PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ekonomik boykot: T-Ü-K-E-T-M-E-Y-E-L-İ-M !


Şüpheci Dinsiz
20-04-2017, 20:18
Facebook'ta bir dostumun yazısında vurguladığı gibi, TÜKETMEYELİM bakalım neler olacak.

DURUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUN
SİZ KARDEŞSİNİZ !

Bağırıp çağırmanın faydası yok. Kuşatılmışlığımızı aşmanın tek yolu var,
DURUN
Ve
TÜ-KET-ME-YİN !
Biliyorum, çoğunuza saçma sapan geldi bu fikir. Ama inanın bana artık başka çaremiz yok. Devlet denilen kör döngü intihar edeli yıllar oldu. Dünyanın her yerinde aynı filmi oynatıyor bu zorbalar. Bizi yönettiğini söyleyenler büyük filmin ülkemizdeki gösterim hakkı sahiplerinden ibaret.
Bizim deliler gibi koşuşturmamız ve tüketmemiz üzerine kurulu bu düzeni bozmanın tek yolu var. Durmak ve beklemek.
Durdurğumuz an tıpkı " Karküreyici" filminde olduğu gibi dışarıda bir hayatın ve yeni bir şansımızın olduğunu fark edeceğiz.
Adı ya da kimliği ne olursa olsun bizi yönettiğini iddia edenlerin ve onların muhalifi rölünü icra edenlerin ellerinde tek plan var çünkü;
" Bizim zamanımızdan bedenimize, varlığımızdan mirasımıza kadar her şeyi hızla tüketmemiz ve ölmeden önce bu anlamsız koşuşuturmacayı sürdürecek yeni tüketiciler bırakmamız dünyaya "
Ellerindeki silahların zerre kadar hükmü yok. Güçlerinin, ulaşılmaz iktidarlarının, engellenemez yükselişlerinin karşısında durabilmemizin tek yolu " durmak" ve sadece temel ihtiyaçlarımız için tüketim yapmak.
Karnımızı doyurmak gibi.
Barınmak ve ısınmak gibi.
Sonra durmak.
Öylece sessizce.
Hepimize yetecek kadar besin var dünyada. Hepimizin barınacağı kadar ev ve kömür ve odun ve doğalgaz. O kadar kalabalık değiliz. Koşturdukça kalabalık görünüyor dünya bize.
Duruuuuuuuuuuun.
Pazarladıkları korkuların, güçlerinin ve silahlarının işe yaramadığını göreceksiniz.
Anlamsızca koşup tükettiğimiz için fark edemiyoruz.
Facebook denilen bu book'tan mecrada paylaştıklarınızı kaç kişinin beğendiğinin , saçma sapan fotoğraflarınıza instagram çöplüğünde kaç kişinin kalp bıraktığının ya da havaya savrulan twitlerinizin saçma sapan bir koşuşturmanın payandaları olduğunu fark edin ve durun.
Dünyayı onlardan teslim almanın başka yolu yok.
O kadar anlamsız ve hızlı koşup boşu boşuna tüketiyoruz ki, kollektif olarak edinebildiğimiz tek durum "TOPLUMSAL KÖRLÜĞÜMÜZ "
DURUUUUUUUUUUUUUN………
Çünkü biz durduğumuzda onlar plansız kalacaklar.
Hareket ve hakaret enerjilerini bizi koşturarak sağlayan anlamsız bir kütle yönetiyor hepimizi.
Durun ve tüketmeyin. Hepsi bu…
Mesela vazgeçin artık amerikanyanın kara suyunu içmekten kuru üzüm şerbeti daha güzel, bir kahveye 15 lira vermek salaklığını erteleyin, cep telefonunuzun afilli olmasını siktir edin, kimin kimi düdüklediğini değil kimin komşusuna gülmsediğini önemseyin bir vakit. Arda'nın transferine değil sokağınızda yoksulluktan kıvranan komşunuzun çorbasının kaynamasına takın kafanızı. Avakado yemeyin mesela bir süre. Zaten damak zevkimize aykırı ama sırf adı afilli diye aldığınız o salak şeyleri almayıverin.
Uluslararası tekkellerin marketleri yerine mahalle bakkalınıza gidin mesela.
Afilli piskivütten vazgeçin, annenize ya da sevdiğinize söyleyin size tereyağlı ballı ekmek hazırlasın.
Entegre holding sütü içip yüreğinizi zehirleyeceğinize yarı fiyatına köy sütü alıp kaynatıp için.
Sevdiğinize icad edilmiş sarı ördek gülümsemesi göndermek yerine evinin karşısında soteye yatıp gözlerinizle gülümseyin. Bir SMS bir SMS'tir. Onlar bizi böyle kuşatmışlardı.
Biz de onları böyle def edeceğiz hayatlarımızdan.
Biliyorum uzun oldu.
Kestirip atalım o zaman bu allahın cezası kuşatmayı.
Durun, tüketmeyin.
Sadece durun.
İnanın bana…..
Önce şaşıracaklar ve sonra siktir olup gidecekler hayatlarımızdan…..
DURUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUN SİZ KARDEŞSİNİZ !

