PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : "Faşizm" denince ne anlıyoruz ?


Vefik Sami
04-05-2017, 14:54
Aslında, "Bir ülkeyi yönetenlerin halk üzerinde etkin olma adına faşizan yöntemlere başvurduğunu nerden ve nasıl anlarız ? Faşizm dendiğinde hemen aklımza şoven miliyetçilik/ırkçılık mı gelmelidir ?" gibi bir sorudur ilk aklıma gelen. Ancak; başlık olarak fazlaca uzun olduğu için mesajımın başlangıç kısmına aldım bu cümleyi. Okuyup başlığa katkı vermek isteyen sayın üyelerden ricâm; bazı sözlüklerden, vikipedia'dan "copy/paste" paragraflar aktarmamaları. Artık 'klişe' hâline gelmiş kimi anlatılara muhatap olduğumda, bilgisayar için hazırlanmış programla 'tavla' oynuyormuşum gibi hissediyorum kendimi.

Şahsım adına kısa bir izah yapayım:

Bizde 'Faşizm' dendiğinde nedense hep ilk akla gelen, Ülkücü cenah ve onların siyasi üst yapısı MHP'dir. Fakat; insanların cehâletin pençesinde kıvrandığı, hak ve özgürlüklerin değeri yeter düzeyde anlaşılamadığı için vatandaşlık bilinci ve Demokrasi Kültürünün oluşmadığı bizim gibi bir topluma yönelik olarak bu tesbit yeterli midir ? Kendilerini siyâseten "Özgürlükçü" olarak tavsif edenler ise genelde kendi amaç ve yöntemleri dışına çıkan her şeyi "gereksiz" görür, siyâseten kendi saflarında bulunmayan insanlara uygulanan baskı ve işkenlere için göstermelik "timsah gözyaşı" dışında bir tepki vermezler. Kendilerine engel olan her şey "faşist"tir. Diğer siyasi düşünce sahiplerine uygulanan baskılar görmezden gelinebilir; önmesizdir.

Misâl; 90'lı yıllarda başörtülü oldukları için binlerce kız öğrencinin üniversite okuma hakkı gaspedilirken, bizdeki "Özgürlükçü sol" başka tarafa bakıp ıslık çalıyor, "Atatürkçülük" maskesi altında uygulanan bu zülmü çoğu "solcu" Kemâlist" pencereden izleyip alkışlıyordu. Esasen, sol cenahta konumlanıp da Mustafa Kemâl'e hayranlık duyan bir Doğan Avcioplu'nu bilirim. Genelde solcular Mustafa Kemâli"i pek sevmez. En ılımlılarının Gâzi Paşa için betimlemesi "Burjuva Devrimcisi"dir. Gerçi, kendilerini müslüman olarak tanımlayamlar da sol cenaha uygulanan baskı ve şiddet günlerinde faşizm yanında konumlanmış, solcuların bir kısmını yakalayıp idam edenleri, hapse atanları alkışlamışlardı.

"Etme, bulma dünyası" lâfı boşa söylenmemiş meğer.

