upuaut
20-07-2017, 09:58
80 milyon mu?
http://www.youtube.com/watch?v=5duq-saHs8A
Kılıçdaroğlu: "(44:31) 450 KM'yi büyük bir keyifle yürüdüm.
450 KM'yi yürürler mi? diye soru soranlar oldu. 'Fazla yürüyemezler canım, 50-60 KM'de bırakırlar' dediler! Fakat bir baktılar ki, 'Yahu, yürüyor, bu adam! Bu adam tıpış tıpış yürüyor.'
Bkz. "Adam gibi tıpış tıpış sandığa gideceksiniz; oyunuzu kullanacaksınız":
http://www.youtube.com/watch?v=zzKN0cp8UGk
Evet, yürüdüm. Hem de inançla yürüdüm; kararılıkla yürüdüm; ülkem için yürüdüm; Türkiye için yürüdüm; torunlarımız için yürüdüm; 80 milyon için yürüdüm. Hiçbir ayrım yapmadım. Herkesi kucakladım.
Bu yürüyüşle ne kazandım? Bu da güzel bir soru!
Önce toplum olarak korku gömleğini çıkarıp çöp sepetine attım.
Çekinmeyeceğiz, cesur olacağız. Biz cesur insanlarız..."
Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü'nün 7. gününde de FOX TV'deki sabahleyin sunulan "Çalar Saat (http://www.chpistanbul.org.tr/Haberler/55/chp-genel-baskani-adalet-yuruyusunun-7-gununde-fox-tvde-calar-saat-programina-katildi-60256.aspx)" programına katılmış ve orada da kendisine yöneltilen "Deniz Baykal’ın “1 milyon kişi yürür” cümlesi de bu anlamda birazda tehlikeli bulunuyor. Siz ne dersiniz?" sorusu üzerine Simple Minds'a taş çıkartacak şekilde (*) "1 milyon da yürüyebilir, 50 milyon da yürüyebilir." cevabını şöyle vermişti:
İlker KARAGÖZ- Bu yürüyüşle ilgili olarak sizin öne çıkan mesajınız “Adalet”, ama bir diğeri de “Provokasyonlara dikkat.” Özellikle bu konuya önemle eğiliyorsunuz. MHP lideri Devlet Bahçeli’den de yine size yönelik eleştiriler oluyor ve Deniz Baykal’ın “1 milyon kişi yürür” cümlesi de bu anlamda birazda tehlikeli bulunuyor. Siz ne dersiniz?
Kemal KILIÇDAROĞLU- 1 milyon da yürüyebilir, 50 milyon da yürüyebilir. Yani adalet talebi kadar, adaleti talep etmek kadar doğal ne olabilir? Herkes yürüyebilir, yürümekten bir zarar gelmez. Bakın biz 100 kilometreyi tamamladık. Cam mı kırıldı, çerçeve mi kırıldı, trafik mi aksadı? Hayır! Ne söylüyoruz? Medeni insanlar gibi adalet istiyoruz kendi ülkemizde, hepimiz için adalet istiyoruz. Ama tahrik etmeye kalkacaklardır, provokasyonlara bizi alet etmeye çalışacaklardır, bu konuda son derece dikkatliyiz. Provokasyonlara kapalıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar hiçbir şekilde onlarla oturup tartışmayacağız, müdahale etmeyeceğiz. Şunu da ifade etmek isterim. Yolda gelirken çok sayıda kamyon şoförü, çok sayıda minibüs şoförü, otobüs şoförü, çok sayıda tır şoförü klakson çalarak bize destek veriyorlar, el sallıyorlar, onlara yürekten teşekkür ederim. Ülkücü arkadaşlarımız, onlar da zaman zaman araçla geçerken veya meskun mahalden geçerken camları, pencereleri açarak onlar da bize sempatilerini gösteriyorlar. Bütün arkadaşlara, Adalet ve Kalkınma Partili saygıdeğer yurttaşlarımız da var, onlarda yeri geldiğinde alkışlıyorlar, çünkü adalet istiyoruz kimseye kızmıyoruz, kimseye hakaret etmiyoruz, kimseye saldırmıyoruz, kimseye kötü söz söylemiyoruz.
