Orijinalini görmek için tıklayınız : Zerdüşt'ün Kitabı Avesta'dan...
Zerdüşt,ün Ahura Mazda,ya(TANRI ya) yakarışı
Sorarım sana tanrı,Doğrusunu söyle bana,
Kutsal varlığın atası İlk babası kim?
Güneşle yıldızların Yollarını çizen kim ?
Ay kimin gücü ile küçülür büyür ?
Bunları anlat bana
Her şeyi her şeyi anlat Tanrım.
Sorarım sana Tarım
Doğrusunu söyle bana
Kim düzene getirdi dünyayı
Kim tuttu tüm göğü
Yerli yeninde sağlam ?
Kim yarattı tüm
Şu ağaçları ırmakları
Kim hız veren
Rüzgarlara bulutlara
Kimdi, ey Ahura Mazda
İyi düşünceyi yaratan ?
Sorarım sana Tanrım,
Doğruyu söyle bana
Kim sevgi ile yaratılmış
Karanlığı aydınlığı
Kim en iyi duyguları
Uykuyu uyanmayı var etti
Kim yarattı sabahı
Öyleyi akşamı
Göreve çağırmak için
Akıllı bilge insanları.
-------------------
Zerdüşt,ün ( MÖ 1500-1000) dini ve kitabı Avesta dan Zerdüşt un tanrıya soruları.
okuduklarimdan anladigima gore, Zerdustun yakarisi ve sitemi bana Tevrat'in Eyup'unu animsatiyor.
Yada Habakkuk'u.
Habakkuk bagriyordu tanriya,
"Sana kotuluk var diyorum,
Heryer cirkinlik ve pislik!
Neredesin?
Nicin duymuyorsun?
Neden gozunu ceviriyorsun?!!"
Ben lise yillarimda Kutsal Kitabi ogrencilere ve ortakyasarlarima duyurma cabasinda iken, bu bolumu iceren sayfayi yirtip atmayi dusunuyordum. O kadar fazla dusunmusum ki suan bile unutamadigim bir duyguymus. Gorenler ne der bu haykirisa diye.
Omer Hayyam da benzer bir haykiristadir.
Varilan sonuclar farkli olsa da..
Tanrı bize cennette vaat ettiği şarabı
Niçin haram etsin bu dünyada, akla sığar mı?
Bir sarhoş arap, devesini vurmuş Hamza'nın
Peygamber de yasak etmiş arap'a şarabı
Beni özene bezene yaratan kim? sen
Ne yapacağımı da yazmışsın önceden
Demek günah işleten de sensin bana
O zaman nedir o cennet cehennem?
Kim senin "yasa"nı çignemedi ki söyle?
Günahsız bir ömrün ne tadı kalır söyle.
Yaptığım kötülüğü kötülükle ödetirsen eğer
Seninle benim aramda ne fark kalır ki söyle
Tanrı bizi çamurdan yarattıgında
Biliyordu bu dünyada ne işimiz olacak
İşlediğim günahlar hep onun emriyledir
O halde cehennemde beni niçin yakacak?
İsyan edip karşında duracağım, neredesin?
Karanlığı, ışığa yoracagım, neredesin?
İbadete karşılık cenneti alacaksam
'Bağış mı ticaret mi' diye soracağım,neredesin?
Ömer Hayyam.
-----------------------------------------
Benim iddiam Tanrı, Melek, Şeytan insandır. Gerçi bu iddia alevi Bektaşilere ait ama ben de bu iddialara katılanlardanım.
Zerdüşt. ün, Eyüp ün ve Ömer Hayyam ın sorduğu soruları kim kime sorabilir. Kimden kendini ikna edecek cevaplar alabilir. Bu sorular ancak insanın insana soracağı sorulardır. Cevap ta ancak insandan alınır.
Tanrıyı cenneti cehennemi kurgu olarak yaratan insan bu yarattığına tapınmaktadır sonra da o kurgu olarak yaratılan yaratık insan için kurtuluş arayışı olarak hükümdar olmaktadır.