Bir diğer tuhaflık da "Elhamdülillah Müslümanım" diyenlerde görülüyor. Bilindiği üzere 15 Temmuz'a atfen yüzbinlerce insan "Fetöcü" yaftasıyla işten atıldı, ekmeğinden oldu. Yine yüzbinlercesi de aylardır hakim karşısına çıkma imkânı bulamadan tutuklu olarak cezâ evclerinde. Adına "Darbe" denen süreçte aktif biçimde rol alanları kasdetmiyorum. Burada bahse konu olanlar Fethullah Cema'ati içinde "Muhtemelen Allah rızası gözeterek - bulunmuş, çalışmış insanlar. Eminim, kahır ekseriyetinin ne darbeden haberi var, ne de bu işte bir sorumluluğu. Sn Tayyip Erdoğan 2002 yılından 2011 yılına kadar bu ülkeyi başbakan olarak yönetti. Devletin tüm istihbârî kaynakları elinin altında idi. Bu süreçte F.Gülen için "Çok muhterem insan" diyen kendisi değil miydi ? Yozgat'ın filân köyündeki Abdurrahman dayı,Sivas'ın feşmekân mahallesindeki Hüsniye bacı ne bilsin Fethullah'ın ABD'de neler yaptığını ? Onlar da tıpkı Sn. Erdoğan gibi "Çok muhterem insan" bilip hizmet ettiler. Ama gariptir; Fethullah'ın bu derece palazlanıp devlet içinde konumlanmasında bir numaralı pay sahibi kişi Türkiyede siyasi sitem ve anayasayı değiştirme gücüne ulaşırken, bu sorumluluğun milyonda biri kadar etkisi olmayan yüzbinler hatta milyonlar mağdur durumda. İşin en ironik tarafı da komşusu, arkadaşı, hısım-akrabası "fetöcü" yaftasıyla hapislerde inlerken, bu insanlar gibi "Elhamdülillah müslümanıh yav" diyenler de ellerine birer bayrak kapıp meydanlarda AKP şakşakçılığı yapıyor. Sözüm ona "Kendileri gibi" müslüman din kardeşleri inim inim inlerken; bu güruh, durumu fırsata çevirip, yükselme, sosyal statü elde etme peşinde.

Hasıl-ı kelâm; bahse konu faşizan uygulamalar, toplum tabanında bir biçimde destek bulmasa hiç bir faşist yönetim uzun süre muktedir olamaz. Faşizmin gücü toplumu oluşturan insanların cehâlet ve bencilliğinden kaynaklanıyor bence. Hak ve Özgürlük kavramlarını anlamlandırmayı saf tuttuğumuz siyâsi cenah paralelinde anladığımız müddetçe de bu hususdaki samimiyet ve dürüstlüğümüz, hep sorgulanır olacaktır.

bilgivehis
04-05-2017, 15:28
Faşizm artık herkesin kendi çıkarına göre tanımlanır oldu, bu yüzden de bir faşist tanımı yapılamaz duruma geldi.
Oysa dünyada bir tek faşizm vardır, o da kapitalizme hizmet edenlerden oluşur.
Fettullah, tayyip, bugünkü bütün partiler, dinciler, ırkçılar, ayrılıkçılar bir kapitalizm hizmetlisidir ve faşisttirler. Bu saydıklarım içinde bir tane dahi dünyada kapitalizmden bağımsız oluşum yoktur.
Bugün yüz yıllık Türkiye cumhuriyetinin başına kapitalizme hizmet etmeyen sadece Ahmet Necdet Sezer geldi ama bugün adını dahi anan yok, hatta bazen ona dahi faşist diyenler oluyor. Anlaşılacağı gibi karşıt olan herkese faşist diyorlar, bu da sapla samanın karışmasına neden oluyor. Yani artık değerler değerini yitiriyor, her şey anlamsızlaşıyor ki, bu da bir yozlaşma projesinin sonucudur...

Amon yarebbi
04-05-2017, 17:24
Faşizm denince aklıma;

Dün itibarı ile açmış olduğum konu başlığına kendince dogma ve kurallar koyup SALDIRARAK itibarsızlaştırmak isteyen üyeler geliyor.

"Yöce dövletimin nizamını, vatandaşları birbirine düşürerek bozuyorsun Hayinnn , bölücü , terörist " diyen tipler geliyor aklıma.

