PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İki Adet Olamayan Mucize


postalmarx
01-04-2017, 00:37
1) Kuran'da "örümceğin evi evlerin en çürüğüdür" ayeti örümcek ağının dünyadaki en kuvvetli malzemelerden biri olması mucizesini az farkla ıskalıyor.

2) "Göğe bir bak, bir çatlak görebiliyor musun? Göremezsin" ayeti karadeliklere işaret etme fırsatını kaçırıyor.

bilgivehis
01-04-2017, 14:29
1) Kuran'da "örümceğin evi evlerin en çürüğüdür" ayeti örümcek ağının dünyadaki en kuvvetli malzemelerden biri olması mucizesini az farkla ıskalıyor.

Az farkla değil, tamamen ıskalıyor, bir örümceğin, bütün avlarını, yarasa, baykuş, kelebek ve daha iri olanları o çürük denen ağ ile yakalıyor.
Daha da öte gidersek hikayeye göre onlarca insanı kandırarak muhammedi o ağ kurtarıyor.
Aslında doğruları öğrenmek için kuranın yanlışına bakmak yeterli, kuran gökten su yağıyor diyorsa bil ki o su yerden çıkmıştır :)

hoatzin
22-04-2017, 01:53
1-)Tefsircilerimiz o "çürük" kelimesini güvensizlik olarak yorumluyor ama biz gerçek anlamında yorum yapalım. Örümceğin evi gerçekten çürüktür çünkü yağmur, rüzgar gibi en hafif doğa olayında dağılabilir. Bu örümcek ağının dünyanın en kuvvetli malzemesi olması gerçeğiyle çelişmez. Hatta o kadar kuvvetlidir ki aynı kalınlıkta çelikten daha kuvvetli olduğunu duymuştum. Aslında burda kuvvet yanlış anlaşılıyor; ki mühendislikte mukavemet olarak geçer. Örümcek ağının mukavemetinin yüksek olması onun çürük olduğu gerçeğini değiştirmez.

Ayrıca ayette örümcek ağı güçsüzdür dememiş, sadece evlerin en çürüğüdür demiş. İkisi farklı şeyler.

2-) Karadelikleri çatlak olarak saymak müthiş bir yanılgı.

Karadelikler; ömrünü tamamlayn yıldızları kendi içine çökmesiyle oluşan, çekim gücü her türlü maddeyi hatta ışığı bile çekebilen gökcisimleridir. Işık bile onlardan kaçamadığı için isimleri kara olmuştur. Ama malesef ki karadelikler uzaydaki çatlaklar değildir.

postalmarx
22-04-2017, 11:27
Hayır yanlış anlaşıldım. Dediğim şuydu: Şimdi bilmiyorum hiç "kuran bilimsel mucizeleri" sunumlarını gördünmü kitaplardan sitelerden videolardan. Burada kullanılan sunum tarzı, Kuran ayetiyle bilimsel şeyleri yanyana getirme ve irtibatlandırma tarzını anlarsan göreceksin ki bu "örümcek ağı" konusu ve "gökteki çatlaklar" konusu aslında kaçan hatta ters yöne giden fırsatlardı.

Şimdi düşünsene ayet deseydi ki "özrümcek ağı evlerin en sağlamıdır". Bunu bir "bilim mucizesi" üreticisi altın değerinde görecektir. Çünkü alacaktır sayfalarca modern bilimin nasıl da örümcek ağının nasıl aslında kendi çapında çok kuvvetli bir materyal olduğuna dair şeyler yazacaktır. Birkaç tane de güzel resim koyacaktır iyice "bilimsellik" eklemek için. Sonra diyecektir ki "peygamer nasıl bilebilir örümcek ağı bu kadar aslında güçlü? ve ne diye herkesin o devirde gülüp geçeceği bir laf etsin? çünkü örümcek ağının zayıf olduğnu herkes bilir ve bu kitabı yazarken bu insanları etkilemek istediyse o zaman onların güleceği şeyleri söyler miydi?"

Aynı şekilde düşünsene Kuran "gökyüzüne bak çatlak görüyormusun göremezsin tabii çünkü çok sağlam" değil de şöyle deseydi "gökyüzüne bak, orada bazı çatlaklar var, ama onları göremezsin". Ayet bu şekilde olsaydı "aha kuranda karadelikten bahsediliyor" diye hemen üstüne atlanmaz mıydı? Karadeliklerin nasıl da uzayzaman örgüsünde bir "çatlak" gibi yorumlanacabileceğinden, görülemeyeceklerine anlatılır durulurdu. Tabii hikayeye ta 1920lerde Einstein'ın teorilerinin matematiksel çözümleriyle karadeliklerin teoride öngröüldüğü daha sonra bilmemkaç yılında tespit edilmeye başlandığı falna, belki bir iki uzay resmi. Altına aynen öyle "o devirde peygamber nasıl bilebilirdi ki uzayzaman örgüsünde çatlaklar var? Einstein'ın teorileri mi vardı yanında?" falan. Anladın işte.

hoatzin
22-04-2017, 11:35
Hayır yanlış anlaşıldım. Dediğim şuydu: Şimdi bilmiyorum hiç "kuran bilimsel mucizeleri" sunumlarını gördünmü kitaplardan sitelerden videolardan. Burada kullanılan sunum tarzı, Kuran ayetiyle bilimsel şeyleri yanyana getirme ve irtibatlandırma tarzını anlarsan göreceksin ki bu "örümcek ağı" konusu ve "gökteki çatlaklar" konusu aslında kaçan hatta ters yöne giden fırsatlardı.

Şimdi düşünsene ayet deseydi ki "özrümcek ağı evlerin en sağlamıdır". Bunu bir "bilim mucizesi" üreticisi altın değerinde görecektir. Çünkü alacaktır sayfalarca modern bilimin nasıl da örümcek ağının nasıl aslında kendi çapında çok kuvvetli bir materyal olduğuna dair şeyler yazacaktır. Birkaç tane de güzel resim koyacaktır iyice "bilimsellik" eklemek için. Sonra diyecektir ki "peygamer nasıl bilebilir örümcek ağı bu kadar aslında güçlü? ve ne diye herkesin o devirde gülüp geçeceği bir laf etsin? çünkü örümcek ağının zayıf olduğnu herkes bilir ve bu kitabı yazarken bu insanları etkilemek istediyse o zaman onların güleceği şeyleri söyler miydi?"

Aynı şekilde düşünsene Kuran "gökyüzüne bak çatlak görüyormusun göremezsin tabii çünkü çok sağlam" değil de şöyle deseydi "gökyüzüne bak, orada bazı çatlaklar var, ama onları göremezsin". Ayet bu şekilde olsaydı "aha kuranda karadelikten bahsediliyor" diye hemen üstüne atlanmaz mıydı? Karadeliklerin nasıl da uzayzaman örgüsünde bir "çatlak" gibi yorumlanacabileceğinden, görülemeyeceklerine anlatılır durulurdu. Tabii hikayeye ta 1920lerde Einstein'ın teorilerinin matematiksel çözümleriyle karadeliklerin teoride öngröüldüğü daha sonra bilmemkaç yılında tespit edilmeye başlandığı falna, belki bir iki uzay resmi. Altına aynen öyle "o devirde peygamber nasıl bilebilirdi ki uzayzaman örgüsünde çatlaklar var? Einstein'ın teorileri mi vardı yanında?" falan. Anladın işte.

Söylemeye çalıştığını çok iyi anladım. Malesef ki bu sekilde zorlama mucize iddaaları eğer ki kitapta mucizeler varsa onlarında inanırlığını düşürüyor.

