Orijinalini görmek için tıklayınız : Siz neyin aydınısınız?
bilgivehis
21-04-2017, 00:36
Refarandum sahtekârlığını tayyip biliyor, ysk başkanı biliyor, evetçiler biliyor, hayırcılar biliyor, tüm dünya biliyor, inkâr edilemeyecek kadar gerçek.
Ama yüz yılın sahtekârlığına karşı kimse bir şey yapamıyor.
Burada tutsak edilen bir insandan söz etmiyoruz, bir kâğıt parçasıyla bir ülke, milyonlar giyotine yatırılmış durumda.
Ama bu milyonlar bir şey yapamıyor neden?
Karşısına cellat başının askeri, ordusu dikiliyor, bir de adamdan sayarsak Orta Anadolulular var.
Kürtler hayır dedi, Eğe, Marmara, Akdeniz hayır dedi, işte hayır demekle bir şey değişmiyor.
E o halde ne yapalım yani, ölüme mi gidelim?
Ölüme gitmeye de gerek yok, bir avuç yobaz kâğıtla seni tutsak edebiliyorsa, hani senin aydınlığın diye sorarlar adama.
İşte soruyorum, Marmara, Eğe, Akdenizliler hani siz aydındınız, ilerici ve özgürlükçüydünüz bir avuç yobaz kadar dahi örgütlenmeyi beceremeyen, bir kâğıda teslim olan aydınlar(?)
NickMickyok
21-04-2017, 13:41
Evet herkeste bir kabullenişmişlik var. Hırsızlığı görüyorlar,küfrediyorlar ama herkes(ben dahil) işinin başına dönüp yapacak bir şey yok, diyor.
Artık hırsızlıklar gözümüzün önünde göstere göstere yapılıyor ve bunu yapanlar da artık inkara gerek görmüyor. Resmen dalga geçiliyor bizle.
bilgivehis
21-04-2017, 16:04
Evet herkeste bir kabullenişmişlik var. Hırsızlığı görüyorlar,küfrediyorlar ama herkes(ben dahil) işinin başına dönüp yapacak bir şey yok, diyor.
Artık hırsızlıklar gözümüzün önünde göstere göstere yapılıyor ve bunu yapanlar da artık inkara gerek görmüyor. Resmen dalga geçiliyor bizle.
İşte sorun şu ki, hem aydın olup da hem yobazlar kadar örgütlü olamamak.
Bu müthiş çelişkiyi anlamlandırmak zordur.
Oysa o yobazları örgütleyen başka bir ideolojinin aydınlarıdır.
Yani dinci aydınlar kadar örgütlülük becerimiz olmadığı net olarak ortada duruyor.
E onları din ile kandırıyorlar, bilinçsizliklerinden, yoksulluklarından yararlanıyorlar, tamam bunları zaten biliyoruz, peki yüzde elliden fazla oya sahip sözde aydınlar bir hiç mi?
Üstelik namussuzlar kadar cesarete de gerek yoktu, iyi bir örgütlenme yeterliydi.
Anlaşılan bu hayırcıların bütün aydınlığı kâğıttan ibaretmiş.
İşte sen kâğıdı silah olarak kullanırsan karşıdaki daha iyi kullanmasını bilir.
Oysa bize lazım olan, çeşitli ideolojiye sahip olsak da hayır çatısı altında örgütlenmekti. Basit farklılıklara takılıp ülkeyi teslim ettik, şimdi de demokrasi varmış gibi sokağa çıkıp protesto ediyoruz.
Tek adamlık yokken dahi kanunları takmazken şimdi senin sokak gösterini kim takar. Böyle bir durumda yüzde doksan hayır çıksa yine o yüzde on seni esir alır, çünkü etkisiz çoğunluk bir hiçtir....
Tumagü İskicap
08-05-2017, 02:50
Yılmaz Özdil açık sözlülükle yazmış;
- Deniz Baykal "Abdullah Gül, hayır diyen %49'un adayı olabilir" diyor. Açık söyleyeyim. Abdullah Gül'e vermem, gider Tayyip Erdoğan'a oy veririm.
