Orijinalini görmek için tıklayınız : Sorgulama Süreci
Öncelikle herkese merhaba ilk mesajım onuda sorgulama süreci başlığı altında yapmak istedim, ne kadar yazarım bilmiyorum gelişi güzel ilerleyecek.
Yaklaşık "1" yıl kadar önce sorgulama isteği ile uyanan bu süreç birkaç aydır hız kazandı ve ramazan ayında yükselişe geçti.
Bir şeylere inanıyoruz peki bunu neden okumadan yapıyorum dedim kendi kendime ve okumaya başladım okudukça aklımın karıştığını hissettim ve ara verdim. Tekrar başladım ve bu ay içinde oruç tutmaya başladığımdan beri içimde tutuyorum ama doğru olsa bile acaba inanarak mı yapıyorum dedim. 2 gün önce bıraktım tutmayı ve okumayı belli bir yere kadar ilerlettim gerçi düşüncelerimi okumakta etkiledi fakat ben daha öncesinde kendime sorular sorarak bundan uzaklaştığım dönemler oldu. Sorduğum sorulara geçersek :
- Peki bir yaratıcı var ve bizi yarattık peki o ? (Yaş 15 civarı ilk soru)
- Yaratılmadan olunuyorsa bizde belki yaratılmadan olduk?
- Bir kader var ve her şey belli sonunda gidilecek yer, sonucu belli ise neden film izler gibi izleyici modundayız?
- Yada müslüman değil örn: binlerce çocuk okutuyor, yardımlar yapıyor vs çeşitlendirebilir iyi kalpli insanlar benim şuanda onlardan daha kötü insan olmama rağmen yanıma bile ulaşamayacak olmalı neden?
- Belli bir yıl aralığında sürekli güncellenen peygamberler bir dönem sonrası neden kesildi? Her gelişen olay sonrası gelen mesajlar şu aşamada dünyada yaşanılan akıl almaz tüyler ürpetici olaylar sonrası niçin gelmiyor?
- Şeytan ile biz üzerinden niçin bir oyun dönüyor? Yaratıcısı zaten o iken neden buna biz alet olduk. Yolun sonunda hapsedeceğini söyleyip ne gibi bir yarışın içerisinde olabilir?
- Cenneti anlatırken huriler kadar gereksiz bir bilginin olması çok saçma değil mi?
- İnanç sahibi olmayanların kötü kişiler olduğunu söylemesi tuhaf değil mi? Öyleyse yaşayanların %75i kötü mü?
Bunları söyleyen biri olarak profilimi de açıklamak isterim. Öyle okumuş biri değilim lisede 2 sene kaldım şuan açıktan liseyi bitirdim üniversite sınavından 250-300 arası bir puan bekleyen 23 yaşında bir insanım.
Daha uzatılır ama kısa keseyim sıkılmayın.
Tek ricam "LÜTFEN" bir kaç yorumda olsa birşeyler yazmanız ben henüz daha yeni sayılırım çünkü içimde 'korku' yaşıyorum sorgulamaya ve orucu bıraktığımdan beri.
Daha tam koptuğum söylenir mi net cevap veremiyorum ama bir şeylerin koptuğu gayet açık.
TEŞEKKÜRLER.
Klasik kitaplı dinlerin monoteist tanrı algısına veda ederek ilk aşamayı başarıyla tamamlamış oluyorsun. Sırada, materyalist dinlerin maddeyi tanrılaştıran bilimsel(!) dinine de veda ederek ikinci aşamayı geçme kısmı var. :)
Orada bir yerde evreni yaratmış ve her şeyi önceden belirlemiş bir tanrı kişisi yok. Kader diye bir şey var ama bu, önceden birilerinin yazıp sahneye koyduğu bir senaryo değil.
Egemen dinlerin tanrı, cennet, cehennem, ödül, ceza melek, şeytan anlayışları tabii ki bire bir gerçek değil.
O devir insanları öyle anlamış. Bunlar simgesel anlatım olarak alınabilir. Adem-havva, Nuh tufanı, cennetten kovuluş, hep simgesel olarak ele alınabilecek şeyler.
Şu anda bir kitap okuyorum. İslam sol düşünce ve Laiklik. yazar- Faruk Erginsoy. Ateist birinin islamdan ne anlamalı İslam düşüncesi laiklikle uyumlu olabilir mi. Tanrı nedir Kuran ı nasıl anlamalı gibi sorulara cevap arıyor.
Bildiğim kadarı ile İslam porbagandistleri ne göre Kuranı anlamak çok önemli değil diyorlar inanmak yeter Kuran okuyup anlamak istemekten çok onun sevabına nail olmak daha güzel.
Din İslam Kuran sadece inanmak ve sevap kazanmak için uygulanır onlara göre. Halbuki dinler bir dönemin yaşam ve düşünce biçimlerini anlatır Her din kendi yaşam biçimini ve yönetme yönetilmeyi anlatan bir yapıttır.
İslamda öyle Kuran % 80 Tevrat ın kopyası öyle oluyor ki ikisinin birbiri ile ilintisi var.
Bazı iddialara göre İslam peygamberinin akıl hocası Yahudi bir kişi bu düşünce kurana da yansımış Birde aynı coğarfyanın insanları
Her iki din kitabında da iktidar hesapları var.
Ama bir çok insan bu dinlere inanıyor inanmakta en büyük etken ölümsüzlük (yeniden diriliş) inancı Burada bir anlayış var İnsan ölümü hazmedemiyor
İşte ortaya din nasıl bir şey nasıl olmalıdır Her inançlı bir beklenti içinde beklentilerini bulabiliyor mu kader değiştirilebilir mi
İnsan yine aklı sadakati emeği ahlakı ile ön plana çıkıyor.
İyi bir dini de kötü bir dinide insan yapıyor O zaman tanrıda şeytanda insandan başkası olmuyor.Bilinmeyenlerin bilinmesi yine insan aklı ile bulunuyor. Bu durumda yaratıcı yine İnsan ve doğa oluyor.
Ama din diye bir olgu inkar etsek te bizim dışımızda var ve beklenti veriyor.
Klasik kitaplı dinlerin monoteist tanrı algısına veda ederek ilk aşamayı başarıyla tamamlamış oluyorsun. Sırada, materyalist dinlerin maddeyi tanrılaştıran bilimsel(!) dinine de veda ederek ikinci aşamayı geçme kısmı var. :)
Orada bir yerde evreni yaratmış ve her şeyi önceden belirlemiş bir tanrı kişisi yok. Kader diye bir şey var ama bu, önceden birilerinin yazıp sahneye koyduğu bir senaryo değil.
Egemen dinlerin tanrı, cennet, cehennem, ödül, ceza melek, şeytan anlayışları tabii ki bire bir gerçek değil.
O devir insanları öyle anlamış. Bunlar simgesel anlatım olarak alınabilir. Adem-havva, Nuh tufanı, cennetten kovuluş, hep simgesel olarak ele alınabilecek şeyler.
Ikinci aşamadan kastınız nedir?
Ikinci aşamadan kastınız nedir?
İkinci aşama, materyalizmin tanrısını da reddetme aşaması. Yani maddeyi mutlak gören anlayış...
"Madde, yaratıcı bir güç olmadan kendiliğinden var oldu veya hep vardı" diyen anlayış.
(...)ben henüz daha yeni sayılırım çünkü içimde 'korku' yaşıyorum sorgulamaya ve orucu bıraktığımdan beri.