Bunu ancak ve ancak insan yapabilir.
Ahlaksız
31-03-2017, 20:23
Muhammed'in,Zerdüşt'ün yolunu izlediğini söyleyenler var..
Ben Yahudiliğin zamana uydurulmuş hali diye anlıyorum islamiyetin İslam peygamberi de kurtarıcı yani mesih diye düşünüyorum.
Çünkü mesih beklentisi Yahudilikte var ve o coğrafya için. Ayrıca Hiristiyanlık daha çok Museviliğin eleştirisi gibi anlaşılıyor İslamiyet se % 80 Yahudilikle uyuşuyor.
Zerdüşt,luk la hangi oranda benzerlik var bunu bilmiyorum.
Ahlaksız
06-04-2017, 22:13
Kartopu;özellikle tanrı ve şeytan mitleri bağlamında,3 semavi dinin zerdüştlük kökenli olduğunu Turan Dursun söyler..
Turan Dursun'a katılırım..
Turan Dursun'un bu tespitini,Gerald Messadie isimli araştırmacı ''şeytanın genel tarihi'' kitabında onaylar..
Yani zerdüştlük çok önemli bir dindir..Bu din,araştırılmayı hak eden bir dindir..
Muhammed konusundaki kişisel kanımı,imzamdaki konuda belirtmiştim..
Muhammed=İsa=Musa..
Felâsife
08-04-2017, 01:37
Zerdüşt. ün, Eyüp ün ve Ömer Hayyam ın sorduğu soruları kim kime sorabilir. Kimden kendini ikna edecek cevaplar alabilir. Bu sorular ancak insanın insana soracağı sorulardır. Cevap ta ancak insandan alınır.
Doğrudur, cevap gene insanın kendinden olur ama tabi soru baştan yanlış olursa, akabinde ne tür bir cevap verilirse verilsin, o da yanlış olur.
Bu kadar soru soran insan, buna cevap bulmak yerine, anca soruya cevabı uydurur ki bu da insanın ilginç bir özelliğidir.
Doğrudur, cevap gene insanın kendinden olur ama tabi soru baştan yanlış olursa, akabinde ne tür bir cevap verilirse verilsin, o da yanlış olur.
Bu kadar soru soran insan, buna cevap bulmak yerine, anca soruya cevabı uydurur ki bu da insanın ilginç bir özelliğidir.
Günlük hayatımızda cevabı bulunamamış sorular vardır. Cennet, cehennem, tanrı, melek, haram, helal gibi cevabı alınamamış sorular. İşte bu sorular insanın insana sorudu ve cevap bekleyen sorulardır.
Mitolojik tanrılar bizim günlük hayatımızı meşgul etmiyor onu tarihe soruyoruz.
Coğrafyamızda yaşayan 3 kişiden 2 si bu kültürün içinde doğuyor ve ömrünü yine bu kültür içinde tamamlıyor. Yani bizim yaşamımızla direk ilgisi var.
Doğru cevap günlük yaşamız da bizi etkileyenlerdir. Bu etkileşim bizim düşünce yapılarımızı ve davranış biçimlerimizi yapılandırır.
Soruların cevabı görülüyor aslında çıplak kaldığında.
Kartopu;özellikle tanrı ve şeytan mitleri bağlamında,3 semavi dinin zerdüştlük kökenli olduğunu Turan Dursun söyler..
Turan Dursun'a katılırım..
Turan Dursun'un bu tespitini,Gerald Messadie isimli araştırmacı ''şeytanın genel tarihi'' kitabında onaylar..
Yani zerdüştlük çok önemli bir dindir..Bu din,araştırılmayı hak eden bir dindir..
Muhammed konusundaki kişisel kanımı,imzamdaki konuda belirtmiştim..
Muhammed=İsa=Musa..
Sn Ahlaksız Zedüştlükte diğer dinler kadar hayal ürünü ve saçma anlatımlarla dolu.
Ama bu günkü teknoloji ve bilimin ilerlemiş hali ile baktığında.
