PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İnsan psikolojisinde Tanrı


Yıldıztozu
14-06-2017, 00:35
Bir düşünce deneyi: Toplumdan uzak bir adada, bir insan doğal haliyle büyüsün. Bu insan acıktıkça ağaçlardan meyve toplasın. Meyveyi yedikten bir süre sonra aynı ağaçta aynı meyvenin tekrar çıktığını görecektir.

Bu durumdaki insanın aklına ilk hangi soru gelir?
A) Bu meyveyi kim ortaya çıkardı?
B) Bu meyve nasıl oluştu?

Deneyin amacı, insanın psikolojisinin saf halini tespit edebilmek.

İnsanlık tarihine baktığımızda, tanrının tarihi bilimin tarihinden daha eski görünüyor. O halde insan psikolojisinin saf halindeki ilk soru ''kim ortaya çıkardı'' diyebilir miyiz? Öyleyse çocuklara toplum tarafından tanrı fikri aşılanmasa bile onlarda bu fikir doğal olarak ortaya çıkacak demektir.

Durum öyle görünüyor. Bilincin ortaya çıkması, daha üst bir bilincin kurgusunu kaçınılmaz kılıyor olabilir. O halde evrende herhangi bir yerde ortaya çıkan diğer bilinçler de aynı şekilde öncelikle ''kim'' sorusunu sormuşlardır.
Uçsuz bucaksız bilinçsizliğin ortasında yalnız kalan bilinç, kaybolmamak için daha üst bir bilinci zorunlu olarak yaratıyor olabilir.

Şüpheci Dinsiz
14-06-2017, 01:48
Sevgili Yıldıztozu,
Bir düşünce deneyi: Toplumdan uzak bir adada, bir insan doğal haliyle büyüsün. Bu insan acıktıkça ağaçlardan meyve toplasın. Meyveyi yedikten bir süre sonra aynı ağaçta aynı meyvenin tekrar çıktığını görecektir.

Bu durumdaki insanın aklına ilk hangi soru gelir?
A) Bu meyveyi kim ortaya çıkardı?
B) Bu meyve nasıl oluştu?

O insan iyi bir gözlemciyse, meyve oluşmadan önceki tomurcuğu, tomurcuğun çiçek açtığını, çiçek döküldükten sonra büyüdüğünü, ham halini, olgunlaştığını fark edecektir. Bu durum her bahar dönemi tekrarlanacağı için meyveyi Tanrı'ya yorması gerekmez.

İnsan, bulduğu gıdalar sebebiyle değil, başa çıkamadığı yağmur, şimşek, deprem, sel, kuraklık, kıtlık gibi zorluklar ve sebebini anlayamadığı Güneş-Ay tutulması gibi olaylarla Tanrı'yı uydurmuş olmalı.

Köpek beslediğim için biliyorum, daha önce görmediği bir canlıya çok temkinli yaklaşıyor. Sebebini anlamadığı gürültülerden ürküyor. Kısıtlı zeka ve kısıtlı tecrübe canlıları ürkek yapıyor. Tanrı'nın kökeni bu korkular olmalı.

Sevgiler

Felâsife
14-06-2017, 03:45
İnsanlık tarihine baktığımızda, tanrının tarihi bilimin tarihinden daha eski görünüyor. O halde insan psikolojisinin saf halindeki ilk soru ''kim ortaya çıkardı'' diyebilir miyiz? Öyleyse çocuklara toplum tarafından tanrı fikri aşılanmasa bile onlarda bu fikir doğal olarak ortaya çıkacak demektir.

Nat geo da tamda bu meyanda küçük çocuklarda kıskançlığı irdelediler ve Kıskançlığın sonradan kazanılmadığını, zaten var olduğunu söylediler.
Deneyde anne telefonla filan uğraşırken, çocuk kıskançlık belirtileri göstermedi, 2 ayrı çocukta böyleydi.
Sonra anne oyuncak bir bebeği kucağına alıp onu sevmeye başlayınca, çocuklar zıvanadan çıktı.

Benzer oyunu iki köpeğe uyguladılar, onlarda aynen sahipleri oyuncak köpeği sevince zıvanadan çıktı.
Bundan dolayıda kıskançlığın insanda da hayvanda da zaten var olduğuna hükmettiler.

Yalnız burada ilginç bir şey var.
Şimdi çocuğa "aşırı sevgi" verilmese, kıskançlık belirtileri göstermez.
Yani çocukta ki kıskançlık olayını ortaya çıkartan, "sevgi" oluyor burada.

Anne çocuğunu aşırı bir biçimde severken, sahiplenirken... Çocukta burada kendine olan ilgiyi, kendine göre değerlendiriyor ve anneyi sahipleniyor aslında.
Çocuk anneye sahip olduğunu biliyor ve adeta onu malı gibi görüyor, anne anca beni sevebilir! diyor sanki. :D

Bu olay hayvanlar dünyasında çok daha açıktır aslında, insanlar kediye köpeğe sahibiz derler, lakin gerçekte sahip olan, dominat olan o hayvandır.