Siteye hoşgeldin Cadiz
korkacak bir şey yok, sorgulama bilincine eriştiğin için beynin kendi içinde yeni bağlantılar kurarak dünyayı yeniden tasarlıyor, dolayısıyla eski kavramlarına yönelik psikolojik bağıntıları kırma, yani bir arınma sürecinden geçiyorsun. Bu süreci daha zahmetsiz atlatmak için şunu aklında tut; inançların zaten orijinal değillerdi (yani sana ait değillerdi, onları dış dünyadan aldın, tüm fikirlerini, içinde yaşadığın toplum çeşitli kanallarla sana dayatmıştı/enjekte etmişti), bu bağlamda sen diğer insanlardan ne gördüysen sadece bunu taklit etmekte, bu taklitlere de değer vermeye/tutunmaya çalışmaktaydın.
Şimdi işin biraz felsefe yapmak olacak, devamında kendi özgün anlamlarını üreteceksin. Sitenin zengin içeriği de sana bu konuda ihtiyacın olan tüm altyapıyı sağlayabilir...
İkinci aşama, materyalizmin tanrısını da reddetme aşaması. Yani maddeyi mutlak gören anlayış...
"Madde, yaratıcı bir güç olmadan kendiliğinden var oldu veya hep vardı" diyen anlayış.
Siteye hoşgeldin Cadiz
korkacak bir şey yok, sorgulama bilincine eriştiğin için beynin kendi içinde yeni bağlantılar kurarak dünyayı yeniden tasarlıyor, dolayısıyla eski kavramlarına yönelik psikolojik bağıntıları kırma, yani bir arınma sürecinden geçiyorsun. Bu süreci daha zahmetsiz atlatmak için şunu aklında tut; inançların zaten orijinal değillerdi (yani sana ait değillerdi, onları dış dünyadan aldın, tüm fikirlerini, içinde yaşadığın toplum çeşitli kanallarla sana dayatmıştı/enjekte etmişti), bu bağlamda sen diğer insanlardan ne gördüysen sadece bunu taklit etmekte, bu taklitlere de değer vermeye/tutunmaya çalışmaktaydın.
Şimdi işin biraz felsefe yapmak olacak, devamında kendi özgün anlamlarını üreteceksin. Sitenin zengin içeriği de sana bu konuda ihtiyacın olan tüm altyapıyı sağlayabilir...
Açıklayıcı cümleleriniz için teşekkür ederim.
Ahlaksız
14-06-2017, 20:30
Sana evrimi öğrenmeni,sonrasında evrimi anlamanı tavsiye ederim..Bırak kafandaki karışıklığı,tanrıya dair düşüncelerini filan..Sadece evrime odaklan..Eğer evrimi anlarsan,kafandaki karışıklık KESİNLİKLE son bulacaktır..Dikkat et..Öğrenmek/bilmek demiyorum,ANLAMAK diyorum..Tabi ki bilmeden/öğrenmeden anlayamazsın..O yüzden öncelikle evrimi öğrenmeye bak..Sonrasında anlamaya çalışırsın..
Siteye hoş geldin:)
Yıldıztozu
14-06-2017, 20:31
içimde 'korku' yaşıyorum orucu bıraktığımdan beri.
Sorgulayan insanların birçoğu ''ya varsa'' korkusundan dolayı inançlarını terkedemezler. Onlara kıyasla siz cesur ve dürüst yaklaşmışsınız.
Varsayılan Allah'ın(arap tanrısının) insandaki korku gibi zaaflardan faydalanarak insanları tehdit ediyor oluşu ayrı bir problem değil midir..
Korku bir otorite aracıdır. Sadece toplumun insan üzerindeki değil, doğanın insan üzerindeki bir aracıdır da.
Mesela bir yılan görünce korkarız, neden? Çünkü yılanın yaşamımızı tehdit ettiği bilgisi evrimsel süreçte bize programlanmıştır. Doğa, üzerimizde korku duygusu yaratarak otorite kurar ve bizi bu duyguyla yönlendirir.
Sözde imtihan, korku ve tehditler.. neden tanrı için kendisine inanılıp inanılmaması bu kadar özel ve önemli olsun..
Neden insanların bilme meraklarına göre ya da etik anlayışlarına göre cennetler vaadedilmez de inanmalarına göre vaadedilir. Cevaplar insanın sınırlı dünyasında.
O kadar açıklayıcı ve akıcı cümleler yazıyorsunuz ki katılmamak elde değil benim meselem biraz uzun sürebilir sebebi ailenin dine bağlılığı konusu olunca alışılagelmiş duyguların aniden ortadan kalkmıyor olması fakat sorgulamanin hata olmadığını biliyorum. Akla selim gelmeyen ortaya atılan din fikirleri beni geri döndürmek için zorlayan en önemli unsur. Çünkü kendimi biliyorum yeri geldiğinde kötü şeyler yapan biri olarak sadece inancimdan dolayı inanarak ödül kazanmanın doğru olmadığını inanıyorum. Bu sadece bir örnek. Ben okumuş biri değilim işsiz tam 1 yıldır iş arayan bunun sebebinin tamamiyle elimde meslegimin ve herhangi bir işleve yarayan belge olmadığını biliyorum (bunu yazmamdaki amaç aman aman okuyan biri olmadığımı bilmeniz) ama bu fikirlere ulaşmak için sadece sakin mantıklı bir kafa yapısının yeteceğini düşünüyorum.
spartacus
14-06-2017, 23:50
Hoşgeldin...
yaratmak-yaratılmak kelimesinin, fizikte karşılığı yok, böyle bir fiil-fail yok-ihtiyaç da, gereği de yok-...
Nesnel gerçek, sadece form-yapıca devinim ve dönüşümlerden ibaret ve bizim isim verip, işaret ettiğimiz, tanıladığımız ne varsa, bu o şeylerin gelip-geçici form-yapı-biçimlerine dairdir, böylece oluşların anlamı da değişen formlara nazarandır. nesnel, fizik zeminine dair yaratmak fiili geçersizdir, şeylerin form-yapılarına nazaran değişimlerine dayalı oluşmak fiili anlamlıdır ve sınırı bellidir-form.
Bir özne ancak diğer şeylere müdahale ederek, form-yapıca değişimler elde edebilir, özne varlığın-maddenin haricinde değil, ancak dahilinde anlam kazanan form-yapıdır ve formca dahili olan, dahili olduğunu haricen yaratamaz, ona bağlıdır, ancak form-yapılara müdahale edebilir ve ancak form-yapılar değiş-tiril-ebilir... Su ile toprağı karıştırıp çamur elde edilebilir, ama ne su, ne çamur, ne de toprak, malzeme olarak üften-püften yaratılamaz, ancak işlenebilir.
Vefik Sami
15-06-2017, 00:56
Araştırma, sorgulama iyidir.
Hele hele insanların, adına "kutsal" denen metinlerdeki yazıların tümünü "Tanrı sözü" diye kabullenip, var olan çelişkileri 'hazmedilebilir' kılma adına attıkları hesapsız taklaları düşününce, sorgulama birey için artık elzem olur.
Ne var ki, sorgulamanın bizi nereye götüreceğini bilemiyorsak, varacağımız yeri kolayca kabullenme noktasında endişelerimiz varsa çile bitmez.
Mevlâna hayatın anlamını "pergel" benzetmesi ile açıklar.
Bilindiği üzere pergelin sabit ayağı olmazsa bir işe yaramaz.