Diken.com.tr (http://www.diken.com.tr/chpli-milletvekili-boykot-olmayan-boykota-basladi-ekonomik-faaliyetlerimi-en-aza-indiriyorum/)

CHP'li milletvekili ‘boykot' olmayan ‘boykot'a başladı: Ekonomik faaliyetlerimi en aza indiriyorum

CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, referandumda ‘şaibe' iddialarına karşı partisinin yaptığı itirazın Yüksek Seçim Kurulu'ndan (YSK) kabul görmemesinin ardından bireysel olarak ekonomik boykota başladı.

Twitter hesabından "Zorunlu alışverişlerim dışında ekonomik faaliyetlerimi en aza indiriyorum. Sözcü'den başka gazete bile almayacağım" diye yazan Çıray, bunun gerekçesini detaylarıyla paylaşmadı.

Çıray, daha sonraki yorumlarında Yurt, Aydınlık ve Cumhuriyet gazetelerini de boykotunun dışında tutacağını belirtti.

Bir sonraki paylaşımında ise, tutumunun ‘boykot' olmadığını, bireysel bir karar olduğunu söyledi.

Şüpheci Dinsiz
21-04-2017, 18:22
Cumhuriyet.com.tr (http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/725134/Boykot_edilecekler_listesi.html)

Boykot edilecekler listesi

http://www.cumhuriyet.com.tr/ext/images/yazarlar/yazar58.png
Mine Söğüt

Sadece olağanüstü durumlarda...
Tehlike kapıya dayanınca...
Hukuksuzluk gözünüze sokulunca...
Ayağınıza basılınca, boğazınız sıkılınca...
Kaybedince, bitince, yıkılınca...
Uykunuzdan bir süreliğine uyanıveriyorsunuz.
Sonra her seferinde tekrar o uykunun kollarına dönüyorsunuz.
Bundan önce iktidar tarafından defalarca dolandırıldınız.
Defalarca haksızlığa uğradınız, kandırıldınız, hiçe sayıldınız.
Korkunç işbirlikleri yaptılar, hepsine şahitsiniz.
Ülkenin en kıymetli insanlarını aranızdan alıp cezaevlerine attılar.
Onları akıl almaz iddialarla yargıladılar.
Ölenler oldu, intihar edenler, hastalananlar.
Devletinize el koyuldu, ordunuz dağıtıldı;
Okullarınız işgal, bayrağınız lime lime edildi.
Akademileriniz talana, hukukunuz saldırıya uğradı.
Ülkenizde güveneceğiniz tek bir sağlam kurum kalmadı.
Başınıza gelen her felakette, önce bir ayağa kalktınız;
Sonra yeniden gerisin geriye yerinize oturdunuz.
İçinize gömüldükçe gömüldü korkunuz ve umutsuzluğunuz.
Her seferinde kısa soluklu sevinçlerle avunuyorsunuz;
Uzun vadeli yenilgilere teslim oluyorsunuz.
Neden?
Çünkü aslında ne olursa olsun, huzurunuz hiç kaçmasın, düzeniniz asla bozulmasın istiyorsunuz.
Hayali hedefler belirleyip, bugünü es geçiyorsunuz.
Yaşadığınız felaketi hep görmezden geliyorsunuz.
Bulduğunuz ufacık pembe bahanelere ve eften püften ideallere hak etmedikleri kıymetler vermeyi marifet sanıyorsunuz.
İşaretlenmiş sermayenin ürünlerini boykot ederek;
Ve sizi temsil etmesi gerektiğini düşündüğünüz bir siyasi partinin yetersiz bulduğunuz temkinli muhalefetine yüklenerek sağladığınız tatmin...
Üzerinize çığ gibi gelen yeni düzeni engellemeye zerre kadar etki etmeyecek.
Bir siyasi partiden beklediğiniz ve onda bulamadığınız için sinirlendiğiniz şeylere bir daha bakın.
Eleştirdiğiniz liderin temkinden müteşekkil pasifliğinin kendi hayatınızdaki karşılıklarını listeleyin.
Ne kadar cesursunuz, gözünüz ne kadar pek, idealleriniz ne kadar net? Talepleriniz adil mi, beklentileriniz samimi mi?
Sözünüz söz mü, sesiniz gür mü?
Ödün verdiğiniz şeylerle yüzleşin, zaaflarınızın adını koyun.
Kaybetmekten korktuğumuz şeyleri tek tek sıralayın.
Sorgusuz sualsiz sürdürdüğünüz hayata başka bir gözle bakmaya çalışın.
Korumayı erdem sandığınız değerleri, gelenekleri, inançları masaya yatırın.
Girmekten başka şansınız olmadığını düşündüğünüz kalıpları zorlayın.
Madem bir boykot potansiyeliniz var, onu her şeyden önce kendinizi, alışkanlıklarınızın, umutlarınızın ve korkularınızın belirlediği tercihlerinizi boykot ederek kullanın.
Bugüne kadar gözden kaçırdığınız ve o yüzden devamlı yanıldığınız çok önemli bir şey var.
Sizi temsil etmesini beklediğiniz siyasiler tıpkı size benzer.
Şu anki iktidarı şekillendiren nasıl kaba saba bir alt kültürün sığ talepleriyse;
Muhalefeti şekillendiren de tamamen size ait zayıf ve ürkek bir irade bu ülkede.
Onun için, bunca zamandır kendinizi seyrettiğiniz iyimserlik aynasını artık kırın gitsin.
Göreceksiniz, o aynanın arkasında ciddi bir karamsarlık var.
Ve gerçek farkındalık karamsarlığın güçlü ışığında parlar.
Hadi şimdi gidin, kendinizi boykot edin.
Kendinizi boykot edin.
Kendinizi boykot edin.

kartopu
22-04-2017, 10:38
Tüketmeyelim demek kolay .Arkasından gelecek depreme hazır mıyız.