Diyeceğim bir şeyin ortaya çıkması, gerçekten ilginç bağlantılara sahip, kıskançlık deyip ötelediğimiz şeyin altında sahiplenme, dominat olma meselesi varsa, Tanrı fikrinin altında da kim bilir neler vardır.

Sanırım orada da bir dominant olma durumu var.

pianola
14-06-2017, 04:46
(...)
Bu durumdaki insanın aklına ilk hangi soru gelir?
A) Bu meyveyi kim ortaya çıkardı?
B) Bu meyve nasıl oluştu?

Toplum içinde olmadan kimliklenemeyeceği için aklında Tanrı kavramını yaratacağını düşünmüyorum, muhtemelen ağaç ile arasında bir bağ kuracak.

Tanrı kavramının nasıl oluştuğunu bir videosunda Osho çok güzel anlatmıştı, aradım ama malesef bulamadım.

kartopu
14-06-2017, 07:57
Tanrı öğrenilmiş öğretilmiş fikirdir. İnsan tanrıdan önce vardı. Çocuk ağaçla toprakla su güneşle bağ kuracaktır. Tıpkı kendi ihtiyacı olan doğa fikri gibi.
Öğrenilmişle bağ kurması ailesinden aldığı bilgidir.

Nero
14-06-2017, 09:45
İlk insanlarda tanrı kavramına verilen anlam farklıydı. Yaratmak kavramı bile bir şeyi yoktan var etmek değil, var olanı ayırmak anlamına geliyordu. Yaratmak kelimesi "yarmak"dan geliyor. İlk efsanelerde evren başlangıçta kaostan ibaretti ve tanrı onu ayırıp düzenledi. "Yaratmak"da bir de "uydurmak" var. Sanat yaratıcılığı kavramında bu anlamı korunuyor.

Yani "yaratmak" başlangıçta yoktan var etmek demek değildi.

Meyve veren ağacı insanlar tanrısal güç atfederek anlamlandırmadılar hiç ama tanrısal gücün simgesi olarak kullandılar. Doğuran kadının bunu nasıl yapabildiğini henüz bilemedikleri dönemde insanlar kadına tanrıçalık atfettiler. Sonra işin sırrını öğrenince tanrıça figürü yara almış olmalı.

Toprağı, tarlayı kadın, göğü, yağmuru erkek olarak simgeleştirdiler. Bir ürün çıkıyordu ortaya ve tanrı yaratıcılığına benzer bir durum gördüler.

Tanrı inancının kaynağı bilimin henüz gelişmediği dönemlere ait korku ve merak duygusu olamaz. Çünkü ilk çağlarda tanrılardan korku günümüze göre daha azdı. Tanrıya inancı gösterme, kanıtlama ihtiyacı da öyle. Tanrıların gücü de daha azdı. Zeus bile, baş tanrı olduğu halde, karısından korkan, çapkınlıklarını gizli gizli icra eden bir erkek tanrıydı.

Bilimin her şeyi ortaya serdiği sonraki dönemlerde ise insanlık giderek çok daha soyut, çok daha mutlak güçte tek tanrıya yöneldi. Bilinemezlikler azaldı ama buna rağmen tanrının gücü daha çok arttı. Tanrıya inancı başkalarına ve tanrının kendisine gösterme, kanıtlama ihtiyacı da çok aşırı arttı. Bu uğurda malını-mülkünü feda etme, hatta kendi çocuğunu bile öldürme yoluna gitti.

Demek ki tanrı inancı, bilinemezliğin ürünü pek değil. Öyle olsaydı şimdi tanrı inancı çok azalmış, hatta bitmiş olurdu. Aksine, dünya giderek dindarlaşıyor. Modern dünyada bir tek Orta Avrupa'da inançsızlık güçlü bir eğilim. Kiliselerde konserler veriyorlar artık. Onun dışında insanlık yeniden dinselleşmeye, tanrıya dönmeye başladı. Ortadoğu tabii bu konuda başı çekiyor.

Dinin çok güçlü olmasının, tanrı korkusunun ve inancının giderek insandan uzaklaşıp apayrı bir güce dönüşmesinin sebebi ne olabilir? Basit bir açıklaması olmadığı kesin.

Amon yarebbi
14-06-2017, 10:46
Nero son iki paragrafta yazdıkların , tanrı dediğinin ispatı değil. İhtiyaçLARINIZA vurgu yapmışsın.

Peki Nero; tanrıya ihtiyacınızın sebebi nedir? İçinden çıkamadığınız bu sorunları tanrı dediğiniz çözdü mü ?