Has etmiş. Tayyip ve Abdullah birkaç gündür küsler diye düşman mı oldular? Deniz Baykal böyle mi okuyor siyaseti ve 15 yıllık akp'yi?
Aydın bu tanımlama burjuva düzeni ile dünya gündeminde yer buldu.Daha önceleri bilge veya veli diye anılan toplumda önder akıllı insanlar Kapitalizmle Aydın diye anıldı.
Daha sonraları yani Burjuva ile işçi sınıfı arasında keskinleşen kavgada Burjuva aydını İşçi sınıfı aydını diye ikiye ayrıldı.
Biz bu gün ortalıkta aydın diye gördüklerimizin hepsi burjuva düzeninde umut arayan kesimlerdir. Aydınlara öyle bakmak gerekir.
Referandum yapıldı hile veya değil ama sonuç kabul edilmiş görünüyor .Herkesin derdi içinde yaşadığımız krizden nasıl çıkarız. Çünkü bazı ekonomistlere göre 2018 Türkiye ekonomisinin beton bir duvara 100 km ile giden bir aracın hızla çarpması gibi olacak.
Bu ülkede hile ilk defa yapılmıyor sonuçta burjuva egemenliğinde bir düzende yaşıyoruz bu hileye bu düzenin sahipleri itiraz etmiyorsa kendi meseleleridir. Bizler için bu güne kadar hiç namuslu bir seçim yapılmadı ki şimdi yapılsın.
Biz sandığa gittik taleplerimizi belirten oyu kullandık gerisi düzen sahiplerinin işi.
Bu düzende ne seçimlerine güveniyoruz ne partilerine nede kurdukları düzenlerine varlıkları zaten bela hileleri hep vardı varda olacak.
Biz kendi aydınlarımızı yanlış yaptığında eleştiririz başkasından bize ne. Batsın düzenleri de seçimleri de.
gungormez
08-05-2017, 11:50
Siz haklısınız,lakin bu durum geçici ve bu toplumsal şaşkınlık güneşli günlerin ebe'si olacak şüpheniz olmasın.
Bu'da çok önemlidir;"Türkiyenin ,en son suçlanacak özüdür aydınlar,her direnişin önünde,her bedeli ödemiş,ölmüş,hapişlerde çürümüş ,işkenceler görmüş yinede en önünde savaşan o yürekli insanlara sadece saygı duyulur"
Döneklere,satılmışlara hainlere zaten aydın denmez."
bilgivehis
08-05-2017, 12:58
Sayın kartopu ve gungormez, bundan 20 yıl önce bir dernek açmak istedim.
Antiemperyalist olan her görüşten insanları o derneğin altında biraraya getirmek için partiler, dernekler ve evler de dahil olmak üzere aşındırmadığım kapı kalmadı. Hiç beklemediğim şekilde başvurduğum herkes böyle bir oluşumu destekleyeceğini söylediler. Neredeyse herkesin itirazsız kabul etmesi bana büyük bir moral verdi ve bu moral doğrultusunda dernek masrafları için tekrar aynı yerlere, aynı kişilere başvurdum, adam başı 5-10 Lira toplasam dernek hazır ama yanaşan pek olmadı.
Bu defa kendim uzun sayılabilecek bir süre yemedim-içmedim o parayı biriktirdim.
Tekrar aynı yerlere müracaat ettim, o hazırız diyenler iş ciddiye binince bu defa binbir türlü bahaneye başvurdular.
Oysa bu zatlar lafa geldimi mangalda kül bırakmıyorlardı.
Antiemperyalist mücadeleyi bir çatı altında yapmak kimsenin işine gelmediğini işte o zaman öğrendim...
Diyeceğim, bir çatı altında olmadıktan sonra istediğin kadar hayır de, istediğin kadar sokakta slogan at, deşarj olmaktan öte hiç bir işe yaramaz...
gungormez
08-05-2017, 13:17
Yasadığın deney,hepimizin birçok kere yaşadığı halk ikiyüzlülüğü.
Bunları ancak partili mücadele ile aşabilisin.Yakınındaki bir sosyalist harekete katıl,mümkünse,BHH'ya,dahası Tkp'ye
katıl.