Biz tüketmezsek bizden devlet vergi alamayacak vergi alamadığında emekli maaşı veremeyecek.
Biz tüketmezsek üretim alanları çalışmayacak bu alanlar çalışmadığında çalışanlar işten atılacak.
Biz tüketmezsek bankalar bize kredi veremeyecek o zaman banka işçileri işten atılacak.
Biz tüketmezsek moda sektörü iflas edecek burada çalışan işçiler atılacak
Bir düşünelim tüketmezsek neler olabilir.
Tüketmezsek nakliye duracak yollarda kamyon göremeyeceğiz. Borçlar ödenmeyecek intihar vakaları çoğalacak. Sokaklara işsizlerle dolacak hırsızlık ayıplanan bir şey olmayacak.


Kapitalizm 3 ayak üstünde durur 1.Üretim ayağı 2.Dağıtım ayağı 3.Tüketim ayağı. Bu ayaklar sermaye birikimi, insan ihtiyacını karşılama, İstihdam yaratma, işlevleri de görür.
Şimdi düşünelim tüketmezsek başımıza gelecekleri
Eğer kapitalizm i top yekün karşımıza almayı göze alıyorsak Tüketimden başlamak çağımızın en önemli silahını elimize almış oluruz önce niçin neye ve ne kadarına karşıyız enerjimiz buna yetecek mi.


Eğer sonuna kadar kapitalizm e karşı değilsek çok gürültülü laf söylemeyeceğiz Eğer kapitalizm içinde kalarak bir iktidarı bir bankayı veya bir holding i karşımıza alacaksak buna göre küçük lokmalar yutacağız.


Öfkeyle kalkıp zararla oturmayalım Sözümüzü tartıp ta söyleyelim.
Önce kime ne kadar karşıyız onu belirleyelim Boykot edeceksek kime ne mesajı vereceğimizi önceden hesaplayalım .
En kötüsü arkamıza taktığımız yığınları yarı yolda bırakmamaktır. Güven en önemli siyasi staratejidir.

Şüpheci Dinsiz
22-04-2017, 12:23
Acikradyo.com.tr (http://acikradyo.com.tr/bildigimiz-ekonominin-sonu/boykot-yetmez-tuketimi-nasil-orgutleyecegiz)

Boykot Yetmez. Tüketimi Nasıl Örgütleyeceğiz?

Bengi Akbulut

http://ar-files.s3.eu-central-1.amazonaws.com/s3fs-public/styles/post_buyuk/public/multeci_mutfagi.jpg?itok=DcoCUcAc

Referandum sonrasında, Yaşar Holding'in sosyal medyadan yaptığı İzmir Karşıyaka'daki "Hayır" oylarının çokluğu nedeniyle Karşıyaka Basketbol takımının sponsorluğundan çekilmeyi düşünebilecğine dair açıklaması üzerine başlayan ve kapsamı da Yaşar Holding'le sınırlı kalmayan, gittikçe genişleyerek artan ekonomik boykot çağrıları üzerine, ekonomik boykotun da ötesinde daha etkili bir mücadele aracı olacak bir alternatif üretim ve tüketim ilişkisi üzerinde konuştuk ve Türkiye'den birkaç örnek verdik.

20 Nisan 2017 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Bildiğimiz Ekonominin Sonu podcast servisi: iTunes / RSS

Boykot yetmez tüketimi örgütleyelim diyenler için bazı öneriler:

Aracısız Şirketsiz Gıda!
BÜKOOP (Boğaziçi Üniversitesi Mensupları Tüketim Kooperatifi)
http://www.bukoop.org
https://www.facebook.com/BuKoop-226266220789030/
"Sağlıklı, lezzetli, doğal çevreyi ve toplumu olumsuz olarak en az etkileyen gıdayı yaygınlaştırabilmek için onu tüketiciler açısından ulaşılabilir kılmak, titiz üreticilerle dikkatli tüketiciler arasında kalıcı işbirliği ve yardımlaşma inşa etmek gerekiyor.
Bu işbirliği ve yardımlaşmanın en pratik ve güncel araçlarından birisi, tüketici ve üretici kooperatifleri. Bu fikirden hareket eden bizler, Boğaziçi Mensupları Tüketim Kooperatifi'ni kurduk. Mayıs 2010'dan beri Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs'te hizmet veren kooperatifimiz, zaman içerisinde ürün yelpazesini ve birlikte çalıştığı örgütlü üretici havuzunu genişletiyor ve giderek artan sayıda ekolojik üreticiyi Boğaziçi Üniversitesi mensubu tüketicilerle buluşturuyor."
Bükoop dükkan Kuzey Kampüs'te yeralıyor ve üniversite mensubu olmasanız da alışveriş yapabilirsiniz. Ürünler-üreticiler arasında: Karapürçek kadın derneği'nden salça, tarhana, erişte, reçel, Saçaklı Kooperatifi'nden zeytinyağı, Sındı Köyü Kooperatifi'nden badem, bal, zeytinyağı, Urfa Kadın Kooperatifi'nden kuru sebzeler, Ali Ünüvar (Niğde'den) kuru meyve ve baklagil, Gündönümü çiftliği'nden süt, Kars Boğatepe'den peynir ve tereyağ, Mavi Çiftlik'ten peynir, dondurma ve süt reçeli, Vakıflı Köyü Kooperatifinden reçeller ve nar ekşisi var. dahası da var!