Bütün dinler doğduğu andaki üretim biçimi ve paylaşım şekli ile anlaşılıyor.
O günün kölesi ile bu günün kölesi arasında çok fark var ortak özellik o günde bu günde köle var.
O günün tanrısı şeytanı ile bu günün şeytanı tanrısı farklı ama her ikisi bu günde var.
Mesele onları ete kemiğe büründürmek.
İşte onun için tanrı şeytan insandır. O günde bu günde.
Ahlaksız
08-04-2017, 18:43
kartopu;''tanrı şeytan insandır'' derken;tanrı ve şeytanı insanın yarattığını söylemek istiyorsun galiba ama bu ifade hatalı..
Tanrı insandır derken,mesela Hristiyanların veya paganların öğretilerini tekrar etmiş olursun..İsa bir insandır ama tanrıdır..Sen şimdi tanrı insandır derken,bu inançlı insanların söylemlerini tekrarlamış olursun..Dionysos,Osiris,Adonis veya Mitra.Tüm bu tanrılar insandır..
Felâsife
09-04-2017, 01:44
Günlük hayatımızda cevabı bulunamamış sorular vardır. Cennet, cehennem, tanrı, melek, haram, helal gibi cevabı alınamamış sorular. İşte bu sorular insanın insana sorudu ve cevap bekleyen sorulardır.
Sorular olunca cevaplarda bulunmalıdır elbet, çünkü "cevapsızlık" insanın asla kabullenemediği, hazmedemediği bir şeydir, bundan acayip şekilde rahatsız olur. Bu geçmiştede böyleydi elbet, ne soru sorulmuşsa ona bir cevap, veya cevaplar iliştirilmiştir illaki.
Sırf cevap vermiş olmak için, cevap vermektir aslında bu.
"Vatanı kim kurtardı", "İstanbulu kim fethetti" gibi sorular ta başından yanlıştır mesela, böyle bir soruya verilen cevap ne olursa olsun o da yanlıştır.
"Bizi kim yarattı" "o niye böyle oldu, şu niye şöyle oldu vs. vs. serzenişler, feryatlarda bu yanlışı değiştirmez...
İnsan çekeceği çileye aşık olurmuş! derler, aynı bunun gibi insan da soru sormak ve buna cevap aramak sevdasına kapılmaya görsün, gözü başka bir aşk görmez artık.
Oysa hayatın kendinde soru sormak diye bir şey yok, bir kedi örneğin, soru sormadan mükemmel bir şekilde, milyonlarca yıldır, her türlü ortama da ayak uydurarak yaşıyor, ve bunu da TEK bir soru sormadan da gerçekleştirebiliyor.
Bu açıdan bakınca, hiç bir soru sormadan bu hayat yaşanabiliyorsa, onu sorularla bu kadar kaotik hale getirmek, anca insanın mahareti olsa gerektir.
Sevgiler
"Vatanı kim kurtardı", "İstanbulu kim fethetti" gibi sorular ta başından yanlıştır mesela, böyle bir soruya verilen cevap ne olursa olsun o da yanlıştır.
"Bizi kim yarattı" "o niye böyle oldu, şu niye şöyle oldu vs. vs. serzenişler, feryatlarda bu yanlışı değiştirmez..
------------------------------------
Neden yanlış ? Bu sorular hayatımızda yok mu biz yanlış dediğimizde soru ortadan kalkıyor mu ?
Örnek: İnançlılar insanı ve evreni allah yarattı diyor. İnançsızlar sa Allahı insan yarattı diyor. Bu soruda ikisinin ortak yanı yok mu her iki soruda Allah var ama biri yaratan diğeri yaratılan olarak açıklıyor.
Sonuç olarak Allah var .İşte biz onu nerede bulabiliriz diye uğraş sarfediyoruz. Soru sormadan cevap bulunmuyor.
Vatan da İstanbul da soruların cevapları yine soruların içinde gizli.
Evet soruların içinde çileler var ama bu çileyi çekmeden meraktan kurtulamaz insan. Hangi çile insana daha fazla acı verir.