Bir kişinin , bir grubun, bir topluluğun kendisi gibi düşünmeyen ve yaşamayan insanlara sevgi ve saygı dolu bir şekilde davranması!!!!????

postalmarx
04-05-2017, 20:18
Faşizm bireycilik karşıtı olmakla ve devletçi olmasıyla komünizmle aynı saftadır. Komünizmle ayrıldığı yer milliyetçilik konusudur. Bunun ötesinde komünizmden ayrıldığı diğer bir temel nokta faşizmin savaşçılığa, hatta savaşın insanlığı geliştirdiğine, güçlü milletin zayıf millete hakim olmasının doğal olduğuna inanmasıdır. Faşizm hristiyan öncesi putperest değerlere dönmeye inanır, komünizm ise dinsizdir, fakat her iki ideoloji de "yeni insan" yaratmak ister. Faşizm geçmişe bakıyor olmasına rağmen sanayileşmeci ve kalkınmacıdır. Bunun sebebi savaş teknolojisine olan ihtiyaç olabilir. Kalkınmak için "piyasa ise piyasa, devletçilik ise devletçilik" diye pragmatist bir bakış açısına sahiptir.

manas
04-05-2017, 21:49
Faşizm denilince bizde ilk anlaşılan baskıcı rejim. Bu da genelde aşırı sağ yada milliyetçilik oluyor. Cumhuriyet dönemi içinde faşizm diyenler var ırkçı diyenler var özellikle islamcı ve solcu tayfa bunu söylüyor. Aslında insanlar kendilerine uymayan yönetimlere faşist der. Şimdi islamcılar muhafazakarlar iktidar ve baskıcı olduğu halde yandaşları bizimkiler faşist demiyor. Komünistleri saymıyorum bile onlara göre kendileri hariç herkes faşist, (Kendileri çok özgürlükçüymüş gibi)..Yani bu faşizm kelimesi herşeye kullanılıyor. Yahu bir terim herşeyi herkesi kapsayamaz bu kadar bol olamaz, onun da bir rotası vardır değil mi. Turancılık nasıl ki türk milliyetçiliğine ait birşeyse faşizm de roma yani uzantısı italyan milliyetçiliğini bağlayıcı birşeydir.

kartopu
07-05-2017, 10:33
Bazı siyasi terimler dünyada bazı örneklerden alınmış şeylerdir.
Faşizm dünya sistemine italyada musollini tarafından kurulmuş olan örgütün adı ve programıdır. Bunu almanyada hitler taklit etmiş ama bu taklit Musolini yi geçmiştir.
Faşizm dendiğinde ilk akla Hitler Almanya sı gelir.


Faşizm in özellikleri. Kapitalizmin in Emperyalizm çağına yükseldiği dönemde Finas (banka sermayesinin)kapitalin hakim sermaye biçiminde ve sermayenin tekelleşme döneminde yaşadığı kriz in sermaye sınıfı adına çözümleme biçimi olarak gelmesidir.
İcraatları. Hukukun ve demokrasinin yok edilmesi sermaye sınıfının egemenliği geçici olarak ya tek kişiye ya çok az (oligarşik) kişiye devir etmesidir.
Ülkemizde 2 ana 2 geçici dönem yaşandı 1. 12 MART 2.12 EYLÜL geçici dönem 28 şubat ve 2010 .
Bu gün bu ülkede yetkilerin tek kişiye devir edilmediği söylenemez bunu sebebi bu ülkenin yaşadığı derin siyasi ve ekonomik krizdir.
Ne yazık ki bu ülkeyi krize sokanlar krizden çıkaracağını iddia ederek yönetime hile yolu ile el koymuş bulunuyor.
Halbuki krizden çıkaracak olanlar krize sokanlar olmamalı idi bu da bu ülkede ilk defa denenecek yöntemdir.


Faşizm kapitalizmin Emperyalist dönemde yaşadığı krizin gerekçesidir.Her şeyin ya tek adamda ya oligarşik azınlığın elinde toplanmasıdır.
Başka hiç bir tarifi yoktur. Geliş biçimleri farklı olabilir ya etnik gurupları kullanır ya dinciliği ya milliyetçiliği.


Baskı diktatörlük Eşittir Faşizm değildir Dünya tarihinde çok çeşitli baskı yöntemleri olmuştur Diktatörlüklerde ama hiç birine faşizm denmemiştir
Dünyaya 1926 -1933 te İtalyada görüldü ve devamı 1936-1945 Almanya ile zirve yaptı. Ondan sonraları dünyanın çeşitli kapitalist ülkelerinde yaşadı