İşte bizler de hayat boyu o "sâbit ayak"ı arar dururuz.
Dusunen adam
15-06-2017, 03:53
İkinci aşama, materyalizmin tanrısını da reddetme aşaması. Yani maddeyi mutlak gören anlayış...
"Madde, yaratıcı bir güç olmadan kendiliğinden var oldu veya hep vardı" diyen anlayış.
Cahilligimi bagislayin, ama baska hangi seçenek kaliyor bu durumda, madde nasil olusmus olabilir?
Dusunen adam
15-06-2017, 03:58
Cadiz Hosgeldin,
Korkmana gerek yok, sen kötü insan degilsin, yanlis birsey de yapmadin. Sadece aklini ve vicdanini isleterek, Islam'in bir yaraticidan gelmis olamayacagini anladin. Sirf "cehennem azabi" yuzunden zorla inanmaya çalismak sence mantikli bir davranis olur mu? Ya varsa, o zaman beni sirf butun bu çeliski ve safsatalara inanmadigim için yakar dusuncesi gerçekten çok saçma. Aslinda inandigin Tanriyi da bir nevi kucuk ve basit gormek olur. Insan gibi dusunen, egoist, narsist, duygusal bir Tanri algisi bu. Kaldi ki sonsuz cehennem azabi zaten insan aklina hakaretten baska birsey degil. Sen kendi çocuguna sonsuza kadar iskence yapar misin.
Cahilligimi bagislayin, ama baska hangi seçenek kaliyor bu durumda, madde nasil olusmus olabilir?
Estağfurullah! Bunun cahillikle bir ilgisi yok. Bu soru, bizim bilince kavuştuğumuz anlardan itibaren sorduğumuz bir sorudur. "Biz nasıl var olduk? Evren nasıl var oldu?"
Anne babalarımızın "ben nasıl dünyaya geldim?" sorusuna verdiği cevap eskiden "leylekler getirdi" idi. Şimdi bilimsel cevabı verenler çoğaldı.
Tıpkı onun gibi, "evren nasıl var oldu?" ve "biz nasıl dünyaya geldik?" sorularının cevabını da insanlık uzun süre simgesel anlatıma sadık kalarak verdi: "Tanrı yarattı." ve "Adem ile Havva'dan..."
Bu simgesel cevaplara haklı olarak itiraz edenler ise tepkisel olarak karşı uca yöneldi: "Hayır, evren kendiliğinden var oldu (veya hep vardı); canlılık cansız maddeden doğdu; biz insanlar da ortak bir atadan, evrim sonucu meydana geldik."
Bu "nasıl var olduk?" sorusuna verilen cevap insanlık tarihi boyunca iki uçtan birine gidip geldi. Tek tek her insan da bu soruya hayatının çeşitli dönemlerinde iki uç arasında yolculuk yaparak farklı cevaplar vermek durumunda kaldı. Sık sık bu sorgulamayı yapıp, her defasında verdiği cevabı sağlamak, sağlamlaştırmak istedi insan.
İlk neden arayışı bir kısır döngü hâlinde devam edegeldi. "Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan?" gibi bir tartışmaydı bu. Demek ki soruyu soruş biçiminde bir hata vardı.
Eğer bizim algıladığımız maddî, fizik evreni algıladığımız gibi mutlak ve kalıcı bir olgu gibi ele almaya devam edersek bu sorunun cevabını arayış çabası hep sonuçsuz kalır. Evren mutlak ve kalıcıysa ilk neden arayışımızda o da cevaplardan biri olmayı sürdürür.
Oysa evrene mutlak olmayan, geçici ve aldatıcı bir olgu gözüyle bakarsak, yani kuantum fiziğinin maddeyi ve evreni keşfinden yola çıkarak doğru biçimde yaklaşırsak, o zaman ilk neden arayışımızdan evren ve madde seçeneği kendiliğinden çıkar.
Ve cevap kendiliğinden aydınlanır: maddeyi bilinç yaratmış olmalı. Burada ilk yaratıcının bilinç ve ruh olduğu ortaya çıkıyor. Ama bu ilk yaratıcı bizden ayrı bir varlık değil, bizzat biz oluyoruz. Bu "biz" tek tek bizlerin toplamı anlamında değil, aksine bizler, tek bir varlığın bu iluzyonlu evrende bölünmüş hâlleriyiz.
Madde geçici, ama ruh ve bilinç asla kaybolamaz, yok olamaz. Bunu düşünmek bile doğru cevabın yönünü işaret ediyor.
aliyarasfal
15-06-2017, 10:12
Önce konu sahibine hoşgeldiniz diyorum,
Madde-evren takıntısını aşamadan, enerjiyi (materyalizmi din sanıyor) gözardı eden bir bakışla açıkladığını sanan idealist bir zıva okuyoruz sürekli kendini ataist olarak yutturmaya çalışan birinden.
Materyalizmi din sanman neysede, madde ve evrenin yapıtaşı yokmuşta , bilinç maddeden bağımsız var olabilirmiş gibi (yeni bir bilimsel buluşa imza attı üfürerek, ruh uydurmasını sahiplenme ki o ne? sor bilmez) üfürmek ve birde idealizmin tam göbeğine çakılmayı cevap sanmak ne olaki?
Ulan enerjinin özelliğidr bilinç dediğin, nasıl becerdinde soyutladın, varlıksal somut olmayan bir şey icad edip nasıl becerdin var olma özelliği katmayı?Hangi bilgi, hangi kaynak?
Bir anlat görsün abiler ablalar, nasıl becerdin o bilinci enerjiden(madeden) soyutlayıp tek başına var etmeyi?
Nasıl becerdin hokus pokusla varolmayı bilime montelemeyi? Hangi kuantum bilgisi sana bunu sağlıyor?
Kuant nedir a şaşkın? Yokluk mu? Ne o bilinç dediğinde enerjiden bağımsız varolduğunu öne sürüyorsun?
Hadi kaynak ve elde ettiği bilgiyi paylaş tüm dünyayı şaşkına çevir.
safsata üretmekle gerçek oluyor mu sanıyorsun?
Dünün materyalist tanımında saplı kalmış, sanki tabu gibi boş boş konuşuyor.
Materyal enerji, bunu aşkın bir şey yok ki uydurduğu her ne ise teist tanrılarla kaynağı aynı , Pinokyo kadar gerçek ve varlık dünyasına etki eder.
Tam idealist bir şaşkınsın.
Bilincin yapıtaşı nedir? Nedir bilinç? Nasıl oluşur? Kendiliğinden nerde nasıl olabiliyor? özellikleri nelerdir?
Gooleda var, hadi bi anlat enerji ve maddeyi katmadan işe bilinç ile ilgili tüm bilimsel kanıt ve verileri koy ortaya. Üfürük teist tanrılarından farkınıda göster.
Hatta madde olan bedenini kullanma , beyninide devredışı bırak ve yaz herkes görsün yaratma gücünü.
Şimdilik saygımla gittim...
Neden korkuyorsun.
Tanrının seni cezalandırmasından mı ?
İnsanların soruları ve senden uzaklaşmasından mı ?
Ailenin senden vaz geçeceğinden mi ?
Senin yaşadığın duyguları 15 yaşındayken bende yaşadım ama hayatımda hiç bir şey değişmedi.O zaman dünyanın adaletsiz olduğunu adaleti de tanrının sağlamadığını düşünüp dinden vaz geçmiştim ama korkularımda vardı.