(*) Çok uzun zaman önce (1988) Türkiye'de de konser veren Simple Minds grubunun solisti, bir röportajında, "Biz 100 kişiye de konser verdik, 1000'lerce kişiye de" diyerek iyi bir sosyalist yani solcu olduğunu kanıtlamıştı!
50 milyon mu?
Diğer taraftan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “15 Temmuz gecesi 50 milyonluk Türkiye'nin istikbalini kurtardık” sözlerindeki 50 milyonun ne anlama geldiği günlerce tartışıldı ama hiç kimse doğru yanıtı bulamadı. Son olarak, AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı, bu sözün sehven söylendiğini söyledi (Bkz. "AKP'den '50 milyon' açıklaması (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/783397/AKP_den__50_milyon__aciklamasi.html#)").
Cevaba geçmeden önce CHP'lilerin bir noktada haklı olduklarını belirtmem gerekiyor.
Örneğin, CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın açıklaması şöyledir:
“Musibetler milletimizi birleştirir. Darbe teşebbüsünde de milletimiz tek vücut olmuştur. Ancak, 80 milyonluk Türkiye’de 30 milyon insanı yok saymak ve milleti bölmek vatanın birliğine ve bütünlüğüne alenen yapılmış bir saldırıdır. Cumhurbaşkanı’nın andığı 50 milyon kimlerdir? AKP ve MHP’ye oy verenlerin ve ailelerinin toplamı mıdır? Eğer böyleyse bu konuşmayla bölücülük yapılmış olmaz mı?”
Diğer CHP'li milletvekillerinin de açıklamaları bu yöndedir. Yani onlar 50 milyon sözünün 16 Nisan Referandumu'nda AKP+MHP'nin aileleriyle birlikte toplamını gösterdiğine inanıyorlar.
Bakalım öyle mi?
Wikipedia'daki "2017 Türkiye anayasa değişikliği referandumu (https://tr.wikipedia.org/wiki/2017_T%C3%BCrkiye_anayasa_de%C4%9Fi%C5%9Fikli%C4%9 Fi_referandumu)" sayfasında geçerli "EVET" oylarının sayısının 25,157,463 ve geçerli oyların sayısının da 48,936,604 olduğu yazıyor. Yine, aynı kaynaktaki "Türkiye (https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye#Demografi)"nin 2015'teki nüfusunun 78,741,053 olduğu geçiyor.
Şu halde AKP+MHP'nin, aileleriyle birlikteki toplam oyları,
(1) 25,157,463 x (78,741,053/48,936,604) = 40479415.52
çıkar. Yani AKP+MHP'nin toplam 40,479,415 oyu varmış!
Demek ki CHP'li milletvekiller haksızmış. Çünkü onlar 50 milyon olduğunu iddia ediyorlardı!
Çok ilginçtir; SÖZCÜ de, sıcağı sıcağı verdiği "Erdoğan’ın konuşmasındaki üç kritik vurgu (http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/erdoganin-konusmasindaki-uc-kritik-vurgu-1933975/)" haberinde toto oynamış ama yanılmıştı!
Doğru cevap, 1 Kasım 2015 Türkiye Genel Seçimleri (https://tr.wikipedia.org/wiki/Kas%C4%B1m_2015_T%C3%BCrkiye_genel_se%C3%A7imleri) 'nde alınan sonuçlarla ilgilidir.
Şöyle ki: Eğer;
Kullanılan Oy: 47,239,370
CHP'nin Oy Sayısı: 12,111,812
HDP'nin Oy Sayısı: 5,148,085
oylarını toplarsak, 17,259,897 olduğunu görürüz.
Şimdi Türkiye'nin nüfusundan CHP+HDP'yi (1)'deki hesapla defedersek (ki bu hesabı onların anlayışına göre yapıyorum. Yani bu hesapta Geçerli Oy Sayısı'nın alınması gerekiyordu),
(2) 78,741,053 - 17,259,897 x (78,741,053/47,239,370) = 78,741,053 - 28,769,699 = 49,971,354 ~ 50 MİLYON
sonucunu elde ederiz.