Kadıköy Kooperatifi:
https://www.facebook.com/KadikoyKoop/
"İstanbul'da yaşayan ve doğal ürünlere aracısız ulaşmayı hedef alan tüketicilerin/türeticilerin oluşturduğu kooperatifiz"
2014 yılından beri çalışmalarını sürdüren, 2016 Kasım ayında yasal bir kooperatif haline gelen Kadıköy Kooperatifi, Kadıköy bölgesindeki tüketim faaliyetlerini dönüştürmeyi hedefleyen bir Kooperatiftir. Önce paket sistemiyle çalışmaya başladılar, yasal bir kooperatif haline gelmeleriyle beraber Moda'da sabit bir dükkan da açtılar. Adres: Hacı Ahmet Bey Sokak No:1 Caferağa/Kadıköy. Haftaiçi 19:00-21:00, Haftasonu 10:00-17:00 arası açıklar.
Küçük üretici ve örgütlü üreticilerle çalışıyorlar. Üreticileri arasında Çanakkale Nusratlı Köyü Dayanışma Derneği'nden , Niğde-Ulukışla Güntepe Çiftliği'nden kuru meyveler ve baklagil, Karaburun Kolektifi'nden Zeytin-Zeytinyağı, Eppek'ten yerli tohum unlarla ekşi maya ekmek, Manyas'tan makarna, Büyükçekmece Su Havzası'ndan yumurta, Kars Boğatepe ve Sakarya Mavi Çiftlik'ten peynir ve süt ürünleri, Karapürçek Kadın Derneği'nden reçeller ve salçalar, Rize Özçay'dan çay, Erzincan Akyazı'dan bulgur, Adapazarı Jade Çiftliği'nden tam buğdan un var. Bu sadece bir kısmı!

Koşuyolu Kooperatif Girişimi:
https://www.facebook.com/kosuyolukoop/
Hakkında: "Bizler, Koşuyolu-Acıbadem-Altunizade-Barbaros semt sakinleri olarak, sağlıklı, yerel ve adil gıdaya ulaşmanın temel bir hak olduğu bilinciyle yola çıkarken sadece biz tüketicilerin değil, üreticinin ve doğanın da hakları olduğuna inanıyor ve tüm paydaşların uyumunu gözeten "Gıda Egemenliği" kavramı temelinde bir üretim-tüketim yaklaşımını benimsiyoruz.
• Tüketimde yabancılaşmaya karşı çıkarak, gıdamızı ve üreticiyi tanıyacağız.
• Tüketim tercihlerimizi ortaklaştıracağız.
• Gıdamızı küçük üreticiden doğrudan, kolektif olarak temin edeceğiz.
• Herkes için güvenli ve doğayla uyumlu olan, ekolojik olarak sürdürülebilir bilge tarımı destekleyeceğiz.
• Çocuk emeği başta olmak üzere, küçük çiftçi tarımında aile bireyleri dışında başkalarının emeğinin kullanılmasını kabul etmeyeceğiz.
• Endüstriyel olana karşı küçük çiftçi tarımını destekleyecek, emeğin hakkını gözetecek, sosyal olarak adil olan gıdayı tercih edeceğiz.
• En yakınımızda üretilen yerel ürünleri tercih ederek dağıtım zincirini kısaltacağız."
Girişim aşamasında, şu an paket sistemiyle çalışıyorlar. Son gıda paketlerinde: Jade Çiftliği'nden tam buğday un, Akyazı Erzincan'ndan bulgur, Zeyce Zeytincilik'ten az tuzlu sele zeytin, Güntepe Çiftliği'nden kuru fasulye, Nusratlı Kooperatifi'nden kabuklu badem, Kır Çocukları'ndan elma kurusu ve çörek otu tohumu bulunuyor.