O zamanki aklımla deneyler yaptım tanrıya karşı küçük suçlar .Gördüm ki tanrının ceza verecek kadar gücü bile yok. O zaman öğrendim ki ceza verende mükafat verende insan.
Hoş geldin Cadiz.
Konu sahibine "hoş geldiniz" diyorsun da, hoş bulması için bu başlıkta kötü polemik yapmasan daha saygılı bir iş yapmış olmaz mıydın? Bunları başka başlıklar altında zaten tartışıyoruz. Oralarda sürdürebiliriz. Neden burada devam ettiriyorsun Ali?
aliyarasfal
15-06-2017, 10:44
Sen ne halt etmeye başka başlıklarda tartışılan safsatalarını empoze etmeye kalkıyorsun ?
Sana hakta bize mi yasak demogog?
Ayrıca madem açtın konuyu ki açan sensin, pişkinliği bırak cevapla, işine geleni cevaplıyorsun görüyoruz:)
Sorular yukarda.
Şimdilik saygımla gittim...
Sen ne halt etmeye başka başlıklarda tartışılan safsatalarını empoze etmeye kalkıyorsun ?
Sana hakta bize mi yasak demogog?
Ayrıca madem açtın konuyu ki açan sensin, pişkinliği bırak cevapla, işine geleni cevaplıyorsun görüyoruz:)
Sorular yukarda.
Şimdilik saygımla gittim...
Beni güldürüyorsun. :)
Neden şöyle düşünmeyi beceremiyorsun: Ben de naçizane kendi görüşümü yazamaz mıyım? Ben de yazarım, sen de yazarsın. O kadar. Neden böyle bir başlık altında ille de polemik yapmamız gerekiyor?
Haydi yapalım da, neden bu polemiği böyle kaba saba ve sığ ifadelerle yapmaya kalkıyorsun? Üstelik "saygıyla" yapıyorsun bunu! :)
Herhangi birine bir faydası olur mu sanıyorsun bu üslubun? Kimi geliştirecek, kime ne katkı sunacak bu tarzın?
aliyarasfal
15-06-2017, 11:25
Üslübunun çok naif olduğunu mu düşünüyorsun? yada faydalı?
Şu cümleciği kurup ortamı bu noktaya çeken sen, üslup mu beğenmiyorsun?Polemiği başlatıp bana mı soruyorsun birde?
Sırada, materyalist dinlerin maddeyi tanrılaştıran bilimsel(!) dinine de veda ederek ikinci aşamayı geçme kısmı var.
Şu safsatanı görmezden gelip , neyse görüş sunmuş , biz ses etmeyelim mi diyecektik?
Hadi üslubunu görelim, sorular bekliyor.
O saygı sana değil be , niye alınıyorsun:)
Ha sana gelişim ve katkı sunmaz belki ama dert etme gerçekten bilgilenmek, öğrenmek isteyene çok katkı sunar.
Konu sahibi arkadaşada bir başka konuyu ve videoyu tavsiye edeyim
http://ftp.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=603409#post603409
Safsata değil bilim ne diyor öğrenmek istersen linkteki ilgili konuyu ve videoyu takip et dostum.
Şimdilik saygımla gittim...
Üslübunun çok naif olduğunu mu düşünüyorsun? yada faydalı?
Şu cümleciği kurup ortamı bu noktaya çeken sen, üslup mu beğenmiyorsun?Polemiği başlatıp bana mı soruyorsun birde?
Sırada, materyalist dinlerin maddeyi tanrılaştıran bilimsel(!) dinine de veda ederek ikinci aşamayı geçme kısmı var.
Şu safsatanı görmezden gelip , neyse görüş sunmuş , biz ses etmeyelim mi diyecektik?
Hadi üslubunu görelim, sorular bekliyor.
O saygı sana değil be , niye alınıyorsun:)
Ha sana gelişim ve katkı sunmaz belki ama dert etme gerçekten bilgilenmek, öğrenmek isteyene çok katkı sunar.
Şimdilik saygımla gittim...
Üslubumun naif olduğunu söylemedim. Ama kibar olduğunu söyleyebilirim. Seninki yanında bu daha çok belli oluyor.
Faydalı olmaya da çalışıyorum. Kimseye hakaret etmeden, kimsenin kişiliğine laf söylemeden, sadece fikirleri ele alarak yazıyorum.
"Sırada, materyalist dinlerin maddeyi tanrılaştıran bilimsel(!) dinine de veda ederek ikinci aşamayı geçme kısmı var" cümleme tabii ki cevap vermek isteyebilirsin. Ama sen öyle bir şey yapmadın ki. "Ulan"lı mulanlı cümleler kurup debelendin, durdun. Ben bunlara mı cevap verecektim?! :)
Senin bir benzerin de dün bana "it"li mitli sözlerlerle hitap edip, üstüne bir de "şeref"den söz edebilmişti! :)
Sana ve sizlere "ses etmeyin" demiyorum. Görüşünüzü yazın ama bunu daha nitelikli yapmaya çalışın. Ben fikirlerimi yazıyorum. Siz de öyle yapın. Tabii mümkünse...
"Saygıyla gittim"i üstüme almıyorum. "Alınmıyorum" da... :)
aliyarasfal
15-06-2017, 11:46
Önce konu sahibine hoşgeldiniz diyorum,
Madde-evren takıntısını aşamadan, enerjiyi (materyalizmi din sanıyor) gözardı eden bir bakışla açıkladığını sanan idealist bir zıva okuyoruz sürekli kendini ataist olarak yutturmaya çalışan birinden.
Materyalizmi din sanman neysede, madde ve evrenin yapıtaşı yokmuşta , bilinç maddeden bağımsız var olabilirmiş gibi (yeni bir bilimsel buluşa imza attı üfürerek, ruh uydurmasını sahiplenme ki o ne? sor bilmez) üfürmek ve birde idealizmin tam göbeğine çakılmayı cevap sanmak ne olaki?
Ulan enerjinin özelliğidr bilinç dediğin, nasıl becerdinde soyutladın, varlıksal somut olmayan bir şey icad edip nasıl becerdin var olma özelliği katmayı?Hangi bilgi, hangi kaynak?
Bir anlat görsün abiler ablalar, nasıl becerdin o bilinci enerjiden(madeden) soyutlayıp tek başına var etmeyi?
Nasıl becerdin hokus pokusla varolmayı bilime montelemeyi? Hangi kuantum bilgisi sana bunu sağlıyor?
Kuant nedir a şaşkın? Yokluk mu? Ne o bilinç dediğinde enerjiden bağımsız varolduğunu öne sürüyorsun?
Hadi kaynak ve elde ettiği bilgiyi paylaş tüm dünyayı şaşkına çevir.
safsata üretmekle gerçek oluyor mu sanıyorsun?
Dünün materyalist tanımında saplı kalmış, sanki tabu gibi boş boş konuşuyor.
Materyal enerji, bunu aşkın bir şey yok ki uydurduğu her ne ise teist tanrılarla kaynağı aynı , Pinokyo kadar gerçek ve varlık dünyasına etki eder.
Tam idealist bir şaşkınsın.
Bilincin yapıtaşı nedir? Nedir bilinç? Nasıl oluşur? Kendiliğinden nerde nasıl olabiliyor? özellikleri nelerdir?
Gooleda var, hadi bi anlat enerji ve maddeyi katmadan işe bilinç ile ilgili tüm bilimsel kanıt ve verileri koy ortaya. Üfürük teist tanrılarından farkınıda göster.