İhtiyaç duyduklarını şantaj vesilesi yapan güç sende çelişkiye yol açmıyor mu ?

Tanrı dediğinizin zaman ve mekan ile alakası yok ise ," bakın nasıl yaptım görüyormusunuz " diyerek kendini ispata uğraşması bana karşımda bir insan ile muhatap olduğumu gösterirken, sizde nasıl bir algıya yol açıyor.

Sorduklarıma cevap verirken " sonsuz sayıda Big bang den SÖZ EDİYORLAR " dersen sınıfta kalırsın.

Dedik ya çocuklar diş perisinden SÖZ EDİYOR.

Nero
14-06-2017, 10:56
Nero son iki paragrafta yazdıkların , tanrı dediğinin ispatı değil. İhtiyaçLARINIZA vurgu yapmışsın.

Peki Nero; tanrıya ihtiyacınızın sebebi nedir? İçinden çıkamadığınız bu sorunları tanrı dediğiniz çözdü mü ?

İhtiyaç duyduklarını şantaj vesilesi yapan güç sende çelişkiye yol açmıyor mu ?

Tanrı dediğinizin zaman ve mekan ile alakası yok ise ," bakın nasıl yaptım görüyormusunuz " diyerek kendini ispata uğraşması bana karşımda bir insan ile muhatap olduğumu gösterirken, sizde nasıl bir algıya yol açıyor.

Sorduklarıma cevap verirken " sonsuz sayıda Big bang den SÖZ EDİYORLAR " dersen sınıfta kalırsın.

Dedik ya çocuklar diş perisinden SÖZ EDİYOR.

Olmadı, yine başa döndük. Sen benim yazdıklarımı hiç okumamışsın. Ben o tür bir tanrıya inanmıyorum ki.

İkincisi, ben yukarıda tanrının varlığını ispatlamaya da çalışmadım.

Üçüncüsü, benim değil, insanlığın tanrı ve din ihtiyaçlarına vurgu yaptım. İnsanoğlundaki gözlenen bu eğilime işaret ettim.

Bende ise hiç tanrı ve din ihtiyacı bulunmuyor. Öyle olsaydı onca yıl ateist kalmazdım.

Amon yarebbi
14-06-2017, 11:12
Olmadı, yine başa döndük. Sen benim yazdıklarımı hiç okumamışsın. Ben o tür bir tanrıya inanmıyorum ki.

İkincisi, ben yukarıda tanrının varlığını ispatlamaya da çalışmadım.

Üçüncüsü, benim değil, insanlığın tanrı ve din ihtiyaçlarına vurgu yaptım. İnsanoğlundaki gözlenen bu eğilime işaret ettim.

Bende ise hiç tanrı ve din ihtiyacı bulunmuyor. Öyle olsaydı onca yıl ateist kalmazdım.

Yani diyorsun ki ;

Ben diğer insanların ihtiyaçları üzerinden , tanrı dediklerini ispat yolunu seçtim.

Aksi olsa tanrıya ihtiyacı olanları , iddiana örnek vermezdin galiba.

Tanrı diğer insanların ihtiyaçlarında gizli senin için. !??

Nero
14-06-2017, 11:24
Yani diyorsun ki ;

Ben diğer insanların ihtiyaçları üzerinden , tanrı dediklerini ispat yolunu seçtim.

Aksi olsa tanrıya ihtiyacı olanları , iddiana örnek vermezdin galiba.

Tanrı diğer insanların ihtiyaçlarında gizli senin için. !??

Hayır, tanrı varoluşumuzun sırrında gizli.

Tekrar belirteyim; bu başlık altında tanrının varlığını ispat etmeye çalışmadım. Sadece güçlü bir sebep olduğunu yazdım. İnsanlar neden bu kadar güçlü bir inançla bağlı, bunu sorguladım.

aliyarasfal
14-06-2017, 12:17
Bir "tanrı" kelimesi uydurup, bunu kıvırarak "nedir" ortaya koyamayan bir ataistten ataistim ben saçmalamasıyla teizm pazarlaması giriş görmekteyiz:)

Ya biraz zeka koyun ortaya, artık eğlenmiyoruz sıkıldık:)



Şimdilik saygımla gittim...

Nero
14-06-2017, 14:33
Bir "tanrı" kelimesi uydurup, bunu kıvırarak "nedir" ortaya koyamayan bir ataistten ataistim ben saçmalamasıyla teizm pazarlaması giriş görmekteyiz:)

Ya biraz zeka koyun ortaya, artık eğlenmiyoruz sıkıldık:)


Şimdilik saygımla gittim...

Saygıyla gitmeyip anlamaya çalışsan bunları yazmazsın.

Açılan başlığı klasik tanrı var-yok tartışmasına sürüklemek istemiyorum. Lütfen konuyu açanın hakkına saygı duyun ve konuyu başka yerlere çekmeyin. Öbür başlıklarda bunu zaten yapıyorsunuz.