Aslında ben başlık açma hakkım olduğunda bu konuyu bi başlık açarak kafamdakileri anlatmak isterim.

postalmarx
22-04-2017, 13:26
Söylemeye çalıştığını çok iyi anladım. Malesef ki bu sekilde zorlama mucize iddaaları eğer ki kitapta mucizeler varsa onlarında inanırlığını düşürüyor.

Aslında ben başlık açma hakkım olduğunda bu konuyu bi başlık açarak kafamdakileri anlatmak isterim.

Ben diyorum ki bütün mucize iddiaları bu şekilde "zorlama mucize iddiaları". Bu mucize üreticileri Kuran'ı açıp "acaba bu ayetten bir mucize çıkartabilir miyiz" niyetiyle bakıyor. Bir tane muğlak bir cümle işine gelir gibi gözükünce de diyor ki "bakın bu cümleyi sanki modern bilimi bilen birisi söylemiş gibi yorumlayınca oluyor". Tamam da bu mucize değil ki. Mucize olması demek o cümlenin modern bilimi bilmeyen eski insanlar tarafından söylenmiş gibi yorumlanınca olmaması. O zaman bu eski kitabın bu içeriğiyle varoluşunu doğal sebeplerle (yani eski insanların uydurması, halisünasyon gören peygamberler vs) ile açıklamaktan "aciz" kalmamız durumu ortaya çıkar. O zaman da bizi bu şekilde açıklayabilmekten aciz kılan şeye "aciz bırakan" manasına "mucize" denir. Kuran'da mucize olduğunu iddia edenler sadece diyor ki "bu ayeti alıp Allah yazmış gibi okursak oluyor". Tamam da mucize nerde?

hoatzin
22-04-2017, 13:41
Ben diyorum ki bütün mucize iddiaları bu şekilde "zorlama mucize iddiaları". Bu mucize üreticileri Kuran'ı açıp "acaba bu ayetten bir mucize çıkartabilir miyiz" niyetiyle bakıyor. Bir tane muğlak bir cümle işine gelir gibi gözükünce de diyor ki "bakın bu cümleyi sanki modern bilimi bilen birisi söylemiş gibi yorumlayınca oluyor". Tamam da bu mucize değil ki. Mucize olması demek o cümlenin modern bilimi bilmeyen eski insanlar tarafından söylenmiş gibi yorumlanınca olmaması. O zaman bu eski kitabın bu içeriğiyle varoluşunu doğal sebeplerle (yani eski insanların uydurması, halisünasyon gören peygamberler vs) ile açıklamaktan "aciz" kalmamız durumu ortaya çıkar. O zaman da bizi bu şekilde açıklayabilmekten aciz kılan şeye "aciz bırakan" manasına "mucize" denir. Kuran'da mucize olduğunu iddia edenler sadece diyor ki "bu ayeti alıp Allah yazmış gibi okursak oluyor". Tamam da mucize nerde?

Sanırım söylemek istediğin seyi tam olarak anlamadım. Mesela modern bilimden hiç haberi olmayan biri bu mucize iddaasındaki ayeti; günümüz mucize iddaacılarının öne sürdüğü şekilde yorumlayacak olsaydı mucize iddaası geçerli sayılırmıydı?

postalmarx
22-04-2017, 14:10
Şimdi sen ve ben aynı zamanın insanları olarak, aynı dili konuşan ve kültürü paylaşan insanlar olarak konuşuyoruz. Birbirimizle aynı dili konuşuyor olmamız demek bu dili öğrenmiş olmamız, ve bu dili öğrenmiş olmamız demek de pekçok önkabulü ve varsayımı da öğrenmiş olmamız demektir. Dilin kendi içinde bizim farkında olmadığımız kabulleri var, Kant'a bakarsan farklı şeyler, Heidegger'e bakarsan farklı şeyler söyler. Ama bu en temel seviyenin üstüne de katman katman kabuller dolmuştur. Bu kabuller en temel sosyolojik, psikolojik, politik ve nihayetinde kozmolojik ve başka kabullerdir de. Mesela "Bigbang" deyince sen işaret ettiğin koca bir fikirler ve tartışmalar bütünü var, burada pek çok bilim adamı, bu işin tarihçesi, devam eden tartışmalar var. Bu fikrin üzerinde durduğu uzay geometrisinin fikri var. Bunun kendi tarihçesi var. Sen bana herşeyi en baştan anlatmıyorsun, Bigbang diyorsun ve benim aklıma bütün bu diğer şeyler hemen geliyor ve konuşmaya bütün bu yığıntının üzerinde devam ediyoruz. İkimiz bazı temel şeylerde aynı şeyleri kabul ediyorsak bile bu "yığıntı"nın en üst katmanlarında artık insanlar ayrışıyor. Çünkü sadece dil öğrenmenin veya okulda en temel bilgileri öğrenmenin, veya sırf sokakta kulaktan dolma kültürün en temel ögelerini öğrenmenin (mesela bir krallıkta değil de bir cumhuriyette yaşadığımız gibi), ötesinde insanlar artık iyice ayrımlaşan bilgi kanallarından besleniyor, ki bu yüzden bu forum ağzına kadar siyasi, tarihsel, dinsel tartışma dolu.

Şimdi farzedelim ki sen ve ben kainata dair konuşuyoruz ve bu konuşmamız yazılı olarak binlerce sene sonraya kalıyor. Bu insanların çok farklı bir dünya anlayışı olabilir ve bizi anlamlandırmakta zorlanabilirler. Farzedelim ki ikibin sene sonraki insanlar o bu döneme dair tarihsel bilgilerini unutmuşlar bir kısım, ama bilim yine de ilerlemeye devam etmiş ve "bigbang" falanın çok ötesinde farklı şeyler konuşuyorlar. Uzay geometrisi konusunda veya herşeyde, diyelim. Ve bizim "karadelikler uzayı büküyor" falan diye bir cümlemizi alıp "bunlar ne demek istemiş" diyebilirler.

Şimdi 1400 sene önce Hz Muhammet kendi Mekkeli kardeşlerine gidip diyor ki "bakın bana melekler Allahtan mesaj getiriyor, size aynen okuyorum: ey insanlar şöyle şöyle böyle böyle.." Şimdi bu ayetler sonradan "bir kitap" olarak toplanıyor. Ve biz soruyoruz bugün acaba bunu Hz Muhammet kendi mi uydurdu yoksa hakkaten mesaj mı aldı ötelerden.

Şimdi Hz Muhammet bu ayetleri insanlara söylediği zaman insanlar bunu anlıyor değil mi? Aynı dili konuşuyorlar. Şimdi bizim merak ettiğimiz şu: Acaba bu ayetler içinde öyle şeyler var mı ki bu cümlelerde denilen şeyler o dönem dünya yüzeyinde hiç bir insanın bilemeyeceği şeyler? Çünkü böyle bir iddia var.

Bu iddiayı yapan şahıslar bize bazı ayetler getiriyorlar. Ve diyorlar ki "bakın bu ayetleri sanki Allah söylemiş gibi düşünerek okuyun, mesela diyor ki yedi kat gök, bunu Allah yazmış gibi okuyun, o zaman atmosferin katmanlarına işaret ediyordur çünkü Allah başka neyden bahsedecek?"

Biz de diyoruz ki aynı ayeti Hz Muhammet yazmış gibi okursak da o yedi kat gök o dönemin kozmolojisinde belki herkesin kulaktan dolma kabul ettiği kültürel bir genel kabuldü.