Hatta madde olan bedenini kullanma , beyninide devredışı bırak ve yaz herkes görsün yaratma gücünü.
Şimdilik saygımla gittim...
Sen kalkacaksın materyalistleri "din" ve "dincilerle özdeşleştireceksin ve saygılı üslup beleyeceksin?
Hala demogoji peşindesin. Cevap beklemiyorum, verebileceğin cevap olmadığını biliyorum:)
Eee nezaketle kaçmayı becereceğin mi düşünüyorsun lan?:)
Evet dostum haklı, aynı düşünüyorum hakkında.
Soruları tekrarlayayım mı yoksa kıvranmaya devam mı edeceksin?
Debelenmek demişken, nereye kadar kaçacaksın bakalım sorulardan?
Dilediğin kadar polemiklerini uzatabilirsin, sorularda ısrarlıyım:)
Bak yine lan yazmışım, tüh :)
Şimdilik saygımla gittim...
Sen kalkacaksın materyalistleri "din" ve "dincilerle özdeşleştireceksin ve saygılı üslup beleyeceksin?
Hala demogoji peşindesin. Cevap beklemiyorum, verebileceğin cevap olmadığını biliyorum:)
Eee nezaketle kaçmayı becereceğin mi düşünüyorsun lan?:)
Evet dostum haklı, aynı düşünüyorum hakkında.
Soruları tekrarlayayım mı yoksa kıvranmaya devam mı edeceksin?
Debelenmek demişken, nereye kadar kaçacaksın bakalım sorulardan?
Dilediğin kadar polemiklerini uzatabilirsin, sorularda ısrarlıyım:)
Bak yine lan yazmışım, tüh :)
Şimdilik saygımla gittim...
Birinci ders: cevap almak istiyorsan cevap alabileceğin tarzda sormalısın.
Yok, polemiği didişme olarak anlıyor ve o anladığını sürdürmek istiyorsan böyle devam edebilirsin. :)
Çokça çarpıttığın kadar çokça da yanlış anlıyorsun. Hangi birini düzelteyim?! Bana da yazık! :) Benim de işim gücüm var. Sabırla yazıyorum ama karşımda "lan" diyerek benimle polemik yaptığını sanan birine karşı ne yapabilirim ki? :)
"Dostun"a hak veriyorsun ve aynı şeyi düşünüyorsun hakkımda. O halde benden nasıl bir cevap bekliyorsun? Aynı tarzda olsa eminim çok memnun olursun. İşine gelir öylesi. Ama kusura bakma, bende yok öylesi. :)
Yine de bir iki şeye değineyim. Ben kendimi "ataist" olarak yutturmaya çalışmıyorum. Dindar birisiyken ateist olduğumu ve uzun yıllar boyunca ateist kaldığımı ve yakın zamanda da ateizmi de aştığımı belirttim. Bunları sen anlamak istediğin gibi anlamışsın. :)
"Bilinç enerjinin özelliğidir" demişsin. Ama bunun aslı yok. Bilimde de yok, başka hiç bir yerde de yok. Bilinci enerjinin ürünü sayan başka birine rastlamadım. Sen ilksin! :)
Bilinci maddenin ürünü sayar materyalistler. Sen onları aşmışsın! :)
Doğrusu şu: bilinç bağımsızdır. Ruh bağımsızdır. Ruh maddenin türevi değildir, madde ruhun türevidir.
Neden korkuyorsun.
Tanrının seni cezalandırmasından mı ?
İnsanların soruları ve senden uzaklaşmasından mı ?
Ailenin senden vaz geçeceğinden mi ?
Senin yaşadığın duyguları 15 yaşındayken bende yaşadım ama hayatımda hiç bir şey değişmedi.O zaman dünyanın adaletsiz olduğunu adaleti de tanrının sağlamadığını düşünüp dinden vaz geçmiştim ama korkularımda vardı.
O zamanki aklımla deneyler yaptım tanrıya karşı küçük suçlar .Gördüm ki tanrının ceza verecek kadar gücü bile yok. O zaman öğrendim ki ceza verende mükafat verende insan.
Hoş geldin Cadiz.
Aslında korkunun nedenini anlamak zor değil bu yaşıma kadar adapte olduğum ve empoze edilen bir şeyin yavaş yavaş koparken ki kalan izlerin ara ara halen üzerimde kalması. Bu sebepten dolayıda izler silinmeden bunu normal karşılamam gerek.
" arkadaşlar tartışalım ama burada ben sizden fikirlerime yorum için açtım yoksa konuları zaten okuyorum, rica ediyorum platformu değiştirsek " teşekkürler.
spartacus
15-06-2017, 12:43
Beyinsiz Bedevi Nero
Trollüğe devam edersen ve konuları ve insanları kendi saplantıların adına istismar edersen sabır taşı çatlamak üzere...
Bir daha uyarmayacağım, cevap yazıp incitme.
arkadaşlar tartışalım ama burada ben sizden fikirlerime yorum için açtım yoksa konuları zaten okuyorum, rica ediyorum platformu değiştirsek " teşekkürler.
Sevgili Cadiz, bu tatsız polemikte taraf olmak zorunda bırakıldığım için, kendi payıma senden özür diliyorum. Bir daha bu başlık altında yazmayacağım.
Hatta belki bu forumda da bir daha yazmayabilirim.
Yukarıda bana "Beyinsiz Bedevi" diye yönetici(!)yi "moderatör"e bildirdim!
Sevgili Cadiz, bu tatsız polemikte taraf olmak zorunda bırakıldığım için, kendi payıma senden özür diliyorum. Bir daha bu başlık altında yazmayacağım.
Hatta belki bu forumda da bir daha yazmayabilirim.
Yukarıda bana "Beyinsiz Bedevi" diye yönetici(!)yi "moderatör"e bildirdim!
Estağfurullah dostum sadece platform olarak uygun olmadığını söylemek istedim teşekkür ederim hassasiyetin için
aliyarasfal
15-06-2017, 14:22
Ne hoş;
Polemiği başlatıp, taraf olduğu için özür diliyor, bayıldım:) Nezaket budur abi:)
Lan kelimesini polemik için yazdığımı sanan biri, bilincin maddeden bağımsız varolduğunu "ilk" benim söylediğim bir iddia olarak gösterme gayretinde.
Gerçek bu, bilinç maddeye ait bir özellik, dışına taşamaz, maddeyi aşamaz.Varsa bunu yanlışlayabilecek bir adet bilimsel veri koy görsün alem:)
Ruhu bilimin neresinde gördün? Uykusunda mı?
Hadi bak kaçma telaşınla ortalığı velveleye vermen bitti ise cevapla soruları.
Yazmayacakmış:)
Verecek tek bir bilgiye dayalı cevap koy ortaya, enerji ve maddeye aşkın bilgi görelim.
Safsata üretip kaynaksız desteksiz teoloji tadında üfür, sonra efendim seviye kötü yazmiycam:)
Yaz yahu, yaz bir faydan dokunsun, belki bir ilk olur şu forumda:)
Heyecanla bekliyoruz:)
Kaçmanı.Cevap veremezsin, verecek cevabın olsa çoktan yazardın. Üfürük bol, iş bilgiye gelince bahane çok:)
Cadiz bu arkadaş kadrolü troll, nik değiştirir yine gelir, hiç yorma kendini.
