PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Anadolu'nun Oyu İle İlber Ortaylı'nın Oyu Eşit Mi?


world
18-04-2017, 21:24
https://www.youtube.com/watch?v=VhrcqeXowBI

Olmamalı Aysun Kayacı haklıdır net.

Shutur Nahundi
18-04-2017, 22:07
Diplomaya göre oy vermek artı prim olarak futbol maçlarındaki gibi averaj yerine geçen bir prim sistemi kurmak akıllıca olabilir. Ama bunu hangi hükümet mecliste yasalaştıracak o mesele? AKP hayatta yapmaz böyle bir şeyi.

Şüpheci Dinsiz
18-04-2017, 22:25
Sevgili world,

Resmin tamamını görmeye çalışın.

Ta 1945'lerden beri emekçiler sömürülüyor. Bu sömürü AKP zamanında tavan yaptı.
AKP, sermaye aktardığı sağcı-dinci kesime ucuz işçi çalıştırması için bütün kapıları açtı. Şu anda Türkiye emekçilerinin önemli bir kısmı yandaş taşeron işçi pazarlayan şirketlerin kölesi haline getirildi.

Buna göre, örneğin şirketler temizlik ve güvenlik işleri için artık sabit işçi çalıştırmıyorlar. Açıyorlar telefonu bir taşeron şirkete, "bana oradan 5 güvenlikçi, 10 temizlikçi sar gönder" diyorlar. O şirket de sarıp gönderiyor, ay sonu kişi başına kaç paradan anlaştıysa fatura ediyor. Şirketler vergiyle, ssk ile, primle, ihbar-kıdem tazminatıyla, sigortayla, yemeğiyle, elbisesiyle uğraşmıyor. Bunları taşeronlar hallediyor.

Pazarın büyüklüğü şöyle: Bankalar, hastaneler, devlet daireleri, ofisler, PTT'ler, tarım, belediyeler, madenler...

Yandaş taşeronlar, emeğin üstüne kar koyarak satıyorlar anlayacağınız. Emek sömürüsü hiç bu kadar tavan yapmamıştı.

Şimdi;
Bu yandaş taşeronlar şu anda dinci sermayeden oluşuyor. Bunlar emekçilere baskı yapıyorlar. Örneğin, zorla namaz kıldırıyorlar (namaz kılmayan işten çıkarılabiliyor, mesleği dışında işlere gönderilebiliyor), ramazanda oruç tutmayana yemek vermiyorlar, seçim zamanı gelince zorla mitinglere götürülüyorlar, zorla iktidar lehine oy kullanmaya zorlanıyorlar, yandaş sendikaya üye olmaya zorlanıyorlar.

Türkiye (başta Anadolu) emekçileri hakikaten çok çok zor ve çaresiz durumda.

Türkiye'nin kurtuluşu emekçinin uyanışına bağlı. Ne var ki, şimdi elinde ayağında prangalar var. Bütün yatırımımızı emekçileri uyandırmaya, ellerindeki ayaklarındaki prangaları kırmaya yapmalıyız. Buna onları kucaklayarak, aşağılamadan muhattap alarak, tek kurtuluşu(muzu)n bu olduğunu anlatarak başlayabiliriz. Onlara ulaşmanın bir yolunu bulmalı, bir şekilde güvenlerini kazanmalıyız.

Birlik olmalıyız, örgütlenmeliyiz. Akılcı ve gerçekçi pratikler düşünmeli ve uygulamaya başlamalıyız. Yeter artık, bunu bir şekilde başarmalıyız. Hemen, şimdi.

Sevgiler

Engse Hohol
10-06-2018, 21:08
https://www.youtube.com/watch?v=stpORyxZ78o

✔ (https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=2124359891134339&id=100006810465257) Seçimlerde oy hakkı benimle ve ilber ortaylı ile eşit
nevşehirli Metin Karabey adlı akp seçmeni diyor ki;
"muharrem tavuk çiftliği aç meral akşener git bulaşık yıka"

Ahlaksız
10-06-2018, 22:37
Sevgili world,

Resmin tamamını görmeye çalışın.

Ta 1945'lerden beri emekçiler sömürülüyor. Bu sömürü AKP zamanında tavan yaptı.
AKP, sermaye aktardığı sağcı-dinci kesime ucuz işçi çalıştırması için bütün kapıları açtı. Şu anda Türkiye emekçilerinin önemli bir kısmı yandaş taşeron işçi pazarlayan şirketlerin kölesi haline getirildi.