Bu yukarıdaki cümleyi kurmam aslında ,utanırım,sorgulatmak daha doğru gelir ama söz ağızdan çıktı bir kere.
Sıkma canını,umudunu diri tut.
Burada zaten çok faydalısın,sensiz olmaz.
spartacus
08-05-2017, 17:50
Yılmaz Özdil açık sözlülükle yazmış;
- Deniz Baykal "Abdullah Gül, hayır diyen %49'un adayı olabilir" diyor. Açık söyleyeyim. Abdullah Gül'e vermem, gider Tayyip Erdoğan'a oy veririm.
Has etmiş. Tayyip ve Abdullah birkaç gündür küsler diye düşman mı oldular? Deniz Baykal böyle mi okuyor siyaseti ve 15 yıllık akp'yi?
Öyle okuyor siyaseti, çünkü halktan önce Roma aristokrasisinin seçtiği aday Erdoğan'dı... Gül ve benzeri diğerleri ve Deniz Baykal, aynı arsitokrasinin, aynı görüş-siyaset birliğinde ortaklaşmış bir grubunu temsil ediyordu. Erdoğan başbakan olacak ve önlerindeki ilk durumda, Baykal cumhurbaşkanı olacaktı, bir avuç ayrıcalılıklar tarafından yönetiliyor ülkeler ve bunların lobisinde işleniyor siyaset ve ellerinde muazzam subjektif, bilim-doğa karşısında anlam içermeyen, kişi değil topluma giydirilmiş ego, silahları var, din gibi, ırk gibi, tayfalarını(halkı, sizi) kara kaşlılar, sırma saçlılar diye ayrımak gibi. Neyse bu olmadı, baykal kenarda kaldı, muhtemel bir bildikleri vardır aralarında, ama sorun değildi, nasılsa kendi aristokratik grubu iktidarın başındaydı...
Fakat yıllar varki Erdoğan ismi gün geçtikçe yıpranıyor. Grup çıkarları gereği bu geriye düşüşün bir işareti. Halk, toplum, kolektif bir toplum bu tür elitleşmiş azınlıkalrın, hırsızların, dünyayı kendileri için cenneti ala eyleyenlerin(öyle değil mi gerçekten), büyük korkusu su'dur. Su toplumu temsil eder, ve bunalrdan kimki suya düşer yılana sarılmak zorunda hisseder kendisini... neyse, kısaca, Erdoğan artık yıprandı ve grup çıkarlarının temsil sorunsalı gittikçe geriye düşüş sergiliyor. Aynı grupdan henüz o kadar yıpranmamış bir isim durumu kurtarabilir. Anlayacağınız bizim tarafımızdan ne kadar da aptalca diye düşündüğünüz o aristokraik siyaset, muazzam akıllıca işlemektedir, bizler kendi durumumuzla baktığımız için bu cambazların tutumlarını süreğen aptalcaymış gibi görüyoruz, oysa onalr aynı geminin yolcuları...
Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz... ne kadar da aptalca değil mi? Evet sizin için öyle, sizin konumuzdan öyle...