Şimdilik saygımla gittim...
spartacus
15-06-2017, 16:06
Sevgili Cadiz, bu tatsız polemikte taraf olmak zorunda bırakıldığım için, kendi payıma senden özür diliyorum. Bir daha bu başlık altında yazmayacağım.
Hatta belki bu forumda da bir daha yazmayabilirim.
Yukarıda bana "Beyinsiz Bedevi" diye yönetici(!)yi "moderatör"e bildirdim!
Bildirsen ne olacak? Beyinsizlik, idealistlere mahsus, hayıflanmanın anlamı yok zira idealist birisi dürüst davranıyorsa bundan hayıflanmaz, ifade hitap amacında değil-o sebeplede italik(eğik) yazdım-, bilinci, duyumları-algı- vb beyinden bağımsız-böylece beyini de gereksizleştiren- gören ve hatta maddenin olmadığını iddia eden birisinin beyine olan gereksizliğinden gelir, zira beyin->maddedir ve bilincimizin anlam kazanıp, işlev kazandığı organdır, öznel idealizm bunu ret eder...
Bilinç, öznenin, diğer nesnelerle girdiği ilişkide elde ettiği etkileşimin yorumuyla hayat kazanır ve bu hem hücre sayısına hem de tecrübeler ve hafızaya dayalı anlam kazanan bir süreçtir... Basit bir örnekle, 2+2 işlemini yapan beyindir, bu ilgili organın görevi yorumlamaktır(işlemci), işi budur, işini yapar.
evet yorumun temelinde yatan da bir yerde enerjidir(iş kapasitesi), burada sarf edilen iştir, bu işin kapasitesine ise enerji adı verilir ve bilinç herhangi bir hücre yada parçaya indirgenemez, bütün olarak ilişkisel kapasiteden doğar ve en çok enerji gereksinimi, sarfından dolayı beyine lazım olur... Bu kısa ifadem dahi teologlar ve idealistlerin kavramları nasılda çarpıttığına bir başka örnek daha sunar, örneğin bahsettiğim enerji(bir sistemin iş kapasitesidir ve maddenin nicelikleriyle ölçülür), idealist teologlar ise, enerjiyi kendinden menkul olarak, tamamen içi boşaltılmış boş bir kelimeye indirgeyip, öyleymiş gibi göstererek, insanları aldatır...
Benim uyarımın sebebi, başlığı açan arkadaşımızın ifadeleriyle alakasız biçimde, kişinin ifadeleri üzerinden bu başlıkta materyalizmi tartıştırmaya vardırman, sataşma biçiminde kullanman, istismar...
Dusunen adam
15-06-2017, 19:16
Estağfurullah! Bunun cahillikle bir ilgisi yok. Bu soru, bizim bilince kavuştuğumuz anlardan itibaren sorduğumuz bir sorudur. "Biz nasıl var olduk? Evren nasıl var oldu?"
Anne babalarımızın "ben nasıl dünyaya geldim?" sorusuna verdiği cevap eskiden "leylekler getirdi" idi. Şimdi bilimsel cevabı verenler çoğaldı.
Tıpkı onun gibi, "evren nasıl var oldu?" ve "biz nasıl dünyaya geldik?" sorularının cevabını da insanlık uzun süre simgesel anlatıma sadık kalarak verdi: "Tanrı yarattı." ve "Adem ile Havva'dan..."
Bu simgesel cevaplara haklı olarak itiraz edenler ise tepkisel olarak karşı uca yöneldi: "Hayır, evren kendiliğinden var oldu (veya hep vardı); canlılık cansız maddeden doğdu; biz insanlar da ortak bir atadan, evrim sonucu meydana geldik."
Bu "nasıl var olduk?" sorusuna verilen cevap insanlık tarihi boyunca iki uçtan birine gidip geldi. Tek tek her insan da bu soruya hayatının çeşitli dönemlerinde iki uç arasında yolculuk yaparak farklı cevaplar vermek durumunda kaldı. Sık sık bu sorgulamayı yapıp, her defasında verdiği cevabı sağlamak, sağlamlaştırmak istedi insan.
İlk neden arayışı bir kısır döngü hâlinde devam edegeldi. "Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan?" gibi bir tartışmaydı bu. Demek ki soruyu soruş biçiminde bir hata vardı.
Eğer bizim algıladığımız maddî, fizik evreni algıladığımız gibi mutlak ve kalıcı bir olgu gibi ele almaya devam edersek bu sorunun cevabını arayış çabası hep sonuçsuz kalır. Evren mutlak ve kalıcıysa ilk neden arayışımızda o da cevaplardan biri olmayı sürdürür.
Oysa evrene mutlak olmayan, geçici ve aldatıcı bir olgu gözüyle bakarsak, yani kuantum fiziğinin maddeyi ve evreni keşfinden yola çıkarak doğru biçimde yaklaşırsak, o zaman ilk neden arayışımızdan evren ve madde seçeneği kendiliğinden çıkar.
Ve cevap kendiliğinden aydınlanır: maddeyi bilinç yaratmış olmalı. Burada ilk yaratıcının bilinç ve ruh olduğu ortaya çıkıyor. Ama bu ilk yaratıcı bizden ayrı bir varlık değil, bizzat biz oluyoruz. Bu "biz" tek tek bizlerin toplamı anlamında değil, aksine bizler, tek bir varlığın bu iluzyonlu evrende bölünmüş hâlleriyiz.
Madde geçici, ama ruh ve bilinç asla kaybolamaz, yok olamaz. Bunu düşünmek bile doğru cevabın yönünü işaret ediyor.
Anlattiklarinizdan pan(en)teizm fikrini savundugunuzu anladim.
Ahlaksız
15-06-2017, 20:20
Nero;bir tartışma başlatmışsın..Şöyle demişsin;
Klasik kitaplı dinlerin monoteist tanrı algısına veda ederek ilk aşamayı başarıyla tamamlamış oluyorsun. Sırada, materyalist dinlerin maddeyi tanrılaştıran bilimsel(!) dinine de veda ederek ikinci aşamayı geçme kısmı var.
Öncelikle bu aşamalara filan gerek yok..Sanki aşama aşama ilerleyip,arkadaş huzura erecekmiş gibi bir algı yaratmaya gerek yok..
Bak ben ateistim..En sivri,en keskin,en marjinal olanlarından..Ateiste ateizmi anlatacak durumdayım..Bunu da çok yaptım..Bizim ateistlerimiz bile ateizmi tam olarak kavramış değiller..Kimi uzaylıya inanır,kimi ahlaka..Kimi de ''ileride kanıt bulunursa tanrıya inanırım'' der..Neler neler..
Bu durumdayken diyorum ki;ateist olmak öyle iyi bir şey değildir..Görecelidir bu konular..Ateizmi abartmayın..Ateizmi aydınlanmak,gözlerini açmak,uyanmak gibi izah edebiliriz ama Türkiye gibi iğrenç bir ülkede ateist olmayı iyi bir şey olarak sunamam ben..Sorgulasınlar,yukarıda dediğim gibi evrimi öğrensinler..Bunlar yapılsın ama tamamen tinsel/spiritüel inançlardan kopmak;her bünyeye iyi gelmeyebilir..Türkiye'nin konjonktürü de belli..İnsanların bir sürü derdi var..Bir de bu dert(gerçekten derttir/sıkıntıdır) eklenirse,hayat çekilmez olabilir..Belli bir konumda değilseniz,ateizm size ağır gelebilir yani..