Şimdi biz mucize iddiasını kabul etmeyenler bunu ispat etmek zorunda bile değiliz. Yani ben kalkıp tarihsel araştırmalarla ispatlarla 7. yüzyıl Mekkesindeki insanların ekseriyetinin o dönem dünyanın etrafında yedi tane cam küre şeklinde gök katmanları, bu katmanların her birinde bir tane gezegenin bir melek tarafından itilmek suretiyle hareket ettirilmesi, ve bu katmanların en dışında da Allahın tahtı olduğu şeklinde bir inancı olduğunu ispat etmek zorunda bile değilim.

Burada "mucize" olduğunu iddia eden kişi Kuran'dan bir ayeti getirip bunu "Allah söylemiş gibi okursak oluyor" diye değil, "bunu Hz Muhammet söylemiş gibi söylersek bir türlü olmuyor" diye göstermeleri lazım. O zaman bütün bu tarihsel araştırmalar da gene onların sunumlarının parçası olması gerekir. Ama sunumlarında nedense en çok modern bilim var, "insana hayretler veren" bilimsel resimler grafikler datalar falan var. Burada bir göz aldatmacası var o zaman.

Mucize iddiaları hangileridir? Önce en popüleri bu "embryoloji" olanıydı. Şimdi bu "embryoloji" ayetlerini Hz Muhammet söylemiş gibi okursak, o dönemin kendi kültürel bilimsel seviyesi bağlamında anlamlandırmaya çalışsak olmuyor mu?

Veya "iki deniz karışmıyor", buna dair spekülasyon yapmaya çalışsak acaba eski insanlar nasıl böyle acaip şeyler deyip duruyordu diye, acaba ne duydular ki böyle birşeye inanıyorlardı diye, acaba birşeyler düşünemez miyiz? Hemen "o zaman mucize" mi demek durumundayız? Belki de o zamanın cahil insanlarına uzak memleketlere dair böyle acaip şeyler kulaktan kulağa oyunundaki gibi yalan yanlış ulaşıyordu. Belki uzak denizlerde canavarlar olduğunu, belki dünyanın ucundan denizin aşağı döküldüğünü düşünüyorlardı. Belki Mekke'ye ulaşan bir "haber"de uzak bir memlekette adamın birinin "karışmayan bir deniz" görmesi vardı. Veya Ortadoğuya dair çok daha eski ama belki artık kaybolmuş efsanelere göre belki Kaf Dağının ardında da deniz vardı ve bu dünyanın kendi deniziyle karışmıyordu, ne de olsa bu "Deniz" olayı ta sümerlere kadar gider. Tiamat deniz değil midir? Tevrat'ta da Allahın ruhu enginin yüzü üzerinde yüzmüyor muydu en başta? VE Allah "suları sulardan" ayırmadı mı? Dünyayı böyle yaratmadı mı? Demek ki bu kozmik deniz, Okeanos hala orada dünyanın ucunun ötesinde, "Kaf dağının" ardında duruyor vs. Şimdi spekülasyon yapsan biter mi? NE diye hemen "mucize"? Ya niyet bozuk yani kandırma niyeti var, ya da bir aptallık var. Haksız mıyım?

hoatzin
22-04-2017, 17:12
Büyük oranda haklısınız ancak;

Bir inanç sisteminin inanmak denen olguyla çelişmemesi gerekir; kendisine sorulan neden, niçin, nasıl sorularına dinin doğruluğuna dair deliller getirmesi gerekir. Fakat dikkat ederseniz kanıtlar değil deliller. Zira kanıtın olduğu yerde seçim yoktur.

Şimdi doğrudan anlatılanlar Hz. Muhammedin söylemiş olduğunda olmaması şeklinde söylenseydi bu kesin kanıta tekabül ederdi, seçim ortadan kalkardı.

Bu şekilde Hz. Muhammedin kesinlikle bilemeyeceği diğer gezegenler, dünyanın yuvarlaklığı(iddia edildigi gibi kitapta buna ters ifadeler yoktur, daglarin filan serilmis olmasindan, serilmek ifadesinden duzluk cikartilamaz) detaylardan bahsetmenin bizi nereye götüreceğini iyi görmek gerekir.

Delil görmek isteyene Kur'an evrenin genişlemesi, embriyoloji ve denizlerin karışmaması gibi deliller bulunur. Ama bunlar açık birer kanıt değildirler. Evren yerine gökler denilerek, embriyo yerine alaka ifadesinin kullanılmasıyla seçim kapısı açık bırakılmıştır. İnsanlar okuduklarında ikna olabilirler yada olmazlar. Ancak önceden de dediğim gibi kesin kanıt sunulmuş olsaydı seçime yer bırakmazdı.

postalmarx
22-04-2017, 17:16
Kardeş ortada bir "mucize" var mı yok mu? "Mucize" demek insanı açıklamaktan aciz bırakan demektir. Sadece doğaüstü şeylerle açıklanabilen şey demektir. Bu kitap mucize mi değil mi?

Eğer ortada mucize falan yoksa ne diye "mucize" "mucize" diye laflar dolaşıyor?

Ne diye "Kaptan Kusto müslüman oldu" diye hikayeler dolaşıyor?

Bunları kim uyduruyor? Niye uyduruyor? Bu nasıl bir dindir? Ne diye bu kadar yalana dolana ihtiyacı var bu dinin?

Tekrar soruyorum, samimi cevap verirsen, ki son yazdıklarına bakılırsa olumsuz bir cevap vereceksin: Kuran bir "mucize" midir? Açıklamaktan bizi aciz mi bırakıyor? Yoksa ortada bir yorum tercihi ve senin deyiminle "seçim" durumu mu var?

hoatzin
22-04-2017, 17:31
Kardeş ortada bir "mucize" var mı yok mu? "Mucize" demek insanı açıklamaktan aciz bırakan demektir. Sadece doğaüstü şeylerle açıklanabilen şey demektir. Bu kitap mucize mi değil mi?

Eğer ortada mucize falan yoksa ne diye "mucize" "mucize" diye laflar dolaşıyor?

Ne diye "Kaptan Kusto müslüman oldu" diye hikayeler dolaşıyor?

Bunları kim uyduruyor? Niye uyduruyor? Bu nasıl bir dindir? Ne diye bu kadar yalana dolana ihtiyacı var bu dinin?

Tekrar soruyorum, samimi cevap verirsen, ki son yazdıklarına bakılırsa olumsuz bir cevap vereceksin: Kuran bir "mucize" midir? Açıklamaktan bizi aciz mi bırakıyor? Yoksa ortada bir yorum tercihi ve senin deyiminle "seçim" durumu mu var?

"Kaptan kusto müslüman oldu" diye hikayeleri Harun Yahya gibiler uyduruyor. Cemaatlerinin devamı ve daha fazla para için uyduruyorlar. Peki bu dinin bu yalanlara ihtiyacı var mı? Tabiki hayır.

Soruna dönecek olursak. Evet kitapta mucizeler vardır, ancak görmek isteyenler için mucizeler vardır. Görmek isteyen görür ibret alır, görmek istemeyen görmez.

