı oluşturarak bir saniyede 82 kilometre yol katetmektedir. Bu hareketini sürdürmesiyle birlikte cüce yıldız güneşe yaklaşık 100.000 yıl sonra en yakın konumuna ulaşacaktır. Yaklaşık sadece 29 ışık yılı. (gelecekteki kuşaklar için bu gezegenlere yolculuk beleşten 11 ışık yılı tasarrufu etmek demektir :) )
"Başka bir yerde yaşam için baktığımızda, bu sistem muhtemelen mevcut durumda en iyi seçenek ve geleceğin uzay teleskopları ile, ötegezegenlerin atmosferlerlerinde ozon hakkında araştırma yapmak daha mantıklı olacaktır.
"Bu gezegende biyolojik aktivitenin bir göstergesi olabilir" ancak, uzaktan biyolojik aktiviteyi tespit etmek zordur. Birçok endikasyonlar için şüphesiz diğer açıklamaları da vardır.
Cüce yıldız, bizim Güneş'in kütlesinin sadece yüzde sekizi ve çapı yüzde onikisine sahiptir. Bizim güneşin sıcaklıklığının yarısı bile değil. Gezegenlerinin dar yörüngeleri olmasına rağmen ılımlı bir sıcaklığın hakim olduğu söyleniyor.
İç yörüngede altı gezegen bulunuyor, 1.5 ile 12 gün içinde yıldızın etrafında bir turunu tamamlıyor, diğer bir tanesi de dış yörüngede süresi henüz tam olarak belirlenmemiş ve iki ile beş hafta arasında tamamlandığı açıklanıyor.
Ama gerçekten ilginç olanı şu: Eğer Trappist-1 bulgularını genellersek, kırmızı cüce yıldızların dünya benzeri gezegenleri çok sık barındırdığı anlamına gelir. Bizim güneş gibi benzeri yıldızların evrende sadece azınlıkta olmasını göz önünde bulunduracak olursak evrendeki yıldızların büyük çoğunluğunu Trappist-1 gibi kırmızı cüce yıldızlar temsil eder. Kırmızı cüce yıldızlar daha uzun ömürlü olup büyük yıldızlardan daha çok yaşıyor. Bizim güneş "sadece" 10 milyar yıl yaşarken, kırmızı cüceler birkaç yüzyıl milyar veya bir kaç yüzyıl Trilyon uzun bir süre enerji yayabilir.
Trappist -1 yedi gezegeniyle birlikte bizlere görünürde belkide dünya benzeri gezegenlerin evrende bolca bulunduğunu işaret ediyordur. Bizim yeryüzünden milyarlarca yıl daha önce oluşmuş ve henüz bizden çok çok olarak önlerinde daha uzun gelecekleri olan ve bize garip gelen gezegenlerle evrende dolu olması insanı gerçekten düşündürüyor, acaba evrende yalnızca var olan bizler miyiz? Öte yandan insanın içini burkan da insan yaşamının kısa olması. Garip gezegenler dedim, bize yabancı gelen ötegezegenler, günün birinde dünyamız yaşanamaz hale geldiğinde veya güneşin hezimetine uğrayıp yok edilirsek bu yeni dünyalar belkide hayat dostu olabilir.
Bizim güneş gibi büyük parlak yıldızların bir kaç milyar yıl sonra elveda zamanı geldiğinde veya gezegenlerini tahrip ederek ya da cansız soğuk buz çöllerine dönüştürdüğünde, cüce yıldızlar ise uzun ömürleriyle kendi gezegenlerine kırmızı ışık yaymaya devam edecektir... Dolayısıyla dünya dışı yaşam formlarının gelişmesine yeterince fırsat veriyor.