Evet, işte size 50 milyonun hikayesi. Demek ki AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı'nın sehven dediği 50 milyon gerçekmiş. Hem de gerçek mi gerçek!
http://www.youtube.com/watch?v=5duq-saHs8A
Kılıçdaroğlu: "(44:31) 450 KM'yi büyük bir keyifle yürüdüm.
450 KM'yi yürürler mi? diye soru soranlar oldu. 'Fazla yürüyemezler canım, 50-60 KM'de bırakırlar' dediler! Fakat bir baktılar ki, 'Yahu, yürüyor, bu adam! Bu adam tıpış tıpış yürüyor.'
Bkz. "Adam gibi tıpış tıpış sandığa gideceksiniz; oyunuzu kullanacaksınız":
http://www.youtube.com/watch?v=zzKN0cp8UGk
Evet, yürüdüm. Hem de inançla yürüdüm; kararılıkla yürüdüm; ülkem için yürüdüm; Türkiye için yürüdüm; torunlarımız için yürüdüm; 80 milyon için yürüdüm. Hiçbir ayrım yapmadım. Herkesi kucakladım.
Bu yürüyüşle ne kazandım? Bu da güzel bir soru!
Önce toplum olarak korku gömleğini çıkarıp çöp sepetine attım.
Çekinmeyeceğiz, cesur olacağız. Biz cesur insanlarız..."
Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü'nün 7. gününde de FOX TV'deki sabahleyin sunulan "Çalar Saat (http://www.chpistanbul.org.tr/Haberler/55/chp-genel-baskani-adalet-yuruyusunun-7-gununde-fox-tvde-calar-saat-programina-katildi-60256.aspx)" programına katılmış ve orada da kendisine yöneltilen "Deniz Baykal’ın “1 milyon kişi yürür” cümlesi de bu anlamda birazda tehlikeli bulunuyor. Siz ne dersiniz?" sorusu üzerine Simple Minds'a taş çıkartacak şekilde (*) "1 milyon da yürüyebilir, 50 milyon da yürüyebilir." cevabını şöyle vermişti:
İlker KARAGÖZ- Bu yürüyüşle ilgili olarak sizin öne çıkan mesajınız “Adalet”, ama bir diğeri de “Provokasyonlara dikkat.” Özellikle bu konuya önemle eğiliyorsunuz. MHP lideri Devlet Bahçeli’den de yine size yönelik eleştiriler oluyor ve Deniz Baykal’ın “1 milyon kişi yürür” cümlesi de bu anlamda birazda tehlikeli bulunuyor. Siz ne dersiniz?
Kemal KILIÇDAROĞLU- 1 milyon da yürüyebilir, 50 milyon da yürüyebilir. Yani adalet talebi kadar, adaleti talep etmek kadar doğal ne olabilir? Herkes yürüyebilir, yürümekten bir zarar gelmez. Bakın biz 100 kilometreyi tamamladık. Cam mı kırıldı, çerçeve mi kırıldı, trafik mi aksadı? Hayır! Ne söylüyoruz? Medeni insanlar gibi adalet istiyoruz kendi ülkemizde, hepimiz için adalet istiyoruz. Ama tahrik etmeye kalkacaklardır, provokasyonlara bizi alet etmeye çalışacaklardır, bu konuda son derece dikkatliyiz. Provokasyonlara kapalıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar hiçbir şekilde onlarla oturup tartışmayacağız, müdahale etmeyeceğiz. Şunu da ifade etmek isterim. Yolda gelirken çok sayıda kamyon şoförü, çok sayıda minibüs şoförü, otobüs şoförü, çok sayıda tır şoförü klakson çalarak bize destek veriyorlar, el sallıyorlar, onlara yürekten teşekkür ederim. Ülkücü arkadaşlarımız, onlar da zaman zaman araçla geçerken veya meskun mahalden geçerken camları, pencereleri açarak onlar da bize sempatilerini gösteriyorlar. Bütün arkadaşlara, Adalet ve Kalkınma Partili saygıdeğer yurttaşlarımız da var, onlarda yeri geldiğinde alkışlıyorlar, çünkü adalet istiyoruz kimseye kızmıyoruz, kimseye hakaret etmiyoruz, kimseye saldırmıyoruz, kimseye kötü söz söylemiyoruz.