Bu süreç tam olarak dinin seçime izin vermesi sartını sağlayarak dinden bağımsız olarak ilerler.

postalmarx
22-04-2017, 17:42
"Mucize" demek insanı açıklamaktan aciz bırakan şey demektir. Kuran bir kitap olarak önümüzde duruyor, aynı piramitler gibi, eskiden kalma birşey (metninden bahsedersek sadece, mushafın kendisi değil). Bu metnin varlığını doğal sebeplerle açıklamaktan aciz miyiz? Bu kitap bizi aciz bırakıyor mu? Çünkü doğal açıklama imkanı tükenince artık son çare olarak insan doğaüstü açıklamalara sıra geldiğini görür. Bu durum, yani artık son çare olarak doğaüstü açıklamalara dönme haline "mucize" denir.

Yani burada objektif olarak mucizelik durumu vardır veya yoktur. "Sana göre", "bana göre"si yok ki bunun. "Böyle bakarsan mucize, böyle bakmassan mucize değil" diye birşey olamaz ki. Bir şeyin mucize olması için o şeyin oluşumunu doğal sebeplerle açıklamanın imkansız olması lazım. "Böyle bakarsan mucize" ne demek? O demektir ki "bu ayete Allah yazmış gibi bakarsan, yani Allah yazmış gibi okursak o zaman bu ayeti modern bilimin bilgi ufku dahilinde yorumlamak serbest olur, ve o zaman böyle yorumlayabiliriz". Tamam biz aksini demiyoruz ki. Ben hatta diyorum ki insan uğraşsa bunu Alis Harikalar Diyarında kitabı için de yapar. Her metin için yapabilir. Tamamen insanın yorumlama, uydurma kabiliyetine bakıyor.

"Böyle bakarsan mucize" değil onun ismi. Onun ismi: "böyle bakarsan Allah yazmış gibi görünüyor." Ama zaten "böyle bakmak" "Allah yazmış gibi bakmak" değil miydi? Çünkü ya Allah yazmış gibi bakarız ya da Hz Muhammet halüsinasyon görmüş ve kendi uydurmuş diye bakarız. O zaman "Allah yazmış gibi bakınca Allah yazmış gibi görünüyor" sonucu çıkmış olmaz mı? Bu ilginç birşey mi? Buna totoloji denir. Bilimsel mucizeler argümanı mantıksal form olarak döngüsel bir forma sahip olduğundan ortaya bu totoloji çıkıyor. Totolojiler mantıken de doğrudur. E napalım?

Tekrar soruyorum arkadaşım. Kuran mucize midir, değil midir? Açıklamaktan bizi aciz bırakıyor mu, bırakmıyor mu?

postalmarx
23-04-2017, 09:46
Yukardaki tartışmamda hoatzin arkadaşımız:
http://i.imgur.com/3gdnbaF.jpg

hoatzin
23-04-2017, 11:28
Yukardaki tartışmamda hoatzin arkadaşımız:
http://i.imgur.com/3gdnbaF.jpg

Mucize insanı açıklamaktan aciz bırakan demeketir. Benim açıklayamadığım bir şeyi siz açıklayabilirsiniz yada sizin açıklayamadığınızı ben.

Yine aynı şekilde bugün açıklanamayan birşeyi 100 yıl sonra bilim açıklayabilir. Bu noktada tekrar kime göre neye göre mucize diye sorabiliriz.

Eğer ki gök yüzünde birden bire " la ilehe illallah" yazsaydı, yada Kur'an da bilem kaç ışık yılı uzaktaki gök cisminden açıkca bahsedilseydi?

Kur'an da kuzey ve güney kutbundan bahsetseydi, dünya 23" 27' eksen eğikliğine sahiptir deseydi?

Bunlar kesinlikle mucize olurdu ve hepimiz anında iman ederdik öyle değil mi?

Peki bu şekilde mucizeler beklemek inanç sisteminin inanmak denen olguyla çelişmesi anlamına gelmezmiydi? Tekrar ediyorum bu şekilde mucizeler beklemek bizi yanlış noktalara götürür. Bunlar kesin kanıta tekabül edip seçim şansını ortadan kaldırırdı. Buda inanç sisteminin kendisiyle çelişmesine sebep olurdu. Adı üstünde inanç sistemi.

Kur'an kendi içinde bu konuda tutarlı davranıyor. Gelin size bir kaç örnekle açıklama yapıyım;

"Yemin olsun ki, biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanlara ateş taneleri yaptık. O şeytanlar için çılgın ateş azabını da hazırladık."(Mülk Suresi - 5. ayet)

Ben bu ayetten yıldızların tıpkı güneş gibi cehennemi andıran ateşli yapıda olduğunu anlarım, siz ise Kur'an yıldızları ve astreoidleri şeytanlara atıyor anlarsınız.

"O size, o yeşil ağaçtan bir ateş oluşturdu da siz ondan tutuşturup duruyorsunuz."(Yasin Suresi - 80. ayet)

Siz bu ayetten bir odunu yakarak ateş elde etmeyi anlarsınız, ben yeşil vurgusundan yola çıkarak klorofil algılarım. Yeşil ağaçlardan oluşan ateş tabirini oksijen olarak anlarım zira oksijenin olmadığı yerde ateş yanmaz. Siz ondan tutuşuyorsunuz cümlesini solunum sayesinde besinlerin oksijen ile yakılmasını anlarım.

Bakın yine size en çok etkilendiğim surelerin birinden geniş açıklamalı örnek veriyim;

"Ebû Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu. Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı. O, bir alevli ateşe girecektir. Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu hâlde sırtında odun taşıyarak karısı da"( Tebbet Suresi)

Siz burdan Allah'ın kendi yarattığı bir insana lanet ettiğini anlarsınız. Ben ne anlarım biliyormusunuz?

O an hala yaşamakta olan bir insanın asla tövbe etmeyeceği ve kendisine yapılan o kadar teklife rağmen müslüman olmadan öleceğini anlarım. Önceden müslümanlara kötü gözle bakmasına rağmen, belki de onlara karşı savaşmasına rağmen müslüman olan yüzlerce hatta binlerce insan varken, Ebu Leheb'in bunlardan biri olamayacağı anlarım. Derim ki eğer ki Ebu Leheb sonradan müslüman olsaydı Kur'anın bütün sistemi çökerdi.

Ama siz bu noktada tabiki yeni ayet inip durum telafi edilirdi deme hakkına sahipsiniz.

Sonuca gelirsek; eğer ki bu konulardan sizin istediğiniz şekille Muhammed söylemiş olduğunda olmaması şeklinde bahsedilseydi apaçık kanıta tekabül edip seçim sansını ortadan kaldırırdı. Buda inanç sisteminin kendisiyle çelişmesine neden olurdu.

İnanmak isteyenlere kanıt değil delil gösteriliyor. Görmek isteyenler delilleri görüp ibret alıyor görmek istemeyenler görmüyor.

Bu süreç tam da Kur'an da bahsedildiği şekilde Kur'an dan bağımsız olarak ilerliyor.

postalmarx
23-04-2017, 12:27
Eğer ki gök yüzünde birden bire " la ilehe illallah" yazsaydı, yada Kur'an da bilem kaç ışık yılı uzaktaki gök cisminden açıkca bahsedilseydi?

Kur'an da kuzey ve güney kutbundan bahsetseydi, dünya 23" 27' eksen eğikliğine sahiptir deseydi?

