PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Faruk Mercan: "Cemaati mumla ararsınız!"


upuaut
31-07-2017, 01:41
http://www.memurlar.net/common/news/documents/623142/7.jpg (http://www.memurlar.net/haber/623142/feto-nun-firarileri-hdp-icin-ayaga-kalkti.html)

FETÖ'nün firari kalemi Faruk Mercan, 'cemaati mumla arayacak' sözleri ile yaşananlar üzerinden tehditler savurdu.

Mercan, 15 Temmuz öncesi de "12 Eylül 1980 öncesinde bile Ankara'da bu kadar patlama ve sivil can kaybı olmadı. Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en ağır bunalımını yaşıyor" ifadelerini paylaşmıştı.

Fakat aşağıdaki haber kendisini yalanlar. Çünkü Cemaat'i mumla aramamıza gerek yok; o zaten Devlet'in içinde!

'BU CUMHURİYETE MEYDAN OKUMADIR (http://www.anadoluturkhaber.com/TR/Detail/ABD-Vatandasi-TC-Buyukelcisi/20742)'

Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Genel Başkanı Canan Arıtman, Tokyo Büyükelçiliğine atanan Murat Mercan'ın FETÖ'yle bağlantısına dikkat çekti. Arıtman, Merve Kavakçı'nın Malezya'ya Büyükelçi yapılmasını da kabul edilemez olarak değerlendirdi. Arıtman,*“Kavakçı önce Türk vatandaşlığına alındı, daha mürekkebi kurumadan büyükelçi olarak atandı. Bu Cumhuriyet'e meydan okumadır”*dedi.

BREZİLYALILAR ŞAŞIRDI!

Arıtman, Murat Mercan'ın yeni kararname ile Japonya/Tokyo Büyükelçiliğine atanmasıyla ilgili de şunları söyledi: Milletvekili olduğum dönemde Meclis Dışişleri Komisyonu üyesiydim. Komisyon başkanımız da AKP'li Murat Mercan'dı. Mercan yurt dışı ziyaretlerimizde resmi programa FETÖ okullarına ziyareti de koyuyordu. Bizler katılmıyorduk ama heyet işi gücü bırakıyor, FETÖ okulları gezdiriliyordu. İtirazlarımıza rağmen bunu sürdürdü. Sadece bununla da kalmıyor, davetli gittiğimiz ülkelerin resmi yemeklerine FETÖ okul ve şirketlerinin yöneticilerini de götürüyor ve onları karşı tarafa tanıtıyordu. Bir Brezilya ziyaretimizde de aynısını yaptı. Karşı taraf davet etmemesine rağmen oradaki FETÖ'cüleri yemeğe götürdü. Biz rahatsız olduk ve rahatsızlığımızı açıkça dile getirdik. Brezilyalılar şaşkınlıklarını gizlemediler. Ama mecburen yer açtılar. Mercan FETÖ'cüleri, büyükelçilerimizin verdiği yemeklere de götürüyordu. Gittiğimiz ülkedeki FETO okullarının yöneticilerini protokolde ağırlattırıyordu. FETÖ ile bu kadar yakın, bu kadar içli dışlı biri şimdi Japonya'ya büyükelçi yapılıyor. Bu ödül gibi bir atama. FETÖ ile böyle mi mücadele edilecek?”

Engse Hohol
04-09-2017, 20:49
✔ (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/816809/Sabah_yazarinin_Cem_Yilmaz__Sezen_Aksu__Tarkan_Tev etoglu__iddiasi_yalan_cikti.html) Sabah gazetesi yazarı Ersin Ramoğlu, komedyen Cem Yılmaz’ı Fetö bağlantılı ilan etti. Ersin Ramoğlu, eski MİT’çi Enver Altaylı’nın damadının Metin Can Yılmaz olmasından hareketle, Yılmaz soyadından Cem Yılmaz’a saldırdı ama akrabalık bağı olmadığı için tutturamadı ve iddiasındaki yalancı kendisi oldu ama utanır mı, sanmam.

✔ (http://www.sabah.com.tr/yazarlar/bolgeler/ramoglu/2017/09/04/tarkan-sezen-aksu-ve-cem-yilmazdaki-feto-izi) Cem Yılmaz, Sezen Aksu ve Tarkan gibi sanatçılar da kıyısından köşesinden FETÖ'ye bulaşmış durumda. Erdoğan'a çemkirmeleri bundan.

Metin Can Yılmaz'ın, Cem Yılmaz’ın ağabeyi olduğunu iddia eden Ramoğlu'nun iddiaları ve haber içeriği tamamen yalan. Bakalım özür dileyecek mi? Cem Yılmaz özür yazısı bekliyormuş.

Cercis Hz Circis
04-09-2017, 23:08
Fetöcüler Türkiye'ye artı değer katan bir cemaat değildiler. Şu an revaçta olan menzilcilerin, işçi çalıştırma bakımından fetö'den daha geniş istihdam ağları var. Fetöcüler eğitim de iyiydiler sadece. Sızıntı dergisi bilim teknik dergisinden daha kaliteliydi ama seçkinliği ve ağır yazı dili nedeniyle sadece seçkinlerin okuyup anlayabildiği bir dergiydi, keza zaman gazetesi de öyleydi. Fetö her milli eğitimin il kadrolarında çoğunluktaydı. Bunları yakından sayılabilecek kadar biliyorum ben. Fetö'den kurtulmak, akp'de kök salmak anlamına gelmeseydi, 15 temmuz'un başarısız oluşu ve fetönün tasfiyesini faydalı oluyor bu yaşananlar, bu tasfiyeler nitelendirmesi yapacaktım ama maalesef, ne iyi oldu, ne kötü oldu diyebiliyorum şu an. Karasız bir durumdayım. Hatta fetö ile hiç alakası olmayan MEB'in eğitimci kadrosundan bazıları, akp karşıtı duruşları nedeniyle, kıdem tazminatı verilmeden meslekten ihraç ediliyorlar. Meslekten ihraç demek, dershanelerde de öğretmenlik yapamamak demek. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça 4 aydır grevdeler mesela. Bazıları meslekten ihraç edilmeyi göze almamak için diretmeden sadece devlet okullarından tasfiyeye razı geliyorlar. Sonuç olarak 15 temmuz sonrası tasfiyeler fetöden kurtardı mı bizi orası da net olmadığı için berbat bir durumdayız.