Buna göre, örneğin şirketler temizlik ve güvenlik işleri için artık sabit işçi çalıştırmıyorlar. Açıyorlar telefonu bir taşeron şirkete, "bana oradan 5 güvenlikçi, 10 temizlikçi sar gönder" diyorlar. O şirket de sarıp gönderiyor, ay sonu kişi başına kaç paradan anlaştıysa fatura ediyor. Şirketler vergiyle, ssk ile, primle, ihbar-kıdem tazminatıyla, sigortayla, yemeğiyle, elbisesiyle uğraşmıyor. Bunları taşeronlar hallediyor.

Pazarın büyüklüğü şöyle: Bankalar, hastaneler, devlet daireleri, ofisler, PTT'ler, tarım, belediyeler, madenler...

Yandaş taşeronlar, emeğin üstüne kar koyarak satıyorlar anlayacağınız. Emek sömürüsü hiç bu kadar tavan yapmamıştı.

Şimdi;
Bu yandaş taşeronlar şu anda dinci sermayeden oluşuyor. Bunlar emekçilere baskı yapıyorlar. Örneğin, zorla namaz kıldırıyorlar (namaz kılmayan işten çıkarılabiliyor, mesleği dışında işlere gönderilebiliyor), ramazanda oruç tutmayana yemek vermiyorlar, seçim zamanı gelince zorla mitinglere götürülüyorlar, zorla iktidar lehine oy kullanmaya zorlanıyorlar, yandaş sendikaya üye olmaya zorlanıyorlar.

Türkiye (başta Anadolu) emekçileri hakikaten çok çok zor ve çaresiz durumda.

Türkiye'nin kurtuluşu emekçinin uyanışına bağlı. Ne var ki, şimdi elinde ayağında prangalar var. Bütün yatırımımızı emekçileri uyandırmaya, ellerindeki ayaklarındaki prangaları kırmaya yapmalıyız. Buna onları kucaklayarak, aşağılamadan muhattap alarak, tek kurtuluşu(muzu)n bu olduğunu anlatarak başlayabiliriz. Onlara ulaşmanın bir yolunu bulmalı, bir şekilde güvenlerini kazanmalıyız.

Birlik olmalıyız, örgütlenmeliyiz. Akılcı ve gerçekçi pratikler düşünmeli ve uygulamaya başlamalıyız. Yeter artık, bunu bir şekilde başarmalıyız. Hemen, şimdi.

Sevgiler
Muhalefet bunu yapmalı ama yap(a)mıyorlar..

radyan
11-06-2018, 04:07
Şimdi bu yazacaklarım genelde işçi emekçi lafları ağzından eksik olmayan arkasllarin bu forumdaki çoğunluğundan dolayı hoşunuza gitmeyecektir ama gerçekler malesef böyle.

Aysu kayacinin o yıllarda dinlediğimde çok sinirlenmiştim şimdiyse ne kadar haklıymış diyorum.

Turkiyede malesef bir problem var. aile terbiyesimi desem, genlerden mi kaynaklaniyor, toplum ahlaki mi bilmiyorum.

devlete kapagi atana kadar kirk turlu torpil yalakalik gosteri yapma sosyal medyada yazmalar kadroya gectimi yada memur oldumu hicbirsey umrunda degil nasil kaytaririm nasil rapor alirim is olmayan yere kadromu nasil kaydiririm.

cok iyi bir yakinimmemur isci sozlesmeli isci sozlesmeli memur ve taseronu ayni anda calistiriyor. daha dogrusu iscileri ve memurlari calistiramiyor sadece taseron sirket elemanlariyla devletin isleri yuruyor.
ve inanin o sirket elemanlarini kadroya alsaniz asla calistiramazssiniz.

calistiramamaktan kastim memurlar istedikleri zaman rapor aliyor refakatci izni aliyor bu isi yapamaz raporu aliyor
sendika araciligiyla dilekceler yaziyor. isciler saatleri disinda 1 dk calismiyor saati doldumu 3 dakikalik iside kalsa asla yapmiyor o yapmadigi is icin birileri mesaiye cagriliyor. ornek depodan malzeme cikarmakla gorevli isciler depodan cikacak malzemelerin gorev tanimima uymuyor bu malzene baska yere gidiyor diye malzemeleri yuklemiyor taseron cagrilip o mallar yukleniyor onlarda kosede oturuyorlar. sofor gorev icin cikildiginda 11 40 da ben gidiyorum diyor ve 20 km uzaktaki yemekhanesine arabasiyla gidiyor yemekten sonra geliyor bu esnada isini yapmak isteyen gorevliler disarida yuruyerek 10 dakikalik kalan islerini bitiriyor disarida yemek yiyor ve 1 saat sofor beyefendiyi bekliyor. aksam mesai bitimine is 10 dakika uzasin sofor efendi 20 km olan isyerine donuyor ve taseron bir sofor bulunup saatlerce beklenip geri donuluyor.