Güzel örnekler. Kuran'da gerçekten de bilimsel mucizeler olabilirdi. Mesela deseydi ki açık açık "sizi 4 milyon sene önce maymunlardan yarattık", veya "sizin saydığınızla 14 milyar sene önce bu kainatı, 4 buçuk milyar yıl önce de üzerinde yaşadığınız gezegeni yarattık" veya "nimetimizi hatırlayın, hani 65 milyon sene önce bir meteor gönderip dinazorları yoketmiştik de sizin fare büyüklüğünde olan memeli atalarınıza kalmıştı dünya", böyle şeyler yazsa dersin ki "oha lan noluyor 1400 sene öncesinden". Ama malesef bu ölçekte birşey yok değil mi? Var mı?

hoatzin
23-04-2017, 13:45
Güzel örnekler. Kuran'da gerçekten de bilimsel mucizeler olabilirdi. Mesela deseydi ki açık açık "sizi 4 milyon sene önce maymunlardan yarattık", veya "sizin saydığınızla 14 milyar sene önce bu kainatı, 4 buçuk milyar yıl önce de üzerinde yaşadığınız gezegeni yarattık" veya "nimetimizi hatırlayın, hani 65 milyon sene önce bir meteor gönderip dinazorları yoketmiştik de sizin fare büyüklüğünde olan memeli atalarınıza kalmıştı dünya", böyle şeyler yazsa dersin ki "oha lan noluyor 1400 sene öncesinden". Ama malesef bu ölçekte birşey yok değil mi? Var mı?

Evet sizin istediğiniz ölçekte birşey yok. Beklediğiniz cevap buysa işte duydunuz.

Ancak size; sizin tabirinizle "mucize" aramanın neden yanlış olduğunu açıklamaya çalıştım. Ama dikkat ederseniz mucize değil sizin tabirinizle mucize.

postalmarx
23-04-2017, 14:07
Evet sizin istediğiniz ölçekte birşey yok. Beklediğiniz cevap buysa işte duydunuz.

Ancak size; sizin tabirinizle "mucize" aramanın neden yanlış olduğunu açıklamaya çalıştım. Ama dikkat ederseniz mucize değil sizin tabirinizle mucize.

Arkadaşım bunu bize değil habire "mucize" üretenlere anlatacaksın. Bak Caner Taslaman bile sitesinde bir tane bilimsel makale yazmış, 3 tane daha sağlam mucize, 3 tane de "eh işte" mucize olduğunu iddia ediyor. Bir tane de piyasada Kuranın Mucizeleri mi öyle bir kitap "by Kuran Araştırmaları Merkezi". Ve (her nedense???) imza olmasa bile Caner Taslaman'ın argümanları kendini belli ediyor. "Çölde saklanan teleskop" gibi benzetmeler değişmiyor. Şimdi yakışıyor mu siz söyleyin.

Hadi anlarız 70lerde Suudi kralının kişisel doktoru Maurice Bucaille falan belki Arap kültürüne hayranlıktan veya kendisi zaten "piramitleri uzaylılar mı yaptı" tadında mistik birşeylere inanmaya teşne olduğundan bu mucize işini ilk icat ettikten sonra Arap şeyhleri bunda altın madeni görüp, hemen bu işe yatırım yapmaya başlamış olabilirler. Mesela o adam sakalını kınayla kırmızıya boyuyor, ve hadislerden AIDS'e mi kansere mi ne çare bulduğunu söylüyor ama dünyaya açıklamıyormuş. Bu adam 1980lerde bu iş için gitmiş krala planı anlatmış, bir sürü Arap petrol parasını alıp Pakistanda (çünkü bu pis cenabet yabancı kafirleri kalkıp kutsal Arap toprağında ağırlayacak halleri yok) bir toplantı seminer toplamış, Amerikadan Avrupadan Japonyadan falan beş-on tane bilim adamı toplayıp sonra bunların her birine 10 bin dolarlık altın saatler, yemekler ağırlamalar falan, sonra röportajlar sunumlar ve bir belgesel, bu biimadamına soruyorlar "kuranda böyle deniyor ne diyorsunuz" o da diyor "vay be". Tüm bu sunum ingilizce nihayetinde üretilen "belgesel" ve bu belgeselin internet çağında site olarak sunum şekli ve tarzından anlaşılıyor ki hedef kitle batılılar.

Ve hatta bir tanesi öyle bir ikna olmuş ki $$$, ismi neydi şu kanadalı emrbyolog olan, Keith Moore! Gidiyor bir tane bilimsel makale yazıyor! Kuran'daki embryoloji mucizesi için! Bu bilimsel makaleyi de tabi şanına yakışır bir bilimsel mecmuada, "islamic medicine journal" gibi birşey de yayınlatıyor!

Makaleyi görmek ve metota bilime hayran olmak lazım! Çiğnenmiş bir pembe ciklet ile emrbyo resmini yanyana karşılaştırmalar falan. Akıl almaz şeyler.

Tabi bu kadar "ikna" $$$$ olmasına rağmen mucizeler olduğuna kuranda, nedense herif müslüman olmayı düşünmemiş. Nasıl bir ikna olmak, mucizelere $$$ tanıklık etmek ise artık.

Batılıar "bilim" in otoritesine saygı duyar, ve işte "bilim adamları" böyle diyor!! Ne kadar basit değil mi? Üç kaat bir para.

Çünkü BAtılılar İslamı bir duysalar sürüler halinde hidayete koşacaklar zaten. Yani en azından 1980lerde biz öyle zannediyormuşuz, şu an Batılılar islamı GAYET İYİ duydular. Onları engelleyen tek şey islamı bilmiyor oluşlarıymış ama o zamanlar demek ki! Ve islamın doğru olduğu kesin olduğu için onları böyle biraz aldatmaca ile hidayete getirsek ne olur değil mi?

Sonradan 5 sene önce falan yotube'de bir tanesi gitti bu belgeselde bulunmuş bilim adamlarının üç beş tanesini bulup röportaj yapıyor ve bunlar youtubede bulunabilir. Adamlar diyor ki "bizim dediğimizin birazını aldılar, birazını değiştirdiler, editlemişler, bize hediyeler verdiler, biz tam anlamadık napmak istiyorlar, sahtekarlık işte" falan.

Ayıptır ya. Bu nasıl bir dindir kardeşim.

Gidin önce dininizi düzeltin, kendi içinizdeki bu şarlatanlara (ve başka şeylere de) bir "dur" deyin. "Adam olun" deyin. "Rezil ediyonuz bizi" deyin. Ondan sonra gelin bize sorun ne diye biz islamın bu mucize iddiaları için sahtekarlık diyoruz diye. Biz napalım? Doğruya eğri mi diyelim?

Sonuçta bizim kültürümüz değil mi rezil olan? Bu aptallık kaç sene giderdi ki zaten? 10 sene gitmedi. İnternet çağında nolabilirdi ki? Ama rezil olduğuyla kaldı bu kültür ve bu din. Köylü kurnazlığı ile zaten nereye kadar. Biraz ciddiyet ya.

hoatzin
23-04-2017, 15:47
Arkadaşım bunu bize değil habire "mucize" üretenlere anlatacaksın. Bak Caner Taslaman bile sitesinde bir tane bilimsel makale yazmış, 3 tane daha sağlam mucize, 3 tane de "eh işte" mucize olduğunu iddia ediyor. Bir tane de piyasada Kuranın Mucizeleri mi öyle bir kitap "by Kuran Araştırmaları Merkezi". Ve (her nedense???) imza olmasa bile Caner Taslaman'ın argümanları kendini belli ediyor. "Çölde saklanan teleskop" gibi benzetmeler değişmiyor. Şimdi yakışıyor mu siz söyleyin.