Hayatın gerçeklerini es geçip,''birinci aşama tamam,sırada ikinci aşama''gibi çocukça cümleler kurmaya gerek yok..
Diğer aşama,tam bir trollük zaten..Ciddi ciddi materyalist kafaya sahip olanlara sataşıp,bu insanlarla dalga geçip;sonra tepki gelince ağlamakta çocukça..Madem sataştın,sana edilen lafları kabul edeceksin..Ben sana özellikle bir şey demedim ama baktım konu karışmış,iki cümle de ben kuruyum dedim..
Bir kere materyalist din diye bir şey yok..Maddeyi tanrılaştıran birileri de yok..Yok yani..KESİN bu..!
Bilimsel yazıp ünlemle dalga geçtiğini de görüyoruz..
Demek ki senin hayali tanrın bilimsel..Kanıt?Yok..Kanıt yoksa,nasıl bilimsel oluyor?
İnanç ile bilimi ayırdedemiyorsun ve bu forumda materyalistlerle dalga geçmeye çalışıyorsun..Ondan sonra forum şöyle,o böyle filan..Sen bırak bunları..Materyalizm nasıl bilimsel olmuyor da,senin hayali tanrın bilimsel oluyor;buna odaklan..Senin derdin bu olmalı..
Senin gibi iki kişi daha var forumda..Aynen senin gibi yazıyorlar..Evrimi kabul etmiyorlar,materyalizmi aşağılıyorlar..Buna hakkınız var..Böyle düşünebilirsiniz ama bunu bir şekilde açıklamaya çalışmalısınız..Bunu yapmayıp,mesaj aralarında laf sokmaya çalışırsanız;benim gibi yılların forumcuları tepkiyi koyar size..Her cümleniz,her kelimeniz,her noktalama işaretiniz okunuyor..Bunu unutmayın..
Bu başlık altında polemik yapmayacağını belirtmiştim. Bu konuda kararlıyım, ancak 2 konuya cevap vermek istiyorum. Birincisi, Dusunen Adam'ın sorusuna: hayır panteist değilim. İkincisi, hayır evrim teorisine karşı değilim.
Bu konularda yarın ayrı bir başlık açıp daha kapsamlı cevap vereceğim. Özellikle Ahlaksız'ın değindiği hususları ciddiyetle ele alıp cevaplayacağım.
Özellikle algı konusuna değineceğim. Biz ne söylüyoruz ve bunlar nasıl anlaşılıyor; bunlara yer vereceğim.
Not: forumda yazma niyetim pek yok. Bu kararımı şimdilik, bu bir veya iki yazıyı için erteliyorum.
Ahlaksız
15-06-2017, 22:11
Nero;mesela ''materyalizm bir dindir'' diyorsun değil mi?Yapacağın şey,bir konu açarak bu konuyu ortaya koyman..Eğer söyleminde ciddiysen,yazını ciddi kaynaklarla desteklemen lazım..İmzamdaki ufak yazıma/konuma bakacak olursan;yazımda/iddiamda ne kadar ciddi olduğumu,yazıda belirttiğim kaynaklara bakarak görebilirsin..
Materyalizm şudur ve bu görüşlerimi şu şu önemli kişilere dayandırıyorum demen lazım..
Din şudur ve bu görüşlerimi şu şu önemli kişilere dayandırıyorum demen lazım..
Mesela din tanımı yaparken,Yaşar Nuri Öztürk'ten alıntı yapamazsın..Mesela Mircea Eliade din için şöyle demiş demelisin..Yani mümkün olduğu kadar objektif kişilere sırtını dayamalısın..
Sen böyle bir şey yapmıyorsun..Üstelik materyalizm dinler diyorsun..Yani birden fazla materyalist dinler varmış gibi yazıyorsun..
Ya da tamamen kişisel fikirlerine dayanarak bir yazı yazabilirsin..Bu da olur..
Mesela forumda ''uzaylılar olamaz'' diye bir yazı yazdım ben..Tepki de aldım..Hatta spartacus'ta konuya dahil olmuştu ve bana karşı birşeyler yazmıştı..Bende baktım ortam gerginleşiyor,konuyu terk ettim..Pekte umurumda değil yani uzaylıların varlığı/yokluğu..Konu içinde diyeceğimi dedim,gerisi okuyucuların bileceği iş..Başka konularda da ''ya sen uzaylılara inanan materyalistsin'' filan demedim kimseye..
O kadar üstünde durulacak konu var ki..Bir tanesi üzerinde uzunca bir süre durmaya gerek yok..
Eğer gerçekten trol değilsen,sana yazılanlara dikkat et..Spartacus olsun,aliyarasfal olsun,bu kişiler deneyimli insanlar..Bende forum konusunda deneyimli birisiyim..
Burada yazılanları da tamamen üstüne alınma..Sana yazıyoruz aslında ama senin vasıtanla senin gibi düşünenlere yazıyoruz..Seni uyarıyoruz gibi ama aslında senin gibi düşünenleri uyarıyoruz..Her kurulan cümleyi üstüne alma..Çokta önemseme..Yazıp yazmama kararı da sana kalmış..Sen veya ben..Bu forumda yazsak ne olur,yazmasak ne olur..Kimin umurunda..Forum yine aktif olur bir şekilde..
''Yazmıyorum'' filan doğru değil..Sanki cumhuriyet gazetesi burası:)
Maaş mı veriyorlar bize?Yooo..
Kilitleyin konuyu arkadaşım konu uzayacak belli ki açmaz olaydim pişman oldum birbirlerini kırdı insanlar
Şüpheci Dinsiz
16-06-2017, 01:25
Sevgili Cadiz hoşgeldiniz. :)
Pişman olacak bir şey yapmadınız. Siz kendinizi ifade etmeye devam edin.
Sevgiler
Kilitleyin konuyu arkadaşım konu uzayacak belli ki açmaz olaydim pişman oldum birbirlerini kırdı insanlar
Yok, ben kırılmadım sevgili Cadiz. Kimseyi de kıracak bir şey yazmadım. Sadece bir ziyniyeti, yasakçı ve farklı fikirlerle baş edemeyince saldırganlaşma zihniyetini kırmaya çalıştım.
Yine de bu yazındaki endişene saygı duyarak dün akşam yukarıda sözünü ettiğim ayrıntılı cevabımı yeni bir başlık altında vereceğim.
"ictenlik"
23-08-2017, 16:28
Öncelikle herkese merhaba...
Yaklaşık "1" yıl kadar önce sorgulama isteği ile uyanan .. süreç ...
Daha uzatılır ama kısa keseyim sıkılmayın.
Tek ricam "LÜTFEN" bir kaç yorumda olsa birşeyler yazmanız ben henüz daha yeni sayılırım çünkü içimde 'korku' yaşıyorum sorgulamaya ve orucu bıraktığımdan beri.
Daha tam koptuğum söylenir mi net cevap veremiyorum ama bir şeylerin koptuğu gayet açık.
TEŞEKKÜRLER.
Öncelikle merhaba.biz de korktuk/korkutulduk ama ne denir bilmiyoruz
an gelir --/ atilla ilhan
an gelir şiirindeki "an gelir" vurması ,ordaki boşluk
an gelir
onu biliyoruz..
,
an gelir korku dediğiniz sele kapışır umarım...o anlamda /o halde..