Doğada insandan başka soru soran canlı yok elbet ama insan o canlıların da hayatını değiştirecek eylemlerde bulunmuyor mu. Evcilleştirme nedir. Hatta o Canlıların ticaret malzemesi olarak pazarlanmasını insan yapmıyor mu. O canlıların genetiğini insan değiştirmiyor mu. İnsan yetişebildiği doğanın her yerinde hakimiyet kuruyor
Felâsife
09-04-2017, 22:59
Neden yanlış ? Bu sorular hayatımızda yok mu biz yanlış dediğimizde soru ortadan kalkıyor mu ?
İnsanın soru sorması için bir nedene bile ihtiyacı yok esasında, her ne kadar İnançlar, İdeolojiler bunun zeminin oluştursada, artık sorularla cevaplar bir birleriyle yarış haline de girmiş durumdadırlar.
Sorulardan fazla cevaplar, cevaplardan fazla sorular var.
Neticede insan denen makinede kapanmayan-kapatma düğmesi olmayan-düşünce denen özellik var, 7/24 full mesai yapıyor bu makine ve süreklide düşünme telaşında oluyor.
O yüzden gerçekte bir şeyler düşünmesi için, veya sorular üretmesi için, bir NEDENE ihtiyacı yok, düşünmesi yetiyor.
Yani insan sorular olduğu için düşünmekten ziyade, düşündüğü içinde sorular üreten bir makinedir. Bu fazla mesaisinin sonucu olarakta, hayatı kendine adeta zehirde etmektedir.
Örnek: İnançlılar insanı ve evreni allah yarattı diyor. İnançsızlar sa Allahı insan yarattı diyor. Bu soruda ikisinin ortak yanı yok mu her iki soruda Allah var ama biri yaratan diğeri yaratılan olarak açıklıyor.
Allah üzerinde fırtına kopması onu var/yok etmez, anca var/yok olmasını ihtimal eder.
Sonuç olarak Allah var .İşte biz onu nerede bulabiliriz diye uğraş sarfediyoruz. Soru sormadan cevap bulunmuyor.
Vatan da İstanbul da soruların cevapları yine soruların içinde gizli.
Buna üste verdiğim cevaptan farklı bir şey diyemem, bu sorular doğru sorular mı, tartışılır elbet.
İşin işine sorular girince, haliyle şüphelerde girer, tasavvuf mesela bu olaya böyle bakar, "soru şüphedir, cevapta benliktir" bu ikisi de muteber addedilmez tasavvufta.
Bilmiyorsan bilmiyorsundur, bunu kabulleneceksin der... o şey (o her ne ise) keşfen yaşanmadıysa, deneyimlenmediyse, onun üzerinde FİKİR üretilmez, bu Tanrı bile olsa böyledir.
O yüzden soru sormak tasavvufta "asla ama asla" doğru değildir.
Tabi bu soru meselesi sufi kafanın meselesidir, bunu herkes böyle etsinde diyemem, ama şu da var ki; Soru üretmekten daha kolay bir şey de yoktur?
Evet soruların içinde çileler var ama bu çileyi çekmeden meraktan kurtulamaz insan. Hangi çile insana daha fazla acı verir.
Buna herkes farklı bir şeyler söyler, herkese göre değişecektir bu.
Doğada insandan başka soru soran canlı yok elbet ama insan o canlıların da hayatını değiştirecek eylemlerde bulunmuyor mu. Evcilleştirme nedir. Hatta o Canlıların ticaret malzemesi olarak pazarlanmasını insan yapmıyor mu. O canlıların genetiğini insan değiştirmiyor mu. İnsan yetişebildiği doğanın her yerinde hakimiyet kuruyor
İnsan doğayı sevmiyor, ondan nefret ediyor, :)
O yüzden de DOĞA ya ayar çekmenin derdinde, bunun başka bir açıklamasını bilmiyorum.
Zaten bu soru meselesi de buradan kaynaklanıyor, İNSAN DOĞANIN DİLİNİ ANLAMIYOR... Anlamakta istemiyor, çünkü doğa onu öldürüyor... bilinç altında bu durumdan nefret ediyor, korkuyor....