Hadi anlarız 70lerde Suudi kralının kişisel doktoru Maurice Bucaille falan belki Arap kültürüne hayranlıktan veya kendisi zaten "piramitleri uzaylılar mı yaptı" tadında mistik birşeylere inanmaya teşne olduğundan bu mucize işini ilk icat ettikten sonra Arap şeyhleri bunda altın madeni görüp, hemen bu işe yatırım yapmaya başlamış olabilirler. Mesela o adam sakalını kınayla kırmızıya boyuyor, ve hadislerden AIDS'e mi kansere mi ne çare bulduğunu söylüyor ama dünyaya açıklamıyormuş. Bu adam 1980lerde bu iş için gitmiş krala planı anlatmış, bir sürü Arap petrol parasını alıp Pakistanda (çünkü bu pis cenabet yabancı kafirleri kalkıp kutsal Arap toprağında ağırlayacak halleri yok) bir toplantı seminer toplamış, Amerikadan Avrupadan Japonyadan falan beş-on tane bilim adamı toplayıp sonra bunların her birine 10 bin dolarlık altın saatler, yemekler ağırlamalar falan, sonra röportajlar sunumlar ve bir belgesel, bu biimadamına soruyorlar "kuranda böyle deniyor ne diyorsunuz" o da diyor "vay be". Tüm bu sunum ingilizce nihayetinde üretilen "belgesel" ve bu belgeselin internet çağında site olarak sunum şekli ve tarzından anlaşılıyor ki hedef kitle batılılar.

Ve hatta bir tanesi öyle bir ikna olmuş ki $$$, ismi neydi şu kanadalı emrbyolog olan, Keith Moore! Gidiyor bir tane bilimsel makale yazıyor! Kuran'daki embryoloji mucizesi için! Bu bilimsel makaleyi de tabi şanına yakışır bir bilimsel mecmuada, "islamic medicine journal" gibi birşey de yayınlatıyor!

Makaleyi görmek ve metota bilime hayran olmak lazım! Çiğnenmiş bir pembe ciklet ile emrbyo resmini yanyana karşılaştırmalar falan. Akıl almaz şeyler.

Tabi bu kadar "ikna" $$$$ olmasına rağmen mucizeler olduğuna kuranda, nedense herif müslüman olmayı düşünmemiş. Nasıl bir ikna olmak, mucizelere $$$ tanıklık etmek ise artık.

Batılıar "bilim" in otoritesine saygı duyar, ve işte "bilim adamları" böyle diyor!! Ne kadar basit değil mi? Üç kaat bir para.

Çünkü BAtılılar İslamı bir duysalar sürüler halinde hidayete koşacaklar zaten. Yani en azından 1980lerde biz öyle zannediyormuşuz, şu an Batılılar islamı GAYET İYİ duydular. Onları engelleyen tek şey islamı bilmiyor oluşlarıymış ama o zamanlar demek ki! Ve islamın doğru olduğu kesin olduğu için onları böyle biraz aldatmaca ile hidayete getirsek ne olur değil mi?

Sonradan 5 sene önce falan yotube'de bir tanesi gitti bu belgeselde bulunmuş bilim adamlarının üç beş tanesini bulup röportaj yapıyor ve bunlar youtubede bulunabilir. Adamlar diyor ki "bizim dediğimizin birazını aldılar, birazını değiştirdiler, editlemişler, bize hediyeler verdiler, biz tam anlamadık napmak istiyorlar, sahtekarlık işte" falan.

Ayıptır ya. Bu nasıl bir dindir kardeşim.

Gidin önce dininizi düzeltin, kendi içinizdeki bu şarlatanlara (ve başka şeylere de) bir "dur" deyin. "Adam olun" deyin. "Rezil ediyonuz bizi" deyin. Ondan sonra gelin bize sorun ne diye biz islamın bu mucize iddiaları için sahtekarlık diyoruz diye. Biz napalım? Doğruya eğri mi diyelim?

Sonuçta bizim kültürümüz değil mi rezil olan? Bu aptallık kaç sene giderdi ki zaten? 10 sene gitmedi. İnternet çağında nolabilirdi ki? Ama rezil olduğuyla kaldı bu kültür ve bu din. Köylü kurnazlığı ile zaten nereye kadar. Biraz ciddiyet ya.

Evet Caner Taslaman'ın çölde saklanan teleskop ifadesini kullandığı makale şu ayete dayanıyor;

ve göğü kuvvetimizle kurduk, muhakkak ki onu genişletmekteyiz. (Zariyat Suresi 47. ayet)

Yine aynı şekilde bu sizin tabirinizle mucize değilken benim mucize anlayışımla mucizedir. Caner Taslaman'ın bunu çöldeki teleskop benzetmesiyle anlatmasından neden rahatsız oluyorsunuz?

Aynı soruyu bende sorabilirim. Muhammed peygamber evrenin genişlediğini nasıl bilebilirdi?

Daha önce söylemiş olduğum gibi bu bir delildir, kanıt değil. Ben ve Caner Taslaman için mucize iken sizin için değildir.

Şarlatanlardan çok bahsedemiycem bu konuda çok haklısınız ama bunu dine yamamak ne kadar doğru. Bir takım şarlatanlar dini kullanarak çıkar elde ediyorsa bunda dinin suçu nedir? Anladığım kadarıyla sizin pek sevmediğiniz Caner Taslaman bu hatayı felsefedeki "korkuluk hatası" şeklinde çok güzel tanımlar.

Ayrıca araştırmalar gösteriyor ki "Gerçek İslam" dinini öğrenen batı İslama koşmasada olumlu bakıyor. Bunu araştırmalarda göreblirsiniz;

http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39127472

Şimdi birazda Maurice Bucaille hakkında konuşalım. Kendisinin arap kültürüne olan hayranlığından ve para düşkünlüğünden bahsetmişşiniz. Acaba bu sizin İslam dinine olan ön yargınız sebebiyle olabilir mi? Durun ben bu adamın neden şarlatan olduğunu söyliyim. Mısır yazıtlarında Haman isminin geçtiğini iddaa etmesi öyle değilmi?

http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=307427&postcount=6&jdfwkey=ictnh

Bakın ne güzelde idda edilmiş Maurice Bucaillenin şarlatan olduğu. Dr. Jürgen Osing çalışmalarında onun haman olmadığını haman-hetep olduğunu söylemiş. Peki Dr. Osing daha sonra ne demiş biliyormusunuz? Gelin ben size olayın devamını anlatıyım.

2009 yılında Adam Silverstein "Jerusalem Studies In Arabic And Islam" kitabının "Haman's Translation From Jahiliyya to İslam" isimli bölümünde bu konuya değinir. Tabiki Dr. Osing ile de konuşur. Dr. Osing geçen sürede Maurice Bucaillenin kitabına da göz atmıştır.

Sonuç mu?

Dr. Osing Maurice Bucaille nin iddaasının zorlama olmadığını, hmn-h isminde h kısmının sonradan eklenmiş olabileceği; o isin Haman olarak yorumlanmasının son derece mümkün olduğunu ama yinede kesinliği olmadığını söyler.

Bu yine benim için bir delilken sizin için delil olmaktan uzak olabilir.

Birazda Dr. Keith Moore'dan bahsedelim;

Bilindiği üzere embriyoloji mucizesinden bahseder bu doktor. Peki doktorun yalancı, şarlatan iddası neye dayanıyor?

https://mucizeyalanlari.wordpress.com/2013/05/23/kurandaki-embriyoloji/

Bakın ne güzelde şarlatan ilan edilmiş Dr. Moore. Ama Dr. Moore gerçekten şarlatan mı hiç sanmam.

Kaynak olarak Dr. Lactantius'un 1999 tarihli "Embryology in the Qur'an" isimli İngilizce makalesi gösterilmiş. Makalede Kur'an ın embriyoloji anlatımının son derece hatalı olduğu söylenmiş.