DÜRTÜK (Direnen Üretici Tüketici Kolektifi):
https://www.facebook.com/durtuk/
"Direnen Üretici Tüketici Kolektifi (DÜRTÜK), İstanbul ve çevresinde yok edilme tehdidi altındaki yerel üretimle dayanışmak için yola çıktı. Uygun fiyata nitelikli gıdaya erişim sağlamayı, küçük çiftçinin varoluş koşullarını desteklemeyi ve alternatif bir gıda ekonomisiyle ekoloji mücadelesine aktif destek vermeyi amaç edindi.
Her hafta e-posta ve kapalı facebook gruplarımız üzerinden ürün sipariş formu ve dağıtım bilgilerini paylaşıyoruz. Dağıtım merkezimiz Beyoğlu. Listemiz maruldan maydanoza, karalâhanadan turpa, her sezon farklı, ama mevsiminde yetişmiş ürünlerle her hafta güncelleniyor. Dağıtım günü bir araya gelip, ürünlerimizi teslim alıyor, varsa gelişmeleri paylaşıyor, iş bölüşümü ve organizasyona dair plan program yapıyoruz. Bostan ziyaretlerinden lojistiğe, sipariş takibinden sosyal medya paylaşımlarına yapacak pek çok iş var."
Kent bostanlarından doğrudan yeşil sebze dağıtımı yapıyorlar. Ürünler arasında marul, roka, pazı, karalahana, maydanoz, ısırgan, bazen turp, nane, yeşil soğan vs. var. Lojistik ve gönüllü iş gücü sorunlarını çözebilirlerse İstanbul yerelinde başka ürünlere de girişmeyi istiyorlar. Dağıtım günü Perşembe.

Yeryüzü Derneği Gıda Topluluğu:
http://www.yeryuzudernegi.org/projeler.php?pid=71
Hakkında: "Üretim koşullarını bildiğimiz, güvendiğimiz ve bir kısmını yerinde ziyaret ettiğimiz üreticilerin ürünlerinden oluşturduğumuz listeyi, ayda bir gerçekleştirdiğimiz dağıtım buluşmamızdan 2 hafta önce bütün üyelere mail/sosyal medya yoluyla bildirdikten sonra siparişleri topluyor, siparişleri üreticilere iletiliyor ve toplu halde gelen ürünlerimizi almak için önceden belirlenen bir tarihte (Cumartesi günleri) dağıtım mekanımızda buluşuyoruz.
Temel amaç üreticiyi doğrudan desteklemek olduğu için toplanan parayı üreticiye aracısız olarak aktarıyoruz. Kargo masraflarını da tamamen şeffaf bir sistemde ürünlere eklenen ufak farklarla hep birlikte ödüyoruz. Üreticiye yapılan ödemeler, kargo, zayiat ve dağıtım masrafları çıktıktan sonra para artarsa şeffaf bir kasaya aktarılıyoruz. Şeffaf kasamızdaki birikimin miktarı arttıkça bu birikimi çiftlik ziyaretleri, üreticilerimizle tanışma günleri ve üretim atölyeleri vb. etkinlikler düzenlemek için kullanmak istiyoruz."
Ürünler arasında zeytinyağı (sızma), mevsime göre taze sebze ve meyve, sabun, kavlıca bulguru, kars kaşarı, kuru kayısı ve incir, yumurta, datça bademi, keçi peyniri, salça, un (değirmende öğütülmüş), pekmez, bal, reçel, tarhana, erişte, zeytin, tereyağı, çeçil peyniri, ıhlamur/adaçayı, fındık var.

İstanbul Zapatista Kahve Kolektifi:
https://www.facebook.com/zaptistkahve/
"Bizler, alternatif ekonomileri, kolektif çalışmayı, ekolojik üretimi, adil ticareti ve zapatista deneyimini önemseyen ve destekleyen kişiler olarak bir araya geldik ve İstanbul Zapatista Kahve Kolektifini oluşturduk. Bugüne kadar haberini geniş bir biçimde yaymamış olsak da, kendi arkadaş çevremizde bilindiği üzere yaklaşık 1 yıldır Meksika / Chiapas'tan İstanbul'a zapatista kahvesi getirmeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalar, kolektif çalışmanın ilkelerine bağlı olarak, konsensus bazında eşitlikçi karar süreçleri ve yatay bir organizasyonla yürütülüyor. Çalışmalarımıza destek vermek isteyenlere, ya da çalışma ilkelerimizi kabul ederek kolektife katılmak isteyenlere de kapımız açık."
Temin edilebilecek yerler:
İstanbul Anadolu Yakası'nda: Kadıköy Tüketim Kooperatifi Dükkanı (Moda) ve Komşu Kafe Kolektif (Yeldeğirmeni)
İstanbul Avrupa Yakası'nda: Kafe Na (Beşiktaş), Muaf Bar (Beyoğlu), Tatavla Dayanışma Pazarı (Tatavla/Kurtuluş)
Ankara'da: 100. Yıl İnsiyatifi (100. Yıl)

Kadın Kadına Mülteci Mutfağı:
https://www.facebook.com/kadinkadinamultecimutfagi/
Hakkında: "Savaşa, sürgüne, sınırlara karşı kadın dayanışmasının, bir aradalığın ve umudun reçelleri bu mutfakta üretilmektedir."
Kendim tattım, reçeller de turşular da harika.
Bulabileceğiniz yerler şurada: https://www.facebook.com/kadinkadinamultecimutfagi/photos/a.368852350129248.1073741828.367455030268980/442523889428760/?type=3&theater