Kaynak: Nasa
http://scienceblogs.de/astrodicticum-simplex/files/2017/02/trap2.jpg
https://cdn.eso.org/images/screen/eso1706o.jpg
https://www.youtube.com/watch?v=BeGV2HbPjcg
Bundan yaklaşık 38 yıl önce sürekli kendi kendime dünyamızdan başka diğer gezegenler de var mıdır diye sormuşumdur. O zamanları çoğu bilim insanlarınca ötegezegenlerin varlığı konusunda açıklamaları beni hep hayal kırıklığına uğratıyordu, nedeni ise olamayacağından bahsediliyordu. Bu beni asla tatmin etmemiş ve nasıl olurda şu koskoca evrende sadece bir gezegenden ibaret olması ve başka yıldız sistemlerinde olamayacağını mantığım pek almıyordu. Kendim ne bir bilim insanıyım ne de bilim insanlarından kendimi üstün görüyorum. Fakat o dönemlerde 14 yaşındaki bir gencin kafasında sadece kendi galaksimizde milyarlarca kez gezegenlerin bulunduğunu hayal edebilmesi ve günümüzün teknolojisiyle binlerce ötegezegenlerin keşfedilmesi beni son derece mutlu etmektedir. Sanırım daha bu bir yeni başlangıç. Elbette aklımıza hemen diğer sorular da geliyor ve yaşam formları var mıdır veya yaşam için elverişli midir?
İşte Trappsit-1 örneği karşımızda;
Bundan bir kaç hafta önce Kozmik açıdan komşumuz sayılan yaklaşık 40 yıl uzaklıkta Dünya benzeri yedi gezegenli bir yıldız sistemi keşfedildi. Hayat var mı? Şu an Araştırmacılar, en azından umut verici olarak bunun için aramaya devam ediyorlar.
Astronomlar Dünya benzeri gezegenlerin, kırmızı cüce bir yıldızın etrafında dar bir yörüngede bulunan hareketlerini takip ederek izlerine ulaştılar. Bu ötegezegenlerin altı tanesi suyun sıvı olabilir ve yaşam için bir önkoşul olan ılımlı bir sıcaklık bölgesinde olduğu bildiriliyor.
Hatta üç gezegenin Dünya benzeri bir atmosfere sahip olmaları koşuluyla, kendi yüzeyinde okyanuslara sahip olabilir deniliyor bilim insanlarınca.
Dünya dışı yaşamı aramak için en umut verici adaylardan birisi olan Trappist -1 olarak adlandırılan komşu güneş sistemi bir "Kırmızı Cüce" yıldızıdır. Ancak böyle bir yaşam formununun kanıtı şu an araştırmacılar tarafından tespit edilmiş değildir.
Aslında üç ötegezegenlerin keşfedilmesi geçen yıl aynı ekip bizlere bildirmişti. Bu aynı zamanda kırmızı bir cüce yıldızda ilk defa ötegezegenlerin varlığına rastlandığı anlamına da geliyordu, bize ev sahipliği yapan samanyolu galaksisinde kırmızı cüce yıldız, en yaygın türlerinden biridir.
Bu yıldızın diğer dört gezegenleri ise, araştırmacıların daha sonra farklı teleskoplarla birlikte dikkatli izlemleriyle keşfedildi.
Yedi ötegezegenlerin yaklaşık hepsi Dünya'nın boyutuna yakın - çapları 75-113 ve Dünya'nın kütlesinin 41-138 % oranında olduğu tahmin ediliyor. Muhtemelen hepsi de kayalık gezegen.
40 ışık yılı uzaklıkta zeki yaşam?
Kova Takımyıldızında bulunan bu kırmızı cüce sistemi bize sadece 40 ışık yılı uzaklıkta. Bir ışık yılı, ışığın bir yıl içinde aldığı mesafedir, 378.461.000.000.000 Trilyon kilometre, yani diğer bir deyişle toplayarak 378 bin kez Milyar kilometre demektir. Daha da anlaşılması bakımından 1.000 Milyar'ın toplamına 1 Trilyon deniliyor. Bir ışığın bir yılda katettiği yol; yaklaşık 9 Trilyon 461 milyar kilometredir. Bilindiği gibi ışığın bir saniyede aldığı yol yaklaşık 300 bin kilometre, iki saniyde 600 bin, üç saniyde 900 bin, dört saniyede 1 milyon ikiyüz vs.vs... diye bunu dakikaya ya da bir saate ya da bir güne ya da bir haftaya ya da bir aya ya da bir yıla çarpacak olursak sonucunda çıkan rakama bir ışık yılı deniliyor. Kısacası bir ışık yılı 9.4 Trilyon kilometreye eşdeğerdedir. Bize en yakın yıldız yaklaşık 4.2 ışık yılı uzaklığında.