Hemen bakıyoruz internetten böyle bir makale varmıymış, ne yazmış. O da nesi? Makaleye ulaşılamıyor. Neden çünkü öyle bir makale yok. Hatta biraz daha ileri gidelim Dr. Lactantius diye bir doktor yok piyasada.

postalmarx
23-04-2017, 19:40
Evet Caner Taslaman'ın çölde saklanan teleskop ifadesini kullandığı makale şu ayete dayanıyor;

ve göğü kuvvetimizle kurduk, muhakkak ki onu genişletmekteyiz. (Zariyat Suresi 47. ayet)

Yine aynı şekilde bu sizin tabirinizle mucize değilken benim mucize anlayışımla mucizedir. Caner Taslaman'ın bunu çöldeki teleskop benzetmesiyle anlatmasından neden rahatsız oluyorsunuz?

Şimdi arkadaşım. Ben Caner Taslaman'ın ne dediğinden niye rahatsız olayım, bana ne? Ama kendisi rahatsız oluyor heralde ki Kuran Mucizeleri kitabına adını yazmaya çekinmiş baksana. "Kuran Araştırmaları Merkezi" diye birşey imzalamış kitabı. Ne diye adını bu kitaba koymaktan çekinmiş? Belki de kendi bile bu zırvalara bu kadar çok inanmıyor. Ya da çok uyduruk "deliller" olduğunu düşünüyor bunların. Yoksa ne diye hakikatten utansın ki?

Şimdi eleştirim şu şekilde. Diyorsunuz ki "mucize" olayını şarlatanlar abartıyor, aslında yok falan. Ama Taslaman gibi bir felsefe profesörü bile bunlara inanıyor ve imzasını koymadan kitaplarla bunu yayıyor. Yaysın ama ismini niye saklıyor? Ve koca felsefe profesörüne yakışıyor mu? Hani bu işi şarlatanlar yapıyordu? Hani Harun Yahya gibiler bu yalanları uyduruyordu? Hani yukarda itiraf ettiğiniz gibi ortada "mucize" falan yoktu? Taslaman'ın imzasız kitabının başlığında "mucize" kelimesi geçiyor ama. Bu noluyor?

İkinci olarak konuyu dağıtmış oluyoruz biraz ama, bu ayetin böyle dediği biraz ihtilaflı. Bu şekilde çevirenler olduğu gibi başka türlü çevirenler de var bu ayeti. Ve hatta diyanet mealinin son versiyonunda bu şekilde çevrilmiyor. Caner Taslaman bir filozof olduğuna göre ve Arapça Kuran çevirme uzmanı olmadığına göre, Diyanet bu konuda daha uzman ve güvenilir olduğuna göre, ben ne diye Taslaman'ın çevirisini Diyanet'inkine tercih edeyim? Ve ne diye siz bu çeviri ihtilafı yokmuş gibi yapıyorsunuz da "şu ayet" diye kendi tercih ettiğiniz çeviriyle devam ediyorsunuz? İnsanları kandırmaya gerek yok. En azından şöyle yazmalısınız: "Şu ayete dayanıyor (bazı meallere göre)" diye ihtilaflı bir durum olduğunu belirtmelisiniz.

Şimdi birazda Maurice Bucaille hakkında konuşalım. Kendisinin arap kültürüne olan hayranlığından ve para düşkünlüğünden bahsetmişşiniz. Acaba bu sizin İslam dinine olan ön yargınız sebebiyle olabilir mi? Durun ben bu adamın neden şarlatan olduğunu söyliyim. Mısır yazıtlarında Haman isminin geçtiğini iddaa etmesi öyle değilmi?

Ben sadece şunu dedim: Bu mucize zırvalarını Bucaille gibi acaip tipler uydursa, Şeyh Zindani gibi adamlar bunu Suud parasıyla bir propaganda "belgeseli" haline getirse tamam diyecez, bu adamların çapı bu, veya zaten ne beklersin bunlardan deriz. Ama Felsefe profesörü Dr Caner Taslaman'a yakışıyor mu? Soru buydu.

Bucaille'ın ben ne diye kalkıp bu konularda böyle araştırmalara girdiğini bilemem ama tahmin etmem gerekirse bu yukarda dediğimiz şeyler aklımıza gelir. Çünkü bu adamın veya Keith Moore'un mesela bir Cat Stevens gibi hayatını değiştirip, ismini değiştirip, yaşam tarzını komple değiştirip hayatını islamı yaşamaya ve anlatmaya adamış olduklarını görmüyoruz. Bu iki adam nasıl inanıyor ki Kuran'da mucizeler var ama Müslüman olmuyorlar? Açıklama gerektiren bir durum değil mi? O zaman insanın aklına Şeyh Zindani gibilerin bu adamların bu tarz kuran mucizesi "bilimsel" araştırmalarınını "desteklemek" için yüklü miktarda burs hediyeleri vermesi gibi şeyler gelmesi doğal değil mi?

Haman olayı da şöyle. Hz Muhammet'in duyduğu Yahudi hikayeleri ya ona karışık şekilde gelmiş ya da kendisi karıştırmış. Çünkü Firavun başka Yahudi hikayesinin kahramanı, Haman başka Yahudi hikayesinin. Haman ve Firavun bir kere ne aynı çağda yaşamışlar ne de aynı ülkede. Benim bildiğim Haman Yahudi hikayelerinde ya Pers ya Babil ülkesinde bir kral veya vezir gibi birşey. Yıllar önce bakmıştım bu konulara aklımda kalan bu. Tekrar bakılabilir ama değmez. Sonuçta Maurice Bucaille'ın "mucize" çıkardığı yerde aslında açık bir tarihsel hata var.

Kaynak olarak Dr. Lactantius'un 1999 tarihli "Embryology in the Qur'an" isimli İngilizce makalesi gösterilmiş. Makalede Kur'an ın embriyoloji anlatımının son derece hatalı olduğu söylenmiş.

Linkini verdiğiniz Wordpress blogundan haberim yok. Ben "Dr Lactantius" diye birini de duymadım. Ama ben Keith Moore imzalı "islamic medical journal" gibi bir sanırım Malezya falan merkezli "bilimsel" mecmuada böyle bir "bilimsel" makale gördüm. Kendim bunu gördüm internette ve okudum. Ciklet resmiyle fetus resmini yanyana koymuş karşılaştırıyor. Ciddi bu. Bu blogda belki yanlış link koymuşlardır. Ben o blogdan öğrenmedim bu konuyu. Wikiislam'a falan bak. Orda vardır. "Keith moore science miracle" falan arat, çıkar bir sürü şey. Ben uğraşamam.

Konu bu bile değil. Konu şu: nedir bu rezalet?

Natan
23-04-2017, 20:02
Konu nedir peki postal;

Evrensele yaptigin hakaretler mi ?

Gerici taslaman'a hak ettigini ifade ediyorsun.
Peki baskalarina niye saydirdin?

hoatzin
24-04-2017, 03:37
Şimdi arkadaşım. Ben Caner Taslaman'ın ne dediğinden niye rahatsız olayım, bana ne? Ama kendisi rahatsız oluyor heralde ki Kuran Mucizeleri kitabına adını yazmaya çekinmiş baksana. "Kuran Araştırmaları Merkezi" diye birşey imzalamış kitabı. Ne diye adını bu kitaba koymaktan çekinmiş? Belki de kendi bile bu zırvalara bu kadar çok inanmıyor. Ya da çok uyduruk "deliller" olduğunu düşünüyor bunların. Yoksa ne diye hakikatten utansın ki?