ve boyle adilik yapmak istemeyen bir insan evladi cikarsa sendikalar onu uyariyor.

bu sartlarda bizim ulkemizdeki ahlak seviyesi bu durumdayken tek cozum herkezin sozlesmeli ve kadrosuz olamasi isini yapmayana gereginin yapilamasi. ama keyfilik olmamasi icin cok iyi denetlenmesi. tabiki ulkemizde bu dediklerimde coook zor.

Ahlaksız
11-06-2018, 18:53
Şimdi bu yazacaklarım genelde işçi emekçi lafları ağzından eksik olmayan arkasllarin bu forumdaki çoğunluğundan dolayı hoşunuza gitmeyecektir ama gerçekler malesef böyle.....
Depresyona giren birisi,hareketsizliği yeğler..İstisnalar hariç..
Mutsuz insan,hareket etmeyen insandır..
Türkiye'deki insanlar mutsuz..
İstemeyerek çalışıyorlar,istemeyerek bir aile hayatına devam ediyorlar,hatta istemeyerek dinle filan meşguller..Hep toplumsal baskı yüzünden böyle..

İnsanların deşarj olması lazım..Bunun için de toplumda demokrasi/hukuk filan olması lazım..Müzik festivalleri,konserler,spor organizasyonları filan..Her türlü eğlenceye ihtiyacı var insanların..Eğlenip,deşarj olmaları lazım..
Tabi avamdan bahsediyorum ve bu eğlenceler cüzi miktarlarda olmalı..
Mesela insanların(erkek,kadın,genç,yaşlı)içki içip seks yapabileceği yerlerin olması lazım..Devlet bu konularda insanlara yardımcı olmalı..3-5 şehre kerhane açmakla olmaz..Zaten bunlarda akpden önce var olan şeyler..

Devlet bu konularda insanlara yardımcı olacağı yerde,tam tersi davranıyor..Mesela içki fiyatlarını özellikle artırıyor..Bunlar hep yanlış politikalar işte..

Eğlenemeyen,deşarj olamayan,iş sıkıntısını bir yere boşaltamayan insanlardan verim bekleyemezsiniz..

radyan
11-06-2018, 20:16
sn @ahlaksiz size kesinlikle katiliyorum bunlar elbetteki olmali temmenimiz aksi olamaz.

ama ulkemizdeki durum tam anlamiyla bu degil. bahsettigim isciler, memurlari muaf tutuyorum asgari ucret almiyorlar 6 binle 15 bin tl alan isciler. siz bunlarin hangisinde bu yonde yasama istegi gozlemlediniz. standart muhafazakar aile yasantisi var standart koltuklar uzeri caraf ortulu. su anki yonetimlede ilgisi yok hep boylelerdi.

almanya savastan ciktiktan sonra harabe olan ulkesinde vatandaslara calisma karsiligi patates dagitti. o alman halki eglenmeden gece gunduz calisarak ulkesini kalkindirdi. Buyugumden dinledim 70 li yillarda bile adamlar mesaisi bittikten sonra 1,2 saat karsiliksiz calisiyorlarmis ozel sektor olasina ragmen ulkelerinin kalkinmasi icin. cok buyuk farklar var aramizda.

egitim ogretim donemi aciliyor heryil ama malesef biz hep ogretiliyoruz egitilmiyoruz. egitim nedir? egitim nasil yemek yenir tuvalet nasil kullanilir insanlara nasil hitap edilir toplumda nasil davranilir vb. malesef bu egitim olmadigi icin medenilesemiyoruz. medenilesmeyen ulkeler asla kalkinamaz. orneginide bilmiyorum.

Ahlaksız
11-06-2018, 21:47
radyan;devlet nasıl insanlara din pompalayıp camilere doğru itekliyorsa,bu şekilde insanların deşarj olması için yollar açacak..Devlet rehberliği yaptıktan sonra,insanlar otomatikman değişmeye başlarlar..Sorun devletin izlediği politikada,insanlarda değil..

10.000 lira alan işçi nasıl yaşıyor?
Evle iş arasında gidip geliyor..Başka ne yapıyor?Televizyon izliyor,arada pikniğe gidiyor,belki tatile..Başka bir şey yapmıyor..Sorun burada..

