PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hulusi Bey'in, Çanakkale Savaşı ile imtihanı!


upuaut
20-03-2017, 02:08
Sayın Hulusi Bey, Atatürk, yıllar sonra Çanakkale Savaşları'nın yapıldığı yeri ziyaret eder.

İşte bomba soru: Peki, Atatürk, yıllar sonra neden Çanakkale'ye gelmiştir?

https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/564x/23/2b/d3/232bd38a2de52cc734fc3f96ed421530.jpg (https://tr.pinterest.com/pin/345862446361181230/)

A) Hımmm... Demek ki Çanakkale'de Kara Savaşları'nın olduğu yer burası. Burada savaşan kahraman Türk askerlerinin hepsini minnetle anıyorum!

B) Sultan Vahdettin ve İngilizler, bana burada 1915'te çok dehşetli çarpışmaların olduğunu söylediler. Onun için buradayım!

C) Ben buraya hiç gelmedim. Sadece, 1915'te şehit olan kahraman Türk askerlerinin yattıkları ziyaret etmeye ve bu arada, Emperyal askerlerin (Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela) mezarlarını görmeye geldim!

D) Tarihçi ve yazarlar, Türk askerlerinin değil, hurafelerin Çanakkale Zaferi'ni kazandığını söylediler. Bu mucizelerin nasıl gerçekleşmiş olduğunu yerinde gözlemlemek istedim!

E) Hulusi Bey ne diyorsa, o doğrudur!

bilgivehis
20-03-2017, 02:13
upuaut konuyu anlayamadım, biraz ipucu...

upuaut
20-03-2017, 02:31
upuaut konuyu anlayamadım, biraz ipucu...

Şuraya bak, anlarsın: "Yılmaz Özdil'den Hulusi Akar'a gönderme! (http://www.gercekgundem.com/medya/263030/yilmaz-ozdilden-hulusi-akara-gonderme)"

upuaut
21-03-2017, 22:16
https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/564x/23/2b/d3/232bd38a2de52cc734fc3f96ed421530.jpg (https://tr.pinterest.com/pin/345862446361181230/)
Gelibolu'nun taşına bak!
Tut ki baktım, uzar gider efkârım.
Çayır ağlar, çimen ağlar, ben ağlarım!
Gözlerimin yaşına bak!
Conkbayır'da Mustafa Kemal gezer dolanır:
Yaşın yaşın arkadaşlarının mezarını aranır!
Şu dünyanın işine bak!
Mustafa'm, Mustafa Kemal'im!

Şimdi yukarıdaki resimde ATATÜRK'ün o sırada neler düşündüğünü yukarıda Atilla İlhan'ın şiirinin son kısmını uyarladıktan sonra bir de üsteğmen rütbesiyle Çanakkale Savaşı'na katılan Fahri Belen'in kızından şu anıya bir bakalım (Bkz. "Atatürk’süz Çanakkale olmaz! Tarihi değiştiremezsiniz! (http://www.gercekgundem.com/yazarlar/naim-baburoglu/4123/ataturksuz-canakkale-olmaz-tarihi-degistiremezsiniz)"):

1949-1950'de, babam Gelibolu kolordu komutanıydı. Sıcak bir yaz günü, bizi Çanakkale Savaşı'nın geçtiği yerlere götürmüştü... Gelibolu'dan Eceabat'a doğru ilerlerken, ardından 34 yıl geçmesine rağmen, savaşın bütün dehşeti gözler önüne seriliyordu. Beni, çocuk yaşta içimi acı ile burkan, geçtiğimiz yerlerdeki yolların kenarındaki insan kemiklerinin fırlamış olmasıydı. Bu, Gelibolu yarımadasının birçok yerinde aynıydı... Babam aniden cipi durdurdu... Gözleri dolmuş, elleri titriyordu. 'İşte şurada, bacağım şarapnel parçasından yaralanmış kanıyordu, hendeğe sığınmıştım. Askerlerin yardımı ile tütün bastırarak kanı durdurmaya çalışıyorduk, etrafımda birçok yaralı vardı. İşte o anda ağabeyim Yüzbaşı Hasan Tahsin'in şehit olduğu haberi geldi. Şarapnel kafasını parçalamıştı. Biz iki kardeş muharebeye (Çanakkale Savaşı) ben teğmen, o yüzbaşı olarak katılmış, aynı gün o şehit ben gazi olmuştum. O'nu ateşkes sırasında bir kaç yüz metre ileride bir yere gömdük. Bir zaman sonra mezarını yaptırdım' dedi. Biraz dolaştıktan sonra, amcam Hasan Tahsin'in mütevazı mezarını bulduk. Biz şehidimizi bulmuştuk ama hala binlerce isimsiz kahraman toprak altındaydı. Babam, bize sık sık: 'Bizim nesil aç, susuz, aylarca maaş almadan, yıllarca evinden uzak, inanılmaz özveriyle bu vatanı kurtardı. Umarım gelecek nesiller bu yapılanları anlar ve Cumhuriyeti yaşatmak için ellerinden geleni yapar' derdi." M. Tülin (Belen) Yalçın. (Üsteğmen rütbesiyle Çanakkale Savaşı'na katılan, General Fahri Belen'in kızı).