Şimdi eleştirim şu şekilde. Diyorsunuz ki "mucize" olayını şarlatanlar abartıyor, aslında yok falan. Ama Taslaman gibi bir felsefe profesörü bile bunlara inanıyor ve imzasını koymadan kitaplarla bunu yayıyor. Yaysın ama ismini niye saklıyor? Ve koca felsefe profesörüne yakışıyor mu? Hani bu işi şarlatanlar yapıyordu? Hani Harun Yahya gibiler bu yalanları uyduruyordu? Hani yukarda itiraf ettiğiniz gibi ortada "mucize" falan yoktu? Taslaman'ın imzasız kitabının başlığında "mucize" kelimesi geçiyor ama. Bu noluyor?

İkinci olarak konuyu dağıtmış oluyoruz biraz ama, bu ayetin böyle dediği biraz ihtilaflı. Bu şekilde çevirenler olduğu gibi başka türlü çevirenler de var bu ayeti. Ve hatta diyanet mealinin son versiyonunda bu şekilde çevrilmiyor. Caner Taslaman bir filozof olduğuna göre ve Arapça Kuran çevirme uzmanı olmadığına göre, Diyanet bu konuda daha uzman ve güvenilir olduğuna göre, ben ne diye Taslaman'ın çevirisini Diyanet'inkine tercih edeyim? Ve ne diye siz bu çeviri ihtilafı yokmuş gibi yapıyorsunuz da "şu ayet" diye kendi tercih ettiğiniz çeviriyle devam ediyorsunuz? İnsanları kandırmaya gerek yok. En azından şöyle yazmalısınız: "Şu ayete dayanıyor (bazı meallere göre)" diye ihtilaflı bir durum olduğunu belirtmelisiniz.



Ben sadece şunu dedim: Bu mucize zırvalarını Bucaille gibi acaip tipler uydursa, Şeyh Zindani gibi adamlar bunu Suud parasıyla bir propaganda "belgeseli" haline getirse tamam diyecez, bu adamların çapı bu, veya zaten ne beklersin bunlardan deriz. Ama Felsefe profesörü Dr Caner Taslaman'a yakışıyor mu? Soru buydu.

Bucaille'ın ben ne diye kalkıp bu konularda böyle araştırmalara girdiğini bilemem ama tahmin etmem gerekirse bu yukarda dediğimiz şeyler aklımıza gelir. Çünkü bu adamın veya Keith Moore'un mesela bir Cat Stevens gibi hayatını değiştirip, ismini değiştirip, yaşam tarzını komple değiştirip hayatını islamı yaşamaya ve anlatmaya adamış olduklarını görmüyoruz. Bu iki adam nasıl inanıyor ki Kuran'da mucizeler var ama Müslüman olmuyorlar? Açıklama gerektiren bir durum değil mi? O zaman insanın aklına Şeyh Zindani gibilerin bu adamların bu tarz kuran mucizesi "bilimsel" araştırmalarınını "desteklemek" için yüklü miktarda burs hediyeleri vermesi gibi şeyler gelmesi doğal değil mi?

Haman olayı da şöyle. Hz Muhammet'in duyduğu Yahudi hikayeleri ya ona karışık şekilde gelmiş ya da kendisi karıştırmış. Çünkü Firavun başka Yahudi hikayesinin kahramanı, Haman başka Yahudi hikayesinin. Haman ve Firavun bir kere ne aynı çağda yaşamışlar ne de aynı ülkede. Benim bildiğim Haman Yahudi hikayelerinde ya Pers ya Babil ülkesinde bir kral veya vezir gibi birşey. Yıllar önce bakmıştım bu konulara aklımda kalan bu. Tekrar bakılabilir ama değmez. Sonuçta Maurice Bucaille'ın "mucize" çıkardığı yerde aslında açık bir tarihsel hata var.



Linkini verdiğiniz Wordpress blogundan haberim yok. Ben "Dr Lactantius" diye birini de duymadım. Ama ben Keith Moore imzalı "islamic medical journal" gibi bir sanırım Malezya falan merkezli "bilimsel" mecmuada böyle bir "bilimsel" makale gördüm. Kendim bunu gördüm internette ve okudum. Ciklet resmiyle fetus resmini yanyana koymuş karşılaştırıyor. Ciddi bu. Bu blogda belki yanlış link koymuşlardır. Ben o blogdan öğrenmedim bu konuyu. Wikiislam'a falan bak. Orda vardır. "Keith moore science miracle" falan arat, çıkar bir sürü şey. Ben uğraşamam.

Konu bu bile değil. Konu şu: nedir bu rezalet?

Sizin hatırladığınız aksine Dr. Maurice Bucaille'nin mucize çıkardığı yerde hiçbir tarihsel çelişki yok.

Bir insanın Kur'an dan etkilenmesi başka seydir müslüman olması bayka şeydir. Madem etkilenmiş neden müslüman değil yaklaşımı hatalı bir yaklaşımdır.

Size Lesley Hazleton dan bahsediyim isterseniz. Kendisi agnostonik bir yahudidir. "Peygamberden Sonra" ve "İlk Müslüman" isimli kitapları yazmıştır ve kendisi İslam üzerine şunları söyler;

https://www.youtube.com/watch?v=FsIbS3pZHCo&t=247s
https://www.youtube.com/watch?v=P6ycUIe2wwM

Şimdi bu kadın müslüman değil diye şov yapıyor yada şarlatan diyebilirmiyiz?

Gelelim Caner Taslaman'a. Kendisi babamın oğlu değil durduk yere savunmam ancak yiğidi öldürüp hakkını yemememiz gerekiyor; keza gayette 2008 yılında yazmış olduğu Kuran Mucizeleri kitabına kendi adını vermiştir

https://www.amazon.com/Quran-Unchallengeable-Miracle-Caner-Taslaman/dp/9756663944
http://www.kitapyurdu.com/kitap/the-quran--unchallengeable-miracle--kuran-hic-tukenmeyen-mucize-kitap/81753.html

Sizin dediğiniz kitap 2011 yılında sanırım ekleme çıkarma yapılıp revize edilmiş hali. Belkide sonra ki düzenlemeleri tek başına yapmadı, bu sebepten Kur'an Araştırmaları Grubu adı altında sunmuştur. Bilemiyorum.

Karanlıktan aydınlığa
17-07-2017, 17:58
"örümceğin evi evlerin en çürüğüdür" ayetindeki örümcek ile arapca kelime manası olarak dişi örümcek kasdedilmektedir denilmekte .dişi örümcek çiftleşmenin ardından erkek örümceği yer.bu yüzden ayette çürük ifadesinin '' güvenilmez '' anlamında geçtiği belirtilir.bir de daha önce ki yorumlardan birin de ; örümceğin evinin ''ağ '' olmadığını söyleyip ,yuvasını toprak altına yapar karınca gibi şeklinde ayete itiraz edenler vardı.halbu ki ; kimi örümceklerin ağlarını mesken edindiğini internette ufak bir araştırmamızla öğrenebiliyoruz.
'' Bazıları serbest dolaşıp avlandıkları halde diğer bazıları örmüş oldukları ağa bağımlı olarak yaşar.'' en azından vikipedi'de yazan bu.

siz bir kutsal kitap uydursanız emin olduğunuz bilgileri kitabınıza alırsınız değil mi, aksi halde yalanlanma ihtimaliniz var.