Bu panikle sorular soruyor, cevapları da gene kendi veriyor..
Hasılı ANLAMADIĞI için sorular soruyor!
Anlamış olsa niye soru sorsun... bir kedi kadar bile hayatı anlamıyor, anlamamış.
Sevgiler
Soru sorarak cevap bulunuyor veya bulunmuyor ama sormaya devam ettikçe her şey daha ileri gidiyor.
Günlük yaşamımızda başka bir gezegende insana benzer varlıklar var mı sorusu çok insanı ilgilendirmediği için çok soru da gelmiyor.
Ama Allah varmı yok mu sorularını her gün birbirimize soruyoruz. Çünkü günlük hayatımızın uzun bir bölümünü teşkil ediyor.
İnsan bu güne kadar sordu ve hala soracak gibi görünüyor.
İşte insan doğayı seviyor mu sevmiyor mu sorusu da cevap arıyor. Bir bakıyorsun bir sürü uğraş bir sürü insan bir kediyi ağaçtan indirmek için çabalıyor. Bir bakıyorsun yollarda kedi köpek ölüleri var.
İşte insan bu ne kötü denebiliyor ne iyi. Doğayı sevmeyende bu içinde yaşadığımız kapitalist sistemle insan arasındaki iletişimden kaynaklı ilişki olmaktadır bence.
İnsan yaşadığımız dünyada her şeyden çok para ile iletişim kuruyor bu yaşam biçimi onu doğanın bir parçası olduğunu unutturuyor. Zaten hızlı şehirleşme insanın doğayı tanımamasına sebep olmuştur.
Bence insan bu sistemden koptuğunda daha fazla doğallaşacaktır.
Felâsife
11-04-2017, 01:54
İnsan bu güne kadar sordu ve hala soracak gibi görünüyor.
İllaki.
Ömür biter yol bitmez misali gibi, sorularda bitmez.
Lakin bu bitmemesi, dün başka bir konuda söylemiştim (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=599242&postcount=5), bağımlılık denen illete düşürür.
Bizlerde bağımlılığa çok müsait yapıdayızdır.
Oysa soru bir araçtır, bir kaç kez kullanılır ve bırakılır, (bence bırakılması gerekir) bırakılmazsa eğer, bu araç amacında önüne geçer.
Ve o amaca ulaşılsa bile, onun bir önemi de kalmaz. Zira baskın olan şey artık bağımlılıklardır.
Hasılı soru illaki tamamen yanlış demiyorum, bunu demem hatadır, aslında çok dikkat etmemiz gereken önemlide bir şeydir.
İnsan yaşadığımız dünyada her şeyden çok para ile iletişim kuruyor bu yaşam biçimi onu doğanın bir parçası olduğunu unutturuyor. Zaten hızlı şehirleşme insanın doğayı tanımamasına sebep olmuştur.
Bence insan bu sistemden koptuğunda daha fazla doğallaşacaktır.
Dediğiniz gibi güzel şeylerde olmuyor değil, yeter ki istensin çok şeyler yapabilir insan.
Sevgiler
Sn felasife
Hayatta her şey araçtır amaç yaşamdır. İşte bu amacı daha güzel yapabilmek için araçlara ihtiyaç duyarız Soru sormak cevap aramakta bu amaç için kullanılan araçlardır.
Yaşamımız çok güzel geçiyorsa bu yaşadığımız hayatta mutlu isek tereddütlerimiz kuşkularımız yoksa sorulara ve cevaplar çok ilgi duymayız.
Ama yaşamdan zevk almıyorsak birde daha iyileri varsa görüyorsak işte ucu bucağı bitmeyen sorular ve aranan cevaplar bizi bekliyor demektir.
Felâsife
12-04-2017, 03:22
Eyvallah sevgili kartopu
Bunca sorular ve cevaplar arasında, benim açımdan güzelde sohbette oldu, teşekkür ederim.
Sevgiler.
Ben teşekkür ederim sevgili Felasife