Erdoğan yerine Gül'ü önermek, size göre ne kadar da aptalca değil mi? Size göre öyle, sizin konumunuzdan öyle, çünkü siz halksınız(onların tayfası), sizin geminiz başka, onların ki başka, sizin geminiz limana demirlenmiş ve çürümeye bırakılmış topluca bindirilmişsiniz onalrın gemisine... Onlar kendi gemilerini sürmekle ve sizlere asılın küreklere demekle mükellef ve sizler hoşnut tutulmazsanız bunalrın çıakrı için o küreklere asılmazsınız ve siyasetin hakim koşulu belirliyor ki, kara sularında ancak 1 gemi olabilir. ya sizin geminiz ya da onların gemisi, gemilerden birisi batarsa diğeri(halkın) çıkar sahneye. Aristokratların gemisi batarsa sulara inecek olan halkın gemisidir, ne büyük bir kayıptır bu, nasılda katlanılamaz bir hayat, düşünsenize, batan gemisinden etrafa dökülen aristokratlar halkın gemisine binerek canlarını kurtarmak zorunda kalacaklar, düşünsenize halkın yaşadığı gibi yaşamak ve belkide artık halkı sömürmek şansını kaybedecekler ve hayatlarında hiç yapmadıkları gibi, arada bir kürek çekmek durumunda kalacaklar, ne kadar iğrenç değil mi?. O zaman gemilerini batırmamak için çalışacaklar ve elbette kaptan yıprandığında yerine zaten geminin elemanlarından birisi önerilecek, Deniz Baykal akıllıdır, çok akıllıdır hatta halkın gemisinde olanların farkedemediği kadar akıllı, çünkü halk bunların gemisinde tayfa olduğunun farkında değildir, kürekleri bir kez bıraksa, bunalrı sırtından bir atsa bunların şatafatlı hayatları ve askeri, emir eri kıldığı halka, apoletli general gibi tepeden buyruklar verebileceği o sırlı-iksirli dünyanın hiç bir sırrı, iksiri kalmayacak.
Patron(boss) böyle buyurmuş ve akıllıca... ve siz sizler gibi yaşamayan, sizler gibi acıkmayan, sizler gibi çalışmayan, sizler gibi giymeyen, yemeyen, sizlerin yaşadığını yaşamayan, sizlerin çıkmazları, dertleri, açmazları, acıları, mahrumluğu, saflığı, eziyetini yaşamayan, daha ayın ortasında sonu nasıl gelir diye cinnetlere düşmeyen, sırtında hep başkalarını taşıdığınız gibi taşımayan-taşınan olarak yaşayan, sizlerden olmayan, sizlerin kulübelerinde değil kendi saraylarında yaşayanları kendinizden sandığınız sürece, yaptıkları siyasete anlam vermekten ve ne hikmetse hiçte sizlerin yararına olmamasından hayıflanarak, aptalca görerek, çok akıllıca yaptıkları siyasete bir türlü anlam veremeyeceksiniz...
Çünkü bu bir tahteravallidir, onlar yükseldikçe siz, siz yükseldikçe onlar düşecek ve sinyaller gösteriyor ki, tahteravallinin halk tarafı yükselme trendine giriyor veya girmek üzere bunu kendi taraflarının yere daha da yakınlaşmasından anlıyorlar-size bakmazlar bile, kendi seviyelerine bakmaları yeterli... Birisi çıkarsa diğeri inecek, Gül tahteravallinin karşı tarafındakilerin ağırlığını, diğer tarafa uygulamak için akıllıca bir seçim. Değil mi?
bilgivehis
08-05-2017, 18:36
Yasadığın deney,hepimizin birçok kere yaşadığı halk ikiyüzlülüğü.
Bunları ancak partili mücadele ile aşabilisin.Yakınındaki bir sosyalist harekete katıl,mümkünse,BHH'ya,dahası Tkp'ye
katıl.
Bu yukarıdaki cümleyi kurmam aslında ,utanırım,sorgulatmak daha doğru gelir ama söz ağızdan çıktı bir kere.
Sıkma canını,umudunu diri tut.
Burada zaten çok faydalısın,sensiz olmaz.
gungormez teşekkürler, hepimiz lazımız :)
T-D forum mevcut örgütlerden daha faydalı :)
Sn Bilgivehis.
Bu tür deneyleri bir çok insan yaşamıştır sanırım Her kes kendini anlatsa epey hatıra çıkar .Ama umut bittiğinde insanda biter kardeş. Hele ki devrimcide umut biterse inan en yobazdan daha yobaza dönüşür, bunun örneklerini hepimiz etrafımızda görmüşüzdür.
Halk her zaman aktif olmuyor çünkü halk günlük yaşar devrimci geleceği yaşamak için umudunu hiç kaybetmez.
eğer aktıf siyasi dönem yoksa insan o aktif dönemde yapamadıklarını yapar kendini geliştirir fırsat buluşa bir meslek daha öğrenir.
İşte önümüzde çok büyük kriz beklentisi var bu güne kadar öğrendiklerimizi pratiğe sunmanın zamanı geliyor.