(*) Çok uzun zaman önce (1988) Türkiye'de de konser veren Simple Minds grubunun solisti, bir röportajında, "Biz 100 kişiye de konser verdik, 1000'lerce kişiye de" diyerek iyi bir sosyalist yani solcu olduğunu kanıtlamıştı!
50 milyon mu?
Diğer taraftan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “15 Temmuz gecesi 50 milyonluk Türkiye'nin istikbalini kurtardık” sözlerindeki 50 milyonun ne anlama geldiği günlerce tartışıldı ama hiç kimse doğru yanıtı bulamadı. Son olarak, AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı, bu sözün sehven söylendiğini söyledi (Bkz. "AKP'den '50 milyon' açıklaması (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/783397/AKP_den__50_milyon__aciklamasi.html#)").
Cevaba geçmeden önce CHP'lilerin bir noktada haklı olduklarını belirtmem gerekiyor.
Örneğin, CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın açıklaması şöyledir:
“Musibetler milletimizi birleştirir. Darbe teşebbüsünde de milletimiz tek vücut olmuştur. Ancak, 80 milyonluk Türkiye’de 30 milyon insanı yok saymak ve milleti bölmek vatanın birliğine ve bütünlüğüne alenen yapılmış bir saldırıdır. Cumhurbaşkanı’nın andığı 50 milyon kimlerdir? AKP ve MHP’ye oy verenlerin ve ailelerinin toplamı mıdır? Eğer böyleyse bu konuşmayla bölücülük yapılmış olmaz mı?”
Diğer CHP'li milletvekillerinin de açıklamaları bu yöndedir. Yani onlar 50 milyon sözünün 16 Nisan Referandumu'nda AKP+MHP'nin aileleriyle birlikte toplamını gösterdiğine inanıyorlar.
Bakalım öyle mi?
Wikipedia'daki "2017 Türkiye anayasa değişikliği referandumu (https://tr.wikipedia.org/wiki/2017_T%C3%BCrkiye_anayasa_de%C4%9Fi%C5%9Fikli%C4%9 Fi_referandumu)" sayfasında geçerli "EVET" oylarının sayısının 25,157,463 ve geçerli oyların sayısının da 48,936,604 olduğu yazıyor. Yine, aynı kaynaktaki "Türkiye (https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye#Demografi)"nin 2015'teki nüfusunun 78,741,053 olduğu geçiyor.
Şu halde AKP+MHP'nin, aileleriyle birlikteki toplam oyları,
(1) 25,157,463 x (78,741,053/48,936,604) = 40479415.52
çıkar. Yani AKP+MHP'nin toplam 40,479,415 oyu varmış!
Demek ki CHP'li milletvekiller haksızmış. Çünkü onlar 50 milyon olduğunu iddia ediyorlardı!
Çok ilginçtir; SÖZCÜ de, sıcağı sıcağı verdiği "Erdoğan’ın konuşmasındaki üç kritik vurgu (http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/erdoganin-konusmasindaki-uc-kritik-vurgu-1933975/)" haberinde toto oynamış ama yanılmıştı!
Doğru cevap, 1 Kasım 2015 Türkiye Genel Seçimleri (https://tr.wikipedia.org/wiki/Kas%C4%B1m_2015_T%C3%BCrkiye_genel_se%C3%A7imleri) 'nde alınan sonuçlarla ilgilidir.
Şöyle ki: Eğer;
Kullanılan Oy: 47,239,370
CHP'nin Oy Sayısı: 12,111,812
HDP'nin Oy Sayısı: 5,148,085
oylarını toplarsak, 17,259,897 olduğunu görürüz.
Şimdi Türkiye'nin nüfusundan CHP+HDP'yi (1)'deki hesapla defedersek (ki bu hesabı onların anlayışına göre yapıyorum. Yani bu hesapta Geçerli Oy Sayısı'nın alınması gerekiyordu),
(2) 78,741,053 - 17,259,897 x (78,741,053/47,239,370) = 78,741,053 - 28,769,699 = 49,971,354 ~ 50 MİLYON
sonucunu elde ederiz.
Evet, işte size 50 milyonun hikayesi. Demek ki AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı'nın sehven dediği 50 milyon gerçekmiş. Hem de gerçek mi gerçek!