Bir başka özelliği, bir yılda 1.04 yaysaniyesinde nispeten hızlı hareket eder. Dünya'da gözlemciler için Trappist-1 gökyüzünde -56 Km / s arasında radyal hızı ile bağlantılı olarak, yani bunun anlamı, bizim güneşin açısına göre yatay bir düzlem açısı oluşturarak bir saniyede 82 kilometre yol katetmektedir. Bu hareketini sürdürmesiyle birlikte cüce yıldız güneşe yaklaşık 100.000 yıl sonra en yakın konumuna ulaşacaktır. Yaklaşık sadece 29 ışık yılı. (gelecekteki kuşaklar için bu gezegenlere yolculuk beleşten 11 ışık yılı tasarrufu etmek demektir :) )
"Başka bir yerde yaşam için baktığımızda, bu sistem muhtemelen mevcut durumda en iyi seçenek ve geleceğin uzay teleskopları ile, ötegezegenlerin atmosferlerlerinde ozon hakkında araştırma yapmak daha mantıklı olacaktır.
"Bu gezegende biyolojik aktivitenin bir göstergesi olabilir" ancak, uzaktan biyolojik aktiviteyi tespit etmek zordur. Birçok endikasyonlar için şüphesiz diğer açıklamaları da vardır.
Cüce yıldız, bizim Güneş'in kütlesinin sadece yüzde sekizi ve çapı yüzde onikisine sahiptir. Bizim güneşin sıcaklıklığının yarısı bile değil. Gezegenlerinin dar yörüngeleri olmasına rağmen ılımlı bir sıcaklığın hakim olduğu söyleniyor.
İç yörüngede altı gezegen bulunuyor, 1.5 ile 12 gün içinde yıldızın etrafında bir turunu tamamlıyor, diğer bir tanesi de dış yörüngede süresi henüz tam olarak belirlenmemiş ve iki ile beş hafta arasında tamamlandığı açıklanıyor.
Ama gerçekten ilginç olanı şu: Eğer Trappist-1 bulgularını genellersek, kırmızı cüce yıldızların dünya benzeri gezegenleri çok sık barındırdığı anlamına gelir. Bizim güneş gibi benzeri yıldızların evrende sadece azınlıkta olmasını göz önünde bulunduracak olursak evrendeki yıldızların büyük çoğunluğunu Trappist-1 gibi kırmızı cüce yıldızlar temsil eder. Kırmızı cüce yıldızlar daha uzun ömürlü olup büyük yıldızlardan daha çok yaşıyor. Bizim güneş "sadece" 10 milyar yıl yaşarken, kırmızı cüceler birkaç yüzyıl milyar veya bir kaç yüzyıl Trilyon uzun bir süre enerji yayabilir.
Trappist -1 yedi gezegeniyle birlikte bizlere görünürde belkide dünya benzeri gezegenlerin evrende bolca bulunduğunu işaret ediyordur. Bizim yeryüzünden milyarlarca yıl daha önce oluşmuş ve henüz bizden çok çok olarak önlerinde daha uzun gelecekleri olan ve bize garip gelen gezegenlerle evrende dolu olması insanı gerçekten düşündürüyor, acaba evrende yalnızca var olan bizler miyiz? Öte yandan insanın içini burkan da insan yaşamının kısa olması. Garip gezegenler dedim, bize yabancı gelen ötegezegenler, günün birinde dünyamız yaşanamaz hale geldiğinde veya güneşin hezimetine uğrayıp yok edilirsek bu yeni dünyalar belkide hayat dostu olabilir.
Bizim güneş gibi büyük parlak yıldızların bir kaç milyar yıl sonra elveda zamanı geldiğinde veya gezegenlerini tahrip ederek ya da cansız soğuk buz çöllerine dönüştürdüğünde, cüce yıldızlar ise uzun ömürleriyle kendi gezegenlerine kırmızı ışık yaymaya devam edecektir... Dolayısıyla dünya dışı yaşam formlarının gelişmesine yeterince fırsat veriyor.
Kaynak: Nasa