Amon yarebbi
14-06-2017, 15:36
Hayır, tanrı varoluşumuzun sırrında gizli.

Tekrar belirteyim; bu başlık altında tanrının varlığını ispat etmeye çalışmadım. Sadece güçlü bir sebep olduğunu yazdım. İnsanlar neden bu kadar güçlü bir inançla bağlı, bunu sorguladım.

Varoluşumuz da gizli derken , siz bu gizi biliyorsunuz demek oluyor. Bize bunu açıklarsanız daha anlaşılır olur.

Bu çok gizli , bende bilmiyorum demeniz halin de , gizli olan bu duruma nasıl vâkıf olduğunuz önemli ! Bu gizli olanı siz nereden biliyorsunuz.

gizli demek, var ve bunu saklayan biliyor demek. Nerede olduğunu da biliyor demektir. Bu gizleneni saklayan en azından bir işaret verir. Ne dır o işaret?

Bilinen din, tasavvuf argümanları vermezsiniz umarım.

Bu defineyi , var diyorsanız ortaya çıkartın.

Aksi masal oluyor. O kadar çok masal var ki , ciddiye almıyoruz. Birde sizin gizli tanrı dediğinize bakalım..

Nero
14-06-2017, 15:48
Varoluşumuz da gizli derken , siz bu gizi biliyorsunuz demek oluyor. Bize bunu açıklarsanız daha anlaşılır olur.

Bu çok gizli , bende bilmiyorum demeniz halin de , gizli olan bu duruma nasıl vâkıf olduğunuz önemli ! Bu gizli olanı siz nereden biliyorsunuz.

gizli demek, var ve bunu saklayan biliyor demek. Nerede olduğunu da biliyor demektir. Bu gizleneni saklayan en azından bir işaret verir. Ne dır o işaret?

Bilinen din, tasavvuf argümanları vermezsiniz umarım.

Bu defineyi , var diyorsanız ortaya çıkartın.

Aksi masal oluyor. O kadar çok masal var ki , ciddiye almıyoruz. Birde sizin gizli tanrı dediğinize bakalım..

Tabii, memnuniyetle...

Şimdi, dindarsak veya teistsek diyoruz ki "tanrı vardır ve bizi o yarattı."

Ama bu durumda tanrıyı kimin yarattığı ve kimse yaratmadıysa tanrı diye mutlak güce sahip birinin nasıl var olageldiği sorusu cevapsız kalıyor.

Ateistsek diyoruz ki "tanrı yoktur ve evren yaratılmamıştır. ya kendiliğinden, yokluktan var olmuştur; veya hep vardı, var olacaktır."

Bu durumda da "madde yoktan nasıl kendiliğinden var olabilir, hep vardıysa nasıl hep var olabilir?" sorusuna cevap veremiyoruz.

Oysa biz varız ve bu var oluşumuzun makul ve mantıklı bir açıklaması olmalı.

Bunun açıklaması, bizden bağımsız ayrı bir zat olan bir tanrı değil. Bunun açıklaması, maddeye mutlakiyet atfeden kaba materyalist görüşler de değil.

Bunun açıklaması, bilince öncelik tanıyan, bizim kollektif bilincimizin yaratılıştaki rolünü ele alan yaklaşımdır. Buna ister tanrı deyin, ister başka şey. Farketmez. Önemli olan şu: madde temel ve ilk neden değil. Madde bilincin türevi. Bilinç, ruh, ne dersek diyelim, ilk ve temel olan o.

Pek çok şeyin, bu açıklamayla birlikte tutarlı hâle geldiğini görüyoruz. Bu bize, "civciv mi yumurtadan, yumurta mı civcivden" kısır tartışmasına benzer o kadim tartışmaya; "tanrı mı, madde mi" tartışmasına da son verme fırsatı veriyor.

Amon yarebbi
15-06-2017, 21:59
Nero ;

Önemli olan şu: madde temel ve ilk neden değil. Madde bilincin türevi. Bilinç, ruh, ne dersek diyelim, ilk ve temel olan o

Madde yi bilincin türevi yaptın da , ters yazmışsın farkın da değilsin galiba.

Bilinç dediğimiz , beyindeki maddelerin kimyasal tepkimeleri demen lazımdı demek istiyorum fakat demiyorum. Nedeni ise gerçekliğe dair ben merkezli halimdir. Benim duyularımla gerçek dediğim her ŞEY bir başka canlı için , örneğin hayvan için aynı mı değil mi ? Bu durum gerçekliği yok ediyor.

Nero senin bu Hegelci söylemin , dikenli tele takılmış ve kurtulamayan ŞEYLERE benziyor. Telde takılan ŞEYLER orada çürür.