Patronsuz Kafe, Şirketsiz Gıda:
Komşu Kafe Kolektifi:
https://www.facebook.com/komsuKafeCollective/
"Bu kapitalist sistemde herşeyi „fiyat"la ölçmeye itildik. Oysa herhangi bir para miktarı, hayatımızdaki şeylere atfettiğimiz değerin karşılığı olabilir mi? Bir şeylerin ne zaman, nasıl bir değer kazandığına ancak kişisel olarak karar verilebilir. Haydi gelin, müşteri ve sahip haline girmektense, bu deneyimi ve bu mekanın açık kalabilmesinin sorumluluğunu birlikte paylaşalım. Ne kadar ödeyebileceğinize ya da ödemek isteyeceğinize karar vermeyi sizlere bırakıyoruz.
Komşu Kafe Kolektifi alternatif ekonomiye bir katkıdır. Dolayısıyla, temel olarak diğer kolektif çalışmaları, yerel üreticileri ve dayanışma ağlarını desteklemek çabasındayız. Bir amacımız da yeni kolektif projelerin hayat bulmasına katkı sunabilmektir.
Haydi dayanışmayı, eşitliği ve iletişimi hep birlikte yaratalım!"
Adres: Uzun Hafız Sk, 83/A, Yeldeğirmeni, Istanbul

Patonsuz Tekstil:
Özgür Kazova Tekstil Kooperatifi:
https://www.facebook.com/OzgurKazova/
Hakkında: "Özgür Kazova Tekstil Kooperatifi emek mücadelesi ve Mayıs-Haziran 2013 Taksim Gezi Parkı direnişinin en önemli miraslarından. 27 Şubat 2013'de başlayan mücadelemiz önce bir işgal fabrikasına, ardından bir kooperatife dönüştü. Kooperatifimizin eşitlikçi ve patronsuz toplumun okullarından biri olacağına inanıyoruz. 17 Kasım 2014 tarihinden beri patronsuz kazak üretiyoruz. Amacımız tüm dayanışmacı ekonomi örgütlenmelerine, emek mücadelelerine yardım etmek ve uluslararası özgürlük mücadelelerinin bir parçası olmak".
Bugüne bugün yegane imalat kooperatifimiz! Yüzde yüz yün ve yüzdeyüz pamuk triko üretiyorlar. Internet üzerinden de sipariş verebileceğiniz bir düzenek mevcut ama mekanlarında ziyaret etseniz pek mutlu olurlar.

Kader Kısmet Atölyesi:
https://www.facebook.com/KaderKismetAtolyesi/
"Kader Kısmet Atölyesi geçim için ahşap-serigrafi baskı, dikiş, nakış, örgü gibi el işleri yapan bir dayanışma grubudur. Evde tek başına çalışan kadınlar, bir arada olmanın verdiği enerjiyi keşfedince, birlikte üretmeye başladılar. Bir gün birinin evinde, başka gün bir diğerinin… Böylece bu grup doğdu; güç birliği zamanla, malzemeyi ortaklaşa teminden, birlikte pazar aramaya kadar genişledi.
Nasıl buluştular" derseniz, ortak hikâyeleri de epeyce eskilere dayanıyor. Karagümrük'te Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerinde (ya da Sulukule adıyla anılan yerde) yıllarca kapı komşusu olarak yaşadılar; ta ki kentsel dönüşüm hayatı tepetaklak edene dek… Evlerinden yerlerinden edildiler; mahalle yıkıldı gitti, ismi bile kayıtlardan silindi. Kader Kısmet Atölyesi de bu süreçte ve Neşe Ozan öncülüğünde Sulukule'de filizlendi"
Çantalar, bereler, şal ve tülbentler, kalemlik ve tütünlükler, keseler üretiyorlar.

Ve diğer:
ZEVZEK (Zehirsiz Ev Zulümsüz Emek Kolektifi):
https://www.facebook.com/zeVzekisler/
"Zehirsiz ev zulümsüz emek kollektifi (zeVzek), ev yapımı temizlik ve bakım ürünlerinin kullanımının yaygınlaşmasını teşvik etmek amacıyla kuruldu."
Çamaktoz (çamaşır makinası tozu), bumaktoz (bulaşık makinası tozu) ve dodima (doğal diş macunu) edinebilir, daha iyisi kendiniz yapmayı öğrenebilirsiniz.

postalmarx
22-04-2017, 23:19
Ülkeye tasarruf da lazım tabii. Keynesçi mantığa göre tüketim lazım ama Hayekçi mantığa göre tasarruf lazım. Her halükarda biraz abartmıyor muyuz? Şüpheci Dinsiz sen de forumu iyice propaganda yerine çevirdin walla.

Natan
22-04-2017, 23:23
ben bir kac gundur sigara almiyorum sahsen. Alkol de bir iki bira ictim referandumdan sonra. Ki, sabah yada aksam zaman dilimi fark etmeksizin istisnasiz hergun icen biriydim.

Tuketmeyecegim bir sure. Ya politik bir tavir bu benimkisi yada psikolojim bozuldu.

aliyarasfal
22-04-2017, 23:34
Ben çoktan seçiyorum alışveriş yaptığım esnafıda , markalarıda. Üretime (toprağa) dönmeliyiz, şaka değil, çocuklarımıza üretmeyi öğretmeliyiz.

kendi kendine yetebilenler direnebilir geleceğin sorunlarını aşabilir.

Emekli maaşına ,patron anlayışına, sermayeye bağımlılıktan kurtarmalıyız çocuklarımızı, şaka yapmıyorum, tarım ve hayvancılığı öğrenin, öğretin , hobi gibide olsa yapın ve görün farkı.