Biz bu krizde umut olmayı başarırsak kazanma ihtimalimiz dünden daha fazla olacaktır.
Hepimizin zaman zaman umutlarımızı kaybettiğimiz olmuştur.
bilgivehis
13-05-2017, 07:22
Sayın Uğur Dündar köşesinde "Öyle bir gençlik geliyor ki..." başlıklı bir yazı paylaşmış. Yedi saat boyunca hiç kalkmadan imza atmış, imza için kuyruğu oluşturanların yüzde doksanı gençler oluşturuyormuş, hepsi de hayırcımış, daha önce böyle bir kalabalık olmamış. Yazıyı "Gençlik görevde" diyerek bitirmiş...
Dikkatimi çeken son cümlesinde geçen "Gençlik görevde" kısmı oldu.
Daha önce oy kullanmamış olanların hayır için sandığa koşması, imza için kuyruk oluşturması, daha öncesinden çok fazla bir kalabalığın olması ve hepsinin de hayırcı olması.
Bütün bunlar için gençlik görevde sözü bana abartı veya moralden başka bir anlam vermedi.
Evetçilerin hile ve zorla istediğini yapmaları karşısında salt hayırcı olmanın hiç bir önemi yoktur. Bu kadar kalabalığın olması da gençliğin görevde olduğunu göstermez. Görevde demek, hakkını korumak veya alınan hakkına karşı mücadele etmektir. Oysa herhangi bir mücadeleye şahit olmadık, duymadık.
Bu muhalif yazarlar kendilerini tatmin adına aslında oyalamadan başka bir şey yapmıyor. Hani gençlik görevde deyince ciddi bir eylem olur da gençliğin görevde olduğunu anlarız ama imza kuyruğundaki kalabalıktan banane...
Uğur Dündarın bahsettiği gençlik nedir bilmiyorum .Ama öyle bir kriz geliyor ki akibeti çok yıkıcı olacak.
Bu yıkıcı krizin çıkardığı depremde elbette şiddetli olacaktır. Gençlik bu işten en çok etkilenen toplumsal katmandır.
Bu toplumun % 70 i artık şehirlerde bulunuyor bu şehirlerdeki işsizlik can yakacak bu işsizlerin büyük çoğunluğu da genç ve yüksek okul mezunu bu krize birde gerici yobaz yaşam dayatmasını düşündüğünde depremin şiddetinin çok güçlü olacağını sanıyorum.
Uğur Dündar gibilerde bu kontrol edemediği gençlik hareketlerinin karşısında duracaktır. Bunu 12 eylül öncesi yaptılar ve o generalleri davet ettiler di.Bu günde yaparlar.
Bunun için AKP temsilcileri hazırlık yaptıklarını okuyoruz Sivasta AKP liler ordu kuruyor diye yazılar okuyoruz Bu kurulan ordu AKP ve bazı tarikatlardan oluşan milis güçleri dir.Yani devlet halkla savaşmaya hazırlanıyor bu savaş çok tahrip edici olur ve bu gün ne görmüşsek onu yarın göremeyeceğiz demektir.
Kapitalizm dünya boyutunda kriz yaşıyor ama bizim gibi ülkelerde yıkım yaşayacaktır.
bilgivehis
13-05-2017, 10:32
Bunun için AKP temsilcileri hazırlık yaptıklarını okuyoruz Sivasta AKP liler ordu kuruyor diye yazılar okuyoruz Bu kurulan ordu AKP ve bazı tarikatlardan oluşan milis güçleri dir.Yani devlet halkla savaşmaya hazırlanıyor bu savaş çok tahrip edici olur ve bu gün ne görmüşsek onu yarın göremeyeceğiz demektir.
İşin bir başka vahim tarafı da, halkın ekonomi isyanı karşısında devletin bu özel örgütleri "din düşmanlarıa müdahale" adı altında saldıracaklar.
Yani ekonomik kriz isyancıları din düşmanı diye lanse edilecek ve böylece hem kriz sorunu gizlenecek hem de kendi kalabalıklarına hoş görünecekler...