--
işte korkunun da gereksiz olduğu/fiziksel olduğunun çözümlendiği ya da zihinsel olduğu gibi yaklaşımlar .Ama bilmek rahatlatır... çözmek rahatlatır, anlamak, kavramak çözümler rahatlartır. Kimse kimseye ikna veremez. Diğerlerini yolundan gitmek.. birileri birilerine güvenip yürüyor. Bu anlamda verilecek kanıt yok..
Belki de tam bir empati/bağ kuramadım. yani zaman çözecektir/ getirecektir anlamında...
ya da -sizin- kişisel bağımsız çözümünüz probleminiz anlamında..
biz yıktık tanrıyı onu söyleyebiliriz
yerine şimdi umur dikiyoruz
dinleri de yıktık
tanrılara inanmıyoruz cehennemden felan da korkmuyoruz bunu açık öz-güvenle canı gönülden/yürekten söylebiliriz
inanlığım ya da eminliğimi sorabilirsiniz. bin tanrı gücünde. tanrılarla işimiz var...
korkmayın...
"ictenlik"
23-08-2017, 16:48
, madde nasil olusmus olabilir?
madde oluşmuş olmayabilir. Bir şeylerin oluşmasına gerek yok. Oluşma bozuk fiil/durum
Maddenini oluşması bir sorunsal.. maddenin oluşması demek baştan bozuk. ortaya böyle bir sorunsal ya da düşünce koymak anlamında...
maddenini oluştuğu fikri?
bi şeylerin oluştuğu (olma fiiline bağlı oluşma, madde olmayanın madde olana oluştuğu/dönüştüğü savı anlamında) ve maddenin/ birşeylerin artık madde değilken madde olmaya (maddeye dönüşmeye) başladığı değilse eğer hiçbir şeylerin yokken vara geldiği ve hiçbirşeylerin yoktu durumundan varolduğu gibi öndüşünmeler, önanlamlar öne sürer
madde olmayanken olan mı oldu?
madde madde olmayanken ve madde değilken madde mi oldu?
soru basit
yoktu da var mı oldu?
Maddenin bi şeyden oluşması, maddenin neyden oluşması
maddenin niye oluşması? niye maddenin oluşması
maddenini oluşması gibi bir sorunsalı kim ve ne ortaya koyuyor/dayatıyor ki?
Maddenin oluştuğu gibi bir sav öne süren ve maddenin( fizik varlığın, fiziksel varoluşun önceden ) olmadığını ya da fiziksel varolanın ya da varolamayan olan şeyin adının/cinsinin madde olmadığını ama artık -sonradan/zamanda (ya da zamanın yokken başlamasıyla) bunun maddeye dönüştüğünü ama şimdi geçerliliğini ve gerçekliğin madde olarak bilinen olduğunu anlatan bu bildiren maddenin varlığını tanıtlar dersekte yalan olur öndeki yalanı gizler ve saklar
hayır bu ifade yokluğu tanıtlar önceler ve bildirir
siz yok görüyorsunuz?
bir şeyler yokken varageldi biliyorsunuz
Bi şeylerin oluşması ve oluşmaya başlaması? anlarsınız ya bu bir soru işareti
Maddeye dayanak madde olan ya da olmayan vardır/madde nasıl sınıflanacak madde nedir?
Maddenin kendi olan hep vardı...
maddenin madde gibi olmayandan nasıl oluşmuş olması ya da dahası maddenin oluşmuş olması gibi bir irade ortaya atmaya/koymaya böyle bir tanıt tanılamaya ve bildirmeye gerek yoktur diyoruz
yokluğu/yokluğunu tanıtlıyor ve bildiriyorsunuz...
madde diye bir şey var-gerçek... biz maddeyi tanımlayabiliriz.
madde fiziksel olan şeyin fiziksel varlığı
yok olan?- bir anti
hiç olmayan gib ibir durum düşündünüz mü?
madde nasıl oluşmuş olabilir sorusu bozuktur-tanıtlanmaz tanınmaz
böyle bir kipimiz yoktur
maddenin oluşması gibi bir öndüşünceye -bizce gerek yoktur
"Biz nasıl var olduk? Evren nasıl var oldu?"
biz nasıl varolduk diye bir sorunsal yoktur.
yoktuk varolduk /yokken varız tanıtı
bu geçmişe dayanaklık tutan irade ve işlerin geçmişte yapıldığını bildiren belirten beyanlar? ve tanıtlar bozuk
anlıyorsunuz ya...
ben şimdi /burda/ varım.nokta...
"Biz nasıl var olduk? Evren nasıl var oldu?"
bu soru işleri zamana ve geçmişe havale ediyor... anlıyorsunuz ya...
bu iş geçmişte oldu/oluyor diyor... -oldu bitti mi? zaman nasıl? bağışık
Hoşgeldin...
yaratmak-yaratılmak kelimesinin, fizikte karşılığı yok, böyle bir fiil-fail yok-ihtiyaç da, gereği de yok-...
işte bunun gibi, olmak olunmakın neden karşılığı var?
evren varoldunun ve evren başladının ve bu anlamda failin ya da fali olmayanın hareketsizlikten ve durağanlıktan ya da yoktan/hiçten/bir belirsizlikten harekete ya da olmaya oluşmaya durup varolması gibi anlamlar taşıyan işlerin/fiillerin ve durumlarında bizce fizikte ne işi var ?
saygılar...
--
madde vardı ..geçerli
yokken varoldu demiyoruz
--
madde şimdi var
madde geçmişte vardır
madde bir öngeçmişte yok değildir
yargılarım bunlar
--
bankın madde nasıl varoldu? .. di li geçmiş zaman kalıbı .. madde geçmişte varoldu...
bundan önceki başka bir di li geçmiş zamanda madde yoktu-sonra madde varoldu tanıtı
zamanla ilgili ???
"varol-du" da ki 'du' kalıbı bu işin geçmişte olup bittiğini başladığını önsayıyor ya da tanıtlıyor sadece... bu anlamda zaman/tekdüze -
Tıpkı dayanak yapmadığım gibi tanrıyı; bir yoklugu, hicligi, bir bilinmezi ve bilinmezciligi de ve bir olma durumunu da (başlama ve olma fillini de diger fail gibi) olmaya ihtiyacı da , hareket başlaması gibi düşünceleri de düşünceme dayanak yapmayacağım diyorum özetle...
biz nasıl varolduk diye bir sorunsal yoktur.
yoktuk varolduk /yokken varız tanıtı
bu geçmişe dayanaklık tutan irade ve işlerin geçmişte yapıldığını bildiren belirten beyanlar? ve tanıtlar bozuk
anlıyorsunuz ya...
ben şimdi /burda/ varım.nokta...
bu soru işleri zamana ve geçmişe havale ediyor... anlıyorsunuz ya...
bu iş geçmişte oldu/oluyor diyor... -oldu bitti mi? zaman nasıl? bağışık
...
"Biz nasıl var olduk" diye bir sorunsal yok mu? Bu temel önemde bir soru ve sorunsal değil mi? Bu sorunun türevi başka sorular da çıkmıyor mu ortaya? Mesela Evrim teorisi bile bu sorunsalın ve devamındaki soruların cevaplarından biri olarak ortaya atılmış.
Zamanın doğrusal olmadığını anlatmak mı istiyorsun? Eğer öyleyse katılırım sana.
"ictenlik"
23-08-2017, 17:04
Ben bi sey anlatmak istemiyorum serbest karaladim...
Ben bi sey anlatmak istemiyorum serbest karaladim...
Anladım! :)