Neden üreten yerlerde hayır oranı dahada yüksek çıktığını düşünün anlarsınız.

Bağımsızlık üretmekten geçiyor, toprak diyorum , su diyorum, ki geleceğin asıl savaşı su gerçeğini yakında hatırlayacak herkes.

Şimdilik saygımla gittim...

spartacus
23-04-2017, 01:32
Bu tür boykotların bir anlam ifade edeceğini, etki edeceğini sanmıyorum, çünkü etki edebilecek düzeyde olsaydı, milyonlar sokağa çıkmış, hukuksuzlukların geçerliliği kaldırılmış olurdu, kısaca toplumda, etki edecek düzeyde duyarlılık yok, daha verdiği oya bile sahip çıkmıyorken...

Hukukun aleni çiğnendiği bir ülkede, halk sokaklara dökülmemişse, orada bilinçli, sosyal bir toplumdan, demokrasiden söz edilemez. Bu koşullarda belirleyici olan sokaktı, bu yok gerisi kuru bir avuntu... 24 küsür milyon(hileyide silince) insan hayır demişse, ama haksızlığa uğramışsa, çalınmışsa, oyun oynanmışsa, oy'una sahip çıkacak, çıkmak zorunda ve mevcut durumda bunu yapmanın sokak dışında bir imkanı, yolu yok. Olası tüm hukuki yollar hukuk dışı bir çete yönetimi, faşizm koşullarında denendi ve alınan cevap faşizm koşullarının kolay cevabı oldu, hadi lan oradan sizi kim takar, hukuku kim takar denip çıkıldı.

gerçi Ali gitse ne yazar Veli gelse ne yazar, vitrin aynı değişen vitrin mankenleri de denebilir, ama toplum mankeni bile değiştirmenin yolunu edinmiş olur, böylece öğrenir ki vitrinide böyle değiştirlebilir. Demokrasi kültürü masabaşında veya tepede birilerinin hamaset nutuklarıyla elde edilemez, öğrenilemez, ancak fiiliyatda, hayatla, yaşayarak edinilebilir.

kartopu
23-04-2017, 12:17
Lenin,in bir sözü vardır. Vurup yıkacak gücün yoksa ayaklanma ile oynama. der.

Bu ülkenin bu duruma gelmesinin ana nedeni Solcuların, devrimcilerin yoksulları yoksul mahallelerini dincilere tarikatlara cemaatler bırakmasıdır.
Bu gün bu iktidarı destekleyen çok büyük güç yoksullardır. Bu referendumda da bu destek yine aynı sosyal çevreden geldi. Eğitimli kişiler bu desteklerini çekti.
Bu gurupları sokaklara çıkaramadığında ne sokak eylemleri ne boykot anlayışı bir sonuç getirmez.

Bana göre hedef kitle yoksul mahalleleri ve kentleri olmalı. Bütün ekonomisyenler 2017 yarısında ve 2018 de büyük bir ekonomik kriz ön görüyor. Bazıları ise Türkiye beton duvara son hızla vuracağından söz ediyor.
Bu iktidar bu referendumda tam kurtulması gerekirken hile yaparak çok büyük bir risk aldı ve bütün olacakların sorumluluğunu tek başına yüklendi.
Bence boykot veya sokak eylemleri yerine hedef kitlelere yönelmeli çünkü onların bize bizim onlar ihtiyacımız daha çok olacak.

Bırakın CHP yasal yarışını sürdürsün bu hükümeti yaptığı hilelerle dünyaya şikayet etsin.Zaman bizim aleyhimize gelişmiyor devleti yönetenleri zor günler bekliyor.

Devrimciler için en kötüsü de yoksul halka kızmaktır. Onlar günlük yaşar devrimciler gelecek planları kurarak yaşar.
Zaten idoloji budur.

Tumagü İskicap
23-04-2017, 15:02
Yüksek seçim kurulu şaibeye çanak tuttu, bu insanın zoruna gidiyor. Hani pusula dalaveresi olmadan aynı sonuç çıksaydı şahsen benim zoruma gitmeyecekti çünkü zaten beklediğim bir sonuçtu. Fakat %1 ile kaybetmek ve %1'i değiştirecek çoklukta mühürsüz kayıtdışı pusulanın YSK tarafından kabulü, bende hayal kırıklığı yarattı ve acaba çıkan sonuç gerçek mi düşüncesine neden oldu. Ekonomik boykot ise malesef işe yaramaz. Şahsen ben dolaylı vergilerin dışında kalan hangi ürünü tüketiyorum acaba? Hiçbirşey! Ulaşımda kullandığımız AKBİL'de bile KDV var. Metrobüs ile boğaz köprüsünden geçiyorken bir daha %18 KDV alıyor devlet. Nasıl boykot edeceksin, altın ve pırlanta almayarak mı? Çünkü kdv'si olmayan ender ürünler arasında altın ve pırlanta var!

kartopu
24-04-2017, 09:41
Benim hiç zoruma gitmiyor. Çünkü AKP iktidara hile ile getirildi ve iktidarını hile ile bu güne kadar korudu O gün hiç itiraz edilmedi sonuçlar kabul edildi. Bu gün itiraz ediliyor.