Japonlar mesela..Yetişkin insanlar düzenli olarak parklarda dans ediyorlar..
Türkiye'de böyle bir şey olabilir mi?Mümkün değil..
Adam avradının balkona çıkmasına bile kızıyor..Bu adama 500.000 lira aylık verseniz de,mutsuz olacaktır..İşten kaytaracaktır..Karısını dövecektir..Kızını kuran kursuna gönderecektir..vb
Çünkü,yaşamayı bilmiyor..Tamamen robot..Tamamen zombi..

Sorun,dinin topluma egemen olması;başka da bir şey değil..Din topluma egemen oldukça,insanlar deşarj olamazlar..Böyle olunca da,insanlar mutlu olamazlar..Mutsuz insan,üretemez,üretmek istemez..

Almanya,o harabeden çıktı..O bir travmaydı,travmayı birlik olarak atlattılar..Türkler de kurtuluş savaşını verdi,zamanında çok ilerleme kaydetti..
Sonrası önemli işte..Almanya sonra çalışmanın yanında bira içe içe,dans ede ede ilerledi..Türkler ise,travmayı atlattıktan kısa süre sonra;tekrar yıkılan imparatorluğun özlemi ile dine yatırım yapmaya başladılar ve kaybettiler..

radyan
12-06-2018, 01:06
aslinda ayni seyleri istiyoruz dusunuyoruz.
farkimiz sen degisimin yukaridan olcagini bense asagidan olacagini savunuyorum.

toplum egitimsiz ve cahil olursa (okumus cahillerde dahil) dunyanin en iyi hukugunu kanunlarinida koysan bir sure sonra yine eski halini alir. ama halk egitimli ve bilincli olursa bunun karsisinda hicbir guc duramaz degisim ve gelisim kendiliginden gelir.

Khaos
12-06-2018, 18:07
benzer bi başlıkta benzer zırvalar dile getiren faşistin birine verdiğim cevap kaldırılmış.

tekrar edelim

olum siz ne çeşit bi yavşaksınız lan.
sizin o postmodern aristokrasinize sokayım.

biz anarşistler oy kullanmayız ancak;

sizin o sikilmiş oyunuzun eşit olmadığını üstün olduğunu kakalamaya çalıştığınız insanların çoğu zaten emekçiler.

bence de oy kullanmasınlar.
meclis denen sirk ve hukuk denen fahişenin bu çelişkide anlamı zaten yok.

ama sizin oyunuzu değerli bu insanların oyunu değersiz yapan nedir.

******* sizin ilericiliğinizi.
sorsan sırtlarını dayadıkları ateizm üzerinden kendilerini ilerici ilan ederler.

bu var ya faşizmin tam da kendisidir.
arşi'nin
aristokrat anlayışın.

zorunuza gidiyorsa oy pusulanızı sokun bi tarafınıza.
biz zaten sandıkta olmıcaz.

Ahlaksız
12-06-2018, 21:08
aslinda ayni seyleri istiyoruz dusunuyoruz.
farkimiz sen degisimin yukaridan olcagini bense asagidan olacagini savunuyorum.

toplum egitimsiz ve cahil olursa (okumus cahillerde dahil) dunyanin en iyi hukugunu kanunlarinida koysan bir sure sonra yine eski halini alir. ama halk egitimli ve bilincli olursa bunun karsisinda hicbir guc duramaz degisim ve gelisim kendiliginden gelir.
Devlet denilen şeye karşıyım..Bu konu kenarda dursun..
Aslında aşağısı ve yukarısı diye bir şey yok..Devleti ortaya çıkaranlar,toplum içindeki insanlar..İnsanlara bir şekil veren de devletin kendisi..
Ben insanlara yüklenmek yerine,devleti suçlu bulmayı yeğlerim..Çünkü devlet tek ama insanlar sürüyle..Tek olan devletin üzerinde baskı kurarsanız,devlet kendini düzeltme arayışına girecektir..Haliyle insanlar da bu süreçte değişecektir..

Atatürk üzerinden gidersek..Toplum inanılmaz cahildi ama Atatürk inanılmaz bir devrimle,toplumu en dipten alıp,medeni toplumlar düzeyine çıkardı ama sonrasında bu yapılanlara doğru düzgün sahip çıkılmadığı için,toplum geçmiş yaşantısına dönmeyi yeğledi..Bugün gelinen nokta da budur..

Değişim sürekli olmak zorundadır..Bir noktada duramazsınız..Durduğunuz anda geri kalırsınız ve o zamanda emperyalistlere filan köle olursunuz..