Çünkü rejim tehdit altında Dün Rejim tehdit altında değildi AKP hilelerine rahmen kabul edildi.
Bu referandum öncesi bunu yapacaklardı her kes bunu söyledi yeterlimi bilmiyorum ama önlem alınmaya çalışıldı.
Yeterli gelmiş ki şimdi hilelere itiraz ediliyor.


Ben AKP yi 2002 de iktidara gelmesini hazmedemedim Bu gün yaptıklarını iktidarı süresinde yaptıklarından belli idi. O günlerde AKP nin sistemle bir sorunu yoktu bu gün var ki itirazlar var Ama AKP hiç değişmedi o gün ne ise bu gün O dur.


AKP anti laik bir partidir AKP için demokrasi amaç değil araçtır. Dünde öyle idi bu günde.

Engse Hohol
08-06-2017, 22:06
http://odatv.com/images/resimler/Ekran%20Resmi%202017-06-08%2012_19_39.png

✔ (http://odatv.com/tepki-ceken-boykot-cagrisi-0806171200.html) Katar'ı tepikleyip, Suudi Arabistan'ı destekleyen Arap yurttaşları sosyal medyadan Türk mallarına boykot çağrısında bulundu. Arabi birçok sosyal hesaplardan paylaşılan çağrıda Türk medyasına da tepki gösterildi. Böylelikle ortadoğuya ihraç ettiğimiz Türk dizilerinin akıbetleri de tehlikeye girdi. Twitter hesabı @majedahmad_2010 olan bir boykotçu, ne var ne yok tüm Türk mallarının boykotu için tag açmış;
#مقاطعة_المنتجات_التركية
Zibidi, açtığı tag için kullandığı resimde yeni rakı da var. Sanki yeni rakı içmiş de ne olduğunu biliyor andaval.

Amon yarebbi
08-06-2017, 23:39
http://odatv.com/images/resimler/Ekran%20Resmi%202017-06-08%2012_19_39.png

✔ (http://odatv.com/tepki-ceken-boykot-cagrisi-0806171200.html) Katar'ı tepikleyip, Suudi Arabistan'ı destekleyen Arap yurttaşları sosyal medyadan Türk mallarına boykot çağrısında bulundu. Arabi birçok sosyal hesaplardan paylaşılan çağrıda Türk medyasına da tepki gösterildi. Böylelikle ortadoğuya ihraç ettiğimiz Türk dizilerinin akıbetleri de tehlikeye girdi. Twitter hesabı @majedahmad_2010 olan bir boykotçu, ne var ne yok tüm Türk mallarının boykotu için tag açmış;
#مقاطعة_المنتجات_التركية
Zibidi, açtığı tag için kullandığı resimde yeni rakı da var. Sanki yeni rakı içmiş de ne olduğunu biliyor andaval.


Yeni rakının yanında TEKİRDAĞ , üstte DOLUCA . Üst solda KAVAKLIDERE

Arap işte. Bizim kiler de onların tek ihraç malı islam dinini boykot ederler mi acaba .!

manas
09-06-2017, 00:32
üretmeyen arabın boykot neyine.. kabe duvarlarını kemirsin sıçan suratlılar.

kartopu
09-06-2017, 11:12
Yeni rakının yanında TEKİRDAĞ , üstte DOLUCA . Üst solda KAVAKLIDERE

Arap işte. Bizim kiler de onların tek ihraç malı islam dinini boykot ederler mi acaba .!

Aslında İslamın Türkçe versiyonu var. Bektaşilik.
Namaz yok, oruç yok, haç yok. Cennet yok, Cehennem yok .
Sadece insan var kendini arındırmış insan.
Her ne kadar araplar tarafından ihraç edilse de işe yaramayan taraflar atılmış

Engse Hohol
11-06-2017, 12:16
https://i.hizliresim.com/5Q4Qal.png

Türkiye'de 1500 gram Dost yoğurt 5,25 tl.
Katar'da aynı 1500 gr Dost yoğurt, 18 katar riyali, yani 17 tl fiyatla raflarda yerini aldı.
Fiyat farkının 3'e katlanması, kargo taşımacılığının havadan yapılmasından kaynaklanıyor biraz.

Amon yarebbi
11-06-2017, 13:37
Katar vatandaşlarının kabeye girişi yasaklanmış .

Bu durumdan Arap tanrısının haberi olup olmadığı henüz bilinmiyor.

http://m.gundembursa.com/haber/arabistan-dan-katar-a-kabe-yasagi-194552.html

kartopu
12-06-2017, 08:41
İslam dinin tanrısı ile bağı kopmuş herhalde Kabe (haç) İslam da 5 şarttan birisi.

Asinus Orientalis
12-06-2017, 10:23
Katar vatandaşlarının kabeye girişi yasaklanmış .
Bu durumdan Arap tanrısının haberi olup olmadığı henüz bilinmiyor.
...l (http://m.gundembursa.com/haber/arabistan-dan-katar-a-kabe-yasagi-194552.html)
:clap2: Tam Zeitung'luk bir yorum olmuş.

Kabe yasaklandığına göre, ve bay Allah henüz bilmiyorsa, tüm Katar cehennemlik olur mu yanlışlıkla ? :)